(bkz: kıraathane)
devamını gör...

yıldızları kuşların evi sanırdım. gece uyumak için oraya gidiyorlar ve gündüz geri geliyorlar diye inanıyordum.
devamını gör...

bir işle uğraşırken izlemeyi sevdiğim film türüdür. ülkemizdeki yetrnekli dublaj sanatçıları sayesinde izlemek daha keyifli hale gelmektedir.
devamını gör...

bir samuel beckett başyapıtıdır.

estragon: hadi gidelim.
vladimir : gidemeyiz.
estragon: neden?
vladimir: çünkü godot’yu bekliyoruz.
estragon: ha!

ara ara tekrar eden bir diyalogtur bir ağacın dibinde godot’yu bekleyen ikili arasında. onlar habire beklerler ve godot asla gelmez. gidemezler çünkü godot’nun gelme ihtimali vardır ama godot asla gelmez. ara ara vaz geçmeye niyetlenip beklemeye devam ederler ve godot asla gelmez. ve dünya edebiyatı ve dilleri beyhude bekleyişleri anlatan bir deyim kazanır: godot’yu beklemek.

hepimiz bir şeylerin cahiliyiz. ve sonsuz bir bekleyişin ölümlü failleriyiz. hepimiz bizim için belirsiz ama sanki hayatımızı değiştirecek bir şeyleri beklemekle harcıyoruz hayat diye bize dayatılan bu gönülsüz esaret süresince.

bazılarımız bizi bambaşka bir yapacak o fırsatı beklerken bazılarımız hayatımıza anlam katacak birini bekliyoruz. bazılarımız ise gökyüzüne bakarak her yerde olduğunu düşündüğümüz ilahi varlığı arıyoruz, sanki baktığımız yerde olması gerekirmiş gibi.

vladimir ve estragon da bekliyor. bir ses, bir koku, belki de bir dokunuş bekliyor, hiçliğin ortasından ellerinden tutması için. gelmez mi acaba beklenen? ya da gelse bir şeyleri değiştirebilir mi?

acaba vladimir ve estragon “ tanrı’yı” ( god ) bekleyen iki budala ( ıdiot ) mıdır?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aşık olan yazara benden gelsin;
devamını gör...

bir diyalog esnasında karşısındaki kişiye saygısızca aklına ve ağzına gelen her şeyi söyleyen kişi, bunun karşılığında karşısındaki kişiden de hiç hoşuna gitmeyecek şeyler duyabilir, anlamına gelen söz.

bir örnek;

zengin ve şımarık bir adam, dar bir yolda filozof diyojen ile karşılaşır. tiksintiyle diyojen'e bakar ve şöyle der:
- ben bir serseriye yol vermem.
diyojen kenara çekilerek cevaplar:
- ama ben veririm.
devamını gör...

mutlak adaletin dağıtıldığı yer olarak tanımlansa da pratikte pek de böyle olmadığı bilinir.
devamını gör...

ya yazarların tanımlarını noktasına virgülüne dokunmadan kopyalayıp intihal yapan,
veya daha kötüsü yan hesabı olup onunla yaptığı tanımı unutan “kafa sözlük yöneticisi”.

konu ile ilgili açıklamasını merakla bekliyoruz.
başlık için (bkz: natalie portman)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sampuanlarin hepsi özünde aynıdır. güzel fiyatı varsa alınır neden olmasın. ha afilli şişede kazik bir fiyata alırsın sana kendini zengin ya da çağdaş hissettirir, kendini kandırırsın. mutluysan sorun yok. böyle devam.
devamını gör...

çok ince,yorucu ve bir o kadar da keyifli bir iş.
hele o işin sonunda kendi yaptığın şeyi gururla taşımak yok mu? fevkalade.
aynı zamanda baba mesleği,tabi ben ondan el almış değilim.
devamını gör...

başlıkla alakalı bir tanım olmayacak ama bu tanım için ayrı başlık açmak istemedim...
sadece yazılan tanımları okuyarak birbirleriyle atışan yazarları, çekirdek çitleyip, cennet mahallesindeki milyarlık çekyattaki düşüş sahnelerini izler gibi takip ediyorum... sadece şunu düşünüyorum her seferinde; yüzyüze görüşse ya da tanışsa kanka olabilecek potansiyel görüyorum ben bu yazarlar arasında. kim bilir belki bir gün öbüşüb barışırsınız??
devamını gör...

ya kopsun da bana zaman mekan fark etmez, yeter bu kadar doydum ben.* koptu da şafağımız kaldı.
devamını gör...

sağlıklı, huzurlu güzel günler görmeniz dileğiyle.
nice senelere.
devamını gör...

ilk buluşmaya f-16 ile gelen erkek yanında biraz tırışkadır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kuzenlerle oturduk hentbol izliyoruz.
izlemesi eğlenceli, birazcık zalımlar ama olsun,güzel yine de.
devamını gör...

ertem eğilmez filmografisinin en önemli filmlerinden biri. senaryosu başar sabuncu'ya ait olan filmde mutemetlik mesleğini yürüten ve namusuna son derece düşkün olan ali rıza ( şener şen), sırf bu namus ve dürüstlüğü yüzünden hem mesai arkadaşları, hem de ailesi tarafından hor görülür. ailesinin geçimini zorlukla sağlayan ali rıza'nın eşi ( ayşen gruda) ve kaynanası ( adile naşit) ile arası da iyi değildir.

personel maaşlarını çekip iş yerine giden ali rıza, hırsızların gaspına uğrar. fakat, kimse ali rıza'nın soyulduğuna inanmaz. paraları bir yere sakladığına dair kuşku duymaya başlarlar. o sebeple de zamanında hor görenler tarafından bir anda itibarlı bir kişi olur.

herkes, ondan bir entrika çevirip köşeyi dönmesini bekliyordu. kimseyi soyulduğuna bir türlü inandıramayan ali rıza'nın sonunda sabrı taşar ve onların istediği bir kişi olmaya karar verir.

film, ahlaki değerlerin yozlaştığı, 1980 sonrası türkiye'sini anlatan, içeriği oldukça sağlam bir kara mizah çalışması. toplumdaki kolay yoldan köşeyi dönme anlayışı ile ilgili kesitler sunuyor. adeta 1980'li yılların fotoğrafını çekip elimize tutuşturuyor.
devamını gör...

can -iş bankası-yky-ayrıntı-iletişim-sel-ithaki-everest başlıca bunlar
devamını gör...

din kurumlarının, bilim kurumlarından daha fazla bütçesi olması. henüz geri kalmamışsa da kalacaktır.
devamını gör...

an itibarı ile çaylaklıktan terfi eden yeni yazarımız.
satranç konusunda iddialı, bir iki oyun da attık kendisi ile.
emeğine sağlık, pek sevdim kendisini.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim