yalaka insanları anlatmak için kullanılan bir deyim.
devamını gör...

yetişkin hayatı iğrençtir mottosu ve uykusuzluk sebebiyle birazdan yakacağım, bitmeyen günün son sigarasıdır.

edit: aileden korkacak kadar küçük minnak yazarlarımız; siz içmeyiniz zaten yavyulayım. ciddi diyorum bak kamuspotudur; 18 yaşından küçükler zehirlemeyin kendinizi.
devamını gör...

yaşadığımız coğrafyada yaşanan ve yaşanma ihtimali yüksek olan absürt durumların en iyi tasvirini yapan yazarın eşsiz kitabıdır. bu eserle yazar, madaralı roman ödülünü almıştır.

yazar; toplumsal adaletsizlik ve bürokrasi eleştirisini çatık kaşlarla değil kahkahalar attırarak okumanızı sağlıyor.
ağlanacak halimize gülüyoruz cümlesi, kitaplarının özeti niteliğinde.

aziz nesin sanki üzüntümüze teselli vermek için bu yola başvurmuş.
gülmek devrimci bir eylemdir. mizahi anlatımın önemi bu cümlede daha iyi anlaşılıyor.

her şey sanki olması gerektiği gibi işliyormuş izlenimi veren sistem kitap karakterimizin en büyük sınavı. devlet bir hata yapıyor olamaz mı?
devlet seni öldürebilir hemde iki defa. kimliğin olmayabilir, sen yok olabilirsin. kitap karakteri devlet tarafından yok sanılsada, devletin ona ihtiyacı olduğu anda var olmak zorundadır. nasıl yani? bol kafa yanmalı... yok artık!
bu kadar da olmaz denilen yerlerin olduğu satırlar. ah be yaşar sen niye doğdun?

nesin'in mürekkebi hiç tükenmemiş. çok yazmaktan sağ eline kramp giren 'yazar krampı' denilen hastalığa sahip olsa da, yılmamış hep yazmış.

özetle bu kitapta, bürokratik hataların insan hayatını nasıl mahvettiği anlatılıyor. devlet'in kestiği parmak acımaz fakat acımayan da yer kalmaz... ölsen ölemezsin yaşasan yaşayamazsın. yaşar'ın ki de o hesap. hesabı çarşıya uymayanların hikayesi.

adam idama götürülüyor.
- üzülme arkadaş beterin beteri var.
+ ulan bundan beteri olur mu?
- olur. seni asmaya götürüyorlar yine senden öncekini kazığa oturtturmuşlardı.
devamını gör...

ilk başlarda gidilen, gezilen yerler ile başlayan*, sonradan yeme-içme, sofra fotoğraflarına evrilen*, sonradan bu hale kadar gelen* ve sonunda da bu işin wc'ye ve yatak odasına kadar umumileşeceğini* düşündüren gereksiz ötesi eylem(ler)dir.

en son 90'lar pop müziğini eleştiriyorduk, şu anda mumla arıyoruz.

umarım şimdi anormal olduğunu düşündüğümüz normallerimiz hep böyle anormal kalır.*
devamını gör...

küfürsüz, özgür, samimi olur umarım.
devamını gör...

(bkz: avrupa yakası)
devamını gör...

kapatılmasın fakat kontenjanların yarısının bile dolmadığı halde her semte en az bir tane devasa büyüklükte imamhatip açılması yetmezmiş gibi, var olan normal okulları da imamhatipe çevirdiler. küçücük ve yetersiz şartlarda öğrenim gören binlerce öğrenci varken, talep imamhatipe bu kadar azken yenilerinin açılması tamamen gereksizdir.
devamını gör...

harf az olsa da en az iki hece olsun yeterlidir dediğim isim. örnek vermek gerekirse doğum günü kutlamasında iyi ki doooduuunnn suuuuuuuuuuğ, aaaaaalllp yerine iyi ki doooduuunnn aaaadaaaaa(ada) kaaaamiiiiil daha iyidir. ideali iki hecedir ya.
devamını gör...

dünyanın en garip hissedişlerinden biri olan kıskançlığa kapılan insan kıskandığı şeyin, kişinin yanındayken ya da kıskandığı şeyden, kişiden bahsedilince; nefes almakta güçlük çeker, yutkunuşları onu ele verecek diye ödü kopar, yüzündeki memnuniyetsizlik belli olmasın diye gülmeye çalışır, kıskandığı şeye, kişiye övgüler dizer, ihanete uğramış hisseder çünkü ilgiyi en çok o ve onun sahip oldukları görmeliydi ve aptal insanlar bunun farkına varamayacak kadar acizlerdi. kıskanç ya ona hak ettiğini vermeyen insanlara kendisine çektirdikleri acının bedelini ödetecek, intikamını alacaktı, ortalığı ateşe verecekti, onları acımasızca boğazlayacaktı ya da artık orada işinin bittiğini düşünüp başka diyarlara göçecekti.
devamını gör...

günümüzdeki örneklerinden biri, çincenin yazımı için kullanılan hanzi olan yazı sistemdiir. hanzi, japoncaya kanji olarak geçmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ingiliz post-rock grubu. genel olarak saf bir post-rock'tan çok farklı türlerle karıştırılmış bir müzik yapıyorlar. tarzlarını sürekli değiştirdiler.
ilk iki albümleri the fall of math (benim favorim) ve one time for all time (bu gruba hole ve retreat! retreat! ep'leri de dahil edilebilir) çok gürültülü ve aksak ritimli elektronik davul kullanımıyla öne çıkıyor. melodi tarzları math rock'a yakınlık gösteriyor. ayrıca şarkı yapıları fazla oyalanmadan olaya giriş yapan türden. bu yüzden şarkı süreleri de ortalama 4-5 dakikadan öteye geçmiyor.
üçüncü albümleri the destruction of small ideas ile ilk iki albümün tarzından bir nebze uzaklaştılar. elektronik davullar hala kullanılıyor bu albümde ama ilk iki albümdeki kadar müziğin merkezinde değiller ve kullanım sıklığı da düşmüş. ayrıca bu albümün davul tonu grubun tercihlerine bağlı olarak çok çiğ. önceki prodüksiyon tercihlerinden daha farklı bir yola kaymışlar. şarkılar daha çok duygu yoğunluklarıyla öne çıkıyorlar ve grubun klasik post-rock'a yakın işlerinden biri olduğu söylenebilir bu albümün bence.
bundan sonra grup dördüncü albümleri we were exploding anyway ile ciddi bir tarz değişikliğine giderek elektronik ve dans müziği etkili bir albüm yaptı. gitarı biraz daha arka plana ittiler ve elektronik müziği temel aldılar.
sonrasında gelen wild light, öncülü kadar coşkulu ve hareketli bir albüm değil. aksine daha sakin, ılımlı bir havası var ki zaten grup da bunu röportajlarında onaylıyor. bence olgunluk eserleri olarak da nitelendirilebilir. yine elektronik etkisi var ama bu sefer daha huzurlu bir atmosfer yaratmak için kullanılmış bu elektronik ögeler. ayrıca yine klasik post-rock'a yaklaşan işlerinden biri.
bu albümden sonra no man's sky için soundtrack hazırladılar. son olarak da 2019'da replicr, 2019 albümünü çıkarttılar. bu sefer çoğunlukla ambient ve idm etkili, grubun standartlarına çok uzak değişik bir albüm bu. müziklerinin olmasını istediğim durum bu olmasa da tercihlerine saygı duyuyorum sanırım.
bunun dışında şu anda devam ettirdikleri wreckage systems adında bir projeleri var. karantina sürecinde yazdıkları müziği bir algoritmaya besleyerek bilgisayara müzik ürettiriyorlar. youtube kanallarında bu müziği aralıksız yayınladıkları canlı yayın bulunabilir. ayrıca bandcamp aracılığıyla bu sistemden belli şarkıları derleyip aylık olarak albüm şeklinde yayınlıyorlar.
devamını gör...

masumiyet (film) filmindeki yusuf karakteriyle tanıdığım dizi sinema oyuncusu. bir de yıllar sonra baba candır dizisindeki rolüyle izlemiştim kendisini. başarılı bir oyuncudur.
edit: swh yazmazsam espri anlasilmayacak korkusuyla editlemeye geldim
devamını gör...

hafta:
türkçede sıkça kullanılan hafta sözcüğü farsça heft sözcüğünden gelmektedir. heft farsça'da 7 anlamındadır yani haftanın 7 gününü temsil etmektedir.

pençe:
farsça'daki beş yani "penç" sözcüğünden gelmektedir. bir eldeki 5 parmağı ifade eder ve pençe sözcüğü 5 sayısından türemiştir.
devamını gör...

o zamanların kadınları, erkekleri ,evlilikleri, kadın erkek ilişkileri üzerine fikir alabileceğimiz 5 perdelik tiyatro oyunudur.
daha sonralarında filmi, müzikali, operası, neyinde yapılmıştır zahar. yapılmıştır herhal; koskoca şekspir oyunu nihayetinde...
yapacağı evlilikte önceliği ''maddi kazanç'' olan petruccio, muradına erer katherine ile evlenmeye karar verir. katherine'in inatçı, güçlü ve hırçın olduğu bilinmektedir.
o zamanları, kadınlar erkeklerin fikrine karşı çıkamazdı, eğer karşı çıkarsa ''hırçın'' olarak değerlendirilirdi.
işte oyun petruccio'nun, katherine'yi evcilleştirmesi üzerine kurguludur. bu evcilleşme sırasında kadına yönelik inanılmaz şiddet öğeleri barındırır. dayak, aç bırakma, uykusuz bırakma, cadaloz yularıgibi uygulamalara değinilir. üstelik petruccio katherine'nin sevgisiyle de ilgilenmez.
işte katherine oyunun sonunda gittikleri bir ziyafette, diğer kadınlara, kocalarına itaat etmeleri gerektiğini söyler.
kocanız sizin efendiniz , koruyucunuzdur der. size bakabilmek için çalışıp, para kazanmak için en zorlu işlere yıpratır bedenini. kocalarınıza sevgi ve itaat borçlusunuz. ve bu bedel çok küçük bir ödemedir der.
bütün bu uygulamalar sonucunda katherine uysallaşmıştır.

bu sebepten ötürü bazı eleştirmenler, bu eseri şekspirin komedyaları arasına almaz. hatta hiç sergilenmemesi gerektiğini savunurlar.
1967 yılında elizebet taylor ve richard burtonun başrollerini paylaştığı filmden bir karenin fotoğrafı vardır.
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu. ben varım çünkü bu hayatın parçasıyım. bu hayata bir görev için buradayım. varım çünkü bana görmem için gözler, düşünmem için akıl verilmiş. eğer bu var oluşumu iyi yönde kullanmazsam, becerilerim, aklım kalbim ve vücudum durgunlaşacak, çürüyecek ve sonunda yok olacaktır. yüce yaratıcı bize nasıl ki bedenimizi bağışlamış ve bizi, bedebimizi en iyi şekilde akılcı ve bilinçli olarak kullanmakla görevlendirilmişse, bize bağışladığı bu sınırsız potansiyeli de hiç şüphesiz onu değerlendirmemiz için vermiştir. ben var oluşumu en iyi şekilde kullanmak istiyorum.kimse dünyaya tesadüfen gelmedi.herkes bir amaç için burada. elimizden gelenin en iyisini yaptığımız zaman, yaşamımızda ya da başka birilerinin yaşamında ne gibi bir mucizenin gerçekleştigini çoğu zaman bilmeyiz. bu dünyaya, var olduğumuzu göstermeliyiz. tıpkı bizde var olan ancak haberdar oladığımız gizli kalan yeteneklerimiz gibi... bu yetenekler kili toprağa benzer. o, ayakkabımızdaki çamur olabilir, bir binadaki tuğla ya da herkes ilham veren bir heykel olabilir. sonuç onun nasıl kullanıldığına bağlıdır. işte hayata var olduğunu göstermek de kendini nasıl kulandığına bağlıdır.
devamını gör...

dolaptaki mandalinayi dahi soyup yemekten aciz varliklarin yetismesine sebeptir.
devamını gör...

depeche mode dinleyerek hüznümden kurtulurum.

zaten hüzünlüysem, neden beni daha beter hale getirecek şeyler dinleyip de kendime eziyet edeyim?
devamını gör...

devamını gör...

herkesten soğumama neden olan durum.
bir saatlik sohbet içinde 2 dakika kendim ile ilgili bir şey söylüyorum ve bir anda konu yine karşımdaki kişiye geçiyor. bu durum özgüvenimi de zedeliyor. ciddiye alınmadığımı hissediyorum. konuştuğumda da düşündüğüm şey karşımdakini sıkıyor muyum oluyor. az sayıda dostum var ama çoğunda hep dert dinleyen kişi ben oluyorum artık kimseyi aramak telefonlarını açmak istemiyorum.
devamını gör...

elizabeth noelle neumann'ın 1974 yılında oluşturduğu, toplumun baskın görüş karşısında susma ve tepkisizleşme durumunu açıklayan kitle iletişim modelidir.

bir toplumda ya da herhangi bir grupta farklı düşünen insanlar, aynı görüşe sahip çoğunluğa karşı ötekileştirilme, dışlanma ve baskı görme korkusu ile susar ve tepkisizleşir.

insanın bu doğası kitle iletişim araçları ile manüpile edilebilmektedir. empoze edilmeye çalışılan görüş çoğunluğun hakim görüşü olmasa bile kitle iletişim araçları kullanılarak yapılan algı yönetimi ile genel kanıymış gibi dayatıldığında toplumda suskunluk sarmalı yaratılabilir. nazi almanyasına giden süreç bu duruma sıkça örnek olarak verilse de başka örnekler de verilebilir. düşünün bakalım uzağımızda da değil.
kaynak
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim