201.
zor ama eğlencelidir.

çocukluğumla ilgili bir tanım yazacağım zaman ve yazarken nedense kendimi çok mutlu hissediyorum. çok güzel bir çocukluk geçirmiş birisi olarak nasıl böyle bir insana dönüştüğümü ise gerçekten anlamıyorum. çok travma yaşadım elbette çocukken ama çok mutlu günlerdi o günler.

ve yalnız da değildim. yanımda her zaman kardeşim vardı. kendi iddiasına göre benden iki yaş küçük olan ancak bilimsel hesaplamalara göre üç yaş küçük olan kardeşim ile eğlenceli zamanlar geçirdik büyüdüğümüz o sobalı evlerde.

babam sert bir adamdı benim. epey çekinirdik ondan. ama yapmayı düşündüğümüz hiçbir şeyi de yapmakta geri kalmazdık. evin soba yandığı için sıcak olan tek odasında babama ait bir köşe vardı. tam sobanın yanında annemin diktiği minderlerle bir taht gibi duran bir köşe. babam hep orda otururdu kışın. odanın her yeri sıcaktı ama veliahtlar olarak o taht önemli idi bizim için.

gerçi ben o tahtın sıradaki varisi idim büyük olduğum için ama kardeşimin tahtta gözü olduğunu da içten içe hissediyordum. normal şartlarda onun hemen boğdururdum, hatta kendi ellerimle boğardım ama o zamanlar kardeşim benim en yakın arkadaşımdı, hatta arkadaştan da öte, kardeş gibiydik.

babam evde yokken taht o kadar da önemli değildi bizim için ama babam evdeyken orda oturmak büyük bir tehlike ve keyif kaynağı idi. babam odadan çıkınca zaman tutar sırayla otururduk orada. ayakta kalan kimse, o kapıda erkete bekler ve bir yandan da zaman tutardı. zaman dolunca yer değiştirirdik. ben bu zamanlarda bazı hileler yapmış olabilirim ama büyük kardeş olarak o kadarı hakkımdır bence.

sobalı evde büyümek güzeldir, size çokça anı bırakır.
devamını gör...
202.
ben olmaktir. oyle 1 evin ferdiydim. evet.
devamını gör...
203.
soguk filandi ama cok ozel hissettiriyordu o mustakil ev neden bilmiyorum belki izole oldugundan dunyadan.
devamını gör...
204.
sobanın gümbürtüsü ve ateşin loşluğu bide üstünde kaynayan sıcak suyun sesi, ortamın sıcaklığı.
devamını gör...
205.
güzel müzel değildi. kömürü kamyondan al, depoya stokla, her gün en az iki üç sefer kovayla taşı. tutuşturmak için çırası tahtası bilmemne. her sene bahar zamanı evi boyamak zorunda kal. pisliği, kurumu, rüzgar dönerse zehirlenme riski var. farkında olmazsan götünü başını yakma ihtimalin var. var oğlu var yani.
kalorifer ise bas tuşa çalışsın. senede bir temizlik ile kışa girerken peteklerin havasını almaktan başka yaptığın bir şey yok.
devamını gör...
206.
salon gobi çölü sıcak yanaklar al al, mutfak antarktika gibi soğuk eller odun parçası olmuş adeta donmuş ve hissiz. dört bucak, yedi iklim berbat bir durum.
devamını gör...
207.
kışın elektrikler kesildiğinde gece vaktı halıya uzanırsın. sobanın tavanda oluşturduğu desenleri incelersin. odayı ısıtan o ses, tavana yansıyan ışık huzmeleri ve tüm bunlara eşlik eden soba başında sızmış olan babanın horlama sesi, seni güvende hissettiren detaylardır.

ve tüm bu detaylar hayatının her yerinde karşına çıkar. bunun bir örneği de bu başlıktır. artık onlar özlenen günlerdir. ve her birisi, tarifi mümkün olmayan bir huzur içerir.
devamını gör...
208.
#3315949
tam olarak yaşadıklarımızı dile getirmiş. küçüklüğüm film şeridi gibi aktı gözümün önünden
devamını gör...
209.
tek güzel yanı kestaneydi bence onun dışında ne güzel bir görüntüsü vardı ne de bir özelliği. borukardan çıkan isler mi dersiniz içini tutuşturmaya çalışmalar kömür bitince onu taşımalar vs hep bel fıtığı yok yok gerek yok en iyisi yerden ısıtma arkadaş.
devamını gör...
210.
bu işte, her zaman bahsedildiği ve zannedildiği gibi romantik bir durum değildir.
devamını gör...
211.
romantizme gerek yok, zor zamanlardı.
devamını gör...
212.
bir yanın yanarken bir yanın donmasıdır. odadan odaya gitmenin, çölden kutuplara gitmekle eşdeğer olmasıdır. en güzeli de buram buram burnuma işleyen mandalina kabuklarının kokusudur.
devamını gör...
213.
hayatimin ilk 10 senesi. evet.
devamını gör...
214.
mandalina kabuklarını atardım, ya da sıcak cama tutup mal gibi camı kirletirdim. sonra belli olmasın diye ıslak bezle silerdim. o sırada elimi falan yakardım. ateşini izlemek keyifliydi.
devamını gör...
215.
çok iyi bir deneyim
devamını gör...
216.
bu nesildenim. pek de özenilecek bir şey değil.
devamını gör...
217.
eski bir köy evinde, küçücük salonunda,
kimi zaman is kokar kimi zaman mandalina kabuğu...
koca bir yastık, ağır bir döşek,
ondan da beteri yün yorgan...

ışıklar kapanmış, sobanın üstü açık,
koyun koyuna tüm aile, gözleri dalar insanın
usul usul tavanda dans eden kıvılcımların...
devamını gör...
218.
2007-2012 dönemlerimde bana da nasip olandır.

özlendi o günler. millet sobayla kestane fantezisi yapardı, benim rahmetli anneannem de guzine de yemek pişirirdi. pişirecek yemek olmayınca da sobanın üzerinde ekmek kızartır yerdik. ama var ya bir güzel olurdu. ocak ile guzine arasında aşırı bir lezzet farkı var. yeni nesil çok şanssız. bunu her nostalji mevzusunda dile getireceğim.

iyi geceler.
devamını gör...
219.
afedersin de bok gibi bir durum bok.
güzellemesini yapanı tokatlamak istiyorum.
bak benim kafamda sobalı ev güzelleyen, kişisel gelişim kitabı okuyan, basılı kitap- kahve romantizmi yapan, instagram biosuna kun fe yekun yazan, bir kere evleniyorum tabii ki her şeyin en güzeli olacak diyen, yarım yamalak bilgiyle feminizm partizanlığı yapan aynı kişidir. bunların hepsi aynı kişi, benzer demiyorum bak.

sobalı eve gelince; isi bitmez, dumanı bitmez, gece zehirlenecek miyiz korkusu bitmez, külü bitmez, kiri pası, odunu kömürü bitmez, boru tıkanması, duvarı boyaması bitmez. her gün aynı eziyet her gün aynı eziyet. allah bin belasını versin. umarım en kısa zamanda kimse soba eziyeti çekmek zorunda kalmaz ve mükemmel konforlu ve “ucuz” doğal gaza geçiş yapabilir.
devamını gör...
220.
güzelleme konusunda üstteki yazara katılıyorum ne yazık ki. yaşattığı keyifli anların tadını hatırlamak güzel elbette ancak cidden bir eziyettir kendisi. hayaller, "atarım odunu/kömürü gürül gürül yanar"; hayatlar, çekmeyen baca, is, duman... hele hele baca yapısı çok iyi değilse, ev basık bir bölgedeyse, o gün rüzgar ters esiyorsa vay haline uğraşanın. ayrıca, her sabah temizleyene ve yakmaya çalışana sormak lazım güzellenip güzellenemeyeceğini bence :)

ayrıca sobalı ev demek, kış günleri neredeyse tek odada vaktin geçmesi demektir. diğer odada kafa dinlemek ya da ders çalışmak mı istiyorsunuz? tebrik ederiz, lahanalığa terfi ettiniz. şöyle ağız tadıyla bir sıçayım diye mi düşünüyorsunuz? götünüz donar. bu gözler tüm evi soba borularıyla dolaştıran ev sahipleri gördü :d antreye (bak bak, hol ulan işte bildiğin) soba kurma taktikleri yapanlar gördü.

bir de bu zıkkıma yakıt bulma, yığma zahmeti vardır. odunlusu pek azdı, kömür gelirdi kamyonla. e kim kıracak o koca koca kömürleri, sonra da bodruma istifleyecek? onlara sorun bakalım keyifli miymiş diye? (haydi yarı keyifliydi diyelim, arkadaşlarla goygoy yaparken bu işi halletmek eğlenceli zamanlar geçirtmedi değil) şimdi bazıları, "kömürü kırmak ne alaka?" diye sorabilir. eskiden (ooof of, neyse :d) kok kömürü denen o zıkkım yoktu, ağaç kömürü vardı. kamyonla alınır, kırılır sonra istiflenirdi. sonradan (görece yeni ama zamanımıza göre yine eskiden :d) kok kömürü peyda oldu. çuvalla al, salla gitsin bir yere. niyeyse pek sevemedim kendisini. ağaç kömürü daha samimi gelmiştir hep.

keyfi yok değil tabi. değinilmiş, yanında kıvrılıp uyuması müthiş keyiflidir. üzerinde kestane, külünde patates pişirmek muhteşemdir. hemen her daim sıcak su, ısınan yemekler. hele bir de soba kuzineliyse yapılan yemekler, börekler uff. neyse, kendimizle çelişip daha fazla güzellemeyelim.

ps: aktarılan tecrübeler istanbul/bir semt'e ait olup başka yerlerde başka başka tecrübeler edinilmiş olabilir. yok bizde odun sobası daha çoktu, yok öyleydi, yok böyleydi demeyin.

t: nostalji kokan eylem
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sobalı evde büyümek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim