hadi gel barışalım bugün
kırık dökük ve yapayalnız
sitem edelim en sevdiklerimize
unutalım bütün
yaşanmışlıkları, yaşanmamışlıkları

hadi gel bugün yad edelim
sevdiklerimizi, yitiklerimizi, gördüklerimizi
göremediklerimizi...

duygu mahzenine dokunalım
biraz da ağlaşalım helâlleşelim
hadi gel bayramlaşalım
her ne kadar göremesek de...

tellerine dokunalım
yüreğin nağmelerine
dem vuralım bütün yalnızlığımıza

bilmeseler de duymasalar da
elbette yüreğin en derinliklerinde
bir selam
bir veda
bir hoşça kal diyelim ...
devamını gör...

''sizin düzenininizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla hiç bağdaşan yanım yok. aranızda dolaşmak için giyiniyorum. hem de iyi giyiniyorum. iyi giyinene iyi yer verdiğiniz için.''
nedense bana intihar ederek öldüğü izlenimi veren çocukluğun soğuk geceleri ve bir intiharın izinde kitaplarının yazarı.
devamını gör...

internette bir arama yaptığımızda ya da herhangi bir etkileşimde bulunduğumuzda bıraktığımız bilgi izlerine verilen addır. bu bilgilerin saklanılıp paylaşılmasının yanında aranması da mümkündür.
bu izler silinseler bile sonsuza kadar var olmaya devam ederler. bu yüzden hem biriyle ilgili bir paylaşımda bulunurken o kişinin bunu onaylayıp onaylamayacağını göz önünde bulundurmak, hem de kişisel detayları kendinize saklamak ve hesaplarınızdaki gizlilik özelliklerini gözden geçirmekte fayda var.
devamını gör...

nasıl ki yazmak eyleme geçmeyi engelliyorsa, fazla düşünmek de, kafada halihazırda gerçekleştirilmiş diyaloglar, yaşanmış anlar yanılsamasına neden olduğundan hayatı yaşamanın önüne geçen bir özellikten muzdariptirler.
devamını gör...

--- alıntı ---

maximilien-françois-marie-ısidore de robespierre d. 6 mayıs 1758, arras – ö. 28 temmuz 1794, paris), jakoben kökenli fransız devlet adamı, hukukçu ve fransız devrimi'nin önde gelen isimlerinden biri.[1][2] 1793'ün sonlarında, terör dönemi sırasında devrimci hükûmet'in ana organı olan kamu güvenliği komitesi hâkim oldu ancak 1794'te başlayan isyanlar (réaction thermidorienne) sonucunda düşürüldü ve idam edildi.

robespierre ailesinin irlanda asıllı olduğu söylenir. robespierre, arras'da bir süre okula gittikten sonra, paris'te louis le grand koleji'nde okudu. 1781'de baba mesleğini seçerek avukat oldu ve arras'da çalışmaya başladı. 1788'de états généraux meclisi'nin seçilmesi ve toplanmasıyla ilgili tartışmalara katıldı. bu meclise girmek için artois'dan tiers-état temsilcisi seçildi. sadık bir rousseaucu olması sebebiyle aşırı solda sayılıyordu, nitekim hemen jakoben kulübüne üye oldu.


zengin burjuvazi yerine, paris halkını tutuyor, onlara dayanıyordu. bütün söylevlerinde demokrasiyi savundu, ve genel oydan yana çıktı. halk onu "ıncorruptible" (bozulmaz, satın alınamaz, yıkılmaz) olarak adlandırıyordu. robespierre, katıksız bir demokrasi adına jirondenler'le çatışıyordu. avusturya'yla savaşmak söz konusu olunca buna karşı çıktı. cumhuriyet ilan edildikten sonra, geri dönülmesini kesinlikle önlemek için saint-just, marat ve danton'la birlikte 21 ocak 1793'te kralın idam edilmesini sağladı.


rousseau gibi robespierre de siyasal yönetimin eskiden beri büyük çoğunluğun bir azınlıkça sömürülmesi ve ona boyun eğdirilmesi için kullanıldığına inanmaktaydı. ona göre yasa dediğimiz şeyler, bu çabaları sistemleştirmek içindi. yasamacılar, halkın güçlerini serbest bırakmak ve özgürlük, onur, mutluluk, kendi kendini yönetme özlemlerini doyurmayı düşünmüşlerdir. oysa bu yapay zorlama bir kez ortadan kalksa, hemen uyumlu bir toplum doğacak ve aralıksız sürüp gidecektir. robespierre ve öteki jakobenlerin terörden umdukları, geçici bir diktatörlükten sonra aydınlanma çağı felsefecilerinin öngördükleri bu doğal düzene ulaşmaktı. fakat, robespierre'in kendisi de bu tutumunun bir kurbanı olarak 28 temmuz 1794'te giyotinle idam edildi.

--- alıntı --- buradan
devamını gör...

annem. karşılıksız seven tek kadın.
devamını gör...

videolarını izleyince, komik olma telaşını hissettiğimdir..
hep bir espiri yapma çabası var, herşeye bir fıkrayla, bir metaforla gülerek cevap veriyor önce, düz, direk anlatamıyor, yada anlamayacağımızı düşünüyordu galiba.. halbuki biz hiç olmadığımız kadar ciddiyiz, velhasıl ciddiyetsiz bulmuşumdur hep, ki ortaya koyduğu işten de bu anlaşılıyor zaten..
devamını gör...

genetik kalp damar hastasıyım, vücudumun 3 yerinde pıhtı var.
emboli geçirdim, akciğerimde kalıcı hasar oluştu.
nefes darlığı çekiyorum.
bipolarım, 13 yıldır tedavi görüyorum.
sol bacağımda dvt var. 45 dakikadan fazla hareketsiz duramıyorum.
günde 9 tane ilaç içiyorum.
%81 engelli raporum var.
emekli oldum.
devamını gör...

alman ordusunun, her ordu kendi devri dikkate alınarak değerlendirildiğinde gelmiş geçmiş en iyi ordular listesinde kesinlikle ilk üçe yazılması gerekir. ne var ki istediğiniz kadar güçlü olun dünyaya karşı tek başınıza savaşamazsınız. işte hitler bu orduyu olmayacak hayal uğruna mahvetmiştir. elde ettiği kazanımları yeterli görmemiştir.

almanya, aynı anda amerika, sscb, ingiltere, fransa yanında ufak tefek bir çok devletle savaşmış, amerika harici hepsini bir kaç yıl da olsa madara etmiştir. garip hatalar ve stratejiler ile nefesi yetmemiş savaşı kaybetmiştir.
devamını gör...

çok nadir de olsa yaşadığım bir durumdur.

hele ki trafik çok yoğun, taşıt da çok kalabalık ise alışkın olmayan insanların maalesef yaşayacağı durumdur.

her gün istanbul trafiğinde toplu taşımaya binen çoğu insan bu duruma bağışıklık kazanmıştır eminim ki.
devamını gör...

merhaba,

arkadaş burayı okur mu bilmiyorum ama hayat cidden intihar edecek kadar değerli değil. yani böyle cesurca bir karar vermek için çok anlamsız. intihar edebilecek cesareti olan bir insanın hayatını yönlendirebilecek kuvvetli adımlara atacağına eminim. umarım bir şeyler değişir senin için, umarım su akar yolunu bulur.
devamını gör...

acı. bu ölüm olabilir, aldatılma, yaftalanma, dışlanma, vs. olabilir. acı her ne şekilde olursa olsun insanı değiştirir. eski gülmeler, eğlenmeler ve umutların yerini tecrübe dediğimiz karamsarlık alır.
devamını gör...

kesinlikle zevkle izleyeceğimi düşündüğüm yayın olacaktır.
devamını gör...

günaydın
hadi maziye gidelim.
bu zamana açılasım yok bu gün.
bir bendeniz klasiği.
devamını gör...

etrafınızda ne kadar insan olursa olsun, en sonunda her zaman kendinizle baş başasınız ve bu yolda her zaman yalnızsınız.
devamını gör...

sanki erkekler dut yemis bulbul.. gıybet cinsiyet ayrımı tanimaz..
devamını gör...

bumahado'nun yazdığı #339284 tanimda, üstü kapalı olarak bahsettiği entrikaların arkasında hafızam beni yanılmıyorsa dukas ailesi vardır. diyojen ordudan yetişen ve ordu içinde çok sevilen bir asker, askerin baskısıyla dul kalan imporotirice ile evleniyor ve imparator oluyor. dukas ailesi ise, merkezde ciddi nüfuz sahibi olmuş, bürokraside epeyi guclenmistir. malazgirt savaşı aslında hem diyojen'i iktidara taşıyan askerin, hem de diyojen'in önemli bir sınavı olacaktı. bu sınav başarıyla sonuçlanirsa, dukas ailesine neler olabileceğini söylememe gerek yok sanırım. her neyse, savaş esnasında dukas hizibinin ajanları "diyojen esir düştü, diyojen öldü" gibi şayialar yayıyor. bu esnada beklenmedik bir şekilde, hristiyan türkler selçuklular tarafına geçiyor ki, bunun hikayesi ilginçtir. ordu panik halinde geri çekilmeye başlıyor ki, bu bozguna panik neden oluyor. sonrası diyojen'e olanlar malum.

hristiyan türklerin karşı tarafa geçmesi söyle oluyor, savaştan önce selçuklu komutanları, avarlar ve kumanlar'ın - hristiyan turkler-komutanlarıyla konuşma yapıyorlar. ne konuştukları bilinmiyor çünkü türkçe konuşuyorlar, aktaran bizans kaynakları olduğu için ve türkçe kaynaklarda sessiz olduğundan içerik bilinmiyor. fakat selçuklu komutanları, ayrılırken masaya ok ve tuz bırakıyor ki, oğuz adının buradan türedigi iddia edilir. artık ok ve tuz için mi taraf değiştiriyorlar, para mı teklif ediliyor, bilemiyorum*
devamını gör...

sadece bir kişi sağ çıktı o evden. izleyip dalga geçip gülüp geçtiğimiz doğu perinçek'in p.şt dediği ertuğrul kürkçü.

denizler mahirler gitti. solculuk p.ştlara kaldı.
devamını gör...

fotoğraf: the falling man

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
11 eylül new york'ta düzenlenen saldırılar sırasında düşen bir adamın richard drew tarafından çekilen bir fotoğrafı.
devamını gör...

annem hic almadi ve kullanmadi, ben de hic almadim ve kullanmiyorum. “anasina bakip kizini al” deyimi en cok bu konuda gecerli olmustur. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim