insanların zamanla değişmesi
7 yaşına kadar öğrendiği, aileden, atalardan aktarılan bilgilerle tüm ömrünü geçirme niyetinde olanlar zamanla değişmez çünkü onlara göre "bu devran, böyle gelmiş, böyle gider." ama gelişmeye, olgunlaşmaya niyeti olanlar ise zamanla değişir çünkü böyle gelmiş olan devranın, artık böyle gitmemesi gerektiğine inanırlar ve değiştirmek için öncelikle kendilerinden başlayarak bütüne yayılan bir değişim hareketi başlatırlar.
devamını gör...
sentetik a priori
immanuel kant'ın felsefeye en büyük armanağanıdır bu kavram.
düşünceler tarihinde aritmetiksel bilgi/yargının analitik bir yargı olduğu düşünülmüştür. yani 2+2 nin 4'ü zorunlu olarak içerdiği düşünülmüştür. o halde 4'ün bilgisi bize “2+2” üzerine yeni bir şey söylememektedir. yalnız kant abimiz bu konuya yeni bi bakış getiriyo. salt aklın eleştirisi’nde, ''2 ile 2’nin toplamı'' ne kadar analiz edilirse edilsin, 4 kavramına mantıksal olarak ulaşılamayacağını savunur. ona göre 2+2 analitik değil sentetik bir yargıdır. dolayısıyla geometri yargıları da kant’a göre analitik değil sentetik yargılardır. kant’ın bu konuda verdiği örnek, “iki nokta arasındaki doğrusal çizgi en kısa çizgidir” yargısıdır. ''doğru'' kavramı ne kadar analiz edilirse edilsin, ''en kısa çizgi'' olduğunu kavramının içinde bulunmaz. temel sorun tam da burada abiler ablalar, yandı bizim kablolar. “2+2=4 yargısı da “iki nokta arasındaki doğrusal çizgi en kısa çizgidir” yargısı da analitik bir yargı değilse aynı zamanda yapısı gereği zorunlu ve evrensel bir bilgi de değildir. çünkü yargı analitik değilse, bilgi de a priori de değildir ve a priori olmayan bir bilgi zorunlu ve evrensel bir bilgi değildir. işte burada kant devreye giriyor matematik ve bilimin evrensel olduğunu kanıtlamak için. *akıl ve bilim düşmanlarını adeta dumur edecek konumlandırmayı yapıyo. kant’a göre bunu sağlayacak şey, her insanda ortak olarak bulunan, duyu algısının zaman ve mekan formlarının a priori bilgisi, başka bir deyişle zaman ve mekan sezgisidir. yani aritmetik ve geometri bilgisi, algının zaman ve mekan formlarının a priori bilgisine dayanır ve bu formlar sayesinde oluşur. aritmetiğin bilgisi zaman formuna, geometrinin bilgisi ise mekan formuna dayanır. şu halde matematiksel bilgi sentetik a prioridir. matematiksel bilgi sentetiktir, çünkü yeni bir bilgi verir. matematiksel bilgi aynı zamanda a prioridir, çünkü bilginin dayandığı şey her insanda ortak olarak bulunan algının zaman ve mekan formunun a priori bilgisidir. o halde matematiksel bilgi yine zorunlu ve evrensel bir bilgidir. böylelikle kant, matematik ve bilime yeni bi temel bulur. hume'un eleştirisiyle uyandığı dogmatik uykusundan uyanıp, başka bi dogmatik uykuya yatar farkında olmadan.*
daha sonra frege ve dedekind piyasaya çıkıp ''bu ne rezillktir kardeşim, matematik zaten mantığa indirgenir, ne gerek var zaman mekan a priori demeye'' diyerekten basarlar fırçayı. zaten willard quine'in çok acayip bi makalesi vardır ''two dogmas of empiricism'' isimli. orada analitik-sentetik ayrımının analitik olduğunu ve dolayısıyla hatalı olduğunu anlatır. ama siz yine de kant okuyun tabi.
düşünceler tarihinde aritmetiksel bilgi/yargının analitik bir yargı olduğu düşünülmüştür. yani 2+2 nin 4'ü zorunlu olarak içerdiği düşünülmüştür. o halde 4'ün bilgisi bize “2+2” üzerine yeni bir şey söylememektedir. yalnız kant abimiz bu konuya yeni bi bakış getiriyo. salt aklın eleştirisi’nde, ''2 ile 2’nin toplamı'' ne kadar analiz edilirse edilsin, 4 kavramına mantıksal olarak ulaşılamayacağını savunur. ona göre 2+2 analitik değil sentetik bir yargıdır. dolayısıyla geometri yargıları da kant’a göre analitik değil sentetik yargılardır. kant’ın bu konuda verdiği örnek, “iki nokta arasındaki doğrusal çizgi en kısa çizgidir” yargısıdır. ''doğru'' kavramı ne kadar analiz edilirse edilsin, ''en kısa çizgi'' olduğunu kavramının içinde bulunmaz. temel sorun tam da burada abiler ablalar, yandı bizim kablolar. “2+2=4 yargısı da “iki nokta arasındaki doğrusal çizgi en kısa çizgidir” yargısı da analitik bir yargı değilse aynı zamanda yapısı gereği zorunlu ve evrensel bir bilgi de değildir. çünkü yargı analitik değilse, bilgi de a priori de değildir ve a priori olmayan bir bilgi zorunlu ve evrensel bir bilgi değildir. işte burada kant devreye giriyor matematik ve bilimin evrensel olduğunu kanıtlamak için. *akıl ve bilim düşmanlarını adeta dumur edecek konumlandırmayı yapıyo. kant’a göre bunu sağlayacak şey, her insanda ortak olarak bulunan, duyu algısının zaman ve mekan formlarının a priori bilgisi, başka bir deyişle zaman ve mekan sezgisidir. yani aritmetik ve geometri bilgisi, algının zaman ve mekan formlarının a priori bilgisine dayanır ve bu formlar sayesinde oluşur. aritmetiğin bilgisi zaman formuna, geometrinin bilgisi ise mekan formuna dayanır. şu halde matematiksel bilgi sentetik a prioridir. matematiksel bilgi sentetiktir, çünkü yeni bir bilgi verir. matematiksel bilgi aynı zamanda a prioridir, çünkü bilginin dayandığı şey her insanda ortak olarak bulunan algının zaman ve mekan formunun a priori bilgisidir. o halde matematiksel bilgi yine zorunlu ve evrensel bir bilgidir. böylelikle kant, matematik ve bilime yeni bi temel bulur. hume'un eleştirisiyle uyandığı dogmatik uykusundan uyanıp, başka bi dogmatik uykuya yatar farkında olmadan.*
daha sonra frege ve dedekind piyasaya çıkıp ''bu ne rezillktir kardeşim, matematik zaten mantığa indirgenir, ne gerek var zaman mekan a priori demeye'' diyerekten basarlar fırçayı. zaten willard quine'in çok acayip bi makalesi vardır ''two dogmas of empiricism'' isimli. orada analitik-sentetik ayrımının analitik olduğunu ve dolayısıyla hatalı olduğunu anlatır. ama siz yine de kant okuyun tabi.
devamını gör...
sadece sınav haftası not isteyen arkadaş
kötü bir yazım ile birlikte sanki başka bir alfabe kullanıyormuşum hissiyatını verdiğim için bilerek verirdim notlarımı nitekim anlayan olmamıştır hiç. benim için gurur verici bir durumdur bu.sadece kendim içindir o notlar be be ğim.
devamını gör...
erkeklerin kadınları sinir eden özellikleri
reddeden kadını öldürmeleri.
devamını gör...
harry potter'ın sonunda dumbledore'un hogwarts'tan atılıp anadolu'nun bir köyünde cinci hoca olması
2009 yılında londra'da bir kitap fuarında, j. k. rowling ile yaptığım bir ayaküstü sohbet esnasında öğrendiğim gerçek.
aslında kitap fikri ilk oluştuğunda harry, hermony ve ron, voldemort'un şerrini yok ederler ve hogwarts kurtarılır. fakat hogwarts yönetim konseyi, dumbledore'un voldemort'a gizliden yardım edip okuyup üfleyerek asa ürettiğini belgeleriyle ortaya koyar. bu sebeple dumbledore okuldan atılır. gittiği yerlerde iş bulamaz ve hatta kariyer net'e "emekli büyücü okulu müdürü" diye ilan açar fakat yine de ismi herkesçe kötü anıldığından iş bulamaz. ondan sonra gel zaman git zaman yolu kırşehir'in tereke köyüne düşer. burada okuyup üfler, gözlerinden ifrit kusan mazlumlara muska yazar, koca arayanlara celp duası falan hazırlar, paraya para demez.
kitabın sonunda anlattığı kadarıyla severus snape yeni müdür olur. daha böyle birkaç detay daha söyledi de hatırlamıyorum. o ara uzaktan bir tane hatunla kesişiyordum. bu dediklerini duyunca kanım çekildi "hah hah! korkmayın bay mebus. biliyorum bunlar can sıkıcı mevzular, kitabımda da yer etmedim zaten, çocuklar ürkmesin diye." dedi.
kadının içinde meğer bir hp lovecraft varmış.
aslında kitap fikri ilk oluştuğunda harry, hermony ve ron, voldemort'un şerrini yok ederler ve hogwarts kurtarılır. fakat hogwarts yönetim konseyi, dumbledore'un voldemort'a gizliden yardım edip okuyup üfleyerek asa ürettiğini belgeleriyle ortaya koyar. bu sebeple dumbledore okuldan atılır. gittiği yerlerde iş bulamaz ve hatta kariyer net'e "emekli büyücü okulu müdürü" diye ilan açar fakat yine de ismi herkesçe kötü anıldığından iş bulamaz. ondan sonra gel zaman git zaman yolu kırşehir'in tereke köyüne düşer. burada okuyup üfler, gözlerinden ifrit kusan mazlumlara muska yazar, koca arayanlara celp duası falan hazırlar, paraya para demez.
kitabın sonunda anlattığı kadarıyla severus snape yeni müdür olur. daha böyle birkaç detay daha söyledi de hatırlamıyorum. o ara uzaktan bir tane hatunla kesişiyordum. bu dediklerini duyunca kanım çekildi "hah hah! korkmayın bay mebus. biliyorum bunlar can sıkıcı mevzular, kitabımda da yer etmedim zaten, çocuklar ürkmesin diye." dedi.
kadının içinde meğer bir hp lovecraft varmış.
devamını gör...
şeyle yazılan her şeyin ayrı yazılması
bugün pek çok tanımda gördüğüm durumdur, herşey değil doğrusu her şeydir. cümleyi yazarken bile hatalı olduğu belli olunca kelimenin altında kırmızı şerit çıkıyor. ona da mı bakmıyorsunuz?
edit: sakin olun ilk kez aynı başlıklar açılmıyor sözlükte, resmen taşlanır gibiyim.
edit: sakin olun ilk kez aynı başlıklar açılmıyor sözlükte, resmen taşlanır gibiyim.
devamını gör...
inek büyüktür ama mide bulandırmaz
ineği reklamlarda olduğu şekliyle hayal eden kişi sözüdür. çayır çimen geze geze mööleyen mutlu inekler çok şirindir. ancak, düşüncesini tekrar değerlendirmesi için ,10 mallı bir köy ahırında yarım saat geçirmeye davet ediyorum.
devamını gör...
ali erbaş'ın bayram hutbesini kılıçla okuması
elalem mars'a gidip helikopter uçuruyor, bunlar ellerinde kılıç etrafta dolaşıyor.
güler misin, ağlar mısın.
güler misin, ağlar mısın.
devamını gör...
yemin ettim
tarkan'ın da çok güzel yorumladığı şarkı.
devamını gör...
parol
duanın daha etkili olacağı ağrı kesicidir
devamını gör...
samsun’da sokak ortasında eşi tarafından şiddete uğrayan kadın
bugün a101 den ekmek çaldı diye mahallece toplanıp hırsıza ters kelepçe yapar gibi cullanan tipler sizi böyle psikopatlar da gormek isteriz. yemin ederim artık ülke leşlerle doldu bitmiyor durmuyor böyle kalleş adi insanlar.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
yine gelenler olmuş görüyorum
yazıyorlar çiziyorlar okuyorum
maalesef ki biraz işim var şimdi
bir izmirliden kötü dayak yiyorum
yoksa valla inanın yazardım
iş miş demez paso sallardım
okuyamadım bile çoğunu ama
vişne suyu içer tadına doyardım
yazıyorlar çiziyorlar okuyorum
maalesef ki biraz işim var şimdi
bir izmirliden kötü dayak yiyorum
yoksa valla inanın yazardım
iş miş demez paso sallardım
okuyamadım bile çoğunu ama
vişne suyu içer tadına doyardım
devamını gör...
nefret ile yaşayan insan
nefret ile yaşamak.
herkes den ve her şeyden nefret etmek. nefret ile dolu olmak.
olunabilecek en kötü haldir/ hallerdir.
nefret duyguların en kuvvetlisi, en güçlü olanıdır.
sadece nefret duyulan kişileri ve objeleri değil sahibini de tüketir.
kör eder insanı ve son nefeste dahi olsa pişmanlıktan başka bir şey getirmez.
şu kısacık hayatı yaşamanın onlarca yolu var iken hemde.
insanı her durumdan ve halden kurtaracak tek çözüm kök salmamaktır.
insan yerleştikçe, bağları kuvvetlenir ve kayıp edeceği şeylere sahip olur, onlara değer vermeye başlar.
ta ki değer verdiği şeyler ona sahip olana kadar.
çok da zeki değildir insan, zaman içinde bununla övünmeye bile başlar, "değerlerim var benim der".
halbuki zincirleri vardır artık. yaşamanın optimal yolu göç etmektir, göçebe bir yaşam sürmektir.
yerleşik hayat insanlığın doğasına aykırıdır. evet belki belirli süreler için olabilir ama bir ömür yerleşmek insanın doğasının dışındadır.
yanlış öğretildi bize hayat, yanlış yaşadık.
cahildik, rengine kandık.
herkes den ve her şeyden nefret etmek. nefret ile dolu olmak.
olunabilecek en kötü haldir/ hallerdir.
nefret duyguların en kuvvetlisi, en güçlü olanıdır.
sadece nefret duyulan kişileri ve objeleri değil sahibini de tüketir.
kör eder insanı ve son nefeste dahi olsa pişmanlıktan başka bir şey getirmez.
şu kısacık hayatı yaşamanın onlarca yolu var iken hemde.
insanı her durumdan ve halden kurtaracak tek çözüm kök salmamaktır.
insan yerleştikçe, bağları kuvvetlenir ve kayıp edeceği şeylere sahip olur, onlara değer vermeye başlar.
ta ki değer verdiği şeyler ona sahip olana kadar.
çok da zeki değildir insan, zaman içinde bununla övünmeye bile başlar, "değerlerim var benim der".
halbuki zincirleri vardır artık. yaşamanın optimal yolu göç etmektir, göçebe bir yaşam sürmektir.
yerleşik hayat insanlığın doğasına aykırıdır. evet belki belirli süreler için olabilir ama bir ömür yerleşmek insanın doğasının dışındadır.
yanlış öğretildi bize hayat, yanlış yaşadık.
cahildik, rengine kandık.
devamını gör...
doğru insanı bulmak
doğru insan bulunmaz. doğru insan olunur ve doğru insan inşa edilir, karşılıklı. barışmayı, geçinmeyi ve yetinmeyi bilmediğiniz sürece çok insan harcarsınız. karma da döner size ödetir harcadığınız ilişkilerin bedelini. bu konuda sürekli şikayet halinde iseniz bakmanız gereken çevreniz değil aynadır. hadi bakim gençler, tövbeye.
devamını gör...
yaran nickler
devamını gör...
akıştaki nickaltı trafiği
%90 hep aynı yazarların nickaltlarını gördüğümüzden dolayı sıkıntılı bir trafiktir. eğer daha fazla yazarın nickaltını görürsek akış akıp gidecektir yani trafik de akan bir trafik olacaktır. bundan dolayı da bahsi geçen trafik sorunu çözülecektir.
edit: lobicilik hiçbir zaman iyi bir şey olmamıştır.
edit: lobicilik hiçbir zaman iyi bir şey olmamıştır.
devamını gör...
dr'nin ışık hızında doğan cüceloğlu kitaplarını anasayfa yapması
hocamız tam ölmeden sanki hissetmiş gibi son kitap tadında bir kitap çıkardı diye biliyorum. adamın kırkını bekleyeydiniz bari doyumsuz köpekler dediğim hareket.
devamını gör...


