la woman
nickiyle yeterince kalbimin bass teline dokunmuyormus gibi bir de radyoya saldigi playlistin guzelligi.*
bu tozlu ve engebeli rock macerasinin saglam neferlerinden biri olarak*, hemen yanibasimda adeta ron weasley*, adeta samwise gamgee*dir, yolu acik olsundur.
pandemi bittiginde, kadife sokak’in orta yerinde, benmari eritilen cikolata ve bittabi cilekle, gelene gecene selam vermeli kadikoy etkinligine acik cek efenim.
* kadikoy kizlarinin nesli tukenmesin, turkiye col olmasin, hadi eyw.*
bu tozlu ve engebeli rock macerasinin saglam neferlerinden biri olarak*, hemen yanibasimda adeta ron weasley*, adeta samwise gamgee*dir, yolu acik olsundur.
pandemi bittiginde, kadife sokak’in orta yerinde, benmari eritilen cikolata ve bittabi cilekle, gelene gecene selam vermeli kadikoy etkinligine acik cek efenim.
* kadikoy kizlarinin nesli tukenmesin, turkiye col olmasin, hadi eyw.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının elleri
el fetişleri pusuda.
devamını gör...
musallat.exe
neredeyse tüm devlet okullarının bilgisayarlarında, özellikle akıllı tahtalarda bulunan virüs.
windows'un başlatılabilir olarak kabul ettiği uzantıları (exe, scr, com gibi) suistimal ederek çalışır. windows bu tip dosyalara kendi simgelerini belirleme hakkı tanır.
nasıl çalışır:
- etkin olduğu bilgisayardaki disklerde, yetkisi olduğu tüm klasörleri gizli ve sistem klasörü olarak işaretler.
- bu klasörleri windows'un kabul ettiği bir boşluk karakteri isimli bir klasöre koyar.
- yerine aynı isimde ve klasör simgesiyle bir başlatılabilir dosya oluşturur.
- bu dosyalar, kullanıcı tarafından başlatıldığında, çalışılan sistemde virüsün yaşayıp yaşamadığını kontrol eder.
-- yaşamıyorsa, system32 klasörüne kendini koyar. o bilgisayardaki yetkisi neye yetiyorsa o seviyede başlatma emri oluşturur.
-- yaşıyorsa, es geçer.
- kontrol sonrası, virüs, klasörün kendisini windows komutuyla açar [explorer.exe %klasör_yolu%]
nasıl tespit edilir:
- virüs, eskiden yapıldığından, hala windows xp klasör simgesini kullanır.
- bir klasör açılırken sistem bir süre bekler ve imleciniz arka planda çalışıyor veya meşgulü simgeler.
- klasörler, yeni bir pencerede açılır.
nasıl kurtulunur:
- virüs olan diskleri biçimlendirerek (bkz: format).
uyarı: virüsü yazanın yazdığı iddia edilen temizleme aracı, düzgün çalışmamaktadır. kullanılması tavsiye edilmez.
virüslü diskteki dosyalarınıza güvenli bir şekilde nasıl erişilir:
eğer usb ile bağlanan bir disk, enfekte olduysa:
- aygıtınızı, klavyenizdeki shift tuşuna basılı tutarken bağlayın.*
- dosya gezgininden bu bilgisayar'a girin ve diskin harfini tespit edin.*
- adres çubuğuna x:\ yazın*, sonra alt tuşuna basılı tutarak, sayısal tuş takımınızdan* 255 tuşlarına basın ve alt'ı bırakın. enter tuşuna basın.
- gördüğünüz orijinal dosyalarınızı güvenli bir diske ve yeni klasörlere aktarın.
uyarı: klasörleriniz hala gizli ve sistem klasörü olarak işaretli olacaktır. eğer klasörlerinizi görmüyorsanız, klasör seçeneklerinden "gizli dosyaları göster"i açıp, "sistem dosyalarını gizle"yi kapatın.*
dipnot: burada belirtilen tüm bilgiler, kendi deneyimlerim sonucunda elde edilmiştir.
windows'un başlatılabilir olarak kabul ettiği uzantıları (exe, scr, com gibi) suistimal ederek çalışır. windows bu tip dosyalara kendi simgelerini belirleme hakkı tanır.
nasıl çalışır:
- etkin olduğu bilgisayardaki disklerde, yetkisi olduğu tüm klasörleri gizli ve sistem klasörü olarak işaretler.
- bu klasörleri windows'un kabul ettiği bir boşluk karakteri isimli bir klasöre koyar.
- yerine aynı isimde ve klasör simgesiyle bir başlatılabilir dosya oluşturur.
- bu dosyalar, kullanıcı tarafından başlatıldığında, çalışılan sistemde virüsün yaşayıp yaşamadığını kontrol eder.
-- yaşamıyorsa, system32 klasörüne kendini koyar. o bilgisayardaki yetkisi neye yetiyorsa o seviyede başlatma emri oluşturur.
-- yaşıyorsa, es geçer.
- kontrol sonrası, virüs, klasörün kendisini windows komutuyla açar [explorer.exe %klasör_yolu%]
nasıl tespit edilir:
- virüs, eskiden yapıldığından, hala windows xp klasör simgesini kullanır.
- bir klasör açılırken sistem bir süre bekler ve imleciniz arka planda çalışıyor veya meşgulü simgeler.
- klasörler, yeni bir pencerede açılır.
nasıl kurtulunur:
- virüs olan diskleri biçimlendirerek (bkz: format).
uyarı: virüsü yazanın yazdığı iddia edilen temizleme aracı, düzgün çalışmamaktadır. kullanılması tavsiye edilmez.
virüslü diskteki dosyalarınıza güvenli bir şekilde nasıl erişilir:
eğer usb ile bağlanan bir disk, enfekte olduysa:
- aygıtınızı, klavyenizdeki shift tuşuna basılı tutarken bağlayın.*
- dosya gezgininden bu bilgisayar'a girin ve diskin harfini tespit edin.*
- adres çubuğuna x:\ yazın*, sonra alt tuşuna basılı tutarak, sayısal tuş takımınızdan* 255 tuşlarına basın ve alt'ı bırakın. enter tuşuna basın.
- gördüğünüz orijinal dosyalarınızı güvenli bir diske ve yeni klasörlere aktarın.
uyarı: klasörleriniz hala gizli ve sistem klasörü olarak işaretli olacaktır. eğer klasörlerinizi görmüyorsanız, klasör seçeneklerinden "gizli dosyaları göster"i açıp, "sistem dosyalarını gizle"yi kapatın.*
dipnot: burada belirtilen tüm bilgiler, kendi deneyimlerim sonucunda elde edilmiştir.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
ben hepinize yeterim sen hiç üzülme
aşk meşk bilmeyiz nolur gücenme
alayı gelse yetişmez gücüme
teneke demişler gel de gülme
aşk meşk bilmeyiz nolur gücenme
alayı gelse yetişmez gücüme
teneke demişler gel de gülme
devamını gör...
13 haziran 2021 sedat peker'in video atmaması
izlerken yiyeceğim şeylere kadar hazırlamıştım. çok üzdü bu durum beni
devamını gör...
ahmet kaya şarkılarındaki ölümcül cümleler
t: hangi birini yazsam dediğim başlık.
aklıma ilk gelen:
"yağmur gibi, gözlerinden akan yaş niye?"
...
"dalıp dalıp derinlere düşünmen niye?"
buradan
aklıma ilk gelen:
"yağmur gibi, gözlerinden akan yaş niye?"
...
"dalıp dalıp derinlere düşünmen niye?"
buradan
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
çekilin, linç yemeye geldim.
1. burası bir sözlük, üyesi olduğu ekşi gibi, yani kurallar belli. nickaltı kapalı bir değil, isteyen gelip yazıyor, sözlük kural ve formatlarına uymuyorsa silinir, bu kadar. gerisi kalır. yani hem ayranım dökülmesin hem arka nahiyem sıcak kalsın durumu yok, işine gelmiyorsa yol orada.
2. derdin varsa, yönetim de yardımcı olmuyorsa yaz? milyon tane ayılıp bayılanın var baksana? haklıysan biz de yanında duralım? o da yok.
3. troller hep var, hep de var olacak. kimse kusura bakmasın, canım istediğinde ben de yapıyorum, burası pembe kucaklar ana okulu değil, dakka başı mükemmel tasviri insanlar gibi dolaşacak halimiz de yok?
4. yoldaş'ın bindiği dalı, hem de böyle "değerli bir yazarın" oturduğu dalı yanlışlıkla olsa bile keseceğine inanmıyorum kimse kusura bakmasın. yoldaşın yalakası da değilim, burası sözlük ya? porsuğa bir, yoldaşa iki olmadı bana üç. bu ne ya, ülkenin en faal muhalefet lideri ömür boyu sürgüne gitmiş gibi? sıktınız.
kaç oldu lan? hah, 5. yine de varsa başka bişi alsın bir çaylak hesabı anlatsın derdini??
ben gidiyorum, çoluk çocuk bekler, hof!
peşin not : dm'den sakın ama sakın "yhaaa öyle değil, öyle biri değillll :s" diye gelmeyin, valla küfrederim.
1. burası bir sözlük, üyesi olduğu ekşi gibi, yani kurallar belli. nickaltı kapalı bir değil, isteyen gelip yazıyor, sözlük kural ve formatlarına uymuyorsa silinir, bu kadar. gerisi kalır. yani hem ayranım dökülmesin hem arka nahiyem sıcak kalsın durumu yok, işine gelmiyorsa yol orada.
2. derdin varsa, yönetim de yardımcı olmuyorsa yaz? milyon tane ayılıp bayılanın var baksana? haklıysan biz de yanında duralım? o da yok.
3. troller hep var, hep de var olacak. kimse kusura bakmasın, canım istediğinde ben de yapıyorum, burası pembe kucaklar ana okulu değil, dakka başı mükemmel tasviri insanlar gibi dolaşacak halimiz de yok?
4. yoldaş'ın bindiği dalı, hem de böyle "değerli bir yazarın" oturduğu dalı yanlışlıkla olsa bile keseceğine inanmıyorum kimse kusura bakmasın. yoldaşın yalakası da değilim, burası sözlük ya? porsuğa bir, yoldaşa iki olmadı bana üç. bu ne ya, ülkenin en faal muhalefet lideri ömür boyu sürgüne gitmiş gibi? sıktınız.
kaç oldu lan? hah, 5. yine de varsa başka bişi alsın bir çaylak hesabı anlatsın derdini??
ben gidiyorum, çoluk çocuk bekler, hof!
peşin not : dm'den sakın ama sakın "yhaaa öyle değil, öyle biri değillll :s" diye gelmeyin, valla küfrederim.
devamını gör...
dünyanın en güzel bisikleti
ilk bisikletimdir.
bisiklet aşkım çocukluğumdan beri devam eder. en sevdiğim ulaşım aracıdır açık ara.

o zamanlar yaşadığım kuzeydeki bir şehirde sınır kapısı açıldığında rus pazarları kurulmuştu şehirde. büyük bir dram ve çöküş göstergesi olsa da benim yaşımdaki çocuklar için bulunmaz bir nimetti. onlarca oyuncağım olmuştu rus pazarından alınan.
ve bir gün babam eve kırmızı bir bisikletle geldi. benim ilk bisikletim. kardeşim küçük olduğu ve diğer kardeşimin henüz dünyaya gelmek gibi bir niyeti olmadığı için bisiklet bana aitti.
ama babam için bisikleti almak yeterliydi. bana bisiklet kullanmayı öğretmedi. evin bir odasında duvara dayalı olarak duran bisikletin selesine oturup gittiğimi hayal ettiğim çok zamanlar yaşadım.
sonra bir gün babam evde yokken, annem mutfakta bir şeylerle uğraşırken bisikleti alıp şehrin en büyük okulunun bahçesine gittim. bisiklet elimde dolaşıp durdum bir süre.
sonra mahallenin abilerinden biri geldi ve bana bisiklet kullanmayı öğretti. hızlı öğrenen biriyimdir. çok çabuk öğrendim bisiklet sürmeyi. bisikletim kontra pedal olduğu için başlarda durmakta zorlansam da zamanlarına da alıştım.
o gün akşam ezanı okunana kadar bisiklet sürdüm. hayatımın en güzel günlerinden biriydi. görselini bulamadım ama markası kama idi.
o bisikleti hiç unutmadım. bana bisiklet sürmeyi öğreten o abiyi de.
bisiklet aşkım çocukluğumdan beri devam eder. en sevdiğim ulaşım aracıdır açık ara.

o zamanlar yaşadığım kuzeydeki bir şehirde sınır kapısı açıldığında rus pazarları kurulmuştu şehirde. büyük bir dram ve çöküş göstergesi olsa da benim yaşımdaki çocuklar için bulunmaz bir nimetti. onlarca oyuncağım olmuştu rus pazarından alınan.
ve bir gün babam eve kırmızı bir bisikletle geldi. benim ilk bisikletim. kardeşim küçük olduğu ve diğer kardeşimin henüz dünyaya gelmek gibi bir niyeti olmadığı için bisiklet bana aitti.
ama babam için bisikleti almak yeterliydi. bana bisiklet kullanmayı öğretmedi. evin bir odasında duvara dayalı olarak duran bisikletin selesine oturup gittiğimi hayal ettiğim çok zamanlar yaşadım.
sonra bir gün babam evde yokken, annem mutfakta bir şeylerle uğraşırken bisikleti alıp şehrin en büyük okulunun bahçesine gittim. bisiklet elimde dolaşıp durdum bir süre.
sonra mahallenin abilerinden biri geldi ve bana bisiklet kullanmayı öğretti. hızlı öğrenen biriyimdir. çok çabuk öğrendim bisiklet sürmeyi. bisikletim kontra pedal olduğu için başlarda durmakta zorlansam da zamanlarına da alıştım.
o gün akşam ezanı okunana kadar bisiklet sürdüm. hayatımın en güzel günlerinden biriydi. görselini bulamadım ama markası kama idi.
o bisikleti hiç unutmadım. bana bisiklet sürmeyi öğreten o abiyi de.
devamını gör...
jaguar
besin zincirinin en tepesindeki süper yırtıcı. timsah avlaması ile de bilinir. diğer büyük kediler gibi avının boğazına değil direkt olarak kafatasına saldırır. çenesi inanılmaz derecede kuvvetlidir ve saldırdığı hayvana ani felç geçirtebilir. ilgili bir videosunu şuraya bırakıyorum buyrun;
devamını gör...
noodle
hiç para vermediğim hazır yiyecek.
makarna ile yaşamaya devam.
aynı şey hazır çorba için de geçerli.
tarhana,mercimek,yoğurt çorbasıyla devam.
full doğalcı değilim ama ihtiyaç duymuyorum.
ıstek de almıyorum.
makarna ile yaşamaya devam.
aynı şey hazır çorba için de geçerli.
tarhana,mercimek,yoğurt çorbasıyla devam.
full doğalcı değilim ama ihtiyaç duymuyorum.
ıstek de almıyorum.
devamını gör...
konu neydi radyo yayını
almanya'da şu sıralar merkel'in paskalya sebebiyle tam kapanmaya gidilebilir açıklamasını konuşuyoruz 20 gündür falan... özür diledi o konuda kapandı. konuşacak konumuz yok, türkiyeden konu ithal edeceğiz yakında. durumlar çok fena sıkılıyoruz*
devamını gör...
bir idam mahkumunun son günü
anlatımı o kadar etkili ki sanki kitaptan çıkıp gerçekten o kişiyi yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. okunması gereken mükemmel bir kitap.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
cips sosu tarifleri
yoğurtlu sosa sarımsak eklenirse lezzeti arşa çıkar.
devamını gör...
olması istenen ama gerçek hayatta olmayan şeyler
(bkz: uçan halı)
piknik sepetini hazırladık güzelce. bindik halımıza, havalandık şöyle, istikamet mesela italya olsun. vardık ve attık kendimizi şöyle roma'da yeşil bir parkın içinde. orada keyfimize keyif katarak döndük geri. sonra halımızı bir güzel silkeleyip rulo yaptıktan sonra koyduk yerine. ne güzel direksiyon, vites, gaz, pedal ile uğraşmak yok, lpg ya da benzin masrafı yok. alkol, ehliyet, ruhsat kontrolü de yok. tabi alkol muayenesi olmayınca çakırkeyfler orada istediği içkiyi de içer ve döner.
uçan halıdan daha güzel vasıta düşünülebilir mi? teknolojinin yetişemediği ve masallarda kalan bir ütopya. gerçekleşse belki halı kadar fiyatları da uçacaktı.
piknik sepetini hazırladık güzelce. bindik halımıza, havalandık şöyle, istikamet mesela italya olsun. vardık ve attık kendimizi şöyle roma'da yeşil bir parkın içinde. orada keyfimize keyif katarak döndük geri. sonra halımızı bir güzel silkeleyip rulo yaptıktan sonra koyduk yerine. ne güzel direksiyon, vites, gaz, pedal ile uğraşmak yok, lpg ya da benzin masrafı yok. alkol, ehliyet, ruhsat kontrolü de yok. tabi alkol muayenesi olmayınca çakırkeyfler orada istediği içkiyi de içer ve döner.
uçan halıdan daha güzel vasıta düşünülebilir mi? teknolojinin yetişemediği ve masallarda kalan bir ütopya. gerçekleşse belki halı kadar fiyatları da uçacaktı.
devamını gör...
yoldaş'ın beş vakit namaz kılan müslüman olması
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının gördüğü en saçma rüya
dün gece cringe’lerden cringe’lere koştuğum rüyalardır. hatırladıkça bir gülme tutuyor beni. dedim olmayacak, en iyisi bir girdi yazayım da okuyanlar da benim yerime utansınlar azıcık. *
o zaman başlıyorum;
üniye gidiyorum, gitmişim ve gitmekteyim. her zamanki gibi en ön sol taraftaki sırada yerimi almışım. inek olduğumdan değil, gözüm görmüyor arka sıralardan. gelmiş ders arası çatmış. herkeslerde bir muhabbet bir goygoy. ben ise öyle garip garip tahtaya bakınıyorum. bu arada hemen sağımda iki sıra ötede bir hanım oturuyor ve içten içe vurulmuşum kendisine. gözlerimden kalp çıksa yeridir yani. gerçi hiç de belli etmiyorum ve soğuk soğuk takılıyorum. sıfır muhabbet, sıfır hareket. derken sınıfta bir şamatadır kopuyor ve bu hanım elindeki kitabı arkaya doğru fırlatıyor. arkadakinin kafasından “bonk” diye seken kitap benim önüme düşmesin mi…(fizik kuralları çöpte bu sırada)
beni bir heyecan basıyor, acele acele kitabın adına bakıyorum falan. kırmızılı kırmızılı.. en sevdiğim…
neyse efendim o an geliyor. önünde hiç yoktan bir adet kırmızı gül peydah oluyor. ben de romantik olacağım ya, hemen kimseciklere göstermeden gülden bir yaprak koparıyorum ve çevik bir hareket ile kırmızı kitabın arasına sıkıştırıyorum. akla bak, hanımefendi hemen farketmesin diye de kitap ayracının olduğu sayfanın çok çok ötesine koyuyorum. zeka fışkırıyor maşallah. çöpteki fizik hortluyor ve kendimi bir an için zeki bir birey olarak düşünüyorum. içimden diyorum ki “şimdi görmez, anca eve gidince fark eder, gülümserse ne mutlu, o bile bana yeter.”
ama kader ağlarını örmüş çoktan. bahse konu hanım alıyor kitabı ve başlıyor çevirmeye.. neden ki ey hanım, diyorum içimden. görüyor da gül yaprağını. şaşırıp soruyor; kim koydu ki bunu, diye. işte o anda arkada oturan be kitabın kafasından “bonk” diye sektiği yakın arkadaşım olaya giriyor ve sınıfın popüler çocuklarından birini işaret ederek; o koydu gülü, gördüm diyor… ben şok, ben bitik…
işbu popüler eleman da inkar etmiyor ve evet diyor. “ne eveti popüler çocuk ne eveti?!” diyorum içinden. olay burada bitse iyi. hanımefendi de gülmesin mi popi çocuğa. benim içimde ısıya duyarlı bir füze geziniyor ve kalbimde infilak ediyor sanki. velakin dışımdan çok neşeliyim, gülüyorum ve hatta şakalar yapıyorum konu ile alakalı. istemeden de olsa bir yuva kurmuş gibi de mağrurum aynı zamanda.
içime en çok oturan şey ise kitabın adını hatırlayamamak oluyor.
sen kim, romantik olup kitap aralarına gül koymak kim ey bubble. bak yine cringe oldum. *
o zaman başlıyorum;
üniye gidiyorum, gitmişim ve gitmekteyim. her zamanki gibi en ön sol taraftaki sırada yerimi almışım. inek olduğumdan değil, gözüm görmüyor arka sıralardan. gelmiş ders arası çatmış. herkeslerde bir muhabbet bir goygoy. ben ise öyle garip garip tahtaya bakınıyorum. bu arada hemen sağımda iki sıra ötede bir hanım oturuyor ve içten içe vurulmuşum kendisine. gözlerimden kalp çıksa yeridir yani. gerçi hiç de belli etmiyorum ve soğuk soğuk takılıyorum. sıfır muhabbet, sıfır hareket. derken sınıfta bir şamatadır kopuyor ve bu hanım elindeki kitabı arkaya doğru fırlatıyor. arkadakinin kafasından “bonk” diye seken kitap benim önüme düşmesin mi…(fizik kuralları çöpte bu sırada)
beni bir heyecan basıyor, acele acele kitabın adına bakıyorum falan. kırmızılı kırmızılı.. en sevdiğim…
neyse efendim o an geliyor. önünde hiç yoktan bir adet kırmızı gül peydah oluyor. ben de romantik olacağım ya, hemen kimseciklere göstermeden gülden bir yaprak koparıyorum ve çevik bir hareket ile kırmızı kitabın arasına sıkıştırıyorum. akla bak, hanımefendi hemen farketmesin diye de kitap ayracının olduğu sayfanın çok çok ötesine koyuyorum. zeka fışkırıyor maşallah. çöpteki fizik hortluyor ve kendimi bir an için zeki bir birey olarak düşünüyorum. içimden diyorum ki “şimdi görmez, anca eve gidince fark eder, gülümserse ne mutlu, o bile bana yeter.”
ama kader ağlarını örmüş çoktan. bahse konu hanım alıyor kitabı ve başlıyor çevirmeye.. neden ki ey hanım, diyorum içimden. görüyor da gül yaprağını. şaşırıp soruyor; kim koydu ki bunu, diye. işte o anda arkada oturan be kitabın kafasından “bonk” diye sektiği yakın arkadaşım olaya giriyor ve sınıfın popüler çocuklarından birini işaret ederek; o koydu gülü, gördüm diyor… ben şok, ben bitik…
işbu popüler eleman da inkar etmiyor ve evet diyor. “ne eveti popüler çocuk ne eveti?!” diyorum içinden. olay burada bitse iyi. hanımefendi de gülmesin mi popi çocuğa. benim içimde ısıya duyarlı bir füze geziniyor ve kalbimde infilak ediyor sanki. velakin dışımdan çok neşeliyim, gülüyorum ve hatta şakalar yapıyorum konu ile alakalı. istemeden de olsa bir yuva kurmuş gibi de mağrurum aynı zamanda.
içime en çok oturan şey ise kitabın adını hatırlayamamak oluyor.
sen kim, romantik olup kitap aralarına gül koymak kim ey bubble. bak yine cringe oldum. *
devamını gör...
serenad
zülfü livaneli’nin yazdığı, ikinci dünya savaşı sırasında yahudi soykırımından kaçmaya çalışan çiftin hikayesini, yıllar sonra istanbul'a gelişiyle struma gemisi'ni yeniden gündeme getiren profesör maximilian wagner'in gözünden anlatan romandır.
oldukça etkileyici bir hikayesi var.
devamını gör...
beğeni bildirimlerini kapatan yazar
benim zaten kapalı olan özelliktir hiç beğeni gelmiyor bozuk sanırım veya ben kapattım.
devamını gör...
tebessüm ettiren sözlük nickleri
ponulu korno
- eyyyy moderatörler ne yaptınız bu adama ?
- eyyyy moderatörler ne yaptınız bu adama ?
devamını gör...

