normal sözlük'teki aile ortamı
ilk tanımı heady'ye ait olan başlık. trolllerle ilgili kısım hariç imzamı atarım tanımına*.
aile nitelemesi abartılı gelebilir ama biraz mübalağadan zarar gelmez*.
not editi: başlığı açan yazar da farkındadır ihtilafların, yine de olaylara güzel bakmak ve bu başlığı açmak istemiş olabilir. imzamı atarım dediysem, bu bir temenniyi yansıtıyor işte...
aile nitelemesi abartılı gelebilir ama biraz mübalağadan zarar gelmez*.
not editi: başlığı açan yazar da farkındadır ihtilafların, yine de olaylara güzel bakmak ve bu başlığı açmak istemiş olabilir. imzamı atarım dediysem, bu bir temenniyi yansıtıyor işte...
devamını gör...
orospu kırmızı
"kırmızı. sana, sadece kırmızı demeliyim. ben başaramıyorum kırmızı. hatırlamak dışında bir mucizem yok. bir şeye inandım. bir şeye ve sadece bir kere ağlayarak dans ettim. oysa hayata bağlanmak için ayağa kalkmıştım."
(bkz: umay umay)
devamını gör...
kedi sevgisi
kalbiyle irtibatı olan bir insan, bir noktadan sonra gerçekten sevmeyi, emek vermeyi, anlamayı, bağlanmayı da öğreniyor. çocuklar ve kediler bunu çok güzel öğretirler mesela. fazlaca travmatik bir ortamda bulunmayan kedi, insanın en sağlıklı halinde ulaşabileceği sevilebilir varlık örneğidir. insan, kediyi sevdiği takdirde kedi de o insanı sevecektir. bunu sağlamanın yolu hayvana sıcak ve pozitif duygularla yaklaşmaktan geçer. hayvan seven insanlarda oksitosin denilen bir hormon salgılanır. bu yüzden, insan kedi severken kendini huzurlu hisseder.
kedi onurlu bir hayvandır. köpek ile arasında sadakat farkı vardır. kediyi, bir arabaya bindirip götürmek zordur çünkü bulunduğu alana bağlı bir hayvandır ve orayı terk etmekten rahatsızlık duyar.
bugünlerde de, dikkatlerden kaçmadığı gibi kedi sevgisi alıp başını yürüdü. kedi sevgisi yeni bir sevgi gösterme biçimi değil, dünyanın her yerinde insanlar imkan dahilinde evcil kediyi evlerinde besliyorlar. bugünlerde de küresel bir akım gereği milyonlarca insanda bir anda kedi aşkı doğdu. özellikle kadınlar, annelik nedeniyle oluşan bağlanma duygusu dolayısıyla kedi beslemeyi daha çok tercih ediyorlar.
kedi onurlu bir hayvandır. köpek ile arasında sadakat farkı vardır. kediyi, bir arabaya bindirip götürmek zordur çünkü bulunduğu alana bağlı bir hayvandır ve orayı terk etmekten rahatsızlık duyar.
bugünlerde de, dikkatlerden kaçmadığı gibi kedi sevgisi alıp başını yürüdü. kedi sevgisi yeni bir sevgi gösterme biçimi değil, dünyanın her yerinde insanlar imkan dahilinde evcil kediyi evlerinde besliyorlar. bugünlerde de küresel bir akım gereği milyonlarca insanda bir anda kedi aşkı doğdu. özellikle kadınlar, annelik nedeniyle oluşan bağlanma duygusu dolayısıyla kedi beslemeyi daha çok tercih ediyorlar.
devamını gör...
favori kahvaltılık
ekmek arası domates, salatalık, peynir, zeytin, maydanoz. kaç yaşıma gelirsem geleyim vazgeçemeyeceğim kahvaltıdır.
sadece tek bir besin söyleyebiliyorsak ekmek hariç( ekmeksiz zaten doymam, klasik türk milletinin bir parçasıyım ne yapayım), ben oyumu peynire kullanıyorum. herşeye katık olur mu? neden olmasın, deneyin yeter ki.
sadece tek bir besin söyleyebiliyorsak ekmek hariç( ekmeksiz zaten doymam, klasik türk milletinin bir parçasıyım ne yapayım), ben oyumu peynire kullanıyorum. herşeye katık olur mu? neden olmasın, deneyin yeter ki.
devamını gör...
ölmek
o kadar yavaş ölüyoruz ki, yaşadığımızı sanıyoruz.
devamını gör...
atm'lerde hâlâ kart kullanan insan
içinde bulunduğum insan grubudur.
qr koda pek uyum sağlayamadım.
kart en güzeli bence.
qr koda pek uyum sağlayamadım.
kart en güzeli bence.
devamını gör...
ulufe
osmanlı imparatorluğu’nda, kapıkulu askerlerine, saraydaki ve devlet örgütlerindeki kimi görevlilere üç ayda bir verilen ücret.
devamını gör...
koskoca sözlükte öğretmen olmaması
oysaki hepimiz öğrenciydik...
devamını gör...
edebiyat
aradığım başlık edebiyatın ne işe yaradığıydı ama bulamadığım için yorumumu şimdilik bu başlığa yazıyorum, yazar olunca artık kendimiz açarız başlığı. neyse sadeden geleyim; demin denk geldiğim sabahattin ali'nin bir sözü edebiyatın ne işe yaradığı konusunda, bende ivedilikle bir şeyler yazma ihtiyacı uyandırdı, bu vesileyle edebiyat'ın ne işe yaradığını/en azından benim için ne anlam ifade ettiğini birkaç cümleyle ifade etmeye çalışacağım.
öncelikle belirttiğim söz; "unuttum diyemem ama üzerimde bir tesirin kalmamış artık."
bu sözü ilk okuduğumda evet edebiyat bu işte, edebiyat'ın işe yarar kısmı budur dedim. çünkü; bu söz, benim belki sürekli olarak içimde/aklımda bir duygu olarak varlık taşıyan, sürekli dolaşan; ama kelimelere asla dökülemeyen o sözdü. yüreğime su serpmiştir, beni bir duyguda tamamlamış, azad etmiştir. sözgelimi, bir benzetme yapacak olursam, dilimde sürekli dolaşan ama aklıma asla gelmeyen o şarkıya bir yerde rastlamam gibidir bu. anlık da olsa o şarkıyı artık bulmuş olmam beni rahatlatır, bana eşlik ettirir. edebiyat'ın işe yarar kısmı da budur işte, insanın tamamlayamadığı, anlam veremediği, eksik kaldığı o duygunun karşılığıdır.
ve dünya tarihi boyunca insanlar hep benzer hisleri yaşamışlardır, sabahattin ali gibi kıymetli insanlar da bunları sadece yaşamamış; söylemiş, yazmış, bunlara sözcüklerle dokunmuş ve bize kadar ulaştırmış. elbette bu tür duyguların ifade edilmis olması derdimize tamamen derman degil, hiçbir zaman da olmayacak belki ama en azindan bu hislerimizin bir tanımının olduğu, bu hislerin insanlık tarihi boyunca ortaklarının olduğu bilgisi bir nebze de olsa derdimizi hafifletiyor. bu anlamda ben edebiyat'a da sabahattin ali gibi isimlere de her zaman duacıyım. duacı kalacağım.
(bkz: sabahattin ali)
öncelikle belirttiğim söz; "unuttum diyemem ama üzerimde bir tesirin kalmamış artık."
bu sözü ilk okuduğumda evet edebiyat bu işte, edebiyat'ın işe yarar kısmı budur dedim. çünkü; bu söz, benim belki sürekli olarak içimde/aklımda bir duygu olarak varlık taşıyan, sürekli dolaşan; ama kelimelere asla dökülemeyen o sözdü. yüreğime su serpmiştir, beni bir duyguda tamamlamış, azad etmiştir. sözgelimi, bir benzetme yapacak olursam, dilimde sürekli dolaşan ama aklıma asla gelmeyen o şarkıya bir yerde rastlamam gibidir bu. anlık da olsa o şarkıyı artık bulmuş olmam beni rahatlatır, bana eşlik ettirir. edebiyat'ın işe yarar kısmı da budur işte, insanın tamamlayamadığı, anlam veremediği, eksik kaldığı o duygunun karşılığıdır.
ve dünya tarihi boyunca insanlar hep benzer hisleri yaşamışlardır, sabahattin ali gibi kıymetli insanlar da bunları sadece yaşamamış; söylemiş, yazmış, bunlara sözcüklerle dokunmuş ve bize kadar ulaştırmış. elbette bu tür duyguların ifade edilmis olması derdimize tamamen derman degil, hiçbir zaman da olmayacak belki ama en azindan bu hislerimizin bir tanımının olduğu, bu hislerin insanlık tarihi boyunca ortaklarının olduğu bilgisi bir nebze de olsa derdimizi hafifletiyor. bu anlamda ben edebiyat'a da sabahattin ali gibi isimlere de her zaman duacıyım. duacı kalacağım.
(bkz: sabahattin ali)
devamını gör...
düğünlerin saçma oluşu
düğün yapmadan nikahtan evlendim, hiç de eksikliğini hissetmedim. zaten düğünlere gitmekten hiç hoşlanmıyorum, çoğu insanın sırf düğün masraflarını karşılayamayacağını düşündüğü için evlenemediğini bilerek düğünler güzeldir, hoştur diyemem. allahtan pandemi oldu da o bahaneyle gençler, toplumun düğün baskısından uzak düğün masrafı olmadan evlenebildiler.
devamını gör...
kuzguncuk
ah o sokaklarda kahve içişler ,gülüşler doyasıya dostlarla sohbetler üsküdar’ın içinde havası farklı yer .
devamını gör...
sağcı yobaz vs solcu yobaz
ikisi arasında fark bulamadığım iki tip insan. ikisi de fikirlere körü körüne bağlanmıştır. ikisi de diğer fikirlere kapalıdır. asla empati kurmazlar. tek doğru fikir onlarındır. efendilerine büyük bir bağlılık ile bağlıdırlar.
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
"yapabilir miyiz?" kelimesinin "yapa bilirmiyiz" şeklinde yazılmasıdır.
hem de bir üniversite öğrencisi tarafından...
ve bu insan evladı lisans tezi yazdı.*
(bkz: yorum yok)
hem de bir üniversite öğrencisi tarafından...
ve bu insan evladı lisans tezi yazdı.*
(bkz: yorum yok)
devamını gör...
hayatınızın rengi
istediğiniz kadar kendinize renk belirleyin.
istediğiniz kadar o renge bürünün.
karşıdaki sizi ne renk görmek istiyorsa o renksiniz.
istediğiniz kadar o renge bürünün.
karşıdaki sizi ne renk görmek istiyorsa o renksiniz.
devamını gör...
nerelisin diyen tip
genelde diyalog şöyle gelişir;
- nerelisin ?
- istanbul.
- baban ?
- o da istanbul.
- deden nereli ?
- o da istanbul
- olmaz öyle şey ! kesin bir yerden geldiniz. istanbul'lu olmaz !
- abi geç oldu yat istersen.
- nerelisin ?
- istanbul.
- baban ?
- o da istanbul.
- deden nereli ?
- o da istanbul
- olmaz öyle şey ! kesin bir yerden geldiniz. istanbul'lu olmaz !
- abi geç oldu yat istersen.
devamını gör...
matematik yapamıyorsan çöpsün
güzel ülkemin öğrencisine verdiği değer.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
her şeyi açıklayan en kısa söz
her nefis ölümü tadacaktır.
devamını gör...
yine hafta sonunun gelmesi
artık günler değil, haftalar nasıl geçiyor anlamaz oldum. yaşadığım güzel bir olay da yok hayatımda. ne olacak bu işin sonu?
devamını gör...
