ilginç etimolojik bağlantılar
bugünkü bazı sözlükler adem’in toprak manasındaki ibranice “adamah” kelimesinden geldiğini kaydederek latince homo “insan” ve humus “toprak” kelimelerine atıfta bulunmaktadırlar.
devamını gör...
hiçbir ülkenin bayrağında mor renk olmaması
mor renk pigmentinin üretilmesi tarih boyunca zahmetliydi. mor rengin ilk olarak suriye ve lübnan çevresinde murex adlı deniz salyangozundan üretildiği düşünülüyor, hatta birkaç gram mor rengin üretilmesi için on binlerce salyangoz gerekiyordu.
mor rengi sadece zenginler, imparatorluk ve krallıkların başındaki insanların kullanması sebebiyle tarih boyunca en pahalı renk oldu. mor rengin bu değeri ve zahmeti hiçbir ülke veya krallığın bayraklarında mor renk kullanılmamasına sebep olmuştur.
19.yüzyılda sentetik mor renk üretiminin artmasına rağmen ülkeler bayraklarında kullanmamaya devam etti.
hali hazırda bayrağında mor renk bulunduran iki ülke bulunmaktadır; nikaragua ve dominika.
dominika bayrağı. - (ülkede bulunan bir papağanın rengi sebebiyle.)

nikaragua bayrağı. - (bayrakta bulunan gökkuşağı içerisinde mor renk bulunmaktadır.)

1931-1939 yılları arasında ispanya'da var olan ikinci ispanya cumhuriyeti'nin bayrağında da mor renk vardır, güncel ülkeler arasında olmadığı için listeye almadım.
mor rengi sadece zenginler, imparatorluk ve krallıkların başındaki insanların kullanması sebebiyle tarih boyunca en pahalı renk oldu. mor rengin bu değeri ve zahmeti hiçbir ülke veya krallığın bayraklarında mor renk kullanılmamasına sebep olmuştur.
19.yüzyılda sentetik mor renk üretiminin artmasına rağmen ülkeler bayraklarında kullanmamaya devam etti.
hali hazırda bayrağında mor renk bulunduran iki ülke bulunmaktadır; nikaragua ve dominika.
dominika bayrağı. - (ülkede bulunan bir papağanın rengi sebebiyle.)

nikaragua bayrağı. - (bayrakta bulunan gökkuşağı içerisinde mor renk bulunmaktadır.)

1931-1939 yılları arasında ispanya'da var olan ikinci ispanya cumhuriyeti'nin bayrağında da mor renk vardır, güncel ülkeler arasında olmadığı için listeye almadım.
devamını gör...
yine bir gülnihal
hamamizade ismail dede efendi'nin batı müziğinden etkilenerek yarattığı rast şarkı. semai usulündedir, düm-tek-tek şeklinde vurmalı çalgılarda ritmi icra edilir. ilk türk valsi de diyebiliriz.
devamını gör...
uwuwewewe onyetenwewe ugweuhem osas
ünlü filozof değerli düşünür bir beyefendi.zannedilir ki platon'un kılık değiştirdiği ve dönüştüğü kişidir.
buradan.
buradan.
devamını gör...
normal sözlük'te zengin olmak
karma puanla olabilecek olan. burda para geçmez!
devamını gör...
beklemediğin anda gelen hakaret mesajı
"o nickaltını kaldır ortam çocuğu" şeklinde aldığım mesajdır. ne guzel ifade etmiş.
t:beklerken gelmeyen mesajdır.
t:beklerken gelmeyen mesajdır.
devamını gör...
iyi geceler
"uyku ilahidir, ancak dayanıksızdır...
marcel proust"
iyi geceler sözlük.
marcel proust"
iyi geceler sözlük.
devamını gör...
kuaförde ve seks esnasında söylenen ortak bir söz
devamını gör...
ses tiyatrosu
tiyatroya girerken kapısında ferhan şensoy'un kendine has mizahıyla bu tiyatro ferhangi şeyler oyununu izleyen 112.437 tiyatroseverin ödediği bilet parasıyla halk tarafından onarılmıştır yazıyor.
devamını gör...
neyzen tevfik
taşlamaları ve hazırcevaplılığı ile ünlü türk şair, besteci ve neyzen.
onunla ilgili olarak anlatılan olayların içinde en sevdiğim şudur:
neyzen askere gider. ancak ilginç bir şekilde sürekli kafası güzel dolaşmaktadır ortalıkta. oysa kimse içtiğine falan şahit olmamaktadır. bir gün komutanı dayanamaz ve onu takip etmeye karar verir.
uzaktan uzağa gözetleyen komutan, neyzen'i tuvalette de rahat bırakmaz. camdan içeriyi gözetler, acaba sorumun cevabı burada mı diye düşünerek...
bir de bakar ki neyzen oraya sakladığı içkiyi almış, içeride demleniyor kendi kendine. hemen içeriye girer, pat diye açar kapıyı ve tuvalette, elinde içkiyle bakakalan neyzen'e şöyle der:
"buldun mezeyi, içersin tabi"
neyzen, hayatında cevap veremediği tek lafın bu olduğunu söylermiş.
onunla ilgili olarak anlatılan olayların içinde en sevdiğim şudur:
neyzen askere gider. ancak ilginç bir şekilde sürekli kafası güzel dolaşmaktadır ortalıkta. oysa kimse içtiğine falan şahit olmamaktadır. bir gün komutanı dayanamaz ve onu takip etmeye karar verir.
uzaktan uzağa gözetleyen komutan, neyzen'i tuvalette de rahat bırakmaz. camdan içeriyi gözetler, acaba sorumun cevabı burada mı diye düşünerek...
bir de bakar ki neyzen oraya sakladığı içkiyi almış, içeride demleniyor kendi kendine. hemen içeriye girer, pat diye açar kapıyı ve tuvalette, elinde içkiyle bakakalan neyzen'e şöyle der:
"buldun mezeyi, içersin tabi"
neyzen, hayatında cevap veremediği tek lafın bu olduğunu söylermiş.
devamını gör...
iş yeri wp grubuna yanlışlıkla pornografik resim atan insan
tam olarak şu hissi yaşatan durum. buyrun:
devamını gör...
türkiye'den kaçırılan tarihi eserler
(bkz: istanbul arkeoloji müzesi eserlerinin havaalanına taşınması) başlığını görünce uzun yıllardır türkiye'den tarihi eser kaçırılıp başta amerika ve avrupa ülkelerinde açık arttırma usulü satışı yapıldığını hatırladım. bu başlık altında malum hükümet döneminde kaçırılan yada daha önceden kaçırılmış ancak türkiye'ye iadesi sağlanmadığı için yakın dönemde satılmış eserleri derleyeceğim.
guenoll yıldız avcısı heykeli
14,5 milyon dolara satışa çıkarılmış.
limada lahdi ve kağnı heykeli
2019 yılında satılacağı açıklanmış ama fiyat belirtilmemiş.
bronz at arabası
43.750 sterline satılmış.
dipnot: bu başlık zaman içinde kendini editleyecek ve daha fazla link eklenecektir.
guenoll yıldız avcısı heykeli
14,5 milyon dolara satışa çıkarılmış.
limada lahdi ve kağnı heykeli
2019 yılında satılacağı açıklanmış ama fiyat belirtilmemiş.
bronz at arabası
43.750 sterline satılmış.
dipnot: bu başlık zaman içinde kendini editleyecek ve daha fazla link eklenecektir.
devamını gör...
libidosu yüksek kadın
hiç birinize pas vermem şu bendeki libido olmasa. kendimi (bkz: peygamber devesi) gibi hissediyorum aslında. ışim bitince basinizi koparmak istiyorum * .
devamını gör...
anormal sözlük haber ajansı
host modern darbe girişimine tanımlarıyla kafa atan kahramanlar üzerine
evet değerli okuryazarlar, malumunuz olduğu üzere, 28 şubat'ın ilk dakikalarıyla birlikte sözlüğümüzde host modern bir darbe girişimi yaşandı.
bu hayın girişimin perde arkasını ve o gece yaşananları, kafa sözlük haber ajansı olarak sizler için araştırdık.
aldığımız bilgilere göre hainler sürüsü ilk olarak hostumuza postu sermeye çalışmışlar. bu esnada iko ve yanındakiler darbecilerle sıcak çatışmaya girmiş. yoldaş durumu haber alır almaz bulunduğu yeri terk ederek, sırra kadem basmış. iyi ki de öyle olmuş zira yoldaş'ın evini terk etmesini müteakip, özel eğitim görmüş limon timi yoldaşın evini basma girişiminde bulunmuş.
bu esnada yoldaşı korumak için patagonyalı ve bir grup özel harekat moderatörünün evin bulunduğu bölgeye intikal ederek, limon timini geri püskürttüğünden bahsediliyor. bize aktarılan bilgilere göre çok bordagallı çatışmalar yaşanmış.
hosta erişimin kesilmesi ile birlikte, kafa sözlüğe posta koyduklarından iyice emin olan darbeciler, bu seferde sözlük radyosuna baskın düzenleyerek, o esnada radyoda nöbetçi olarak yayın yapmakta olan supportgirl'ü rehin almak suretiyle, radyoyu ele geçirmişler ve supportgirl'e darbe bildirisini okuması için baskı yapmışlar. değerli arkadaşımız bu duruma direnince, kendisini ekşi bir limon marifetiyle bayıltıp, radyo'dan bildirilerini kendileri okumaya başlamışlar.
yöneticilerden aldığımız bilgiye göre kendisine ''yurtta limon, dünyada limon konseyi'' adını veren bu gurubun bildiriyi okuduğu esnada, gomercan duruma uyanarak, anında müdahale etmiş ve link hatlarının kesilmesini sağlamış. böylece girişim başarısızlığa uğratılmış.
tabi tüm bunlar yaşanırken yazarlarımızın yaptığı kahramanlıkları da es geçmememiz lazım. tartarus mahlaslı yazarımız sıcak çatışmaların yaşandığı o anlarda kafa store'dan toplayabildiği kadar t-shirt toplayıp, soluğu saldırıya uğrayan başlıklarda almış. cabbarus tanklarının egzoz deliklerine, topladığı t-shirtleri tıkayarak, tankları etkisiz hale getirmiş ve böylece yönetimin elini ciddi anlamda rahatlatmış.
helios'un da yazarlara destek vermek için meydanlara indiği ve sapanla bir l-16'yı indirdiği gelen bilgiler arasında. uykusuz kahvenin ise tüm bu olanlar karşısında çok sinirlendiğini ve köpürerek, üzerlerinde uçmakta olan haylazkopterlere, kafein bombardımanı yaptığını ilk ağızdan doğrulamış bulunuyoruz.
mellisho ve kadıköy beyefendisinin ise ellerinde kamera ile olanları kaydettiklerinden bahsediliyor. mellisho'nun kendisini mücadeleye katılmaya çağıran yazarlara, ''ben çatışmalara bulaşmam, sanat adamıyım, sadece olanları kaydederim arkadaş!'' diyerek çıkıştığı söyleniyor.
yazar arkadaşlarımızdan yedinci dem ise, ''dem bu demdir!'' diyerek kendisini başlıklara atmış ve yazarların moralini yüksek tutmak için yazdığı kahramanlık şiirlerini, gür ve yüksek bir sesle, hiçbir şeyden çekinmeden okumuş, yazar arkadaşlarına moral motivasyon anlamında yardımcı olmuştur.
ortalığın yangın yerine döndüğü bu sıcak saatlerde, bal porsuğu ise ''bu alemin en delikanlı porsuğu benim'' diyerek yanındaki arkadaşları ile birlikte özel harekat daire başlığında mahsur kalan, hi my i run'ın imdadına yetişerek, gecenin en güzel hareketlerinden birini yapmıştır.
yönetici arkadaşlardan aldığımız bilgilere göre, pavlov'un göbeği, tüm bu olanları göbeğini kaşıyarak izlemiş;. ''bahar etkinliklerini hazırlayacaktım, şimdi darbenin sırası mıydı?'' şeklinde serzenişte bulunmuş.
hainlere karşı en etkili direnişi gösterenlerin başında ise ''nerinin metaforu'' geliyor. darbe girişiminin başladığı ilk andan itibaren, başlattığı metafor bombardımanı ile limonları dumura uğratan yazarımız, yoldaş'ın açıklama yaptığı ana kadar hiç durmadan mücadele etti. bu esnada ivan milinski'nin de kaza metaforuna kurban gittiği, ''allah çarpsın ban yedim zannettim.'' diye acıyla başlıklarda bağırdığı gözlerden kaçmadı. ilk yardım için tentürdiyot'un olay yerine intikal ettiği an ise tüm yazarların gözlerinden birer damla yaş süzülmesine sebep oldu.
tabi burada eraa'ya da bir parantez açmak lazım; görevinden ayrılmasına rağmen sivil kıyafetleriyle meydanlara inen eski yönetici, hazall'ı sıkıştığı, çöp kamyonlarının arasından kahramanca çıkararak. sözlükteki birlik ve bütünlüğü dosta düşmana göstermiş oldu.
evet değerli dostlar, sözlük için çok zor bir geceydi. burada adını anamadığımız onlarca yazar ve yönetici, tüm yaşananların karşısında dimdik durdu. yeri geldiğinde limonlara kafa atan, yeri geldiğinde onları sıkıp limonataya çeviren bu kahramanlar için ne yazsak azdır. hep var olsunlar! adları hep yaşayacaktır.
bortagalları attığınız kollarınıza zeval gelmez inşallah.
açık, mert, korkusuz kafa haber ajansını okudunuz.
sürç-i lisan ettiysek af ola!
önemli not: bu yazıda ismi geçmeyen kahramanlarımızın hikayeleri ilerleyen bültenlerde, özel dosyalar halinde yayınlanacaktır.
evet değerli okuryazarlar, malumunuz olduğu üzere, 28 şubat'ın ilk dakikalarıyla birlikte sözlüğümüzde host modern bir darbe girişimi yaşandı.
bu hayın girişimin perde arkasını ve o gece yaşananları, kafa sözlük haber ajansı olarak sizler için araştırdık.
aldığımız bilgilere göre hainler sürüsü ilk olarak hostumuza postu sermeye çalışmışlar. bu esnada iko ve yanındakiler darbecilerle sıcak çatışmaya girmiş. yoldaş durumu haber alır almaz bulunduğu yeri terk ederek, sırra kadem basmış. iyi ki de öyle olmuş zira yoldaş'ın evini terk etmesini müteakip, özel eğitim görmüş limon timi yoldaşın evini basma girişiminde bulunmuş.
bu esnada yoldaşı korumak için patagonyalı ve bir grup özel harekat moderatörünün evin bulunduğu bölgeye intikal ederek, limon timini geri püskürttüğünden bahsediliyor. bize aktarılan bilgilere göre çok bordagallı çatışmalar yaşanmış.
hosta erişimin kesilmesi ile birlikte, kafa sözlüğe posta koyduklarından iyice emin olan darbeciler, bu seferde sözlük radyosuna baskın düzenleyerek, o esnada radyoda nöbetçi olarak yayın yapmakta olan supportgirl'ü rehin almak suretiyle, radyoyu ele geçirmişler ve supportgirl'e darbe bildirisini okuması için baskı yapmışlar. değerli arkadaşımız bu duruma direnince, kendisini ekşi bir limon marifetiyle bayıltıp, radyo'dan bildirilerini kendileri okumaya başlamışlar.
yöneticilerden aldığımız bilgiye göre kendisine ''yurtta limon, dünyada limon konseyi'' adını veren bu gurubun bildiriyi okuduğu esnada, gomercan duruma uyanarak, anında müdahale etmiş ve link hatlarının kesilmesini sağlamış. böylece girişim başarısızlığa uğratılmış.
tabi tüm bunlar yaşanırken yazarlarımızın yaptığı kahramanlıkları da es geçmememiz lazım. tartarus mahlaslı yazarımız sıcak çatışmaların yaşandığı o anlarda kafa store'dan toplayabildiği kadar t-shirt toplayıp, soluğu saldırıya uğrayan başlıklarda almış. cabbarus tanklarının egzoz deliklerine, topladığı t-shirtleri tıkayarak, tankları etkisiz hale getirmiş ve böylece yönetimin elini ciddi anlamda rahatlatmış.
helios'un da yazarlara destek vermek için meydanlara indiği ve sapanla bir l-16'yı indirdiği gelen bilgiler arasında. uykusuz kahvenin ise tüm bu olanlar karşısında çok sinirlendiğini ve köpürerek, üzerlerinde uçmakta olan haylazkopterlere, kafein bombardımanı yaptığını ilk ağızdan doğrulamış bulunuyoruz.
mellisho ve kadıköy beyefendisinin ise ellerinde kamera ile olanları kaydettiklerinden bahsediliyor. mellisho'nun kendisini mücadeleye katılmaya çağıran yazarlara, ''ben çatışmalara bulaşmam, sanat adamıyım, sadece olanları kaydederim arkadaş!'' diyerek çıkıştığı söyleniyor.
yazar arkadaşlarımızdan yedinci dem ise, ''dem bu demdir!'' diyerek kendisini başlıklara atmış ve yazarların moralini yüksek tutmak için yazdığı kahramanlık şiirlerini, gür ve yüksek bir sesle, hiçbir şeyden çekinmeden okumuş, yazar arkadaşlarına moral motivasyon anlamında yardımcı olmuştur.
ortalığın yangın yerine döndüğü bu sıcak saatlerde, bal porsuğu ise ''bu alemin en delikanlı porsuğu benim'' diyerek yanındaki arkadaşları ile birlikte özel harekat daire başlığında mahsur kalan, hi my i run'ın imdadına yetişerek, gecenin en güzel hareketlerinden birini yapmıştır.
yönetici arkadaşlardan aldığımız bilgilere göre, pavlov'un göbeği, tüm bu olanları göbeğini kaşıyarak izlemiş;. ''bahar etkinliklerini hazırlayacaktım, şimdi darbenin sırası mıydı?'' şeklinde serzenişte bulunmuş.
hainlere karşı en etkili direnişi gösterenlerin başında ise ''nerinin metaforu'' geliyor. darbe girişiminin başladığı ilk andan itibaren, başlattığı metafor bombardımanı ile limonları dumura uğratan yazarımız, yoldaş'ın açıklama yaptığı ana kadar hiç durmadan mücadele etti. bu esnada ivan milinski'nin de kaza metaforuna kurban gittiği, ''allah çarpsın ban yedim zannettim.'' diye acıyla başlıklarda bağırdığı gözlerden kaçmadı. ilk yardım için tentürdiyot'un olay yerine intikal ettiği an ise tüm yazarların gözlerinden birer damla yaş süzülmesine sebep oldu.
tabi burada eraa'ya da bir parantez açmak lazım; görevinden ayrılmasına rağmen sivil kıyafetleriyle meydanlara inen eski yönetici, hazall'ı sıkıştığı, çöp kamyonlarının arasından kahramanca çıkararak. sözlükteki birlik ve bütünlüğü dosta düşmana göstermiş oldu.
evet değerli dostlar, sözlük için çok zor bir geceydi. burada adını anamadığımız onlarca yazar ve yönetici, tüm yaşananların karşısında dimdik durdu. yeri geldiğinde limonlara kafa atan, yeri geldiğinde onları sıkıp limonataya çeviren bu kahramanlar için ne yazsak azdır. hep var olsunlar! adları hep yaşayacaktır.
bortagalları attığınız kollarınıza zeval gelmez inşallah.
açık, mert, korkusuz kafa haber ajansını okudunuz.
sürç-i lisan ettiysek af ola!
önemli not: bu yazıda ismi geçmeyen kahramanlarımızın hikayeleri ilerleyen bültenlerde, özel dosyalar halinde yayınlanacaktır.
devamını gör...
kimseye etmem şikayet
her ne kadar kimseye etmem şikayet dese de oldukça sitemkar bir şarkıdır bence, çok derinden iç burkar.
hani hep içten içe sitem ettiğimiz birileri vardır ama söyleyemeyiz, kendimize saklarız. çok severiz çünkü o kişiyi, eğer sitemlerimizi dile getirirsek duymak istemeyeceğimiz şeyler duyacağız diye korkar, susarız, "onu kaybetmektense ben kırılayım, benim canım yansın ama yeter ki o gitmesin" deriz ya içimizden, öyle bir şeydir işte. bir türlü anlatılamayan kırgınlıkları satır aralarında verir bu şarkı.
hani hep içten içe sitem ettiğimiz birileri vardır ama söyleyemeyiz, kendimize saklarız. çok severiz çünkü o kişiyi, eğer sitemlerimizi dile getirirsek duymak istemeyeceğimiz şeyler duyacağız diye korkar, susarız, "onu kaybetmektense ben kırılayım, benim canım yansın ama yeter ki o gitmesin" deriz ya içimizden, öyle bir şeydir işte. bir türlü anlatılamayan kırgınlıkları satır aralarında verir bu şarkı.
devamını gör...
allah varsa afrika'daki çocuklar neden aç sorunsalı
bu nasıl bir soru yahu? afrika'daki açlığın allah'la ne alakası var? elohim'in bile bu konuda dahli olmadığını düşünüyorum * zeus'un, odin'in, ülgen'in ve dahi diğer tüm tanrıların da bu konuda bir suçu yok. işi tanrılara havale edip, insanın yediği naneleri görmezden gelmek de ne bileyim biraz garip bir tutum.
bir kere dünyadaki dinlerin salt iyilik ve güzellik vaat etmediği aşikar. cehennem kavramı niye var arkadaş? hiç mi düşünmediniz bunu da böyle bir başlık açtınız. işin su geyiği boyutu bir tarafa afrika'daki açlığın sebepleri bellidir. misal şöyle bir kaç anahtar kelime vereyim efendim size; sömürgecilik, kapitalizm, yayılmacılık dahası da var lakin analiz yapma havasında değilim. sömürgeci deyyuslar afrika'daki tarım arazilerini ne hale sokmuş bir araştırın bakalım. iç savaşların, katliamların sonrasında başa getirdikleri kukla yönetimlerin tarım politikaları yüzünden adamlarda verimli toprak kalmadı. yani olay tamamen insan temelli. bu mevzu da allah'ın suçu günahı yoktur. tek suçlu batı emperyalizmidir.
ha şunu da söylemem lazım; güzel kardeşim siz böyle argümanlarla ateist olmuşsanız, yarın bundan daha saçma argümanlarla müslüman, hristiyan, budist falan da olabilirsiniz. sorgulayın diyorsak, saçmalayın demiyoruz yahu *
bir kere dünyadaki dinlerin salt iyilik ve güzellik vaat etmediği aşikar. cehennem kavramı niye var arkadaş? hiç mi düşünmediniz bunu da böyle bir başlık açtınız. işin su geyiği boyutu bir tarafa afrika'daki açlığın sebepleri bellidir. misal şöyle bir kaç anahtar kelime vereyim efendim size; sömürgecilik, kapitalizm, yayılmacılık dahası da var lakin analiz yapma havasında değilim. sömürgeci deyyuslar afrika'daki tarım arazilerini ne hale sokmuş bir araştırın bakalım. iç savaşların, katliamların sonrasında başa getirdikleri kukla yönetimlerin tarım politikaları yüzünden adamlarda verimli toprak kalmadı. yani olay tamamen insan temelli. bu mevzu da allah'ın suçu günahı yoktur. tek suçlu batı emperyalizmidir.
ha şunu da söylemem lazım; güzel kardeşim siz böyle argümanlarla ateist olmuşsanız, yarın bundan daha saçma argümanlarla müslüman, hristiyan, budist falan da olabilirsiniz. sorgulayın diyorsak, saçmalayın demiyoruz yahu *
devamını gör...
güne bir söz bırak
"galibiyet yabancılaştırıcı bir yolculuktur. insan evine kaybedince döner."
devamını gör...
kardeşi olanların bildiği şeyler
mülk diye bir şey yoktur. yeni aldıĝınız tişörtü kardeşiniz pişkince giyer ve gevrek gevrek güler!
devamını gör...


