kılıçdaroğlu aday olmasın diye millet bas bas bağırıyorken, imamoğlu yada yavaşın halktan desteği varken masanın kalan dördünü açıkça kimse bir yerlerine takmazken bekleneni yapmıştır.
en başından beri seçimin kaderini belirleyecek isimdi akşener.

ama şunu da sormadan edemiyorum. be ileri zekalı masa bunca zamandır o yaptığınız toplantılarda ne konuştunuz.

hala mansur yavaş mı, imamoğlu mu, kılıçdaroğlu mu aday olsun diye tartışılıyor.

yapacağınız işe sokayım.
devamını gör...
sokakta misketleri ütülünce, mızıkçılık yapan çocuk gibi davranan birisinin açıklamalarıdır.
gılıçdarıçoğunluk sevmiyor istemiyor da ama başından beri 6'lı masanın adayını destekleyeceğiz diyip sonra adayı beğenmeyince ağlamak yakışmaz.
ülkeyi resmen ateşe atmıştır.
devamını gör...
meral akşener partisi açısından doğru olanı yapmıştır, aslında istemeden bile olsa 5 li masaya bile iyilik yapmıştır.

artık hdp yüzünden iyip ye gitmeyecek muhafazakar ve seküler milliyetçi oyları "ama" sız iyip ye akma potansiyeli var, aynı zamanda iyip var diye kk ye oy vermeyecek kürt oyları da beşli masaya akar olay bu kadar.

açıklamayı okudum rasyonel olmayan yollarla aday önermeyin profesyonel anket şirketlerine anketlerimizi yaptıralım sonra karar verelim derken önüne veri konmamış kk dayatılmıştır.

masadaki partilerin oy oranı % 5 bile değilken ortalama % 13 oyu olan iyip yi yok sayarak karar alıp dayatmışlardır.

zaten kadın diyor ki ekrem yada mansur olsun gene başarıyı chp alsın. 2015 seçimlerini hatırlar mısınız bilmem? devlet bahçeliye başbakan ol demişlerdi masayı devirmişti aha işte aynı onu yaptı dedi ki aday rasyonel olsun sizden olsun ama kazanacak biri olsun.

ha bu mazerette olabilir bilemem. şahsen kk ye oy verirken imamoğlu kadar acaba demem ben (adam hem müteahit,hem karadenizli yetmez gibi bir de trabzonlu benden gebertseler oy alamaz.)

yalnız ben en çok ümit özdağ' ı merak ediyorum şöyle ki şu an bir yerlerde anıra anıra gülüyordur lan.
devamını gör...
basın toplantısını izledim. bence başarılı bir konuşma hazırlanmış ve gayet de başarılı bir şekilde aktarıldı.

merak akşener’in dediği gibi en sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. bu karar ile birlikte başlayan yeni dönem vatana ve millete hayırlı olsun.

deprem gerçeği bence bütün siyaseti baştan yazdı. 10 ilde etkisini gösteren deprem istanbul depremi gündemini yeniden hortlattı.

hortlattı diyorum çünkü 99 depreminden sonra unutulan bu gerçek yeniden hatırlandı. bu nedenle istanbul’un yeniden imar edilmesi gerektiğini herkes gördü.

merkezi hükümetin kendiden olmayan belediyelerin çalışmalarını siyasi rant sebebiyle baltaladığını daha önce defalarca gördük.

elbette tüm sosyal projeler ve ihtiyaç sahiplerine tüm yardımlar önemli ancak deprem söz konusu olduğunda olay tam anlamıyla bir ölüm kalım meselesi haline geldi.

türkiye büyük bir ülke ama istanbul tek başına bu toplamda önemli bir yer tutuyor. olası bir istanbul depreminde yaşanacak can ve mal kaybı düşünüldüğünde bunun tüm türkiye için etkileri ele alındığında istanbul depreminin türkiye’nin varoluşu ile doğrudan ilgili bir mesele olduğunun son derece açık net olduğunu düşünüyorum.

daha önce iki defa seçimi kazanmış ve hdp’nin de oyunu alarak seçimi kazanmış karadenizli bir inşaatçı olarak ekrem başkan’a sempati duyuyor değilim ancak bu saatten sonra kendisini sevsek de sevmesek de istanbul ile ilgili neler yapabileceğini ele almam gerekiyor bence.

mevcut hükümetin olası bir istanbul depremine karşı nasıl bir yaklaşımı olduğunu 10 ili etkileyen deprem felaketi ve kanal istanbul projesi mantığı ile yeterince anladığımızı düşünüyorum.

beş parti bir araya gelmiş biri en fazla oyu alıyor diye başkan olmuş kalanlar da son 20 yılda içlerinden bu partiye küfretseler de koltuk alalım bakanlık alalım yönetime gelip eşi dostu sağa sola atayalım böylece büyüyelim oyumuzu yükseltelim istiyor.

siyasetin mantığı açısından bunu anlamak zor değil zira siyaset tam da bu yandaşları ihya ermek için yapılır. sınıf siyaseti yapan partiler bunun için vardır.

adı deva olmuş gelecek olmuş saadet olmuş veya x partisi olmuş hepsinin adı farklı olsa da seçmeni aynı. bu seçmenin düşüncesi de iktidar partisi ile aynı. daha düne kadar hepsi zaten aynı çatı altındayken koltuk belasına ayrı parti kurdular.

bu 4 parti en başından beri ne idiyseler bugün de hala aynı yerdeler ama chp gibi bir partinin sırf başkan olmak için ülkede bir mutabakat varmış gibi gösterip kendisini dayatması anlaşılabilir değil.

kemal bey kötü bir insan olmayabilir ama merhum baykal’ı koltuğundan edip onu koltuğa oturtanların iradesine bağlı kalmaya devam ettiği sürece 70+ yaşında bir genel başkan olarak türkiye’nin dönüşümünü sağlayacak potansiyele sahip olmadığını düşünüyorum.

şu aday iyidir bu kötüdür demiyorum . diyorum ki bir çok nedenden kemal bey doğru aday değildi. bu nedenle ben meral hanımın hem kendi siyasi geleceği için hem ülkenin geleceği için doğru bir karar verdiğini düşünüyorum.

tek adam rejiminin nasıl bir şey olduğunu hepimize anlatan kemal bey söz konusu kendi adaylığı olduğunda farklı davranmıyorsa neden onu seçmek zorunda olalım bunu anlamak mümkün değil.

siyaset artık yeni yüzler genç isimler istiyor. muharrem ince 140 jurnosta izledim. ısrarla ben cumhurbaşkanı olsaydım böyle olmazdı falan diyor. şu şartlarda bile ben söyledim onlar yaptı vs diyerek kendini ortaya atıyor.

dedikleri doğru bile olsa depremden günler sonra depremin acısını daha içimizde tazece hissederken deprem belgeselinde sürekli ben ben ve ben demesinden ben şahsen hiç hoşlanmadım.

ümit özdağ ve mülteci meselesi hassasiyetini anlıyorum ve destekliyorum hele ki deprem olduğunda yaşanan soygun yapma ve talandan sonra artık suriyelilerin misafirliği bitmeli.

ancak sadece tek boyutlu bir ülkede yaşamıyoruz. elbette türkiye’deki yabancılar beka sorunudur ve çözülmesi gereken en acil meseledir ancak ülkemizde etnik kökenli kavgalar ve mezhep tartışmaları devam ederken bu kadar keskin bir dilin bizim bölünmüşlüğümüzü daha da derinleştirir.

sayın mansur yavaş’ı bir kaç kere izledim. iyi birine benziyor. dürüst ve namuslu bir insan vibe’ı alıyorum ayrıca hukukçu olması da çöl de bir vaha gibi olabilir ama kaostan beslenen türk siyasetinde onun başarılı olmak için gereken köpek balığı yırtıcılığına sahip olmadığının da belli olduğuna inanıyorum.

ekrem imamoğlu hiç değilse muharrem ince gibi seçimde o veya bu nedenle ortadan kaybolmadı ve sürekli ekranda göründü hakkını aradı. muharrem bey benim elimde ıslak tutanak yoktu ekrem beyin vardı ben bu nedenle çıkamadım o çıktı dese de bence böyle olmadı.

muharrem bey çıkıp gerekirse gönül verdiği partiyi yakmalıydı. % 30 oy aldım cumhurbaşkanı olamadım ama genel başkan kesin olurum ana muhalefet lideri olarak hayatıma devam ederim rahatlığına kapılmamalıydı üzgünüm ama kapıldı.

dindar bir insan değilim ama bu ülkenin umreye giden, yasin okuyan yani gerektiğinde sağ seçmene şirin görünüp bizden biri bu hissettiren bir adaya ihtiyacı var yoksa ezici çoğunluk ile seçimi kazanamaz.

2-3 puan fark olursa seçime hile karıştı diyerek yenileme imkanı doğar. istanbul seçiminde aynı zarfta kullanılan diğer oyları geçerli sayarken tek oyu geçersiz bulup seçimi yenileyen ysk , mühürsüz pusulaları kabul eden ysk yine aynı kararları alarak seçimi yeniler.

bu nedenle hem istanbul ve dolayısıyla tüm ülkenin deprem mücadesi için hem seçim sonuçları mücadelesi için bize hem bizi birleştirecek hem de savaşacak dinç dişli biri lazım.

bu kişi de bu kadar yıldır girdiği seçimlerin hepsini kaybetmiş 70+ yaşında kemal bey değil.
devamını gör...
"sattı", "döneklik yaptı" gibi tespitleri ibretle izliyorum. neden son ana kadar en akıllıca aday için "masasını" ikna etmeye çalışmış olmasın mesela akşener? bu arada işler çok birbirine girdi. daha da girecek gibi. biz, "başımızda rte olmasın da kim olursa olsun"cular fazla birbirimize girmeyelim derim. babamlar sağlam kılıçdaroğlucu. bugün biraz gerildik ve tartıştık pederle ama sonra tatlıya bağladık. keşke herkes öyle yapabilse...
devamını gör...
kendisinin fabrika ayarlarına döndüğüne işaret ediyor.
devamını gör...
zamansız ve üslup olarak tatsız ama içerik olarak son derece isabetli açıklamadır.

kafamda bazı “keşke”ler ve bir adet soru var. keşke’lerin ne olduğu çoğu kişi için malum.

ekrem imamoğlu’nun davasının sonucunun açıklandığı ve kılıçdaroğlu’nun diplomat pasaportu olmasına rağmen şov amacıyla berlin havalimanında pasaport kuyruğunda beklediği (şaka tabii, eminim o kuyrukta fotoğrafının çekilmesinin daha asil bir gayesi vardır) bir gün vardı. sonrasında saraçhane miting(ler)i düzenlendi mesela. keşke o vakit bu ayrılık sinyali verilseydi ve ekrem imamoğlu ama chp ama 6’lı masanın tamamı tarafından aday gösterilseydi.

keşke bu ayrılık çok daha önceden, “aday kim olacak?” sorusunun iyiden iyiye kızıştığı 2022 başında açığa çıksaydı ve seçenekler sanki ayıpmış, günahmış gibi saklanmadan açık açık konuşulsaydı. “yıpratılmamak için açıklanmıyor abi..” bahanesi vardı bir zamanlar. e adam kendini açıkladı işte? kendinden başka kimseyi korumak derdinde falan değilmiş. bu durumda “sevilme/yıpratılmış olma oranı” açık ara en yüksek kişi olan mansur yavaş’ın adı daha çok zikredilseydi mesela. (imamoğlu ülke çapında daha çok seviliyor bile olabilir ama paydadaki yıpratılma kısmı onun için çoktan çalışmaya başladı bile).

başka keşkeler de var. masadaki bu çatlağı kapatacak veya bugünkü gibi çat diye kırmadan sakince ayırıp yeni çözümler aratacak zaman dilimleri var… hepsi geride kaldı ama en büyük “keşke”ye gelmedik henüz.

o da şu: 15 mayıs 2023 sabahı “keşke kılıçdaroğlu aday olmasaydı” diyebileceğimiz “keşke”.

bu keşke’nin bir rakibi, bir muadili, bir eşi yok. bu keşke’nin dönüşü de yok. belki de hesap sorabileceğimiz son seçim olacak bu 2023 seçimi. spesifik bir kişiden hesap sormaktan bahsetmiyorum, genel bir konsept olarak zaten erimekte olan “hesap sorabilme” kültürünün tabutuna son çivi çakılacak belki de o gün.

madem bi "keşke enflasyonu" yarattık, bir tane de ben ekleyeyim: keşke bu en büyük “keşke” kesinlikle gerçekleşmez diyebilseydik. bunu gerçekten isterdim ve (her halükarda oy verecek olsam da) içim çok daha rahat oy verirdim kılıçdaroğlu’na. eminim bunu akşener benden bile çok isterdi hatta; zira bir insan ittifakta olduğu birinin kazanabilme ihtimaline inansa neden ona köstek olmaya kalksın? bu kadın, kemal kılıçdaroğlu’nun kazanabileceğine ihtimal vermiş olsa neden bugünkü açıklamaları yapsın? önerdiği iki ismin de halihazırda chp’li olmasına değinmiyorum bile!

ama “böyle bir şey olmaz ya” diyemiyoruz. yalnızca diyemiyor değiliz. akşener’in açıklamasında da dediği gibi sayısız rapor, sayısız anket ve analiz de bunu gösteriyor. kazanma ihtimali, iki alternatife göre de hatırı sayılır miktarda düşük olan birini, sırf o “birisi” istiyor diye aday olarak dayatmak fikri de tam olarak bu yüzden acı verici.

keşke’ler bitti. şimdi gelelim soruya.

şayet kaybederse, kemal kılıçdaroğlu 15 mayıs günü (veya hadi resmi sonuçlar 2-3 gün sürsün, 18 mayıs diyelim) ne diyecek?

soru bu kadar. sadece basit ve net bir açıklama istiyorum. tam olarak nasıl bir “hesap” verilecek, belki de geri dönüşü olmayan bu kaybediş için? yardımcı da olayım hatta, 1-2 seçeneği eleyerek:

1) “kandırıldım, beni gaza getirdiler”
diyemez, çünkü 2 yıldır “kılıçdaroğlu aday olmasın” diye bir meme yaratıldı sosyal medyada. bu sadece basit bir gösterge ama yalnızca twitter kullanan insanlar anonim olarak oy verebilse, kılıçdaroğlu adaylığı lehine oy oranı %2 falan olurdu sanırım. bununla kalmadı, bazı siyasi liderler alenen “sen olma, başkası olsun” dedi. direkt yerine isim bile önerdiler. akşener’in açıklaması bunların yalnızca en güncel olanı. yani kamuoyunun samimi desteğinden yoksun olduğunu, oy verenlerin yalnızca mecbur olduğu için verdiğini bilmiyor olamaz. geçtik.

2) “eh denedik, olmadı”
e hayır? denemedi ki. farklı bir şeye yeltenmeye, kendini en iyi olduğu alanda (arkada, doğru isimleri doğru şekilde destekleyen bir figür) kullandırarak yeni denemelere girişmedi. bunu iki kere yaptı (2018 ve 2019 seçimleri) birini kazandı öbürünü biraz adayın (ince) o geceki açıklanamaz tutumu ve biraz da yine kendi sabotajıyla kaybetti. bu seçimde ise en jenerik kibir hareketiyle tutup kendini aday gösterdi. herhangi bir deneme yanılma yok. kaldı ki bu seçim de “deneyelim yanılalım, olmazsa önümüze bakarız” seçimi değil. hatta yaşayan insanların gireceği, bu ihtimalden en uzak seçim belki de. çünkü “önümüz” kısmının varlığı şaibeli.

peki ne diyecek? bu retorik bir soru değil, gerçekten merak ediyorum. nasıl bir açıklama olabilir bu inadın ardından? bu soruya verecek cevabı varsa devam etsin, biz yine vereceğiz oyumuzu elbette; fakat buna bir cevabı yoksa ve bugün meral akşener’in yaktığı köprülerin boşa gitmemesini, gerçekten memleketin faydasına olmasını istiyorsa pazartesi günü kendisi haricinde bir aday göstermeli. ancak ve ancak bu şartlar altında kemal kılıçdaroğlu’nun ülkenin çıkarını kendi menfaatlerinin önüne koyduğuna inanır, “gerektiğinde tükürdüğünü bile yalayabilen adammış, helal olsun” derim.
devamını gör...
bana kamuoyu yoklaması gibi gelen açıklamadır.
devamını gör...
rte'nin karşısında kim varsa onu desteklemeyecek kişi net bu ülkeden nefret eden çomardır.kalkıp da hala aday beğenmezlik yapıyorsanız bu ülkeyi anlayamamışsınızdır derim... mantıklı veya akıllıca hamleler bekleyip, bu hamleleri göremeyince daha da mantıksız kararlar vererek ülkeyi batışa sürükleyecek kararlar vermeyin.çok dikkat edin yoksa milyonlarca genç çeşit çeşit ülkelere çil yavrusu gibi kaçar gideriz, çomarlarla kalırsınız mazallah.hem de rte'nin ayak kokulu anadolu çomarları .
devamını gör...
sabahtan beri kafam patlamak üzere ders çalışmaya uğraşıyorum bi yandan şahsi problemler yok meral mommy rest çekmiş bilmem ne. kardeşim bi susun kafamız şişti. ayrıca hatay'da adıyaman'da su yok bi bununla ilgilenin. iki dk bi rezillik peşinde koşmayın bi ara verin ya
edit: susmasını istediğim kişiler aziz milletimiz değil. meral mommy ve şürekası filan. neyin peşindesiniz garip garip hareketler yetti be
devamını gör...
meral mommy'nin kilicdarogluna ,hdp'ye,sincap reis davutoglu ve ingiliz temel'e keserin sapını gösterdiği açıklama olmuştur.
ali babacan ve diğer kımıl zararlisini hesaba kalmıyorum zaten onların kendine hayrı yok.
uyanıklar iyi partinin oylarını cebine koyup seçim 2. tura kaldığında hdp'yi kritik parti konumuna getirerek bütün taleplerini kabul edeceklerdi ama mommy meral son dakika golüyle bu kurdolarin sinsi planını mabadlarina yerleştirdi.
şimdi keserin sapı yaglandi ve 6'li pardon 5'li masaya doğru uzatıldı.
sırayla otururlar artık.
devamını gör...
şu anlaşıldı ki, tüm partiler tekrar tayyip seçilsin diye elinden gelen desteği yapıyor. aday gösterdikleri ya boomer ya alkolik ya da küçük tayyip. hakikaten aday yok.
devamını gör...
ssk müdürlüğünden, cumhurbaşkanlığına uzanan çetin yol diye kitap yazacaktı herif yazdırmadınız ya la...aşkolsun aşkolar ve dahi kuşkolar.
sayın muharrem ince'nin teee aylar önce dediği gibi. bunlar hiçbir şeyde anlaşamamış ülke mi yönetecekler demişti. bugün de görüyoruz ki ellerine 10 tane davar versek 5 ini otlakta bırakır gelir bu masa.
bi halt olmaz!
umut adına, yenilik adına, güven adına, dürüstlük adına, gelecek adına zaten gram örnek görmediğim 6 lı bilmem ne nin yerle yeksan olması olayıdır.
azıcık umudu olan insanlar adına, bunların ağzından çıkacak sözlere bel bağlamış insanlar adına, bıkmış, bezmiş, yılmış ve artık olan biten herşeyden tiksinmiş insanlar adına üzülüyorum ben. onların hayal kırıklıkları adına üzülüyorum.
hani sadri alışık o filminde, o üzgün ses tonu ile buda mı gol değil be? diyor ya hani. o geliyor kulaklarıma ve gözlerimin önüne.
gerçekten üzgünüm.
akepeye bi 20 yıl daha hayırlı olsun!
bu olayın yapım ve gelişim aşamasında emeği geçen kim varsa da allah bin belasını versin.
devamını gör...
#sinsirella meral'in masadan kalkacağı, ittifakı bozacağı ta altı yedi ay öncesinden belliydi. burada da defalarca yazdım, erdoğan'ın meclisteki oylarına iyip'in oylarını da ekleyin diye. şimdi anayasa değişikliği var, bakın orada da erdoğan'ın yeni anayasasına evet diyecekler. çünkü sağcılar yawşaktır, sözlerine güvenilmez. otuz kuruşluk çıkar için babalarını bile satarlar. çünkü kuzudan post faşistten dost olmaz.
tabi bu çıkışıyla partisinin ipini çekmiştir. aslı dururken (mhp) kimse suretine oy vermez. kendi ikbalini de garantilemiştir. erdoğan'ın sağında, soylu ve kurtulmuş arasında bir yerde koltuk bulur kendisine.
not düşün bunu.
devamını gör...
meşhur günden önce yazdıklarımşu şekildeydi:

muhalefet birden fazla aday çıkartabilir. en kesin adayımız altılı masanın adayı: kılıçdaroğlu. diğeri de memleket partisi ittifakı: ince.iyi partinin olanlardan sonra masayı devireceğini sanmıyorum. saraçhane mitingi sırasında yapabilirdi, haklıydı da. lakin artık çok geç. o köprünün altından çok sular aktı. tüm taraflar koşulsuz şartsız ak partinin kesin ve net bir şekilde gönderilmesini istiyor.

"mommy masayı devir." diyen bir çok insanın anlamadığı nokta şu: mesele kazanmak değil, her açıdan enkaz devralınacak. siyasi kararlar sürdürülebilir ve tutarlı olmalı. yoksa seçimlerle savrulan bir ülke haline geliriz.

para gereken, restorasyonla dolu bir kaç yıl geçireceğiz. zor olacak. cumhuriyet rejimine dönülecek, devlet çarkları işler hale getirilecek. güçler ayrılacak. milyarlarca dolarlık kemer sıkmalar uygulanacak, krediler alınacak. yaralar sarılacak. sancılı olacak. kimse bize dikensiz bir gül bahçesi vadetmiyor. çok işimiz var. yolumuz uzun.

tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda; yaşayacağımız zor ve sancılı bu süreç için mevcut iki adayımız olumlu duruyor. çünkü üç yıl sonra kimse o adayları, iyi işler yapmasına rağmen, çekilen kahırla özdeşleştiği için iyi hatırlamayacak.

özellikle kılıçdaroğlu defalarca, "benim kaygım yok, gerekeni yapacağım ve bu yapacağım son şey olacak." diyor. oldukça yerinde bir fedakarlık.

toparlayacak ve özetleyecek olursak, durum şöyle:

kılıçdaroğlu ve ince ilk iki muhalif aday. belki ekstra bir isim de çıkabilir. böylelikle bu zorlu geçiş döneminde imamoğlu gibi genç ve geleceği olan isimler de harcanmamış olacak. bu, 2020'li yılların sonuna doğru yapılacak seçimde istikrarı sağlayacak.

gönderilmek hafif kalır, ak parti sandığa gömülmek isteniyor. devletteki illegal kadroların çözülmesi ve usulsüzlüklerin sona ermesi için bu şart. gemi batmalı. akşener de bu süreçte ana muhalefet lideri ve başbakan olarak doğrudan iktidara ortak olacak. burası çok önemli.

ne planlarlanır, bilmiyorum. bildiğim tek şey; siyasetçilerimizin bu süreci iyi yönetemezlerse, bir daha insan içine çıkamayacakları. çıkacak bir sokak bulurlarsa tabi.

ben kılıçdaroğlu'na da akşener'e de güveniyorum. her şeyin güzel olacağına inanıyorum.

son olarak şuna dikkat çekmek istiyorum: "bu süreçteki belki de en önemli şey, seçim güvenliği. seçimin güvenliği için eşi görülmemiş bir organizasyonla çalışmalıyız."


---


geldiğimiz bu noktada, akşener'in hatalı bir karar verdiğine inanıyorum. gündemin değiştirilmemesi, kenetlenmenin sarsılmaması gerekiyordu. kötü oldu.

hayır, ezel'in kör anası bile yıllardır koklaya koklaya bunu tahmin ediyordu. her ne kadar üç ay önce olsa bu eylem, ben dahil sonsuz destek verirdim, ki veriyordum. şimdiyi mi buldun da masayı devirdin be anacım ya?

kılıçdaroğlu toparlar, sırtından bıçaklanmamış gibi sağduyulu ve gayet ılımlı söylemlere devam ediyor; lakin akşener ne yapar, bilmiyorum. kendini de partisini de çok zor bir duruma düşürdü.
devamını gör...
aynen öyle...

yüzemeyen bir hayvan olduğunun farkında olan akrep, bir gün nehrin öte yanına geçmek zorunda kalır.

ne yapacağını düşünürken kıyıda pinekleyen kurbağayı görür.

akrebin kendisine yanaştığını fark eden kurbağa korkudan suya atlayıp uzaklaşmaya başlar. akrep yalvaran bir ses tonuyla sorar:

“kurbağa kardeş; karşıya geçmem gerek. beni sırtında taşır mısın?”

kurbağa büyüyen gözleriyle cevap verir.

“daha neler? beni sokup öldürürsün!”

“olur mu?” der akrep. “o zaman ben de suya batar, boğulur, ölürüm”.

kurbağa biraz düşünür ve akrebe hak verir. kıyıya çıkar, onu sırtına alır ve karşı yakaya doğru yüzmeye başlar.

yolun yarısında ensesinde bir sızı hisseder. vücudu hızla soğumaktadır.
kolları, ayakları hissizleşir. beraber dibini boylayacakları suya batarken son nefesinde sorar:

“hani sokmayacaktın akrep kardeş?”
akrep mahsun, mahcup, çaresiz cevap verir:
“ne yaparsın kurbağa kardeş; ben akrebim, bu benim huyum..
alıntı
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bence de haklı.
devamını gör...
maalesef umutlarım biraz azaldı. umarım bu durumu düzeltirler.
devamını gör...
meral akşener'e saygım arttı.

kk ile tayyip arasında pek fark görmüyorum ben. biri dinden nemalanır biri atatürk'ten. daha iktidar ol(a)madan bunca hata yapan kk, kim bilir iktidar olduğunda neler neler başarır.. muhalefetteyken "bunu yapacağız, şunu yapacağız" demek kolay. nitekim tansu çiller de "enflasyon tek haneye inecek, her eve 2 anahtar(1 ev 1 araba anahatarı) girecek!!" vaatleri ile oy istediçiller dönemi kadın dendi. diğerleri gibi olmaz dendi. yalan mı söyleyecek, vaatlerini yapar dendi ve görüldü. enflasyon cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. üstelik o dönemde dünyada enflasyonist bir ortam da yoktu, avrupa enflasyon ortalaması %4-5 falandı avrupa ile enflasyon karşılaştırması. sadece çiller'e indirgemiyorum, yanlış anlamayın. hangi lideri istersiniz?

atatürk haricinde bu ülkenin iktidarına gelen tüm liderler ülkeyi krizlerden çıkaramadı, çıkardıysa da akp ilk dönemi gibi kısa vadeli oldu. sadece farklı bir parti veya farklı bir kişi değil, farklı bir kan gerek ülke siyasetine. mansur yavaş gibi bir insan evladı gerek, kk gibi eski tip siyasetçi değil.

kk
devamını gör...
helal sana akşener keşke ümit hoca ile tekrar birleşseniz.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"3 mart 2023 meral akşener'in açıklamaları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim