(bkz: askıda rozet kampanyası)
devamını gör...

bir başkası için yaşamak.
devamını gör...

sağlık işlerinin tümüne verilen isimdir.aynı zamanda ankaranın çankaya ilçesine bağlı semttir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kişinin saygınlığını yitirdiğini anlatan bir deyim.
devamını gör...

2020 işte
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

0308.
devamını gör...

babamı patron annemi de büyük patron olarak kaydettim.
çünkü aramızda aile ilişkisi değil işçi işveren ilişkisi olduğunu düşünüyorum.
onlar beni parayla tehdit eder ben de para karşılığı işlerini yaparım.
devamını gör...

çok büyük bir ihtimalle aşık kadındır.
devamını gör...

hamlet ve kibarlık budalası.
devamını gör...

ahmed arif annesi kürt babası türk şair ve gazetecidir. ahmet hamdi önal onun asıl adıdır. bugün onun 30. ölüm yıldönümü*. ben de kendimce bu güzel şairi anlatmak istedim.

diyarbakır doğumludur kendisi ve toplumcu gerçekçidir. tek bir kitabı vardır. (bkz: hasretinden prangalar eskittim).
ikinci kitabı için şiirlerinin hazır olduğunu ve aslında ikinci bir kitap çıkaracağını söylediği bilinir. ama maalesef bunu gerçekleştirememiştir. birçok şiiri önemli sanatçılar tarafından bestelenmiştir.

tutuklanıp cezaevine de girmiştir. kim bilir ne zorluklar ne acılar çekmiştir.
evlenmiştir ve bir çocuğu olmuştur. adını "filinta" koymuştur. bir söyleşisinde baba olmasının sevincini şu sözlerle anlatmıştır:
"yaşamımda en büyük sevinci baba olduğum gün duydum. inanır mısınız tam iki yıl oğlumun nüfus kağıdını cebimde taşıdım. cebimdeki sanki dünyanın en zengin cüzdanıydı. oğlum olmuştu. oğlum, dünyanın en güzel güvercini... dünyanın en güçlü silahı. "

ama beni en çok etkileyen ahmed arif'in, leyla erbil'e duyduğu sevda olmuştur. leyla erbil'e yazdığı mektuplar "leylim leylim" adı altında bir kitapta toplanmıştır. aynı edip cansever'in, tomris uyar'a duyduğu o karşılıksız aşk gibidir ahmed arif'in aşkı da. aynı zamanda bir o kadar saf ve güzel. hatta leyla erbil evleneceğini ona anlatmaya çalışmış ama ahmed arif asla vazgeçmememiştir. bu konu hakkında:
"sakın ha! sakın, e mi? sonra beni öldürürsün unutma... 'yazma vazgeç her şeyden, seversen diye düşünüyorum' diyorsun. yavrum, nazlım, bunu nasıl yazdın bana? düşünüyorsun ha, acaba seni benden başka seven oldu mu? sevmek kelimesini soy, çırılçıplak karşına al da öyle düşün. yazma! sevme! ne demek? beni zorla, adi, boş, manasız, kendi kendine ihanet eden bir serseri haline getirmeği nasıl düşünebildin?"* demiştir.

leyla erbil'e evlilik hediyesi olarak da "suskun" adlı şiirini gönderir. uzun bir şiirdir ama çok güzeldir (bkz: suskun). hatta bu şiire bir de not düşer.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
notta yazanlar:
leylim, ben fakir bir şairim.
bunu düğün hediyesi say.
zaten bunu sana yazdım gibi bir şey...
ne yalan söyleyeyim, üzgünüm, bir yanım kopmuş kanamış gibi.
bunu ancak sen anlarsın.
yine de mutlu olmanı bütün kalbimle isterim.
-ahmed arif

işte size kısaca ahmed arif. anadolu şairidir aynı zamanda onu da belirteyim. kendisinin çok güzel sözleri vardır. keşke hepsini paylaşabilsem. ama en sevdiğimi koymasam da olmaz.

" canım benim, bilir misin, “canım” dediğimde içimden canımın çıkıp sana doğru koştuğunu duyarım hep."
devamını gör...

hapse atılmak istemiyorum ama imdaaaaaat
gerçekten yeter ya. insanlar biraz kafa dağıtayım güzel zaman geçireyim diyor ona da izin vermiyorsunuz. bir insanın yaşam tarzına saygı duymanız için illa beş vakit namaz kılması mı gerekiyor? salın şu insanları artık.
devamını gör...

yuh lan.
tabuta saldırmak nedir yahu? şu, bu, o fark etmez, ölmüş birine saldırmak, tabutuna saldırmak ne olm?
ulen biz nasıl bir zamanda yaşıyoruz?
beşiktaşlı, şuralı, buralı değil; insan değil bunlar.
devamını gör...

bazı kimselerin içinde bulunduğu durum.

bence övünülecek bir durum değil. tersi de, yani arkadaş sahibi olmak da övünülecek bir durum değil. arkadaşlık dediğimiz şey sonuçta insanların hayatındaki temel gerçeklerden biri. arkadaş edinmek -nerede olursa olsun; ister sözlük ister iş yeri ister başka yer- utanılacak bir şey değil. arkadaş edinmemek de matah bir durum değil.

sözlükte arkadaş edinmek kişinin hayatını etkilemiyor. ekşi'de özel mesaj alımım kapalı. ulu'da çok uzun bir süre kapalıydı, sonradan açtım. burada genellikle açıkç dolayısıyla bazı sözlüklerde arkadaşım oldu, bazılarında olmadı. bu ne benim kişiliğimi etkiler ne de sözlükte ne yazdığımı ve nasıl yazdığımı değiştirir. bir şeyin cılkını çıkarmadığınız sürece o şeyi yapmanın sözlüğe bir zararı yok.
devamını gör...

beni ileri taşıyacak olan şeylerden bir tanesi.
devamını gör...

e sevdiğim bilgilerdir. çok ilgimi çeker.
en sevdiğim ise bir kadın üç şair meselesidir. buyrun olaya...
şöyle sevilsek yeterdi be diyeceğiniz bir olay...

tomris tamer’e aşık cemal süreya ve cemal süreya’ya aşık tomris tamer...

ikisi de evli, birbirleri için eşlerinden ayrılırlar.

“türk edebiyat tarihinin en verimli aşkı” olarak anılacak bir ilişkiye adım atarlar.

bu ilişki hem enteresan, hem dillere destan.

yakınları ikisi de bu dünyadan ayrıldıktan sonra şu hikayeyi anlatırlar:

“her akşam işten çıkıp şıp diye eve damlıyordu cemal süreya . bir gün tomris, ‘biraz gez dolaş, arkadaşlarınla falan buluş’ dedi. ertesi gün geç geldi cemal süreya, daha ertesi gün de, hep geç geldi. bu akşamlardan birinde, örtü silkelemek için pencereyi açan tomris, apartmanın girişinde oturan cemal’i gördü ve gerçek ortaya çıktı. her akşam iş çıkışı eve geliyor ama aşağıda oturup ‘gecikiyordu’ cemal süreya. tomris tarafından durumun adı derhal kondu: şahsiyet rötarı…”

tomris, cemal süreya’nın aşk ve cinsellik dolu şiirlerine konu olur. 3 yılın sonunda aşkları biter. bu dönemde tomris, eşinden yeni ayrılmış olan turgut uyar ’la tanışır. şiir üzerine başlayan mektupları, aşk mektuplarına dönüşür. evlenirler. tomris, tomris uyar olur. turgut uyar’ın ölümünden sonra,tomris ilişkileriyle ilgili olarak şunları söyler: “turgut, beni her an elinden kaçıracakmış gibi gereksiz bir kaygıyla yıpranacak; ben de hiçbir rekabetin söz konusu olmadığı bir alanda, boyuna birinci seçilmekten yorulacaktım.”

3. şairse tomris’e hep uzaktan, platonik bir aşkla bağlı olan edip cansever 'dir. boğaz kenarındaki meyhanelerden birinde başbaşa oturdukları rakı masasında cansever’in bir peçeteye yazdığı dize ise dilden dile dolaşır: “tomris rakıyı çok severdi, bense onu…”

“cemal süreya’ya içki içmesini ben öğrettim.”
-edip cansever

“edip’e şiir yazmayı ben öğrettim.”
-cemal süreya

“bu ikisi bunu tartışırken ben de gittim tomris’le evlendim.”
-turgut uyar
devamını gör...

bugün daha bir mânâlı daha bir yaralayıcı çalıyor sanki.

annem 1 saat önce ameliyata girdi, ameliyathanenin önündeki son sözü ben sana etimle kemiğimle hakkımı helal ettim, kardeşlerine de söyle dedi.

cevap veremedim, yutkunamadım, içimde kaldı.


oturdum bir köşe de bu şarkıyı dinliyorum şimdi, belki anama diyemedim ama buraya yazabilirim sanırım. senin hakkın ödenmez annem, o mübarek ellerinden tekrar tekrar öperim.

seni emanetlerini kaybetmeyen allah'a emanet ettim. ne olur anne bir de sen koyup gitme beni, lütfen..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kısacası, paranı mevduat tl hesabında tut, dolar kurundan oluşabilecek zararını sana try olarak ödeyelimdir.
dünya tarihinde görülmemiştir.
devamını gör...

başlığı görünce aklıma sınıf arkadaşlarımla whatsapp'ta kurduğumuz "ölmeyip sürünenler" isimli grubumuz geldi.*

şuan bir öğrenci olarak üniversite sınavına hazırlanmak diyorum.
(bkz: herkesin bir derdi var)
(bkz: herkesin en büyük derdi kendinde sanması)
devamını gör...

bu arkadaşlar insanı dert sahibi yapar. yapılan eylemin bünyede küfür etkisi oluşturduğu da söylenebilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim