gıcık olabiliteleri yüksektir ve atsan atılmaz, satsan satılmazlar kategorisindedirler ve her şeye rağmen seveceğin insanlardır.
devamını gör...

bu maskenin altında etten daha fazlası var. bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirlere kurşun işlemez.
devamını gör...

duştan henüz çıkıp kendi kendine kurumaya bırakıldığında çok güzel olan ancak tek gecelik uyku sonucunda kabaran saç tipidir. ne çektim sizden be lülelerim?
devamını gör...

kızgınlık zamanla çabucak geçer ama kırgınlık zamanla daha da artarak çoğalır.
devamını gör...

genellikle akvaryum balığı olarak beslenen balık türüdür.

biraz nazlı bir balıktır, ilgi ister.

ben de zamanında beslemek istemiştim ama sonra vazgeçtim çünkü o sorumluluğu alabileceğimi düşünmüyordum.
devamını gör...

bir dönem uyguladığım sonunu getiremediğimdir.

belkide en güzel son budur kim bilir?

pek matah bir durum değil. ne medeniyetle ne kültürle ne de gelişmişlikle alakalı bir yanı yok ama tabi bunu tercih edenleri yerden yere vurma, eleştirme vs durumu tam olarak bunlarla alakalı.

abartılacak bir yanı yok yani. iki kişi seviyor istiyor ve aynı evde yaşamaya başlıyor bu kadar basit.
devamını gör...

çaylakken tanımlarına göz gezdirme fırsatım olmuştu ve bir kalitesi olduğu çok belliydi. an itibarı ile çaylak kariyeri sona ermiş kendisini tebrik ediyorum.
devamını gör...

maalesef az kullanılan, bal köpüğü gibi kelime. kullanın eksilmezsiniz.
devamını gör...

56 farklı bitki özü ve baharat kullanılarak imal edilen %35 alkollü, tadı enfes içecek.

eğlenceli reklamları ile de bilinir.
devamını gör...

çok konuşmaktan ziyade susmak daha çok saygı duyulan bir eylemdir ve çoğu zaman susmak en güzel cevaptır .
devamını gör...

günaydın sözlük…

ama öyle, dünyanın en iyi ticari fikrini bulmuş gibi koştura koştura yanınıza gelip “çok para kırıcaz bilader, çok para kırıcaz” nidalarıyla, sizi onulmaz iflaslara sürükleyeceği çok açık bacanak gazı ile, coin piyasasına girmişsiniz de, ertesi gün uyanıp, borsa ekranını açtığınızda süleyman çakır’ın kumarhanesi gibi kıpkırmızı bir ekranla karşılaşmışsınız gibi bir günaydın değil elbette…

güzel bir yaz akşamı, çalan kapı zili ardından, kapıyı açtığınızda, elinde siyah poşette rakısı, koltuğunun altında kocaman bir karpuzla karşınızda dikilen bacanakla karşılaşmışsınız gibi sürprizli bir günaydın…

milenyumlu bir günaydın değil, 90’larlı bir günaydın…
devamını gör...

sürekli temizlik yapmak ve yaptırmaktır. haftanın her günü masumlar apartmani dizisindeki safiye ve gulben gibi tulumları üstümüze çekip, çamaşır suyu ve diğer deterjanlari soluyarak evin her tarafını silip süpürdükten sonra, fazla deterjanı solumanin etkisiyle antrede karşılaşınca analı-kizli birbirimizi tanımama durumuna gelip birbirimizden 50 krş isteyecek duruma geldikten sonra köşemize çekilmektir. bir diğeri eve geç geldiğim ya da en normal halimde oldugum gunlerde bile dik dik yüzüme bakıp " bana söylemek istediğin bir şey var mi" sorusuyla ortada hiçbir şey yokken bir anda gelen bi haltlar yemişim ben paniğini yaşatmasıdır. son olarak ise yemek+ temizlik yapınca canim kızım,bunu ben yaptım, bunu ben doğurdum edasıyla halka seslenis yapan annemin, yemek + temizlik yapmayınca beni evladi olarak görmemesi bunu kabul etmemesi ve sanki babamın eve kuma getirip,getirdiği kumadan ben olmuşum edasıyla bana yabancı bir nesneymisim gibi davranması da bir başka garip huyudur.
devamını gör...

yüzünün yarısı olmayan, bir ayağı çukurda diye üstüne titrediğim bir sokak kedisi var. ne zaman beslemeye çıksam ona ayrıca bir köşede yumuşak yaş mama yediririm. sokakta olduğu halde iç-dış parazit ve diğer aşılarını yaptırırım ki bünyesi zayıf düşmesin.
ben bu öldü ölecek diye gözünün içine bakarken, geçen gece bir de baktim ki çıkmış duvara yanında kankaları ve bir de dişi kedi "maaaaavvv maaaavvvv!" ortalığı yıkıyorlar.
bir an duraksadım, sonrasında gülme krizi tuttu. bir ayağı çukurda dediğime bak sen.*
devamını gör...

yahya kemal beyatlı, rindlerin akşamı adlı eserinde ölümden sonrasını bir dörtlükle kendince şiirsel anlatmıştır,

geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan,
geçince başlayacak, bitmeyen sükûnlu gece,
guruba karşı bu son bahçelerde keyfince.
ya aşk icinde harab ol ya şevk icinde gönül
ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül
ah dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç.


ölüp gidenleri geri getiremeyeceğimiz için gerçekte ne olduğunu bilemesekte, yeniden bir uyanış ümidiyle teselli buluruz.
devamını gör...

rob bunu okumayacak yanakları kızarıp ama kendi başlığıma bkz verme rezilliğini göze almak pahasına başlıktaki arkadaşlara amme hizmeti; arkadaşlar biraz da robnaja'nın kahkahası'nı övelim mi?
devamını gör...

beni baya şaşırtan, başıma 2 kere gelen hadise. entryi giriyorum, 5 saniye geçiyo bakıyorum artı almış

hayranım sana sözlük

edit: oha
devamını gör...

tek adam karizması için izlenen onca dizinin aksine karekterlerin neredeyse hepsinin bana başrol oyuncusu gibi geldiği başyapıt dizi.
testere, hüsrev ağa, laz ziya, pala, erhan, sapık erdal, tuncay vs . hepsinden başlı başına yeni bir dizi çekersin. abuzer kömürcüden bile.
devamını gör...

national geographic'te yayınlanan,gelişmiş bilgisayar simülatörleri ve tanık ifadelerinden faydalanarak geçmişteki uçak kazalarını tekrar canlandırmasını yapıp kaza sebeplerini güzel bir dille açıklayan program.vait geçirmek ve eğer ilginiz varsa uçaklar ile alakalı bir sürü yeni bilgi öğrenmek için ideal bir tv programı.
devamını gör...

finaliyle insana oha ne izledim az önce ben dedirten ve tek bir sahnesinin bile atlanmadan izlenmesi gereken bir film.

birkaç kez izledim. beni en çok etkileyen filmler listesinde ilk sırada. gerçek bir hayat hikayesi mi değil mi bilmiyorum ama bir iç savaş sırasında böyle bir acı yaşanmış olması muhtemel midir? bence muhtemeldir.

film, lübnan iç savaşını konu alsa da esas olarak bu savaş sırasında bir kadının yaşadığı korkunç ve sarsıcı olayları anlatıyor. ama konusunun çarpıcılığı dışında, devamında kafamda yaratmış olduğu sorular nedeniyle de çok etkiledi beni. bir anne, neden evlatlarına böyle bir gerçeği öğrenmelerini vasiyet eder? peki doğru olan bu mudur? ben olsam ne yapardım? çocuklarına böyle bir vasiyet bırakan annenin aslında çocuklarına karşı hissettiği duygu nedir? nefret mi? annem bana böyle bir bilgiyi öğrenmeyi vasiyet etseydi eğer öğrendiğimde ben ne hissederdim ona karşı?

yani filmdeki ana karakterlerle empati dahi yapamadığım ve kafamda oluşan bu soruların doğru cevaplarına defalarca izlememe rağmen bir türlü karar veremediğim çok acı bir hayatın hikayesi incendies. naval'ın kendisinin yaşadığı ve ölene kadar çocuklarına hissettirmediği ama ölümünden sonra çocuklarını da dahil ettiği acı bir hayat.
devamını gör...

karma puanlar bozdurulup dolar alınamadığı sürece pek ilgilenmediğim durumdur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim