hanımına içişleri bakanı diyen koca
tam bir anadolu insanıdır.
devamını gör...
ince memed
henüz daha serinin ilk kitabını okumuş olmama rağmen “ince memed 1” bende yazarın tüm kitaplarını okuma isteği yarattı.
yaşar kemal’in akıcı anlatımıyla ve dilde kullandığı kelimelerle, çukurova’da babasız ezilen bir çocuk olan memed’in, büyüyüp zalimin karşına dikilmesini anlatıyor.
yaşar kemal’in akıcı anlatımıyla ve dilde kullandığı kelimelerle, çukurova’da babasız ezilen bir çocuk olan memed’in, büyüyüp zalimin karşına dikilmesini anlatıyor.
devamını gör...
16 şubat 2021 mhp'yi ziyaret eden uygurların genel merkeze alınmaması
bedevi olmadıkları için iktidar tarafından senelerdir görmezden gelinen uygur türklerinin, mhp'nin adındaki milliyetçi kelimesinden medet umarak çaresizce ziyaretinin, milliyetçilikten seneler önce çıkıp stepne görevi görenler tarafından reddedilmesi olayı.
adamları çinli sanıp dövmemiş olmalarına sevindim. zira geçmişte yapmışlıkları vardır.
adamları çinli sanıp dövmemiş olmalarına sevindim. zira geçmişte yapmışlıkları vardır.
devamını gör...
kişiyi entel gösteren cümleler kelimeler kavramlar
lan nasıl kimse * yazmamış?
liste yapmak gerekirse:
-*fular
-röpteşambr*
-kasket
-"-ciğim" eki. "reca ediciğim..." gibi.
-süs köpeği. özellikle beyaz olanları caizdir.
-porsche jip. bunun da beyaz olanı makbuldür.
-*kısa sarı saç.
-kelimeleri yuvarlayarak konuşma.
-ah kelimesi. "ah, çok paardoon." gibi.
liste yapmak gerekirse:
-*fular
-röpteşambr*
-kasket
-"-ciğim" eki. "reca ediciğim..." gibi.
-süs köpeği. özellikle beyaz olanları caizdir.
-porsche jip. bunun da beyaz olanı makbuldür.
-*kısa sarı saç.
-kelimeleri yuvarlayarak konuşma.
-ah kelimesi. "ah, çok paardoon." gibi.
devamını gör...
geçmişe özlem duymak
içimde her zaman hissettim o özlemi dostlar. hem yaşadığım hem de yasayamadığım tüm günlereydi özlemim. sanki kaçan bir trenin ardından kosmuşum da yetişememisim gibi. öyle bir burukluk var içimde. hem koşmuş olmanın verdiği yorgunluk hem de yetişememiş olmanın verdiği üzüntü yakıyor içimi. sanırım bu zamana ait olmayan "ben" , içimde günden güne bu ateşi büyutmeye devam edeceğim.
devamını gör...
hayat kurtaran bilgiler
aileden zengin değilsen ömür boyu çalışmak zorundasın.
devamını gör...
olmayacak şeylerin hayalini kurmak
gerçekleşme ihtimali bile güzeldi...
devamını gör...
victor hugo
"hırsızlık para mal mı çalmaktır? saadet çalmak hırsızlık olmaz mı? solması için gülü dalından mı koparmalı? pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? öldürmek için silah hançer mi olmalı? saçlar bağ, gözler silah, gülüş kurşun olamaz mı?"
"ölmek bir şey değil. korkunç olan yaşamamaktır."
"ölmek bir şey değil. korkunç olan yaşamamaktır."
devamını gör...
birden fazla üniversite deneyimi
ankara gazi üni. lisans, konya necmettin erbakan üni. yüksek lisans ve eskişehir anadolu üni. doktora ile 3 farklı deneyim yaşadığımı söyleyeceğim başlıktır.
resmen iç anadolu turu atmışım.
resmen iç anadolu turu atmışım.
devamını gör...
proletarya
marx'ın tanımladığı proleter ile bugün inşaatta sucuklu yumurta yapan erhan abi'nin karşıladığı kavramın başkalaşmasından kaynaklı içi boşaltılmış bir felsefi/sosyolojik tanımlamadır kendisi.
proleter ve üst sınıf arasındaki sınıfsal gerilim, toplumların adaleti ve refahı için yapıcı bir işlev görevi görmektedir. elbette bu gerilim görmezden gelindiğinde ve proleteryanın özlük hakları hiçe sayıldığında ortada öfkeli gergin ve patlamaya hazır bir toplum olacaktır. ancak bu sınıfsal gerilim hesaba katılarak ve hakkaniyet içerisinde dizayn edilmiş iktisadi ve sosyokültürel dağılım toplumun tümünü uluslararası ölçekte yüceltecektir. teori kendi içerisinde buraya kadar doğru. bunun mümkün olması için de tüm proleteryanın bu amaç doğrultusunda birleşip sendikalaşması, birbirinin iyiliğini gözetmesi ve apaçık bir şekilde basiretli ve dürüst olması gerekir.
bugünkü işçi sınıfına baktığımızda bahsedilen sistemin işlerliği için en temel gereksinim olan iyi niyetin zerresi bulunmamakta. herkes bir rütbe daha yükselip mamadan bir çay kaşığı daha fazla almak için birbirinin cesedini çiğnemeye hazır. ortada bir örgütlenme değil, kaosun tanımladığı yeni bir düzen var. işverenlerin uyguladığı ''kontrollü bir açlık'' var. 21. yüzyılda özgürlük ekonomik büyüklük ile eşdeğer vaziyette. ekonomi bir dil gibi, ''currency'' yani akıntı/para birimi/geçerlilik içerisinde her bir birim'in bir cümleye, bir ''ifadeye'' tekabül ediyor. sana verilen ''maaş'' aslında ''ne kadar konuşacağının, ne kadar söz hakkının olduğunun'' emaresi. bu noktada demokrasi, tüm bu acı gerçeklik içerisinde ''ağrı kesici'' görevi üstlenen bir farmakolojik ajan gibi. tıpkı din gibi bir uyuşturucu.
edit: imla
proleter ve üst sınıf arasındaki sınıfsal gerilim, toplumların adaleti ve refahı için yapıcı bir işlev görevi görmektedir. elbette bu gerilim görmezden gelindiğinde ve proleteryanın özlük hakları hiçe sayıldığında ortada öfkeli gergin ve patlamaya hazır bir toplum olacaktır. ancak bu sınıfsal gerilim hesaba katılarak ve hakkaniyet içerisinde dizayn edilmiş iktisadi ve sosyokültürel dağılım toplumun tümünü uluslararası ölçekte yüceltecektir. teori kendi içerisinde buraya kadar doğru. bunun mümkün olması için de tüm proleteryanın bu amaç doğrultusunda birleşip sendikalaşması, birbirinin iyiliğini gözetmesi ve apaçık bir şekilde basiretli ve dürüst olması gerekir.
bugünkü işçi sınıfına baktığımızda bahsedilen sistemin işlerliği için en temel gereksinim olan iyi niyetin zerresi bulunmamakta. herkes bir rütbe daha yükselip mamadan bir çay kaşığı daha fazla almak için birbirinin cesedini çiğnemeye hazır. ortada bir örgütlenme değil, kaosun tanımladığı yeni bir düzen var. işverenlerin uyguladığı ''kontrollü bir açlık'' var. 21. yüzyılda özgürlük ekonomik büyüklük ile eşdeğer vaziyette. ekonomi bir dil gibi, ''currency'' yani akıntı/para birimi/geçerlilik içerisinde her bir birim'in bir cümleye, bir ''ifadeye'' tekabül ediyor. sana verilen ''maaş'' aslında ''ne kadar konuşacağının, ne kadar söz hakkının olduğunun'' emaresi. bu noktada demokrasi, tüm bu acı gerçeklik içerisinde ''ağrı kesici'' görevi üstlenen bir farmakolojik ajan gibi. tıpkı din gibi bir uyuşturucu.
edit: imla
devamını gör...
başlıklardan yazar karakteri çözmeye çalışmak
gereksizdir. anonim olmanın doğasına aykırıdır.
devamını gör...
sevdiğin yazarın bir sözü
'çünkü insana en çok kitap yakışıyor ve mürekkebin kuruduğu yerde kan akıyor.
franz kafka
franz kafka
devamını gör...
kendini ifade edememe kaygısı
genel olarak yaşadığım durum . aslında benim kaygım kendimi ifade edememekten değil , yanlış anlaşılma ve karşımdaki insanın veya insanların üzülmesine kırılmasına sebep olacak bi şey söyleme korkusundan kaynaklanıyo . bu yüzden de genelde fazla açıklıyorum her şeyi , söylediklerime dikkat etmeye çalışıyorum . daha önceden de istemediğim konularda yanlış anlaşıldığım için ekstra bi dikkat etme gereği duyuyorum aslında.
devamını gör...
serçe parmağının yaşadığı zulüm
telefonu tutarken, serçe parmakla alttan desteklemek suretiyle, serçe parmağa ağır ve de alışık olmadığı yük bindirme sonucunda yaşanandır. zulme uğrayan serçe parmak, acısını çıkarmak için bütün el eklemlerini ağrıtır. büyük ve de pofidik ellerde görülmeyeceğini sandığım zulümdür.
devamını gör...
süper ince siyah külotlu çorap
epeyce methiye düzüldü bu başlıkta süper ince siyah külotlu çoraba.
siyah bir jartiyere iliştirilmiş siyah file çorap kadar ya da arkadan dikişli bir file çorap kadar göz alıcı/can yakıcı olabilir mi bilemedim.
bir bakın derim:

sarımsak bile çok seksi değil mi file içinde?
siyah bir jartiyere iliştirilmiş siyah file çorap kadar ya da arkadan dikişli bir file çorap kadar göz alıcı/can yakıcı olabilir mi bilemedim.
bir bakın derim:

sarımsak bile çok seksi değil mi file içinde?
devamını gör...
özenle yaptığın yemeğin tadının kötü olması
internette her tarife güvenildiği durumlarda ortaya çıkan durum.
herkesin damak tadı farklıdır efendim. mesela ben kuru fasulyedir, nohuttur, taze fasulyedir , bol domates doğrar ve az bir su ile kısık ateşte pişiririm. domatesin suyuyla pişer yemek ve biraz şekerle asitliği de dengelenir. ama eski ev arkadaşıma garip gelmişti bu; onlar salçayla yapıyorlardı çünkü.
demem o ki, tarifin içeriğine bakar ve kafanızda muhakeme yaparsanız, az çok damak tadınıza uyup uymadığını tahmin edebilirsiniz.
bunun harici, arada bir yaptığım pastanın pandispanyası o kadar uğraştırır ama her zaman tutmaz. sinir bozucudur evet. hazırlaması ayrı dert, temizliği ayrı derttir.
herkesin damak tadı farklıdır efendim. mesela ben kuru fasulyedir, nohuttur, taze fasulyedir , bol domates doğrar ve az bir su ile kısık ateşte pişiririm. domatesin suyuyla pişer yemek ve biraz şekerle asitliği de dengelenir. ama eski ev arkadaşıma garip gelmişti bu; onlar salçayla yapıyorlardı çünkü.
demem o ki, tarifin içeriğine bakar ve kafanızda muhakeme yaparsanız, az çok damak tadınıza uyup uymadığını tahmin edebilirsiniz.
bunun harici, arada bir yaptığım pastanın pandispanyası o kadar uğraştırır ama her zaman tutmaz. sinir bozucudur evet. hazırlaması ayrı dert, temizliği ayrı derttir.
devamını gör...


