yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
başlık "silinmiş hesap 414" tarafından 12.11.2020 14:41 tarihinde açılmıştır.
221.
bu olayı nereye kime anlatsam diye düşünüp durdum burda karar kıldım. şimdi kardeşimle her zaman gittiğimiz markete gittik. kutu krema alacaktık. fakat her zaman olduğu yerde yoktu. kendi aramızda konuşurken bir amca bize şarküterinin arkasında dedi. teşekkür edip o tarafa doğru gittik. baktık orda da yok. amca da oradaydı ve allah allah burdaydı ama dedi. 'sağ olun dolaşa dolaşa buluruz. ' dedik ayrıldık. markette başka şeyler için dolanırken bi baktık amca elinde krema bize veriyor. buldum diyor hem en ucuzu seçmiş hem bizi aramış. allah razı olsun. çok tatlı ve kibar bir hareketti. mahçup olduk. iyi insanlar hala var diye çok sevindik.
devamını gör...
222.
yazlıkta kışın da kalırdık eskiden, sıklıkla. bu olay 2020 kışında oldu sanırım. sahilde arada denk geldiğimiz 70-80 yaşlarında doğulu bi teyze vardı, laflardık biraz, birbirimizi gördüğümüzde. yürüyüş yolunda yürüyordum. malum, korona zamanları, maske takıyoruz. başına da bere takmış biri yürüyor, bu teyzeye benzettim, "merhaba teyzeciğim, yine denk geldik." dedim. maske bi aralandı karşımdaki bir adammış. 97 yaşındaymış ve hakikaten yaşıtım gibi sohbet etti adam benle. bayağı düzgün ve tempolu da yürüyordu dedem. allah hepimize öyle yaş almayı ve yaşlanmamayı nasip etsin.
devamını gör...
223.
yurtta kaldığımız zamanlar banyo ortaktı ve en alt kattaydı. kapıdan çıkacağım zaman oda arkadaşıma boş bulunup ben duşa gidiyorum birşey istiyormusun dedim oda arkadaşım bir kova su demişti sonrası malum kahkahalar havada uçuştu.
devamını gör...
224.
öğrencilerimin ağzından çıkan çoğu cümledir efenim, tek bir olay belirtemeyeceğim o yüzden.
ders anlattığınız bir an öğrencinizin yüzünde tatlı bir tebessümle gözünüze bakarak "sizi güzel buldum öğretmenim" demesi. güzelsiniz dese bu kadar etkilenmezdim.*
yerinde kıpırdanan öğrenciye "bir yerin mi ağrıyor kızım" deyince, "sırtım çımgışıyor hocam" demesi. bayılıyorum bu dile.
bir de benim için çok kıymetli birinden çiçek aldım. tebessüm ettirmekten çok daha fazlasıydı gerçi. çiçeeeeeme bakıp bakıp tebessüm ediyorum.*
ekleme: heh bir de masamda şöyle bir not buldum. baya baya tebessüm efenim.
ders anlattığınız bir an öğrencinizin yüzünde tatlı bir tebessümle gözünüze bakarak "sizi güzel buldum öğretmenim" demesi. güzelsiniz dese bu kadar etkilenmezdim.*
yerinde kıpırdanan öğrenciye "bir yerin mi ağrıyor kızım" deyince, "sırtım çımgışıyor hocam" demesi. bayılıyorum bu dile.
bir de benim için çok kıymetli birinden çiçek aldım. tebessüm ettirmekten çok daha fazlasıydı gerçi. çiçeeeeeme bakıp bakıp tebessüm ediyorum.*
ekleme: heh bir de masamda şöyle bir not buldum. baya baya tebessüm efenim.
devamını gör...
225.
kedilerin güneş görünce keşkülvari yatışları sizi yerüüm
devamını gör...
226.
bankta oturmuş metro bekliyorken birden kucağıma tatlı mı tatlı bir kediş zıpladı. nasıl içeri girmiş bilmiyorum, kesin kart basmamış. doyasıya sevdim, en sonunda kılıçdaroğlu aday olmasın dedi ve gitti.
devamını gör...
227.
asansördeyken gayri ihtiyari burnumu karıştırıyodum. birden kapı açıldı. binamızdaki hoşlandığım kızla göz göze geldim. asansöre binmek istemedi. ben yürürüm dedi.
devamını gör...
228.
kasiyerin "tişörtün güzelmiş" demesi.
devamını gör...
229.
temmuz'da hatay'da adres sorduğum birisi adresi tarif ederken caminin yanında olduğunu söyleyip boynumdaki pentagram kolyesini görüp "gerçi pek işin olmaz camiyle ehe ehe" diye gülmüştü. bende "garanti olsun diye hepsine inanıyorum ben" demiştim.
devamını gör...
230.
sadece üniversitedeki ilk senemde yurtta kaldım, başka yurt hayatı deneyimim yok ama o senem inanılmaz eğlenceliydi. ankara - demirtepe'de çağdaş erkek öğrenci yurdu'nda kalmıştım. geçen senelerde oradan geçtim en son, nostalji yapmak için. orada gene bir özel yurt vardı ama binayı elden geçirmişler ve yurdun adı farklıydı galiba.
bir anımı anlatayım yurttaki.
karşı ranzanın üst katında kalan bi arkadaş erken uyurdu, ışıklar açıkken ve uykusunda yatağında dikilip sorular sorardı sıklıkla. ertesi gün öyle bir şey yaptığını hatırlamazdı. yani gözleri cam gibi açılıyordu falan ama hala uyuyormuş demek ki. uyur konuşur falan mı desek, heheh; gezmezdi zira.
neyse bu arkadaş bi gece gene yatağından doğruldu ve sırıtarak: "ne zaman gidiyoruz?" dedi. ben de "haftaya gideriz." dedim. arkadaş da "tamam." dedi mutlu bir ifadeyle ve yattı. 20 dakika kadar sonra gene yatağından doğruldu ve: "hangi yoldan gideceğiz?" dedi. ben de: "sağdaki yoldan gideriz." dedim. arkadaş gene: "tamam." dedi, gülümseyerek ve yatıp uyumaya devam etti.
komikti gerçekten ama. görmeniz lazımdı. heheheh.
bir anımı anlatayım yurttaki.
karşı ranzanın üst katında kalan bi arkadaş erken uyurdu, ışıklar açıkken ve uykusunda yatağında dikilip sorular sorardı sıklıkla. ertesi gün öyle bir şey yaptığını hatırlamazdı. yani gözleri cam gibi açılıyordu falan ama hala uyuyormuş demek ki. uyur konuşur falan mı desek, heheh; gezmezdi zira.
neyse bu arkadaş bi gece gene yatağından doğruldu ve sırıtarak: "ne zaman gidiyoruz?" dedi. ben de "haftaya gideriz." dedim. arkadaş da "tamam." dedi mutlu bir ifadeyle ve yattı. 20 dakika kadar sonra gene yatağından doğruldu ve: "hangi yoldan gideceğiz?" dedi. ben de: "sağdaki yoldan gideriz." dedim. arkadaş gene: "tamam." dedi, gülümseyerek ve yatıp uyumaya devam etti.
komikti gerçekten ama. görmeniz lazımdı. heheheh.
devamını gör...
231.
durakta otururken küçük bir çocuğun gelip abla çok güzel kokuyorsun demesiydi.bütün gün sırıtarak dolanmıştım.
devamını gör...
232.
arkadaşımla hastaneden çıktık, hava soğuk olduğu için bir yerde oturup çay içelim dedik. bir ara sokakta, küçük bir kahvaltı salonu bulduk. sahibi kadın “hoş geldiniz, arkadaşlar depremzede misiniz? depremzedeleri ücretsiz ağırlıyoruz. istediğiniz kadar yiyebilirsiniz.” diyerek bizi büyük bir güler yüzle karşıladı. depremzede olmadığımızı, iki çay içeceğimizi söyleyip kendisini masamıza davet ettik. bir süre sohbet ettik. depremden bahsederken sesi titriyor, gözleri doluyordu. kalkma vaktimiz gelince hesabı istedik “hoş sohbetinizle hesabı fazla fazla ödediniz. arada uğrayın bir çayımı için” diyerek uğurladı bizi. ağzımızda kekremsi çay/sigara tadı ve yüzümüzdeki gülümsemeyle ayrıldık mekandan.
devamını gör...
233.
mahallemizde 6 yaşında bir minnak ,beni görünce yol kenarinda ki aksam sevasini kokuyle koparip bana getirmesi..
devamını gör...
234.
iki gün önce spor salonuna gitmek için kardeşimle birlikte evden çıkmamızla birlikte iki apartman aşağıdaki markete giren kardeşim ve onu az ilerideki parkın kenarındaki bel hizasındaki duvarın üzerine oturup bekleyen ben ve 4 - 5 metre ileride güneşin vurduğu yerde oturan kedinin yerinden kalkıp durduk yere gelip kalçamın dibine sokulup benimle birlikte oturması.
seni yerim olm.
seni yerim olm.
devamını gör...
235.
gerçekten seni de düşünebilen yanında duran dostlar ve arkadaşların yanında olması.
misal ben sözlüğü bıraktım dediğimde bir sürü kişi tatlı tatlı mesaj attı, hatta bana kızan kinlenen kişilerle bile arkadaş olduk.
dostluk, arkadaşlık güzel bir şey.
misal ben sözlüğü bıraktım dediğimde bir sürü kişi tatlı tatlı mesaj attı, hatta bana kızan kinlenen kişilerle bile arkadaş olduk.
dostluk, arkadaşlık güzel bir şey.
devamını gör...
236.
parkta otururken elbisesinde çiçekler olan prenses gibi iki tane küçük kız etrafımızda koşturuyordu. bir tanesinin söylemek istediği bir şey var gibiydi uzaktan uzaktan bakıyordu. sonra bir anda sarı bir çiçekle yanıma geldi ve çiçeği bana verip çok güzelsin dedi. hayatımda yaşadığım en tatlı anıydı. yol boyunca zırladım
devamını gör...
237.
yabancı üniversite öğrencileri ingilizce olarak, kızılay'a nasıl gidebileceklerini konuşuyorlardı ben bir dolmuştan indiğimde sıhhiye tarafında (ankara). herhalde yeni gelmişlerdir zira ankara'da kızılay'ı bilmemenin başka bir açıklaması olamaz. yanlarından geçerken, ingilizce olarak, "yolumun üstü sayılır, beraber yürüyelim. zaten ayrıldığımız yerden sağa sapıp 5 dakika yürüyeceksiniz dümdüz." dedim. "are you english?" dedi biri, "no, i'm turkish." dedim. çocuk inanmadı falan. neyse yürümeye başladık, muhabbetin bi yerinde, "do you speak turkish?" dedim, öbür çocuk, "a little." dedi. ben de, "let's speak in turkish then; you need to improve your turkish." dedim ve türkçe konuşmaya başladık. o bana inanmayan çocuk rahatladı, haha. türk olduğuma o zaman inandı herhalde. türkçeleri kötüydü ama çat pat anlaştık, sonra da ingilizceye geri döndük zaten.
devamını gör...
238.
zamanında araç ile şeridimde giderken saçma sapan bir hareket ile bir siyah bmw 520 yanımdan geçti ben de arkasından önüne baksana p.z.v..k diye bağırdım. ileri de ışıklar vardı yanyana dururken adam cami aç işareti yaptı açtım tam ne var lan diyecekken adam bana kartini verdi gerçekten kadın menajeriymis. araç, sürüş stili ve meslek tek seferde bilmisim de ben dumur adam da mesleği ile barışık bir alakavat.
devamını gör...
239.
ankara bakanlıklar'da bir üst geçite doğru giden yaşlı ve kör bir adam gördüm.
elinde bastonu ile zor bela merdivenlerden çıkarken;
"amca dur yardım edeyim." deyip elimle kolundan tuttum.
tutmaya kalmadı ,"si*tir ulan peach !" diye beni azarlayıp,kolumu itti.
o küfüre mi güleyim,verdiği tepkiye mi?o göremedi ama yüzümde hafif bir gülümseme ile donakalmıştım.
düzgün giyimli biriydi üstelik,kafasında fötr şapkası,yakalı kaşe montu vs.
hiç beklemiyordum ama bu tepkiyi neden verdiğini anladım.bu tür insanların koluna girip soyuyorlarmış,cüzdanlarını alıyormuş hırsızlar,cepçiler.
siz siz olun bir köre yardım edecekken dikkatli olun.önce uzaktan bir ses tonuyla izin isteyin.
sonra fiziksel temasa geçin.
elinde bastonu ile zor bela merdivenlerden çıkarken;
"amca dur yardım edeyim." deyip elimle kolundan tuttum.
tutmaya kalmadı ,"si*tir ulan peach !" diye beni azarlayıp,kolumu itti.
o küfüre mi güleyim,verdiği tepkiye mi?o göremedi ama yüzümde hafif bir gülümseme ile donakalmıştım.
düzgün giyimli biriydi üstelik,kafasında fötr şapkası,yakalı kaşe montu vs.
hiç beklemiyordum ama bu tepkiyi neden verdiğini anladım.bu tür insanların koluna girip soyuyorlarmış,cüzdanlarını alıyormuş hırsızlar,cepçiler.
siz siz olun bir köre yardım edecekken dikkatli olun.önce uzaktan bir ses tonuyla izin isteyin.
sonra fiziksel temasa geçin.
devamını gör...
240.
2-6 yaş arası ingilizce branş öğretmenliği de yapmıştım korona dönemine kadar. bu olay da herhalde 2019'un sonları veya 2020'nin başlarında oldu. ekleme/düzeltme: facebook'ta paylaşmıştım bu anımı, demin arattım ve gördüm ki 2018 sonlarında olmuş.
4 yaş grubunda dersteyim. hayvanlar konusunu işliyoruz. şu alttaki videoyu izletiyorum, çocuklara da eşlik ettiriyorum. videoda 1:33'teki, "i see a lizard." kısmında bir kız öğrencimle göz göze geldik ve kız orayı, "i see a wizard." olarak söyledi. v'yle de değil, bayağı dudaklarını yuvarlaklaştırıp "wizard" dedi. bi tuhaf hissettim zira senelerdir "wizard" kimliğim var sanalda ve kız gözlerimin içine baka baka, "i see a wizard." dedi. hahaha.
bu videodaki matt'e bayılıyorum bu arada ve öğrencilerim de bayılıyordu. adam resmen bu iş için doğmuş. bu kadar sempatik bir adam az görmüşümdür ve çocuk eğitimi alanında hiç görmedim.
4 yaş grubunda dersteyim. hayvanlar konusunu işliyoruz. şu alttaki videoyu izletiyorum, çocuklara da eşlik ettiriyorum. videoda 1:33'teki, "i see a lizard." kısmında bir kız öğrencimle göz göze geldik ve kız orayı, "i see a wizard." olarak söyledi. v'yle de değil, bayağı dudaklarını yuvarlaklaştırıp "wizard" dedi. bi tuhaf hissettim zira senelerdir "wizard" kimliğim var sanalda ve kız gözlerimin içine baka baka, "i see a wizard." dedi. hahaha.
bu videodaki matt'e bayılıyorum bu arada ve öğrencilerim de bayılıyordu. adam resmen bu iş için doğmuş. bu kadar sempatik bir adam az görmüşümdür ve çocuk eğitimi alanında hiç görmedim.
devamını gör...