insanı rahatlatan şeyler
eşya koruyucu baloncuklu ambalaj naylonu oluyor. onların baloncuklarını patlatmak bayağı rahatlatıyor.
devamını gör...
gürcistan
bir balıkçı abimize göre hamsileri oldukça kötü olan ülkedir.
ayrıca sovyet devlet insanı stalin'in memleketidir.
ayrıca sovyet devlet insanı stalin'in memleketidir.
devamını gör...
hapishane şarkısı
sabahattin ali'nin sinop cezaevi'ndeyken kaleme aldığı beş ayrı şiirin ortak adıdır.
hapishane şarkısı 1
göklerde kartal gibiydim.
kanatlarımdan vuruldum;
mor çiçekli dal gibiydim,
bahar vaktinde kırıldım.
yar olmadı bana devir,
her günüm bir başka zehir;
hapishanelerde demir
parmaklıklara sarıldım.
coşkundum pınarlar gibi,
sarhoştum rüzgarlar gibi;
ihtiyar çınarlar gibi
bir gün içinde devrildim.
ekmeğim bahtımdan katı,
bahtım düşmanımdan kötü;
böyle kepaze hayatı
sürüklemekten yoruldum.
kimseye soramadığım,
doyunca saramadığım,
görmesem duramadığım
nazlı yarimden ayrıldım.
hapishane şarkısı 2
ey gönül, kuşa benzerdin,
kafesler sana dar gelir;
bir yerde durmaz gezerdin,
hapislik sana zor gelir.
ey gönül, acaip huyun,
boğazından geçmez tayın,
acır testindeki suyun;
aklına nazlı yar gelir.
gözlerin uzağa bakar,
kimden ne beklediğin var?
yar semtinden gelen rüzgar
'seni unuttu! ' der gelir.
bakmazsa senin yüzüne
çok görme elin kızına;
dışarda serbest gezene
hapiste yatan hor gelir.
ayağında gezen itler,
başının üstünden atlar;
hapise düşen yiğitler
yari dışarda kor gelir.
hapishane şarkısı 3
burda çiçekler açmıyor
kuşlar süzülüp uçmuyor
yıldızlar ışık saçmıyor
geçmiyor günler geçmiyor.
avluda volta vururum
kah düşünür otururum
türlü hayaller görürüm
geçmiyor günler geçmiyor.
dışarıda mevsim baharmış
gezip dolaşanlar varmış
günler su gibi akarmış
geçmiyor günler geçmiyor.
gönülde eski sevdalar
gözümde dereler bağlar
aynadan hayalin ağlar
geçmiyor günler geçmiyor.
yanımda yatan yabancı
her söz zehir gibi acı
bütün dertlerin en gücü
geçmiyor günler geçmiyor
hapishane şarkısı 4
ey yar, bu acı demlerde
sen koru benim aklımı...
karardım kaldım damlarda,
aydınlat benim yolumu...
nefesin esen rüzgarda,
saçların savrulan karda,
yerde, gökte, bulutlarda,
ararım nazlı gülümü...
karanlık göklerde aysın,
kurak ovalarda çaysın,
bir tek inandığım şeysin,
uzattım sana elimi...
düşmanlar gülüp sevinsin.
dostlar arkasını dönsün...
benim güvendiğim sensin,
kırmazsın benim gönlümü...
bir gün şu damlardan çıksam,
gelip önüne diz çöksem...
ağlayıp içimi döksem...
anlatsam sana halimi...
hapishane şarkısı 5
başın öne eğilmesin
aldırma gönül, aldırma
ağladığın duyulmasın,
aldırma gönül, aldırma
dışarda deli dalgalar
gelip duvarları yalar;
seni bu sesler oyalar,
aldırma gönül, aldırma
görmesen bile denizi,
yukarıya çevir gözü:
deniz gibidir gökyüzü;
aldırma gönül, aldırma
dertlerin kalkınca şaha
bir küfür yolla allah'a
görecek günler var daha;
aldırma gönül, aldırma
kurşun ata ata biter
yollar gide gide biter;
ceza yata yata biter;
aldırma gönül, aldırma
hapishane şarkısı 1
göklerde kartal gibiydim.
kanatlarımdan vuruldum;
mor çiçekli dal gibiydim,
bahar vaktinde kırıldım.
yar olmadı bana devir,
her günüm bir başka zehir;
hapishanelerde demir
parmaklıklara sarıldım.
coşkundum pınarlar gibi,
sarhoştum rüzgarlar gibi;
ihtiyar çınarlar gibi
bir gün içinde devrildim.
ekmeğim bahtımdan katı,
bahtım düşmanımdan kötü;
böyle kepaze hayatı
sürüklemekten yoruldum.
kimseye soramadığım,
doyunca saramadığım,
görmesem duramadığım
nazlı yarimden ayrıldım.
hapishane şarkısı 2
ey gönül, kuşa benzerdin,
kafesler sana dar gelir;
bir yerde durmaz gezerdin,
hapislik sana zor gelir.
ey gönül, acaip huyun,
boğazından geçmez tayın,
acır testindeki suyun;
aklına nazlı yar gelir.
gözlerin uzağa bakar,
kimden ne beklediğin var?
yar semtinden gelen rüzgar
'seni unuttu! ' der gelir.
bakmazsa senin yüzüne
çok görme elin kızına;
dışarda serbest gezene
hapiste yatan hor gelir.
ayağında gezen itler,
başının üstünden atlar;
hapise düşen yiğitler
yari dışarda kor gelir.
hapishane şarkısı 3
burda çiçekler açmıyor
kuşlar süzülüp uçmuyor
yıldızlar ışık saçmıyor
geçmiyor günler geçmiyor.
avluda volta vururum
kah düşünür otururum
türlü hayaller görürüm
geçmiyor günler geçmiyor.
dışarıda mevsim baharmış
gezip dolaşanlar varmış
günler su gibi akarmış
geçmiyor günler geçmiyor.
gönülde eski sevdalar
gözümde dereler bağlar
aynadan hayalin ağlar
geçmiyor günler geçmiyor.
yanımda yatan yabancı
her söz zehir gibi acı
bütün dertlerin en gücü
geçmiyor günler geçmiyor
hapishane şarkısı 4
ey yar, bu acı demlerde
sen koru benim aklımı...
karardım kaldım damlarda,
aydınlat benim yolumu...
nefesin esen rüzgarda,
saçların savrulan karda,
yerde, gökte, bulutlarda,
ararım nazlı gülümü...
karanlık göklerde aysın,
kurak ovalarda çaysın,
bir tek inandığım şeysin,
uzattım sana elimi...
düşmanlar gülüp sevinsin.
dostlar arkasını dönsün...
benim güvendiğim sensin,
kırmazsın benim gönlümü...
bir gün şu damlardan çıksam,
gelip önüne diz çöksem...
ağlayıp içimi döksem...
anlatsam sana halimi...
hapishane şarkısı 5
başın öne eğilmesin
aldırma gönül, aldırma
ağladığın duyulmasın,
aldırma gönül, aldırma
dışarda deli dalgalar
gelip duvarları yalar;
seni bu sesler oyalar,
aldırma gönül, aldırma
görmesen bile denizi,
yukarıya çevir gözü:
deniz gibidir gökyüzü;
aldırma gönül, aldırma
dertlerin kalkınca şaha
bir küfür yolla allah'a
görecek günler var daha;
aldırma gönül, aldırma
kurşun ata ata biter
yollar gide gide biter;
ceza yata yata biter;
aldırma gönül, aldırma
devamını gör...
toprak ana (cengiz aytmatov)
bir köy kadınının eşi ve oğullarının savaş zamanı cepheye gitmesinden sonra gelinleriyle verdiği yaşam mücadelesini anlatıyor. köydeki zorlu yaşam, sefalet ve açlık da köy kadınlarının zorlu mücadelesi olarak ifade ediliyor.
devamını gör...
tanım girmek için tanım girmek
ah o listeler yok mu listeler,
800 tanıma kitap listesi,
haftalık karma puan listesi,
şu listesi bu listesi,
ne oluyorsa hep o saçma sapan listeler yüzünden oluyor.
50 kez söyledik, gelin vazgeçin bu insanları sürekli bir yarış haline sokan saçma sapan uygulamalardan dedik, kimsenin umurunda olmadı.
sözlükte olması gerektiği gibi birşeyler yazmaya çalışan kişi sayısı 15-20 kişi.
geri kalanlar listelerde yer kapma yarışındalar.
bu da sözlüğü iyice bayar bir duruma soktu bile, bakalım ne kadar sürecek böyle.
ne okunacak ne yazılacak başlık bulmak neredeyse mümkün değil artık sözlükte.
800 tanıma kitap listesi,
haftalık karma puan listesi,
şu listesi bu listesi,
ne oluyorsa hep o saçma sapan listeler yüzünden oluyor.
50 kez söyledik, gelin vazgeçin bu insanları sürekli bir yarış haline sokan saçma sapan uygulamalardan dedik, kimsenin umurunda olmadı.
sözlükte olması gerektiği gibi birşeyler yazmaya çalışan kişi sayısı 15-20 kişi.
geri kalanlar listelerde yer kapma yarışındalar.
bu da sözlüğü iyice bayar bir duruma soktu bile, bakalım ne kadar sürecek böyle.
ne okunacak ne yazılacak başlık bulmak neredeyse mümkün değil artık sözlükte.
devamını gör...
çıplak bir insanla yapılabilecek en zevkli şey
mülteci sorununu konuşmak lazım.
devamını gör...
en kötü ikililer
ateş ve barut*.
t:birlikte bulunması münasip* olmayan ikililer.
t:birlikte bulunması münasip* olmayan ikililer.
devamını gör...
salıncak
çocukluğumdan beri bayıldığım, her gördüğümde hala içimin gittiği, beni hep gökyüzüne ulaştırdığını düşündüğüm bi eğlence aracı. genelde parklarda oluyor ama bazı bahçelerde, piknik alanlarında özellikle yapılmış ve süslenmiş olanlar da var ve resmen aşığım onlara. her salıncak gördüğümde içim gidiyor gerçekten, içimdeki çocuğu tutamıyorum*.
yaşıma rağmen bulduğumda sallandığım da çoktur ama dayanamıyorum napıyım .
yaşıma rağmen bulduğumda sallandığım da çoktur ama dayanamıyorum napıyım .
devamını gör...
ozgur1ey
özgür epey bir zamandır içiyordu.
beraber de içtik. beethoven dinlerken içtik. mozart dinlerken içtik. türk marşı ile halay çekmişliğimiz bile var. requiem ile içip içip birbirimizi kutsadığımız zamanlar oldu. moonlight sonata dinleyip büyük aşklarımızdan bahsettiğimiz anlar da.
ama bu kadarı yeterdi. yapma dedim. bu kadarı bünyeye zarar dedim. bana karışma mito bir şey olmaz dedi.
neyse efendim içkiye artık ara veren yazarımız kendini bitkisel çaylara ve yürüyüşe verdi.
ankara’ya doğanın bir hediyesidir eymir. ankaralılar iyi bilir eymir’de yürüyüş yapmanın muhteşemliğini.
özgür de madem yürüyüşe başladım, kendimi eymir’in güzelim kollarına bırakıyım dedi.
yürüdü özgür. özgür yürüdü.
haşortmanını üzerine geçirip de öyle yürüdü.
geçen hafta sonu nathalie matthys’in johann sebastian bach besteleri isimli dinletisi vardı. bu fırsatı kaçırır mıyım hiç. hemen iki bilet kaptım.
özgür ile bir takım olmak için ben de haşortmanımı giydim. eşofman giycektim ama onu yalnız bırakmamak adına giymedim.
soluğu eymir’de aldım. özgür yürüyordu. hadi dedim gidiyoruz. konserden bahsettim. pek mutlu oldu. benim kadar bach tutkunu değildi ama olsundu yine de severdi bach ı. o mozart tutkunuydu.
haşortmanlarımızla pek bir asildik, asırlık salonda. salon beyefendileri, fularlı abiler, entel ablalar nedense bize bakıyorlardı. bizim keyfimiz yerindeydi ama. muhteşem bir konserdi.konserden bir kesiti şuraya bırakayım.
sözlüğün, sevilen yazarı sevgili özgür sen yaz hep. biz zevle okuyalım seni.
beraber de içtik. beethoven dinlerken içtik. mozart dinlerken içtik. türk marşı ile halay çekmişliğimiz bile var. requiem ile içip içip birbirimizi kutsadığımız zamanlar oldu. moonlight sonata dinleyip büyük aşklarımızdan bahsettiğimiz anlar da.
ama bu kadarı yeterdi. yapma dedim. bu kadarı bünyeye zarar dedim. bana karışma mito bir şey olmaz dedi.
neyse efendim içkiye artık ara veren yazarımız kendini bitkisel çaylara ve yürüyüşe verdi.
ankara’ya doğanın bir hediyesidir eymir. ankaralılar iyi bilir eymir’de yürüyüş yapmanın muhteşemliğini.
özgür de madem yürüyüşe başladım, kendimi eymir’in güzelim kollarına bırakıyım dedi.
yürüdü özgür. özgür yürüdü.
haşortmanını üzerine geçirip de öyle yürüdü.
geçen hafta sonu nathalie matthys’in johann sebastian bach besteleri isimli dinletisi vardı. bu fırsatı kaçırır mıyım hiç. hemen iki bilet kaptım.
özgür ile bir takım olmak için ben de haşortmanımı giydim. eşofman giycektim ama onu yalnız bırakmamak adına giymedim.
soluğu eymir’de aldım. özgür yürüyordu. hadi dedim gidiyoruz. konserden bahsettim. pek mutlu oldu. benim kadar bach tutkunu değildi ama olsundu yine de severdi bach ı. o mozart tutkunuydu.
haşortmanlarımızla pek bir asildik, asırlık salonda. salon beyefendileri, fularlı abiler, entel ablalar nedense bize bakıyorlardı. bizim keyfimiz yerindeydi ama. muhteşem bir konserdi.konserden bir kesiti şuraya bırakayım.
sözlüğün, sevilen yazarı sevgili özgür sen yaz hep. biz zevle okuyalım seni.
devamını gör...
mark eliyahu
cem adrian ile olan kül şarkısı çok güzel.
buyurun.
buyurun.
devamını gör...
salda gölü'nün son hali
akp'nin salda gölünü imara açması sonucu mahvolmuş güzelim göldür. bu bıyıklarını sevdiklerim adeta doğal güzelliklere tepki olarak doğmuşlar. reziller.
link
link
devamını gör...
türk insanının kendi kendinin doktoru olması
bizde ki sağlık sistemi ile doktora çok kolay erişim sağlıyabiliyoruz bu her zaman iyi bir şey değil bence.pandemiyle birlikte insanlar gerçekten zor durumda olduğunda ,şikayetler dayanılamayacak düzeye geldiğinde gitmeye başladılar,demek ki olabiliyormuş.yurt dışında saglık sistemi pahalı olan ülkelerin birinde benzin istasyonunda hastalıklar(basit,sıradan hastalıklar) ve nasıl tedavi edilebileceği ile ilgili kitap görmüştüm,insanlar bu sayade böyle durumlarda hangi ilaçları kullanmalı daha bilinçliler ve gidip bir marketten ilaç alıp kullanabiliyorlar,boş yere de sağlık sistemini meşgul etmiyorlar.
devamını gör...
uyu deme uyuyamam
caner gülsüm'den de dinleyin asıl döktüreni görün.
devamını gör...
kişinin aşık olduğunu anladığı an
nil karaibrahimgil'in "kek" şarkısını kendinizi kaptırarak söylediğiniz an olabilir. bir an kafanıza bir portakal dank eder ve aydınlanırsınız.
devamını gör...
hallice
tdk'ye göre; "benzerlerinden durumu biraz daha iyi olan" anlamındaki kelime.
devamını gör...
imaginations from the other side
blind guardian'ın 1995 yılında çıkardığı albüme adını veren şarkı. grubun fantastik dünya ile arasındaki bağı bilenler bilir. işte bu şarkı tam ortaya karışık yapılmış bir şarkı. içinde yok yok. orta dünya, peter pan, alice harikalar diyarında, narnia günlükleri, oz büyücüsü...
ve şarkının ilerleyen her saniyesinde fantastik dünyanın ışığını tekrar tekrar kucaklamak geçiyor tosbağanın içinden, yıkıyor geçiyor kabuğunun etrafını çevirmek isteyen duvarları. fantastik dünya özgürlüktür diye haykırıyor! hoppa yine gaza geldim. ben ne yapayım şarkı böyle bir şarkı, ha keza albümde öyle...
bu arada albümdeki gitar soloları efsanedir. ve tabiri caizse bu albüm blind guardian'ın alamet-i farikası olmuştur. blind guardian'ın müziğini tanımlayan en önemli albüm budur diye düşünüyorum. ha yanılıyor olabilirim ama benim gözümde durum bu. ent nadirliği ve zarifliğindeki ezici riffler bile bu albümü bir üst seviyeye taşımaya yetmiştir. ha vokale hiç girmiyorum. başımızla beraber.
benim için bu albümün en baba şarkıları mordred’s song, bright eyes, a past and future secret diyebiliriz. ha diğerini niye yazmıyorum, başlığını açtık tekrar tekrar mı yazalım?*
dinleyiniz, dinletiniz yoksa taş olursunuz. * *
ve şarkının ilerleyen her saniyesinde fantastik dünyanın ışığını tekrar tekrar kucaklamak geçiyor tosbağanın içinden, yıkıyor geçiyor kabuğunun etrafını çevirmek isteyen duvarları. fantastik dünya özgürlüktür diye haykırıyor! hoppa yine gaza geldim. ben ne yapayım şarkı böyle bir şarkı, ha keza albümde öyle...
bu arada albümdeki gitar soloları efsanedir. ve tabiri caizse bu albüm blind guardian'ın alamet-i farikası olmuştur. blind guardian'ın müziğini tanımlayan en önemli albüm budur diye düşünüyorum. ha yanılıyor olabilirim ama benim gözümde durum bu. ent nadirliği ve zarifliğindeki ezici riffler bile bu albümü bir üst seviyeye taşımaya yetmiştir. ha vokale hiç girmiyorum. başımızla beraber.
benim için bu albümün en baba şarkıları mordred’s song, bright eyes, a past and future secret diyebiliriz. ha diğerini niye yazmıyorum, başlığını açtık tekrar tekrar mı yazalım?*
dinleyiniz, dinletiniz yoksa taş olursunuz. * *
devamını gör...
bilgi içerikli tanım girdikten sonra hissedilen yorgunluk
bilgi içerikli tanım girdikten sonra gelen " okuyana bir şeyler katabiliyorum galiba " düşüncesiyle kaybolan yorgunluktur.
devamını gör...


