kimi kaynaklarda stoacılık ile birlikte anılan, epiktetos gibi filozofların da savunduğu felsefi görüş.

(bkz: fatalizm)
(bkz: yazgıcılık)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yakın zamanda tanıştığım bir arkadaşımın daveti üzerine geldim. fark ettiğim üzere ekşiden sonra belki de en aktif yerlerden bir tanesi. bunun için çok mutluyum!

arkeoloji - sanat tarihi konusunda bilgi birikimimi buraya yansıtıp bir şeyler kazanmak istedim ama aklıma gelen birçok şeye başlık açılmamış olduğunu gördüm ki bu çok normal, insanların ilgi alanına girmeyen şeyler. ama sıkıntı olan kısım yazar olmadan başlık açamıyor olmam...
devamını gör...

uzun zamandır radyoyu görüyordum ama hiç ilgimi çekmemişti. bugün şuna bi tık tıklayayım dedim. gerçekten tam bizim “kafa”lardan çalıyorlar. yerli, yabancı çok iyi şarkılar. fena değilmiş bir taraftan ben hazır excel tablosuna gömülmüşken, alttan alttan çalsın dedim.

duman (sanırım duman ile radyonun bir anlaşması var), ezginin günlüğü, rock, metal derken araya girmez mi bizim sezen aksu “vazgeçtim” şarkısıyla? bilirsiniz. bir ud melodiyi çalar, melodi sizden sizi. sözleri, yakınınıza düşmüş bir bomba misali, şarapnel parçalarını tüm vücudunuza saplar.

“ah bu koku, bu ten, bu dokunuş,
ah bu delilik......”

radyo bu durmuyor akıyor..! sonra bir türkü. erkan oğur. ben tamam oldum.

dedim “ben en iyisi radyoyu dinlerken, milli içkimiz olan bir kadeh ayran alayım daha iyi gider.” baktım evde ayran yok. yoğurdu damıtarak evde üretmeside uzun sürer. bari mayalı bir drink alayım dedim. baktım evde mayalanıp şişelenmiş bişi yok. şurada bi yerlerde yarım şişe üzüm suyu olacaktı dedim, baktım evde ne üzüm var ne suyu!

kapattım radyoyu. hazırlığımı yapar öyle dinlerim. “no ayran, no radio”

dinlemek isteyenler ana sayfanın tam ortasında “radyo” ya tıklasın, yok bende sayfanın ortasını görme bozukluğu var diyorsanız, linkide verelim. sayfaya girince play tuşuna basın. yoksa sayfa size, siz ona, tren öküze, öküz “şahsıma”.....

frekansagider
devamını gör...

geçen yıl mart ayında, cümbür cemaat ofisçe antep'e gitmemiz, iki gün patlayıncaya kadar tıksırıncaya kadar yememiz, pazar gecesi geri dönmemiz ve iki üç gün sonra pandemi yasaklarının başlaması.

başka sözüm yok şimdilik.
devamını gör...

"ve sevdâ darağacında,
elimi çeksem senden olacağım,
çekmesem kendimden..."

-cemal süreya.
devamını gör...

"yine yeşillendi germir bağları
bakarım erimez dağların karı

bergüzar yollamış ellerin yari"

devamını gör...

efendiliğine hayran olduğum, müslüm baba fanı yazar.
kardeşim gibi ama patagonyalı.*
devamını gör...

nokia 6600 bir geçiş döneminin öncülerindendi sanki..
devamını gör...

devamını gör...

b-galaktozidaz enzim eksikliğine bağlı görülen, santral sinir sisteminde beyaz cevheri tutan bir hastalıktır.
hastalıkta mental retardasyon, optik atrofi görülebilirken, hepatosplenomegali görülmez.
devamını gör...

sonucu, uykunun ta-ma-men açılıp, cin gibi gözlerle, sabaha kadar yatakta dönüp durmaktır.
devamını gör...

sözlük halkının nadiren kullandığı ve birçoğunun da haberinin olmadığı özellik.

bu konuda en bonkör davranan üyelerden biriyim. açılan başlığa,girilen tanima, yazar olmasından ziyade iyi bir okuyucu olup oy veren, çaylak-yazar farketmeksizin sıklıkla herkesi takibe alırım.

hem takip kısmından açılan başlık ve yazarı bulmam kolay oluyor hem de yazarımıza motive oluyor.
az çok demeyelim birbirimizi takip edelim, sayın yazarlar.
devamını gör...

iki tarafın da saygı çerçevesi içerisinde görüş bildiriyor olması durumunda yapılabilecek şeyi yapan kişi. belki birine, belki ikisine birden hak vermiyor ama en azından görüşlerini kibarca yazıp tartışıyorlar diye memnuniyet duyuyor olabilir.
devamını gör...

sayın doktor beye teşekkür ederiz.
devamını gör...

dilencilere para vermemek. yaklaşık 2 dakika vicdan azabı çekip daha sonra "onlar senden benden zengin" diyerek kendimi avutuyorum.
devamını gör...

gördüğüm en boşşşş entrylerden biridir.

neden, takipçi sayısına göre mi konuşuyoruz insanlarla? ben biriyle bir fikri üzerinden muhabbet ediyorum bu sözlük ortamlarında. kaç takipçisi olduğu neden umurumda olsun ki?
devamını gör...

(bkz: don't feed the troll)
devamını gör...

sıdıka. olaylara yaklaşımımız birebir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

flintstones ailesinin de içinde yaşadığı kurgusal şehirdir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
orta büyüklükte bir amerikan şehri görünümünde olan bu kurgusal şehir tarih öncesi zamanlarda yer almasına rağmen modern şehirlerle oldukça fazla benzerlik göstermektedir.

çok kalabalık olmayan şehir genelde misafirperver ve iyi yürekli insanlardan oluşsa da bazen ciddi problemler de yaşanmaktadır. ancak şehir ahalisi her zaman, her sorundan sonra bir şekilde orta yolu bularak huzuru ve barışı yeniden tesis edebilecek kadar medenidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
fred flintstone’nun çalıştığı taş ocağı gibi mekanların yanı sıra bir açık hava sineması ve fazlasıyla rağbet gören bowling salonları ile de kültür, sanat ve spora da gerekli önem verilmektedir şehirde.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir lisesi bir de üniversitesi bulunan şehir eğitim konusunda da modern şehirlerden geri kalmazken itfaiyesi, kolluk kuvvetleri ve belediye binası ile de binlerce yıl sonra kurulacak olan modern şehirlere örnek olmayı başarmıştır. hatta jetsons’ın yaşadığı orbit city’nin temellerini attığı bile söylenebilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kurak bir iklime sahip olan şehrin çölde kurulmuş olma ihtimali olsa da çok nadir de olsa kar yapması kafaları karıştırmaktadır.

yine de bedrock otantik bir tatil isteyenler için uygun bir şehir olabilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim