tekrarlayan ateş sendromlarından biri olan bu sendrom en çok ailesel akdeniz ateşi ile karışır.
ismini periyodik fever(ateş)
aftöz stomatit
pharngitis(farenjit)
adenit'den alır.
hastaların büyük çoğunluğu tek doz oral prednizolona yanıt verir.
genellikle 5-7 yıl civarında kendiliğinden iyileşir.
atakları önlemek için tonsillektomi yapılır.
devamını gör...

kelimeler, cümleler, kitaplar yetmez. sadece görsel her şeyi anlatıyor...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gelecekteki şarkılarını, müziğinin izleyeceği yolu merakla beklediğim isim.

itiraf edeyim başlığı açan kişi olmadığım için üzüldüm.

ders çalışırken açtığım çalma listesinde çalan merhabalar şarkısı dikkatimi çekmiş, ders çalışmayı bırakıp melodiye ve sözlere odaklanmıştım.

şarkıyıla illk karşılaştığımda hazine bulmuş gibi sevinmiştim. dinlenme/izlenme sayılarının fazla olması, hazineyi bulan kişilerin de fazla oluşunu ifade ettiğinden mutlu etmişti.
devamını gör...

sabah uyanır uyanmaz koca kupa kahve sigara. öğlene kadar en az iki kupa daha. yemekten sonra tekrar. yani akşama kadar nerden baksak 6 kupaya kadar içiyorum. bağımlı mıyım, kesinlikle evet. henüz mükemmel filtre kahveyi bulamadım ama denemeye devam *
devamını gör...

türk sinemasında arap bacı rolünü ilk kez canlandıran afrika kökenli oyuncu.
devamını gör...

az önce daha öncesinde engellediğim birisinin başka bir hesaptan mesaj atmasıyla şoke oldum.tam ona yazacaktım istenmediğin yerde durmak canını yakmıyor mu diye,sonra kendimi de aynı duruma soktuğum geldi aklıma?sahi insan bunu niye yapıyor ki kendine? acı çekmeyi mi seviyoruz acaba? seveni sevmek olmuyor da ille de sevmeyeni kovalayacağız!?
bugün aklım karışık, sanırım hep ilişkiler üzerine yazacağım.
sevildiğin kişi ile bir ömür geçer mi?
sevmeyeni kovalamaya değer mi?
ağlasam bu yumru erir mi?
bu sorunu nasıl çözmeli.!?
devamını gör...

çoğu insanın hayatının özeti. planlar yapılır, şunu yapıcam bunu yapıcam diye kafada kurulur, kurulur, kurulur... sonuç: mümkün olduğunca az şey yaparak günü geçirmek. o planlar kafanın bir köşesinde durmaya devam eder, biraz daha ertelenir ama yapacak moda girdiğinizde zamana bağlı planlar için çok geç olabilir. bir söz vardı, "yarın bir şeyleri ertelediği için bugünkü kendine kızıyor olacaksın" gibi, eğer sözü doğru hatırlasam etkili bir yazı olacaktı ama neyse, fikir buydu. işte "yarın başlarım", "haftaya hallederim", "okul bitsin bakarız" gibi bahanelerle erteleyip durmaktansa o an tam olarak karar verip başlamak lazım bir şeyler yapmaya, yoksa arkası hiç gelmiyor ve sürekli keşke diyerek bomboş yaşayıp gidiyoruz.

bir de şöyle bir sorun var, yeni bir şeye el attığımızda kimimiz herkesle paylaşmak istiyoruz, kimimiz bir sonuca ulaşana, kesinleşene kadar kendine saklamayı tercih ediyor**. ikinci gruptaysanız ve birilerine anlatmak isteyip de zorlanıyorsanız boş verin, bir word dosyasına kısa notlar almak şeklinde bile olsa bir günlük tutun ve ara ara geri dönüp kontrol edin birkaç hafta önceki kendinizi. işe yarayabilir kendini iyi hissetmek, minik değişimleri görmek açısından. ya da her önemli gelişmede kendinizi ödüllendirebilirsiniz. yemek olur, kıyafet olur, yeni bir kitap vs. birçok şey olabilir. ki zaten kendi başına küçücük de olsa adımlar atmaya başladığını fark edince bunlara gerek kalmıyor bile. mutlu olup içinizden takla atıyorsunuz.

tek gereklilik; şimdi başlamak lazım, iki dakika sonra değil. yani belki bi beş dakika sonra. yoksa birkaç saat uzanıp akşama mı bıraksam?* aslında sömestrda evde bol bol vakit olacak, o zaman rahat rahat yapılır...* şaka bir yana cidden bir "dur!" deyip o popoyu kaldırmak lazım, nereye kadar böyle di mi... evet. bu entry iki paragraf önce biterdi ama sonunu getiremedim.*
devamını gör...

bence hali hazırda beyaz sweat tshirt'üm varken böyle bir şey;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yapmam çok güzel olurdu. hem sweat'in üzerine baskılanmış nasa yazısından daha güzel bence. *
isteyenlere çoğaltıp gönderebilirim. son feci mars fan club gibi bir kulüp olması lazım ama yoksa saçma olabilir. sonuçta neden olmasın? *
devamını gör...

ak parti milletvekili hülya atçı nergis'in açıklaması.


ak parti milletvekili hülya atçı nergis, "türkiye'nin ne kadar geliştiğini, gerçekten ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını anlatacağız. muhalefet istediği kadar konuşsun, karşı medya istediği gibi haber yapsın" diye konuştu.

"ben bundan da çekinmiyorum, hodri meydan. dolayısıyla biz tabii ki iktidarımızın yaptıklarını, atılan adımları, türkiye'nin nereden nereye geldiğini, türkiye'nin ne kadar geliştiğini, gerçekten ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını, geçmişle kıyaslandığında türkiye'in her kademede geliştiğini anlatacağız."


kaynak: tr.sputniknews.com/turkiye/...
devamını gör...

eskiden daha çok olan, şimdi sayısı azalmış olsa da hala neslini sürdüren insandır.

yakın çevremden net olarak 5 kişi coronaya inanmamasına rağmen corona olmayı başardı.

(bkz: olmayan bir virüsü kapmak)
devamını gör...

kesinlikle uzak durulması gereken insan tipi. kadın olsun erkek olsun hiç fark etmez. cinsellik güzel birşeydir yeri geldiğinde illaki yaşanır lakin aklı hep belden aşağı çalışan birinin içinden sapıkta çıkar katilde. anladığınız anda yol verin.
devamını gör...

ezginin günlüğü diyince aşağıdaki şarkıyı mırıldanır dururum,

ben kuşlardan da küçüktüm
bir gece vaktiydi
aşk tuttu elimden beni
geçtim düşler sokağından
bir gece vaktiydi
ceplerimde hacıyatmazlar
ben kuşlardan da küçüktüm
bir gece vaktiydi
aşk tuttu elimden beni
geçtim düşler sokağından
bir gece vaktiydi
ceplerimde hacıyatmazlar
yağmur yağsa
uykum kaçsa
bir kuş konsa badi parmağıma
ağlardım bir başıma
bir kuş konsa badi parmağıma
ağlardım bir başıma
sevdadandır, sevdadandır
sevdadandır dedi annem aldırma
aldırma gel yanıma
sevdadandır dedi annem aldırma
aldırma gel yanıma
kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla
düş sattım aldanmışlara
aklım kaçıverdi elimden
bir gece vaktiydi
sevdiğim başka sevenim başka
kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla
düş sattım aldanmışlara
aklım kaçıverdi elimden
bir gece vaktiydi
sevdiğim başka sevenim başka
yağmur yağsa, uykum kaçsa
bir kuş konsa badi parmağıma
ağlardım bir başıma
bir kuş konsa badi parmağıma
ağlardım bir başıma
sevdadandır, sevdadandır
sevdadandır dedi annem aldırma
aldırma gel yanıma
sevdadandır dedi annem aldırma
aldırma gel yanıma

devamını gör...

son islam halifesi. ressamlık da yapmıştır. babası, padişah abdülaziz'dir. abdülmecid efendi, babası padişah abdülaziz tahttan indirilince daha 7-8 yaşlarındaydı. bu dönemde, abdülhamid himayesinde sarayda eğitim görmüştür. arapça, almanca, fransızca gibi dilleri öğrenmiştir. ressamlığı da öğrenmiştir. abdülmecid efendi'nin padişah olabilmesine daha çok vardı, çünkü kendisinden daha büyük kişiler olduğu için, tabii ilk onlar padişah olacaklardı. bu yüzden de, abdülmecid efendi, kendini sanata adadı. abdülmecid efendi, batı tarzına uygun bir yaşam benimsemişti. köşkünde ailesiyle birlikte "izole" bir şekilde yaşadı, ta ki ikinci meşrutiyet kabul edilene kadar.. bu dönemde kurumlara destekler verdi ve bugün kızılay olarak bildiğimiz hilâl-i ahmer cemiyeti'nin fahri başkanlığını yaptı.

abdülmecid efendi, türk ressamlarının önde gelenlerinden biri haline gelmişti. dönemin ressamlar cemiyetinin de fahri başkanlığını yaptı. yaptığı tablolar, yurt dışında bile büyük ilgiyle karşılandı. müzisyenlik de yapan bu zeki son halife'nin birçok bestesi vardır fakat günümüze çok azı ulaşabilmiştir. fakat biz bugün işin sanat yönüyle değil, daha çok "siyasî" yönüyle ilgileneceğiz. ikinci meşrutiyet kabul edilince, istanbul yönetimine karşı büyük bir ayaklanma yapıldı. tabii bu ayaklanma da, atatürk de vardı. sonuç olarak abdülhamid tahttan indirildi. ve tahta v. mehmed çıktı. v. mehmed'den sonra tahta veliaht yusuf izzeddin efendi gelecekti. fakat yusuf izzeddin efendi, beklenmedik bir şekilde köşkünde ölü olarak bulundu! ölüm sebebinin intihar olduğu düşünülse bile, ittihat ve terakki cemiyetinin onu öldürttüğüne dair iddialar da vardır. daha sonra tahta son sultan vı. mehmed çıktı. veliaht ise abdülmecid efendiydi.

ülkede işgaller başladı, bu sırada görevi ülkeyi bu işgallerden kurtarmak olan kuvâ-yi milliye hareketi, abdülmecid efendi'yi 1920 yılında ankara'ya davet ettiklerinde, o hayır cevabını verdi. atatürk, 1921 yılında, abdülmecid efendi'yi sultan olmaya çağırdı, fakat abdülmecid efendi'nin cevabı, bir kez daha, "hayır"dı! 1922 yılında ise saltanat kaldırıldı. böylelikle abdülmecid efendi, artık "veliaht" değildi. artık sultan olmayan vı. mehmed, vatan hainliği suçundan yargılandı ve türkiye'yi ingiliz zırhlısı ile terketti. (bkz: vahdettin)

böylelikle halifelik boş kaldı. tartışmalar başladı ve ardından seçim yapıldı. abdülmecid efendi halife seçildi. abdülmecid efendi, meclise teşekkür etti, halifeliği tanındı. ve, yıl 1923. cumhuriyet'in ilanı. herkesin aklında bir soru vardı; "cumhuriyet ilan edildiğine göre, hilafet'e ne olacaktı?" türkiye hükumeti ile halife arasında bazı sebeplerden dolayı gerginlikler oluştu. bunun sebebi de, son halifenin, parasının (tahsisatının) artırılmasını talep etmesiydi. ve başka bir sebep daha.. 1924 yılında, halifelik meselesi tartışıldı. bazıları halifeliğin ortadan kaldırılmasını istedi. ve bu kabul edildi. ve bir kanun daha kabul edilmişti: osmanlı hanedanı üyeleri yurt dışına çıkarılacaktı!

abdülmecid efendi sürgün edildi. ve fransa'da vefat etti. abdülmecid efendi, sürgün edildiği zaman, türkiye hükumetin din dışı olduğunu söylemiş, ve islam alemine seslenerek hilafet konusunda bir kez daha karar verilmesini istemiştir. fakat ankara'dan, abdülmecid efendi'nin yaşadığı ülkeye gelen tazyikler sonrası bir daha böyle bir konuşma yapmamıştır.

abdülmecid efendi, islam dünyasından bir cevap alamamıştı. ve kendisini, müziğe, resime ve ibadete adadı. paris'te yaşayan abdülmecid efendi, orda bile, ne olursa olsun osmanlı kurallarını uygulamaya devam etmekteydi. evlenen sultanların nikâhlarını kıydı, kendi tuğrasının yer aldığı vesikalar dağıttı. cuma namazlarını paris'te de kılmaya devam etti. kötü davranan şehzadeleri, hanedandan çıkaracağına dair vesikalar yaptı. hâlâ halife olduğunu söylemeye devam etti.

daha sonra, oğulları, torunları onu terketti ve eşleriyle yalnız kaldı. çok zor zamanlar geçirdi. ve hatıralarını kaleme aldı. abdülmecid efendi, paris'te kalp krizinden dolayı vefat etti. kızının çabalarına rağmen cenazesi türkiye'ye kabul edilmedi. paris camiinde cenazesi 10 yıl bekledi, en son artık cenazeyi burda tutamayacaklarını söylediler ve en sonunda abdülmecid efendi, medine'de defnedildi.

ayrıca şunu da söyleyeyim ki, abdülmecid efendi, osmanlı hanedanının tek ressamıdır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

arkadaşlar teşekkür ediyorum hepinize sağolun. bu kadar nick altı görünce öldüm zannettim gerçi. neyse ki doğum günümmüş.

teşekkürler necip kafa sözlük ahalisi.
devamını gör...

illa ki ama buradaki soru çok ucu açık bir soru olmuş. yani çalışmaktan kasıt şu an yaptığım işi ise salak mıyım cevabını veririm. ama bir butik şarap tesisi açıp onları sunduğum bir restoran açtığımı düşünelim o parayla, o zaman cevabım ölene kadar olacaktır.
devamını gör...

gogh'u tanımak için okunması gereken kitaplardan bir tanesidir. kardeşine yazdığı mektuplarda hem ekonomik durumunu hem ruhsal durumunu hem de iş durumunu kolaylıkla öğreniyoruz. ben çok severek okumuştum, çok yerin altını çizmiştim. hala arada dönüp bakarım. birçok tablosuna hayranlıkla baktıktan çok sonra bu kitabı okumak benim için biraz geç kalmışlık oldu.
neden bilmiyorum, kitabı okurken dostoyevski romanı okuyor gibi hissettim. birisi edebiyatta birisi resim sanatında hayran olduğum kişilerdir. sanırım çok sevgi kaynaklı olabilir veya dönemin şartları bu benzerliği beraberinde getirdi. kitapta gogh'un bir yandan bir şeyler üretmenin peşindeyken diğer yandan ne kadar mutsuz ve içsel sıkıntıları olduğunu sıklıkça gözlemliyoruz.
kitaptan çok sevdiğim bir alıntıyı da bırakmak istiyorum şöyle:

başımızdan gerçek acıların geçeceği, büyük düş kırıklıklarına uğrayacağımız, büyük bir olasılıkla birçok kötü suç işleyeceğimiz, yanlış işler yapacağımız her ne kadar kesinse bile, yine kesin olan bir şey var ki, ateşli ve cesur olmak-yapabileceğimiz tüm hatalara- karşın dar kafalı ve aşırı temkinli olmaktan iyidir. birçok şeyi çok sevmek de iyi bir şey çünkü insana güç kazandıran budur. çok seven kişi çok da çalışır ve çok şey başarabilir, sevgiyle yapılmış bir iş iyi yapılmıştır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

puan tablosunda liderliğe oynayan arkadaşlar zaten bunu (ç)alıntılar ve cinsiyetlerine borçlu. çağımdan tiksiniyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim