ülkenin geri kalmışlık belirtileri
bilimsel çalışmalara gerek yok. korna sesi, sokaklarin temizliği, sözlük başlıkları, sıra bekleme erdemi bile göstergedir. saygı ve kültürdür gösterge.
devamını gör...
büyük resim o kadar büyükse neden herkes göremiyor sorunsalı
sen bir tablonun dibine girersen bir şey anlayabilir misin yeğen?
işte bu hesap.
işte bu hesap.
devamını gör...
kendisinin iyi biri olduğunu düşünen insan
çevresindeki kötü insanlara bakıp 'aslında ben iyiymişim' farkındalığını kazanmış olabilir.
devamını gör...
bitcoin
2017 de tüm marketin toplam değeri 800kusur milyar dolardı. bu pik noktasıydı. aynı anda bitcoin in degeri 19 bin dolarları gördü. su an da tüm marketin toplam değeri 780milyar dolar fakat btc 29bin dolar bunun nedeni 2017 de alt coinlerin pazarda daha degerli olmasından kaynaklanıyordu.ilgilenenlere ufak bir formül vereyim 2017 den once pazar 780milyar dolar iken btc ne kadardı buna bakın çok basit bir şeklide içler dışlar yaparak 840milyar dolara çıktığında ne olur buna bakın ilk hedef budur. 2.hedef ise 840milyar doları ne kadar gecer tahmini 2017 den sonra ne kadar parasal genişleme olmuş buna bakın, 840 milyar doların o parasal genişlemeye oranı ne olur ve bu olduğunda btc nin 2. hedefi ne olur ona bakın. 3. hedefe ise hiç bulaşmayın. 3. hedefi kestirme ihtimali yok bu tüm dünya piyasasının ne kadar daha yükleneceğine bağlı. bu yazdıklarımı anlamayan varsa sakın bu piyasaya bulaşmasın boşverin uzak durun. anlayanlara ise kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir. dediklerim olduğunda bu başlık altında formüllerle ispatını yazarız. benim ne yaptığımı sorarsınız eğer ben atla gel şabanım, internet te dolaşan bir kod a paramı yatırmam.
devamını gör...
doctor who
ortaokul yıllarımda cnbc-e de görmüştüm ilk defa, hoşuma gitmişti ve sürekli ona denk gelmeye çalışmıştım. sonraları tabi internetten bütün bölümleri bilgisayara indirmek suretiyle arşivime kattım. uzun yıllardır bayıla bayıla defalarca başa sara sara izlerdim bu mükemmel diziyi, gerçekten muhteşem hikayeler barından, fantastik havası tatmin edici olan, uzaya aşkı körükleyen bu dizi çok çok güzeldi. ta ki 13. doktora ve değişen senarist ekibine kadar...
aslında jodie whittaker o kadar kötü değil ancak yoldaşları çok kötü seçilmişti, ya 3 yoldaş yazacağınıza 1 yoldaş yapsaydınız adam gibi bi karakter yazsaydınız da güzel bi ikili görebilseydik keşke! neyse dediğim gibi asıl sorun jodie ve oyuncular değil aslında, senaryo ekibi. russel t. davies ve steven moffat bu dizinin temel taşlarıydı, onlarsız yazılan bir senaryodan bakalım ne çıkacak diye bekledik ve saçma sapan bi hikaye çıktı önümüze. gerçek doktor hissinden ve karakterinden uzak, bomboş bir doktor çıktı karşımıza. evet bütün doktor değişimlerinde bir kaç bölümlük bir alışma süreci olur, hem yeni doktorumuz evrene alışır, doktor karakterine alışır hem de seyirci yeni doktoru benimsemeye çalışırdı. sonunda da iki tarafta bulunan duruma alışır ve dizi tam gaz devam ederdi. ama el insaf 3 sezon oldu yahu! 3 sezondur ne jodie doktor olmaya alıştı ne seyirci yeni doktoru benimsedi ne yoldaşlar hikayeye ve doktora uyum sağlayacak sağlamlıktaydı ne de senaristler kendilerini geliştirip evrene uyum sağladı!
bir de bu eleştirilerin üzerine yeni bir şey yapma ve düşen reytingleri eski haline getirme ümidiyle timeless child mevzusu çıkarttılar ki sormayın. neymiş doktorumuz aslında bi portalın dibinde bulunan sonsuz canlanma hakkı olan bi çocukmuş da bir gallfreyli onu bulmuş da deneyler yapıp onun yaşam döngüsü yeteneğini bütün gallifreye uygulamış bilmem ne. bizim doktorumuzun sayısız hayatı varmış hepsini unutturmuşlar kendini gallifreyli sanıyormuş falan filan. bir de telafi için kaptan jack'i getirdiler ama yok be o da olmadı o bile kurtaramadı sizi.
58 yıllık muhteşem bir seriyi nasıl bok edebiliriz adlı çalışma. yeni yetme bi senarist grubu geliyor ve doktorun bütün hikayesini, dizinin evrenini mahvediyor ve yapımcı da bunu izliyor sadece. seyirci de 'ne oluyoruz abi? bu ne?' diye diye son sezonları izleyip iyice soğudu uzaklaştı evrenden.
yazık oldu benim başucu dizime, gözümün nuruna, canım doktoruma. neredesin moffat? neredesin davies? neredesiniz capaldi, smith, tennant? ah neredesiniz rose, donna, clara?
aslında jodie whittaker o kadar kötü değil ancak yoldaşları çok kötü seçilmişti, ya 3 yoldaş yazacağınıza 1 yoldaş yapsaydınız adam gibi bi karakter yazsaydınız da güzel bi ikili görebilseydik keşke! neyse dediğim gibi asıl sorun jodie ve oyuncular değil aslında, senaryo ekibi. russel t. davies ve steven moffat bu dizinin temel taşlarıydı, onlarsız yazılan bir senaryodan bakalım ne çıkacak diye bekledik ve saçma sapan bi hikaye çıktı önümüze. gerçek doktor hissinden ve karakterinden uzak, bomboş bir doktor çıktı karşımıza. evet bütün doktor değişimlerinde bir kaç bölümlük bir alışma süreci olur, hem yeni doktorumuz evrene alışır, doktor karakterine alışır hem de seyirci yeni doktoru benimsemeye çalışırdı. sonunda da iki tarafta bulunan duruma alışır ve dizi tam gaz devam ederdi. ama el insaf 3 sezon oldu yahu! 3 sezondur ne jodie doktor olmaya alıştı ne seyirci yeni doktoru benimsedi ne yoldaşlar hikayeye ve doktora uyum sağlayacak sağlamlıktaydı ne de senaristler kendilerini geliştirip evrene uyum sağladı!
bir de bu eleştirilerin üzerine yeni bir şey yapma ve düşen reytingleri eski haline getirme ümidiyle timeless child mevzusu çıkarttılar ki sormayın. neymiş doktorumuz aslında bi portalın dibinde bulunan sonsuz canlanma hakkı olan bi çocukmuş da bir gallfreyli onu bulmuş da deneyler yapıp onun yaşam döngüsü yeteneğini bütün gallifreye uygulamış bilmem ne. bizim doktorumuzun sayısız hayatı varmış hepsini unutturmuşlar kendini gallifreyli sanıyormuş falan filan. bir de telafi için kaptan jack'i getirdiler ama yok be o da olmadı o bile kurtaramadı sizi.
58 yıllık muhteşem bir seriyi nasıl bok edebiliriz adlı çalışma. yeni yetme bi senarist grubu geliyor ve doktorun bütün hikayesini, dizinin evrenini mahvediyor ve yapımcı da bunu izliyor sadece. seyirci de 'ne oluyoruz abi? bu ne?' diye diye son sezonları izleyip iyice soğudu uzaklaştı evrenden.
yazık oldu benim başucu dizime, gözümün nuruna, canım doktoruma. neredesin moffat? neredesin davies? neredesiniz capaldi, smith, tennant? ah neredesiniz rose, donna, clara?
devamını gör...
benjamin button'ın tuhaf hikayesi
--! spoiler !--
86 yaşındaki bir adamın fiziksel görünümüne sahip şekilde doğan bir bebeğin, yaşlandığında fiziksel olarak bir bebeğe dönüşmesini anlatan ilginç hikayeli bir film.
--! spoiler !--
birçok sıradan filmin olduğu sinema sektöründe, izlemeye değecek ilginç konulu filmlerden biri bence.
***
bir de, yaşlansam da yaşımı göstermediğimden, arkadaşlar arasında "benjamin buttoniye" şeklinde bir üne sahibim. o nedenle karakteri kendime yakın hissettiğimi söyleyebilirim *
86 yaşındaki bir adamın fiziksel görünümüne sahip şekilde doğan bir bebeğin, yaşlandığında fiziksel olarak bir bebeğe dönüşmesini anlatan ilginç hikayeli bir film.
--! spoiler !--
birçok sıradan filmin olduğu sinema sektöründe, izlemeye değecek ilginç konulu filmlerden biri bence.
***
bir de, yaşlansam da yaşımı göstermediğimden, arkadaşlar arasında "benjamin buttoniye" şeklinde bir üne sahibim. o nedenle karakteri kendime yakın hissettiğimi söyleyebilirim *
devamını gör...
kitap hediye notu
sırlarını teslim ediyormuş hissiyatı yaratan durum.
kolay kolay yapmadığım eylem. benim için çok özel biri olmalı ve okadar iyi tanımalıyım ki ne okuduğunu ne okuyacağını bilmeliyim. beyninin, ruhunun koridorlarında dolaşabilmeyilim.
bilmem anlata bildim mi? daha sonra tekrar deneyiniz
#1086723 hiç hatırlamıyorum böyle bir şey? yoksa yoksa bunu bana nasıl yaparsın nelannn!
kolay kolay yapmadığım eylem. benim için çok özel biri olmalı ve okadar iyi tanımalıyım ki ne okuduğunu ne okuyacağını bilmeliyim. beyninin, ruhunun koridorlarında dolaşabilmeyilim.
bilmem anlata bildim mi? daha sonra tekrar deneyiniz
#1086723 hiç hatırlamıyorum böyle bir şey? yoksa yoksa bunu bana nasıl yaparsın nelannn!
devamını gör...
doğru insanı bulma olasılığı
neden doğru insanı bulamıyorum diye kendinize kızmaya, üzülmeye gerek kalması. bilim adamları onu da araştırmış. olasılık bu kadar azken bulamamak normal.
warwick üniversitesi'nde matematik öğretmenliği yapan peter backus insanların neden yalnız kaldığını bilim ışığında bulmaya çalıştı. üç yıllık yalnızlığı sonrasında "neden bir kız arkadaşım yok" adlı tezi yazan backus'a göre doğru insanı bulma şansınız 285 binde 1'e denk geliyor. buradan
warwick üniversitesi'nde matematik öğretmenliği yapan peter backus insanların neden yalnız kaldığını bilim ışığında bulmaya çalıştı. üç yıllık yalnızlığı sonrasında "neden bir kız arkadaşım yok" adlı tezi yazan backus'a göre doğru insanı bulma şansınız 285 binde 1'e denk geliyor. buradan
devamını gör...
banksy
bir evin duvarına çizdiği, koronavirüsle ilgili olan ''aachoo!!'' isimli eseriyle evin değerini 300 bin sterlin'den 5 milyon sterlin'e çıkarmış olan gizemli sokak sanatçısı.

sanatçının websitesini ziyaret etmek için buradan

sanatçının websitesini ziyaret etmek için buradan
devamını gör...
nude atmak
bir gece ansızın yandex ifşada kendinizi görmenize sebep olabilir.
devamını gör...
anneliğe has keyifler
hazırladığı nefis kahvaltıyı bitiren uzaktan derse giden çocukların, yalanıp yutulmuş boş tabaklarını toplamak.
devamını gör...
30 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası
arttırıp 90 yaş diyorum. böylelikle sözlük daha hızlı çöküşe geçebilir ve sonu gelir.
devamını gör...
ilkokuldan akılda kalanlar
o kadar çok sıkışmıştım ki fotograf cekimi vardi bide o gun. yan yana tum ögrenciler arkadaslarim falan dizilmişiz. sol tarafimda bi kiz arkadasim vardi el ele tutusuyoduk onunla. kendimi altima yapmamak icin o kadar sıkmışım ki diger yanimda duran cocugun elinide tutmaya başladım. ama cocuk surekli elini elimden çekmeye çalışıyodu ve bende sülük gibi yapışmıştım. allah bilir ne anlamıştı cocuk o zamanlar.. bide son olarak altimada kaçırmıştım. berbat bi gündü.
devamını gör...
tyranny without a tyrant
alman amerikalı siyasi teorisyen hannah arendt’in terminolojiye kazandırdığı şiddetin ve bürokrasinin özetle tanımı mahiyetindeki kavramdır.
yol göstericim, ebedi nişanlı, ezeli mağlup ve dünya edebiyatının en büyük ve en çok ilham alınan yazarlarından biri olan kafka ile ilgili bir belgesel izlerken çıktı bu kavram karşıma. her nitelikli okur bilir ki işçi kaza sigortasında çalışan kafka’nın en büyük kavgası bürokrasinin insanların önüne koyduğu engeller ile idi.
bürokrasi büyüdükçe kendi kendini yutmaya çalışan bir yılana, ateşin içinde kalıp kendi kendini sokan bir akrebe, kuyruğunu kovalayan bir köpeğe dönüşür. bu döngüsel saçmalık insaları öyle bir hapseder ki bürokratik gereklilikleri yerine getirmek yapılması beklenen eylemi yapmaktan daha önemli bir hal alır.
sonunda kadastrocu k. şatoya varamaz, josef k. suçunu hiçbir zaman öğrenemez, gregor samsa kendini kimseye sevdiremez, poseidon evrak işleri yüzünden denizlerin altındaki hükümdarlığı ile ilgilenemez.
bürokrasi son gücüne ulaştığında artık yapılacak bir şey yoktur. kimse kimse ile tartışamaz bile. artık bürokratik bir örümcek ağında debelenen devcileyin bir böcekten bir farkımız kalmaz.
tiransız tiranlık devrimiz hayırlı, gazamız mübarek olsun.
yol göstericim, ebedi nişanlı, ezeli mağlup ve dünya edebiyatının en büyük ve en çok ilham alınan yazarlarından biri olan kafka ile ilgili bir belgesel izlerken çıktı bu kavram karşıma. her nitelikli okur bilir ki işçi kaza sigortasında çalışan kafka’nın en büyük kavgası bürokrasinin insanların önüne koyduğu engeller ile idi.
bürokrasi büyüdükçe kendi kendini yutmaya çalışan bir yılana, ateşin içinde kalıp kendi kendini sokan bir akrebe, kuyruğunu kovalayan bir köpeğe dönüşür. bu döngüsel saçmalık insaları öyle bir hapseder ki bürokratik gereklilikleri yerine getirmek yapılması beklenen eylemi yapmaktan daha önemli bir hal alır.
sonunda kadastrocu k. şatoya varamaz, josef k. suçunu hiçbir zaman öğrenemez, gregor samsa kendini kimseye sevdiremez, poseidon evrak işleri yüzünden denizlerin altındaki hükümdarlığı ile ilgilenemez.
bürokrasi son gücüne ulaştığında artık yapılacak bir şey yoktur. kimse kimse ile tartışamaz bile. artık bürokratik bir örümcek ağında debelenen devcileyin bir böcekten bir farkımız kalmaz.
tiransız tiranlık devrimiz hayırlı, gazamız mübarek olsun.
devamını gör...
hala oruç tutup teravihe giderek cennete gideceğine inanan insanların olması
inanmayabilirsiniz siz ama inananlara da laf söylemek haddinize değil. bir öğrenemedik inananlara da inanmayanlara da saygı duymayı.
devamını gör...
afrika antilobu
önlerinde liderleri, bilimkurgu filmlerinde resmi geçit yapan robotlar gibi başları önlerinde ilerliyorlar. kenya'dan sınırdaki büyük nehri geçerek tanzanya'ya varacaklar. 500 taneden 100 kadarı da burada telef olacak. çünkü aslanlar, leoparlar, timsahlar avlanmak için en elverişli yer olan nehrin kıyısında pusuya yatmış, bekliyorlar.
devamını gör...
en kullanıcı dostu meyve
incir ve zeytindir,
öyle ki bu iki meyve bir yönüyle insanlığı ayakta tutmuştur. hem çok besleyici hemde saklanabilir olmasından dolayı.
iç anadolu'da nasıl buğday yoksa bir nevi hayat yoksa akdenizde'de zeytin yoksa bir nevi hayat yok demektir.
incir ise her yendiğinde içindeki yüzlerce çekirdek insanı hayrete düşürür, ormanlarda tek bir incir ağacı meyve verdiği dönemde onlarca hayvana yemek kapısı olur, ve hatta incir adına kuran-ı kerim'de sure bile vardır ve şöyle başlar;
andolsun; incire ve zeytine,
tîn suresi 1. ayet
öyle ki bu iki meyve bir yönüyle insanlığı ayakta tutmuştur. hem çok besleyici hemde saklanabilir olmasından dolayı.
iç anadolu'da nasıl buğday yoksa bir nevi hayat yoksa akdenizde'de zeytin yoksa bir nevi hayat yok demektir.
incir ise her yendiğinde içindeki yüzlerce çekirdek insanı hayrete düşürür, ormanlarda tek bir incir ağacı meyve verdiği dönemde onlarca hayvana yemek kapısı olur, ve hatta incir adına kuran-ı kerim'de sure bile vardır ve şöyle başlar;
andolsun; incire ve zeytine,
tîn suresi 1. ayet
devamını gör...


