181.
canparemi kaybettiğimde, 2.5 gün ağladım.
ama bu hafta da çok ağlamak istedim, yaşadığım manevi olarak yıpratıcı süreçlerden ötürü. ama artık üzülmeye de yoruldum.
ama bu hafta da çok ağlamak istedim, yaşadığım manevi olarak yıpratıcı süreçlerden ötürü. ama artık üzülmeye de yoruldum.
devamını gör...
182.
84 yaşındaki müşterim, hatice teyze.
kendisi emekli öğretmenmiş. eşiyle evlendiği ilk gün, eşinin bir başkasından henüz 3 aylık çocuğu olduğunu öğrenmiş. çok başarılı bir öğretmen olmasına rağmen aile öğretileri gereği hiçbir maaşını kendi kullanmamış hepsini eşine verirmiş ve aynı okulda çalışmalarına rağmen eşi öğle yemeklerinde ziyafet çekerken kendisi simit için para istemeye bile utanırmış.
eşinden yana hiç sevgi görmemiş. sürekli içip içip gelirmiş eve. kimseye de söylemezmiş, kötü bilmesinler onu diye. hep hatalarını örtpas etmiş. korumuş herkesten, söz gelmesin demiş. 2 erkek evladı olmuş. biri yurtdışında yaşıyormuş diğerini ise 3 sene önce kaybetmiş. evlat acısını kimsenin yaşamaması için dua etti. çok zor olduğunu da ekledi. düşmanının bile başına gelmesinmiş.
eşi yaklaşık 6 senedir alzheimer hastasıymış. son 1 sene dışında hastayken dahi bakmış ona. iyice bakımı zorlaştığından hastaneye yatırmışlar ama dua ediyormuş hep. geriye dönüp baktığında hiçbir hayrını ve sevgisini görmemesine rağmen yine de çocuklarının babası olmasından dolayı içinde ona karşı mecburi bir hürmet varmış.
84 seneyi düşünmek istediğinde gözleri dolarmış hep. sorsan yaşamış ama kim için, ne için?
sevgiyi sadece anne olduğunda hissetmiş. hayattaki en güzel duygunun annelik olduğunu söyledi. benim de tatmamı çok istermiş. benden çok güzel anne olurmuş. beni hiç görmedi yalnızca sesimi duydu ve sohbet ettik ama beni çok sevmiş. onun deyişiyle çok kibar ve yaşıma göre pişmiş biriymişim. nasıl piştiğimi sormayacakmış ama her neler yaşadıysam onlara teşekkür etmem gerektiğini söyledi.
peki sen bunlara mı ağladın elzem?
hayır sevgili yazarlar.
tüm bunları yaşamış birinin bana teşekkür etme sebebiyle mahvoldum. tek başına yaşıyor hatice teyzem ve benden bir kilo peynir istedi. ben de o bir kilo peyniri tek kalıp göndermek yerine dörde böldürdüm. birini açtığında diğerleri sağlam kalsın diye. bana bunun için ne kadar teşekkür ettiğini duysaydınız keşke.
yani bir kilo peynire ağladım..
bunca şeyleri yaşamış bir insanın ruhunun ne kadar nahif ve ince olduğunu anlamışsınızdır. sadece peynirini böldürdüm ve ince düşüncem için bana bir sürü dua etti. kimse onu böyle düşünüp hareket etmemiş şu ana kadar. kimse onu benim kadar düşünmemiş. ben, onun hiçbir şeyi olan ben..
sizin için belki çok bir şey ifade etmiyordur ama benim açımdan ne kadar anlamlı olduğunu bilemezsiniz. bu tanımı yazarken dahi tekrar ağlamama sebeptir.
ilk konuştuğumuzda yaşını öğrendiğimde kendisine "maşallah rabbim uzun ömürler versin" demiş bulunmuştum ve bana "istemem elzem kızım, hayırlı versin yeter. hatta benim ömrümü de sana versin de hayrı olsun" demişti.
bu cümleyi ise bahsettiğim son konuşmamızda ancak anladım.
şimdi düşünüyorum da, 84 yaşına gelip hiç yaşamamış olmayı mı yeğlerim yoksa şimdi şu an ölmeyi mi?
kendisi emekli öğretmenmiş. eşiyle evlendiği ilk gün, eşinin bir başkasından henüz 3 aylık çocuğu olduğunu öğrenmiş. çok başarılı bir öğretmen olmasına rağmen aile öğretileri gereği hiçbir maaşını kendi kullanmamış hepsini eşine verirmiş ve aynı okulda çalışmalarına rağmen eşi öğle yemeklerinde ziyafet çekerken kendisi simit için para istemeye bile utanırmış.
eşinden yana hiç sevgi görmemiş. sürekli içip içip gelirmiş eve. kimseye de söylemezmiş, kötü bilmesinler onu diye. hep hatalarını örtpas etmiş. korumuş herkesten, söz gelmesin demiş. 2 erkek evladı olmuş. biri yurtdışında yaşıyormuş diğerini ise 3 sene önce kaybetmiş. evlat acısını kimsenin yaşamaması için dua etti. çok zor olduğunu da ekledi. düşmanının bile başına gelmesinmiş.
eşi yaklaşık 6 senedir alzheimer hastasıymış. son 1 sene dışında hastayken dahi bakmış ona. iyice bakımı zorlaştığından hastaneye yatırmışlar ama dua ediyormuş hep. geriye dönüp baktığında hiçbir hayrını ve sevgisini görmemesine rağmen yine de çocuklarının babası olmasından dolayı içinde ona karşı mecburi bir hürmet varmış.
84 seneyi düşünmek istediğinde gözleri dolarmış hep. sorsan yaşamış ama kim için, ne için?
sevgiyi sadece anne olduğunda hissetmiş. hayattaki en güzel duygunun annelik olduğunu söyledi. benim de tatmamı çok istermiş. benden çok güzel anne olurmuş. beni hiç görmedi yalnızca sesimi duydu ve sohbet ettik ama beni çok sevmiş. onun deyişiyle çok kibar ve yaşıma göre pişmiş biriymişim. nasıl piştiğimi sormayacakmış ama her neler yaşadıysam onlara teşekkür etmem gerektiğini söyledi.
peki sen bunlara mı ağladın elzem?
hayır sevgili yazarlar.
tüm bunları yaşamış birinin bana teşekkür etme sebebiyle mahvoldum. tek başına yaşıyor hatice teyzem ve benden bir kilo peynir istedi. ben de o bir kilo peyniri tek kalıp göndermek yerine dörde böldürdüm. birini açtığında diğerleri sağlam kalsın diye. bana bunun için ne kadar teşekkür ettiğini duysaydınız keşke.
yani bir kilo peynire ağladım..
bunca şeyleri yaşamış bir insanın ruhunun ne kadar nahif ve ince olduğunu anlamışsınızdır. sadece peynirini böldürdüm ve ince düşüncem için bana bir sürü dua etti. kimse onu böyle düşünüp hareket etmemiş şu ana kadar. kimse onu benim kadar düşünmemiş. ben, onun hiçbir şeyi olan ben..
sizin için belki çok bir şey ifade etmiyordur ama benim açımdan ne kadar anlamlı olduğunu bilemezsiniz. bu tanımı yazarken dahi tekrar ağlamama sebeptir.
ilk konuştuğumuzda yaşını öğrendiğimde kendisine "maşallah rabbim uzun ömürler versin" demiş bulunmuştum ve bana "istemem elzem kızım, hayırlı versin yeter. hatta benim ömrümü de sana versin de hayrı olsun" demişti.
bu cümleyi ise bahsettiğim son konuşmamızda ancak anladım.
şimdi düşünüyorum da, 84 yaşına gelip hiç yaşamamış olmayı mı yeğlerim yoksa şimdi şu an ölmeyi mi?
devamını gör...
183.
tanım: insanların gözyaşı akıtmasına sebep olan duygu/durum/kişi/düşünce ve bunlarla beraber soyut-somut her şey.
bazı kalplerin bir daha atmayacak oluşunun ağırlığı ağlattı beni. kaldırmıyor içim artık.
keşke diyorum, keşke...
bazı kalplerin bir daha atmayacak oluşunun ağırlığı ağlattı beni. kaldırmıyor içim artık.
keşke diyorum, keşke...
devamını gör...
184.
ağlağım ben… ota, boka her şeye hatırlamadım şimdi… dur hatırladım, iran 160 masum cana yandım.
devamını gör...
185.
başlığı görünce aklıma geldi, ben bir koşu seha okuş'tan hasretinle yandı gönlüm şarkısını dinleyip geleyim.
devamını gör...
186.
bambaşka bir şey bahanesi oldu ama asıl sebep fatmanur öğretmendi. geride bıraktığı evladına, tüm ailesine allah sabır versin.
devamını gör...
187.
bir cocuk aradı. once dediklerimi anlamadı. ben de nedense son aylarda biraz gerginim. tahammul seviyim cok dusuk. anlamayınca biraz istemdısı sert konusmaya basladım. o ısrarla yumusak yumusak konusuyor. birden sıgınmacı oldugunu ve dertlerini anlattı biraz.
kafamdan asagı kaynar sular bosaldı.
adamın bir suru derdi var ve ben bi de sert konusuyorum onunla.
kendimi cok kotu bir insan gibi hissettim.
sonra acayip anlayıslı ve yumusak bir ses tonuyla konustum. butun sorunlarini cozdum.
seker seker kapattık.
sonra birden aglamaya basladım.
dunyada bir basına kalmıs zor durumdaki adama mı agladım tum dunyadaki sıkıntıdaki insanlara mı bilmiyorum. hatta kendime mi onu da bilmiyorum. kalbim acıdı ne bileyim.
hep anlayıslı olmalıyız insanlara. ne problemlerle hasır nesir olduklarını bilmiyoruz insanların.
keske dunyadaki zor durumdaki her insana yardım edebilsem.
herkesin hep yuzu gulse.
ama ben kimimki.
kafamdan asagı kaynar sular bosaldı.
adamın bir suru derdi var ve ben bi de sert konusuyorum onunla.
kendimi cok kotu bir insan gibi hissettim.
sonra acayip anlayıslı ve yumusak bir ses tonuyla konustum. butun sorunlarini cozdum.
seker seker kapattık.
sonra birden aglamaya basladım.
dunyada bir basına kalmıs zor durumdaki adama mı agladım tum dunyadaki sıkıntıdaki insanlara mı bilmiyorum. hatta kendime mi onu da bilmiyorum. kalbim acıdı ne bileyim.
hep anlayıslı olmalıyız insanlara. ne problemlerle hasır nesir olduklarını bilmiyoruz insanların.
keske dunyadaki zor durumdaki her insana yardım edebilsem.
herkesin hep yuzu gulse.
ama ben kimimki.
devamını gör...
188.
ağlamak mı karşılar mı bilmem.. insan ağlamaya doyamıyormuş ki böyle bir durum karşısında..
aklına geliyor ağlıyorsun, anlatıyorsun ağlıyorsun..
ah canım benim aah…
şey değil bir insan..
aklına geliyor ağlıyorsun, anlatıyorsun ağlıyorsun..
ah canım benim aah…
şey değil bir insan..
devamını gör...
189.
biraz önce soğan doğrarken bir miktar göz yaşı dökmüş olabilirim. fşksşgk
devamını gör...
190.
en son 8 yaşında bir cenazede ağlamış odunun tekiyimdir ama hachiko filmindeki köpüşün tren istasyonunda ölen sahibini beklediği sahnede bir boğazım düğümlenir gibi oldu itiraf edeyim.
ondan sonra efendim bu insanlar neden ittapar oluyor rererörö
ondan sonra efendim bu insanlar neden ittapar oluyor rererörö
devamını gör...
191.
3-4 saat sonra
mutluluktan
veya üzüntüden gerçekleşecek.
türkiye maçı
mutluluktan
veya üzüntüden gerçekleşecek.
türkiye maçı
devamını gör...
192.
kozmik yalnızlıktan, oldu dediğim an öldüğüm ve kibirim yüzünden kovulduğum an.
devamını gör...
193.
annemin mezarını her ziyaret ettiğimde ağlarım. onun dışında kolay kolay hiç bir şey ağlatamaz beni.
devamını gör...
194.
basarisizlik hiissiii aaaaaaaaaaaa
devamını gör...
195.
bugün vergi dairesine babamdan kalan dairenin gelir vergisini ödemek için gittim. babamın öldüğünü gidip onlara deklare etmemiz gerekiyormuş , atlamışız , ceza ödeyeceksiniz dediler. tamam dedim. sonra gerekli belgeleri hazırlarken babamın kim olduğunu sorgu ilgili memur ve tanıdık çıkınca bana yol gösterdi ve pişmanlık dilekçesi yazdırdı. bir kaç kapıya gidip geldim ve sonunda tüm evraklar doğru olduğu için beni vezneye yolladılar.
babam öldüğünden beri o evin kirası annemin adına açılan hesaba aktarılıyor ve bakıcı ve evin giderleri için kullanılıyordu. öğrendim ki devlet ölen kişinin kalan mülkü gelir getiriyorsa ve akarı varislere eşit bölünüyor ya da ölenin eşinin tedavi masraflarına harcandığı ispat edilirse vergilendirmiyormuş.
babamın sağlığında her yıl kirada olduğu için en az 15 000 tl vergi ödediği ev için babam öldükten sonra biz sadece 3500 tl vergi ödedik.
bize bu kolaylığı hayattayken değil , öldükten sonra verdiği için ağladım .
mezarına ne zaman gitsem şöyle derim ; seni affedeceğim günü sana kavuşacağım gün kadar hasretle bekliyorum babacım.
hala beklediğim içinde ağladım bugün.
babam öldüğünden beri o evin kirası annemin adına açılan hesaba aktarılıyor ve bakıcı ve evin giderleri için kullanılıyordu. öğrendim ki devlet ölen kişinin kalan mülkü gelir getiriyorsa ve akarı varislere eşit bölünüyor ya da ölenin eşinin tedavi masraflarına harcandığı ispat edilirse vergilendirmiyormuş.
babamın sağlığında her yıl kirada olduğu için en az 15 000 tl vergi ödediği ev için babam öldükten sonra biz sadece 3500 tl vergi ödedik.
bize bu kolaylığı hayattayken değil , öldükten sonra verdiği için ağladım .
mezarına ne zaman gitsem şöyle derim ; seni affedeceğim günü sana kavuşacağım gün kadar hasretle bekliyorum babacım.
hala beklediğim içinde ağladım bugün.
devamını gör...
196.
unuttum valla. çok şükür eskisi kadar ağlamıyorum.
devamını gör...
197.
anneciğim ve babacığımı yakın zamanda 7 ay arayla kaybettikten sonra, düzenli olarak ağlıyorum. ondan ağlamanın bile hayırlısını versin yaradan. ve bu acıyı kimseye nasip etmesin... çok zor.
devamını gör...
198.
babamı kaybedeli bir yılı geçti. henüz taze sayılır acısı. hala tam anlamıyla alıştığımı söyleyemem. babalar ve kızları arasındaki o kutsal bağ biz de vardı. çok severdim. hayatta en çok değer verdiğim insandı çok uzun zaman boyunca. kaybını kabullenmek kolay olmuyor haliyle...
hasta olduğumda endişelenip tatlı alan kimse kalmadı hayatımda en basiti. akşam ders çalışırken uykum gelmesin diye kahve yapıp getiren, bana laf attı diye adam döven bir babam yok. hele kendi çocuklarım beni üzecek diye gözlerini üzerinden ayırmayan bir şefkat kaynağı artık olmayacak.
en son onun mezarında işte bu kayıplarıma ağladım. ve sanırım bir kaç yaş daha büyüdüm o gün..
hasta olduğumda endişelenip tatlı alan kimse kalmadı hayatımda en basiti. akşam ders çalışırken uykum gelmesin diye kahve yapıp getiren, bana laf attı diye adam döven bir babam yok. hele kendi çocuklarım beni üzecek diye gözlerini üzerinden ayırmayan bir şefkat kaynağı artık olmayacak.
en son onun mezarında işte bu kayıplarıma ağladım. ve sanırım bir kaç yaş daha büyüdüm o gün..
devamını gör...
199.
uzun zamandır ağlamıyorum diye ağlamıştım. hâlâ ağlayabiliyor muyum diye kontrol etme amaçlı. gözyaşı deneme 1 2 3
devamını gör...
200.
düzenli olarak babamı özlediğim için ağlıyorum. çoğu zaman başka şeyleri bahane ediyorum tabi ama asıl sebep hep onu özlemek oluyor.
seni çok özledim, aşırı özledim, içim sızlıyor özlemekten artık. çok ama çok seviyorum seni, yattığın yer incitmesin.
seni çok özledim, aşırı özledim, içim sızlıyor özlemekten artık. çok ama çok seviyorum seni, yattığın yer incitmesin.
devamını gör...