geleneksel halk tiyatrosunda hakim bir unsur olan , herhangi bir ön hazırlık ve yazılı metne dayanmayan, spontane bir eylemdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sesi sevmiyorum.
devamını gör...

bazen benim de yaptığım eylem. her iki tarafı da kendince haklı buluyorumdur ve tartışılan konuda ortada bir yerlerdeyimdir. ınsanlar okumadan beğendiğimi düşünecek diye birinden artı oyu çekesim geliyor. ama çoğu zaman, amann kim benim beğendiklerimi takip edecek diyerek çok da şey yapmıyorum.
devamını gör...

nazım hikmet bursa cezaevindeyken bir gün ; adalet bakanlığından cezaevini denetlemeye bir müfettiş gelir. bir kaç günlük denetimden sonra müdüre ' nazım da buradaymış çağır da görelim kimmiş neymiş ?' der. nazım'ı odaya getirirler müfettiş nazım'a oturacak yer dahi göstermez uzun bir süzme ve kısa bir konuşma ardından yalnızca 'gidebilirsiniz' der. nazım hikmet tam kapıdan çıkacakken müfettiş'e 'ömer hayyam'ı duydunuz mu ? ' diye sorar. müfettiş hemen atılır 'kim duymaz hayyam'ı ' nazım hikmet 'hayyam zamanında iran hükümdarı kim ?'diye sorduğundaysa müfettiş sessiz kalır. nazım konuşmasını sürdürür' görüyorsunuz sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin adalet bakanı'nı ve sizi kimse anımsamayacak' der çıkar.
devamını gör...

arapçadan dilimize geçen bu sözcük sıklıkla yanlış yazılır. "müstehak", "mustahak" gibi hatalı kullanımlara maruz kalan kelimenin doğru yazımı müstahak şeklinde olmalıdır.

bu sözcük, bana çocukluğumu hatırlatır. çocukken ne zaman yaramazlık yapsak * dedem, "allah müstahakınızı versin" diye bağırırdı, o zamanlar müstahak'ın beddua, küfür gibi bir şey olduğunu sanıyordum. ama büyüyüp kelimenin anlamını öğrendiğimde dedeme * bir kez daha hayran oldum çünkü en sinirli olduğu anda bile beddua veya küfür etmemek, büyük bir irade göstergesidir.
devamını gör...

sürekli yaptığım eylemdir ve başlık sahibinin önerisini dinlememekte kararlıyım.

ama anlam vermeye çalışıyorum bir yandan da. sözlükte sürekli uzun tanım yazılmasın diye uğraşan bir ekip var sanırım. uzun tanımdan sıkılan, yazanları kopyala yapıştır yapmakla suçlayan, bu tanımları okumaktansa kitap okumayı tercih eden.

hak veriyorum kendilerine ama şöyle bir öneri yapsam acaba beni ciddiye alırlar mı?* bu tanımları okumayın, görmezden gelin.

ben genel itibari ile edebiyat konulu başlıklar açıp bu başlıklara yazan bir yazar olarak uzun uzun anlatıyorum hikayemi. okumak istemeyenler şöyle tanımalara gidebilirler:

sefiller; tanım: kitaptır.

at; tanım: murattır.

sözlükte son zamanlarda özellikle fark ettiğim “şöyle yazmayın, böyle yazın” akımı beni benden alıyor, o yüzden de bu tanımı uzattıkça uzatasım geliyor. yazdıkça sinirleniyorum, sinirlendikçe yazıyorum.

şaka bir yana herkesin tanımına kimse karışamaz.
devamını gör...

cehenneme bile gitsem ayaklarım ve belim üşür.
devamını gör...

ilk aklıma gelen anlardan biri okuma bayramı programında sunucu olduğum gün. siyah parlak elbisemi giymiştim o gün ve sınıfta benden sonraki * en başarılı çocukla eş olmuştum beraber sunuyorduk programı. küçükken çok utangaç biriydim ve karşımda o kadar fazla heyecanlı ve gururlu anne babayı bi arada görünce gerçekten panik yapmıştım ama orada ben olduğum, o programı ben sunduğum için de çok gururluydum. birkaç fotoğraf duruyo hala baktıkça hatırlıyorum o halimi *.
devamını gör...

insanlar kendileri hakkında başkalarının ne düşündüğünü gereğinden fazla ciddiye alıyorlar hatta daha ötesi var, başkaları için yaşanan hayatlar var.

jean paul sartre'nin "başkaları cehennemdir!" sözüne ölümüne katılırım.
devamını gör...

sevgiliye olsun,arkadaşlarına olsun kim olursa ufak gibi gözüken ama büyük bir samimiyet yansıtan ,maneviyatı paha biçilemeyecek bir hediyedir.tanıştığım hayatımda değer verdiğim insanlara sevecekleri mutlaka bir kitap hediyem olmuştur .ayrıca benim gözümde kitap insanın eş anlamlısıdır çünkü her insan henüz okunmamış yürüyen,nefes alan ,canlı bir eserdir ,kitaptır...
devamını gör...

sözlüğü bilmem de yazarları arasından dünyanın en yalakası falan çıkabilir.
devamını gör...

gel vatandaş gel. isteyene her türlü nickaltı girilir.

bilindiği gibi konumuz sipariş nickaltı. (bkz: sipariş nickaltı)
madem böyle şeyler var bunu parayla veya karma puanla yapalım.

tam övgü nickaltı 100 lira
yarım övgü nickaltı 50 lira

överken şiraze kaydıran nickaltları var onların fiyatı için dm.
devamını gör...

kendini ünlü sanan ünsüzler
devamını gör...

bir (bkz: özdemir erdoğan) klasiği.
devamını gör...

3 ıdıots'ta hiçbir şey başaramadığınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz milyonlarca spermden birinci sizsiniz gibi bir cümle vardı. nasıl motivasyon eksikliğim varsa bir gururlanmıştım.
devamını gör...

24 26 ekim 1596 tarihleri arasında yaşanmış ve osmanlı imparatorluğunun avusturya arşidüklüğü ve erdel prenseliğine karşı zaferi ile sonuçlanmıştır. nihai muaarebe ise 26 ekim 1595 te sona ermiştir.

24 ve 25 ekimde daha çok öncü birliklerin yaklaşma taarruzu şekilnde başlayan muharebe sonrası esas birlikler 26 ekim günü haçova'da karşı karşıya geldiler.

avusturya ordusuna 2. rudolf'un kardeşi arşidük maximilien kumanda ediyordu. asi erdel prensi sigismund bathory de düşman birliklerinin arasındaydı. düşman tarafının esas kuvvetini çeşitli alman devletlerinin askerleri teşkil etmekle beraber, bol sayıda ispanyol, erdel, macar, papalık, florensa, leh, çek, slovak, italyan, hollanda ve belçika alayları hatta fransız gönüllüleride vardı. bu kadar çeşitlilik şuan avrupa birliğinin bir nevi beta versiyonu gibi görünebilir.

avusturya ordusunun 100 adet sahra topu ve "feth - name-i eğri"ye göre 300 bin askeri vardı. fakat hepsinin muharip asker sınıfında olmadıkları da bilinen bir gerçek. o zamanın avrupa ordlarında adet olduğu üzere, bir kısmının uşak, satıcı, aşçı vs. hizmetlilerden oluştuğunu söyleyebiliriz. hatta bu sayıya bir takım hayat kadınları da dahildir.

türkler ise: 60 bin tımarlı sipahi, 55 bin kapıkulu askeri ki bunları yeniçeriler ve kapıkulu sipahileri oluşturuyor, 25 bin ilave kırım birlikleri ile birlikte takriben 140 bin muharip askerden oluşuyordu. bu 25 bin kırım askeri kırım hanı gazi giray'ın kardeşi fetih giray tarafından kumanda ediliyordu ve büyük bir şans eseri son günlerde katılmışlardı.

türk ordusunun önünde kırımlılar ile çoğaloğlu sinan paşanın komuta ettiği sipahiler bulunuyordu. bunlar düşmanla ilk teması yaptılar. 6 bine yakın zayiat veren, bu arada ditmar von koenigsberg ve bavyeralı fronsberg gibi önemli kumandanlarını kaybeden düşman öncüsü geri çekildi.

daha sonra iki tarafta tekrar harp pozisyonu alıp birbirine yaklaşmaya başladı. merkezde kapıkulu askerleri ile birlikte sultan 3.mehmed han vardı. başının üzerinde sancak-ı şerif dalgalanıyordu. padişahın hemen sağında sadrazam damad ibrahim paşa, onun sağında da diğer vezirler vardı. sol tarafta ise padişahın yanında hoca saadeddin efendi, onun solunda anadolu ve rumeli kazaskerleri yer almışlardı.

sağ kanada anadolu beylerbeyi mehmed paşa anadolu tımarlı sipahi birlikleri ile kumanda ediyordu. sol kanada ise rumeli tımarlı sipahileri ile birlikte sokulluzade hasan paşa kumanda ediyordu. yeniçeriler ve diğer kapıkulu ocağı askerleri merkezde padişahın yanındaydılar. sltan mehmed ataları gibi büyük kumandan vasıflarına sahip olmadığı için idareyi sadrazam yapacaktı ve diğer kanatların komutası aynı şekilde berlerbeylerin insiyatifindeydi.

türk zaferlerinin en büyük amillerinden biri merkezden kanatlara gönderilen emirlerin en kısa sürede ulaşabilmesiydi fakat haçova muharebesi için bunu söylemek pek mümkün değil. bu şekilde bir emir komuta zinciri o an türk ordusunda yoktu ama tesadüf karşı taraf da bundan yoksundu hatta onların hali daha kötüydü. birbirinin dilinden anlamayan binlerce adam yan yanaydı.

büyük taarruz düşman tarafın saldırısı ile başladı. çok kuvvetli bir şekilde merkeze öyle bir yüklendiler ki türk ordusu sarsıldı. arşidük'ün emirlerini de hiçe sayan birlikler savaş henüz bitmeden çadırları yağmalamaya başladılar. bu sıradan sultan mehmed geri çekilip otağına girdi, savaş tehlikeli bir vaziyet almıştı. sırtına peygamberin hırka-i şerifini giyip eline mızrağını aldı. o sırada bazı düşman askerleri ganimetlerin üzerinde dans etmeye başlamışlardı.

ibrahim paşa padişaha geri çekilmeyi tavsiye etti ve padişah kabul edip atına atladı ve geri çekilmenin başlaması için talimat verdiği sırada 60 yaşında ki saadeddin efendi padişahın atının gemlerine yapıştı: "padişahım, nereye gidersiniz? cengin hali budur, hatır-ı şerifinizi hoşça tutun. lazım olan yerinizde sabit ve ber-karar olmaktır. inşaallah zafer bizim olacaktır!

eğer hocanın bu müdehalesi olmasaydı veya biraz gecikseydi, yalnız türk tarihinin e büyük savaşlarından biri kaybedilmiş olmayacak, belki topyekun savaş kaybedilecek ve ikinci viyanadan 87 yıl önce evlet büyük bir felakete uğrayacaktı. meydan muharebelerinde yurt kazanılıp, yurt kaybedildiğini hiçbir millet türkler kadar iyi bilmez.

bu hengamenin arasında sultanı dimdik atının üzerinde gören askerler moral bularak o sırada yağmaya dalmış olan düşman askerlerinin üzerine tekrar taarruza geçtiler. neye uğradığını anlayamayan arşidük birliklerine hakim olamadı. "kafir kaçtı, sindi" diye bağıran türk askerleri yarım saat içinde 20 bin düşman atlısını haçova ovasının kenarındaki bataklığa sürüp yok ettiler. 50 bin düşman askeride muharebe alanında imha edildi. avusturya birlikleri kaçarken arkalarında, 100 top ve arşidük'ün ordugahında 10 bin düka altını bırakıp kaçtılar. kaçan düşman askerlerinin bir kısmı türk süvarileri tarafından esir edildi.

haçova muharebesi çoğu tarihçiye göre en az mohaç muharebesi kadar önemli bir zafer olarak gösterilir. fakat bu muharebenin değerlendirilememesi çok vahim bir durumdur. ordunun merkezi bozuldu diye geri çekilme teklif eden bir sadrazamı varken zaten değerlendirememesi pek sürpriz değildir.

yine tüm olumsuz şartlara rağmen haçova zaferi ve eğri kalesinin zaptı duraklama döneminde osmanlının gücünü yer yer göstermiş olması açısından önemli yer tutar.
devamını gör...

hukuk temalı filmleri izlerken keyif alıyorum. izlediğim ve tavsiye edeceğim filmleri aşağıya yazıyorum. izledikçe ek yapacağım.
12 kızgın adam (12 angry men)
beni suçlu bulun
bir cinayetin anatomisi
birkaç iyi adam
bülbülü öldürmek
dava
hüküm
jüri
şeytanın avukatı
suikast
sanık
the rainmaker
...and justice for all
nuremberg mahkemesi
öldürmek üzerine kısa bir film
devamını gör...

tutan come on.

önemli not: şoför yanı sakini değişkendir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

allah belanı versin.**
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim