vefattan sonra unutulmaktır ve acıdır. neyseki biz görmeyeceğiz ve duymayacağız. ondan acı olanıysa; yaşarken unutulmaktır. onu bilsekte, görsekte bir şey yapamayız. çünkü biz aciziz.
devamını gör...

kaldur yarapbüm heç inmûye
telaşemuz yoktur hemen gelmûye!


yani en azından osmanlı zamanında böyle edilirdi.
devamını gör...

kardeşim seni entry lerinden tanımışlar üzgünüm.

nickaltı girsin diye sözlüğe kolu komşu akrabayı mı getireceğiz diye düşündüren başlıktır.
devamını gör...

reşat ya da reşit ismine sahip kişilerin isimlerine genel olarak yapılan kısaltma.
devamını gör...

neden? içimden atamıyorum. seninle çok mutluydum ben. beni seviyorsun sandım,öyle oldu belki de. sen sevdim dedin niçin üzdün bu kadar? mutlu değilim dedin, kendimden nefret ettim, sevgimden de. sevdiğim kişi sevgimden mutsuzmuş, o zaman mutlu olman bensizliğine bağlıydı. sana hiçbir zaman sahte bir şey yapmadım, kandırmadım. beni anlıyorsun, yanımdasın sandım, ben seni sanmışım. sen sevseydin beni ellerimi tutmak için, benle sarılmak için, öpmek için, birlikte gülmek için fırsat oluşturup gelirdin, bir yolunu bulurdun. seni yokken de sevdim, hayallerimde, sabahımda, gecemde... sesinle, gülüşünle mutluydum. ta ki o cümleyi kurana dek. demek ben seni şimdi de üzdüm ilerde de üzerim. ben seni hiçbir zaman üzmek istemedim. sendeki fırsat ben de olsaydı şimdiye dek gelmiştim ama yoktu. boş ver ne fark eder? senin başkasıyla olacağını düşününce bile çıldıran ben şimdi seni bıraktım. mutlu ol, olacaksın. benle olamadın öyle dedin, şimdi doyasıya mutlu ol. bensiz gülüşlerin güzelleşmiştir, ne mutlu senin kocaman kalbini hissedenlere. gücüm yetseydi kafa yapımızı denkleştirip senle mutlu olmayı dilerdim. hiçbir zaman aşılamayan tek yolu aşılır hale getirirdim.
devamını gör...

leyla'dır. gecedir. karadır.
devamını gör...

i elizabeth - son tudor hükümdarı - 7 eylül 1533'te, henry vııı ve ikinci eşi anne boleyn'in kızı olarak greenwich'te doğdu.

erken yaşamı belirsizliklerle doluydu ve üvey kardeşi edward 1537'de doğduğunda tahta geçme şansı çok düşük görünüyordu. üvey kız kardeşi prenses mary'nin arkasında üçüncü sıradaydı. 1554'te kraliçe mary'ye karşı başarısız bir isyanın ardından idamdan ancak kıl payı kurtuldu.

elizabeth, üvey kız kardeşinin kasım 1558'de ölümü üzerine tahta çıktı. çok iyi eğitimliydi (beş dilde akıcıydı) ve her iki ebeveynden de zeka, kararlılık ve kurnazlık miras almıştı.

elizabeth, otokratik ve kaprisli olmasına rağmen, zeki siyasi yargıya sahipti ve bakanlarını iyi seçti; bunlar arasında william cecil, daha sonra lord burghley (dışişleri bakanı), sir christopher hatton (lord şansölye) ve sir francis walsingham (istihbarattan sorumlu ve aynı zamanda bir dışişleri bakanı) vardı.

elizabeth'in yönetimi genel olarak büyük devlet dairelerini yöneten yaklaşık 600 memurdan ve benzer bir sayı kraliyet topraklarındaki idari masrafları finanse eden kişilerden oluşuyordu. sosyal ve ekonomik düzenleme ile hukuk ve düzen, ücretsiz barış hakimleri tarafından desteklenen yerel düzeyde şeriflerin elinde kaldı.

elizabeth'in hükümdarlığı ayrıca francis drake, walter raleigh ve humphrey gilbert'in özellikle amerika'ya gidenleri de içeren birçok cesur keşif yolculuğuna tanık oldu. bu seferler ingiltere'yi, elizabeth'in 1599'un sonunda doğu hindistan şirketi'ni kurarak tanıdığı bir sömürge ve ticaret genişlemesi çağına hazırladı.

sanat, elizabeth'in hükümdarlığı sırasında gelişti. longleat ve hardwick hall gibi kır evleri inşa edildi, minyatür resim zirveye ulaştı, tiyatrolar gelişti - kraliçe, shakespeare'in "bir yaz gecesi rüyası" nın ilk kez sergilendi. william byrd ve thomas tallis gibi besteciler elizabeth'in sarayında ve chapel royal, st. james sarayı'nda çalıştı.

kraliçenin kendisine genellikle 'gloriana', ve 'bakire kraliçe' deniyordu.

bununla birlikte, elizabeth'in saltanatı, ispanya'dan irlanda'ya ve fransa'dan iskoçya'ya kadar işgal tehditleriyle birçokları için önemli bir tehlike ve zorluktu. kuzey ingiltere'nin çoğu 1569-70'te isyan içindeydi. 1570 tarihli bir papalık boğası, elizabeth'in tebaasını bağlılıklarından özellikle kurtardı ve hayatına karşı komplolar keşfedildikten sonra roma katoliklerine karşı sert yasalar çıkardı.

elizabeth'in uzun hükümdarlığı sırasında, ulus ayrıca 1590'larda özellikle kırsal kesimde yüksek fiyatlar ve şiddetli ekonomik bunalımdan muzdaripti. elizabeth, hükümet harcamalarını sıkı bir şekilde kontrol etmesine rağmen, büyük borçlarını halefine bıraktı. elizabeth'in hükümdarlığı sırasındaki savaşların gelirlerinin 5 milyon sterlin (o zamanki fiyatlarla) üzerinde olduğu tahmin ediliyor. - (örneğin, 1588'de elizabeth'in toplam yıllık geliri ancak 392.000 sterline ulaşmıştı.).

1588'den sonra mali sıkıntılar ve uzun süren savaşın birleşimine rağmen, parlamento sık toplanmadı. elizabeth'in hükümdarlığı sırasında, beşi 1588-1601 döneminde olmak üzere, yalnızca 16 avam toplantısı vardı. elizabeth yetkisini yasaları veto etmek için özgürce kullanmasına rağmen çatışmalardan kaçındı ve parlamentonun anayasal konumunu ve haklarını tanımlamaya çalışmadı.

elizabeth asla evlenmemeyi seçti. yabancı bir prens seçmiş olsaydı, ingiltere'yi kendi avantajları için dış politikaya çekerdi (kız kardeşi mary'nin ispanya'lı philip ile evliliğinde olduğu gibi). elizabeth evlilik beklentilerini dış ve iç politikalarda siyasi bir araç olarak kullandı. ancak, 'bakire kraliçe' özünde 'evli' olduğu ulusun iyiliği için kişisel mutluluğu feda eden özverili bir kadın olarak sunuldu.

24 mart 1603'te richmond sarayı'nda öldü ve hayatı boyunca bir efsane haline geldi. iskoçya kralı james vı, elizabeth'in halefiydi ve ingiltere kralı ı. james oldu. buradan

@prusyadaki kral ukdesiydi.
devamını gör...

zaman zaman eski tanımlarımı okurum sırf yazım hatası yapmış mıyım diye görmek için. ve görüyorum ki; mal mal yazım yanlışları yapıyorum. dokunmatik telefonla yazmayı beceremiyorum yavrım. gideyim de ajansı izleyeyim.
devamını gör...

bildirim sekmesinde adımı gören herkesin tanımını seviyorum.
devamını gör...

yaa bir miniği duydum anonsta. hadi kalk oynayalım beraber :)
devamını gör...

aslında topluma edilen sitemdir.
devamını gör...

türklerin mütemadiyen yanlış telaffuz ettiği harf. bu harf v değildir. uzun okunan u demek daha doğru olur. ingilizce what kelimesi "vat" şeklinde telaffuz edilmez, doğrusu uuat olacaktır.

latin alfabesine geçerken ğ yerine rahatlıkla adapte edebileceğimiz bir harf idi. neden alınmadığı soru işareti. ğ de kendi başına bir ses değil üstelik, tek görevi kendinden önceki sesliyi uzatmak. bunu, ilgili sesi çiftleyerek (felemenkçede olduğu gibi) ya da w harfiyle yapabilirdik. bazı türki dillerde bu iki kombinasyondan biri kullanılmaktadır.

örnek:
dağ--daw--daa
boğaz--bowaz--booaz

edit: yanlış hatırlamıyorsam özbekçede de bu şekilde kullanılıyor.
devamını gör...

sarı lacivert sevdamız hasebiyle bu gecelik eşlik edemediğim ve çok şey kaçırdığıma emin olduğum, babuşuma ait yayın.
devamını gör...

malum coğrafya kaderdir haliyle artık günümüzde mahremiyet egitimi her zamankinden daha fazla gerekli hatta zorunlu olmuştur. peki bunu ne zaman nasıl çocuklarımıza öğretmek gerekir?*

yoldan geçen her 4 insandan 1'inin bildiği gibi kişilik temel taşları 0-6 yaş arasında oluşur.* haliyle mahremiyet eğitimini sonraki yaşlarda ögretcem demeyin herşeyin bir zamanı var. mesela tuvalet eğitimi 10 yaşında başlar mı başlamaz heh sus şimdi.

nedir la bu mahremiyet*.mahremiyetten kasıt kişinin özel bolgesinin,özel alanının korunması *,başkasının da bu özel alanlarının farkında olması, onlar ile kendi arasında set çekebilmesi ve böylece çocuğun hayır diyebilme beceresi kazanmasıdır. *
iyi de epsilon nasıl öğretcez? kaç yaşında öğretcez?*bak kardeşim mahmuda * anlatır gibi anlatıyom dinle:

2 yaşında hafif hafif başlayacak bu egitim. kim yapacak tabi ki ilk tercih anne. korkutmadan,ürkütmeden, endişelendirmeden çocuğuna gizli kalması gereken yerleri tanımlayacaksın bunlar:dudak,göğüs,kalça,bacak arası. anlatacaksın oturup karşına bak delikanlı ya da genç hanım diye degil, gün içerisinde tuvalet egitiminde vs. yeri geldikce degineceksin.

çocuklara,anne baba ya da ebeveynleri yanında olduğu müddetçe bu mahremiyet alanlarını doktora gosterebilcegini onun dışında kimseye göstermemesi,dokundurmamasi gerektiği anlatılmalıdır.

yabancı bireyle asla odada yalnız kalmamalıdır.

egitim verirken ayıp,günah, yasak haram gibi ifadeler yerine "mahrem" sözcüğünü kullanılması onun bu eğitimi sindiremesinde ve duygusal gelişiminde iyi olur.

şimdi diyeceksiniz çocuğu ben yaptım ben rahat rahat dokunurum. yok öyle dünya. o bir birey ve ne kadar çocuğunuz da olsa onun bedeninde dokunma hakkı rızası alınarak ve dokunma nedeni açıklanarak yapılabilir. aksi durumda eğitim yarım olur. ne demişler ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz .haliyle ilk siz örnek olacaksınız. aslında bu hayır diyebilme becerisinin de kazanılmasını sağlar. *

söylememe gerek yok ama bazen karşılaşıyorum özel bölgelere el kol şakası yapılmamalıdır sözle bile saka yapmayın. titiz olun bu konuda.

wc eğitimi verilirken bu 18 aylıkken baslar. başkaların önünde tuvalet yapmaması, wc de yalnız olunması gerektiği anlatılmalıdır. mesela, kıyafet değişeceği zaman ortamda insanların içinde değil de başka odaya alınıp orada değişimi yapılması son dere önemlidir. baska durum mesela, annesi olsaniz bile genital bolgelere odaklanmadan kıyafet degisimi yapmak, banyo yaptırmak da son derece bu eğitim için önemlidir. unutmayın, yok teyze imiş yok dayı imis yok abisi imiş diyip ulu orta çocuğun üstünü değiştirmeyin ayar etmeyin adamı. yanlış yaparsınız.

sona doğru geliyoz*. çocuğunuz sizle iletişimi sağlıklı olsun. olasi bir mahremiyet ihlaline size bunu bildirebilsin ya da o an icersinde bu ihlali bagirarak,kacarak, yardim isteyerek belirte bilsin.hatta sadece ihlal durumu değil ihlal ihtimalinde bile size bu durumu bildirebilsin ve cocuga "yok ya yapmaz o" gibisinden karşılık vermekten ziyade takipçisi olacağınızı belirten ifadelerle karşılık verin.

sonuç olarak; siz örnek olun ki o da doğrusunu öğrensin hayatında uygulasın.
devamını gör...

devamını gör...

başlığı şöyle yapsak
'almanya da üç türk gencin benzinle yakılarak öldürülmesi'
çıldırıcağımız bir durumdur değil mi.

demek ki neymiş kendine yapılınca çıldırdığını başkasına yapmak çok da normal değilmiş.
devamını gör...

yaklaşık değeri (1+kök5)/2 olan irrasyonel bir sayıdır. bir doğru düşünün. o doğruyu öyle bir noktadan böldüğünüzü hayal edin ki büyük parçanın küçük parçaya oranı, tüm doğrunun büyük parçaya oranına eşit olsun. bölümlerin sonucu da 1,618... çıkar. işte bu, altın orandır. yunan alfabesinin 21. harfi olan fi ile gösterilir.

her şeyi geçtim de parmaklardaki altın oran çok ilgi çekici, bakmanızı şiddetle tavsiye ederim
devamını gör...

antik yunan matematikçisi arşimet'in "kayıp" kitabını müzayedede satın alan "gizemli" kişi. yazının sonunda kim olduğunu söyleyeceğim.

konu, 2021 şubat ayında bilim ve teknik dergisi'nde anlatılmış. ben de özet olarak size anlatacağım.

arşimet, papirüsler üzerine çeşitli mektuplar, ispatlar yazar, arkadaşlarına gönderir. miletli isidoros bunları 6. yüzyılda kitap haline getirir. yıllar sonra, isidoros'un sadece büyük harflerle ve kelimeler arasında boşluk bırakmaksızın yazdığı kitap, yeni yazım kurallarına göre düzenlenir. isidoros'un yazdığı ise büyük ihtimalle artık işe yaramaz olduğundan çöpe atılır.

gel zaman git zaman, haçlı seferleri başlar. haçlı orduları, kendilerine vadedilen maddi karşılığı elde edemeyince istanbul'u yağmalarlar. tabii el yazmaları da bundan nasiplenir. arşimet'in çalışmalarının olduğu yazmalar, bir haçlı askeri tarafından kudüs'e kadar götürülür ve orada mar saba manastırı'nın rahiplerine satılır.

bir süre sonra dua yazacak parşömen arayışına girilir ve eski el yazmaları silinerek bunların üzerine dualar yazılır. arşimet'in çalışmaları da bunların arasındadır.

alman araştırmacı tischendorf, 19. yüzyılda bu kitapta bir şeyler fark eder ve bir sayfasını çaktırmadan kopararak incelenmesi için yanında avrupa'ya götürür. kitabın yazıları altında gerçekte başka bir metin olduğu anlaşılır. yalnız bu arada kitabın geri kalanı, kopmuş sayfalı haliyle yeniden istanbul'a getirilir. bu kez tarihçi heiberg, kitabın esas metnini okumayı ve çevirmeyi başarır. böylece kitabın aslında arşimet'e ait çalışmalardan oluştuğu anlaşılır.

aradan geçen zamanda, birinci dünya savaşı biter. bu karışıklık sırasında istanbul'daki kitap, kim olduğu bilinmeyen biri tarafından fransız bir koleksiyoncuya satılır. koleksiyoncu ölünce, kızı onun kitaplarını satmak ister. değerini öğrenmek için birilerine götürür kitabı. ancak inceleyen kişiler kitabın değerini anlamaz ve kıza "buna biraz, eski havası verilmiş resim çizdirin ki değeri artsın. bu haliyle bir kıymeti yok." derler. kız resimleri çizdirir. kitap artık tamamen bambaşka bir hale gelmiştir. ancak kitaba, eskiymiş havası verilen resimlerine rağmen alıcı çıkmaz. bunun üzerine koleksiyoncunun kızı kitabı bir müzayede salonuna götürür.

müzayede salonunun uzmanları, kitaba maksimum 1.200.000 dolar kadar bir değer biçer. anlaşma sağlanır, satış duyurulur. ancak bunu duyan yunan hükümeti "bu bizim kültürümüz. bize geri verin!" diye ortaya çıkar. yunan hükümeti dava açar, dava reddedilir ve 1998'de müzayede yapılır.

yunan hükümeti de müzayede katılır. ancak ortaya birden gizemli biri çıkar: mr. b

mr. b, ne pahasına olursa olsun kitabı istemektedir. böylece müzayedede, yunan hükümetinin artık daha fazla üzerine çıkamadığı 2 milyon dolarlık bedelle kitabın sahibi olur. bazı yetkililerle görüşür ve kitabın orijinalinin incelenip okunması için onlarla anlaşarak kitabı onlara bırakır. kitabın cildi, 1 seneye yakın bir sürede itinayla kitaptan ayrılır. sayfalar tek tek ayrıştırılır birbirinden ve yeni teknolojiler sayesinde altta yazan yazıları okunur. walters müzesi herkese açık şekilde sitesinden paylaşır kitabı. kitaptaki bilgiler de, açıklamalarıyla birlikte 2 cilt halinde bastırılır.

2007 yılında der spiegel adlı dergide, mr. b'nin kim olduğu açıklanır: amazon'un kurucusu jeff bezos.

bildiğim kadarıyla bezos bunu inkâr da kabul de etmemişti. bunun nedeninin de kitabın "karanlık" ve illegallikle dolu geçmişi olabileceği söyleniyor.
devamını gör...

elinin ayarını.... gitti bütün büyü.

erenköy / istanbul
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

taşınacağınız evde hangi manzarayı görmek istersiniz sevgili yazarlar?
ben orman diyerek başlatıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim