altında yatan bütün evrimsel nedenler bir yana, hayatını bir ilişkiye göre ayarlamak istemeyip farklı alanlarda tutkuları olan erkeklerin kendiliğinden hatta haberleri olmadan da dahil olabileceği akım. ayrıca cinsel dürtülerin uygun şekilde tatmin edilmesini de yasaklamadığı için öz saygısı yüksek hayatını cinsel tatmin ya da kadın arayışında heba etmeyen tüm bireyler birer mgtow sayılabilir. her ne kadar yanlış anlaşılıp kötü eleştirilse de, hayatımızdaki gereksiz zamanı faydalı işlere yönelttiğimizde neler olabileceğini en iyi şekilde gösteren akımlardan biridir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlük tanımı karşımıza "içe kapanık insan" olarak çıkar. fakat asıl anlamı "gücü kendinden alan insan"dır. kişi, enerjisini kendi üretir, yani kendi kendinin dostudur.

bu kişiliğe sahip insanlar dışarıdan farklı görünürler. onları "soğuk, asosyal" gibi kelimelerle tanımlarlar. aksine introvert kişilik sahibi insanlar sosyal bireylerdir. insani ilişkileri iyidir. sadece kalabalık arasında fazla durmak onları yorar. yorulduklarını hissettiklerinde ise bir köşeye çekilir ve kendilerini şarj ederler.

onları huzursuz eden, sıkan bir durum olduğunda oradan kaçmak isterler. bir gün öncesinde sizinle saatlerce eğlenen o kişi, akşam olduğunda birkaç güne kadar çıkmamak kaydıyla evine kapanır.

ah, benim kişiliğim de bu! *
devamını gör...

κάτι μου κρύβεις


την καρδιά σου δε μ' ανοίγεις
κι όλο περνάει απ' το μυαλό μου το κακό
πες μου τι τρέχει
η καρδιά μου εμένα αντέχει
ό, τι κι αν πεις δε φταις εσύ, ούτε κι εγώ
πες μου αν άλλον αγαπάς πες μου αν σε χάνω
εγώ θα γράψω ένα τραγούδι παραπάνω
δε θα μίλάνε οι στίχοι για γυναίκες σκάρτες
για κείνες που κρατάνε τις καρδιές σαν κάρτες
κι αν βρήκες άλλον ν' αγαπήσεις κι αν σε χάσω
θα βγω στους δρόμους και δεν ξέρω πού θα φτάσω
σε μέρη άγνωστα μονάχος θα γυρνάω να τραγουδάω
στα όνειρά μου, δοκιμάζω την καρδιά μου
σε βλέπω σ' άλλη αγκαλιά να ξενυχτάς
κι όλο μου λείπεις
είσαι δίπλα μου και λείπεις
πες μου αν άλλον αγαπάς πες μου αν σε χάνω
εγώ θα γράψω ένα τραγούδι παραπάνω
δε θα μίλάνε οι στίχοι για γυναίκες σκάρτες
για κείνες που κρατάνε τις καρδιές σαν κάρτες
κι αν βρήκες άλλον ν' αγαπήσεις κι αν σε χάσω
θα βγω στους δρόμους και δεν ξέρω πού θα φτάσω
σε μέρη άγνωστα μονάχος θα γυρνάω να τραγουδάω
κάτι μου κρύβεις
την καρδιά σου δε μ' ανοίγεις
κι όλο περνάει απ' το μυαλό μου το κακό

sözlerine sahip muhteşem bir orfeas peridis şarkısı.

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

katıldığım %7'dir. bırakın izlemeyi, uygulamayı kurmamışımdır bile. boş beleş insanların boş beleş video çektiği uygulamadır kendisi.
devamını gör...

yeşil. şöyle orman gibi.
devamını gör...

2 devlet başkanı inatlaşır. anlaşamazlar. biri diğerine saldırır ama hiç o anlaşma sağlanamayan başkanın evine falan atılmaz bombalar, "yapmayın etmeyin, biz savaş istemiyoruz" diyen halkın kafasına yağar. hiç şaşmaz.

madem anlaşamadınız ve ille de cinayet işleyeceksiniz, o zaman birbirinizi öldürsenize? milletten ne istiyorsunuz?

düşmediniz gitti 3 günlük dünyada milletin yakasından...
devamını gör...

sartre'in 1945 yilinda yaptigi bir konferansin, 1946 yilinda yayimlanmis yazili hali. sartre, bu kitapta kendi varolusculuk konseptini anlatir. sartre'a gore "varolus, özden once gelir". bundan dolayi insani, yaptiklari tanimlar. insanin ozu ya da dogasi degil. sartre, "insan özgür olmaya mahkumdur" der. yani, insan her karari almakta ozgurdur ve her kararindan da sadece kendisi sorumludur.

sartre'in fikrini elestirmeden once, sartre'in gecmisini gozden gecirmek gerek. sartre, ikinci dunya savasi fransa'sinda, isgalci nazi almanya'sina karsi direnise katilmistir. ancak isgal boyunca, direnisciler nufusun cok kucuk bir kismindan olusuyordu. fransizlarin yuzde sekseni isgale karsi pasif kalmayi tercih etmisti.

sartre, insanin her kararinda ozgur oldugunu gostermek icin ikinci dunya savasi ornegini kullaniyor:
eger, direnise katilmayi secerseniz olebilirsiniz. direnise katilmayi secmeyip hicbir sey yapmazsaniz, o zaman hayatiniz tehlikeye girmez. ancak, nazi isgaline ve isgal boyunca almanlarin yaptiklarina karsi tepkisiz kalmaktan sorumlu olursunuz. bir kararin sonucunda olum olsa bile bu karari almakta ozgursunuz. olumden korkup direnmemeyi tercih etdiginizde ise bu kararinizdan sorumlusunuz. nasil bir tehdit ile karsi karsiya kaldiginiz, aldiginiz kararin sorumlulugu sizin. sartre'a gore insani tanimlayan aldigi kararlardir, niyeti degil. tabii sunu unutmamak gerek: sartre, insanin sinirsiz opsiyonlari olmadigini kabul ediyor. insanin sorumlu ve ozgur oldugu sadece gercekte olan opsiyonlar arasindan verdigi karar.
devamını gör...

harika koylara,tertemiz denize sahip tatil beldesi.göreli uzun zaman oldu ama çok bozulduğunu ya da değiştiğini sanmıyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazarlarımız, pek bilinmeyen, favori youtube kanallarını paylaşsa daha iyi olacak olan başlık. barış özcan gibi kimsenin adını dahi duymadığı alt kanallar mesela, çok şahane olur. enes batur da olabilir.

her neyse, benim son keşfim prowalk tours isimli sizi adeta şehrin içindeki bir turist gibi hissettiren kanaldır. özellikle canınız sıkıldığında, paris'in montmartre tepesini ve roma'yı bisikletle gezdiği kısımları izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.
devamını gör...

tam tersi.
travmalar arasında geçen bir çocukluk.*
devamını gör...

bir de benim gibi gözleri bozuksa vay haline dediğim insandır.tam da bu durumu yaşadım bugün.minibüsle okula gitmem gerekiyordu ve ben gelen minibüslerin tabelalarını okumakla cedelleşiyordum.tabi onlar da benim minibüsü durdurmak istediğimi zannettikleri için yavaşlıyorlardı.tam o sırada hamlemi yapıp hemen sanki o minibüsle ilgilenmiyormuş havasına girdim halbuki gereksiz bir hareket yavaşlayıp illaki yoluna devam edecek ama bizim milli sporumuz olmuş bu durum.
devamını gör...

burada karşılaştırma yapanlar acaba kaç tane avrupalı kızı yakından tanıdı da genelleme yapıyor.
devamını gör...

#595740
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eski toplumlarda, insanlar yıl boyunca işledikleri 'günah'ları bir keçiye yüklerlermiş. rivayete göre, her sene sonunda da onu çöle salar, sıcak, susuzluk ve vahşi hayvanların varlığı sayesinde ölmesini beklerlermiş. böylelikle, keçi öldüğünde, kendi günahlarının da yok olduğunu düşünürlermiş.. bu da zamanla günah keçisi deyiminin doğmasına yol açmış.

muhtemelen uydurma olan bu ansiklopedik bilgiden sonra, modern günah keçilerine gelelim biraz, realite konuşsun bu satırlarda..

1999 'da ülke tarihinin en büyük felaketlerinden biri oldu. onbinlerce insan gölcük 'teki depremde ya hayatını kaybetti, ya da evsiz kaldı, yakınlarını kaybetti. facianın bu kadar büyük olmasında, yapıların maliyeti düşürmek amacıyla, depreme dayanıksız olarak yapılması gösterildi. ve günah keçisi; veli göçer. bu adamın yaptığı birçok bina çöktü ve kendisi açılan davalar sonucunda hapis yatan tek müteahhit oldu bu felaket sonrasında. bütün kötü yapılaşma, malzemeden çalma, bilinçsiz kentleşme günahları bu adamın üzerine atıldı. peki, depremde yıkılan bütün binaları bu adam mı yapmıştı? tabi ki hayır. diğer müteahhitler hapis yattı mı, ceza aldı mı? tabi ki hayır..

mehmet ali erbil, ülkenin en çok izlenen televizyon insanıydı bir zamanlar. sunduğu programlar reyting, oynadığı filmler seyirci rekoru kırıyordu. para üstüne para kazanıyor, arsız esprileri, muhafazakar türk toplumuna hiç de rahatsız edici gelmiyordu. adeta şeytan tüyü vardı kendisinde, hastalandığında hastanenin önünde insanlar dua ediyor, her hareketi olay yaratıyordu. sonra bir gün, bilerek veya bilmeyerek, alevilerle ilgili kırıcı bir 'mumsöndü' esprisi yaptı. o güne kadar, alevilere yapılan 3. sınıf insan muamelesinin, mumsöndü gibi aşağılık bir hikayenin uydurulmasının' günahı mehmet ali erbil 'e yüklenmiş oldu. sanki bu söylemi literatüre kazandıran adam mehmet ali erbilmiş gibi, kendisi bir anda televizyon dünyasında aforoz edildi. filmlerde oynayamaz oldu, 3. sınıf tv kanallarının en az izlenen kuşaklarında ucuz prodüksiyonlar sunmaya başladı. tek suç onun muydu? hayır.. peki bu olay sonrasında alevilere normal insan muamelesi yapılıyor mu artık? tabi ki kocaman bir hayır..

son günlerde, bir seda sayan 'dır gidiyor. eskiden 2 eşini öldürmüş bir insanı canlı yayına çıkartıp onu masumlaştırma çabasından bahsediliyor. seda sayan kimdir? kadırgalı aysel. sivri dilli. mehmet ali erbil 'in poposunu ellemesine ses çıkarmayan, sahneye dekolte kıyafetlerle çıktıktan sonra ramazan ayında, türbana girip program sunan, şarkıcı desen değil, oyuncu desen değil, sunucu desen hiç değil bir insan. 2 eşini öldüren adamın 3-4 ay önce başka bir programa canlı yayına çıktığını unutan halk, şimdi kadına şiddet, adaletsiz yargılamalar, toplumsal vicdan eksikliği gibi günahları seda sayan 'a yüklemeye çalışıyor. evet suçlu bulundu : kadırgalı aysel.. bu olaydan sonra, kadına şiddet vakalarında önemli bir düşüş olacak mı? güldürmeyin beni..

toplumsal bilincin gelişmediği bizim gibi toplumlarda, günah keçiliği haddinden de fazla bir yüktür. toplumun asla uzlaşmayacak kesimleri bu günah keçileri üzerinde mutabakata varır ve bir sonra toplumsal travma için yeni bir günah keçisi aramaya koyulurlar, el birliğiyle..
devamını gör...

(bkz: badem bıyık)
devamını gör...

25 yaşında biri olarak kıskandığım yazardır. hayat size güzel, yeni başlayan bir sistemin ilk altın çarklarısınız ulan daha ne.
çark olmamak gibi bir tercihiniz de var tabi, ona zamanla kişiliğiniz oturunca karar verirsiniz.
devamını gör...

arkadaşlarıyla okyanusa giderken bir anda durup kararını değiştiren penguendir.
ataları binlerce yıl aynı rotayı izlemiş ama kendisi bunu yapmak istememiş.
yürüyedur reis.
devamını gör...

havadan ve sudan etkilenmeyen sarı renkte değerli bir maden. işlemesi kolay olan yumuşak bir metaldir. bu kolay işlenmesinden dolayı da ince levha ve tel haline de getirilebilir. ısı ve elektrik iletkenliği özelliğine sahiptir.

altın, güvenli bir sığınak olmuştur. bazen parlaklığını yitirir gibi olsa bile küçük işlemlerle eski parlaklığını kazanır. tarih boyunca da kalitesini ve parlaklığını korumasından dolayı kullanılagelmiştir. paslanmaya ve sülfürlenmeye karşı direnç gösterdiği için korozyondan olumsuz etkilenmeyen bir metaldir.

altının güvenli bir sığınak olmasının sebebi de ülkelerin para birimleri karşısında istikrarını koruyabilmesi, bu sebeple de uzun vadeli, kazanç getiren bir yatırım aracı olmasından kaynaklıdır. hem para niyetine yatırım aracı, hem de estetik amaçlı süs eşyasıdır. her zaman talep gören, zenginin de fakirin de gözünü alan, bazı kesimlerde gelenek, bazı kesimlerde de zenginlik haline gelmiş olan ziynet eşyalarının ve takıların hammaddesi olmuştur.

altın, tarih süresince insanoğlu için parıltılı bir sihir olmuştur. diğer büyülerden farklı yönü de elle tutulup gözle görülebilmesidir. ayrıca , nadir rastlanmasından hemen her toplumda ekonomiye yön veren bir güç olmuştur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim