41.
çocukluk, bir insanın tam olarak kendi olması yolunda attığı ilk adımlar, dönemler. ve bu dönemlerde en büyük pay, aileye düşüyor.
öyle bir sevmeli ki aile, onu başkasına itebilecek sevgi olmasın. kendi kararlarını verebilmeyi öğrenmeli ki, o zaman önüne ne çıkarsa çıksın, kendi aşabilmeli. eksik ne varsa ailede, büyüdüğü zaman çocuk, başkalarında bulmaya çalışır o eksik parçaları. kimi zaman hayatının yanlışında bulur kendini, kimi zaman da bir çıkmazda.
öyle bir sevmeli ki aile, onu başkasına itebilecek sevgi olmasın. kendi kararlarını verebilmeyi öğrenmeli ki, o zaman önüne ne çıkarsa çıksın, kendi aşabilmeli. eksik ne varsa ailede, büyüdüğü zaman çocuk, başkalarında bulmaya çalışır o eksik parçaları. kimi zaman hayatının yanlışında bulur kendini, kimi zaman da bir çıkmazda.
devamını gör...
42.
hayatı akışında yaşamaya zorlanmadığımız, insanın içini ısıtan, ortak geçmiş zamanımız. sonsuz enerjiyle ürettiğimiz oyunları oynarken, yanımızdan geçen büyüklere ve hayatlarına hiç dikkat etmezdik. şimdi bakıyorum, eskisi kadar olmasa da yine dışarıda çocuklar, yine sonsuz enerjileriyle oradan oraya koşturuyorlar. yanlarından geçerken adımlarımı yavaşlatıyorun hep, olur da birisi beni fark eder diye; etmiyorlar, ben de etmemiştim. şimdi o büyükleri daha iyi anlıyorum, bir parça bu telaşsız özgürlükten yararlanabilme isteklerini de ama ne mümkün. belki arasak, oyun gibi düşünsek; buluruz belki içimizde bir yerlerde ama kuralları büyükler koymasın.
devamını gör...
43.
yeni dökülmüş bir betondur.
oraya ne kazırsan onun izi kalır.
oraya ne kazırsan onun izi kalır.
devamını gör...
44.
yaşananların izini en çok bıraktığı dönem.
devamını gör...
45.
yaşanırken büyümek istenilen, büyüyünce de geri dönülmek istenilen hayatın en güzel çağı.
devamını gör...
46.
mahcubum çocukluğuma karşı. belki bu yüzden hala barbie bebekleri kızlarıma alır gibi kendim oynarim. çaktırmadan ne kadar oyuncağım var diye yanyana dizer bakarım, sevinirim. düzenliyorum toplu dursun diye kılıf buldum.kenarı dantelli çorapları her gördüğümde 23 nisan şiir okumalarım gelir aklıma. öyle olacağım böyle olacağım sözlerimi tutamadım.bazen soruyor madamnazo hacı ne oldu bizim o iş diye. cevabım yok. gevşekliğim tutmuş, hiçbirini yapmadım işte. çabaladım falan da diyemem çabalamadim. şimdiki aklım olsa boş önermesini de kullanmam saçma olur. bir de kız çocuğu olunca öyle kolay da değil o çocukluğu yaşamak. dışarı çıkma, erkeklerle konuşulmaz ev işi öğren yemek yap,yarın bir gün evleneceksin. daha 8 yaşında başlarlar genç kız oldun demeye. onu bunu yap, elalem ne der gelir arkasından elalemin de bana bir özür borcu var. şimdi içimdeki çocuk, çocuklarım ve ben o elalemden coookk uzakta yaşıyorum. 13 yaşındaki kızıma git sallan salıncakta, bu çocukluğun geri gelmeyecek diyen ben, böyle böyle madamnazo oldum. daha önce de yazmıştım. zaten takığım zamana.
devamını gör...
47.
öyle çok güzel bir çocukluk yaşamadım. hatta yalnızlık ve korkuyu olması gerekenden fazla tecrübe ettim. ama yine de çocukluğun fiilen bittiği yaşlardan sonra mutluluk ve tutku seviyesinin kat kat dip yaptığını, varlığın ve zamanın gülümsemeyi bıraktığını fark ettim. yaşam gerçekte 13 yıl falanmış. sonrası çözümsüz bir yarı ölümlenme halinden ibaretmiş.
devamını gör...
48.
geri dönebilsem dediğim zaman dilimi . büyüyünce her şey çok zor oluyor … insan çok yaş almasa da bazen ruhu yaşlanıyor ..
devamını gör...
49.
en güzel yıllarım. (bkz: metin2)
devamını gör...
50.
zamanın yaşanılan en güzel kısımları çoçukluk.yapılan hatalar,ufak sapkınlıklar,ağız dolusu kahkahalar,hiç büyümüyecek ve hep aynı kalacakmışız gibi hissedilen o özgüven patlamaları.gece yarısına kadar sokakta at koşturduğumuz terden sırılsıklam olup düşe kalka yollarda süründüğümüz,birlik beraberliğin arkadaşlık dostluk kavramının anlam kazandığı dönem.
masumca sevginin minik kaplerimiz de yer aldığı zaman ah o zamanlar. bisikletle çakıllı yolları turladığımız,ortada sıçanda vurulup hayır ya olamaz deyip köşeye kaçtığımız.saklanbaçta saklandığımız yerden sobelenmeden sıyrılışımız. neredesin çocukluğum? hani hiç büyümeyecektik ve çocuk kalacaktık söz vermiştin tutamadın ama..
masumca sevginin minik kaplerimiz de yer aldığı zaman ah o zamanlar. bisikletle çakıllı yolları turladığımız,ortada sıçanda vurulup hayır ya olamaz deyip köşeye kaçtığımız.saklanbaçta saklandığımız yerden sobelenmeden sıyrılışımız. neredesin çocukluğum? hani hiç büyümeyecektik ve çocuk kalacaktık söz vermiştin tutamadın ama..
devamını gör...
51.
insanların en saf ve çıkarsız duygulara sahip olduğu dönemidir.
90'lı yıllarda büyüyen biri olarak, o yıllara ait özlemim hiç bitmiyor . sokaklarda koştura koştura büyüdük. şimdi düşünüyorum da iyi ki elimizde telefonlar, tabletler yokmuş, iyi ki çocukluğumuzu dibine kadar yaşamışız. keşke bir ışınlanma hakkım olsa o yıllara geri dönüp, orada kalsam.
90'lı yıllarda büyüyen biri olarak, o yıllara ait özlemim hiç bitmiyor . sokaklarda koştura koştura büyüdük. şimdi düşünüyorum da iyi ki elimizde telefonlar, tabletler yokmuş, iyi ki çocukluğumuzu dibine kadar yaşamışız. keşke bir ışınlanma hakkım olsa o yıllara geri dönüp, orada kalsam.
devamını gör...
52.
birçok insanın en güzel ve en mutlu dönemidir. fakat bazı insanlarında travma yaşadığı zamandır.
devamını gör...
53.
kıymeti sonradan bilinen nadide zamanlar.
bazen bi' şeyler hatırlarsın çocukken yaptığın, düşününce saçma gelir ama dudağının kenarında bir gülümseme ile ''çocukluk'' işte der geçersin.
bazen bi' şeyler hatırlarsın çocukken yaptığın, düşününce saçma gelir ama dudağının kenarında bir gülümseme ile ''çocukluk'' işte der geçersin.
devamını gör...
54.
55.
ne çabuk geçti diye hep üzüldüğüm yıllarım. meğer ne kadar mutlu yaşamışım, ne gam varmış ne keder.
devamını gör...
56.
yokluk ve zorluklar içinde geçti ama mutluydum.
devamını gör...
57.
hatırlamak istemediğim.
devamını gör...
58.
belediye otobüslerine binmesi de zulümdür, inmesi de. binsen bir dert, binmesen ayrı bir dert. resmen anlık mutsuzlukların uğrak yeridir bu otobüsler...
yıllar evveldi, öğrenciydim. gelen otobüsü görmeniz lazım. o külüstür teneke parçası nasıl oluyor da gidiyordu aklım almadı o an. biner binmez otobüsün orta kısımlarına doğru ilerledim hemen. manzara hep aynı; somurtan tipler, yüzleri düşmüş insanlar ve dedikoducu teyzeler...
karşımda bir çocuk ve annesi. otobüste neredeyse tek gülen yurdum insanı o ufaklıktı. dikkatimi çekti ve onu izlemeye koyuldum. ne olduysa otobüs anayola çıkınca oldu. şoför gazı kökledi de kökledi. otobüsü durdurabilene aşkolsun. kasisli yollarda bile durmak yok, yola devam! bu külüstür otobüsün insanı şaşkına çeviren aşırı hızı, somurtan tipleri bir anda ciddileştirdi, dedikodudan nurları kaçan teyzeler şoförü çekiştirmeye başladı, uyuyanlar uyandı, çaprazımdaki koltukta ince bağırsak şeklinde 8 büklüm oturan zayıf amca toparlanma ihtiyacı hissetti. ben de dahil ayaktakiler zaten allah kerim.
vaziyet böyleyken ufaklıktan bir ses otobuste yankılandı '' vooooaaaaaav! anneeeee otobüse bak ne güzel, aynı lunapark gibi!!!''
bir çocuğun gözünden hayat sanırım böyle bir şeydi; her zaman mutlu olabilmenin yolu bulunabilirdi.
yıllar evveldi, öğrenciydim. gelen otobüsü görmeniz lazım. o külüstür teneke parçası nasıl oluyor da gidiyordu aklım almadı o an. biner binmez otobüsün orta kısımlarına doğru ilerledim hemen. manzara hep aynı; somurtan tipler, yüzleri düşmüş insanlar ve dedikoducu teyzeler...
karşımda bir çocuk ve annesi. otobüste neredeyse tek gülen yurdum insanı o ufaklıktı. dikkatimi çekti ve onu izlemeye koyuldum. ne olduysa otobüs anayola çıkınca oldu. şoför gazı kökledi de kökledi. otobüsü durdurabilene aşkolsun. kasisli yollarda bile durmak yok, yola devam! bu külüstür otobüsün insanı şaşkına çeviren aşırı hızı, somurtan tipleri bir anda ciddileştirdi, dedikodudan nurları kaçan teyzeler şoförü çekiştirmeye başladı, uyuyanlar uyandı, çaprazımdaki koltukta ince bağırsak şeklinde 8 büklüm oturan zayıf amca toparlanma ihtiyacı hissetti. ben de dahil ayaktakiler zaten allah kerim.
vaziyet böyleyken ufaklıktan bir ses otobuste yankılandı '' vooooaaaaaav! anneeeee otobüse bak ne güzel, aynı lunapark gibi!!!''
bir çocuğun gözünden hayat sanırım böyle bir şeydi; her zaman mutlu olabilmenin yolu bulunabilirdi.
devamını gör...
59.
affan dede'ye para saydım,
sattı bana çocukluğumu.
artık ne yaşım var, ne adım;
bilmiyorum kim olduğumu.
hiçbir şey sorulmasın benden;
haberim yok olan bitenden.
bu bahar havası, bu bahçe;
havuzda su şırıl şırıldır.
uçurtmam bulutlardan yüce,
zıpzıplarım pırıl pırıldır.
ne güzel dönüyor çemberim;
hiç bitmese horoz şekerim!
cahit sıtkı tarancı'nın bu şiiri aklıma geldi.
sattı bana çocukluğumu.
artık ne yaşım var, ne adım;
bilmiyorum kim olduğumu.
hiçbir şey sorulmasın benden;
haberim yok olan bitenden.
bu bahar havası, bu bahçe;
havuzda su şırıl şırıldır.
uçurtmam bulutlardan yüce,
zıpzıplarım pırıl pırıldır.
ne güzel dönüyor çemberim;
hiç bitmese horoz şekerim!
cahit sıtkı tarancı'nın bu şiiri aklıma geldi.
devamını gör...
60.
tüm kırgınlık ve özlemleri içerisinde barındırır.
bu şiirimi şarkı yapıp sizlere armağan ediyorum.
duygulu dinleyin döverim sizi.
suno.com/song/ad33f923-98fb...
bu şiirimi şarkı yapıp sizlere armağan ediyorum.
duygulu dinleyin döverim sizi.
suno.com/song/ad33f923-98fb...
devamını gör...
