hasan can kaya
meyvesini yiyenlerden değilim cünkü karşısındakine saygısızlık yaparak güldürmeye çalışan birisine gülemiyorum. kötü standupcı.
devamını gör...
pis kokuyormuş gibi duran ünlüler
devamını gör...
yazarların bedava olmasını istediği 3 şey
'bedava' şiirini aklıma getiren başlıktır. nedendir bilemem.
bedava yaşıyoruz, bedava;
hava bedava, bulut bedava;
dere tepe bedava;
yağmur çamur bedava;
otomobillerin dışı,
sinemaların kapısı,
camekanlar bedava;
peynir ekmek değil ama
acı su bedava;
kelle fiyatına hürriyet,
esirlik bedava;
bedava yaşıyoruz, bedava.
orhan veli
bedava yaşıyoruz, bedava;
hava bedava, bulut bedava;
dere tepe bedava;
yağmur çamur bedava;
otomobillerin dışı,
sinemaların kapısı,
camekanlar bedava;
peynir ekmek değil ama
acı su bedava;
kelle fiyatına hürriyet,
esirlik bedava;
bedava yaşıyoruz, bedava.
orhan veli
devamını gör...
ömür boyu yetecek paran olsa çalışır mısın sorunsalı
illa ki ama buradaki soru çok ucu açık bir soru olmuş. yani çalışmaktan kasıt şu an yaptığım işi ise salak mıyım cevabını veririm. ama bir butik şarap tesisi açıp onları sunduğum bir restoran açtığımı düşünelim o parayla, o zaman cevabım ölene kadar olacaktır.
devamını gör...
kadınların abi diyeyim de yavşamasın mantığı
karşıdakinin yanlış anladığını fark ettiğinde öyle bir mesaj vermemek için abi, kanka vb kelimeler kullanır ki karşıdaki anlasın. doğrudan söylerse daha kırıcı olacağını düşünür. hiç söylemese karşıdaki iyice kendi kendine gelin güvey olabilir. düşünceli bir kadının yapacağı harekettir, ne var bunda. azıcık gördüğü samimiyetten hemen başka şeyler çıkarmasın o zaman karşıdaki de.
devamını gör...
trt 2
şubat ayı boyunca orijinal dilinde yayımlanacak filmler:
1 şubat pazartesi 21.00 "transit"
2 şubat salı 21.00 "the diving bell and the butterfly" (kelebek ve dalgıç)
3 şubat çarşamba 21.00 "five easy pieces" (beş kolay parça)
4 şubat perşembe 21.00 "anons"
5 şubat cuma 21.30 "about elly" (elly hakkında)
6 şubat cumartesi 21.30 "the butler" (başkanların hizmetkârı) tv'de ilk
7 şubat pazar 21.30 "good day's work" (çalışmak için iyi bir gün)
8 şubat pazartesi 21.30 "mister twister at the pitch" (bizim sınıf sahada)
9 şubat salı 21.00 "salesman" (satıcı)
10 şubat çarşamba 21.00 "admiral" (amiral)
11 şubat perşembe 21.00 "aydede"
12 şubat cuma 21.30 "hostiles" (vahşiler)
13 şubat cumartesi 21.30 "big eyes" (büyük gözler)
14 şubat pazar 21.30 "midnight in paris" (paris'te gece yarısı)
15 şubat pazartesi 21.30 "cloudboy" (niilas'ın öyküsü)
16 şubat salı 21.00 "the wind will carry us" (rüzgar bizi sürükleyecek)
17 şubat çarşamba 21.00 "kuyucaklı yusuf"
18 şubat perşembe 21.00 the silence" (sükut)
19 şubat cuma 22.15 "honeyland" (bal ülkesi)
20 şubat cumartesi 21.30 "looking for eric" (hayata çalım at)
21 şubat pazar 21.30 "the man who knew ınfinity" (sonsuzluk teorisi)
22 şubat pazartesi 21.00 "journeyman"
23 şubat salı 21.00 "the truth" (saklı gerçekler)
24 şubat çarşamba 21.00 "the children of genghis" (cengiz'in çocukları)
25 şubat perşembe 21.00 "çırak"
26 şubat cuma 21.30 "deep rivers" (derin nehirler)
27 şubat cumartesi 21.30 "supa modo" (süper kahraman)
28 şubat pazar 21.30 "black snow" (siyah kar)
1 şubat pazartesi 21.00 "transit"
2 şubat salı 21.00 "the diving bell and the butterfly" (kelebek ve dalgıç)
3 şubat çarşamba 21.00 "five easy pieces" (beş kolay parça)
4 şubat perşembe 21.00 "anons"
5 şubat cuma 21.30 "about elly" (elly hakkında)
6 şubat cumartesi 21.30 "the butler" (başkanların hizmetkârı) tv'de ilk
7 şubat pazar 21.30 "good day's work" (çalışmak için iyi bir gün)
8 şubat pazartesi 21.30 "mister twister at the pitch" (bizim sınıf sahada)
9 şubat salı 21.00 "salesman" (satıcı)
10 şubat çarşamba 21.00 "admiral" (amiral)
11 şubat perşembe 21.00 "aydede"
12 şubat cuma 21.30 "hostiles" (vahşiler)
13 şubat cumartesi 21.30 "big eyes" (büyük gözler)
14 şubat pazar 21.30 "midnight in paris" (paris'te gece yarısı)
15 şubat pazartesi 21.30 "cloudboy" (niilas'ın öyküsü)
16 şubat salı 21.00 "the wind will carry us" (rüzgar bizi sürükleyecek)
17 şubat çarşamba 21.00 "kuyucaklı yusuf"
18 şubat perşembe 21.00 the silence" (sükut)
19 şubat cuma 22.15 "honeyland" (bal ülkesi)
20 şubat cumartesi 21.30 "looking for eric" (hayata çalım at)
21 şubat pazar 21.30 "the man who knew ınfinity" (sonsuzluk teorisi)
22 şubat pazartesi 21.00 "journeyman"
23 şubat salı 21.00 "the truth" (saklı gerçekler)
24 şubat çarşamba 21.00 "the children of genghis" (cengiz'in çocukları)
25 şubat perşembe 21.00 "çırak"
26 şubat cuma 21.30 "deep rivers" (derin nehirler)
27 şubat cumartesi 21.30 "supa modo" (süper kahraman)
28 şubat pazar 21.30 "black snow" (siyah kar)
devamını gör...
tut şunun ucunu döşeyelim abi
çok güzel bir reklam repliğidir.
akıllarımıza kazınmıştır.
akıllarımıza kazınmıştır.
devamını gör...
evli çiftlerin itici davranışları
çekilinnnn ben evliyim *
önce ciddi ciddi yazdım, yazdım; sonra bir şarkı ile cevap vermek istedim bu başlığa...
beni kategorize etme
şaka bir yana iticiliğin evli olmakla alakalı olduğunu düşünmüyorum ben, kendi başına da zaten itici olan insanlardır onlar.
ciddiye alırsak yazacak gerçekten çok şey var, bunun temeli insanların çocuk yetiştirme tarzına-tavrına, bizim toplulumuzun insana-evliliğe bakışına, örf-adetlere kadar gider, tespitler de yaparız ama gerek var mı? bence yok...
itici ve evli * insanlardan uzak, mutlu günler dilerim hepinize sözlük ahalisi *
önce ciddi ciddi yazdım, yazdım; sonra bir şarkı ile cevap vermek istedim bu başlığa...
beni kategorize etme
şaka bir yana iticiliğin evli olmakla alakalı olduğunu düşünmüyorum ben, kendi başına da zaten itici olan insanlardır onlar.
ciddiye alırsak yazacak gerçekten çok şey var, bunun temeli insanların çocuk yetiştirme tarzına-tavrına, bizim toplulumuzun insana-evliliğe bakışına, örf-adetlere kadar gider, tespitler de yaparız ama gerek var mı? bence yok...
itici ve evli * insanlardan uzak, mutlu günler dilerim hepinize sözlük ahalisi *
devamını gör...
tesla: maskelerle çevrili bir hayat
sırp yazar vladimir pistalo’nun ,tesla’nın günlüğünden ve özgeçmişinden yararlanarak oluşturduğu romanımsı biyografi. romanımsı diyorum çünkü yaşadığı olayları, kendi yorumlarını da katarak kimi zaman diyaloglara girmiş ,bazı yerlerde tesla’nın beynine girerek duygularını dile getirmiştir.
tesla’nın hayatını çoğumuz az çok biliriz. kitapta en önemli kilit nokta küçükken ölen erkek kardeşi. kitapta tam olarak kardeşinin ölümünden sorumlu tutmasa da iması bulunmaktadır. çünkü tesla hayatı boyunca kardeşinin ölümünü şizofren boyutunda takıntı haline getirmiştir; hatta kitabın son sayfalarında tek başına otel odasında ölümğ beklerken de kardeşi ile karşı karşıya gelmiştir(yazar ölümünü bu şekilde canlandırmış, kardeşine takıntısını tekrar dile getirmiş).
rahip olan babasının kendisinin de rahip olmasını istemesi, tesla’nın ise mühendis olma hayalleri. babasıyla hep mücadele, annesine olan düşkünlüğü. babasıyla mücadelesini, bir dönem neredeyse ölecek derecede hastalanınca,babasıyla iyileşmesi halinde istediğini yapmasına izin vermesi hususunda anlaşarak kazanmıştır.
yazarın çocukluk, gençlik,okul ve edison vesilesiyle amerika ,inziva dönemleri ,dediğim gibi günlüğünden de yola çıkarak romanlaştırılmıştır.
‘fikrimi çalmaları mühim değil…asıl mühim olan kendi fikirlerinin olmaması’.
yılın en iyi romanı ödülünü de alan kitap, tesla’nın düşünce tarzına farklı bir yorum katıyor.
tesla’nın hayatını çoğumuz az çok biliriz. kitapta en önemli kilit nokta küçükken ölen erkek kardeşi. kitapta tam olarak kardeşinin ölümünden sorumlu tutmasa da iması bulunmaktadır. çünkü tesla hayatı boyunca kardeşinin ölümünü şizofren boyutunda takıntı haline getirmiştir; hatta kitabın son sayfalarında tek başına otel odasında ölümğ beklerken de kardeşi ile karşı karşıya gelmiştir(yazar ölümünü bu şekilde canlandırmış, kardeşine takıntısını tekrar dile getirmiş).
rahip olan babasının kendisinin de rahip olmasını istemesi, tesla’nın ise mühendis olma hayalleri. babasıyla hep mücadele, annesine olan düşkünlüğü. babasıyla mücadelesini, bir dönem neredeyse ölecek derecede hastalanınca,babasıyla iyileşmesi halinde istediğini yapmasına izin vermesi hususunda anlaşarak kazanmıştır.
yazarın çocukluk, gençlik,okul ve edison vesilesiyle amerika ,inziva dönemleri ,dediğim gibi günlüğünden de yola çıkarak romanlaştırılmıştır.
‘fikrimi çalmaları mühim değil…asıl mühim olan kendi fikirlerinin olmaması’.
yılın en iyi romanı ödülünü de alan kitap, tesla’nın düşünce tarzına farklı bir yorum katıyor.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
kafa sözlük meydan larousse'u güzide yazar. okudukça öğrenecek ne çok şey varmış diyorsunuz.
devamını gör...
sarı mercedes
almanya'da bmw fabrikasında çalışan bayram'ın * sarı mercedesiyle türkiye'ye yaptığı yolculuğu ve başına gelenleri konu edinen türk-alman ortak yapımı film. bir mercedes sever olarak ara ara açıp bıkmadan izlediğim filmdir. özellikle vapur sahnesi ve ilyas salman'ın "b*k ettin bayan, s*çtın kapının içine" repliği unutulmazdır.*
devamını gör...
normal sözlük kullanım kılavuzu
konu başlıkları
yeni başlık nasıl açılır?
sözlük düğmeleri
tanım yazarken farkedilenler/öneriler
yeni başlık nasıl açılır?
açmak istediğiniz başlığı arama kutusuna yazın, karşınıza çıkan editörü doldurun, voila! başlık hazır.
(benim hazırladığım sözlükte hedef kitlem bunu bilmiyordu, görüyorum ki burada da bilmeyenler var.).
sözlük düğmeleri
alttaki düğmeler
1 -> b: bold örnek
2 -> i: italik örnek
3 -> bkz: bakınız örnek: (bkz: bkz)
4 -> gbkz: muamma (ekşideki hede olsa gerek) gbkz
5 -> *: gizli bkz *
6 ->spoiler: malum
--! spoiler !--
örnek
--! spoiler !--
7 -> link: malum örnek
8 -> önizle: nasıl görüneceğine bak
9 -> gönder: ve yazılmamış kurallar neticesinde bir gece ansızın uçurul.
üstteki düğmeler
1 -> şimdi yaynla: hemen gönder
2 -> sabaha bırak: umalım da küfür olmasın. edit: küfür değilmiş :) sabah yayınlansın demekmiş. tek sorunsal ingilizlerin kastettiği sabah ise gece 12:00 dan sonra oluyor
3 ->taslak kaydet: burada dursun, daha düzenleyeceğim
4 -> yardım tiki: bu ne bilmiyorum.
tanım yazarken farkedilenler/öneriler
1 -> tanımı olduğu gibi kaydedip, gösterirken küçük karakter yapıyorsunuz. bu ciddi performans sorunu demektir. ha eğer javascript ile client'da yapıyorsanız bu da belki olası güvenlik açığı anlamına gelebilir. madem küçük göstereceksiniz baştan küçük kaydedin her seferinde replace etmeyin. ha derseniz ki halen karar veremedik ne yapacağımıza nolur n'olmaz orijinal kaydı tutuyoruz; bence çok da şeyetmeyin.
bu madde ile alakalı edit: (bkz: allah büyük harfle başlasın seçeneği) sanırım bunu gerektiriyor
2 -> en azından bold italik için kısayol tanımı yapabilirsiniz ctlr+b vs..
3 -> çok fazla renk var, fontlar ve renkler zihin yorucu. unutmayın burası metinler üzerine kurulu bir site. okurken dikkat dağıtıcı diğer her şey yok olmalı. fontların kenarındaki kıvrımlar bile zihnimiz için ek külfet. renkleri söylemiyorum bile. bakarken gözlerim acıyor, yazarken oldukça rahatsız ediyor.
yeni başlık nasıl açılır?
sözlük düğmeleri
tanım yazarken farkedilenler/öneriler
yeni başlık nasıl açılır?
açmak istediğiniz başlığı arama kutusuna yazın, karşınıza çıkan editörü doldurun, voila! başlık hazır.
(benim hazırladığım sözlükte hedef kitlem bunu bilmiyordu, görüyorum ki burada da bilmeyenler var.).
sözlük düğmeleri
alttaki düğmeler
1 -> b: bold örnek
2 -> i: italik örnek
3 -> bkz: bakınız örnek: (bkz: bkz)
4 -> gbkz: muamma (ekşideki hede olsa gerek) gbkz
5 -> *: gizli bkz *
6 ->spoiler: malum
--! spoiler !--
örnek
--! spoiler !--
7 -> link: malum örnek
8 -> önizle: nasıl görüneceğine bak
9 -> gönder: ve yazılmamış kurallar neticesinde bir gece ansızın uçurul.
üstteki düğmeler
1 -> şimdi yaynla: hemen gönder
2 -> sabaha bırak: umalım da küfür olmasın. edit: küfür değilmiş :) sabah yayınlansın demekmiş. tek sorunsal ingilizlerin kastettiği sabah ise gece 12:00 dan sonra oluyor
3 ->taslak kaydet: burada dursun, daha düzenleyeceğim
4 -> yardım tiki: bu ne bilmiyorum.
tanım yazarken farkedilenler/öneriler
1 -> tanımı olduğu gibi kaydedip, gösterirken küçük karakter yapıyorsunuz. bu ciddi performans sorunu demektir. ha eğer javascript ile client'da yapıyorsanız bu da belki olası güvenlik açığı anlamına gelebilir. madem küçük göstereceksiniz baştan küçük kaydedin her seferinde replace etmeyin. ha derseniz ki halen karar veremedik ne yapacağımıza nolur n'olmaz orijinal kaydı tutuyoruz; bence çok da şeyetmeyin.
bu madde ile alakalı edit: (bkz: allah büyük harfle başlasın seçeneği) sanırım bunu gerektiriyor
2 -> en azından bold italik için kısayol tanımı yapabilirsiniz ctlr+b vs..
3 -> çok fazla renk var, fontlar ve renkler zihin yorucu. unutmayın burası metinler üzerine kurulu bir site. okurken dikkat dağıtıcı diğer her şey yok olmalı. fontların kenarındaki kıvrımlar bile zihnimiz için ek külfet. renkleri söylemiyorum bile. bakarken gözlerim acıyor, yazarken oldukça rahatsız ediyor.
devamını gör...
joji
canı sıkılınca karakter değiştiren ama şarkılarıyla kendisini keşfettiğim, pek de beğendiğim birey. biraz da müzik yapayım demiş herhalde, başarılı da olmuş.
bunu eklemesem olmaz.
bunu eklemesem olmaz.
devamını gör...
yazarların en ünlü etkileşimi
doksanlarda bir tiyatrosuna gitmiş olduğum rahmetli nejat uygur'dan imzalı fotoğraf almışlığım var.
devamını gör...
yusuf göbbels
engellediğim user. yazar demek yazarlara haksızlık olur. user kullanıcıdır her yerde olur ama herkes yazar olamaz.
devamını gör...
sözlükte lgbt-i konulu başlıklara sansür uygulanması
az önce gördüğüm farkettiğim bir olay (bkz: uluslararası gaylar ve travestiler günü) adlı başlık moderatörler tarafından sansürlenmiştir. nedenini oldukça merak etmekteyim. bu nasıl bir saçmalıktır anlamadım gitti. bitmeyecek hiçbir yerde, hiçbir platformda lgbt-i+ nefreti. nedendir anlayamadım gitti bu (bkz: heteroseksizm). tek doğruculuğunuzdan bıktık.
edit: ''lgbt-i + ''başlığımı bile ''lgbt-i ''olarak düzenlediler fldkfjldgşf delirdim.
edit2: #729856 moderasyon tarafından sansürle ilgili yapılan açıklama.
edit: ''lgbt-i + ''başlığımı bile ''lgbt-i ''olarak düzenlediler fldkfjldgşf delirdim.
edit2: #729856 moderasyon tarafından sansürle ilgili yapılan açıklama.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
düşününce ilk aklıma gelen özlem. 540 km uzaklıktaki ailemi ve evimi özlüyorum.
çocuk olmayı, oyun oynamayı, akşama kadar eve girmediğim için annemden yediğim azarları özlüyorum.
haberlerde anlatılan şeyleri umursamadığım zamanları ,dünyanın bu kadar kötü bir yer olduğunu bilmediğim zamanları özlüyorum.
bunları yazarken fark etimde ben birazda bu zamana kızgınım.
çocuk olmayı, oyun oynamayı, akşama kadar eve girmediğim için annemden yediğim azarları özlüyorum.
haberlerde anlatılan şeyleri umursamadığım zamanları ,dünyanın bu kadar kötü bir yer olduğunu bilmediğim zamanları özlüyorum.
bunları yazarken fark etimde ben birazda bu zamana kızgınım.
devamını gör...
sözlük yazarlarının iban numaraları
bayram falan gelince hatırlatın başlığı tekrar canlandıralım,yoldaş benjamin üç beş bişey ateşler belki biz yazar dostlarına.
devamını gör...
oyuncak bebek adası
yer: meksika
meksika'nın julian santana barrera xochimilco bölgesinin 1 mil yakınında bulunan ormanlık alanda ürkütücü bir adacık var. bölge halkı buraya bebeklerin perili adası diyor. bu garip yerin hikayesi bundan 50 yıl öncesine dayanıyor. ... kız çığlık attıkça bir bebek ağaca bağlanıyor. 50 yıldır bu gelenek devam ediyor.
meraklısına hikayesi:
her şey yıllar önce adadaki bir kız çocuğunun su kanallarının birinde boğulmasıyla başlıyor.don julian santana adındaki bir adam o olaydan sonra su kanallarında kız çocuğuna ait olduğu düşünülen bir oyuncak bebek buluyor.bebeği alıp ölen küçük kızın ruhunu onurlandırmak ve adayı kötü ruhlardan uzak tutmak amacıyla bir ağaca asıyor.zamanla bu olayı takıntı haline getirmeye başlayan santana, adada ne kadar ağaç varsa hepsini oyuncak bebeklerle doldurmaya başlıyor.daha da garibiyse, santana da 2001 yılında tıpkı kız çocuğuna benzer şekilde su kanallarından birinde boğularak ölüyor.o zamandan beri santana’nın ailesi ada üzerinde turistik aktiviteler düzenleyerek para kazanıyor.öyle ki, bölge tüm dünyadan bir çok turistin uğrak mekanı.

hikaye ne kadar doğru o tartışılır fakat adanın turizmine katkı sağladığını söyleyebiliriz. zamanla rüzgardan yağmurdan deforme olmuş oyuncak bebekler bir korku hikayesine katkıda bulunuyor sanki.
meksika'nın julian santana barrera xochimilco bölgesinin 1 mil yakınında bulunan ormanlık alanda ürkütücü bir adacık var. bölge halkı buraya bebeklerin perili adası diyor. bu garip yerin hikayesi bundan 50 yıl öncesine dayanıyor. ... kız çığlık attıkça bir bebek ağaca bağlanıyor. 50 yıldır bu gelenek devam ediyor.
meraklısına hikayesi:
her şey yıllar önce adadaki bir kız çocuğunun su kanallarının birinde boğulmasıyla başlıyor.don julian santana adındaki bir adam o olaydan sonra su kanallarında kız çocuğuna ait olduğu düşünülen bir oyuncak bebek buluyor.bebeği alıp ölen küçük kızın ruhunu onurlandırmak ve adayı kötü ruhlardan uzak tutmak amacıyla bir ağaca asıyor.zamanla bu olayı takıntı haline getirmeye başlayan santana, adada ne kadar ağaç varsa hepsini oyuncak bebeklerle doldurmaya başlıyor.daha da garibiyse, santana da 2001 yılında tıpkı kız çocuğuna benzer şekilde su kanallarından birinde boğularak ölüyor.o zamandan beri santana’nın ailesi ada üzerinde turistik aktiviteler düzenleyerek para kazanıyor.öyle ki, bölge tüm dünyadan bir çok turistin uğrak mekanı.

hikaye ne kadar doğru o tartışılır fakat adanın turizmine katkı sağladığını söyleyebiliriz. zamanla rüzgardan yağmurdan deforme olmuş oyuncak bebekler bir korku hikayesine katkıda bulunuyor sanki.
devamını gör...
