101.
öldüğünü kabullenmek gerekir önce, öldüğünü kabullenmediysen özleyemezsin, çünkü hâlâ yaşıyor, uzak bir ülkeye gitti gibi gelir.

o kadar acı verir ki saçları zamansız beyazlatır, bir elden ayaktan düşürmediği kalır, belini doğrultamazsın o özlemle. elini kolunu nereye koyacağını şaşırırsın.

zordur, geçmez ama alışırsın, alışmaz ama alışmış gibi yaparsın.

hayat öyle devam eder. ölenleri sende yaşatarak.
devamını gör...
102.
en çaresiz anlardan birisidir. bir boşluk duyarsın, sonra gözlerin dolar. onunla gçirdiğin günler aklına gelir ve sadece şunları söyleyebilirsin;
keşke şimdi yanımda olsan...
devamını gör...
103.
değişik ve acı veren bir histir. hele birde yüzünü ve sesini unutmaya başlamışsan o daha çok koyar.
devamını gör...
104.
her gün özlüyorum. eksikliğini hissettiğim anlarda ise yüreğimi sızlatıyor. kimseye de devamlı derdini açamıyorsun. öyle gidiyor.
devamını gör...
105.
sen ölene kadar hiç bitmez.
devamını gör...
106.
insan görmediğine özlem besler bu normal hele bir daha göremeyeceğini bildiği birine daha da çok özlem beslemeye başlar bu iş biraz tuhaftır ama insanın yapısında bu var.
devamını gör...
107.
o kişiye karşı sevginiz büyükse yıllar geçtikçe siz geriye doğru onunla olduğunuz zamanlara gidiyor gibi hissedersiniz. eskiden hiç dikkat etmediğiniz anılar bazı rastlantılar sayesinde en ufak detayına kadar gözünüzün önünde belirir. ben büyüdükçe babamın saçlarımı okşadığı yaşıma yaklaşıyorum mesela.
devamını gör...
108.
en büyük çaresizliktir bu. özellikle gün geçtikçe hafızadan silinen sesleri ve görüntüleri eşlik eder bu özleme. ben unutmam demeyin, gerçekten bir süre sonra fark etmesenizde parça parça gidiyor aklınızdan sesleri ve görüntüleri.
devamını gör...
109.
bunun en güç durumunu şöyle açıklayayım size; yıllar önce ölmüş ve hayatım boyunca hiç karşı karşıya gelmediğim, tanımadığım, hatta henüz 2 yıl önce yeni tanıdığım bir sanatçıya karşı duyduğum özlem ve merhamet duygusu benim kaç geceler onun için ağlayarak uyumama sebep oldu. belki ben onunla tanışsaydım hayatı bu kadar kötü geçmezdi ve sevgisiz ölmezdi pişmanlığı öldürüyor beni. unutulup gittiği için birçok kişi günümüzde tanımaz bilmez adını zaten. kendisini de üzen şey buydu… ve ben onun unutulmaktan korkmuş olduğu gelecekte unutulduğunu her gün bilerek yaşıyorum.
devamını gör...
110.
bana uykularımı geri ver lark.
devamını gör...
111.
özlüyorum ama en acısı ona geri bildirim verememek.

hayatımda önemli anıları onunla paylaşamamak.
onun haberinin artık hiç olmaması.
çünkü hayatta olmaması...
çok zor sözlük ya.
devamını gör...
112.
insanın içini acıtır. ruhuna dua etmek gerek.
devamını gör...
113.
özlemenin özünü yaşamaktır. başka şehirde, uzakta yaşayan birini görmeyi arzulamak özlemek değildir çünkü. gidemesen de arayabilirsin, sesini duyabilirsin, konuşabilir, derdini meramını anlatabilirsin. asıl özlemek yaşamayı istediğin onlarca şeyi yaşayamamanın acısını hissetmektir. özlenenin boşluğu içine içine batarken neşeliymiş gibi tiyatral bir havada yaşamaya devam etmektir.
devamını gör...
114.
dedemi ozledim ya.
devamını gör...
115.
çok özlemek, bu özlemek özlem duygusunu aşıyor bazen, onunla yirmili yaşlarımda kaliteli bir ilişki kurabilmiştim, okul hayatım onun işi hep hayat koşturmacası, sohbet için bile vakit yoktu çoğu zaman, oysa sen hep kendini feda etmenin gururu ile bizim için yaptıklarınla mutlu görünüyordun, ölüm yoktu sanki, kimse yıkamazdı seni, bir gün göğüsüne başımı koyup ellerini izlediğimde ne kadar yaşlandığın kafama dank etmişti ve bir gün öleceğin fikri kalbimde bir ateş yaktı. keşke sevdiğimi daha çok söyleseydim, keşke daha fazla tatile gitseydik, keşke daha çok öpseydim seni, keşke hayat kaygılarına bu kadar odaklanmasaydık, hayat bizi bu kadar uzağa savurmasaydı birbirimizden. saçma telaşlar içinde seninle istediğim kadar zaman geçirememiş olmanın acısı her zaman kalbimde kalacak.
devamını gör...
116.
acıtır.

sade sen değil gülüyor sermet erkin
sövmeyecektim ancak diyim davetiyeni....
devamını gör...
117.
asla göremeyecek olmanın, kavuşamayacak olmanın verdiği, hem ruhsal hemde fiziksel anlamda can yanması olayıdır.
bazen nasip olmaz.
çoğu zamanda nasip olan an'larda biz harekete geçmemişizdir. zaten insan evladının en büyük yanılgısı da bu değilmidir muhterem?
daha zaman var düşüncesinin vermiş olduğu gafletten bahsediyorum elbette. harekete geçmek için bahaneler üretmekten, yapabilecek durumda iken yapmamaktan, gereksiz yere beklemekten bahsediyorum. hatırladın değil mi?
çok karışık bir konu.
çünkü bazen ne yaparsan yap yine olmaz. parçalarsın kendini, heder edersin ama nafile. nasip olmaz işte.
bunu da hatırladın değil mi?
o sebepten ruhani bir inanışa bürünürüz ve "öbür dünya" dediğimiz yerde kavuşmayı "umarız".
şarkısı bile var hem;
o bizim kavuşmalarımız, mahşere kaldı
diye.
devamını gör...
118.
ölmüş eşi özlemek diyelim... benzersiz, tarifsiz. o birgün öldü, ben hergün.
devamını gör...
119.
rahmetli mesleğimi öğrenemeden gitti, çok özlüyorum. umarım aradığın huzuru bulabilmişsindir benim kıvırcık saçlı güzel arkadaşım.
devamını gör...
120.
özlemiyorum da sürekli aklıma geliyor ve ölüm ona hiç yakışmadı diyorum. yani öldüğünü kabul ediyorum ama yaşıyormuş gibi hissediyorum. tuhaf geliyor, saçma geliyor... ölmüş olması onun için daha hayırlıydı belki de ama daha çok gençti.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ölmüş birini özlemek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim