soma
doğup büyüdüğüm ilçedir.şuanki bilgiye göre 108.000 nüfusludur.
2007 verilerine nüfusu 70.000'dir.somanın göç alma potansiyeli buradan anlaşılabilir.
sınırlarında birçok maden ocağı ve bir termik santral bulunur.nufüsun çoğu madende ve santralde çalışır.
yer altı kaynakları:linyit kömürü açısından çok zengindir.bunun yanı sıra çinko ve manyezit yatakları bulunmaktadır.ancak şuana kadar hiçbir şirketin ilgisini çekmemiş olacak ki,maden ocağı açılmamıştır.
santral:türkiye elektiriğinin %20'sini karşılayan bir santraldir.1950 yılında açılmıştır.o dönemde işçi kıtlığı olmuş olacak ki köylerden insanlar toplanıp 60 gün madenlerde santral için çalıştırılmış.büyük dedemde bunlardan biridir.
değerleri:saymakla bitmez ancak kültürel değerlere tarih başlığında değineceğim.leblebi her ne kadar çoruma ait olsa da somanın unutulmuş değerlerinden biridir.şuanda üreticisi bulunmamakla birlikte 40 yaş üstü somalıların dilinde bir türküdür.helvası ile de meşhurdur.özellikle tahin helvası.somada birçok helva üreticisi bulunur.en eskiler karcıoğlu helvadır.bir gün yolunuz düşerse alınız,yiyiniz.
tarihi:soma ilçesi aslında bugün ki konumundan ziyade,halen varlığını sürdüren darkale köyünde kurulmuştur.tam net tarih verilemesede,m.ö 350 civarı olduğu tahmin edilir.önceleri pergamon krallığına bağlı iken roma'lılara,doğu romalılar'a,araplar'a,anadolu selçuklular'a,osmanlılar'a,yunan'a ve nitekim türkiye cumhuriyetine bağlı kalmıştır.1 d.s dönemine kadar kayda değer bir olayı yoktur.sade bir kazadır.aydın vilayetine bağlı kalmıştır.(aydın vilayeti-saruhan sancağı-soma kazası).
bu devletler,bir çok eser vermişlerdir.en önemlisi kırkoluk camisidir.altından dere geçen nadir camilerden olup,yapımında kullanılan çiviler bile ahşaptır.çeşmesinde ve kapısında bizans döneminde kalma ve bizansa özgü bezemeler görülmektedir.camiye entegre bir çeşmeside vardır.cami ile aynı adı taşır.somalılar oranın suyu için kurşun atar kurşun yer.bunun dışında çarşı camisi,damgacı camisi*,ulu cami balcı hanı,balık hali vs.de önemli eserlerdir.merak edenler.ulusal tez merkezinden bilgi edinebilirler.çok detaylı ve akademik bilgi alabilirsiniz.
ulupınar simidi:savaştepe unundan,balıkesir suyunda,yeni çıktı fırından sloganıyla satılan bir tür simittir.
seher ali:somanın merkezinde yani çınar denen mevki de heykeli bulunur.olayı anlatmak gerekirse;
seher ali yada yerel adıyla zeher ali somalı efelerdendir.yunan kuvvetleri ikinci taaruzlarında somayı işgal için gelirler.turgutalp civarında bigadiç milli taburundan iki çavuşumuzu şehit ederler(bu şehitlerimiz şuan turgutalpte yatmaktadırlar),kalan birliklerimiz ise bugün belkent dediğimiz sırtlara doğru çekilirler.bölge de 147.alay bağlısı birlikler vardır.kazım özalp komutasındadır.(bu bilgiler teyite muhtaçtır.şahsım bu bilgileri edineli çok olmuştur.)
yunan kuvvetleri bugün hala ayakta olan postane binasına kadar gelirler ve trompetlerini çalarak ilerlemeye başlarlar.bunu duyan zeher alimiz,(çınar ile postane arası 1.5 dk.)gururuna yediremez ve ateş eder.bir yunan atını vurur ancak yakalanır ve çınar ağacına asılmak suretiyle idam edilir.
bugün zeher alimizi tanıyan insan sayısı çok değildir.benim gibi koyu somalı birini en çokta bu üzmektedir.
verilebilecek çok bilgi var fakat kirlilik yapmak istemiyorum. eğer somaya gelecekseniz ve bilgi almak istiyorsanız mail atabilirsiniz.
[email protected]
2007 verilerine nüfusu 70.000'dir.somanın göç alma potansiyeli buradan anlaşılabilir.
sınırlarında birçok maden ocağı ve bir termik santral bulunur.nufüsun çoğu madende ve santralde çalışır.
yer altı kaynakları:linyit kömürü açısından çok zengindir.bunun yanı sıra çinko ve manyezit yatakları bulunmaktadır.ancak şuana kadar hiçbir şirketin ilgisini çekmemiş olacak ki,maden ocağı açılmamıştır.
santral:türkiye elektiriğinin %20'sini karşılayan bir santraldir.1950 yılında açılmıştır.o dönemde işçi kıtlığı olmuş olacak ki köylerden insanlar toplanıp 60 gün madenlerde santral için çalıştırılmış.büyük dedemde bunlardan biridir.
değerleri:saymakla bitmez ancak kültürel değerlere tarih başlığında değineceğim.leblebi her ne kadar çoruma ait olsa da somanın unutulmuş değerlerinden biridir.şuanda üreticisi bulunmamakla birlikte 40 yaş üstü somalıların dilinde bir türküdür.helvası ile de meşhurdur.özellikle tahin helvası.somada birçok helva üreticisi bulunur.en eskiler karcıoğlu helvadır.bir gün yolunuz düşerse alınız,yiyiniz.
tarihi:soma ilçesi aslında bugün ki konumundan ziyade,halen varlığını sürdüren darkale köyünde kurulmuştur.tam net tarih verilemesede,m.ö 350 civarı olduğu tahmin edilir.önceleri pergamon krallığına bağlı iken roma'lılara,doğu romalılar'a,araplar'a,anadolu selçuklular'a,osmanlılar'a,yunan'a ve nitekim türkiye cumhuriyetine bağlı kalmıştır.1 d.s dönemine kadar kayda değer bir olayı yoktur.sade bir kazadır.aydın vilayetine bağlı kalmıştır.(aydın vilayeti-saruhan sancağı-soma kazası).
bu devletler,bir çok eser vermişlerdir.en önemlisi kırkoluk camisidir.altından dere geçen nadir camilerden olup,yapımında kullanılan çiviler bile ahşaptır.çeşmesinde ve kapısında bizans döneminde kalma ve bizansa özgü bezemeler görülmektedir.camiye entegre bir çeşmeside vardır.cami ile aynı adı taşır.somalılar oranın suyu için kurşun atar kurşun yer.bunun dışında çarşı camisi,damgacı camisi*,ulu cami balcı hanı,balık hali vs.de önemli eserlerdir.merak edenler.ulusal tez merkezinden bilgi edinebilirler.çok detaylı ve akademik bilgi alabilirsiniz.
ulupınar simidi:savaştepe unundan,balıkesir suyunda,yeni çıktı fırından sloganıyla satılan bir tür simittir.
seher ali:somanın merkezinde yani çınar denen mevki de heykeli bulunur.olayı anlatmak gerekirse;
seher ali yada yerel adıyla zeher ali somalı efelerdendir.yunan kuvvetleri ikinci taaruzlarında somayı işgal için gelirler.turgutalp civarında bigadiç milli taburundan iki çavuşumuzu şehit ederler(bu şehitlerimiz şuan turgutalpte yatmaktadırlar),kalan birliklerimiz ise bugün belkent dediğimiz sırtlara doğru çekilirler.bölge de 147.alay bağlısı birlikler vardır.kazım özalp komutasındadır.(bu bilgiler teyite muhtaçtır.şahsım bu bilgileri edineli çok olmuştur.)
yunan kuvvetleri bugün hala ayakta olan postane binasına kadar gelirler ve trompetlerini çalarak ilerlemeye başlarlar.bunu duyan zeher alimiz,(çınar ile postane arası 1.5 dk.)gururuna yediremez ve ateş eder.bir yunan atını vurur ancak yakalanır ve çınar ağacına asılmak suretiyle idam edilir.
bugün zeher alimizi tanıyan insan sayısı çok değildir.benim gibi koyu somalı birini en çokta bu üzmektedir.
verilebilecek çok bilgi var fakat kirlilik yapmak istemiyorum. eğer somaya gelecekseniz ve bilgi almak istiyorsanız mail atabilirsiniz.
[email protected]
devamını gör...
kız istemede sevgi karın doyurmuyor diyen kız babası
ertesi gun yildirim nikahiyla evlilik cuzdani onune atilacak babadir.* sevgili piremses kizi 20 bin tl'lik koltuklarda oturunca ekstra mutlu mu olacak? yada dunyanin en rahat yataginda uyusa, huzuruna huzur mu katacak? sahsen hic sanmiyorum...
devamını gör...
ilk seksi hayal kırıklığı olan insan
normal olandır. ilk seksi hayal kırıklığı olmayan insan olduğunu zannetmiyorum.
hayata ve sekse yarın daha iyi olur belki diye yaklaşmalıyız.
hayata ve sekse yarın daha iyi olur belki diye yaklaşmalıyız.
devamını gör...
murphy kanunları
murphy kanunları, 1990 yılında yaşamını yitiren abd'li mühendis edward a. murphy, jr. tarafından ortaya konan, başarısızlıkların, yanlışların ya da hata nedenlerinin incelendiği çeşitli özdeyişlerdir.
" ne zaman bir şeyden vazgeçerseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir."
" ne zaman bir şeyden vazgeçerseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir."
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının tanım girerken düşündükleri
(bkz: şimdi onlar düşünsün)
devamını gör...
nazır
"görev almaya hazır olan insan" anlamına da gelen kelimedir.
devamını gör...
moderatör olunca yapılacak ufak şımarıklıklar
sevmediğim yazarların tanımlarını u... lan bi dakka?
devamını gör...
türk dil kurumu
1928'de arap alfabesinden vazgeçilip latin harfleri ve avrupa rakamları kabul edildi çünkü latin alfabesi türkçe'nin ses yapısına arap alfabesine nazaran daha uygundu. bu değişimi destelemek gerekliydi ve 1932'de türk dil kurumu kuruldu. böylelikle türk dil kurumu eski lehçelerde kullanılan sözcükleri diriltip yeni sözcükler türettikçe türk dili yeni sözcüklerle doldu. tabii ki hepsi kalıcı olmadı lakin böylelikle türk dili büyük bir değişim yaşamış oldu.
viyanalı tanınmamış bir bilim insanı olan hermann kvergić'in dünyadaki bütün dillerin, türkçe aracılığıyla eski bir orta asya dilinden kaynaklandığı şeklinde bir teorisi vardı. bilim çevrelerinin şüpheyle yaklaşmasına karşın, atatürk bu ''güneş-dil teorisi''ni beğendi ve resmen destekledi. türk tarih kurumu ve türk dil kurumu bu konuda ortak çalıştı.
not: alıntı yaptığım kısım ders notum olduğu için herhangi bir kaynakça gösteremiyorum.
viyanalı tanınmamış bir bilim insanı olan hermann kvergić'in dünyadaki bütün dillerin, türkçe aracılığıyla eski bir orta asya dilinden kaynaklandığı şeklinde bir teorisi vardı. bilim çevrelerinin şüpheyle yaklaşmasına karşın, atatürk bu ''güneş-dil teorisi''ni beğendi ve resmen destekledi. türk tarih kurumu ve türk dil kurumu bu konuda ortak çalıştı.
not: alıntı yaptığım kısım ders notum olduğu için herhangi bir kaynakça gösteremiyorum.
devamını gör...
homofobik bireylerin homofobik olduklarını kabul etmemesi
homofobik değilim amaaa....
devamını gör...
sap
çağa ayak uyduramayan erp programıdır. gittikçe hantallaştı, hantallaştıkça çözümsüzleşti; yerinde saymaya devam etti.
erp programlarının temeli aynıdır, aynı mantık üzerine kuruludur. bir firma herhangi bir erp programı edindiğinde gerekli alanlarda disiplini sağlayabilmek adına kendini programa uyarlar, öte yandan üretim şekline ve yapısına göre de seçilen erp programının senin üretimine ayak uydurması beklenir.
sap'nin sıkıntısı burada başlıyor.
finans, muhasebe, satış sonrası, depolama modülleri harika; aman bir kestirme yol kullanayım da işi çözeyim demene müsaade etmeden her şeyi kuralına uygun yapman için seni zorluyor. olması gereken de bu; lakin üretim modülü öyle mi? hele planlama modülü?
sap'de mrp çalıştırmak, akli melekeleri kaybetmek isteyenler için birebir bir aktivite resmen. ortaya döktüğü ihtiyaçların neyi, nereden görüp çekip çıkarttığını bulmak tam bir işkence, bağlantı haritası yok zira. bu da senin gerçek ihtiyaçlarını süzmene olanak vermiyor. sistem ne derse o. bağlantı haritası olmadan dökülen ihtiyaç listesi de haliyle fiilen kontrol gerektiriyor. e kardeşim, benim fiili aksiyon almam gerecekse kendim dökerim taleplerimi; hem de daha kısa zamanda. sen ne işe yaradın o zaman?
üretim yapmayan firmaların belli başlı modüller ile sap kullanarak kendilerini idame ettirmeleri mümkün. dünya çapında kabul gören evrensel bir program olduğu için de entegrasyonu kolay, yürütür sizi. fakat üretim yapıyorsanız, sırf aman biz de firmamızda sap kullanıyoruz çok havalı diyebilmek için ne kendinizi, ne çalışanlarınızı heba etmeyin. mis gibi mikro erp var mesela, alın geçin.
erp programlarının temeli aynıdır, aynı mantık üzerine kuruludur. bir firma herhangi bir erp programı edindiğinde gerekli alanlarda disiplini sağlayabilmek adına kendini programa uyarlar, öte yandan üretim şekline ve yapısına göre de seçilen erp programının senin üretimine ayak uydurması beklenir.
sap'nin sıkıntısı burada başlıyor.
finans, muhasebe, satış sonrası, depolama modülleri harika; aman bir kestirme yol kullanayım da işi çözeyim demene müsaade etmeden her şeyi kuralına uygun yapman için seni zorluyor. olması gereken de bu; lakin üretim modülü öyle mi? hele planlama modülü?
sap'de mrp çalıştırmak, akli melekeleri kaybetmek isteyenler için birebir bir aktivite resmen. ortaya döktüğü ihtiyaçların neyi, nereden görüp çekip çıkarttığını bulmak tam bir işkence, bağlantı haritası yok zira. bu da senin gerçek ihtiyaçlarını süzmene olanak vermiyor. sistem ne derse o. bağlantı haritası olmadan dökülen ihtiyaç listesi de haliyle fiilen kontrol gerektiriyor. e kardeşim, benim fiili aksiyon almam gerecekse kendim dökerim taleplerimi; hem de daha kısa zamanda. sen ne işe yaradın o zaman?
üretim yapmayan firmaların belli başlı modüller ile sap kullanarak kendilerini idame ettirmeleri mümkün. dünya çapında kabul gören evrensel bir program olduğu için de entegrasyonu kolay, yürütür sizi. fakat üretim yapıyorsanız, sırf aman biz de firmamızda sap kullanıyoruz çok havalı diyebilmek için ne kendinizi, ne çalışanlarınızı heba etmeyin. mis gibi mikro erp var mesela, alın geçin.
devamını gör...
düşün ki kedin bunu okuyor
eğer ölürsem ve sen de aç kalırsan beni gönül rahatlığıyla yemene izin veriyorum. bir parçamın sende yaşamaya devam edeceğini bilmek güzel.
devamını gör...
oya küçümen bora ebeoğlu
90'larda acaip ünlü olan bir popçu ikiliydi.
oya-bora hakkındaki en büyük anım, 12-13 yaşındayken bostancı lunaparkında ahtapot'a binmem*, o sırada yanımdaki çocuğun aşağıya kusmaya başlaması, lunapark hoparlörlerinden, oya-bora'nın "biz dünyaaayı çok sevdiiiiiiiiiik, ölüm bizden uzak olsuuuuuuun" sesleri yankılanırken aşağıda insanların kusmuk ziyafeti çekmesi, benim de deli gibi gülmem olmuştur.
ayrıca kesinlikle ayrı olarak anılmazlar. oya kimdir, bora ne iş yapar bilinmez. onlar birdir ve tektir.
hatta son alınan duyumlara göre bunlar birlikte anıla anıla en sonunda hücresel seviyede birleşmiş, tek bir yaratık oyabora olmuşlar. 2 high templar'dan oluşan archon gibi. çok tehlikelilermiş.
aynısı izel-çelik-ercan'ın başına da gelebilirmiş.
onlar da devastator oluşturmayı düşünüyorlarmış.
oya-bora hakkındaki en büyük anım, 12-13 yaşındayken bostancı lunaparkında ahtapot'a binmem*, o sırada yanımdaki çocuğun aşağıya kusmaya başlaması, lunapark hoparlörlerinden, oya-bora'nın "biz dünyaaayı çok sevdiiiiiiiiiik, ölüm bizden uzak olsuuuuuuun" sesleri yankılanırken aşağıda insanların kusmuk ziyafeti çekmesi, benim de deli gibi gülmem olmuştur.
ayrıca kesinlikle ayrı olarak anılmazlar. oya kimdir, bora ne iş yapar bilinmez. onlar birdir ve tektir.
hatta son alınan duyumlara göre bunlar birlikte anıla anıla en sonunda hücresel seviyede birleşmiş, tek bir yaratık oyabora olmuşlar. 2 high templar'dan oluşan archon gibi. çok tehlikelilermiş.
aynısı izel-çelik-ercan'ın başına da gelebilirmiş.
onlar da devastator oluşturmayı düşünüyorlarmış.
devamını gör...
tekrar tekrar okunan kitap
sevdiğim kitaplarla sılça yaptığım şeydir. yeniden o dünyaya girip değişmiş zihnimle tekrardan yazılanları canlandırmak ve eski okuduğumdaki hislerimi hatırlamaya çalışmak zevkli bir eylem benim için.
devamını gör...
perdövites
her uçağın kanatların şekli ve flap/slat gibi ek sistemleri ile uçabileceği minimum bir sürat vardır. şayet uçak bu minimum süratin altında uçurulmaya çalışılırsa uçak hava ile yaptığı açısı artırılarak havada tutunmaya çalışır. ancak belirli bir açıdan sonra kanadın üzerinden giden hava kanadın şeklini takip edemez ve kanatın üstünden dolaşamaz.
böyle olunca kanadın altı ve üstü arasında basınç farkı kalmaz. yani uçağı havada taşıyan kanat yeterince kaldırma kuvvetini yaratamaz ve uçak önce titremeye başlar. yani insan gibi yere düşmeden önce sendelemeye başlar, uçak pilotu uyarır ve perdövites uyarısı kokpitte yankılanır. eğer kısa bir zaman dilimi içerisinde pilot uçağı kurtaramazsa uçağın düşmesi kesinleşir.
türk hava yolları'nın 1951 sefer sayılı uçuşunda, 25 şubat 2009 'da uçağın amsterdam'da boş araziye düşmesine sebep olan hadise tam olarak budur. kaynak
böyle olunca kanadın altı ve üstü arasında basınç farkı kalmaz. yani uçağı havada taşıyan kanat yeterince kaldırma kuvvetini yaratamaz ve uçak önce titremeye başlar. yani insan gibi yere düşmeden önce sendelemeye başlar, uçak pilotu uyarır ve perdövites uyarısı kokpitte yankılanır. eğer kısa bir zaman dilimi içerisinde pilot uçağı kurtaramazsa uçağın düşmesi kesinleşir.
türk hava yolları'nın 1951 sefer sayılı uçuşunda, 25 şubat 2009 'da uçağın amsterdam'da boş araziye düşmesine sebep olan hadise tam olarak budur. kaynak
devamını gör...
borçlanmak
mümkün olduğunca uzak durulması gereken durum.günümüz hayat şartlarında bazen çok zordur.hesapta olmayan giderler çıkar.bini aştığında kapatmak olanaksız olur.fazlası uykumu kaçırır.
devamını gör...
kırıldığında susmak
fırtına öncesi sessizliktir. konuşmaya başlayınca artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
devamını gör...
cahillerin hoşuna giden aktiviteler
- üremek
- kafasına atılan çayı tutmak
- kafasına atılan çayı tutmak
devamını gör...
deniz kızları gerçek olsa olacaklar
içler acısı olaylar olurdu. mesela, yağları çıkarılırdı. deniz kızı yağı.
devamını gör...
beni vur
bir ahmet kaya şarkısıdır. ayrıca deniz tekin de muhteşem bir şekilde coverlamıştır. bir de benden dinleyiniz efenim...
kendi sesimden
kendi sesimden
devamını gör...
