frankenstein
mary shelley tarafından yazılan roman.
bu kitap hayatımdaki en büyük illüzyonlardan birine sahip. kitabı okudum. kitap ile ilgili filmler izledim. hatta kitap tartışma gruplarında muhabbetini de yaptım fakat ne yaptım ne ettimse frankenstein’ın kitaptaki canavar olmadığını hala öğrenemedim.
çocukluğumda nasıl kafama kazıdıysam frankenstein’ın canavar olduğunu, hala silemiyorum bu izi.
sözlüğe haykırıyorum ki öğreneyim. frankenstein canavar değildir. canavarı yaratan doktordur.
edit: yazım hatası.
bu kitap hayatımdaki en büyük illüzyonlardan birine sahip. kitabı okudum. kitap ile ilgili filmler izledim. hatta kitap tartışma gruplarında muhabbetini de yaptım fakat ne yaptım ne ettimse frankenstein’ın kitaptaki canavar olmadığını hala öğrenemedim.
çocukluğumda nasıl kafama kazıdıysam frankenstein’ın canavar olduğunu, hala silemiyorum bu izi.
sözlüğe haykırıyorum ki öğreneyim. frankenstein canavar değildir. canavarı yaratan doktordur.
edit: yazım hatası.
devamını gör...
kurban psikolojisi
mağduriyet hissinin kronikleşmesi
sürekli aynı döngü içinde kendinizi çaresizlik duygularıyla baş başa buluyor, olan bitenden sürekli etrafınızdaki kişi ve olayları suçlu tutuyorsanız kurban oyununa dahil olmuşsunuz demektir.
ben çaresizim. ben çaresizim.. sürekli tekrarlar öğrenilmiş ve alışılmış çaresizlik doğurur. kurban zihniyeti acılarınıza sahip çıkmanızı ister. deneyimlerin yıpratıcı olması ve yaşanılan zorbalıkların bilinçaltına atılmasıyla gerçekleşir çoğu kez. ve bazıları ona yapışmak ister. ama böyle bir yaşamın iyi bir tarafı yoktur. bu zihniyet sürekli seni zehirler. her durumda haksızlığa uğramış hissiyatı gittikcede güçsüzleşmene neden oluyor.
patron bana taktı.
ben ne yapsam olmuyor.
bunlar hep benim başıma geliyor.
benim kısmetim bağlanmış.
beni kimse sevmiyor.
elimden daha fazlası gelmiyor.
bu örnek önermeler kurban üçgen'in içine sokuyor bizi. temelinde korku duygusu hakim. önemsenme ve sevilme ihtiyacı söz konusu. yine aile'de temelleri atılıyor. çocuğa sen güçsüzsün sinyali veriliyor. bu konuda toplumun da etkisi çok büyük.
ay yazık hiç kimsesi yok
o öyle şeyleri yapamaz.
bu ve benzeri ifaderi belki sıklıkla duyuyoruz.
aslında kendini sevmek dışında çok tesirli bir ilacı yok. kendine olan inancı kaybetmemek mesele.
sürekli aynı döngü içinde kendinizi çaresizlik duygularıyla baş başa buluyor, olan bitenden sürekli etrafınızdaki kişi ve olayları suçlu tutuyorsanız kurban oyununa dahil olmuşsunuz demektir.
ben çaresizim. ben çaresizim.. sürekli tekrarlar öğrenilmiş ve alışılmış çaresizlik doğurur. kurban zihniyeti acılarınıza sahip çıkmanızı ister. deneyimlerin yıpratıcı olması ve yaşanılan zorbalıkların bilinçaltına atılmasıyla gerçekleşir çoğu kez. ve bazıları ona yapışmak ister. ama böyle bir yaşamın iyi bir tarafı yoktur. bu zihniyet sürekli seni zehirler. her durumda haksızlığa uğramış hissiyatı gittikcede güçsüzleşmene neden oluyor.
patron bana taktı.
ben ne yapsam olmuyor.
bunlar hep benim başıma geliyor.
benim kısmetim bağlanmış.
beni kimse sevmiyor.
elimden daha fazlası gelmiyor.
bu örnek önermeler kurban üçgen'in içine sokuyor bizi. temelinde korku duygusu hakim. önemsenme ve sevilme ihtiyacı söz konusu. yine aile'de temelleri atılıyor. çocuğa sen güçsüzsün sinyali veriliyor. bu konuda toplumun da etkisi çok büyük.
ay yazık hiç kimsesi yok
o öyle şeyleri yapamaz.
bu ve benzeri ifaderi belki sıklıkla duyuyoruz.
aslında kendini sevmek dışında çok tesirli bir ilacı yok. kendine olan inancı kaybetmemek mesele.
devamını gör...
günlük tutan insan
babamın önermesiyle bir dönem tutmuştum. sonra yazacak güzel şeyler azaldıkça yazmayı bıraktım. aklıma gelip ara ara okuduğumda çocukluk ve ergenliğin ne kadar saf , aynı hanede yaşadığın kardeşlerle ve anne babayla olan iletişimin etkileşimin ne kadar güzel olduğunu hatırlatıyor. keşke hiç büyümeseydik ve hep o sıcak aile ortamında kalabilseydik.
devamını gör...
orhan veli kanık
oysa kahve içmişliğimiz de vardı:
'bu ne hatır gönül bilmezlik'
diyemedim.
o.veli kanık
'bu ne hatır gönül bilmezlik'
diyemedim.
o.veli kanık
devamını gör...
kitap alıntıları
mutsuzluğun bir hastalık olduğunu öğrendiğimde 16 yaşındaydım mutsuzluk mutlu olmanın zıttı değil yaşarken ölmenin tıpkısıydı.
devamını gör...
arap'a yalvaracağına 50 bin lüks makam aracını sat
muharrem ince'nin erdoğan'a haklı çağrısıdır.
“birleşik arap emirlikleri'ne düne kadar terörizmin yardımcısı diyordu.
şimdi aman para gelsin diye bu işlere girmene gerek yok!
erdoğan ! alacağın para 10 milyar dolar.
ben sana çok daha basit bir şey söyleyeyim.
arap'a yalvaracağına, türkiye'deki 150 bin makam aracının 50 bini lüks.
bu 50 bini sat, bir ay içinde al sana 5 milyar dolar” açıklamasında bulundu."
haber kaynağı
“birleşik arap emirlikleri'ne düne kadar terörizmin yardımcısı diyordu.
şimdi aman para gelsin diye bu işlere girmene gerek yok!
erdoğan ! alacağın para 10 milyar dolar.
ben sana çok daha basit bir şey söyleyeyim.
arap'a yalvaracağına, türkiye'deki 150 bin makam aracının 50 bini lüks.
bu 50 bini sat, bir ay içinde al sana 5 milyar dolar” açıklamasında bulundu."
haber kaynağı
devamını gör...
hiç kazıklı maria izlememiş insan
1-kazıklı maria kim
2-izlemeyenin başı belaya mı giriyor
2-izlemeyenin başı belaya mı giriyor
devamını gör...
erkekler neden uzun yaşamaz sorunsalı
- kadınlara kıyasla daha fazla alkol tüketme eğilimi,
- hız yapmak gibi tehlikeli eylemlere daha eğilimli olduklarından kazaya daha fazla davetiye çıkarmaları,
- depresyona girdiklerinde bunu ifade edememe, kendi içinde yaşamaya çalışma, dertlerini paylaşmama gibi birtakım gereksiz "erkeklikler",
- üstteki neden bağlı olarak intihara kadınlara kıyasla daha meyilli olma,
- kadınlardaki farklı hormonların kadına sağladığı bazı avantajlara sahip olmadıklarından, özellikle kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına daha yakın olmaları. alkol tüketimi de bunu iyice tetikliyor. babam alkol nedeniyle beyin kanaması geçirmişti mesela. konuşma ve yazma yetisini büyük ölçüde kaybetti. sonra toptan bırakmak zorunda kaldı doktor yasağıyla. içmeyi o kadar seviyorsanız tadında bırakın yoksa tamamen bırakırsınız. "ölürüm en fazla" diyorsunuz ama bazen öldürmüyor, ölmekten beter ediyor.
- kavgaya ve öldürmeye daha meyilli olma,
- ve son olarak, bir araştırmaya göre, homojen değil heterojen genlere sahip olmaları. bizde genler xx şeklinde, erkeklerde ise yx şeklinde. bu y kromozomu biraz daha küçükmüş x'e kıyasla ve herhangi bir hastalıklı durumda kadında bir x diğerinin yerini alabilirken erkekte bu olmuyormuş. bu da erkekte yaklaşık %17 civarında daha kısa yaşam anlamına geliyormuş.
- hız yapmak gibi tehlikeli eylemlere daha eğilimli olduklarından kazaya daha fazla davetiye çıkarmaları,
- depresyona girdiklerinde bunu ifade edememe, kendi içinde yaşamaya çalışma, dertlerini paylaşmama gibi birtakım gereksiz "erkeklikler",
- üstteki neden bağlı olarak intihara kadınlara kıyasla daha meyilli olma,
- kadınlardaki farklı hormonların kadına sağladığı bazı avantajlara sahip olmadıklarından, özellikle kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına daha yakın olmaları. alkol tüketimi de bunu iyice tetikliyor. babam alkol nedeniyle beyin kanaması geçirmişti mesela. konuşma ve yazma yetisini büyük ölçüde kaybetti. sonra toptan bırakmak zorunda kaldı doktor yasağıyla. içmeyi o kadar seviyorsanız tadında bırakın yoksa tamamen bırakırsınız. "ölürüm en fazla" diyorsunuz ama bazen öldürmüyor, ölmekten beter ediyor.
- kavgaya ve öldürmeye daha meyilli olma,
- ve son olarak, bir araştırmaya göre, homojen değil heterojen genlere sahip olmaları. bizde genler xx şeklinde, erkeklerde ise yx şeklinde. bu y kromozomu biraz daha küçükmüş x'e kıyasla ve herhangi bir hastalıklı durumda kadında bir x diğerinin yerini alabilirken erkekte bu olmuyormuş. bu da erkekte yaklaşık %17 civarında daha kısa yaşam anlamına geliyormuş.
devamını gör...
j. k. rowling
kendi yarattığı kurgusal karakteri kendisinden daha çok seviliyor diye tribe girip her şeyi mahvetmeye uğraşan kişi.
devamını gör...
iş başvurularında dış görünüşün önemi
torpilden sonra önemli olan bir kıstastır.
devamını gör...
lisede aşık olmak
lisede insan anca birinden hoşlanır, onu gözetler, ömrünün sonuna kadar o insanla beraber olacağını hayal edip rüyalara dalar, hormonların etkisiyle beyaz atlı prensini veya güzellik tanrıçanı falan bulduğunu sanar. pembe rüyalar görülür, pamuk şekerden bulutlar üzerinde hop hop hoplar. bu süre içinde kendini birinin sana “aşık” olduğu düşüncesine o kadar kaptırmış olursun ki, karşındakinin gösterdiği kırmızı bayrakları fark etmezsin bile. yok görülsen de, yerin dibine gömülsen de ama o beni seviyoor diye kendini avutursun, zaten o da öyle demiştir, yalan mı söyleyecek, ahahahaha, öyle bir imkan yok. sonra bir şekil karşındaki ergenden kurtulursun ve ayılırsın. tabii bu senaryo benim gibi ailesiyle çoğu şeyi konuşamayan insanların başına gelir genelde; bu tip evlerde aşktan, sevgiden konuşmak bile tabudur. ne kadar acı değil mi, aslında ne kadar güzel şeyler bunlar... sitemlerimi bir kenara koyayım da başka senaryoları ele alayım, aslında gerek de yok ama konuşmak istedim bu konuda.
bir başka senaryo da sevgililik meselelerinden daha haberdar insanların yaşayacağı lise hoşlantısı, ki muhtemelen üstteki senaryomdan çok daha güzel olur, bir gün biteceğini bilirsin, belki de inanmak istemezsin ama götürebildiğin kadar götürürsün. ilklerini yaşarsın, kelebekler uçuşur, daha masumsundur bu nedenle her şey ileride yaşayacaklarına nazaran çok çok daha tatlıdır. o güzel anılar hep akılda kalır, en azından öyle gözlemledim ben.
bir de ilişkilerini gerçekten inandıkları gibi sürdürebilen, yıllarca beraber kalan, evli mutlu çocuklu moduna girebilen lise aşıkları var ki takdire şayan. onlara da helal olsun demekten başka bir şey diyemiyorum açıkçası.
her halükarda güzel bir tecrübe olacağına inanıyorum lise hoşlantılarının, sevmek kadar masum ne var ki zaten, doğru kişi bulunduğu sürece nesi kötü olabilir ki?
bir başka senaryo da sevgililik meselelerinden daha haberdar insanların yaşayacağı lise hoşlantısı, ki muhtemelen üstteki senaryomdan çok daha güzel olur, bir gün biteceğini bilirsin, belki de inanmak istemezsin ama götürebildiğin kadar götürürsün. ilklerini yaşarsın, kelebekler uçuşur, daha masumsundur bu nedenle her şey ileride yaşayacaklarına nazaran çok çok daha tatlıdır. o güzel anılar hep akılda kalır, en azından öyle gözlemledim ben.
bir de ilişkilerini gerçekten inandıkları gibi sürdürebilen, yıllarca beraber kalan, evli mutlu çocuklu moduna girebilen lise aşıkları var ki takdire şayan. onlara da helal olsun demekten başka bir şey diyemiyorum açıkçası.
her halükarda güzel bir tecrübe olacağına inanıyorum lise hoşlantılarının, sevmek kadar masum ne var ki zaten, doğru kişi bulunduğu sürece nesi kötü olabilir ki?
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan sözlük yazarı
koyanda bizden koymayanda,hepsi canımız ciğerimiz yazar arkadaşlarımız.kişisel bir tercih meselesidir özel bir tarafı yoktur bana göre.
devamını gör...
what once was
bir her's şarkısı, songs of her's albümünden.
beni dinlerken nasıl oluyorsa hafif hafif mahveden ama dinlemeyi bırakamadığım, garip etkisinden dolayı da her zaman dinleyemediğim bir şarkı. şarkının bu etkisinin bir sebebi de grup üyelerinin anlamsız bir kaza sonucu hayatını kaybetmiş olması.
sözleri:
i guess i knew this would happen to you
inside i did, but i refuse to know the truth
i'm heading back inside to sit at home with you
think i know what's wrong
my friends put on their bravest face
their tales between their legs
something's out of place
i bet their mothers let them know
what i'm about to face
keep your mouth zipped, son
baby i've been there before
i was at the point where all i really wanted was someone
and now i'm still hanging on
i was at the end of every tether waiting
for what once was
tell me all the important stuff
what's your favorite color
what makes you so tough?
please don't let go when you've had enough
i'm on my knees
baby i've been there before
i was at the point where all i really wanted was someone
and now i'm still hanging on
i was at the end of every tether waiting
for what once was
baby i've been there before
i was at the point where all i really wanted was someone
and now i'm still hanging on
i was at the end of every tether waiting
for what once was
waiting for my love
waiting for...
beni dinlerken nasıl oluyorsa hafif hafif mahveden ama dinlemeyi bırakamadığım, garip etkisinden dolayı da her zaman dinleyemediğim bir şarkı. şarkının bu etkisinin bir sebebi de grup üyelerinin anlamsız bir kaza sonucu hayatını kaybetmiş olması.
sözleri:
i guess i knew this would happen to you
inside i did, but i refuse to know the truth
i'm heading back inside to sit at home with you
think i know what's wrong
my friends put on their bravest face
their tales between their legs
something's out of place
i bet their mothers let them know
what i'm about to face
keep your mouth zipped, son
baby i've been there before
i was at the point where all i really wanted was someone
and now i'm still hanging on
i was at the end of every tether waiting
for what once was
tell me all the important stuff
what's your favorite color
what makes you so tough?
please don't let go when you've had enough
i'm on my knees
baby i've been there before
i was at the point where all i really wanted was someone
and now i'm still hanging on
i was at the end of every tether waiting
for what once was
baby i've been there before
i was at the point where all i really wanted was someone
and now i'm still hanging on
i was at the end of every tether waiting
for what once was
waiting for my love
waiting for...
devamını gör...
3 şubat 2021 türkiye’de yeni mutasyonlar görülmesi
ve hala okulları açma derdine düşen malum yönetim ve özel eğitim kurumları.
her şey para zaten sizler için.
her şey para zaten sizler için.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
"sana kırılacağını dalların ergeç
bir kırık dalın olduğunu unutturacağım
hemen yanıma şöyle gel otur
yalnızlığı tanrıya bırakalım
hüzün gecelere mahsustur
azizler yahut günahkarlar gibi farketmez
ellerim yüreğim dolu gelmişim
şuracıkta dünyanın öbür ucunda
rüzgarı senin değirmenine çevirebilirim"
gülten akın/kırmızı karanfil
bir kırık dalın olduğunu unutturacağım
hemen yanıma şöyle gel otur
yalnızlığı tanrıya bırakalım
hüzün gecelere mahsustur
azizler yahut günahkarlar gibi farketmez
ellerim yüreğim dolu gelmişim
şuracıkta dünyanın öbür ucunda
rüzgarı senin değirmenine çevirebilirim"
gülten akın/kırmızı karanfil
devamını gör...
hayatındaki gelişmeleri kimseyle paylaşmayan insan
boyle olmak kesinlikle isterdim ama agzimi tutamama gibi bi huyum var. soylemeyince içime dert oluyo ama soyleyincede degişmiyo bu durum yine dert oluyo. acaba anlattigim şeyde kötü düşündü mü niyeti kötü mü olucagi varsada olmucak mu vs vs.. sonrasi ise anlattigima pişman oluş ve kapanış...
devamını gör...
islamda kadına verilen değer
islam kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü topraklara gelmiştir. kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü dönem kızına; "babasının annesi" diye hitap eden bir yol göstericinin getirdiği dindir islam.
kadının soyunması özgürlük anlayışı ise; evet islam bunu kabul etmez.
kadının gece kulüplerinde erkek masasına meze olması ise; evet islam bunu kabul etmez.
kadının sadece görselliğinin ön planda olduğu bir düzeni islam kabul etmez.
islam kadına şeref vermiştir. insan mı, başka tür bir canlı mı olduğu tartışılan toplumun kadına vermediği değeri, islam vermiştir. islam ın kadına verdiği değeri tartışanlar, kadınların aşağılandığı pornografi sitelerinin sahiplerine bir baksınlar. en büyük kadın hakları savunuculuğu yaptıklarını göreceklerdir.
kadının soyunması özgürlük anlayışı ise; evet islam bunu kabul etmez.
kadının gece kulüplerinde erkek masasına meze olması ise; evet islam bunu kabul etmez.
kadının sadece görselliğinin ön planda olduğu bir düzeni islam kabul etmez.
islam kadına şeref vermiştir. insan mı, başka tür bir canlı mı olduğu tartışılan toplumun kadına vermediği değeri, islam vermiştir. islam ın kadına verdiği değeri tartışanlar, kadınların aşağılandığı pornografi sitelerinin sahiplerine bir baksınlar. en büyük kadın hakları savunuculuğu yaptıklarını göreceklerdir.
devamını gör...
özel eğitim öğretmeni olmak
öğretmenlik kutsal bir meslektir. özel eğitim öğretmeni olmak ve dünyanın en özel öğrencilerine bir şeyler öğretmek , onların hayatlarına dokunmak tarif edilemeyecek bir duygu.
devamını gör...

