261.
bir insana duyulan hayranlıktır. sebepsiz yere, herkesin yaptığı basit rutinleri bile yaparken görüldüğünde sanki çok üst düzey bir şey yapar gibi hayranlıkla saatlerce izleyebilirsiniz aşık olduğunuz kişiyi. ağzından çıkan her kelime, yüzündeki her ayrıntı, ruhundaki her renk içinizde kelebekler oluşturur. tanıdıkça tanımak istersiniz; onun tutkuyla bağlı olduğu şeyleri yaparken izlediğinizde, mutluyken gördüğünüzde istemsizce gülümser kalbinizde bir hoşluk hissedersiniz. yanında güvende hissedebilirsiniz, öyle ki sarhoşa dönersiniz çünkü kendinizi savunma sisteminiz durmuştur. kendinizi çoktan güvende hissedersiniz. onunla geçirdiğiniz zaman, onunla eğlenmeniz diğer herkesle olandan daha zevklidir. belki toplumun geri kalanı için bir kusur olarak adlandırılan şeyler vardır vücudunda, yüzünde. bazen onu mu yoksa o kusurunu mu daha çok sevdiğinizi sorgulayabiliyorsunuz.
yalnız burada önemli bir noktaya değinmek istiyorum. bu kadar anlatmakla bitiremediğim his çok zayıftır. öyle ki tek bir davranış vardır ki bunu paramparça edebilir anında. önce kendinize sonra da karşınızdakine saygı duyduğunuz sürece yıkılamaz tabii. saygıyla birleştiğinde bu his yenilmez olur. burada bahsettiğim saygı her gün duyduğunuz sıradan saygı değil. insanlar saygının anlamını bile unuttu bugünlerde. gerektiğinde ona istediği kişisel alanı verip cekilmelisiniz mesela, onun sizi hep mutlu etmeye odaklı bir robot olmadığını kabul etmelisiniz, sizin dışındaki çevresine ve çevresiyle ilişkilerine saygı duymalısınız; kendinizi ezdirmemelisiniz, kendinize o kişi dahil diğer herkesten daha çok değer vermelisiniz, sizi aşağılayacak bir tavırda bulunursa uyarmalisiniz, aşkınızı kendinize duyduğunuz saygıdan öne koymamalısınız, size saygı duyan insanlara aşık olmalısınız.
yalnız burada önemli bir noktaya değinmek istiyorum. bu kadar anlatmakla bitiremediğim his çok zayıftır. öyle ki tek bir davranış vardır ki bunu paramparça edebilir anında. önce kendinize sonra da karşınızdakine saygı duyduğunuz sürece yıkılamaz tabii. saygıyla birleştiğinde bu his yenilmez olur. burada bahsettiğim saygı her gün duyduğunuz sıradan saygı değil. insanlar saygının anlamını bile unuttu bugünlerde. gerektiğinde ona istediği kişisel alanı verip cekilmelisiniz mesela, onun sizi hep mutlu etmeye odaklı bir robot olmadığını kabul etmelisiniz, sizin dışındaki çevresine ve çevresiyle ilişkilerine saygı duymalısınız; kendinizi ezdirmemelisiniz, kendinize o kişi dahil diğer herkesten daha çok değer vermelisiniz, sizi aşağılayacak bir tavırda bulunursa uyarmalisiniz, aşkınızı kendinize duyduğunuz saygıdan öne koymamalısınız, size saygı duyan insanlara aşık olmalısınız.
devamını gör...
262.
bıraktık o işleri canım.
devamını gör...
263.
doğru insanı buluna kadar birnevi tanrının belanızı vermesi olayı.
devamını gör...
264.
karşılığı varsa fındıklı baklava gibidir.
karşılığı yoksa yanlışlık ile muhallebiye tarçın yerine karabiber atmak gibidir.
karşılığı yoksa yanlışlık ile muhallebiye tarçın yerine karabiber atmak gibidir.
devamını gör...
265.
30dan sonra olun.
30dan önceki aşkınız %99 üzüntü ile bitecek.
30dan önceki aşkınız %99 üzüntü ile bitecek.
devamını gör...
266.
kavgayı, şiiri ve birini çok sevmektir.
devamını gör...
267.
daha önceki yazdığım girileri görüp şaşırıyorum, insan çok değişiyor birkaç ay içerisinde bile.
efendim aşık olmak coşkuludur lakin zihninizi yorar, vaktinizi alır. yakın bir tarihte ayrılık kararı almış olan ben*, hayallerime ve hedeflerime odaklandığım vakit büyük değişimler yaratabildiğimi fark ettim. aşık olduğunuz zaman bir tık kendinizden vazgeçiyorsunuz. önümüzdeki bir 4-5 yıl ilişki düşünmüyorum, hedeflerime odaklandım. özellikle benim gibi 20'li yaşların başındaysanız lütfen kendinize yatırım yapın, o insanlar inanın sizi geriye çekiyorlar.*
efendim aşık olmak coşkuludur lakin zihninizi yorar, vaktinizi alır. yakın bir tarihte ayrılık kararı almış olan ben*, hayallerime ve hedeflerime odaklandığım vakit büyük değişimler yaratabildiğimi fark ettim. aşık olduğunuz zaman bir tık kendinizden vazgeçiyorsunuz. önümüzdeki bir 4-5 yıl ilişki düşünmüyorum, hedeflerime odaklandım. özellikle benim gibi 20'li yaşların başındaysanız lütfen kendinize yatırım yapın, o insanlar inanın sizi geriye çekiyorlar.*
devamını gör...
268.
geçiyor.
sonra diyorsun ki "aşk geçici sevgi kalıcı." deyip devam ediyorsun, seviyorsun da fakat karşı taraf seve seve seni "aşk bitti" diye terk ediyor.
alternatif çok tabi.
sonra diyorsun ki "aşk geçici sevgi kalıcı." deyip devam ediyorsun, seviyorsun da fakat karşı taraf seve seve seni "aşk bitti" diye terk ediyor.
alternatif çok tabi.
devamını gör...
269.
yaşadığınız şeye dönüp baktığınızda iyi ki diyebiliyorsanız eğer, "dünyanın paha biçilmez güzellikteki tek hissi" olarak tanımlanabilir...
devamını gör...
270.
sıkıntılı bir his.
devamını gör...
271.
bir anda dolu dolu his verirken aynı zamanda müthiş bir boşluk hissi, hafiflik hissi de verir. öyle bir paradokstur yani bu meret
devamını gör...
272.
kendimizle ilgili herseyi sorgulamaya ve her duyguyu daha derinden hissetmeye sebebiyet veren masum eylem.
devamını gör...
273.
insanın her halükarda kendine zarar vermesiyle sonuçlanan duygudurum. acısı bitmez, sevinci bitmez, çilesi bitmez vs vs vs
devamını gör...
274.
çok sevdiğim bir eylem. öyle ki bir süre aşık olmamışsam, kişilerden bağımsız aşık olma halini özlüyorum. çünkü ben aşkı hiç melankolik yaşamam. o yüzden aşık olunca ekstra bir hayat enerjisi gelir bana. evet hep çiçek böcek geçmez bu eylem ilişkiye dönünce ama o ana kadar ben işin eğlencesine odaklanırım.
melankoli kısmı, bitince, bitme sebeplerine ve gelinen noktaya göre değişir tabi. sonuçta aşık olmayı ertelesem de kaçsam da aşka küsmem.
güzel şey.
melankoli kısmı, bitince, bitme sebeplerine ve gelinen noktaya göre değişir tabi. sonuçta aşık olmayı ertelesem de kaçsam da aşka küsmem.
güzel şey.
devamını gör...
275.
ne oldugunu unuttuk artik. nasil oldugunu, ne yasandigini boyle etraftan dinliyoruz.
devamını gör...
276.
hayatım boyunca tadamadığım duygu.
devamını gör...
277.
olmayın. üzerler
devamını gör...
278.
buz gibi havada içinin yanması. yüzünde anlamsız bir gülümseme oluşturan . kalbinin varlığını hissettiren. frene boşalmış kamyon gibi sürüklendiğin bir duygu.
devamını gör...
279.
yalın ayak girdiğin ucsuz bucaksiz cennet bahceleri sandigin yerin aslında kalın duvarlarla, yangın yerlerine, dilemmalara, kemik kırılmalarına, kayıplara, vedalara ait savaş yeri olacagını anlayamamaktır.
sonrasi kervan gecmez, bulbul otmez.*
yara acmakla suclanirsin ses tonundaki degisimine uzuldugun, her haline saygı duydugun, o mutlu olsun ben ses etmem 2 gun dedigin ... kişinin kafasında.
nihayetinde gelip "sen beni güzel hatirla" diyemezsinde beni hatırlayama * diye gecirirsin icinden.
yani uzun lafın kisa hali: indirmeyin zirhinizi, sagopa'nin dedigi gibi "kapıma vardılar, ellerinde güllerle işlerine gelmediğimde, saldırdılar aynı güllerin dikenleriyle"
sonrasi kervan gecmez, bulbul otmez.*
yara acmakla suclanirsin ses tonundaki degisimine uzuldugun, her haline saygı duydugun, o mutlu olsun ben ses etmem 2 gun dedigin ... kişinin kafasında.
nihayetinde gelip "sen beni güzel hatirla" diyemezsinde beni hatırlayama * diye gecirirsin icinden.
yani uzun lafın kisa hali: indirmeyin zirhinizi, sagopa'nin dedigi gibi "kapıma vardılar, ellerinde güllerle işlerine gelmediğimde, saldırdılar aynı güllerin dikenleriyle"
devamını gör...
280.
bicak gibidir. karsilikli olursa seni bir cerrah gibi hayat verir. ama eger “bin sini o kadar sivmiyirum” vb bir cevapla karsilirsa katilin elindeki silaha donusur.
devamını gör...