zeus'un kürt olması
(bkz: millet ne cuğaralar içiyor)
devamını gör...
38 eşi 94 çocuğu olan adamın hayatını kaybetmesi
hindistan'ın mizoram eyaletinde dünyanın en geniş ailesine sahip olan ziona chana 76 yaşında hayatını kaybetmiş. 38 eş, 94 çocuk ne yahu.

adam hayatını kaybetmiş ama genleri isterse tüm dünyayı ele geçirebilir gibi gözüküyor. kendi başına bir köy mü kurmaya çalışıyordu, rekor mı kırmak istiyordu bilemiyorum ama 94 çocuğu görünce bi inanamadım. hayatta yeterince iz bırakabilmiş bir abimiz, saygı duydum.
buradan

adam hayatını kaybetmiş ama genleri isterse tüm dünyayı ele geçirebilir gibi gözüküyor. kendi başına bir köy mü kurmaya çalışıyordu, rekor mı kırmak istiyordu bilemiyorum ama 94 çocuğu görünce bi inanamadım. hayatta yeterince iz bırakabilmiş bir abimiz, saygı duydum.
buradan
devamını gör...
insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders
aile bireyleri de dahil olmak üzere yapıcı ilişkiler için uygun mesafede durunuz. bu hem sizi hem karşınızdakini korur. kastedilen, sevginizi sandıklara saklamanız değildir. "her şeyin fazlası zarardır." demişler. vardır bir bildikleri.
psikoterapist engin geçtan "insan olmak" adlı kitabında şöyle tanımlamış bu durumu. " insan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar ama dikenleri birbirine batar. birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. ileri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar.”
hatırlayın.
(bkz: engin geçtan)
(bkz: insan olmak)
psikoterapist engin geçtan "insan olmak" adlı kitabında şöyle tanımlamış bu durumu. " insan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar ama dikenleri birbirine batar. birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. ileri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar.”
hatırlayın.
(bkz: engin geçtan)
(bkz: insan olmak)
devamını gör...
nasa'nın istanbul paylaşımı
ilginç paylaşım.

www.instagram.com/p/CPWZcYL...
amerikan ulusal havacılık ve uzay dairesi (nasa), sosyal medya platformu ınstagram üzerinden istanbul'a ait bir uydu görüntüsü paylaştı.
paylaşımda "hey istanbul, parlıyorsun!" notu düşüldü.
"istanbul boğazı ve haliç'in ikiye ayırdığı kentin gece ışıklarına bakın!" denilen paylaşımda, karenin 10 mayıs 2021'de uluslararası uzay istasyonu'ndan (ıss) karadeniz'in 263 mil yukarısındaki yörüngedeyken çekildiği bilgisi verildi.
kaynak:
www.google.com/amp/s/tr.spu...

www.instagram.com/p/CPWZcYL...
amerikan ulusal havacılık ve uzay dairesi (nasa), sosyal medya platformu ınstagram üzerinden istanbul'a ait bir uydu görüntüsü paylaştı.
paylaşımda "hey istanbul, parlıyorsun!" notu düşüldü.
"istanbul boğazı ve haliç'in ikiye ayırdığı kentin gece ışıklarına bakın!" denilen paylaşımda, karenin 10 mayıs 2021'de uluslararası uzay istasyonu'ndan (ıss) karadeniz'in 263 mil yukarısındaki yörüngedeyken çekildiği bilgisi verildi.
kaynak:
www.google.com/amp/s/tr.spu...
devamını gör...
normal sözlük kamp doğa ve seyahat kulübü
selamlar sevgili portakallar!
artık izcilik kolu da var!
kamp ve doğa kulübü; kamp, trekking, bushcraft ve diğer doğal yaşam aktivitelerini sözlük bünyesine taşımak amacıyla kurulmuştur. hemen hepimizin içinde bulunan kendini doğaya vurma arzusunun canlı bir şekilde var olacağı kulübümüzde yer alacak aktivitelerin yanı sıra, ölmeden önce gezip görülmesi gereken seyahat rotaları, seyahat edilen yerde yenilmesi gereken yemekler, görülmesi gereken yerleri de hep beraber inceleyebileceğiz.
*doğal yaşamda ve kamplarda yapılabilecek aktiviteler
*kamp/trekking/tırmanış yapılabilecek araziler, alanlar, koylar ve rotalar
*vahşi hayvanlar ve doğadaki tehlikelere karşı alınabilecek önlemler
*temel ekipmanlar ve nasıl kullanılabilecekleri
*kamp yemek tarifleri
*seyahat edilebilecek güzel yerler
*seyahat rotalarında görülmesi gerekenler
*seyahat ulaşım rehberleri
içimizdeki ed stafford'lardan, yeni başlayacak doğaseverlere, dünya gezginlerinden odadan odaya seyahat yapanlara, yediden yetmişe herkesi aramızda görmekten mutluluk duyarız. karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımlarıyla, sonu gelmez anılarla ve bir dolu planla beraber güzel bir kulüp olması dileğiyle!
covid şartlarına ve katılım arzusuna da bağlı olarak ilerleyen dönemlerde birlikte türlü etkinlikler düzenleyebilir, sözlük ailesi olarak eşsiz deneyimler yaşayabiliriz. işte tüm bunların tasarımı ve paylaşımı için, sizleri şöyle alalım;
kafa sözlük kulüpleri discord sunucusu
düzenleme: kulüp bünyesinde artık kamp ve doğa bir yana dursun, yalnızca seyahat etmekten hoşlanan ve/veya bunu profesyonel olarak gerçekleştiren kimseler için de yerimiz var.
doğayı sevin, kültürü sevin.
güncelleme: kulüp bünyesindeki faaliyetlerimi layığıyla yerine getiremediğim ve bu görevde çok daha başarılı olacağını düşündüğüm yazarlar olduğu gerekçesiyle gün itibariyle başkanlıktan ayrıldım. kulüp başkanları ve üyelerine çalışmalarında başarılar diliyorum.
artık izcilik kolu da var!
kamp ve doğa kulübü; kamp, trekking, bushcraft ve diğer doğal yaşam aktivitelerini sözlük bünyesine taşımak amacıyla kurulmuştur. hemen hepimizin içinde bulunan kendini doğaya vurma arzusunun canlı bir şekilde var olacağı kulübümüzde yer alacak aktivitelerin yanı sıra, ölmeden önce gezip görülmesi gereken seyahat rotaları, seyahat edilen yerde yenilmesi gereken yemekler, görülmesi gereken yerleri de hep beraber inceleyebileceğiz.
*doğal yaşamda ve kamplarda yapılabilecek aktiviteler
*kamp/trekking/tırmanış yapılabilecek araziler, alanlar, koylar ve rotalar
*vahşi hayvanlar ve doğadaki tehlikelere karşı alınabilecek önlemler
*temel ekipmanlar ve nasıl kullanılabilecekleri
*kamp yemek tarifleri
*seyahat edilebilecek güzel yerler
*seyahat rotalarında görülmesi gerekenler
*seyahat ulaşım rehberleri
içimizdeki ed stafford'lardan, yeni başlayacak doğaseverlere, dünya gezginlerinden odadan odaya seyahat yapanlara, yediden yetmişe herkesi aramızda görmekten mutluluk duyarız. karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımlarıyla, sonu gelmez anılarla ve bir dolu planla beraber güzel bir kulüp olması dileğiyle!
covid şartlarına ve katılım arzusuna da bağlı olarak ilerleyen dönemlerde birlikte türlü etkinlikler düzenleyebilir, sözlük ailesi olarak eşsiz deneyimler yaşayabiliriz. işte tüm bunların tasarımı ve paylaşımı için, sizleri şöyle alalım;
kafa sözlük kulüpleri discord sunucusu
düzenleme: kulüp bünyesinde artık kamp ve doğa bir yana dursun, yalnızca seyahat etmekten hoşlanan ve/veya bunu profesyonel olarak gerçekleştiren kimseler için de yerimiz var.
doğayı sevin, kültürü sevin.
güncelleme: kulüp bünyesindeki faaliyetlerimi layığıyla yerine getiremediğim ve bu görevde çok daha başarılı olacağını düşündüğüm yazarlar olduğu gerekçesiyle gün itibariyle başkanlıktan ayrıldım. kulüp başkanları ve üyelerine çalışmalarında başarılar diliyorum.
devamını gör...
iv. murad
fütühat devrini yıllar sonra yeniden başlatan, revan ve bağdad fatihi lakabıyla da anılan 17. osmanlı padişahıdır. çocuk yaşta tahta geçmiş ve bir süre annesi ile bir kısım vezirlerin kararlarına sadece mühür basarak devleti yönetmiştir. büyüyüp güçlendiğinde ise bu yılların acısını çıkarırcasına zalimane bir yönetim sergilediğini söylemek yanlış olmaz.
tütünü, kahveyi ve şarabı büyük istanbul yangını sonrası yasaklamış ve uymayanlara karşı ciddi yaptırımlar uygulamıştır. yaptırım derken denetimli serbestlik değil yani direkt olarak idam. (bkz: tütün yasağı)
yeniçerilerin sayısı ilk kez yıllar sonra sultan murad tarafından kontrol altına alınmış ve 12.000 civarına düşürülmüştür. sultan murad bir çok konuda yetenekli ve azametliydi. onun üç muhafızın sürükleyerek getirdiği koca bir gürzü tek eliyle savurduğu söylenir.
her ne kadar ekber ve erşed sistemi yani kardeş katlinin önüne geçen kararname yürürlükte olsa da sultan murad önemli seferlere çıkmadan önce kardeşleri, kasım, süleyman ve bayezid'i boğdurmuştur. tüm bunlar hayatta kalan tek kardeşi ibrahim ki daha sonra sultan ibrahim olacak tahta geçmişti, onun aklı melekelerinin bir kısmını kaybetmesine yol açtı. sultan muradın çocukları hep bebek yaşlarda öldüğü için şehzade ibrahim idamdan kurtulmuştur.
sultan murad 1640 yılında henüz 27 yaşında gut hastalığına bağlı semptomlar neticesinde vefat etti.
tütünü, kahveyi ve şarabı büyük istanbul yangını sonrası yasaklamış ve uymayanlara karşı ciddi yaptırımlar uygulamıştır. yaptırım derken denetimli serbestlik değil yani direkt olarak idam. (bkz: tütün yasağı)
yeniçerilerin sayısı ilk kez yıllar sonra sultan murad tarafından kontrol altına alınmış ve 12.000 civarına düşürülmüştür. sultan murad bir çok konuda yetenekli ve azametliydi. onun üç muhafızın sürükleyerek getirdiği koca bir gürzü tek eliyle savurduğu söylenir.
her ne kadar ekber ve erşed sistemi yani kardeş katlinin önüne geçen kararname yürürlükte olsa da sultan murad önemli seferlere çıkmadan önce kardeşleri, kasım, süleyman ve bayezid'i boğdurmuştur. tüm bunlar hayatta kalan tek kardeşi ibrahim ki daha sonra sultan ibrahim olacak tahta geçmişti, onun aklı melekelerinin bir kısmını kaybetmesine yol açtı. sultan muradın çocukları hep bebek yaşlarda öldüğü için şehzade ibrahim idamdan kurtulmuştur.
sultan murad 1640 yılında henüz 27 yaşında gut hastalığına bağlı semptomlar neticesinde vefat etti.
devamını gör...
kutup yıldızı
kuzey yıldızı olarak da bilinen polaris isimli yıldız. gökyüzünde kuzey kutup noktasını gösterdiğinden bu isimle anılır. güney yarım küre için bu durum geçerli değildir.
dünya sabit hareket etmez. presesyon adını verdiğimiz bir hareket yapar. bu nedenle kutup yıldızı her zaman aynı değildir. 26.000 yıllık bir döngü ile bu yıldız sürekli olarak değişir. şu an bu döngünün hemen hemen yarısında bulunduğumuzdan, bundan yaklaşık 13.000 yıl sonra yeni kutup yıldızı vega olacak.
dünya sabit hareket etmez. presesyon adını verdiğimiz bir hareket yapar. bu nedenle kutup yıldızı her zaman aynı değildir. 26.000 yıllık bir döngü ile bu yıldız sürekli olarak değişir. şu an bu döngünün hemen hemen yarısında bulunduğumuzdan, bundan yaklaşık 13.000 yıl sonra yeni kutup yıldızı vega olacak.
devamını gör...
çocukları can kulağıyla dinlemek
dinlerken başka bir iş yapmamaya ve göz temasına gayret ediyorum ancak her zaman değil. yıllarca bize okullarda çocuklarla konuşurken amerikan sit-com dizilerde olduğu gibi el ele göz göze oturup etkin bir dinleme yapmamızı öğrettiler. bu bir yere kadar doğru. göz teması ve uygun bedensel temas çocuğun rahatlaması kendine ve bana güven duyması kendini rahat ifade etmesi için çok anlamlı gerçekten ama arkadaş ben de o sırada gerçekten yetiştirmek zorunda olduğum bir işle uğraşıyorum. sınıfta isem bir başka cocuga yardım ediyor ya da bir sonraki etkinlik için malzeme hazırlıyorum. evde isem birazdan aç kurtlar gibi üstüme saldirmasinlar diye yemek hazırlıyorum falan. bu yüzden konusmaya başladığında dürüstçe söylüyorum. "eğer anlatacağım şey çok önemli ve uzun bir konu ise biraz sabret önce işimi bitireyim. ya da sen konuş ben hem işimi yapıp hem seni dinlemeye calisayim." burada karar ona ait. ancak her istediğinde karşısında onu dinleyecek birisi olmayabileceğini de bilmek zorunda. arkadaşları onu hep göz teması ve etkin şekilde dinlemeyecek çünkü.
dinlerken yorum yapmak yerine "hmm"
"anladım"
"..... oldu demek."
"sen bu konuda ne hissettin?"
"sence nasıl olmalıydı?"
"sonra ne oldu?" gibi sorularla konuşmaya ve duygu düşüncelerini anlatmaya teşvik etmek benim altın kuralım. ben genelde konuşma bitince "benimle paylaştığın icin teşekkür ederim. ne kadar güzel anlattın. çok iyi anladım."
diyor ve bekliyorum. genelde " sen ne diyorsun bu konuda ?" minvalinde bir soru gelene kadar yorum yapmıyorum. çunku çocuk benden yardım istemiyor sadece paylaşmak istiyor böylece çocuk başka zaman tekrar gelip benimle konuşmak için güven duyuyor. konu ciddi ve önemli ise o zaman elbette "bu konuda ben de kendi düşüncemi söyleyeyim ama karar sana ait" diyerek fikrimi ya da kuralını belirtiyorum.
çocukları dinlemek kolay değil. konudan sapmadan, kekelemeden, dürüst ve adil şekilde bir şey anlatmaları gerçekten zor, çok zor. hatta anlamlı ve gerekli bir şey anlatma olasılıkları da düşük. yalnız bazen o ciddiye almadığınız absurd hikayelerin içinden bilinçaltının kosesinde kıvrılıp kalmış bir canavar da çıkabiliyor.
insanı anlamanin en basit ve iyi yolu onu dinlemek. yüz hatlarını, ses tonunu, el kol hareketlerini, kelimelerini seçerken koyduğu tavrı dinlemek belki de anlattıklarından bile değerli.
dinlerken yorum yapmak yerine "hmm"
"anladım"
"..... oldu demek."
"sen bu konuda ne hissettin?"
"sence nasıl olmalıydı?"
"sonra ne oldu?" gibi sorularla konuşmaya ve duygu düşüncelerini anlatmaya teşvik etmek benim altın kuralım. ben genelde konuşma bitince "benimle paylaştığın icin teşekkür ederim. ne kadar güzel anlattın. çok iyi anladım."
diyor ve bekliyorum. genelde " sen ne diyorsun bu konuda ?" minvalinde bir soru gelene kadar yorum yapmıyorum. çunku çocuk benden yardım istemiyor sadece paylaşmak istiyor böylece çocuk başka zaman tekrar gelip benimle konuşmak için güven duyuyor. konu ciddi ve önemli ise o zaman elbette "bu konuda ben de kendi düşüncemi söyleyeyim ama karar sana ait" diyerek fikrimi ya da kuralını belirtiyorum.
çocukları dinlemek kolay değil. konudan sapmadan, kekelemeden, dürüst ve adil şekilde bir şey anlatmaları gerçekten zor, çok zor. hatta anlamlı ve gerekli bir şey anlatma olasılıkları da düşük. yalnız bazen o ciddiye almadığınız absurd hikayelerin içinden bilinçaltının kosesinde kıvrılıp kalmış bir canavar da çıkabiliyor.
insanı anlamanin en basit ve iyi yolu onu dinlemek. yüz hatlarını, ses tonunu, el kol hareketlerini, kelimelerini seçerken koyduğu tavrı dinlemek belki de anlattıklarından bile değerli.
devamını gör...
bilgi içerikli tanım girmek
adının sözlük olmasından mütevellit gerekliliği kati olan durumdur.
devamını gör...
andromeda galaksisinde yer alan en gizemli nötron yıldızı
mutluluk. basite indirgemiyorum. mutluluk bu dünya için çoğalması gereken en önemli şey. insanları varlığıyla mutlu eden çok sevgili yazar, umarım sen de hep mutlu kalırsın. *
devamını gör...
pedofili
lütfen hastalık demeyin bu bir hastalık değil sapıklıktır.
devamını gör...
anonim yazar
bir süreliğine yok olması bile fark edilen bir yazar. dönmesine sevindik.
devamını gör...
esfel-i safilin
sefillerin en sefili, cehennem'in en aşağı tabakasındakiler, aşağıların en aşağısı, anlamında kullanılan arapça bir söz.
devamını gör...
kültür farklılıkları
insanların farklı hayat biçimi ve alışkanlıklara sahip olması durumudur.
akla yaşar kemal’in binbir renkli bahçe kitabını getirebilir ki bu kitapta genel olarak her kültürün bir zenginlik, bir renk olduğunu ve dünyanın da binbir renkli bir kültür bahçesi olduğunu ifade etmiştir.
(bkz: binbir renkli bahçe)(bkz: yaşar kemal)
akla yaşar kemal’in binbir renkli bahçe kitabını getirebilir ki bu kitapta genel olarak her kültürün bir zenginlik, bir renk olduğunu ve dünyanın da binbir renkli bir kültür bahçesi olduğunu ifade etmiştir.
(bkz: binbir renkli bahçe)(bkz: yaşar kemal)
devamını gör...
kimsesizlerinkimiraikkonen
kafasını dinlemek istemiştir diye düşünüyorum zira pistlere veda edeceğini sanmıyorum. bir kaç test sürüşü yapar gelir. geldiğinde damalı bayrağı hep birlikte sallar, şampanyasını patlatır, keyfimize bakarız. olması gereken budur. *
devamını gör...
azmizade haleti
17. yüzyıl divan şairlerinden birdir. asıl ismi mustafa'dır.
ömrü boyunca kadılık, müderrislik ve anadolu ve rumeli kazaskerliği gibi önemli görevler yapmıştır.
şiirlerinden çok rubaileri ile tanındığı için ''divan şiirinin ömer hayyam'ı'' olarak da bilinir.
ömrü boyunca kadılık, müderrislik ve anadolu ve rumeli kazaskerliği gibi önemli görevler yapmıştır.
şiirlerinden çok rubaileri ile tanındığı için ''divan şiirinin ömer hayyam'ı'' olarak da bilinir.
devamını gör...
kafir
iyi adamın kim olduğuna karar verme yetkisi olduğunu sana adam iyi olabilir mi hiç?
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
#1015996
yavaş yavaş balataları yakmaya başlamıştır, hayırlısı olsun..*
(bkz: yoldaş kafayı sıyırırsa yerine kim gelecek)
yavaş yavaş balataları yakmaya başlamıştır, hayırlısı olsun..*
(bkz: yoldaş kafayı sıyırırsa yerine kim gelecek)
devamını gör...
gri rengin tadı olsaydı nasıl olurdu sorunsalı
avokado tadinda olurdu. sade, duz bir tat.
devamını gör...
kendileriyle savaşanlar
stefan zweig in hölderlin, kleist, ve nietzsche 'nin yaşamöykülerini anlattığı kitabın beni çok heyecanlandıran, pek bir sevdiğim ismidir. bir de "doğu batı" dergisinin 48. sayısı "kişinin kendisiyle savaşı" var. ben size benim kendimle savaşımdan bahsedeceğim..
iyileşmeye çalışırken beni sabote eden bir ben var, güç delisi bir ben. iyileşmekten kastım kendimi iyi hissetmek, kendimden nefret etmemek, diğer insanlarla kendimi eşit seviyede görebilmek (onlar da benim gibi insan manasında, yoksa tabii ki de daha yetenekli, bilgili falan olabilirler. hatta muhtemelen öyledirler. neyse). benim kendi kendimle savaşım, güçlü görünmeye çalışan kendimle. güçlü görünmek derken de kendime güçlü görünmek. evde oturup yalnız başına ağlamamalı mesela, yeni insanlarla tanışıp onlarla arkadaş olmaya ihtiyacı varmış gibi görünmemeli, bir kadınla duygusal bir ilişkiye girip onun beni önemsemesine, sevmesine, bana sarılmasına... ah... sarılmak. buna bazen o kadar çok ihtiyaç duyuyorum ki. bir hayat kadınından bunu isteyip isteyemeyeceğimi bile düşündüm. parası neyse vereyim, doya doya sarılayım, o da bana sarılsın.. bir süredir bu benle savaşıyorum işte. bu bana güçlü görünmek için beni yaşarken öldüren benin bu takıntısını yenmeye çalışıyorum. o bana ne kadar acımasız davransa da ben ona uygun bir dille anlatmaya çalışıyorum. o bana zarar verebilir ama ben ona veremem.
son zamanlarda ondan gizli yeni arkadaşlıklar kurmaya, kendimi sevmeye falan çalışıyordum. sonra bunu fark etti tabi. önce tanışmaya çalıştığım insanlarla sohbet etme çabalarımı sabote etti. sonrasında türlü aşağılamaların ardından hayal kırıklığına uğramakla artık baş edemeyeceğimi falan söyledi. ben ikna olmadım tabi ama karşı argümanlarım da zayıf kaldı. kendisine katılmaktaki kararsızlığımı görünce bugünkü akşam yemeğimin içine etti. işten gelmişim. öğleden beri evde mantımı yerken youtube'da izleyeceğim vidyoyu düşünüyordum. ısıtıcıda suyu ısıtıp mantı haşlanırken sarmısaklı yoğurdu ve tereyağlı sosu hazırladım. arada biraz vakit kalınca birkaç parça bulaşığı da yıkadım. tabağımı hazırladım tepsiye koydum. yoğurdu biraz fazla olduğu için bir parça da ekmek koydum tepsiye. bir bardak da gazoz doldurup odaya geçtim. mutfakta bardağı doldururken bana sinir krizi geçirtebilecek fırsatı görmüştü. ben de fark ettim bunu. tepsiyi dikkatlice odaya kadar getirdim. masanın üstüne koyduktan sonra hemen yanındaki pencereyi açtım. açarken biraz hızlıca açtım ya da o açtı. pencere tekerlekli koltuğa, koltuk masaya çarptı. bardaktaki gazozun yarısı tabağın içine, geriside masanın üstüne ve yere döküldü. sonra çok fena bir sinir krizi geçirdim. önce koltuğu kaldırıp yere fırlattım, sonra kapıyı falan yumrukladım. az biraz sakinleşince mutfağa gidip ısıtıcıya su koydum. ne olursa olsun bugün mantımı yiyecektim. ısıtıcıyı çalıştırmadan önce sapı gövdesinden ayrılana kadar birkaç defa yere vurdum. sonra tencereye su doldurup ocağa koydum. su ısınırken de ortalığı temizledim. zor. gerçekten zor..
iyileşmeye çalışırken beni sabote eden bir ben var, güç delisi bir ben. iyileşmekten kastım kendimi iyi hissetmek, kendimden nefret etmemek, diğer insanlarla kendimi eşit seviyede görebilmek (onlar da benim gibi insan manasında, yoksa tabii ki de daha yetenekli, bilgili falan olabilirler. hatta muhtemelen öyledirler. neyse). benim kendi kendimle savaşım, güçlü görünmeye çalışan kendimle. güçlü görünmek derken de kendime güçlü görünmek. evde oturup yalnız başına ağlamamalı mesela, yeni insanlarla tanışıp onlarla arkadaş olmaya ihtiyacı varmış gibi görünmemeli, bir kadınla duygusal bir ilişkiye girip onun beni önemsemesine, sevmesine, bana sarılmasına... ah... sarılmak. buna bazen o kadar çok ihtiyaç duyuyorum ki. bir hayat kadınından bunu isteyip isteyemeyeceğimi bile düşündüm. parası neyse vereyim, doya doya sarılayım, o da bana sarılsın.. bir süredir bu benle savaşıyorum işte. bu bana güçlü görünmek için beni yaşarken öldüren benin bu takıntısını yenmeye çalışıyorum. o bana ne kadar acımasız davransa da ben ona uygun bir dille anlatmaya çalışıyorum. o bana zarar verebilir ama ben ona veremem.
son zamanlarda ondan gizli yeni arkadaşlıklar kurmaya, kendimi sevmeye falan çalışıyordum. sonra bunu fark etti tabi. önce tanışmaya çalıştığım insanlarla sohbet etme çabalarımı sabote etti. sonrasında türlü aşağılamaların ardından hayal kırıklığına uğramakla artık baş edemeyeceğimi falan söyledi. ben ikna olmadım tabi ama karşı argümanlarım da zayıf kaldı. kendisine katılmaktaki kararsızlığımı görünce bugünkü akşam yemeğimin içine etti. işten gelmişim. öğleden beri evde mantımı yerken youtube'da izleyeceğim vidyoyu düşünüyordum. ısıtıcıda suyu ısıtıp mantı haşlanırken sarmısaklı yoğurdu ve tereyağlı sosu hazırladım. arada biraz vakit kalınca birkaç parça bulaşığı da yıkadım. tabağımı hazırladım tepsiye koydum. yoğurdu biraz fazla olduğu için bir parça da ekmek koydum tepsiye. bir bardak da gazoz doldurup odaya geçtim. mutfakta bardağı doldururken bana sinir krizi geçirtebilecek fırsatı görmüştü. ben de fark ettim bunu. tepsiyi dikkatlice odaya kadar getirdim. masanın üstüne koyduktan sonra hemen yanındaki pencereyi açtım. açarken biraz hızlıca açtım ya da o açtı. pencere tekerlekli koltuğa, koltuk masaya çarptı. bardaktaki gazozun yarısı tabağın içine, geriside masanın üstüne ve yere döküldü. sonra çok fena bir sinir krizi geçirdim. önce koltuğu kaldırıp yere fırlattım, sonra kapıyı falan yumrukladım. az biraz sakinleşince mutfağa gidip ısıtıcıya su koydum. ne olursa olsun bugün mantımı yiyecektim. ısıtıcıyı çalıştırmadan önce sapı gövdesinden ayrılana kadar birkaç defa yere vurdum. sonra tencereye su doldurup ocağa koydum. su ısınırken de ortalığı temizledim. zor. gerçekten zor..
devamını gör...