kadınlar parasız erkeği sevmez
yine cinsiyetçilik nerde bu kadın erkek eşitliği.
zaten bende parasız kadınları sevmiyorum.
zaten bende parasız kadınları sevmiyorum.
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
bazen sadece hayatında hiç sevgilisi olmamis olduğuna delalet eder. o kadardır.
devamını gör...
georges brassens
georges charles brassens,1921 yılı doğumlu fransız şarkıcı,söz yazarı ve bestecidir. şair kimliğinin yanısıra pekçok tanınmış-tanınamamış fransız şairin şiirlerini de bestelemiş bir isimdir. kendi şiirlerini ise nazım olarak değil, gitarı eşliğinde melodileştirerek yazmış-seslendirmiştir. kendi döneminde oldukça meşhur bir isim olsa da yaşamı pek de kolay geçmemiştir. ikinci dünya savaşı'nın devam ettiği 1943 yılında almanlar tarafından bir uçak fabrikasındaki çalışma kampında çalışmaya zorlanmıştır. müzik aşkını ise roman-katolik annesi ile açık fikirli ve annesinin tam aksine antiklerik bir insan olan babasından kazanmıştır. şiir tutkusu da lisedeki öğretmeni tarafından keşfedilmiş ve desteklenmiştir.
brassens'in şiirleri ve şarkıları, o dönemdeki muhafazakarlık ve bayağı geleneklerle indirekt olarak alay etmekte; aşkı,dostluğu,sevgiyi ve özgürlüğü savunmaktadır. kendisinin yorumları oldukça zarif olmakla beraber* gitarından yayılan notaların ahengi ve ritimlerin yumuşaklığı insanı gerçekten farklı dünyalara götürmektedir.
2 harika bestesi buradadır,şöyle buyrun;
une jolie fleur (güzel bir çiçek);
les sabots d'helene (helene'nin ayakkabıları);
brassens'in şiirleri ve şarkıları, o dönemdeki muhafazakarlık ve bayağı geleneklerle indirekt olarak alay etmekte; aşkı,dostluğu,sevgiyi ve özgürlüğü savunmaktadır. kendisinin yorumları oldukça zarif olmakla beraber* gitarından yayılan notaların ahengi ve ritimlerin yumuşaklığı insanı gerçekten farklı dünyalara götürmektedir.
2 harika bestesi buradadır,şöyle buyrun;
une jolie fleur (güzel bir çiçek);
les sabots d'helene (helene'nin ayakkabıları);
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
olur öyle arada.
devamını gör...
kendine ulaşamayacağı hedefler koyan kişiler
ya hedeflerine ulaşamadığı için depresyona falan girer, ya da amacına ulaşmak için hırslanıp hedefine ulaşmak için daha fazla çabalar. kişinin karakterine göre değişir.
devamını gör...
yazarların kendilerini teselli etmek için kullandığı cümleler
yazarların kendilerini avutmak için söylediği şeyler.
kendime karşı her zaman dürüst oldum ; ayrıca realist bir insan olduğumu düşünüyorum. bu nedenle kendime pembe bulutlar çizmem. onu gerçekle yüzleştirmem gerekir. bu nedenle kendine şunları sorarım:
- bunu düzeltebilir miyim?
- hayır
- zamanı geri alabilir miyim?
- hayır.
o zaman olmuş olana üzülüp hayıflanmak yerine , gerçekle yüzleşmek sorunları atlatmakta daha faydalı olacaktır.
kendime karşı her zaman dürüst oldum ; ayrıca realist bir insan olduğumu düşünüyorum. bu nedenle kendime pembe bulutlar çizmem. onu gerçekle yüzleştirmem gerekir. bu nedenle kendine şunları sorarım:
- bunu düzeltebilir miyim?
- hayır
- zamanı geri alabilir miyim?
- hayır.
o zaman olmuş olana üzülüp hayıflanmak yerine , gerçekle yüzleşmek sorunları atlatmakta daha faydalı olacaktır.
devamını gör...
hazır ayaktayken diye söze giren tip
"ağzımın ortasına çakıver" derse seve seve yapacağım tiptir.
devamını gör...
bir kelime ile içini dökmek
tükendim.
devamını gör...
çirkin kalplilere tavsiyeler
tanım: kendini dünyanın en güzeli/yakışıklısı/zekisi sanan kibirlilere verilen tavsiyeler.
(bkz: çirkin kadınlara tavsiyeler)
çirkin buluyorsan konuşma evladım...
başkasına göre belki dünyanın en çekici kadını.
insanlardan uzak durup, az konuşmak.
bilinçaltınızı temizlemek
(bkz: çirkin kadınlara tavsiyeler)
çirkin buluyorsan konuşma evladım...
başkasına göre belki dünyanın en çekici kadını.
insanlardan uzak durup, az konuşmak.
bilinçaltınızı temizlemek
devamını gör...
meridyen
bir kutuptan başlayıp diğer kutupta sona eren, ekvator‘u ve diğer paralelleri dik olarak kesen hayali yarım çemberlere meridyen denir.
meridyenlerin özellikleri:
- başlangıç meridyeni ingiltere’de (londra) yer alan greenwich’ten geçer. derecesi “0”dır. 180 derece meridyeni ise aynı zamanda tarih değiştirme çizgisidir.
- birer derece aralıklarla çizilirler.
- başlangıç meridyeninin 179 tane doğusunda, 179 tane de batısında olmak üzere (tarih değiştirme çizgisi ile birlikte) toplam 360 tane meridyen yayı vardır. 180 derece meridyeni hem doğu hem batı meridyeni kabul edilir.
- başlangıç meridyeninden doğuya ve batıya doğru gidildikçe meridyen dereceleri büyür.
- meridyenlerin boyları aynıdır.
- bir meridyen üzerindeki tüm noktaların yerel saatleri aynıdır.
- - - alıntı - - -
referans: coğrafya dersi notlarıdır. bilgiler bana ait değildir.
meridyenlerin özellikleri:
- başlangıç meridyeni ingiltere’de (londra) yer alan greenwich’ten geçer. derecesi “0”dır. 180 derece meridyeni ise aynı zamanda tarih değiştirme çizgisidir.
- birer derece aralıklarla çizilirler.
- başlangıç meridyeninin 179 tane doğusunda, 179 tane de batısında olmak üzere (tarih değiştirme çizgisi ile birlikte) toplam 360 tane meridyen yayı vardır. 180 derece meridyeni hem doğu hem batı meridyeni kabul edilir.
- başlangıç meridyeninden doğuya ve batıya doğru gidildikçe meridyen dereceleri büyür.
- meridyenlerin boyları aynıdır.
- bir meridyen üzerindeki tüm noktaların yerel saatleri aynıdır.
- - - alıntı - - -
referans: coğrafya dersi notlarıdır. bilgiler bana ait değildir.
devamını gör...
böcekleri görünüşü ile yargılamak
böcek ırkı neden insanlar tarafından hoş karşılanmaz diyerek konuya girelim.
böceklere karşı net bir şekilde önyargı ile yaklaşıyoruz. tabiki buna sebep olan görünüşü ve yaşadıkları yere göre değerlendiririz onları. fakat uğur böceği de bir böcektir ama diğer böceklere göre rengarenktir yani görünüşü güzel olduğu için sevilir. hatta uğur böceğine de daha farklı anlamlar yüklediler ve uğur getirdiğine inanılır.
maalesef insani ilişkilerimizde insanları görünüşlerine göre yargıladığımız gibi böcekleri de dış görünüşlerine göre değerlendiriyoruz.
özellikle hamam böceğine karşı aşırı ırkçılık yapıyoruz. ne istiyorsunuz bu kapkara olan güzeller güzeli böcekten. bunun yanında sinekler de meşhurdur en az hamam böceği kadar. hatta sinek küçük ama mide bulandırır deriz. neyse sineği boş verelim şimdi. asıl konumuz hamam böceği, bu tarz böceklere daha ılımlı yaklaşalım ve böceklere uyguladığımız ırkçılıktan vazgeçelim. hepsini eşit miktarda sevelim. lütfen öldürmeyin onları, ekolojik dengeyi bozuyorsunuz diyerek sözlerimi burada bitiriyorum.
böceklere karşı net bir şekilde önyargı ile yaklaşıyoruz. tabiki buna sebep olan görünüşü ve yaşadıkları yere göre değerlendiririz onları. fakat uğur böceği de bir böcektir ama diğer böceklere göre rengarenktir yani görünüşü güzel olduğu için sevilir. hatta uğur böceğine de daha farklı anlamlar yüklediler ve uğur getirdiğine inanılır.
maalesef insani ilişkilerimizde insanları görünüşlerine göre yargıladığımız gibi böcekleri de dış görünüşlerine göre değerlendiriyoruz.
özellikle hamam böceğine karşı aşırı ırkçılık yapıyoruz. ne istiyorsunuz bu kapkara olan güzeller güzeli böcekten. bunun yanında sinekler de meşhurdur en az hamam böceği kadar. hatta sinek küçük ama mide bulandırır deriz. neyse sineği boş verelim şimdi. asıl konumuz hamam böceği, bu tarz böceklere daha ılımlı yaklaşalım ve böceklere uyguladığımız ırkçılıktan vazgeçelim. hepsini eşit miktarda sevelim. lütfen öldürmeyin onları, ekolojik dengeyi bozuyorsunuz diyerek sözlerimi burada bitiriyorum.
devamını gör...
seri katil psikolojisi
suç işlemeye iten bir çok etken var. biyolojik ve çevresel faktörler gibi. yetiştirildikleri çevrede şiddet nasıl algılanıyor mesela bu çok önemli.
çocuklukta yaşanan tramvalar örnek: ted bundy adlı seri katil annesi tarafından reddedilmesi. edmund kemper gibi bazı seri katiller ise anne tarafında işkence'ye maruz bırakılmış.
eğitim düzeyi de suç işlemeyi etkilemiyor. otokontrolü daha çok arttıyor. atalay filiz'in uzun süren çabalar sonucu bulunması bunu gösterdi. ve anti-sosyal kişilik bozukuluğu tanısı konuluyor bir çoğuna. ceza çekseler bile uslanma olmuyor. umursamazlık ve delilik arasında gidip gelen tavırları dikkat çekiyor.
işledikleri suçu haklı görüyorlar!
işlenen suçlarda kurbanların seçiminde savunmasızlık ve arzulunabilinirlik faktörleri ön sırada. arzulabilinirlik için yine ted bundy örneği geliyor buraya işlediği cinayetler de ilk kız arkadaşına benzeyen kadınlardan seçiyor.
richard adlı seri katil ise evlerinin kapılarını kilitlemeyenlerin onu evinde misafir etmek istediklerini öne sürerek işemiş cinayetleri.
enterasan bir bilgi daha, araştırmalar şunu gösteriyor. erkek seri katillerin, yabancıları öldürme olasılığının neredeyse altı kat; kadın seri katillerin ise tanıdıklarını hedef alma olasılığının iki kat daha muhtemel. erkekler suç aleti olarak daha çok silah kullanırken, kadınların çoğunlukla boğarak öldürdüğü tespit edilmiş. gel de yorumla verileri, neyin psikolojisiyse!
öldürmek çoğunda motivasyon olmuş. eksik olan güvensizlik duygusunu tatmin etme ihtiyacını psikolojik hastalıklarıyla birleştirip kabus yaşattırmışlar. empati duygusu sıfır. canavar olmak deniliyor buna. peki bir insan canavar nasıl oluyor? psikolojik bir hastalığın genetik miras ile taşındığını varsaysak bile bazı acıların insanın ruhunu zehirlediğini ve sadist bir karakter yarattığını söyleyebiliriz. seri katil listesine bakınca korkunç yaşanmışlıklarla karşılaşabiliniyor. özellikle çocukluk yıllarında cinsel istismara uğrayanlar (başta bahsettiğim gibi) şiddete maruz kalanların seri katil olup suç işleme eğiliminin fazla olduğu görüyoruz.
çocuklukta yaşanan tramvalar örnek: ted bundy adlı seri katil annesi tarafından reddedilmesi. edmund kemper gibi bazı seri katiller ise anne tarafında işkence'ye maruz bırakılmış.
eğitim düzeyi de suç işlemeyi etkilemiyor. otokontrolü daha çok arttıyor. atalay filiz'in uzun süren çabalar sonucu bulunması bunu gösterdi. ve anti-sosyal kişilik bozukuluğu tanısı konuluyor bir çoğuna. ceza çekseler bile uslanma olmuyor. umursamazlık ve delilik arasında gidip gelen tavırları dikkat çekiyor.
işledikleri suçu haklı görüyorlar!
işlenen suçlarda kurbanların seçiminde savunmasızlık ve arzulunabilinirlik faktörleri ön sırada. arzulabilinirlik için yine ted bundy örneği geliyor buraya işlediği cinayetler de ilk kız arkadaşına benzeyen kadınlardan seçiyor.
richard adlı seri katil ise evlerinin kapılarını kilitlemeyenlerin onu evinde misafir etmek istediklerini öne sürerek işemiş cinayetleri.
enterasan bir bilgi daha, araştırmalar şunu gösteriyor. erkek seri katillerin, yabancıları öldürme olasılığının neredeyse altı kat; kadın seri katillerin ise tanıdıklarını hedef alma olasılığının iki kat daha muhtemel. erkekler suç aleti olarak daha çok silah kullanırken, kadınların çoğunlukla boğarak öldürdüğü tespit edilmiş. gel de yorumla verileri, neyin psikolojisiyse!
öldürmek çoğunda motivasyon olmuş. eksik olan güvensizlik duygusunu tatmin etme ihtiyacını psikolojik hastalıklarıyla birleştirip kabus yaşattırmışlar. empati duygusu sıfır. canavar olmak deniliyor buna. peki bir insan canavar nasıl oluyor? psikolojik bir hastalığın genetik miras ile taşındığını varsaysak bile bazı acıların insanın ruhunu zehirlediğini ve sadist bir karakter yarattığını söyleyebiliriz. seri katil listesine bakınca korkunç yaşanmışlıklarla karşılaşabiliniyor. özellikle çocukluk yıllarında cinsel istismara uğrayanlar (başta bahsettiğim gibi) şiddete maruz kalanların seri katil olup suç işleme eğiliminin fazla olduğu görüyoruz.
devamını gör...
defterden silmek
bir kişi ile arasındaki yakınlığı bitirmek, bir kişiyi dostluktan çıkarmak.
devamını gör...
anın fotoğrafı
kalite kontrol ekibi iş başında.

eve gelen her nesne hatta insan önce onların burunlarından bir geçiyor.

işlerini titizlikle yürüten bu ekip talep olursa ülkenin her yerine hizmet vermektedir.
7/24 sizin için buradayız.
bir alo, bir mesaj, bir sen hayırdır şii dur ya bu değildi. heh. bir telefon kadar yakınız sizlere.
benim şapşik çocuklarım masayı esir aldı. masanın geldiği yerde yakışıklı bir kedi adam vardı. sanırım o sürtünmüş olacak ki değişik sesler çıkartıp masayı tavaf ettiler. özellikle bety ah benim çapkın kızım.
en son masayı başka bir odaya aldıkta ortalık sakinledi.
neysem çok yoğunuz biz bir kolay gelsininizi alırız.

eve gelen her nesne hatta insan önce onların burunlarından bir geçiyor.

işlerini titizlikle yürüten bu ekip talep olursa ülkenin her yerine hizmet vermektedir.
7/24 sizin için buradayız.
bir alo, bir mesaj, bir sen hayırdır şii dur ya bu değildi. heh. bir telefon kadar yakınız sizlere.
benim şapşik çocuklarım masayı esir aldı. masanın geldiği yerde yakışıklı bir kedi adam vardı. sanırım o sürtünmüş olacak ki değişik sesler çıkartıp masayı tavaf ettiler. özellikle bety ah benim çapkın kızım.
en son masayı başka bir odaya aldıkta ortalık sakinledi.
neysem çok yoğunuz biz bir kolay gelsininizi alırız.
devamını gör...
ekşi sözlük
sıra bekleyen çaylaklar tarafından gün yüzü görmemiş küfürlere maruz kaldığınız sözlük. tanımlarınız sol fremada gözle görülemeyecek şekilde ışık hızıyla kaybolur. kaliteli yazarlar fazla ama kalite giderek düşmektedir. ayrıca bir tanımla anında yaftalanırsınız.
devamını gör...
30 mart 2021 askeri okullardan atatürk devrimleri bölümünün kaldırılması
atatürk inkılapları kavramını kullanmak yerine devrim olarak adlandırmaları elbette bilerek tercih ediliyor. bu, bugün ilk defa olmadı, uzun zamandır bu hükümetin eğitim alanında istediklerini başardığının bir göstergesidir. haberin bu şekilde çıkması öncelikle rezalettir.
devrim köktenci ve radikal bir değişimdir, inkılap ise devrim yapıldıktan sonra toplumu geliştirmek adına yapılan yeniliklerdir. yani inkılap yapmak tek başına devrimin gerçekleştirildiği anlamına gelmez.
gerçi bugün bir çok tarih hocası veya profesörü dahi bu farkı kesinlikle bilmiyordur. google’da aratınca bile inkılap, devrim olarak tanımlanıyor, skandal.
bu ak partinin başarısıdır. eğitim konusunda yaptığı yozlaşmanın geldiği son nokta, artık şaşıranlara bile şaşırıyorum.
bu konuda türkiye’nin önde gelen iki kurum vardır, türk inkılap tarihi enstitüsü ve boğaziçi üniversitesi atatürk enstitüsü umarım bir açıklama yapılacaktır.
askeri okullar yeniden açılınca eski kalite olacak mıydı ki? tabi ki hayır!
askeri okullar kapatıldığında bu ülkede bir kültürü yok ettiler. modern türk cumhuriyeti dediğimiz olay sadece atatürk’ten ibaret değildir. mektebi tıbbiyelilerle anılsa da türkiye cumhuriyetinin temelleri askeri okullarda atılmıştır. eğitimin en kalitelisi ve rafine olanı yalnızca askeri okullarda veriliyordu. bu durum osmanlı döneminde de böyleydi, cumhuriyet dönemi boyunca da böyleydi.
bugün pilotlara bakıyoruz, basit bir kaç sınavla hemen hemen herkes pilot olabiliyor. askeri okullardan mezun olmuş pilotlar ile türk hava kurumundan veya daha yeni kurumlardan mezun olan pilotlar arasında muazzam bir kültür, eğitim farkı vardır.
doktorlara bakalım, bu ülkede bir gata gerçeği vardı. o okulda eğitim almış bir doktor üzgünüm ama ne çapa ne de hacettepe mezunu doktorlar ile kıyaslanmazdı. amacım okul kötülemek değil, doktorların başarılı operasyonlar ve teşhisleri incelendiğinde gata her zaman en öndeydi.
bu kaliteyi askeri okulların, eğitime verdikleri önem ve değer belirliyordu.
siyasi kişilerin tarihine ve savaş tarihine elbette herkes ilgi duymaz fakat askeri okul denilen kurumlarda verilen eğitim türkiye’de en kaliteli eğitimin merkeziydi.
yüzyıllık bir kültürü, türkiye’nin belki de son kalan değerini, darbe ardından apar topar kapattılar, nice parlak gencin hayatını söndürdüler. ardından milli savunma üniversitesi açıldı. başına da dünyanın en yobaz tarihçisini rektör olarak atadılar. evet biz bu gelişmeleri takip ederken, o okullarda verilen atatürk devrimleri *dersinin çok yüzeysel ve saçma bir şekilde verildiğine emindik.
bu gelişmeler, bana nedense 1909 karşı devrimini anımsatıyor. yine yobaz dinciler, 1908 devriminin getirdiği, anayasa ve kadın hakları konusunda yaptığı yenilikleri ve dinci sınıfın askerlikten muaf tutulamayacağı ve abdülhamit e yakın bugünün bankamatik memurlarımisali askerlerin erken yaşta emekliliği yani liyakat esasına dayandırılması gereken bazı durumlara karşı çıkmışlardır. zamansız ve aniden yükselen bu karşı devrim başarıya ne yazık ki ulaşmıştı. fakat uzun vadede en çok kendilerine zarar vermiştir.
atatürk inkılaplarından , eğitim alanında yapılan 3 mart 1925 tevhid-i tedrisat kanunu ile bir sene geç bile olsa 2 eylül 1925 tarihinde bakanlar kurulu kararı ile 773 tekke ve 905 türbe kapatılarak milli eğitim bakanlığına devredilmiştir.
bugün korkunç aşamalardan geçiyoruz, telafisi mümkün olmayan devrimler yapılıyor bu ülkede, fakat elbet bir gün devran dönecektir. bağnaz ve yobazların teker teker bedel ödeyeceği günler illa ki gelecektir.
devrim köktenci ve radikal bir değişimdir, inkılap ise devrim yapıldıktan sonra toplumu geliştirmek adına yapılan yeniliklerdir. yani inkılap yapmak tek başına devrimin gerçekleştirildiği anlamına gelmez.
gerçi bugün bir çok tarih hocası veya profesörü dahi bu farkı kesinlikle bilmiyordur. google’da aratınca bile inkılap, devrim olarak tanımlanıyor, skandal.
bu ak partinin başarısıdır. eğitim konusunda yaptığı yozlaşmanın geldiği son nokta, artık şaşıranlara bile şaşırıyorum.
bu konuda türkiye’nin önde gelen iki kurum vardır, türk inkılap tarihi enstitüsü ve boğaziçi üniversitesi atatürk enstitüsü umarım bir açıklama yapılacaktır.
askeri okullar yeniden açılınca eski kalite olacak mıydı ki? tabi ki hayır!
askeri okullar kapatıldığında bu ülkede bir kültürü yok ettiler. modern türk cumhuriyeti dediğimiz olay sadece atatürk’ten ibaret değildir. mektebi tıbbiyelilerle anılsa da türkiye cumhuriyetinin temelleri askeri okullarda atılmıştır. eğitimin en kalitelisi ve rafine olanı yalnızca askeri okullarda veriliyordu. bu durum osmanlı döneminde de böyleydi, cumhuriyet dönemi boyunca da böyleydi.
bugün pilotlara bakıyoruz, basit bir kaç sınavla hemen hemen herkes pilot olabiliyor. askeri okullardan mezun olmuş pilotlar ile türk hava kurumundan veya daha yeni kurumlardan mezun olan pilotlar arasında muazzam bir kültür, eğitim farkı vardır.
doktorlara bakalım, bu ülkede bir gata gerçeği vardı. o okulda eğitim almış bir doktor üzgünüm ama ne çapa ne de hacettepe mezunu doktorlar ile kıyaslanmazdı. amacım okul kötülemek değil, doktorların başarılı operasyonlar ve teşhisleri incelendiğinde gata her zaman en öndeydi.
bu kaliteyi askeri okulların, eğitime verdikleri önem ve değer belirliyordu.
siyasi kişilerin tarihine ve savaş tarihine elbette herkes ilgi duymaz fakat askeri okul denilen kurumlarda verilen eğitim türkiye’de en kaliteli eğitimin merkeziydi.
yüzyıllık bir kültürü, türkiye’nin belki de son kalan değerini, darbe ardından apar topar kapattılar, nice parlak gencin hayatını söndürdüler. ardından milli savunma üniversitesi açıldı. başına da dünyanın en yobaz tarihçisini rektör olarak atadılar. evet biz bu gelişmeleri takip ederken, o okullarda verilen atatürk devrimleri *dersinin çok yüzeysel ve saçma bir şekilde verildiğine emindik.
bu gelişmeler, bana nedense 1909 karşı devrimini anımsatıyor. yine yobaz dinciler, 1908 devriminin getirdiği, anayasa ve kadın hakları konusunda yaptığı yenilikleri ve dinci sınıfın askerlikten muaf tutulamayacağı ve abdülhamit e yakın bugünün bankamatik memurlarımisali askerlerin erken yaşta emekliliği yani liyakat esasına dayandırılması gereken bazı durumlara karşı çıkmışlardır. zamansız ve aniden yükselen bu karşı devrim başarıya ne yazık ki ulaşmıştı. fakat uzun vadede en çok kendilerine zarar vermiştir.
atatürk inkılaplarından , eğitim alanında yapılan 3 mart 1925 tevhid-i tedrisat kanunu ile bir sene geç bile olsa 2 eylül 1925 tarihinde bakanlar kurulu kararı ile 773 tekke ve 905 türbe kapatılarak milli eğitim bakanlığına devredilmiştir.
bugün korkunç aşamalardan geçiyoruz, telafisi mümkün olmayan devrimler yapılıyor bu ülkede, fakat elbet bir gün devran dönecektir. bağnaz ve yobazların teker teker bedel ödeyeceği günler illa ki gelecektir.
devamını gör...
annelerin tehdit cümleleri
yaramazlık yapan ya da kendisini sinirlendirip kızdıran çocuğuna karşı annenin kurduğu tehdit cümleleridir.
(bkz: geliyo beş kardeş)
(bkz: seni çingenelere veririm)
(bkz: alırım ayağımın altına)
(bkz: geliyo beş kardeş)
(bkz: seni çingenelere veririm)
(bkz: alırım ayağımın altına)
devamını gör...
yeşillendirmenin normal sözlük karşılığı
(bkz: vitaminlendirmek). beğenenler beni vitaminlendirebilir. (turuncu-> portakal-> vitamin) . ( tamam, vurmayın. en azından denedim)
edit : +bkz
edit : +bkz
devamını gör...

