normal sözlük yazarlarının aşk hayatları
(bkz: yengeci semih) ve behlül haznedar gibi yengeme yürümeme az kaldı.
tüm yengelere aşığım ama aşkım hiçbir zaman karşılık bulmuyor çok üzülüyorum.
tüm yengelere aşığım ama aşkım hiçbir zaman karşılık bulmuyor çok üzülüyorum.
devamını gör...
salak yemin ederim gerizekalı bu çocuk ya
son derece haklı bir ebeveynin son derece haklı isyanı. yıllardır dillerimize pelesenk olagelmiş harikulade cümle. internet kültürümüzün vazgeçilmezi. sözlüklerin de olmazsa olmaz bakınızı.
izleyelim:
hayatlarımıza "al kırdın kırdın" deyişini de sokan tam hali:
izleyelim:
hayatlarımıza "al kırdın kırdın" deyişini de sokan tam hali:
devamını gör...
1 mayıs 2021 yeni fakülteler kurulması
(bkz: mahlas tanım başlık uyumu)
yeminle bıhtım yav!!!
eğitimi mahvettiler, şimdi de helvasını kavuruyorlar.
yeminle bıhtım yav!!!
eğitimi mahvettiler, şimdi de helvasını kavuruyorlar.
devamını gör...
ezan
her vakit bizi namaza çağıran sestir . sabah ezanı herkese bir başka hissettirir özellikle.
devamını gör...
yıldız
klasik bir tabirle yıldızlar da doğar, büyür ve ölürler. ölümleri süpernova olarak isimlendirlir.
ayrıca "hepimiz yıldız tozuyuz" (bkz: carl edward sagan)
ayrıca "hepimiz yıldız tozuyuz" (bkz: carl edward sagan)
devamını gör...
annenin ölmesi
bazen sadece annenin değil, anneyle beraber bir baba, bir abla, bir sırdaş ve bir dostun da ölmesidir. ve tüm bu sıfatları bünyesinde toplamış birinin kaybının yarattığı boşluk da geride kalan için öyle kolay kolay doldurulabilecek gibi değildir.
hastalığı boyunca annemin tüm bakımını ben yaptım. dolayısıyla canını en çok ben yaktım. kollarımda verdi son nefesini. ve hastalığı boyunca ismini sayıklayıp kurtarın beni deyip durduğu annesi ve abisinin koynuna emanet ettim onu. eve geldiğimde de ilk işim odama kapanıp saatlerce uyumak oldu. hem yorgunluktan, hem de bir an önce sabah olsun da anneme gideyim diye. ama ertesi sabah olmaz dedi büyükler. ölü istemezmiş. beni rahat bırakın da yerime alışayım dermiş ve üç gün gidilmezmiş. zaten hastalığında çok canını yaktım, bari yerinde rahat etsin de ben gitmesem de olur diye düşünerek peki dedim kuzu kuzu . ama gün değil, dakika sayarak geçirdim o üç günü. ve dördüncü günün sabahı, kardeşimle neredeyse annemin mezarında açtık gözlerimizi. duamızı ettik, bitirdik ve öylece oturduk annemin başında. gözyaşları eşliğinde düşüncelere daldık. bu suskunluk ne kadar sürdü bilmiyorum ama bir süre sonra kardeşim aklımdan geçenleri kelimeye döktü:
"abla, kimse anlamadan annemi çıkarıp son birkez öpüp koklasak olur mu?"
zaman acımı biraz hafifletse de annemin ölümüne ve yokluğuna hala alışamadım. ama annemin mezarı başında, kardeşimle yaşadığımız o anı düşününce diyorum ki bir süre sonra, bir anlığına bile olsa benim için acıdan delirme noktasına gelmektir annenin ölmesi.
hastalığı boyunca annemin tüm bakımını ben yaptım. dolayısıyla canını en çok ben yaktım. kollarımda verdi son nefesini. ve hastalığı boyunca ismini sayıklayıp kurtarın beni deyip durduğu annesi ve abisinin koynuna emanet ettim onu. eve geldiğimde de ilk işim odama kapanıp saatlerce uyumak oldu. hem yorgunluktan, hem de bir an önce sabah olsun da anneme gideyim diye. ama ertesi sabah olmaz dedi büyükler. ölü istemezmiş. beni rahat bırakın da yerime alışayım dermiş ve üç gün gidilmezmiş. zaten hastalığında çok canını yaktım, bari yerinde rahat etsin de ben gitmesem de olur diye düşünerek peki dedim kuzu kuzu . ama gün değil, dakika sayarak geçirdim o üç günü. ve dördüncü günün sabahı, kardeşimle neredeyse annemin mezarında açtık gözlerimizi. duamızı ettik, bitirdik ve öylece oturduk annemin başında. gözyaşları eşliğinde düşüncelere daldık. bu suskunluk ne kadar sürdü bilmiyorum ama bir süre sonra kardeşim aklımdan geçenleri kelimeye döktü:
"abla, kimse anlamadan annemi çıkarıp son birkez öpüp koklasak olur mu?"
zaman acımı biraz hafifletse de annemin ölümüne ve yokluğuna hala alışamadım. ama annemin mezarı başında, kardeşimle yaşadığımız o anı düşününce diyorum ki bir süre sonra, bir anlığına bile olsa benim için acıdan delirme noktasına gelmektir annenin ölmesi.
devamını gör...
8 ve 15 mayıs tarihlerinde pazarların açılacak olması
isabet olmuş.
tüm gıdacılar açıkken, onların kapanması abes idi. hep marketler mi kazansın? pazar dediğin açık havada, taze ekseriyetle yerli gıdaların satıldığı yer değil mi?
tam da pandemi şartlarında olması gereken.
hükümet bayramdan önce bizi de salsa, oyumu verecem onlara. 1 oy da bir oydur. partiden birileri okuyorsa iletsin lütfen.
tüm gıdacılar açıkken, onların kapanması abes idi. hep marketler mi kazansın? pazar dediğin açık havada, taze ekseriyetle yerli gıdaların satıldığı yer değil mi?
tam da pandemi şartlarında olması gereken.
hükümet bayramdan önce bizi de salsa, oyumu verecem onlara. 1 oy da bir oydur. partiden birileri okuyorsa iletsin lütfen.
devamını gör...
patagonyalı (yazar)
her eski entrysine tesadüfen denk gelince nickaltı girmek gibi bir niyetim olmayan yazar.
peki ben ne yapıyorum şu an, eski bir entrysine denk geldim, yine nickaltı giriyorum. tezatlıklarım ve ben bir iki kelam edip gidicem. yazmamın nedeni entrysi değil. görünce yeni bir şeylere denk gelmediğimi fark edip, profile bakim dedim ve bingoo kafa izninde. hafızam kuvvetlidir. baya kuvvetlidir ve ben buna rağmen çoğu zaman salağa yatarım. neyse konumuz bu değil.
üşenmesem bulurdum da, üşengeç bir insanım ne yazık ki. sözlükten gitmekle ilgili bir başlıkta, beni göndermedikleri sürece bir yere gitmem gibi bir yazısını okuduğumu net hatırlıyorum. hani kendisi unuttuysa hatırlatayım dedim.
dönmesi dileğiyle.
**bugün çok sakin bir günümdeyim sanırım. çemkirmeden entry yazabildim. bravo bana.
peki ben ne yapıyorum şu an, eski bir entrysine denk geldim, yine nickaltı giriyorum. tezatlıklarım ve ben bir iki kelam edip gidicem. yazmamın nedeni entrysi değil. görünce yeni bir şeylere denk gelmediğimi fark edip, profile bakim dedim ve bingoo kafa izninde. hafızam kuvvetlidir. baya kuvvetlidir ve ben buna rağmen çoğu zaman salağa yatarım. neyse konumuz bu değil.
üşenmesem bulurdum da, üşengeç bir insanım ne yazık ki. sözlükten gitmekle ilgili bir başlıkta, beni göndermedikleri sürece bir yere gitmem gibi bir yazısını okuduğumu net hatırlıyorum. hani kendisi unuttuysa hatırlatayım dedim.
dönmesi dileğiyle.
**bugün çok sakin bir günümdeyim sanırım. çemkirmeden entry yazabildim. bravo bana.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının almış olduğu en güzel iltifat
başlı başına bir değersin.
kadın ruhundan anlayan muhteşem bir erkeksin.
yakışıklı erkekler beni hep korkutmuştur sen de o guruba giriyorsun.
dahası var ama bunlar yeterli.
kadın ruhundan anlayan muhteşem bir erkeksin.
yakışıklı erkekler beni hep korkutmuştur sen de o guruba giriyorsun.
dahası var ama bunlar yeterli.
devamını gör...
intikam almak vs bağışlamak
bağışlayarak, intikam almak.
karşıdaki insanın elini kolunu bağlamak.
karşıdaki insanın elini kolunu bağlamak.
devamını gör...
pink floyd
dünya'nın en iyi albümü olan the dark side of the moon gibi bir şaheseri yaratmış olan efsanevi gruptur.
the wall, wish you were here ve dark side of the moon yüzünden animals albümü çok underrated kalmıştır albüm george orwell'ın hayvan çiftliği romanından uyarlamadır. ağır sistem eleştirisi vardır.
nitekim hey you, money ve time gibi efsanelerin arasında en tatlı ve hafif mistik julia dream çok sönük kalmıştır. roger waters bu şarkıyı bir ninniden uyarlamıştır.
türkiye'de ben en çok redd grubunu benzetirim pink floyd'a ayrıca redd'in 21 albümü de the dark side of the moon'a benzemektedir.
the wall, wish you were here ve dark side of the moon yüzünden animals albümü çok underrated kalmıştır albüm george orwell'ın hayvan çiftliği romanından uyarlamadır. ağır sistem eleştirisi vardır.
nitekim hey you, money ve time gibi efsanelerin arasında en tatlı ve hafif mistik julia dream çok sönük kalmıştır. roger waters bu şarkıyı bir ninniden uyarlamıştır.
türkiye'de ben en çok redd grubunu benzetirim pink floyd'a ayrıca redd'in 21 albümü de the dark side of the moon'a benzemektedir.
devamını gör...
itiraf ediyorum o şarkıyı ben de dinledim
sayın kuzguncuktaki vişne ukdesi;
başlık formata uygun mu bilmiyorum. genelde cümle türü başlıklar da açmadığımdan, hatam varsa affola.
hepimizin bazı minnak,ufak sırları olabiliyor böyle. dışarda hayli entel görünürken kahtalı mıçı dinleyenemiz vardır; kimileri de dışardan ibo dinler deriz ama mozart da dinleyebilir mesela. hatta bazı filozoflarımız gizli gizli ismail yk’dan , allah senin belanı versin şarkısını bile dinleyebilirler*.
burada önyargıları yıkıp, bir nevi grup terapisi eşliğinde kendimizle ve alışkanlıklarımızla yüzleşiyoruz. itiraf edip, rahatlıyoruz*.
ben başlıyorum. ismail yk’dan ‘bombabomba.com’. itiraf ettim rahatladım.
başlık formata uygun mu bilmiyorum. genelde cümle türü başlıklar da açmadığımdan, hatam varsa affola.
hepimizin bazı minnak,ufak sırları olabiliyor böyle. dışarda hayli entel görünürken kahtalı mıçı dinleyenemiz vardır; kimileri de dışardan ibo dinler deriz ama mozart da dinleyebilir mesela. hatta bazı filozoflarımız gizli gizli ismail yk’dan , allah senin belanı versin şarkısını bile dinleyebilirler*.
burada önyargıları yıkıp, bir nevi grup terapisi eşliğinde kendimizle ve alışkanlıklarımızla yüzleşiyoruz. itiraf edip, rahatlıyoruz*.
ben başlıyorum. ismail yk’dan ‘bombabomba.com’. itiraf ettim rahatladım.
devamını gör...
paul eluard
dadaizm'in sınırlarında dolaşan sürrealist fransız şair. savaşı büyük bir dehşet ve çürümüşlük olarak görmüş, savaş yıllarında yaşadıklarının etkilerini le devoir'de yansıtmıştır. savaş yıllarından sonra dadaizm ile tanışmıştır ve aşağı yukarı aynı zamanda gerçeküstücü akıma katılım sağlamıştır. eluard öyle büyük bir okuma aşkı ile tutuşan bir figürdür ki savaş süresince nereye giderse gitsin kütüphanesi asla yanından ayırmayacak kadar ileri gitmiş hatta basit bir iş için dışarı çıkarken bile bir kaç kitabını yanından eksik etmemiştir. ben bunun hastalığı neticesinde çocukluğunda ve gençlik yıllarında pek eğitim görememesi ve bu süreçte gerçek bir otodidakt olarak kendi kendini eğitme alışkanlığı edinmesinden kaynaklı olduğu kanatindeyim. 20. yüzyılın gördüğü en iyi lirik şairlerden biridir. eski eşi olan ve daha sonra onu salvador dali için terk eden gala ile olan yazışmaları letters to gala isimli kitapta derlenmiştir ve okurken insanın ruhunu yorar. éluard aşkın ve devrimin şairi olarak anıldı ve bu şekilde de öldü. liberté bugün hâlâ özgürlüğün bir sembolü olarak öylece duruyor.
(bkz: la vie immédiate)
(bkz: cours naturel)
(bkz: les yeux fertiles)
(bkz: la rose publique)
(bkz: poèmes politiques)
(bkz: défense de savoir)
(bkz: la dame de carreau)
(bkz: à toute épreuve)
--- alıntı ---
un hiver tout en branches et dur comme un cadavre
un homme sur un banc dans une rue qui fuit la foule
et que la solitude comble
place à l'appareil banal du désespoir
a ses miroirs de plomb
a ses bains de cailloux
a ses statues croupissantes
place à l'oubli du bien
aux souvenirs en loques de la vérité
lumière noire vieil incendie
aux cheveux perdus dans un labyrinthe
un homme qui s'est trompé d'étage de porte de clé
pour mieux connaître pour mieux aimer
où commence le paysage
a quelle heure
où donc se termine la femme
le soir se pose sur la ville
le soir rejoint le promeneur dans son lit
le promeneur nu
moins gourmand d'un sein vierge
que de l'étoile informe qui nourrit la nuit
ıl y a des démolitions plus tristes qu'un sou
ındescriptibles et pourtant le soleil s'en évade en
chantant
pendant que le ciel danse et fait son miel
ıl y a des murs déserts où l'idylle fleurit
où le plâtre qui se découd
berce des ombres confondues
un feu rebelle un feu de veines
sous la vague unique des lèvres
prenez les mains voyez les yeux
prenez d'assaut la vue
derrière les palais derrière les décombres
derrière les cheminées et les citernes
devant l'homme
sur l'esplanade qui déroule un manteau de poussière
traîne de fièvre
c'est l'invasion des beaux jours
une plantation d'épées bleues
sous des paupières écloses dans la foule des feuilles
c'est la récolte grave du plaisir
la fleur de lin brise les masques
les visages sont lavés
par la couleur qui connaît l'étendue
les jours clairs du passé
leurs lions en barre et leurs aigles d'eau pure
leur tonnerre d'orgueil gonflant les heures
du sang des aubes enchaînées
tout au travers du ciel
leur diadème crispé sur la masse d'un seul miroir
d'un seul cœur
mais plus bas maintenant profondément parmi les
routes abolies
ce chant qui tient la nuit
ce chant qui fait le sourd l'aveugle
qui donne le bras à des fantômes
cet amour négateur
qui se débat dans les soucis
avec des larmes bien trempées
ce rêve déchiré désemparé tordu ridicule
cette harmonie en friche
cette peuplade qui mendie
parce qu'elle n'a voulu que de l'or
toute sa vie intacte
et la perfection de l'amour.
--- alıntı ---
(bkz: la vie immédiate)
(bkz: cours naturel)
(bkz: les yeux fertiles)
(bkz: la rose publique)
(bkz: poèmes politiques)
(bkz: défense de savoir)
(bkz: la dame de carreau)
(bkz: à toute épreuve)
--- alıntı ---
un hiver tout en branches et dur comme un cadavre
un homme sur un banc dans une rue qui fuit la foule
et que la solitude comble
place à l'appareil banal du désespoir
a ses miroirs de plomb
a ses bains de cailloux
a ses statues croupissantes
place à l'oubli du bien
aux souvenirs en loques de la vérité
lumière noire vieil incendie
aux cheveux perdus dans un labyrinthe
un homme qui s'est trompé d'étage de porte de clé
pour mieux connaître pour mieux aimer
où commence le paysage
a quelle heure
où donc se termine la femme
le soir se pose sur la ville
le soir rejoint le promeneur dans son lit
le promeneur nu
moins gourmand d'un sein vierge
que de l'étoile informe qui nourrit la nuit
ıl y a des démolitions plus tristes qu'un sou
ındescriptibles et pourtant le soleil s'en évade en
chantant
pendant que le ciel danse et fait son miel
ıl y a des murs déserts où l'idylle fleurit
où le plâtre qui se découd
berce des ombres confondues
un feu rebelle un feu de veines
sous la vague unique des lèvres
prenez les mains voyez les yeux
prenez d'assaut la vue
derrière les palais derrière les décombres
derrière les cheminées et les citernes
devant l'homme
sur l'esplanade qui déroule un manteau de poussière
traîne de fièvre
c'est l'invasion des beaux jours
une plantation d'épées bleues
sous des paupières écloses dans la foule des feuilles
c'est la récolte grave du plaisir
la fleur de lin brise les masques
les visages sont lavés
par la couleur qui connaît l'étendue
les jours clairs du passé
leurs lions en barre et leurs aigles d'eau pure
leur tonnerre d'orgueil gonflant les heures
du sang des aubes enchaînées
tout au travers du ciel
leur diadème crispé sur la masse d'un seul miroir
d'un seul cœur
mais plus bas maintenant profondément parmi les
routes abolies
ce chant qui tient la nuit
ce chant qui fait le sourd l'aveugle
qui donne le bras à des fantômes
cet amour négateur
qui se débat dans les soucis
avec des larmes bien trempées
ce rêve déchiré désemparé tordu ridicule
cette harmonie en friche
cette peuplade qui mendie
parce qu'elle n'a voulu que de l'or
toute sa vie intacte
et la perfection de l'amour.
--- alıntı ---
devamını gör...
yeni bir insanla tanışmaya üşenmek
10 dakika sohbet edince, giriş-gelişme-sonuç filmini görebiliyorsun.
eskinin yenisi, yeninin eskisinden öteye geçmeyen, zerre gelişim ve yenilik içermeyen kişilik ve karakter gördükçe. bir sıkıntı basıyor isteksizlik hevesizlik.
başlassınmı ya da başlamadan bitsinmi karar veremiyor insan.
eskinin yenisi, yeninin eskisinden öteye geçmeyen, zerre gelişim ve yenilik içermeyen kişilik ve karakter gördükçe. bir sıkıntı basıyor isteksizlik hevesizlik.
başlassınmı ya da başlamadan bitsinmi karar veremiyor insan.
devamını gör...
22 ocak 2022 sedef kabaş'ın cumhurbaşkanına hakaret etmesi
bir vatandaşın bir devlet yöneticisine söylediği sözleri değil, bir devlet yöneticisinin vatandaşa söylediği sözleri kafaya takıp huzursuz olduğumuzda çok daha adil bir toplum olacağız. makamın kutsallığı dediğiniz şu saçmalık, emin olun ki, bir aldanmaca. bize hizmet etmesi için görevlendirilmiş birinin, tanrısal bir kutla harelenmiş kral filan olmadığını, orta çağda yaşamadığımızı, aslolanın insan olduğunu düşünsel evrimden nasibini almamış beyinlerinize nasıl soksak acaba...
devamını gör...




