aşırı dikkatli biri haline geldim. çok yorucu bir şey bu. işim gereği(iş de denemez ya öğrenciyim hala) çok fazla metinle haşır neşir oluyorum. okumaların hepsi derin okumalar oluyor. haliyle tüm detayları, alt metni, göndermeleri anlamam gerekiyor. hiçbir detayı atlamadan devam etmem gerekiyor okumaya. sadece esas metni değil yazarın hayatını ve tarihte konumlanmasını da çok iyi öğrenmem gerekiyor.

bu durum olaylara pek çok açıdan bakmamı ve insanlara karşı daha tahammüllü biri olmama sebep olsa da detayları çok iyi görmek gibi bir lanet edindim. önceden de iyiydim bu konuda fakat artık beni tüketen bir hal aldı. biriyle konuşurken halinden, tavrından söylediği şeyin doğruluğunu çok rahat anlıyorum. bu ciddi bir şey olmak zorunda değil. bazen insanlar yediği yemekten bahsederken bile önemsiz yalanlar söyler. bu esnada bazı tipik kelimeler ve tonlamalar kullanırlar, fark ediyorum hepsini. dolayısıyla insanların bu hareketlerini kabullenmem çok zaman aldı. kabullenene kadar çok sorun yaşadım. yüze vurmadan geçmek gerekiyor böyle şeyleri.

bunun dışında her şeyi fark etmenin diğer bir tüketici yanı fark ettiğiniz şeyleri düzeltme eğilimi oluyor. bir konuşmada veya daha genel anlamda bir ilişkide yolunda gitmeyen ancak sümenaltı edilmesi gereken bazı şeyler vardır. bunları mesele haline getirirseniz sonsuz tartışmalara sebep olursunuz. fark etmemek en güzelidir. fark ettikten sonra susmak çok zor oluyor zira. salağa yatmayı öğrenmek gerçekten büyük maharet. ben çok tez canlı biriyimdir. çok zor oldu gerçekten salağa yatmayı öğrenmek. hem benim hem karşımdaki insanların akıl sağlığı için detayları bu kadar net görmemem gerek. fakat görüyorum. yine de iyi idare ediyorum bence.

ha derdin bu mu dümbük, millet işinde çalışırken parmağı kopuyor, eli kesiliyor, bu mu lan derdin derseniz siz de haklısınız valla ashhs.
devamını gör...
bir mesleğimin olmasını çok isterdim. çaresizlik maalesef beni karanlık yollardan hayatımı kazanmaya itti. şikayet etmeyin, mesleğinizi sevin arkadaşlar. gözlerim dolduğu için daha fazla yazamıyorum.
devamını gör...
arıza olmasa güzel iş valla. lan benim işim o arıza zaten.
devamını gör...
her meseleğe göre değişkenlik gösteren durumdur. ama işin ilginç yanı kimine göre kötü olan diğerine göre hiç problem olmayabilir. hayat işte, her zaman ki gibi kendi içinde çelişkili. ben sürekli insanlarla muhatap oluyorum. ona laf anlat buna laf anlat ömrüm tükeniyor. şöyle yazılımcı ya da test uzmanı olup kulaklığımı takıp sadece işimle ilgilensem ne harika olurdu.
devamını gör...
bazen fazla gelen sorumluluklar...
her şeyden ve her personelden sorumlu olmak ve 2 senede bir milyonların altına imza atıp bunu sayıştay'a sunmak.
devamını gör...
bir sürü insanlıktan nasibini almamış sun of a beachin egosunu tatmin etmek zorunda kalmak.
devamını gör...
1-)rapor ve sunumlar hazırlamak.
2-)insan yönetmek.
3-)beş para etmeyen insanlarla sadece parası var diye muhatap olmak.
devamını gör...
birinin emri altında çalışmak ...bir zaman sonra herkesin ortak fikri olacak düşünce kendi işim olsun yeter ..
devamını gör...
hesap kitap, borçlu, dosya takibi falan...
devamını gör...
dağ, taş, çamur demeden ordan oraya kosturmak. bir de iş verenlerin çoğunlukla erkek mühendis istemeleri iş bulmayı zorlaştırıyor.
devamını gör...
icra edemiyor olmak. icra edemeyelim diye okumuşuz.
devamını gör...
insanla muhattap olmak zorunluluğu
devamını gör...
gold diggerlarla muhatap olmak.
devamını gör...
tüm gün oturmak. bir de bilgisayara bakmak. el klavyede geçen onlarca saati saymıyorum bile. muhtemelen yaşlanınca parmaklarım titremeye başlar. genelde öyle oluyodu
devamını gör...
ben freelance çalışıyorum. ne kadar çabuk ve kusursuz işimi yapsam da hep daha iyisini ve daha hızlısını istiyorlar ve bu aç gözlülük maalesef bitmiyor. taa ki yapay zeka benim yerimi alana kadar.
devamını gör...
mesleğimin olmaması
devamını gör...
net bir adı olmaması. misal öğretmene sor cevap belli: öğretmen. son derece net bir cevap. çok net çok profesyonel. biz ise soranlara her şeyi sayıyoruz. demek ki bu meslek değil.

el alem:
- ne işle meşgulsünüz?
- öğretmenim.
- oh oh ne güzel. (bu ne saçma tepki lan)

el alem2: (şimdi sinemalarda)
- meslek nedir?
- doktorum.
- vay vay ne güzel.

ben:
- sen ne işle meşgulsün bey oğlum?
- vallaa aslında şu tip işler ama şu şu ve şunu da kapsıyor heheh. zira birini yapıp diğerini yapmamak mümkün değil günümüz şartlarında. ama hepsinin toplamına henüz net bir isim bulunamadığından mütevellit doğ-
- sus artık melun iblis sus! ipsiz sapsız seni! dohtor olaydın ya!
devamını gör...
herkesin meşgul olduğunuz şeyler üzerinde bir fikri olması ve yaptığınız şeyin aslında nasıl olması gerektiğini mükemmel bir şekilde bildiklerini sanmaları.
devamını gör...
"çocoomun pşikolojisi" deyip duran sorsam psikoloji kelimesinin anlamını söyleyemeyecek olan bazı velilere dil dökme zorunluluğu.
devamını gör...
100.
her zaman, aslında 'olmak istediğin tarafta olamıyorsun' ya, o bazan çok can sıkıyor.. ve buna rağmen yine de işini en kusursuz biçimde yerine getirmek zorundasın..
(tahmin edeceğiniz üzre avukatım.)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"mesleğinizin en kötü yanı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim