odamdayım ve ekler yiyorum... eğer ki bu kadar güzel bir tatlı olmasaydı bu saatte yediğim için pişman olabilirdim. çok lezzetli..
devamını gör...

acıktım yaa zalımlar! yarının menüsü belli oldu: nohutlu dürüm. iyi yayınlar, iyi geceler. *
devamını gör...

iş yerinde keyif alabilecek bir şey bulmak lazım bazen. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

uykumun gelmesini bekliyorum. o sırada sıkıntıdan dayanamadım sözlüğü açtım.* mükemmel kararlılık... bayılıyorum kendime.*
devamını gör...

afrika'nın batısında bulunan gana ülkesinin başkentidir.
devamını gör...

beklenti.
devamını gör...

bir tek gördüğüm

sözü ve müziği mabel matiz 'e, düzenlemesi ozan çolakoğlu'na ait, ayşegül aldinç tarafından harika yorumlanmış, maalesef geç keşfettiğim şarkı...

sen biliyorsun beni aşkım bitmez
kaybediyorsam da gönül dert etmez
sevme diyorsun beni öldür bari
geçti geçiyor demimiz gel vazgeç
...
devamını gör...

1968 doğumlu sunucu, manken, oyuncu ve iş adamı. öz yeğeni ile olan ensest görüntüleri sayesinde ülke çapında tanındı.

şu sıralar pek bir sessiz nerde olduğu ne yaptığı bilinmemekte.
devamını gör...

2008 den beri iş sebebi ile ispanya’ya gidip geliyorum. ispanyolca yı bu sebeple öğrenme şansım oldu. müthiş keyifli bir dil. bana çok keyif veriyor... öğrenmek isteyen herkese tavsiye ederim.
devamını gör...

roman okumak isteyenler için;
- yaban
- genç werther’in acıları
- yeraltından notlar
- kumarbaz
- dövüş kulübü
————————————————————————-
felsefe, siyasi ve strateji içerikli karışık okumak için;
- hükümdar/prens (işkültür yayınlarında hükümdar, can ve say gibi yayınlarda prens diye geçmektedir.)
- devlet
- sokrates’in savunması
- savaş sanatı
- batı felsefesi tarihi
—————————————————————————
atatürk ve cumhuriyet içerikli okumak için;
- nutuk
- zabit ve kumandan ile hasbihal ( subay ve komutan ile söylev. mustafa kemal atatürk ve hem mahalle, okul ve silah arkadaşı olan nuri conker’in beraber yazdığı bir kitaptır.)
- cumhuriyet ( turgut özakman)
- yaban ( yaban’ı buraya da dahil etmemin sebebi kurtuluş savaşı yıllarındaki durumu farklı bir perspektifle ele almasıdır.)(bkz: yaban (kitap))
devamını gör...

şaziment. benim şimdiye değin duyduğum en ilginç isim.
devamını gör...

hiç ama hiç katılmadığım öneri.

devletin bunun için ne insan gücü ne de maddiyat ayırmasını gerekli bulmuyorum.

çünkü bilerek aşı olmayanlar belli bir süre sonra doğal seçilime maruz kalıp ya hastalanıp atlatıp kısmen bağışıklık kazanacak ya da hastalanıp atlatamayıp telef olacak, ne gerek var?
devamını gör...

saat: 5:30'da bitmiş. ilginç valla.
hâlbuki ben dün akşam tası, tarağı toplamıştım.
devamını gör...


beni böyle sev seveceksen
olduğum gibi göreceksen
girme ömrüme girme gönlüme
ne dertliymiş bu diyeceksen
girme ömrüme girme gönlüme
ne dertliymiş bu diyeceksen

arabeski damardan veren bir orhan gencebay şarkısıdır.
felsefesini uygulamak zordur ama dinlemesi çok hoş bir parçadır. insanın içini kalbini parçalar.
devamını gör...

cougar tipi bir helikopterle yaşanmış elim kazadır.

google'da biraz araştırdım ve ordu envanterine 1977 yılında girdiğini gördüm. yani tam 44 yıl önce. savunmaya bu kadar bütçe ayrılıyor, ihalarımız, sihalarımız, yerli üretim helikopterlerimiz falan var ama 9 tane gencecik askerimiz uçan bir tabutta şehit oluyor.

bu işin uzmanları "o helikopterlerin bakımı ve modernizasyonu sürekli yapılıyor." diyecektir. inanırım, sürekli yapılıyordur. ama 1977 model bir aracı ne kadar modernleştirebilirsiniz?

maalesef ateş yine düştüğü yeri yakacak. ailelerin çektiği acıyı tahmin edemiyorum. çok zor çok.

edit: işimbu'nun uyarısıyla cougar'ın ordu envanterine 95-96 yılında girdiğini düzeltmek isterim. ilk üretim yılı 1977'ymiş. ama cougar'ın sabıkası kabarık. link
devamını gör...

tam olarak bizim neslimize söylenen söz. ne büyük savaşlara katıldık, ne büyük devrimlere. ne büyük bir din kurduk, ne de büyük bir devlet. diyoruz ya ileride robotların dünyaya hakim olacağı bir çağ olacak diye ve konuşuyoruz ya hani karanlık ütopyaları, çoktan aştık kaf dağını, kendi yarattığımız denizde solurken makara gibi yaratıyoruz dalgaları.
devamını gör...

nobel ödülü alan ilk müslüman ilim adamı, 20 ocak 1926'da pakistan'ın pencap eyaletinde dünyaya geldi. küçük yaşlarda matematik ve fen üzerine muazzam yetenekler sergileyen abdüsselam, 14 yaşında pencap üniversitesi giriş sınavlarında o zamana kadar ki en yüksek puanı alarak pencap halkını kendine hayran bıraktı.
fizik bilgini abdüsselam, pencap ve cambridge üniversitelerinden matematik ve fizik dallarında birinci olarak mezun oldu. 1951 yılında hazırladığı doktora teziyle kuantum elektrodinamiğine temel olacak bir çığır açtı.
aynı yıl pencap üniversitesi'nde profesör oldu. 1954 yılında cambridge üniversitesi'nde okutman tayin edilince, pencap üniversitesi'nden ayrıldı.
hayatının bütün devreleri uluslararası başarılarla dolu olan prof. abdüsselam, ender yetişen islam alimlerinden birisidir. prof. abdüsselam, 230'dan fazla orijinal çalışma yaptı. prof. abdüsselam, bu çalışmalarında, islamiyet'in ilme verdiği önemi bilen ve bütün ilimlerin kaynağı olduğuna inanan ve keşiflerini ona dayandıran bir müslümandır.
abdüsselam, kendisine nobel ödülü takdim edilirken yaptığı konuşmasında mülk suresinin üçüncü ve dördüncü ayetlerini okumuştur:

“o, yedi göğü kat kat ve uyum içinde yaratandır. rahman’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. gözünü çevir de bir bak! herhangi bir bozukluk ve uyumsuzluk görebilecek misin? sonra gözünü tekrar çevir ve bak. göz aradığı bozukluğu bulmaktan âciz bir şekilde sana dönecektir.” (67. mülk suresi, 3-4.)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tsk'nın laikliğin garantörü olduğu günlerin geride kaldığını gösteren saçma olay.
devamını gör...

bana göre türk edebiyatının en iyi beş romanından biri olan, muhteşem bir vedat türkali kitabı. siz 750 sayfa olduğuna bakmayın, bir çırpıda biter. finali ile insanın göğsüne yumruk gibi oturur. küçük burjuva eleştirisi, işçi sınıfı mücadelesi, öğrenci olayları, 50'li ve 60'lı yıllar fonunda bir aşk hikayesi. okuyun, okutturun.
devamını gör...

immanuel kant'ın hukuk ve/veya yasa ve erdem üzerine 1797 yılında yazdığı iki bölümden* oluşan geç dönem eserlerinden. königsbergli bana kalırsa öyle çok anlaşılma kaygısı ile yazmasa bile -ki kendisini tam olarak anladığını iddia edene sadece gülüyorum- grundlegung zur metaphysik der sitten (ahlak metafiziğinin temellendirilmesi) ve kritik der praktischen vernunft (pratik usun eleştirisi) okunduktan sonra die metaphysik der sitten okunması açıkça şart olan bir eser. dilimize çevrilmiş bir eser değil fakat eserin ismi kabaca ahlak metafiziği olarak çevrilebilir. türkçe çevirisini bulmak mümkün olmasa bile illa bu aksiyona girmek isteyen varsa the metaphysics of morals ismi ile ingilizce çevirisini bulmak mümkün.

königsbergli ahlak metafiziği'nin girişinde ahlaki doktrinin neden deneysel bir deneyim üzerine kurulamayacağını, bunun yerine genel akıl yürütme üzerine inşa edilmesi gerekliliğini açıklar. herkesin bir “arzu kapasitesi” * vardır. kant arzu etme yeteneğini basitçe bir şeyi yapıp yapmama isteği olarak ifade ediyor. tamamen içgüdülerine göre hareket eden hayvanların aksine, insanlar arzularına yanıt verebilir. eylemlerin olası sonuçları hakkında düşünme, bunları değerlendirme ve eylemlerini nedenlere göre etkileme pratik özgürlüğüne sahiptir. yani kısaca insanın bir iradesi vardır ve iradesine göre hareket edebilir. yalnızca düşüncelerden kaynaklanan ve arzulara aldırış etmeyen nedenlerle yönlendirilirse, ahlaki açıdan mantıklı bir şekilde hareket eder. kategorik zorunluluğa da yansıyan temel ahlaki ilke, eşit haklara sahip diğer kişiye saygı göstermektir.


“ıt is a remark which needs no subtle reflection to make, but which we may assume that even the commonest understanding can make, although it be after its fashion by an obscure discernment of judgment which it calls feeling, that all the 'ideas' that come to us involuntarily (as those of the senses) do not enable us to know objects otherwise than as they affect us; so that what they may be in themselves remains unknown to us, and consequently that as regards 'ideas' of this kind even with the closest attention and clearness that the understanding can apply to them, we can by them only attain to the knowledge of appearances, never to that of things in themselves.”
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim