dışarı çıkarken maskelerimi kitap aralarında saklıyorum. cıkarıp taktığımda kitap kokuyor.
devamını gör...

söz vermiştin bana
yanı başımda yaşlanmaya.. halen beni benden alır bu şarkı.
devamını gör...

ezginin günlüğünün 1998 tarihinde aşk yüzünden albümüyle yayınladığı şarkının adı. şiir mevlana'ya aittir.
"işte sana konuşan biri
dilsiz ve dudaksız
durmadan koşan biri
elsiz, ayaksız
böyle koşup durmak
senin neyine gerek
boşlukta ayaksız yürümek
gökteki ay gibi
ben bir denizim, ben bir denizim
kendi içinde taşan
ben bir denizim uçsuz bucaksız
kıyısız, hür bir deniz
"
ezginin günlüğü
devamını gör...

algida'nın çubuk şeklindeki ve buz kıvamındaki değişik bir dondurmasıdır. serinlemek için iyi gidebilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hepsi uykusuzluktan, mutsuzluktan, işsizlikten, iş yerinde huzursuz olmaktan, çok içmekten, boşluktan, sıkışmışlıktan, çok vaktin olmasından, kendine hiç vakit ayıramamaktan, anlaşılmamaktan, sevgisizlikten... kurtulalım bu başıboş öfkelerden. hı yaaaaa.. ha gayrett!
devamını gör...

evde tek başına 2 filminde, bazı sahneler kendi otelinde çekildiği için saniyelik de olsa kendine bir rol ayarlattığı * sahnesi var olan başgan. öğrendiğimde ufak bir kahkaha krizi yaşadım.

kevin: lobi nerede?
trump: koridorun sonunda solda...

ah o bakışı...

devamını gör...

herkesi kandırmış yazardır. zira mahlasını nasıl bulduğunu yanlış anlatmıştır. evet. ama ben olayın aslını, gerçekleri duymak isteyen yazarlara anlatacağım..

bu yazar, zamanında bir kızı seviyormuş. ama kız kürt. neyse. kızın adı da keje. bu yazar yani doping, kejeyi çok seviyor öyle böyle değil tabi lise aşkı ama çok büyük aşk. devlerin aşkı yani büyük olur. yani düşünün bunların ayrılması için ya dağlar yerle bir olacak, ya kıyametler kopucak bunlar anca böyle ayrılır. birgün keje berkle konuşurken doping görmüş, beyninden vurulmuşa dönmüş. sinirlenmiş, "kejeeeee! kejeeee!" diye bağırmış ve adından da belli olacağı üzere okulun en yakışıklı, en zengin ve en havalı çocugu olan berk-e kafa atmış. beni bununla aldattin ha! benden 10 kat daha iyi olan bir adamla ha! sana daha iyi bir hayatı vaat eden bir adamı bana tercih edecek kadar akıllısın ha! bu ilişki burda biter! demiş doping reis. keje de mal* tabi ağlamış.

ve 10 yıl geçmiş arkadaşlar. doping işin aslını öğrenmiş, meğer berk yakışıklı zengin havalı falan değilmiş. sütçü nurinin oglu kaportacı çırağı mahmutmuş. ve kejenin kardeşiymiş. oyun oynamışlar öyle. herkesi kandırmışlar. çocuk aklı işte. doping pişman olmuş dönmüş, bir bakmış ana.. keje kimseyle konuşmuyor 10 yıldır. yanına gelmiş gözleri böyle dolmuş, keje demiş, benimle de konuşmayacak mısın demiş.. keje, s...tiri çekmiş. 10 yıldır nerdeydin hayırsız demiş. ve doping reis ben senin için ölümü göze alırım ayooool demiş. tabi doping mahallenin delikanlısıydı ayol deyince bu sözü unutulmamış. ve kendisine "ölümü göze alan" anlamına gelen "peşmerge" denmiş.

bi bakmış keje artık konuşuyor, böyle beautiful boylarla, meriçlerle takılıyor. bu doping yani peşmerge, artık kas çalışmaya başlamış. kejeyi etkilemek için. ama bi bakmış olmuyor. birgün gene spor yaparken yanına böyle paltolu gizemli bir ihtiyar gelmiş. şöyle demiş,

evlat..fit bir vücuda sahip olmak ister misin?

peşmerge gülmüş, heeeee.. sen mi saglayacan bana o fit vücudu demiş.

80 yaşındaki ihtiyar paltosunu bir açmış, adam da sixpack var.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

peşmerge demiş ki nasıı yaptın abii..

adam sinsice gülümsemiş ve şöyle demiş,

doping yaptım.

ve 50 kuruş karşılığı peşmergeye doping satmış. tabi adam tırrek olduğu için 50 kuruş istiyormuş. peşmerge doping yapmaya başlamış, ama doping hayat felsefesi haline gelmiş. adeta dopingle bütünleşmiş. e haliyle böyle olunca da hamile kalmış. ve sonra kejeye ben senden hamileyim demiş. keje inanmış. bunlar evlenmiş. şimdi mutlular. 20 yıldır evliler. bu da böyle bir hayat hikayesi yani.
devamını gör...

dindar insanların çoğunluğu, ahlâkı kendi tekellerinde zannetmek gibi bir gaflete düşüyorlar. bu bir kere tarihsel olgulara aykırı. platon, aristo, epikuros, stoacılar veya kuşkucular; musevi, hristiyan ya da müslüman değillerdi. bu bile dinlerden bağımsız bir ahlâk ve adalet anlayışının olduğunu gösterir.
devamını gör...

menajerimi ara... on numara başladı tüm klişeleri yıkıyor derken reyting uğruna diğerlerinden farksız hale geldi. hala bu gerçekle yüzleşemiyorum takip ettiğim tek türk dizisiydi.
devamını gör...

uc semavi dinin en sonuncusu olan islamin kitabidir. ıceriginde; islamin hukukuna ait kurallar, ahlaki emirler,peygamberlere ait kissalar, onceki dinlere ait dogrulamalar,yaratilis ve varolusla ilgili detaylar bulunmaktadir. 6200 kusur ayet, 114 tane sureden olusmaktadir.musluman icin allah'in en buyuk delilidir, hatta ayetlerinin indirilmesi, ayin ikiye yarilmasindan daha buyuk mucizedir (inanan icin)...
devamını gör...

büyük sözü dinleyin ve ıkisinin dışında bir seçenek olarak, hayatınızdan çıkartın.
çünkü bağışladım desenizde içiniz soğumuyor. ya da bir tek benim mi soğumuyor bilemedim şimdi.
fakat bu işin sonu hiç hoş değil onu bilin.

bir dönem bana büyük kötülük yapan birini bağışladım. bağışlamamışım, ben öyle zannetmişim. sonra ilk fırsatını bulduğumda intikam aldım. hem de kendime saygımı yitirme pahasına. o intikamı almasaydım mı daha kötü olurdum, yoksa aldıktan sonraki ben mi daha kötü oldu, ondan emin değilim.
tek emin olduğum şey, benden bir şeyler götürdüğü.
devamını gör...

an itibariyle, yüreğimizdeki korları bir kez daha hatırlatan yayın.
devamını gör...

1828 rusya doğumlu ,yetim olması sebebiyle diğer aile üyeleriyle yaşayan ve klasik yazarları (dickens pascal platon bunlardan bir kaçıdır) okumayı seven bir çocuktur. eğitimde fakülteleri yarım bırakması sebebiyle 1851'de rus ordusuna yazılmıştır. fakat yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı psikolojisinin bundan etkilenmesi üzere kafasını dağıtmak amacıyla roman yazmaya başlamıştır. çocukluk çağı adlı yazdığı öyküsünü nekrasov beğenmiş ve bunun üzerine çağdaş dergisinde yayımlayacağını bildirmiştir. ve böylece tolstoy edebiyata ilk adımını atmıştır ve bu atılan adım eleştirmenlerce çok beğenilmiştir. 1855 yılına kadar orduda devam eden tolstoy 55'te ateş hattından kurtulmak için elinden geleni yapmıştır. verdiği bu savaşta ona büyük destek olan şey ise kırım ve sivastopol'da gördüklerini, yaşadıklarını sivastopol hikayelerine aktarabilme birikimi sağlamış olması olmuştur. savaşın kazanılmasının üzerine petersburg'un yolunu tutmuş ve yazarlığı meslek olarak yapmayı kafasına koymuştur. bu yılın sonlarına doğru turgenyevle tanışmış ve o sırada var olan iki gruptan birinde de yer almak istemediğini ikisine de uymadığını fark etmiştir. 1857'de isviçre, almanya ve fransa'yı gezmiştir fakat üzücü bir şekilde bu sırada kardeşi nikolay kollarında can vermiştir. o gezideyken 1861'de rusya'da kölelik kaldırılmıştır. o da rousseau gibi düşünüyor: "doğa iyidir, toplum kötüdür" demiştir. tolstoy, kendi bölgesinde eski kölelerle toprak sahipleri arasındaki toprak ve borç anlaşmazlıklarını çözmek üzere yargıçlık görevini üstlenmiştir. bir çiftliğin sahibinin; sulu boya yapmayı seven, hikayeler yazmayı seven 18 yaşındaki kızıyla 'sonya' ile tanışmıştır. tolstoy 34 sonya ise 18 iken 1862'de nişanlanmışlardır ve bu evlilikten on üç çocuk sahibi olmuşlardır. sonya'nın evine bağlı ve kıskanç bir kadın olması sebebiyle tolstoy büyük vaktini evde harcamıştır bu sebeple uzaklara gitmemiştir böylece elinden uzun soluklu eserler çıkmıştır. bu dönemde yazdığı savaş ve barış adını çok yükseltmiştir. hayli okunan ve ilgi gören yazar ise çocuklar için alfabe yapmak istemiştir fakat çalıştığı yayınevi onu anna karenina'yı yazması için zorlamıştır ve bunun üzerine çok zor zamanlar geçiren tolstoyun huzuru kaçmıştır. dine sığınmış ,oruç tutmuş, günah çıkarmış ,ayinlere katılmıştır ve bunların üzerine itirafları yazmıştır. bu kitap tolstoyculuğun temel taşı olarak kabul edilmiştir.
tolstoyun sofuluğu iki yıl kadar sürmüştür fakat sonrasında ortodoks kilisesini ve siyasi iktidarları kendince dışlamıştır ve kendi dinini geliştirmeye başlamıştır. düşüncelerini açıkladığı dogmatik teolojinin eleştirisi, dört incil'in çevirisi ve uzlaşması adlı kitapları büyük tepki toplamıştır. bunlardan sonra ise "sanat nedir?" adlı incelemesini yayımlamıştır. yine bu dönemde yazmış olduğu ivan ilyiç'in ölümü, kreutzer sonat, hacı murat ve son büyük romanı sayılabilecek diriliş gibi eserlerinde de, aynı manevi arayışı yansıtmıştır. sonrasında kırım'a gidip vasiyetnamesini yazdırmıştır. aile çevresinden bunalan yazar 7 kasım 1910'da ailesini, yanına en küçük kızını ve kendi doktorunu alarak terk etmiştir. yolda zatürreden dolayı fenalaşmış ve halsiz düşmüştür. astopova istasyonunda indirilmiş ve gar şefi tarafından ağırlanmıştır fakat çok hasta olmasından dolayı yemek yiyemeyen tolstoy 20 kasım sabahı hayata gözlerini yummuştur.

en çok bilinen eserleri:
insan ne ile yaşar?
itiraflarım
savaş ve barış
ivan ilyiçin ölümü
anne karenina
sivastopol
üç ölüm
diriliş
efendi ile uşağı
içimizdeki şeytan.
.
devamını gör...

dışı sizi, içi bizi yakar yazabiliriz.
devamını gör...

ruhu şad olsun! atıp tutanlara bakmayın, zamanında gerektiği gibi davranmış.
edit: kafatasçı diyenlerin entrylerine bakabilirsiniz, genellikle kürtçülük oynuyorlar.
devamını gör...

bondage/discipline/sadism/masochism (bağlamak, disipline, (gbkz: sadizm), mazoşizm ) kelimelerinin başharflerinden oluşan bir seks türünün kısaltılmış adıdır.
bdsmle ilginin cinsiyet ve cinsel kimlikle bağlantısı yoktur. bu tür sekse ilgi duyan heteroseksüel cis gender kadın ve erkekler, lgbt üyeleri vb. eşit orandadır. bdsm tercihi cinsiyet ve cinsel kimlik tanımıyla bağlantılı olmamakla birlikte bireyin psikolojik yapısıyla bağlantısı daha fazladır.
bdsm her zaman deriler giymek değildir, yine pek çok insan bdsme eğilimli olmakla birlikte bunu farketmiyor olabilir. sürekli olarak sizi aşağılayan ve size psikolojik ya da fizyolojik olarak zarar veren insanlara bağımlılığınız varsa, ya da ilişkilerinizde sürekli kontrolü elde tutarken karşıdakini aşağılamaktan hoşlanıyorsanız bdsm eğiliminiz olabilir. yine öfkesini üzüntüsünü kendini yaralayarak atan insanların bdsmi terapi olarak kullandığı görülmekte. bdsm kişilerin bu tür toksik ilişkilere girmeden ya da kendilerini yaralamadan, belli kurallar çerçevesinde, güvenli bir şekilde zevk almalarını sağlayan bir seks türü.
bdsm de tıpkı diğer seks türlerinde olduğu gibi karşılıklı olarak tarafların özgür iradesiyle kabul etmeleri temeldir. karşılıklı özgür iradenin olmadığı durumda bu tecavüz olur.
tecavüzcüleri bdsm ile kıyaslamak yanlıştır. tecavüzde amaç karşı tarafa bilinçli bir şekilde çektirmekten ziyade genelde kendini bilmezlerin sadece cinsel ihtiyaçlarını tatmin arzusunun tüm ahlaki değerlerin üstüne çıkmasıdır.
bdsm ile ilgilenen kişilerin karakterlerine ve bdsm ile ilgilenenlerde görülen psikolojik bozukluklar için #772474">#772474
devamını gör...

bir işi yapacak kişi, yapacağı işi ayrıntılı şekilde araştırmalı, sonra faaliyete geçmelidir.
devamını gör...

çözemedim şu olayı yahu, bilhassa okumuş çevrelerde acayip şekilde revaçta. şu batasıca havanız nereden geliyor?

oturduğun yerden ahkam kes, ne bir gerekçe ne bir dayanak.
nasıl olsa senin eserlerin var, insanlar okuyor. e var bi itibarın di mi, salla bol keseden nasıl olsa kimse sana demeyecek nası oluyo bu iş karrdeşş hele anlat da biz de bilelim diye. ama şöyle sokak ağzıyla sormak istiyorum bu gibilere öyle efendi efendi değil. fularına düğüm attıklarım.

varsa bir yargınız ikna edersiniz biz de amenna deriz en azından saygı duyarız.
kötü yazar demekle, beceriksiz demekle olmuyor o işler. ha bir de kaleminize güveniyorsanız yazın da görelim. hayatında o alanda eser vermemiş insanlar birden eleştirmen kesiliyor. sen önce sahaya çık iki pas yap ondan sonra futbolcuyu eleştirirsin.

tamam sakinim. neyse ki kimsenin tavuğuna kışt köpeğine hoşt kedisine pist demedim.

t: amiyane tabirle kendini bişey sanmaktır.
devamını gör...

felsefe ve etik profesörü peter singer'ın 2009 yılında yayınlanan kitabı.
kitap dünyadaki yoksulluğu bitirmek için varlıklı insanların bağış yapması gerektiğini anlatıyor temelde. hem teorik etik felsefesi ile ilgili argümanlar ile bu gerekliliğin boyutlarını tartışıyor, hem de insanların neden olması gerektiği kadar bağış yapmadığını pratik sebepleriyle anlatıyor. ayrıca şiddetli yoksulluk nedeniyle hayatını kaybeden bir insanın hayatını kurtarmak veya bir kişinin hayat kalitesini artırmak için gereken para miktarıyla ilgili birçok araştırmadan örnek veriyor. aklımda kalan birkaç tanesini paylaşayım.

- sıtmanın yaygın olduğu bölgelerde bir çocuğun hayatını kurtarabilecek bir yatak filesi/cibinlik için $10
- katarakt gibi basit bir operasyonla çözülebilecek bir sebeple kör olan bir kişinin tedavisi için $50
- doğum sırasında oluşan fistül nedeniyle hayatını tek başına, insan içerisine çıkamadan yoksulluk içerisinde geçiren bir kadının tedavisi için $400 gerekiyormuş.

kitapla ilgili kendi fikrime gelirsek, her ne kadar singer'in önerdiği yüksek etik standartlara uyabileceğimi düşünmesem de, kitap beni bu konuda düşünmeye ve bir şeyler yapmaya yöneltti, bu nedenle başarılı buldum - yazarın amacı da bir şekilde insanları harekete geçirmek zaten. ayrıca bir felsefe profesöründen beklediğime göre çok daha az teori, çok daha fazla pratik, uygulanabilir düşünce içeriyor, bu da hoşuma gitti.

sonuçta, iş hayatına yeni girmiş biri olarak hafif hafif ama tamamen rastgele bir şekilde yapmaya başladığım yardımları/bağışları belirli bir plana oturtma kararı aldım bu kitapla birlikte. her yıl hangi stk'lara ve ne kadar bağış yapacağımı planladım. ayrıca ne kadar kalıcı olacağını bilmesem de en azından bir süre yapmayı düşündüğüm her lüks/gereksiz harcamada benim buna verebileceğim parayla x çocuğun hayatı kurtulabilirdi diyeceğim gibi görünüyor.

siz de benim gibi bir şeyler yapmak isteyip neyi ne kadar yapacağını bilemeyen biriyseniz okumanızı tavsiye ederim
devamını gör...

çevirmeli telefonumuz bile vardı. ben de tarihi eser olmuşum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim