21.
sanılanın aksine o kadar kısa boylu değildir. bu yalan napolyon'un itibarını zedelemek isteyen gruplar tarafından yayılmıştır.
devamını gör...
22.
waterloo savaşı'nda yenilmese nasıl bir düzen olurdu merak ediyorum doğrusu.
devamını gör...
23.
önce ülkesine ardından dünyaya medeniyet getirmek için yola çıkmış büyük insan. onun yenilgisi avrupanın yenilgisi olmuştur.
devamını gör...
24.
200 yıl önce bugün kaybettiğimiz ulu başbuğ.
devamını gör...
25.
fransa imparatoru. modern fransa devletinin temellerini atmış olan komutan ve devlet adamı. ayrıca batı tarihinin en önemli isimlerinden biridir. "profesyonel" askerlik hizmeti yapmış, belli bir rütbeye erişmiştir. fransız devrimi zamanı 1793 yılında toulon ele geçirilince ise general rütbesine erişmiştir.
bu dönemde gerçekleştirdiği askeri zaferler 1796 yılında ordu komutanı olarak atanmasıyla sonuçlanmıştır. 1790'lı yılların sonunda mısır'a askeri sefer düzenlemiştir. kasım 1799'da bir darbe gerçekleştirmiş ve ilk konsül olmuştur. sonraki yıllarda bir dizi siyasi ve idari reformlar gerçekleştirerek diktatörlük gücüne ulaşmıştır.
18 mayıs 1804 yılında ise imparator ilan edilmiştir. düzenlediği seferlerle fransa'yı daha da güçlü bir ülke haline getirdi. hatta fransa'yı kıtadaki ana güç yaptı. fakat büyük britanya'ya karşı yenilgisi fransa'nın gücünün kalıcılığı konusunda bir darbe olmuştu. ki 1812 yılında rus imparatorluğuna karşı yenilince, avrupa güçleri fransız karşıtı bir koalisyon kurdular.
koalisyon birlikleri paris'e girince 6 nisan 1814 yılında tahttan çekildi ve elba adasına sürgüne gitti. mart 1815 yılında tahta döndü fakat waterloo savaşı'nda son yenilgisini tattıktan sonra mecbur 22 haziran 1815'ta ikinci kez tahttan indi. son yıllarında ingilizlerle birlikte saint helena adasında yaşadı(daha doğrusu buraya hapse gönderildi) ve 51 yaşındayken 5 mayıs 1821 yılında mide kanserinden öldü.
bu dönemde gerçekleştirdiği askeri zaferler 1796 yılında ordu komutanı olarak atanmasıyla sonuçlanmıştır. 1790'lı yılların sonunda mısır'a askeri sefer düzenlemiştir. kasım 1799'da bir darbe gerçekleştirmiş ve ilk konsül olmuştur. sonraki yıllarda bir dizi siyasi ve idari reformlar gerçekleştirerek diktatörlük gücüne ulaşmıştır.
18 mayıs 1804 yılında ise imparator ilan edilmiştir. düzenlediği seferlerle fransa'yı daha da güçlü bir ülke haline getirdi. hatta fransa'yı kıtadaki ana güç yaptı. fakat büyük britanya'ya karşı yenilgisi fransa'nın gücünün kalıcılığı konusunda bir darbe olmuştu. ki 1812 yılında rus imparatorluğuna karşı yenilince, avrupa güçleri fransız karşıtı bir koalisyon kurdular.
koalisyon birlikleri paris'e girince 6 nisan 1814 yılında tahttan çekildi ve elba adasına sürgüne gitti. mart 1815 yılında tahta döndü fakat waterloo savaşı'nda son yenilgisini tattıktan sonra mecbur 22 haziran 1815'ta ikinci kez tahttan indi. son yıllarında ingilizlerle birlikte saint helena adasında yaşadı(daha doğrusu buraya hapse gönderildi) ve 51 yaşındayken 5 mayıs 1821 yılında mide kanserinden öldü.

devamını gör...
26.
15 ağustos 1769 doğumlu fransız asker, politikacı. napolyon'un müslüman olduğu söyleniyor ama bu doğru değil.
"napolyon, devlet şurasında şu konuşmayı yapıyordu: “vende savaşı'nı kendimi katolik göstererek kazandım, daha sonra kendimi müslüman göstererek mısır'a yerleştim, papa'nın nüfuzunu yaymaya taraftar biri gibi göstererek de italya'da papazları elde ettim. eğer yahudi bir kavme hükmetseydim süleyman'ın mabedini yeniden inşa ederdim."
(bkz: gustave le bon, kitleler psikolojisi)
- ispanya kralı, napolyon karşısında yenilmiş ve esir düşmüştü. napolyon'a şöyle dedi: "siz sadece para, altın ve toprak elde etmek için savaşırsınız. oysa biz, onur ve namus için savaşırız."
napolyon da bunun üzerine, "doğru söylüyorsunuz, kimin neye ihtiyacı varsa onun için savaşır." cevabını verdi.
- napolyon savaş hazırlığındayken elçileri gelip, düşman birliğin yüz bin kişi olduğunu, olası bir savaş durumunda bozguna uğrayacaklarının muhtemel olduğunu söyledi. napolyon ise: "endişe edecek bir şey yok, bizim ordumuz da yüz bin. sayılarımız eşit." dedi. ordunun elli bin kişi olduğu herkes tarafından biliniyordu, hayretle birbirlerine baktılar. napolyon onları daha fazla merakta bırakmamak için konuştu: "hesap şöyle; elli bin ordumuz, elli bin de benim."
"napolyon, devlet şurasında şu konuşmayı yapıyordu: “vende savaşı'nı kendimi katolik göstererek kazandım, daha sonra kendimi müslüman göstererek mısır'a yerleştim, papa'nın nüfuzunu yaymaya taraftar biri gibi göstererek de italya'da papazları elde ettim. eğer yahudi bir kavme hükmetseydim süleyman'ın mabedini yeniden inşa ederdim."
(bkz: gustave le bon, kitleler psikolojisi)
- ispanya kralı, napolyon karşısında yenilmiş ve esir düşmüştü. napolyon'a şöyle dedi: "siz sadece para, altın ve toprak elde etmek için savaşırsınız. oysa biz, onur ve namus için savaşırız."
napolyon da bunun üzerine, "doğru söylüyorsunuz, kimin neye ihtiyacı varsa onun için savaşır." cevabını verdi.
- napolyon savaş hazırlığındayken elçileri gelip, düşman birliğin yüz bin kişi olduğunu, olası bir savaş durumunda bozguna uğrayacaklarının muhtemel olduğunu söyledi. napolyon ise: "endişe edecek bir şey yok, bizim ordumuz da yüz bin. sayılarımız eşit." dedi. ordunun elli bin kişi olduğu herkes tarafından biliniyordu, hayretle birbirlerine baktılar. napolyon onları daha fazla merakta bırakmamak için konuştu: "hesap şöyle; elli bin ordumuz, elli bin de benim."
devamını gör...
27.
“önemli olan boyu değil işlevi” söyleminin yürüyen formudur. bu açıdan kısa veya kısası olan bireylerin sevdiği şahıstır.
yakın tarihin önemli asker/lider karakterlerinden olsa da “insanlık tarihinin en büyük komutanlarından” veya “tarihin en büyük imparatorlarından” gibi iltifatlara insan gerisi ile güler.
yakın tarihin önemli asker/lider karakterlerinden olsa da “insanlık tarihinin en büyük komutanlarından” veya “tarihin en büyük imparatorlarından” gibi iltifatlara insan gerisi ile güler.
devamını gör...
28.
"yerli olmayan bir kimse, mensup olmadığı bir ülkeyi yüceltmek istediğinde kendisini kişisel garazlardan kurtaramaz."
"onun yaptıkları fransız ulusunun gerçek çıkarları için değil, kendi cihangirlik amaçlarını doyumsatmak içindi. bu doyumsama için fransa'nın milyonlarca seçkin evladını eritti. sonunda da hepinizin bildiğiniz sonuca uğradı."
- mustafa kemal atatürk
"onun yaptıkları fransız ulusunun gerçek çıkarları için değil, kendi cihangirlik amaçlarını doyumsatmak içindi. bu doyumsama için fransa'nın milyonlarca seçkin evladını eritti. sonunda da hepinizin bildiğiniz sonuca uğradı."
- mustafa kemal atatürk
devamını gör...
29.
kedilerden korkan tarihi karekterlerden.
devamını gör...
30.
kimilerine göre satrançta hile yapan, kan dökmekten çekinmeyen bir diktatör. kimilerine göre de avrupa'yı birleştirmeye çalışan, merkezi bürokrasiyi kuran, liyakata önem veren, aristokratların çekindiği ve korktuğu bir lider. hatta 1799 tarihinde fransa'nın ekonomik zorluklar yaşadığı, hastanelerin çalışmadığı, ekmeğin bile pahalı olduğu bir dönemde mısır'dan ülkesine dönüp iktidarı ele geçirip devrim yapan, fransa'ya devlet kimliği sağlayan bir dahi.
devamını gör...
31.
mide kanserinden ölmemiştir. arsenikle yavaş yavaş zehirlenerek öldürülmüştür
devamını gör...
32.
devlet-i ali osman beni buraya şehri size teslim etmem için göndermedi. ben cezzar ahmed. şehit olana kadar bu şehirden size bir damla su vermeyeceğim.
boşnak cezzar ahmed'in napolyon bonaparta akka'yı müdafaa ederken söylediği rivayet edilen sözüdür.
cezzar ahmed'in o günlerde 75 yaşında olduğu da rivayet edilmektedir.
boşnak cezzar ahmed'in napolyon bonaparta akka'yı müdafaa ederken söylediği rivayet edilen sözüdür.
cezzar ahmed'in o günlerde 75 yaşında olduğu da rivayet edilmektedir.
devamını gör...
33.
lisede arkadaşımın sorduğu soruyla beynimde yer etmiş lider. ben tarih okuyan entelektüel bir liseli olarak arkada otururken aniden arkadaşım arkasını döndü ve şunu sordu; şst kız roma'yı napoleon yaktı di mi?
o an kahkaha atarak türk eğitim siteminin nasıl rezalet olduğunu bir kez daha anladım.
o an kahkaha atarak türk eğitim siteminin nasıl rezalet olduğunu bir kez daha anladım.
devamını gör...
34.
ilginç biçimde bir italyan adı olan napoleon italyanca napolili anlamında geldiği gibi, bu adamın ikinci ismi de yine italyancadır ve yeni doğan bebeklere verilen bir yan isim olup iyiki geldin hoş geldin gibi bir manaya gelmektedir.
devamını gör...
35.
portrelerinde ve çizildiği tablolarda sağ elini ceketinin içinde tutması dikkatleri çekmiştir. kimileri hayatına mal olacak mide kanserinin ilk belirtilerine, kimileri şarapnel sonucu elinin yaralandığına kimileri de eldivenlerin elini tahriş ettiğine kanaat getirmişti.
ama sanıyoruz ki asıl sebep güçlü bir liderlik imajı çizmekti. tek elin hareketsiz bırakılması fikri yunan ve roma medeniyetlerine kadar da uzanıyordu. aeschines, hitabeti sırasında ellerini çok sık kullanan demosthenes'i bu sebeple kaba bulurdu.
ama sanıyoruz ki asıl sebep güçlü bir liderlik imajı çizmekti. tek elin hareketsiz bırakılması fikri yunan ve roma medeniyetlerine kadar da uzanıyordu. aeschines, hitabeti sırasında ellerini çok sık kullanan demosthenes'i bu sebeple kaba bulurdu.
devamını gör...
36.
(bkz: çizmeli kedi)
ayrıca kedi demişken, kendisinin kedilerden korktuğu söylenir fakat napoléon'un biricik sevdiceği olan -lafın gelişi biricik, yoksa kesinlikle biricik değil (bkz: marie walewska) ve daha kimler kimler- joséphine'in malmaison köşkünde her zaman kedileri bulundurduğu söylenir. napoléon kedilerden de köpeklerden de korkmaz ama her ikisinden de fazla hoşlanmazmış. öte yandan köpeklere zaman zaman saygı duyduğu (josephine'in pug'ı fortune dışında) belirtilir. kedilerden korkan kişi ise bahsedilen napoléon (birinci napoléon) değil, kendisinin bizzat yeğeni olan üçüncü napoléon imiş. fakat sonradan bu absürt bilgi üçüncü napoléon'dan ziyade, daha kolay akılda kaldığından hepimizin bildiği ilk napoléon'a mâl edilmiş. derler.
kendisi hakkında daha bir çok ilginç söylem var. hatta tarihteki belki en ilgi çekici adamlardan biri olduğu söylenebilir, fakat buraya yaz yaz bitmez.... anlayamadığım nedenlerden dolayı ülkemizde pek hak ettiği ilgiyi görmez kendisi. hatta bu adamın hayatıyla ilgilenen biri bulunca kendimi iyi hissediyorum, evet çok garibim... bir ara işi gücü bırakıp bu adamı araştıracak kadar işsizdim.
ayrıca kedi demişken, kendisinin kedilerden korktuğu söylenir fakat napoléon'un biricik sevdiceği olan -lafın gelişi biricik, yoksa kesinlikle biricik değil (bkz: marie walewska) ve daha kimler kimler- joséphine'in malmaison köşkünde her zaman kedileri bulundurduğu söylenir. napoléon kedilerden de köpeklerden de korkmaz ama her ikisinden de fazla hoşlanmazmış. öte yandan köpeklere zaman zaman saygı duyduğu (josephine'in pug'ı fortune dışında) belirtilir. kedilerden korkan kişi ise bahsedilen napoléon (birinci napoléon) değil, kendisinin bizzat yeğeni olan üçüncü napoléon imiş. fakat sonradan bu absürt bilgi üçüncü napoléon'dan ziyade, daha kolay akılda kaldığından hepimizin bildiği ilk napoléon'a mâl edilmiş. derler.
kendisi hakkında daha bir çok ilginç söylem var. hatta tarihteki belki en ilgi çekici adamlardan biri olduğu söylenebilir, fakat buraya yaz yaz bitmez.... anlayamadığım nedenlerden dolayı ülkemizde pek hak ettiği ilgiyi görmez kendisi. hatta bu adamın hayatıyla ilgilenen biri bulunca kendimi iyi hissediyorum, evet çok garibim... bir ara işi gücü bırakıp bu adamı araştıracak kadar işsizdim.
devamını gör...
37.
fransa'nın bana olan ihtiyacı, benim fransa'ya olan ihtiyacımdan daha fazla.
diyerek beni biraz düşündürdü.
devamını gör...
38.
kendisine asaletinin kaynağını,yani hangi aileye mensup, soran bir ispanyalıya asaletim kendimden başlar demiş olağanüstü yetanekli general
devamını gör...
39.
napoléon bonaparte
1769-1821 yılları arasında yaşamış italya doğumlu fransız general, politikacı, asker ve avrupanın gelmiş geçmiş en büyük imparatorlarından biridir.
1804-1815 yılları arasında tahtta kalmıştır.
fransa'da birçok yeniliğin kapısını aralamış, fransız imparatoru ilan edilmiş, neredeyse girdiği her savaşı kazanmış, 51 yaşında mide kanserinden hayatını kaybetmiştir.
gerek fransız devrim savaşları gerekse napolyon savaşları sırasında fransa'ya önderlik ettiği gibi tüm avrupa’yı da etkilemiş önemli bir komutandır.
girdiği savaş ve çatışmaların büyük bölümünü kazanmış, 1815'teki nihai yenilgisine kadar hızla avrupa kıtasının hakimiyetini ele geçirmiştir. tarihteki en önemli komutanlardan biri olan napolyon’un savaşları dünyanın her yerinde askerî okullarda ders olarak okutulmaktadır ve kendisi avrupa tarihinin en ünlü ve en tartışmalı siyasi figürlerinden birisidir.
napolyon bir devlet adamı olarak tüm fransa'da ve avrupa'da büyük liberal reformlar uyguladı.
yönetimi sırasında bir halk eğitim sistemi kurmuş, feodalizmin kalıntılarını ortadan kaldırmış, yahudi (napolyon ve yahudiler) ve diğer dini azınlıkları özgürleştirmiş, gelişmekte olan orta sınıfın yasalar önünde eşitliğini sağlamış ve dini otoritelere karşı devletin gücünü merkezileştirmiştir.
en kalıcı hukuki başarısı, doğu asya'da japonya'dan, kuzey amerika'da québec'e kadar dünyadaki hukuk sistemlerinin dörtte birine çeşitli şekillerde uyarlanmış olan napolyon kanunları'nı hazırlatmasıdır.

fransa'nın bana olan ihtiyacı, benim fransa'ya olan ihtiyacımdan daha fazla.
demiştir..
1769-1821 yılları arasında yaşamış italya doğumlu fransız general, politikacı, asker ve avrupanın gelmiş geçmiş en büyük imparatorlarından biridir.
1804-1815 yılları arasında tahtta kalmıştır.
fransa'da birçok yeniliğin kapısını aralamış, fransız imparatoru ilan edilmiş, neredeyse girdiği her savaşı kazanmış, 51 yaşında mide kanserinden hayatını kaybetmiştir.
gerek fransız devrim savaşları gerekse napolyon savaşları sırasında fransa'ya önderlik ettiği gibi tüm avrupa’yı da etkilemiş önemli bir komutandır.
girdiği savaş ve çatışmaların büyük bölümünü kazanmış, 1815'teki nihai yenilgisine kadar hızla avrupa kıtasının hakimiyetini ele geçirmiştir. tarihteki en önemli komutanlardan biri olan napolyon’un savaşları dünyanın her yerinde askerî okullarda ders olarak okutulmaktadır ve kendisi avrupa tarihinin en ünlü ve en tartışmalı siyasi figürlerinden birisidir.
napolyon bir devlet adamı olarak tüm fransa'da ve avrupa'da büyük liberal reformlar uyguladı.
yönetimi sırasında bir halk eğitim sistemi kurmuş, feodalizmin kalıntılarını ortadan kaldırmış, yahudi (napolyon ve yahudiler) ve diğer dini azınlıkları özgürleştirmiş, gelişmekte olan orta sınıfın yasalar önünde eşitliğini sağlamış ve dini otoritelere karşı devletin gücünü merkezileştirmiştir.
en kalıcı hukuki başarısı, doğu asya'da japonya'dan, kuzey amerika'da québec'e kadar dünyadaki hukuk sistemlerinin dörtte birine çeşitli şekillerde uyarlanmış olan napolyon kanunları'nı hazırlatmasıdır.

fransa'nın bana olan ihtiyacı, benim fransa'ya olan ihtiyacımdan daha fazla.
demiştir..
devamını gör...
40.
öyle bir auraya sahipti ki yenilmek üzere olan, yorgunluktan bitap düşmüş ve moralman çökmüş askerleri, onu savaş alanında bir defa gördüklerinde yenilenmiş bir cesaretle "vive l'empereur" der ve kurşunların üzerine yiğitçe atılırlardı. korsikalı, küçük bir soylu aileden gelme bu italyanın nasıl fransa'nın imparatoru olduğu sorusuna daha kişisel bir yanıt arayanlar bu detayı akıllarında tutabilir.
devamını gör...