takipçileri görebilmek bedava olsun kampanyası
verdiğimiz karma puanlar iade edilecekse desteklediğim kampanyadır. yok iade edilmiyorsa da kendimizi diğerleri için feda etmiş olalım..*
devamını gör...
ankara'da öz kızını hamile bırakan babanın evinin köylüler tarafından ateşe verilmesi
adam tutuklanmis ,ev halkı nerde yaşayacak şimdi karda kışta bir dusunsenize . çok zenginlermis gibi mi görünüyor o eve bakinca. noldu yani evi yakınca mahallelinin malligi.adamı bulun adamı yakın.
devamını gör...
yaşından küçük göstermek
yaşıtım olan insanları geçtim benden küçük olanlar tarafından bile ciddiye alınmadığım için lanet ettiğim özellik, keşke herkes yaşında gösterse ve dünya çok daha iyi bir yer olmaya başlasa. bir de buna minyonluk eklendiğinde, sinirlendiğiniz zaman bile elinde bıçakla gezen civcive dönüşüyorsunuz ve ciddiye alınma oranı eksilere düşüyor.
devamını gör...
doğunun limanları
amin maalouf tarafından yazılan 1996 yılında yayımlanmış kitap. türkçeye yapı kredi yayınları tarafından kazandırılmıştır.
kitabın yazarının en sevilen kitaplarından biri olan semerkant'ı yıllar önce okuyup derinlikli bulmuş, sevmiştim. fakat bu kitap beni tatmin etmedi. konusu fena sayılmaz, akıcı da bir kitap fakat sıradan. okurken zülfü livaneli okuyormuş gibi hissettim. çok farklı etnik kökenlere ait bir ailenin hikayesi olması garip olmuş. hıı bu türk ermeni ile evlensin, şu yahudi ile evlensini rastgele seçmiş yazar. ticari kaygıyla sığ bir konu ele alınmıştı. okumasam da olurmuş dediğim kitaptır neticede.
kahramanımız paris metrosunda dost olduğu adama hayat hikayesini anlatır ve bu yönüyle serenad'a benzer. osmanlı prensesi olan babane acem doktor dede ile evlenir. babası ise yakın arkadaşının ermeni kızı ile bu evlilikten doğan kahramanımızdır. kendisi bir başkaldırıya sahip olsun diye babası ona isyan manasına gelen kitapdar ismini vermiştir. ruhu böyle olmayan isyan ise tıp okunmak ister ve fransaya gider. babasının istediği olur ve dönemin siyasi olayları içinde kendine yer bulur isyan. kendisi de yahudi bir kadına aşık olur. evlenir. hikaye buradan sonra tıkanıyor işte. eşi hamile iken o başka yerde kendisi başka yerde kalmak zorunda kalıyor ve bu acıya dayanamıyor. bunu fırsat bilen kardeşi ise akıl hastanesine kapatıyor kardeşini. yıllarca orada kalıyor ve ne eşi ne kızı onun için geliyor. anlatılan aşk bu kadar basit miydi yani?
.
hikaye kısır bir döngüde kalıyor. semerkant havası vermiyor ne yazık ki.
kitabın yazarının en sevilen kitaplarından biri olan semerkant'ı yıllar önce okuyup derinlikli bulmuş, sevmiştim. fakat bu kitap beni tatmin etmedi. konusu fena sayılmaz, akıcı da bir kitap fakat sıradan. okurken zülfü livaneli okuyormuş gibi hissettim. çok farklı etnik kökenlere ait bir ailenin hikayesi olması garip olmuş. hıı bu türk ermeni ile evlensin, şu yahudi ile evlensini rastgele seçmiş yazar. ticari kaygıyla sığ bir konu ele alınmıştı. okumasam da olurmuş dediğim kitaptır neticede.
kahramanımız paris metrosunda dost olduğu adama hayat hikayesini anlatır ve bu yönüyle serenad'a benzer. osmanlı prensesi olan babane acem doktor dede ile evlenir. babası ise yakın arkadaşının ermeni kızı ile bu evlilikten doğan kahramanımızdır. kendisi bir başkaldırıya sahip olsun diye babası ona isyan manasına gelen kitapdar ismini vermiştir. ruhu böyle olmayan isyan ise tıp okunmak ister ve fransaya gider. babasının istediği olur ve dönemin siyasi olayları içinde kendine yer bulur isyan. kendisi de yahudi bir kadına aşık olur. evlenir. hikaye buradan sonra tıkanıyor işte. eşi hamile iken o başka yerde kendisi başka yerde kalmak zorunda kalıyor ve bu acıya dayanamıyor. bunu fırsat bilen kardeşi ise akıl hastanesine kapatıyor kardeşini. yıllarca orada kalıyor ve ne eşi ne kızı onun için geliyor. anlatılan aşk bu kadar basit miydi yani?
.
hikaye kısır bir döngüde kalıyor. semerkant havası vermiyor ne yazık ki.
devamını gör...
epiküryen felsefe
hayyam rubailerinden yola çıkarak tanıştığım, mutlu olma felsefesidir.
biraz da uzmanının kaleminden alıntılayacak olursak:
epiküryen felsefede insan huzur ve mutluluğu için varoluşu üzerinde düşünmeli, emek harcamalı, hayatına anlam kazandırmalıdır. boş ve umarsız yaşamak, amaçsız bir hayat sürmek iç huzursuzluğuna yol açacak bu da kronik mutsuzluğa sebep olacaktır. paylaşılmayan zenginlik, özgürlük içinde yaşanıp değerlendirilmeyen para, mal, mülk, kendinle ve dostlarınla fikir alış verişinde bulunup, düşünsel katkıda bulunmadan düşüncesizce, boş bir yaşam huzursuzluğu arttıracaktır.
daha ayrıntılı okumak isteyenler için buradan
biraz da uzmanının kaleminden alıntılayacak olursak:
epiküryen felsefede insan huzur ve mutluluğu için varoluşu üzerinde düşünmeli, emek harcamalı, hayatına anlam kazandırmalıdır. boş ve umarsız yaşamak, amaçsız bir hayat sürmek iç huzursuzluğuna yol açacak bu da kronik mutsuzluğa sebep olacaktır. paylaşılmayan zenginlik, özgürlük içinde yaşanıp değerlendirilmeyen para, mal, mülk, kendinle ve dostlarınla fikir alış verişinde bulunup, düşünsel katkıda bulunmadan düşüncesizce, boş bir yaşam huzursuzluğu arttıracaktır.
daha ayrıntılı okumak isteyenler için buradan
devamını gör...
seni seviyorum
uzaktan seviyorum seni
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum
ööyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum
cemal süreya
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum
ööyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum
cemal süreya
devamını gör...
ırak'ta 500 bin çocuk öldü ama buna değdi
amerika'nın ilk kadın dışişleri bakanı (bkz: madeleine albright) denen insan müsvettesinin sözüdür.
kendisi dün itibarı ile katletttiği o 500 bin çocuğa hesap vermek üzere bu dünyadan ayrılmış.
gebersin, ateşi bol olsun.
kendisi dün itibarı ile katletttiği o 500 bin çocuğa hesap vermek üzere bu dünyadan ayrılmış.
gebersin, ateşi bol olsun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
özgür demirtaş'ın günde 3 uyuması
saat olması elzem açıklama. ama gün de olabilir şu cevapta sonra...
dipçe: başta başlık yanlış zannedip düzeltmek üzere geldim ama bastım kahkahayı.
dipçe: başta başlık yanlış zannedip düzeltmek üzere geldim ama bastım kahkahayı.
devamını gör...
hiçbir erkek için çaba gösteremeyen kadın
insanın arada bir kendini kaptırıp çaba göstergesi geliyor. sonra ne için çaba gösterdiğini görünce bu kez bir gülme* geliyor. sessizce uzaklaşıyor.
devamını gör...
psg sözlüğe veda ediyor
saçma sapan tanım giren tüm yazarlar, önderiniz psg olsun.
devamını gör...
kireçlenme
birden bire dizlerimde oluşan ağrı ve hareket kısıtlılığı ile kendini belli eden hastalığım.
bir kısır döngü hastalığıdır aynı zamanda. doktorum söylemişti, ağrım var dedikçe oturursan ağrın geçer ama hastalık şiddeti artar.
gerçekten de hastalığın en iyi ilacı yavaş ve sakin şekilde miktarın yavaş yavas artırıldığı yürüyüşler.
mevsim değişikliği ve buna bağlı ayakkabı değiştirmek, ani bir hareket, ağır taşımak, benzer adım sayısında hep aynı yolu yürüyüp de bir iki gün daha fazla ve yorucu bir mesafeyi yürümek, kilo artışı ve ya azalması, ağır taşımak.... bunların her hangi birisi ya da bir kaçı ağrılara neden oluyor. dizimin birisi şişiyor. 10 adımlık mesafeyi yürümek ızdırap haline gelebiliyor.
işte o zaman anlıyorum ki içeride yine bir şeyler yer değiştirdi, kırıldı parçalandı ezildi, yaralandı vs. o acının kuvvetli ve yaranın taze olduğu zamanlar bir günü bitirmek gerçekten çok zor. birden bire ağlama hissine kapılıyorum.
işte hastalığın kendimce atak anları ismini koyduğum dönemlerde günde 2-3 kez buz kompresi uygulamak, lodine gibi iltihap giderici ilaçlar içmek ve stressiz günler geçirmeye çalışmak gerçekten çok işe yarıyor. bir de gün içerisinde fırsat buldukça esneme, gerinme hareketleri yapmak ve akşamları bir müddet yerde sırtüstü yastiksiz yatarak vücudun kendi formunu almasına yardımcı olmak.
son olarak da 2 aydır sabahları aç karnına (geceden suda beklettigim ) bamya tohumu tüketiyorum. bu tarz ot sap işlerine pek kafam basmasa da çevremde o kadar çok kişi tavsiye etti ki, bakalım hadi inşallah...
bir kısır döngü hastalığıdır aynı zamanda. doktorum söylemişti, ağrım var dedikçe oturursan ağrın geçer ama hastalık şiddeti artar.
gerçekten de hastalığın en iyi ilacı yavaş ve sakin şekilde miktarın yavaş yavas artırıldığı yürüyüşler.
mevsim değişikliği ve buna bağlı ayakkabı değiştirmek, ani bir hareket, ağır taşımak, benzer adım sayısında hep aynı yolu yürüyüp de bir iki gün daha fazla ve yorucu bir mesafeyi yürümek, kilo artışı ve ya azalması, ağır taşımak.... bunların her hangi birisi ya da bir kaçı ağrılara neden oluyor. dizimin birisi şişiyor. 10 adımlık mesafeyi yürümek ızdırap haline gelebiliyor.
işte o zaman anlıyorum ki içeride yine bir şeyler yer değiştirdi, kırıldı parçalandı ezildi, yaralandı vs. o acının kuvvetli ve yaranın taze olduğu zamanlar bir günü bitirmek gerçekten çok zor. birden bire ağlama hissine kapılıyorum.
işte hastalığın kendimce atak anları ismini koyduğum dönemlerde günde 2-3 kez buz kompresi uygulamak, lodine gibi iltihap giderici ilaçlar içmek ve stressiz günler geçirmeye çalışmak gerçekten çok işe yarıyor. bir de gün içerisinde fırsat buldukça esneme, gerinme hareketleri yapmak ve akşamları bir müddet yerde sırtüstü yastiksiz yatarak vücudun kendi formunu almasına yardımcı olmak.
son olarak da 2 aydır sabahları aç karnına (geceden suda beklettigim ) bamya tohumu tüketiyorum. bu tarz ot sap işlerine pek kafam basmasa da çevremde o kadar çok kişi tavsiye etti ki, bakalım hadi inşallah...
devamını gör...
başka bir şehirde yeni bir hayata başlamak
yeni bir şehir, yeni bir cadde, yeni bir mahalle, yeni bir adres, yeni bir muhtarlık, yeni komşular, yeni insanlar...
alışma süreci isteyen yeni ve farklı bir hayat.
alışma süreci isteyen yeni ve farklı bir hayat.
devamını gör...
kitap alıntıları
''uzun zaman önce, xu ailesinin ataları sadece bir tavuk beslerdi. o tavuk büyüyünce kaz oldu, kaz kuzuya döndü ve o kuzu öküz oldu. ailemiz böyle zenginleşti." babamın sesi fısıltıya dönmüştü. bir kaç dakika sustu ve sonra tekrar devam etti: "sıra bana geldiğinde, xu ailesinin öküzü kuzuya döndü, sonra kuzu eridi kaza döndü. sıra sana geldiğinde, kaz tavuğa döndü ve şimdi bir tavuğumuz bile yok."
devamını gör...
roman bitince hissedilen
merak.
acaba bu mükemmel yazarın başka hangi kitapları var?
acaba bu mükemmel yazarın başka hangi kitapları var?
devamını gör...
saygı duyulan bitkiler
ulu çınar ağacı.
devamını gör...




