çoğunlukla ilköğretim sıralarında görülen öğrencilerdir.

ortaöğretime geçince durum, 70-80 alsam yeter şeklinde bir değişim geçirir ve nihayet üniversitede geçeyim de gerisini zictirede evrilir.*
devamını gör...

#1023465 bak bak ileri zekalı ve ilişkileri çözmüş yazara bak "kıdınlırın çığı bı tırz irkeklerden hoşlaniiir." aferin çözdün şu an ülkedeki kadın cinayetleri sorununun nedenini. o küçük beyinleriniz sadece temel ve su üzerindeki neden-sonuç ilişkisini kavrayabiliyor. bunun toplumsal bir döngü olduğunu anlayamıyorsunuz. hiçbir kekodan da hoşlanmadım hoşlandığım erkekler insan gibi insandı. sensin keko tipitip herif.
devamını gör...

sekiz kişilik bir ailenin ikinci çocuğu olan karl heinrich marx , 5 mayıs 1818'de trêves'de (ren ve köln'e yakın rheinland'da bir kasaba) doğdu (vallaha doğmuş işte). babası trêves temyiz mahkemesi'nde avukat olarak çalıştı. oğluna aydınlanma felsefesine (özellikle voltaire ve rousseau), bilim ve ilerlemenin gücüne, aynı zamanda özgürlük, eşitlik ve kardeşlik değerlerine olan inancını başlatarak aktardı. marx, lisans derecesinin ardından bonn'a ve ardından 1841'de felsefe alanında doktora yaptığı berlin'e gitti.

1843'te büyük prusya aristokrasisinden bir çocukluk arkadaşı olan barones jenny von westphalen ile evlendi. bu konuda, marx'ın babasıyla aynı çevrelerde dolaşan ılımlı liberal babası tarafından desteklenen, “küçük kara domuzu” karl marx ile evlenmeyi tercih ediyor. onun için, topluluğundan genç bir memurla olan ilişkisini bozar. birlikte yedi çocukları olacak, ancak sadece üç kız yetişkinliğe ulaşacak.

siyasi taahhütlerinin kurbanı olan doktorasından sonra üniversitede bir görevi reddettiğini gören marx, gazeteci olarak çalışarak ailesi için zar zor geçimini sağlayamaz. devrimci taahhütleri onu paris'e, ardından brüksel ve londra'ya sürgüne göndermeye yöneltti. hayatının son yıllarına karısının ve iki çocuğunun hastalığı ve ölümü damgasını vurdu. karl marx 14 mart 1883'te öldü.
karl marx, ekonomik düşüncesini mücadelelerinden ve siyasi inançlarından geliştirir: her şeyden önce mevcut kapitalist sosyal düzenin yıkılmasına katkıda bulunmak ister . devrimci , zamanının sosyalist hareketlerine güçlü bir şekilde dahil oldu ve 1848'de arkadaşı friedrich engels, komünist manifesto ile birlikte yayınlandı.
devamını gör...

haber sitesindeki yorumlar ne öyle?
"iyi olmuş.insallah ölmez de adamın başı belaya girmez"
siz kafayı mı yediniz? insan hayatı bu, oyuncak değil. iyi olmuşmuş.
devamını gör...

başlık sahibinin heyecanı gülümsetti. mutluluklar dilerim fuzzy lee.*
devamını gör...

araştırmamaları. önlerine ne koysan alıyorlar. 'doğru mu? yanlış mı? bunu kim demiş? bu niye böyle olmuş?' diye sormuyorlar.
devamını gör...

soğumuş bir yemeği yemek gibidir. yemek zorunda olunduĝu gibi, yazar da, yazmak zorundadır. kürkçü dükkanıdır tilkinin son duraĝı. yani sözlük.
devamını gör...

sayıları %65 kadar olduğunu tahmin ettiğim benim de aralarında bulunduğum güzel kadınlardır.
öyle iki kuru merhabaya da kanmazlar ayrıca.
devamını gör...

toskana bölgesinin başkenti, arno nehri'nin çevresinde kurulmuş bir kuzey italya kenti. 15. yüzyılda buraya hakim olan medici ailesinin sanata ve sanatçılara verdiği destekle sehir en önemli dönemini yaşadı. leonardo da vinci ve michelangelo burada yetişmiştir.
uffizi galerisi, duomo katedrali, medici ailesinin sarayı palazzo vecchio, şehrin iki kısmını birbiriyle birleştiren ponte vecchio, merdivenlere oturup gün batımını ve bütün şehri izleyebileceğiniz michelangelo tepesi bu sehirdedir. hayatımda görüp görebileceğim en güzel şehirdir, eğer istanbul bana küsmezse.
devamını gör...

yahu ne beğeni batması biteeer, ne seri like huzursuz sendromuu, ne de favlama dellenmesi. nickaltı buhranı da bunlardan biri. arkadaş niye güzel şeyler yapmacık da yapmacık diye bu kadar deşiliyor batıyor insanlara. sözlük ortamı burası, buradan tanışıp fiziken görebileceğiniz kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmez. kafa sözlük ışınlanma çay kahvesi var da biz mi gitmedik övmeden önce sayın yazarla tanışmadık dediğim sorunsal. tanımlarından özelden iki hoş sohbetten mini arkadaşlıklar kurup nezaketen az süslü nickaltları yazıyoruz bu kadar. ne yazalım reröoouuaarööğğ falan mı yazalım?
devamını gör...

(bkz: kafa sözlük sapıklar veri tabanı)
devamını gör...

ergen oğlum "anne dışarıda koca bir dünya yok, beni dışarı çıkartmaya çalışma, beni bi sal artık" dedi, ben ikna oldum şahsen.
devamını gör...

keşke video atabilseydik. tavukları beraber yemlerdik. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2010 yılında küçük bir çocuk olarak babamla gitmiştim taksim meydanındaki kutlamalara. hep o gün aklıma gelir 1 mayıs bayramında.

ayrıca şunu söyleyeyim ki bu bayram, bu muhteşem gün yalnızca bizim ülkemiz gibi gelişmemiş ülkelerde olumsuz tepkiyle karşılanıyor.

oysaki bugün işçinin, emekçinin bayramı. bugün senin bayramın, bugün benim bayramım. bugün bizim bayramımız.

kutlu olsun tüm işçilerin, emekçilerin, hepimizin bayramı...
devamını gör...

bir marcel proust kitabıdır.

kendisinin efsane serisi olan "kayıp zamanın izinde" serisine başlamak istediğim için önce bu kitabı okudum. o kitap öncesi bir hazırlık kitabı gibi okunabilirmiş.
kitabı okudum ve genel olarak çok beğendim. bir roman değil anlatı gibi. duygular, hazlar, hayat, insan, ruh, psikoloji, felsefe gibi bir çok konuyu yazar kısa kısa hikayelerle, şiirlerle anlatıyor.
yazar bu eseri 20 yaşında kaleme alıyor ve anlatmak istediklerini kısa hikayelerle ve şiirlerle anlatıyor. genç yaşına göre bence harika bir kitap yazmış. çok başarılı ve lezzetli buldum.

okuduğum diğer kitaplara göre yani alıştığımız türlere göre farklıydı. uzun cümleler ve ilginç betimlemeler vardı. üslubu çok güzeldi. insana ve duygulara daha doğrusu hazlara olan gözlemleri çok yerindeydi. bildiğimiz şeyleri anlatıyordu ama çok eşsiz şekilde anlatıyordu. kayıp zamanın izinde serisinden önce beni baya heyecanlandırdı.
en çok hoşuma giden tarafı ise yazarın zaman ile ilgili anlattıklarıydı. çok ilgimi çekti. zaman kavramını bir çok yazar incelemiştir üzerinde kafa patlatmıştır ama proust bir başka geldi. yine ilgimi çeken bir başka konu ise hastalık konusuydu. yazar astım hastalığından mustarip olduğu için o konuları biraz hüzünlü şekilde aktarmış. kitabı okumadan önce yazarın hayatına bir kısa göz atarsak kitap daha keyifli ve anlamlı hale gelecektir.

alışılanın dışında bir kitap olduğu için okuyan kişi yer yer sıkılabilir. pes etmeyin ve okumaya devam edin. benim sıkılmama sebebim bu seriyi ve bu kitabı okumaya çok önceden karar vermiş olmamdı sanırım. bayadır proust ve eserlerini araştırıyorum nasıl okunması gerektiğini ve sırasını araştırıyorum. neyle karşılaşacağımı bildiğim için bana güzel geldi ve zorlanmadım. yazarın tarzını ve tavrını öğrenip okumaya başlamak en mantıklısı olacaktır.

özellikle içimizde bulunan hazları çok güzel betimlemiş proust. daha doğrusu içimizde olan ve fark edemediğimiz hazlar çok güzel anlatılmış. okurken değerini biliyor insan, önemini kavrıyor. doğa, sanat, insan gözlemlemesi olarak da nefisti. dediğim gibi okuyan bazı kişilere uzun betimlemeler yorucu gelecektir ama devam etmeliler tavsiyem bu yönde olur.



bizi mutlu eden insanlara minnet duyalım; onlar ruhumuza çiçek açtıran sevimli bahçıvanlardır.




sen istemesen de, dedi, senin boynunla benim dudaklarım, senin kulaklarınla benim bıyığım, senin ellerinle benim ellerim arasında özel, mahrem dostluklar var.




henüz aşkı tanımıyordu. kısa bir süre sonra aşk acısını tattı, ki bu da aşkla tanışmanın tek yoludur.
devamını gör...

okumak başka dünyalara konuk olma imkanı tanıdığı gibi, beyninizdeki nöronlarda yeni köprülerin kurulmasını yani bir şeyleri anlamlandırmanızı kolaylaştırır. bu kolaylığa ulaşmak için okumak gerekli bir eylemdir, bunun dışında insana yeni tatlarla, heyecanlarla karşılaşma olanağı verdiği gibi, okuduğu türe göre insana entelektüel birikim de kazandırır. her seferinde farklı bir düşünceyle karşılaşmak çok yönlü düşünmenize, daha doğrusu düşünmenize ve sorgulamanıza neden olur. tabii bu durumda ne okuduğunuz önemli; gidip pucca filan okuyorsanız, bu kadar büyük beklentilere girmemelisiniz. ama ne olursa olsun okumanın bir alışkanlık haline dönüşmesi taraftarıyım. en uyduruk kitaplar bile olsa, bahsettiğim gibi; en kötü, olaylardaki bağlantıyı kolay görmenize; bu sayede hem rasyonel zekanıza, hem de kültürünüze katkı sağlamaya yarayacaktır.. dünyayı sorgulayıp, mutsuz olmaya gelince; bir şeyleri okumak dünyayı sorgulama sürecinizin erken gelişine neden oluyor. farklı deneyimler insanın ufkunu açıyor ve tarihin tekerrürden ibaret olduğuna şahit oluyorsunuz. bu da sizi sorgulamaya iten nedenlerden biri. karşıdaki fikirleri düşünüp, sürekli "neden?" diye sordukça en sonunda sadece kitabı ya da yazarı değil, kendi düşüncelerinizi ve dünyayı sorguluyorsunuz. aslında ortada o kadar da kompleks bir argüman söz konusu değil. sorgulamak, sorgulamak istemek kişinin kendi tabiatıyla ilgili olduğu gibi; çoğu zaman herkesin eninde sonunda yaptığı bir şey. farklı olan ulaştıkları sonuçlar. bu sebepten insanlar "hey gibi kahpe dünya, kader kısmet" vs dedikleri gibi, "düşünüyorum; öyleyse varım" da diyebilmişlerdir.
devamını gör...

ülke ülke otostopla gezen barış gelini pippa baccanın türkiye'de tecavüz edilerek öldürülmesi.
devamını gör...

tanım yazdığımız kısmı daraltarak hiç iyi yapmamış olan sözlük. özellikle benim gibi uzun tanım yazanların düzeltme yapması, yazdıklarını kontrol etmesi gibi açılardan son derece faydasız bir şey. umarım düzeltilir çünkü insanın yazma isteğini kaçırıyor.

özel mesajlarda da aynı durum vardı. o düzeltileceğine bu bozulmuş. olmamış.

edit: düzeltileceğine dair bir bilgim var şu an. yalnız biraz beklememiz gerekebilir.
devamını gör...

uv ışınları, radyasyon, x ışınları, sigara dumanı, kimyasallar veya ilaçlar gibi çevresel faktörler sebebiyle yönetici moleküldeki değişikliklerdir.
çevresel etkiler dışında dna kendini eşlerken de mutasyon olur. bir hücre için milyonda birdir belki bu olasılık ama vücudumuzdaki hücre sayısı ve hücrelerin defalarca bölündüğü düşünülürse ömür boyunca bu mutasyonlar mutlaka gerçekleşiyor diyebiliriz.

peki mutasyonlar kalitsal midir?

vücut hücrelerinde olursa kalıtsal degildir. örneğin uv ışınları sebebiyle deri hücresinde oluşan mutasyonlar bireyde başka hücrelere sıçrayabilir, üreme hucrelerinde olmadığı sürece birey öldüğünde mutasyon da ölür.
eğer mutasyon yumurta veya sperm hücrelerinde ise bu hücreler döllenmeye katılıp zigotu oluştursa bu durumda mutasyon kalıtsal olur ve bir sonraki nesile geçer.

peki mutasyonlar zararlı mıdır?

çoğunlukla evet. ancak nötr ya da yararlı mutasyonlar da vardır.
nötr mutasyon örneği: ayrık kulak memesi geninin mutasyon gecirmesi sonucu bitişik kulak memesi geni ortaya çıkmıştır. bu durum biyolojik açıdan yararli veya zararli değildir. örneğin tom cruise yapışık kulak memeli.

yaralı mutasyon örneği: çok basitçe açıklamaya calisacagim. bildiğiniz uzere hiv aids sebebi. bu virüs çoğalmak için bizim savunma hücrelerini kullanıyor. bir mutasyon sonucu (ccr5 delta 32 mutasyonu) akyuvar hücre zarı protein yapisini kontrol eden gen değişince hiv hücreye giremiyor. bu durumda kişi hiv+ olsa bile aıds olmuyor.

peşin düzenleme:
geniş zamanda gen mutasyonu kromozom mutasyonu farkı, mutasyonlardan kaynaklı hastalıklar ilaçla tedavi edilebilir mi gibi ilaveler gelebilir de gelmeyebilir de.
konu bu ara popüler çünkü covid-19 sebebi sars -cov 2, kısaca korona virüs mutasyon geçiriyor. bu da aşılar ve pandemi hakkında bir sürü soruya sebep oluyor.
devamını gör...

bir cem özkan şarkısıdır.

sözleri:

üzülürüm yine
resmini görünce
maziye bakarak
vazgeçemem senden
bir ömür geçse böyle
ardından yalvararak
dön bana yeniden ne olur
sev beni yeniden ne olur
al beni yanına ne olur
dön bana yeniden ne olur
ne olur...
unuturum sandım
zamana bırakınca
seni nasıl sevdiğimi
ama bugün yine
söylüyorum hep aynı
hep aynı şeyi
dön bana yeniden ne olur
sev beni yeniden ne olur
al beni yanına ne olur
dön bana yeniden ne olur
ne olur...

bu şarkıyı dinlerken veyahut klibini izlerken yutkunmayan insan robottur nezdimde.*

dinleyelim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim