normal sözlük'ün gececi yazarları
üyesi olduktan sonra uyku düzenimi bozan topluluk.
devamını gör...
save ralph
iki gündür bilinçsiz tüketici olduklarını bildiğim ne kadar insan varsa onlar tarafından sosyal medyada paylaşılan kısa film. tüm iyimserliğimle umarım bu kez biraz da olsa farkındalık kazanmışlardır diyorum.
devamını gör...
muhafazakar gençlerin sözlüklerde azınlık olması
muhafazakar gençliğinde işi yok buradaki iki tane sümüklü ateiste laf anlatacak, onların işi vaktinden çok merak etmeyin, benim gibi boş beleşleri bulursunuz ancak bu mecralarda.
devamını gör...
anonim yazar
küçük bir çaylakken takibe aldığım ilk yazardı. neden takibe alıyoruz zerre fikrim yoktu mahlası unutmamak için iyi bir çözüm gibi gelmişti. ben bunları düşünürken elinde büyümüşüm, haberim yokmuş.
devamını gör...
hissedilen yaş
genç olmadığımı biliyorum dostlar. o bana yetiyor.
devamını gör...
retro
vintage ile karıştırılan bir tarzdır. bir eşyanın antika sayılabilmesi için en az 100 yaşında olması gerekir. eğer eşya yeterince eskiyse ama o eskilik 100 yıllık değilse bu eşya antika değil, vintage sınıfına girer. yani bir eşya 50 yıllıksa bizim ona antika değil, vintage dememiz gerekiyor.
burada kafa karıştıran şey ise yaşı eski olan eşyaların genellikle retro olarak tanımlanması. retro, bu tanımda belirtildiği gibi yakın geçmişin akım ve modalarını taklit eder. 80-90'lardan kalma bir eşya retro olarak tanımlandırabilir fakat retro eşyaların eski olması gerekmez. yepyeni olabilir ancak kopyalamaya çalıştıkları zamanın veya öğenin tarzında yapılması gerekir. eğer vintage modasının görünüşüne sahip bir eşya fabrikadan yeni çıkmışsa ona retro demeliyiz.
özetle vintage ürünün yaş bakımından eski olması gerekmektedir. retro, vintage gibi yaş bakımından eski olabilir ama fabrikadan yeni çıkma olup görünüş bakımından eskilerden kalma da olabilir. antika ise bu üçlü arasında en yaşlısıdır, nesnenin en az 100 seneyi devirmesi şarttır.
burada kafa karıştıran şey ise yaşı eski olan eşyaların genellikle retro olarak tanımlanması. retro, bu tanımda belirtildiği gibi yakın geçmişin akım ve modalarını taklit eder. 80-90'lardan kalma bir eşya retro olarak tanımlandırabilir fakat retro eşyaların eski olması gerekmez. yepyeni olabilir ancak kopyalamaya çalıştıkları zamanın veya öğenin tarzında yapılması gerekir. eğer vintage modasının görünüşüne sahip bir eşya fabrikadan yeni çıkmışsa ona retro demeliyiz.
özetle vintage ürünün yaş bakımından eski olması gerekmektedir. retro, vintage gibi yaş bakımından eski olabilir ama fabrikadan yeni çıkma olup görünüş bakımından eskilerden kalma da olabilir. antika ise bu üçlü arasında en yaşlısıdır, nesnenin en az 100 seneyi devirmesi şarttır.
devamını gör...
bir ay doğar ilk akşamdan geceden
en sevdiğim türkülerden biri.
hikayesi de şu şekilde;
hemen hemen her aşk türküsünde kavuşamamak vardır. gençler, birbirini sever; evlenmek ister ama kızın ailesi bu evliliğe karşı çıkar. karşıtlığı, gerilimi aileler oluşturur. mayil ile gülizar da birbirlerini sever, evlenmek isterler ama gülizar’ın ailesi bu aşkı onaylamaz. gençler de çareyi kaçmakta bulur. ailesi de gülizar’ı hayatlarından siler.
gülizar da mayil de mutludur. mutlu olmasına mutludurlar da mayil’in vazgeçemediği av merakı vardır. evini, gülizar’ı bırakıp dağlara, ava çıkar sürekli. mayil, yine bir gün üç arkadaşıyla avlanmaya gider. av sonrası, arkadaşlar, söylenen saatte toplantı yerine geldiklerinde mayil’i göremezler. eve gittiğini düşünüp köye dönerler. köyde, gülizar’a mayil’i sorarlar ama mayil eve gelmemiştir. dağa gidip mayil’i aramaya başlarlar. nice sonra bir ağacın altında mayil’in cesedini bulurlar. gülizar’a haber tez gider. gülizar çıkar gelir. çıkar gelir de dağ, gülizar’ın başına yıkılır. mayil, uyur gibi yatmaktadır öylece. türkünün hikâyesi böyle…
kimi kimsesi olmayana gurbet zordur. hele bir başınaysan… dulsan hele. hele bir de kadınsan… gülizar, şimdi yabancı bir köyde tek başına… ıpıssız… annesine, babasına da gidemez. elin yabanında… kimse kimsesi değil. orta yerde… ıpıssız…
gurbette zaman geçmek bilmez. gündüz uzar yüzyıl, gece uzar bin yıl olur. gurbet akşamları zor… akşam olmaya görsün yeter ki gurbette. dertler depreşir, hesaplaşmalar başlar. akşam, gurbet elde zulüm demek… kahır demek… akşamlar olmaz olsun. akşamı batsın!
“bir ay doğar ilk akşamdan geceden
neydem neydem geceden
şavkı vurur pencereden bacadan
dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben.”
kaynak: calakalem.com
hikayesi de şu şekilde;
hemen hemen her aşk türküsünde kavuşamamak vardır. gençler, birbirini sever; evlenmek ister ama kızın ailesi bu evliliğe karşı çıkar. karşıtlığı, gerilimi aileler oluşturur. mayil ile gülizar da birbirlerini sever, evlenmek isterler ama gülizar’ın ailesi bu aşkı onaylamaz. gençler de çareyi kaçmakta bulur. ailesi de gülizar’ı hayatlarından siler.
gülizar da mayil de mutludur. mutlu olmasına mutludurlar da mayil’in vazgeçemediği av merakı vardır. evini, gülizar’ı bırakıp dağlara, ava çıkar sürekli. mayil, yine bir gün üç arkadaşıyla avlanmaya gider. av sonrası, arkadaşlar, söylenen saatte toplantı yerine geldiklerinde mayil’i göremezler. eve gittiğini düşünüp köye dönerler. köyde, gülizar’a mayil’i sorarlar ama mayil eve gelmemiştir. dağa gidip mayil’i aramaya başlarlar. nice sonra bir ağacın altında mayil’in cesedini bulurlar. gülizar’a haber tez gider. gülizar çıkar gelir. çıkar gelir de dağ, gülizar’ın başına yıkılır. mayil, uyur gibi yatmaktadır öylece. türkünün hikâyesi böyle…
kimi kimsesi olmayana gurbet zordur. hele bir başınaysan… dulsan hele. hele bir de kadınsan… gülizar, şimdi yabancı bir köyde tek başına… ıpıssız… annesine, babasına da gidemez. elin yabanında… kimse kimsesi değil. orta yerde… ıpıssız…
gurbette zaman geçmek bilmez. gündüz uzar yüzyıl, gece uzar bin yıl olur. gurbet akşamları zor… akşam olmaya görsün yeter ki gurbette. dertler depreşir, hesaplaşmalar başlar. akşam, gurbet elde zulüm demek… kahır demek… akşamlar olmaz olsun. akşamı batsın!
“bir ay doğar ilk akşamdan geceden
neydem neydem geceden
şavkı vurur pencereden bacadan
dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben.”
kaynak: calakalem.com
devamını gör...
sevgilinizin sevgilinizi aldattığınız kişiyle sizi aldatması
böyle bir fransız filmi vardı. kadın lezbiyen ve bir sevgilisi var. sonra bir adamla tanıştı ve ona olan isteğine karşı koyamadı. sevgilisine bunu itiraf edince ayrıldılar. adamla ilişkiye başladı ama eski sevgilisini de unutamadı. filmin sonunda ortada kadın kahramanımız bir tarafında kadın sevgilisi bir tarafında erkek sevgilisi el ele tutuşup yürüdüler*.
devamını gör...
hypertimesia hastalığı
insanoğlu hep bir şeyleri daha iyi hatırlamak ister. günümüz ezbere dayalı eğitim sisteminde yetişen onlarca insanın böyle istemesi de oldukça doğaldır aslında. ancak kuvvetli bir hafızaya sahip olmanın hayatınızı kâbusa çevireceği aklınıza gelmiş miydi hiç ?

insana verilmiş bir lütuftur unutmak.
seneler sonra dahi yaşadığınız acıyı o gün gerçekleşmişçesine hatırladığınızı düşünün.
o günkü duyguları aynen hissettiğinizi...
kulağa çok da hoş gelmiyor öyle değil mi?
işte karşınızda hypertimesia* hastalığı.
bu hastalığa sahip kişiler otobiyografik bellek denilen, * normal insanlardan çok daha fazla gelişmiştir.
bu da her şeyi normal insanlardan kat be kat daha iyi hatırlamalarını sağlar.

ilk kez nöropsikoloji dergisi neurocase’de 2006 yılında elizabeth parker, larry cahill, dr paul tejera ve james mcgaugh tarafından kaleme alınan bir makalede tanımlandı. makaleye göre hipertimezinin iki belirleyici özelliği şunlardır;
1-) kişi kendi kişisel geçmişi hakkında düşünmeye anormal miktarda zaman harcamaktadır
2-) kişi kendi kişisel geçmişinden belirli olayları hatırlamak için olağanüstü bir kapasiteye sahiptir.
hipertimezili kişiler kendilerine bir tarih verildiğinde o tarihin hangi güne düştüğünü ve o tarihte kişisel bir bilgi olup olmadığını hatırlayabilirler. bu bireyler yaşadıkları günleri mükemmele yakın ayrıntılarla hatırlarlar. bunun yanı sıra bazı kişisel öneme sahip kamusal etkinlikleri de hatırlayabilirler. bu kontrol edilemeyen dürtü sayesinde bir tarihle karşılaştıklarında o günün anılarını tekrar yaşıyor gibi hatırlayabilirler. bu anımsama tereddüt ya da bilinçli bir çaba olmadan gerçekleşir.
buraya da konuya değinen hoş bir video bırakıyorum

insana verilmiş bir lütuftur unutmak.
seneler sonra dahi yaşadığınız acıyı o gün gerçekleşmişçesine hatırladığınızı düşünün.
o günkü duyguları aynen hissettiğinizi...
kulağa çok da hoş gelmiyor öyle değil mi?
işte karşınızda hypertimesia* hastalığı.
bu hastalığa sahip kişiler otobiyografik bellek denilen, * normal insanlardan çok daha fazla gelişmiştir.
bu da her şeyi normal insanlardan kat be kat daha iyi hatırlamalarını sağlar.

ilk kez nöropsikoloji dergisi neurocase’de 2006 yılında elizabeth parker, larry cahill, dr paul tejera ve james mcgaugh tarafından kaleme alınan bir makalede tanımlandı. makaleye göre hipertimezinin iki belirleyici özelliği şunlardır;
1-) kişi kendi kişisel geçmişi hakkında düşünmeye anormal miktarda zaman harcamaktadır
2-) kişi kendi kişisel geçmişinden belirli olayları hatırlamak için olağanüstü bir kapasiteye sahiptir.
hipertimezili kişiler kendilerine bir tarih verildiğinde o tarihin hangi güne düştüğünü ve o tarihte kişisel bir bilgi olup olmadığını hatırlayabilirler. bu bireyler yaşadıkları günleri mükemmele yakın ayrıntılarla hatırlarlar. bunun yanı sıra bazı kişisel öneme sahip kamusal etkinlikleri de hatırlayabilirler. bu kontrol edilemeyen dürtü sayesinde bir tarihle karşılaştıklarında o günün anılarını tekrar yaşıyor gibi hatırlayabilirler. bu anımsama tereddüt ya da bilinçli bir çaba olmadan gerçekleşir.
buraya da konuya değinen hoş bir video bırakıyorum
devamını gör...
çişimin gelmesi
evet bugün gene bilgisayar başında oturuyorum, yanımda da pet su şişesi. efenime söyleyeyim bir litre suyu da içmişim hararetten gırs gırs. sonra birden çişim geldi! allah allah nasıl olur dedim var bir şeyler de hayır olsun. sonra tuvalete gittim çişimi yaptım geldim oturdum.
bu başlık ve tanım biz sözlük eleştirisi taşımaktadır. özgün tanımlarımla uzaktan yakından alakası yoktur. kamuoyuna duyrulur.
bu başlık ve tanım biz sözlük eleştirisi taşımaktadır. özgün tanımlarımla uzaktan yakından alakası yoktur. kamuoyuna duyrulur.
devamını gör...
divane kuşu
dünyanın en sadık canlısı olarak anılan kuş türü. diğer bir adıyla albatros kuşu .
devamını gör...
sen kafanda kurmuşsun
genel olarak erkeklerin kadınlara daimi olarak kurdukları cümledir. ve nedense kadınların haksız olduğunu görmedim.
devamını gör...
bir dosta alınabilecek hediyeler
darüşşafakanın sayfasından onun adına online bağış yapın,onun adına bağış tutarı olmadan bir elektronik kart gönderebiliyorsunuz darüşşafaka aracılığı ile,böyle güzel bir eğitim kurumunda okuyan çocukların eğitimine katkıda bulunduğunu bilmek onu çok mutlu edicektir.
devamını gör...
ders çalışmamak için yapılanlar
şüphesiz kafa sözlüğe girmek bu anlamsız hareketler bütününde başı çeker.
(daha demin de odayı temizledim)
(daha demin de odayı temizledim)
devamını gör...
2023 şampiyonlar ligi finalinin istanbul'da oynanacak olması
oynanmayacaktır. 2 senedir vazgeçiyorlar, bunu da aldık ama üzülmeyin demekten başka bir şey değil. tarih yaklaşınca yeniden alınacaktır.
devamını gör...
geceye bir poyraz karayel repliği bırak
"gözüne uyku giriyorsa sen aşık değilsin. boğazından lokma geçiyorsa sen aşık değilsin. sözün özü sen sende olduğun sürece aşık değilsin."
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
teşekkür ederim nickaltıma yazarak mutlu ettin *. artık buradayım. kaldığımız yerden yazmaya devam. *
devamını gör...
kadın cinayetlerinde yanlış tercih gerçeği
öldürülmemizin faturası da bize kesiliyor, ne garip. tacizcilerin bile yaşam hakkının korunması gerektiğinin savunulduğu 21. yüzyıl düşünce dünyası sırf yanlış bir tercih yaptığı için kadınlar için "e üzülüyoruz tabii de onlar da yanlış tercihler yapmasalardı ya" gibi anlamsız söylemler üretebiliyor. bu farkında olmadan erkeklerin erillik alanını genişletmekten başka bir şeye yaramaz. bunun bir üst segmenti o zaman onu giymeseydi, orda ne işi vardı. insan olduğumuz için yanlış tercihler yapıyor olabilir miyiz? mesela neden yanlış tercih yapan erkeklerin ölümü değil de yanlış tercih yapan kadınların ölümü söz konusu?
devamını gör...
acaba sadece bana mı oluyor diye düşünülen şeyler
karşımda aptal saptal bir konu konuşulurken içimden aya benzer yüreğiim şarkısını söylemek
devamını gör...
