kafamıza göre radyo yayını
bir derdim var bin dermana değişmem ile katıldığım yayın oldu. geç geldim ama yetiştim tuttum bir ucundan..türküler deyişler derken gezdiniz mi diyar diyar? oblomovreis ben de teşekkür ederim sana radyoculuk yakışıyor sana.benden hep tam destek.*
devamını gör...
kocasının en yakın arkadaşıyla yatan kadın
gelmeye başladı seks * makineleri geç kaldınız.
devamını gör...
her yazar bir çaylak sahipleniyor
ülkece ironilerimizi bile rencide etmek üzerine kurduğumuzu gösteren cümle.
her usta yazar bir çaylağı çırak olarak alıyor desek mesela, daha iyi durmaz mıydı? yine ironi olurdu ama en azından "yavru köpek" hissiyatını yaşatmazdı kimseye.
tamam yavru köpek candır, aşırı sevimlidir falan ama herkes öyle düşünmez. kırılan, gücenen olur vs...
neyse. sjw ilan edilmeden susayım bari.
her usta yazar bir çaylağı çırak olarak alıyor desek mesela, daha iyi durmaz mıydı? yine ironi olurdu ama en azından "yavru köpek" hissiyatını yaşatmazdı kimseye.
tamam yavru köpek candır, aşırı sevimlidir falan ama herkes öyle düşünmez. kırılan, gücenen olur vs...
neyse. sjw ilan edilmeden susayım bari.
devamını gör...
psikoloğun söylediği unutulmayan sözler
senin bir şeyin yok. olsaydı buraya kendi isteğinle gelmezdin. bir şeyim yok benim der, kabullenmezdin.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
üstüme bi hafiflik geldi allah sizi inandırsın, güzel şeyler oluyor..*
neşemiz daim olsun, forever!
edit : oldu mu kort kort moderatör? bi düş yakamdan ahaahhaha
neşemiz daim olsun, forever!
edit : oldu mu kort kort moderatör? bi düş yakamdan ahaahhaha
devamını gör...
instagram'da güzel olmayan kadınların bile binlerce takipçisi olması
bile derken? kadın güzel mi olmak zorunda? belki önemli bir yazar, sanatçı, sporcu, bilim insanı vs. gerçi bunu düşünen kardashian vari tipleri takip ediyordur. çok da bişey beklememek gerek. birini güzel diye takip etmeyin zaten. bakın sapiensi diğer türlerden ayıran şey beyni. beynini keşfet dostum bir yerlerde seni bekliyor.
devamını gör...
neden yapıldığı anlaşılamayan şeyler
canlılara bile isteye zarar verilmesi.
devamını gör...
kediotu
yaz aylarında hoş kokulu pembe veya beyaz çiçekler açan çok yıllık çiçekli bir bitkidir. kediotu çiçeğinin öz sıvısı 16. yüzyılda parfüm olarak kullanılmıştır.
devamını gör...
sarmal
gazeteci murat ağırel'in güzel bir araştırma kitabı. ben sıradan vatandaşların büyük resmi görme , dış güçler gibi olaylarla ilgilenmemesi gerektiğini düşünüyorum. işimiz bu değil. bizim işimiz şuanı görmek ve cebimizdeki üç lira nerede bunu sormak. eğer şuan cebimizde üç lira değilde bir lira varsa kalan iki lira nerede ? işte bunu öğrenmek için bu kitabı okumak gerekir.
kendisine pek sempati duymasam da , imamoğlu seçildiğinde , derneklere ,vakıflara peşkeş dönemi bitmiştir demişti. bunun ne demek olduğunu bu kitabı okumadan anlayamayız.
kitap komplo teorilerine girmeden , cumhuriyet döneminden itibaren ülke sermayesi nasıl paylaşılmış , kimler yemiş ve hala yiyor belgeleriyle bunu anlatıyor. spoiler vermek gerekirse , en başından beri hep aynı kişiler , farklı kimlikler , örgütler altında yemiş ve hala yiyor. bir azınlığın eline düşmüş bütün sermaye , herkes birbirine peşkeş çekiyor. çok fazla isim olduğu için biraz sıkıcı gelebilir lakin murat ağırel akıcı bir üslupla bunun önüne geçmeye çalışmış.
kitapla ilgili tek eleştirim hep muhafazakar-sağ ideolojinin örgütlenmelerini , derneklerini , vakıflarını anlatmış. sol kesime hiç toz kondurmamış. yazarın ideolojik bakış açısı burada yansımış. ama şu konuda hak vermek gerekirse , her zaman güçlü olan, sermayeyi yiyen sağ kesim olmuştur. bundan dolayı neden böyle yaptığını anlıyorum.
kendisine pek sempati duymasam da , imamoğlu seçildiğinde , derneklere ,vakıflara peşkeş dönemi bitmiştir demişti. bunun ne demek olduğunu bu kitabı okumadan anlayamayız.
kitap komplo teorilerine girmeden , cumhuriyet döneminden itibaren ülke sermayesi nasıl paylaşılmış , kimler yemiş ve hala yiyor belgeleriyle bunu anlatıyor. spoiler vermek gerekirse , en başından beri hep aynı kişiler , farklı kimlikler , örgütler altında yemiş ve hala yiyor. bir azınlığın eline düşmüş bütün sermaye , herkes birbirine peşkeş çekiyor. çok fazla isim olduğu için biraz sıkıcı gelebilir lakin murat ağırel akıcı bir üslupla bunun önüne geçmeye çalışmış.
kitapla ilgili tek eleştirim hep muhafazakar-sağ ideolojinin örgütlenmelerini , derneklerini , vakıflarını anlatmış. sol kesime hiç toz kondurmamış. yazarın ideolojik bakış açısı burada yansımış. ama şu konuda hak vermek gerekirse , her zaman güçlü olan, sermayeyi yiyen sağ kesim olmuştur. bundan dolayı neden böyle yaptığını anlıyorum.
devamını gör...
kadınların mutsuzken saçını kesmesi
saçlarımı kestirirken bile kuaföre ecel terleri döktürüyorum. kısaldığında hem o mutsuz hem de ben mutsuz olurum. asıl mutsuzluğu o zaman yaşıyorum yani neymiş bu önerme herkes için geçerli değilmiş.
devamını gör...
yine birileri hayallerimizi yaşıyor
belki de çok pozitif bir yaklaşım gibi gelecek ama şöyle bi gerçek var ki bizler de birilerinin hayalini yaşıyoruz farkında olmasak da.
devamını gör...
13 ocak 2021 whatsapp grup sohbetlerinin google’da görünmesi
hoş olmayan durum.
aslında bu iş "ne yapsınlar benim şuyumu buyumu" olayından öte bir şey. tabi ki arkadaşıma yazacağım "dün niye gelmedin işe?" sorusunu ya da arkadaşımın cevabını merak eden yok ama mesele izinsiz kullanım.
yani şimdi "vücut herkeste var, ne yapsınlar benim vücudumu?" diyebilirsiniz ama birilerinin, mesela siz çıplak uyurken gelip sizin haberiniz olmadan vücudunuzu izlemesini de istemezsiniz sanırım. olay tam olarak budur.
aslında bu iş "ne yapsınlar benim şuyumu buyumu" olayından öte bir şey. tabi ki arkadaşıma yazacağım "dün niye gelmedin işe?" sorusunu ya da arkadaşımın cevabını merak eden yok ama mesele izinsiz kullanım.
yani şimdi "vücut herkeste var, ne yapsınlar benim vücudumu?" diyebilirsiniz ama birilerinin, mesela siz çıplak uyurken gelip sizin haberiniz olmadan vücudunuzu izlemesini de istemezsiniz sanırım. olay tam olarak budur.
devamını gör...
teksir
''çoğaltma'' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
parfen rogojin
veya parfen rogozhin ayrıyeten: (bkz: rogojin), (bkz: budala), (bkz: prens mışkin), (bkz: nastasya filippovna), (bkz: aglaya ivanovna yepançin)
öfkeli, öfkeli olduğu kadar tutkulu. derin bir acı içinde. aşık. fakat birçoklarına göre şeytani, kötü ve belki akılsız bir aşık. dostoyevski'nin budalaromanından.
iyi denemez. fakat kanımca kötü de değil. her şeyin bir şey uğruna yapıldığı dünyada, sayısız telaşların arasında kendini kaybetmiş bir zavallı. aşkına duyduğu derin tutkudan dolayı aşkını da kendini de kaybetmiş bir isim. nastasya'ya olan aşkı o kadar kuvvetliydi ki nastasya'nın düğünden kaçıp kendisine gelmesini prens mışkin'den kaçmak olarak anlayabildi. "kurtar beni!" diye çığlık atıyor nastasya. "kurtar beni!"
rogojin ondan ayrılmak istemedi. her ne kadar romanın sonu yoruma açık olsa da. en sonunda prens ile bakıştılar. "onu sen mi?.." diye sorar prens mışkin. "onu ben..." diye cevaplar rogojin. ve ikisi de tek bir kelime etmez. aslında nastasya filippovna prens'ten kaçarak onun aglaya'ya olan aşkı karşısında saygı ve hatta sevgiyle eğilir. o kadar eğilir ki sonunda kendisini kaybeder. "kurtar beni!" ah, ne kadar da hüzünlü çınlıyor kulaklarımızda! değil werther ile lotte arasındaki aşk, hiçbir aşk bu kadar kuvvetli anlatılamazdı! "kurtar beni! hemen, şimdi, nereye istersen götür beni!" diye haykırır nastasya. rogojin artık biliyordur. nastasya bu aşkına dayanamayacaktır. nastasya kendisi için kaçmamıştır prens'ten! aslen prens için prens'ten kaçmıştır!
prens'i ölümden beter hale getiren kişidir rogojin nihayetinde. kendisini de öyle... ölümden beter haldedir.
ama kötü birisi değil kesinlikle. herkes gibi o da günahlarının ağırlığıyla yüzleşmeye çalışıyor. bizler gibi.
öfkeli, öfkeli olduğu kadar tutkulu. derin bir acı içinde. aşık. fakat birçoklarına göre şeytani, kötü ve belki akılsız bir aşık. dostoyevski'nin budalaromanından.
iyi denemez. fakat kanımca kötü de değil. her şeyin bir şey uğruna yapıldığı dünyada, sayısız telaşların arasında kendini kaybetmiş bir zavallı. aşkına duyduğu derin tutkudan dolayı aşkını da kendini de kaybetmiş bir isim. nastasya'ya olan aşkı o kadar kuvvetliydi ki nastasya'nın düğünden kaçıp kendisine gelmesini prens mışkin'den kaçmak olarak anlayabildi. "kurtar beni!" diye çığlık atıyor nastasya. "kurtar beni!"
rogojin ondan ayrılmak istemedi. her ne kadar romanın sonu yoruma açık olsa da. en sonunda prens ile bakıştılar. "onu sen mi?.." diye sorar prens mışkin. "onu ben..." diye cevaplar rogojin. ve ikisi de tek bir kelime etmez. aslında nastasya filippovna prens'ten kaçarak onun aglaya'ya olan aşkı karşısında saygı ve hatta sevgiyle eğilir. o kadar eğilir ki sonunda kendisini kaybeder. "kurtar beni!" ah, ne kadar da hüzünlü çınlıyor kulaklarımızda! değil werther ile lotte arasındaki aşk, hiçbir aşk bu kadar kuvvetli anlatılamazdı! "kurtar beni! hemen, şimdi, nereye istersen götür beni!" diye haykırır nastasya. rogojin artık biliyordur. nastasya bu aşkına dayanamayacaktır. nastasya kendisi için kaçmamıştır prens'ten! aslen prens için prens'ten kaçmıştır!
prens'i ölümden beter hale getiren kişidir rogojin nihayetinde. kendisini de öyle... ölümden beter haldedir.
ama kötü birisi değil kesinlikle. herkes gibi o da günahlarının ağırlığıyla yüzleşmeye çalışıyor. bizler gibi.
devamını gör...
yeşil-uzum
şansım olan yazar.
her insana doğuştan yardımcılar yollar yaratıcı.
ben hem yatacıya inanıyorum, hem yardımcı olduğuna, hem mucizeler yolladığına.
benim mucizem olan yazar, kankam.
sen çok yaşa emi.
ha böle ha böle devam edelim.
her insana doğuştan yardımcılar yollar yaratıcı.
ben hem yatacıya inanıyorum, hem yardımcı olduğuna, hem mucizeler yolladığına.
benim mucizem olan yazar, kankam.
sen çok yaşa emi.
ha böle ha böle devam edelim.
devamını gör...




