1984 çıkışlı ele güne karşı yapayalnız albümünden meşhur bir mfö parçası.

şarkının orjinal kaydı oldukça eskidir, ki zaten mazhar alanson'un vokalinden de anlaşılabilir. ankara'da bir stüdyoda kaydı alınmış, sonrasında mazhar alanson birçok denemeye rağmen o ilk kaydı kullanmak istemiştir. parçadaki mandolinleri moğollar grubunun bas gitaristi taner öngür çalmıştır.

daha sonra 90'lı yıllara gelindiğinde hatıralarımın üstüne oteller yapmışlar adı altında mazhar alanson tarafından güncellenme girişimine uğrayan şarkı, başka sözler ile yandım ismini almış ve yine unutulmaz başka bir mfö parçasına dönüşmüştür.
devamını gör...

günümüzde oldukça adını sık duyduğumuz terrarium , latince kökenli terra(toprak) ve aquarium (akvaryum) kelimelerinin birleşimiyle oluşan, fanus içinde bitki yetiştiriciliğidir. dilimizde " teraryum" olarak adlandırılır.

teraryum , bazı bitki türleri ve bazı hayvanlar için oluşturulmuş minyatür ekosistemdir. 1830’lu yıllarda ingiliz botanist nathaniel bagshaw ward tarafından ilk teraryum örnekleri yapılmıştır. londra’nın havasının nemli, tozlu ve kötü olmasından, bitkilerin hayatta kalma şansı olmuyormuş. tesadüfi bir şekilde kavanozların içindeki toprakta yeşeren bitkileri izleme olanağı bulan nathaniel bagshaw ward, onları korumak için bu kavanoz sisteminden mülhem olmuş ve kendi yöntemini geliştirmiştir.

dekoratif amaçlı, minik bahçe görünümüyle eve veya ofisin bir köşesine koyulacak teraryum ile görsel şölen yapılabilirsiniz. hobi amaçlı başlanılıp ileri de ticari olarakta yapılabilen eğlenceli bir iştir. yapımı da oldukça basittir. büyüklüğü tercihe göre değişen cam fanusun zeminine toprak, taş, renkli çakıl taşları da yerleştirip, üzerine çeşitli bitkiler (kaktüs, sukulent) dikilir ve küçük zarif objelerle de zenginleştirilir.
teraryum da her bitki yetişmeyeceği için birbirine uygun bitkiler ve uygun toprak kullanılmalıdır.
bitkiler çok fazla suya ihtiyaç duymadığından sulama kontrollü ve fısfıs ile yapılmalıdır. direk güneş ışığı almayan aydınlık ortamda olmalıdır.
teraryum da dikkat edilmesi gereken önemli bir konu da, fanusun camının buhar olmaması , yosun tutmaması ve bitkilerin yaprakları yanıp çürememesi için fazla sıcak ortamda bulundurulmamalıdır...


armut görünümlü terraryum
devamını gör...

ayna geçmiş ve şimdiki zaman ile ilgili bir nesnedir . geleceği göremezsin aynada ama yüz hatlarındaki yaşanmışlığı , ağaran , dökülen saçlardaki acıyı , çatlayan tenini görebildiğin için geçmiş ve şimdiki zaman karşında vücud buluyor .

korkuyu ve sevinci bir edebilen yegane nesnedir.
devamını gör...

kanım dondu bu nedir ya?
istanbul bahçeşehir’deki bir sitede, eşine saldırdıkları gerekçesiyle 3 yavru kediyi kürekle vurarak öldüren şahıs ifade verdikten sonra serbest bırakılmış. yavru kediden bahsediyoruz ya, eşine nasıl saldırmış olabilir? kürekle vurarak nasıl öldürebilirsin? ve bunları yapıp nasıl serbest kalabilirsin? benim aklım almıyor. bu ülkede hayvan olmak bile zor. pisliğinizde boğulursunuz umarım.


istanbul'da bahçeşehir'deki sitede bir kedi 3 yavru dünyaya getirdi.

kedilerin bakımıyla ilgilenen ayşe genç usta, 19 mayıs'ta markete giderken kedilere mama verdi. usta evine döndüğünde iddiasına göre, anne kedinin ağzından kan geldiğini, yavru kedilerden birinin öldüğünü, ikisinin ise yaralandığını gördü.

dha'nın haberine göre kemal a.'nın eşi aydın a. evlerinde besledikleri köpeği gezdirmeye çıkardığında anne kedinin saldırısına uğradı. bunu gören kemal a. inşaat küreğiyle kedi ve yavrularına vurdu.

olayda bir günlük yavrulardan biri site içerisinde öldü. ihbar üzerine istanbul büyükşehir belediyesi (ibb) veteriner hizmetleri müdürlüğü ve başakşehir ilçe emniyet müdürlüğü'ne bağlı polis ekipleri siteye geldi.

ibb veteriner hizmetleri müdürlüğü ekipleri, anne kedi ve yaralanan 2 yavruyu tedavi altına aldı. polis ise olayla ilgili inceleme başlattı, kemal a. gözaltına alındı.

anne kedinin tedavisi olumlu sonuç verse de 2 yavru kedi tedavileri sırasında hayatını kaybetti. para cezası kesilen kemal a., ifadesinin ardından serbest bırakıldı.


buradan
devamını gör...

hep kaybettiğim arkadaşlardır. öz eleştiri de yapıyorum tabii ki hepimizin hataları oluyor ama keşke böyle olmasaydı.
devamını gör...

yazdıklarını okumaktan ve kendisiyle konuşmaktan zevk aldığım badim. müzik ve kitap zevkleri de aynı olunca insan yol arkadaşını bulmuş gibi hissediyor. kafa iznine çıktım demiş umarım çabuk döner.
beklemedeyim merkez.
devamını gör...

ağları attım,
anılar doldu.
ağlar hasretimin kıyıları..

bir elimde defne,
bir elimde sevdan..
kalbim ege de kaldı
devamını gör...

yine erkeklerin toplaşıp seks ve kadını bir araya getirdiği başlıklardan biri.

erkeklerin bu seks odaklı kafası olmasa, ödül olarak da seks sunulmazdı sanırım. biraz da kusuru kendinizde arayın beyler.
devamını gör...

hayat böyledir çoğu kez. ne yapacağını şaşırtır insana.
sussam gönül razı değil söylesem tesiri yok falandır.
ayrıca (bkz: hakim bey) şarkısının sözüdür.
devamını gör...

aynı zamanda yoğun ve bir o kadar da akıcı bir anlatıma sahip albert caraco kitabıdır. eğer şu son günlerde hayatınızda mutsuzluk daha ağır basan taraftaysa okumanızı pek tavsiye etmem zira caraco'nun nihilist felsefesi sizleri daha da boğacaktır.

"ölüler ölü olmaktan acı çekmezler, yalnızca yaşayanlar yaşadıkları için acı çekerler."
"benim bu dünyaya duyduğum nefret, içimdeki hislerin en saygınıdır."
"hiçlik sevginin bedelidir ve hiçliğin tacı sevgidir."

bazı alıntılardan da görmüş olmalısınız ki şu 20. yüzyılın sınırlı sayıda nihilistlerinden olan caraco kaosun kutsal kitabı'ndan sonra da kendi alanında harikalar yaratmaya devam ediyor.
devamını gör...

90 günlük görevle yola çıkan ama yaklaşık 15 sene boyunca mars'tan bilgiler gönderen emekli uzay aracı. araç 185 kg ağırlığındaydı. mars yüzeyinde yaklaşık 45 km'lik bir bölgede araştırmalar yaptı. tüm bu işlerin maliyeti her yıl için 14 milyon dolardı.

aracın temsili resmi:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, wikipedia'dan alıntıdır.)

araç 7 temmuz 2003'te göreve başlamak için yola çıkmış ve 2004'te de göreve başlamıştı. amacı, kızıl gezegen üzerinde sıvı suyun izlerini aramaktı. kısa süreli olarak hedeflenen görevi, birçok uzay aracında olduğu gibi, uzatıldı. 2018 yılına kadar mars hakkında gayet güzel veriler gönderen araç, 2018'de ortasında kaldığı bir toz fırtınası nedeniyle sessizliğe gömüldü. 2019'da da görevinin resmi olarak bittiği ilan edildi.

***

aracın tek hedefi su aramak değildi elbette. mars yüzeyini incelemek, kayaç yapısını anlamak, çeşitli minerallerin varlığını araştırmak, gezegende yaşanan iklimin bir zamanlar hayatı destekleyip desteklemediğini incelemek gibi birçok hedefi vardı ve hedeflerinin hepsini de gerçekleştirdiğini söylemek mümkün.

- araç üzerinde kayaç yapısını anlamak için yerleştirilmiş olan birçok alet bulunuyordu.

- aracın ön ve arkasına "hazcam" adı verilen kameralar yerleştirilmişti. "hazard avoidance camera" (yani tehlike önleme ya da tehlikeden kaçınma kamerası diyebiliriz) kelimelerinin kısaltmasıydı bu. bunlar 3-4 metrelik görüş menziline sahipti ve araç çevresindeki engelleri tespit etmek için kullanılıyordu. bu kameralar siyah beyaz görüşlüydü.

- aracın en tepesinde, göz gibi görünen büyük "pancam" adlı kameralar renkli görüş özelliğine sahipti. panoramik kameranın kısaltması diyebiliriz bu isim için. bunlar insan gözü gibi yüksek çözünürlüklü kameralardı ve mars'ın panoramik fotoğrafları bunlarla çekiliyordu.

- yine aracın en tepesinde, pancam'lerin hemen iç kısımlarına doğru yerleştirilmiş olan "navcam" adlı kameralar bulunuyordu. bunlar da navigasyon kamerasının kısaltmasıydı. yine siyah beyaz görüş özelliğine sahip olan bu kameralar, rota belirlemede kullanılıyordu.

- pancam adlı kameraların kalibrasyonu, aracın ana boyun bölgesinin en dibine yakın kısımda bulunan renkli bir güneş saati ile yapılıyordu. boyun bölgesinin hemen arkasında bulunan anten (yukarıdaki fotoğrafta tam ortada görünüyor), her yönden sinyal alımı ve her yöne sinyal gönderimi için kullanılıyordu. yörüngedeki araçla iletişim kurmak bu sayede mümkün oluyordu.

- yukarıdaki fotoğrafta sağ arkada gördüğünüz yuvarlak araç, uzun mesafeli ve tek yönlü sinyal gönderimi için kullanılıyordu ve dünya ile iletişimi mümkün kılan anten buydu.

- aracın yapımında, bir saldırı sonunda yıkılan ikiz kulelerin enkazından kalan parçalar kullanıldı. bu alüminyum parçalar sıkıştırılarak küçültülmüş ve üzerine amerikan bayrağı işlenmişti. matkap kablolarını koruyan metal bir kapak haline dönüştürülmüştü.

***

opportunity'nin çektiği ve dünyaya yolladığı fotoğraflardan elde ettiğimiz bilgiler şöyle özetlenebilir:

- mars'ın ekvator bölgesine yakın bir yerde ve başka bölgelerde (örneğin erebus krateri yakınlarında) suyun izlerine rastlandı.
- yüzeyin mikroskobik analizleri, yine suyun kanıtı sayılabilecek mükemmel yuvarlaklaşmış mineralleri gösterdi.
- gezegen üzerindeki bazı kum tepelerinin şekli ve sıralanışı bize mars rüzgârları hakkında bir fikir verdi. daha ileri bir tarihte görüntülenen bir toz şeytanı da kum hareketlerine ilişkin bilgiler verdi.
- pancam kalibrasyon bölgesinde tespit edilen don olayı, ekvatora yakın bölgelerdeki yüzey sıcaklıklarının bile çok düşük olabildiğine ilişkin bilgiler verdi.
- aracın yüzeye iniş esnasında düşen ısı kalkanının oluşturduğu çukurun boyutları, yine gezegenin yüzeyi hakkında bazı bilgiler vermiş oldu.
- yüzeyde demirden oluşmuş bir meteor bulundu. ne yazık ki incelemesi yapılamadı çünkü meteor demirden oluşuyordu ve oldukça sert olması araca hasar verebilirdi.
- aracın denk geldiği bir toz fırtınası, mars fırtınalarına ilişkin yeni bilgiler edinmemizi sağladı. aşağıdaki fotoğraf mars saati ile çekilmiş ve fırtınanın gezegeni nasıl karartıp güneş ışığını nasıl önlediğini adım adım gösteriyor:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, jpl.nasa. gov'dan alıntıdır.)

- araç, bir taşın üzerine matkabıyla delik açmayı başardı. bu sayede mars kayalarına ilişkin bazı bilgiler edindik.

- victoria ve santa maria kraterlerinin yapısını inceleyerek yine yüzeyin jeolojisine ilişkin bilgiler edindik.

***

yukarıda da değindiğim gibi, 2018'de araç bir toz fırtınasına yakalandı. güneş panelleri tozla kaplandı ve kendisiyle iletişim kesildi. dünyadan gönderilen 300'den fazla komuta hiçbir tepki gelmedi. tozların bir rüzgâr aracılığıyla süpürülmesi ve araçla tekrar iletişim kurulması için bir süre beklendi ancak bu beklenti gerçekleşmedi. böylece 13 şubat 2019, opportunity'e resmi olarak veda ettiğimiz tarih olarak kayıtlara geçmiş oldu. geriye sadece, çektiği 200.000'den fazla fotoğraf ve insanlığa bıraktığı bilgiler kaldı.
devamını gör...

şaka maka tam 5 sene önceydi.

zaman ne çabuk geçmiş.
devamını gör...

ingilizce kökenli bir deyimdir. buzları eritmek anlamına gelmektedir. küsmüş veya ön yargılı olduğumuz kişi ile kurulacak olan iletişim halinde arada oluşan buzları eritme durumuna örnek verilebilir.
devamını gör...

pkk denen kalleş terör örgütü çıkıp "biz yaktık." dese, "yok canım, siz hiç yakar mısınız?" diyerek bu lağım farelerini savunmaya geçecek cihangir solcularını memnun etmeyen hashtag.

zaten kendilerine "ateşin çocukları" diyen o****u çocukları da bir hayal ürünü(!)
devamını gör...

en unutamadığımı yazayım.
bir yerde denk gelmiştim, bir ses kaydı. baba oğlunu aramış telefonla ama nasıl telaşlı. böyle kaygıyla, korkuyla karışık bir ses tonu var, lan sıçtık nasıl toparlayacağız gibisinden. oğluna durumdan sıyrılmak için bir şeyler anlatıyor ama garibim işte, hayattaki en büyük imtihanı belki de oğlu, anlamıyor,
bıbıcım diyor sadece, kapasitesii sınırlı. en son tam hatırlamıyorum adamcağız baktı olmayacak ablan gelecek falan diyordu. hiç unutmam. sonra kurtulmuşlar ama öğrendim.
devamını gör...

hayatını islam dinini en doğru şekilde insanlara anlatmak için adamış,kesinlikle büyük saygı duyulasi bir insandır kendisi. (allah rahmet eylesin)

bir çok insan onun sayesinde kendi dilinde okudu islam dininin kutsal kitabı kuranı kerimi. benim gözümde türkiye'ye türkçe kur'an okutan kişidir yaşar nuri öztürk.
sayısız kitabı var her kitabında yeni bir bakış açısı, yeni bir aydınlanma yaşarsınız.
geleneksel islam anlayışını yerden yere vurduğu için dinciler çok sevmez kendisini, vefat ettiği zaman hakkında saçma sapan çok şey söylendi.
cidden çok üzücü.
devamını gör...

ben 11 sene forumda yöneticiydim. ilk 3 sene gerçekten de çok hareketli geçti. gidenler, gelenler, forumu sabote edenler vesaire. burası da kurulalı daha 1 sene olmadı. bu tip hareketler olmaya devam edecektir. ama bir kaç sene içinde yazar kadrosu şekillenip, düzenli bir hal alacaktır. benim bu konuda şüphem yok.
dolayısıyla takılmıyorum bu tarz olaylara.
devamını gör...

litosfer adlı yer kabuğunun, manto adlı yarı akışkan tabaka üzerinde hareket eden, plaka adlı büyük parçaların bileşimi olduğunu savunan, alfred wegener'in kıtaların kayması kuramı üzerine temellendirilmiş olan teori.

ölçümlere göre plakalar, yılda 2 - 5 santimetre arasında ve farklı yönlerde yer değiştirir. depremler, volkanik bazı faaliyetler, bu hareketlerden kaynaklı olarak ortaya çıkar.

parçaların hareketli olması, manto tabakasının yarı akışkan olması, konveksiyon hareketleri yapması ve gezegenimizin çekirdeğindeki ısı etkisiyle ortaya çıkan bir sonuçtur.

***

bir meteorolog ve yer bilimci olan alfred wegener 1915 yılında bir kitap yayımladı. kitapta, dünya ilk oluştuğunda yeryüzündeki kıtaların pangea adı verilen tek bir kıta olarak birleşik halde bulunduklarını savundu. zamanla pangea önce 2'ye ayrıldı ve kuzeydeki laurasia, güneydeki gondwanaland de yine zamanla daha ufak parçalara ayrılarak günümüzde bildiğimiz kıtaları oluşturdu.

buradan çıkan sonuç şu: kıtalar sabit değil, hareketlidir. birbirleriyle çarpışabilirler, birbirlerini itebilirler, birbirlerinden ayrılabilirler. bunun sonucunda da yeryüzünde gördüğümüz dağ, göl, volkan gibi yüzey şekilleri çıkar ortaya.

***

biraz detaya gireyim meraklıları için.

kıtaların genel olarak 3 hareketi var:

1. birbirinden uzaklaşma

bu hareket zamanla iki kıta parçası arasındaki mesafeyi artırır. ara açıldıkça, manto tabakasındaki magma yüzeye çıkar ve arayı doldurur. bu nedenle aradaki yüzey sürekli olarak yenilenen genç bir yüzeydir.

2. birbirine yaklaşma

burada ya 2 okyanus tabanı plakası, ya da 1 karasal plaka ve 1 okyanus tabanı plakası söz konusu olabilir. bunlar birbirlerine yaklaştıkça, biri diğerinin altına doğru girmeye başlar. dalma batma zonu ya da yitim zonu adı verilen bu bölgelerde büyük deprem hareketliliği, volkanik aktivite gibi çeşitli sonuçlar çıkar ortaya.

eğer çarpışan plakaların ikisi de karasal olursa, çok yüksek dağ oluşumları, plato oluşumları gibi durumlar gözlenir.

3. sürtünme ve kayma

çok büyük depremlerin tetiklenmesine neden olan kıta hareketidir.

***

eğer bir kıta parçası bir diğerine doğru yaklaşıyorsa, yaklaştığı bölgede çarpışma yaşarken, diğer kısmının bulunduğu bölgede 1. durumdaki uzaklaşma hareketini yapmış olur. yani bu 3 durum, bir yapbozun parçaları gibi birbirini tamamlar.

ülkemizin bir deprem kuşağı ülkesi olmasının nedeni, şu haritadan göreceğiniz üzere, arap plakası ve afrika plakası tarafından sürekli yukarıya doğru itilen anadolu plakası üzerinde olmasıdır. bu sırada avrasya plakası tarafından da aşağıya doğru itiliyoruz ve bu zıt yönlü hareketler, fay hatlarındaki enerji birikimlerini tetikliyor.

bu da dünya genelindeki plaka hareketlerini gösteren çizim:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aradığım başlık edebiyatın ne işe yaradığıydı ama bulamadığım için yorumumu şimdilik bu başlığa yazıyorum, yazar olunca artık kendimiz açarız başlığı. neyse sadeden geleyim; demin denk geldiğim sabahattin ali'nin bir sözü edebiyatın ne işe yaradığı konusunda, bende ivedilikle bir şeyler yazma ihtiyacı uyandırdı, bu vesileyle edebiyat'ın ne işe yaradığını/en azından benim için ne anlam ifade ettiğini birkaç cümleyle ifade etmeye çalışacağım.
öncelikle belirttiğim söz; "unuttum diyemem ama üzerimde bir tesirin kalmamış artık."
bu sözü ilk okuduğumda evet edebiyat bu işte, edebiyat'ın işe yarar kısmı budur dedim. çünkü; bu söz, benim belki sürekli olarak içimde/aklımda bir duygu olarak varlık taşıyan, sürekli dolaşan; ama kelimelere asla dökülemeyen o sözdü. yüreğime su serpmiştir, beni bir duyguda tamamlamış, azad etmiştir. sözgelimi, bir benzetme yapacak olursam, dilimde sürekli dolaşan ama aklıma asla gelmeyen o şarkıya bir yerde rastlamam gibidir bu. anlık da olsa o şarkıyı artık bulmuş olmam beni rahatlatır, bana eşlik ettirir. edebiyat'ın işe yarar kısmı da budur işte, insanın tamamlayamadığı, anlam veremediği, eksik kaldığı o duygunun karşılığıdır.
ve dünya tarihi boyunca insanlar hep benzer hisleri yaşamışlardır, sabahattin ali gibi kıymetli insanlar da bunları sadece yaşamamış; söylemiş, yazmış, bunlara sözcüklerle dokunmuş ve bize kadar ulaştırmış. elbette bu tür duyguların ifade edilmis olması derdimize tamamen derman degil, hiçbir zaman da olmayacak belki ama en azindan bu hislerimizin bir tanımının olduğu, bu hislerin insanlık tarihi boyunca ortaklarının olduğu bilgisi bir nebze de olsa derdimizi hafifletiyor. bu anlamda ben edebiyat'a da sabahattin ali gibi isimlere de her zaman duacıyım. duacı kalacağım.

(bkz: sabahattin ali)
devamını gör...

vücut kütlesinin, uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle(kg/m²) hesaplanır.
18, 5 kg/m.'nin altında olanlar: zayıf
18.5 – 24, 9 kg/m. arasında olanlar: normal kilolu
25 – 29, 9 kg/m. arasında olanlar: fazla kilolu
30 – 39, 9 kg/m. arasında olanlar: obez
40 kg/m.'nin üzerinde olanlar: ileri derecede obez (morbid obez), olarak görülür.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim