yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
başlık "silinmiş hesap 414" tarafından 12.11.2020 14:41 tarihinde açılmıştır.
141.
birkaç gündür boğazım kötüydü, bugün sağlık ocağına gideyim dedim. avm de sağlık ocağına yakın gitmişken, tüm her şeyi * aradan çıkarıyım dedim. işlerden önce mcdonald’s a yemek yemeye gittim. elimde telefon ilaçlar falan sıramı bekliyorum. sıra bana geldi çocuk sordu ne istersiniz falan diye dedim doyurucu bir menü olarak ne önerebilirsiniz tam böyle bir şeyler söylemeye başladı, sonra bir anda duraksadı adam. ben de o sıra yukarıda menülere bakıyordum. o duraksayınca ben de bir anda ona baktım. siz beni mi çekiyorsunuz dedi bir anda o öyle söyleyince ben ilk başta neden bahsettiğini anlayamadım. dedim nasıl yani, telefonumu gösterdi. telefonu kendime yavaş yavaş çevirdim ve kendimle göz göze geldim. ön kameram açık kalmış, dedim pardon açık kalmış ön kameram. bir şey demedi kapattım ön kamerayı, böyle bir sessizlik oldu. dedim valla sizi çekmiyordum :d çok az hafifçe gülümsedi. tabi ben adama diyemedim hocam ben dakika başı kendine ön kameradan bakmadan duramayan bir manyağım diye :dd dediki bizi böyle salak salak tiktok videolarına çekiyorlar, o yüzden artık şüpheleniyoruz.
devamını gör...
142.
bugün müşterinin biri geldi. bilen bilir ben mcdonalds'ta çalışırım. doyurucu bir şeyler istedi. aslında çok münasip cevaplarım vardı ama yine de sustum çünkü bugün çok yorucuydu ve sinirliydim. neyse buna doyurucu menüleri sayarken gözüm telefonuna ilişti. tutmuş beni çekiyor. süslü püslü bir kadın, herhalde tiktokta beni meze edecek garibanligimla alay edecek sandim. hemen kendisini uyardim. bin dereden su getirdi bu lavuk.inanmış gibi yaptim ve siparişini hazirlatip yolladim. allah islah etsin onlari. galiba ön kameradan surekli tipini kontrol eden ilgi budalasi biriydi. günahı boynuma.
devamını gör...
143.
az önce bi kız maymun burcu olduğunu söyledi güldüm bi 4 saniye bi haftadır böyle gülmemiştim.
devamını gör...
144.
çok iyi anlatamayacağım ama olsun.
pandeminin başı, mardin'deyim ama bulunduğum yerde gram elektrik yok. her yer kapkaranlık. damda oturuyorum, yürüyorum. biraz daha zaman geçti. yatakları serdik yatıyoruz. canım sıkıldı. biraz oturayım gökyüzünü izleyeyim dedim. sanki hiç bakmadım.
bir anda karşıdan bembeyaz bir şey geçmeye başladı. dedim herhalde bu sondu. buraya kadarmış. etekleri falan uçuşuyor. karanlıkta parlayan tek şey. gözlüğü de uzağa bıraktım. her şey flu. neyse en azından acısız olacak diyorum kendi kendime.
hüzme gittikçe yaklaşıyor. sonra baktım bu tek olamaz. yanında da full siyah bir şey var. aha dedim bunca nude'un bedeli tabiki cehennem olacaktı tabii. kalbim deli gibi atıyor. ben onlara bakıyorum. onlar bana bakıyor. *
neyse sonunda kendilerinin bir teyze ve amca olduğu anlaşıldı. hanımefendi covid pozitif iken hava almak istemiş. koluna da yaşlı birini almış. ben de hem kefeni yırttığıma sevimdim hem de su içerek kendime gelmeye çalıştım.*
pandeminin başı, mardin'deyim ama bulunduğum yerde gram elektrik yok. her yer kapkaranlık. damda oturuyorum, yürüyorum. biraz daha zaman geçti. yatakları serdik yatıyoruz. canım sıkıldı. biraz oturayım gökyüzünü izleyeyim dedim. sanki hiç bakmadım.
bir anda karşıdan bembeyaz bir şey geçmeye başladı. dedim herhalde bu sondu. buraya kadarmış. etekleri falan uçuşuyor. karanlıkta parlayan tek şey. gözlüğü de uzağa bıraktım. her şey flu. neyse en azından acısız olacak diyorum kendi kendime.
hüzme gittikçe yaklaşıyor. sonra baktım bu tek olamaz. yanında da full siyah bir şey var. aha dedim bunca nude'un bedeli tabiki cehennem olacaktı tabii. kalbim deli gibi atıyor. ben onlara bakıyorum. onlar bana bakıyor. *
neyse sonunda kendilerinin bir teyze ve amca olduğu anlaşıldı. hanımefendi covid pozitif iken hava almak istemiş. koluna da yaşlı birini almış. ben de hem kefeni yırttığıma sevimdim hem de su içerek kendime gelmeye çalıştım.*
devamını gör...
145.
bir kaç yıl önce askerde iken üniformayla gören çocukların, asker selamı verme çabasıdır...
devamını gör...
146.
şu anda yaşadığım. yaklaşık 45 dk önce beni alacak çocuk uyuyakalmış. gelmeyince ben uyandırdım. verilen şirket aracı bozuk. 40 ı geçmiyor. çocukla çat pat anlaşabiliyorum.
yaşasın gece vardiyası.
yaşasın gece vardiyası.
devamını gör...
147.
bugün ilkokulun orda gezerken baktım bir kız geliyor mutsuz galiba. başı önünde. tellerin arkasından bağırdım. meraba abla çok güzelsin diye.
sus lan dedi. abla kadar başına taş düşsün. çok kırıldım ama .
sus lan dedi. abla kadar başına taş düşsün. çok kırıldım ama .
devamını gör...
148.
bugün yolda yürürken bir kız gördüm şapka takmış. ama şapkayı takmamis kafayı şapkaya geçirmiş. belkide o şapka doğuştan o kafada var. şapka inkılabını bu şapka yüzünden uygulamadan kaldırmışlar sanki.
bende güldüm tabi. kız baktı bana..bende inşaatta yanmışim zaten. lan dedim şimdi imdat afganlar diye bağırır.
sapkaniz çok güzel ve çok yakışmış size diye bağırdım.
bir sevindi bir sevindi.
bende güldüm tabi. kız baktı bana..bende inşaatta yanmışim zaten. lan dedim şimdi imdat afganlar diye bağırır.
sapkaniz çok güzel ve çok yakışmış size diye bağırdım.
bir sevindi bir sevindi.
devamını gör...
149.
geçen hafta kafede "dünyada hiç güzellik yok her şey bozuk" demem üzerine garsonun "bence aynaya bakmanız yeterli" demesi tebessüm etmeme sebep olmuştu.
devamını gör...
150.
2017 yılının bahar aylarında, sabahın ilk hızlı treni ile eskişehir'den sakarya'ya gitmek için tren garına doğru yürüyorum. bir süredir sigara içemediğim için kendimi kötü hissettiğimi hatırlıyorum. nerdeyse bir hafta olmuştu sigarayı görmediğim. en pahalı kırmızı filtre sigaradan aldım bir paket. trenin gelmesine daha vardı. ilk sigarayı treni beklerken içmek istedim. yürüyen merdiven, yürüyüş, bilet kontrol, yürüyüş, normal merdiven. tamam artık treni gözleyebileceğim noktaya vardım. hava çok soğuktu ama güneş yerindeydi. renkler güzeldi. sigarayı içmek için doğru zaman gelmişti.
sigaranın ortalarındayken, ne zamandır orada olduğunu bilemediğim bir adam ilişti gözüme. üstü başı biraz tozluydu. elleri kirliydi. yanında da bi çanta vardır bu eski filmlerdekinden. adam önce sigarayı tutan elime baktı, sonra da yüzüme. hafifçe kafasını sallayarak mahcup bir şekilde selam verdi bana. o an abiye sigara ikram etmeliyim diye düşümdüm. sigarayı ona doğrulttuğumda refleks olarak pakete uzattı elini ama tam sigarayı alırken elinin ne kadar pis olduğunu fark etti ve '' sen ver istersen kirletmeyeyim paketi'' dedi ve tebesstüm etti. bişey diyemedim verdim ve ben de tebessüm ettim. uzunca bi süre hemde
sigaranın ortalarındayken, ne zamandır orada olduğunu bilemediğim bir adam ilişti gözüme. üstü başı biraz tozluydu. elleri kirliydi. yanında da bi çanta vardır bu eski filmlerdekinden. adam önce sigarayı tutan elime baktı, sonra da yüzüme. hafifçe kafasını sallayarak mahcup bir şekilde selam verdi bana. o an abiye sigara ikram etmeliyim diye düşümdüm. sigarayı ona doğrulttuğumda refleks olarak pakete uzattı elini ama tam sigarayı alırken elinin ne kadar pis olduğunu fark etti ve '' sen ver istersen kirletmeyeyim paketi'' dedi ve tebesstüm etti. bişey diyemedim verdim ve ben de tebessüm ettim. uzunca bi süre hemde
devamını gör...
151.
99 depremi sonraları millet iyice paranoyak olmuş, hafif bir sarsıntı hissetse veya deprem kelimesini duysa panik halinde koşturmaya başlıyorlardı.
öyle bir zamanda dışarıda oturuyoruz murat diye bir arkadaşla ilkokul çağındayız. mahalle gece kondu mahallesi ve her çeşit insan mevcut çingenesinden tut bulgar göçmenine, lazına tam bir curcuna.
bu manyak murat bir bağırdı deprem oluyoooo diye. tüm mahalle dışarı fırladı. safinaz teyze vardı oğlu bekir'in vücut felçli sadece konuşabiliyor. oğlunu sırtlamış dışarı koşuyor. karşıdan çingene bedihalar dışarı fırladı. öte taraftan bizimkiler çıktı derken murat'ı bi korku aldı ama nasıl altına dolduruyor titriyor.
ben bizimkilere gittim murat bağırdı birşey yok dememe rağmen inandıramıyorum yok gerçekten deprem oldu diyorlar. murat da aynı şekilde kendi ailesini ikna edemedi. sonra millet ortalığın sakinlediğini düşününce ilk bağıran murat'a sağol oğlum dediler. murat da iyi birşey başarmış gibi göğsü kabardı tabi. halbuki deprem falan olmamıştı. sonra evlere dağıldı tabi millet.
öyle bir zamanda dışarıda oturuyoruz murat diye bir arkadaşla ilkokul çağındayız. mahalle gece kondu mahallesi ve her çeşit insan mevcut çingenesinden tut bulgar göçmenine, lazına tam bir curcuna.
bu manyak murat bir bağırdı deprem oluyoooo diye. tüm mahalle dışarı fırladı. safinaz teyze vardı oğlu bekir'in vücut felçli sadece konuşabiliyor. oğlunu sırtlamış dışarı koşuyor. karşıdan çingene bedihalar dışarı fırladı. öte taraftan bizimkiler çıktı derken murat'ı bi korku aldı ama nasıl altına dolduruyor titriyor.
ben bizimkilere gittim murat bağırdı birşey yok dememe rağmen inandıramıyorum yok gerçekten deprem oldu diyorlar. murat da aynı şekilde kendi ailesini ikna edemedi. sonra millet ortalığın sakinlediğini düşününce ilk bağıran murat'a sağol oğlum dediler. murat da iyi birşey başarmış gibi göğsü kabardı tabi. halbuki deprem falan olmamıştı. sonra evlere dağıldı tabi millet.
devamını gör...
152.
bugün bir arkadaşımla bir parkta buluştuk, yeşillik görelim, nefes alalım diye. tanımadığımız insanlarla voleybol oynadık. uzun süredir insanların kötü, öfkeli ve tehlikeli hallerini görüyorduk. böyle sıcak kanlı bir aktivite içimizde bir şeyleri iyileştirdi. bir de şunu anladık: öğrenciyken komünite içinde olduğumuz için çevreye daha açık oluyoruz, bilhassa lisede, her şeyi sınıfça yapma pratiği. üniversite daha dağınık ama bireysel çabayla aktif olabilirsin. mezun olduktan sonra ise yabanileşme başlıyor. insanlardan umudu kesmemek için böyle minik fırsatları daha çok ciddiye almalıyız.
devamını gör...
153.
lisedeyken bir çocuktan hoşlanıyorum dikkatini çekmeye çalışıyorum filan buralar kar kış yerde buzlar var. fark etmedi başta beni sonra hızlı ca yürümeye başladım sonra tabii yerdeki buzdan kaymaya başladım. baya kayarak geçmiştim onunden o da fark etti:))
devamını gör...
154.
bunu daha önce bir yerde yazdım mı hatırlayamadım ama . istanbul da çalışırken bizim işte gündüz 10 - 11 gibi başlıyor.
ama o gün şirket toplantısı var diye sekiz de başlayacak. gece de uyuyamamışım. zor kalktım.
beşiktaş ta oturuyorum. iş yeri levent te.
barbaros tan minibüse bindim . minibüs tıklım tıklım. ayakta gidiyorum. arkada iki tane yaşlı kadın var . benim etrafımda da dolu kız hep ayaktayız.
kadınlar konuşuyor kendi arasında.
- hımm efendi çocuk bak kimseye bakmıyor.
+ evet bak kızları rahatsız etmemek için cama yanaşıyor.
- biraz kısa mı.
+ aman boy devede de var. bizim kızlar bulsa şöyle birini.
işte sohbetleri böyle 10 yıldan fazla oldu unuttum tamamını ama beni övüyorlar.
neyse minibüs boşalmaya başladı.
bende iyice havaya girdim ya. kadınlar beni iyice görsün diye onlara döndüm yüzümü.
- ay gördün mü fermuarı açık.
+ valla sapık mıdır nedir.
- pislik sapık ay bu.
o uyku sersemi halimle üstte kısa tişört altta fermuar açık unutmuşum ya.
baksırda düğmeli ön kısmı bir şeyler belli oluyor.
şimdi olsa linç edilmiştim allah tan o zaman afgan suriyeli falan yoktu.
ama o gün şirket toplantısı var diye sekiz de başlayacak. gece de uyuyamamışım. zor kalktım.
beşiktaş ta oturuyorum. iş yeri levent te.
barbaros tan minibüse bindim . minibüs tıklım tıklım. ayakta gidiyorum. arkada iki tane yaşlı kadın var . benim etrafımda da dolu kız hep ayaktayız.
kadınlar konuşuyor kendi arasında.
- hımm efendi çocuk bak kimseye bakmıyor.
+ evet bak kızları rahatsız etmemek için cama yanaşıyor.
- biraz kısa mı.
+ aman boy devede de var. bizim kızlar bulsa şöyle birini.
işte sohbetleri böyle 10 yıldan fazla oldu unuttum tamamını ama beni övüyorlar.
neyse minibüs boşalmaya başladı.
bende iyice havaya girdim ya. kadınlar beni iyice görsün diye onlara döndüm yüzümü.
- ay gördün mü fermuarı açık.
+ valla sapık mıdır nedir.
- pislik sapık ay bu.
o uyku sersemi halimle üstte kısa tişört altta fermuar açık unutmuşum ya.
baksırda düğmeli ön kısmı bir şeyler belli oluyor.
şimdi olsa linç edilmiştim allah tan o zaman afgan suriyeli falan yoktu.
devamını gör...
155.
devamını gör...
156.
dün bir başlıkta boydan atma muhabbeti yapmıştım, dme boydan atarsanız karşılık verirler diye mesaj geldi.
tebessüm ettim yalan yok :)
tebessüm ettim yalan yok :)
devamını gör...
157.
hastanede staj yaparken öğle aramda hastanenin en alt katına otomattan kahve almak için inmiştim. kahvemi almak için otomatın önüne gittiğimde bir amca durmuş yandaki büyük otomata bakıyordu. su alması gerektiğini ama nasıl yapacağını bilmediğini söyledi. yardım ettim ama 25 kuruşu eksik çıktı, cebimden çıkarıp attım direkt ama hiç düşünmedim bile öyle otomatik oldu. amca durdu, duygulanmış gibi gözleri doldu, bana bolca dua etti ve gitti. vay be dedim, demek varlığım bu kadar kıymetsiz değilmiş. küçük adımlarla bile olsa birilerinin işine yarayıp onları mutlu edebilirim. bol bol tebessüm etmiştim o gün.
devamını gör...
158.
2021 yılında korona oldum. ama nasıl ölüyorum.
korona olanları da her gün arıyorlar . nasılsınız ilacınızı aldınız mı. beni arayan soran yok.
ben de öksürüyorum sırtıma dikenler batıyor.
iç çamaşırı atlet don eşofman hazırladım bir poşete. acil servisi aradım.
hanfendi dedim ben ölüyorum bana bir ambulans gönderir misiniz.
kadın dediki. beyefendi siz yine konuşabiliyorsunuz. zaten yer yok hastanede. sizden daha kötü durumda olanlar var . çok kötü olursanız arayın. dedi kapattı.
neyse 10 gün geçti öyle beni arayan yok. ev arkadaşlarımı arıyorlar komşuları arayıp soruyorlar nasılsınız diye.
10. günde telefonum çaldı. sağlık bakanlığı ndan arıyorlar. sid beyle mi görüşüyorum dedi. evet benim dedi.
beyefendi dedi sizin bir ev arkadaşınız varmış. ona ulaşamadık . korona olmuş. o nasıl oldu iyi mi onu soracaktım.
bizimkiler puha hahha diye gülüyor.
korona olanları da her gün arıyorlar . nasılsınız ilacınızı aldınız mı. beni arayan soran yok.
ben de öksürüyorum sırtıma dikenler batıyor.
iç çamaşırı atlet don eşofman hazırladım bir poşete. acil servisi aradım.
hanfendi dedim ben ölüyorum bana bir ambulans gönderir misiniz.
kadın dediki. beyefendi siz yine konuşabiliyorsunuz. zaten yer yok hastanede. sizden daha kötü durumda olanlar var . çok kötü olursanız arayın. dedi kapattı.
neyse 10 gün geçti öyle beni arayan yok. ev arkadaşlarımı arıyorlar komşuları arayıp soruyorlar nasılsınız diye.
10. günde telefonum çaldı. sağlık bakanlığı ndan arıyorlar. sid beyle mi görüşüyorum dedi. evet benim dedi.
beyefendi dedi sizin bir ev arkadaşınız varmış. ona ulaşamadık . korona olmuş. o nasıl oldu iyi mi onu soracaktım.
bizimkiler puha hahha diye gülüyor.
devamını gör...
159.
on sene kadar önceydi. ablamın en büyük oğlu olan yeğenim, çalıştığı şirketin de teşvikiyle bir ingilizce kursuna başlamıştı. bir akşam yeğenimin kursta olduğu bir saatte babam bir meseleden dolayı yağenimi arama ihtiyacı duydu. kulakları ağır işittiği için kendi cep telefonunu bana uzatarak benim aramamı istedi.
yeğenim tam dersteyken telefon çalmış. ingilizce öğretmeni kadın, yeğenimin elinden telefonu almış ve, derste telefon çalmasına da bir nevi ceza olarak, telefonun hoparlörünü açarak arayan kişiyle ingilizce konuşmak istemiş. babamın telefonu olduğu için de yeğenimin telefonunda ‘dedem arıyor’ şeklinde çıkmış, tabii ki. bunu gören ingilizce öğretmeni iyice keyiflenmiş: ‘tamam, deden yaşlı bir insandır, dalgamızı tam geçeriz’ demiş.
ancak telefon babamın telefonu olduğu halde konuşan kişi ben olduğum için, ben de şahsen iyi derecede ingilizce bildiğim için, kadınla şakır şakır ingilizce konuştum, tabii olarak. ‘ava giden (bazen de kendisi) avlanır pozisyonuna düşerek büyük bir şaşkınlık yaşayan öğretmen yeğenime: ‘nasıl oluyor da oluyor, senin deden bu kadar iyi ingilizce konuşabiliyor?’ diye sormuş. işin farkına varan yeğenim durumu izah etmiş ve o akşam sınıfça epeyce bir gülmüşler.
yeğenim tam dersteyken telefon çalmış. ingilizce öğretmeni kadın, yeğenimin elinden telefonu almış ve, derste telefon çalmasına da bir nevi ceza olarak, telefonun hoparlörünü açarak arayan kişiyle ingilizce konuşmak istemiş. babamın telefonu olduğu için de yeğenimin telefonunda ‘dedem arıyor’ şeklinde çıkmış, tabii ki. bunu gören ingilizce öğretmeni iyice keyiflenmiş: ‘tamam, deden yaşlı bir insandır, dalgamızı tam geçeriz’ demiş.
ancak telefon babamın telefonu olduğu halde konuşan kişi ben olduğum için, ben de şahsen iyi derecede ingilizce bildiğim için, kadınla şakır şakır ingilizce konuştum, tabii olarak. ‘ava giden (bazen de kendisi) avlanır pozisyonuna düşerek büyük bir şaşkınlık yaşayan öğretmen yeğenime: ‘nasıl oluyor da oluyor, senin deden bu kadar iyi ingilizce konuşabiliyor?’ diye sormuş. işin farkına varan yeğenim durumu izah etmiş ve o akşam sınıfça epeyce bir gülmüşler.
devamını gör...
160.
üniverisite 3.sınıftayım. sınıftan bir kıza hafif yanığım.kendisi nasıl naif böyle nasıl tatlı...işte neyse zemin mekaniği vizesinden çıkmışım. o yorgunlukla kendimi attım yatağa uyudum. aşırı gerçekçi rüya gördüm. kız bizim yurda gelmiş falan oturuyoruz. ama rüya falan değil lan nasıl gerçek... uyandım aniden etrafa bakıyorum. odadaki çocuk ders çalışıyor. ben odada kızı arıyorum uykulu uykulu. uyku sersemliği ve aşk salaklığı birleşik şekilde gittim çocuğa sordum:
ben: nerde?
arkadaş: kim nerde?
ben: ceyda vardı ya.
arkadaş: ne ceydası?
ben: lan ceyda vardı ya burda benle oturuyordu
çocuk anladı rüya olduğunu kahkaha atmaya başladı. yere yatıyor gülmekten. jeton düştü tabi bende de rüya görmüşüm qq
burda anlatınca komik mi bilmiyorum ama o an iyi güldük.
ben: nerde?
arkadaş: kim nerde?
ben: ceyda vardı ya.
arkadaş: ne ceydası?
ben: lan ceyda vardı ya burda benle oturuyordu
çocuk anladı rüya olduğunu kahkaha atmaya başladı. yere yatıyor gülmekten. jeton düştü tabi bende de rüya görmüşüm qq
burda anlatınca komik mi bilmiyorum ama o an iyi güldük.
devamını gör...