121.
playstation 5'i varken paraya kıyıp playstation 5 pro almak.
devamını gör...
122.
faturaların ne kadar geldiğini bilmemek. kredi kartının ekstresini hiç bilmemek ve istediğim zaman istediğim yere gidebilmek.
devamını gör...
123.
kolumdaki saatin arabamdan pahalı olması.*
devamını gör...
124.
devamını gör...
125.
evdeki huzur.
devamını gör...
126.
valla ben galiba fazla gerçekçiyim ve sanırım biraz da şanslı.. o yüzden kriterlerimi yazmayacağım.. (marka düşkünü ve görgüsüz değilim..) o kadar..
devamını gör...
127.
eve gidip pijamalarımi giyebilmek.
devamını gör...
128.
sabah kalktığınızda sağlıklı nefes alıyorsanız, sizden zengini yok.
devamını gör...
129.
1 dolar. evet.
devamını gör...
130.
sağlıklı beden, çalışmadan bile her türlü ihtiyacını, keyfini lüksünü kaliteli şekilde yaşamaktır. buda kişiden kişiye değişir. şahsen benim uçuk lüks hayallerim olmadığı için 10 milyon dolar gayet yeterli.
devamını gör...
131.
kur ne kadar olmuş düşünmeden yurt dışında gezebilmek.
devamını gör...
132.
vivo v29 lite'ı kredi çekip almak. hem de ihtiyaç kredisi.
devamını gör...
133.
kimseye minnet etmeden yaşayacak kadar para benim için yeterli. zengin olmak istemiyorum.
(bkz: bir yılda zengin olmak isteyeni altı ayda asarlar)
(bkz: bir yılda zengin olmak isteyeni altı ayda asarlar)
devamını gör...
134.
klup başganı olmak ve istediği topçuyu kredi kartınla tek çekim alabilmektir. hahahaha.
www.youtube.com/shorts/BfOM...
www.youtube.com/shorts/BfOM...
devamını gör...
135.
kendi cirrus sr22'mi alıp torunumla birlikte uçmak.
devamını gör...
136.
şu an öyle ölçütlerim yok ama çocukken benim için zenginlik göstergesi şeyler vardı.
bunun en önemlisi pringles idi. bilmiyorum çok pahalı olup olmadığını ama almaya hiç cesaret edemezdim. o sadece zengin çocuklarına ait bir atıştırmalık gibi gelirdi bana nedense. kutusu ile bile havalı bir cips idi. yıllarca almadım. hatta iyi para kazanmaya başladığım zaman bile elim gitmedi.
bir diğeri ise sprite idi. aslında sprite coca cola ile fanta'dan daha pahalı değildi. ama genelde nba yüzünden sanırım okul basketbol takımındaki çocuklar içerdi sprite'ı. genelde de basketbol oynayanlar zengin çocukları idi bizde. ben okul futbol takımının santrforu zaman zaman da sol açığı olarak fakirler grubuna dahildim. o yüzden sprite içmek bize göre değildi.
hatırlıyorum bir keresinde antrenmandan sonra sprite aldım. benim gibi amele ruhlu insanlardan oluşan futbol takımı hep bir ağızdan " oooo zenginsin, versene bir fırt" diyerek içeceğime ortak oldu. basketbol takımı nezih nezih takılırken biz et bulmuş ilk çağ insanı gibi bir kutu sprite'ı sömürmekle meşguldük.
son madde ise ışıklı spor ayakkabılar. ne çok gözüm vardı bu mobil taverna giyeceklerde. bir türlü alamadım. sonra da zaten yaşım geçti ışıklı ayakkabı giyebilecek. ama novellasını yazıyorum bu hikayenin. adı kıyam olacak.
velhasılı herkesin kapitalist travması kendine.
bunun en önemlisi pringles idi. bilmiyorum çok pahalı olup olmadığını ama almaya hiç cesaret edemezdim. o sadece zengin çocuklarına ait bir atıştırmalık gibi gelirdi bana nedense. kutusu ile bile havalı bir cips idi. yıllarca almadım. hatta iyi para kazanmaya başladığım zaman bile elim gitmedi.
bir diğeri ise sprite idi. aslında sprite coca cola ile fanta'dan daha pahalı değildi. ama genelde nba yüzünden sanırım okul basketbol takımındaki çocuklar içerdi sprite'ı. genelde de basketbol oynayanlar zengin çocukları idi bizde. ben okul futbol takımının santrforu zaman zaman da sol açığı olarak fakirler grubuna dahildim. o yüzden sprite içmek bize göre değildi.
hatırlıyorum bir keresinde antrenmandan sonra sprite aldım. benim gibi amele ruhlu insanlardan oluşan futbol takımı hep bir ağızdan " oooo zenginsin, versene bir fırt" diyerek içeceğime ortak oldu. basketbol takımı nezih nezih takılırken biz et bulmuş ilk çağ insanı gibi bir kutu sprite'ı sömürmekle meşguldük.
son madde ise ışıklı spor ayakkabılar. ne çok gözüm vardı bu mobil taverna giyeceklerde. bir türlü alamadım. sonra da zaten yaşım geçti ışıklı ayakkabı giyebilecek. ama novellasını yazıyorum bu hikayenin. adı kıyam olacak.
velhasılı herkesin kapitalist travması kendine.
devamını gör...
137.
yesil mahlas alabilmek su ara
devamını gör...
138.
alışveriş yaparken fiyatları incelemeyen insan zengindir.
devamını gör...
139.
140.
lokantaya giderek bir yemeğe 600 tl ödeyecekken, burada 600 tl ye 150 gram yiyeceğime 1 kilo et alır evimde doya doya yerim demiyorsan zenginsin,
otoparka 150 lira verip, işini park ettiğin yerde yapmak yerine, uzağa park ederim park parası vermem demiyorsan zenginsin.
hatta, toplu taşımaya biner kızılay’a giderken, ya spor olur tıp fakültesinden kızılay yakın, yürüyerek giderim demeyerek, otobüs parasını veriyorsan da zenginsin.
lokanta yemek yiyemeyene göre zenginlik ölçüsü orada gerine gerine yemek yiyendir.
senin 1 yıllık ev kirana, 6 gece 5 gün 2 kişi tatil yapan zengindir.
2001 palio marka aracı ile kaza yapınca başında ağlayan adama göre, bişey olmaz canın sağolsun diyerek teskin etmeye çalışan adam da zengindir.
emek vermeden, emek vererek zengin oldum kimse kıskanmasın diyen hımbıl, emeğiyle çalışan ve kıt kanaat geçinen milyonlarca insanı hakir görmektedir.
otoparka 150 lira verip, işini park ettiğin yerde yapmak yerine, uzağa park ederim park parası vermem demiyorsan zenginsin.
hatta, toplu taşımaya biner kızılay’a giderken, ya spor olur tıp fakültesinden kızılay yakın, yürüyerek giderim demeyerek, otobüs parasını veriyorsan da zenginsin.
lokanta yemek yiyemeyene göre zenginlik ölçüsü orada gerine gerine yemek yiyendir.
senin 1 yıllık ev kirana, 6 gece 5 gün 2 kişi tatil yapan zengindir.
2001 palio marka aracı ile kaza yapınca başında ağlayan adama göre, bişey olmaz canın sağolsun diyerek teskin etmeye çalışan adam da zengindir.
emek vermeden, emek vererek zengin oldum kimse kıskanmasın diyen hımbıl, emeğiyle çalışan ve kıt kanaat geçinen milyonlarca insanı hakir görmektedir.
devamını gör...

