tırnak kontrolünden geçmiş nesil
ilkokulda pazartesi günleri yapılan kontrolden geçmiş nesildir.
elleri, ütülenmiş bir mendilin üstüne koyarak, öğretmenin çocukların tırnaklarını kontrol etmesidir.
tırnakları temiz ve kısa olmayanların akıbeti ne olurdu pek hatırlamıyorum. avuç içine cetvelle vurulurdu sanırım.
elleri, ütülenmiş bir mendilin üstüne koyarak, öğretmenin çocukların tırnaklarını kontrol etmesidir.
tırnakları temiz ve kısa olmayanların akıbeti ne olurdu pek hatırlamıyorum. avuç içine cetvelle vurulurdu sanırım.
devamını gör...
ülke bu haldeyken kuzenle evliliğe laf atan tipler
çok enteresan bir cümle.. bu ne perhiz what is this, aman ismail can't touch this! daha fazla anlam ifade ediyor..
akraba evliliklerinin genetik sonuçlarının oluşturabileceği durumlardan uzun uzun bahsedemem ama genel olarak akraba evlilikleri, devam eden jenerasyonlarda, normalde resesif geçişli ve ciddi genetik hastalıklara/etkilere sebep olan genlerin homozigot duruma geçip, görülmesine sebep olur en basitinden. akrabalarınızla evlenmeden önce;
aşk nedir?
kalıtım nedir?
letal gen nedir?
crossing-over'ın amacı nedir?
'en iyinin hayatta kalması' konsepti ne anlama gelir?
bu soruların cevaplarını iyice özümseyin ve sonra tekrar düşünün, tabi seçim yine sizin.
*burada ahlaki bir bakış açısını asla katmıyorum o başka bir tartışma konusu zaten, sadece genetik bakış açısıyla neden akraba evliliği tehlikelidir bundan bahsediyorum.
akraba evliliklerinin genetik sonuçlarının oluşturabileceği durumlardan uzun uzun bahsedemem ama genel olarak akraba evlilikleri, devam eden jenerasyonlarda, normalde resesif geçişli ve ciddi genetik hastalıklara/etkilere sebep olan genlerin homozigot duruma geçip, görülmesine sebep olur en basitinden. akrabalarınızla evlenmeden önce;
aşk nedir?
kalıtım nedir?
letal gen nedir?
crossing-over'ın amacı nedir?
'en iyinin hayatta kalması' konsepti ne anlama gelir?
bu soruların cevaplarını iyice özümseyin ve sonra tekrar düşünün, tabi seçim yine sizin.
*burada ahlaki bir bakış açısını asla katmıyorum o başka bir tartışma konusu zaten, sadece genetik bakış açısıyla neden akraba evliliği tehlikelidir bundan bahsediyorum.
devamını gör...
olasılıksız
adam fawer'ın kitabı. türkiye'de ingilizce adı improbable’dir. gelecekte olabilecek her şeyi tam doğrulukta hesaplayabilen bir varlıktan bahsedilir bu kitapta. geleceği görmekten biraz farklıdır, kitaba göre beyin ışık hızından daha hızlı bir biçimde çalışır. gördüğümüz upuzun bir rüyanın gerçek hayatta sadece 1-2 dk sürmesinin sebebi budur. bu hıza sahip bir beynin, doğru yönlendirmelerle geleceği hesaplayabilecek bir yapıya bürünebileceği söylenir. laplace'in şeytanı determinizmin tüm yönleriyle kendisini gerçek kılmasıdır.
devamını gör...
rameau'nun yeğeni
aydınlanma düşünürü ve yazarı diderot'un eseridir. iş bankası hasan âli yücel klasikleri dizisinden okudum ben. çeviri adnan cemgil'e aittir. diderot diyalog tarzı yazmıştır genel olarak. bu eseri de karşılıklı diyaloglar şeklinde ilerlemektedir. ben ve o. yani anlatıcı yazar ve rameau. rameau oldukça ilginç bir karakter. zamanının ünlü sanatçılarından birinin yeğeni. müthiş işlenmiş bir karakter. dalkavuk aslında. zengin çevrelerde kendisine dalkavukluk yaparak yer bulan birisi. üst tabakadan insanların sofralarına kendisi gibi dalkavuklarla birlikte oturuyor. bunlar üzerine etkileyici sorgulamalar var. rameau'nun ahlak ve erdem konusundaki fikirleri anlatıcı yazardan tamamen farklı. bu konularda tartışıyorlar. klasik felsefeye ve filozoflara da giydiriyor rameau. onların soyut dünyalarında yaşayan işe yaramaz insanlar olduklarını söylüyor. diyalog baştan sonra genel olarak tez ve antitez olarak gelişiyor. rameau dalkavukluk veya soytarılık üzerine söylevler çekiyor. bunlar sıradan bir soytarının zayıf hezeyanları değil. aksine müthiş etkileyici yorumlar var. iyi eğitimli, sanattan ve edebiyattan anlayan birisi rameau. felsefeden anlamam filan diyor ama aslında pekâlâ anlıyor. felsefenin kendisine kalacak bir yer, sıcak bir yemek bulamayacak olmasının farkında. aylak bir soytarı olarak tamamen pragmatist düşünmek zorunda. giyecek elbise, yiyecek yemek, yatacak yer onun ilgisini çekiyor. diogenes filan onu etkileyemez. arada sırada atina'da da havalar soğuyordur herhalde diyor. diderot ne aydınlanma ne de başka dönemlerin filozoflarına benzemiyor. o müthiş bir edebiyatçı çünkü. çok kaliteli bir anlatıcı ve yazar. rameau gibi bir karakter yaratmak kolay iş değil doğrusu. çelişkilerin karakteridir rameau. edebî değeri çok yüksek bir karakter.
devamını gör...
içimizdeki irlandalılar
türkiye milli futbol takımının euro 2000’e katılmak için oynadığı play-off maçlarının ikincisinin ardından mustafa denizli’nin söylediği ve artık türkçede bir deyim haline gelen ünlü sözdür.

euro 2000’e katılmak için grupta yarıştığı takımlar arasında ikinciliği alan türkiye milli takımı irlanda cumhuriyeti ile iki maç yapıp euro 2000’e katılmak için savaşmıştır. irlanda cumhuriyetinde oynanan ilk maç robbie keane ve tayfur havutçu’nun golleriyle bitmiş ve türkiye istediği skoru alıp ikinci maça bu avantajla çıkmıştır.
ikinci maç öncesinde medyada çıkan bazı yazılar milli takımın futbolunu yerden yere vurmuştur. elbette bu yazıların en sinir bozucu olanını da hıncal uluç yazmıştır. uçan kuşa sinirli olan hıncal uluç’un ağzından hayırlı bir şey duymadığımız için bugüne kadar çok da şaşırtıcı bir durum değil elbette bu.
ikinci maç golsüz berabere bitince vurucu cümlelerin adamı mustafa denizli maç sonu röportajında bu maç için 6 puan istediğini, 3 puanı da “ içimizdeki irlandalılar” için talep ettiğini söyleyerek tarihe önemli bir not düşmüştür. bu söz hem tarihsel açıdan hem de daha sonra kazandığı anlamlar açısından çok değerlidir. hıncal uluç için de öyledir umarım.
turnuvaya katılan türkiye çeyrek finalde portekiz milli takımına 2-0 yenilerek elenmiştir.
içimizdeki irlandalılar

euro 2000’e katılmak için grupta yarıştığı takımlar arasında ikinciliği alan türkiye milli takımı irlanda cumhuriyeti ile iki maç yapıp euro 2000’e katılmak için savaşmıştır. irlanda cumhuriyetinde oynanan ilk maç robbie keane ve tayfur havutçu’nun golleriyle bitmiş ve türkiye istediği skoru alıp ikinci maça bu avantajla çıkmıştır.
ikinci maç öncesinde medyada çıkan bazı yazılar milli takımın futbolunu yerden yere vurmuştur. elbette bu yazıların en sinir bozucu olanını da hıncal uluç yazmıştır. uçan kuşa sinirli olan hıncal uluç’un ağzından hayırlı bir şey duymadığımız için bugüne kadar çok da şaşırtıcı bir durum değil elbette bu.
ikinci maç golsüz berabere bitince vurucu cümlelerin adamı mustafa denizli maç sonu röportajında bu maç için 6 puan istediğini, 3 puanı da “ içimizdeki irlandalılar” için talep ettiğini söyleyerek tarihe önemli bir not düşmüştür. bu söz hem tarihsel açıdan hem de daha sonra kazandığı anlamlar açısından çok değerlidir. hıncal uluç için de öyledir umarım.
turnuvaya katılan türkiye çeyrek finalde portekiz milli takımına 2-0 yenilerek elenmiştir.
içimizdeki irlandalılar
devamını gör...
geberiyorum
nazım hikmet ran şiiri ile ali kocatepe bestesinin birlesmesiyle, girtlaga gemici dugumu atan eser.
zamaninda o ses türkiye'de yarisan emre sertkaya soylediginde yeniden gundeme gelmisti.
--- alıntı ---
geçip gitmiş günler gelin
rakı için sarhoş olun
ıslıkla bir şeyler çalın
geberiyorum kederden
ilerdeki güzel günler
beni görmeyecek onlar
bari selam yollasınlar
geberiyorum kederden
başladığım bugünkü gün
yarıda kalabilirsin
geceye varmadan yahut
çok büyük olabilirsin
--- alıntı ---
birden fazla soyleyeni var; hepsi etleri lime lime ediyor soylerken ama bana gore en buyuk okuzu ahmet aslan oturtuyor. adam oyle bir giriyor ki sarkiya; minik minik ignelerin hepsi, ayni anda zipkin gibi saplaniyor vucuda, kalkamiyorsun yerinden.
ahmet aslan oturtmasi
bunlar da bonusu;
nukhet duru oturtmasi
athena oturtmasi
zamaninda o ses türkiye'de yarisan emre sertkaya soylediginde yeniden gundeme gelmisti.
--- alıntı ---
geçip gitmiş günler gelin
rakı için sarhoş olun
ıslıkla bir şeyler çalın
geberiyorum kederden
ilerdeki güzel günler
beni görmeyecek onlar
bari selam yollasınlar
geberiyorum kederden
başladığım bugünkü gün
yarıda kalabilirsin
geceye varmadan yahut
çok büyük olabilirsin
--- alıntı ---
birden fazla soyleyeni var; hepsi etleri lime lime ediyor soylerken ama bana gore en buyuk okuzu ahmet aslan oturtuyor. adam oyle bir giriyor ki sarkiya; minik minik ignelerin hepsi, ayni anda zipkin gibi saplaniyor vucuda, kalkamiyorsun yerinden.
ahmet aslan oturtmasi
bunlar da bonusu;
nukhet duru oturtmasi
athena oturtmasi
devamını gör...
fakir depresyonu vs zengin depresyonu
zengin depresyondayken atlar ferrarisine deniz kenarı bir yerde durur, denizi izler.
fakir depresyondaysa, ağzında tütün sigarayla çıkar iki dolanır eve gelir.
fakir depresyondaysa, ağzında tütün sigarayla çıkar iki dolanır eve gelir.
devamını gör...
blefarit
göz kapağı inflamasyonudur. enfeksiyon ya da dermatit nedeniyle oluşabilir.
devamını gör...
18 yaş
kalp kırıklığı çok olur mu bu yaşta?
ölmek isteği sonra boşvermişlik ve yorgunluk..
alıp başını gitme hissi ve en önemlisin yaşamak için bir neden bulamamak?
büyümek canımı acıtıyor, 18 olucam neden lanet bir ergenin geçtiği ve hafif atlatığı dönemimde iğrenç hissediyorum.
eğer varsan tanrım ben bunu hiç hak etmedim.
edit: aslında o kadar da iğrenç değil.
bu tamamen benim kafamda kurduğum bir şey.
mutlu olmak ve gülmek için çok sebebim var.
ölmek isteği sonra boşvermişlik ve yorgunluk..
alıp başını gitme hissi ve en önemlisin yaşamak için bir neden bulamamak?
büyümek canımı acıtıyor, 18 olucam neden lanet bir ergenin geçtiği ve hafif atlatığı dönemimde iğrenç hissediyorum.
eğer varsan tanrım ben bunu hiç hak etmedim.
edit: aslında o kadar da iğrenç değil.
bu tamamen benim kafamda kurduğum bir şey.
mutlu olmak ve gülmek için çok sebebim var.
devamını gör...
ezgi mola hakkında hapis istenmesi
tecavüzcüye tecavüzcü denir. doğru yapmıştır.
devamını gör...
kendi içinde cevabını bulamadığın saçma sorular
bizi allah yarattıysa, allah'ı kim yarattı? allah kendi kendini de mi yarattı? *
devamını gör...
klostrofobi
kapalı alan korkusudur. genelde panik atakla birlikte görülür. kişiler genelde asansör, dar koridor, penceresiz odalara giremez, kapıları kapatmak istemez. bireylerin bazen atak dönemleri vardır. öyle ki kişiler avmlere bile girmek istemeyebilir. duvarların üzerine geldiğini, nefes almakta zorlandıklarını ifade ederler.
devamını gör...
insanı rahatlatan şeyler
aylardır görüşmediğin bir arkadaşınla sanki sürekli görüşüyormuş gibi konuşmak, saatlerce sohbet etmek, telefonu bir türlü kapatamamak, "neyse bir virgül koyalım da sonra kaldığımız yerden devam ederiz" diyerek o gün için vedalaşıp telefonu kapatmak ve bu döngüyü hep sürdürmek.
devamını gör...
nüfus kontrolü
afrika gibi yoksul ve yaşamın zor olduğu ülkelerde, özellikle eğitimi verilmeye çalışılan durum. çünkü zor hayat sürmelerine rağmen, bu gibi ülkeler çocuk sahibi olurken pek kontrollü olmayıp, fazla sayıda çocuk dünyaya getirebiliyor. bunun yanında bazı komplo teorileri, hastalık yoluyla da nüfus patlamaların önüne geçildiğini savunuyor. kansere kesin tedavinin bulunmamasının sebebinin, ölümleri durdurmamak olduğu yönünde söylemler de mevcut.
devamını gör...
canlı derste isim isim sayıp öğrencilere hakaret eden dekan
tüm kayıtlarla birlikte mahkemeye verilip uğraşılması gereken dekanımsı. böyle hasta zihne sahip olan tipler eğitimci olabiliyor işte.
devamını gör...
sevgilisizlik anormal bir durum mudur problemi
binlerce yıldır kesin bir sonuca bağlanamamış ikilem ya da tartışma konusu. bence herkesi kendi haline bırakmakta yarar var. bırakın şunu sana birini ayarlayalım saçmalığını arkadaşlar. sinirlenmeye başlıyorum ama.
devamını gör...
hakan günday
belki de bu yüzden yok olup gitmekten korkmuyordu. var olmaktan yeterince korktuğu için.
az.
sevdiğim kitabın yazarıdır.
az.
sevdiğim kitabın yazarıdır.
devamını gör...
8 cm topuklu giyen kapalı kadın
yönetim ekibinin insanları böyle ayrıştırmasını şiddetle kınadığım başlık.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
yok.
devamını gör...
