yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
başlık "silinmiş hesap 414" tarafından 12.11.2020 14:41 tarihinde açılmıştır.
101.
birgün, düdüklü tencere patlıyor, annemin yüzünün yarısı fasulyenin kaynar suyu ile kapli, ablam oradan çığlık çığlığa yandım diye, ablama bakıyoruz gorunurde bir sey yok, ustunu cikartior, 1 tane fasulye tanesi sirtinin icine girmis, onu icin agliyor, annnem de gik yok.
devamını gör...
102.
bir çalıştayda bildiri sunuyordum. bildiriyi sunarken birden duraksadım, kafam yerinden gitti gibi hissettim. saniyelik göz kararmasından sonra mikrofonun açık olduğunu unutup "ne anlatıyordum lan ben" dedim. sunum yaptığım salondaki çalıştayı düzenleyen bölümün hocaları duydu ve gülümsediler. bozuntuya vermeden sunuma devam ettim. sunum bittikten sonra hocaların yüzüne bakamadım tabi...
devamını gör...
103.
sabah kalktım ve kotumu giydim. kemeri bağladım ve yüksek sesle dedim “bugün başıma bir iş gelecek ama ne?” aradan 1 dakika bile geçmedi kemerimi tutan şey kırıldı. aklıma gelen hep başıma gelir.
devamını gör...
104.
dersine ilk kez girdiğim sınıfta yoklama alıyorum. listeden isimleri okuyordum. başak ismindeki öğrencimin baş harfinde siliklik oluşmuş ve d harfi görünüyordu. baş harfi d olacak şekilde telaffuz etmeme ramak kala farkettim neyseki.
devamını gör...
105.
bu kız bana bakmaz demiştim baktıydı. üstüne aşık olduydu. hayır ben değil aşık olunmaya sevilmeye bile alışık değilim. napacamı bilemeyip gene berbat etmiştim.
devamını gör...
106.
birgün velim çocuğunu okuldan almaya gelmemişti. 15 dk sonra aradım. dedim gelmediniz. kadın müge anlı izliyom hocam pek heyecanlı reklam arası verecek şimdi hemen geliyom." dedi. gelince de hiç istifini bozmadan çocuğu apar topar alıp reklam arasında eve yetiştirmeye koştu.
başka birgün de başka bir velim çocuğunu almaya gelmeyince aradım. çocuğu almaya gelmediniz dedim. verdiği cevap; ay ben çocuğu unuttum, salihli'deyim şimdi. okul izmir'de bu arada.
başka birgün de başka bir velim çocuğunu almaya gelmeyince aradım. çocuğu almaya gelmediniz dedim. verdiği cevap; ay ben çocuğu unuttum, salihli'deyim şimdi. okul izmir'de bu arada.
devamını gör...
107.
lisedeyiz. zayıf bir çocuk vardı. baş aşağı şekilde bunu tuttuk. ayakları havada öylece bekliyordu garibim. sonra el birliğiyle bu çocuğu daha yükseğe, sınıfın doruklarına çıkardık. ayak izini sınıfın tavanına nakşediyorduk. sanki kaşe, mühür vurur gibi çocuğun ayak izi sınıfın tavanında yerini alıyordu. sonra bundan sıkıldık. akıllı tahtanın üstüne bu elemanı uzattık. öylece uzanıp poz veriyordu ki rehberlik öğretmeni geldi. çocuğu indirip doğruca disipline götürdü. bu da böyle bir anımdır.
devamını gör...
108.
sevdiğim sokak köpeğinin beni eve kadar kovalaması. ertesi sabah hiç birşey olmaamış gibi otoparka kadar benimle gelmesi akşamı tekrar kovalamaası.
devamını gör...
109.
yılların çürütmediği aşklar...
dedem ve babanneme selam olsun
dedem ve babanneme selam olsun
devamını gör...
110.
125 tanımı okuyup kendi kendime deli deli gülmem annemin kapıyı birden açıp bana bakması 3 saniye bakışmamız
devamını gör...
111.
birden aklımıza bir şarkı geldi. kırk yıl düşünsek aklımıza gelmezdi bu şarkı. sonra dedik ki neden dinlemeyelim ? arabadayiz tabi o an. sarki da sevemedim kara gözlüm şarkısı. youtubedan sevemedim kara gözlüm şarkısını açtık gidiyoruz. az ileri de ışıklar da durduk. ayni şarkı hemen yanimiz da duran arabada da çalıyor. yanımızda duran aracın içindekilerle kısa süreli bakıştık. tesadüfün bu kadarı dedik kendi aramızda. nedense çok güldük o an. sonra korna çalarak selamlastık tabii müzikdaşlarımizla. onlar sağ biz selametle yolumuza devam ettik.
devamını gör...
112.
birkaç yıl önce çalıştığım bir kafede (o zamanlar saçım çok kısa ve şapka takıyorum) bir müşteri bana ben başka yere bakarken "bakar mısın yakışıklı" şeklinde seslendi. kendimi böyle hissettim demek ki dönüp "buyrun efendim" dedim. benim dönmemle birlikte kahkaha atmaları bir oldu ve söyleyecekleri şeyi unuttular bir an için. benim çok sevdiğim bir anı oldu. çok da komik buluyorum ve ben de o anda tebessüm etmekten kendimi alamamıştım doğrusu.
devamını gör...
113.
günlerden bir gün genital bölgemde bir kaşıntı başladı. bende sebebini anlayamadım araştırdım, soruşturdum. elimde iki seçenek vardı. birincisi cinsel ilişkiden bulaşan mantar, ikincisi ise banyodan sonra tam kurunmamanın yol açtığı mantar. doktora biraz utandığım için gitmedim ve çözüme evdeki imkanlarla devam etme kararı aldım. ilişkiden sonra hemen banyo yaptığım için bu olamaz diye düşünüp, banyodan çıkar çıkmaz sağlam kurunmaya başladım. aradan bir hafta geçmesine rağmen herhangi bir değişim yoktu, hatta gelen kaşıntı aynı bir uyuz gibi genital bölgemi kaşımaya sebep veriyordu.
bana bu mantarları öldürecek birşey lazımdı doğal olucak böyle diyip aldım sirkeyi şapadanak döktüm malum bölgeye. başta bi 5 saniye sessizlik oldu, ben ve malum organ göz göze geldik. yanıyorum abi diye bağırmasıyla alev alev içten sızlamaya başladı. böyle sanki içten çakmak çakmışlar alev almış gibi bir his. o an telaşla elimle yelledim yok etki etmiyor. yıkamak istemiyorum çünkü eğer yakıyorsa, demek ki mikroplar ölüyor kafasındayım. o acıya bir şekilde dayanmam lazım derken vantilatörü gördüm ve bu beni rahatlatır diyip bastım tuşuna. şimdi vantilatörün önündeki demir kafes kırıldığı için, pervaneleri açıkta dönüyor. vantilatörün karşısına prens erkan gibi aynı şu şekil geçtim.

sonra o dönen pervaneye fazla yaklaşınca bir vurdu benimkine allah allah. bir yanda ben ağlıyorum, öteki yanda benimki ağlıyor. abi diyor başımıza ne işler açtın. kendimi yatağa atıyorum zaten pervaneden yediği şamarla şoka uğramış olan benimki, sirkenin acısını unutmuş. bense cenin pozisyonunda, sirke kokusuyla kıvrılmış acının geçmesini bekliyorum. bu arada gerçekten sorunum çözüldü, biraz canımız yandı ama o kadarda olsun canım.
bana bu mantarları öldürecek birşey lazımdı doğal olucak böyle diyip aldım sirkeyi şapadanak döktüm malum bölgeye. başta bi 5 saniye sessizlik oldu, ben ve malum organ göz göze geldik. yanıyorum abi diye bağırmasıyla alev alev içten sızlamaya başladı. böyle sanki içten çakmak çakmışlar alev almış gibi bir his. o an telaşla elimle yelledim yok etki etmiyor. yıkamak istemiyorum çünkü eğer yakıyorsa, demek ki mikroplar ölüyor kafasındayım. o acıya bir şekilde dayanmam lazım derken vantilatörü gördüm ve bu beni rahatlatır diyip bastım tuşuna. şimdi vantilatörün önündeki demir kafes kırıldığı için, pervaneleri açıkta dönüyor. vantilatörün karşısına prens erkan gibi aynı şu şekil geçtim.

sonra o dönen pervaneye fazla yaklaşınca bir vurdu benimkine allah allah. bir yanda ben ağlıyorum, öteki yanda benimki ağlıyor. abi diyor başımıza ne işler açtın. kendimi yatağa atıyorum zaten pervaneden yediği şamarla şoka uğramış olan benimki, sirkenin acısını unutmuş. bense cenin pozisyonunda, sirke kokusuyla kıvrılmış acının geçmesini bekliyorum. bu arada gerçekten sorunum çözüldü, biraz canımız yandı ama o kadarda olsun canım.
devamını gör...
114.
arkadaşlarla ilk dışarda içme deneyiminde kendini bir bar tuvaletinde gözleri çıkarcasına ağlarken bulan claudemon, mide bulantısının getirdiği rezil duyguyla boğuşurken naif bir kız sesi duyar:
-iyi misiniz? bir şeye ihtiyacınız var mı?
bana sebepsiz yere kibar davranan yabancı, seni seviyorum.
-iyi misiniz? bir şeye ihtiyacınız var mı?
bana sebepsiz yere kibar davranan yabancı, seni seviyorum.
devamını gör...
115.
lise de bir arkadaşım vardı asosyal biriydi bazı sorunları vardı okulda da birkaç kez kriz geçirmişti çok yakın değildim kendisiyle ama bir yaz sabahı erkenden beni aramıştı ben ne olduğunu anlayamadan yine krizlerden birini yaşayacağını ve onu tek sakinleştirecek kişinin ben olduğumu aklına direkt benim geldiğimi söylemişti, ne zaman aklıma gelse buruk bir tebessüm ederim birinin aklına zor anında yardımcı olarak gelmek garip hissettiriyor.
devamını gör...
116.
sevdiğim çocuğa kayalıklarda çiğ köfteden dürüm sarmıştım,yemiştik güzelcene.sonrasında da dona dona mudanya sahilinin çevresinde dolaşmıştık.ellerini alıp üşümesin diye cebime koymuştum.düşündükçe içim sıcacık oluyor ve suratımda garip bir gülümseme oluşuyor.
devamını gör...
117.
uzun şu an üşendim yazmaya. bunu okuyan olursa hatırlatsın da yazayım buraya.
devamını gör...
118.
ara sıra internet ortamlarında tartıştığım kişiler şov yapıp adres, telefon istediği zaman hiç geri durmazdım. sinirlendiğimde gözüm bir şeyi görmüyor ve aptalca şeyler yapabiliyorum. telefon numarası vermek en büyük aptallığım olmuştu, siz siz olun telefon numaranızı vermeyin abicim.


devamını gör...
119.
daha geçen gün başıma gelmiş olaydır.büyük islam merkezi'nden elimde elit poşetimle çıkıyorum bir kadın tuttu kolumdan "kız sen ne güzelsin şu gözlere bak maşallah,bakayım ayyy maşallah bak ama maşallah dedim nazarım değmez korkma"dedi.ben korkuyla karışık bir tedirgin gülümsemeyle teşekkür ederim dedim."belli buralardan değilsin kocan pek şanslı maşşşşaallah"deyip uzaklaştı.hayır hayır yanlış anlaşılmasın ben eşofman giyip bedenimden iki beden büyük tişörtler giyen bir tipim.sanmayın ki güzelim.nasıl oldu abla benden etkilendi hala anlayamadım.
devamını gör...
120.
daha önce bir başka başlıkta yazmıştım sanırım ama buraya da yazayım. ne zaman hatırlasam gülümserim çünkü.
balıkesir'e gitmiştik babamla yıllar önce. babamın işi çıktı, bursa'ya gitmek zorunda kaldı. bana da o günü tek başıma geçirmek düştü. 20'li yaşlarda falandım galiba, tam hatırlamıyorum.
kahvaltıyı ettik, babam gitti. ben de plaja gittim. kitabımı aldım oturdum. o tarafların havasını bilenler vardır; bulutlanınca buz kesebilirsiniz. hele bir de rüzgâr varsa felaket! o gün de hava aynen bu şekildeydi.
güneş açınca bildiğimiz yaz havası; cayır sıcak. güneş 5 dakika kaybolunca ben üşüyorum ama ilginç bir şekilde *
karşımda bir grup genç erkek. fark ediyorum baktıklarını ama o tarafa pek dönmemeye çalışıyorum karşılık verdiğim düşünülmesin diye. bu arada şöyle komik sahneler yaşanıyor ama; güneş açıp ben sıcaklayınca denize giriyorum. bunlar da benim peşimden denize... o ara bulutlanıyor hava, üşüyüp çıkıyorum. bunlar da peşimden... bu olay 1 oldu, 2 oldu, 3, 4 falan derken bir ara yine girdim. tam çıkacakken "son bir kez daha dalayım da saçları düzeltip öyle çıkayım" diye düşündüm. daldım. çıktığım an aramızda birkaç santimetre kalmış şekilde bunların "lideri"ni gördüm. burun buruna geldik yani. hafif gülerek "bir dahasına bu kadar çabuk çıkacaksan söyle de boşuna girip üşümeyelim" dedi. o an ters ters bakıp çıkmıştım ama sonra arkamı dönüp kendi kendime güldüm epey.
bak yine güldürdü yıllar sonra. * açık açık söyleme cesaretine de hayran kalmadım değil şimdi.
balıkesir'e gitmiştik babamla yıllar önce. babamın işi çıktı, bursa'ya gitmek zorunda kaldı. bana da o günü tek başıma geçirmek düştü. 20'li yaşlarda falandım galiba, tam hatırlamıyorum.
kahvaltıyı ettik, babam gitti. ben de plaja gittim. kitabımı aldım oturdum. o tarafların havasını bilenler vardır; bulutlanınca buz kesebilirsiniz. hele bir de rüzgâr varsa felaket! o gün de hava aynen bu şekildeydi.
güneş açınca bildiğimiz yaz havası; cayır sıcak. güneş 5 dakika kaybolunca ben üşüyorum ama ilginç bir şekilde *
karşımda bir grup genç erkek. fark ediyorum baktıklarını ama o tarafa pek dönmemeye çalışıyorum karşılık verdiğim düşünülmesin diye. bu arada şöyle komik sahneler yaşanıyor ama; güneş açıp ben sıcaklayınca denize giriyorum. bunlar da benim peşimden denize... o ara bulutlanıyor hava, üşüyüp çıkıyorum. bunlar da peşimden... bu olay 1 oldu, 2 oldu, 3, 4 falan derken bir ara yine girdim. tam çıkacakken "son bir kez daha dalayım da saçları düzeltip öyle çıkayım" diye düşündüm. daldım. çıktığım an aramızda birkaç santimetre kalmış şekilde bunların "lideri"ni gördüm. burun buruna geldik yani. hafif gülerek "bir dahasına bu kadar çabuk çıkacaksan söyle de boşuna girip üşümeyelim" dedi. o an ters ters bakıp çıkmıştım ama sonra arkamı dönüp kendi kendime güldüm epey.
bak yine güldürdü yıllar sonra. * açık açık söyleme cesaretine de hayran kalmadım değil şimdi.
devamını gör...