arabayla veya trenle makbul olan yolculuktur. dinlendirir, sakinleştirir, huzur verir. *
devamını gör...

inançsızım,* benim de anlamadığım konu bu. inanmıyorsun madem hala ne diye konuşuyorsun? sen dinden çıkmamışsın ki, hala onunla meşgulsün.
hem sen aydın bir insan değil misin? önce kendinden yola çık. nasıl ki senin inanmama özgürlüğün varsa onun da inanma hakkı var.
ayrıca enerjini din yerine başka şeylere harca* bırak daha da ona ömründen bir dakika bile verme...
devamını gör...

karagümrük lu arkadaşım, dostum olan şahsın ismi " günaydın' evet günaydın.
rahmetli babaannesi koymuş, herkesin hastahane de bir birine günaydın demesi hoşuna gitmiş kadının ve ismini koymuş.
devamını gör...

meriç diyen birini ciddiye alamıyorum, o yüzden bu başlığım okurken anlamaya çalışmadım. kadınlar sizin onları sürekli ayrıştırmanızdan, sınıflandırmanızdan sıkılmış olabilir mi acaba. ben ne kadınlar tanıyorum, karşılarında iki çift laf edemezsiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

okulların bok yemesidir.

saat 9:45 oldu ve hala 1. sınıf, 2. sınıf çocukları buz gibi rüzgar altında donduruluyorlar.

saygı duruşu + marş bitsin, sınıfa al devam et ne yapıyorsan.

okuduğunu anlamayıp, duyar kasacaklar varsa peşinen (bkz: böyle koyayım şöyle koyayım)
devamını gör...

genellikle yeni tanıştığın insanların sana değer vermemesi, sadece belirli bir düzlemde ilişki kurup, hayatının bir çok noktasında seni sınırlaması yüzündendir.
sizlere değer vermeyen insanlara vakit kaybetmeyiniz. zira acıdan başka vaadi olmayan bir sarmala girersiniz.
devamını gör...

bir tane de yurtseven kardeşler‘den gelsin; (bkz: gitme turnam vuracaklar)
devamını gör...

kafanın gürültüyü kaldırmaması.
tahammülsüzlük.
devamını gör...

babamdır. gayette güzel yapar, her erkeğinde bilmesi gereken şeydir.
devamını gör...

ibn-ı haldun'un 14.yüzyilda söylediği, günümüzde de bir çok durumu açıklayabilecek güçlü bir tespit.
devamını gör...

lütfen artık dolunayı rahat bırakın. lütfen.
devamını gör...

bırakıyorum sözlük. her şeyi ve herkesi bırakıp gidiyorum. işimi gücümü, haftada 4 gün yemek yediğim lokantayı, gündelikçimi, limonatamı. sıfırlıyorum tekrar hayatı kendimce ama biliyorum ki bu sıfırlamak değil, kaçmak. kaçıyorum bildiğin. kendimden kaçamadığımdan etrafımdan kaçıyorum, sevilmediğimden sevmekten. şairin "bir yer var biliyorum, her şeyi söylemek mümkün" dediği yeri aradığımı sanırdım ama ben hiçbir şey söylemek istemiyorum artık. duyacağım her şeyi duydum, göreceğim her şeyi gördüm.

seneler önce henüz 13-14 yaşlarımdayken evden ilk ayrılışımda geri dönmeyi hiç düşünmemiştim. aklıma da gelmemişti açıkçası bir gün geri döneceğim, dönebileceğim. o gün herkes ağlarken ardımdan ben gülümsüyordum. vicdansız mıydım da gülüyordum bilmiyorum ama ağlamak değil gülmek geliyordu içimden ne yapayım. her tatilde eve geldiğimde herkes benimle konuşmak halimi hatrımı sormak isterken ben sadece tatilin biteceği günü bekliyordum. alıştım bir yerde de uzak olmaya, uzakta olmaya.

23 yaşındaydım babamın karşısına geçip büyük büyük konuştuğum, derdimi anlatıp yapacaklarımdan bahsettiğimde. demişti ki o gün "sen iyi gidiyorsun, iyi dayanıyorsun ama bir kere tökezlersen toparlayamazsın. bir kere düşersen kimse kaldıramaz seni, yüzükoyun kapaklanıp kalırsın" beni tanımamasına yordum bu sözünü o zamanlar ama şimdş bakınca beni çok iyi tanıyormuş meğer. içime ata ata tuta tuta yaşamışım ben bunca zaman. kimseden yardım beklemeden, kendi başıma halletmişim her şeyi. duygusal anlamda ne kadar yalnız olduğumu bunları anlatacak kimseyi bulamadığımda anladım.

kolum kanadım kırıldı sözlük. deyim yerindeyse dün içimden geçti biri. öyle güzel geçti ki hem de ağzım açık bakakaldım. ben dizlerimin üstüne çökmem hep sırt üstü bırakırım kendimi göğü görebilmek için. baktıkça gökyüzüne zamanla, ufak ufak toparlanıp tekrar doğrulurum. itekleye itekleye ayağa kaldırırım kendimi ama bu defa babamın da dediği gibi yüzükoyun kapaklandım yere.

babam demişken çocukluğum geldi aklıma. seneler önce bir çift köpeğimiz vardı. hemen her gün oynardım onlarla, dişiyle kedileri kovalardık, erkekle de diğer köpeklerle kapışırdık. tam hatırlayamıyorum ne olduğunu ama dişi olan bir gün yok oldu. bulamadım hiçbir yerde. ardında yavruları daha ufaklardı geri gelir diye bekledim bir kaç gün ama gelmedi. o gelmeyince erkek olan da küstü sanki hayata. bir daha hiçbir köpekle kavga etmedi, kimseye havlamadı. sürekli annemin ekmek yaptığı ocağın küllerine yatardı. o kadar bıraktı ki hayvan kendini adeta ölmeyi ister gibiydi.

bugün anlıyorum o köpeğin hislerini, küllerin arasında uyuma sebebini. hazır yüzüstü uzanmışken acaba diyorum, bir parça kül bulabilir miyim? biraz da olsa dindirir belki acımı...
devamını gör...

öfke kontrol problemi. sinirlendiğimde çirkefleşiyorum.
devamını gör...

bu tür başlıkları açan ve yavşakça yorum yapanların nasıl bir ana-babanın ürünü olduğunu merak ediyorum gerçekten. okulu boş veren, kitaba leş muamelesi yapan, sivilceli-osbirci ergenler oldukları yönünde ciddi kuşkularım var.
yıllar önce baktığım bir davada, bir adam sürekli kendisini ödemeli arayıp ana-avrat sinkaflı küfürler eden birini şikayet etmişti. yani şüpheli adam, mağdur adamı telefonla karşı ödemeli arıyor ve her seferinde karısıyla, kızıyla; hatta kendiyle ilgili cinsel fantezilerini ağır küfürler ederek söylüyor. bizim tip de gidip her ay faturayı kuzu kuzu ödüyor. telefon her seferinde çaldığında da açmamazlık etmiyor!!!. ancak 3 ay sonra yolunu adliyeye düşürmüş salak . hts raporuna baktığımda, daha önce en az 20 kere daha aynı numaradan arandığını gördüm.
- 'niye daha önce şikayete gelmedin? adam sana 3 aydır küfrediyormuş' dediğimde;
- 'telefon faturası artık çok gelmeye başladı efendim' demişti.
sözlükteki bazı it-kopuk takımının hakaretten, uyarıdan anladığı yok. onlara ancak fatura tutarı caydırıcı olur kanımca.
devamını gör...

cehennem kapısı, ilahi komedya olarak bilinen, orijinal adı commedia veya daha popüler olarak la divina commedia, dante alighieri tarafından yazılmış, tüm edebi metinler içerisinde en bilinenlerden ve kendisinden sonra edebiyat, sinema, resim, heykel gibi birçok alanı etkilemiş şaheserin sahip olduğu en etkileyici tasvirlerinden birisi.

zaten tasvir konusunda muazzam olan kitap, adeta cehennemin soluk, soğuk (!), umutsuz, alacakaranlık hissini her aşamada yaşatmakta.

ancak öyle bir anlatım kısmı var ki, cehennemin kapısı, insanı önünde çaresizce dikiliyormuş gibi hissettirmekte.

uzatmadan sadede gelelim:

eserin başkahramanı kendisi olan dante; cehennem, araf ve cennetten oluşan gezisinin cehennem ayağında iken, cehennemin kapılarına geldiğinde şu ifadelerin yazılı olduğunu görür:

buradan gidilir acılar kentine,
buradan gidilir bitmek bilmeyen acıya,
buradan gidilir yitmiş insanlar arasına.
adalet yol gösterdi ulu rabbime,
kutsal güç, yüce bilgelik, ilk sevgi yarattı beni.
benden önce her şey sonsuzdu;
sonsuza dek süreceğim ben de.

içeri girenler, dışarıda bırakın her umudu.


yeri gelmişken ileteyim, burada da görüldüğü üzere zekice laf oyunları nedeni ile eserin adı olan ilahi komedya’yı “ilahi hiciv” olarak da yorumlamak mümkün.

—-

peki ölmeden de görebilir miyiz bu cehennemin kapısını?

sanat zaten bunun için değil mi?

elbette çok fazla sanatsal çalışma var, ancak benim en sevdiğim bu:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir de cehennemin kapısından bahsedince akla ilk gelen eser var. sağolsun fransız sanatçı auguste rodin kitaptaki ilgili sahneyi (kapıyı) ustaca ete kemiğe büründürmüştür:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

görsel kaynak

eser 6 metre yüksekliğe, 4 metre genişliğe ve 1 metre derinliğe sahiptir.

—-

eğer konu ilginizi çekiyor ve daha derinlemesine dalmak isterseniz dücane cündioğlu’nun şu üçlemesi izlenesidir:

cehennemin ağzında felsefe: limbus (1)

cehennemin ağzında felsefe: limbus (2)

cehennemin ağzında felsefe: limbus (3)
devamını gör...

diyarbakır dicle üniversitesi almanca bölümü öğretim üyesi ibrahim halil demir, cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’a 'sana ömrümden ömür vermek isterim' başlıklı 100 kıtalık şiir yazdı.buradan
devamını gör...

katıldığım bir gereklilik.
iç karartıcı bir dönemde olduğumuz aşikar.
intihar güzellemesi, özendirmesi yapılan birkaç tanım görmüştüm. oldukça tehlikeli. yapılmamalı. bu tarz bailıklar açılmamalı, ben intihar ettim yaaa temalı şeyler yazılıp küçük arkadaşlar özendirilmemeli. içimizde, ben dahil buna, ciddi psikolojik savaşlar verenler var. bu tarz tanımların bir yararı yoktur.

aklından deli şeyler geçen bana her zaman istediği gibi yazabilir. dinler, elimden geleni yaparım. #1721898
devamını gör...

" birine sahip olmak istiyorsan, ona kelepçe değil kanat takacaksın. uçabildiği halde hala yanındaysa senindir."
devamını gör...

katılamayacağım. çok katılmak isterdim. yoldaş özel jet yollarsa belki katılırım. istanbulda yaşamamak hiç bu kadar koymamıştı. yazıklar olsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim