kaç kere aşık olunabilir sorunsalı
bence insan sadece bir kere aşık olmaz. farklı zihin durumlarında, tekrar ve tekrar aşık olunabilir. yani bu, şu demek; sevdiğiniz bir insanı başka bir insanın yerine koyamazsınız. ya da birini sevdiğinizi düşündüğünüz zamanlardaki gibi bir başkasını sevemezsiniz. yaşanan ânâ güzelliğini veren daha önce yaşanmış olmasından çok, bir daha yaşanmayacak olmasıdır. böyle düşününce aşkın/aşık olmanın tek seferlik olmadığını biliriz. tamamiyle zihin durumunuzla alakalıdır.
devamını gör...
paranoya
düzenli birbiriyle bağlantılı mantıklı ve sürekli sanrılarla gerçekdışı şüphecilik kuşku ve bilinçsiz suçluluk duygularının yoğun yaşandığı ruhsal bozukluktur.
devamını gör...
coldboy
sözlük radyosu'nun vazgeçilmez ismi. ne zaman açsam radyo'yu bir şekilde denk geliyorum sesine. radyo'nun kapısını sabah açıp akşam kapatıyor gelenlere çay ikram ediyor arada konukları konuşurken uzaklara dalıyor. tam bir misafirperver evin duygusal ama söz sahibi büyük oğlu. evde bir sıkıntı mı oldu hepsi bu çocuğun başında patlıyor herkes sanki ondan bir şey bekliyor. evet bazen konu akmıyor programda yinede saygıyla dinliyorsun sonuna kadar. çok çektin ama şeytan tüyü var sende unutma.
devamını gör...
üniversitede aşık olunan kişi sayesinde ilk müzik aletinizi almak
okulun ilk haftasında oryantasyon programında, bir gün boyunca toplulukların tanıtımları yapılıyordu. türk müziği topluluğuydu zannedersem ismi ya da klasik türk müziği topluluğu da olabilir, tanıtım sırasında çok yakışıklı bir bey kanun çalıyordu. ben tabi hemen aşık oldum. ilk tanışma toplantısına gittim. kanun çalmak istiyorum dedim. bu istekle giden 4 kişi vardı toplamda ve perşembe günleri akşamüstü dersler olacaktı. ilk derse gittim, tabi hemen çocuğu soramıyorum, zannediyorum ki o çok tatlı bey gelip bizlere kanun çalmayı öğretecek. neyse ilk dersin sonunda çay içip, sohbet ederken sordum ''tanıtım günü kanun çalan biri vardı, ne de güzel çalıyordu, acaba o nerede'' diye bir ağız yokladım. aldığım skandal cevap ile yıkıldım, beyefendi makine mühendisliğinden mezun olup, amerikada master programdan kabul almış ve gitmiş. hayal kırıklığına uğradım ama kanun konusuna gelecek olursak, notaları öğrendim. öğreten tatlı hocam ise solakların her zaman daha iyi kanun çalabildiğini söylenmişti. üzerine fazla düşmedim fakat ileride bir kanun almayı düşünüyorum.
aşkın kanununu yazarım belki yeniden.
aşkın kanununu yazarım belki yeniden.
devamını gör...
belgrad ormanı
milli park sınırlarından çıkınca kamp yapabileceğiniz istanbul'da bulunan güzel bir habitattir. yaban domuzlari ile meşhurdur. çeşit çeşit mantarları vardır. yürüyüşçülere güzel manzaralar sunar.
devamını gör...
duygusal bir yük
ıyiligi dokunan, ricani reddetmeden yerine yetiren bir insana karsi duyulan minnettir. yuklerin arasinda benim icin en agir olanidir ve bundan dolayi da mumkunse kimseden (ailem ve yakin arkadaslarim da buna dahil) bir sey istemem.
devamını gör...
bazı rollerin insanın üzerine yapışması
çevremdeki dostlarım beni hep güler yüzlü, sevecen sansalar da günlük hayatta tanımadığım insanlara karşı çok soğuk olabiliyorum. ayrıca o kadar güler yüzlü biri de hiç ama hiç değilim. olabildiğince karamsar ve umutsuz oluyorum genelde ama bu sadece kendimle başbaşa kaldığım zamanlara oluyor. yanımda sevdiğim biri varsa dünya yansa umrumda olmaz, o gülümseme yüzümden hiç eksik olmaz.
devamını gör...
sözlük mağazası ürünlerinin cep yakması
devamını gör...
yabgu
islamiyet öncesi türk devletlerinde han'dan sonra gelen en yüksek unvan. kağanın kardeşlerinden yaşça en büyük olanına verilirdi. yabgular kendi yönetimleri altında olan bölgelerde karar ve icraatlarında serbest olup, elçi gönderip elçi kabul edebilirler, savaşa ve barışa karar verebilirlerdi.
örneğin göktürk devletinde egemenliğin bölünebilirliği ilkesi kabul edilmişti; kurucu bumin kağan, sınırlar genişleyince devletin batı bölümünü kardeşi istemi han'a vermiştir. (bkz: istemi yabgu) lakin bu bölünme beraberinde devletin bir kısmının çin hakimiyetine geçmesiyle sonuçlanıyor. fakat çok geçmeden kutluk han ikinci göktürk devletini kurar.
sonraysa ikinci göktürk devleti de fiilen 8. yüzyılda sona ermiştir, uygur-karluk-basmil ittifakına karşı yenilerek.
örneğin göktürk devletinde egemenliğin bölünebilirliği ilkesi kabul edilmişti; kurucu bumin kağan, sınırlar genişleyince devletin batı bölümünü kardeşi istemi han'a vermiştir. (bkz: istemi yabgu) lakin bu bölünme beraberinde devletin bir kısmının çin hakimiyetine geçmesiyle sonuçlanıyor. fakat çok geçmeden kutluk han ikinci göktürk devletini kurar.
sonraysa ikinci göktürk devleti de fiilen 8. yüzyılda sona ermiştir, uygur-karluk-basmil ittifakına karşı yenilerek.
devamını gör...
geceye bir klasik müzik eseri bırak
bizim dahi/deli çocuk mozartın tüm eserlerini severim. ancak piano konçertoları gerçekten bir başkadır. gelin sizleri 5 dakikalık bir mozart dinletisiyle avusturya kraliyet sarayının bahçesine götüreyim. drinkleri hazırlayın.
dinleyin dostlar dinleyin;
dinleyin dostlar dinleyin;
devamını gör...
sözlükte troll olma çabası
gerçekten büyük yetenek ister. bir konuyu eğlenceli hale getirmek için o sözlüğün ve o konunun hassas noktalarını, noktalara uygulanacak şiddet ve bu şiddetin zamanını bilmek gerekir.
yoksa "memme, sekis, gadın, zuahhaha, xdxd" diyerek troll değil aksine geldi yine zevzek dedikleri insanlar olur.
yoksa "memme, sekis, gadın, zuahhaha, xdxd" diyerek troll değil aksine geldi yine zevzek dedikleri insanlar olur.
devamını gör...
kendi saçını kesmek
maddi açıdan da sağlık açısından da mantıklı harekettir. beni bu yola sevk eden asıl sebep ise ne maddiyat ne de hijyen oldu. berber bahattin abinin her seferinde otur kardeşim birazdan alırım deyip yaklaşık 1 saat önümde duran gazeteyi bana ezberletmesi, üstüne en fazla yarım saat sürecek olan traşı kısa telefon konuşmaları ve belli aralıklarla yaptığı 2-3 dakikalık tv hipnozu ile 1 saate yayması sonucu kaybettirdiği zaman kaybı olmuştur. yok kafada doğru düzgün saç olsa değecek belki de malzeme ortada. vakit israfı.
devamını gör...
story’e alev atmak
atılan aleve su emojisi ile yanıt verildiği takdirde söndürülebilecek olan hadisedir.
devamını gör...
mantinealı diotima
tarihteki ilk kadın filozof olarak tanımlayabileceğimiz diotima'nın, rahibe ve kahin olduğu varsayılır.
ismi etimolojik olarak zeus-onurlu anlamına gelir.
sokrates ondan hocası olarak bahseder. platon'un şölen adlı eserinde diotima'yı andığı diyaloglar var. bazı kaynaklar diotima'yı platon'un hayal ettiği bir karakter olarak tanımlar. platon bir kadın figürü kullanarak felsefe'deki değişmeyi temsil etmiştir. burası tartışmalı işte, kişi gerçek mi yoksa kurgusal mı ikilemi çıkar karşımıza. fakat platon'un diyologlarında genelde gerçek karakterlere yer vermesi diotima'yı olası kılar.

sokrates, aşk felsefesi konusunda diotima'dan eğitim gördüğünü belirtir.
bu felsefe'de aşağıdaki gibi bir sorgulamaya gidilir.
önemli olan merdiveni tırmanırken kadın-erkek, iyi-kötü, güzel-çirkin, bilge-cahil vb. şeklindeki karşıtlıklara vurgu yapmak değildir. bundan ziyade önemli olan her bir adımda neye ilerlediğimizi ve neyi geride bıraktığımızı sorgulamaktır.
diotima'nın aşk merdiveni:
birinci basamak:
fiziksel özelliklere duyulan bir arzudur.
ikinci basamak:
tüm güzel bedenlerin sevgisidir.
üçüncü basamak:
nefs sevgisidir.
dördüncü basamak:
kanunlara ve kurumlara duyulan aşktır.
beşinci basamak:
bilgiye duyulan aşktır.
altıncı basamak:
aşkın kendisine duyulan aşktır.
ister gerçek ister kurgusal bir karakter olsun zamanın en gizemli köşelerinde bilgi ışığıyla ortaya çıkarılan bir öğretinin kahramınıdır kendisi. konu aşk olunca erkek filozoflar temsili bir kadın figürü üzerinde düşüncelerini mi anlatmış yoksa gerçek bir kadın karakteri üzerinde öyle biri yok dedikodusu mu yaratılmış bilemiyorum. sokrates'in bile kurgusal bir karakter olduğunun söylendiği bazı yerler var. hiç buralara girmeden ne yazmışlar bu güzellikler onlara bakacağım.
ismi etimolojik olarak zeus-onurlu anlamına gelir.
sokrates ondan hocası olarak bahseder. platon'un şölen adlı eserinde diotima'yı andığı diyaloglar var. bazı kaynaklar diotima'yı platon'un hayal ettiği bir karakter olarak tanımlar. platon bir kadın figürü kullanarak felsefe'deki değişmeyi temsil etmiştir. burası tartışmalı işte, kişi gerçek mi yoksa kurgusal mı ikilemi çıkar karşımıza. fakat platon'un diyologlarında genelde gerçek karakterlere yer vermesi diotima'yı olası kılar.

sokrates, aşk felsefesi konusunda diotima'dan eğitim gördüğünü belirtir.
bu felsefe'de aşağıdaki gibi bir sorgulamaya gidilir.
önemli olan merdiveni tırmanırken kadın-erkek, iyi-kötü, güzel-çirkin, bilge-cahil vb. şeklindeki karşıtlıklara vurgu yapmak değildir. bundan ziyade önemli olan her bir adımda neye ilerlediğimizi ve neyi geride bıraktığımızı sorgulamaktır.
diotima'nın aşk merdiveni:
birinci basamak:
fiziksel özelliklere duyulan bir arzudur.
ikinci basamak:
tüm güzel bedenlerin sevgisidir.
üçüncü basamak:
nefs sevgisidir.
dördüncü basamak:
kanunlara ve kurumlara duyulan aşktır.
beşinci basamak:
bilgiye duyulan aşktır.
altıncı basamak:
aşkın kendisine duyulan aşktır.
ister gerçek ister kurgusal bir karakter olsun zamanın en gizemli köşelerinde bilgi ışığıyla ortaya çıkarılan bir öğretinin kahramınıdır kendisi. konu aşk olunca erkek filozoflar temsili bir kadın figürü üzerinde düşüncelerini mi anlatmış yoksa gerçek bir kadın karakteri üzerinde öyle biri yok dedikodusu mu yaratılmış bilemiyorum. sokrates'in bile kurgusal bir karakter olduğunun söylendiği bazı yerler var. hiç buralara girmeden ne yazmışlar bu güzellikler onlara bakacağım.
devamını gör...
jetlag
farklı zaman dilimlerini kapsayan uzun uçuşlarda, aşırı yorgunluk olarak tanımlanan durumlardır.
devamını gör...




