normal sözlük'ün renginin turuncu olmasının anlamı
lanet olsun büyük resmi gördün dostum.
renk işte ne manası olacak.
renk işte ne manası olacak.
devamını gör...
uykusuzkahve
seviyoduk, moderatör etmişler, üzüldüm. şimdi kaç bin tane manyakla uğraşmak zorunda kalacak kim bilir.
devamını gör...
oğuz atay
size tutunamayanlardan en sevdiğim göstereceğim:
ülkemiz, bazı yanlarından denizlerle, bazı yanlarından da başka ülkelerle çevrili; genellikle dört köşe, özellikle çok köşe bir kara parçasıdır. denizlerin olmadığı yerlerde ülkemiz, noktalı çizgilerle sınırlanmıştır.» «hani, haritalardaki gibi, değil mi?» «sözümü kesme. evet, haritalardaki gibi. ülkemiz, bir haritaya benzer.» «kesikli, yani noktalı çizgiler neye benzer, hikmet amca?» «sözümü kesme dedim. noktalı çizgiler bir şeye benzemez. noktalı çizgiler, sınır olarak, sınırlarımızda bulunur. bütün sınırlar boyunca uzun binalar, çizgileri; noktalar da, bunların arasına yerleştirilmiş bulunan gözetleme kulelerini gösterir. bunlar, üstten bakılınca, haritalara benzer. uzun binaların ve kulelerin damları kırmızı olduğu için, sınırlar, haritalarda kırmızı çizgilerle gösterilir. biz, bu sınırların içinde kalırız. bundan başka, ülkemizin dört bir yanı, köylülerle çevrilidir. köylülerle çevrili ülkemizde birçok ürün yetişir. çeşitli iklimlerin kaynaştığı ülkemizin akdeniz bölgesinde maki denilen kısa boylu, tıknazca fundalıklar yetişir. sulak bölgelerde ormanlar yetişir, pirinç yetişir. ayrıca, bir de güneşi olan bölgelerde meyva yetişir. ülkemizde, eski çağlardan beri birçok medeniyet yetişmiştir; ülkemiz, birbirine benzemeyen birçok medeniyetin beşiği olmuştur. bu beşikte birçok medeniyet sallanmıştır, birçok medeniyeti uyutmuşuzdur. en son kurulan medeniyet ekmek medeniyetidir. bu medeniyetin sürekli oluşunu sağlamak için, ülkemizin birçok yerinde, buğday yetişir. fakat, ülkemizde en çok yetişen, köylüdür. köylü, bütün iklimlerde yetişir. köylünün yetişmesi için, çok emek vermeğe ihtiyaç yoktur. köylü bozkırda yetişir, yaylada yetişir, ormanda yetişir, dağda yetişir, kurak iklimde yetişir, ovada yetişir, sulak iklimde yetişir. çabuk büyür, erken meyva verir. kendi kendine yetişir, kendi kendine meyva verir. biz köylüleri çok severiz. şehre gelirlerse onlardan kapıcı ve amele yaparız. satırbaşı. ülkemizde dağ vardır, ova vardır, akarsu vardır, tepe vardır, içi taranmış çokgenlerle gösterilen şehirler vardır, girintili çıkıntılı kıyılar vardır, çakıl parçalarına ve kuşlara benzeyen göller vardır, ağzını açmış sivri burunlu ve kuyruklu bir kurbağaya benzeyen bir iç denizimiz vardır, yeşil düzlükler ve kahverengi yükseltiler vardır. bu görünüşüyle ülkemiz, ilk bakışta, başka ülkelere benzer. bu bakış, kuş bakışıdır. ilkbaharda ülkemiz yeşillenir; sonbaharda, eski bir harita gibi sararır, solar. satırbaşı. ülkemizde tarım ürünleri yetişir. kuru üzüm ve incir yetişir. önce ıslak yemişler yetişir. onları, güneş olan yerlerde kurutarak kuru yemiş yetiştiririz. ingiltere ye göndeririz, onlar da bize gerçek gönderirler. gerçek tohumları gönderirler. biz, o gerçeklerden, kendimize göre gerçekler yetiştirmeğe çalışırız. son yıllarda, kuru üzüm ve incirin yanı sıra, köylü de göndermeğe başlamışızdır. bu köylüleri, önce şehirlerde biraz yetiştiririz; tam olgunlaşmadan (yolda bozulmasınlar diye)başka ülkelere göndeririz. onlar da bize döviz gönderirler. halk müziği göndeririz; şoför plağı gönderirler, aranjman gönderirler. azgelişmişülke göndeririz; yardım gönderirler. zelzele, toprak kayması, sel felaketi haberleri göndeririz; çadır ve heyet gönderirler. asker göndeririz; teşekkür gönderirler. binzorluklayetiştirdiğimizdeğerler göndeririz; dışülkelerdeçalışanyabancılaristatistiği gönderirler. gerçekinsanlarımızı göndeririz; bizeordanmektup gönderirler.
ülkemiz, bazı yanlarından denizlerle, bazı yanlarından da başka ülkelerle çevrili; genellikle dört köşe, özellikle çok köşe bir kara parçasıdır. denizlerin olmadığı yerlerde ülkemiz, noktalı çizgilerle sınırlanmıştır.» «hani, haritalardaki gibi, değil mi?» «sözümü kesme. evet, haritalardaki gibi. ülkemiz, bir haritaya benzer.» «kesikli, yani noktalı çizgiler neye benzer, hikmet amca?» «sözümü kesme dedim. noktalı çizgiler bir şeye benzemez. noktalı çizgiler, sınır olarak, sınırlarımızda bulunur. bütün sınırlar boyunca uzun binalar, çizgileri; noktalar da, bunların arasına yerleştirilmiş bulunan gözetleme kulelerini gösterir. bunlar, üstten bakılınca, haritalara benzer. uzun binaların ve kulelerin damları kırmızı olduğu için, sınırlar, haritalarda kırmızı çizgilerle gösterilir. biz, bu sınırların içinde kalırız. bundan başka, ülkemizin dört bir yanı, köylülerle çevrilidir. köylülerle çevrili ülkemizde birçok ürün yetişir. çeşitli iklimlerin kaynaştığı ülkemizin akdeniz bölgesinde maki denilen kısa boylu, tıknazca fundalıklar yetişir. sulak bölgelerde ormanlar yetişir, pirinç yetişir. ayrıca, bir de güneşi olan bölgelerde meyva yetişir. ülkemizde, eski çağlardan beri birçok medeniyet yetişmiştir; ülkemiz, birbirine benzemeyen birçok medeniyetin beşiği olmuştur. bu beşikte birçok medeniyet sallanmıştır, birçok medeniyeti uyutmuşuzdur. en son kurulan medeniyet ekmek medeniyetidir. bu medeniyetin sürekli oluşunu sağlamak için, ülkemizin birçok yerinde, buğday yetişir. fakat, ülkemizde en çok yetişen, köylüdür. köylü, bütün iklimlerde yetişir. köylünün yetişmesi için, çok emek vermeğe ihtiyaç yoktur. köylü bozkırda yetişir, yaylada yetişir, ormanda yetişir, dağda yetişir, kurak iklimde yetişir, ovada yetişir, sulak iklimde yetişir. çabuk büyür, erken meyva verir. kendi kendine yetişir, kendi kendine meyva verir. biz köylüleri çok severiz. şehre gelirlerse onlardan kapıcı ve amele yaparız. satırbaşı. ülkemizde dağ vardır, ova vardır, akarsu vardır, tepe vardır, içi taranmış çokgenlerle gösterilen şehirler vardır, girintili çıkıntılı kıyılar vardır, çakıl parçalarına ve kuşlara benzeyen göller vardır, ağzını açmış sivri burunlu ve kuyruklu bir kurbağaya benzeyen bir iç denizimiz vardır, yeşil düzlükler ve kahverengi yükseltiler vardır. bu görünüşüyle ülkemiz, ilk bakışta, başka ülkelere benzer. bu bakış, kuş bakışıdır. ilkbaharda ülkemiz yeşillenir; sonbaharda, eski bir harita gibi sararır, solar. satırbaşı. ülkemizde tarım ürünleri yetişir. kuru üzüm ve incir yetişir. önce ıslak yemişler yetişir. onları, güneş olan yerlerde kurutarak kuru yemiş yetiştiririz. ingiltere ye göndeririz, onlar da bize gerçek gönderirler. gerçek tohumları gönderirler. biz, o gerçeklerden, kendimize göre gerçekler yetiştirmeğe çalışırız. son yıllarda, kuru üzüm ve incirin yanı sıra, köylü de göndermeğe başlamışızdır. bu köylüleri, önce şehirlerde biraz yetiştiririz; tam olgunlaşmadan (yolda bozulmasınlar diye)başka ülkelere göndeririz. onlar da bize döviz gönderirler. halk müziği göndeririz; şoför plağı gönderirler, aranjman gönderirler. azgelişmişülke göndeririz; yardım gönderirler. zelzele, toprak kayması, sel felaketi haberleri göndeririz; çadır ve heyet gönderirler. asker göndeririz; teşekkür gönderirler. binzorluklayetiştirdiğimizdeğerler göndeririz; dışülkelerdeçalışanyabancılaristatistiği gönderirler. gerçekinsanlarımızı göndeririz; bizeordanmektup gönderirler.
devamını gör...
apartman boşluğu programının yayından kaldırılması
yoldaşın cevap entrysi yerinde bir açıklama gibi durmuyor. adam sadece yayın süresinden bahsetmemiş orada, “radyonun bir yöneticisi var, bir karar alırken size mi soracağız, çok istemiyorsan program yapma, bizimde başımıza dert olup bizi huzursuz etme veee ayrıca bundan sonra yayınlarımızı gruplaşıp provoke etmek gibi bir eylemde bulunursanız, ivedilikle gereğini yaparız" gibisinden bir cevap vermişsiniz adama. bu üslup nedir ? baron musunuz ? noluyoruz acaba ? ortada çok ciddi ve büyütülecek bir şey yok. uzlaşıcı tavır ve biraz daha yumuşak bir dille gerekli uyarılar yapılırsa, hem bu arkadaşların kalbi kırılmamış olur, hemde istediklerini yapıp güzide sözlüğümüze 1 yayın daha kazandırılmış olur. ama yine dikkati şu noktaya çekmek isterim. burada önemli olan bir eksik veya fazla yayın yapılması değil. sergilenen tutumun bu kadar agresif olmaması. modlar beni sever ama aynı zamanda tanır. yanlış gördüğüm bir noktada şu veya bu ayırt etmeden, kim olursa olsun çat diye söylerim yüzünüze. bu noktada da bir yanlış olduğunu düşünüyorum. ama dediğim gibi büyütülecek yada halledilmeyecek bir konu değil. herkese sevgiler, saygılar.
devamını gör...
kısa saç batağı
kâkül batağı kadar korkunç olmayan.
bunca yıllık hayatımda 3 kez kısacık kestirdim saçımı (birkaç ay öncesi de dahil) lakin kâkülü onlarca kez kestirdim. her seferinde pişman oldum bir süre sonra ama her seferinde ilk kestirdiğimde "oh, iyi ki kestirdim be!" dedim.
demem o ki, benim için kısa saç batak değil pek ama kâkül pişmanlıktır.
bunca yıllık hayatımda 3 kez kısacık kestirdim saçımı (birkaç ay öncesi de dahil) lakin kâkülü onlarca kez kestirdim. her seferinde pişman oldum bir süre sonra ama her seferinde ilk kestirdiğimde "oh, iyi ki kestirdim be!" dedim.
demem o ki, benim için kısa saç batak değil pek ama kâkül pişmanlıktır.
devamını gör...
nasılsın sorusuna verilecek cevaplar
- sana ne! doktorum musun?
cevap olarak en saçmasapanı buydu herhalde.
cevap olarak en saçmasapanı buydu herhalde.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının stres atma yöntemleri
kafa yormayan dandik bir film izlemek
devamını gör...
2021 yılında gökten koç indiğine inanan insan
insanların neye inandığı sadece kendilerini ilgilendirir. siz güneşe taparsınız başkası ineğe tapar. bize ne?
inanmak istemiyorsanız da kendi içinizde sorgulayın. insanların inancına dil uzatmayın.
inanmak istemiyorsanız da kendi içinizde sorgulayın. insanların inancına dil uzatmayın.
devamını gör...
ateist kaplumbağa
çok yetenekli bir kaplumbağa sözlüğün michelangelo'su adeta, turuncu göz bandıyla kafa göz dalıyor haber ajansına.. benden pizza söyleyin bu yazar arkadaşa..
devamını gör...
cem karaca şarkılarındaki ölümcül cümleler
sürerim buluttan tarlaları
yağmurlar ekerim göğün göğsüne
güneşte demlerim senin çayını
yüreğimden süzer öyle veririm.
yağmurlar ekerim göğün göğsüne
güneşte demlerim senin çayını
yüreğimden süzer öyle veririm.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar sevgili portakallar!
bu akşam saat 22.00'da ilk tekrar yayınımızı yapıyoruz. madem ilk tekrar yayınımız dedim ki ilk göz ağrımız olan konsepti yapalım ve akşam 90lar türkçe pop gecesi olsun!
eğer sizler de dünyanın derdinden, kederinden ve yorgunluğundan uzaklaşmak isterseniz bu akşam saat 22.00'da sözlük radyosunda buluşmayalım mı?
o zaman ilk gecenin yıldızları afişi de gelsin!
bu akşam saat 22.00'da ilk tekrar yayınımızı yapıyoruz. madem ilk tekrar yayınımız dedim ki ilk göz ağrımız olan konsepti yapalım ve akşam 90lar türkçe pop gecesi olsun!
eğer sizler de dünyanın derdinden, kederinden ve yorgunluğundan uzaklaşmak isterseniz bu akşam saat 22.00'da sözlük radyosunda buluşmayalım mı?
o zaman ilk gecenin yıldızları afişi de gelsin!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
iki gün yokum, bülbüller susuyor, tık yok tık. cezam bitiyor döner dönmez şakımaya başlıyorlar, allahın bir hikmeti işte?
hikmet-i hüda, sual olunmuyor ama bu bir tesadüf mü acaba diye de düşündürmüyor değil.
neyse ya, bana ne.
1967 / trablusgarp / noter tasdikli.
hikmet-i hüda, sual olunmuyor ama bu bir tesadüf mü acaba diye de düşündürmüyor değil.
neyse ya, bana ne.
1967 / trablusgarp / noter tasdikli.
devamını gör...
duyulduğunda koşarak kaçılması gereken cümleler
(bkz: bir kereden bir şey olmaz) ünlü bir cümledir.
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük
potansiyelinin farkına varamamak.
kendini kandırmak.
saçma sapan şeylere kafa yormak.
kendini kandırmak.
saçma sapan şeylere kafa yormak.
devamını gör...
çocukken sahip olmak isteyip sahip olamadığınız şeyler
akülü araba. çok istemiştim peder bey sağ olsun almadı, hep parklarda 1tl verip binerdim. ilerde eğer çocuğum olursa ona ilk alacağım oyuncaktır.
devamını gör...
islam’da kadının yeri
system error a critical error has occurred and the process must be terminated.
devamını gör...


