tebrik ederim demek istediğim tebessüm ettiğim başlıktır.
kendi ekonomik özgürlüğüm elimde olmadığı için katılamayacağım.
ama kitap falan olsaydı gönderirdim işe yarar tek şeylerim kitaplarım.
o yavruların tebessümüne sebep olacak bütün yazarlara sımsıkı sevgilerimi gönderip sarılıyorum.
düşünen ortaya koyan bütün kafa sözlük adminlerini sevgiyle ısırıyorum sağ olun .
devamını gör...

uyuyakalmazsam muhakkak dinleyeceğim radyo yayınıdır.
bu arkadaşların kafası pek sağlam, dinlerken hem eğleniyor hem bir şeyler kapıyorum.
devamını gör...


fikret kızılok& bülent ortaçgil- olmasın varsın
devamını gör...

kayıp zamanın izinde kitabının ikinci cildi olan çiçek açmış genç kızların gölgesinde tam içinde anlatılanlara uygun bir isme sahip. kitabı okumaya başladığımızda karşımıza ilk kitapta okuduğumuz ünü kendinden büyük odette'yi mme swann olmuş halde hayatını izlerken buluyoruz kendimizi. birinci kitapta bize film izler gibi anlatılan odette'nin hayatı bu sefer anlatıcının onunla yakın ilişkiler kurmasıyla daha da üstümüze başımıza bulaşıyor. gilbert ve anlatıcının ona karşı olan duyguları, gençliğin damarda alev alev akan kanıyla kurulan hayaller, beslenen umutlar büyük bir yer kaplıyor kitabın ilk kısmında. ikinci kısımda balbec'e gidilen bir tatil ve orayı anlatıcı için cennete çeviren cıvıl cıvıl genç kızlar topluluğu, onlarla tanışmak için anlatıcının çabaları, küçük çete (kızlar topluluğuna taktığı isim) ve sonrasında anlatıcının da içlerine dahil olup tatilde geçirdiği günler büyük bir yer kaplıyor kitapta. ikinci kitap anlatıcının ergenliğinin getirdiği telaşları anlatsa da bunu o kadar incelikle yapıyor ki okuyucuyu hiç rahatsız etmiyor.
devamını gör...

şehir değiştirebilirsem şükür namazı kılarım ne ülkesi?
devamını gör...

z kuşağı kadar kafanıza meteor düşsün demek istiyorum imdat artık ya.

engelle geç lütfen. valla ekşi’de yazmak daha iyiydi. küfür yiyorduk ama arada başımızı da okşuyorlardı burada sadece dışlanıyoruz. modlar göreve lütfen
devamını gör...

#886087
mor mahlasını günlük 500 karma ile kiraya veren iko'nun köşeyi döndüğü, sözlüğü tekeline alıp "bir gün tüm karmalar benim olacak" dediği yönündeki dedikodular yazarlar arasında kulaktan kulağa yayılmaya başladı.
tüm bu dedikodular karşısında iko'nun portakaldan yatağında keyifle gülümseyerek mor takımı ile olanları izlediği gelen haberler arasında. kameraların yakalayabildiği iko'ya ait en güncel fotoğraf aşağıdadır.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
az önce bir arkadaşımı hastaneye götürmem gerekti. içeri sıra ile alındığı için kimseyi de riske atmamak adına hastaneye girmedim. hastanenin önünde beklerken bir sürü insan girdi çıktı. hepsinin görünümü, giyimi kuşamı birbirinden farklı, kendi hallerinde insanlardı. bazıları takım elbiseli, bazıları öğrenci, bazıları da ev hali ile çıkıp gelen insanlardı.

yukarıdaki fotoğraftaki teyze ile amca ilk başta hiç dikkatimi çekmedi. teyze amcanın koluna girmiş, amcanın elinde bir baston var. teyzenin çantasında bir süt şişesi ile yeşillik dolu olduğu belli bir poşet var. şu mavi paspasın üzerinde durdular. dakikalarca ayakkabılarındaki çamuru silmeye çalıştılar. bahçeden çıkıp gelmişler, gelirken elleri boş olmasın diye de doktora süt ve yeşillik getirmişler. teyzenin ayağındaki çamur ne kadar temizlemeye çalışsa da geçmedi, yoruldu.

amca teyzeye dedi ki "üst merdivene çık, ben temizlerim." teyze üst basamağa çıktı, ayağını hafif kaldırdı, amca elindeki bastonla ayağının altındaki çamuru temizledi teyzenin. teyze bu sırada amcaya bakıyor, gözlerinden görüyorum kalbindeki minnet.
bu manzara öyle güzeldi ki dakikalarca izledim, neden bilmem sonradan, onlar tam yukarı çıkarlarken fotoğraflarını çekmek geldi aklıma.
önemli olan ayaktaki çamurunuz değil be amca, önemli olan yüreğinizdeki güzellik. ne kadar güzel ve bir o kadar temiz olduğunuzu keşke dışarıdan, bizim gözümüzle görebilseydiniz!
devamını gör...

“bazı insanlar zalim, çıkarcı ve zeki oldukları için, bazı insanlar ise güçsüz ve zayıf oldukları için adalet isterler.“ var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun - farabi
devamını gör...

zeus ve themisin kızları olan kader tanrıçalarıdır. roma mitolojisinde karşılığı parceadır. 3 kardeş olan mireler insanın doğduğu anda kaderini görünmez ipler ile örmeye başlarlar.
lakhesis; doğduğu andan itibaren kişinin verdiği kararları gelecekte karşılaşacağı sonuçlara bağlar.
atropos; ölüm zamanı kesen insanların hayat ipliklerini kesmekten sorumlu tanrıçadır. homeros'a göre bu süreçlerdenzeus'un bile kurtulamaz.
klotho; günümüzde sıklıkla kullanılan; ''ördü kader ağlarını'' söyleminde ki kişidir. insanları görünmez ipler ile tanışacağı insanlara, yaşayacağı şehirlere ve diğer tüm olgulara bağlar.
devamını gör...

büyük ihtimalle şu an kendini bilen kendini tanıyan mutlu mesut yaşayan azınlıktır.

bir çocuğun şiddet ve mutsuzluk dolu bir evde veya ortamda büyümesi o kadar tehlikeli bir durum ki tarifi yok bence.

odanda bağırmalardan gürültüden kaçmak istersin kaçamazsın mutsuz olursun sesin çıkmaz. her an tetikte beklersin acaba ne zaman bir olumsuzluk olacak ne zaman mutsuz olacağım diye yaşarsın.

mutlu ve bilinçli kişilerle büyüyen azınlık çok ama çok şanslı azınlıktır.
devamını gör...

bu yargının en net örneğini de nezaket konusunda görüyoruz maalesef. çünkü nezakete dahi faydacı bir yaklaşım var. giyim tarzına göre hitap şekilleri belirleniyor, üstelik bu kıyas insanların gözüne gözüne sokuluyor. örneğin alışveriş için bir yere giren iki kişiden birine "abla/abi"* denirken diğerine "hanımefendi/beyefendi" denilebiliyor. birine "sen" denirken diğerine "siz" diye hitap ediliyor. hem de aynı anda oluyor bunlar. toplu taşımada bile yer vermek için daha iyi giyimli biri tercih ediliyor.

en üzücü kısmı da hor görülen insanın bunu kanıksamış olması. bazı hastalarım kendisine olması gerektiği gibi, herkese davrandığım gibi davrandığım hâlde bunu bir lütufmuş iyilikmiş gibi görürdü. hâlbuki karşılıklı saygıyı kazanmaktan başka bir amacı yoktu. öyle de olmalı diye düşünüyorum. zaten bir şekilde zorlaşan hayatlarımızı birbirimiz için iyice zorlaştırmak bana hep zalimce gelmiştir.
devamını gör...

mülkiyet hakkı'na ne oldu? bu ülkede kimsenin mülkiyet hakkı yok gerçekten.
devlet her çocuğa tablet dağıtmayı taahhüt ettiyse zenginin çocuğuna da verecek fakirin çocuguna da.

ama devlet aylık geliri 8 bin türk lirasının altında olan ailelerin çocuklarına tablet vermeyi taahhüt ettiyse o zaman bunu yapacak. bir ülkenin kanun ülkesi mi, kabile ülkesi mi olduğu bunun gibi küçük detaylarla belirleniyor. sözleşmeleri okumadan imzalamayın diye boşuna demiyorlar.

koca devlet bir çocuğun sattığı tabletin peşine düşecek şimdi. ne günlere kaldık.
devamını gör...

en ufak bir olay olduğunda hemen tüm şehre koşup abartılı bir şekilde anlatan kokoş karılar, yiyecek ekmeği dahi olmayan açlıktan nefesi kokan insanların bile evlerinde hizmetçi olması, brezilyalı futbolcu gibi uzun isimler. -zaten yabancı ismi ezberlemek zor. bir de bunların uzun adlarının başına makamları eklenince anlayana kadar yüz elli sayfa geçiyor.-

not: kitapkurdu değilim. rus edebiyatından birkaç kitap okumuşumdur.
devamını gör...

faydası mı yok? yapmayalım böyle. gençleri evlilikten soğutma, düşman etme, evlileri biz ne yaptık böyle diye kızdırma ve yine evlileri bak bak bizi nasıl çekemiyorlar diye düşündürme derneği başkanı olarak nefes nefese buraya koştum.

- eve giriş çıkış saati ile ilgili tamamen bireysel karar verebilme özgürlüğü. belediyeden izni olduğu için bu saate kadar nerdeydin diye soran bir insanın evde beklemiyor olması.

- sadece tek bir ailen olması. başkasının anne, baba, kardeş, hala, teyze ve kuzenlerinin hayatında söz sahibi olmaması. daha 4 aydır tanıdığın birine anne ve baba demediğin için kötü ilan edilmiyor olmak.

- evden çıkarken kıyafetlerinin sorun haline gelmemesi çünkü sorun haline getirecek bir insan olmaması. o eteklerde, o yırtık kotlarda aklın kalmaması, almayayım ya şimdi kızar aramız bozulur diye düşünmemek, satın alabilmek.

- kalabalık arkadaş grupları ile bir yerlerde dilediğin gibi buluşabilmek, o kim, bu kim, şu kim diye soran birinin olmaması.

- evinin tamamen sana ait olması. birilerinin ailesinin habersiz gelmemesi, onlara hizmet etme zorunluluğuna sahip olmamak.

- gecenin bir yarısı her saat başı çocuk ağlama sesiyle uyanmıyor olmak.

- bekarsan ve aldatılırsan ayrılırsın, zorlanmazsın. 2 çocuğun varsa ve aldatılırsan hem çocukları düşünmek zorundasındır hem de o çocuklar ile yeni bir hayat kurmak için en baştan büyük bir mücadeleye girişmek zorundasındır. 2 çocuk, yeni bir ev, çalışmak zorunda olmak, o çocuklara bakmak zorunda olmak..

- erkeksen ve boşanmak istersen çocuğunu mahkemenin uygun gördüğü tarihlerde görecek hale gelirsin. bu da korkunç bir detaydır.

- evlilik yoksa ayrılmak her anlamda daha risksiz ve kolay bir durumdur.

- bir gün eşinin annesi ya da ablası eşiyle kavga ettiği bahanesi ile sana gelip en az 6 hafta boyunca misafirin olmaz.

- evde muhteşem partiler verdikten sonra çok abartırsan komşular polis çağırır. evliyken evde muhteşem partiler verirsen esin ailesi bizi çağırmıyor, bizi beğenmiyor falan bilmem ne der, 10 sene boyunca bunun kinini tutar.

- hadi ailesi ile hiç sorunun yok, mükemmel insanlar, anne ve baba olarak görüyorsun. eşinle anlaşamayıp ayrılırsan tüm bu insanlar ile yabancı hale gelirsin, sokakta gördüğün zaman selam vermezler. cok sevdiğin birçok insanla ayrılmış olursun.

- işten geldikten sonra yemek yapmak, evi sürekli temiz tutmak, birinin çamaşırlarını ütülemek ve çift dikiş izinden dolayı kavga etmek zorunda değilsindir.

- cinselliği istediğini yaptırmak için kullanan ve cinselliği bir ödül sistemi olarak görme olasılığı çok yüksek biriyle aynı yatağa girmek zorunda değilsindir.

- günümüz anlayışı ile birlikte rollerin değişmesine adapte olmuş eş kişisi işten çıktığın zaman sana şunu çok rahat söyleyebilir. ben bu kirayı faturaları tek ödemek zorunda değilim! ama aynı anlayışa sahip eş saat 22.00 civarında isten çıkıp eve geldiğinde ya da 4 erkekle iş yemeğine gitmek zorunda kaldığında yine şikayet edecektir.

- hayatı boyunca eşinden hiç fayda görmemiş ve onu doğduğu günden beri çok sevmiş oğlunu kaybetme psikolojisi ile hic sebepsiz şekilde 60 yaşlarında bir kadının seninle rekabet etmesini izlersin. sana aşkla bakan ve kıyamayan ogluna bakıp maşallah demek yerine o gece oglu onunla kalsın diye hasta numarası yapabilir. acil servisler böyle anneler ile doludur.

- daha fazla zamanın olduğu için kişisel zevklerine zaman ayırma konusunda çok daha rahatsındır.

ciddiyim 87 madde daha yazabilirim faydalarıyla ilgili. bekarlığın en acayip olumsuzluğu 89 yaşına gelip sıcacık altına işediğin o günler geldiğinde sana hayatın son günlerinde eşlik edecek insanın olmamasıdır.

evliliğin en olumsuz tarafı ise eşinin ölmesidir. öyle yalnız kalmaktır. üzgüncük.
devamını gör...

sanılanın aksine adaya atfedilen kanarya ismi kuşlardan değil ada içerisinde bulunan çok sayıda vahşi ve evcil köpek varlığından ötürü romalıların köpek adası anlamına gelen insula canaria ismini adayla bağdaştırmalarından kaynaklanmakla beraber günümüzde bir kuş çeşidini tanımlarken kullandığımız kanarya kavramının bu olaydan sonra ortaya çıktığı düşünülmektedir.
devamını gör...

yakalanmamanın en iyi yolu test olmamaktır
devamını gör...

ana maddesi et olan, etin cinsinden bağımsız olarak hepsi.
fırın yemekleri, tava yemekleri.
tencere yemeklerinde çorbalar vs.
evet içime bir aşçı kaçtığı doğrudur.
devamını gör...

"seni anlatabilsem seni,
yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim