1597 yılında galileo galilei tarafından icat edilen, bir sıcaklık farkının değerini vermeden sadece varlığını gösteren alet. bu icat aslında ilk termometredir.

içinde bulunan ufak, bir çeşit şamandıraya benzeyen cisimler, etraftaki sıcaklığın değişimine ve yoğunluk farkına bağlı olarak yükselir veya alçalır. böylece sıcaklığı derece olarak ölçmese de, sıcaklık değişimin gösterir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"dolarla mı maaş alıyorsunuz? "
damat bey=eski hazine ve maliye bakanı =berat albayrak
devamını gör...

diğer çiçeklere kıyasla hakkının yeterince teslim edilmediğini düşündüğüm sade ama şık çiçek. yani alın papatyaları bir kıza taç yapın. kızın gönlünde olağanüstü hal ilan etmiş olursunuz.

papatyalar güzeldir.
devamını gör...

soruyu sordukları kadının hakem olma ihtimali de olabilir aman dikkat etsinler, yoksa sonu nikah masasında bitebiliyor.

...ya da sorun sorun belki hayatınızın aşkını bile bulabilirsiniz. hatta ofsaytta bile hanımcılık kazanabiliyor bu örnekteki gibi.

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beni bu gruba defalarca kez davet etti ama kabul etmemiştim. kötü bir niyeti olduğunu sanmıyorum ilk başta amaçları gerçekten eğlenceydi bence sonradan işler rayından çıkmıştır. ama bu gibi grupların sonu hep kötü biter tam da tahmin ettiğim gibi öyle bitti. diğer yazarların onun etkisi altında kaldığını ve gruplaştığını bazı yazarları topluca linçlediklerini daha önceden farketmiştim ama sonucunda zaten bu tarz bir şeyin yaşanacağını bildiğimden ses etmeye gerek duymamıştım. bence gayet de diğer kişiler kendi fikri olmadan başkalarının aklıyla hareket ediyor hepsinin hesabını bir anda dondurması bunun kanıtı. bilemiyorum ya herkesin kendi iradesi var ve bu iradeyi başkalarına teslim etmeyin bence kendi kararlarınızı kendiniz verin başkalarının direktiflerine göre yaşamayın.
devamını gör...

ben kadın olsam kesin aşık olurdum dediğim adam.

devamını gör...

neredeyse her insanın düşündüğü bir durumdur. daha eski zamanlarda yaşasaydım sanki daha mutlu olurmuşum gibi gelmiştir hep. midnight in paris (film) filminde değinilen bir noktaydı. eski zamanlara gidildiğinde oradaki insanların da daha eski zamanlarda yaşasa daha mutlu olacağını düşündüklerini gösteren sahneleri vardı. belki de gerçekten öyledir. belki sorun zamanda değil bizdedir. bu çağda büyümüş, bu çağın koşullarına uygun yetişmiş insanlar olarak başka zamanlarda daha mutlu olacağımızı düşünmek belki de gerçekçi değildir. bilemiyorum altan.
devamını gör...


türk boksör ünsal arık, 24 nisan’da yapacağı maçta “128 milyar dolar nerede?” yazılı tişört ile çıkacağını sosyal medya hesabından duyurdu.

almanya’da yaşayan türk boksör ünsal arık, “128 milyar dolar nerede?” sorusunu boks ringlerine taşıyacağını ve 24 nisan’da aleksandar kuvac ile yapacağı maça “128 milyar dolar nerede?” yazılı tişört ile çıkacağını açıkladı. cumhuriyet’e konuşan türk boksör ünsal arık, almanya augsburg’da seyircisiz gerçekleştirilecek maçın internet üzerinden canlı yayımlanacağını belirtti. arık, “her zaman medya gücümü değerlendirip insanlara doğruyu göstermeye çalıştım. şimdi ‘128 milyar dolar nerede?’ tişörtü ile maça çıkacağım. nedeni çok basit. herkese terörist, fetö’cü ve vatan haini damgasını vurdular. ben de terörist, hırsız, fetö’cü ve vatan haini kimin olduğunu hatırlatmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
kaynak yeniçağ: boksör ünsal arık “128 milyar dolar nerede” sorusunu ringe taşıyacak


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

buradan
devamını gör...

--- alıntı ---

eskiden savaşlar şimdikinden çok olduğu için, anadolu’ nun hemen her köyünden, hemen her hanesinden şu yada bu cephede savaşan bir asker olurmuş .bu askerlerin geride kalan anaları, kardeşleri, hanımları, nişanlıları, yavukluları olurmuş elbette.

bu biçareler, vatanını, milletini, dinini muhafaza için cephe cephe koşan yiğitleriyle elbet gurur duyarlarmış ama ağlamadan, göz yaşı dökmeden de gün geçirmezlermiş. bazen aşikar, bazen gizli gizli ağlayan genç kız ve gelinlerimizin göz pınarları kuruyup gözleri çapaklanmaya ve ağrımaya başlarmış. birbirleriyle konuşurken, o zamanın terbiyesi icabı:

“senin yavuklun, senin kocan” diyemezler, utanırlarmış. ”benim göz ağrımdan hiç mektup gelmiyor, seninkinden haber var mı?” diye sorarlarmış. bu deyim, sevdiklerimiz içinde en birincisi anlamında kullanılır.

--- alıntı ---
devamını gör...

gerçekten çok sayıda yardıma ihtiyacı olan çocuk ve köy okulu var bu çağrıya sessiz kalmayız.

sözlük yönetimi biz her türlü desteğe hazırız.
devamını gör...

bu nasıl başlık ya. ben baya baya yaşlanıyor muyum acaba. 18 yaşında ne ilişkisi, çok fazla olmayan denmiş birde.
devamını gör...

böbrek ve plasenta'da bulunan ürik asitin geri alımında görevli kolaylaştırılmış difüzyon aracılı taşıyıcı moleküldür.
hiperürisemi tedavisinde kullanılan probenesid glut-9 u inhibe ederek ürik asitin geri emilimini azaltarak ürik asit seviyesinde düşmeye katkıda bulunur.
devamını gör...

kayserili kurnazlığı ve trabzonlu özgüveni içeriyor.
ben masum yörük, "kesin dolandırır bu beni" deyip topuk.
devamını gör...

bende derin üzüntü ve hayal kırıklığı uyandıran haberdir. sebebi...

artık sinirlenemiyorum bile. bu ülke için bir şeyler yapmak istiyorum, istiyordum! belki de hala istiyorum.* yemin ediyorum, gecelerce ders çalışıyorum. eminim ülkenin akademik kadrosundaki idealist birçok kişi de böyledir. yeni şeyler üretmeye çalışıyoruz. kafamız patlıyor. yaşıtlarım kızlar eğlenirken, gezerken benim gözlerimin altı morarıyor yemin ederim ya. neden? şu saçma ülke için bir şeyler yapmak için. yurtdışına gittiğimizde bize "sizin ülkenizde meyve var mı? sizin ülkeniz çöl mü? deniz var mı? bilim var mı? sanat yapıyor musunuz?.." gibi lanet sorulara maruz kalmamak; ülkenin sosyokültürel itibarını bir nebze olsun yükseltmek için beyin patlatıyoruz. ama millet ne yapıyor? devasa çay bardağı... helal olsun!

ülkelerin akademik makalelerinin sayısı ile ekonomik gelişmişliği arasında pozitif korelasyon vardır. bilim ve sanat alanında gelişmişlik tanınırlılığı ve itibarı arttırır; devasa çay bardakları ve saçma yapılar değil. zaten ekonominin bir sıkımlık canı kaldı. böyle şeylere para akıtılacağına daha çok proje fonlayın.*
devamını gör...

hıçkırarak bacaklarına sarıldım. '' bu artık hiç bir şeye yaramaz, baba; hiç bir şeye yaramaz... ''
benimkiler gibi yaşlarla dolan gözlerine bakarak bir ölü gibi mırıldandım: '' onu kestiler bile, baba ;benim küçük şeker portakalı fidanım kesileli bir haftadan çok oluyor. ''
devamını gör...

kişinin kendini anlamlandırmasıyla başlıyor hayatın anlamı. kendi potansiyelini keşfetmesi gerek tabi. bunun için belki iyi bir eğitim alması gerek, iyi bir duyuma sahip olması da gerekebilir. misal bir kitap ya da defterin sayfaları gibi, anladıkça anlamı artan şeyler.
kapı kolu da olabilir. kapı kolu olarak varlığını kapıları açmaya-kapamaya adamıştır misal.
ya da hiçbiri gerekmez, yaşıyordur ve yaşarken yapıp ettiklerinden mutludur, anlamını da böylece bulmuştur.
devamını gör...

fenerbahçe'nin kazanamamasına çok şaşırdığım bir maçtır.
devamını gör...

nasıl söyledik ama, muhteşemdik beee.
devamını gör...

“bir gün son kez oturum açtı ve hiç birimiz bunu fark etmedik...”
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim