ismet inönü'dür. 2.dünya savaşında yanlış hatırlamıyorsam ıran'da churchill ile yaptığı ufacık diyalog'da bile görünebilir. iö - wc

iö- burayı nasıl koruyorsunuz(bulunduğu yeri kastederek)
wc- korkmanıza gerek yok, 20 uçakla koruyoruz.
iö - yani bize sadece burayı koruyacak kadar bile uçak vermeden almanya ile savaşa girmemizi istiyorsunuz.

yaman adammışsın ismet inönü, büyük adammışsın. saygıyla
devamını gör...

değerler felsefesidir. bireylerin yargılarının kaynağını araştırır. ahlaki değerler ve estetik ile ilgilenir. etik ve estetik olmak üzere iki kısımda incelenir.
devamını gör...

deyim. en küçük bir şeyden alınmak, çok alıngan olmak.
takıntılı kişiliklerde bulunur. anlamsız sebepten ortamın havasını soğutanlara ve depresif mandalinalara söylenebilir.
devamını gör...

seviyorsa ve kullanıyorsa takı alınabilir. buraya bir örnek bırakıyorum. buradan
bilgisayar oyunlarını seviyorsa steam'e para atılabilir.
sevdiği grubun konser bileti alınabilir.
film ya da dizi izlemeyi seviyorsa netflix, amazon prime, bein connect, mubi gibi sitelerin aylık ya da yıllık abonelik paketleri alınabilir.
etkinlik biletleri alınabilir.
çizime ilgiliyse çizim malzemeleri alınabilir. malum markerlar aldı başını gitti.
çok sevdiği film, dizi, kitap karakterlerinin lisanslı ürünlerinden alınabilir.
müzik dinlemeyi seviyorsa plak, spotify üyeliği ya da youtube üyeliği alınabilir.
kitap en güzel hediyelerdendir. okuyacağına inanıyorsanız ve zevkleriniz benziyorsa güzel bir kitap ya da kitap serisi alınabilir.
dil öğreniyorsa, dil kitapları alınabilir.
anime seviyorsa ve manga okumaktan da hoşlanıyorsa manga serisi almak müthiş bir hediye olur.
çizgiroman alınabilir.
kahve seviyorsa kahve makinesi alınabilir. ya da sevdiği kahvelerden bir sepet yapılabilir.
patlamış mısır makinesi de güzel bir hediye.

liste uzun sözlük. kişiyi ne kadar tanıdığına göre değişir alabileceğin hediyeler. ayıracağın bütçe de bir o kadar önemli.
devamını gör...

adı audio-video sequence, uzantısı data anlamına gelen, vcd formatı dosyasının varsayılan ismi. tam dosya isminin türkçe karşılığı ses-video bölümü verisidir.

adından anlaşılacağı üzere, ses ve görüntü verilerini barındırır. bu dosya tek başına çalışmaz. tüm disk bir zip dosyası gibi kullanılır. etrafındaki klasörler ve içindeki dosyalar da bu dosyadaki veriler hakkında bilgi sağlar (bkz: table of contents).

ismin popüler olmasının sebebi de, tek amacı bir videonun arşivlenmesi olduğu için, hızlıca yazılan disklerdir (bkz: çocukluk anıları) (bkz: düğün fotoğrafçılığı).
video; diske tek parça, üstbilgisiz ve bir vcd arayüzü olmadan yazıldığından program, sadece videoyu açacak bir yer tutucu (bkz: placeholder) koyar ve videoyu, vcd formatına çevirerek yazar.
video tek parça olduğundan, ismi ilk bölümü temsil eden avseq01.dat olur.

orijinal film veya dizi vcd'leri desteklenen bir platforma takıldığında bir menü açılır ve hangi bölümü açmak istediğinizi sorar. burada fragman, kamera arkası gibi ekstralar da olabilir. bunlar da numarayı artırarak yeni dosyalar halinde barındırılır. örn. avseq02.dat
devamını gör...

gecenin deniz üstüne inişi, yıldızların parlayışı, hafif ve ferah bir rüzgar, kıyı boyu kendi halinde tavernalar, tatlı kokular, çatal kaşık seslerine eşlik eden bir buzuki sesi... oturduk yerden seyahat ettim ya ben... sağ olun aykut ve kırkyama, ne güzel bayram hediyesi oldu bu...*

hemen edit: gözyaşlarımızı bitti mi sandın ile de ankara'ya dönüş... astral seyahat iyi yolculuklar diler. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her daim kendin ol
sen, seni anlayana mucizesin.
nazım hikmet
devamını gör...

6.sınıfta sosyal bilgiler öğretmenimin okutmaya çalıştığı kitap. kendisi maalesef lisede okumuş fakat benim ortaokulda okumam gerekiyormuş. çok zorlanmıştım okurken. ama etkilendiğimi ve edebi diline şaşırdığımı hatırlıyorum. ya hu o yaşta çocuk harry potter falan okur ne charles dickens'ı. aynı kadının sözüyle osmanlı tarihi kitapları ve da vinci şifresini de okuduk. öğretmen girdiği sınıflarda başarılı öğrencilere böyle kitaplar okuturdu. bazen anlar bazen anlamazdık ama birkaç sene sonra çevremdeki yaşıtlarım basit romanları bile zar zor okurken biz çok daha ağır kitapları okuyabiliyorduk. iyi mi yapmış kötü mü yapmış bilemiyorum.
devamını gör...

kafa sözlük erotizm, ekşi sözlük pornodur. ve erotizm her zaman daha heyecan vericidir.
devamını gör...

(bkz: antananarivo) - madagaskar
devamını gör...

b12 vitamini eksikliği anemisinde klinik olarak görülen dilin ağrılı ve kızarık olmasına verilen isimdir.
görüntü için buradan bakabilirsiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en başarısız olduğum sınavın adı
taşımayı beceremediğim bir yük belki de
benden çok alan ama az veren bir duygu
yine de peşinden gitmemi sağlayan bir tutku
belki de hak etmek için fazla acele ettiğim
bilmiyorum hangisisin ?
devamını gör...

14 yıldır aynı telefon numarasını kullanıyorum.
devamını gör...

1 saatte 2 kere error verdi site. n’oluyor anlayamadım, ayrıca beğenilerim gitmiyor, sayfayı yeniliyorum düzeliyor. internetle alakalı bir sıkıntı yok hücresel verideyim zaten. başka sözlük yazarları da bu sorunu yaşıyor mu öğrenmek istedim, yoksa benim aygıtta sıkıntı falan mı var?
bu tanımı gönderirken de sayfa dondu yenileyip tekrar yazmak zorunda kaldım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir t-shirt'ten beklentim budur. ikiside makbuldur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
derseniz biz sizin için vişne çürüğü rengini düşündük ona da tamamım. uzlaşmacı bir tarafım var sözlük kendimi iyi hissettiğimde uzlaşmamam gereken bir yerde bile o tarafı atamıyorum. tartışmacı bir tarafımda var kendimi kötü hissettiğimde sakin kalıp uzlaşamıyorum. nedense bir anda konu dışına çıktım. bunu karalama defterine yazmalıydım uzun uzun. bu kafa sıcaktan buharlaşmış girdiği başlığı unutup daha yazarken hedefini şaşırmış kendi kendini sabote etmiş olabilir. neticede bir kafa üyesiyim bende bir sürü farklı kafalardan sadece biriyim.
neydi konumuz
t-shirt, unuttuk mu? hayır...

kafa'yıda bir yere atıverirsiniz artık onu da size bıraktım.

beklemedeyim... vişne'nin mevsimi geçmeden gelmeli. öyle bir anda ansızın..
devamını gör...

dairesel hareket yaparak, içerisinde karışım halinde bulunan maddelerin ayrıştırılmasını sağlayan ve genellikle laboratuvarlarda kullanılan cihaz.

dönme hareketinin etkisiyle ağır parçalar tüpün altında, hafif parçalar ise üstünde toplanır. mesela bir kan örneğini serum, pıhtı gibi şekillerde ayrı yapılara ayırabilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: basitçe olayı anlatmak için konuyu epey üstünkörü geçtim. @sek adlı yazar arkadaşımızdan kanın santrifüj edildiğinde 3 parçaya ayrıldığına dair bir düzeltme geldi. kendisine teşekkür edip bu vesileyle detaylandırayım. kan santrifüj edilince, yukarıda basitçe serum olarak adlandırdığım plazma ve pıhtı olarak adlandırdığım beyaz kan hücreleri ve kırmızı kan hücreleri olmak üzere 3'e ayrılır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

muammer kaddafi'nin 2011'deki ayaklanmalar sırasında libya'dan kaçıp sığınma hakkı kazandıktan sonra suriye'ye yerleşen, ancak 2015'te de kaçırılıp lübnan'da tutuklanan oğlu.
devamını gör...

tarihimiz, çok ilginç olaylara tanıklık etmiştir. osmanlı imparatorluğu'nun 12. padişahı olan sultan 3. murat han (ya da sultan murat veya 3. murat) da bunun en ilginç örneklerinden birisinin baş aktörüdür. oldukça başarılı bir kumandan, zeki bir savaş stratejisti ve son derece eğitimli bir kişiydi.

tarihin bu kesidinin ikinci aktörü ise maymunlar... ancak daha spesifik olarak, istanbul'da yaşayan maymunlar! özellikle yavuz sultan selim dönemindeki fetihler ve fethedilen bölgelerden getirilen mallar (ki bunlara canlılar da dahildir) sebebiyle istanbul'daki maymun popülasyonu dikkate değer miktarda bir artış göstermiştir. ancak bu hayvanlar öylesine, zevk olsun diye osmanlı topraklarında taşınan hayvanlardan ibaret olmamışlardır. çeşitli nitelikleri sebebiyle hem ev hayvanı olarak kullanılmışlar, hem de çok sıradışı amaçlara alet edilmişlerdir. bu amaçlardan birisi de, osmanlı donanması'nda görev almalarıdır!

16. yüzyılın akdeniz'deki en güçlü donanmasına sahip olan osmanlı imparatorluğu, söz konusu maymunları eğiterek özellikle donanma gemilerinde gözcü olarak kullanmışlardır. elbette ki osmanlı donanması'nda maymunların kullanılması kör bir tesadüf değildir. tam tersine, bu yakın kuzenlerimizin yüksek zekaları ve insanlarda olmayan bazı nitelikleri sebebiyle bu işlere harika birer aday olarak karşımıza çıkmaktadırlar. dursun gürlek tarafından kaleme alınan kültür dünyamızdan manzaralar isimli kitap içerisinde konu şu şekilde anlatılmaktadır:

bu hayvanlar, görme yeteneklerinin çok güçlü olması nedeniyle, eğitilerek böyle değerlendiriliyorlardı. maymunlar, çok uzak mesafelerden kalyonları fark ederler ve belli ses ve hareketlerle aşağıdakilere haber verirlerdi. eğitilmiş maymunlar azapkapı çarşısında satışa sunulurlardı. maymun dükkânları bugünkü unkapanı köprüsü’nün şişhane tarafının, haliç kıyısında bulunan sokullu mehmet paşa camii kenarındaydı.

ibrahim hakkı konyalı ise konuyla ilgili şunları yazıyor:

kuzey afrika tamamen türk sınırları içine alındıktan sonra istanbul’a çok sayıda maymun getirilmişti, üçüncü sultan murat devrinin refahlı ve zengin halk tabakaları arasında maymun bir süs ve oyuncak olmuştu.
maymunların zekası modern bilim sayesinde de yakından tanıdığımız bir gerçekliktir. insan haricinde doğada karşınıza çıkabilecek en zeki, dolayısıyla en fazla eğitilebilir hayvanlardan birisi de bu canlılardır. ne yazık ki kaynaklarda spesifik olarak hangi maymun türünün özellikle donanmada kullanıldığı belirtilmemiş; bu nedenle çok kesin bir analiz yapmak mümkün değil. ancak coğrafi gerekçeler ve çeşitli görsellerden elde edilen bilgiler çerçevesinde bu maymunların, insanların da dahil olduğu kuyruksuz maymunların en yakın kuzen grubu olan eski dünya maymunları arasından macaca cinsi makaklar olması çok olası gözükmektedir. bu canlıların yüksek zekası, fazlasıyla eğitilebilir oldukları gerçeği, hareketlerinin insansılığı dönemin kumandanlarının ve eğitmenlerinin dikkatini çekmiş olmalıdır. öyle ki, kemaleddin ebu abdullah ed-demirî tarafından kaleme alınan hayâtü’l-hayevan isimli kitapta hem terzilikte görev alan, hem de kuyumculukla uğraşan maymunlardan söz edilmektedir. aynı kaynağa göre yemen'deki maymunlar bakkallık ve kasaplık gibi işlerde bile çalıştırılmıştır.

tabii ki bu durum herkesin hoşuna gitmiyordu. bazı osmanlı vatandaşları ve güç sahipleri, maymunların insanlarla bu kadar iç içe olmasından hiç de hoşnut değildi. öyle ki, sultan muradın imamlığını yapan ve daha sonra rumeli kazaskeri olan manisalı molla abdulkerim efendi adeta "maymun düşmanı" seviyesine varacak kadar bir nefret besliyordu. maymunların oyun ve eğlenceye alet edildiğini düşünüyor, bunun müslüman halkı yoldan çıkardığına inanıyordu. bu nefreti öyle boyutlara ulaşmıştı ki, her maymun gördüğünde hayvanın asılmasını emrettiği, dolayısıyla adının "maymunkeş imam"a çıktığı rivayet edilmektedir. dursun gürlek, 1590-1591'li yıllara denk gelen olayları şöyle anlatıyor:

bilhassa hicri 999 yılında istanbul meydanlarındaki bütün büyük ağaçlar, sanki maymundan meyve vermiş ağaçlara benzemişti. iri maymunlar için özel idam sehpaları bile kurularak cesetleri halka teşhir ediliyordu. abdulkerim atına atlar, semt semt dolaşır, idam edilecek maymunların iplerini kendi eliyle çekerdi.
bu olaylar kimi zaman toplu katliam düzeyine de ulaşmıştır. son derece tutucu olan abdulkerim efendi, ayrıca maymunların fuhuş amacıyla ve kadınların kendilerini tatmin etmek amacıyla kullanılmasından da korkmakta; halkın bu sebeple de yoldan çıkacağını düşünerek maymunlara daha da fazla nefret beslemektedir. çeşitli kaynaklara göre bu olaylardan birisi şu şekilde yaşanmış ve abdulkerim efendi'ye "maymunkeş" lakabını kazandırmıştır:

tüm hikaye bu dini bütün mollanın fatih camii’nde verdiği bir cuma vaazıyla başlıyor, molla, ateşli bir konuşmayla 'kadınların bu maymunları fena işlerde kullandığını' anlatıyor. cuma çıkışı kızgın kalabalık önde bizim molla, azapkapı ve galata’daki maymun satıcılarını basıyor. tarihçiler o günü 'istanbul’da dalında maymun sallanmayan tek bir ağaç kalmadı.' diye anlatır. molla, yakalanan maymunları kendi elleriyle asıyor, iri maymunlar için ayrı idam sehpası hazırlıyor. istanbul’un maymunlarının hikayesi maalesef bu şekilde sona eriyor, yapılan katliama tanık olan halk o günden sonra mollaya 'maymunkeş' lakabını takıyor. tarihçiler, maymunkeş abdülkerim efendi’nin vefatında birçok hayvansever istanbullu’nun kutlamalar yaptığından bahseder.
murat bardakçı da bu tarihi verileri doğruluyor. reşad ekrem koçu tarafından kaleme alınan eserlerden yola çıkan bardakçı, 17. yüzyılda maymunların topluca katliyle ilgili koçu'nun şunları yazdığını belirtiyor:

yelken ve kürek devri gemiciliği zamanında direklerin tepesine tırmanarak korsan gözcülüğü yapan tálimli maymunlardan istifade edilirdi. istanbul'da tersane kapısı önünde ‘‘gemi maymunu’’ yatiştirip satan esnaf dükkánları vardı. bir gün üçüncü murad'ın hürmetini kazanmış olan váizlerden abdülkerim efendi 'kadınlar maymunları fuhuş aleti yaparlar' deyip başına binlerce kişiyi topladı, bu dükkánları bastı ve zavallı hayvanları idam ettirdi’.
sunay akın ise 23 mart 2007'de sabah gazetesi'ne yazdığı insanlar cehennemi başlıklı köşe yazısında şöyle anlatıyor:

istanbul'da yasaklanan hayvan yalnızca sokak köpeği olmamıştır. kuzey afrika'nın, imparatorluk sınırlarına katılmasından sonra kente getirilen ve zenginler arasında bir süs oyuncağına dönüşen maymunlar da yasaklardan paylarına düşeni fazlasıyla almışlardır. halk arasında yaygınlaşan maymun sevgisine düşman olan, ııı. murat'ın imamı ve sonradan rumeli kazaskeri görevine atanan molla abdülkerim efendi'dir. nefretinden dolayı 'maymunkeş imam' olarak anılan abdülkerim efendi zamanında, istanbul'da neredeyse dallarına bir maymun asılmayan ağaç kalmamıştır. iri yapılı maymunlar için özel idam sehpaları bile hazırlatan maymunkeş imam, atıyla istanbul'u gezmekte, zavallı hayvanların iplerini bizzat kendi elleriyle çekmekteydi. oysa, osmanlı donanmasının akdeniz'de kurduğu egemenlikte büyük payı vardır maymunların! özellikle ıı. beyazıt'tan sonra, maymunların uzağı görmedeki başarılarından faydanılmak amacıyla onları birer dürbün gibi kullanma yoluna gidilmiştir. gelibolu ve istanbul'daki tersanelerde özel bir eğitimden geçirilen maymunlar, görev yaptıkları gemilerin direklerinde gözlerini ufuktan ayırmaz ve bir gemi gördüklerinde aşağıya haber verirlerdi.

--- alıntı ---

evrimagaci.org/3-murat-zama...

--- alıntı ---
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim