başörtülü biri ile evlenmek
başörtünün altında saç var biliyosun değil mi? yani o da farklı bir tür değil seninle aynı türden.
devamını gör...
akraba bağlarının kopuk olması
o kadar kopuk ki bağlarımız hepimiz türkiye'de yaşamamıza rağmen bazı kuzenlerimi tanımıyorum bile. hatta marmara,ege ve ankara'ya kadar dağılabilmişiz yani yakın illerdeyiz de. hepimiz birbirimize yük gibi bakıyoruz.
şikayetçi miyim, kesinlikle hayır. hatta mutluyum bu halimden neredeyse hepsi beş para etmez insanlar ama çevremdeki insanların bu bağları güçlü olduğunu görünce insan hayret etmiyor değil de sözlük.
edit: başlık düzeltilmiş
şikayetçi miyim, kesinlikle hayır. hatta mutluyum bu halimden neredeyse hepsi beş para etmez insanlar ama çevremdeki insanların bu bağları güçlü olduğunu görünce insan hayret etmiyor değil de sözlük.
edit: başlık düzeltilmiş
devamını gör...
kintsugi
herkesin kusursuzu aradığı bir dünyada kusurlu olmanın değerini vurgulayan kintsugi ya da kintsukuroi, antik japon felsefesi'nde "altınla onarma" anlamına gelen müthiş bir kelime. kelime olmanın ötesinde, derin anlamlar içeren bir sanat dalı, bir felsefe. bu sanat dalının amacı bir nesnenin kırıklarını onarmak ve onları saklamak değil aksine kırıklarını mümkün olduğunca vurgulayarak onore etmek, bozulmuş veya kırılmış nesnelere olan bakış açımızı değiştirmek.
kintsugi aslında bir japon felsefesi olan wabi-sabi’ye dayanıyor. wabi-sabi, kusurlu olanı kabul etmek, kucaklamak, onların içindeki güzelliği görmek anlamına geliyor. bu felsefeye bir metafor olarak baktığımda toplumda eksik, kusurlu olarak görülen yanlarımızın aslında bizlerin bir parçası olduğunu ve parçamız olan bu kırıkların ise bizi daha değerli kıldığını fark ediyorum. diğer yandan, kusurlu olan nesneleri düşünmeden çöpe atma alışkanlığımızı ve yeni tüketimler yapmamızı dizginleyecek bir felsefe olduğunu düşünüyorum.
aşağıda görmüş olduğunuz fotoğrafta ise yakın zamanda kırılan kaşık altlığını, kırıklarının bir kusur değil aksine güzel ve değerli olduğunu vurgulayarak tekrar kullanılabilir hale getirdim. yoksunluğumuzla, kırılmışlığımızla ve hatalarımızla biziz.
ernest hemingway'in de dediği gibi: "dünya herkesi kırıyor ve sonra bazıları o kırık yerlerden daha güçlü çıkıyor."
kintsugi aslında bir japon felsefesi olan wabi-sabi’ye dayanıyor. wabi-sabi, kusurlu olanı kabul etmek, kucaklamak, onların içindeki güzelliği görmek anlamına geliyor. bu felsefeye bir metafor olarak baktığımda toplumda eksik, kusurlu olarak görülen yanlarımızın aslında bizlerin bir parçası olduğunu ve parçamız olan bu kırıkların ise bizi daha değerli kıldığını fark ediyorum. diğer yandan, kusurlu olan nesneleri düşünmeden çöpe atma alışkanlığımızı ve yeni tüketimler yapmamızı dizginleyecek bir felsefe olduğunu düşünüyorum.
aşağıda görmüş olduğunuz fotoğrafta ise yakın zamanda kırılan kaşık altlığını, kırıklarının bir kusur değil aksine güzel ve değerli olduğunu vurgulayarak tekrar kullanılabilir hale getirdim. yoksunluğumuzla, kırılmışlığımızla ve hatalarımızla biziz.
ernest hemingway'in de dediği gibi: "dünya herkesi kırıyor ve sonra bazıları o kırık yerlerden daha güçlü çıkıyor."
devamını gör...
haziran 2021 köy okulları yardım projesi
ilk fırsatta katılacağım proje. iki de önerim olacak.
1. bir yaş grubundaki her öğrencide aynı kitap olursa öğretmen ders işlerken de kullanabilir. bunun için test kitaplarının adı verilebilir veya alan kişi bir sınıf için tamamını alabilir.
2. kafa sözlük logosu çocuklar için biraz rahatsız edici. okul duvarına tamamı değil de sadece kafa kısmı çizilse ve gülümseyen ağız eklense daha sempatik olur.
1. bir yaş grubundaki her öğrencide aynı kitap olursa öğretmen ders işlerken de kullanabilir. bunun için test kitaplarının adı verilebilir veya alan kişi bir sınıf için tamamını alabilir.
2. kafa sözlük logosu çocuklar için biraz rahatsız edici. okul duvarına tamamı değil de sadece kafa kısmı çizilse ve gülümseyen ağız eklense daha sempatik olur.
devamını gör...
gerekirse adam gibi ölürüz kadın gibi yaşamayız
gururla kadın gibi yaşarız biz. hem de öyle güzel yaşarız ki yaşamaktan utanıraınız. sonra sizin "adam gibi adamlarınızdan" birine denk gelirsek kadın gibi öldürülürüz.. kadın gibi öldürülmediğimiz gün sizler adam gibi yaşarsınız..
devamını gör...
8d müzik
basit ucuz kulaklığımla burada verilen bir linki açtım az önce. bu neymiş ya. müzik kafamın arkasında falan dolaşıyor. yanımda hoparlör var zannedeceğim bilmesem. çok ilginç.
devamını gör...
hayatından boş arkadaşları çıkarta çıkarta hiçbir arkadaşının kalmaması
iyi ki dediğin bir insan arkdaş olamıyorsa, tabi ki hayatımızdan çıkarıp kendimizi rahatlatmalıyız. hiç hatırlanmamalı bile. bazen sade yaşam en güzeli.
devamını gör...
gangliogliom
santral sinir sisteminin en sık görülen nöronal tümörüdür.
epilepsi ile ortaya çıkan yüzeyel lezyonlardır.
sıklıkla temporal bölgede bulunur ve yavaş büyüme paternine sahiptir.
epilepsi ile ortaya çıkan yüzeyel lezyonlardır.
sıklıkla temporal bölgede bulunur ve yavaş büyüme paternine sahiptir.
devamını gör...
mabel matiz klipleri
sanatçının çocukluğu toros dağları'nda geçtiği için, kliplerinde anadolu motifleri ve tabiat izdüşümüne yer verir. kısa metraj film tadında kliplerdir.
devamını gör...
kadın yazarlardan erkek yazarlara sorular
hazırsanız sorayım. benzer soruları başka bir sözlükte de sormuştum.
1- yaşadığınız birkaç kötü deneyim nedeniyle tüm kadınları aynı zannedip, sosyal medya üzerinde kadınlar hakkında genellemeler yaparken, yanlış yapıyor olabileceğiniz hiç aklınıza geliyor mu? bu yaptığınız genellemeler ve sürekli kadınlardan bir kazık yemeyi bekler halde olmanız nedeniyle mutsuz ilişkiler yaşıyor olabileceğinizi düşünüyor musunuz? hayatınızda kimseye kötülük etmediğiniz halde, mesela bir sözlükte açılan "bütün erkekler şeref yoksunudur" gibi bir başlığa üzülmez misiniz? eğer üzülürüm diyorsanız, aynısını kadınlara neden yapıyorsunuz?
2- kendinize kadınların gözüyle bakma şansınız yok. kendi gözünüzle kendinizi ya da yakın arkadaşlarınızı hep en iyi kalpli, en yakışıklı, en efendi olarak görüyor olmak size de tuhaf gelmiyor mu? kadınların sizi nasıl gördüğü hakkında bir fikre sahip değilken nasıl kendinizden bu kadar emin olabiliyorsunuz? belki sandığınız gibi biri değilsinizdir.
3- neden "kadınlar paradan başka şeye bakmaz." şeklinde son derece aptalca genellemeler yaparken, çoğunuz kadınları sadece seks oyuncağı olarak görüyor? bir insanı karakteri, yaşam tarzı, hayata bakış açısı için değil sadece ama sadece sevişmek için istemeyi etik buluyor musunuz? buluyorsanız, benzer şeyi yapan ve sizi sadece paranız için isteyen kadınlardan neden şikayetçisiniz? bulmuyorsanız, etik olmayan bir şeyi neden yapıyorsunuz?
4- kadınları asla kendini geliştirmeyen boş kafalı ve dedikoducu "kezbanlar" olarak yaftalarken, bunu yapanlardan kaçınız bir kadının karşısında sanat, bilim, teknoloji gibi konular hakkında çok iyi bir konuşma yapabilir? mesela içinizden kaç tanesiyle kuantum mekaniği hakkında konuşabilirim, kaçınız bana yapay zekâ hakkında hiç bilmediğim şeyler anlatabilir yahut kaçınız edebi eserleri çok anlamlı şekilde yorumlayabilir? sürekli başkalarından beklediğiniz şeylerin ne kadarını kendiniz yapıyorsunuz?
5- türkiye'de kadın olarak doğup yaşamak ister miydiniz? böyle bir şey olsaydı, türk erkekleri ile mutlu yaşayabileceğinizi düşünüyor musunuz?
***
ben cevapları merak etmiyorum. merak eden arkadaşlar için amme hizmeti olsun dedim. istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.
edit: burada söylediklerimi yapmayanlara hiçbir sözüm yok. ben genellemelere her zaman karşıyım. ön yargım da yok erkeklere karşı. gayet aklı başında, düzgün erkekler var bu ülkede. sorular, bu sorduklarımı yapanların, üzerinde biraz düşünmesi amacıyla soruldu. böyle davrananlar varsa aranızda, onların cevaplarını gerçekten merak etmiyorum. sadece düşünmelerini ve çifte standart davranışları bırakmalarını temenni ediyorum.
1- yaşadığınız birkaç kötü deneyim nedeniyle tüm kadınları aynı zannedip, sosyal medya üzerinde kadınlar hakkında genellemeler yaparken, yanlış yapıyor olabileceğiniz hiç aklınıza geliyor mu? bu yaptığınız genellemeler ve sürekli kadınlardan bir kazık yemeyi bekler halde olmanız nedeniyle mutsuz ilişkiler yaşıyor olabileceğinizi düşünüyor musunuz? hayatınızda kimseye kötülük etmediğiniz halde, mesela bir sözlükte açılan "bütün erkekler şeref yoksunudur" gibi bir başlığa üzülmez misiniz? eğer üzülürüm diyorsanız, aynısını kadınlara neden yapıyorsunuz?
2- kendinize kadınların gözüyle bakma şansınız yok. kendi gözünüzle kendinizi ya da yakın arkadaşlarınızı hep en iyi kalpli, en yakışıklı, en efendi olarak görüyor olmak size de tuhaf gelmiyor mu? kadınların sizi nasıl gördüğü hakkında bir fikre sahip değilken nasıl kendinizden bu kadar emin olabiliyorsunuz? belki sandığınız gibi biri değilsinizdir.
3- neden "kadınlar paradan başka şeye bakmaz." şeklinde son derece aptalca genellemeler yaparken, çoğunuz kadınları sadece seks oyuncağı olarak görüyor? bir insanı karakteri, yaşam tarzı, hayata bakış açısı için değil sadece ama sadece sevişmek için istemeyi etik buluyor musunuz? buluyorsanız, benzer şeyi yapan ve sizi sadece paranız için isteyen kadınlardan neden şikayetçisiniz? bulmuyorsanız, etik olmayan bir şeyi neden yapıyorsunuz?
4- kadınları asla kendini geliştirmeyen boş kafalı ve dedikoducu "kezbanlar" olarak yaftalarken, bunu yapanlardan kaçınız bir kadının karşısında sanat, bilim, teknoloji gibi konular hakkında çok iyi bir konuşma yapabilir? mesela içinizden kaç tanesiyle kuantum mekaniği hakkında konuşabilirim, kaçınız bana yapay zekâ hakkında hiç bilmediğim şeyler anlatabilir yahut kaçınız edebi eserleri çok anlamlı şekilde yorumlayabilir? sürekli başkalarından beklediğiniz şeylerin ne kadarını kendiniz yapıyorsunuz?
5- türkiye'de kadın olarak doğup yaşamak ister miydiniz? böyle bir şey olsaydı, türk erkekleri ile mutlu yaşayabileceğinizi düşünüyor musunuz?
***
ben cevapları merak etmiyorum. merak eden arkadaşlar için amme hizmeti olsun dedim. istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.
edit: burada söylediklerimi yapmayanlara hiçbir sözüm yok. ben genellemelere her zaman karşıyım. ön yargım da yok erkeklere karşı. gayet aklı başında, düzgün erkekler var bu ülkede. sorular, bu sorduklarımı yapanların, üzerinde biraz düşünmesi amacıyla soruldu. böyle davrananlar varsa aranızda, onların cevaplarını gerçekten merak etmiyorum. sadece düşünmelerini ve çifte standart davranışları bırakmalarını temenni ediyorum.
devamını gör...
bektaşi fıkrası
bektaşi bir dervişi ramazan’da yemek yerken görmüşler.
“neden oruç tutmuyorsun?”
bektaşi sinirlenmiş:
“ulan aç gezerken kimse bir şey sormuyor, bugün bir yiyecek buldum, hepiniz üstüme geliyorsunuz!”
ben sizinle aşık atamam a dostlar! yeşillik olsun diye geldim, yazdım, gidiyorum. *
“neden oruç tutmuyorsun?”
bektaşi sinirlenmiş:
“ulan aç gezerken kimse bir şey sormuyor, bugün bir yiyecek buldum, hepiniz üstüme geliyorsunuz!”
ben sizinle aşık atamam a dostlar! yeşillik olsun diye geldim, yazdım, gidiyorum. *
devamını gör...
sözlükte hiç arkadaşının olmaması
sözlükte herkes birbirine girerken, ben sessizce tanım giriyorum... kendimi yalnız hissettiğim bir durumdur. *
devamını gör...
tevrat
şu an elimizde bulunmayan kitaptır. piyasada aynı isimle sunulan kitaplar ise gerçekte insan yazımı hadis kitaplarılar, yani sahte tevratlar.
zaten kutsal kuran, elitlerin ellerindeki gerçek tevrat'ı halktan gizlediklerini söyler:
en'am suresi 91: allah'ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. çünkü, "allah, insana hiçbir şey vahyetmemiştir." dediler. de ki "mûsa'nın insanlara bir ışık, bir kılavuz olarak getirdiği kitap'ı kim indirdi? siz o kitap'ı birtakım parşömenler yapıp ortaya sürüyorsunuz, birçoğunu da saklıyorsunuz. size, sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi." "allah" de, sonra bırak onları saplandıkları batakta oynayadursunlar.
bu arada kutsal kuran, piyasadaki sahte tevratların hatalarını da verdiği bilgilerle düzeltir.
forumlarda bu konuda yazdıklarımdan örnekler verelim:
--- alıntı ---
piyasadaki sahte tevrat'a göre bir baba kızını köle olarak satabilirmiş
evet yanlış okumadınız, sahte tevrat'a (hadis kitabı) göre bir baba borcuna karşılık kızını köle olarak satabiliyor ve işin daha da kötüsü, köleliğe satılan bir kız, sıradan bir erkek kölede olduğu gibi altı yılın sonunda serbest de bırakılmaz.
mısırdan çıkış 21
7 “eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak. 8 efendisi kızla nişanlanır, sonra kızdan hoşlanmazsa, kızın geri alınmasına izin vermelidir. kızı aldattığı için onu yabancılara satamaz. 9 eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır. 10 eğer ikinci bir kadınla evlenirse, ilk karısını nafakadan, giysiden, karılık haklarından yoksun bırakmamalıdır.
neyse ki elimizdeki tek kutsal kitap olan kuran piyasadaki sahte tevrat'ın (hadis kitabının) bu hatasını da düzeltir.
ne kız ne de erkek kimse köle olarak veya başka birşey olarak satılamaz.
bırakın kendisini, bir kimsenin kalemini bile izinsiz alamazsınız.
***
sahte tevrat güneşin ve ayın ışığını şöyle anlatır:
tanrı büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı. [tekvin 1:16]
ilginç olan, hem güneşin hem de ayın ışığını tanımlamak için "ışık" anlamına gelen aynı ibranice "ma'owr" kelimesinin kullanılmasıdır. bu kelime tam anlamıyla yorumlanırsa, o zaman bilimsel olarak yanlıştır, çünkü güneş ve ayın ışık yayma konusunda benzer olduğunu gösterecektir.
gerçek şu ki, güneş kendi ışığını yayarken, ay bir ayna gibi güneşten gelen ışığı yansıtır. kuran'da güneş ve ay şöyle tarif edilmektedir:
25:61 göğe takım yıldızlar vareden ve ona bir lamba ve parlayan bir ay yerleştiren çok yücedir.
kuran açıkça güneşi ısı ve ışık kaynağı olarak tanımlarken, ay içinse sadece parlayan/ışığı yansıtan anlamlarında bir ifade kullanarak yine işin doğrusunu gösterir.
ve böylece kutsal kuran, piyasadaki sahte tevrat'ın bir hatasını daha düzeltir.
--- alıntı ---
www.diniyazilar.com/2022/06...
zaten kutsal kuran, elitlerin ellerindeki gerçek tevrat'ı halktan gizlediklerini söyler:
en'am suresi 91: allah'ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. çünkü, "allah, insana hiçbir şey vahyetmemiştir." dediler. de ki "mûsa'nın insanlara bir ışık, bir kılavuz olarak getirdiği kitap'ı kim indirdi? siz o kitap'ı birtakım parşömenler yapıp ortaya sürüyorsunuz, birçoğunu da saklıyorsunuz. size, sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi." "allah" de, sonra bırak onları saplandıkları batakta oynayadursunlar.
bu arada kutsal kuran, piyasadaki sahte tevratların hatalarını da verdiği bilgilerle düzeltir.
forumlarda bu konuda yazdıklarımdan örnekler verelim:
--- alıntı ---
piyasadaki sahte tevrat'a göre bir baba kızını köle olarak satabilirmiş
evet yanlış okumadınız, sahte tevrat'a (hadis kitabı) göre bir baba borcuna karşılık kızını köle olarak satabiliyor ve işin daha da kötüsü, köleliğe satılan bir kız, sıradan bir erkek kölede olduğu gibi altı yılın sonunda serbest de bırakılmaz.
mısırdan çıkış 21
7 “eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak. 8 efendisi kızla nişanlanır, sonra kızdan hoşlanmazsa, kızın geri alınmasına izin vermelidir. kızı aldattığı için onu yabancılara satamaz. 9 eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır. 10 eğer ikinci bir kadınla evlenirse, ilk karısını nafakadan, giysiden, karılık haklarından yoksun bırakmamalıdır.
neyse ki elimizdeki tek kutsal kitap olan kuran piyasadaki sahte tevrat'ın (hadis kitabının) bu hatasını da düzeltir.
ne kız ne de erkek kimse köle olarak veya başka birşey olarak satılamaz.
bırakın kendisini, bir kimsenin kalemini bile izinsiz alamazsınız.
***
sahte tevrat güneşin ve ayın ışığını şöyle anlatır:
tanrı büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı. [tekvin 1:16]
ilginç olan, hem güneşin hem de ayın ışığını tanımlamak için "ışık" anlamına gelen aynı ibranice "ma'owr" kelimesinin kullanılmasıdır. bu kelime tam anlamıyla yorumlanırsa, o zaman bilimsel olarak yanlıştır, çünkü güneş ve ayın ışık yayma konusunda benzer olduğunu gösterecektir.
gerçek şu ki, güneş kendi ışığını yayarken, ay bir ayna gibi güneşten gelen ışığı yansıtır. kuran'da güneş ve ay şöyle tarif edilmektedir:
25:61 göğe takım yıldızlar vareden ve ona bir lamba ve parlayan bir ay yerleştiren çok yücedir.
kuran açıkça güneşi ısı ve ışık kaynağı olarak tanımlarken, ay içinse sadece parlayan/ışığı yansıtan anlamlarında bir ifade kullanarak yine işin doğrusunu gösterir.
ve böylece kutsal kuran, piyasadaki sahte tevrat'ın bir hatasını daha düzeltir.
--- alıntı ---
www.diniyazilar.com/2022/06...
devamını gör...
jesse pinkman
devamını gör...
sakarya'da 16 yaşındaki gencin intihar etmesi
üzülmenin haricinde yapabileceğiniz en iyi şey; depresif takılan gençlere ilgi bekleyen ergenler olarak bakmamak olacaktır. istatistiksel olarak en çok genç yaştaki insanlar intihar eder unutmayın.
devamını gör...
kadir mısıroğlu'nun atatürk ile diyaloğu
kendisi'de yunan adalarına tatil'e gitti. sakın
ha çağırmayın bir yerden bir daha ruhları bile gelmesin buraya.gerçi bırakmazlar da onu oradan pek severler kendilerini.
ha çağırmayın bir yerden bir daha ruhları bile gelmesin buraya.gerçi bırakmazlar da onu oradan pek severler kendilerini.
devamını gör...
okuduğun bir kitabı pudra şekerine uyarla
bir delinin pudra şekeri.
devamını gör...
birleşik arap emirlikleri
başkenti abu dhabi emirliğinde bulunan abu dhabi şehri olan körfez ülkesi. yabancıların türkiye'nin başkentini istanbul zannetmesi gibi bizim de bae'nin başkentini dubai zannetmemiz normaldir ama sonuçta yanlış bilgidir.
ayrıca yine tahmin edilenin aksine en zengin emirlik de dubai değil abu dhabi'dir. diğer her türlü ekonomik aktivitede dubai önde olmasına rağmen petrol miktarı sebebiyle abu dhabi daha zengindir
ayrıca yine tahmin edilenin aksine en zengin emirlik de dubai değil abu dhabi'dir. diğer her türlü ekonomik aktivitede dubai önde olmasına rağmen petrol miktarı sebebiyle abu dhabi daha zengindir
devamını gör...


