hayata dair iç burkan detaylar
başlık "villa rabidus" tarafından 03.12.2020 14:50 tarihinde açılmıştır.
181.
bizim ölene kadar göremeyeceğimiz insanların yanından her gün başkaları geçip gidiyor.
devamını gör...
182.
70'lerin 1 daha hic gelmeyecek olmasi. benim o tavuklu pogacalari 1 daha yiyemeyecek olmam ...
devamını gör...
183.
sevdiğin değer verdiğin herkes ölecek herkes yitecek anılarının yaptıklarının bir anlamı kalmayacak unutulup yitip gideceksin.
bi de işte acıkmak ama söyleyememek falan
bi de işte acıkmak ama söyleyememek falan
devamını gör...
184.
hayata dair en iç burkan detay her şeye rağmen zamanın ve hayatın devam etmesi. yüzlerce ve hatta binlerce yıldır olduğu gibi. hayata geliyoruz. okuyoruz, büyüyoruz, seviyoruz, seviliyoruz(!), kazanıyoruz, kaybediyoruz. seksen, doksan belkide yüz sene yaşıyoruz. sonra tık bitti. ailenle yaptığın pazar kahvaltısı, tatillerin, bayramlar, dayıların, teyzelerin, kuzenlerin, dostların. hepsi bi' anda manasız ve boş bir kavanoza dönüşüyor. bunun olacağını önceden farketmek gerçekten çok can yakıyor. anne ve babanın ve hatta kardeşlerinin bir gün olmayacağı gerçeği. bu yüzden şimdiyi yaşamalı ve an' a odaklanmalıyız.
devamını gör...
185.
bedia teyze neredeyse 100 yaşında bir çınar, kimseye yük olmadan sessizce aramızdan ayrılıvermişti. çocukluk arkadaşlarımın babaanneleriydi. beraber büyümüştük. ilk arkadaşım, dostum, kardeşim kadar yakın kimselerdi. anne ve babaları çalıştığı dönemlerde evde onlara bakar, yetmezmiş gibi bizim de zırıltımızı çekerdi. bir kez bile biz çocuklara kızdığını, rahatsız olduğunu hatırlamıyorum. atatürk'ü gördüğü anı her defasında gözlerinin içi parlayarak anlatışını, ömrüm boyunca yediğim en leziz içli köftelerini ve vefatından bir yıl öncesine kadar her kış ördüğü o güzel patiklerini asla unutamam. tanıdığım en hamarat ve zarif kadınlardan biriydi... babaları, felç geçirince iyice huysuz ve çekilmez bir insan olmuştu. onun bu tavırlarına rağmen hiç şikayet etmeden kendisine hizmet eden anneleri kanser oldu ve altı ay içinde vefat etti. bir yıl geçmişti ki bu kez de babalarını kaybettiler. o yaşına rağmen neredeyse 7 yıl boyunca o iki kardeşle kalmaya, onların yemeğini, temizliğini ve ev işlerini yapmaya devam etti bedia teyze. yavaş yavaş güçten düşmeye ve hastalanmaya başladı. fenalaştı. önce hastaneye kaldırdılar, daha sonra durumun umutsuz olduğunu ve çok fazla yaşamayacağını söyledikleri için hastaneden aldılar. kendisi de son zamanlarını yaşadığının farkında gibiydi; hastanede değil de evinde ölmek istediğini söylüyordu... annem odama geldi. bedia teyzenin yanından geliyordu. son anlarını yaşıyor ve senin adını sayıklıyor dedi. vefat etmeden evvel onu görmemi çok istemişti. neden bilmiyorum çocukluğumdan beri beni çok severdi. ne vakit görse hakkımda güzel şeyler söyler, bana dualar ederdi... yanına gittiğimde adımı sayıklıyordu. gözleri pek iyi seçemediğinden iyice yaklaşıp ellerinden sıkıca tuttum. buz gibiydiler. öptüm onları ve geldiğimi söyledim. sağ elini yüzümde gezdirdi ve ardından beni çok şaşırtan o cümleyi söyleyiverdi: "ben ölüyorum yavrum, hakkını helal et bana..." ne söyleyeceğimi bilemedim o an. önce sustum, sonra bir kez daha öptüm ellerinden ve asıl sen helal et teyzeciğim deyiverdim... hızlı hızlı soluk alışı birden yavaşlamıştı. biraz rahatlamış gibiydi. komşu teyzelerden biri kızıyla beraber başında bekleyip kuran okumaya devam etmişlerdi; eve döndüm. bir saat kadar sonra annem yanıma geldi. yanaklarından süzülen birkaç damla yaş ile sanki duvarların bile duymasını istemiyormuşçasına fısıldadı: "teyze'yi kaybettik oğlum..." o gece rüyamda gördüm onu. zil çalıyor ve kapıyı açıyordum. karşımdaydı! bunun gerçek olmadığının farkında olmama rağmen uyanmamak için direniyordum. yine çekine çekine benden bir şey isteyeceğini düşündüm. fakat uzun bir süre hiçbir kelime dökülmedi dudaklarından. gözlerinin içi gülüyordu. kendi kapısına doğru döndü ve tam kapatırken şunları söyledi: "ben çok iyiyim burada, beni sakın unutma..." cenazeden bir gün sonraydı. çocukların evindeydik. halaları evi toparlayıp temizlerken biz de ona yardım ediyorduk. babaannesinin kıyafetlerinin olduğu dolabı boşaltırken yanına giden büyük torunu dayanamadı ve dur dedi: "hala, hepsini atma sakın. benim için iki parça kıyafetini sakla babaannemin; ara sıra gelip kokusunu içime çekmek istiyorum." sustuk ve gözlerimizin yaşla dolmasına engel olamadık; söyleyecek başka bir şey kalmamıştı çünkü bu cümle sonrasında... umarım rüyamda gördüğüm gibi huzur içinde uyuyordur şu an mezarında. cennet varsa şayet orada yeri hazırdır umarım.
devamını gör...
186.
mutlu olmak için bazı bedeller ödenir zannederdim. sanki ben şimdiye kadar ödenmesi gereken tüm bedelleri ödemiş ve artık mutlu olmak için hak kazanmışım gibi geliyordu. halbuki mutlu olmak için illa ki öncesinde acı çekmek gerekmiyormuş ve çekilen acılar her zaman mutluluk olarak dönmüyormuş. iyi bir insan olmak, hayatta bazı bedeller ödemiş olmak masallarda olduğu gibi karşılığı olan şeyler değil. adaletin olmadığını kabul etmek çok zor geliyor.
devamını gör...
187.
"dostum lütfen sık sık ara, mesaj yaz, arayamıyorsan da çaldır ben ararım; bedava dakikalarım var, ölene kadar bitmez ve zaten kullanabileceğim hiç kimsem yok..."
son mesajlarından biriydi. birkaç gün sonra da göçüp gitti. ardından kimse ne onun kadar ses verebildi ne de sesime kulak kesildi.
son mesajlarından biriydi. birkaç gün sonra da göçüp gitti. ardından kimse ne onun kadar ses verebildi ne de sesime kulak kesildi.
devamını gör...
188.
bugün aldığım bir haber. acı çok acı bir haber.
üzdü...
üzdü...
devamını gör...
189.
(bkz: yavaş yavaş delirdim kimse fark etmedi)
tek cümlelik bir itiraf ve haykırışın onca sesi bastırabilmesi. biliyorsun, daha evvel duymuş olsalar da anlamazlar.
tek cümlelik bir itiraf ve haykırışın onca sesi bastırabilmesi. biliyorsun, daha evvel duymuş olsalar da anlamazlar.
devamını gör...
190.
hala bir karşı cins ile cinsel cima eyleyemedim. bugün kandil dua edin lan benim için. belki kabul olur.
kabul olur da bu emelime ulaşırım.
kabul olur da bu emelime ulaşırım.
devamını gör...
191.
2025 türkiyesinde köpek saldırısıyla ölen çocuklarımız olması.
başta emeği geçen mama lobisi ittaparlar ve bu saldırgan istilacıları haklı gören ruh hastası hayvan çığırtkanları da umarım yakın zamanda bir yakınını köpek terörüne kurban verir.
başta emeği geçen mama lobisi ittaparlar ve bu saldırgan istilacıları haklı gören ruh hastası hayvan çığırtkanları da umarım yakın zamanda bir yakınını köpek terörüne kurban verir.
devamını gör...
192.
bir annenin bile sevmediği birinin sevilmeyi bekleyerek ömrünü yapayalnız tüketmesi.
devamını gör...
193.
bugün sıradan bir teams toplantısında suistimal yerine yanlışlıkla "süistismar" dedim. sonra birkaç saniyeliğine sessizliğe büründüm falan.
hayır bi de süistismar eden kişi bendim, kendimden bahsediyordum o da bonusu.
hayır bi de süistismar eden kişi bendim, kendimden bahsediyordum o da bonusu.
devamını gör...
194.
devamını gör...
195.
kimseye güvenmiyor veya güvenemiyor olmak .
daha önce de defalarca yazdığım üzere kahkaha atmayalı çok uzun zaman oldu, dolu dolu gülmeyeli de bayağı olmuştur.
sadece hafif bir tebessüm ile geçiştiriyorum.
50 yaşıma az kaldı. ve bu zamana kadar insanlara karşı zerre itimadım yok. bir söz verildiğinde sonucu görene kadar umut beslemiyorum.
biz insanlara boşuna kinlenmedik.
daha önce de defalarca yazdığım üzere kahkaha atmayalı çok uzun zaman oldu, dolu dolu gülmeyeli de bayağı olmuştur.
sadece hafif bir tebessüm ile geçiştiriyorum.
50 yaşıma az kaldı. ve bu zamana kadar insanlara karşı zerre itimadım yok. bir söz verildiğinde sonucu görene kadar umut beslemiyorum.
biz insanlara boşuna kinlenmedik.
devamını gör...
196.
197.
198.
eski güzel günlerin, anların eskide kalması. artık o insan/insanlar yoktur. bazen taşınma bazen ölüm bazen küslük olur, yollar bir şekilde ayrılır. o sıcaklık artık yoktur.
devamını gör...
199.
para kazanıp gönlünce yiyebilmek için bi tarafını yırtarsın. ekmek öyle bir yerden gelir ki para harcanamadığı için biriktikçe birikir.
"ben burada mı dedim ulan?" diye bağıracağım az kaldı.
"ben burada mı dedim ulan?" diye bağıracağım az kaldı.
devamını gör...
200.

biraz burkuldum. ama çok fazla değil. olur öyle. muhabbeti fazla uzatmak istemiyorum ama cevap vermemezlik de edemiyorum. yazmayınca yazmıyorum. ama durup, durup yazıyor. bu iş nereye varacak acaba? yani bir yere varmayacak gibi ama bir yerlere de varacak gibi de. enisonu her şeyi berbat edeceğim. biliyorum. yani tam sorun sende değil, bende durumundayım. ben ruh hastasıyım kızım, uzak dur da diyemiyorum, önceden söyledim zaten. işe yaramadı. neyse ki arada bayağ bir mesafe var, beni kurtaran sadece bu. herkese karşı koyabiliyorum da buna değil işte. ben neye düştüm ya? belamı veriyor tanrı. bir yandan tatlı. bir yandan sonu acı. yuvarlanıp gideceğim. gelecekle ilgili tasarılar beni bunaltıyor. akşam votkaya düşeyim en iyisi. ne yapacam lan ben? ya şu kız hayat boyu en sevdiğim kişi ama sevgi de öyle çok her şeyi çözen bir zımbırtı değil işte. ya da benimki değil. benim neyim neyi çözen bir zımbırtı ki? helak olup gidecem. harbiden cehenneme odun olarak yaratılmışım. nalet gelsin.
devamını gör...

