sobalı evde büyümek
başlık "ilkokuldamasaaltındaunutulanresimcantasi" tarafından 20.11.2020 00:34 tarihinde açılmıştır.
141.
kaloriferli eve geçince ara ara özlemektir.
ben de sobalı evde büyüdüm çok şükür zehirlenmeden atlattık o yılları. güzeldir efenim soba. ateşin tüm nimetlerinden faydalanırsınız sayesinde. lakin tütmesi kova değiştirmesi tutuşmaması gibi handikapları da mevcut. şu an doğalgazlı bir evde yaşıyorum. pazar günü eşimle oturma odasına en küçüğünden bir soba kurucaz. maksat haftada bir kestane yapalım, belki pazar günleri de ekmek falan kızartır akşamına üzerine portakal kabuğu falan atarız.
ben de sobalı evde büyüdüm çok şükür zehirlenmeden atlattık o yılları. güzeldir efenim soba. ateşin tüm nimetlerinden faydalanırsınız sayesinde. lakin tütmesi kova değiştirmesi tutuşmaması gibi handikapları da mevcut. şu an doğalgazlı bir evde yaşıyorum. pazar günü eşimle oturma odasına en küçüğünden bir soba kurucaz. maksat haftada bir kestane yapalım, belki pazar günleri de ekmek falan kızartır akşamına üzerine portakal kabuğu falan atarız.
devamını gör...
142.
ömrümün ilk yedi yılı olan durum.
sonrasında kalorifere aşık oldum.
o ne tatlı şey.
tuvalette dahil her yeri ısıtıyor.
arada bir kaç gün sobalı ev özlüyorum.
gidiyorum kestane falan yapıyorum sonra kaloriferli ev aşkım depreşiyor.
beni soğukla sınamayın, çok üşüyorum.
kara bile yarım saat tahammül edebiliyorum.
fotoğrafı güzel ama o kadar.
soğuk sevilir mi ya.
sonrasında kalorifere aşık oldum.
o ne tatlı şey.
tuvalette dahil her yeri ısıtıyor.
arada bir kaç gün sobalı ev özlüyorum.
gidiyorum kestane falan yapıyorum sonra kaloriferli ev aşkım depreşiyor.
beni soğukla sınamayın, çok üşüyorum.
kara bile yarım saat tahammül edebiliyorum.
fotoğrafı güzel ama o kadar.
soğuk sevilir mi ya.
devamını gör...
143.
kuzineli güzel bir odun sobamız vardı, önü camlı.
haftasonları annem kuzinesinde börekler çörekler yapardı.
akşamları ise duvarlarda dans eden ateşin ışığında uyumak bir harikaydı...
haftasonları annem kuzinesinde börekler çörekler yapardı.
akşamları ise duvarlarda dans eden ateşin ışığında uyumak bir harikaydı...
devamını gör...
144.
sobalı evde büyümeyi çok matah bir şeymiş gibi sunmakta tam olarak buradaki aylaklara yaraşır bir davranış olmuş.
her kış başı aynı goygoy, geleneksel 15. kış entelleri soba şenlikleri.
ya sabır.
her kış başı aynı goygoy, geleneksel 15. kış entelleri soba şenlikleri.
ya sabır.
devamını gör...
145.
power rangers çok sevdiğim bir diziydi. onları izler onlar gibi haraketler ederdim. hatta sınıfta arkadaşlarla kavga ettiğimiz bile olurdu; kırmızı ranger ben olacam diye. dokuz yaşında falandım. günlerden bir gün, evde annem ve ben vardık. annem sobayı yaktı. ‘komşuya gidip gelicem. sobaya dikkat et. tüterse dışarı çık, beni çağır’ dedi. ben de ‘tamam’ dedim, power rangers izlerken. neyse annem gitti. heyecanla diziyi izliyorum. soba tütmeye başladı. fark etmedim. sonra dizinin bi sahnesinde sislerin içinde kavga ediyolardı. o an sobanın tüttüğünü fark ettim. ama hoşuma gitti. dizideki sahne gibi olmuştu ev. ayağa kalktım onları taklit etmeye başladım. annem sobanın tüttüğünü görmüş. koşarak eve geldi. ben bi yandan öksürüyorum, bi yandan kavga ediyorum kendi kendime. annem enseme bi tokat attı. evden çıkardı beni.
yüzlerce kişinin ölümüne sebep olan soba dumanında hayallere dalabilir çocuklar. ama gerçek olan; enseye inen o tokattır.
yüzlerce kişinin ölümüne sebep olan soba dumanında hayallere dalabilir çocuklar. ama gerçek olan; enseye inen o tokattır.
devamını gör...
146.
bahsedilen soba kömür sobasıysa evet samimi bir ortam oluyordu ama sadece buna bakarak güzelleme yapmak çok saçma.
sobayı tutuşturması ayrı dert, tütmesi ayrı dert, pisliği ayrı dert.
tek güzel yanı insanı iliklerine kadar ısıtıyor olması. kömür sobasının verdiği sıcaklığı diğerleri veremez.
sobayı tutuşturması ayrı dert, tütmesi ayrı dert, pisliği ayrı dert.
tek güzel yanı insanı iliklerine kadar ısıtıyor olması. kömür sobasının verdiği sıcaklığı diğerleri veremez.
devamını gör...
147.
hiç öyle romantize edilecek bir yanı yok.
o soba borularını silkelerken temizlerken yardım ettiniz mi ananıza?
kaç kere külü boşaltmaya sabahın köründe lastik ayakkabılarla dışarı çıktınız?
kaç kere babanız odun taşırken yahut kırarken yardım ettiniz?
odun yine iyi ya kömür torbaları?
soba tüttüğü için kararan duvarlara badana yapılırken kaç kere yardım ettiniz?
kaç kere buz gibi suda yıkanan çamaşırları astınız?
diğer odaya geçerken ki titreme mi hoşunuza gitmişti yoksa sokağa çıkınca nefessiz kalmak mı?
yok kabuk kokusu, yok tavana vuran ateş süzmesi, yok suyun cıslaması.
hep söyledim yine söyleyeceğim
geçmiş o kadar da güzel değildi güzel olan sadece kelimeler...
o soba borularını silkelerken temizlerken yardım ettiniz mi ananıza?
kaç kere külü boşaltmaya sabahın köründe lastik ayakkabılarla dışarı çıktınız?
kaç kere babanız odun taşırken yahut kırarken yardım ettiniz?
odun yine iyi ya kömür torbaları?
soba tüttüğü için kararan duvarlara badana yapılırken kaç kere yardım ettiniz?
kaç kere buz gibi suda yıkanan çamaşırları astınız?
diğer odaya geçerken ki titreme mi hoşunuza gitmişti yoksa sokağa çıkınca nefessiz kalmak mı?
yok kabuk kokusu, yok tavana vuran ateş süzmesi, yok suyun cıslaması.
hep söyledim yine söyleyeceğim
geçmiş o kadar da güzel değildi güzel olan sadece kelimeler...
devamını gör...
148.
sobalı ev güzellemesi yapmayacağım ama sobanın bende yeri ayrıdır, çünkü bana çocukluğumu anımsatır. çocukluğumuz, en dertsiz , tasasız , sorunumuzunsorun olmadığı, hayata umutla baktığımız zamanlar. soba da o günlerden bir hatıra, bir nevi semboldür. çünkğ içinde bir de ‘sıcaklık’ vardır.
üzerinde kızartılan ekmeğin mis kokusu, ayrı odalarda takılmanın imkansız olduğu ve sırf bu yüzden de aileyle iç içe olup, beraber zaman geçirmek zorunda olmayı anımsatır bize. sobanın arkasına konulan büyük minder kapanın elinde kalırdı. sobanın üstündeki tele asılan çamaşırlar da muhtemelen ertesi gün okul olduğu anlamına gelirdi.
ama zordur efendim soba işi. evin bir odası 25 dereceyken, diğer odalar -3 derece olurdu. bir de soba temizlemesi olayı var ki, hayatında en az bir kere soba kovası değiştirmeyenlerin, soba güzellemesi yapması normaldir.
üzerinde kızartılan ekmeğin mis kokusu, ayrı odalarda takılmanın imkansız olduğu ve sırf bu yüzden de aileyle iç içe olup, beraber zaman geçirmek zorunda olmayı anımsatır bize. sobanın arkasına konulan büyük minder kapanın elinde kalırdı. sobanın üstündeki tele asılan çamaşırlar da muhtemelen ertesi gün okul olduğu anlamına gelirdi.
ama zordur efendim soba işi. evin bir odası 25 dereceyken, diğer odalar -3 derece olurdu. bir de soba temizlemesi olayı var ki, hayatında en az bir kere soba kovası değiştirmeyenlerin, soba güzellemesi yapması normaldir.
devamını gör...
149.
en güzel kestaneleri bir tek o zamanlarda yemem tesadüf değildi.
devamını gör...
150.
derttir ayrıca risktir boş romantizm kasmaya gerek yok. sobaya dair özlediğim tek detay çayı sürekli sıcak tutmasıydı o kadar
devamını gör...
151.
sobalı eve dair en çok özlediğim şey ise, o sobanın üstünde kızartılan ekmeğin kokusu.
devamını gör...
152.
boş romantizm değil ancak tezer özlü’nün hikayelerinde de geçer.
devamını gör...
153.
yatağa geçtikten sonra ateşin üst kapak deliğinden süzülüp tavanda yaptığı dans ninni tadındadır ve uykuya dalana kadar tonla hayal kurdurur.
devamını gör...
154.
155.
büyümek ne lan, şu an önümüzdeki kışı nasıl geçireceğim, kaç ton odun almam lazım, donmadan nasıl uyanacağım onu düşünüyorum. eve geldiğimde, yakılmış bir soba olsa negzel olurdu.....
yumulurduk yorganın altında birbirimize...
yumulurduk yorganın altında birbirimize...
devamını gör...
156.
kışın lazımlığınızın sobanın yanında olmasıdır. ya da duştan sonra soba kenarında giyinmektir. çok zevklidir.
devamını gör...
157.
güzel tarafı olduğu kadar kötü taraflarida yok diyemem. misal hayatım boyunca soba üzerinde kızarmış ekmek kokusunu ve lezzetini hiçbir makine veremez ya da sobanın yanında mayışarak uyumanın tadını. mandalin portakal kabuklarının kokusunu vs. ama birde kötü tarafida var sabaha karşı soba söner ve ortalığa soğukluk çöker, ayrıca yakmasida bir dert sırf bu yüzden ortaokuldayken kaşlarımı feda etmişligim bile var, hele ki hava lodosluysa sobanın bütün dumanı odaya geri gelir en büyük sorunda bu külü kim dökecek en acisida sobadan zehirlenip ölenlerin haberini tv'de izlemektir.
devamını gör...
158.
(bkz: sobaya tükürmüş efsane nesil)
devamını gör...
159.
yer minderinde oturmuş annenin kestiği elmanın dilimlerini yerken, herkes sesi çok açık olmayan televizyonu izliyorsun, o sirada evde ölüm sessizliğini hakim. bunu bozan televizyon ve sobanın sesi. duvara vuran ateş alevlerini izliyorsun o kadar huzurlusun ki, dalıp gitmişsin... ve aniden ablan kapıyı dingonun ahırına girer gibi açıyor ve sobanın karşısına geçiyor ellerini ısınmak amacıyla sobaya tutan ablanı izlemekten sıkılıp televizyona dönersin ama ortam sessizdir, izlenen şey reklama girince televizyonun sesi kapatılmıştır sadece karanlık odaya soba sesi, ve televizyon ısığı hakimdir.. hersey cok güzel giderken bir ses gelir. cıızzzz evet ablan sobaya tükürmüştür. sobanın sıcaklığıyla tükürük kaynıyordur ve birazdan buharlaşacaktır. abla bize bunu neden yaptın.. haa
devamını gör...
160.
yaptık bizde zamnında kaynamasını gördük tukurugumuzun zevk aldik bundna çok şükür
devamını gör...
