normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
kafa sözlüğün en kaliteli mi kaliteli, en güzel mi güzel entrylerini giren, ayrıca entrylerini okurken yüzümde tebessüm ettiren bir kaç sevdiğim yazarı aşağıya liste şeklinde iliştirmek istiyorum.
yoldaş bnjamin franklin
iko
hate
paladin
bir bilen
salyanski
helios
piyanist
hi my i run
homeros
ne dediysem dedim
neria
nuhyafes
mırmırsu
nevarbiliyormusun
nickimicalmislar
nina
nocturnal
nothingbut
mysterious34
100 numaralı adam
olur öyle
oguzsasi
oku bakıyım
omerta
ondanaonraburalarbendensoruluraga
ortanca koca
ot
ozlem cmrg
pencereden uçan kedi
pennywise gamgee
persona
petrificus totalus
purge
pink floyd
pisipisi
poine
pozitivizm
muzlusüt
morpheus
mutsuzlugumdan mutluyum
lontano
makedonyalı
mahlassızım
mademoiselle
luna91
luminescence0
lucifer
lilium
maple
lila
lifelonglearner
lifeisprecious
lemmy a fiver
leiaorgana
langgweilig
makinist
marimba
queen
meursault
moon
moody blues
momentum
moiraine sedai
mimik israfı
milk
meteoroloji
maximilian von richthofen
metamorfoz
merdumkaptan
merdivenaltı_müzisyen
mekatroniko
meja
maçın hakemi
may we meet again
psg
rapala
quinn
uykusuzkahve
vişne likörlü çikolata
villa rabidus
victorian
vensenabubakar
venaetor
vampirillo
usiv
whisper
urfabanaküsmüş
twilight sparkle
tutunamayan
turuncu karga
turna
tolgame
wcf
winnie
thecalypso
zippodan çıkan çınn sesi
şakamakailkdefayazarolmam
ıvanmılınskı
ıslak imza
örnek vatandaş
çevreci mühendis
zülal_kalender1
zevk irsaliyesi
xay
zartoşt
yoluk papatya
yolgezer
yiid
yaso
xyz_insanı
tolga
tektonizma
kıymetlimis
rufus
sanane ulan
sanagulbahcesivadetmedim
sakura
sailor satürn
sadece olüler görür
saat3
ron swanson
sarhosken bir kez opusmustuk
romada roman okuyan roman
rock tribe
robot değilim
rieux
relax
reddedilemeyen teklif
sannhetens_vei
sasa
tanımadığın tanıdık
sol gözü kör kedi
tanios
systemfailed
swans
sunburn
son feci mars
sokak lambası
sek
so was red
siyahlar
simay benim karım lan
sillage
shelby__tom
sevmedim söylediklerini
sevgiparçacığı
la nube
kucukkarabalik
kuzguncuktaki vişne
denediğim nicki aldım
blackeyes
boltcrank
bozukpikap
buışıltılıhayatıbenseçmedim
bychov80yasında
cannabinol
carpediem
chessgramerpislikherif
complexexinmymin
cyperth
damlannruhu
dandoldenyus
dantes
delimatematisyen
derekusu
bilemezsin
ehlikafa
evernevergreen
etipuf
ethernetci abi
esdemirei
ericcartman
elon dust
eaurogue_
dibin dibi
düşünüyorum öyleyse yokum
dünyanıneniyibesbininciyazari
dusukbutce
dubrowski
dubara
doomlord
bilinmeyen bir kadin
beyaz gölge
eşref i mahlukat
alaaddinkaraca
aristokrates
anlatabiliyomuyum
alpine
allah belanı versin bay said
alireis
alaturka
aklımın derinlikleri
armysuzy
agzindakikanisilipistesimdikizandovuscu
adı yok namı var
abergun
abdulseyidbincabbar
a summer morning
obsesif psikolojik danisman
arkeonur
arturo bandini
benteksizhepiniz
bana bak beyim
benibidinleyin
bendemibrütüs
ben_eraay
bel fıstığı
beatrice
basche
bakkaldefterinedönmüşokuldefteri
atamabekleyenastronot
babayani
aylakmadamı
aykız
aurora
atkafası
atibahacinsin
eğri oturup doğru yazan
fasarya
kuzey yemin ederim bilmiyordum
je-
kafa nereye ben oraya
justitia
juba
jonathanlivingston
jl gibi maviliklerde
jew
jack the ripper
kafakirankopek
işimbu
izmirdeki son boyoz
iyi değilim ben
ivysaur
is düşüm
igrenc_bi_cocuksun
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
kafası kendinden güzel
iamnobody
kendidünyasında
kurdesenyumagı
2xkromozomu
kozmik baykuş
kimliksizdevlet
kendiniarayanbireyimsi
kendihalinde1
kemiksizkaka
kafasızyazar
kediseven
kara kedi
kanocuya ahtapotla tokat atan fok
kandaskan
kalender
kahpe bizanstaki gavur bey
id superego catismasi
hyhthyht
fatihyapıcı
gandalfgillerden
gozlerinmeyhanesi
gloriathehippo
gezgin
gerceklucifer
genesis
gelecek nesile nick kalmadı
funtilator
hadibakalım
friedrich schuldiner
freud purosu
freshandnatural
free
filozof velovis hatun
feeling the blanks
hadevus
hakiki tosun paşa benim
hutariki
hayatınortasınıbulanadam
horse trainer
hidir amca
hermione
her seyi bilen cay bardagi
hee aynen
hazall
hayatbayramolsa
haklıyım ama mutlu değilim
hayaletuzaylı
hatay president
hannah mckay
hame
halitayarci
haku
şimdi ananı laciverde boyadım
yoldaş bnjamin franklin
iko
hate
paladin
bir bilen
salyanski
helios
piyanist
hi my i run
homeros
ne dediysem dedim
neria
nuhyafes
mırmırsu
nevarbiliyormusun
nickimicalmislar
nina
nocturnal
nothingbut
mysterious34
100 numaralı adam
olur öyle
oguzsasi
oku bakıyım
omerta
ondanaonraburalarbendensoruluraga
ortanca koca
ot
ozlem cmrg
pencereden uçan kedi
pennywise gamgee
persona
petrificus totalus
purge
pink floyd
pisipisi
poine
pozitivizm
muzlusüt
morpheus
mutsuzlugumdan mutluyum
lontano
makedonyalı
mahlassızım
mademoiselle
luna91
luminescence0
lucifer
lilium
maple
lila
lifelonglearner
lifeisprecious
lemmy a fiver
leiaorgana
langgweilig
makinist
marimba
queen
meursault
moon
moody blues
momentum
moiraine sedai
mimik israfı
milk
meteoroloji
maximilian von richthofen
metamorfoz
merdumkaptan
merdivenaltı_müzisyen
mekatroniko
meja
maçın hakemi
may we meet again
psg
rapala
quinn
uykusuzkahve
vişne likörlü çikolata
villa rabidus
victorian
vensenabubakar
venaetor
vampirillo
usiv
whisper
urfabanaküsmüş
twilight sparkle
tutunamayan
turuncu karga
turna
tolgame
wcf
winnie
thecalypso
zippodan çıkan çınn sesi
şakamakailkdefayazarolmam
ıvanmılınskı
ıslak imza
örnek vatandaş
çevreci mühendis
zülal_kalender1
zevk irsaliyesi
xay
zartoşt
yoluk papatya
yolgezer
yiid
yaso
xyz_insanı
tolga
tektonizma
kıymetlimis
rufus
sanane ulan
sanagulbahcesivadetmedim
sakura
sailor satürn
sadece olüler görür
saat3
ron swanson
sarhosken bir kez opusmustuk
romada roman okuyan roman
rock tribe
robot değilim
rieux
relax
reddedilemeyen teklif
sannhetens_vei
sasa
tanımadığın tanıdık
sol gözü kör kedi
tanios
systemfailed
swans
sunburn
son feci mars
sokak lambası
sek
so was red
siyahlar
simay benim karım lan
sillage
shelby__tom
sevmedim söylediklerini
sevgiparçacığı
la nube
kucukkarabalik
kuzguncuktaki vişne
denediğim nicki aldım
blackeyes
boltcrank
bozukpikap
buışıltılıhayatıbenseçmedim
bychov80yasında
cannabinol
carpediem
chessgramerpislikherif
complexexinmymin
cyperth
damlannruhu
dandoldenyus
dantes
delimatematisyen
derekusu
bilemezsin
ehlikafa
evernevergreen
etipuf
ethernetci abi
esdemirei
ericcartman
elon dust
eaurogue_
dibin dibi
düşünüyorum öyleyse yokum
dünyanıneniyibesbininciyazari
dusukbutce
dubrowski
dubara
doomlord
bilinmeyen bir kadin
beyaz gölge
eşref i mahlukat
alaaddinkaraca
aristokrates
anlatabiliyomuyum
alpine
allah belanı versin bay said
alireis
alaturka
aklımın derinlikleri
armysuzy
agzindakikanisilipistesimdikizandovuscu
adı yok namı var
abergun
abdulseyidbincabbar
a summer morning
obsesif psikolojik danisman
arkeonur
arturo bandini
benteksizhepiniz
bana bak beyim
benibidinleyin
bendemibrütüs
ben_eraay
bel fıstığı
beatrice
basche
bakkaldefterinedönmüşokuldefteri
atamabekleyenastronot
babayani
aylakmadamı
aykız
aurora
atkafası
atibahacinsin
eğri oturup doğru yazan
fasarya
kuzey yemin ederim bilmiyordum
je-
kafa nereye ben oraya
justitia
juba
jonathanlivingston
jl gibi maviliklerde
jew
jack the ripper
kafakirankopek
işimbu
izmirdeki son boyoz
iyi değilim ben
ivysaur
is düşüm
igrenc_bi_cocuksun
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
kafası kendinden güzel
iamnobody
kendidünyasında
kurdesenyumagı
2xkromozomu
kozmik baykuş
kimliksizdevlet
kendiniarayanbireyimsi
kendihalinde1
kemiksizkaka
kafasızyazar
kediseven
kara kedi
kanocuya ahtapotla tokat atan fok
kandaskan
kalender
kahpe bizanstaki gavur bey
id superego catismasi
hyhthyht
fatihyapıcı
gandalfgillerden
gozlerinmeyhanesi
gloriathehippo
gezgin
gerceklucifer
genesis
gelecek nesile nick kalmadı
funtilator
hadibakalım
friedrich schuldiner
freud purosu
freshandnatural
free
filozof velovis hatun
feeling the blanks
hadevus
hakiki tosun paşa benim
hutariki
hayatınortasınıbulanadam
horse trainer
hidir amca
hermione
her seyi bilen cay bardagi
hee aynen
hazall
hayatbayramolsa
haklıyım ama mutlu değilim
hayaletuzaylı
hatay president
hannah mckay
hame
halitayarci
haku
şimdi ananı laciverde boyadım
devamını gör...
yengeç burcu olmaktan daha zor olan şey
yükselen burcununda yengeç olması.
devamını gör...
düzen ve simetri takıntısı
bir psikolojik rahatsızlıktır. zaman zaman bende de olur bu takıntı ama rahatsızlık derecesinde değildir. eğer bu takıntıya sahip olduğunuzu düşünüyorsanız derhal bir psikyatri doktoruna danışmanızı tavsiye ederim.
devamını gör...
sevgilisi olmayan ezik erkek
niye ezik oluyorum acaba diye sorarım.
olmuyorsa bunun benim suçum mu olması gerekiyor veya sevgilim olacak kişinin suçu mu olması gerekiyor?
benim için imkânsız bir ilişki türüdür sevgili olmak mesela.
geleceği olmayan biri olarak karşımdaki insana neyi nasıl vaad edebilirim ?
engeller sadece kişiliklerle alakalı olmayabilir.
insanları yargılarken biraz ama biraz empati yapabilirsiniz. bu sizi küçültmek yerine yuceltir inanın.
olmuyorsa bunun benim suçum mu olması gerekiyor veya sevgilim olacak kişinin suçu mu olması gerekiyor?
benim için imkânsız bir ilişki türüdür sevgili olmak mesela.
geleceği olmayan biri olarak karşımdaki insana neyi nasıl vaad edebilirim ?
engeller sadece kişiliklerle alakalı olmayabilir.
insanları yargılarken biraz ama biraz empati yapabilirsiniz. bu sizi küçültmek yerine yuceltir inanın.
devamını gör...
fantastik edebiyat
içerisinde kurgu ırklar, diyarlar, genellikle sihir ve büyünün bulunduğu, birçok konunun gerçek hayata paralel olarak işlendiği zor bir yazın türüdür.
#38588 şeklinde bu edebiyat türünü tanımlayanlar, hayal gücünden yoksun, düşünüp üretemeyen ve en önemlisi her şeyin merkezine parayı koymuş, yaşamını bu yolda heba edenlerdir. kendilerinin fantastik edebiyat türünden anlamasını beklemek abesle iştigaldir. toplum içinde bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlar şeklinde tanımlanırlar.
sadece tolkien - yüzüklerin efendisi ekseninde bu dünyayı tanımlamaya kalkmak, resimden ve ressamdan bahsederken bir tek mona lisa konuşmaktır.
bu türün önemli yazarları arasında ursula le guin, r.a. salvatore, david edding, terry brooks, brandon sanderson, george r.r. martin, raymond e. feist, patrick rothfuss, terry pratchett, tracy hickman, margaret weis, nail gaiman, scott lynch gibi isimler vardır.
üstelik bu isimlerden bazıları sir ünvanı ile onurlandırılmıştır.
kaçış edebiyatı olduğu bir noktada doğrudur. ancak hangi roman, hangi öykü, hangi şiir ya da sanatın hangi dalı sizi içinde bulunduğunuz ortamdan, duygusal durumunuzdan ya da o anki sıkıntılı halinizden uzaklaştırmıyor? insanların sanata ve edebiyata yönelmesinin tek sebebi, gerçekliği dibine kadar yaşamak istemesi midir?
iyi ki kitaplar var.
#38588 şeklinde bu edebiyat türünü tanımlayanlar, hayal gücünden yoksun, düşünüp üretemeyen ve en önemlisi her şeyin merkezine parayı koymuş, yaşamını bu yolda heba edenlerdir. kendilerinin fantastik edebiyat türünden anlamasını beklemek abesle iştigaldir. toplum içinde bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlar şeklinde tanımlanırlar.
sadece tolkien - yüzüklerin efendisi ekseninde bu dünyayı tanımlamaya kalkmak, resimden ve ressamdan bahsederken bir tek mona lisa konuşmaktır.
bu türün önemli yazarları arasında ursula le guin, r.a. salvatore, david edding, terry brooks, brandon sanderson, george r.r. martin, raymond e. feist, patrick rothfuss, terry pratchett, tracy hickman, margaret weis, nail gaiman, scott lynch gibi isimler vardır.
üstelik bu isimlerden bazıları sir ünvanı ile onurlandırılmıştır.
kaçış edebiyatı olduğu bir noktada doğrudur. ancak hangi roman, hangi öykü, hangi şiir ya da sanatın hangi dalı sizi içinde bulunduğunuz ortamdan, duygusal durumunuzdan ya da o anki sıkıntılı halinizden uzaklaştırmıyor? insanların sanata ve edebiyata yönelmesinin tek sebebi, gerçekliği dibine kadar yaşamak istemesi midir?
iyi ki kitaplar var.
devamını gör...
orta çağda olunsa yazarların açacağı başlıklar
geceye bir kelle fotoğrafı bırak
devamını gör...
insanlara sanat diye her şeyin yutturulabilmesi
bir sanatçıyı tek bir eseriyle değerlendirmek, daha doğrusu tek bir eseri diğerleri göz ardı edilerek incelemek yanlış olur.* bu, sanatçının oluşturduğu profille ilişkili ele alınmalıdır.
örneğin; maurizio cattelan'ın "komedyen" eseri yani ünlü muz hakkında çok güzel bir eleştiri okumuştum.
açıkçası, yağlı boya ile yapılmış bir muz resmi görseydik, klasik bir natürmort gibi bakıp geçecektik. ama sanatçı farklı bir şey yaptı. çağdaş sanat’ın olayı da bu değil midir? gerçek bir nesneyi alıp, tokat gibi yüzümüze çarptı. gerçek bir muzu alıp duvara yapıştırdı. kimse "bunu ben de yaparım" demesin.
sanatçı aslında bir heykeltıraş ve diğer eserlerine bakarak ne kadar yetenekli olduğunu görebilirsiniz. aynı zamanda bu eserin diğer eserleriyle nasıl bir bütünlük sağladığını da. popüler kültüre meydan okuyan bir sanatçı.
örneğin; maurizio cattelan'ın "komedyen" eseri yani ünlü muz hakkında çok güzel bir eleştiri okumuştum.
açıkçası, yağlı boya ile yapılmış bir muz resmi görseydik, klasik bir natürmort gibi bakıp geçecektik. ama sanatçı farklı bir şey yaptı. çağdaş sanat’ın olayı da bu değil midir? gerçek bir nesneyi alıp, tokat gibi yüzümüze çarptı. gerçek bir muzu alıp duvara yapıştırdı. kimse "bunu ben de yaparım" demesin.
sanatçı aslında bir heykeltıraş ve diğer eserlerine bakarak ne kadar yetenekli olduğunu görebilirsiniz. aynı zamanda bu eserin diğer eserleriyle nasıl bir bütünlük sağladığını da. popüler kültüre meydan okuyan bir sanatçı.
devamını gör...
hoşlanılan yazarın girinizi beğenmemesi
giriyi beğenmeyen binbir özenle çekilmiş fotoyu da beğenmez, yani tipinizi.
bu sevdadan vazgeçilmesi gerektiğine delalettir.
bu sevdadan vazgeçilmesi gerektiğine delalettir.
devamını gör...
sülfürik asit
formülü h₂so₄ olan kuvvetli asit. vitriol yağı olarak da bilinir. renksizdir. su içinde çözünebilir.
kendisiyle temas edilmesi durumunda ciddi yanıklara neden olur. çoğunlukla gübre yapımında kullanılır. bunun dışında atık su veya mineral işleme, yağları rafine etme gibi farklı kullanım alanları da vardır.
kendisiyle temas edilmesi durumunda ciddi yanıklara neden olur. çoğunlukla gübre yapımında kullanılır. bunun dışında atık su veya mineral işleme, yağları rafine etme gibi farklı kullanım alanları da vardır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının evcil dostlarının korktuğu şeyler
kafa sözlük yazarlarının hayatlarına yoldaşlık eden minik dostlarının ödlerini koparan şeylerdir.
iki tane kedim var. biri bildiğin insan gibi, yakında konuşmasını bekliyoruz. öteki de bildiğiniz kedi. insansı kedimin hayatı boyunca ödünü patlatan iki nen* var: bebek ve muz. hadi bebeği bir nebze anlarım da bir hayvan muzdan neden korkar yahu?
iki tane kedim var. biri bildiğin insan gibi, yakında konuşmasını bekliyoruz. öteki de bildiğiniz kedi. insansı kedimin hayatı boyunca ödünü patlatan iki nen* var: bebek ve muz. hadi bebeği bir nebze anlarım da bir hayvan muzdan neden korkar yahu?
devamını gör...
orhan veli kanık
levent yüksel'in çok sevdiğim şarkısının eğlenceli sözlerini de yazmış olan değerli şair.
edit:
"kim söylemiş beni
süheyla'ya vurulmuşum diye?
kim görmüş, ama kim,
eleni'yi öptüğümü,
yüksek kaldırımda, güpegündüz?
melahat'i almışım da sonra
alemdara gitmişim, öyle mi?
onu sonra anlatırım, fakat
kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
güya bir de galataya dadanmışız;
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu;
geç bunları, anam babam, geç;
geç bunları bir kalem;
bilirim ben yaptığımı.
ya o, mualla'yı sandala atıp,
ruhumda hicranını söyletme hikayesi?"
edit:
"kim söylemiş beni
süheyla'ya vurulmuşum diye?
kim görmüş, ama kim,
eleni'yi öptüğümü,
yüksek kaldırımda, güpegündüz?
melahat'i almışım da sonra
alemdara gitmişim, öyle mi?
onu sonra anlatırım, fakat
kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
güya bir de galataya dadanmışız;
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu;
geç bunları, anam babam, geç;
geç bunları bir kalem;
bilirim ben yaptığımı.
ya o, mualla'yı sandala atıp,
ruhumda hicranını söyletme hikayesi?"
devamını gör...
yeraltı edebiyatı
yeraltı edebiyatı'nda genellikle anti-kahramanların revaçta, kapitalizm eleştirisi de olmazsa olmaz. anti-kahraman nedir diye de soranlar olur elbet. ahlak timsali karakterlerin zıttı, bilinen, sevilen, örnek 'karakter' özelliklerinin tersini göreceğiniz, toplumun dışından, 'yeraltından insanlar'. yeraltı edebiyatı son zamanlarda amerikan yazar chuck palahniuk'un fight club'u ile popüler kültürde tanınmaya başlandı. ancak bununla başlamıyor, bu yalnızca yeraltı edebiyatının popüler kültürde değer kazanması için önemli bir dönüm noktası. bukowski gibi yazarlar bu türün bayrağını çekiyor. fark edebileceğiniz gibi absürdizmin oluk oluk aktığı bir nehir. edebi kaygı taşınmaz genellikle, söz ağızdan çıktığı gibi, sokak diliyle yazılır. insanlar, inançlar, tabular, hepsinin ne önemi var? yani edebiyatta bir doktor başkahraman ise, yeraltı edebiyatında da bir alkolik, bağımlı, fahişe, ya da bu lanet düzene aşina herhangi biri. ancak dediğim gibi tam net bir tanım bulunmuyor, kimileri için sokak edebiyatı, kimileri içinse yasaklara bir kılıf oluyor yeraltı. benim içinse hepsinin toplamı ediyor.
devamını gör...
bir tersine yürüyüş
derlemesini hürriyet yaşar’ın yaptığı bir darbe kitabıdır.
kitap nereden, nasıl ve nereye isimli üç başlıktan oluşur. belki de kitabın en çarpıcı yanlarından biri mutluluğun resmini yapan abidin dino’nun işkenceyi anlatan resimleridir. ve tabii ki o dönemi yaşamış olan şairlerin tanıklıkları.
ben darbeyi yaşamadım ama darbe sonrası döneme de çok uzak bir tarihte doğmadım. yani çocukluğum sürerken darbenin etkileri de tüm ağırlığı ile “ yalnız ve güzel ülkem”in üzerine çökmeye devam ediyordu. 12 eylül’de gerçekleşen darbe ülkeyi perişan etmekten başka işe yaramadı, o kesin. buna itiraz eden çok insan tanıyorum. darbenin sokakları temizlediğini söyleyen insanlar. o temizlik nasıl bir şeydi acaba? nelere mal oldu o temizlik? düşünen insanlardan temizlenen sokakların tadını çıkartabiliyor muyuz yıllar sonra gerçekten?
12 eylül öykülerini okurken boğazıma oturan yumru halen orda durmaktadır. yutkunamam hala. siyasi görüşüne bakmaksızın herkese üzülürüm. sadece bir şeye inandığı için öldürülen insanlar. kimler kimler öldü gitti, bembeyaz atlara binerek. ne işkenceler gördü düşünen insanlar. ve daha neler neler!
yazıktır ülkeme....
kitap nereden, nasıl ve nereye isimli üç başlıktan oluşur. belki de kitabın en çarpıcı yanlarından biri mutluluğun resmini yapan abidin dino’nun işkenceyi anlatan resimleridir. ve tabii ki o dönemi yaşamış olan şairlerin tanıklıkları.
ben darbeyi yaşamadım ama darbe sonrası döneme de çok uzak bir tarihte doğmadım. yani çocukluğum sürerken darbenin etkileri de tüm ağırlığı ile “ yalnız ve güzel ülkem”in üzerine çökmeye devam ediyordu. 12 eylül’de gerçekleşen darbe ülkeyi perişan etmekten başka işe yaramadı, o kesin. buna itiraz eden çok insan tanıyorum. darbenin sokakları temizlediğini söyleyen insanlar. o temizlik nasıl bir şeydi acaba? nelere mal oldu o temizlik? düşünen insanlardan temizlenen sokakların tadını çıkartabiliyor muyuz yıllar sonra gerçekten?
12 eylül öykülerini okurken boğazıma oturan yumru halen orda durmaktadır. yutkunamam hala. siyasi görüşüne bakmaksızın herkese üzülürüm. sadece bir şeye inandığı için öldürülen insanlar. kimler kimler öldü gitti, bembeyaz atlara binerek. ne işkenceler gördü düşünen insanlar. ve daha neler neler!
yazıktır ülkeme....
devamını gör...
hayatından boş arkadaşları çıkarta çıkarta hiçbir arkadaşının kalmaması
şu an farkına vardığım durum. tüm hayatıma zarar veren boş arkadaşlarımı çıkartıyorum ama hiç arkadaşım kalmadığını hissediyorum sizce doğru mu yapıyorum çok düşünüyorum bu konuyu.
devamını gör...
kral midas
midas, efsanelere konu olan frig kralıdır. hakkında türlü efsaneler olmakla beraber arkeolojik kayıtlarda da adın geçen gerçek bir kraldır. ben bilinen efsanelerinden birini aktaracağım;
efsaneye göre apollon ve satyr marsyas bir gün müzik yarışına girerler. ikisi de kendi seçtiği müzik aletini çalacaktır; apollon lirini, marsyas (tanrıça athena'nın göle attığı ve beğenip aldığı) flüdünü.
yarışmanın üç jürisi vardır; bunlardan ikisi sıradan insan, biri kral midas'tır. midas'ın 2 oy hakkı vardır.
yarış başlar, apollon ve marsyas ortaya enfes melodiler çıkartırlar. iki jüri apollon'un gazabından korktuğu için oyunu tanrıya vermişlerdir. fakat iki oy hakkı bulunan midas marsyas'ın flüdünden çok etkilenmiş ve oyunu ondan yana kullanmıştır. sonuç berabere kalınca apollon müzik aletlerini tersten tutarak bir melodi daha çalmayı teklif etmiş, marsyas bunun adil olmadığını savunsa da apollon'un teklifi kabul edilmiştir.
apollon lirini güzel bir şekilde çalmış fakat marsyas'ın flüdünden ses çıkmamıştır. bunun üzerine yarışmayı tanrı apollon kazanır.
fakat yarışı ilk aşamada kazanamamasının intikamını midas'tan alıcaktır. midas'ın müzik kulağının olmadığını, kulağının iyi duyamadığını söyleyerek kulaklarını eşek kulağına çevirir.
midas bu kulakları şapkasının altında bir süre saklasa da berberi bunu saklamayı başaramaz. kimseye söylemeyeceğine söz veren berberi bir gün kuyuya bağırır "midas'ın kulakları eşek kulakları".
o suyun gittiği otlar, ağaçlar dile gelmiş onlar da söyler olmuş "midas'ın kulakları eşek kulakları" diye. böylece yayılmış tüm şehre. halk dalga geçmiş kralla. tanrıya yalvarmış normale döndürsün kulaklarını diye. apollon acımış ve normal insan kulaklarına döndürmüş nihayetinde.
efsaneye göre apollon ve satyr marsyas bir gün müzik yarışına girerler. ikisi de kendi seçtiği müzik aletini çalacaktır; apollon lirini, marsyas (tanrıça athena'nın göle attığı ve beğenip aldığı) flüdünü.
yarışmanın üç jürisi vardır; bunlardan ikisi sıradan insan, biri kral midas'tır. midas'ın 2 oy hakkı vardır.
yarış başlar, apollon ve marsyas ortaya enfes melodiler çıkartırlar. iki jüri apollon'un gazabından korktuğu için oyunu tanrıya vermişlerdir. fakat iki oy hakkı bulunan midas marsyas'ın flüdünden çok etkilenmiş ve oyunu ondan yana kullanmıştır. sonuç berabere kalınca apollon müzik aletlerini tersten tutarak bir melodi daha çalmayı teklif etmiş, marsyas bunun adil olmadığını savunsa da apollon'un teklifi kabul edilmiştir.
apollon lirini güzel bir şekilde çalmış fakat marsyas'ın flüdünden ses çıkmamıştır. bunun üzerine yarışmayı tanrı apollon kazanır.
fakat yarışı ilk aşamada kazanamamasının intikamını midas'tan alıcaktır. midas'ın müzik kulağının olmadığını, kulağının iyi duyamadığını söyleyerek kulaklarını eşek kulağına çevirir.
midas bu kulakları şapkasının altında bir süre saklasa da berberi bunu saklamayı başaramaz. kimseye söylemeyeceğine söz veren berberi bir gün kuyuya bağırır "midas'ın kulakları eşek kulakları".
o suyun gittiği otlar, ağaçlar dile gelmiş onlar da söyler olmuş "midas'ın kulakları eşek kulakları" diye. böylece yayılmış tüm şehre. halk dalga geçmiş kralla. tanrıya yalvarmış normale döndürsün kulaklarını diye. apollon acımış ve normal insan kulaklarına döndürmüş nihayetinde.
devamını gör...
musa anter
marksist- komünist kimliğinin altında kürt ırkçılığı yapan, devlet ve pkk arasında kaldığı için öldürülen ilkesiz herifin tekiydi. salt bu kürt ırkçılığından dolayı marksist görünmesine rağmen saidi kürdi övmüşlüğü bile vardır.
nitekim son kürt filozofu ve azizi olan saidi kürdi yani saidi nursi’nin en layık lakabı bediüzzaman’dır. anlamı, devrinin en büyük bilgini demektir.”
öte yandan kürtçülerin bu yere göğe sığdıramadığı kürt faşisti kimmiş yakından bakalım ;
peki kim bu musa anter?
daha çocukluğunda, atatürk’ün annesi zübeyde hanıma sövmekten 45 gün göz altında tutulmuş.
öğrencilik yıllarında, yaz aylarında suriye’ye gidiyor ve orada ne kadar kaçak kürtçü varsa onlarla buluşuyor.
kâmuran bedirhan, osman sabri gibi kürtçülerle. “kürdistan’ı kurtarma cemiyeti” ni kuruyorlar.
sarı güneşli, sözde kürt bayrağı ve silah üzerine yemin ediyorlar.
1940’ların başında musa anter istanbul’da.
önce felsefe, sonra hukuk okuyor.
dicle talebe yurdu’nda remzi bucak, faik bucak, tarık ziya ekinci gibi kürtçülerle gizli faaliyet yapıyorlar;
suriye’de çıkan kürtçü dergileri kaçak olarak getirtip yurtta okuyorlar.
musa anter’in bu yılları, david mcdowall’ın “modern kürt tarihi” adlı eserinde şöyle anlatılıyor:
“anter, seçilen en parlak gençlerden biri olarak istanbul’a hukuk okumaya gönderildi ve burada kürdistan’ın farklı bölgelerinden gelen elli civarında genç aydınla temas kurdu.” (bilal şimşir, ıı, s. 430).
musa anter 1960’tan sonra türkiye işçi partisi’nden milletvekili adaylığına teşebbüs ediyor.
1970’lerde devrimci doğu kültür ocakları’nın önde gelen isimlerinden biri oluyor.
abdullah öcalan’ın “sümer rahip devletinden halk cumhuriyetine doğru” kitabındaki ifadesiyle “musa anter devrimci doğu kültür ocaklarının ruhu gibiydi.” (bilal şimşir, kürtçülük ıı, s. 593).
isveç’te kaçak olarak yaşayan abdülkadir aygan’ın iddiasına göre 1992’de musa anter, jitem tarafından öldürülmüştür.
nitekim son kürt filozofu ve azizi olan saidi kürdi yani saidi nursi’nin en layık lakabı bediüzzaman’dır. anlamı, devrinin en büyük bilgini demektir.”
öte yandan kürtçülerin bu yere göğe sığdıramadığı kürt faşisti kimmiş yakından bakalım ;
peki kim bu musa anter?
daha çocukluğunda, atatürk’ün annesi zübeyde hanıma sövmekten 45 gün göz altında tutulmuş.
öğrencilik yıllarında, yaz aylarında suriye’ye gidiyor ve orada ne kadar kaçak kürtçü varsa onlarla buluşuyor.
kâmuran bedirhan, osman sabri gibi kürtçülerle. “kürdistan’ı kurtarma cemiyeti” ni kuruyorlar.
sarı güneşli, sözde kürt bayrağı ve silah üzerine yemin ediyorlar.
1940’ların başında musa anter istanbul’da.
önce felsefe, sonra hukuk okuyor.
dicle talebe yurdu’nda remzi bucak, faik bucak, tarık ziya ekinci gibi kürtçülerle gizli faaliyet yapıyorlar;
suriye’de çıkan kürtçü dergileri kaçak olarak getirtip yurtta okuyorlar.
musa anter’in bu yılları, david mcdowall’ın “modern kürt tarihi” adlı eserinde şöyle anlatılıyor:
“anter, seçilen en parlak gençlerden biri olarak istanbul’a hukuk okumaya gönderildi ve burada kürdistan’ın farklı bölgelerinden gelen elli civarında genç aydınla temas kurdu.” (bilal şimşir, ıı, s. 430).
musa anter 1960’tan sonra türkiye işçi partisi’nden milletvekili adaylığına teşebbüs ediyor.
1970’lerde devrimci doğu kültür ocakları’nın önde gelen isimlerinden biri oluyor.
abdullah öcalan’ın “sümer rahip devletinden halk cumhuriyetine doğru” kitabındaki ifadesiyle “musa anter devrimci doğu kültür ocaklarının ruhu gibiydi.” (bilal şimşir, kürtçülük ıı, s. 593).
isveç’te kaçak olarak yaşayan abdülkadir aygan’ın iddiasına göre 1992’de musa anter, jitem tarafından öldürülmüştür.
devamını gör...
mutlu olduktan sonra sırada ne var sorunsalı
mutlu olduktan sonra mutsuzluk ne zaman gelecek diye bekliyoruz artık. o kadar alışmışız ki... bazen allah allah hala kötü bir şey olmadı diyoruz hatta. ve sonunda mutlaka kötü bir şey oluyor. böylece düşüncemizi doğrulanmış oluyoruz. buna kendini gerçekleştiren kehanetdenir hatta. böyle böyle zihnimizde kesin kötü bir şey olacak düşüncesini besliyoruz..
bu yüzden de çoook mutluyken bile tam olarak mutlu olamıyoruz. yani sonu yok bunun.
bu yüzden de çoook mutluyken bile tam olarak mutlu olamıyoruz. yani sonu yok bunun.
devamını gör...
ben onsuz yaşayamam
neden, oksijen tüpü mü!? * bu kadar yıkıksan yaşama zaten. triggerlandım yine durduk yere.
devamını gör...

