ıraksak düşünme, ortak düşünceden hareketle farklı düşüncelere ulaşabilmeye dayalı bir düşünme becerisidir.
ıraksak düşünme, mevcut bilgiden çoklu veya alternatif cevaplar üretmeyi içermektedir. farklı yaklaşımlar denemeyi, uzak kavramlar arasındaki bağlantıları tanımayı, bilgileri alışılmadık formlara dönüştürmeyi gerektirmektedir. aynı soruya verilen cevaplar farklı düşünce yollarıyla gelebilir, kişiden kişiye büyük ölçüde değişebilir; ancak hepsi eşit değerdedir.
devamını gör...

nenem muhabbet kuşumu tavukla takas ettiydi. zalim nenem.* kusun adı "cüvit" idi. bizimkiler ecevit diye çağırıyordu. kimse ecevit sevgimizi sınamasın. *
devamını gör...

namı diğer wembley canavarı. olaya kriketle başlayıp sonrasında futbolcu olmuş. steve harris abimiz west ham ile işe başlayıp sonrasında nasıl bas gitarı öttürmüşse, hurst'te futbolda aynı şeyi yapmış. tabi ortak noktaları west ham united olunca steve abimizin adını anmadan geçemezdim. ona iltimas geçme hakkımız her daim saklıdır. * yalnız hurst çok başarılı bir karakter olmasının yanı sıra biraz da lanetli bir kişilikmiş gibi duruyor.

işçinin emekçinin takımı, gönüllerin sultanı west ham united ile henüz ikinci sezonunda fa cup'ı kaldırıyor. malum ingilizler için fa cup'ın manevi değeri yüksektir. kupa wembley'in de olmazsa olmazlarından birisidir. işte adam mabette golünü attıktan sonra west ham tarihine tabiri caizse kestirmeden geçiveriyor. ama wembley stadyumu ile hurts arasındaki bağ inanılmaz. bu seferde 1860 münih ile yine aynı statta oynanan kupa galipleri kupası finalini kazanıyorlar ve böylece hurts wembley'de ikinci kupasını kaldırmış oluyordu.

bundan sonra ise hikaye iyice ilginçleşiyor. her daim futbolun beşiği olduğunu iddia eden ingilizlerin -ki doğrudur da- o tarihe kadar bir dünya kupası bile kazanmışlıkları yok. katıldıkları her turnuvada futbolun beşiğini bir başka ülke sallıyor ve her daim ingiltere'ye boynu bükük dönmek durumunda kalıyorlar. sırasıyla uruguay, italya, almanya, brezilya burunlarından kıl aldırmayan ingilizlere nanik yapıyor. cidden onur kırıcı bir durum.

1966 yılına gelindiğinde ise ingilizler dünya kupasına ev sahipliği yapma imkanına erişiyorlar. ve kupayı kaldırmaları için futbol tanrıları kapıyı çalıyor.. aslında kadrolarında gizli bir silahları var lakin bundan habersizler. ya da şifreyi henüz çözememişler ki, hurst gibi adamı kupada yedek bırakıyorlar. oysa tek yapmaları gereken kendilerini wembley'de oynanacak finale atmak. sonrası kolay. nasıl olsa hurst var. o kupa zaten bir şekilde alınır. *

turnuvada ilginç şeyler yaşanıyor. mesela tüm dünyanın kupanın en büyük favorisi olarak gördüğü peleli, garrinchalı muazzam brezilya takımı gruptan çıkamıyor. hurst'ün kadro da olması dahi koca brezilya'yı turnava dışına itmeye yetiyor. ingilizler çeyrek finalde arjantin ile eşleşiyorlar ama zibille sakatları var. hurts bu maçta oynama şansı elde ediyor ve onun attığı gol ile ingiltere yarı finale çıkıyor. pele'li brezilya'yı öğüten hurst-wembley bağı bu sefer yarı finalde bir başka büyük oyuncu eusebio'yu saf dışı ediyor. ve ingilizler boby charlton'ın golleri ile finale çıkıyor. ama bu sefer karşılarında almanlar var. üstün alman teknolojisi ile nasıl baş edilir? cevap tabiki belli hurst-wembley sinerjisi ile.

fakat bu maç ne yazık ki, ingilizlerin istediği şekilde başlamaz. ilk golü batı almanya atar. fakat wembley hurst'e yürü ya kulum der ve hurst skoru 1-1'e getirir. ingilizler ikinci yarıda 2-1 öne geçseler de, 89. dakika da almanlar bir gol daha atar ve maç 2-2 biterek uzatmalara gider. acaba wembley hurst'e sırtını mı dönmektedir? elbette hayır işe sadece heyecan katmak istemiştir. ve dünya futbol tarihinde yer eden ingilizlerin üçüncü golü yine hurst'ün vuruşunda 112. dakika da gelir. lakin top çizgiyi geçti mi geçmedi mi tartışmaları yıllar boyu sürecektir. orta hakemin adını bile hatırlamayan biz futbol severler yan hakem bayramov'un ismini bu pozisyon yüzünden ezbere biliriz.

bu golün verilmesi de kanımca hurst-wembley ilişkisinin alameti farikası olmuştur. * sonrasında hurst, ''burası wembley burada benim borum öter'' diyerek uzatmaların son dakikasında bir gol daha atar ve futbolun beşiği ingiltere sonunda kendi beşiğini sallamayı başarır.

pele'yi, garrincha'yı, eusebio'yu, macarları, sscb'yi ve en nihayetinde almanları oynadığı/oynamadığı karşılaştığı/karşılaşmadığı maçlar sonunda saf dışı eden hurst'ün enteresanlığı bununla bitmez.

wembley'de üç önemli kupayı kaldıran hurst'den sonra, ne west ham united , ne de ingiliz milli takımı bir daha dikiş tutturamaz. yani sizin anlayacağınız hurst yoksa kupa yoktur. ve bu lanet daha ne kadar sürer onu da futbol tanrıları bilir sanırım... *

bu arada hurst dünya kupası finalleri tarihinde hat-trick yapan ilk ve tek oyuncu olma özelliğini sürdürüyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kedi sahibi olmak, koltuk kenarları yırtık pırtık bir eve sahip olmak demektir.
devamını gör...

fi tarihli bir karikatürü seneler sonra tekrar okurken yaşanmış, görülmüş ve mutlu etmiş ayrıntılardır.

karikatürde geniş bir tribün vardır. her karakter başka surat, durum, hal ve hareketlerdedir.

bir tanesi elinde bayrak sallamaktadır. birden bayrakta çok küçük,ufacık bir yazı olduğu farkedilir. şöyle yazmaktadır;

"yaşasın ayrıntıcı okur!"
devamını gör...

islami cemaat, vakıf ıvır zıvırları kaldırıp başlarında kim varsa yurt dışına sürmek ve akabinde böyle oluşumların kurulmasını kanun ile yasaklamak.
inanın büyük ölçüde bu tarz olaylar azalacaktır.
devamını gör...
(tematik)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
pazartesi ne olacaktı :ı
devamını gör...

dünyaya çin'den yayılan pişirme yöntemi. yemek çeşidi olarak adlandırılsa bile sanıyorum pişirme biçimi olarak adlandırmak daha uygun olacaktır. ascoli piceno'da aotsuki ve ristorante shang-hai, cenova'da re naya felaket güzel iş çıkartmaktadır bu konuda. ristorante shang-hai sos konusunda yetersiz yine de piceno sınırları içerisinde hot pot denilince bence ilk uğranması gereken yerlerden biri ama aotsuki sanırım artık bu hizmeti sunmuyor. re naya ise gerçekten aşmış durumda, özellikle mantarları her zaman taze oluyordu. ha italyaya gidip çin yemeği yemek mantıklı gelmiyorsa eğer çin sınırları içerisinde özellikle guangzhou bölgesinde catch'e falan gidip manzara için o kadar para bayılmaya gerek yok sokakta bulunan küçük işletmeler daha iyisini yapıyor ayrıca catch'de uzun süre bekletiyorlar zaten. tienjin bölgesinde de sokaktaki küçük yerlerde çok güzel tadını çıkartmak mümkün ki zaten kuzeye yaklaştıkça daha sık denk geliyorsunuz.

hot pot'ın mantığı çok basit aslında. yaygın olarak ortasından kalın bir çıkıntı ile ayrılmış bakır bir kabın bir tarafına içinde yağ bulunan su diğer tarafına çeşitli baharatlar ile (genelde acı) hazırlanmış su konularak yapılır. buradaki mantık bir arada olan bir grubun masanın ortasındaki ateşte sürekli kaynayan bakır kap içindeki sulara ince bir şekilde doğranmış et, deniz mahsülü, erişte ve çiğ sebze gibi çeşitli yiyecekleri sohbet esnasında sırayla ekleyerek birbirinden oldukça farklı olan tatları birleştirip yemesinden geliyor aslında. her birinin pişme süresi farklı olan yiyecekleri yenilecek duruma geldikçe chopstick ile bakır kabın içerisinden alarak soslara batırıp yemek yeme süresi uzayıp da tatlar birleştikçe orgazmik bir zevke dönüşüyor. bir toplanma ritüeli gibi işlediği için de zaten bazen hatta çoğu zaman saatler alabiliyor. tek bir kap içerisine masadaki herkes dilediği şeyi eklediği için fazla titiz arkadaşlara çok önerilmemektedir, panik atak falan geçirirler sonra*. günümüzde ortada bulunan tek bir bakır kap yerine bireysel olarak herkes için ayrı ayrı sunan yerler olsa bile öyle çok tadı çıkmıyor kanımca. öyle kafaya göre her şeyi atayım suyun içine mantığı da genelde kusma eylemi ile sonuçlanıyor. denenmiş ve önerilmiş lezzetlerden gitmekte fayda var çünkü herkesin midesi koyun eti ile karidesin tadını aynı anda kaldıracak mideye sahip değil. ek olarak domuz eti ile kalamarı aynı sosa batırıp aynı zevki almak bile mümkün olmadığından neyi hangi sos ile yemek gerektiğini bilmekte fayda var. basit mantıkta pişirildiği an yenilebilen güveç demek mantıklı olur sanıyorum. enoki ile beraber karides çok güzel gitmektedir ama ben patates kızartmasını reçele batırıp yiyen bir insan olduğum için benden tavsiye almanın mantıklı olduğunu hiç ama hiç sanmıyorum. yemek yerken arada yemek yemeyi bırakıp ağızdaki tat sıfırlansın diye sıvı tüketmek -ki geleneksel bir yerdeyseniz genelde çok hoş kokan bir çay veriyorlar- ve sohbete dahil olmak da işin güzel kısmı. ayrıca masadakilerden biri hadi kaz bağırsağı atalım suya dediğinde genelde sanırım ben doydum diyerek yemeyi bırakmak kafidir, zorlamayın. özellikle etler ince dilimlendiği için ve farklı lezzetler ile sürekli karıştığından - baharatlı kısımda pişmesi daha iyi oluyor bence- bir etin hakkını vererek yemek için kesinlikle denenmeli. suya lütfen herhangi bir canlının bacağını veya dilini atmayın, kendine veya kendine yoksa bile masadakilere saygısı olan kimse yapmamalı bunu. bunu midesiz bir arkadaş yüzünden az kalsın deneyimleyecektim son dakika suda yüzen şeyi algılayamadığımdan ucundan döndüm, kötü kötü çok kötü.

edit:imla
devamını gör...

ben sizin bu dili bilmediğim için yorum yapamam.
benim bildiğim tek meriç nehir olanı trakya da olanı.
başkada bilmem .
devamını gör...

louis aragon'a ait realizm ve dram barındıran şaheser şiir.

'insan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
mutlu aşk yoktur'

livaneli de pek güzel bestelemiştir
devamını gör...

o arayınca : fikrimin ince gülü

others : elalarını elalarını allah versin belalarını
devamını gör...

area araştırma şirketi'nin şubat ayı başlıklı gündem anketi.
bu çalışmada dikkat çekici hususlar;
akp'nin ekonomi politikasını başarılı bulanların oranı yüzde 22.9
cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi'ni başarılı bulanların oranı yüzde 38.9
akp'nin ekonomi politikasını başarısız bulanların oranı da yüzde 67.1 
kaynak
devamını gör...

kişiye göre değişen durum.
bazı öğrenci duvar gibi duruyor, almıyor.
bazı öğretmende taş gibi gaddar oluyor, vermiyor.
devamını gör...

toygar ışıklı
bırak sende kaybolayım.
devamını gör...

hoş bir kare.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hepimizin kurtlar vadisi ile tanıdığı efsane oyuncudur. ama bu da bizim ayıbımızdır. o ses tonu kolay gelmez bir daha.

(bkz: laz ziya)
devamını gör...

eskiden yeterdim kendime
artardım bile
şimdi ne yapsam nafile! ...
ve
kim demiş 'can eskimez' diye
bu can tedirgin tende
can da eskimiş
ben de..

dizelerini yazan ve bir çok şiirine hayran olduğum usta şairdir kendisi.
devamını gör...

bu kapanma benim hiçbir planımı iptal edemez. çünkü uzun zamandır plan yapmıyorum.
devamını gör...

kitapçıda öyle bakınırken çarptı gözüme:
‘ispanya’da don kişot’tan sonra en çok satan kitap’ yazıyordu üstünde.bense miguel de cervantes ’ i carlos ruiz zafón’ dan sonra tanıdım, ama olsun.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

birkaç kez başlasam da bir türlü ilerleyemedim, kitaplığımda durdu öylece. ta ki pandemi bizleri eve hapsedinceye değin.işte buydu aradığım kitap !
bazen bir kitabın hak ettiği değeri bulması bazen çok uzun sürüyormuş.elime alınca da bitmesin lütfen, diye okudum. akıcılığı, olay örgüsü, kurgusu beni çok etkiledi. umberto eco ve dan brown gibi tarihsel olaylara kurgusal yaklaşan yazarların kitaplarını seviyorsanız, tam da aradığınız rüzgarın gölgesi olabilir. kişi tasvirleri o kadar derin ki hem fiziksel hem de içsel görünüşleri duyumsuyorsunuz iyi bir yönetmenin bir filmini izler gibi.heyecanla sayfaları çevirirken yeni bir ipucu bulma ve olayları aydınlatma peşine düşen o dedektif sizsiniz artık.
konusu :
daniel sempere babası tarafından çok az kişinin bildiği bir kitaplığa götürülür : unutulmuş kitaplar mezarlığı.
çocuğun dünyası artık eskisi gibi olmayacaktır, gözü gibi bakması gereken bu kitap sayesinde nice insanlar katılacaktır hayatına; kimileri de çoktan göçmüştür bu dünyadan, kimileri de kıl payı yanından geçecektir.
kitabın adı rüzgarın gölgesidir.
gizemli bir adam sempere’nin bu değerli hazinesini yakıp yok etme peşindedir.
öykünün içinde başka öykü(ler) sürüp gider.
devamını gör...

rahat nefes alınan, sağlıklı olduğumuz anlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim