aileye yalan söylemek
yapılmamasını düşündüğüm eylem. çünkü doğruyu söylediğinizde kavgalar, kıyametler, fırtınalar da kopsa, sizi evlatlıktan reddetseler de bir süre sonra duruluyor her şey. yıllar yılı süren küslükler bile geçiyor. ha geçmiyorsa o zaman yapacak bir şey de yok. insan ailesini seçemiyor en nihayetinde. gerçi anlayabiliyorum.... bir bakıma kişinin hayatını kolaylaştırmak için söylenir yalan. ne bileyim sözlük. tanım gireyim dedim. sorgulamaya döndü.
devamını gör...
zir zop
geç osmanlı döneminde kullanılan bir tür fesin ismiydi. sultan ikinci mahmut dönemine kadar başa sarık takılırken, bu yenilikçi padişahın başa geçmesiyle fes de hayatın içine girer. hatta fes ile ilgili bakanlık da kurulmuştur. kırsalda halk sarıklı iken, şehirde fes rağbet görmeye başlar.
devamını gör...
oryantiring
harita ve pusula kullanarak hedef bulmaktır. zekanın yanında fiziksel olarak da biraz idmanlı olmayı gerektirir.
izciyken lise zamanlarımda, kamplarda eğlenmenin yanında az da olsa icra etmeye çalışıyorduk. #292250
izciyken lise zamanlarımda, kamplarda eğlenmenin yanında az da olsa icra etmeye çalışıyorduk. #292250
devamını gör...
post-truth
bir konuyla ilgili saf gerçeğin, kişisel algilar ve duygulardan daha az etkili olması durumu.
özellikle popülist siyasetçiler tarafından kullanılır. bir olayla ilgili olarak gerçeğin kendisi önemli olmaktan çıkar, olaydan bahseden kişinin hitap yeteneğine bağlı olarak kitlelerde yarattığı duygu seli ile sahte bir evren yaratılır. bu yeni evren iletişim kanalları vasıtasıyla sürekli olarak kitleye pompalanır. böylece kitlenin gerçekle bağı koparılmış olur.
özellikle popülist siyasetçiler tarafından kullanılır. bir olayla ilgili olarak gerçeğin kendisi önemli olmaktan çıkar, olaydan bahseden kişinin hitap yeteneğine bağlı olarak kitlelerde yarattığı duygu seli ile sahte bir evren yaratılır. bu yeni evren iletişim kanalları vasıtasıyla sürekli olarak kitleye pompalanır. böylece kitlenin gerçekle bağı koparılmış olur.
devamını gör...
yeni açılmada müzik yasağının 24'e çekilmesi
umarım bu zamana kadar tüm yasağın virüsle bir alakası olmadığını, direk yaşam tarzına müdahale olduğunu çok net anlaşılmıştır .
devamını gör...
enemy
denis villeneuve imzalı 2013 yapımı psikolojik gerilim filmi. josé saramago'nun o homem duplicado* isimli kitabından uyarlama. ama tam bir uyarlama. sonları dahil kitapla film arasında birçok farklılık mevcut. sadece konsept oturuyor.
yönetmenin filmografisi ve kabiliyetlerini bilmesek pek ala hatalı bir senaryosu olduğunu iddia edebiliriz. defalarca kez izledim, "bellllkiii şöyle olabilir" gibi bir tahminin ötesine geçemedim. filmi izleyenler için;
anladığımdan değil, yazarak çalışmayı sevdiğimden belki anlarım umuduyla yazıyorum.
1- anthony gerçekten kaza yapıyor.
2- adam bell gerçekten var olan bir tarih öğretmeni.
3- annenin düzgün bir işin ve güzel bir dairen var konuşması. 3. sınıf oyunculuk hayallerini bir kenara bırakmalısın demesi.
4- annenin baştaki kötü apartman dairesi vurgusu.
5- anthony'nin yaşadığı apartmanın görevlisi.
şimdi çoklu kişilik bozukluğundan söz etmemiz mümkün değil. çünkü adam da var, anthony de kesin olarak. (apartman görevlisi, gelen posta ve üniversitenin websitesi) iki farklı hayat ve iki farklı insan var ama tıpatıp aynı görünüyorlar. ikiz olmaları da söz konusu değil; yara izlerine kadar aynılar. bu durumda elimizdeki verilerle net olarak hiçbir yere varamıyoruz. annenin konuşmalarını da baz alamıyoruz çünkü ne adıyla hitap ediyor anne ne de işi ile ilgili net bir şey söylüyor.
aklıma tek bir şey geliyor benim; iki kadın da (mary ve helen) adam ve anthony'nin yarattığı gerçekte var olmayan karakterler. bir şekilde bu iki birbirinden bağımsız hasta insan aynı noktada buluşup birbirlerine benzediklerini sanıyorlar. anthony helen ile değil başka bir kadınla evli, parmağında yüzük izi olan biri. adam bell ise gerçekten tarih öğretmeni olan ve güzel apartman dairesinde oturan kişi. bu durumda film şöyle oluyor;
adam tarih öğretmeni. güzel apartman dairesinde oturuyor ve filmde anne olarak gördüğümüz kadının oğlu. annesi hasta olduğunu biliyor, öbür daireyi de tutmuş hastalığından dolayı, önceden birkaç yerel filmde figüranlık yapmış hala oyunculuk hayalleri sürmekte olan biri.
anthony'nin nerede yaşadığını ve kimle evli olduğunu bilmiyoruz. görünüşü adam'dan tamamen farklı.
bu iki kişinin tek ortak yanı hayali birer dünyaları olması. bir şekilde hayat onları karşı karşıya getiriyor ve birbirlerine benzediklerini sanıp savaşmaya başlıyorlar. en nihayetinde anthony adam'ın sevgilisi ile romantik bir gece geçirdiğini sandığını buhranlı bir gecede trafik kazası yapıp ölüyor. çünkü aslında mary gerçek değil.
hayır böyle olmaz (dedim ya yazarak düşünüyorum) olmaz çünkü apartman görevlisinin tanıdığı kişi anthony. posta da anthony adına geliyor. cast ajansına gittiğinde de ona anthony olarak hitap ediliyor. bu durumda anthony güzel apartman dairesinde oturan oyuncu olmak zorunda.
şimdiye kadar yazdıklarımın tersini düşünsek? adam'ın evli olduğunu ve ölenin de adam olduğunu düşünsek? tarih öğretmeni adam. evli, güzel bir apartman dairesinde karısıyla yaşıyor. bir de öbür kötü daireyi tutmuş. annesi de ona laf çakıyor. hakikaten 3. sınıf oyunculuk hayalleri kuran biri olsa? bu durumda...
olmaz yüzük yine işleri karıştırıyor. o zaman hem anthony'de hem de adam'da yüzük izi olmalı. olmuyor olm.
hah ! ne komik. film mi çok kötü yapılmış, ben mi zaman geçtikçe gerizekalılaştım acaba? fight club, memento, matrix çözümlemeleri yaptığımız günler vardı... hey gidin...
şimdiye kadar kaldırıp "olmamış bu film yeaaa" diye bi' köşeye koyamamış olmam dediğim gibi tamamen saygıdan. bende bir sorun olmalı.
anlayan, tüm sorularıma cevap verebileceğini iddia eden beri gelsin, beni de bu dertten kurtarsın.
yönetmenin filmografisi ve kabiliyetlerini bilmesek pek ala hatalı bir senaryosu olduğunu iddia edebiliriz. defalarca kez izledim, "bellllkiii şöyle olabilir" gibi bir tahminin ötesine geçemedim. filmi izleyenler için;
anladığımdan değil, yazarak çalışmayı sevdiğimden belki anlarım umuduyla yazıyorum.
1- anthony gerçekten kaza yapıyor.
2- adam bell gerçekten var olan bir tarih öğretmeni.
3- annenin düzgün bir işin ve güzel bir dairen var konuşması. 3. sınıf oyunculuk hayallerini bir kenara bırakmalısın demesi.
4- annenin baştaki kötü apartman dairesi vurgusu.
5- anthony'nin yaşadığı apartmanın görevlisi.
şimdi çoklu kişilik bozukluğundan söz etmemiz mümkün değil. çünkü adam da var, anthony de kesin olarak. (apartman görevlisi, gelen posta ve üniversitenin websitesi) iki farklı hayat ve iki farklı insan var ama tıpatıp aynı görünüyorlar. ikiz olmaları da söz konusu değil; yara izlerine kadar aynılar. bu durumda elimizdeki verilerle net olarak hiçbir yere varamıyoruz. annenin konuşmalarını da baz alamıyoruz çünkü ne adıyla hitap ediyor anne ne de işi ile ilgili net bir şey söylüyor.
aklıma tek bir şey geliyor benim; iki kadın da (mary ve helen) adam ve anthony'nin yarattığı gerçekte var olmayan karakterler. bir şekilde bu iki birbirinden bağımsız hasta insan aynı noktada buluşup birbirlerine benzediklerini sanıyorlar. anthony helen ile değil başka bir kadınla evli, parmağında yüzük izi olan biri. adam bell ise gerçekten tarih öğretmeni olan ve güzel apartman dairesinde oturan kişi. bu durumda film şöyle oluyor;
adam tarih öğretmeni. güzel apartman dairesinde oturuyor ve filmde anne olarak gördüğümüz kadının oğlu. annesi hasta olduğunu biliyor, öbür daireyi de tutmuş hastalığından dolayı, önceden birkaç yerel filmde figüranlık yapmış hala oyunculuk hayalleri sürmekte olan biri.
anthony'nin nerede yaşadığını ve kimle evli olduğunu bilmiyoruz. görünüşü adam'dan tamamen farklı.
bu iki kişinin tek ortak yanı hayali birer dünyaları olması. bir şekilde hayat onları karşı karşıya getiriyor ve birbirlerine benzediklerini sanıp savaşmaya başlıyorlar. en nihayetinde anthony adam'ın sevgilisi ile romantik bir gece geçirdiğini sandığını buhranlı bir gecede trafik kazası yapıp ölüyor. çünkü aslında mary gerçek değil.
hayır böyle olmaz (dedim ya yazarak düşünüyorum) olmaz çünkü apartman görevlisinin tanıdığı kişi anthony. posta da anthony adına geliyor. cast ajansına gittiğinde de ona anthony olarak hitap ediliyor. bu durumda anthony güzel apartman dairesinde oturan oyuncu olmak zorunda.
şimdiye kadar yazdıklarımın tersini düşünsek? adam'ın evli olduğunu ve ölenin de adam olduğunu düşünsek? tarih öğretmeni adam. evli, güzel bir apartman dairesinde karısıyla yaşıyor. bir de öbür kötü daireyi tutmuş. annesi de ona laf çakıyor. hakikaten 3. sınıf oyunculuk hayalleri kuran biri olsa? bu durumda...
olmaz yüzük yine işleri karıştırıyor. o zaman hem anthony'de hem de adam'da yüzük izi olmalı. olmuyor olm.
hah ! ne komik. film mi çok kötü yapılmış, ben mi zaman geçtikçe gerizekalılaştım acaba? fight club, memento, matrix çözümlemeleri yaptığımız günler vardı... hey gidin...
şimdiye kadar kaldırıp "olmamış bu film yeaaa" diye bi' köşeye koyamamış olmam dediğim gibi tamamen saygıdan. bende bir sorun olmalı.
anlayan, tüm sorularıma cevap verebileceğini iddia eden beri gelsin, beni de bu dertten kurtarsın.
devamını gör...
thanos'un haklı olması
thanos'un fikrini dünyamıza uyarlayınca açığa çıkan durumdur.
insanlar hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor.
umarsızca bencilce. etrafındaki her iki kişiden biri yok olsa, aslında bu dünyada kimseyi kırmaya gerek olmadığını, herkesin bir gün aynı şekilde yok olacağını anlayacak insanlık.
üstüne üstlük dünyadaki kaynaklar daha rahat bir şekilde kullanılacak. eğer adil bir şekilde olursa, yani gerçekten rastgele bir şekilde her iki kişiden biri yok olursa, kimseye haksızlık da olmayacak. ve belki kurulan sömürü düzenini yenmek için sömürülen insanların eline fırsat geçecektir.
bugün elimde eldiven olsa bunu yapar mıydım sorusunu düşündüm. yapmamak için bir sürü sebep var. geride kalacaklar için sevdikleri insanlar olmadan yaşamanın acısı çok derin olur. ve hayatı için savaş vermiş insanların elinden hayatı da pat diye almak yine çok acı. ama bir yandan düşününce bazı değişimler için büyük bedeller ödenmelidir. bilemiyorum. o güce sahip olmadan kimse ne yapacağını tam olarak bilemez galiba.
insanlar hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor.
umarsızca bencilce. etrafındaki her iki kişiden biri yok olsa, aslında bu dünyada kimseyi kırmaya gerek olmadığını, herkesin bir gün aynı şekilde yok olacağını anlayacak insanlık.
üstüne üstlük dünyadaki kaynaklar daha rahat bir şekilde kullanılacak. eğer adil bir şekilde olursa, yani gerçekten rastgele bir şekilde her iki kişiden biri yok olursa, kimseye haksızlık da olmayacak. ve belki kurulan sömürü düzenini yenmek için sömürülen insanların eline fırsat geçecektir.
bugün elimde eldiven olsa bunu yapar mıydım sorusunu düşündüm. yapmamak için bir sürü sebep var. geride kalacaklar için sevdikleri insanlar olmadan yaşamanın acısı çok derin olur. ve hayatı için savaş vermiş insanların elinden hayatı da pat diye almak yine çok acı. ama bir yandan düşününce bazı değişimler için büyük bedeller ödenmelidir. bilemiyorum. o güce sahip olmadan kimse ne yapacağını tam olarak bilemez galiba.
devamını gör...
14 ocak 2021 mustafa cengiz basın toplantısı
bazı çevrelerin hevesini kursağında bırakan açıklama olmuştur. herkes fatih terim ile yolların ayrılacağını düşünüp seviniyodu. ama sezon sonu gelmeden kapıyı görecek olan büyük ihtimal (bkz: erol bulut) olacak gibi. ali koç denen looser bir sonraki kongrede seçilir diye düşünüyorum. aziz yıldırım 20 sene kaldı 14 sene net başarısız olmuştu, ali'nin daha kredisi çok. önünde daha göreceği galatasaray şampiyonlukları var.
devamını gör...
takip listem
kapitalist sistemin sözlüğümüzü ele geçirdiğinin kanıtı*.
yoldaş benjamin franklin' e sesleniyorum, beni takip eden insanları neden emeğimle görebiliyorum kardeşim belki geri takip yapacağım, ne engel oluyosunuz? puanı harcamaya da kıyamıyorum.
yoldaş benjamin franklin' e sesleniyorum, beni takip eden insanları neden emeğimle görebiliyorum kardeşim belki geri takip yapacağım, ne engel oluyosunuz? puanı harcamaya da kıyamıyorum.
devamını gör...
yazarlar ilkokulda olsa açılacak başlıklar
bir arayış olan basliktir. cise gitmek için izin isteme yolları.
devamını gör...
güne bir stefan zweig sözü bırak
belki de insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla.
amok koşucusu.
t: güne stefan zweig'in bir sözünün bırakıldığı başlık.
amok koşucusu.
t: güne stefan zweig'in bir sözünün bırakıldığı başlık.
devamını gör...
normal sözlük kullanan kadın
kafa sözlük kullanan erkekten farkı olmayan kadındır.
kaliteli ve samimi bir sözlükte yazmak ve okumak istiyordur.
kaliteli ve samimi bir sözlükte yazmak ve okumak istiyordur.
devamını gör...
laiklik
--- alıntı ---
zamanında bir gün mecliste laiklik tartışılıyordur. tanındık din adamlarından biri kürsüye gelir, alay etmeye başlar: "arkadaşlar, bir laikliktir gidiyor. afedersiniz ben bu laikliğin manasını anlamıyorum. nedir bu laiklik?"
o gün meclis başkanlığı görevini yürüten atatürk alaycı üsluba dayanamaz. oturduğu yerden elini kürsüye vurur ve şöyle söze karışır: "adam olmaktır hocam, adam olmak!"
--- alıntı ---
daha iyi bir alternatif tanımını görmedim daha.
(bkz: laiklik adam olmaktır)
zamanında bir gün mecliste laiklik tartışılıyordur. tanındık din adamlarından biri kürsüye gelir, alay etmeye başlar: "arkadaşlar, bir laikliktir gidiyor. afedersiniz ben bu laikliğin manasını anlamıyorum. nedir bu laiklik?"
o gün meclis başkanlığı görevini yürüten atatürk alaycı üsluba dayanamaz. oturduğu yerden elini kürsüye vurur ve şöyle söze karışır: "adam olmaktır hocam, adam olmak!"
--- alıntı ---
daha iyi bir alternatif tanımını görmedim daha.
(bkz: laiklik adam olmaktır)
devamını gör...
bip tüm bilgilerinizi emniyetle paylaşabilir
birilerinin söylemesine gerek yok zaten paylaşacakları çok aşikar. artık yavaş yavaş muhalif olanların fişlendiği bir döneme giriyoruz,o yüzden kullanacağınız uygulamaya dikkat etmeniz çok önemli. şuan da en güvenli haberleşme platformu telegram.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
90'lardan metin arolat şarkısı.
dert değil
dert değil
devamını gör...
madalyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
devamını gör...
kız istemeye gidildiğinde artı puan kazandıran şeyler
damat adayı ve ailesinin bonkör davranıp eli kolu dolu gelmesi, damadın büyüklerinin elini öpmesi, saygısı, bir köşede sessizce oturması ,ilk izlenim için çok önemlidir ve dikkat çeker.sonrasında maddi durumu daha ilgi çekici olur. öyle kolay kız vermiyoruz imajı da var tabi.
devamını gör...
yahşi batı
üstte filmi beğenmeyen yazarlar olmuş ancak ben aynı kanaatte değilim ve şaşkınım. bana göre cem yılmaz'ın kesinlikle en iyi 3 filminden birisidir. filmde ince detaylar, göndermeler, espriler ve karakterler çok iyi hazırlanmış. iki istanbul çocuğu osmanlı devlet görevlisinin vahşi batı'da başına gelenleri konu alır. bu film de tek cümleden yapılmıştır. afyon'da arog çekilirken cem yılmaz, "bir western filmi yapalım ama herkes iç anadolu şivesiyle konuşsun" demiştir ve bu film yapılmıştır. bunu da zafer algöz'den öğrenmiş bulunuyorum. filmi genel olarak anlatmaya gerek olmasa da karakterlere değinmek isterim. zafer algöz, şerif lloyd'u öyle bir oynamıştır ki cuk oturmuştur diyebiliriz. ali şen ile herhangi bir şerifin yasak aşkının meyvesi olmuş diyebiliriz.* izleyince elbette sizi derin düşüncelere sevk etmez ama bir komedi filmine göre çok çok başarılıdır diyebiliriz. bana kalırsa tam bir cem yılmaz filmidir. her detayına emek verilmiş ve yeknesak bırakılmamıştır. cem yılmaz yapımlarının biraz hafif bittiğini düşünsem de bunun haricinde pek bir kusur göremiyorum. ayrıca filmde süleyman turan da konuk oyuncu olarak bulunmuştur.
devamını gör...
uğur mumcu
uğurlar olsun cesur gazeteci, güzel insan.
kirli ilişkileri kitaplarında ve yazılarında ortaya çıkarmıştır.
otopsisi dahi yapılmadan gömülmüştür.
suikastin gerçek faili hala meçhuldür.
saygıyla anıyoruz.
kirli ilişkileri kitaplarında ve yazılarında ortaya çıkarmıştır.
otopsisi dahi yapılmadan gömülmüştür.
suikastin gerçek faili hala meçhuldür.
saygıyla anıyoruz.
devamını gör...






