kitapların şarjının bitmemesi kadar güzeldir,bisikletin benzin zamından etkilenmiyor oluşu.bir kitap ve bisiklet.özgürlük ucuzdur.
devamını gör...

katı hücre duvarları bulunmayan bir grup tekhücreli tam çekirdekli organizma'dır.
devamını gör...

seninki kaç metre! diye sormak istediğim başlık.

çok rahat toparlayabilirsiniz bacaklarınızı, kapatabilirsiniz bu bir bahane değil, olamaz.
siz kendi rahatınıza kılıf uydurmaya çalışıyorsunuz.
devamını gör...

bunca yıldır binbir çeşit uluslararası şirket yöneticisi gördüm, ama böylesine bir yöneticiyi hiç görmedim; hem cevval hem kuzu; hem merhametli, hem astığım astık. bize böyle yönecilerle gelin sayın sözlük, ne o öyle her mesaj atanın isteğini anlamaya çalışan ve sözlüğün kalitesini düşüren saçma moderatörler öyle. kırbacımı aldım, bekliyorum.
devamını gör...

dürüst bir eylem. karşınızdaki tüy de biraz delikanlıysa halden anlar ve kopup gider.
devamını gör...

devleti ve hükümeti bilmiyorum ama millete doğru şahlanan bir şey var evet
devamını gör...

fatih murat arsal’ın zoraki gelin serisi 3 de aydan ve salih’in aşkını konu alan kitabı.


gençlik ateşinde kalbini yakan bir kadın... ateşin korundan korkan silik bir âşık... korun içine yüreğini koyan kiralık bir koca...
devamını gör...

yunanistan'ın yedi bilgesi olarak da adlandırılan kişiler, 620–550 arasında yaşayan ilk düşünürlerdir. antik yunan uygarlığının altın çağı olan mö 7. ve 6. yüzyıllara damgasını vurmuş bu önemli filozoflar şunlardır: miletli thales, lindoslu cleobulos, atinalı solon, spartalı chilon, prieneli bias, korinthli periander, midillili pittacus. bu düşünürler hakkında ilk yazılı belge platon’un protagoras adlı diyaloğundaki sokrates’in sözleridir. şöyle der sokrates:“hepsi sparta eğitimine hayrandı ve hepsi bu eğitimle yetişti. kısa ve öz deyişler hafızlara kazındı. her birinin ağzından özellikle şu deyiş hiç düşmedi: kendini bil;
hiçbir şeyde aşırıya kaçma. işte bu tür deyişlerle felsefi düşünme tarzı eskiler arasında çok yaygındı.”


sokrates’in de belirttiği üzere, antik dünyada felsefi düşünme söz konusu yedi bilge’nin insanlara ahlaki
tavsiyeler niteliğindeki kısa ve öz deyişleriyle başladı. yedi bilge'den en sevdiğim kısmı da alıntılamak istiyorum:

dilini tut, özellikle de resmi bir ziyafette.
kimseyi tehdit etme.
kendini bil.
iyi gününden ziyade kötü gününde dostunun yanında ol.
düğününde abartıya kaçma.
yaşlılığa hürmet et.
kendi güvenliğin için akıl danış.
haksız bir kazançtansa, kaybı göze al.
başkasının felaketine sevinme.
güçlüyken merhametli ol.
altının saflığı mihenkle sınanır; insanın iyisi, kötüsü de altınla.
dilin düşünceni aşmasın.
öfkene hâkim ol.
imkânsızı hedefleme.
kanunlara uy.
ölmüşleri bahtlı kişiler olarak öv.
konuşurken el kol hareketi yapma ki seni deli sanmasınlar.
sükûnetini koru.
ölmüşlerinizi iyilikle yad edin.

kaynak
devamını gör...

dünya genelinde oluşturulmaya çalışılan ve başarılı da olan ideal kadın/erkek algısının en temel ve diğerlerine nazaran maliyetsiz bir ürünü olarak burun estetiğinin yaygınlaşması kaçınılmazdı zaten. kendini sevip/sevmemek değil de yaşadığımız döneme ayak uydurma çabası bence sadece. özgün olanın değil aynı olanın kıymetli olduğunu zanneden zihin buhranları işte.
devamını gör...

henüz istanbul'dan hissedilmeyendir.
devamını gör...

bana bi balgam atsa müzik hayatı sona erecekmiş gibi gelen sanatçı. değerlidir efendim.
devamını gör...

korona sebebiyle yaşayamadığım gündür.
devamını gör...

kitabın sayfasına değil de farklı bir kağıda yazmanın daha iyi olduğunu düşünüyorum. kitabın tek bir sayfasında leke oldu mu bile geriliyorum.
devamını gör...

kaliteli çizimlerin olduğu başlık. ben sadece cin ali çiziyorum.
devamını gör...

eğitimli kültürlü bir genç kız berdelle mardine gelin gider. burada aşiret veliahtı olan kocasıyla önce nefret sonra büyük bir aşk ilişkisi yaşar. bu süreçte bütün aile ilişkileri değişir. kız aslında kocasının ailesinin kızıdır erkek de eniştesi bildiği adamın eltisinin çocuğudur.
devamını gör...

net şekilde sanat, sanat içindir derim.
bana göre direkt toplum için yapılmış sanat, sanat olmaktan öte topluma sanatı kullanarak bir şeyler aktarmayı amaçlamaktır. sanat ise öylesine yapılan işlerde bile görülebilir. sanatçı sadece kendini anlatma ihtiyacı hissetmiş, öylesine oturmuş işinin başına yalnızca uğraşıyla meşgul olarak ortaya bir sanat çıkarmış olabilir. sanat ruha hitap eder. sanat insanın kendi yaratıcılığını, varlığını, kim olduğunu, derinlerini ortaya attığında çıkan şeydir, direkt bunların kendisidir hatta. sanatçının kendini ifade ediş yoludur. yapma amacı kendisi olabilmektir. yazar, yazarak yaşarken ressam çizerek yaşar ; müzisyen çalarak, söylerek yaşayabildiği için yapar sanatını. sanat sanatçının yaratıcılığı, yaşanmışlığı kadardır mesela ama sen düşünür üstüne anlam ekler biraz daha yaratıcılık,birikim, farklı bakış açıları katarsın. sanatın toplum içindir denilen kısmı bu kadar olmalıdır. sanatçı yapar ve kişi anladığı kadar anlar bir şeyler çıkarırsa bundan "sanat toplum içindir" sözü yerini bulmuş olur zaten. ancak toplumun kuralla, olması gerekenle, söylenilenle düzelmediğini gören sanatçılar insanın özgür hissetmesinin büyüsüne kapılmasını sağlayarak düzeni biraz olsun toparlamak ve diri tutmak adına sanatın sarhoş edici özgürlüğünü kullanmış ve insanların düşüncelerine olması gerekeni aşılayarak olması gerektiği için değil de "sanki kişi kendisi öyle düşündüğü için" yapıyormuş gibi hissetmesini sağlamışlardır. dönem dönem oldukça da yararlarını ve zararını görürüz bu taktiğin, sanat çok yararlı ve çok zararlı olabilen bir silaha dönüşebilir. kullanmasını bilmek gerekir. bunun olmasını isteyen sanatçı ise eserini belirli bir amaca, düşünceye göre şekillendireceği ve toplumun direkt bu düşünceyi algılayabilmesi açısından eserinin dilini daha basite indirgeyeceğinden ötürü yalnızca sanat olsun diye yapılan sanatlar yanında yaratıcılığı bir tık geriye alınır diye düşünmekteyim. bu sebeplerden ötürü benim nezdimde sanat sanat için olmalıdır.
devamını gör...

ekşi sözlük belgeselini izlediyseniz, sözlüğün ilk yıllarında tanışanlar, birbirlerine iş bulmuş, meslek sahibi yapmış, şehirlerarası seyahatlerinde evlerinde misafir olmuşlar, ben bundan çok etkilenmiştim, ama bugün aynı ortamın olduğunu pek düşünmüyorum, sadece sözlükte değil, heryerde..
devamını gör...

- peki ya aşk?
- abartılıyor. biyokimyasal olarak yüksek miktarda çikolata yemekten hiçbir farkı yok.
devamını gör...

beni oldukça güldüren başlıktır.

zaten sarayın çevresindeki 3-5 yazar yazıyordu halkın gerisi hep çaylak ıdı *.
devamını gör...

"kanada'da herşey süper, bütün millet çok şahane" diyen, kanadalıdan daha kanadalı türkleri üzecek haber.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim