hate (yazar)
alkolün kanına girdiğini konuşmasının slow motiona kaymasından anlayabileceğimiz moderatörümüz.
aynı zamanda meslek etiğini pek benimser. tam bir alman hans'ıdır.
alkol alacağı zamanlar hatalı karar vermemek için sözlükten uzak durur.
candır.
aynı zamanda meslek etiğini pek benimser. tam bir alman hans'ıdır.
alkol alacağı zamanlar hatalı karar vermemek için sözlükten uzak durur.
candır.
devamını gör...
bir evi daha yaşanılır kılan detaylar
-kedi
-kaliteli ışık
-geniş mutfak
-kaliteli ışık
-geniş mutfak
devamını gör...
sümerler
bir iki asır öncesine dek varlığı bile bilinmeyen bir medeniyetti kendileri. bunun sebebi çok basit; sümerler öteki medeniyetler kadar barbar ve şiddet yanlısı değildi, zaten ilim peşinde oldukları yazıyı keşfetmelerinden belliymiş. gel gör ki yazıyı keşfeden bu medeniyet, tarih yazıcıların efendi medeniyetler yerine piç tercihi yüzünden arkasında pek bi belge bırakmadan unutulup gitmişti. apokrif metinlerin bile lanet yağdırmadığı bir uygarlıktan bahsediyoruz, adamlar o derece elit.
mesela babilliler öyle mi? itoğlu itler ne rahat durmuşlar, ne de dünyaya rahat vermişler. eski ahit ve tanah paso bunlara lanet yağdırmakla geçiyor. mezopotamya'da elini nereye atsan babillilerin yedi ceddine söven bir çivi yazısı neyim çıktığı için tarihçiler bunları araştırırken pek sıkıntı yaşamamış. sümerlilerden geriye de birkaç garibanın ettiği hayır duası kalmış. :(
mesela babilliler öyle mi? itoğlu itler ne rahat durmuşlar, ne de dünyaya rahat vermişler. eski ahit ve tanah paso bunlara lanet yağdırmakla geçiyor. mezopotamya'da elini nereye atsan babillilerin yedi ceddine söven bir çivi yazısı neyim çıktığı için tarihçiler bunları araştırırken pek sıkıntı yaşamamış. sümerlilerden geriye de birkaç garibanın ettiği hayır duası kalmış. :(
devamını gör...
öz güven eksikliği
kişinin küçüklüğünden itibaren hayatındaki ve kendisindeki eksikleri, farklılıkları: çevresindeki insanlar sayesinde görmeye başlaması ile kendi içine kapanması halinde gelişen durum.
devamını gör...
yiyin efendiler
cem karaca'nın güçlü sesini en iyi şekilde kullandığı şarkılardan. en azından herkesin bir kez bile olsa dinlemesini öneririm.
yiyin efendiler yiyin, bu iştah veren sofra sizin
doyuncaya tıksırıncaya patlayıncaya kadar yiyin
yiyin efendiler yiyin, bu iştah veren sofra sizin
doyuncaya tıksırıncaya patlayıncaya kadar yiyin
devamını gör...
günlük yaşamda benliğin sunumu
erving goffman'ın 1959 yılında kaleme aldığı ve ilk dramaturjik analiz örneklerini görebileceğiniz sosyolojik-psikolojik çıkarımların kitabı.
kitapta goffman her bireyin aslında rol yaptığını, kendine en uygun rolü bulup o role girdiği ve buna sebep olan psikolojik sosyolojik unsurları ortaya koyuyor. kitapta tiyatro oyuncusu birey iken seyirci olarak işaret edilen kısım bireyin günlük yaşantısında iletişime ve etkileşime geçtiği insan gruplarıdır.
metis yayınlarının türkçe basımı : link
kitapta goffman her bireyin aslında rol yaptığını, kendine en uygun rolü bulup o role girdiği ve buna sebep olan psikolojik sosyolojik unsurları ortaya koyuyor. kitapta tiyatro oyuncusu birey iken seyirci olarak işaret edilen kısım bireyin günlük yaşantısında iletişime ve etkileşime geçtiği insan gruplarıdır.
metis yayınlarının türkçe basımı : link
devamını gör...
kaliteli yaşam için ucuz öneriler
kendini sev ve kendi mutluluğun için yaşa.
devamını gör...
insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
üç kişinin aynı anda konusması
devamını gör...
terbiyesizlik
terbiyesizlik : toplum kurallarına, görgü kurallarına aykırı davranışta bulunmak.
heyecan ve terbiyesizlik aynı şey değil ama sen bilirsin.
devamını gör...
10 kasım 1938
bazı şeyleri anlatmak zordur. ancak büyük ozanların sazları anlatabilir. aşık veysel hislere tercüman olmuştur. buradan
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının içini ısıtan şeyler
yağmur.
devamını gör...
that '70s show
belki bu harikulade diziyi bilen birileri vardır belki entry girerler yazarken tebessüm ediyorum öyle bir sitcom sözlük bilmeyen lütfen izlesin . izleyince ericin bodrumunda olmak isteyeceksiniz biliyorum .
dizi amerika'nın wisconsin eyaletinde kurgusal bir yer olan point place de yaşayan 6 genci ve ailelerini konu alır. bu gençlerin 1976 yılından 1979 a kadar yaşadıklarını izleriz. izlerken büyük keyif alırız.
dizi 8 sezon 200 bölümden oluşmaktadır. 1998 yılları ile 2006 yılları arasında yayınlanmıştır. yapımcılığını fox üstlenmiştir. bölümler 22 dakikadır.
başrol oyuncuları şöyledir.
topher grace
mila kunis
ashton kutcher
danny masterson
laura prepon
wilmer valderrama
debra jo rupp
kurtwood smith
tanya roberts
don stark
lisa robin kelly
tommy chong
josh meyers
dizinin en önemli özelliklerinden birisi bütün oyuncuların çok iyi olması. bu konuda friends dizisine benzetiyorum. oyuncular arasında seçim yapamıyorsunuz hepsi birbirinden eğlenceli ve farklı.
özellikle red forman ve kitty forman bambaşka karakterlerdir.
dizi tarihinde gördüğüm en komik anne baba en komik aile bunlar. unutamıyorum.
diziyi güzel yapan detaylardan bir diğeri dönemi çok iyi yansıtması. müthiş bir şekilde aktarıyor. diziyi çok çekici bir hale getiriyor. teknolojik aletler, kostümler, yiyecekler, müzikler, rock grupları her şey dönemi başarılı şekilde yansıtıyor.
özellikle dizideki gençlerin rock müziğe olan ilgisi müzik severler için daha keyifli bir izleme fırsatı sunuyor.
dizide bulunan arabalar da aynı keyfi izleyiciye sunuyor. özellikle eric karakterinin vista cruiser müthiş bir araba.
dizinin sezonlarında bulunan bölümlerinin ismi bazı rock gruplarının albümlerinden oluşuyor.
led zeppelin, the rolling stones, quenn gibi grupların şarkı isimleri bölüm isimlerine verilmiş.
8 sezon boyunca izlerken dizinin çekildiği mekanda olmak için derin bir arzu duydum. onlardan biri olmak ve o kasabada olmak için her şeyimi verirdim. öyle şeyler hissettim. bunu böyle hissettirecek atmosfer yaratmak her yapımcının yapabileceği bir şey değildir.
yapımcı demişken dizinin yapımcıları mark brazill, bonnie turner, terry turner.
sitcom izleyenler dediğimi anlayacaklardır. bir sitcomu güzel hale getiren en önemli şey introsudur. bu dizinin introsu acayip lezzetli bir müzik ve acayip güzel görüntüler sunuyor. son derece basit ama etkili.
bu diziyi nasıl keşfettiğimi hiç hatırlamıyorum. dizinin pek bilinmemesine çok üzülüyorum. siz gençler nasıl dersiniz. underrated bir dizi. nolur izlemeyenler izlesin lütfen.
ayrıca dizide bulunan göndermeler ve espriler çok başarılı. özellikle star wars respectleri çok hoşuma gidiyordu.
klasik bir amerikan babası olan beyefendinin savaş esprileri bambaşka güzeldi.
çok sevdiğim bir dizi çok sevdiğim bir efsane. ne olur izleyin. bu kadar övdüğüm için sapık zannetmeyin. cidden hak ediyor.
dizi amerika'nın wisconsin eyaletinde kurgusal bir yer olan point place de yaşayan 6 genci ve ailelerini konu alır. bu gençlerin 1976 yılından 1979 a kadar yaşadıklarını izleriz. izlerken büyük keyif alırız.
dizi 8 sezon 200 bölümden oluşmaktadır. 1998 yılları ile 2006 yılları arasında yayınlanmıştır. yapımcılığını fox üstlenmiştir. bölümler 22 dakikadır.
başrol oyuncuları şöyledir.
topher grace
mila kunis
ashton kutcher
danny masterson
laura prepon
wilmer valderrama
debra jo rupp
kurtwood smith
tanya roberts
don stark
lisa robin kelly
tommy chong
josh meyers
dizinin en önemli özelliklerinden birisi bütün oyuncuların çok iyi olması. bu konuda friends dizisine benzetiyorum. oyuncular arasında seçim yapamıyorsunuz hepsi birbirinden eğlenceli ve farklı.
özellikle red forman ve kitty forman bambaşka karakterlerdir.
dizi tarihinde gördüğüm en komik anne baba en komik aile bunlar. unutamıyorum.
diziyi güzel yapan detaylardan bir diğeri dönemi çok iyi yansıtması. müthiş bir şekilde aktarıyor. diziyi çok çekici bir hale getiriyor. teknolojik aletler, kostümler, yiyecekler, müzikler, rock grupları her şey dönemi başarılı şekilde yansıtıyor.
özellikle dizideki gençlerin rock müziğe olan ilgisi müzik severler için daha keyifli bir izleme fırsatı sunuyor.
dizide bulunan arabalar da aynı keyfi izleyiciye sunuyor. özellikle eric karakterinin vista cruiser müthiş bir araba.
dizinin sezonlarında bulunan bölümlerinin ismi bazı rock gruplarının albümlerinden oluşuyor.
led zeppelin, the rolling stones, quenn gibi grupların şarkı isimleri bölüm isimlerine verilmiş.
8 sezon boyunca izlerken dizinin çekildiği mekanda olmak için derin bir arzu duydum. onlardan biri olmak ve o kasabada olmak için her şeyimi verirdim. öyle şeyler hissettim. bunu böyle hissettirecek atmosfer yaratmak her yapımcının yapabileceği bir şey değildir.
yapımcı demişken dizinin yapımcıları mark brazill, bonnie turner, terry turner.
sitcom izleyenler dediğimi anlayacaklardır. bir sitcomu güzel hale getiren en önemli şey introsudur. bu dizinin introsu acayip lezzetli bir müzik ve acayip güzel görüntüler sunuyor. son derece basit ama etkili.
bu diziyi nasıl keşfettiğimi hiç hatırlamıyorum. dizinin pek bilinmemesine çok üzülüyorum. siz gençler nasıl dersiniz. underrated bir dizi. nolur izlemeyenler izlesin lütfen.
ayrıca dizide bulunan göndermeler ve espriler çok başarılı. özellikle star wars respectleri çok hoşuma gidiyordu.
klasik bir amerikan babası olan beyefendinin savaş esprileri bambaşka güzeldi.
çok sevdiğim bir dizi çok sevdiğim bir efsane. ne olur izleyin. bu kadar övdüğüm için sapık zannetmeyin. cidden hak ediyor.
devamını gör...
allah'ın sözü olduğuna inanılan ayetler
şüphesiz allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
nebe 33.*
nebe 33.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının almış olduğu en güzel iltifat
eşimle yeni tanıştığımız zamanlarda *promosyon olarak kazandığım iki sinema bileti vardı elimde, ama gidecek kimsem yoktu. sen seviyorsun sana vereyim biletleri, ama güzel bir kızla gitme üzülürüm * demiştim.
gidersem çok güzel bir kızla giderim dedi biletleri aldı benden. ufak bir yıkıldım tabi ama, neyse dedim verdim biletleri.
ertesi gün bana ben şu filmi beğendim bu cumartesi gidelim mi demişti. *
gidersem çok güzel bir kızla giderim dedi biletleri aldı benden. ufak bir yıkıldım tabi ama, neyse dedim verdim biletleri.
ertesi gün bana ben şu filmi beğendim bu cumartesi gidelim mi demişti. *
devamını gör...
ben koşarken de seni seviyorum
bu başlık aklıma aşağıdaki diyalogu getirdi yazmadan geçemedim.
h- ben seni istiyorum.
e- alkollüsün sen.
h- ne alkollüğü ya? ne alkollüğü? ben alkollüyken de istiyorum, çay içerken de istiyorum ne biliyim kahve içerken de istiyorum, meyveli soda içerken de istiyorum ben seni hep istiyorum.
behzat ç.'den alınmıştır.
ekleme: evet dostlar bende birisini istiyorum ama kimi istediğimi bilmiyorum. bu da bu başlığın anısına itiraf olsun benden.
h- ben seni istiyorum.
e- alkollüsün sen.
h- ne alkollüğü ya? ne alkollüğü? ben alkollüyken de istiyorum, çay içerken de istiyorum ne biliyim kahve içerken de istiyorum, meyveli soda içerken de istiyorum ben seni hep istiyorum.
behzat ç.'den alınmıştır.
ekleme: evet dostlar bende birisini istiyorum ama kimi istediğimi bilmiyorum. bu da bu başlığın anısına itiraf olsun benden.
devamını gör...
türkiye
"türkiye" kelimesi, ii. haçlı seferleri sırasında anadolu'ya gelen italyan askerleri tarafından ilk kez ortaya atılmıştır. seferler sırasında olan biteni kaydeden memurlar bulunur. örneğin osmanlı devleti'nde sultan'ın gölgesi gibi yanında olan, ne olursa kaydeden kişilere vakanüvis denmiştir. anadolu'ya yüksek ihtimalle ilk kez gelen italyan askerleri buralarda türk-islam nüfusun yoğunluğunu görünce "türklerin yaşadığı yer" anlamında buralara "turchia" demişlerdir. zamanla bu deyim selçuklu'ya geçerek 1077'de "türkiye selçuklu devleti" ismi de verilen devlete adını vermiştir (bkz: anadolu selçuklu devleti). aslında selçuklu, osmanlı ve ilk dönemde cumhuriyet'e de bu kelime "türkiya" şeklinde geçmiştir ki bunun iki sebebi vardır. birinci sebebi kelimenin italyanca'dan geçmiş olması ve italyanlar'ın da kelimeyi turchi"a" şeklinde ifade etmiş olmalarıdır. ikinci sebep ise tamamen o dönemlerde kullanılan alfabe ile ilgilidir. anadolu selçukluları döneminde islamiyet'i halen tam benimseyememiş ve şamanizm'den geçiş sürecini yaşayan türk halkı kelimeyi "türkiya'dan" "türkiye'ye" evirmiş olmasına rağmen alfabeden dolayı 1 kasım 1928'deki harf devrimi olayına dek belgelerde kelime "türkiya" şeklinde de okunabilecek şekilde yazmıştır. arap alfabesindeki "he" harfi osmanlı türkçesi kurallarına göre kelimenin sonuna geldiğinde "a" veya "e" sesi okutabiliyordu. dolayısıyla cumhuriyet'teki harf inkılabına dek kelime tam anlamıyla halk arasında okunduğu gibi yazılamamıştır. günümüzde italyanca'da türkiye kelimesinin karşılığı halen "turchia'dır".
devamını gör...
ne zaman gitti tren (yazar)
çok tatlı, gönlü geniş, artı yönünden eli açık tatlış bir yazar. geç fark ettim, hatta artı oyları olmazsa belki daha geç fark ederdim. kusuruma bakmayın efendim, benim hatam. bazen yazmaya başlayınca akışa falan hiç bakamıyorum.
umarım bana küsmemiştir. değerlidir. *
umarım bana küsmemiştir. değerlidir. *
devamını gör...
yakın arkadaştan bir anda soğutan şeyler
birebir iken hâl ve tavırlarının gayet kriterlerine uygun olmasına rağmen topluluk içinde seni gömmeye çalışıp üzerinde hakimiyet kurma entrikaları.
devamını gör...

