kadınların erkekleri tavlama sırları
bırah bırah bana palavere yapma... benim gibi çoklu cilve yetmezliği olan bir kazma bile birilerinin hoşuna gidebiliyor. kendisinin bile haberi yokken karşı tarafı tavlayabiliyorsa, burada yetenek değil; erkeğin buna teşne olması konuşulur.
devamını gör...
sarı gelin
farid farjad yorumu çok güzel olan türküdür.
buradan
buradan
devamını gör...
normal sözlük’ü bırakma nedenleri
bırakacak insan buraya yazıp şov yapmadan bırakır.
ilgi istiyorsa forumlara yazabilir.
tanım: herkese göre değişebilecek nedenlerdir.
ilgi istiyorsa forumlara yazabilir.
tanım: herkese göre değişebilecek nedenlerdir.
devamını gör...
ptt puluna sırp cumhuriyeti cumhurbaşkanı dodik’in resminin basılması
gün geçmiyor ki riyakar islamcılar çirkin yüzlerini göstermesinler. srebrenitsa soykırımı için, ‘uydurma’ diyen bosnalı sırp milliyetçisi milorad dodik'in resmini bastırmış ptt puluna adamlar şaka gibi ya....
buradan
buradan
devamını gör...
engelli bir kadınla evlenen erkek
başımıza neler gelebileceğinin kararını biz vermiyoruz ne yazık ki. yarın yada bir yıl sonra engelli bir birey olarak hayatıma devam edebilirim. bu benim duygularımı, düşüncelerimi ve beni ben yapan özelliklerimi değiştirebilir mi? yürüyemiyor, göremiyor veya bir şekilde engelim beni değiştirebilir mi ruhen? sanmam. elbette ki engelli bir bireyle evlenmenin zorlukları vardır ama bunları kabullenip cok güzel evlilik hayatları olan insanlar var. asla ve asla demeden önce, kendini engelli bir birey olarak görmesini rica ederim.
devamını gör...
hotel rwanda
izlenilmesi gereken savaşın vahşi yüzünü gösteren değerli film.don cheadle otel müdürü rolünde başarılı performans göstermiştir.
devamını gör...
çocukluğu hatırlatan yiyecekler
cino.
devamını gör...
ilteriş kağan
göktürk devleti kağanı, aynı zamanda bilge kağan ve kül tigin'in babası. 681-693 yılları arasında hüküm sürmüştür.
çin hakimiyetine girerek özgürlüğünü yitirmiş türkleri tekrar birleştirerek tek çatı altında toparladığı için kendisine ilteriş adı verilmiştir.
çin hakimiyetine girerek özgürlüğünü yitirmiş türkleri tekrar birleştirerek tek çatı altında toparladığı için kendisine ilteriş adı verilmiştir.
devamını gör...
salusa secundus
dune evreninden bir gezegen. gamma waiping yıldız sisteminin 3. gezegenidir. başlarda uzun süre corrino hanedanlığına ev sahipliği yapan gezegen, daha önceleri çok iyi koşullara sahip yaşanabilir bir yer iken asillerin bir başka gezegene göçmesi ile birlikte zamanla bir hapis gezegenine dönüştürülmüştür.
bu göçe ise bir nükleer saldırının sebep olduğu söylenmektedir.
kelime kökeni olarak “secundus salutis”ten gelmiş olabileceği tahmin ediliyor. yaklaşık türkçe anlamı ise “sağlığa elverişli” olarak açıklananilir.
çevre koşulları çok serttir. arrakis kadar sert bir iklimi olmasa da zorlayıcıdır. bilinen evrende şiga teli’nin yetiştiği iki gezegenden biridir.
fremen kültüründe bu gezegenin tanınması ise eskilere dayanır. zira gezgin zensünni’lerin bir müddet salusa secundus’ta köle olarak yaşadığı dilden dile anlatılagelmiştir.
hapis gezegeni olmasından ötürü evrenin her yanından suçlular buraya getirilmiştir. pek tabi suçlular ve zor çevre koşulları aynı denklemin bilinenleri iken, bu denklemin sonucunun sardaukar’lar olması pek de olasıdır. atreidesler, özellikle fremenlerin yaşayış ve karakterlerini gördükten sonra bu olasılık daha da güçlenmiştir. yine de sardaukar’ların esas kökeni gizemini korumakta.
bundan sonrasına biraz spoiler’lı değinelim;
bu gezegeni ilk kez ilk kitapta duyuyoruz. imparator emrindeki bu sardaukar’lar salusa secundus’tan arrakis’e gönderilmiş ve burada atreideslere karşı kurulan komploda harkonnen’lerin en büyük kozu olmuştur.
pek sonraları, paul atreides imparatorluk tahtına oturunca, 4. şaddam’ı yani müstakbel kayınpederini bu gezegene göndermiş ve hanedanını buradan yönetmesini salık vermiştir. buradaki amaç hem şaddam’a değer verdiğini göstermek hem de olası sardaukar seferlerini kesmektir. bu amaca ise şaddam’a salusa secundus’u yaşanabilir bir ekosistem yapma görevini vererek ulaşmıştır. çünkü sert koşullar olmadan sardaukar’ların yetişemeyeceğini bilmektedir.
pek tabii emekliliğinde de rahat durmayan şaddam, gerek kendi ailesinin gerekse fenring ailesinin de işbirliği ile atreides’lere karşı birkaç başarısız suikast girişiminde bulunsa da sonuç elde edememiş ve hayatının sonuna dek salusa secundus’ta sürgün olarak yaşamıştır.
gezegen, daha sonraları da baharat üretme çabaları ile gündeme gelse de başarılı bir örnek olamamıştır.
bu göçe ise bir nükleer saldırının sebep olduğu söylenmektedir.
kelime kökeni olarak “secundus salutis”ten gelmiş olabileceği tahmin ediliyor. yaklaşık türkçe anlamı ise “sağlığa elverişli” olarak açıklananilir.
çevre koşulları çok serttir. arrakis kadar sert bir iklimi olmasa da zorlayıcıdır. bilinen evrende şiga teli’nin yetiştiği iki gezegenden biridir.
fremen kültüründe bu gezegenin tanınması ise eskilere dayanır. zira gezgin zensünni’lerin bir müddet salusa secundus’ta köle olarak yaşadığı dilden dile anlatılagelmiştir.
hapis gezegeni olmasından ötürü evrenin her yanından suçlular buraya getirilmiştir. pek tabi suçlular ve zor çevre koşulları aynı denklemin bilinenleri iken, bu denklemin sonucunun sardaukar’lar olması pek de olasıdır. atreidesler, özellikle fremenlerin yaşayış ve karakterlerini gördükten sonra bu olasılık daha da güçlenmiştir. yine de sardaukar’ların esas kökeni gizemini korumakta.
bundan sonrasına biraz spoiler’lı değinelim;
bu gezegeni ilk kez ilk kitapta duyuyoruz. imparator emrindeki bu sardaukar’lar salusa secundus’tan arrakis’e gönderilmiş ve burada atreideslere karşı kurulan komploda harkonnen’lerin en büyük kozu olmuştur.
pek sonraları, paul atreides imparatorluk tahtına oturunca, 4. şaddam’ı yani müstakbel kayınpederini bu gezegene göndermiş ve hanedanını buradan yönetmesini salık vermiştir. buradaki amaç hem şaddam’a değer verdiğini göstermek hem de olası sardaukar seferlerini kesmektir. bu amaca ise şaddam’a salusa secundus’u yaşanabilir bir ekosistem yapma görevini vererek ulaşmıştır. çünkü sert koşullar olmadan sardaukar’ların yetişemeyeceğini bilmektedir.
pek tabii emekliliğinde de rahat durmayan şaddam, gerek kendi ailesinin gerekse fenring ailesinin de işbirliği ile atreides’lere karşı birkaç başarısız suikast girişiminde bulunsa da sonuç elde edememiş ve hayatının sonuna dek salusa secundus’ta sürgün olarak yaşamıştır.
gezegen, daha sonraları da baharat üretme çabaları ile gündeme gelse de başarılı bir örnek olamamıştır.
devamını gör...
insana mutsuzluk veren kokular
ter kokusu.
devamını gör...
brawl stars
yan hesap açınca 3000 kupayım spike 8.seviye çok güzel oynuyorum roblox'da oynuyorum.ben halamın yeğeniyim.hi hı hı hı hı 8500 kupalık ana hesabım var.
d: yeğen 1
d: yeğen 1
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
...
heeey diyorum uluorta, bir ölü soldan sağa dönüyor
avcunda bir avuç mezar toprağı buz
bir ölü tırnak tırnak göçüyor karanlığa
tırnak tırnak koparak kayalarından
heeey diyorum uluorta, sürü kuşlar havalanıyor
toprak dalgalanıyor, sular dövüyor kıyılarını
ve bir yengeç âdem, pazarın ortasında
bir vurguna bir soyguna bir çalgına derken
bir çiçek sayıklıyor alnımın ortasında
bir kristal kırılıyor tören başlıyor
ve bozuk çalıyor
gramofon
...
bir heykele bir kuklaya
bir cambaza bir çarmıha
derken güzelim
oluyor gökyüzünde bir katar turna tren trafik
ve bozuk çalıyor gramofon ve bozuk çalıyor gramofon ve
bozuk
çalıyor boz
çalıyor fon
çalıyor ra
yani bu demek
hasan hüseyin / zor nakış
heeey diyorum uluorta, bir ölü soldan sağa dönüyor
avcunda bir avuç mezar toprağı buz
bir ölü tırnak tırnak göçüyor karanlığa
tırnak tırnak koparak kayalarından
heeey diyorum uluorta, sürü kuşlar havalanıyor
toprak dalgalanıyor, sular dövüyor kıyılarını
ve bir yengeç âdem, pazarın ortasında
bir vurguna bir soyguna bir çalgına derken
bir çiçek sayıklıyor alnımın ortasında
bir kristal kırılıyor tören başlıyor
ve bozuk çalıyor
gramofon
...
bir heykele bir kuklaya
bir cambaza bir çarmıha
derken güzelim
oluyor gökyüzünde bir katar turna tren trafik
ve bozuk çalıyor gramofon ve bozuk çalıyor gramofon ve
bozuk
çalıyor boz
çalıyor fon
çalıyor ra
yani bu demek
hasan hüseyin / zor nakış
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
“modern dünya, insanın yüksek melekelerine ihtiyaç duyan her şey hakkında şüpheci olmaya eğilimlidir. ama herhangi bir şeye ihtiyaç duymayan şüphecilik hakkında hiç şüpheci değildir. “ diyen alman iktisatçı ve düşünce adamı ernst friedrich schumacher‘ ın, bahsini çok duyduğum fakat henüz okumaya başladığım,
“aklı karışıklar için kılavuz ” kitabı.
“aklı karışıklar için kılavuz ” kitabı.
devamını gör...
engellenen yazarın hala tanımlarınızı artılaması
sinir bozucu bir durumdur.
iko çabuk yeni bir özellik getir. kimi engellediysek o da bizi engellemiş sayılsın. birbirimizi görmeyelim.
yazıklar olsun.
iko çabuk yeni bir özellik getir. kimi engellediysek o da bizi engellemiş sayılsın. birbirimizi görmeyelim.
yazıklar olsun.
devamını gör...
ogün sanlısoy
özlem tekin ile düet yaptıkları "dayanamam" isimli parçası çok güzeldir.
devamını gör...
kafesteki kadın
2013 yapımı danimarka filmi..
ortağı öldürülmüş, eşinden boşanmış, uyumsuz, aksi bir polis olan kahramanımız, eski faili meçhul olayları istiflemek üzere pasif bir göreve getirilir. tabi ki burada da rahat durmaz, 5 sene önce intihar ettiği söylenen bir kadının akibetini araştırmak üzere, ortadoğulu ortağıyla beraber yollara düşer.
iskandinav, ispanyol veya fransız filmlerini izlememizin ve sevmemizin başlıca sebebi, hollywood 'un bize dayattığı klişelerden kurtulmalarıdır. farklı bakış açıları, farklı karakterler, farklı olay örgüleri, anlatımlar. bence bu filmin düştüğü en büyük tuzak bu, danimarka 'da amerikanvari bir film çekmenin bir anlamı yoktur, zaten o tip filmlerin alası amerika 'da çekiliyor.
fena olmayan (hatta iyi bile denebilir) senaryosuna rağmen, konuyla alakalı olmayan bazı diyalog ve olayların olması, karakterlerin (başroldeki polis kardeşimiz dahil) hep sığ karakterler olması, senaristlerin ve yönetmenin filmin sonunu bağlamakta biraz acele etmeleri sonucu vasat bir polisiye çıkmış ortaya.
tabi ki, elde ettiğiniz sonuç bazen beklentilerinizle alakalı olabiliyor, zira filmden beklentim çok yüksekti, o sebeple hayal kırıklığına uğradığımı ifade edeyim. ancak, yine de 1,5 saat boşluğunuz varsa izlenebilecek bir film gibi duruyor filmimiz, daha fazlası değil..
ortağı öldürülmüş, eşinden boşanmış, uyumsuz, aksi bir polis olan kahramanımız, eski faili meçhul olayları istiflemek üzere pasif bir göreve getirilir. tabi ki burada da rahat durmaz, 5 sene önce intihar ettiği söylenen bir kadının akibetini araştırmak üzere, ortadoğulu ortağıyla beraber yollara düşer.
iskandinav, ispanyol veya fransız filmlerini izlememizin ve sevmemizin başlıca sebebi, hollywood 'un bize dayattığı klişelerden kurtulmalarıdır. farklı bakış açıları, farklı karakterler, farklı olay örgüleri, anlatımlar. bence bu filmin düştüğü en büyük tuzak bu, danimarka 'da amerikanvari bir film çekmenin bir anlamı yoktur, zaten o tip filmlerin alası amerika 'da çekiliyor.
fena olmayan (hatta iyi bile denebilir) senaryosuna rağmen, konuyla alakalı olmayan bazı diyalog ve olayların olması, karakterlerin (başroldeki polis kardeşimiz dahil) hep sığ karakterler olması, senaristlerin ve yönetmenin filmin sonunu bağlamakta biraz acele etmeleri sonucu vasat bir polisiye çıkmış ortaya.
tabi ki, elde ettiğiniz sonuç bazen beklentilerinizle alakalı olabiliyor, zira filmden beklentim çok yüksekti, o sebeple hayal kırıklığına uğradığımı ifade edeyim. ancak, yine de 1,5 saat boşluğunuz varsa izlenebilecek bir film gibi duruyor filmimiz, daha fazlası değil..
devamını gör...
normal sözlük tahmini ne zaman büyür sorusu
büyümese de olur azizim. yeter ki kaliteli olsun. yazarlar önce insan olmayı sonra tartışmanın da bir adabı olduğunu bilsin yeter ki.
devamını gör...
didem madak sözleri
"hayatımın üstünde imkansız kuşlar uçuyor."
...
"çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım. bilmiyorsunuz. darmadağın gövdemi çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum."
...
"kaç meydanını okudum da bu hayatın
yalnız iki harf öğrendim ah!"
...
"sevinçli bir kalp, sevinçli bir çocuğa benzer ışıl: koşmak ister, salıncağa binmek ister."
...
"çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım. bilmiyorsunuz. darmadağın gövdemi çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum."
...
"kaç meydanını okudum da bu hayatın
yalnız iki harf öğrendim ah!"
...
"sevinçli bir kalp, sevinçli bir çocuğa benzer ışıl: koşmak ister, salıncağa binmek ister."
devamını gör...
la luna
üslubu nahif ve aynı zamanda espritüel olduğundan hiç sıkmadan kendini okutan, tanımlarını merakla bekleten yazarımız.
lütfen anılarını daha fazla aktar buraya sevgili yazar, genelde ağlamanla sonuçlanıyor gibi bir izlenim verse de hoş anılar olduğunu ve senin de anlatırken tebessüm ettiğini düşünüyorum çünkü*.
keyifli sözlükler.
lütfen anılarını daha fazla aktar buraya sevgili yazar, genelde ağlamanla sonuçlanıyor gibi bir izlenim verse de hoş anılar olduğunu ve senin de anlatırken tebessüm ettiğini düşünüyorum çünkü*.
keyifli sözlükler.
devamını gör...
