ibranice eyob olarak geçen isim, kitab-ı mukaddes'de hiob arapçada eyüp olarak geçmiştir. harran bölgesinde yaşamış olan eyyub peygamber hz. isak'ın soyundan gelir. sabır denince akla gelen ilk isimdir. eyüp sabrı insanlar arasında örnek gösterilecek ve ibret alınacak bir sınavın adıdır. günümüzde insanlar hz. eyyub ismini yoğun şekilde kullanmakta, eyyub ile beraber sabrı hatırlamak için eyüp sabri olarak iki isim konulmaktadır.

eyyub peygamber'in yedi oğlu üç kızı vardı. deve, sığır ve koyun sürüleri olan oldukça zengin bir kimse idi. sonrasında gerek tabii âfetler, gerekse düşman kavimler tarafından çocukları ile bütün malı mülkü telef edildi, kendisi de ağır bir hastalığa yakalandı. ancak o, bu felâketleri büyük bir sabır ve tevekkülle karşılayarak allah’a secde etti. eyyûb, başına gelen bütün musibetlere rağmen şikâyet etmeyen sabır timsali olarak bilinen bir peygamberdir. hak teâlâ da onu sağlığına kavuşturdu, kendisine önceki çocuklarının sayısı kadar çocuk ve önceki malından daha çok mal verdi.

istanbul'da eyyub el ensari ile karıştırılmamalıdır. o hz. muhammed zamanında yaşamış medineli ensardır. peygamberimiz medineye göç ettiğinde mescid yapılana kadar eyyub el ensari'nin evinde misafir kalmış bu sebeple kendisine mihmandar denilmiştir. hz. muhammed'i evinde misafir eden eyyub el ensari'nin kabri'de istanbulu'un en güzel yerindedir.
devamını gör...

kireçleri, lavaboyu, fayansları 30 dakika içinde temizleyen evde her daim olması gereken, üstüne alternatif ürün tanımadığım süper ötesi temizlik ürünü.
devamını gör...

özetle açıklayacak olursak, kişinin kendine veya başkasına verdiği telkinin işe yaraması durumudur.

2. dünya savaşı’nda morfini biten askerlere boş morfin kapsülü vurulurdu, onlar da gerçekten morfini aldılar ağrıları kesilecek zannederdi ve savaşmaya devam ederlerdi.

zihnimizin gücünü hafife almamalıyız, neye inanırsan o oluyor; olmasa bile olma ihtimali artıyor.

bir keresinde asla uykusunu açamayan ve bana her türlü kahveyi içiyorum ancak etki etmiyor diyen bir arkadaşım olmuştu. benim de hep sert kahve içtiğimi bilen birisiydi. ne yapabilirim dedi. ben de plasebo etkisini denemek adına ona efsane bir karışım hazırlayacağımı söyledim, kahveli bir karışım. o da tamam dedi hazırla yarına getir falan. psikolojik olarak etkisini arttırabilmek için herhangi bir kalp rahatsızlığın, hipertansiyonun vs. var mı diye sordum. herhangi bir rahatsızlığının olmadığını söyledi, ertesi gün normal ölçekten bir tık daha fazla sade kahve yapıp götürdüm. içtikten 25-30 dakika kadar sonra oha bu neydi ya böyle iyi geldi tarifini versene her gün yapayım tarzında bir şeyler söyledi. durumu açıkladığım zaman da inanmamıştı bana ancak gerçek o kahvenin içine hiçbir şey katmadığımdı. kullanınız, etkisini görürsünüz.

tersine de nosebo etkisi adı verilmektedir.
devamını gör...

gecenin bir yarısı aklıma düşmüş olan yazar. çiçeklerimi aldım geldim. sanki mezarlık ziyareti yapıyormuş gibi hissediyorum. okumadığım tanımı var mıdır? şöyle bir bakayım dedim. hepsini tüketmişim. kalmamış elde. yani acil durum için bile tanım/başlık bırakmamışım. yoksunluk sendromu çekiyoruz güzel kardeşim. tamam kafayı izne çıkardın. haklı sebeplerin vardı. çoğuna o dönem zarfında ben de katılıyordum lakin dönsen fena olmayacak. zira bizler halen buradayız. tekkeyi bekliyoruz ki, çorbayı içelim. bir tas çorba da sen getirsen fena olmaz. ağzımızın tadı yerine gelir. tabi getireceğin çorba kaplumbağa çorbası olmazsa sevinirim. ilkesel olarak biliyorsun kaplumbağa çorbası tüketilmesine karşıyım. kaldı ki, bu düşünceler salt benim düşüncelerim de değil. gelmeni bekleyen yazarlar olduğunu düşünüyorum/biliyorum.

artı yazılması gereken bir yazı var biliyorsun. araştırmasının şimdiye kadar bitmiş olması lazım. bekliyoruz. burayı okuyorsan umarım bu iletiye karşı kayıtsız kalmazsın.

tanım: sözlüğün en sağlam yazarlarından, okunası güzel adam.
devamını gör...

bide farkındalık projesi yaratmaya çalışmış. moderasyona çağrı yapıyoruz şunları uçurun artık artık kardeşim. jurassic parka çevirdiler iyice ortalığı.
devamını gör...

filmlerinde bir çok imge, anlam bulunduran inanılmaz yönetmen. belki bu cümle tanımlamaya yetmeyecek, ki öyle. tarihin en iyi yönetmenlerindendir kendisi. her filmi bir sanat eseri değerindedir. filmlerini izledikten sonra sayfalarca analiz okuyup ağzımın açık kalmasına sebebiyet vermiştir.
devamını gör...

çok klişe bir sözdür hani bilirsiniz... "sen istemediğin sürece, hiç kimse seni üzemez, kıramaz, incitemez." şimdi bu sözü incelemek istiyorum. madem bu kadar basit ise, insanların sözlerine takılmayalım ve istediğimiz şekilde hayatımıza devam edelim ama nedense bir türlü öyle olamıyor, değil mi? neden takılıyoruz o halde? neden bazılarının sözleri bizi çok fazla etkiliyor? çünkü, hayatımızdaki bazı kişilere karşı gardımız çok düşük, o ne derse doğru kabul ediyoruz, zihnimizde bir filtreleme yok, söylediği şeyleri olduğu gibi iyi mi doğru mu yanlış mı diye sorgulamadan direkt kabullenip ona göre hareket eder hale geliyoruz. "yok ya o kadar da değil" dediğinizi duyar gibiyim ama bilinçli zihinle düşününce ben de öyle derim ama işin içine bilinçaltı girince işte olaylar öyle olmuyor. bir bakmışsın ki tam da onun dediğini yaparken kendini bulmuşsun, çünkü direkt bilinçaltına girmiş o düşünce... eee şimdi ne mi olacak? öncelikle her kim olursa olsun, öncelikle söylediklerini hemen doğru kabul etmeyeceksin, yani beyninde bir süzgeç olduğu düşünüp orada bir sorgulayacaksın.. bir de kim olduğunu ve hedeflerini bileceksin, o kişinin dedikleri beni hedeflerime ulaşma yönünde motive mi ediyor yoksa motivasyonumu mu düşürüyor? buna bakacaksın, yani kendi merkezinde kalacaksın. kendinin kim olduğunu bilen biri, aslında etrafındakilerden o kadar da kolay etkilenmiyor... bir de "hak ettiğine inanma" meselesi var, çoğumuz iyi şeyleri hak ettiğimize inanmıyoruz, belki de kendi başımıza hayal kurmaya bile korkuyoruz çünkü o hayallerimizdeki hayatı hak ettiğimize inanmıyoruz ki,"ohoo ben kimim ki hayallerimi gerçekleştireyim" diyerekten zaten kendi kendimizi sabote ediyoruz aslında böylelikle dışarıdan birinin moralimizi bozmasına gerek kalmıyor ki zaten biz kendi moralimizi itinayla kendimiz bozuyoruz... öncelikle bunu okuyan kardeşim * "sen iyi bir hayatı hak ediyorsun, güzel davranılmayı hak ediyorsun..." buna inan ve sonrasında hedeflerini belirle ve beynine bir filtreleme sistemi getirip seni yolundan döndürmek isteyenlere karşı onu kullan ve gerekli çabayı etik yollardan gösterdiğin sürece yolun açıktır, buna inan, hadi hayırlı yolculuklar olsun şimdiden. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
aynen böyle oluyorum
devamını gör...

kendini asarak intihar eden bireyin son anda ipin kopmasıyla boynunda oluşan hasarlardan biridir.
devamını gör...

bana da ortalama 1500 karmacık lazım. öptüm favlayan ellerinizden.
devamını gör...

kök hücrelerden üretilmiş olan ve kendi kendine üreyebilen 1 milimetreden küçük biyolojik robot. ismi, hücrelerin kaynağı olan afrika pençeli kurbağasından dolayı xenopus laevis kelimelerinden türetilmiş.

xenobotlar, programlanabilir yaşayan robotlar. okyanuslardaki mikroplastikleri temizlemek ya da vücudumuzda tedaviye ihtiyaç duyan organlara nokta atışı yapmak gibi işlerde kullanılabilecekleri öngörülüyor.

bu biyolojik robotlar üretilirken, robotun genel yapısını oluşturabilmesi için deri hücrelerinden ve kasılıp gevşeme hareketiyle ilerleyebilmesini sağlaması için kalp hücrelerinden yararlanıldı. ardından bu hücreler arasındaki koordinasyonun bir algoritması oluşturuldu.

bu algoritmaların çalıştırılmasıyla elde edilen simülasyonlar neticesinde en uygun modeller seçildi. yaklaşık 100 deneme sonrasında, yaşayan bir hücresel yapıya en uygun olacak modellerin dışında kalanlar elendi. model seçildikten sonra az önce bahsettiğim hücreler bir araya getirildi ve yaşayan organizmalar oluşturuldu. xenobotlar hareket etme yeteneğinin yanında, bir hasar aldıklarında kendilerini onarma yeteneğine de sahipler.

yaklaşık 3000 hücreden oluşan xenobotlar, belirli koşullar altında kendilerini çoğaltabiliyorlar. çoğalma konusunda en başarılı olan xenobot'un pac man benzeri bir şekle sahip olduğu belirlendi. bu tür, c şekline benziyor ve üretildikleri petri kabında bulunan ufak kök hücre kalıntılarını ağız benzeri oyuk kısımda topluyor. bir süre sonra bu kök hücrelerin de yeni xenobotlara dönüştüğü görülüyor.

konuyla uzaktan da olsa bağlantılı olarak gri yapışkan senaryosu başlığı da okunabilir.
devamını gör...

l’éternité şiiri ile tanıştığım ve yalnızca bir dize ile aklımı bulandıran şair. l’éternité şiirinde bir dize var, rimbaud bunu iki kere kullanıyor ve une saison en enfer'de bu dizeyi değiştiriyor.

"denizdir giden güneşle" (c’est la mer allée avec le soleil) bilinen ilk hali fakat une saison en enfer'de ikinci halini alıyor. "denizdir karışan güneşe" (c’est la mer mêlée au soleil)

şiirleri basit bir kelime oyunu olarak görmemek gerekir diye düşünüyorum, rimbaud her kelimeyi özenle seçiyordu yazarken. neden giden yerine karışan olarak değiştirdiği üzerine uzun süre düşündüm. rimbaud giden derken ölüm ve mutlak kavuşmayı mı ifade etmek istiyordu? gitmekte bir sonsuzluk var, iki sonsuzluğun mutlak buluşması fikri.
devamını gör...

yemeği "bir fiske tuz", "bir tutam karabiber", "bir taşım kaynatmak", "kulak memesi kıvamı", "özleşene kadar pişirmek", "kıyır kıyır", "aldığı kadar un", "pembeleşinceye kadar" gibi otomatik ayar kullanarak ve dahi içine sevgi katarak yapmaktır.

her nasılsa her seferinde lezzet tutar, afiyetle yersiniz.
devamını gör...

umarım toprağın üstündesindir.
devamını gör...

telepati yapayım derken teletabi oldum. yardım edin.
devamını gör...

geçen seneye kadar hala oynadığım efsane.bilgisayar bozuldu da öyle bıraktım.2101 e kadar gitmişliğim var yalan değil.oyun sürekli hata verince mecburen silmiştim. assane n'daye sen muhteşem bir dmc'sin!koca sezonda tek penaltı kaçırmadın.
4 milyon dolara aldığım brezilyalı sol beki iki sezon sonra 162 milyon dolara(yanlış okumadınız)satmıştım.bu da transfer rekorumdur.satın alan takım 24 ay taksitle ödeme yapmıştı.
istanbulsporla şampiyonlar ligini almıştım.
18 yıllık kariyerimde bir ilki yazayım.sahamda lig maçı 2-2 uzatmalar.çayımı alıp geldim 3-2 almışım.uzatmada kalecim ileri çıkmış ve kafayla atmış golü!enteresandı.
bir defasında da 4-2 kazandığım maçta scoreboard 3-2 yi gösteriyordu maç sonu. cm anıları bitmez.
devamını gör...

ankara-eskişehir karayolundan afyon-denizli-muğla istikametine sapak yapılan noktada yer alan ilçe. peri bacalarını andıran tepelerin arasında bir tür volkanik çukura kurulmuş gibi.

tam girişinde nasrettin hocanın büyük bir heykeli vardır ama nedense eşeğine normal binmiş halde betimlenmiş.

diğer yandan, ilçe çıkışında hemen anayolda yer alan nasrettin hoca yay tesislerinde bu sefer eşeğine ters binen bir nasrettin hoca heykeli vardır.https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:and9gcsinwueyqmx6conq2cdgrzcj7vt88fktspsea&usqp=cau

ilçede tarihi eser boldur, camilerin yanında bugün restore edilmiş halde farklı amaçlar için kullanılan geniş bir ermeni kilisesi de (iç anadolu'nun en büyük kilisesi diye geçerdi bir ara) yer alır. ayrıca halkı, komşu ilçe emirdağ kadar şark kurnazıdır. rivayete göre yahudilerin barınamadığı tek yermiş. bunu da "hem bize hem eşeğimize yiyecek, hem de eğlencelik bir şey"i bir liraya istedikleri bakkalın karpuz verdiği (kabuğunu eşeğe verir, çekirdekleriyle beş taş oynarlar diye) yahudilerin "bunlar bizden kurnaz çıktı" diye kaçması şeklinde bir öyküye dayandırırlar. yine de kurtuluş savaşında kesenin ağzını açarak orduya bir uçak almışlar ki, o uçağın maketi hâlen ilçe merkezinin dışında geleni geçeni selamlar, iyice bakımsızlaşsa bile...
devamını gör...

- uzayda yerçekimi olmadığı için kalemler çalışmaz. normal kalemler, mürekkebi kalemin ucuna (yazı kısmı) doğru çekerek yerçekimi ile çalışır. kalem elinizde tutulurken, yazı kısmı aşağı bakacak şekilde tutulur. uzayda yerçekimi olmadığından, mürekkep ucu çekilmez. bu nedenle sıfır yerçekimi ile çalışan özel kalemler üretilmiştir
devamını gör...

yüz yüze eğitim isteyen kişiler şunlarıda düşünüyor mu acaba?
okullar açılırsa binlerce öğrenci birden ev yurt arayışına girecek ve bu ciddi bir kriz oluşturacak. hala şu hastalığa bir çare bulunamamışken (aşı net bir çözüm sunmuyor sadece şansımızı deneyelim diyerek yapılan bir uygulama) binlerce kişi otobüslere yurtlara doluşacak ve salgını körükleyecek.
açıkçası üniversitelilerin bu saçma talebini hala anlayabilmiş değilim. bu sene zaten çoğu kişi için telef oldu daha çözüm olmaz. merak etmeyin hayatınızdan 1 sene gitse sorun olmaz. fakat bu aptalca inadınızdan dönmez iseniz daha ağır sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. bazı üniversiteli dostlarımı beyinlerini kullanmaya davet ediyorum.
devamını gör...

şu çocuklarınızı allah için parka falan götürün ya da çıkarın sokağa tepinsin biraz. yavrucak doğduğundan beri evde olduğu için evi park sanıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim