kurumuş bir ağacın
gövdesinden
kopmamış son dalına
kurulmuş bu salıncak
kaç kere sallanacak
diye
sorar mı çocuk
devamını gör...
ah bir açsan gözlerini gerçekliğine ayın
kaldırımlar aşınır gölgesinde direğin
gün kapansın , lambalar siz durun kapanmayın
bari gölgem yaşasın , bu son sabaha değin

sigara kadar közsün duman kadar bulutsun
incesi olmazmış ya ne rüzgarın ne fikrin
ben düşeyim yerlere gölgeler beni yutsun
lambalar ayıplasın aksimi çirkin çirkin

kartonlara sarınmak ,uyanmak caddelerde
grevli kapıların , küfürsüz pankartları
göğü yaran lambanın tam da bittiği yerde
şu kafama yaslansın , gölgenin mor sırtları

gün uzadı anlardım , karpuz sergilerince
ne bilsin kaldırımlar mevsimleri takvimi
silinip golgelerim , direğine sakince
sarılıp da uyusun lamba ve müdavimi
devamını gör...
uykumu çalan ihtimaller
her zamanki gibi
her zamanki kadar
seninle yüklü aklım
sen
oyuncu
ve gaddar

gülmek geliyor içimden
ve ağlamak
işte yenik düştüm
bir kere daha, ve bir kere daha
yenildim gözlerine

çığlık atıyor içim
duyuyor musun?
kaç, diyor
bakma arkana
güzel gözlerden kaç
kulaklarım ihtimallerle
kulaklarım sözlerinle tıkalı

neden
neden serbest bırakmayasın beni
sana verecek neyim var
ben ki
zavallı bir ateş böceği
kanatları onarılmış
kanatları paramparça

gülünç bir naiflikle
uykusuz bir yürekle
işte yine yenik düştüm, yazıyorum

az kaldı
sanki birazdan öğreneceğim
bunca zamandır beklediğim cevabı

uykumu çalan ihtimaller
ve sen
gülen, anlatan, dinleyen,
sen
çözmeyi ümit dahi edemediğim arap saçı
sen
sürekli gözlerimin önünde duran soru
sen
o tek bir nadir gülüşle
o tatlı gülüşünle hatırladığım
gün sonunda o gülüşle parlıyor gözlerin
sen
aklımın içinde bucak bucak kaçmak istediğim
öyleyse neden hala peşindeyim?

ihtimaller uykularımı çalıyor
çığlık çığlığa içim
duyuyor musun?
yine de, çok az kaldı
görüyor musun?
cevabı sanki
birazdan öğreneceğim.



öğrendim gerçekten de. okyanus gözleri ben hayal etmişim. canı sağ olsun.
devamını gör...
–bir yoksulun gözündeki o sefaletin gölgesiyim.
o amansız sevgiye dair umutların ve şefkatin safkan annesiyim.
gece kondu muaviniyim, oralardayım.
gözetliyorum ve yine senin için tanrı'ya dua etmekteyim.
devamını gör...
her bu başlığa girdiğimde " bir ben güzel şiir yazmıyor muşum, ulan herkes şair" üzüntüsü oluyor. merhaba atanamayan şairler merhaba...
devamını gör...
şanına yaraşır bir şiir yaz dedim kendime
ismini bulmaya çalışırken şiir için derdime
illa kafiye gerek bu satır sonlarına dedim, kedime
razı olmadı mırnav, yapıştır akrostişi.. nasilsa karşılık yoktu sevgime.... ahahsffjjj....
devamını gör...
gecenin siyahında ufka bakarken gözlerim,
sicim sicim yaşlar akmaktaydı göz pınarlarımdan.
ırmaklar kadar uçsuz bucaksızdı halbuki, ve
gecenin dipsizleştirdiği uçurumdu yalnızlık.

heyt bee 2013 yılında ne de derin düşünüyor muşum söndbksdjdbkj
devamını gör...
mumbar, şırdan, musakka.
devamını gör...
kimsesizler matemi


gözlerinin merdümgiriz hali
ruha dokunan ezgi.
yarım kalmış bir his,
anlatılamayacak
hep yarım kalacak...
burası;
kimsesizliğin yeri.
tamamlanamayanların
diğer yarısını arayanların,
içindeki boşluğu doldurmaya çalışanların.
burası;
kimsesiz olanların yeri.
kimsesizler matemi.
devamını gör...
bir çok hikaye ile var olmaya devam edildi .
binbir zorluklar ile mutlu sona ulaşılmak amacı ile katlanılmayacak acılara katlanıldı .
yorgun , bitkin olan bedenler ile çabalayıp mahfolundu .

ama hiçbir şey  istenildiği gibi olunmadı .
mutluluk denildiği kadar da kolay bulunmadı ..
kim buldu da biz bulmaya çalıştık .

sadece yorgunluk ile kala kalındı .
bir yorgun beden bir intihar etmiş ruh bir de geçmiş ile dolu bir bavul ...

işte buydu hikayemiz ! fazlasını beklemek suç !
devamını gör...
benim de intihar eylerimlerim var,,
gülüşümde sakladığım bombalar...
mühimmatım dilimde bayım..
hedefi asla şaşmaz kelimelerimin...
sensizlik ile imha ederim kalbimi,,,
bi avuç göz yaşı kalır elimde.
onu da giderken ardından serperim!..
devamını gör...
minik bir kara parçası.
gönlüm
yavru kedi gibi öksüz
solgun bir çiçek gibi güçsüz,
minik bir kara parçası.
gönlüm...
devamını gör...
öyle ya
insan çare olamazdı bazı gidişlere
özledim desem seyyah bey
gelecek misin sanki?
yitirmeyelim umutlarımızın boynu bükük düşlerini
hasret, adın gibi..
devamını gör...
ğ' ye övgü

kim birini basmak istese bağrına
ya da
ağlayarak bir günahı bağışlasa
ordayım

her doğum çığlığında
yalnızlığın yazıldığı camların buğusunda
bulutlarca yağmurun her damlasında
minicik bir tohumdan filizlenen ağaçta
ben varım

ben varım
sözün kadim konağı kağıdın ortasında
ağyara gizli aşığa ayan nice kalp ağrısında

burdayım

hiç bir başlangıcın ilk harfi değilim
ne zaman açsam ağzımı yok sayılırım
.
devamını gör...
gitme dediğim yerden nasıl geçti adımların
hislerim günah gibi sakındığın masum durak
ne kelimeler kürtaj oldu ruhumuzda umutların,
doğmamış cümlelerini çalarak...

içimdeki yangınla tutuşturdum satırları
geride öfkeye dönüşmüş kelimeler bırakarak
ben nasıl bir saman aleviydim ki
söndürdüm cehennemini,
gözümden bir damla yaş akıtarak...

maziye gömdüm elimle geleceği
ne anlamı var ki yoktu geleceğin.
"zamanı kandırıp yaktığın anıları
bir öpücükle geri getireceğim"
desen ne güzel (ahmakça) olurdu inanmak...
ydd
devamını gör...
ruhumun dinginliğe ihtiyacı var
gökyüzü kadar berraklığa
güneş kadar aydınlığa
devamını gör...
ruhumun içerisinde ki
boynu bükük bu sıkıntı
sanki bir çiçek demeti

ezelim şu kelimem de ki
boğazımda hür hırıltı
sanki bir çiçek demeti

yıldızımın altında ki
boynu bükük bu sıkıntı
sanki bir çiçek demeti
devamını gör...
duvarları düz boyalı odada bir saat asılı,
gözlerin kayıyor yelkovana; sanki zaman takılı,
içinden geçiyorum, aklından
ama duramıyorum, durma isteğim yok.
ikimizin içinde bulunduğu süre orantılı,
sen gidiyorsun ben sana bağlı...
devamını gör...
şıkların bana ulaşamaması için çektiğim perdeleri bir bir aralarken,
dilimden dökülemeyenleri gökyüzünde asılı bulmuştum.

kuşların kanatlarında salınan hayallerimin toprağa düştüğünde çiçek açacağını bilemezdim. çiçeklerime konan kelebekler kadar güzel olacağını da.

çakıldığım kuru toprağa yağmur damlaları düşerken ben daha tohumumun kabuğunu kıramamıştım.
çatlaktan içeri sızan su damlacığı gözlerime ulaştığında gerçek dünyama dönmüştüm.
devamını gör...
azar azar azaldı azığı aklın
delilik döküldü dilinden düşüncemin
sersemliği sevgilim sallanan sarkaçların
tik tak'ları tabutu tükenmiş takatimin


hesabı hilesiz hakimin hükmü
hoştur harami hazinesinden
sus sakini salihin sırlanmış sözü
dertliye devadır dertsize diken

batar benliğime baytar bıçağı
bilenmiş bilincin bilmezleriyle
kansız kesilerle kurulur köprü
gerçeğin güvensiz geçitlerine

rastgele rüzgaların rayihasında
kalbimde kışlayan kuştur kelamım
tarihin tekinsiz talih toyunda
çelik çomak çocuğu çaresizliğim

duysalar duramazlar duraklarında
kanımda köpüren kuruntuları
baksalar başıboş boşluklarıma
kurumuş köklerin kırıntıları
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"geceye kendine ait bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim