zaman tüneli

bilim arasın ve varsa bilim insanlarından öğreneyim kafasındayım ben. yani anlam aradığım bir dönem oldu hayatımda ama çok geçmeden tek beklentimin mümkün olduğunca az sorun yaşayarak keyifli bir yaşam sürmek olduğunun idrakine vardım. kaldı ki, bilimsel bir geçerliliği olmayan mutlak ve nesnel bir anlamını da kendim bulamam herhalde diye düşünüyorum yaşamın.

dark oracle dizisi için girdiğim tanımda aktardığım şu alıntıyı da manalı buluyorum ve "gerçeği" aramak ile "hayatın anlamını" aramak arasında da bir paralellik kurulabileceği kanısındayım.


"many seek the truth not because it is lost, but because they are."

çevirisi: "birçok kişi gerçeği, gerçek kayıp olduğu için değil, kendileri kaybolduğu için arar."

— doyle
devamını gör...

mesleki anlamda hepsine vakıfım buna mobilyalar da dahil.

modüler mobilya almış bi tanıdığım gardolap, kurmak için yardıma çağırdı geçende. baktım eline kurulum şemasını almış bi öyle bakıyor bi böyle. aldım elime şarjlıyı "ayaamın altında dolanma la" diye yapıştırdım ensesine bi tane ve hallettim işi. pis cimri bi yemek bile söylemedi bak hatırladım şimdi onu da. tahsilata gideyim ben en iyisi.

bide ne kadar yetenekli, iş bilen, vasıflı olursanız olun tahsilatta kötüyseniz bi anlamı yok.
devamını gör...

yukarıdaki arkadaş ağır dezenformasyon yapmış
1- ülkede hiçbir özel girişim yokken girişim (yani açılan işletme sayısı) patlama olur açılan işletme sayısı artarsa batan şirket sayısıda artar.

2- çindeki maaşlarda türkiye seviyesinde dönüyor ortalama 140 dolar maaş alan 600 milyon istatistiği muhtemelen ev kadınları, işsizler ve kayıtsız çalışanların beyan ettiği gelirler bazlı.
bu kişilerin istatistiğini yaparsan norveçtede nufusun yarısının 140 dolar geliri olduğunu bulursun japonyada da. vs vs diğer şeylerde komple yanlış yada çarpıtma.
devamını gör...

(bkz: la migliore offerta)
devamını gör...

who wants to live forever for the rising sun?

trade it for the night
devamını gör...

fakir büyümekle alakalıdır. eğer 2 seçenek varsa, o seçeneklerden birisi de "yenisini almak" veya "tamir ettirmek" değilse iş başa düşer. herkeste bu yetenek yoktur. olması da gerekmez, ama zamanla gelişir.

jack of all trades, master of none. mostly better than master of one.
devamını gör...

(bkz: üstat)
(bkz: uluslararası)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir gece yurtta izleyip çok fena hislendim. kimse görmesin diye kendimi bir sıktım. o günden beri hiçbir filme duygulanamıyorum. **

işin garibi filme dair detayları, neye duygulandığımı dahi hatırlamıyorum. belki de şimdi izlesem hiçbir şey hissetmem. gençlikte hüzün bile bir başka akıyor gerçekten.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sakız ettiler dini milletin ağzına şaka gibi
abdest
devamını gör...

şanzıman değiştirmişliğim bile var. yetmedi, 40 yaşından sonra tekrar eğitim hayatına dahil olup önce multi-trades (fayans döşeme, marangozluk, boyacılık eğitimi) kursunu tamamladım, bu ay da su tesistaçılığı kursuna başlıyorum.
devamını gör...

я люблю тебя сердце мое ...
devamını gör...

(bkz: borat)
devamını gör...

genel olarak yaşamdan keyif alamamaktır. bu da insanı ölmek istemeye teşvik eder. bu istek ise sizi daha da depresifleştirir. depresifleştikçe yaşamaktan iyice soğursunuz ve bitsin istersiniz…

bildiğim yerden geldi ama tam olarak ifade edememiş olabilirim. siz beni anladınız.

bazen tek isteğim normal bir ruh haline sahip olmak oluyor. neden düzelmiyorum/ düzelemiyorum bilmiyorum. hiçbir şey mevcut psikolojime iyi gelmiyor. inanın bunu her yolu denemiş biri olarak söylüyorum. hiçbir şey.

kabullenmek istemiyorum. sanki biri bana büyü yapmış ya da sağlam beddua etmiş gibi. lanetlenmiş gibiyim. kıramadığım bu döngünün içinde sıkıştım kaldım. sanki hayatı böyle yaşamak zorundaymışım gibi. sanki huzurlu hissetmek bana yasakmış gibi. burası benim cehennemim. tasvir edilen cehennemle birebir uyuşuyor. fakat neyin cezasını çekiyorum, bilmiyorum. belki de tersten işliyordur. belki de ölünce huzura ereceğimdir.

bilemiyorum…
devamını gör...

sozluklerde cumlenin ilk harfi, ozel isimlerin ilk harfi buyuk yazilmadigi surece kimse benden yazilim kurallarina uymami istemesin. zaten istesemde uyamam, bilgisayarlarimda turkce klavye yok.
devamını gör...

cypher haklı mıydı tartışılır ama korkak olduğu su götürmez bir gerçektir...

cypher'ın yaptığı şeyde dikkat edilmesi gereken nokta gerçekliği reddetmesi yahut mutlu ve zengin bir hollywood artisti olarak bir yalanın içinde yaşamak istemesi değil, hafızasının silinmesini istemesidir. hiçbir şey hatırlamak istememesidir. çünkü kendisi de biliyor yalan olduğunu bildiği bir gerçeklikte yaşamanın mümkün olmadığını...

aslında cypher matrix içerisindeki ortalama insanı en iyi gözümüze sokan karakterdir bu bakımdan... çünkü mutluluk dediğimiz şey el altından dağıtılan bir şey olsaydı; insanlığın çooook büyük bir kısmı büyük resmin içinde köle olmayı seve seve kabul ederdi...

neo gerçeğin çölüne hoş gelerek kendi hayatını anlamlandırmıştır bir bakıma...
ama bizim hedonizmle marine edilmiş keltoşumuz cypher öyle mi?

kendince makul sebepleri olabilir...
morpheus tarafından manipüle edilmiş olabilir.
mesela morpheus bütün gerçekliği tüm alternatifleriyle anlatsaydı ona belki; ''hapların senin olsun müptezel kardeş, ben kimyasala bulaşmıyom ayıkün mü?' diyerek uzaklaşabilirdi de ondan belki...

ya da efendi gibi gidip, nebukadnezar'ı ankara kuğulu park'ta uygun bir soteye indirip; bu gerçeklikte yapamayacağını ''aga ben oldum matrix, matrix ben oldum!'' tiradı eşliğinde anlatarak morpheus ç.'mizin akbabuşu da olabilirdi ama bunu tercih etmedi...

bu yüzden yaptığı şey bakımından ne düşündüğünün hiçbir önemi yoktur bana göre.
dava arkadaşlarını satmıştır...
bu da onu gözümde ne düşünürse düşünsün, sebebi ne olursa olsun asla haklı çıkarmaz...
devamını gör...

"sen sahiden hayatımda gördüğüm en güzel çirkinsin"

notre dame'ın kamburu - victor hugo
devamını gör...

gençlik iksirini bulmuş olanlardır.
devamını gör...

heh, bir siz eksiktiniz sevgili hijyensiz insanlar.
siz de gelin, tam olsun.
devamını gör...

spoiler uyarısı komple spoiler uyarısı

ilk matrix filminde matrix'e geri dönmek üzere ajan simitgillerle anlaşma imzalayan karakterin haklı olabilmesini irdeleyen soru. iddiası matrix içinde matrix içinde matrix var olsaydı haklı olabilirdi. kaşık var mı yok mu varla yok arasında mı? evet mantığın çelişmezliğini biraz kastırdık ancak haklılık haksızlık meselesi olmasa gerek. güzel bir rüyayı çirkin bir hakikate tercih ediyor adam. peki rüya ne kadar rüya gerçek ne kadar gerçek? hakikatten uzak bir gerçek harika bir yalan olabilir mi?

spoiler falan var bu arada. nasıl spoiler uyarısı verildiğini bilmiyorum o yüzden araba kaza yapınca arkasına kamp sandalyesi koyan adam tedbirindeyim şu an ama samimi. spoiler ikazı için naruto dayıya teşekkürler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

takanlarla dolu
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim