kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her ailede var olup, kim olduğu da su götürmez gerçek olan ama sıpalarının bir türlü kabul etmediği mahluk.
bi seferinde kuzenim sormuştu bizim aileninki kim diye. ebem dedim ebemden ala var mı dolandırıcı.. zevzekzeka.. çık oradan diyecektim, bir bak bakalım kim kime kefil olmuş da malikaneleri, fabrikaları gitmiş... ebesinin örekesini göresice de üstüne yorgan yakılasıca..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ona da meyve soyuyorum.
devamını gör...

insanlardan kasıt ergenler ve ergenuslar sanırım. bu durumun karizmatik bir yanı yok.
devamını gör...

halay başı olsun makarnik
güzel ekibi görünce yaparım hemen etkinlik
ekşili salata patlat bir konfeti tam senlik
erzincanlı olduğum halde bilmem halay bu ne rezillik.
devamını gör...

hayır dediğim şeyi ısrarla oldurmaya çalışmaları.
devamını gör...

denizcilikte rüzgarın geldiği değil, "gittiği" yöne verilen isimdir.

edit: işbu tanımlama, orsalesta anafor esas düzeltmeyi yaptığı için kendi kendini yok edecektir. bilemiyorum.*
devamını gör...

çıtkırıldım insanların kullandığı uçtur.
devamını gör...

ilk tanımı giren arkadaş inşallah ironi yapmıştır da ben mal olduğum için ciddiye almışımdır.
devamını gör...

yardım almanın ya da kaçmanın zor olabileceği yerlerde bulunma korkusudur.

genellikle panik bozukluğu ile birlikte görülür ve kişi panik atağı yaşamaktan korkar.

toplu taşıma araçları, tiyatro,sinema, avm gibi kalabalık yerlerden veya dışarı yalnız kalmaktan kaçınırlar.

tedavide ilk kullanılacak ilaçlar ssri grubu ilaçlardır.
devamını gör...

gözlerimi kapattım. karanlık.
gözlerimi açtım. hâlâ karanlık. ilginç.

her tarafım karanlığa bulanmış sanki. gözlerim yorgun, kapanmak istiyor sonsuza denk. ama bir türlü başaramıyor. çünkü izin vermiyorum. istemiyorumdur belki de? kim bilir.

bugün sıradan bir gün değil, bunu ruhumun derinliklerinde hissediyorum ve biliyorum. bugünün sıradan olması imkansız. en azından benim için..

bugün hüzünle mutluluğun birleşimi gibi. bugün günlerden özlem. yaralarımın kanamasına izin verdiğim kutsal bir gün. özlem kokacağım baştan sona. ve biraz da kan, biraz da duman. düşüneceğim, geçmişe gideceğim. geri geleceğim sonra. özleyeceğim, çok özleyeceğim.
bugün özel bir gün, biliyorum.

burnumda bir koku var, hayatımda yalnızca bir kez soluduğum ama hiç unutamadığım bir koku. nasıl silinir hafızamdan bilmiyorum.
avuç içimde en çok da parmak uçlarımda dolanan bir doku var. hayali ama özledim.
saçlarımın ucuyla oynuyor biri, hatırlıyorum. sonra nedense saçımı çekiyor, canım acıdığı için ağlıyorum. bugün saçlarımın ucunu kestim.

bunların hiçbirini hatırlamak istemiyorum. ama unutmayı bilmiyorum. söylesenize nasıl unutulur kalbe kazınanlar? öğretmiyor kimse, kendi başıma da öğrenemiyorum. beceriksizim işte.

ama bugün düşünmek istemiyorum bunu, bugün özel bir gün. ışıkları kapattım her gece olduğu gibi. hiçbir ışığın bu kutsallığı bozmasını istemiyorum. bugünkü karanlık daha bir hoş. tıpkı gökyuzünün daha güzel olması gibi. her şey bugün daha bir güzel sanki. belki de bana öyle geliyordur. kim bilir.

bazen bazı şeyler öylesine çok sevilir, öylesine kaybedilir ve öylesine çok özlenir.
bazen gidersin, geri dönmek için.
bazen ölürsün, tekrar yaşayabilmek için.
bazen yanarsın, küllerinden yeniden doğmak için.


sonrası karanlık, daha çok karanlık..
devamını gör...

ingilizce'de tam çevirisi "hiçbir şey için teşekkürler" anlamına gelen bir deyimdir. türkçe'ye "çok sağol ya" veya "olmayan yardımın için teşekkürler" şeklinde çevrilebilir, tercih meselesi. bu deyim (bkz: sarcasm) barındırır.
devamını gör...

nanfu wang ve jialing zhang tarafından yönetilmiş, çin'in tek çocuk politikasını anlatan bir belgesel.
nanfu wang ve tüm çinli çekim ekibi tek çocuk politikası döneminde doğmuş. wang, anne olduktan sonra böyle bir belgesel çekmeye karar verdiğini söylüyor. genel olarak ailesi çevresinde başlayan belgesel, o dönemde aile planlama yöneticileri gibi kişilerle konuşması, o dönemde çalışan hemşireler derken genişliyor. bebek ölümleri, devletin bu işe nasıl dahil olduğu, izlenen politikanın propaganda ile nasıl benimsetilmeye çalışıldığı, kadınların zorla kısırlaştırılması gibi birçok iğrenç ve yürek burkan gerçek var ortada. hatta belgeselin bir bölümünde wang, 'herkesten aynı şeyi duyduğumu fark ettim, o zamanlarda politika çok sertti.' diyor ve bu beni çok etkiledi. ayrıca wang da kendi ailesinin ve halkın nasıl bu politikayı hiç sorgulamadan kabul ettiklerine anlam veremiyor, hatta kendine bile anlam veremiyor bazen.
tabii ki halkın fakir olması, verilen cezalar, uymayanların mallarına el konulması, evlerinin yıkılması gibi birçok yaptırım varken insanlar böylesine sert bir politikayı nasıl sorgulayabilir o da tartışılır.
2015 yılında bu tek çocuk politikasına son veriliyor çünkü çin yaptığı hatayı ancak fark edebiliyor. belki o zamanlarda kaynak sıkıntısı yaşanması korkusuyla kalkıştıkları bu politika şimdilerde inanılmaz yoğun bir yaşlı nüfusun oluşmasını ve onlara bakacak genç nüfusun olmaması gibi bir tezatlık oluşturmuştur. tek çocuk politikasının kaldırılması sonrası ise tam tersi bir propaganda yürütülmektedir, iki çocuk iyidir diye. yani yaptıklarının izlerini atlatamamış insanlara şimdilerde iki çocuk iyidir demek ne ifade eder emin değilim ama eğer biraz olsun ilginizi çektiyse kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.

sadece bazı rahatsız edici görüntüler barındırmaktadır, uyarmadı demeyin.
devamını gör...

mutlu bayramlar köftehorlar.
devamını gör...

esaretin bedeli
devamını gör...

soğuk savaş diye bir şey olamaz. tekme tokat dalıyoruz genelde birbirimize. böyle alttan alttan rekabet mi olur lan dümbük müyüz biz.
devamını gör...

tanrıyla insanın arasındaki bir konuşmayı anlatır.
sözlerinin büyük bir kısmı pakistanlı şair allame ikbal'ın bir şiirinden olan,ghazel shakeri'nin huzurlu sesiyle söylediği farsça şarkıdır. hem hüzünlü hem sıcacık yapıyor insanın içini.
insana kendini hem evrenin tamamıymış gibi hissettiriyor hem de o'nun yarattığı evreninin küçük bir parçasıymış gibi.

--- alıntı ---

sen geceyi yarattın,
ben mumu yarattım.

sen toprağı yarattın,
ben ise ondan kadehi yarattım.

sen ıssız çöller, kuş uçmaz dağlar, vadiler yarattın,
bense hiyabanlar; gülle süslenmiş bağlar ve bahçeler yarattım.

bendim kumu aynaya dönüştüren,
bendim zehri bala dönüştüren.

--- alıntı ---

dinlemek isteyenler için buradan
devamını gör...

hayatı boyunca zatüree ve bronşitten çok çekmiştir. bunun nedeni ise halkın önüne çıkmadan önce buzla dolu bir küvete girmesiymiş .çektiği acıyı azaltmak için uyuşturucu alarak buz gibi suyun içinde saatlerce yatıp ; memelerinin ve poposunun dik olmasının sağlıyormuş. biz sabahları erken kalkıp duş almaya üşenirken kadındaki disiplin gerçekten takdire şayanmış.
devamını gör...

son 1 haftadır maruz kaldığım hastalık. ilk atağım bu. dayanılmaz bir ağrı vardı. ayak parmağım kırıldı galiba diye doktora gittim. yapılan tahliller sonucu (ürik asid ve cpr çok yüksek) gut ataı olduğu anlaşıldı.yaklaşık 36-40 saat arası dayanılmaz bir ağrı çektim. kortizon ve ilaç tedavisi hemen başlandı. tedavi sonrası 2. gün şiş indi ve ağrı da bayağı azaldı. ilaç tedavisi ile birlikte sıkı bir diyet (perhiz) başladık. 5 gündür herhangi bir şekilde protein almıyorum. hayvansal gıdaların hiç biri tüketilmiyor. et, süt, balık, peynir, yoğurt, süt hiç biri yok hatta protein bulunan bakliyatlar bile alınmıyor. tam tahıllı ekmekler, buğday vs yok. beyaz ekmek çok az. alkol kesinlikle yok atak geçene kadar. sadece sebze ağırlıklı besleniyorum. ve aralarda meyve yiyorum. kortizon vurulduğu için 1 ay boyunca hiç bir şekilde tuz kullanımı da olmayacak. evet ilaç tedavisi çok etkili ancak perhize mutlaka dikkat etmek lazım. ben 5. günümde ayağa kalkıp işe gelebildim. bugün ilk kez bu kadar uzun süre ayağıma basıyorum ancak yine de ağrılar var.
vücuttaki ürik asidin atılamaması gibi bir sebep yanlış anlamadıysam. ürik asit kristalleşerek eklemlerde birikiyor ve bu ödeme ve iltihaba yol açıyor. genellikle ayak baş parmağı civarında bir şişlik ödem ve dayanılmaz ağrı olarak ortaya çıkıyor.
toplum içinde zengin hastalığı veya kral hastalığı diye biliniyor. en bilinen şekliyle çok et tüketmekten kaynaklı olduğu söyleniyor. bu yüzden de zengin hastalığı deniyor. tarihte de bir çok kral imparator ve padişahta görüldüğü ve hatta ölümlerine yol açtığı için bu tarz bir bilinç oluşmuş. evet ben özellikle son bir kaç yıldır aşırı et tüketiyorum ve neredeyse her gün alkol tüketiyorum. bir yerde vücudumun bana uyarısı gibi algılıyorum bunu ve daha sağlıklı ve düzenli beslenmek için bir ilk adım olduğunu düşünerek olumlama yapıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim