güneş darılıp sırtını dönse tir tir titretecek haberi yok.
devamını gör...

bilim dünyasına katkıları hedesi heryerde yazan bu şahsın, yayınlanan birçok makalesini ve içinde nobel ödülü aldıkları da bulunan çalışmaları dahil, hayatının dönüm noktası bütün buluşlarını, üniversitede kendisinden daha yüksek notla mezun olan ilk eşiyle birlikte yapmıştır.

psikolojik sorunları olan çocuğunun hastalığının annesinin genetiğinden kaynaklandığını düşünüp, annesini suçlamıştır.

eşiyle birlikte kazandığı ama sadece kendi adını yazdığı, imzasını attığı, zaten söz verdiği nobel ödülünün parasını, çocuğunun tedavisi ve geçimi için isteyen eşine, yıllar sonra, boşanma karşılığında vermiştir.

ilk eşine yazdığı mektupta, "evlilikten hiç bahsetmiyor, çok asil, hanımefendi bir kadın" diye bahsettiği kişi, kendisi için ideal gördüğü, herşeyi kabul eden ve evlilik istediğini söylemeyen sevgilisidir.

ayrıca süper zekasının ve ahlaksızlığının kabak gibi ortada olduğu mektupları akıllara zarardır..

çocukları ve kendisi için parasını isteyen çalışmalarını beraber yaptıklarını açıklamakla tehdit etmek zorunda kalan eşine, kendisinin saygın (!) bir bilimadamı olduğunu, kendisi çok başarılı (!) olduğu için, karşısındaki boşandığı kadına kimsenin inanmayacağını ve itimat etmeyeceğini de, kendi ağzından yazarak, hem kendi yaptığını iddia ettiği çalışmalarının tamamen kendine ait olmadığını, hemde eşi hak iddia ettiği taktirde inkar edeceğini itiraf ederek, süper zekasını ispatlamıştır.

14 mart doğumlu olduğunu öğrendiğimde, iğrenç karakterine, ahlaksızlığına, sahtekarlığına şaşırmadığım, balık burcu karın ağrısı adamdır, eksik olsaydı bilime katkıları hatta komple kendisi de keşke.
kadının kendi el yazısı ile yaptığı çalışmalarını bile imha etmeyi hesaplayacak kadar adi bir insan olabilirmi diye sordurtmuştur.

matematiğinden, iyi niyetinden, etinden sütünden faydalandığı mileva maric i, ilk çocuklarına hamileyken kendi işleri için başka bir ülkeye gitmiş, çocuk memuriyetine engel olacağı için, çocuksuz olarak yanına çağırmış, kadında çocuğu bırakıp adamın yanına gitmiştir.. üçüncü çocukları zihinsel özürlü doğunca, adam bu sefer sevgilisi ile düzenli bir ilişkiye başlayıp yine terk etmiş vs.

bu kadar akıllı bir kadın, neden oturup düşünmez.. hemde matematikte nam salmış bir kadın, eşine ödüller kazandıran bütün teorileri bulan, eşinin bütün çalışmalarının matematikle ilgili kısımlarını yapan bir kadın, neden oturup da kendi matematiğini hesaplayamaz,
verdiği bütün artıların karşılığında, gördüğü negatif muamelenin, "eksi" de olduğunun, bu adamın hiçbir değer taşımayan "0"
yazı ile sıfır olduğunun farkına varamaz,
kendi denklemindeki "yamukluğu" göremez...
hayatındaki kocaman "eğri" nin eşi olduğunu göremez..
akıl alır gibi değil...
devamını gör...

hatırlayınca bir benim mi gözlerim doluyor diye merak ettiğim eylem. ne güzel günlerdi, ne onurlu bir eylemdi. herhalde bu ülke adına umutlandığım son zamanlardı. çok fazla şey öğretmiştir bana, dayanışmanın gücünü (elinizle dokunur gibi hissederdiniz bunu) , hiç ortak noktan olmadığını düşündüğün insanlarla nasıl ortak nokta bulabileceğini, zulme ve baskıya karşı direnmenin insanları ve toplumu nasıl güzelleştirdiği..

en çok aklımda kalan, antikapitalist müslümanlar olmuştu. varlığından o zamana kadar hiç haberdar olmadığım, ama beni epey etkileyen dernek. ne sağlam ne cool bir duruşunuz vardı. gerçek müslümanın tam bir sosyalist olması gerektiğini düşündürmüştü bana.

ve maalesef son güzel zamanları ülkemin. o günleri hatırlayınca umut edebilmenin ne güzel olduğunu da hatırlarım.
devamını gör...

bugün önce yeni sistemi kullandım ama maalesef ikna olamadan eski sisteme döndüm.ama koşullar beni itti diyeyim.memnun kaldığınız moderatörden kopamıyorsun ikna edici cevaplar onda oluyor genelde.
devamını gör...

çocukken çok sevdiğim çizgi dizilerin başında gelmektedir.
seveni kadar korkanı da çoktur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

--- alıntı ---

tutenstein, emmy ödüllü amerikan çizgi dizisi. dizi efsane çocuk firavun tutankhamun'dan esinlenerek yapılmıştır. tutankhamun adlı bir firavuna, adı kısaltılarak arkadaşı cleo ve kedisi luxor tarafından tutenstein diye hitap edilmektedir.

3000 yıllık uykudan sonra, mısır mumyalarının erken yaşta firavun olmuş tutankhamun uyanmıştır ve dünya'da hâlâ ona tapınanlar olduğuna inanmaktadır. yeni arkadaşı cleo ve konuşan kedisi luxor'un yardımı ile, tutenstein 21. yüzyıl yaşamı ile başa çıkmak ve aynı zamanda çok eski yeraltı yaratıklarını ve kaos tanrısı set'i yenmek zorundadır.

--- alıntı ---

jeneriğini de şöyle bırakalım.

devamını gör...

zaman. o kadar hızlı ki yetişemiyorum kendisine.
devamını gör...

kesinlikle arkeoloji. bu kadar kültür zengini topraklarda yaşayıp bu kadar arkeolojiye düşmanlık inanılır gibi değil. çoğu insan bilim olduğunu bile bilmez belki de kazıcı ya da hazine avcısı sanarlar.
devamını gör...

herhangi bir şiddeti doğurmadığında elbette suç değildir. fakat yine de hastalıklı bir düşünce olduğu doğrudur. zira homofobi, cinsel tercihi yüzünden kendisiyle belki herhangi bir şekilde ilgisi bile olmayan bir insana karşı duyulan aşırı tepkiyi belirtir. sadece hoşnut kalmama ya da tasvip etmemekten bahsediyorsak belki bir nebze kabul edilebilir olabilir, evet. fakat yalnızca kendi cinsine karşı cinsel istek duyuyor diye bir insandan nefret edebilmek, yadırgayabilmek ya da işi ayrımcılığa götürebilmek pek de hoş karşılanamaz bana kalırsa.
devamını gör...

fantastik büyücüler demişken tuncer ustael'den bahsedeceksiniz, öyle değil mi?*
devamını gör...

mutluluk satılmayacak kadar değerli, paha biçilemez. dünyayı dolaşıp da bulunamayacak kadar zor, bulunduğunda ise elde duran serçe misalidir, kaybedilmesi her an '' an meselesi '' dir.
mutluluğu yürekte hissetmek çok güzel bir duygudur elbet. ama birbirine eş çarpan iki kalp olunca da insan ister ki '' şu vuslata sarılayım, sarılayım da bir daha hiç benden gitmesin '' der yüreğin en derin, en unutulmuş, en yalnız kalmış yerinden.
bulabilene ne mutlu demekten başka gerek yoktur.

kimse satamıyor yani. kimse de alamıyor elbet. mutluluk insanı buluyor, hiç şüphesiz hem de...
devamını gör...

6. yy arapçasına hakim bir insandır. başka bir şey söylemeye gerek yok hakkında.
merak edenler için denizin ötesindeki sesler adlı kanal turan dursun'u anlatan güzel bir podcast sunmaktadır.
devamını gör...

arapça'dan türkçe'ye geçmiş bir terimdir. günlük hayatta sıkça kullanılan sözcük argo bir tabir gibi düşünülebilir lakin bu kulağa yatkın olmamasından kaynaklıdır. sittin sene deyimi 60 sene anlamındadır. osmanlı dönemi içerisinde 60 seneyi ifade eden terim günümüzde halk arasında imkansız, ulaşılamayacak sene anlamında kullanılmaktadır.
devamını gör...

0850 ile başlayan tüm numaralar.

hayır için bir tane arayan yok, paso şer..
devamını gör...

normal fardan daha az enerji tüketerek yayalara ve diğer araçlara aracın çalıştığını belli etmek ve aracınızı görünür kılmak.
devamını gör...

oldukça nazlı olan bir peridir.

her zaman gelmez ve geldiğinde de iyi misafir etmek lazımdır çünkü zor bir misafirdir aynı zamanda.

birçok sanatçı, eserlerini bu periye borçlu olduklarını söylemişlerdir.
devamını gör...

anket doldurmayın sizde, kafanıza telefon mu doğrultup anket doldurun diyorlar. seçimlerinizi yapmakta ve uygulamakta zorlanıyorsanız, yönetim dahi sizi bu durumdan kurtaramaz.

(bkz: her şeye itiraz etmek)
devamını gör...

arkadaşlar, buraya yazdığınız isimler zaten öne çıkan, bir şekilde kendini buraya tabir-i caizse kabul ettirmiş yazarlardır. birçok kişi kendini yazmış, onlara laf yok ama diğerleri neden öne çıkanları yazmış ki? kimse alınıp küsmesin; sonuçta genel bir eleştiri yapıyorum. eğer yazılacaksa gerçekten keşfedilmesi gereken yazarlar yazılmalı.

mesela birkaç gün önce keşfettiğim; yedinci dem, eniyisipencere, la luna, ohrmazd, brave, pancharatnam, düsünengözlük, _mor, kafa sözlük yazarı, revolversiz ittihatçı gibi yazarlara hemencecik bir göz atın bana kalırsa.

önceden takip ettiğim; onistanbul, revolutionary girl utena, güneş, muris, urlalı, stuff, gorgeous, legal torbacı, blackeyes gibi yazarları da keyifle okuyabilirsiniz. kanımca bunlar sizi hem güldürecek hem düşündürecek, hem hüzünlendirip hem sevindirecek nadide yazarlar. okuyun, okuyun. ondan sonra yaparız dedikodularını. *

kızgın edit: yani aklıma gelmese kimse demeyecek mars una nocte'yi unuttun, diye. onu da okuyun, okuyun, okuyun. şey yani rica ediyorum. *
devamını gör...

yerlerimizi almayı bekliyoruz efendim.
devamını gör...

öpeyim mi seni bir kere?
devamını gör...

geçtikten sonra geriye bakıp bir de beni takip ediyor yüzsüz deme imkanı sunar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim