ergenlik zamanlarımda okuduğum en güzel hikmet anıl öztekin kitabı. ayrıca yazarımızın motive edici çok güzel videoları bulunmakta. dindar bir adam ama şimdiki bağnaz dinciler gibi değil. okunmalı.


sen yoktun o zamanlar,
çocukluğumda en çok yağmuru severdim ben.
ne zaman bi dert gelse bana,
yağmur yağar,
dinler, dokunur,
ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım.
ateşim sönerdi.
sonra büyüdüm.
gözlerini gördüm,
yandım,
yağmur yağdı,
ve ilk kez sönmedim.
ben yağmurdan daha fazla bir seni sevebildim.

…


yazarın eyvallah ve fesleğen adında kitapları da mevcut.
devamını gör...

yeminle aklima bir sey gelmedi. konuya o derece uzak kalmışız yani.
devamını gör...

rüyamda gördüm seni. bilirsin epey entrika döner rüyalarımda. hastalık hali hep kötü rüyalar görüyorum.

teyzemlerdeyim. seninle mesajlaşıyoruz. barışalım ama şartlarım var diyorsun. tartışmak çok olmayacak, hemen küsmeyeceksin ayrılalım demeyeceksin sözümü dinleyeceksin diye diye sıralıyorsun. tamam diyorum. arıyorsun konuşuyoruz. kapattıktan 10 dk sonra polis arıyor. evi yaktığını söylüyor seni kurtarmak için içeriye giremediklerini intihar girişimi olduğunu söylüyorlar. yapmaz diyorum anası babası için yapmaz diye çığlıklar atıyorum sonra kendi çığlıklarıma uyandım tabi.

çok korktum bir yerlerde nefes aldığını bilmek bile benim için yaşama sebebi. sana yazamadım. bunları senin okuyacağın yerlere de yazamadım. meraktan öldüm ablana yazdım. ıyi dedi. siz konuşmuyor musunuz dedi. dedim rahatsız etmek istemedim. merak etme vs dedi. rahatladım. hala bakamıyorum fotoğraflarına, benim değilsin ama iyisin ya yeter.

keşke yanımda olsaydın kollarım yok kolum olsaydın. benden çok ben olsaydın leylim.
devamını gör...

kadınlarda daha sık görülen durumdur. bu bozukluğa sahip her 4 kişiden 3'ü kadındır. çocukluk dönemleri zor geçmiştir. bazıları çocukluk dönemlerinde istismara uğramışlardır. erken yetişkinlikte başlayıp tedavi edilmezse ömür boyu devam edebilir. bu bozukluğa sahip bireyler karakter dalgalanması benzeri bir durum yaşarlar. içlerinde hiç bitmediklerini düşündükleri bir boşluk hissi vardır. kopuk korungan halde yaşamlarını sürdürme eğilimleri vardır. sabit ve güven veren bir ilişki ile düzenli bir iş tedavilerinde önemli faktörlerdendir. psikoterapileri oldukça uzun sürer. ortalama altı yıl bu tedavinin devam etmesi yönünde yayınlar mevcut. şema terapi , aktarım odaklı psikoterapi ve diyalektik davranışçı terapi ile müdahale edildiğinde iyi sonuçlar alınmaktadır.
bu bozuklukta kişi kendine zarar verebilir. kollarını keser, saçlarını kopartır, intihar girişimlerinde bulunur. her 10 bkb olan bireyden 1'i intihar ile vefat etmektedir.
bipolar ile karıştırıldığı söylenir. ama dikkatli bir muayene sırasında kolaylıkla birbirinden ayrılır. bipolar duygudurum bozukluğunun mani evresi hiçbir şekilde bkb'de görülmez.
ayrıca bu bireylerle yaşamak zordur. 1987 tarihli öldüren cazibe adlı film bkb olan bir kadın bireyi anlatmaktadır. önerilir.
devamını gör...

15. yy'nin sonlarında ispanyol engizisyonundan osmanlı tarafından kurtarılan ispanyol yahudilerinin soyundan gelen insanlar. 15.yy ispanyolcasının osmanlı topraklarında günümüze kadar evrile evrile gelen halini konuşmalarına rağmen bugün kendilerini türk
yahudileri olarak tanımlamaktadırlar. zaten 1950 sonrası kuşağın anadili de türkçe olmuş vaziyette.

(bkz: ladino)

eskiden istanbul, izmir, selanik, edirne, üsküp, budapeşte, belgrad önemli türk yahudi merkezleriyken bugün hemen hemen hepsi israil'de yaşamaktadırlar. israil yarım milyona yaklaşan önemli bir türk yahudisi popülasyona sahipken türkiye'de yalnızca 25 bin civarında ya varlar ya yoklar. israil'de giden insanlar hep ''ya işte türkçe konuşurken biri geldi bizimle türkçe konuşmaya başladı'' diye hikayeler anlatırlar. ha işte onlar türk yahudileri oluyor.
devamını gör...

günaydın sözlük. herkese fotograftaki arkadaş kadar dertsiz, tasasız ve gamsız bir gün dilerim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iskelet kasının nedeni bilinmeyen kronik iltihabi hastalığıdır. tabloya deri bulguları da eşlik ederse dermatomiyozit denir. polimiyozit-dermatomiyozit oldukça seyrek görülen kollajen doku hastalıklarıdır. en çok 40-60 yaşları arasında ve çocuklarda gelişir ve kadın erkek oranı 2/1’dir. nedeni belli değildir. oto-immün bir hastalıktır. başlıca semptom; simetrik, proksimal kas güçsüzlüğüdür. beraberinde yorgunluk, sabah sertliği ve iştahsızlık bulunur. özofagus proksimal kaslarının tutulumuna bağlı olarak disfaji; farengeal kas tutulumuna bağlı olarak yutma güçlüğü gözükür. tedavide kortikosteroidler ve immünosupresifler kullanılır. sistemik kronik inflamasyonun ve uzun süreli kullanılan kortikosteroid ilaçların yıkıcı etkileri sonucunda kas güçsüzlüğü ve ağırlık kaybı gelişir.
devamını gör...

whatsapp ta her gönderilen mesaja nokta koyma.sürekli nokta koyma.
devamını gör...

şimdi buraya sınırsız dilek hakkı dilerdim yazmasam olmaz.
devamını gör...

bir cenk'in arka bahçesi uktesi. bir self/recursive ukte dolması.

bir padme şarkısı, punkgillerden. 2016 ağustosunda bir nefret cinayeti kurbanı olan transseksüel kadın, aktivist hande kader'in anısına yazılmış.

devamını gör...

a rh +
bursadayım.
kan vermeye. uygunum.
lazım olursa bir turuncu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
reis sözlükte takılıyor
devamını gör...

yeşil ve değerli bir yaprağını * daha dökmüş olan ulu çınar. tabii böyle giderse çınarlıktan kavaklığa doğru evrilecek. hani derler ya; kavakta da boy var ama işe yaramaz bir ağaçtır genel olarak.

açıkçası buraya ne yazarsam yazayım, fayda edeceğini düşünmüyorum. faydası olsaydı, benden önce yazanlar işi çözmüş olurdu. yine de birkaç kelam etmeyi hakkım olarak görüyorum, özellikle ilk başlarda açtığım başlık ve girdiğim tanımlar dolayısıyla. epey emek verdiğimi düşünüyorum zira.

una nocte'nin yazdıklarına %99 oranında katılıyorum, altına da imzamı atabilirim. iyi kötü bilenler, tanıyanlar, trollük konusundaki düşüncelerimi de bilir: sevmem. geldiğimiz noktadan geriye bakıldığında ise görünen -en azından bana görünen- şu ki, ilk başlarda karşı çıktığım trollüğü neredeyse ben bile özleyeceğim. zira şu an öyle bir profil var ki ne yazdıklarından bir şey anlaşılıyor ne formatın f'si var ortalıkta ne de yazılanların büyük bir kısmı bir anlam içeriyor. bir noktadan sonra "hangi birini şikayet edeceğim bunların?" diyerek bıraktım.

evet, bir sözlükte baştan aşağıya aynı tarzda yazan insanların olması mümkün değil. evet, bir kısım insanlar açıp wikipedia'da bulabileceğinizi sansanız da her zaman öyle olmayan tanımlar girip uzmanlıklarını paylaşırken, bazılarının da eser miktarda goygoy peşinde olması ortama renk katabilir. fakat geldiğimiz noktada denge, ikinci grup lehine fena halde bozulmuş durumda.

şimdi burada hangi grubun ya da kimlerin böyle takıldığını tek tek yazmama gerek yok. ancak buraya "kafa forum" muamelesi yapan insanlar sayesinde, beğenmediğimiz o troller bile kendilerini geri çekmiş, doğru dürüst yazmaz olmuşsa, konu trollükten çıkmış ve daha ciddi bir üst boyuta taşınmış demektir. burayı yeni gelecek aklı başında insanlar için tercih edilebilir olmaktan çıkaran olumsuz bir boyut...

yönetim durumdan memnun ise ona diyecek hiçbir şeyim yok. mahalle maçlarında evden topu kim getirirse o haklıdır ya hani... o hesap işte. fakat içten içe "yahu gerçekten nereye gidiyor bu iş acaba böyle?" diyorlarsa mutlaka akıllarında tutmaları gereken şey, batan gemilerde kaptana yapılan uyarıları kaptanın dinlememiş olması. birileri hâlâ buranın iyiliğini düşünüp kendi çapında uyarma gereği hissediyorsa kulak verilmeli çünkü bu kulak vermeme sorununun iyi bir noktada sonlandığı, hiçbir sözlükte görülmedi henüz.

"aman ne ciddiye aldınız... yazın geçin işte!" diyenler de çıkacaktır illa ki. ancak insanın içinde tırnak ucu kadar bile sorumluluk ve adil olmak adına yanlış bulduğunu söyleme hissiyatı varsa, susmak o kadar da kolay olmuyor. üstelik "yazıp geçmek" için yazma isteğine halel gelmemiş olması gerekir. biz de yazıp geçemeyenler olarak bu noktada düğümleniyoruz zaten. istek vardı ama nem çok nem...

her neyse. şimdilik buralarda olan tayfadanım. hep kötüyü söylemeyelim. mesela dergi ve radyo projelerini gayet güzel buluyorum. sürekli yenilikler yapılmaya çalışılması da güzel. başlığım silindi, tanımım silindi diyen arkadaşlar formatı okumamış ya da kurallarda yazmasa da ortamın genel huzuruna ilişkin konularda, moderasyonun alacağı inisiyatifi anlayamamış olabilirler. 1000'den fazla başlık açtım, 2000'den fazla tanım girdim. başlıkların taşınmasını gerektiren bkz. tanımlarım haricinde henüz silinen olmadı. bu noktada herkesin kendisine de bir dönüp bakması gerekiyor diye düşünüyorum.

puan tablosu olayında da değişikliğe gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. başkalarına yapılan beğeniden puan kazanmak ilk bakışta beğeniye teşvik etmek amacına hizmet ediyor gibi görünse de seri beğeniciler yüzünden geldiğimiz nokta ortada. gerçekten yazdığı şeylerin çoğunu okuduktan sonra seri olarak beğenmeye değer bulduğumuz insanları bile beğenemez olduk sayelerinde. insanları çok sıkmak da çok serbest bırakmak da iyi değil. ayarını iyi tutturmak ve ortasını bulmak lazım.

mutlaka unuttuğum için yazmadıklarım vardır. tanım yeterince uzadı. onları da hatırladıkça daha sonra yazmak üzere cebime atıyorum.
devamını gör...

hiçbir hava intiharlık değildir. kişinin algısıdır, karamsarlığıdır. hayat, en kötü havada bile yürünecek kadar güzel. hiçbir şey yapamıyorsanız okuyun, yürüyün.
devamını gör...

iftiradır böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir.
devamını gör...

menfaatin gerektiğinde bir insanı kendi evladını bile tanımaz duruma getirdiğini gözler önüne sermiş açıklamalardır.
devamını gör...

akli dengesi yerinde değil diyorsa, büyük ihtimal yakında çıkar bir başka garibanı öldürür.
eskiden böyle bir komşumuz vardı, birilerine sataşırdı. polisi aramanın faydasıda pek yok, polis geliyor alıyor ama sonra bırakıyor ve adam daha beter saldırıyor.
deliyse akıl hastanesine yatırın, değilse hapishaneye yatırın demenin faydası yok.
devamını gör...

-korkuyor musun?
+nasıl korkmayayım?
bu sözler içime işliyor, kalbimi titretiyor. sahi nasıl korkmasın insan? ne tarafa dönse çaresizlik. her şey apaçık ortadayken yine üç maymunu oynayan yığınla insan. "yaşamlarınız birleşmiş milletler tarafından güvence altındadır" yalanıyla avutulan koca bir halk.
her şeye rağmen mavi kelebeklerle mahrur bir tebessüm geliyor yüzüme.

ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.
aliya izzet begoviç.
devamını gör...

(bkz: ucemak) üstüne tanımam. tanımak isterim o ayrı.
devamını gör...

canımın içidir içi.
böyle kimileri, bu başlığa sinirli sinirli yazıp sonra da gidiyor ya çok seviniyorum.
anlıyorum ki sözlüğü kendisine benzetememiş, sonunda kendisi gitmiş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim