binbir çeşit pişirme yöntemiyle mutfağımızda yer kaplamış sebze. üstüne iyot damlatınca mora dönmesiyle lablarımıza bile girmiştir kendisi..
devamını gör...
fatih sultan mehmed'in ömrü boyunca bir kere bile tatmadığı sebze.
devamını gör...
istanbul metrosunun sembol kedisi.
birkaç gün önce uğradığı bir pitbull saldırısı sonucu bir bacağını kaybetmişti. bugün ameliyatın getirdiği komplikasyonlara dayanamamış ve akciğer embolisi sonucunda ölmüştür.
pitbull sahipliydi ve saldırı bilinçli yapılmıştı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
türklerin orta asya'dan beri milli yemeğidir deyince inanacak büyük kitle vardır.
devamını gör...
genişçe bir saksıda kolayca yetiştirilebilecek bir bitkinin kilosunun 10 lira olması biraz üzücü.
devamını gör...
biraz önce aldım patates 10 soğan 20 tl nasıl olabilir anlamıyorum.ama bunlar iyi günlerimiz.
cahilin yüzünden biz çekiyoruz
devamını gör...
mert ekren imzalı hande yener şarkısıdır.

mizah içerir, eğlencelidir ama önemsenmemiştir, önemsenmelidir.

dinleyin ve önemseyin lütfen
devamını gör...
semt pazarlarında az iyi olanların kilosunun 30 tl olduğu halk sebzesi.
marketlerdekilerin yanına bile yaklaşılmaz, öyle buruşuk öyle kötü.
devamını gör...
zaten 1 tanesi 1 kilo geliyor, yarım patates alacağız mecburen.
devamını gör...
en güzel hali kızartmadır
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
olsa da yesek...

kolayca yetiştirilebilen bir arkadaşımız olması nedeniyle evde dahi yetiştirilebilir. koli içinde bile yetiştirilebilir. yeter ki biraz sabır olsun.

devamını gör...
birazdan küp küp doğranacaklar.
devamını gör...
sos yoksa bir hiçtir.
devamını gör...
burada kendisine gostil derler.
devamını gör...
bugün okuduğum ve sizlerle paylaşmak istediğim sevan nişanyan'a ait patates yazısı:

bir amerikan bitkisi olan patates (solanum tuberosum) 1580’den kısa bir süre sonra ispanya’da, 1582’de fransa’da, 1585 dolayında italya’da, 1587’de belçika’da duyulmuş. belçika’dan alınan bir kök 1588’de kraliyet botanikçisi clusius tarafından avusturya’da çoğaltılmış. 1596’da ingiliz herbalist john gerard londra yakınında holborn’daki bahçesinde yetiştirmiş.

amerikan yerli dillerinden alınma bir ad olan batata/patata esasen bu bitkinin değil, ingilizcede sweet potato adı verilen başka bir bitkinin adı. o yüzden bu yeni mahsule ‘ispanyol patatası’ veya ‘virginia patatası’ gibi dolaylı adlar verilmiş. italya’da patata adı tutunmuş. alman dilli toplumlarda bölgelere göre üç ayrı isim türemiş. avusturya’da grundbirne, yani “yer armudu”, ren havzasında erdapfel, yani “yer elması”, prusya tarafında ise tartoffel benimsenmiş. bu sonuncusu, türkçede köme denilen yer altı mantarının italyanca adı olan tartuffo’dan. prusya kralı ıı. frederik’in patates ekimini devlet politikası ilan eden 24 mart 1756 tarihli emirnamesinde ısrarla tartoffel geçiyor.

“es ist von uns in höchster person in unseren anderen provinzen die anpflanzung der sog. tartoffeln, als ein sehr nützliches und sowohl für menschen als vieh auf sehr vielfache weise dienliches erd-gewächse, ernstlich anbefohlen. (...) daß sie noch dieses frühjahr die pflanzung der tartoffeln, als einer sehr nahrhaften speise, unternehmen müssen (...) diejenige örter, die zur zeit noch mit gar keinen tartoffeln versehen...”

fransa’da önceleri batate veya patate kullanılırken, 1765 dolayında, muhtemelen hollandaca veya batı almanca etkisiyle “yer elması” anlamına gelen pomme de terre benimsenmiş.

frederik’in başlattığı patates seferberliğini avusturya’da maria-theresia hemen takip etmiş. özellikle ordu iaşesinde patatesin önemi kısa zamanda idrak edilmiş. 1777-78 avusturya-bavyera savaşında aç kalan avusturya ordusu patates mahsulünü yağmalayarak beslenince işin ciddiyeti daha iyi anlaşılmış. aynı yıllarda rusya’da ıı. katerina rus ordusunun besin ihtiyacını karşılamak için büyük çaplı patates ekimini başlatmış. ilham kaynağı prusya olduğu için patatesin rusça adı kartofel olmuş. önseste t > k dönüşümü almancada 18. yüzyılda gerçekleşmiş miydi? yoksa rusçaya tartofel şeklinde alıp sonradan mı alman telaffuzuna uydurdular? araştıramadım maalesef.

*

osmanlı diyarına patates en az üç ayrı kapıdan girmiş görünüyor. o tarihte osmanlı tebaası olan sırplarda 18. yüzyıldan itibaren krumpir biliniyor. elbette avusturyalıların grundbirn’inden kopya. 1718-1730 arası bütün sırbistan avusturya işgalindeydi, o zaman mı geldi? yoksa avusturya imparatorluğunun bir parçası olan hırvatlar mı önce krumpir'le tanıştılar? bunu araştıracak araçlar yok elimin altında yazık ki.

sırpça krumpir güney lehçelerinde, mesela hersek’te kumpir olarak söyleniyor. bulgarca ve makedoncada da kumpir yerleşik. bulgarcada sanırım resmi imlada krumpir tercih ediliyor fakat halk dilinde kumpir yaygın. türkçede kumpir sözcüğünü rumeli muhacirleri eskiden beri bilirdi. ancak fırınlanmış dolgulu patates anlamında kumpir yanılmıyorsam 1990 yılında aniden memleketi sardı.

*

imparatorluğun merkezinde patates ekimini ıı. mahmut’un emri veya teşvikiyle alibeyköy çiftliğinde ağaton efendi’nin başlattığı söylenir. tahminen napolyon savaşları dönemi olmalı, 1810’lar gibi. ancak bu bilgi bin yerde tekrarlandığı halde ayrıntılı öyküsünü hiçbir yerde bulamadım. ağaton efendi aslen kartallı bir ermenidir (benim dedem de kartallı olduğuna göre bir yerlerden akraba olabiliriz). ama alibeyköy çiftliği neymiş, ağaton efendinin oradaki konumu neymiş, patates işini kendi mi düşünmüş, nereden getirmiş, bunlar şimdilik meçhul. ağaton’un torunu olan krikor ağaton efendi türkiye’de tarımsal modernleşmenin öncüsüdür. halkalı’daki ziraat mektebini kurmuş, memlekete ipek böcekçiliğini getirmiş, sonra da 1868’de osmanlı tarihinin ilk gayrimüslim bakanı olmuştur.

türkçede ilk dönemde yaygın olan isim patata. neden rumca çoğul ekiyle patates oldu? sanırım istanbul’da manavlık sektörünün çoğunlukla rumlar elinde olmasıyla alakalı olmalı. pazarcı ile seyyar zarzavatçı eğer rumsa patata ve domata değil, kesinlikle patates ve domates diye haykıracaktır.

*

erzurum kenti 19. yüzyılda iki kez rus ordusu tarafından işgal edildi. 1829’da 4 ay, 1878’de 7 ay kaldılar. bunların özellikle ikincisinde general loris-melikov genel komutasındaki rus ordusunun halka iyi davrandığı, aylar süren kuşatma esnasında kıtlıktan kırılan ahaliye ordu erzakından yiyecek dağıttırdığı anlatılır. erzurum halkı kartofil sözcüğüyle o sefer mi tanıştı? bence 1829 daha makul bir tarihtir, fakat yazık ki 1829 işgalinin sosyal tarihiyle ilgili de çok fazla yazılı malzeme yok görünüyor.

halen erzurum’da patatese kartol derlermiş. kars’ta kartof diyorlar. yerleşik bir fark mıdır, yoksa bilgiyi aktarandan aktarana değişiyor mu, onu da bilemedim.



böylece doğuda neden kartol, ege'nin bazı yörelerinde neden kumpir, biz neden "potato"ya patates diyoruz sorularının yanıtını almış oluyoruz. tabi aynı zamanda kumpir adlı o güzel yiyeceğin adının nereden geldiğini de öğrenmiş oluyoruz.
devamını gör...
amerika'dan gelen bir sebzedir. tıpkı domates ve mısır gibi. patates yüzünden avrupa'da özellikle irlanda'da insanlar açlıktan kurtulmuş ve avrupa popülasyonunda artışlar görülmüştür. fakat yıllar sonra patateslerin çürümesine sebep olan bir tür bakteri yüzünden patatesler büyümemiş ve binlerce insan açlıktan ölmüştür.
devamını gör...
her gun evimizde yenen yemek. en sonunda patatese donucem aga.
devamını gör...
patates bile fakir yemeği olmaktan çıktı ya. yazıklar olsun. 4 kilo patates 100 lira. e bu patates hemen bitiyor zaten. kalabalık bir aile sadece patates mi yesin? patates yemekten beyinlerimiz çalışmaz oldu. brokoli bile 70 80 lira. yıkılsın bu dünya.
devamını gör...
kızartması veya kumpir formu enfes olan nimet.
devamını gör...
her pişirme türüyle harika tatlar ortaya çıkabilen yegane yiyecektir sanırım. aynı zamanda giffen mallara bir örnektir, tabii geçmiş zamanın fakır irlanda’sında.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"patates" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim