hıdırellez
tüm evi adaçayı yakıp tütsülediğim gündür. fakat o nasıl bir koku, leş. (kötü enerjiyi yok ettiğine inanılır, deneyebilirsiniz burnunuz hassas değilse).
devamını gör...
cumhurbaşkanı'nın marmaris'te de çay dağıtması
ben artık ne tarafa delireceğimi şaşırdım. lan lan varya... normal değil valla bakın normal değil. sözler de tükendi yemin ediyorum aynı tarzda şeyler söylemekten tükendim, tükendik. bakın valla normal değil. cümle bile kuramayacağım kadar saçma bir durum. ya allah rızası için üflesin artık mikail. bittik biz be.
devamını gör...
abd'nin ortadoğu stratejisi
ortadoğu, medeniyetlerin beşiği... aynı zamanda savaşların, tarımın ve zengin yer altı kaynaklarının da beşiği. dünya üzerinde yaşanan savaşların %70'i civarında çatışmalar bu bölgede gerçekleşmiş. ve bu bölgede hakimiyet kurabilen herhangi bir güç, dünyada söz hakkına sahip olmuş demektir.
aşikar olan şu ki; özellikle kuzey afrika - orta asya dolaylarında son yıllarda küresel veya bölgesel ölçekte amerika birleşik devletlerinin çıkarlarını tehdit eden, kârını kısıtlayan ve söz hakkını sınırlayan bazı unsurlar vuku buldu. aslında bugün abd'nin bu bölgeye açılmasında karşılaştığı en büyük zorluk, askeri bakımdan bu bölgeye olan bıkkınlıktır ve doymuşluktur. bir anlamda abd, askeri olarak covid-19 döneminde de sıklıkla duyduğumuz bir terim olan pik noktaya ulaşmış vaziyette. ayrıca abd ordusu konvansiyonel anlamda dünyanın en iyi ordusu olsa da meskun mahal (close quarter) operasyonlarında ve gayri nizami harp konusunda yeterli birikime sahip değil. yani bu bölgenin askeri kuvvetleri dikkate alınırsa, sürekli sokak çatışmaları yaşayan, terör olayları ile çalkalanan, günü yok ki savaş görmeyen birlikler olmasın. her durumda savaşmayı bilen topluluklar söz konusu. abd'nin başarısız olduğu vietnam savaşında bu şekilde yenildiği, gerilla savaşlarına dayanamadığı ortada. bu durum aynen günümüzde de söz konusu. orta doğu devletlerinin orduları veya bu bölgede faaliyet gösteren tüm birlikler sürekli bir savaş içerisindeler. ve bu savaş abd'nin savaşından çok çok farklı.
bir ülkenin ordusunun hareket kabiliyetinin sınırlandığı anlarda diplomasi yetkinliğinin devreye girmesi gereklidir ancak bunu yapabilmek için de bölge üzerinde güvenilir müttefiklere, yandaşlara ihtiyaç vardır. abd'nin müttefiklerine karşı küçümseyici tavrı geçmişten günümüze halen devam etmekte olan bir durum. evin ağır abisi olması gerekirken, büyük ama şımarık çocuk rolünden kurtulamadı abd. işin garip olan tarafı ise amerika'da bu stratejiyi savunan birçok siyasetçi var. belki de abd'nin tek başına müttefiklerinin toplamından daha güçlü olması bazı siyasetçilerin gözünü boyamakta. fakat bilinmelidir ki bölgesel ölçekte müttefikler olmadan sofistike nüfuz operasyonları sürdürülemez. bölgeyi bilen ve bölge halkının yaşamsal kurallarını, neler yapabileceklerini bilen birileriyle müttefik olmadan ne yazık ki başarı gelmesi imkansız. yine aynı örnek üzerinden vietnam diyebiliriz...
bunun yanında abd, son yıllarda yaşanan iç sorunların da etkisiyle kısmen güç araçlarının erişiminin etkisinde olmayan ortadoğu'ya ne kadar bağlı olduğunu sorgulamaya başladı. soğuk savaş sonrası avrasya'da büyük bir angajman elde eden abd'nin afganistan fiyaskosundan sonra böyle bir hayal kırıklığına düşmesi normal karşılanabilir. korunması gereken abd çıkarları paradoksal olarak uzun bir listeye sahip bu sebeple abd bazı alanlardaki nüfuzunu pazarlık dahilinde bölgesel güçlere devredebilir. nitekim askeri olarak kısmi çekilme denge unsurunu daha fazla ön plana çıkaracaktır. önümüzdeki süreçte abd'nin vazgeçilmez olarak gördüğü 3 çıkarı var; petrol akışını korumak, terörizmi sınırlamak, ortadoğu'nun ticaret yollarının istikrarı bağlamındaki jeo stratejik avantajından faydalanmak.
dolayısıyla abd'nin bölgede modernite veya kurumların demokratikleşmesinin inşası ile ilgilenmeyeceği bilinen bir gerçek. diğer yandan küresel ölçekteki bazı öncelikler sebebiyle ortadoğu'daki iran kaynaklı nükleer sorun, yemen iç savaşı, artan rus nüfuzu gibi bazı hususlar askıya alınacaktır.
aşikar olan şu ki; özellikle kuzey afrika - orta asya dolaylarında son yıllarda küresel veya bölgesel ölçekte amerika birleşik devletlerinin çıkarlarını tehdit eden, kârını kısıtlayan ve söz hakkını sınırlayan bazı unsurlar vuku buldu. aslında bugün abd'nin bu bölgeye açılmasında karşılaştığı en büyük zorluk, askeri bakımdan bu bölgeye olan bıkkınlıktır ve doymuşluktur. bir anlamda abd, askeri olarak covid-19 döneminde de sıklıkla duyduğumuz bir terim olan pik noktaya ulaşmış vaziyette. ayrıca abd ordusu konvansiyonel anlamda dünyanın en iyi ordusu olsa da meskun mahal (close quarter) operasyonlarında ve gayri nizami harp konusunda yeterli birikime sahip değil. yani bu bölgenin askeri kuvvetleri dikkate alınırsa, sürekli sokak çatışmaları yaşayan, terör olayları ile çalkalanan, günü yok ki savaş görmeyen birlikler olmasın. her durumda savaşmayı bilen topluluklar söz konusu. abd'nin başarısız olduğu vietnam savaşında bu şekilde yenildiği, gerilla savaşlarına dayanamadığı ortada. bu durum aynen günümüzde de söz konusu. orta doğu devletlerinin orduları veya bu bölgede faaliyet gösteren tüm birlikler sürekli bir savaş içerisindeler. ve bu savaş abd'nin savaşından çok çok farklı.
bir ülkenin ordusunun hareket kabiliyetinin sınırlandığı anlarda diplomasi yetkinliğinin devreye girmesi gereklidir ancak bunu yapabilmek için de bölge üzerinde güvenilir müttefiklere, yandaşlara ihtiyaç vardır. abd'nin müttefiklerine karşı küçümseyici tavrı geçmişten günümüze halen devam etmekte olan bir durum. evin ağır abisi olması gerekirken, büyük ama şımarık çocuk rolünden kurtulamadı abd. işin garip olan tarafı ise amerika'da bu stratejiyi savunan birçok siyasetçi var. belki de abd'nin tek başına müttefiklerinin toplamından daha güçlü olması bazı siyasetçilerin gözünü boyamakta. fakat bilinmelidir ki bölgesel ölçekte müttefikler olmadan sofistike nüfuz operasyonları sürdürülemez. bölgeyi bilen ve bölge halkının yaşamsal kurallarını, neler yapabileceklerini bilen birileriyle müttefik olmadan ne yazık ki başarı gelmesi imkansız. yine aynı örnek üzerinden vietnam diyebiliriz...
bunun yanında abd, son yıllarda yaşanan iç sorunların da etkisiyle kısmen güç araçlarının erişiminin etkisinde olmayan ortadoğu'ya ne kadar bağlı olduğunu sorgulamaya başladı. soğuk savaş sonrası avrasya'da büyük bir angajman elde eden abd'nin afganistan fiyaskosundan sonra böyle bir hayal kırıklığına düşmesi normal karşılanabilir. korunması gereken abd çıkarları paradoksal olarak uzun bir listeye sahip bu sebeple abd bazı alanlardaki nüfuzunu pazarlık dahilinde bölgesel güçlere devredebilir. nitekim askeri olarak kısmi çekilme denge unsurunu daha fazla ön plana çıkaracaktır. önümüzdeki süreçte abd'nin vazgeçilmez olarak gördüğü 3 çıkarı var; petrol akışını korumak, terörizmi sınırlamak, ortadoğu'nun ticaret yollarının istikrarı bağlamındaki jeo stratejik avantajından faydalanmak.
dolayısıyla abd'nin bölgede modernite veya kurumların demokratikleşmesinin inşası ile ilgilenmeyeceği bilinen bir gerçek. diğer yandan küresel ölçekteki bazı öncelikler sebebiyle ortadoğu'daki iran kaynaklı nükleer sorun, yemen iç savaşı, artan rus nüfuzu gibi bazı hususlar askıya alınacaktır.
devamını gör...
yazarların günlük cilt bakım rutini
musluğu aç.
avuçlarını birleştir!
yüzüne su çarp!
havlu şurda!
musluğu kapat!
bitti!
avuçlarını birleştir!
yüzüne su çarp!
havlu şurda!
musluğu kapat!
bitti!
devamını gör...
papatya
en sevdiğim çiçek türü. çayını içtiğimde sakinleşip her şeye gülüyorum, dışardayken içmeme kararı aldım fakat bir buket papatyaya hayır demem.
devamını gör...
yazarların lisedeki favori dersleri
beden eğitimi, türk dili ve edebiyatı bir de biyoloji.
devamını gör...
ukdelerini kendi dolduran yazar
bunu yaparken bir anda kendinizden bildirim alıyorsunuz.
devamını gör...
olmayacak şeylerin hayalini kurmak
en kötü huyumdur. bu yüzden hep hayal kırıklığı yaşarım. o kadar yaşarım ki; kırılacak hayalim kalmadı artık.
devamını gör...
kol böreği
kıymalı olanı makbul olan ve lezzeti içindeki kıyma oranı dolayısıyla fiyatı ile doğru orantılı olan efsane yiyecektir.
kalp damar hastalıklarının 1 numaralı davetçisidir.
kalp damar hastalıklarının 1 numaralı davetçisidir.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
madrigal - seni dert etmeler
devamını gör...
leyla gencer
leyla gencer -avrupa'da bilinen ismiyle la diva turca- türk opera sanatçısı ve yirminci yüzyılın en önemli sopranolarından birisidir. hem seçkin opera sahnelerinde hem resitallerinde hayranlık uyandırmış sanatçılardandır.opera repertuvarı 23 bestecinin 72 yapıtını kapsamıştır.
ilk defa 1953 yılında, türkiye ile italya arasında imzalanan kültür anlaşması çerçevesinde bir radyo konseri vermek için roma'ya gitti. bu konserin başarısı üzerine napoli yaz festivali'nde sahnelenen cavalleria rusticana operası'nda başrol üstlenmek fırsatını elde etti. bir sonraki sezon napoli'nin ünlü san carlo operası'nda eugenio onegin ve madam butterfly operalarında başrol oynama teklifi aldı. leyla gencer'in uluslararası platformdaki opera serüveni böylece başladı, madam butterfly operasındaki başarısı ile napolillerin sevgisini kazandı. bu başarı bir sonraki sezon san carlo operası'nda sahnelenen la traviatadaki violetta rolü ile sürmüştü. sanatçı "la traviata"'yı palermo, trieste, ankara, torino, varşova, poznan, lodzi krakov'da, viyana devlet operası'nda herbert von karajan yönetiminde, san francisco ve philadelphia'da, moskova ve leningrad'da seslendirdi. 1956'da san francisco operasında san francesca da rimini operasında son anda oynayamayacağını bildiren ünlü soprano renata tebaldi'nin yerine başrolü seslendirdi. eserin san francisco ve los angeles temsillerinden sonra san francisco operası ile kontrat imzaladı.
leyla gencer, 1988 yılında "devlet sanatçısı" unvanıyla onurlandırıldı. 2004 yılında darphane ve damga matbaası genel müdürlüğü tarafından 1000 yılın türkleri özel koleksiyonunda adına 15.000.000 tl değerinde gümüş hatıra para basıldı. 10 mayıs 2008'de milano'daki evinde kalp ve solunum yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetti. leyla gencer’in cenazesi 12 mayıs günü milano’da la scala operası’nın santa babila kilisesi‘nde düzenlenen kalabalık bir törenden sonra vasiyeti doğrultusunda krematoryuma götürülerek yakıldı. leyla gencer’in külleri daha sonra istanbul’a getirildi. kendi vasiyeti gereği küller, 16 mayıs günü dolmabahçe sarayı ile dolmabahçe camii arasındaki yapılan bir törenden sonra dolmabahçe açıklarında boğaz sularına döküldü.
leyla gencer
kaynak: daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz
ayrıca buradan müthiş sesini dinleyebilirsiniz.
ilk defa 1953 yılında, türkiye ile italya arasında imzalanan kültür anlaşması çerçevesinde bir radyo konseri vermek için roma'ya gitti. bu konserin başarısı üzerine napoli yaz festivali'nde sahnelenen cavalleria rusticana operası'nda başrol üstlenmek fırsatını elde etti. bir sonraki sezon napoli'nin ünlü san carlo operası'nda eugenio onegin ve madam butterfly operalarında başrol oynama teklifi aldı. leyla gencer'in uluslararası platformdaki opera serüveni böylece başladı, madam butterfly operasındaki başarısı ile napolillerin sevgisini kazandı. bu başarı bir sonraki sezon san carlo operası'nda sahnelenen la traviatadaki violetta rolü ile sürmüştü. sanatçı "la traviata"'yı palermo, trieste, ankara, torino, varşova, poznan, lodzi krakov'da, viyana devlet operası'nda herbert von karajan yönetiminde, san francisco ve philadelphia'da, moskova ve leningrad'da seslendirdi. 1956'da san francisco operasında san francesca da rimini operasında son anda oynayamayacağını bildiren ünlü soprano renata tebaldi'nin yerine başrolü seslendirdi. eserin san francisco ve los angeles temsillerinden sonra san francisco operası ile kontrat imzaladı.
leyla gencer, 1988 yılında "devlet sanatçısı" unvanıyla onurlandırıldı. 2004 yılında darphane ve damga matbaası genel müdürlüğü tarafından 1000 yılın türkleri özel koleksiyonunda adına 15.000.000 tl değerinde gümüş hatıra para basıldı. 10 mayıs 2008'de milano'daki evinde kalp ve solunum yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetti. leyla gencer’in cenazesi 12 mayıs günü milano’da la scala operası’nın santa babila kilisesi‘nde düzenlenen kalabalık bir törenden sonra vasiyeti doğrultusunda krematoryuma götürülerek yakıldı. leyla gencer’in külleri daha sonra istanbul’a getirildi. kendi vasiyeti gereği küller, 16 mayıs günü dolmabahçe sarayı ile dolmabahçe camii arasındaki yapılan bir törenden sonra dolmabahçe açıklarında boğaz sularına döküldü.
leyla gencer
kaynak: daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz
ayrıca buradan müthiş sesini dinleyebilirsiniz.
devamını gör...
sözlük güncellemeleri
dondurulan hesapları tekrar aktif etmek için [email protected] adresine mail atılmasına gerek kalmadı.
yazar, hesabına giriş yaparak tekrar aktif et opsiyonunu kullanabilmekte.
yazar, hesabına giriş yaparak tekrar aktif et opsiyonunu kullanabilmekte.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan sözlük yazarı
anonim olmak iyi bence çünkü burada kendimiz hakkında başkalarının bilmesini istemeyeceğimiz aynı zamanda da paylaşmak istediğimiz şeyleri yazabiliyoruz.
devamını gör...
lens takmak
ilk takacak bireylerin gözünü kan çanağına döndürmesine neden olay eylem. alıştıktan sonra saniyesinde takılıyor. alışana kadar işkence. hijyene dikkat ediniz.
devamını gör...
bim'de satılan kadife tatlısı
ben küçük yerde oturuyorum burada bim yok lutfen tadını ayrıntılı anlatır mısınız okuduğumda kadife tatlısı yemis gibi olayım
devamını gör...
ne zaman evleneceksin diye soran insan iticiliği
ben evlendim zaten ama biz seni çağırmadık diyerek kurtulacağınız insan grubudur.
devamını gör...
ssuuddee
(bkz: ne sudeymiş be) dedirten başlık.
devamını gör...
papaya
tadını sevemediğim meyvedir. kalıbını gören de kavun tadı verecek sanır. yok, vermiyor. boşuna para harcamayınız papaya yerine papatya alınız. hiç değilse gözleriniz ve burnunuz bayram eder bi süre.
devamını gör...
musa orhan
klavye milliyetçilerinin savunduğu leş ötesi bir insan. insan bile demeye dilimin varmadığı mahluk daha doğrusu. kusura bakmayın ama kendisi bal gibi de bir kızın hayatını elinden aldı. bunun solculukla ya da sağcılıkla ilgisi yok sadece gerçekleri görün istiyorum lakin sağcılara laf anlatmak deveye hendek atlatmaktan daha zor işte.
bu mahlukatın arkasında dayısı olmasaydı muhtemelen hapiste şu an sürünüyor olurdu fakat hepimizin bildiği gibi de türkiye’de arkanda dayın varsa, suç makinesi olsan dahi sana herhangi bir işlem yapılmaz. sadece meslekten atıldı, gönül isterdi ki hapiste sürünsün ama olmadı bu da türkiye’nin hukuk devleti olmadığını kanıtlar.
ayrıca kendiniz gibi düşünmeyeni pkk sempatizanı ilan etmek çok vasat bir hareket. başka argümanız olmayınca işte böyle anca milleti pkklı diye suçlarsınız. umarım o hayatını elinden aldığı kız gibi kendisinin de hayatını elinden alan olur. tek temennim şu anda budur…
bu mahlukatın arkasında dayısı olmasaydı muhtemelen hapiste şu an sürünüyor olurdu fakat hepimizin bildiği gibi de türkiye’de arkanda dayın varsa, suç makinesi olsan dahi sana herhangi bir işlem yapılmaz. sadece meslekten atıldı, gönül isterdi ki hapiste sürünsün ama olmadı bu da türkiye’nin hukuk devleti olmadığını kanıtlar.
ayrıca kendiniz gibi düşünmeyeni pkk sempatizanı ilan etmek çok vasat bir hareket. başka argümanız olmayınca işte böyle anca milleti pkklı diye suçlarsınız. umarım o hayatını elinden aldığı kız gibi kendisinin de hayatını elinden alan olur. tek temennim şu anda budur…
devamını gör...
erdem
maslow'un piramidinde en üst sıradadır. eğer dördüncü basamağa gelmemişseniz erdemli olmak zorunda değilsiniz. nitekim kozmopolit modern toplumlarda, düğümü çözen faktör erdem değildir.
par examp; patron size can güvenliğinizi tehlikeye atacak cinsten iş verdi. bu aşamada ahlaki açıdan doğru olanı değil, kendi can güvenliğinizi sağlayan yolu seçmeniz tavsiye edilir. erdem=ahlak değildir. öncelik sıranız her zaman sizin temel çıkarlarınız olmak zorundadır.
par examp; patron size can güvenliğinizi tehlikeye atacak cinsten iş verdi. bu aşamada ahlaki açıdan doğru olanı değil, kendi can güvenliğinizi sağlayan yolu seçmeniz tavsiye edilir. erdem=ahlak değildir. öncelik sıranız her zaman sizin temel çıkarlarınız olmak zorundadır.
devamını gör...