genellikle burada cinsel başlıklardan rahatsız olanlar aydın ve ilerici yazarlardır. kardeşim kimse sizin cinsel hayatınıza karışmıyor ki, sözlüğün ırzına geçtiğiniz için tepki gösteriyorlar. haklılar da bence, bazen hakikaten aşırı abartıyorsunuz.
devamını gör...

eğer bir uçak kazası yaşaycaksanız bunun önüne zaten geçemezsiniz. uçakta yolculuk ederken tabletten izlemişliğim vardır ayrıca.
devamını gör...

nedense yıllardır dönüp dönüp tekrar okuduğum kısa bir mihail bulgakov romanı. her okuduğumda tadı farklı oluyor.

sistemlerin adı değişiyor hatta sığındıkları ideolojiler birbirinin zıttı; ama aslında hepsi aynı sistem. inanmazsanız köpeklerin, kedilerin ve insanların haline bakın.

--- alıntı ---

ah, siz insanlar yok musunuz...

--- alıntı ---
devamını gör...

pandispanyadır. delikanlı adam yemek mi yaparmış, hadi yaparmış da ismi bile bu kadar efemine bir kek türüyle ne işi olurmuş diye tepeme çökmeden önce açıklamasını yapayım bi dinleyin.

şemdinlideyiz, çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın doğum günü hasebiyle kendi aramızda rıfkı oynarken yanında yemelik bir yaş pasta yapalım, onu da kesmeden önce bizim keresteye okutup üfletelim dedik. demez olaydık. pasta bulunmaz mı bir ilçede, bulunamaybiliyor. açtık emine beder ablamızdan bir tarif kendin pişir kendin ye usulünden bir şey olsun, hem ucuz yollu da olur doyasıya yeriz diye iştahlandık. kekini çözdük mü şantisi eşantiyondan üstüne de bir iki madlen çikolata kırarız ki yeme de yanında yat.

tabi olaylar böyle gelişmedi. yumurtasından mı fırınından mı tepsisinden mi (kesinlikle benden değil) o pofuduk pofuduk sevimli mi sevimli olması gereken kek bildiğin mısır ekmeği gibi çıktı fırından. kemirsen diş kesmez öyle bir karton. ilk raundda nakavt olmanın verdiği hüzünle işi burada bırakıp marketten alınan ülker peki ile işi kotardık kotarmasına da bu da böyle bir travmadır kaldı işte derinde.

(bu entryde ürün yerleştirme yapılmıştır)
devamını gör...

asla yaşamadığım tereddüttür. şimdi soracaksınız neden? anlatayım efendim.

söylenecek çok şey varken susmak kalbe zarardır. içimdekini söyler, gerisini karşı tarafa bırakırım. bir de en sevdiğim huyumdur; eğer susmuşsam benim için bitmiş demektir. bu nedenle çok çok kırılmadıysam asla mesaj atma ya da atmama tereddütüne düşmem, susmamaya, sorunu çözmeye çalışırım.
devamını gör...

escinsellik karşıtı ya da homofobik değilim. ancak tesvikin özellikle son yıllarda bombardıman halinde olduğu noktasında hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. gayet yerinde bir karardır.
devamını gör...

başlıkta ismi geçen yazarlar zaten ''binlerce iyi yazar''ın arasında fakat başlıktaki isimler ''bestseller'' olduğu için kendilerine fazlaca haksızlık yapılıyor.

bestseller, yapaylıktan başka bir şey değildir. özellikle romanı bestseller'la boğmaya çalışmak, yazarlarına büyük haksızlıktır. bir ara benim de rahatsız olduğum, ''kahve- kürk mantolu madonna'' tayfası çıkmıştı. şu an bir kitapçıya gidin, sabahattin ali'nin kitapları her yerde en çok satanlar. neden? doyumsuz tüketicilerden dolayı. tamam, kıyafette, arabada, ev eşyasında yarışa giriyorsunuz ve sahip olmak istiyorsunuz ve bunu göstermek istiyorsunuz fakat bu yapay kültürü kitaplar için oluşturmak büyük haksızlık. ön yargı oluşturuyor çünkü. sabahattin ali'nin kitapları en çok satılanlarda olmayı zaten hak ediyor çünkü bize, biz insanlara ne olduğumuzu söylüyor. her insan bundan farklı şeyler çıkarıyor.

yazarlar bu kadar değerli eserleri, bize ne olduğumuzu gösteren eserleri instagram'da kahve ile story olarak paylaşın diye yazmamış. insanda ister istemez ön yargı oluşturabiliyor fazlaca bahsedilen şeyler. çünkü ''abartıldığı'' düşünülüyor. oysa daha demin verdiğim örnekte bahsettiğim isim olan sabahattin ali, yazıları yüzünden birçok zorluktan geçmiş, hatta dolaylı yoldan yazdıkları yüzünden ne yazık ki katledilmiş bir isim. eğer saygısızlık yapmak istenmiyorsa, kitapları tüketim çılgınlığından uzak tutulmalı, ve gerçekten, gerçek manada okunmalı. ''kahve- kürk mantolu madonna'' fotoğraf karesi, yani sırf çok okunuyor diye alıp da okuduğunu gösterme isteğinden uzak durarak okunmalı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

temel ihtiyaçlar hariç her şey
devamını gör...

bizim sözlükle gönül bağımız var, sözlük bizim bebeğimiz. o yüzden ismine cismine takılmadan yazmaya devam ediyoruz, sonuna kadar burdayız.
devamını gör...

ufak tefek tüyoları olan bir tatlı türüdür.

1- tüm malzemeler oda sıcaklığında olmalı
2-tarifteki kabartma tozu miktarına uyulmalı( fazlası çökme yapıyor)
3- şeker çok iyi eritilmeli( çökme yapıyor)
4- yumurta ile şeker çırpılırken, bir çimdik tuz eklenmesi gerekiyor. bu yumurtanın daha iyi kabarmasını sağlar
5- en önemlisi: un eklendikten sonra mikser kullanılmaz. ekmek yaparken ne kadar yoğurulursa hamur o kadar kıvam alır. kek için ise bu dezavantajdır. ne kadar çırparsak,unun içindeki gluteni açığa çıkardığımızdan kekimiz sertleşecektir( yanlış hatırlamıyorsam). bu nedenle fold etmek dediğimiz, spatula yardımıyla yavaşça , alttan üste doğru karıştırılması gerekiyor.bu sayede daha yumuşak bir kekiniz olacaktır.
devamını gör...

-birçok konuda net olabilmek, ne istediğini bilmek ve bunu karşıdaki kişiye ifade edebilmek.
-farklı görüşlere karşı hoşgörünün artması.
-karşındaki kişiyi olduğu gibi kabullenebilmek.
devamını gör...

arkadaşlarımızla winx oynardık, genelde hep kavgalar çıkardı, yok bloom benim, yok flora, stella benim diye...
gerçi her zaman en sevdiğim peri muisa olmuştur benim*.

onun dışında bu çizgi filmle ilgili farkettiğim bir şey var;
- genelde, küçükken bloom olan kızlar şuan lider, başarılı ve sorumlu
- stella olan kızlar ise sorumsuz, ders çalışmıyor
- flora olanlar fazla duygusal, varoluşsal sancılar çekiyor
- muisa olanlar ise sessiz, kendi halinde

yani en azından çevremden gozledigim kadarıyla böyle.*
devamını gör...

sessiz, karanlık olması yeterli. kendimle başbaşa kaldığım saatleri seviyorum.
devamını gör...

bu beyanı anlamak için aşı nedir, bağışıklık nasıl kazanılır bunu anlamak gerekiyor. şimdi özet geçersem corona virüs adını taç şeklinden alıyor. diken gibi çıkıntılı bir dış yüzeyi var ve bunlara mızrak adı veriliyor. bu mızrak dokuya sağlandığı sırada genetik dizilişi vücut tarafından daha önceden tanındığı zaman bu genetik dizilişi oluşturan nükleotidleri bağışıklık sistemi parçalıyor.

eğer bu diziliş mutasyon geçirdiğinde ki geçirdi, farklılaşma yaşarsa o zaman daha önceden aşı ile gelen antikor bunları tanımıyor yani başlıkta geçtiği haliyle görmüyor.
devamını gör...

31 yaşında işi gücü arabası olan bir faniyim. ev de miras kalacak kasmadım, zaten yaşlılıkta lazım. çocuk pek düşünmüyorum. yaparsak da sadece severim, altını falan temizlemem baştan söyleyeyim.

hayvanlarla arası iyi, evde vakit geçirmeyi, ev işini, ütüyü falan seven, güzel yemek yapan, temiz namuslu bir ev erkeği arıyorum. freelance, evden çalışabileceği, ev işlerine mani olmayacak bir işi varsa çalışabilir.

sabah kahvaltısını işte ediyorum, öğlen yine işteyim, bir akşam yemeği, günlük temizlik, işte kedilerin kumu falan halletsin yeter. arada akşam yemeğine çıkarırım, haftasonları plan yaparız gezmeyi severim, senede iki tatil. ama kıyafete ayakkabıya falan çok para harcamasın sevmem. illa alacaksa harçlıklarından biriktirsin alsın ben karışmam. iyi bir koca olursa, yıldönümlerinde telefon, saat falan pahalı hediyeler de alırım arada.

taliplerimi bekliyorum.
devamını gör...

günaydın sözlükçüĝüm.
günaydın ey dostlar!
çok güzel haberler alacağımız, saĝlıklı bir gün olsun.
hadi.
devamını gör...



akakiy akayiyeviç’in annesi takvimdeki isim önerilerini beğenmeyip çocuğuna eşinin adını koymuş. iyi, hoş, güzel fakat babasına bu isim nasıl koyuldu? sudoku sudokuyeviç… ne kadar saçmaysa akakiy akayiyeviç de bir o kadar saçma. hikayenin devam kısmında akakiy’in çevresindeki insanların iş çıkışında kalan enerjileri ile sosyalleştikleri, davetlere katıldıkları veya tiyatro gösterimlerine gittiklerini anlatıyorlar. akakiy ise işten çıkıp eve vardığında alelacele yemeğini yiyip, eve getirdiği işi yapmaya devam ediyor. bu onu asosyal biri yapar mı? olabilir fakat bu tercih edilmiş bir yalnızlık. adam bundan keyif alıyor ve yaşamını böyle sürdürüyor. kimseye de dalga geçmek düşmez.
nitekim akakiy’de kendimi gördüm. davet edildiğim yerlere gitme mecburiyetim yoksa, yalnızlığımı tercih ediyorum. halimden de gayet memnunum. kendimle geçirdiğim zamanlarımı seviyorum. durup, düşünmeye zamanım olmasını, koşturmadan yorulup halletmem gereken evrak işlerimi bitirdiğimde, birikmiş dizimden bir bölüm açıyorum… kafa sözlük dizi film kulübü ile izleyeceğim filme zamanımın kalmasını seviyorum. kitap okumak istiyorum boş vakitlerimde, sosyalleşmek değil. üç ayda bir arkadaşımla buluşsam, epey yeterlidir. neyse yalnız olan herkesin acınası bir halde olmadığına değindiğime göre, ismini sevdiğimin akakiy’ine dönelim.

tam da kendine bir amaç edinmişliğin mutluluğuna ermişken, tam da paltosuna sarılıp kısa bir an için partilemiş, keyiften dört köşe olmuşken ölümü ile afallattı beni. kısacık, bir anlık mutluluğu bile çok gören hayat, sen ne zalimsin.



kitabı bir kaç güne yayarak okudum. kıyamadım, bitsin istemedim. şimdi “sabahlığımı” giyip, kalemimi elime alma vakti.
devamını gör...

adı üstünde "eski sevgili" o yüzden mutluluklar dile geç. çok da şey edilecek bir konu değil.
devamını gör...

anneyi ya da babayı içten içe eritir. köz olur ama küle dönmez.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim