ahmed arif
23 nisan 1923 diyarbakır doğumludur. asıl adı ahmet hamdi önal'dır. türk edebiyatının güzide şairlerindendir. 2 haziran 1991 tarihinde kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiştir. bugün ölüm yıl dönümü olan değerli şairimizi hasret, sevgi ve saygıyla anıyorum.. ruh'u şad olsun.
hasretinden prangalar eskittim
seni, anlatabilmek seni.
iyi çocuklara, kahramanlara.
seni anlatabilmek seni,
namussuza, halden bilmeze,
kahpe yalana.
ard-arda kaç zemheri,
kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
dışarda gürül-gürül akan bir dünya...
bir ben uyumadım,
kaç leylim bahar,
hasretinden prangalar eskittim.
saçlarına kan gülleri takayım,
bir o yana
bir bu yana...
seni bağırabilsem seni,
dipsiz kuyulara,
akan yıldıza,
bir kibrit çöpüne varana,
okyanusun en ıssız dalgasına
düşmüş bir kibrit çöpüne.
yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
yitirmiş öpücükleri,
payı yok, apansız inen akşamdan,
bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
seni anlatabilsem seni...
yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini...
hasretinden prangalar eskittim
seni, anlatabilmek seni.
iyi çocuklara, kahramanlara.
seni anlatabilmek seni,
namussuza, halden bilmeze,
kahpe yalana.
ard-arda kaç zemheri,
kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
dışarda gürül-gürül akan bir dünya...
bir ben uyumadım,
kaç leylim bahar,
hasretinden prangalar eskittim.
saçlarına kan gülleri takayım,
bir o yana
bir bu yana...
seni bağırabilsem seni,
dipsiz kuyulara,
akan yıldıza,
bir kibrit çöpüne varana,
okyanusun en ıssız dalgasına
düşmüş bir kibrit çöpüne.
yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
yitirmiş öpücükleri,
payı yok, apansız inen akşamdan,
bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
seni anlatabilsem seni...
yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini...
devamını gör...
dan dolayı
t: anlatım bozukluğuna yol açtığına kimsenin beni ikna edemediği yapı.
eksiltili yapı diye bir mevzu var; derin yapıda olsa da konuşurlar tarafından anlaşılan noksanlıkları ifade ediyor.
"fazla kelime kullanımı anlatım bozukluğuna yol açıyor" dersek şuna da anlatım bozukluğu demeliyiz: "sen benim kalemimi kırdın." çünkü bu cümleyi "kalemimi kırdın." şeklinde kısaltarak da söyleyebilirim. bu durumda da sen ve benim sözcükleri gereksiz olur.
"+dan eki zaten sebep anlamı katıyor, dolayı ile kullanmaya gerek yok" mantığıyla bakınca da kime göre bozukluk? tercihi bir durum gibi daha çok. isterse aşağıda göstereceğim gibi aynı durumu üç kere vurgular:
"can sıkıntısından öldüm" demek varken tabii ki "can sıkıntısından dolayı öldüm" demek kulağı tırmalıyor fakat anlatım bozukluğu mudur? bence değildir. ama şu yüzden dolayı, bu sebepten dolayı gibi yapılar triple double anlatım bozukluğu* olabilir. hem sebep anlamı veren sebep ve yüz sözcükleri, hem +dan eki hem de dolayı edatı.
bana kalsa anlatım bozukluğu diye bir şey söz konusu değil. müfredatı bana bi' salsalar kaldıracağım da işte bunları. olmuyor.
eksiltili yapı diye bir mevzu var; derin yapıda olsa da konuşurlar tarafından anlaşılan noksanlıkları ifade ediyor.
"fazla kelime kullanımı anlatım bozukluğuna yol açıyor" dersek şuna da anlatım bozukluğu demeliyiz: "sen benim kalemimi kırdın." çünkü bu cümleyi "kalemimi kırdın." şeklinde kısaltarak da söyleyebilirim. bu durumda da sen ve benim sözcükleri gereksiz olur.
"+dan eki zaten sebep anlamı katıyor, dolayı ile kullanmaya gerek yok" mantığıyla bakınca da kime göre bozukluk? tercihi bir durum gibi daha çok. isterse aşağıda göstereceğim gibi aynı durumu üç kere vurgular:
"can sıkıntısından öldüm" demek varken tabii ki "can sıkıntısından dolayı öldüm" demek kulağı tırmalıyor fakat anlatım bozukluğu mudur? bence değildir. ama şu yüzden dolayı, bu sebepten dolayı gibi yapılar triple double anlatım bozukluğu* olabilir. hem sebep anlamı veren sebep ve yüz sözcükleri, hem +dan eki hem de dolayı edatı.
bana kalsa anlatım bozukluğu diye bir şey söz konusu değil. müfredatı bana bi' salsalar kaldıracağım da işte bunları. olmuyor.
devamını gör...
megalodon
çağımızın köpek balıklarına kıyasla çok daha büyük bir köpek balığı türü. milyonlarca yıl önce yaşadığı, sadece bir takım diş kalıntılarına dayanılarak iddia ediliyor.

yukarıdaki görsel de büyük beyaz köpek balığı dişleri ile bir megalodon dişi kıyaslanmış.
görsel : wikipedia.
- bilimsel olarak eksik kanıt olarak kabul edilebilir. (evrim teorisi mesela, eksik kanıtlar ile doğru kabul edilebiliyor. ancak hala yaşanış şekilleri tam olarak kanıtlarıyla birlikte şemalaştırılıp ortaya konamadı. yani evrim gerçek ancak yordamları teori pozisyonunda incelenmeye devam ediliyor.)
- megalodonun başka hiçbir kalıntısı bulunamamış. fosili bile yok. yani varlığı belli ancak dişleri dışında tüm özellikleri hayal ürünü.
- genel olarak devasa okyanus canlılarının yaşam alanı okyanus tabanları ve çukurları / çatlakları olarak kabul ediliyor. ev ya da sığınak olarak bakacak isek eğer yaşam alanı olgusuna, mantıklı bulunabilir bu görüş. ancak ben canlıların çok daha fazla politika yaptığını düşünüyorum, tıpkı insanlar gibi. yaşam alanları ve yaşama anlayışları / kültürleri her zaman tek düze olmayabilir varlıkların.
- megalodonun tüm kalıntıları mariana çukurunda keşfedildiği için yaşam alanı da mariana çukuru olarak kabul edilmiş. ( en azından on-on beş milyon yıl öncesindeki yaşam alanı.) bu çok yanlış bir varsayım ve tüm dev okyanus canlısı teorileri açısından da çok eksik bir bakış açısı.
- yine eksik bir bilimsel kanıt daha var elimizde, dev okyanus canlıları ile ilgili: yüzlerce yıldır gözümüze görünmüyorlar. bu çok ciddi bir bilgi.
- canlıların türlerinin yok olabiliyor olması, yok olmuşların fosil kanıtları bizi yanıltıyor da olabilir. canlılar politika yaparlar. görünmez olurlar, saklanırlar vs. ' göl canavarları ' , ' denizaltı batıran dev kalamarlar' tarzı hikayelerle bir yerlere gelmeye çalışan insanları da kanıtlar yok iken teorilerin fanatikliğini yapmaya vardıran zihin oyunu alışkanlıklarını da sevmem, ancak ( tekrar ediyorum, umut ve gizem aşılamayan.) okyanus canlıları küçülmek ile birlikte, tamamen yaşayış stratejilerini değiştirmiş te olabilirler. bu sebep ile onların büyüklerini göremiyor olabiliriz. okyanusta canlılar: 1- beslenmek için. 2- dolaşım sistemlerinin (kan, sinir, boşaltım vs.) adaptasyonu için. 3- diğer avcı ve canlılardan saklanmak/korunmak için. 4- çeşitli ihtiyaçları giderecek ortamları keşif için, okyanus tabanına inerler. yani tam olarak okyanus tabanı onların yaşam alanı olduğu için değil. tam olarak okyanus tabanı yaşam alanı olan ve bilimsel olarak da tespit edilmiş, kayıt altına alınmış bir çok canlı da vardır.
- megalodon saldırısı olabilecek izler, dişler ve dev balık görüntüleri yakalamalar, sinyal cihazları ile takip etmeler. olguya, - bilimsel açıdan - baş aşağı bakmak gibi oluyor bana kalırsa. bulunmak istenen şeyi değil de o büyüleyici dişlerin sahibine dair daha çok kalıntı ve kanıtı araştırmalı bilim insanları.
yeme bizi megalodon!

yukarıdaki görsel de büyük beyaz köpek balığı dişleri ile bir megalodon dişi kıyaslanmış.
görsel : wikipedia.
- bilimsel olarak eksik kanıt olarak kabul edilebilir. (evrim teorisi mesela, eksik kanıtlar ile doğru kabul edilebiliyor. ancak hala yaşanış şekilleri tam olarak kanıtlarıyla birlikte şemalaştırılıp ortaya konamadı. yani evrim gerçek ancak yordamları teori pozisyonunda incelenmeye devam ediliyor.)
- megalodonun başka hiçbir kalıntısı bulunamamış. fosili bile yok. yani varlığı belli ancak dişleri dışında tüm özellikleri hayal ürünü.
- genel olarak devasa okyanus canlılarının yaşam alanı okyanus tabanları ve çukurları / çatlakları olarak kabul ediliyor. ev ya da sığınak olarak bakacak isek eğer yaşam alanı olgusuna, mantıklı bulunabilir bu görüş. ancak ben canlıların çok daha fazla politika yaptığını düşünüyorum, tıpkı insanlar gibi. yaşam alanları ve yaşama anlayışları / kültürleri her zaman tek düze olmayabilir varlıkların.
- megalodonun tüm kalıntıları mariana çukurunda keşfedildiği için yaşam alanı da mariana çukuru olarak kabul edilmiş. ( en azından on-on beş milyon yıl öncesindeki yaşam alanı.) bu çok yanlış bir varsayım ve tüm dev okyanus canlısı teorileri açısından da çok eksik bir bakış açısı.
- yine eksik bir bilimsel kanıt daha var elimizde, dev okyanus canlıları ile ilgili: yüzlerce yıldır gözümüze görünmüyorlar. bu çok ciddi bir bilgi.
- canlıların türlerinin yok olabiliyor olması, yok olmuşların fosil kanıtları bizi yanıltıyor da olabilir. canlılar politika yaparlar. görünmez olurlar, saklanırlar vs. ' göl canavarları ' , ' denizaltı batıran dev kalamarlar' tarzı hikayelerle bir yerlere gelmeye çalışan insanları da kanıtlar yok iken teorilerin fanatikliğini yapmaya vardıran zihin oyunu alışkanlıklarını da sevmem, ancak ( tekrar ediyorum, umut ve gizem aşılamayan.) okyanus canlıları küçülmek ile birlikte, tamamen yaşayış stratejilerini değiştirmiş te olabilirler. bu sebep ile onların büyüklerini göremiyor olabiliriz. okyanusta canlılar: 1- beslenmek için. 2- dolaşım sistemlerinin (kan, sinir, boşaltım vs.) adaptasyonu için. 3- diğer avcı ve canlılardan saklanmak/korunmak için. 4- çeşitli ihtiyaçları giderecek ortamları keşif için, okyanus tabanına inerler. yani tam olarak okyanus tabanı onların yaşam alanı olduğu için değil. tam olarak okyanus tabanı yaşam alanı olan ve bilimsel olarak da tespit edilmiş, kayıt altına alınmış bir çok canlı da vardır.
- megalodon saldırısı olabilecek izler, dişler ve dev balık görüntüleri yakalamalar, sinyal cihazları ile takip etmeler. olguya, - bilimsel açıdan - baş aşağı bakmak gibi oluyor bana kalırsa. bulunmak istenen şeyi değil de o büyüleyici dişlerin sahibine dair daha çok kalıntı ve kanıtı araştırmalı bilim insanları.
yeme bizi megalodon!
devamını gör...
sevgilisine kahvaltı hazırlayan erkek
jest ya da lütuf gibi görülmemesi gereken, gayet doğal bir durumdur.
esasen böyle konuların tartışmaya açılması bile ülkemizdeki durumun ciddiyetini gözler önüne sermektedir.
esasen böyle konuların tartışmaya açılması bile ülkemizdeki durumun ciddiyetini gözler önüne sermektedir.
devamını gör...
at sineği
kan emiciler ailesinden kan emici bir sinek. göğüs kısmı yuvarlak bir şekildedir, kanatları kuvvetli, gelişmiş bir biçimdedir. gövde kısmı parlak kahverengi olup sarımsı bacaklara sahip. yine göğüs kısmı taraflarında sarımsı bir lekesi bulunuyor, kanatları da kahverengimsi. gövde kısmı uzunluğu, 6 mm'den 7 mm'ye hatta daha da üstüne kadar değişkenlik gösterir. kendi yaşam sürelerine göre oranla genç olan at sineklerinin kanatları olup, kanatları birilerine saldırdıklarında dökülür. genelde atlara ve sığırlara saldırırlar, bu hayvanların karın, kuyruk altı gibi kısımlarında durarak hayvanları çok rahatsız ederler. ha insana da saldırırlar mı evet, bu da mümkün. ki hatta cilt tahrişine de sebep olurlar. genelde asya'da, avrupa'da, afrika'nın bazı bölgelerinde bulunurlar.
yani evet, elalem ilginç başlıklara tanım girerken, ben at sineği başlığına tanım girerek, ne kadar kalitesiz olduğumu kendimden emin bir şekilde belli ediyorum. bu arada sevgili arkadaşlar, bakın, internetten at kafalı sinek resmini alıp burda paylaşıp, benim canımı sıkmayın, bakın, çok fena espri bu, çok kötü lan....
yani evet, elalem ilginç başlıklara tanım girerken, ben at sineği başlığına tanım girerek, ne kadar kalitesiz olduğumu kendimden emin bir şekilde belli ediyorum. bu arada sevgili arkadaşlar, bakın, internetten at kafalı sinek resmini alıp burda paylaşıp, benim canımı sıkmayın, bakın, çok fena espri bu, çok kötü lan....
devamını gör...
allah'ın vip kulu
cildi ve kaderi güzel olandır.
devamını gör...
losing my religion
ilik sut-cikolatali cookie ikilisi kadar tatli, zamansiz kult sarki.
hemen hemen herkesin dinlemisligi ve hatta ezberlemisligi vardir.
hemen hemen herkesin dinlemisligi ve hatta ezberlemisligi vardir.
devamını gör...
yazarların itiraf edemediği şeyler
vallaha buraya yazacağım . ben seni seviyorum kadın saçını, kokunu, çocukları sevmeni, sokaktaki patili dostlara verdiğin emeği, kararlı duruşunu, ciddiyetini , kuralcılığını ve senle biz ayniyiz, sabahtan akşama konuşuruz , eğleniriz bunu sende biliyorsun. ama bizden olmaz diyorsun ve ben hep ona takiliyorum o yüzden salaklaşıyorum. seni seviyorum kadın sabahattin ali'nin dediği gibi köpek gibi değil aklı başında seviyorum ama o sözüne takılıp duruyorum. bizden olacak güzel hem de çok güzel olacak . unutma allah nasip etmeyeceği şeyin hayalini bile kudurmazmış.
devamını gör...
aydın'da eş cinsel olduğu için öldüresiye dövülen genç
insanların cinsel kimliğinin, cinsel yöneliminin, yatak odasında olanların bizi ilgilendirmediğini anladığımız gün bir daha asla yaşanmayacak olaydır. ancak bu kafa yapısıyla biraz zor görünüyor.
devamını gör...
babanın en iyi olduğu konu
umursamıyormuş gibi yapmakta oscar alır
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
insan için hareketsizlik diye bir kavram söz konusu değildir, eğer ilerleyemediğini düşünüyorsan bunun sebebi geriliyor olmandır.
devamını gör...
akp öncesi türkiye
biraz klişe olacak ama o dönemler biz biz değildik. misal anadolu coğrafyasının tamamı neandertallerden müteşekkildi. garip gurup sesler çıkarır birbirleriyle iletişim kurmaya çalışırlardı. avcılık yapmak ve mağara resimleri çizmek harici pek bir şey yapamazlardı. sonrasında her şey öyle bir değişti ki, evrime canlı tanıklık ettik. homo sapienslerin yeryüzünde yürümeye başlaması bu yeni döneme tekabül eder. konuşmayı, cümle kurmayı, ateş yakmayı vesaire hep bu dönemde öğrendi insanoğlu. yaklaşık 20 seneye yüzyılları sığdırdı. arabanın icadı, ev aletlerinin icadı ve çoğu şey bu yeni dönemle birlikte gerçekleşti. hatta allah sizi inandırsın benim önceki dönemde achelousaurus falan bile görmüşlüğüm var. o derece tarih öncesi çağları yaşıyorduk. nereden nereye... hey gidi hey!
devamını gör...
kendi işini kendi halleden insan
rızkımı veren hüdadır kula minnet eylemem.
kimseden yardım istemedim, almadım bu yaşıma kadar (36). başımda baba da yoktu hadi yapıverelim diyecek. evet erken büyüdüm, çocukluk anım yoktur.
kimseden yardım istemedim, almadım bu yaşıma kadar (36). başımda baba da yoktu hadi yapıverelim diyecek. evet erken büyüdüm, çocukluk anım yoktur.
devamını gör...
yazarların kimseye söyleyemediği dertleri
kimseye söyleyememişsem eğer burada da yazmam haliyle. akşam ağlayarak günlüğüme yazarım artık napalım?
devamını gör...
insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
anlatamamak.
neyi olduğunun önemi yok. anlatamadım mı, bitiyor bende olay.
neyi olduğunun önemi yok. anlatamadım mı, bitiyor bende olay.
devamını gör...
hayatın bazı anlarında gelen save alma isteği
keşke olsaydı diye öykünülen, vakti zamanında çokça oyun oynamış olmanın bir göstergesidir belki de.
devamını gör...
william shakespeare
dünya tarihindeki en büyük tiyatro oyun yazarlarından birisi (hatta en büyüğü denilebilir) olarak görülen ingiliz topraklarında yaşamış kişidir. ortaya çıkardığı karakterlerde insan doğasının ve psikolojisini eşsiz bir edebi anlatımla sahneye yansıtmayı başarabilmiş ve yaşadığı yüzyıldan bu zamana kadar her dönemde ve hemen hemen her ülkede en çok gösterimi yapılan oyunların yazarıdır kendisi. 1564 yılında 'warwickshire'da 'stratford upon avon'da dünyaya gelen yazarın bunca ününe rağmen varlığı hakkında derin sorular sorulmuştur.
tiyatro alanındaki eserleri:
1590-91 henry vı, kısım 2 1594
1590-91 henry vı, kısım 3 1594
1591-92 henry vı, kısım 1 1623
1592-93 richard ııı 1597
1592-93 comedy of errors 1623
1593-94 titus andronicus 1594
1593-94 taming of the shrew 1623
1594-95 two gentlemen of verona 1623
1594-95 love’s labour’s lost 1598
1594-95 romeo and juliet 1597
1595-96 richard ıı 1697
1595-96 a midsummer night’s dream 1600
1596-97 king john 1623
1596-97 the merchant of venice 1600
1597-98 henry ıv (kısım 1) 1598
1597-98 henry ıv (kısım 2) 1600
1598-99 much ado about nothing 1600
1598-99 henry v 1600
1599-1600 julius caesar 1623
1599-1600 as you like it 1623
1599-1600 tmelfth night 1623
1600-01 hamlet 1603
1600-01 the merry wives of windsor 1602
1601-02 troilus and cressida 1609
1602-03 all’s weil ıhat ends weli 1623
1604-05 measure for measure 1623
1604-05 othello 1622
1605-06 king lear 1608
1605-06 macbeth 1623
1606-07 antony and cleopatra 1623
1607-08 coriolanus 1623
1607-08 yimon of athens 1623
1608-09 pericles 1609
1609-10 cymbeline 1623
1610-11 the winter’s tale 1623
1611-12 the tempest 1623
1612-13 henry vııı 1623
1612-13 the two jvoble kinsmen 1634
tiyatro alanındaki eserleri:
1590-91 henry vı, kısım 2 1594
1590-91 henry vı, kısım 3 1594
1591-92 henry vı, kısım 1 1623
1592-93 richard ııı 1597
1592-93 comedy of errors 1623
1593-94 titus andronicus 1594
1593-94 taming of the shrew 1623
1594-95 two gentlemen of verona 1623
1594-95 love’s labour’s lost 1598
1594-95 romeo and juliet 1597
1595-96 richard ıı 1697
1595-96 a midsummer night’s dream 1600
1596-97 king john 1623
1596-97 the merchant of venice 1600
1597-98 henry ıv (kısım 1) 1598
1597-98 henry ıv (kısım 2) 1600
1598-99 much ado about nothing 1600
1598-99 henry v 1600
1599-1600 julius caesar 1623
1599-1600 as you like it 1623
1599-1600 tmelfth night 1623
1600-01 hamlet 1603
1600-01 the merry wives of windsor 1602
1601-02 troilus and cressida 1609
1602-03 all’s weil ıhat ends weli 1623
1604-05 measure for measure 1623
1604-05 othello 1622
1605-06 king lear 1608
1605-06 macbeth 1623
1606-07 antony and cleopatra 1623
1607-08 coriolanus 1623
1607-08 yimon of athens 1623
1608-09 pericles 1609
1609-10 cymbeline 1623
1610-11 the winter’s tale 1623
1611-12 the tempest 1623
1612-13 henry vııı 1623
1612-13 the two jvoble kinsmen 1634
devamını gör...
yapmasaydın o zaman
nankör insan lafı. karaktersizler.
devamını gör...
memento
zahmet edip buraya kadar okuduysanız eğer bileceksiniz ki insanolunbiraz çok büyük bir christopher nolan hayranıdır. ve christopher nolan’ın bütün filmleriyle ilgili biraz önce bahsettiğim gibi bir anısı mutlaka vardır.
bu tersten işleyen öykü beni çok etkilemişti. aslında ben böyle bir film beklemiyordum. çok da büyük bir tanışıklığımız yoktu o zamanlar büyük yönetmenle. merhaba merhaba sadece. bira eşliğinde rahat sinema koltuklarında enfes bir filmin tadını çıkarmanın mutluluğu ile çıktık filmden.
arkadaşımla normal sinema bileti fiyatının iki katını vermek zorunda kaldığımız için biraz mutsuzduk filme girdiğimizde. aslında ben mutsuzdum çünkü o misafir olduğu için biletleri ben almıştım. ama sinemanın son seansında biletle birlikte birer bira hediye olduğunu öğrendiğimizde çok mutlu olduk.
arkadaşım izmir’den ankara’ya beni her ziyaret geldiğinde sinemaya gitmek gibi bir alışkanlığımız vardı. bu sefer de öyle yapmaya karar verdik ve memento’yu seçtik izlemek için. iyi ki de yapmışız. izlediğim en etkileyici filmlerden biriydi.
filmde hafızası sadece çok kısa bir süreyle sınırlı olan bir adamın karısının ölümünün gizemini çözmek için verdiği dövmeli mücadele zamana bağlı kalmadan anlatılıyor. klasik bir nolan öyküsü.

bir christopher nolan filmidir.
bu tersten işleyen öykü beni çok etkilemişti. aslında ben böyle bir film beklemiyordum. çok da büyük bir tanışıklığımız yoktu o zamanlar büyük yönetmenle. merhaba merhaba sadece. bira eşliğinde rahat sinema koltuklarında enfes bir filmin tadını çıkarmanın mutluluğu ile çıktık filmden.
arkadaşımla normal sinema bileti fiyatının iki katını vermek zorunda kaldığımız için biraz mutsuzduk filme girdiğimizde. aslında ben mutsuzdum çünkü o misafir olduğu için biletleri ben almıştım. ama sinemanın son seansında biletle birlikte birer bira hediye olduğunu öğrendiğimizde çok mutlu olduk.
arkadaşım izmir’den ankara’ya beni her ziyaret geldiğinde sinemaya gitmek gibi bir alışkanlığımız vardı. bu sefer de öyle yapmaya karar verdik ve memento’yu seçtik izlemek için. iyi ki de yapmışız. izlediğim en etkileyici filmlerden biriydi.
filmde hafızası sadece çok kısa bir süreyle sınırlı olan bir adamın karısının ölümünün gizemini çözmek için verdiği dövmeli mücadele zamana bağlı kalmadan anlatılıyor. klasik bir nolan öyküsü.

bir christopher nolan filmidir.
devamını gör...
