abdulseyidbincabbar
baya başarısız, ince zekadan, küçük ironilerden uzak vasat bir troll. olmuyosa zorlamayın güldürmek değil iğrendiriyorsunuz.
devamını gör...
şeker portakalı
insanları ne kadar etkilediği, her sözlükte mutlaka bir zeze bulunmasından da anlaşılabilecek otobiyografik roman. jose mauro de vasconcelos'un otobiyografik üç kitaplık serisinin birinci -ve bence- en başarılı kitabıdır. diğer ikisi delifişek ve güneşi uyandıralım'dır.
devamını gör...
tarkhan elbisesi
dünyanın bilinen en eski elbisesidir.
kahire yakınlarında bulunan antik tarkhan mezarlığında 1913 yılında flinders petrie tarafından yapılan arkeolojik çalışmalarla açığa çıkarılmıştır.
üç parçalık ketenden yapılan elbisenin
karbon testleri ile 5 bin yıllık olduğu ortaya çıkarılmıştır. uzmanlar, üzerinde bulunan kırışıklıkları da hesaba katarak, genç bir kız ya da ince bir kadın tarafından günlük giyilen bir elbise olduğunu düşünmektedir. şu an ingilterede bulunan petrie müzesinde sergilenmektedir.
kahire yakınlarında bulunan antik tarkhan mezarlığında 1913 yılında flinders petrie tarafından yapılan arkeolojik çalışmalarla açığa çıkarılmıştır.
üç parçalık ketenden yapılan elbisenin
karbon testleri ile 5 bin yıllık olduğu ortaya çıkarılmıştır. uzmanlar, üzerinde bulunan kırışıklıkları da hesaba katarak, genç bir kız ya da ince bir kadın tarafından günlük giyilen bir elbise olduğunu düşünmektedir. şu an ingilterede bulunan petrie müzesinde sergilenmektedir.
devamını gör...
normal sözlük'te herkesin fakir olması
senin kazandığın paranın , bana ne faydası var? benim fakirliği min sana ne zararı var?
ikimizde aynı harf ve alfabeyi kullanıp yazıyoruz.
sen benden daha bilgi, daha edebî yazabilirsin, bu sana saygınlık kazandırır burda paran geçmez ...
hem edepli insan ulu orta parasını konuşmaz, birde sana nasihat paranın ve imanın kimde olduğunu kimse bilmez.
galiba çok ciddiye aldım ,şakacı arkadaşı..
ikimizde aynı harf ve alfabeyi kullanıp yazıyoruz.
sen benden daha bilgi, daha edebî yazabilirsin, bu sana saygınlık kazandırır burda paran geçmez ...
hem edepli insan ulu orta parasını konuşmaz, birde sana nasihat paranın ve imanın kimde olduğunu kimse bilmez.
galiba çok ciddiye aldım ,şakacı arkadaşı..
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
ekşişeyler gibi bir blogun oluşturulması ve kafasözlük yazarlarının bilgi birikimlerinin internete açılması. bedava içerik üretiyorum burada size, üç-beş-sekiz beğeniye çalışıyoz valla.
devamını gör...
yetti artık denilen şeyler
r
t
e
t
e
devamını gör...
ölümün en iyi tanımı
sonunda bilinmezliğin bilinmesidir.
devamını gör...
pazar banyosu
90'larda çocuk olanların bildiği alışkanlıktır.
devamını gör...
karaburun
antik yunan mitolojisine de konu olmuş, izmir'in yarımada şekilli, nergiz çiçeğiyle ve doğasıyla ünlenmiş, bakir güzelliğe sahip sahil ilçesi. rivayetler odur ki, zeus'un kıskanç karısı hera, zeus'un çapkınlıklarına dayanamayıp karaburun dağlarına gözcüler yerleştirmiştir. ayrıca kimi kişilerce narcissos(veya narkissos) olarak tanınan mitolojik figürün de bu coğrafyaya ait olduğu öne sürülür. yazları çok sıcak, kışları çok soğuk geçer. gece hayatı isteyenler için tavsiye edilmez. sessizlikte, yüzünü dalgalara dönüp, iyi pişmiş kalamarını birayla götürmek isteyen dinozor ruhlu kişilikler ziyaret etmeyi düşünebilirler.
ayrıca spartaküs'den sonra dünyanın en eski ve en büyük isyanlarından biri olan börklüce mustafa isyanı bu topraklarda gerçekleştirilmiştir. bu isyan, nazım hikmet'in şeyh bedrettin destanı isimli şiirinden coşkusuyla okunabilir. ve yahut cem karaca'dan dinlenebilir
ayrıca spartaküs'den sonra dünyanın en eski ve en büyük isyanlarından biri olan börklüce mustafa isyanı bu topraklarda gerçekleştirilmiştir. bu isyan, nazım hikmet'in şeyh bedrettin destanı isimli şiirinden coşkusuyla okunabilir. ve yahut cem karaca'dan dinlenebilir
devamını gör...
kafaya koyduğunu yapan tip
net yaparım, hatta yapmadan uyuyamam. geçenlerde saçımı boyamayı düşündüm ve ertesi sabah kahvaltıdan sonra yaptığım ilk şey saçımı boyamaktı. bazı şeyleri yaşamak için az bir vaktimiz var dostlar. ertelemenin ne anlamı var?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
birbirimizi kıl payı kaçırmış olamazdık,
beraber yaşlanamıyorsak bir sebebi olmalıydı,
kaldı ki bu kadar aynı hissedip bu kadar ayrı yollara savrulmak,
hesabı sadece rüzgardan sorulacak bir kabahat de olamazdı yazılı olmayan aşk kanunlarına göre,
aynı dediğime bakmayın,
hırpalanmış bir kalbin sukūtuhayali olabilir bu en fazla.
kimse aynı sevmez çünkü birbirini,
üstelik kalbine söz geçirebilenlerin birincilikle tamamlamaya girişeceği bir müsabakaya dönüşme ihtimali de saklıdır bu düzeni bozuk oyunun;
daha çok sevenin daima kaybettiği,
unutuyoruz bazen, insanlık hali...
daha çok seven her şeyi daha çok yapıyor,
daha çok pervane oluyor, daha çok mutlu etmeye çalışıyor,
daha çok feragat ediyor, daha çok özlüyor,
daha çok çabalıyor, daha çok üzülüyor, daha çok kafasına takıyor.
"al" diyor "ben canımı daha fazla yakamadım, sen dilediğin gibi örsele",
adeta celladının önünde diz çöküp, kaderini onun ellerine bırakmış bir ölüm mahkumu gibi,
ister vur, ister okşa diyor *, razıyım
gerçekleri görmek dışında her şeyi daha çok yapıyor,
halbuki görebilse o bulutların üzerinde çıktığı yolculuktan sert bir düşüşle inecek yeryüzüne,
darmadağın, lime lime etrafa saçılmış halde.
bilmiyor ki kandırılmış olmaktan daha fazla yanmayacak canı...
beraber yaşlanamıyorsak bir sebebi olmalıydı,
kaldı ki bu kadar aynı hissedip bu kadar ayrı yollara savrulmak,
hesabı sadece rüzgardan sorulacak bir kabahat de olamazdı yazılı olmayan aşk kanunlarına göre,
aynı dediğime bakmayın,
hırpalanmış bir kalbin sukūtuhayali olabilir bu en fazla.
kimse aynı sevmez çünkü birbirini,
üstelik kalbine söz geçirebilenlerin birincilikle tamamlamaya girişeceği bir müsabakaya dönüşme ihtimali de saklıdır bu düzeni bozuk oyunun;
daha çok sevenin daima kaybettiği,
unutuyoruz bazen, insanlık hali...
daha çok seven her şeyi daha çok yapıyor,
daha çok pervane oluyor, daha çok mutlu etmeye çalışıyor,
daha çok feragat ediyor, daha çok özlüyor,
daha çok çabalıyor, daha çok üzülüyor, daha çok kafasına takıyor.
"al" diyor "ben canımı daha fazla yakamadım, sen dilediğin gibi örsele",
adeta celladının önünde diz çöküp, kaderini onun ellerine bırakmış bir ölüm mahkumu gibi,
ister vur, ister okşa diyor *, razıyım
gerçekleri görmek dışında her şeyi daha çok yapıyor,
halbuki görebilse o bulutların üzerinde çıktığı yolculuktan sert bir düşüşle inecek yeryüzüne,
darmadağın, lime lime etrafa saçılmış halde.
bilmiyor ki kandırılmış olmaktan daha fazla yanmayacak canı...
devamını gör...
sözlüğü terk ediyoruz kampanyası
insanlar ne kolay gidiyor ben anlamıyorum. gönül bağı, alışkanlık denen şeyler var, tanıştığımız arkadaşlarımız, dostlarımız var. hergün beğeni yaptığımız ve bizi beğenen hiç tanışmadığımız kafadaşlarımız var. insan eskiyen terliğini, yırtılan tişörtünü bile atarken aklı kalıyor. aklı kalıyor, kalbi kalıyor ne bileyim ya. ben alışkanlıklarımdan kolay vazgeçebilen biri değilim. sevdiklerimden de sevenlerimden de kolay vazgeçemiyorum. buradayım, buralardayım.
devamını gör...
fotoğrafa resim diyen insan
"fotoğraf çekilir, resim çizilir" diyerek her seferinde düzelttiğim insandır.
fotoğraf makinası ile resim çekilmez .*
fotoğraf makinası ile resim çekilmez .*
devamını gör...
türkiye’de eksikliği en çok hissedilen şey
devamını gör...
kem göz mozaiği
günümüzde olduğu gibi ilk çağlarda da insanlar arasında nazar ve büyü en mühim mevzulardan biri olmuş. nazara karşı tılsımlar yapılmış. mozaikte nazara karşı tılsım ön planda resmedilmiş ve şansı sırtına yüklendiği bir kambur figürü kullanmışlar. bulunduğu eve de kem göz evi diye isim koymuşlar.
devamını gör...
otostopçunun galaksi rehberi
küçük bir kızken lafarasında okunacak listemde olduğunu söylediğim, haftasında dünyanın en güzel notu ile hediye edilen, o zamandan beri de başucu kitabım olan eser. bu kadar güzel bir şeyi nasıl tanımlarım bilmiyorum, tek söyleyebileceğim; bu, o kızın öyküsü değil.
dünya üzerinde yazılmış en güzel notu da buraya bırakıyorum. belki birileri başka birilerini kitaptan çok sevindirmek ister.
"hayat, evren ve her şey" hakkında tüm bilip bilmediklerimizi "çoğunlukla zararsız" bir şekilde konuşup "kuşkucu somon"a danışacağımız bir "evrenin sonundaki restoran" akşam yemeğinden, garsona "elveda ve bütün o balıklar için teşekkürler" diyerek ayrılıp otostopa devam etmek dileğiyle.
dünya üzerinde yazılmış en güzel notu da buraya bırakıyorum. belki birileri başka birilerini kitaptan çok sevindirmek ister.
"hayat, evren ve her şey" hakkında tüm bilip bilmediklerimizi "çoğunlukla zararsız" bir şekilde konuşup "kuşkucu somon"a danışacağımız bir "evrenin sonundaki restoran" akşam yemeğinden, garsona "elveda ve bütün o balıklar için teşekkürler" diyerek ayrılıp otostopa devam etmek dileğiyle.
devamını gör...
pavlov'un göbeği
iko’nun nickaltına yazdığımı beğenmiş bu da demek oluyor ki iko mor renk vermezse pavlovun göbeği bana sarısını verir. hem bana daha çok yakışır. dene bi bak olmaz mı? aranızda anlaşın bana dönüş yapın. hadi canlarım, bekliyorum bak.
devamını gör...
etli ekmek vs pide vs lahmacun
sadece etli etmek için değil hangi yemekle karşılaştırılırsa karşılaştırılsın çoğuna karşı lahmacun derim ben ya.**
devamını gör...
netflix'in fatih terim'in belgeselini yapacak olması
bunun yıllardır ne zaman yapılacağını bekleyen milyonlarca taraftardan biriyim, zamanlama cidden harika oldu şampiyonluğumuzun arefesinde* bu konuyla alakalı gerek burada gerek ekşi ve diğer sözlüklerde epey entry okudum ve fazlasıyla gülme fırsatı buldum, karın ağrısı ve hazımsızlık çeken rakip takım taraftarı arkadaşlara teşekkürü borç bilirim*
ne bekliyordunuz sevgili yazar kardeşlerim? emre belözoğlu'nun belgeselini mi yapacaklardı? yoksa aykut kocaman'ın falan mı? yeter artık biraz rütbenizi ve haddinizi bilin yahu*
şaka bir yana takımın başında kaldığı 9 sezonda 8 kez şampiyon olmuş ve 9.şampiyonluğuna doğru yürüyen birinin belgeseli yapılmalıydı zaten. seversiniz sevmezsiniz ama saygı duymak zorundasınız. fatih terim bu ülkenin en başarılı hocasıdır ve medar-ı iftiharıdır.
son olarak onun bir cümlesiyle bitirelim; "biz ismi geçenlerle rakip bile değiliz".
ne bekliyordunuz sevgili yazar kardeşlerim? emre belözoğlu'nun belgeselini mi yapacaklardı? yoksa aykut kocaman'ın falan mı? yeter artık biraz rütbenizi ve haddinizi bilin yahu*
şaka bir yana takımın başında kaldığı 9 sezonda 8 kez şampiyon olmuş ve 9.şampiyonluğuna doğru yürüyen birinin belgeseli yapılmalıydı zaten. seversiniz sevmezsiniz ama saygı duymak zorundasınız. fatih terim bu ülkenin en başarılı hocasıdır ve medar-ı iftiharıdır.
son olarak onun bir cümlesiyle bitirelim; "biz ismi geçenlerle rakip bile değiliz".
devamını gör...