normal sözlük’te tanıdık birilerine rastlamak
bazı yazarları tanımasam da tanıyorum hissi veren başlıktır.
devamını gör...
yarın anne olacağını düşünmeden yaşayan kadın
devamını gör...
aşk yeniden
eymir’de,* j.c. jacobsen’in hayatımıza kattığı en değerli bira ile dinlenmesi keyifli olacak şarkıdır.
devamını gör...
gençlerin kolay evlenip kolay boşanması
evlenmeden önce birbirini yeterince tanımayan çiftlerin ve evlilikleri sağlıklı gitmeyen çiftlerin yaptığı şey. keşke eskiden de bu kadar kolay olsaydı. kendi teyzem ayyaş kocasından sırf millet ne der diye senelerce boşanmadı mesela. yani olması gerekendir.
devamını gör...
normal sözlük'ün 30 yaş üstü yazar kaynaması
44 yaşında bir yazar olarak çok sevindiğim bir durum:) çoluk çocuğa laf anlatmaya çalışmıyoruz demek ki:)))
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
nazım hikmet- hoş geldin kadınım
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını bastın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...
hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını bastın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...
hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
devamını gör...
mideme saygım yok yiyecek ve içecekleri
otogar tavuk döneri.
devamını gör...
çirkin kadınlara tavsiyeler
buradaki tavsiyelere kulak asmayın. gerçi bu da bir tavsiye oldu *.
ulan çirkin diyen dönsün kendine baksın önce. kendisi kusursuz sanki! kimse kimseye çirkin diyemez.
ulan çirkin diyen dönsün kendine baksın önce. kendisi kusursuz sanki! kimse kimseye çirkin diyemez.
devamını gör...
şahsiyet
o kadar güzel noktalara parmak basmış, unuttuğumuz şeyleri deşerek öyle güzel hatırlatmış ki. izlediğim en iyi türk yapımlardan biridir.
şu replik derinlerde bir yere çok dokundu;
“sırf göğüslerini kimse fark etmesin diye kaç kız çocuğu kambura’da kambur yürüyor, farkında mısınız? o kambur var ya, o çocukların kamburu… o aslında hepimizin sırtında.”
kambura son derece doğru bir anadolu özetidir. bu replikte yazanı hiç yaşamamış bir kadın var mıdır? ben yaşadım, hem de son derece rahat ve çocuk psikolojisinden anlayan bir ailede büyüsem de. kadın kimliğimizi bu ülkede neden bu kadar zor buluyoruz? “kadın” kimliğimizi bulamadan hayatlarımız geçiyor. çok çok acı.
regl olduğunda utanıyor kızlarımız, bu tiksinç bişeymiş gibi. aslında sağlıklı bir kadın olduğuna sevinmesi ve kutlaması gerekmiyor mu? bu ülkede mutlu bir kız evlat büyütmek ne zor... ne kadar modern büyütsen de, ne kadar özgüvenli ve rahat yetiştirsen de bu tabuları çocuk bir yerden alıyor. öğreniyor; utangaç olmayı, başını eğmeyi, ürkek olmayı.
şu replik derinlerde bir yere çok dokundu;
“sırf göğüslerini kimse fark etmesin diye kaç kız çocuğu kambura’da kambur yürüyor, farkında mısınız? o kambur var ya, o çocukların kamburu… o aslında hepimizin sırtında.”
kambura son derece doğru bir anadolu özetidir. bu replikte yazanı hiç yaşamamış bir kadın var mıdır? ben yaşadım, hem de son derece rahat ve çocuk psikolojisinden anlayan bir ailede büyüsem de. kadın kimliğimizi bu ülkede neden bu kadar zor buluyoruz? “kadın” kimliğimizi bulamadan hayatlarımız geçiyor. çok çok acı.
regl olduğunda utanıyor kızlarımız, bu tiksinç bişeymiş gibi. aslında sağlıklı bir kadın olduğuna sevinmesi ve kutlaması gerekmiyor mu? bu ülkede mutlu bir kız evlat büyütmek ne zor... ne kadar modern büyütsen de, ne kadar özgüvenli ve rahat yetiştirsen de bu tabuları çocuk bir yerden alıyor. öğreniyor; utangaç olmayı, başını eğmeyi, ürkek olmayı.
devamını gör...
kağıt ev
erdal beşikcioğlu'nun ve nur fettahoğlu'nun başrollerinde oynadığı star tv dizisidir.
ilk bölümü olmasına rağmen çok uzun süre ekranlarda kalacağını düşünmüyorum. tipik bir erdal beşikcioglu dizi klasiği diyebiliriz. adı efsane dizisinde olduğu gibi ilk bölümler başarıyı yakalayıp sonradan birden bitti. keza yakin zamanda da çocukluk dizisinde de aynisi oldu.
kagit ev dizisine gelecek olursam yine karısını aldatan bir koca var. evlilikleri mutlu gibi görünse de aslında biten bir evlilik var. en azından koca da bitmiş.
karisini aldatan kart zampara koca,metresiyle bir gece geçiriyorlar. metres de her dizi de olduğu gibi hiç de gözünüzün tutamayacağı, sinsi bir tip (azra).
her şeyi başlatan ise sorunlu ve psikolojisi baya bozuk da bir evlat var. adı cemre.
babasının,annesini aldattığından şüphe ediyor. (telefon konuşmalarına şahit oluyor)
dizinin asıl konusu da burada başlıyor zaten. babasının, annesini aldattığını düşündüğü kadın ise evlerinde çalışan hizmetlinin kızı (ınci) . şüphe etmesinin nedeni babasının kiza yakin tavırları, aralarında muhabbet etmeleri ve kıza yardım etmesi.
ama halbuki babasının,annesini aldattığı kız o değil. psikopat evlat cemre ise "sen bunu anneme nasil yaparsın?" deyip inci'nin kafasını duvara çarpıyor ve en sonunda kızı itekleyerek kafasını yere çarpıyor.
daha da kötüsü anne (nur fettahoğlu) ve baba (erdal b) yerde öylece yatan kıza yardim etmektense bir depoya koyuyorlar. sirf kendi kızları hapse atılmasın, yargilanmasin diye olayın üstünü örtbas ediyorlar. daha da kötüsü var yerde yatan kızın babasıyla ilişkisi yok. yani b*k yoluna gitti inci. ayrica cemre'nin abisinin sevgilisi de ınci. anlayacaginiz durumlar karmakarışık.
masumiyet dizisi ile sadakatsiz dizisinin karışımı gibi bir şey olmuş. tutar mi ? maksimum 10 bölüm.
ilk bölümü olmasına rağmen çok uzun süre ekranlarda kalacağını düşünmüyorum. tipik bir erdal beşikcioglu dizi klasiği diyebiliriz. adı efsane dizisinde olduğu gibi ilk bölümler başarıyı yakalayıp sonradan birden bitti. keza yakin zamanda da çocukluk dizisinde de aynisi oldu.
kagit ev dizisine gelecek olursam yine karısını aldatan bir koca var. evlilikleri mutlu gibi görünse de aslında biten bir evlilik var. en azından koca da bitmiş.
karisini aldatan kart zampara koca,metresiyle bir gece geçiriyorlar. metres de her dizi de olduğu gibi hiç de gözünüzün tutamayacağı, sinsi bir tip (azra).
her şeyi başlatan ise sorunlu ve psikolojisi baya bozuk da bir evlat var. adı cemre.
babasının,annesini aldattığından şüphe ediyor. (telefon konuşmalarına şahit oluyor)
dizinin asıl konusu da burada başlıyor zaten. babasının, annesini aldattığını düşündüğü kadın ise evlerinde çalışan hizmetlinin kızı (ınci) . şüphe etmesinin nedeni babasının kiza yakin tavırları, aralarında muhabbet etmeleri ve kıza yardım etmesi.
ama halbuki babasının,annesini aldattığı kız o değil. psikopat evlat cemre ise "sen bunu anneme nasil yaparsın?" deyip inci'nin kafasını duvara çarpıyor ve en sonunda kızı itekleyerek kafasını yere çarpıyor.
daha da kötüsü anne (nur fettahoğlu) ve baba (erdal b) yerde öylece yatan kıza yardim etmektense bir depoya koyuyorlar. sirf kendi kızları hapse atılmasın, yargilanmasin diye olayın üstünü örtbas ediyorlar. daha da kötüsü var yerde yatan kızın babasıyla ilişkisi yok. yani b*k yoluna gitti inci. ayrica cemre'nin abisinin sevgilisi de ınci. anlayacaginiz durumlar karmakarışık.
masumiyet dizisi ile sadakatsiz dizisinin karışımı gibi bir şey olmuş. tutar mi ? maksimum 10 bölüm.
devamını gör...
karakteri oturmamış insan
sıvılar gibi girdiği kabın şeklini alandır.
döneklik konusunda masterı vardır.
ya da sadece karakterini arayan, yavaş yavaş oturacağını bilen, hayatı ve kendini tanımaya çalışan genç bireyler de olabilir ancak bu arkadaşlarımız en azından iskeleti oturtmuş oluyorlar şekillenme kısmı biraz afilendirme istiyor sadece.
üstteki gibi insanımsılarla allah karşılaştırmasın dediğimdir.
döneklik konusunda masterı vardır.
ya da sadece karakterini arayan, yavaş yavaş oturacağını bilen, hayatı ve kendini tanımaya çalışan genç bireyler de olabilir ancak bu arkadaşlarımız en azından iskeleti oturtmuş oluyorlar şekillenme kısmı biraz afilendirme istiyor sadece.
üstteki gibi insanımsılarla allah karşılaştırmasın dediğimdir.
devamını gör...
annen yok kimsen yok
her izlediğimde gözlerimin dolduğu ve birkaç damla yaş a hakim olamadığım röportajın en can alıcı cümlesidir ve hayatın en net gerçeğidir.
devamını gör...
entelektüel sorunu
giacomo papi’nin radikal şıkların sayımı isimli çok etkileyici kitabında adı geçen ve dünyada hala hüküm süren sorundur. bu sorunu, yazar doğru basittir, yanlış karmaşıktır şeklinde özetlemiştir.
entelektüel insanların radikal şıklar olarak görülmeye başlandığı bir dönemde ortaya koyulan sorun entelektüellerin sıradan halkın üzerinde bilgi, akıl ve mantığı kullanarak baskı kurmaya çalışması ve hatta utanmadan arlanmadan sıkılmadan onları düşünmeye, yorumlamaya ve hatta üretmeye zorlamaları olarak da açıklanabilir. yazmaya elim varmıyor ama bu radikal şıklar işi halka okuma sevgisi aşılmaya çalışmak gibi bir ahlaksızlığa kadar vardırmışlardır.
halbuki karmaşıklık halkı aşağılayan bir şeydir. karman çorman cümleler kurup halkın kullanmaktan imtina ettiği, gözünden bile sakındığı, pamuklara sarıp sarmalayarak zihninin sandıklarında sakladığı beynini kurcalamak akıl alır gibi değil.
ayrıca karmaşıklık hem sıkıcı hem de kibirlidir. insanların anlamayacağı ve anlamaya çalışırken yorulacağı kavramları kullanmak halkın zekasına bir hakaret değil midir? en son ilkokulda kitap okuyarak kendini gerçekleştirme konusunda bir arpa boyu yol almış olan halka kitap okuyarak yukarıdan bakmak mutlu cahiller tugayı tarafından cezalandırılması gereken bir suç değil midir?
basit olan her şey halk tarafından bilindiği için demokratik, karmaşık olanlar ise seçkinci bir tavır olduğu için antidemokratiktir. halk, neyi zorlanmadan anlıyorsa doğru odur ve o kadardır.
radikal şıkların halkı kandırmak için kulladığı bilgi, mantık ve akıl yararsızlıkları çok uzun zaman önce kanıtlanmış kavramlardır.
sözlüğün radikal şıklarından biri olarak ben de tövbe etmeye karar verdim. bundan sonra basit tanımlar yazıp kısa cümleler kuracağım. çünkü ignorance is bliss.
entelektüel insanların radikal şıklar olarak görülmeye başlandığı bir dönemde ortaya koyulan sorun entelektüellerin sıradan halkın üzerinde bilgi, akıl ve mantığı kullanarak baskı kurmaya çalışması ve hatta utanmadan arlanmadan sıkılmadan onları düşünmeye, yorumlamaya ve hatta üretmeye zorlamaları olarak da açıklanabilir. yazmaya elim varmıyor ama bu radikal şıklar işi halka okuma sevgisi aşılmaya çalışmak gibi bir ahlaksızlığa kadar vardırmışlardır.
halbuki karmaşıklık halkı aşağılayan bir şeydir. karman çorman cümleler kurup halkın kullanmaktan imtina ettiği, gözünden bile sakındığı, pamuklara sarıp sarmalayarak zihninin sandıklarında sakladığı beynini kurcalamak akıl alır gibi değil.
ayrıca karmaşıklık hem sıkıcı hem de kibirlidir. insanların anlamayacağı ve anlamaya çalışırken yorulacağı kavramları kullanmak halkın zekasına bir hakaret değil midir? en son ilkokulda kitap okuyarak kendini gerçekleştirme konusunda bir arpa boyu yol almış olan halka kitap okuyarak yukarıdan bakmak mutlu cahiller tugayı tarafından cezalandırılması gereken bir suç değil midir?
basit olan her şey halk tarafından bilindiği için demokratik, karmaşık olanlar ise seçkinci bir tavır olduğu için antidemokratiktir. halk, neyi zorlanmadan anlıyorsa doğru odur ve o kadardır.
radikal şıkların halkı kandırmak için kulladığı bilgi, mantık ve akıl yararsızlıkları çok uzun zaman önce kanıtlanmış kavramlardır.
sözlüğün radikal şıklarından biri olarak ben de tövbe etmeye karar verdim. bundan sonra basit tanımlar yazıp kısa cümleler kuracağım. çünkü ignorance is bliss.
devamını gör...
pragmatizm
bir ahlaki eylemin iyiliğinin ölçütünün o eylemin faydalı olup olmamasıdır, diyen düşünce akımı. bence birçok sıkıntısı var.
kime fayda sağlayacak? oyun teorisi başlığında bahsetmiştim, bazen kendi çıkarlarımız ile karşıdakinin çıkarları çakışır. ya o çıkarlı çıkacaktır ya siz. böyle bir durumda pragmatizm maksimum kâr nasılsa onu yapın der. diyelim ki ya kendi çocuğunuz ya da 2 tane yabancı çocuk ölecek. kim kendi çocuğunu kurtarmaz ki? aynı pragmatizm fayda sağlamayan bilgi yanlıştır da der. yani pragmatist düşünürsek pragmatizm yanlıştır.başka bir durumda faydanın ölçülememesi de sıkıntı çıkarır. büyük uçak kazaları sonucunda onlarca yüzlerce insan ölür ama bu sayede uçak yolculukları çok daha güvenilir bir hal alır. şimdi bu kazalar iyi mi kötü mü?
ayrıca niyete hiç bakmaması ise saçmalıktır. inşaat çalışması yapan bir insanın bir taşı çatıda bırakması ve rüzgar nedeniyle başınıza düşmesi durumu ile kavga ettiğiniz kişinin başınıza taş atması pragmatizme göre aynı derecede kötüdür. halbuki birisinde yanlışlıkla yapılan bir kötülük varken diğerinde bilerek yapılan bir kötülük söz konusu.
kime fayda sağlayacak? oyun teorisi başlığında bahsetmiştim, bazen kendi çıkarlarımız ile karşıdakinin çıkarları çakışır. ya o çıkarlı çıkacaktır ya siz. böyle bir durumda pragmatizm maksimum kâr nasılsa onu yapın der. diyelim ki ya kendi çocuğunuz ya da 2 tane yabancı çocuk ölecek. kim kendi çocuğunu kurtarmaz ki? aynı pragmatizm fayda sağlamayan bilgi yanlıştır da der. yani pragmatist düşünürsek pragmatizm yanlıştır.başka bir durumda faydanın ölçülememesi de sıkıntı çıkarır. büyük uçak kazaları sonucunda onlarca yüzlerce insan ölür ama bu sayede uçak yolculukları çok daha güvenilir bir hal alır. şimdi bu kazalar iyi mi kötü mü?
ayrıca niyete hiç bakmaması ise saçmalıktır. inşaat çalışması yapan bir insanın bir taşı çatıda bırakması ve rüzgar nedeniyle başınıza düşmesi durumu ile kavga ettiğiniz kişinin başınıza taş atması pragmatizme göre aynı derecede kötüdür. halbuki birisinde yanlışlıkla yapılan bir kötülük varken diğerinde bilerek yapılan bir kötülük söz konusu.
devamını gör...
pavlov'un göbeği
surekli benim tanimlarimi silen mod.
kac para ulan bir tanim, silme iste birak kalsin.
kac para ulan bir tanim, silme iste birak kalsin.
devamını gör...
isim şehirdeki atmasyonlar
v ile başlayan hayvana vampir yazdılar.*
devamını gör...
piezojenik pedal papül
ayakta durulduğunda, ayağın yan kısmında ya da topukta ortaya çıkan, deriyle hemen hemen aynı renkte olan yağ bezesi görünümlü düğüm.
genellikle ayakta çok fazla duran ve ayakları çok fazla basınca maruz kalan kişilerde (mesela sporcularda) rastlanır. kişiye fiziksel bakımdan rahatsızlık vermez. ancak görüntüsü rahatsız edebilir. ayakta fazla kalmamak, rahat ayakkabılar giymek, kilo vermek gibi basit yöntemler önerilir. ekstra tedaviye ihtiyaç duyulmaz.

görselin kaynağı
genellikle ayakta çok fazla duran ve ayakları çok fazla basınca maruz kalan kişilerde (mesela sporcularda) rastlanır. kişiye fiziksel bakımdan rahatsızlık vermez. ancak görüntüsü rahatsız edebilir. ayakta fazla kalmamak, rahat ayakkabılar giymek, kilo vermek gibi basit yöntemler önerilir. ekstra tedaviye ihtiyaç duyulmaz.

görselin kaynağı
devamını gör...
*
okurken yıldız olarak söylenen, sanırım link veya bakınız halindeyse yıldız bakınız veya yıldız link olarak söyleyebileceğimiz bir sembol. içerisine bakınız, link veya etli sarma gizlenen küçük gizemli asâ özü.
ayrıca bu metnin girildiği tarih itibariyle yoldaş benjamin franklin'in kafa sözlük formatı başlığındaki ilk metninde bulunan; fakat bakınız, link veya etli sarma içermeyen bir berduş. galiba gülücük anlamında da kullanıyor olacağız. giriş evraklarımı buraya mı bırakayım yoksa içeride alırlar mı?
ayrıca bu metnin girildiği tarih itibariyle yoldaş benjamin franklin'in kafa sözlük formatı başlığındaki ilk metninde bulunan; fakat bakınız, link veya etli sarma içermeyen bir berduş. galiba gülücük anlamında da kullanıyor olacağız. giriş evraklarımı buraya mı bırakayım yoksa içeride alırlar mı?
devamını gör...

