bugünü iki kelime ile anlatmak
dünün aynısı.
devamını gör...
iltifat sevmeyen insan
bünyede eğreti duruyor, ne yapayım? iltifat edilince yüzüm ekşiyor, kabullenemiyorum bir türlü. e tabii bir de samimiyetsiz geliyor bazı iltifatlar, 'hadi lan oradan!' demek istiyorum.
devamını gör...
les dieux ont soif
fransız yazar anatole france tarafından 1912 yılında kaleme alınmış ve dilimize tanrılar susamışlardı olarak çevrilen roman. bütün olayların iki hatta zaman zaman daha çok tarafı vardır, bundan dolayı bir şeyi tam olarak kavrayabilmek için her yönü ile ele almak gerekir. france, les dieux ont soif'de fransız devriminin sonrasını ve fanatizmin şiddetini daha geniş bir perspektiften okuyucuya aktarıyor. bir şeye karşı duyulan tutkunun dozu biraz aştığı zaman yalnızca insanları değil bütün bir milleti de nasıl büyük hatalar ve haksızlıklar silsilesine sürüklediğini devrimin diğer tarafından aktarmış anatole france. yine de abartı ile boyanmış karakterleri -özellikle hikayenin ana karakteri évariste gamelin- bana oldukça sığ geldi ama aşırıya kaçan her şeyin bir noktada insanı zıvanadan nasıl çıkardığının güzel bir örneği denilebilir eser için. yine sıkça dile getirilen bir düşünceye göre -ki bana gayet makul geldiğini belirtmem gerekir- maurice brotteaux, anatole france'in fikirlerinin bir yansıması olarak yazılmıştır. karakterleri sığ bulmuş olsam bile france'in dönemi, yozlaşmış insan ilişkilerini ve aşırıya kaçan tutkunun ne gibi durumlara sebebiyet vereceğini en iyi şekilde aktardığı tartışılmaz. düşmanlarını eleştirmek kolaydır, dostlarını eleştirebilmek daha büyük bir özveri ister. yalnızca bu düşünceden bile yola çıkarsak aslında romanın bir noktada olabilecek en tarafsız şekilde aktarıldığını söylemek mümkün.
la nature nous enseigne à nous entre-dévorer et elle nous donne l'exemple de tous les crimes et de tous les vices que l'état social corrige ou dissimule. on doit aimer la vertu ; mais il est bon de savoir que c'est un simple expédient imaginé par les hommes pour vivre commodément ensemble. ce que nous appelons la morale est une entreprise désespérée de nos semblables contre l'ordre universel, qui est la lutte, le carnage et l'aveugle jeu de forces contraires. elle se détruit elle-même et plus j'y pense, plus je me persuade que l'univers est enragé.
la nature nous enseigne à nous entre-dévorer et elle nous donne l'exemple de tous les crimes et de tous les vices que l'état social corrige ou dissimule. on doit aimer la vertu ; mais il est bon de savoir que c'est un simple expédient imaginé par les hommes pour vivre commodément ensemble. ce que nous appelons la morale est une entreprise désespérée de nos semblables contre l'ordre universel, qui est la lutte, le carnage et l'aveugle jeu de forces contraires. elle se détruit elle-même et plus j'y pense, plus je me persuade que l'univers est enragé.
devamını gör...
orgazmdan daha zevkli anlar
bir öyküyü,şiiri,denemeyi bitirdiğiniz o andır.yani bir şey yarattığınız zaman böylesi bir şey yaşanabilir diye düşünüyorum.
devamını gör...
sesler ve küller
behçet aysan'ın kaleminden çıkmış en güzel şiirlerden biri. yoksulluğun şiiridir sesler ve küller; haksızlığın, eşit olmayan şartların, işçi sınıfının, ankara'nın şiiridir. sivas katliamında bir kibrit alevi ile yanıp kül olmuş bir şairin, insanların görmek istemediği karanlığa ışık tutmasıdır bir nevi. şiir aynı zamanda aysan'ın; "yüz yıldır ülkemizde güzel bir gelecek için seslere ve küllere, zincirlere ve ölümlere bütün acılara..." cümleleri ile başlayan şiir derlemesine de ismini vermiştir. ne zaman okusam onlarca jilet çiğniyormuşum gibi keskin bir kan tadı geliyor ağzıma. yanmış insan etinin kokusunu, geçmekten ürktüğümüz mahallerin rutubetini soluyorum. belki bilmeden ya da utanmadan parçası olduğumuz bu adaletsizliğin ağırlığı biniyor üzerime. suni ve anlık hatta belki tamamen ikiyüzlüce ama aysan'ın dediği gibi, yok başka cehennem yaşıyoruz işte.
orada duruyorsun, fırtınalar tanığımdır
terkedilmiş
beyaz ve nazlı,
yorgun bir hallacın
attığı
yünler
gibi
dokunaklı.
git diyorlar gidiyorsun
kal diyorlar
ne bir ses
ne bir şarkı.
ey saçlarına ak kuşlar üşüştüren
yüzünü peçesine saklamış
ayın altında
çam dalına asılan
gümüş
gölgesi
göle düşmüş.
kendine bıçaklar bileyen
devrilmiş
kağnı
gibi
yolda kalmış
sevgilim.
altın benekli
fundalıklarda
pusuya düşürülen
geceleyin gözleri bağlı
götürülen
karaca.
inilmedik ne bir deniz
çıkılmadık ne bir dağ
uğranmadık han
bırakmayan
yaralı koşma
sevdalı
im
halkım, sevgilim.
saz yok
mızrap yok
hep konmuş
hem göçebe
hem balık hem kuş
hem ingin hem yokuş
yanık otlar gibi
kavrulmuş
esmer ve yoksul.
iner şafağın alacasında
karıncalar ordusu
şehre
kenar
mahallelerden
yürüyerek
ve trenlerle.
su satan çocuklarıyla
kapılarında vagonların
çamaşırcı
kadınlarıyla
iner
şehre
sincan'dan
iner mamak'tan
battal gazi
destanı ve
kan kalesi
ve kılıcıyla alinin
mızraklı ilmihalle.
yok başka bir cehennem
yaşıyorsun işte
ellerine
bulaşmış
kara incirin sütü
ve kardeşinin
kanı
habil ile kabilin.
yaşıyorsun
sarışın
onurlu ve aşık
karasevdalar
içinde
aydınlık.
yok senin kayan bir yıldızın
puslu
seken dizin
çolpanın
görünmüyor.
bu gökyüzü
sana
bana dar
telliturnam uçamaz
gelinkuşum konamaz.
tel örgüyle
çevrilmiş
onlara
mavi ve alabildiğine
geniş.
hasretin çırağı
gurbetin
kalfası
ve aydınlıkların
ustasısın
sönünce
mum
sönünce
çarağı
karanlıklara
çarpan
pervanem.
halkım
sevgilim
yanar
güneşte etin kehribar
bir üzüm
çıngılı
gibi.
çıkrık iner
çıkar
çıkrık
varılmaz
dibi görülmedik
korkuyum.
süngerdedir
vurgun yemiş
tütün
düzer
inci
gibi.
karabükte
duman olur
savrulur
gıslavette işçi.
yıllar yılı
bilirim
döne döne
yıllar yılı
aynı
kitabı okur
adı acılarbilgisi
adı acılarbilgisi
acılarbilgisi.
orada duruyorsun, fırtınalar tanığımdır
terkedilmiş
beyaz ve nazlı,
yorgun bir hallacın
attığı
yünler
gibi
dokunaklı.
git diyorlar gidiyorsun
kal diyorlar
ne bir ses
ne bir şarkı.
ey saçlarına ak kuşlar üşüştüren
yüzünü peçesine saklamış
ayın altında
çam dalına asılan
gümüş
gölgesi
göle düşmüş.
kendine bıçaklar bileyen
devrilmiş
kağnı
gibi
yolda kalmış
sevgilim.
altın benekli
fundalıklarda
pusuya düşürülen
geceleyin gözleri bağlı
götürülen
karaca.
inilmedik ne bir deniz
çıkılmadık ne bir dağ
uğranmadık han
bırakmayan
yaralı koşma
sevdalı
im
halkım, sevgilim.
saz yok
mızrap yok
hep konmuş
hem göçebe
hem balık hem kuş
hem ingin hem yokuş
yanık otlar gibi
kavrulmuş
esmer ve yoksul.
iner şafağın alacasında
karıncalar ordusu
şehre
kenar
mahallelerden
yürüyerek
ve trenlerle.
su satan çocuklarıyla
kapılarında vagonların
çamaşırcı
kadınlarıyla
iner
şehre
sincan'dan
iner mamak'tan
battal gazi
destanı ve
kan kalesi
ve kılıcıyla alinin
mızraklı ilmihalle.
yok başka bir cehennem
yaşıyorsun işte
ellerine
bulaşmış
kara incirin sütü
ve kardeşinin
kanı
habil ile kabilin.
yaşıyorsun
sarışın
onurlu ve aşık
karasevdalar
içinde
aydınlık.
yok senin kayan bir yıldızın
puslu
seken dizin
çolpanın
görünmüyor.
bu gökyüzü
sana
bana dar
telliturnam uçamaz
gelinkuşum konamaz.
tel örgüyle
çevrilmiş
onlara
mavi ve alabildiğine
geniş.
hasretin çırağı
gurbetin
kalfası
ve aydınlıkların
ustasısın
sönünce
mum
sönünce
çarağı
karanlıklara
çarpan
pervanem.
halkım
sevgilim
yanar
güneşte etin kehribar
bir üzüm
çıngılı
gibi.
çıkrık iner
çıkar
çıkrık
varılmaz
dibi görülmedik
korkuyum.
süngerdedir
vurgun yemiş
tütün
düzer
inci
gibi.
karabükte
duman olur
savrulur
gıslavette işçi.
yıllar yılı
bilirim
döne döne
yıllar yılı
aynı
kitabı okur
adı acılarbilgisi
adı acılarbilgisi
acılarbilgisi.
devamını gör...
hydna
pers-yunan savaşları sırasında pers donanmasına karşı babası scyllis ile beraber akılalmaz bir yüzme operasyonu yürütmüş bir dalgıç ve yüzücü. "yüzme operasyonu nedir yahu?" dediğinizi duyar gibiyim, gelin anlatalım:

2. yüzyılda yaşamış yunan tarihçi pausanias'ın yazdığına göre (ki bu pers-yunan savaşlarından 7 yüzyıl sonrasında yazıldığı için ikincil bir kaynak olmalıdır) pers imparatoru serhas, pers donanması artemision'a gelmeden önce pelion dağı'nın yakınlarındaki kıyılarda donanmasının bir kısmına demir attırmış ve rotalarının önündeki fırtınanın geçmesini beklemekte idi.
perslerin demir attığı bölgeye yakın yaşadığı için çevreyi çok iyi bilen hydna ve babası, inanması güç bir eyleme geçerek kıyıdan 10 deniz mili (16 km.) civarı uzakta olan pers filosuna doğru yüzmeye başlayarak gerçekten de akla hayale sığmaz bir operasyon gerçekleştirecektir. onların şansına, mevzubahis ikili pers gemilerine yaklaştığı sırada büyük bir fırtına çıkınca, perslerin bu fırtına ile meşgul olmasından ziyadesiyle istifade edeceklerdir. hydna ve babası sessizce ve görünmeden gemilerin altına daldıktan sonra demir halatlarını keserek pers gemilerinin kontrol dışına çıkmasını, ve birçoğunun rüzgarın etkisiyle birbirine çarparak batmasına sebep olacak, ve pers donanmasına neredeyse sıfır bütçeyle hatrı sayılır bir zarar vermiş olacaktır.
şüphesiz, yunan dünyası da bu iki kişinin yaptıklarından oldukça etkilenmiş olsa gerek; delphoi tapınağı'na kendilerine heykeller adanarak isimleri ölümsüzleştirilecektir. ta ki roma imparatoru nero o heykelleri çalıp, kendi memleketine götürünceye dek...
not: "peki ya neden başlığa babasının ismini yazmadın?" diyecekler için: bu hikaye daha çok hydna'nın adıyla anıldığından daha kısa ve öz bir başlık açmak istedim.
kaynak: ancientherstories.com/swimm...

2. yüzyılda yaşamış yunan tarihçi pausanias'ın yazdığına göre (ki bu pers-yunan savaşlarından 7 yüzyıl sonrasında yazıldığı için ikincil bir kaynak olmalıdır) pers imparatoru serhas, pers donanması artemision'a gelmeden önce pelion dağı'nın yakınlarındaki kıyılarda donanmasının bir kısmına demir attırmış ve rotalarının önündeki fırtınanın geçmesini beklemekte idi.
perslerin demir attığı bölgeye yakın yaşadığı için çevreyi çok iyi bilen hydna ve babası, inanması güç bir eyleme geçerek kıyıdan 10 deniz mili (16 km.) civarı uzakta olan pers filosuna doğru yüzmeye başlayarak gerçekten de akla hayale sığmaz bir operasyon gerçekleştirecektir. onların şansına, mevzubahis ikili pers gemilerine yaklaştığı sırada büyük bir fırtına çıkınca, perslerin bu fırtına ile meşgul olmasından ziyadesiyle istifade edeceklerdir. hydna ve babası sessizce ve görünmeden gemilerin altına daldıktan sonra demir halatlarını keserek pers gemilerinin kontrol dışına çıkmasını, ve birçoğunun rüzgarın etkisiyle birbirine çarparak batmasına sebep olacak, ve pers donanmasına neredeyse sıfır bütçeyle hatrı sayılır bir zarar vermiş olacaktır.
şüphesiz, yunan dünyası da bu iki kişinin yaptıklarından oldukça etkilenmiş olsa gerek; delphoi tapınağı'na kendilerine heykeller adanarak isimleri ölümsüzleştirilecektir. ta ki roma imparatoru nero o heykelleri çalıp, kendi memleketine götürünceye dek...
not: "peki ya neden başlığa babasının ismini yazmadın?" diyecekler için: bu hikaye daha çok hydna'nın adıyla anıldığından daha kısa ve öz bir başlık açmak istedim.
kaynak: ancientherstories.com/swimm...
devamını gör...
çiftlerin ayrıldıktan sonra arkadaş kalması
ütopya sanılan distopya.
devamını gör...
kuzenlerim
2002 yılı trt 1 ekranlarında yayınlanan gençlik dizisi. aynı evde yaşayan 3 kuzenin hayatı konusuydu. bir dönem arda kural 'ın da kadrosunda bulunduğu dizidir.
devamını gör...
sait faik abasıyanık
abasıyanık kitabı olan yazardır.
izlemek için buradan.
izlemek için buradan.
devamını gör...
alkol almadan uyuyamamak
bu da bir nevi alkol sorunu göstergesi. yani beyne alkol yoksa uyku yok şartlandırmasını yapmışsınız bu aynı saatte alkol alma alışkanlığı yüzünden. relax bitki çaylarını deneyin, hiç olmadı doktora gözüküp kısa süreli bir ilaç desteği alabilirsiniz uyku düzeni oturması için.
devamını gör...
hayatınızdaki en pozitif şey
hayatımda sihirli bir pozitiflik var. bazen görünmez oluyor bazen de meydana çıkıp göbek atıyor.
seviyorum kendisini, o da olmasa hayatım iyice yaşanmaz olurdu.
tek sorun kaynağını bilmemem.*
seviyorum kendisini, o da olmasa hayatım iyice yaşanmaz olurdu.
tek sorun kaynağını bilmemem.*
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
yeni bilgi;
başvuru yapan çok kişi olduğu için kulübe alımlar durdurulmuş. ben de çok geç fark ettim bu durumu. ek kontenjan açılırsa başvurunuzu yapın dediler. yedeklerden girebilir mişim. sanırım işin içinde torpil de var. eş dost akraba kim varsa doldurmuşlar. tanıdık birilerine bakacağım artık bende bir ihtimal yardımcı olur diye. başvuru şartlarına da uygun olmam şartmış. şu an sakinim ama deliricem gibi dedim kem küm ettiler. merak ediyorum ya nasıl bir yer acaba beni de alsanıza aranıza.*
başvuru yapan çok kişi olduğu için kulübe alımlar durdurulmuş. ben de çok geç fark ettim bu durumu. ek kontenjan açılırsa başvurunuzu yapın dediler. yedeklerden girebilir mişim. sanırım işin içinde torpil de var. eş dost akraba kim varsa doldurmuşlar. tanıdık birilerine bakacağım artık bende bir ihtimal yardımcı olur diye. başvuru şartlarına da uygun olmam şartmış. şu an sakinim ama deliricem gibi dedim kem küm ettiler. merak ediyorum ya nasıl bir yer acaba beni de alsanıza aranıza.*
devamını gör...
yazarların asla dinlemem dediği müzik türü
yok diyeceğim başlık. her tarz müziğin farklı bir karakteri, ruhu var hissedebilirseniz eğer, tıpkı insan gibi. ruhum hangi müziğe açsa onu dinlerim.
devamını gör...
avrupa birliği
bize gelince etnik, dini, mezhebi konularda herkese her istediğini verin, insan hakları, demokrasi muhabbetleri yapan ama ispanya'da katalan halkı referandum yapıp, neredeyse % 100 bağımsızlık isteyince hooop tamam etnik grupsunuz ama ispanya'dan ayrılamazsınız diyen birlik.
devamını gör...
teyze vs hala
teyzelerim annemin yarısı değil tamamı gibi. halam da beni tanımıyor işte.. fark bu.
devamını gör...
normal sözlük bahar etkinliği
"kitabı çeki geçtim, dün girdiğim ama hâlâ kategorilendirilmemiş bilgi başlığım var. onu gereken yere alsak mı acaba?" cevabını verdiğim etkinlik.
gerçekten şu kategori işinin bir düzene girmesi gerek. geride kalıp ilgili kategoriye girmemiş başlıklarım var mı bilmiyorum, tek tek bakmadım hepsine elbette. fakat varsa da bunları bir bir arayıp bulup bildirmek yerine kendimiz yapabilsek bu işi çok iyi olurdu.
belki troll başlıkların, başlık sahibi tarafından olmadık kategorilere yerleştirilmesini engellemek için yapılmıyor bu ama bizim başlıklar da güme gidebiliyor. moderatörlere binen yük de cabası... birkaç kez mesaj attım sağ olsun ilgilenip gereken yere koydular başlıkları ama işte her zaman her başlığın peşinden de koşacak değiliz hiçbirimiz.
gerçekten şu kategori işinin bir düzene girmesi gerek. geride kalıp ilgili kategoriye girmemiş başlıklarım var mı bilmiyorum, tek tek bakmadım hepsine elbette. fakat varsa da bunları bir bir arayıp bulup bildirmek yerine kendimiz yapabilsek bu işi çok iyi olurdu.
belki troll başlıkların, başlık sahibi tarafından olmadık kategorilere yerleştirilmesini engellemek için yapılmıyor bu ama bizim başlıklar da güme gidebiliyor. moderatörlere binen yük de cabası... birkaç kez mesaj attım sağ olsun ilgilenip gereken yere koydular başlıkları ama işte her zaman her başlığın peşinden de koşacak değiliz hiçbirimiz.
devamını gör...
gözlerdeki ışıltı
(bkz: zeka parıltısı)
en güzeli öğrencide olanıdır. heyecan, heves ve zeka ile sizden bir şey öğrenmek icin pür dikkatini vererek hayran hayran baktığında gözünde gördüğünuzdür.
öğrenciler geleceğimizdir. gözlerindeki ışığı söndüren hocalara,ailelere ve hükümete neyse. saygılar.
en güzeli öğrencide olanıdır. heyecan, heves ve zeka ile sizden bir şey öğrenmek icin pür dikkatini vererek hayran hayran baktığında gözünde gördüğünuzdür.
öğrenciler geleceğimizdir. gözlerindeki ışığı söndüren hocalara,ailelere ve hükümete neyse. saygılar.
devamını gör...


