paralı müridleri olduğunu düşündüğüm kıymetli yazarımız.*
devamını gör...

kendime doğum günü hediyesi olarak aldığım, baş parmak piyanosu da denilen, genellikle 17 tuşlu hoş tınılı bir müzik aleti. bugün çav bella ile başladım. en son game of thrones’a geçtiğimde mini konser vermeyi düşünüyorum arkadaşlara. kararlıyım. hadi bakalım.
devamını gör...

hayatım koşturmaca içinde geçiyor fırsatım varsa o an dönüş yaparım. dönüş yapamıyorsam kesin acil bir işim çıkmıştır ki çıkar da...
bu aralar başımdaki acil işim:
araba motorunda mahsur kalmış orada iki gün ağladı. dünden beri de beni ağlatıyor, hiç ama hiç susmuyor. isteyen olursa üstüne 10 lira veriyorum. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

patisinin içine cam girmiş ameliyat edildi. on gündür de bununla uğraşıyorum. buna 50 lira veririm. alan kişi güçlü bir antibiyotikli krem alsın da çiziklerine karşı tedavi olsun. insanlik ölmedi. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok ama çok değerli bir yazar büyüğümdür. iyi ki vardır. saygı ve sevgilerimle:)).
devamını gör...

para üstü yerine sakız vermek.
devamını gör...

çift anadilli olmak anlamına gelen bir kavramdır. birey, çocukluk döneminde iki dile birden eş zamanlı maruz kalarak ikisini de anadil olarak edinir.

bir çoğumuzda olduğu gibi tek anadilli olma durumuna da monolingualizm denir.
devamını gör...

“hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.”

masumiyet müzesi, orhan pamuk


“zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana.”

iki şehrin hikayesi, charles dickens


“bugün annem öldü. belki de dün, bilmiyorum.”

yabancı, albert camus
devamını gör...

ezan zaten türkçe okunuyor denilen bir ülkede normal karşılamak lazım.
devamını gör...

bence bu soruyu soran arkadaşın genel aile terbiyesine, eğitim düzeyine ve kültürüne bakmak gerekiyor.

cinsiyetçiliği hoş karşılayabilen bir yapım aşırı feminist bir kadın olmamdan kaynaklı yoktur.

ben bir kadının neden sözlük yazarını olduğunu değil ama senin gibi insanların bu ülkeye ne faydası olduğunu sorgularım işte.

çünkü sizin kesiminizin varlığı bu ülkeyi ileri götürebilseydi , medyada her gün bir cinayet/ istismar / şiddet haberi görmezdik.

demek ki sorgulanması gereken sizsiniz.
bununla ilgili bir başlık açman daha iyi bir strateji olur.
devamını gör...

bundan birkaç yıl önce yaklaşık 25 dakika süren görüş kaybımdan sonra yapılan tetkiklerle bir hafta sonra teşhisi konmuş rahatsızlığım. ilkindeki gibi geçici bir körlük bir daha yaşamadım fakat ataklardan önce duyusal bir takım işaretler seziyorum genelde. gözlerimde ışığa ve açık renklere aşırı hassasiyet, baktığım yerlerde çeşitli ışık lekeleri ve çakmalar, ağzımda metalik bir tat, aşırı koku hassasiyeti vb... bunların biri ya da daha fazlası olduğunda anlıyorum ki migren geliyor. bu durumun normal migrene göre oldukça avantajlı olduğu düşünülüyor, ağrı gelmeden belirtileri hissediliyor ve gerekli ilacı alarak ağrı ötelenebiliyor diye, amma lakin ki öyle değil.
şöyle ki...
auralı migrenin, diğer migren türlerine göre tetikleyenleri çok daha belirsiz kalıyor. zira duyularınız çok acayip çalışıyor ataklar sırasında, haliyle atağı neyin tetiklediğini bulmak neredeyse imkansız.
belirtiler kimi zaman saatler önce gelip ağrı hiç uğramayabiliyor, bu da gereksiz ilaç alımına sebep olabiliyor.
duyuların uyaranlara verdiği değişken tepki ve hassasiyetleri gösteriyor ki bu ataklar sırasında salgı bezleri de doğru çalışmayabiliyor. bu da ilaç konusunda seçici davranmayı gerektiriyor. auralı migrenden muzdaripseniz genelde bilindik migren ilaçları durumu daha da kötüleştirebiliyor, size iyi gelen ilacı deneyerek bulmak zorundasınız.
bu ve daha pekçok karmaşayla mücadele ediyorum ve son derece iddialıyım, bilindik migrenden daha kolay başedilir bir tür değil ve ataklardan önce görülen belirtiler sürece dair yanıltıcı olabildiklerinden ötürü asla avantaj değil! aksine daha bile zor bence.
devamını gör...

bir jose saramago kitabıdır.

bu bir roman değildir, adı üstünde bir anı kitabıdır. bilmiyorum siz okuyunca nasıl hissedeceksiniz ama benim için çok hüzünlü bir yolculuk oldu bu kitapla birlikte yaptığım.

keşke hangisi daha iyi olurdu size söyleyebilseydin? önce jose saramago’nun bütün kitaplarını okumak mı, yoksa önce bu kitabı okuyup sonra romanlarına başlamak mı? ben ilkini yaptın.

nobel edebiyat ödülü sahibi jose saramago ile 20 yıl önce tanıştım. o zamandan beri de her kitabını, hakkında çıkan çoğu yazıyı ve yabancı yayınlarda adı geçen, ulaşabildiğim her şeyi okudum. ve saramago için söylenecek iki şey var: vicdan ve merhamet.

bu kitap jose saramago ile ilgili değil. yani bizim bildiğimiz, tanıdığımız, okuduğumuz ve sevdiğimiz o dev isimle ilgili değil. bu kitap saramago’nun küçüklüğünü, ne kadar zor zamanlardan geçip bugünlere geldiğini, kendi yaşadığı ve halkının yaşadığı fakirliği anlattığı bir kitap.

bu kitabı okuyunca saramago’nun neden bu kadar vicdanlı ve merhametli olduğunu ve neden 80 yaşında kiliseden aforoz edilmiş bir komünistken filistin halkına destek vermek için filistin’e gittiğini anlayacaksınız.
devamını gör...

eskiden yeterdim kendime
artardım bile
şimdi ne yapsam nafile! ...
ve
kim demiş 'can eskimez' diye
bu can tedirgin tende
can da eskimiş
ben de..

dizelerini yazan ve bir çok şiirine hayran olduğum usta şairdir kendisi.
devamını gör...

alıkoymaya çalışmaya ne gerek var ki? bol bol yiyelim ne güzel. şu sıcak günlerde kavum, karpuz olmasa ne yapardık ki biz? ne renk katardı yazlarımıza?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
denilip kendi haline bırakılması gerekilen durum
devamını gör...

aloo, buyrun. benim.
evet, işkoliğiz, soğuğuz, duygusuzuz, yazmayı severiz ,bilgiye taparız , parayı sevmeyiz ama biriktirmeyi severiz, kıskancız, bazen duygusal, siyahı çok sevdiĝimiz doĝrudur. planlı olduĝumuz rivayet edilir ama plansız da yaşarız. şüpheciyiz bazen değişken fikirlerimiz de vâkidir. okumayı çok severiz.
alooo?.
peki.
iyi günler.
devamını gör...

bolca vitamin veriyoruz sevgili yazarlar..
bedava yaptık koş koş koş!
devamını gör...

kapağı yırtıldığından ötürü adını anımsamıyorum ama kalınca bir hikaye kitabıdır. içinde farklı farklı onlarca hikaye vardı. okumayı daha bilmiyor oluşumdan annem okurmuş içindeki hikayeleri (bunu yazarken gidip sordum bazı hikayeleri hâlâ hatırlıyormuş açıp birlikte birkaç hikaye tekrar okuduk) ama okumayı öğrendikten sonra defalarca hatmetmiştim kitabı o ayrı. babam bir alışveriş merkezinden almış, ona dair nadir güzel bir anı. velhasıl yeri bende çok başkadır aynı zamanda bu kadar uzun süre saklayabildiğim de başka hiçbir şeyim yoktur.

edit: bir arkadaş sayesinde kitabın adını da öğrenmiş oldum. kendisine buradan sevgiler saygılar. buradan
devamını gör...

iki dil bilen insanın beyni bir dil bilen insandan daha farklı çalıştığı bilim tarafından açıklandığına göre ingilizce öğrenmek için neyi bekliyorsunuz?
dili öğrenmenin en iyi yolu konuşmaktır. gönül isterdi ki hepimiz ingilizce öğrenebilmek için ana dili ingilizce olan ülkelere gidip yaşayabilelim ama ne yazık ki olasılıklar dahilinde değil şuanlık eğer paranız varsa ana dili ingilizce olan öğretmenlerle ekran başından konuşabileceğiniz uygulamaları satın alarak yapabilirsiniz bunu ama yoksa da üzülmeyin.
hangi seviyede olursanız olun kendi kendinize bile olsa konuşun, konuşmaya çalışın, günlük hayattaki en basit şeyleri özellikle ingilizce düşünerek(türkçe düşündüklerinizi ingilizceye çevirirken zorlanabilirsiniz çünkü ingilizce bilginiz türkçe bilginiz kadar donanımlı değil) anlatmayla tasvir etmeyle başlayın ama dışınızdan, aynı zamanda telaffuzu geliştirmek için de düzenli şekilde paragraflar okuyun, grammere takılmayın mükemmel olmanıza gerek yok, türkiye’de öğretilen grammer bilgisini anadili ingilizce olan bir amerikan bile sizin kadar bilmiyor zaten.
ana dili ingilizce olan dizileri türkçe alt yazıyla izlemeyin, ingilizce izleyerek hem kelimelerin, deyimlerin ve günlük dilde konuşulan deyişlerin yazılışlarını hem de telaffuzlarını öğrenmiş olursunuz. hiçbir şey anlamıyorsanız bile pes etmeyin zamanla kuşağınız aşina olacak alışacaksınız.
benim ingilizcemi geliştirmemde en büyük katkısı olan ve konuşma dili basit düzeyde olan diziler;
ilk olarak seinfeild ve modern family, ardından b99, friends, the office, the good place, himym da gelebilir belki.
devamını gör...

--- alıntı ---

filme adını veren guguk kuşu, doğada kendi yumurtalarını başka bir dişi kuşun yumurtalarının yanına bırakır. bunun için seçtiği yuvayı uzun süre gözetlemesi gereklidir. yuvanın sahibi olan kuş uzaklaşınca, kendi yumurtasını başka bir dişi kuşun yumurtalarının yanına bırakır ve orada bulunan başka bir yumurtayı durumun fark edilmesini önlemek amacıyla yok eder. bu filmde de toplum tarafından dışlanmış kişilerin bir hastanede toplanması, gözetlenmesi ve "evcilleştirilmeye" çalışılması, tekrar normal toplum normalarına dönüştürmek amacıyla yapılan baskı ve şiddet" ele alınmaktadır.

--- alıntı ---

sağlık alanıyla ilgili bir lisans bölümü okuyan herkesin izlemesi tavsiye edilir ki çoğu zaman ders kapsamında izletilen filmlerden biridir.
devamını gör...

mutluluğunu paylaşacak kimsen olmadığını fark ettiğin an.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim