geceye bir hayat dersi bırak
malum sözlükte küfür argo yasak olduğundan dolayı 4s kuralı olarak özetleyebilirim. bu sözü ilk duyduğumda hadi oradan demiştim. gayet de komik gelmişti. yaşayarak gerçek olduğunu ayrıca hiç de komik olmadığını öğrendim. sevin, çok sevin sevmek çok güzel ama ne olursa olsun karşıdaki insana ne kadar sevdiğinizi belli etmeyin. yoksa ikinci s işlemeye başlar.
devamını gör...
yaşanabilir bölge
bir gezegenin yüzeyinde sıvı su bulunabilmesi için, bu gezegenin yıldızından minimum ya da maksimum ne kadar uzaklıkta olabileceğini söyleyen ifade. goldilocks bölgesi olarak da bilinir.
sıvı su, canlılık için son derece önemli. bu nedenle gezegen öyle bir noktada olmalıdır ki, yıldızından gelen ışınım, gezegenin yüzeyinde bulunan suyu ne dondursun ne buharlaştırsın. eğer gezegen yıldıza çok yakın olursa, yüzeyindeki su aşırı sıcaklık nedeniyle buharlaşır ki merkür, venüs gibi iç gezegenlerin başına gelen de budur. gezegen yıldızından çok uzak olursa, yüzeyindeki su donar ki örneğin mars'ta durum böyledir. venüs, yaşanabilir bölgenin iç sınırının hemen ötesinde yer alırken, mars bölgenin dış sınırına yakındır.
her yıldız için bu sınır farklı uzaklıklar arasında değişir. yıldızın ürettiği enerjiyle ilgili olan bu durum, zamanla yıldızın evre değiştirmesine bağlı olarak da değişir.
sıvı su, canlılık için son derece önemli. bu nedenle gezegen öyle bir noktada olmalıdır ki, yıldızından gelen ışınım, gezegenin yüzeyinde bulunan suyu ne dondursun ne buharlaştırsın. eğer gezegen yıldıza çok yakın olursa, yüzeyindeki su aşırı sıcaklık nedeniyle buharlaşır ki merkür, venüs gibi iç gezegenlerin başına gelen de budur. gezegen yıldızından çok uzak olursa, yüzeyindeki su donar ki örneğin mars'ta durum böyledir. venüs, yaşanabilir bölgenin iç sınırının hemen ötesinde yer alırken, mars bölgenin dış sınırına yakındır.
her yıldız için bu sınır farklı uzaklıklar arasında değişir. yıldızın ürettiği enerjiyle ilgili olan bu durum, zamanla yıldızın evre değiştirmesine bağlı olarak da değişir.
devamını gör...
sünnetlemek
tabakta artık bırakmamak, israf yapmamak anlamında kullanılan bir peygamber adeti.
devamını gör...
sözlük yazarlarının evdeki konumu
evin terazisiyim. herkesi dengeliyorum birbirlerine giriyorlar sonra. çok olgunlaştırıyor insanı ama bir süre sonra herkesi idare etmek yoruyor.
evin en büyük çocuğu olanların kaderi galiba bu.
evin en büyük çocuğu olanların kaderi galiba bu.
devamını gör...
turan dursun
ayrıca, şöyle bir sözü olan aydın kişidir;
"bil cümle islamcılar, iyice bilin, bilin ve unutmayın ki ben yüzyılların doğurduğu bir ölümüm. tüm dinlerin ve tabuların sonuçları bugün ve yarın görülecek ölümüyüm. çıkarları din karanlığı üstüne kurulu olanlar, bu karanlıktan türlü biçimde yararlananlar, tüm karanlık böcekleri benden korksunlar. ne imzalı, ne imzasız yalanları beni yıldırabilecektir. korksunlar elimdeki ışıktan. bir mum ışığının bile koca bir oda karanlığı nasıl parçaladığını anımsasınlar. binlerce yıllık ilkelliklerin, yalanlarla örülüp piyasalara sürüldüğü imanın, kafalardaki, duygulardaki zincirlerin elbette ki bir gün sonu olacaktır."
ve böylece öldürülmesi vacip görülmüştür. sırtından vurularak öldürülen, ancak düşünceleri ile bugünlere kadar hayatta kalabilmiş kişidir.
"bil cümle islamcılar, iyice bilin, bilin ve unutmayın ki ben yüzyılların doğurduğu bir ölümüm. tüm dinlerin ve tabuların sonuçları bugün ve yarın görülecek ölümüyüm. çıkarları din karanlığı üstüne kurulu olanlar, bu karanlıktan türlü biçimde yararlananlar, tüm karanlık böcekleri benden korksunlar. ne imzalı, ne imzasız yalanları beni yıldırabilecektir. korksunlar elimdeki ışıktan. bir mum ışığının bile koca bir oda karanlığı nasıl parçaladığını anımsasınlar. binlerce yıllık ilkelliklerin, yalanlarla örülüp piyasalara sürüldüğü imanın, kafalardaki, duygulardaki zincirlerin elbette ki bir gün sonu olacaktır."
ve böylece öldürülmesi vacip görülmüştür. sırtından vurularak öldürülen, ancak düşünceleri ile bugünlere kadar hayatta kalabilmiş kişidir.
devamını gör...
türkiye'de siyaset konuşmaktan korkmak
evet konuşunca hep bir şeyler olur malesef. kişi hür ve özgür olmayınca susuyor mecburen.
hani bir ara vardı gündem olan ' hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu' gibi .
hani bir ara vardı gündem olan ' hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu' gibi .
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
programı en azından bir kaç hafta sonra istisnai olarak ''cuma'' gününe alırsanız büyük hayır işlemiş olursunuz. zira başından, sonundan, ortasından yakalamak durumunda kalıyorum ki o da yakalamak olmuyor. halen bengaripsengüzeldünyaumutlu'nun bir programını bile tam olarak dinleme fırsatı bulamadım. bakın çok şey istemiyoruz. sadece bir cumanızı bize ayıracaksınız o kadar. kaza programı gibi bir şey yapın rica edeceğim * yapmazsanız öte tarafta vebalini siz çekersiniz. benden söylemesi.
devamını gör...
akp öncesi türkiye
başbakanın yakasından tutup hesap soruluyordu yahut yazar kasa atılıp protesto ediliyordu.
şimdi mi ?
-yooo dostum , o yazar kasayı adama silivride monte ederler , fabrika çıkışı öyleymiş dersin. o denli güzel işçilik yaparlar , aklın gider.
-bereket artık yazar kasalar küçük.
şimdi mi ?
-yooo dostum , o yazar kasayı adama silivride monte ederler , fabrika çıkışı öyleymiş dersin. o denli güzel işçilik yaparlar , aklın gider.
-bereket artık yazar kasalar küçük.
devamını gör...
merhaba poğaçacı (yazar)
yıllar sonra hatırlamak istediğim bir anıyı buraya bırakmaya geldim.
kendisi bir discord grubu tanışmasında beş dakika önce ''evimi karınca bastı onu süpürüyorum'' diyen adama atanmış cinsiyetin ne diye sordu. adamın tepkisi ''benimle dalga geçmeyin'' diyerek çıkmak oldu. ahdhahdahad. ya minnoş adam ''evimi karınca bastı'' diyor ya. yani çok ilkel bir problemle uğraşıyor. iki bin yıl önce de insanlar mağarasından karıca süpürüyordu, şimdide süpürüyor. ya sen bu adama daha beş dakika önce bulunmuş kavramı sunuyorsun *mk ahdhadhah. lan daha kadıköy'de iki tane fularlı biliyor bu kavramı. kavramı bulan lavuk bile kullanmadı daha dur bismillah.
kafamda yer eden bu tanımı dızo arkadaşlarıma soruyorum. ''ne diyon lan sen ya**********m'' dan daha hafif bir cevap duymadım. tam damar nokta galiba. tebrik ediyorum seni.
kadıköy gerçekten yasaklanmalı.
(bkz: atanmış cinsiyet)
kendisi bir discord grubu tanışmasında beş dakika önce ''evimi karınca bastı onu süpürüyorum'' diyen adama atanmış cinsiyetin ne diye sordu. adamın tepkisi ''benimle dalga geçmeyin'' diyerek çıkmak oldu. ahdhahdahad. ya minnoş adam ''evimi karınca bastı'' diyor ya. yani çok ilkel bir problemle uğraşıyor. iki bin yıl önce de insanlar mağarasından karıca süpürüyordu, şimdide süpürüyor. ya sen bu adama daha beş dakika önce bulunmuş kavramı sunuyorsun *mk ahdhadhah. lan daha kadıköy'de iki tane fularlı biliyor bu kavramı. kavramı bulan lavuk bile kullanmadı daha dur bismillah.
kafamda yer eden bu tanımı dızo arkadaşlarıma soruyorum. ''ne diyon lan sen ya**********m'' dan daha hafif bir cevap duymadım. tam damar nokta galiba. tebrik ediyorum seni.
kadıköy gerçekten yasaklanmalı.
(bkz: atanmış cinsiyet)
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
iş yoğunluğundan dolayı sabahtan beri sözlüğe girememiş, ne var ne yok diye bakamamıştım. şimdi oturup bilgisayarı açında 177 bildirim ve dün yazdığım nickaltı girisinden ötürü gelen, sıcacık geri dönüş mesajlarını gördüm.
burada oldukça yeni olmama, hiç tanınmıyor ve kimseyi tanımıyor olmama rağmen böyle sıcak bir ortamın insanı beklediğini görmek mutlu etti. burada öyle güzel insanlar var ki dertleri kimseyi eleştirip yargılamak değil, başka insanların görüşlerini öğrenip bu görüşlerde yer alan duygu durumuna göre fikir paylaşımında bulunmak. işte o insanlar iyi ki varlar.
bu tanıma karikatür bırakmayacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. *
(bkz: o zaman dans)
burada oldukça yeni olmama, hiç tanınmıyor ve kimseyi tanımıyor olmama rağmen böyle sıcak bir ortamın insanı beklediğini görmek mutlu etti. burada öyle güzel insanlar var ki dertleri kimseyi eleştirip yargılamak değil, başka insanların görüşlerini öğrenip bu görüşlerde yer alan duygu durumuna göre fikir paylaşımında bulunmak. işte o insanlar iyi ki varlar.
bu tanıma karikatür bırakmayacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. *
(bkz: o zaman dans)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını ağlatan filmler
(bkz: at (film)) - tek dileği çocuğunu okutmak olan bir babanın istanbul'da yaşadığı cehennemi anlatan 1982 yapımı yerli film. bonus: genco erkal.
(bkz: earthlings (film)) - dünya üzerindeki hayvan sömürüsünün aktarıldığı bir belgesel. azıcık kalbi olanın etkilenmemesi mümkün değil. bonus: joaquin phoenix.
(bkz: earthlings (film)) - dünya üzerindeki hayvan sömürüsünün aktarıldığı bir belgesel. azıcık kalbi olanın etkilenmemesi mümkün değil. bonus: joaquin phoenix.
devamını gör...
birini olduğu gibi kabul etmek
21.yüzyıl insanı bencilleşmektedir ve de işe yaramayacağını düşündüğüm , son derece yıpratıcı bir eylem. arada yanan kimse olabiliteniz son derece yüksektir.
devamını gör...
yazdıklarınızın en az bir kişiye dokunduğunu hissettiğiniz an
çok güzel bir his yaşarım. ben bu sözlüğe gönüllere dokunmaya geldim. elbette her etkileşim memnun ediyor, mutluluk veriyor.
yoksa neden yazayım ki?
anlamsız, boş kalıp, duygusuz yazılardan hep uzak duruyorum.
dokunabildiğim herkese sonsuz minnettarım.
sağolun varolun.
yoksa neden yazayım ki?
anlamsız, boş kalıp, duygusuz yazılardan hep uzak duruyorum.
dokunabildiğim herkese sonsuz minnettarım.
sağolun varolun.
devamını gör...
sürü psikolojisi
ingilizcesi bandwagon effect olan en yalın hali ile sırf insanların çoğu doğru olduğunu düşünüyor diye bir şeyin doğru olduğuna inanmak demektir. temelde “herkes böyle davranıyorsa bende böyle davranmalıyım” şeklindedir. başarılı ve popüler insanların alışkanlıklarını, davranışlarını, inançlarını izlemek insanın doğasında vardır. çünkü bunu yapmışta başarılı olmuş şeklinde düşünmenizi sağlar. başarılı bir insanın popülerliği ve güvenilirliğinden etkilenmiş bir insan, aynı hipnotze olmuş gibi muhakeme yeteneğini kaybeder. politikada sürü psikolojisi ise bir siyasi hareketi sadece popülerliğinden dolayı takip eden seçmenlerde görülmektedir. bu gibi sebeplerle seçmenler kazanması muhtemel görülen adayları desteklerler. (bir yerlerden size tanıdık geliyor mu, epey yakınınızdaki bir yer)
ingilizce adı ise bandwagon yani üzerinde bando olan bir at arabasından gelir. ilk kez amerikalı palyaço dan rice tarafından 1845 yılında kullanılır. o yılın başkanlık kampanyası boyunca rice, “herkesin olduğu yere gelin” gibi bir manaya gelecek şekilde “sürüye katılın” "to jump on the bandwagon" ifadesini kullanır. böylece başkan zachary taylor’ın zaferi elde etmesini sağlar.
ayrıca (bkz: asch deneyi)
ingilizce adı ise bandwagon yani üzerinde bando olan bir at arabasından gelir. ilk kez amerikalı palyaço dan rice tarafından 1845 yılında kullanılır. o yılın başkanlık kampanyası boyunca rice, “herkesin olduğu yere gelin” gibi bir manaya gelecek şekilde “sürüye katılın” "to jump on the bandwagon" ifadesini kullanır. böylece başkan zachary taylor’ın zaferi elde etmesini sağlar.
ayrıca (bkz: asch deneyi)
devamını gör...
mutlu insan görünce üzülmek
mutlu insan görünce onların mutlu olmasına değil kendi mutsuzluklarına üzülen insanlardır. bir dönem benimde içinde bulunduğum insanlarda diyebiliriz. neyse ki hayatta hep kötü şeyler olmuyor. tüm iyilere, iyiliklerle gelenlere, güzel dostlara ve güzelliklere selam olsun.
devamını gör...
erkekte uzun saç
sahip olduğumdur. omuzlarımı hafif geçecek kadar daha uzatmayı planlıyorum.
düdüt: evet, bakımı çok zor. her gün uzun uzun duş almayı ve taramayı gerektiriyor.
düdüt: evet, bakımı çok zor. her gün uzun uzun duş almayı ve taramayı gerektiriyor.
devamını gör...
deniz yıldızı
benim midemi bulandıran bir deniz canlısıdır.
bazı tatil yerlerinde yakalanıp kurtulurlar ve süs eşyası olarak kullanılırlar.
bazı tatil yerlerinde yakalanıp kurtulurlar ve süs eşyası olarak kullanılırlar.
devamını gör...
hürriyet kasidesi
ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten gibi şahane beyitlerle namık kemal tarafından 1876 yılında yazılan ve özgürlük, vatanseverlik, hürriyet, vatan ve millet gibi temaların işlendiği bir kaside. türk düşün hayatında hürriyet kavramının ete kemiğe büründüğü ilk yapıt bu kabul edilir. bir zamanlar osmanlı hürriyetçileri selanik'te, istanbul'da, manastır'da düzenledikleri gizli toplantılarda bu kasideyi kısık seslerle okuyup coşarlarmış. 2021 yılına saatler kala bizim üzerimize düşen de 135 sene öncesinden süzülüp gelen ve türkiye cumhuriyetinin kuruluşuna da doğrudan etken olan bu kasideyi okuyup bir şeyler anlamlandırmaya çalışmaktır diye düşünüyorum.
asıl adı besâlet-i osmâniyye ve hamiyyet-i insâniyye (osmanlılığın yiğitliği ve insanlığın hamiyeti) olan ve kaside-i hameset adıyla da bilinen bu kaside ağdalı bir osmanlıcayla yazılmıştır. biraz uzunca olan bu kasideyi hakkıyla incelediğimiz takdirde kelime dağarcığımız da önemli ölçüde genişleyecektir.
--! spoiler !--
görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten
çekildik izzet ü ikbal ile bâb-ı hükûmetten
(çağın değer yargılarını doğruluktan ve samimiyetten sapmış görerek
kendi arzumuz ve saygınlığımız ile devlet kapısından ayrıldık.)
usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten
(kendini insan bilenler halka hizmet etmekten usanmaz,
mürüvvet sahibi olanlar zavallılara yardım etmekten kaçınmaz)
hakîr olduysa millet, şânına noksan gelir sanma
yere düşmekle cevher, sâkıt olmaz kadr-ü kıymetten
(eğer millet, hor görülmüşse onun şanına bir eksiklik geleceğini sanma;
yere düşmekle cevher, değerinden özünden birşey kaybetmez)
vücûdun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
ne gâm râh-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten
(vücudun mayası, vatan toprağıdır;
bu vücut, acı ve sıkıntı içinde vatan yolunda toprak olursa, en küçük bir üzüntü duyulmaz)
muini zâlimin dünyada erbâb-ı denaettir
köpektir zevk alan, sayyâd-ı bi-insâfa hizmetten
(dünyada zalimin yardımcısı, aşağılık kimselerdir;
insafsız avcıya hizmetten zevk alan ancak köpektir)
hemen bir feyz-i bâkî terk eder bir zevk-i fânîye
hayatın kadrini âli bilenler, hüsn-i şöhretten.
(hayatın değerini şöhretin güzelliğinden üstün tutanlar ile
geçici zevklere ebedî feyiz tercih edilir)
nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten.
(insanlarda hayatın uzamasına bunca düşkünlük nedendir;
insan emaneti koruyacağı yerde ondan niçin menfaat bekler?)
cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten
(kişi dünyada herkesten kendini alçak görür, ayıplanmaktan kaçınır,
fakat kendi nefsinden utanmaz)
felekten intikam almak, demektir ehl-i idrâke
edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedâmetten
(akıllı ve bilinçli olanların, yaptıklarından pişman olup çalışmalarını artırması ve bunlardan ders alması, felekten intikam almak demektir)
durup ahkâm-ı nusret ittihâd-ı kalb-i millette
çıkar âsâr-ı rahmet, ihtilaf-ı rey-i ümmetten
(başarının, üstünlüğün değeri, milletin gönül birliğinde durur;
koruma ve kollama eserleri ise ümmetin düşüncesinin çarpışması ile çıkar)
eder tedvîr-i âlem bir mekînin kuvve-i azmi
cihân titrer sebât-ı pây-ı erbâb-ı metânetten
(iktidar sahibi bir kişinin azim gücü, dünyanın bir düzene girmesini sağlar;
metanet sahibi kişilerin ayaklarını sağlam basması ile cihan titrer)
kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten
(kader, her feyzini, her lütfunu bir zaman için saklar;
milletteki gevşeklikten, zayıflıktan sakın korkma!)
değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten
(zincire vurulmuş aslana ayaklarının güçsüzlüğü töhmet değildir;
bu dünyada nasipsiz himmet sahiplerinden talih utansın.)
ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten
(ışık yüksekliğin doruğundan uzaksa çaresizliktendir;
tabiat yerde sürünen kabiliyetten utansın.)
biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i osmaniyânız kim
muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten
(biz o osmanlılar boyunun ulu soyundanız;
mayamız, bütünüyle şehadet kanıyla karılmıştır)
biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten
(biz o yüce hamiyetli, çalışkan ve güçlü kişileriz ki
bir küçük aşiretten dünyaya hükmeden bir devlet meydana getirdik)
biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten
(biz o yüce yaratılışlı milletiz ki
hamiyet meydanında ayaklar altında toprak olmaktan bize ölüm daha iyi gelirı)
ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten
(hürriyet mücadelesi korkulu ateş olsa ne dert,
yiğit olan bir insan gayret meydanından kaçar mı?)
kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten
(cellâdın can yakan kemendi acımasız bir ejder bile olsa,
yine bin defa esaret zincirinden daha iyidir)
felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten
(felek her türlü eziyet yollarını toplasın gelsin,
millet yolunda hizmetten dönersem kahpeyim)
anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
ki ednâ zevki âlâdır vezâretten sadâretten
(bu yolda çektiğim acılar, sıkıntılar anılsın;
bunun en basit zevki bile vezirlikten, sadrazamlıktan daha iyidir, yücedir)
vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten
(vatan, bir vefasız alaycı sevgiliye dönmüş,
aşkına bağlı olanları gurbet acılarından ayırmıyor)
müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten
(korkudan, yalvarma yakarmadan uzağım;
benim yanımda görevim menfaatimden, hakkım hükûmetin kötü niyetlerinden daha üstündür)
civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ey bidâd
erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten
(ey adaletsiz, milletin yiğitleriyle mücadeleden sakın;
senin zulmünün kılıcı hamiyet kanının ateşi karşısında erir)
ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten
(zulüm ile, işkence ile hürriyeti ortadan kaldırmak ne mümkün;
eğer kendinde bir güç görüyorsan insanoğlundan idraki kaldırmaya çalış)
gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten
(gönülde çalışma gevheri, elmas cevherine benzer;
ağırlığın tesirinden, baskının şiddetinden ezilmez)
ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
(ey hürriyetin güzel yüzü, sen ne büyüleyici imişsin.
gerçi esaretten kurtulduk derken senin aşkının esiri olduk)
senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten
(şimdi kalbi fethedecek güç sendedir, güzelliğini gizleme;
güzelliğin, milletin nazarlarından ebediyete kadar uzak kalmasın)
ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten
(ey geleceğin umudu, sen ne can dostuymuşsun;
dünyayı bütün üzüntü ve sıkıntılarından kurtaran sensin)
senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten
(hükmetme çağı senindir, hükmünü dünyaya geçir;
allah yüceliğini her türlü belâlardan korusun)
kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten
(ey yaralı kükreyen aslan, senin gezdiğin güzel sahralar zulmün köpeklerine kaldı,
artık gaflet uykusundan uyan!)
--! spoiler !--
devamını gör...
türk dizisi klişeleri
genelde romantik komedi denen salak dizilerde, bir olayı anlatmak ya da yapılan planı seyirciye açıklamak için, karakterin dakikalarca kendi kendine konuşması.
devamını gör...
