ya o değilde, hadi birgün sende veda edip gideceksin bu dünyadan. yaptığın dünyada, yapmadığın ruhunda kalacak, ama öyle veya böyle gideceksin.

giderken herhangi birine bir iz bırakmadan gittiğini düşün. geliyorsun abi dünya ya, 50'lerinde sadece çocukken zevk aldığın sokaklara bakıyorsun, diyorsun ki "ah be.. ne günler vardı."
biz nerelere geldik, ne çabuk geldik yahu diyorsun.

işte bu detay beni hem üzüyor hemde ürkütüyor.. ben bomboş yaşayıp gitmek istemiyorum, arkamda dünyaya beni hatırlatacak izler bırakmak istiyorum. bir çocuğum olsun, bir resmim olsun, zamanına yardım ettiğim bir dost olsun.. ne fark eder ki.
devamını gör...
su birikintisinden su içerken sürekli tetikte ve tedirgin bir şekilde etrafı gözetleyen sokak hayvanları. içim burkuluyor. ne kadar çok korkutmuşuz onları diye düşünüyorum.
devamını gör...
bir gün parkta yanıma oturan ve aslında mutlu görünen bir kadının bana anlattıklarından sonra, etrafındakiler için " içimde ağlayan beni görmez onlar” dediği an. onu anlamıştım hem de çok iyi.
devamını gör...
üniversiteyi birakmaya karar verdigim dönem basıma gelen olayi anlatmak isterim sözlük.

aksam yurtta aglamaktan helak olmusken bir de disari cikip aglayayim diye kendimi sokaklara vurmustum. hem agliyorum hem dolaniyorum. artik saat ne kadar gecmisse yorulup bir banka oturdum. hala agliyorum.

bu sirada gece mutfaga su icmeye giden bir teyze camdan bir bakiyorki ben. agliyorum. yataga geri yatiyor ici rahat etmiyor. cikip yanima geliyor.

yavrum niye agliyorsun faslindan sonra bana hayatimin tokati olan su cumleleri soyluyor.

'bak yavrum 2 oglum vardi birer yil arayla sehit oldular topraga verdim. ınsanin derdi kendine buyuktur ama gel su dunyada su gozyasinin bir kiymeti olsun, seni aglatmak o kadar da kolay olmasin' dedi.

derdimden utandim.
devamını gör...
yıllardır bakıp büyüttüğünüz ve üniversite için ayrı kaldığınız muhabbet kuşunuzun öldüğünü evden gelen bir telefonla öğrenmek.
devamını gör...
sevdiğin bir ölünce arkasından en sevdiği yemekleri yemek onun kıyafetlerini giymek onun kokusunu alabilmek için kıyafetleri hiç çıkarmamak .
devamını gör...
beni okuyorsun ama hiç anlamıyorsun. beni duyuyorsun ama hiç dinlemiyorsun. beni görüyorsun ama hiç bakmıyorsun. ne acı.
devamını gör...
asgari ücretle çalışmak
maalesef kendi ayaklarının üstünde durmak
iyice zorlaşmaya başladı
devamını gör...
iyilerin daima kazanamaması.
devamını gör...
nezaketin salaklık sanılması
devamını gör...
iyilik aptallık olmuş, sessizlik korkaklık. dürüst olmak çıban başlılık yalan söylemek prim yapar olmuş. ama yine de yaşamak güzeldir be iyilerin her zaman kazanacağına inancım tam.
devamını gör...
az önce bir girdi okudum.

#677517

yazdığım onca hikayeye, metne rağmen yazdıklarım kimseyi şanslı hissettirmedi. fakat bu niye içimi bu kadar sızlattı bilmiyorum. umarım girdiyi yazan arzuladığı şansa kavuşmuştur.
devamını gör...
savaşın ortasındaki bir çocuğun sizi allah' a şikayet edicem demesi
devamını gör...
müşterisi olduğum yaşımdan büyük birisinin, hatta herkesin bana efendim demesinden rahatız olurum.
devamını gör...
sabah erken kalkmanın çok koyduğu karanlık bir istanbul sabahında, sızlayıcı bir baş ağrısının eşlik ettiği yolculukta, belki de yürek burkan, içe dokunan bir görüntüydü benim ki..

"sıradan, normal, pek tabi.." yaşantılarımızın içinde bazen görüp de geçtiğimiz anlardan sadece.

buruş kırış ellerinde tuttuğu sondası belli ki rahatsız ediyordu o'nu. yorgun gibiydi; hayat da yormuş olabilirdi. bastonuna tutunup destek alıyordu ve kimsesi de yoktu anlaşılan. boş boş gözlerle terse doğru giden bir yaşlıydı; yılların adamı... hüzünlü bir ifadesi; ara sıra sayıklar gibi bir durup bir açılan dudakları ardında her an insanı göz yaşlarına boğacak bir simaya sahipti.

ruhun hafiflesin, acıların dinsin, acil şifalar dilerim dedem..
devamını gör...
işlek bir caddede, esnafların dışarı koyduğu karton kutuları sürüklemeye çalışan el kadar çocuklarla göz göze geldiğimde o bakışlarını üzerimden atamıyorum.

bakışlar, onlar farkında olmasa da beni delip geçiyor.
devamını gör...
neredeyse bir ormandaki çam ağaçları gibi ve kozalaklar boşuna yerde değil. memleketim.
devamını gör...
23 nisanı herkes kutlarken bir yerlerde üzgün çocukların olması.

neşesi olmayan çocuklar , şiddet gören çocuklar , taciz edilen çocuklar ve çalıştırılan çocuklar hayata dair iç burkan detaylardandır.
devamını gör...
sokakta, parkta, markette annesi, babası veya etraftakiler tarafından dalga geçilen, aşağılanan, hakarete uğrayan ve o kadar masum ve savunmasızken böylesine duygusal şiddete maruz kalan çocuklar hep burnumun direğini sızlatıyor..başka ülkelerde durum nasıl hiç bilmiyorum ama bazen oğlumun benden 10 metre gitmesine izin verdiğimde insanların çocuklara nasıl da hoyrat davrandığını, hemen azarlama moduna geçtiğini görüyorum ama sonrasında sahipsiz olmadığını yani annesini görünce de hemen kendilerini düzeltmeye çalışmaları yüreğimi acıtıyor.. bu ülkede maalesef öfkesini çocuklara kusan insanlar çok ve bunu gördükçe çok üzülüyorum..
devamını gör...
dogustan isitme engelli cocugun sordugu soru:

- gunes dogup batarken ses cikariyor mu ?
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hayata dair iç burkan detaylar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim