olgun kadınlara ilgi duymak
(bkz: milf)
bir ara dernekleri bile vardı.şimdi ne oldu bilmiyorum.
bir ara dernekleri bile vardı.şimdi ne oldu bilmiyorum.
devamını gör...
telaffuz edilmesi güzel kelimeler
taaşşuk-ı talat û fitnat...
bir şemseddin sami eseri.
söyleyince terapi oluyorum.
bir şemseddin sami eseri.
söyleyince terapi oluyorum.
devamını gör...
coldboy
aşırı aşırı aşırı kibar efsane yazarımız 3 gündür yoktum şimdi fark ettim gittiğini en kısa zamanda iyi bir şekilde geri dönmesini umuyorum ve yine o sıkıcı,boğucu ama kendini dinlettiren 3.sayfa haberlerini sunmasını bekliyorum.*
devamını gör...
prison break
türkçe adı büyük kaçış olan 2005 yılında yayımlanmaya başlayan paul scheuring'in kaleme aldığı aksiyon, dram, gerilim türlerinde bir hapishane dizisidir.
başrollerinde,
dominic purcell
wentworth miller
sarah wayne callies
amaury nolasco
wade williams
robert knepper
chris vance
robert wisdom
danay garcia
jodi lyn o'keefe
william fichtner
paul adelstein
peter stormare
lincoln burrows (dominic purcell) işlemediği bir suçtan dolayı hapse atılmış ve idam cezası almıştır. lincoln'un kardeşi michael scofield (wentworth miller) abisini artık oradan yasal yollarla çıkaramayacağını anlayarak zor ve tehlikeli bir yola girer. bir kaçış planı yapar ve bunu adım adım hayata geçirmeye çalışır. michael abisini çıkarmaya çalışırken karşılaştığı zorlukları, hapishanede başına gelen olayları, orada kurduğu bağları ve sonrasında olan tüm olayları konu almıştır dizi.
ben bu diziyi yurtdışındayken izlemiştim. pc'me ne zaman nasıl kaydolduğunu tam olarak bilmediğim film, dizi arşivinde bulmuştum kendilerini. acayip hoşuma gitmiş sabahlara kadar başından ayrılmamıştım. ve bir kaç kez tekrar etmiştim.
yav arkadaş o t-bag (robert knepper) nedir ya? dizi boyu adama ne sinir olmuştum hah. genelde bu türleri izlemem ama bu diziyi çok beğenmiştim. sizlere de tavsiye ederim efem.
iyi seyirler...
başrollerinde,
dominic purcell
wentworth miller
sarah wayne callies
amaury nolasco
wade williams
robert knepper
chris vance
robert wisdom
danay garcia
jodi lyn o'keefe
william fichtner
paul adelstein
peter stormare
lincoln burrows (dominic purcell) işlemediği bir suçtan dolayı hapse atılmış ve idam cezası almıştır. lincoln'un kardeşi michael scofield (wentworth miller) abisini artık oradan yasal yollarla çıkaramayacağını anlayarak zor ve tehlikeli bir yola girer. bir kaçış planı yapar ve bunu adım adım hayata geçirmeye çalışır. michael abisini çıkarmaya çalışırken karşılaştığı zorlukları, hapishanede başına gelen olayları, orada kurduğu bağları ve sonrasında olan tüm olayları konu almıştır dizi.
ben bu diziyi yurtdışındayken izlemiştim. pc'me ne zaman nasıl kaydolduğunu tam olarak bilmediğim film, dizi arşivinde bulmuştum kendilerini. acayip hoşuma gitmiş sabahlara kadar başından ayrılmamıştım. ve bir kaç kez tekrar etmiştim.
yav arkadaş o t-bag (robert knepper) nedir ya? dizi boyu adama ne sinir olmuştum hah. genelde bu türleri izlemem ama bu diziyi çok beğenmiştim. sizlere de tavsiye ederim efem.
iyi seyirler...
devamını gör...
hırvatı ben yalamadım
hızlı koşan atın boku seyrek düşer
devamını gör...
mutlu olmayı beceremeyen insanların ortak özellikleri
mutluluğu isteklerinin gerçekleşmesi olarak görüp büyük bir yanılgıya düşmeleri.
devamını gör...
annelerin söylediği yalanlar
kızım kalk kahvaltı hazır. ( sadece çayın altı yakılmıştır.)
devamını gör...
kendimizi hafiflemiş hissetmemizi sağlayan şeyler
yolculuğa çıkmak..bir zirveden kuş bakışı bakmak,durgun bir denizde yüzmek..doğanın içinde kaybolmak..
devamını gör...
anne göğsümden süt geliyor
13 yaşında gebe kaldı. 2 yaşından beri 11 yıldır velayeti.. allah'ım peki ya öncesi de varsa? ben okuyunca akıl sağlığımı kaybedecek gibi oluyorum ya bunları yaşayan yavrucaklar?
devamını gör...
aşık olunan yazara sözlük radyosundan ilan-ı aşk etmek
oha. gariptir. saçmadır.
mesela biri birisine ilan-ı aşk etse. sonu ne olursa olsun onu hatırlarım.
mesela lan bu bir bilen şuna ilan-ı aşk etmemiş miydi derim. aklımda öyle kalır.
mesela biri birisine ilan-ı aşk etse. sonu ne olursa olsun onu hatırlarım.
mesela lan bu bir bilen şuna ilan-ı aşk etmemiş miydi derim. aklımda öyle kalır.
devamını gör...
hayatı tek kelime ile anlat
belirsiz.
devamını gör...
konu neydi radyo yayını
zevkle dinlediğim yayın. çok geç girmeme rağmen hemen adapte oldum konulara. ikiliye bayıldım, birbirine çok yakışan bir çift olmuş. ha bu arada, konu neydi?
devamını gör...
ölmeden önce yapılacak bir şey
seven sevdiğiyle sevişmeli.
devamını gör...
kültürlü olmanın getirdiği zorluklar
kendinize kültürlü, entelektüel, zeki diyorsanız eminim ki değilsiniz. çünkü bunu belirtmeye gerek duymazsınız. yazılarınız nasıl konuştuğunuz seviyenizi belli eder zaten. hem kültürlü olmak zorluk, seviye indirme çıkarmayı da gerektirmez. sonuçta kimiz, kimsiniz ki seviye belirliyorsunuz. kaldı ki kültürsüz olun ama farkında olun bu durumdan daha iyidir. iyi bir ailede doğmak ve belirli imkanlara erişmek bir şanstır. ondan hayat derdinden kültürle felsefi konularla ilgilenememiş insanı küçümseyemem.
devamını gör...
uğur mumcu
adı ne zaman geçse yerinin halen doldurulamamış olduğunu fark ettiğimiz usta gazeteci, araştırmacı ve yazar.
seneler öncesinde uyarılarda bulundu ama dinleyen olmadı.
"imam-hatip liselerini bitirenler neden ilahiyat fakülteleri ve islam enstitülerine gitmiyorlar da ille de kaymakam, vali, savcı, yargıç ve subay olmak istiyorlar? bu uzun vadeli eğitim ve bürokratik yerleşim projesini kimler planlıyor?
cemaatlere, tarikatlara giren çocuklar 30 sene sonra general olacaklar cumhuriyete karşı ayaklanacaklar."
15 temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimini önceden tahmin etmişti.
"ben atatürkçüyüm.... ben, cumhuriyetçiyim... ben lâikim... ben antiemperyalistim... ben tam bağımsız türkiye'den yanayım... ben insan hakları savunucuyum... ben, terörün karşısındayım... ben, yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. dün sabaha değin, araştırarak yazdığım hiçbir konuyu yalanlayamadınız. öyleyse vurun, parçalayın, her parçamdan benim gibiler beni aşacaklar doğacaktır.”
…ve uğur mumcu 24 ocak 1993 tarihinde bombalı suikasta kurban gider.
(aşağıdaki video 4:03 de bitmektedir.)
“anayasaya bakarsanız , yasa önünde herkes eşittir. uygulamaya göz atarsanız , insanlar çeşit çeşittir.”
"gerçekte vicdan özgürlüğü, gerçekte demokrasi laik toplumda meydana gelir. çünkü anti-laik toplumda dince kutsal sayılan kavramlar, siyasal amaçlar için her gün sömürülür. ya da türkiye'de olduğu gibi arap sermayesi tarafından türkiye'de kurulan banka sistemlerinde olduğu gibi mali çıkarlar açısından sömürülür. bu bir sömürüdür. mustafa kemal de dinin gerçek yerine oturtulması, allah ile kul arasında bir kutsal duygu olarak korunması amacıyla laikliği getirmiştir. ingiliz emperyalizminin, arap kapitülasyonunun aracı olmaması ve siyasi sömürü aracı olmaması için. "
“biz siyaset bakımından karşıtlarımıza özgürlük tanımazsak birer gizli faşistiz demektir."
“türkiye'de yayımlanan gazete ve dergilerin kaçı halkın öz sorunlarını yazmaktadır?”
“anneler ve babalar, çocuklarını sokak ortalarında eşkiya çetelerince öldürülsünler diye yetiştirmediler. bir gün bunların hesabı sorulacaktır. devlet koltuklarına dayanarak kabadayılık yapanları, sanık sandalyesinde göreceğiz bir gün.”
seneler öncesinde uyarılarda bulundu ama dinleyen olmadı.
"imam-hatip liselerini bitirenler neden ilahiyat fakülteleri ve islam enstitülerine gitmiyorlar da ille de kaymakam, vali, savcı, yargıç ve subay olmak istiyorlar? bu uzun vadeli eğitim ve bürokratik yerleşim projesini kimler planlıyor?
cemaatlere, tarikatlara giren çocuklar 30 sene sonra general olacaklar cumhuriyete karşı ayaklanacaklar."
15 temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimini önceden tahmin etmişti.
"ben atatürkçüyüm.... ben, cumhuriyetçiyim... ben lâikim... ben antiemperyalistim... ben tam bağımsız türkiye'den yanayım... ben insan hakları savunucuyum... ben, terörün karşısındayım... ben, yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. dün sabaha değin, araştırarak yazdığım hiçbir konuyu yalanlayamadınız. öyleyse vurun, parçalayın, her parçamdan benim gibiler beni aşacaklar doğacaktır.”
…ve uğur mumcu 24 ocak 1993 tarihinde bombalı suikasta kurban gider.
(aşağıdaki video 4:03 de bitmektedir.)
“anayasaya bakarsanız , yasa önünde herkes eşittir. uygulamaya göz atarsanız , insanlar çeşit çeşittir.”
"gerçekte vicdan özgürlüğü, gerçekte demokrasi laik toplumda meydana gelir. çünkü anti-laik toplumda dince kutsal sayılan kavramlar, siyasal amaçlar için her gün sömürülür. ya da türkiye'de olduğu gibi arap sermayesi tarafından türkiye'de kurulan banka sistemlerinde olduğu gibi mali çıkarlar açısından sömürülür. bu bir sömürüdür. mustafa kemal de dinin gerçek yerine oturtulması, allah ile kul arasında bir kutsal duygu olarak korunması amacıyla laikliği getirmiştir. ingiliz emperyalizminin, arap kapitülasyonunun aracı olmaması ve siyasi sömürü aracı olmaması için. "
“biz siyaset bakımından karşıtlarımıza özgürlük tanımazsak birer gizli faşistiz demektir."
“türkiye'de yayımlanan gazete ve dergilerin kaçı halkın öz sorunlarını yazmaktadır?”
“anneler ve babalar, çocuklarını sokak ortalarında eşkiya çetelerince öldürülsünler diye yetiştirmediler. bir gün bunların hesabı sorulacaktır. devlet koltuklarına dayanarak kabadayılık yapanları, sanık sandalyesinde göreceğiz bir gün.”
devamını gör...
cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden
ayağım yorganın dışında kalmış. sızladı. uyandım. alarmı gibi bişey sistemin.
(bkz: şimdi ben uyandım neden uyandım sorunsalı)
(bkz: şimdi ben uyandım neden uyandım sorunsalı)
devamını gör...
yavrum
tdk'deki tanımına göre:
yavrum!
sevecen bir biçimde söylenen bir seslenme sözü.
benim içinse, babaannemin hitap kelimesi. yavrum gel bir sarılayım, mis kokunu içime çekeyim derdi hemen ardından. uzun uzun, koklaya koklaya öperdi sonrasında da.
tanımadığı arkadaşlarımıza ya da doktora falan gidince onlara da siz benim evladım yaşındasınız, yavrum sayılırsınız, yanlış anlamayın deyip 'yavrum' diye hitap ederdi.
çok özledim. sıkı sıkı sarılmayı. "oh misss kokunu güzelce içime çekeyim." deyip sarmalamayı bırakmayaşını.
yavrum!
sevecen bir biçimde söylenen bir seslenme sözü.
benim içinse, babaannemin hitap kelimesi. yavrum gel bir sarılayım, mis kokunu içime çekeyim derdi hemen ardından. uzun uzun, koklaya koklaya öperdi sonrasında da.
tanımadığı arkadaşlarımıza ya da doktora falan gidince onlara da siz benim evladım yaşındasınız, yavrum sayılırsınız, yanlış anlamayın deyip 'yavrum' diye hitap ederdi.
çok özledim. sıkı sıkı sarılmayı. "oh misss kokunu güzelce içime çekeyim." deyip sarmalamayı bırakmayaşını.
devamını gör...
empati yapmak
hayat empatlar için cehennemdir.
devamını gör...

