sözlük yazarlarının dertleri
başlık "eppur si muove" tarafından 13.03.2023 22:24 tarihinde açılmıştır.
161.
allah dermansız dert vermesin diyerek entryme hayır dualarıyla başlamak istiyorum sözlük *
hangi derdimi anlatmaya başlayacağımı bilememekle birlikte,
aslında spesifik bir derdim yokmuş gibi de geliyor bir yandan.
biri bana ne derdin var diye sorunca anlatabileceğim bir şey olmuyor pek.
ama madem böyle, madem benim hiç derdim yok niye hep bu şekilde hissediyorum, niye surekli derbeder modum açık, işte onu bilemiyorum sözlük.
galiba ilk önce böyle hissetmemi sağlayan şeyleri bulmam gerekiyor ki bulup onların çözümü için bir şeyler yapmaya baslayabileyim.
hangi derdimi anlatmaya başlayacağımı bilememekle birlikte,
aslında spesifik bir derdim yokmuş gibi de geliyor bir yandan.
biri bana ne derdin var diye sorunca anlatabileceğim bir şey olmuyor pek.
ama madem böyle, madem benim hiç derdim yok niye hep bu şekilde hissediyorum, niye surekli derbeder modum açık, işte onu bilemiyorum sözlük.
galiba ilk önce böyle hissetmemi sağlayan şeyleri bulmam gerekiyor ki bulup onların çözümü için bir şeyler yapmaya baslayabileyim.
devamını gör...
162.
ne güzel dertleri var milletin dediğim baslık. asıl dert sahibi olanların yazmaya çekindiği ya da yazmayı tercih etmediği başlık sanırım.
devamını gör...
163.
başlığa tıkladığımızda yeni yazılmış tanımları görmek istiyorum ama hep eski tanimlarda açılıyor düzeltmek can sıkıcı.
birde bazı fırsatların hep aşşağılık insanlarda bulunması can sıkıcı.
birde bazı fırsatların hep aşşağılık insanlarda bulunması can sıkıcı.
devamını gör...
164.
ben iş-yerinde göbek bağlarımız birbirine bağlanmış, ayaklarımıza ortak bir pranga vurulmuş, aynı fidanın güller açan dalıymışız, bir elin beş parmağıymışız gibi ayrılmaz bir bütünün parçaları olduğumuzu düşünmüyorum. hiç de düşünesim yok açıkçası.
nezaket sınırları içerisinde yaşanan birbirine gıcık olma ile, günaydın demekle başlayan ve iyi akşamlar demekle sonlanan bir samimiyeti yeterli görüyorum.
birbirimize çay-kahve taşıma işinin de olmaması veya sınırlı şekilde yani kırk yılda bir olmasını isterim.
gelin görün ki hiç de böyle sınırlı olmuyor.
odadan her çıkan 'çay ister misiniz?' diye sorduğu için mecbur ben de soruyorum. genelde de evet deniliyor. nankörlük yapmak istemem, sorulduğunda ben de istiyorum açıkçası.
sitemim süregiden bu şeye karşı. belki de kaprislerimden-benliğimden-kimliğimden-alter egomdan-aksi ve nalet düşüncelerimden sıyrılsam bu konuda daha rahat olurum. hatta rahat olmadığım konu kalmaz, peşin satan gibi bir şey olurum. elimde sürekli puroyla gezerim. hanfendi sigara yasak yalnız denildiğinde de slk msn bu puro diye karşıdakini tersler, altın dişlerimle gülümserim. belki insanlara gülüm diye hitap ederim-bilmiyorum, puroyu ve gülüm demeyi hiç denemedim.
neyse derdimin genellemesindeki öz budur da somut olaya gelecek olursak:
kendime bir tane termosvari bir şey aldim. french press işlevli bir termos bu ve alma nedenim de bu işlevi.
hedefim kendime yalnızca ve yalnızca doğruları söylemek
hedefim yalnızca kendime filtre kahve yapmak
çünkü termos daha kişisel bir şey ya, sırıtmaz ve beni rahatsız etmez diye düşündüm.
ama kahve de mübarek öyle bir kokuyor ki yani bunun gizlisi saklısı veya farkedilmeden tüketimi mümkün değil.
dedim ki ben filtre kahve yapcam, ister misiniz?
dediler ki evet
dediler ki =>evet
dediler=> ki evet
delibile delibile delibile veriyor benden daha iyi kararlar
not: kahveyi termosu sakınmıyorum. sadece 4 kişiye 2 posta kahve yapıp bununla uğraşmak istemiyorum. kendileri yapmak isterlerse seve seve kullandırırım kendimi ay pardon termosu ve kahveyi.
nezaket sınırları içerisinde yaşanan birbirine gıcık olma ile, günaydın demekle başlayan ve iyi akşamlar demekle sonlanan bir samimiyeti yeterli görüyorum.
birbirimize çay-kahve taşıma işinin de olmaması veya sınırlı şekilde yani kırk yılda bir olmasını isterim.
gelin görün ki hiç de böyle sınırlı olmuyor.
odadan her çıkan 'çay ister misiniz?' diye sorduğu için mecbur ben de soruyorum. genelde de evet deniliyor. nankörlük yapmak istemem, sorulduğunda ben de istiyorum açıkçası.
sitemim süregiden bu şeye karşı. belki de kaprislerimden-benliğimden-kimliğimden-alter egomdan-aksi ve nalet düşüncelerimden sıyrılsam bu konuda daha rahat olurum. hatta rahat olmadığım konu kalmaz, peşin satan gibi bir şey olurum. elimde sürekli puroyla gezerim. hanfendi sigara yasak yalnız denildiğinde de slk msn bu puro diye karşıdakini tersler, altın dişlerimle gülümserim. belki insanlara gülüm diye hitap ederim-bilmiyorum, puroyu ve gülüm demeyi hiç denemedim.
neyse derdimin genellemesindeki öz budur da somut olaya gelecek olursak:
kendime bir tane termosvari bir şey aldim. french press işlevli bir termos bu ve alma nedenim de bu işlevi.
hedefim kendime yalnızca ve yalnızca doğruları söylemek
hedefim yalnızca kendime filtre kahve yapmak
çünkü termos daha kişisel bir şey ya, sırıtmaz ve beni rahatsız etmez diye düşündüm.
ama kahve de mübarek öyle bir kokuyor ki yani bunun gizlisi saklısı veya farkedilmeden tüketimi mümkün değil.
dedim ki ben filtre kahve yapcam, ister misiniz?
dediler ki evet
dediler ki =>evet
dediler=> ki evet
delibile delibile delibile veriyor benden daha iyi kararlar
not: kahveyi termosu sakınmıyorum. sadece 4 kişiye 2 posta kahve yapıp bununla uğraşmak istemiyorum. kendileri yapmak isterlerse seve seve kullandırırım kendimi ay pardon termosu ve kahveyi.
devamını gör...
165.
4 yıllık sevgilim 3 yıldır benimle ilişkiye girmiyor.
evim stüdyo balkonsuz basmaya başladı.
ev iş yerime çok uzak 9 da başlayan mesai için 7 de uyanıyorum.
sodexo çok az veriyorlar 7000 yetmiyor.
evim stüdyo balkonsuz basmaya başladı.
ev iş yerime çok uzak 9 da başlayan mesai için 7 de uyanıyorum.
sodexo çok az veriyorlar 7000 yetmiyor.
devamını gör...
166.
bugün bana kek yapılmasını bekliyordum. yapıp getiren olmadı.*
devamını gör...
167.
eppur si muoveden iş yerinde paso çay kahve istenmesine ben de dertlendim götler. çay getirmemek için bulduğu çözümün bütün ofise termos termos kahve yapmakla sonuçlanmasına güldüm ama ve bu konudaki derdim sona erdi
devamını gör...
168.
is yok arkadas yok yok allah yok
devamını gör...
169.
senin derdin dert midir benim derdim yanında.
devamını gör...
170.
hayırdır terapi saati mi
devamını gör...
171.
memleket sıkıntıları.
devamını gör...
172.
sokağımızda beslediğimiz 2 köpek 10 gündür ortalıkta yok. aklımdan geçen şey olmamıştır umarım.
hayvan düşmanlarının bir sonraki hayatlarını hindistan'da bir sokak köpeği olarak geçirmesi dileğiyle.
hayvan düşmanlarının bir sonraki hayatlarını hindistan'da bir sokak köpeği olarak geçirmesi dileğiyle.
devamını gör...
173.
174.
-iş yerindeki bilgisayar ekranımı değiştirdiler. benim emektar ekranım dikdörtgen ve ufaktı. şimdi gelen kocaman böyle yanlardan oval iç bükey dış göçey bir şey. her şey pikselleşti ve kalitesizleşti. artık hiçbir şeyi göremiyorum çünkü her şey gözüme sokuluyor gibi oluyor. neymiş efendim ekran eskiymiş. biraz tasarruf ya, biraz fikir-zikir-şükür ama yok. bunlar hep bahane. benim kurulu düzenimi bozdunuz. büyük ekranları sevmiyorum. en güzel film telefondan izlenendir. bu ekran dikkatimi dağıtıyor.
-google fotolar depolama alanımın içine etmiş durumda. galeride sayısız gökyüzü, doğa, yol, kedi, civciv, inek videosu var. hiçbirisini de silemiyorum. mesela bir tane kedi videosu var bir buçuk dakikalık. kedi ekmek yiyor ve video sonunda ekranın sağında kediden saklanmış kocaman bir kurbağa var ve oraya zoom yapmışım. ben bu videoyu nasıl kıyıp da sileyim, kurbağanın hiç mi hatrı yok yani? ben coşkun aral mıyım acaba ya
-öğle yemeğinden sonra şekerim düştü. elma yedim yok işe yaramadı. kafam dumanlı dumanlı oldu ve azer bülbül gibi titriyorum bence.
-hayatım bi ara bomboştu, şimdiyse sürekli bir planlar bir şeyler oluyor. insanlar sürekli evleniyor, bu ne terbiyesizliktir yani. iki yılda bir evlenin, sünnettir. şehirlerarası otobüs şoförü olsam en azından otobüsümü arada dıptıstıs yapardım ve muavin bana sürekli hizmet ederdi ama otobüsüm de yok ve muavinin servisinde çaktırmadan bisküvi kesiyorum hala. parayla alsan böyle güzel olmaz 4'lü tutku bisküvisinin tadı gerçekten. bi de yetmezmiş gibi yazın tatile gidelim diyorlar. kardeşim ışınlanma işini bulun önce bi ben alexander supertramp mıyım?
-spor yapmırum bari iş çıkışı yürüyeyim dediğim rota 11 bin adımla sonlanıyor ve gece de hemen uyuyabilen biri olmadığım için yorgunluğuma yorgunluk ekleniyor.
şimdilik dertlerimin ufak bir kısmı böyledir.
-google fotolar depolama alanımın içine etmiş durumda. galeride sayısız gökyüzü, doğa, yol, kedi, civciv, inek videosu var. hiçbirisini de silemiyorum. mesela bir tane kedi videosu var bir buçuk dakikalık. kedi ekmek yiyor ve video sonunda ekranın sağında kediden saklanmış kocaman bir kurbağa var ve oraya zoom yapmışım. ben bu videoyu nasıl kıyıp da sileyim, kurbağanın hiç mi hatrı yok yani? ben coşkun aral mıyım acaba ya
-öğle yemeğinden sonra şekerim düştü. elma yedim yok işe yaramadı. kafam dumanlı dumanlı oldu ve azer bülbül gibi titriyorum bence.
-hayatım bi ara bomboştu, şimdiyse sürekli bir planlar bir şeyler oluyor. insanlar sürekli evleniyor, bu ne terbiyesizliktir yani. iki yılda bir evlenin, sünnettir. şehirlerarası otobüs şoförü olsam en azından otobüsümü arada dıptıstıs yapardım ve muavin bana sürekli hizmet ederdi ama otobüsüm de yok ve muavinin servisinde çaktırmadan bisküvi kesiyorum hala. parayla alsan böyle güzel olmaz 4'lü tutku bisküvisinin tadı gerçekten. bi de yetmezmiş gibi yazın tatile gidelim diyorlar. kardeşim ışınlanma işini bulun önce bi ben alexander supertramp mıyım?
-spor yapmırum bari iş çıkışı yürüyeyim dediğim rota 11 bin adımla sonlanıyor ve gece de hemen uyuyabilen biri olmadığım için yorgunluğuma yorgunluk ekleniyor.
şimdilik dertlerimin ufak bir kısmı böyledir.
devamını gör...
175.
kedilerin tırmık ve ısırık izlerini başka bir şey zannettiler az önce.
yurdun idaresinden çağırdılar. kendime zarar verme yönelimim olduğunu düşünüyorlarmış, bu da yurttan kovulma sebebiymiş..
wtf?
lan insan bi yardımcı olur insafsızlar, direkt yurttan kovmak nedir.
neyse işte durumu anlattım, bir şekilde kapatıldı konu.
bunun acısını kedilerden onları daha hırçın severek çıkartacağım.
makyajım akmış ve çıkartmaya çok üşeniyorum şu an.
ojelerim de çıkmış fakat onları da yenilemeye çok üşeniyorum..
bir de bir süredir feriha gibi ayılıp bayılıyorum.
bu da yeni çıktı.
dün de otobüste bayılmışım, yüzüme sıkılan kolonya ile anca kendime gelebildim , sağ olsunlar gözüm yandı ama olsundu.
bugüne de randevu almıştım fakat bilin bakalım kim randevusunu onaylamayı unuttu?
ne yazık ki ben. bu da bir başka derdim çünkü bir sonraki randevuyu 13 gün sonraya alabildim.
beni deli gibi uyutan ilacım bitti, reçetesiz alamadığım için bir de onunla uğraşacağım ve umarım uyku düzenimin içine etmem.
bugün kedi sevemedim. üstelik psipsi diye çağırdığım hâlde sevemedim.
kendime çilek almıştım fakat yarısı çürük çıktı..
oysa çok büyük hayallerle almıştım seni, sana özel pudra şekeri bile almıştım ben.
yurdun idaresinden çağırdılar. kendime zarar verme yönelimim olduğunu düşünüyorlarmış, bu da yurttan kovulma sebebiymiş..
wtf?
lan insan bi yardımcı olur insafsızlar, direkt yurttan kovmak nedir.
neyse işte durumu anlattım, bir şekilde kapatıldı konu.
bunun acısını kedilerden onları daha hırçın severek çıkartacağım.
makyajım akmış ve çıkartmaya çok üşeniyorum şu an.
ojelerim de çıkmış fakat onları da yenilemeye çok üşeniyorum..
bir de bir süredir feriha gibi ayılıp bayılıyorum.
bu da yeni çıktı.
dün de otobüste bayılmışım, yüzüme sıkılan kolonya ile anca kendime gelebildim , sağ olsunlar gözüm yandı ama olsundu.
bugüne de randevu almıştım fakat bilin bakalım kim randevusunu onaylamayı unuttu?
ne yazık ki ben. bu da bir başka derdim çünkü bir sonraki randevuyu 13 gün sonraya alabildim.
beni deli gibi uyutan ilacım bitti, reçetesiz alamadığım için bir de onunla uğraşacağım ve umarım uyku düzenimin içine etmem.
bugün kedi sevemedim. üstelik psipsi diye çağırdığım hâlde sevemedim.
kendime çilek almıştım fakat yarısı çürük çıktı..
oysa çok büyük hayallerle almıştım seni, sana özel pudra şekeri bile almıştım ben.
devamını gör...
