sobalı evde büyümek
başlık "ilkokuldamasaaltındaunutulanresimcantasi" tarafından 20.11.2020 00:34 tarihinde açılmıştır.
181.
1.abdest,namaz var ise çok çok sıkıntılı iştir. 2.abdest namaz yoksa sıkıntılı iştir.
3.üstümüzü geçtim hava bile kötü kokuyordu. 4.haa benim odada soba olmadığı için sobada ısıtılmış tuğlayı yatağa koyar yatmadan önce yatağı ısıtmasını beklerdim.
5.oğlum 6 yaşındayken çizgi filmden görüp bu nedir diye sormuştu. xx2 nesli sobayı bile bilmeyecek galiba.
3.üstümüzü geçtim hava bile kötü kokuyordu. 4.haa benim odada soba olmadığı için sobada ısıtılmış tuğlayı yatağa koyar yatmadan önce yatağı ısıtmasını beklerdim.
5.oğlum 6 yaşındayken çizgi filmden görüp bu nedir diye sormuştu. xx2 nesli sobayı bile bilmeyecek galiba.
devamını gör...
182.
akşamları sobanın üzerinde kaynayan demlikten birkaç damla su kızgın sobanın üzerine düşer. ressam olaya renk katmak ister . turuncu mandalina kabukları odaya hem renk hem koku verir. saat geceye evrildikçe ışıklar söner, alevin duvarla dansı başlar. genleşen soba ve yanan odun senfoni oluşturur. çocuksundur, yorgan ağırdır ama omuzlarında yükler yoktur.
devamını gör...
183.
okul mendil ve yakalarının sobanın telinde kuruması demektir, pazar günü tüm evin hacı şakir sabunu kokması demektir. sobanın yanındaki mavi leğende annenizin sizi çizmesi demektir. mutlu çocukluk demektir özetle …
devamını gör...
184.
pislik, sıkıntı ve çiledir.
bu pislik, sıkıntı ve çile anneye yıkılınca, -yok çıtırdadı yok gürüldedi- geyiği güzel gelir.
ha bir de tuvalete gitmeye çekinmektir allah belasını versin.
bu pislik, sıkıntı ve çile anneye yıkılınca, -yok çıtırdadı yok gürüldedi- geyiği güzel gelir.
ha bir de tuvalete gitmeye çekinmektir allah belasını versin.
devamını gör...
185.
sobasız odadan sobalı odaya gelen yorganın soğukluğunu özler mi insan?
özlüyor.
özlüyor.
devamını gör...
186.
leblebi gibi toplar artı oyları böyle mazi anıları.
kestane.. evet.. allahın belası kestane bu iş için yaratılmış ve bol limon kabuğu..
cıztt cıztt gelen sesler arasında yan odanın soğuğunda birileri uyumaya çalışırdı. banyo var. leğen var.
bunlar hep kafadan 20 artı oy. not edin.
kestane.. evet.. allahın belası kestane bu iş için yaratılmış ve bol limon kabuğu..
cıztt cıztt gelen sesler arasında yan odanın soğuğunda birileri uyumaya çalışırdı. banyo var. leğen var.
bunlar hep kafadan 20 artı oy. not edin.
devamını gör...
187.
hayatımın en güzel yılları
devamını gör...
188.
o sobaya akşamleyin yenen mandalina ve portakal kabuğu konur. mis gibi kokar. o sırada çaydanlık da sobanın üstünde fokur fokur kaynamatadır. kardeşin, annen ve babanla beraber televizyon izliyorsundur. ben en çok da bu anları severdim. hatta annem sobadaki közler üzerinde bize kepab dahi yapmıştı. 10 parmağında 10 marifet.
devamını gör...
189.
sobanın olduğu odada tüm evin topluca oturması kalkması yatması demektir bu. özel alan yok, bireysellik yok, komün hayatına atılan ilk adımdır sobalı evde büyümek.
sonra insan arar o yakınlığı, samimiyeti. hanginizin babası uyurken ağzına osurdu bi söyleyin, kaçınız biliyorsunuz kardeşinizin altına işediğini? banyo yaptıktan sonra soğuk odadan sıcak odaya koşarken kaçımızın havlusu düştü?
işte bunlar hep samimiyet, hep birlik olma duygusu. buram buram romantizm.
sonra insan arar o yakınlığı, samimiyeti. hanginizin babası uyurken ağzına osurdu bi söyleyin, kaçınız biliyorsunuz kardeşinizin altına işediğini? banyo yaptıktan sonra soğuk odadan sıcak odaya koşarken kaçımızın havlusu düştü?
işte bunlar hep samimiyet, hep birlik olma duygusu. buram buram romantizm.
devamını gör...
190.
kimse kızmasın ama bitmiyordu bir türlü şu romantik sobalı ev güzellemeleri.
ne yazık ki o ortamlara epey uzak bir çocuktum. seksenli yıllarda istanbul’un göbeğinde gayet normal, belki lüks sayılabilecek bir evde büyümüştük. kış vakti evde don atlet gezmiş, kalorifer peteklerinde ellerini yakmış, buğulanan pencerelerden akan damlaların yarışlarını izlemiş ve evet pazar akşamı bizimkiler dizisini izledikten sonra küveti doldurup banyo yapmıştık.
biz de böyle büyüdük, sobalı bir evde yaşayamadık ve keyfini(?) hiç tadamadık; ne yapalım...
ne yazık ki o ortamlara epey uzak bir çocuktum. seksenli yıllarda istanbul’un göbeğinde gayet normal, belki lüks sayılabilecek bir evde büyümüştük. kış vakti evde don atlet gezmiş, kalorifer peteklerinde ellerini yakmış, buğulanan pencerelerden akan damlaların yarışlarını izlemiş ve evet pazar akşamı bizimkiler dizisini izledikten sonra küveti doldurup banyo yapmıştık.
biz de böyle büyüdük, sobalı bir evde yaşayamadık ve keyfini(?) hiç tadamadık; ne yapalım...
devamını gör...
191.
sobalı evimde değil de hasta olmuşken dedeme gittiğim zamanlarda dedem istisnasız bir şekilde sobaya sırtımı dayatır ve beni saatlerce öyle bekletirdi, tüm hastalıklara şifa olacağına düşündüğüne inanıyorum. mental sağlığımı orada sıkıntıdan yitirmiş olabilirim.
devamını gör...
192.
ananemin mutfağında vardi fırinli falan, sabah kalkardı yakardı. o sıcacık mutfağı kızarmış ekmek kokusu sarardı. keşke o anları bidaha yasayabilsem ama ne ben artık o çocuğum nede o mutfak yerli yerinde.
devamını gör...
193.
şu an bir kuzinenin cayır cayır ısınmış fırınına ayaklarımı uzatıp haşlamak için neler verirdim. soba zor ama keyfi de bambaşka. en zoru kışın kar iki metre yağdığında odunluktan odun kovasını doldurmak için dışarı çıkmaktı.
devamını gör...
194.
bendenizin bir süre yaşadığı durumdur.
bizim evde soba sadece yanmaz, gürlerdi, sobanın gürlemesi huzur verirdi.
soba sadece ısınma aracı değildi, dekoratif yanı da vardı, misafirler kış günleri birbirlerine gelip gittikleri zaman sobanın yakınına oturtulurdu.
sohbet esnasında misafirler sohbete ara verip sobanın yanışını izler, markasını, modelini, ne kadar odun yaktığı gibi sobayla ilgili sorular sorarlardı.
bizim evde soba sadece yanmaz, gürlerdi, sobanın gürlemesi huzur verirdi.
soba sadece ısınma aracı değildi, dekoratif yanı da vardı, misafirler kış günleri birbirlerine gelip gittikleri zaman sobanın yakınına oturtulurdu.
sohbet esnasında misafirler sohbete ara verip sobanın yanışını izler, markasını, modelini, ne kadar odun yaktığı gibi sobayla ilgili sorular sorarlardı.
devamını gör...
195.
eğer sobalı evde büyüdüyseniz bilirsiniz ki kış aylarında geceden soba yakılır öyle uyunur. sabahta erken anne sobayı tekrar yakar.
bu arada uykunuz kaçarsa sobanın küçük ağzından çıkan ateşin ışığı ile gölge oyunu da oynayabilirsiniz.
bu arada uykunuz kaçarsa sobanın küçük ağzından çıkan ateşin ışığı ile gölge oyunu da oynayabilirsiniz.
devamını gör...
196.
premium kalite bir çocukluk geçirdiğine dalalettir.
artırıyorum, pazar akşamı banyo yaptıktan sonra; siz hiç soba kenarında mandalina kokusu eşliğinde anne/babaanneniz saçınızı kurularken şahane pazar seyrettiniz mi?
artırıyorum, pazar akşamı banyo yaptıktan sonra; siz hiç soba kenarında mandalina kokusu eşliğinde anne/babaanneniz saçınızı kurularken şahane pazar seyrettiniz mi?
devamını gör...
197.
büyümedim ama uyumayı tecrübe ettiğim yaşam alanı.
karakışta sabah kalkıp o yorganın altından çıkıp tuvalete gitmek mi, uy anam önce burnu sonra çişi donuyor insanın alimallah. keşke içime işeseydim demiştim.
karakışta sabah kalkıp o yorganın altından çıkıp tuvalete gitmek mi, uy anam önce burnu sonra çişi donuyor insanın alimallah. keşke içime işeseydim demiştim.
devamını gör...
198.
nostalji kokan anlar.
devamını gör...
199.
portakal ve mandalina kokusuyla doku bir odada ailecek oturmak güzeldi. bazen de kestane yapılırdı sobanın üzerinde.
annemin sobanın közünde bize şişe kıyma takıp kebap yaptığı zamanları ise hiiç unutmadım. şansım olsa da geri dönsem o zamanlarıma.
annemin sobanın közünde bize şişe kıyma takıp kebap yaptığı zamanları ise hiiç unutmadım. şansım olsa da geri dönsem o zamanlarıma.
devamını gör...
200.
bir arkadaşım eve çıktı ve ev sobalı. zırt pırt ona gidiyorum, eskisi gibi biraz da karanlık oda. sobanın ışığıyla aydınlanıyor, oturuyorum arkasına. düşünüyorum, düşünüyorum
devamını gör...