sözlük yazarlarının dertleri
başlık "eppur si muove" tarafından 13.03.2023 22:24 tarihinde açılmıştır.
161.
sedef hastalığı. allah düşmanımın başına vermesin. 30 senedir bu illertle uğraşıyorum. hayat kalitesini bu denli yerle yeksan eden başka bir illet var mıdır bilmiyorum.
devamını gör...
162.
şişmişim. eskıden adaya günübirlik ormanda kaybolmaya giderdim. bu ara ekranları kapatıp ve en önemlisi insan iletişimini kesip 3-4 gün trekking yapasım var ama yapamam.
1- kaslar hantal
2- o boşluk bayrama gelır.
1- kaslar hantal
2- o boşluk bayrama gelır.
devamını gör...
163.
pek fazla dostum yok.
devamını gör...
164.
cift anadal yaparsam sınıf arkadaslarım bana kuser mi?
derdim bu. evet.
kussunler istemiyorum.
derdim bu. evet.
kussunler istemiyorum.
devamını gör...
165.
yarın doğum günü. iyi ki doğdun.
devamını gör...
166.
yav kız iyi ama çok mu kısa ya
devamını gör...
167.
vallahi bir tatlı huzur almaya geldim kalamıştan ama huzurum kalmadı. olsun demek de zor artık, ben sıkıldım beyler, çok sıktılar ve hep öldüm, dışarıdan yine sıkıyorlar ama keyifli. barkın abime selam ederim iyi ki sen, iyi ki vardın abi…
devamını gör...
168.
#3524432
1 sene önce bunları yazmıştım. şimdi o günlerden çok çok uzağız, bana 1 senede bu kadar çok şey değişecek deselerdi hayatta inanmazdım. bu kadar yakın olduğum bir insana bir o kadar da uzak olacağımı tahmin bile edemezdim.
1 sene önce bunları yazmıştım. şimdi o günlerden çok çok uzağız, bana 1 senede bu kadar çok şey değişecek deselerdi hayatta inanmazdım. bu kadar yakın olduğum bir insana bir o kadar da uzak olacağımı tahmin bile edemezdim.
devamını gör...
169.
bira içmem lazım ama dolaba kadar gitmeye üşeniyorum.
devamını gör...
170.
yarın avm'ye gitmek lazım. koçtaş orada var bi tek.
devamını gör...
171.
iyileştim sanırken yeniden hasta oldum. ne gribiymiş bu ya gırtlak bırakmadı.
devamını gör...
172.
her gün yağmur yağıyor ama her gün. evde çürüyeceğim anasını satayım.
devamını gör...
173.
nasıl keyifliyim.
ama keyifsiz.
ama keyifsiz.
devamını gör...
174.
175.
haz ile tatmini ayırt etmekte güçlük çekiyorum bazen.
defterime 10 sayfa: "her tatmin haz verir ama her haz tatmin vermez" diye yazmalıyım sanırım.
defterime 10 sayfa: "her tatmin haz verir ama her haz tatmin vermez" diye yazmalıyım sanırım.
devamını gör...
176.
allah dermansız dert vermesin diyerek entryme hayır dualarıyla başlamak istiyorum sözlük *
hangi derdimi anlatmaya başlayacağımı bilememekle birlikte,
aslında spesifik bir derdim yokmuş gibi de geliyor bir yandan.
biri bana ne derdin var diye sorunca anlatabileceğim bir şey olmuyor pek.
ama madem böyle, madem benim hiç derdim yok niye hep bu şekilde hissediyorum, niye surekli derbeder modum açık, işte onu bilemiyorum sözlük.
galiba ilk önce böyle hissetmemi sağlayan şeyleri bulmam gerekiyor ki bulup onların çözümü için bir şeyler yapmaya baslayabileyim.
hangi derdimi anlatmaya başlayacağımı bilememekle birlikte,
aslında spesifik bir derdim yokmuş gibi de geliyor bir yandan.
biri bana ne derdin var diye sorunca anlatabileceğim bir şey olmuyor pek.
ama madem böyle, madem benim hiç derdim yok niye hep bu şekilde hissediyorum, niye surekli derbeder modum açık, işte onu bilemiyorum sözlük.
galiba ilk önce böyle hissetmemi sağlayan şeyleri bulmam gerekiyor ki bulup onların çözümü için bir şeyler yapmaya baslayabileyim.
devamını gör...
177.
ne güzel dertleri var milletin dediğim baslık. asıl dert sahibi olanların yazmaya çekindiği ya da yazmayı tercih etmediği başlık sanırım.
devamını gör...
178.
başlığa tıkladığımızda yeni yazılmış tanımları görmek istiyorum ama hep eski tanimlarda açılıyor düzeltmek can sıkıcı.
birde bazı fırsatların hep aşşağılık insanlarda bulunması can sıkıcı.
birde bazı fırsatların hep aşşağılık insanlarda bulunması can sıkıcı.
devamını gör...
179.
ben iş-yerinde göbek bağlarımız birbirine bağlanmış, ayaklarımıza ortak bir pranga vurulmuş, aynı fidanın güller açan dalıymışız, bir elin beş parmağıymışız gibi ayrılmaz bir bütünün parçaları olduğumuzu düşünmüyorum. hiç de düşünesim yok açıkçası.
nezaket sınırları içerisinde yaşanan birbirine gıcık olma ile, günaydın demekle başlayan ve iyi akşamlar demekle sonlanan bir samimiyeti yeterli görüyorum.
birbirimize çay-kahve taşıma işinin de olmaması veya sınırlı şekilde yani kırk yılda bir olmasını isterim.
gelin görün ki hiç de böyle sınırlı olmuyor.
odadan her çıkan 'çay ister misiniz?' diye sorduğu için mecbur ben de soruyorum. genelde de evet deniliyor. nankörlük yapmak istemem, sorulduğunda ben de istiyorum açıkçası.
sitemim süregiden bu şeye karşı. belki de kaprislerimden-benliğimden-kimliğimden-alter egomdan-aksi ve nalet düşüncelerimden sıyrılsam bu konuda daha rahat olurum. hatta rahat olmadığım konu kalmaz, peşin satan gibi bir şey olurum. elimde sürekli puroyla gezerim. hanfendi sigara yasak yalnız denildiğinde de slk msn bu puro diye karşıdakini tersler, altın dişlerimle gülümserim. belki insanlara gülüm diye hitap ederim-bilmiyorum, puroyu ve gülüm demeyi hiç denemedim.
neyse derdimin genellemesindeki öz budur da somut olaya gelecek olursak:
kendime bir tane termosvari bir şey aldim. french press işlevli bir termos bu ve alma nedenim de bu işlevi.
hedefim kendime yalnızca ve yalnızca doğruları söylemek
hedefim yalnızca kendime filtre kahve yapmak
çünkü termos daha kişisel bir şey ya, sırıtmaz ve beni rahatsız etmez diye düşündüm.
ama kahve de mübarek öyle bir kokuyor ki yani bunun gizlisi saklısı veya farkedilmeden tüketimi mümkün değil.
dedim ki ben filtre kahve yapcam, ister misiniz?
dediler ki evet
dediler ki =>evet
dediler=> ki evet
delibile delibile delibile veriyor benden daha iyi kararlar
not: kahveyi termosu sakınmıyorum. sadece 4 kişiye 2 posta kahve yapıp bununla uğraşmak istemiyorum. kendileri yapmak isterlerse seve seve kullandırırım kendimi ay pardon termosu ve kahveyi.
nezaket sınırları içerisinde yaşanan birbirine gıcık olma ile, günaydın demekle başlayan ve iyi akşamlar demekle sonlanan bir samimiyeti yeterli görüyorum.
birbirimize çay-kahve taşıma işinin de olmaması veya sınırlı şekilde yani kırk yılda bir olmasını isterim.
gelin görün ki hiç de böyle sınırlı olmuyor.
odadan her çıkan 'çay ister misiniz?' diye sorduğu için mecbur ben de soruyorum. genelde de evet deniliyor. nankörlük yapmak istemem, sorulduğunda ben de istiyorum açıkçası.
sitemim süregiden bu şeye karşı. belki de kaprislerimden-benliğimden-kimliğimden-alter egomdan-aksi ve nalet düşüncelerimden sıyrılsam bu konuda daha rahat olurum. hatta rahat olmadığım konu kalmaz, peşin satan gibi bir şey olurum. elimde sürekli puroyla gezerim. hanfendi sigara yasak yalnız denildiğinde de slk msn bu puro diye karşıdakini tersler, altın dişlerimle gülümserim. belki insanlara gülüm diye hitap ederim-bilmiyorum, puroyu ve gülüm demeyi hiç denemedim.
neyse derdimin genellemesindeki öz budur da somut olaya gelecek olursak:
kendime bir tane termosvari bir şey aldim. french press işlevli bir termos bu ve alma nedenim de bu işlevi.
hedefim kendime yalnızca ve yalnızca doğruları söylemek
hedefim yalnızca kendime filtre kahve yapmak
çünkü termos daha kişisel bir şey ya, sırıtmaz ve beni rahatsız etmez diye düşündüm.
ama kahve de mübarek öyle bir kokuyor ki yani bunun gizlisi saklısı veya farkedilmeden tüketimi mümkün değil.
dedim ki ben filtre kahve yapcam, ister misiniz?
dediler ki evet
dediler ki =>evet
dediler=> ki evet
delibile delibile delibile veriyor benden daha iyi kararlar
not: kahveyi termosu sakınmıyorum. sadece 4 kişiye 2 posta kahve yapıp bununla uğraşmak istemiyorum. kendileri yapmak isterlerse seve seve kullandırırım kendimi ay pardon termosu ve kahveyi.
devamını gör...
180.
4 yıllık sevgilim 3 yıldır benimle ilişkiye girmiyor.
evim stüdyo balkonsuz basmaya başladı.
ev iş yerime çok uzak 9 da başlayan mesai için 7 de uyanıyorum.
sodexo çok az veriyorlar 7000 yetmiyor.
evim stüdyo balkonsuz basmaya başladı.
ev iş yerime çok uzak 9 da başlayan mesai için 7 de uyanıyorum.
sodexo çok az veriyorlar 7000 yetmiyor.
devamını gör...
