kişinin 5 yılda yaşadığı değişim
majör depresyondan kurtuldum, ilaçları bıraktım, 2 senesi durduk yere ağlamakla geçti, çok acı çektim ama kendimi buldum, duygularımı düzenlemeyi öğrendim, çok sayıda eğitim aldım, kilo verdim, hayır demeyi öğrendim, etrafımda kimse kalmadı, çok yalnızlaştım ama kendim oldum, zordu ama başardım..
devamını gör...
nickaltı sevişmeleri
devamını gör...
tehlikeli insanlar
"en tehlikeli insan tipi: az anlayan, çok inanandır."
(bkz: anton çehov)
(bkz: anton çehov)
devamını gör...
çıplak vatandaş
içinde bulunduğumuz dönemde türkiye'de çekilemeyecek, çekilse dahi yayınlanacak platform bulamayacak film.
devamını gör...
sözlükle ilgili bir dedikodu yap
bir bilen açacağı başlıkları unutmasın diye önce kağıda yazıp sonra sözlüğe aktarıyormuş.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
tüm sosyal medya hesaplarını sildim. zaten bir ınstagram vardı döktüm benzini yaktım. linkedin kariyer net hepsinin köküne kibrit suyu. gelsinler şimdi ben iş vereyim ibişlere. i m free agent now.
devamını gör...
ölmek
"hicran, hasret, vuslat" silsilesidir.
hicran: ayrılıktır, gidenden ziyade kalanı ilgilendirir.
hasret: burnun direğiyle birlikte tüm ciğeri yıkıp geçer.
vuslat: gidenin gitmekle ulaştığı kavuşma, varmak.
hicran: ayrılıktır, gidenden ziyade kalanı ilgilendirir.
hasret: burnun direğiyle birlikte tüm ciğeri yıkıp geçer.
vuslat: gidenin gitmekle ulaştığı kavuşma, varmak.
devamını gör...
roman kültürü
yaşadığım yerde çokça oldukları için gözlemlerimden gördüğüm kadarıyla paylaşmak istediğim kültür.
nereye giderlerse ailecene gidiyorlar.
tüm aile at arabasında geziyor.
boy boy çocuklar oluyor at arabasında ve anne bebeği acıkınca iedal bir anne gibi olduğu yerde bebeğini emzirebiliyor.
yüzleri hep gülüyor ve neşeleri kılıklarına da yansıyor, kınalı saçlarını rengarek şalvarlarla kombinliyorlar.
eğlencesiz yapamıyorlar korona öncesi, tüm yaz yüksek sesle müzik dinleyip oyun oynuyorlardı.
çok erken yaşta evleniyorlar.
tanıştığım 18 yaşında 1 yaşında çocuğu olan bir çingene 40 yaşındaki babası için ondan geçmiş yaşlı o demişti.
çok erken yaşta başladıkları hayata çok çabuk küsebiliyorlar. annesi ya da babası intihar etmiş çocuklar gördüm.
annesi ya da babası intihar eden çocuğun kalan ebeveyni de genelde onu terk ediyor.
o çocukları anneanne ya da babaanne yetiştiriyor.
o çocukta 1-0 mağlup başladığı hayata annesi ya da babası gibi işler yaparak devam ediyor.
okularda kayıtları olan çocuklar, aileleri gezdiği için ilkokulu yıllarca bitiremiyor.
tanıdığım hiç kötü roman olmadı.
zararlarından çok kendilerine faydalı olmayan uçlarda yaşayan bir kültür.
nereye giderlerse ailecene gidiyorlar.
tüm aile at arabasında geziyor.
boy boy çocuklar oluyor at arabasında ve anne bebeği acıkınca iedal bir anne gibi olduğu yerde bebeğini emzirebiliyor.
yüzleri hep gülüyor ve neşeleri kılıklarına da yansıyor, kınalı saçlarını rengarek şalvarlarla kombinliyorlar.
eğlencesiz yapamıyorlar korona öncesi, tüm yaz yüksek sesle müzik dinleyip oyun oynuyorlardı.
çok erken yaşta evleniyorlar.
tanıştığım 18 yaşında 1 yaşında çocuğu olan bir çingene 40 yaşındaki babası için ondan geçmiş yaşlı o demişti.
çok erken yaşta başladıkları hayata çok çabuk küsebiliyorlar. annesi ya da babası intihar etmiş çocuklar gördüm.
annesi ya da babası intihar eden çocuğun kalan ebeveyni de genelde onu terk ediyor.
o çocukları anneanne ya da babaanne yetiştiriyor.
o çocukta 1-0 mağlup başladığı hayata annesi ya da babası gibi işler yaparak devam ediyor.
okularda kayıtları olan çocuklar, aileleri gezdiği için ilkokulu yıllarca bitiremiyor.
tanıdığım hiç kötü roman olmadı.
zararlarından çok kendilerine faydalı olmayan uçlarda yaşayan bir kültür.
devamını gör...
düşman
gerçek anlamda nitelikli olanları, yaşadıklarından ders çıkarabilecek kapasitede akla sahip bir insan için birçok dost görünümlü köstekten çok daha değerli olan ve söz konusu birey için yüksek derecede tehlike arz eden şahıslardır.
devamını gör...
berbat bir hissiyatın tarifi
hayatta, anlaşılmak üzere yaşadığımızı farkettiğimiz andır.
beni anlasınlar artık diye söylendiğimiz sessiz çığlıkların anlamı çok derinlerde gizli halbuki. belki yalnız kalmak istememek, belki sevilmeye ihtiyaç duymak, belki de onaylanmaya duyulan özlem. halbuki farkına varıldığında ne kadar da aciz ve berbat bir his. insan denilen karmaşık yapının anlaşılabilmesi mümkün mü gerçekten?
beni anlasınlar artık diye söylendiğimiz sessiz çığlıkların anlamı çok derinlerde gizli halbuki. belki yalnız kalmak istememek, belki sevilmeye ihtiyaç duymak, belki de onaylanmaya duyulan özlem. halbuki farkına varıldığında ne kadar da aciz ve berbat bir his. insan denilen karmaşık yapının anlaşılabilmesi mümkün mü gerçekten?
devamını gör...
insanı yoran şeyler
sevmediğim tiplerle özellikle akraba denen yaratıklarla bir arada olmak.araya çin seddi örsem de zaman zaman karşılaşınca sinirleniyorum.
devamını gör...
1 şubat 2021 izmir depremi
bir daha yaşanmaması dileğiyle tüm izmir'de yaşayanlara geçmiş olsun.
devamını gör...
insan
kadim felsefe öğretileri, insanı yedi katlı bir yapı ile tanımlar.
1- fiziksel beden (fizik beden): ruhun taşıyıcısıdır. hareketsizdir. hacimsel olarak canlının kapladığı alandır.
2- enerjik beden (prana): bedenin can kaynağıdır. o olmadan beden eyleme geçemez.
3- duygusal beden (astral beden): duygu, bir olay, kimse yada nesnenin kişinin iç dünyasında oluşturduğu, uyandırdığı, yankı, etki, tepki ve izlenimdir. her insanın duyumsadığı şeylere karşı farklı tepkiler vereceği çok açıktır. olaya bu gözle bakacak olursak, duyguların çoğu zaman gerçeği yansıtmaktan uzak olduklarını görürüz.
4- somut zihin (kama- manas): bireyin günlük yaşamındaki kararları vermesinde etkilidir. arzular, işte bu katmanda bulunur. somut zihin için arzulu zihin ismi de kullanılır. somut zihin ile kişi seçimlerini, kararlarını, arzularına göre kullanır. günün şartlarına göre hareket ederek bireyin çıkarları doğrultusunda kararlar almasını sağlar.
5- saf zihin (manas): bireyin içinde bulunduğu şartlara ve sahip olduğu arzulara göre karar vermeyen, sadece doğru eylemi yapmaya odaklanan zihindir. bu durumda doğru eylemi açıklamak yerinde olacaktır. doğru eylem, hiçbir karşılık beklemeden, ölümsüz değerler ışığında, erdemli bir şekilde eylemde bulunmaktır.
6- sezgi: sezginin kelime anlamı, gerçeğin dolaysız, içgüdüsel bir biçimde kavranmasıdır. duyu organlarımız dışında gerçek, göklerin krallığından doğrudan gelir . ruhsal öğrenme kanalıdır.
7- irade: yedi katlı yapının en üst kısmını oluşturur. yapabilme, gerçekleştirebilme yetisidir. bir ve her şeyin başlangıcı olana has bir yetidir. bu yetinin bir kısmı da insana bahşedilmiştir.
binlerce yıldan beri süregelen öğretiler hakikata açılan kapılardır. bu öğretiler, insan nedirin cevabını çok güzel vermektedir. insan bu yedi katı içinde barındıran bir canlıdır.
peki ya insan olmak ne demektir?
yedi katlı yapının ilk dört katı kişiliği ( alt beden, geçici), diğer üç katı ise bireyi (üst beden, ölümsüz ) ifade eder. üst üç katman alttaki dört katmanı yönetmeyi başarırsa işte o zaman görünüşte insan olan şahıs gerçekte de insan olmayı başarabilir.
bu bir savaştır. alt 4 kat ile üst 3 katın savaşı. eğer savaşı kişilik kazanırsa o zaman birey insanlıktan çıkıp diğer canlıların altında bir yer bulur kendine. savaşı benlik kazanırsa o zaman bu yedi katman birbiri ile uyumlu bir hale gelir ve tamamlanma durumu oluşur.
1- fiziksel beden (fizik beden): ruhun taşıyıcısıdır. hareketsizdir. hacimsel olarak canlının kapladığı alandır.
2- enerjik beden (prana): bedenin can kaynağıdır. o olmadan beden eyleme geçemez.
3- duygusal beden (astral beden): duygu, bir olay, kimse yada nesnenin kişinin iç dünyasında oluşturduğu, uyandırdığı, yankı, etki, tepki ve izlenimdir. her insanın duyumsadığı şeylere karşı farklı tepkiler vereceği çok açıktır. olaya bu gözle bakacak olursak, duyguların çoğu zaman gerçeği yansıtmaktan uzak olduklarını görürüz.
4- somut zihin (kama- manas): bireyin günlük yaşamındaki kararları vermesinde etkilidir. arzular, işte bu katmanda bulunur. somut zihin için arzulu zihin ismi de kullanılır. somut zihin ile kişi seçimlerini, kararlarını, arzularına göre kullanır. günün şartlarına göre hareket ederek bireyin çıkarları doğrultusunda kararlar almasını sağlar.
5- saf zihin (manas): bireyin içinde bulunduğu şartlara ve sahip olduğu arzulara göre karar vermeyen, sadece doğru eylemi yapmaya odaklanan zihindir. bu durumda doğru eylemi açıklamak yerinde olacaktır. doğru eylem, hiçbir karşılık beklemeden, ölümsüz değerler ışığında, erdemli bir şekilde eylemde bulunmaktır.
6- sezgi: sezginin kelime anlamı, gerçeğin dolaysız, içgüdüsel bir biçimde kavranmasıdır. duyu organlarımız dışında gerçek, göklerin krallığından doğrudan gelir . ruhsal öğrenme kanalıdır.
7- irade: yedi katlı yapının en üst kısmını oluşturur. yapabilme, gerçekleştirebilme yetisidir. bir ve her şeyin başlangıcı olana has bir yetidir. bu yetinin bir kısmı da insana bahşedilmiştir.
binlerce yıldan beri süregelen öğretiler hakikata açılan kapılardır. bu öğretiler, insan nedirin cevabını çok güzel vermektedir. insan bu yedi katı içinde barındıran bir canlıdır.
peki ya insan olmak ne demektir?
yedi katlı yapının ilk dört katı kişiliği ( alt beden, geçici), diğer üç katı ise bireyi (üst beden, ölümsüz ) ifade eder. üst üç katman alttaki dört katmanı yönetmeyi başarırsa işte o zaman görünüşte insan olan şahıs gerçekte de insan olmayı başarabilir.
bu bir savaştır. alt 4 kat ile üst 3 katın savaşı. eğer savaşı kişilik kazanırsa o zaman birey insanlıktan çıkıp diğer canlıların altında bir yer bulur kendine. savaşı benlik kazanırsa o zaman bu yedi katman birbiri ile uyumlu bir hale gelir ve tamamlanma durumu oluşur.
devamını gör...
sen sus lan köylü
birbirlerine sürekli küfreden 3-4 tane metropol bebesi oyuncunun arasındaki küfürleşme ağırlıklı konuşmaya anadolu aksanıyla dalan "sizing adamgıngınız almıyo mu ses gaydı?" diyen adama şehirlilerden birinin "sen sus lan köyü" diye çıkışması olayı.
neyin kavgasını yaptıklarını bilmediğiniz halde ve konunun ne olduğuna dair en ufak bi fikriniz olmadığı halde 60sn dinledikten sonra içinden çıkılamayan videoya başlık olmuştur.
neyin kavgasını yaptıklarını bilmediğiniz halde ve konunun ne olduğuna dair en ufak bi fikriniz olmadığı halde 60sn dinledikten sonra içinden çıkılamayan videoya başlık olmuştur.
devamını gör...
sanrı
ortak karar verilmiş bir kararın aksini savunabilecek, doğru olduğu bir çok kişi tarafından onaylansa da, olayın hakkında kanıtlar dahi olsa körü körüne inanılan yanlış inançlar.
delüzyon veya hezeyan da denmektedir. gerçeğe uymayan, gerçek dışı düşünceyi tanımlayan terimlerdir. hatta o kadar ileri boyutları vardır ki duyu organlarının bile gerçekte var olmayan, olmamış ve olmayacak algıları algılaması durumudur. beyindeki sistematik bir bozulma sonucu uydurma boyutuna geçme halidir.
sanrılar genelde nörolojik bir bozulma olarak görülsede nedeni tam olarak anlaşılmamıştır. herhangi bir hastalıkla ilişkinlendirilmemiş bir neden ya da sebeptir.
babam gitmeden 4, 5 sene önce bu tarz bir olay başımıza gelmişti. yaşı 70 civarıydı çok yorulmuş ve uykusuz kalmıştı. eve gelip uyuyacağım dedi. biraz uyuduktan sonra annemi yanına çağırdı ve şu malzemeleri bana ver dedi. annem hangilerini diye sordu. görmüyor musun avanak kadın karşıda malzemeler duruyor dedi. ben de kapıdan onlara bakıyorum. 15 dakika kadar anneme bağırdı çağırdı. etrafta aletler olduğunu ve o aletleri vermesi gerektiğini söylüyor ve hakaretler ediyordu. (normalde tercih etmediği bir hitaptır hakaret.)
beni çağırdı. kızım şu aletleri, malzemeleri getir şu işi halledelim geç kaldık dedi. pantolonunu işaret ettiğini gördüm. ve yanına getirdim. tut şimdi şunu dedi. tuttum garip şeyler yapmaya başladı. katlıyor, bürüyor, indiriyor, kaldırıyor. bana bir yandan sende kaldır kaldır ya dur bu kadar hızlı olmaz diyordu. çek şimdi it çocuğum it şunu falan. annemden sivri bir şey istedi. annem korktu getirmeye. ben gidip şiş getirdim. pantolona geçirdi şişi heh şimdi oldu bak dedi. bunları al götür adam teslime gelirse fiyatı 250 lira dedi. tamam bana dedim.
sonra bir yattı ertesi gün akşama kadar uyudu. uyandığında hiçbirini hatırlamıyordu. bilmiyorum belki buna örnek değildir ama o an ne olduysa beyin sanırım başka bir boyuta geçti. uyumuyordu kesinlikle. o 1 saat ömrümüzden 3, 4 ay götürdü. doktor falan çağırdık ama doktor geldiğinde uyandıramadık. ay sinirden saatlerce kahkaha atmıştım o gün. annemin hele aklı çıkmıştı kadının. küfürler falan havada uçuşmuştu çünkü. tamam çok sakin bir adam değildi babam ama böyle bir tavır kolay kolay takınmazdı hele ki anneme.
delüzyon veya hezeyan da denmektedir. gerçeğe uymayan, gerçek dışı düşünceyi tanımlayan terimlerdir. hatta o kadar ileri boyutları vardır ki duyu organlarının bile gerçekte var olmayan, olmamış ve olmayacak algıları algılaması durumudur. beyindeki sistematik bir bozulma sonucu uydurma boyutuna geçme halidir.
sanrılar genelde nörolojik bir bozulma olarak görülsede nedeni tam olarak anlaşılmamıştır. herhangi bir hastalıkla ilişkinlendirilmemiş bir neden ya da sebeptir.
babam gitmeden 4, 5 sene önce bu tarz bir olay başımıza gelmişti. yaşı 70 civarıydı çok yorulmuş ve uykusuz kalmıştı. eve gelip uyuyacağım dedi. biraz uyuduktan sonra annemi yanına çağırdı ve şu malzemeleri bana ver dedi. annem hangilerini diye sordu. görmüyor musun avanak kadın karşıda malzemeler duruyor dedi. ben de kapıdan onlara bakıyorum. 15 dakika kadar anneme bağırdı çağırdı. etrafta aletler olduğunu ve o aletleri vermesi gerektiğini söylüyor ve hakaretler ediyordu. (normalde tercih etmediği bir hitaptır hakaret.)
beni çağırdı. kızım şu aletleri, malzemeleri getir şu işi halledelim geç kaldık dedi. pantolonunu işaret ettiğini gördüm. ve yanına getirdim. tut şimdi şunu dedi. tuttum garip şeyler yapmaya başladı. katlıyor, bürüyor, indiriyor, kaldırıyor. bana bir yandan sende kaldır kaldır ya dur bu kadar hızlı olmaz diyordu. çek şimdi it çocuğum it şunu falan. annemden sivri bir şey istedi. annem korktu getirmeye. ben gidip şiş getirdim. pantolona geçirdi şişi heh şimdi oldu bak dedi. bunları al götür adam teslime gelirse fiyatı 250 lira dedi. tamam bana dedim.
sonra bir yattı ertesi gün akşama kadar uyudu. uyandığında hiçbirini hatırlamıyordu. bilmiyorum belki buna örnek değildir ama o an ne olduysa beyin sanırım başka bir boyuta geçti. uyumuyordu kesinlikle. o 1 saat ömrümüzden 3, 4 ay götürdü. doktor falan çağırdık ama doktor geldiğinde uyandıramadık. ay sinirden saatlerce kahkaha atmıştım o gün. annemin hele aklı çıkmıştı kadının. küfürler falan havada uçuşmuştu çünkü. tamam çok sakin bir adam değildi babam ama böyle bir tavır kolay kolay takınmazdı hele ki anneme.
devamını gör...
bakış açısı
kişinin olaylara karşı geliştirdiği tutumu ya da sahip olduğu fikridir.
şu an trendyol indirimlerine karşı oportünist, hayata karşı makinist bakış açısı ile bakmaktayım.
çizer: erdil yaşaroğlu
şu an trendyol indirimlerine karşı oportünist, hayata karşı makinist bakış açısı ile bakmaktayım.
çizer: erdil yaşaroğlu
devamını gör...
yaş ilerledikçe azalan şeyler
insanlara tahammül.
devamını gör...
sevilen kişiye hediye edilecek şiir kitapları
devamını gör...
yazarların olmak istediği şiir
didem madak ağrı şiiri olurdum.
devamını gör...

