türkiye'de vasfı olmayanların bile ünlü olması
türkiye'ye mahsus bir durum değil maalesef, tüm dünyayı etkisine alan post-truth paradigmasının çıktılarından birisi.
devamını gör...
yer yarılsa da içine girsem denilen anlar
ileride, düşünüp de aklınıza getiremeyeceğiniz fakat en alakasız zamanlarda aklınıza gelip acayip bir iç gıcıklanması yaşatabilecek utandırıcı anlardır. yüzde gergin bir gülümseme oluşabilir. neyse ki kısa süre sonra tekrar unutuluyor.
devamını gör...
herkes 07 kullanırken 05 kullanan kişi
bencil kişidir. kimse kendisinden uç istemesin diye bilerek 0.5 kullanmaktadır. hem bencildir hem de bencilliği bilinsin istemez. adeta cin olmadan adam çarpmaya çalışmaktadır.
devamını gör...
kedisi olan yazarlar birliği
10 yaşında bir beyefendiyle yaşıyorum. beyefendi sıfatını sadece erkek olduğunu belirtmek için kullandım. yaramaz, deli, her an her şeyi yapabilir, serseri kurşun...
devamını gör...
insanların zamanla değişmesi
güzel bir konu. bana göre cevabı “evet. insanlar değişir ancak...” diye devam eder.
ancak insan kendi isteğiyle değişirse anlamlı olur. bir başkasının isteğiyle, kişinin değişmesi pek mümkün görünmüyor. kaldı ki böyle bir değişim, kişiyi iyi bir noktaya götürmez düşüncesindeyim. insanlar zaten değişiyor ve yine ancak bu değişim biraz yavaş ilerliyor. ciddi anlamda değişim ise, hayatta yaşadığımız kırılma noktalarıyla alakalıdır. yaşadığımız travmalar bu değişimi hızlandırıyor sanırım. yaşanan acı tecrübeler, insanın hayata farklı bakmasına neden olabiliyor ve aslında bu bir tür değişimdir.
değişme sürecini etkileyen bir başka önemli husus ise, çevremiz. sizi geliştirecek, ileriye doğru taşıyacak bir çevre ve sizin çabalarınız ile, farkında olmadan o çevreye uyum sağlamak adına bir değişim sürecine girmiş oluyoruz. bu iyi bir değişim midir? cevabı; çevrenizle alakalıdır. değişmek, sanki bir parça alışmak anlamına da gelebilir. dostoyevski der ya “aşağılık insanoğlu, her şeye alışır.”
can yücel bir şiirinde bu değişimi güzel anlatır. 20 yaşını, 35 ve 40 yaşını ve şimdiki yaşlı halini evine davet ettiği şiir. son cümlesi değişimi anlatır. “kabahat bende, ne diye çağırırsın tanımadığın insanları evine.” der.
efendim, yazımda özellikle “düşüncesindeyim” ve “sanıyorum” dedim. kesin bilgi olmadığı ve tamamen kendi bakış açımı yansıtmak içindir.
bu vesile ile radyo yapımcısı sevgili makinist e seçtiği konu için teşekkür eder iyi yayınlar dilerim.
küçükler gözlerinden, büyüklerin.....
not: yazıyı bitiremedim, kıvranıp duruyorum son nokta için. ben en iyisi az değişip geleyim.
ancak insan kendi isteğiyle değişirse anlamlı olur. bir başkasının isteğiyle, kişinin değişmesi pek mümkün görünmüyor. kaldı ki böyle bir değişim, kişiyi iyi bir noktaya götürmez düşüncesindeyim. insanlar zaten değişiyor ve yine ancak bu değişim biraz yavaş ilerliyor. ciddi anlamda değişim ise, hayatta yaşadığımız kırılma noktalarıyla alakalıdır. yaşadığımız travmalar bu değişimi hızlandırıyor sanırım. yaşanan acı tecrübeler, insanın hayata farklı bakmasına neden olabiliyor ve aslında bu bir tür değişimdir.
değişme sürecini etkileyen bir başka önemli husus ise, çevremiz. sizi geliştirecek, ileriye doğru taşıyacak bir çevre ve sizin çabalarınız ile, farkında olmadan o çevreye uyum sağlamak adına bir değişim sürecine girmiş oluyoruz. bu iyi bir değişim midir? cevabı; çevrenizle alakalıdır. değişmek, sanki bir parça alışmak anlamına da gelebilir. dostoyevski der ya “aşağılık insanoğlu, her şeye alışır.”
can yücel bir şiirinde bu değişimi güzel anlatır. 20 yaşını, 35 ve 40 yaşını ve şimdiki yaşlı halini evine davet ettiği şiir. son cümlesi değişimi anlatır. “kabahat bende, ne diye çağırırsın tanımadığın insanları evine.” der.
efendim, yazımda özellikle “düşüncesindeyim” ve “sanıyorum” dedim. kesin bilgi olmadığı ve tamamen kendi bakış açımı yansıtmak içindir.
bu vesile ile radyo yapımcısı sevgili makinist e seçtiği konu için teşekkür eder iyi yayınlar dilerim.
küçükler gözlerinden, büyüklerin.....
not: yazıyı bitiremedim, kıvranıp duruyorum son nokta için. ben en iyisi az değişip geleyim.
devamını gör...
uzay tazısının yolculuğu
bir a.e. van vogt kitabıdır.
iyi bilimkurgu kitabı bulmak git gide zorlaşmaya başladı. teknoloji o kadar baş döndürücü bir hızda gelişiyor ki modern yazarlar bir bilimkurgu kitabına başladığında gerçekten kurgu olan şey kitap bitene kadar gerçekleşmiş oluyor ve onca emek boşa gidiyor.
o yüzden eski zamanlardan kalma bilimkurguları okuyup öngörülerinin ne kadar doğru çıktığını ya da yanlış çıktığını görmek daha mantıklı geliyor bana. büyük bir bilimkurgu hayranı olarak ve bilimkurgunun iyi edebiyat olduğuna inanan biri olarak bu kitaba geç kalmış olmaktan dolayı da büyük pişmanlık duydum.
kitap kütüphanede sırasını beklerken nedense elim hep başka kitaplara gitti ama okuyup bitirdikten sonra en iyi bilimkurgu kitapları listemde ilk on içindeki yerini aldı.
charles darwin’in evrim teorisinin temellerini atmak için yola çıktığı the beagle yani tazı isimli gemisiyle aynı adı taşıyan bir gemi ile bu sefer aynı teoriyi gözlemlemek için uzaya çıkan bir ekiple birlikteyiz romanda.
bu seyahatte karşımıza çıkanlar galapagos kaplumbağaları değil. evrimin daha üst bir düzeyinde olan varlıklar. yok olmuş gezegenlerde türünün tek örneği kalan ixtl, evrenin en aç kedisi coeurl, iyi niyetini göstermeye çalışan riim bu yaratıklardan bazıları. ve bir evrenin sonsuz korkunçluğu.
bir neksiyoloji uzmanının gözlemleri ve kendini kabul ettirme çabası eşliğinde okuyacağınız roman sizi de içine alacak ve uzay tazısının izinde evrenin sırlarını çözeceksiniz.
iyi bilimkurgu kitabı bulmak git gide zorlaşmaya başladı. teknoloji o kadar baş döndürücü bir hızda gelişiyor ki modern yazarlar bir bilimkurgu kitabına başladığında gerçekten kurgu olan şey kitap bitene kadar gerçekleşmiş oluyor ve onca emek boşa gidiyor.
o yüzden eski zamanlardan kalma bilimkurguları okuyup öngörülerinin ne kadar doğru çıktığını ya da yanlış çıktığını görmek daha mantıklı geliyor bana. büyük bir bilimkurgu hayranı olarak ve bilimkurgunun iyi edebiyat olduğuna inanan biri olarak bu kitaba geç kalmış olmaktan dolayı da büyük pişmanlık duydum.
kitap kütüphanede sırasını beklerken nedense elim hep başka kitaplara gitti ama okuyup bitirdikten sonra en iyi bilimkurgu kitapları listemde ilk on içindeki yerini aldı.
charles darwin’in evrim teorisinin temellerini atmak için yola çıktığı the beagle yani tazı isimli gemisiyle aynı adı taşıyan bir gemi ile bu sefer aynı teoriyi gözlemlemek için uzaya çıkan bir ekiple birlikteyiz romanda.
bu seyahatte karşımıza çıkanlar galapagos kaplumbağaları değil. evrimin daha üst bir düzeyinde olan varlıklar. yok olmuş gezegenlerde türünün tek örneği kalan ixtl, evrenin en aç kedisi coeurl, iyi niyetini göstermeye çalışan riim bu yaratıklardan bazıları. ve bir evrenin sonsuz korkunçluğu.
bir neksiyoloji uzmanının gözlemleri ve kendini kabul ettirme çabası eşliğinde okuyacağınız roman sizi de içine alacak ve uzay tazısının izinde evrenin sırlarını çözeceksiniz.
devamını gör...
özgeçmişte yazmaması gereken bilgiler
çocuğunuzun okuduğu okuldur :)
nereden mi çıkardım? bir müdürün okul sayfasındaki öz geçmişinden.
‘’... odtü .... bölüme giden bir kızı vardır.’
****
birbiriyle hiç ilgisi olmayan bir kaç sektörde çalıştım.
başvurduktan iki hafta sonra el koyulan bir bankaya, bir sigorta şirketine iş görüşmesine gitmişliğim var.
bir plastik fabrikası, gemi kiralama şirketi, tekstilin farklı kolları ve ailemle kafe restoran ve minik çapta otel işletmeciliği .ha, iki kez de kağıt fabrikasına çağrıldım ama gitmedim :))
sonunda atandım da gerçekten ne istediğimi, nasıl mutlu olacağımı öğrenmek için sarfettiğim çabalara değdi. (buna bazıları burnu sürtülmek, diyor :) )
‘ (bkz: sen neymişsin be abi)’ durumu yok, aslında düpedüz ne istediğini bilememek bu.
bence cv hazırlamaktan çok ne istediğini bilmek ve bunu görüşme yaptığınız kişiye de aktarabilmek önemli bu yüzden.
*cv’nizi uzun tutmayın, kısa ve öz olanları makbûldür.
* gerçekten olmayan şeyleri oraya yazmaya kalkmayın, işe kabul edilmeniz halinde itibar kaybına uğrarsınız (ki bunu ege üniversitesinde mevcut olmayan bir bölümünü bitirdiğini öz geçmişine yazıp yakalanan bir tanıdığım yüzünden ekliyorum. kendisi tabii ki işten çıkarıldı, çünkü diploma fotokopisini götüremedi.)
ne olursa olsun eğitim şart :)
nereden mi çıkardım? bir müdürün okul sayfasındaki öz geçmişinden.
‘’... odtü .... bölüme giden bir kızı vardır.’
****
birbiriyle hiç ilgisi olmayan bir kaç sektörde çalıştım.
başvurduktan iki hafta sonra el koyulan bir bankaya, bir sigorta şirketine iş görüşmesine gitmişliğim var.
bir plastik fabrikası, gemi kiralama şirketi, tekstilin farklı kolları ve ailemle kafe restoran ve minik çapta otel işletmeciliği .ha, iki kez de kağıt fabrikasına çağrıldım ama gitmedim :))
sonunda atandım da gerçekten ne istediğimi, nasıl mutlu olacağımı öğrenmek için sarfettiğim çabalara değdi. (buna bazıları burnu sürtülmek, diyor :) )
‘ (bkz: sen neymişsin be abi)’ durumu yok, aslında düpedüz ne istediğini bilememek bu.
bence cv hazırlamaktan çok ne istediğini bilmek ve bunu görüşme yaptığınız kişiye de aktarabilmek önemli bu yüzden.
*cv’nizi uzun tutmayın, kısa ve öz olanları makbûldür.
* gerçekten olmayan şeyleri oraya yazmaya kalkmayın, işe kabul edilmeniz halinde itibar kaybına uğrarsınız (ki bunu ege üniversitesinde mevcut olmayan bir bölümünü bitirdiğini öz geçmişine yazıp yakalanan bir tanıdığım yüzünden ekliyorum. kendisi tabii ki işten çıkarıldı, çünkü diploma fotokopisini götüremedi.)
ne olursa olsun eğitim şart :)
devamını gör...
zamansız gelen ereksiyonu önlemenin yolu
başta quadriceps kası olmak üzere bütün kasları olduğunuz yerde olabildiğince kasarak çözebileceğiniz durumdur. olay tamamen fizyolojik olarak kanın tek bir bölgeye hücum etmesi durumu olup, sizin diğer bölgelerde de kana ihtiyaç duyduğunuza dair beyninizi ikna etmenizle gerçekleşir. yeterli kasılma ile 5-6 saniye içerisinde çözülür, sosyal ortamlarda kriz yönetimi sağlamak için en hızlı yöntemdir.
devamını gör...
erzurum (oyun)
bir türk geliştiricinin üzerinde çalışarak online oyun platformları üzerinden yayımladığı 'erzurum (oyun)u yayımlanan oynanış videosu ile dikkatleri üzerine çekti. türkçe dil desteğinin bulunduğu oyun içerisinde bazı yöresel dokular yer alıyor. henüz üzerinde çalışmaların devam ettiği oyunun ocak 2021 tarihinde çıkması bekleniyor.
buradan
buradan
devamını gör...
alt sınıfın ayaklanmasını engellemenin yolu
yav kardeşim iyiki karl marx "din afyondur" demiş, döndürüp duruyorsunuz. duyanda sanacak çok dindar bir halkımız var. madem birileri din yüzünden isyan etmiyor diyorsunuz, dindar olmayanlar niye isyan etmiyor. korkaklığınızın suçunu dine atıp kendinizi rahatlatmayın.
devamını gör...
sevgili edinme konusunda hiçbir şey yapmayan insan
normal insandır.
sevgili edinmek için ne yapılabilir? hoşlandığınız biri varsa, zemin de uygunsa yürünebilir. bu seçeneği elediğimizde geri kalan seçenek malum. eee, gökten tam da kafa dengi biri inmeyeceğine göre eldeki şansa güvenmek gerek. söz konusu sevgili çünkü.
sevmek önemli.
sevmek kıymetli.
sevmek güzel şey.
neden sevmek güzel şey?
çünkü herkesi sevemezsiniz. sevgi pıtırcığı olsanız bile herkesi aynı oranda ve aynı şekilde sevemezsiniz efenim.
soruya dönelim.
döndük.
sevmeyi öğrenerek ilk adım atılabilir. insanlık hali, deli bir simülasyondayız. normal şeyler bunlar**.
kısacası sevmeyi öğrenmek, ilk adım için epey iyi bir başlangıç olacaktır. amma velakin, fakat, öte yandan, buna bile enerji harcamak istemeyen veya böylesini tercih eden insanların var olması şaşırtıcı değil. tuhaf değil. kötü, korkunç, tü kaka bir durum da değil. kişinin yüce gönlü böyle buyurmuş olabilir. ya da kişi şansına güveniyor olabilir.
bazen güzel şeyler beklemediğiniz anda olur, diyor ve noktalıyorum.
sevgili edinmek için ne yapılabilir? hoşlandığınız biri varsa, zemin de uygunsa yürünebilir. bu seçeneği elediğimizde geri kalan seçenek malum. eee, gökten tam da kafa dengi biri inmeyeceğine göre eldeki şansa güvenmek gerek. söz konusu sevgili çünkü.
sevmek önemli.
sevmek kıymetli.
sevmek güzel şey.
neden sevmek güzel şey?
çünkü herkesi sevemezsiniz. sevgi pıtırcığı olsanız bile herkesi aynı oranda ve aynı şekilde sevemezsiniz efenim.
soruya dönelim.
döndük.
sevmeyi öğrenerek ilk adım atılabilir. insanlık hali, deli bir simülasyondayız. normal şeyler bunlar**.
kısacası sevmeyi öğrenmek, ilk adım için epey iyi bir başlangıç olacaktır. amma velakin, fakat, öte yandan, buna bile enerji harcamak istemeyen veya böylesini tercih eden insanların var olması şaşırtıcı değil. tuhaf değil. kötü, korkunç, tü kaka bir durum da değil. kişinin yüce gönlü böyle buyurmuş olabilir. ya da kişi şansına güveniyor olabilir.
bazen güzel şeyler beklemediğiniz anda olur, diyor ve noktalıyorum.
devamını gör...
misc radyo yayını
hazır kimse bugün için radyo duyurusu girmiyorken ve "radyo ne yea spotify açar dinlerim"ciler ortalıklardan uzaklaşmışken ufak bi duyuru geçeyim. misc dinleyenlerinin yarı kadarı takipçim zaten, duyan duymayana söyler.*
pazartesi yayın var.
evet. ancak bu hafta da konuk almayı düşünmüyorum, hatta büyük bir ihtimalle podcast tarzı önce kaydet sonra yayınla yapacağım bu hafta için. neden? çünkü öyle istedim. ben, cenk, arka bahçem ve kafamdaki ziv ziv konuşan sesler olacak yine sizlerle. spotify'dan dinlemek isteyen olursa oraya da koyarız diyeceğim ama hesap aç, onaylat falan. bilirsin, üşenirim.
adiós chicas/chicos.
pazartesi yayın var.
evet. ancak bu hafta da konuk almayı düşünmüyorum, hatta büyük bir ihtimalle podcast tarzı önce kaydet sonra yayınla yapacağım bu hafta için. neden? çünkü öyle istedim. ben, cenk, arka bahçem ve kafamdaki ziv ziv konuşan sesler olacak yine sizlerle. spotify'dan dinlemek isteyen olursa oraya da koyarız diyeceğim ama hesap aç, onaylat falan. bilirsin, üşenirim.
adiós chicas/chicos.
devamını gör...
pm
çok fazla şeyin kısaltmasıdır.
en yaygın ve en popüler olandan başlayalım.
pm, 1 gün içinde yer alan 24 saati yarıya böldüğümüzde öğleden sonraki zaman dilimini belirtir.
öğleden önceki zaman dilimine ise am denir.
12.00-23.59 = pm
00.00-11.59 am
pm açılımı : post meridiem
am açılımı : ante meridiem
bir diğer pm açılımı ise private message.
yani özel mesaj.
genelde online oyunlarda kullanılır.
bir diğer pm açılımı ise protected mode.
bir windows işletim sistemi tabiridir ama halk arasında korumalarıyla dolaşan ünlü kişilerin bulundukları hali de anlatır.
türkçede de parti meclisinin kısaltması olarak kullanılıyor.
kılıçdaroğlu pm'de konuştu gibi.
en yaygın ve en popüler olandan başlayalım.
pm, 1 gün içinde yer alan 24 saati yarıya böldüğümüzde öğleden sonraki zaman dilimini belirtir.
öğleden önceki zaman dilimine ise am denir.
12.00-23.59 = pm
00.00-11.59 am
pm açılımı : post meridiem
am açılımı : ante meridiem
bir diğer pm açılımı ise private message.
yani özel mesaj.
genelde online oyunlarda kullanılır.
bir diğer pm açılımı ise protected mode.
bir windows işletim sistemi tabiridir ama halk arasında korumalarıyla dolaşan ünlü kişilerin bulundukları hali de anlatır.
türkçede de parti meclisinin kısaltması olarak kullanılıyor.
kılıçdaroğlu pm'de konuştu gibi.
devamını gör...
hoşlanılan yazarın nickini öpmek
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınnnnnn, 30 ağustos zafer bayramımız kutlu olsun...
devamını gör...
maske takmanın olumlu yönleri
eforlu olarak bisiklet sürerken* ağız açık,
dil beş karış dışarda da olsa kimsenin farkedememesi nedeni ile karizmayı kurtarmak ayrıca ağza böcek kaçma riskinin olmaması ile daha güvenli sürüş keyfi yaşatması.
dil beş karış dışarda da olsa kimsenin farkedememesi nedeni ile karizmayı kurtarmak ayrıca ağza böcek kaçma riskinin olmaması ile daha güvenli sürüş keyfi yaşatması.
devamını gör...
etiket kesme takıntısı
ben de mevcut olan takıntı halidir. yeni alınan bir kıyafet önce yıkanacak sonra etiketi kesilecek ve sonra iç kısımda ki etiketlerde kesilecek tabi. öyle alalade bir kesmeden bahsetmiyorum mesela. giydiğimde asla batmayacak. en ufak bir pıtırtı bile kalmayacak eğer o şekilde giymişsem ve dışarıya çıktığımda pıtırtılar batıyorsa tüm günüm berbat olabilir. ya o kıyafeti değiştirip kurtulacağım ya da o batan pıtırtı çıkartılacak. bir çeşit obsesif kompülsif bozukluk bu da sanırım. kendi öz eleştirimi de yaptığıma göre çekilebilirim. teşekkürler.(swh)
devamını gör...
medusa
bir yunan tanrısı. eskiden çok güzel birisi olup athena'nın kıskanması sonucu yeraltı dünyasına gönderilmiştir. saçları yılandandır ve baktığı her şeyi taşa çevirir. rivayet odur ki poseidon medusa'nın güzelliğinden o kadar mest olmuştur ki ona athena'nın tapınaklarından birinde zorla ilişki yaşamıştır. bu nedenden bu hale gelmiştir. perseus tarafından öldürülmüştür.
devamını gör...

