yağmur sonrası toprak kokusu.
devamını gör...

oğlum olursa "deniz" kızım olursa "zeynep".

edit: 02.11.2021 oğlum oldu ve adını deniz koydum. ( vay be sözlük, kim derdi ki bu başlığa tanım yazarken, bunu gerçekleştireceğim.)
devamını gör...

kayıp "a"yı bulsak, o da olumlu.
devamını gör...

ben de ekşi gibi olmasını istemem açıkçası, 3 dk ya kendi yazdığını bulamazsın. ama bir tıkanıklık olduğu da aşikar. daha önce de dedim üyeye göre tanım yazan çok az hala.
devamını gör...

bir salatadır yürüyor
gezegen acıktım diyor
nizanim olanı biteni sindiriyor
kiloyu jilet alıyor
devamını gör...

belki de insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla.
amok koşucusu.

t: güne stefan zweig'in bir sözünün bırakıldığı başlık.
devamını gör...

sizin hakkında hatırlanan minik detaylardır. neli pasta sevdiğiniz, favori filminiz, favori grubunuz gibi hoş detaylar biliniyorsa bu insanı mutlu eder.
devamını gör...

manipülasyon yeteneği.
ben giyime kuşama karışmam vb. şeyler söyleyip, sonrasında karışmaya çalışması.
tinkerbell: sen böyle şeylere karışmazdın hani ?
xxx: ya düşün işte, hiç böyle bir insan değildim ben senden öncesi, beni sen bu hale getirdin, seni ne kadar önemsediğimi gör.
falan filan, palavralar palavralar. aman aman evlerden ırak.
devamını gör...

#938022
yemedim, yemem.
o kadar flörtü olan kişinin sözlükte üçüncü olacak vakti olmaz.
bugünde gerçekleri açığa çıkardım, rica ederim.
devamını gör...

ankarayı germeyanoğulları beyliğinden sonra alıp uzun süre yönetmiş (tabi buna yönetmek denirse) eski belediye başkanı. şu sıralar eskiden yediği hurmalar bir bir ortaya çıkmakta ve mahkemede hakkında ki iddianameler kabul edilmektedir.
devamını gör...

şu zamana kadar hoşlandığım her erkek zekiydi. zeki insan komiktir ve sohbeti güzeldir.
devamını gör...

(bkz: mutlu eden basit şeyler)
kar yağışına sevinmek ve bunu paylaşmanın yenilen yemeği paylaşmakla ne ilgisi olduğunu anlayamadığım entrynin başlığı.

t: kar yağışıyla mutlu olup sosyal medyasına paylaşan insan.
devamını gör...

yitirdiklerimiz.
devamını gör...

toplantı sonrası fahrettin koca yazılı bir açıklama yaptı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

buradan
devamını gör...

tanışmak mesele değil tanışılır asıl mesele tekrar başka insanlara güvenecek ve inanacak enerjinin kalmamasıdır.
devamını gör...

bir tripoda bir kameraya yenileceksiniz, vallahi billahi yenileceksiniz.....
devamını gör...

başlığı açan kişi olarak bir açıklama yapma gereği duydum. hayatımda hiçbir zaman sansürü destekleyen biri olmadım olmayacağımda. kesinlikle düşünce özgürlüğüne inanıyorum, insanlar istedikleri platformda istedikleri şeyi özgürce konuşabilme özgürlüğüne sahip olmalılar.

fakat şuda bir gerçek artık herkesin hemfikir olduğu ve herkesi bayan durumlar oluşmaya başladı. sadece aşağılayıcı, ırkçı, cinsel yönelimler ile ilgili ince sataşmalar olan, başka insanların hassasiyetlerini ve değerlerini aşağılayan başlıklara da sözlük yönetiminin bir dur demesi gerektiğini düşünüyorum.

ve bunun kesinlikle sansür yaparak olmasını istemem. ama uyarsınlar insanları ve bu tür başlıklar daha önceki başlıklardan birinde (sanırım şu masturbasyon başlığı) zaten yoldaş benjamin franklin tarafından gündeme getirilmişti.

kimse kafa sözlüğün bir grup abazan insan artığının olduğu bir yer olarak görülmesini istemez. ya bakıyorsunuz değerli bir yazar bilgi paylaşıyor, hani insanlar bilgilensin faydalansın ufku açılsın diye belki hop arkasından gelen paylaşım (bkz: meme ucunda kıl olan kızlar) (bkz: sevgilinin banyosunda sakal dolu permatik bulmak) (bkz: ağzı kokan iri popolu kadınlardan hoşlanıyorum)

kimse kusura bakmasın ama insanlar bunlara maruz kalmak zorunda değil diye düşünüyorum.
devamını gör...

aylar sonra bizleri özlemiş, tekrar çıkıp gelmiş yazarımız.
ne de iyi yapmış.
her gün rutin olarak, profiline girip bayıla bayıla tanımlarını okuduğum zamanları bilirim.
devamını gör...

woody allen'ın yazıp yönettiği, mia farrow ile başrolünü paylaştığı 1983 yapımı mockumentary (sahte belgesel - melgesel ) tarzı film.

sahte belgesel tarzıyla film kendi gerçekliğini oluşturmuş. öyle ki, içinde barındırdığı absürtlüğe rağmen, filme televizyonda tesadüfen rast gelmiş bir kişi, izlediği şeyin bir film değil de, biyografik bir belgesel olduğu fikrine çok rahat kapılabilir. (tabii bir de woody allen'ı tanımıyor olması gerekirdi. ayrıca, belli bir süre sonra (gbkz: leonard zelig)'in bukalemun hastalığı izleyene hiç de absürt gelmez; olaylara kendinizi kaptırırsınız.)

hem bu sebepten hem de woody allen faktörü sayesinde film adeta kendi kendini tamamlayıp izleyiciye yorum hakkı bırakmaz. film kendi gerçekliğini yaratmıştır. bu farkındalığa, film hakkında bir şeyler yazmaya niyetlenip sonrasında yazacak bir şey bulamayınca anlayabildim ama olsun. benim tatlı canım sağ olsun. ne yalan söyleyeyim, izleyene sadece diyaloglara gülmek kalıyor; bir de neden bu kadar kısaydı diye hayıflanmak. (film süresi 70 küsur dakika)

film zaman olarak 1920'li ve 30'lu yıllarda geçer. detaylar üzerinde epey düşünülmüş olduğundan olsa gerek, izleyiciye bunu sonuna kadar hissettirir, filmin kendi gerçekliğini oluşturmasında ayrıca bir katkı sağlar. benim nazarımda, sırf bunun için bile takdir edilesi bir filmdir. * *) *)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim