elon musk'ın twitter'ı satın alması
hah, enayi. play storedan ben bedavaya indirdim.
devamını gör...
türbanlıların doğuştan maskeli olması
türbanlıların ağzı da mı kapalı oluyor yaprak! diye sormama sebep olan başlıktır. kimden öğreniyorsunuz siz bunları mahalle abilerinizden mi. elinizde telefonlar internetler var, açın bakın türbanlı ne demek.
sizin neden, beyniniz yok ama her konuda fikriniz var, bir türlü çözemedim.
sizin neden, beyniniz yok ama her konuda fikriniz var, bir türlü çözemedim.
devamını gör...
vegan
hazreti veganlar, hayvanlar üzerinden arabesk ahkam kesmeyin. ot yiyip geviş getirken ciddi ciddi düşünün.
"yapılan araştırmalar, bitkilerin de hissedebildiğini ortaya koyuyor! süper-hassas ve lazerle kontrol edilen mikrofonlarla yapılan araştırmada, yaprakları koparılan veya bozulmaya başlayan bitkilerin "ağladığı" tespit edildi. yani bir dahaki sefere, bir bitkiyi koparırken ya da onu ağzınıza atarken, sebep olduğunuz acıyı düşünmeniz gerekiyor.
bitkileri kesmek için kullandığımız aletlerin her bir vuruşu, ortalama bir bitkinin acı içerisinde inlemesine neden oluyor olabilir. almanya'nın bonn kentinde bulunan bonn üniversitesinin uygulamalı fizik bölümü'nden araştırmacılar, "saldırı" altındaki bitkilerin tüm yüzeylerinden etilen isimli bir gaz salgıladıklarını keşfetti.
itkilerin özellikle hasar görmüş bölgeden salgıladıkları bu kimyasalı bir kavanoz içerisinden geçiren araştırmacılar, bu gaza özel olarak kalibre edilmiş lazer bombardımanı uyguladılar. böylece titreşen kimyasal, ses dalgaları oluşturmaya başladı. bunu da, aşırı hassas bir mikrofonla dinleyen araştırmacılar, sağlıklı olan bitkilerin "baloncuklanma" gibi bir ses çıkardıklarını ortaya koydu. ancak ses, eğer bitki tehdit altında ise daha çok tiz bir çığlığa/cırlamaya dönüştü. en ufak bir böcek ısırığının bile bu etkiyi yaratabileceği gözlendi. araştırmanın başındaki dr. frank kühnemann şöyle diyor: "bir bitki ne kadar strese maruz kalırsa, sinyal de o kadar şiddetleniyor."
(evrim ağacı)
"yapılan araştırmalar, bitkilerin de hissedebildiğini ortaya koyuyor! süper-hassas ve lazerle kontrol edilen mikrofonlarla yapılan araştırmada, yaprakları koparılan veya bozulmaya başlayan bitkilerin "ağladığı" tespit edildi. yani bir dahaki sefere, bir bitkiyi koparırken ya da onu ağzınıza atarken, sebep olduğunuz acıyı düşünmeniz gerekiyor.
bitkileri kesmek için kullandığımız aletlerin her bir vuruşu, ortalama bir bitkinin acı içerisinde inlemesine neden oluyor olabilir. almanya'nın bonn kentinde bulunan bonn üniversitesinin uygulamalı fizik bölümü'nden araştırmacılar, "saldırı" altındaki bitkilerin tüm yüzeylerinden etilen isimli bir gaz salgıladıklarını keşfetti.
itkilerin özellikle hasar görmüş bölgeden salgıladıkları bu kimyasalı bir kavanoz içerisinden geçiren araştırmacılar, bu gaza özel olarak kalibre edilmiş lazer bombardımanı uyguladılar. böylece titreşen kimyasal, ses dalgaları oluşturmaya başladı. bunu da, aşırı hassas bir mikrofonla dinleyen araştırmacılar, sağlıklı olan bitkilerin "baloncuklanma" gibi bir ses çıkardıklarını ortaya koydu. ancak ses, eğer bitki tehdit altında ise daha çok tiz bir çığlığa/cırlamaya dönüştü. en ufak bir böcek ısırığının bile bu etkiyi yaratabileceği gözlendi. araştırmanın başındaki dr. frank kühnemann şöyle diyor: "bir bitki ne kadar strese maruz kalırsa, sinyal de o kadar şiddetleniyor."
(evrim ağacı)
devamını gör...
mustafa ceceli'nin utanmadan şarkı söylemeye devam etmesi
çünkü o bir "hacı".
devamını gör...
aşka karşılık gelen bir kelime yaz
isim verip övmek istemiyorum.
devamını gör...
19 ocak 2021 hukuk sınavında torpil iddiası
--- alıntı ---
ceza hukukçusu prof. dr. izzet özgenç, ismini vermediği ve hukukçu olduğunu belirttiği bir milletvekilinin bir öğrenciye hukuk sınavında yardımcı olması için danışmanına talimat verdiğini öne sürdü. özgenç "ilgili milletvekilinin, bu görevinden istifa etmesi veya etmesinin sağlanması gerekir" dedi.akp'li cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'a yakınlığıyla bilinen ceza hukukçusu prof. dr. izzet özgenç, bir üniversitenin hukuk fakültesinde yapılan sınavda bir öğrenciyle milletvekili talimatıyla torpil yapıldığını öne sürdü.
atılan twitte şu ifadeler yer aldı:"hukukçu olan "başörtülü" bir milletvekili, bugün saat 10.30'da çıkacağı uçak yolculuğu sırasında bir hukuk fakültesinde online yapılacak olan idare hukuku sınavı sorularının cevaplandırılmasında ismini verdiği bir öğrenciye "yardımcı" olması için danışmanına talimat verdi."
'başörtülü bir milletvekili' vurgusu yapmasına eleştiriler gelmesi üzerine özgenç, yeni bir açıklama daha yaptı:"bu hesap sahibi, malum "28 şubat süreci"nde basılıp yayımlanan "başörtüsü yasağının hukuki açıdan değerlendirilmesi" adlı kitapçığın yazarıdır.
yazar, bugünkü paylaşımıyla, başörtüsünden değil, başörtüsünün kirletilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir."
prof. özgenç, son olarak da "dünkü sınav olayı ile ilgili temel sorun, öğrencinin bir milletvekiline ulaşarak, gireceği sınavla ilgili “yardım” talebinde bulunma cesareti göstermesidir. bu cesaretin kaynağı, gayrimeşruluğuna rağmen, vaki talebe milletvekilinin icabet etmesidir. bu nedenle, ilgili milletvekilinin, bu görevinden istifa etmesi veya etmesinin sağlanması gerekir" çağrısı yaptı.
--- alıntı --- buradan
ceza hukukçusu prof. dr. izzet özgenç, ismini vermediği ve hukukçu olduğunu belirttiği bir milletvekilinin bir öğrenciye hukuk sınavında yardımcı olması için danışmanına talimat verdiğini öne sürdü. özgenç "ilgili milletvekilinin, bu görevinden istifa etmesi veya etmesinin sağlanması gerekir" dedi.akp'li cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'a yakınlığıyla bilinen ceza hukukçusu prof. dr. izzet özgenç, bir üniversitenin hukuk fakültesinde yapılan sınavda bir öğrenciyle milletvekili talimatıyla torpil yapıldığını öne sürdü.
atılan twitte şu ifadeler yer aldı:"hukukçu olan "başörtülü" bir milletvekili, bugün saat 10.30'da çıkacağı uçak yolculuğu sırasında bir hukuk fakültesinde online yapılacak olan idare hukuku sınavı sorularının cevaplandırılmasında ismini verdiği bir öğrenciye "yardımcı" olması için danışmanına talimat verdi."
'başörtülü bir milletvekili' vurgusu yapmasına eleştiriler gelmesi üzerine özgenç, yeni bir açıklama daha yaptı:"bu hesap sahibi, malum "28 şubat süreci"nde basılıp yayımlanan "başörtüsü yasağının hukuki açıdan değerlendirilmesi" adlı kitapçığın yazarıdır.
yazar, bugünkü paylaşımıyla, başörtüsünden değil, başörtüsünün kirletilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir."
prof. özgenç, son olarak da "dünkü sınav olayı ile ilgili temel sorun, öğrencinin bir milletvekiline ulaşarak, gireceği sınavla ilgili “yardım” talebinde bulunma cesareti göstermesidir. bu cesaretin kaynağı, gayrimeşruluğuna rağmen, vaki talebe milletvekilinin icabet etmesidir. bu nedenle, ilgili milletvekilinin, bu görevinden istifa etmesi veya etmesinin sağlanması gerekir" çağrısı yaptı.
--- alıntı --- buradan
devamını gör...
polen alerjisi
mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları yüzünden bitki örtüsü artık her zamankinden erken uyanmaya başlıyor. açan çiçeklerle beraber polen seviyeleri de artıyor.
özellikle mart ayından başlayarak, mayıs ayını da içini alan mevsimde çayır ve ağaç polenleri havada uçuşmaya başlar. bu, bölgelere göre de değişkenlik gösterip temmuz ayına kadar da sürebilir. polenler, rüzgar ve böcekler aracılığıyla kilometrelerce uzağa taşınabilirler. bir taraftan bitkilerin üremesine faydası olurken, diğer yandan alerji hassaslığı olan kişilere zararı dokunur.
alerjilerde, nöbetler halinde astım ve nefes darlığı, burunda kaşıntı ve nezle durumu, gözde yanma, kaşıntı, akıntı şikayetleri ortaya çıkar. rüzgarlı ve güneşli havalarda şikayetler giderek artar.
polen tanecikleri alerjiye sebep olan etken bir maddeye sahiptirler. bitkilerden üreyen binlerce polen tanesi yüz kadar olanı, astımı tetikler, bahar nezlesine yol açar.
polen alerjisi, zamanında anne sütü ile yeterince beslenememiş kişilerde ortaya çıkıyor. bir de kalıtsal olarak ailede saman nezlesi, ürtiker, egzama, astım ve ilaç alerjisi olanlarda da bu tür hastalıklar ortaya çıkabiliyor.
özellikle mart ayından başlayarak, mayıs ayını da içini alan mevsimde çayır ve ağaç polenleri havada uçuşmaya başlar. bu, bölgelere göre de değişkenlik gösterip temmuz ayına kadar da sürebilir. polenler, rüzgar ve böcekler aracılığıyla kilometrelerce uzağa taşınabilirler. bir taraftan bitkilerin üremesine faydası olurken, diğer yandan alerji hassaslığı olan kişilere zararı dokunur.
alerjilerde, nöbetler halinde astım ve nefes darlığı, burunda kaşıntı ve nezle durumu, gözde yanma, kaşıntı, akıntı şikayetleri ortaya çıkar. rüzgarlı ve güneşli havalarda şikayetler giderek artar.
polen tanecikleri alerjiye sebep olan etken bir maddeye sahiptirler. bitkilerden üreyen binlerce polen tanesi yüz kadar olanı, astımı tetikler, bahar nezlesine yol açar.
polen alerjisi, zamanında anne sütü ile yeterince beslenememiş kişilerde ortaya çıkıyor. bir de kalıtsal olarak ailede saman nezlesi, ürtiker, egzama, astım ve ilaç alerjisi olanlarda da bu tür hastalıklar ortaya çıkabiliyor.
devamını gör...
(tematik)
meyve
sağlıklı beslenmek için günde en az 2 porsiyon yenmesi gereken yiyeceklerdir.
lif açısından (bkz: sebze) kadar olmasa da zengindirler.
lakin günde 2 porsiyondan fazla yenmesi özellikle şeker hastaları için oldukça zararlıdır.
lif açısından (bkz: sebze) kadar olmasa da zengindirler.
lakin günde 2 porsiyondan fazla yenmesi özellikle şeker hastaları için oldukça zararlıdır.
devamını gör...
eski sevgiliyle vedalaşmak
hiç okunmayacak bir mektupla dahi yapıldığında inanılmaz hafiflemiş hissettiren durum.
"bazen sana baktığımda,çok uzak bir yıldıza bakıyormuşum gibi hissediyorum.göz kamaştırıcı fakat on milyonlarca yıl öncesinden gelen bir ışık.hatta belki de yıldız artık yok.yine de bazen o ışık bana her şeyden gerçek görünüyor."
(bkz: haruki murakami)
(bkz: sınırın güneyinde güneşin batısında)
uzun uzun,bitmek bilmeyen zamanlar boyunca böyle olduğunu düşündüğüm bir adam tanıdım.yanımdaki her güzelliği,en neşeli anları bile gölgede bırakan,tesirinden çıkamadığım,gözlerim acı içinde kıvransa dahi bakmaya devam ettiğim biri.
geçmişten gelen ve belki artık var olmayan sönük bir ışığı,yani seni,gecenin yıldızı yapmak,o muazzam ay ışığına tercih etmek koca bir yanılgıymış,anladım.
böyle duyguların bir ömrü var mı? diye merak ederdim.o an farketmesem bile,tam da olması gereken şeylerin birer birer olduğu;içine düştüğüm bu yanılsamadan en utandığım,kendimden delice nefret ettiğim zamanların birinde gelebiliyormuş sonu.
içinde durman gereken çekmecelerin kilitleriyle oynarken,karşımda bu kadar büyüyeceğini tahmin etmemiştim.hayatın sıkıcı anlarından,kaçmaya çalıştığım,düşünmek istemediğim ne varsa onlardan ve hatta her ruhsuz insan suratından sana geldim kafamın içinde.biliyor musun?aslında seni kullandım..zararım sana olmadığından özür dilemeyeceğim.
senden sonra bulduğum o ay ışığı gölgende kalmayı haketmiyor,bunu anlamanın bile varmış bir vakti.
kafamda tekrar tekrar yaşadığım anılardan ve şarkılarımızdan oluşan bu nostalji çöplüğünü tebessümle sonlandırıyorum.
kendine iyi bak "çocukluğumun sonu",hep orada kal çünkü artık seni gerçekten görmek istemiyorum.işin güzel tarafı bunca sancının sonunda,kilitlere ihtiyacım kalmadı,özgürsün.
"bazen sana baktığımda,çok uzak bir yıldıza bakıyormuşum gibi hissediyorum.göz kamaştırıcı fakat on milyonlarca yıl öncesinden gelen bir ışık.hatta belki de yıldız artık yok.yine de bazen o ışık bana her şeyden gerçek görünüyor."
(bkz: haruki murakami)
(bkz: sınırın güneyinde güneşin batısında)
uzun uzun,bitmek bilmeyen zamanlar boyunca böyle olduğunu düşündüğüm bir adam tanıdım.yanımdaki her güzelliği,en neşeli anları bile gölgede bırakan,tesirinden çıkamadığım,gözlerim acı içinde kıvransa dahi bakmaya devam ettiğim biri.
geçmişten gelen ve belki artık var olmayan sönük bir ışığı,yani seni,gecenin yıldızı yapmak,o muazzam ay ışığına tercih etmek koca bir yanılgıymış,anladım.
böyle duyguların bir ömrü var mı? diye merak ederdim.o an farketmesem bile,tam da olması gereken şeylerin birer birer olduğu;içine düştüğüm bu yanılsamadan en utandığım,kendimden delice nefret ettiğim zamanların birinde gelebiliyormuş sonu.
içinde durman gereken çekmecelerin kilitleriyle oynarken,karşımda bu kadar büyüyeceğini tahmin etmemiştim.hayatın sıkıcı anlarından,kaçmaya çalıştığım,düşünmek istemediğim ne varsa onlardan ve hatta her ruhsuz insan suratından sana geldim kafamın içinde.biliyor musun?aslında seni kullandım..zararım sana olmadığından özür dilemeyeceğim.
senden sonra bulduğum o ay ışığı gölgende kalmayı haketmiyor,bunu anlamanın bile varmış bir vakti.
kafamda tekrar tekrar yaşadığım anılardan ve şarkılarımızdan oluşan bu nostalji çöplüğünü tebessümle sonlandırıyorum.
kendine iyi bak "çocukluğumun sonu",hep orada kal çünkü artık seni gerçekten görmek istemiyorum.işin güzel tarafı bunca sancının sonunda,kilitlere ihtiyacım kalmadı,özgürsün.
devamını gör...
29 temmuz 2021 hdp’nin orman yangınları açıklaması
düz mantık gidersek;
pkklı teröristtir.
orman yakan da teröristtir.
gerisini tamamlayıver.
pkklı teröristtir.
orman yakan da teröristtir.
gerisini tamamlayıver.
devamını gör...
takiyüddin'in rasathanesi
ya da direkt takiyüddin rasathanesi. osmanlı topraklarında kurulmuş ilk rasathanedir. adı üzerinde, astronom takiyüddin tarafından 1575'te kurulmuştur. zic-i uluğ bey'in* geçerliliğini yitirdiği gerekçesiyle, sokollu mehmed paşa ve hoca sadettin efendi'nin desteğiyle, 3. murat'ın zamanında ve izniyle gerçekleştirilmiştir. döneminin en ileri teknolojilerini barındırıyor, araştırmacılara çalışma alanı sağlıyor, zengin bir kütüphane de barındırıyor idi.
fakat ne yazık ki uzun ömürlü olamadı. kuruluşundan hemen sonra, takvimler 1580'i gösterdiğinde yıkıldı. gerekçesi de "takiyüddin ve yardımcılarının meleklerin bacaklarını izlediği" idi. bu konuda o zamanlar baş gösteren veba salgını ya da deprem afetleri de söz konusudur. ama gene de genel kanı, kurulmasından hoşnutsuz olan ulema mensuplarının ve birtakım tarikatların karşıtlığı sebebiyle yıkıldığı üzerinedir.
neticede osmanlı'nın cahil cühela halk kesiminin osmanlı'ya ödettiği bir diğer ağır bedeldir. buna rağmen gene de topraklarımızdaki modern astronomi çalışmaları oldukça eskiye dayanmakta fakat gerekli ilgiyi hem geçmişte hem de bugün göremediğinden her geçen gün biraz daha unutulmakta, eskimektedir. ta 16. yüzyılda "dine karşı olduğu" gerekçesiyle engellenen astronomi, 400 küsür yıl sonra hala daha aynı gerekçeyle engellenemese de göz ardı edilebilmektedir. bu da bu toprakların laneti olsa gerek.
fakat ne yazık ki uzun ömürlü olamadı. kuruluşundan hemen sonra, takvimler 1580'i gösterdiğinde yıkıldı. gerekçesi de "takiyüddin ve yardımcılarının meleklerin bacaklarını izlediği" idi. bu konuda o zamanlar baş gösteren veba salgını ya da deprem afetleri de söz konusudur. ama gene de genel kanı, kurulmasından hoşnutsuz olan ulema mensuplarının ve birtakım tarikatların karşıtlığı sebebiyle yıkıldığı üzerinedir.
neticede osmanlı'nın cahil cühela halk kesiminin osmanlı'ya ödettiği bir diğer ağır bedeldir. buna rağmen gene de topraklarımızdaki modern astronomi çalışmaları oldukça eskiye dayanmakta fakat gerekli ilgiyi hem geçmişte hem de bugün göremediğinden her geçen gün biraz daha unutulmakta, eskimektedir. ta 16. yüzyılda "dine karşı olduğu" gerekçesiyle engellenen astronomi, 400 küsür yıl sonra hala daha aynı gerekçeyle engellenemese de göz ardı edilebilmektedir. bu da bu toprakların laneti olsa gerek.
devamını gör...
elim sende
40 küsür yaşımda olmama rağmen, hala babamla oynadığım oyun.
bizim oyunun kuralları farklı tabi. evde oynadığımızdan , elim sende diyebilmek için rakibin ellerine dokunmak gerekiyor. yoksa babam iri yarı olduğu için oyunda pek de bir şansı olmazdı.
sonra olay elleri saklamaya geçiyor. oda oda kovalamaca oynardık; tabi kendisi artık yaşlandığı için, odalar arası koşuşturma yapmıyor, birbirimizin ellerinin boşta olduğu anı kolluyoruz.
bizim oyunun kuralları farklı tabi. evde oynadığımızdan , elim sende diyebilmek için rakibin ellerine dokunmak gerekiyor. yoksa babam iri yarı olduğu için oyunda pek de bir şansı olmazdı.
sonra olay elleri saklamaya geçiyor. oda oda kovalamaca oynardık; tabi kendisi artık yaşlandığı için, odalar arası koşuşturma yapmıyor, birbirimizin ellerinin boşta olduğu anı kolluyoruz.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hayatımın en zorlu günlerinden birini yaşadım bugün. belki 1 senede edinemeyeceğim çok değerli hayat dersleri aldım. bu gece bittiğinde benim için yeni bir hayat başlamış olacak. iyi ki varım ve iyi ki kendimin elinden hala tutabiliyorum.
devamını gör...
psikanaliz yazıları
istanbul psikanaliz derneği'nin baharlık yayınladığı, bağlam yayınları'ndan çıkan dergi/kitap. birçok süreli yayın gibi psikanaliz yazıları'nın da her sayısında bir dosyaya yer veriliyor. dosyalarda kimi zaman psikanalizin temel bir konusu, kimi zaman güncel bir tema ayrıntılı olarak ele alınıyor. her dosyada psikanalizin geçmişinin ve bugününün önemli kuramcılarının yazı çevirilerinin yanı sıra, ülkemiz psikanalist ve yazarlarının özgün yazılarına sayfalar ayrılıyor.
dergi/kitabın editörü prof. dr. talât parman. kendisi sırasıyla st. joseph lisesi, istanbul tıp fakültesi ve paris rené descartes üniversitesi'nde (psikiyatri uzmanlığı) eğitim almış olup türkiye psikanaliz grubu ve derneği'nin kurucusudur. aynı zamanda paris psikanaliz kurumu ve uluslararası psikanaliz derneği'nin de üyesidir.
dergi/kitabın editörü prof. dr. talât parman. kendisi sırasıyla st. joseph lisesi, istanbul tıp fakültesi ve paris rené descartes üniversitesi'nde (psikiyatri uzmanlığı) eğitim almış olup türkiye psikanaliz grubu ve derneği'nin kurucusudur. aynı zamanda paris psikanaliz kurumu ve uluslararası psikanaliz derneği'nin de üyesidir.
devamını gör...
yeni başlayanlar için bahis
olum bir kumar reklamımız eksikti, sözlük lan burası bildiğin bir şeyler okuyalım öğrenelim dediğimiz mecra!
devamını gör...




