bilimsel olarak çok mantıklı bir nedeni var; gündüz sıcaklıktan dolayı gevşeyen bu parke, televizyon ünitesi, buzdolabı vs. şeyler, gece olunca soğukta tekrar geriliyor. haliyle takır tukur ses geliyor.

korkmamızı gerektiren bir durum yok yani.
devamını gör...

yeni keşfettiğim ve sözlükte hep var olmasını istediğim yazar. öyle varım ama yoğum olmasın bence.* teşekkürler efenim..*
devamını gör...

kurban - sarı çizmeli mehmet ağa. rahmetli barış ağabeyden dinleyemeyecek hale gelmiştim.*
devamını gör...

ı.
kader celladına sessiz uzat boynunu;
acıma ne kendine ne de gelecek günlerine
yalnız bir düşünceye yum gözlerini
son darbe inmeden evvel, en son anda
bir çiçek, bir kuş, bir tebessüm ol;
düşüncen kurtarsın seni senden,
bil ! biraz sonra
ebediyen senindir
senden uzak olan her şey.

ıı.
ellerini yüzümde gezdir,
sil alnımdan yorgunluğu
gözlerimin altından,
yaşamak korkusunu al.
avuçlarından çıkmış bir heykel olsun başım.
sonra sen de gözlerini kapat,
bırak, ellerin sessizce düşünsün.
düşüncende yaşamak isterim ben senin:
bir gün en yalnız saatinde,
parmak uçlarından
ve avuçlarından
gelip konuşurum seninle.

ııı.
ayrılalım,
sen annen güneşe git, nur ol;
ben toprakta dağılacağım.
bir akşamüstü
ormanı tek bir saz yapan
en son dalda
son ışık ol,
gel, beni bul.
#avareilhamlar24ocak1962
ahmet hamdi tanpınar.
devamını gör...

bu başlığa göre ayaklı bomba olduğumu fark ettim teşekkürler sözlük. bi aydınlanma daha yaşadım.
devamını gör...

kaliteli yazarların genel sıkıntısı kolay farkedilememesi. oysa ki karı kızlı başlıklar açsalar hemen farkedersiniz değil mi? burada şu an hala kaliteli yazarlar var ama saçma sapan şeyler yapmadıkları için bilmiyorsunuz.

bence nankörsünüz kusura bakmayın arkadaşlar.
devamını gör...

bu 3'ünü koyardım:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çocukları ya aşırı korumacı şekilde büyütmek ya da hiç ilgi göstermemek. kimi aileler çocuklarının ne istediğine, yeteneğinin ne olduğuna bakmıyor ve kendi istedikleri kalıba sokmaya çalışıyor. kimileri çocuğun karşılaştığı bütün sorunları kendileri hallederek çocuğun kendilerine bağımlı olup özgüvensiz, sorumluluk almaktan kaçınan biri haline gelmesine neden oluyor. çocuğu elalemin çocuğuyla kıyaslayıp onun kişiliğine zarar verenleri saymıyorum çünkü türkiye'deki ailelerin neredeyse hepsi bu kıyaslamayı yapıyor efendim.
devamını gör...

aşkın da bir zamanı var mıdır?.. yoksa tam da hazır olmadığımız anda gelip şuramıza* yerleşiverir mi?.. belki de yanlış anlıyoruzdur haa?
yani...
sanırım.

bu konuda çok hoş bir alıntı bırakacağım:


"birisi bir zamanlar aşkın bir yanlış anlaşılmanın sonucu olduğunu söylemişti. bizler yanlış anlamayı ararız. her türlü iyi şeyi o kişiye atfederiz ve sonra ona aşık oluruz.
yani bir bakıma aşk, yanlış anlamanın sonucudur. birini anlamadığımızda; ona aşık oluruz.
kişinin gerçeğinin farkına vardığımızda, onun, düşündüğümüz kişi olmadığını söyleriz. yani aşk, illüzyondan başka bir şey değildir.
şükür ki böyle bir yeteneğimiz var."

abbas kiarostami


kiarostami'ye katılır mısınız bilmem ama bence oldukça doğru bir noktadan vurmuş.. ve şükür demiş. şükür ki böyle bir yeteneğimiz var demiş. haklı vesselam. belki yanlış anlayamasaydık aşkı hiç bulamayacaktık*
peki siz ne düşünüyorsunuz?
sizce tam ne zaman aşık oluruz?
hımm?..
devamını gör...

olmayan sestir. varsa da unutmuşumdur. telefonum senelerdir sessizdedir çünkü.
devamını gör...

butun duygulardir... yeryuzunde "su duyguyu henuz yasamadim" diyebilecek bir insan yoktur. yeri gelir birini severiz, yeri gelir ayni insandan nefret bile ederiz. hayatimizin bir donemi mutsuzlukla, bir donemi huzurla gecebilir. gun icerisinde bile duygu karmasasi yasayabiliriz. gune cok guzel baslamisken bir olay olur ofke patlamasi yasayabiliriz mesela. insaniz neticede her duyguyu tadarak, her aciyi deneyimleyerek buyuruz...
devamını gör...

aklıma
köyümün yağmurları şarkısını getirdi.
erhan güleryüz yorumu ile.
hem hüzünlü hem keyifli anlara aday olabilecek hoş bir konsept bulunmuş gene.
devamını gör...

"herkes aşkı ararken bense kaçmayı seçtim."
devamını gör...

hanımefendilik, karakterdeki asalet, mizah anlayışı.
devamını gör...

gece gece güldüren başlık.*
devamını gör...

sevginin, sevilmenin pekte ciddi pekte önemli bir şey olmadığını öğrenmiş biri olarak artık üzerine yoğunlaşmadığım durumdur.

bu illa kadın erkek ilişkisi olarak algılanmamalı bence. genel bir durumdur.

bir zamanlar yanınızda olan, sizi canından çok sevdiğini iddia eden insanları düşünün. şuan neredeler onlar?

sevgi, sevilme isteği insanın doğasından geliyor. ama şu da insanın doğasından geliyor ki, önce 'ben' algısı. önce ben diyen iç güdülerle, birilerini sev diyen iç güdüler bazen çarpışabiliyor. ve genelde önce ben diyenler kazanıyor. şuan yanınızda olmayan insanların bir çoğunun bu eylemi gerçekleştirme nedeni de bu zaten.

biri sizi sevmiyor ya da sevmekten vazgeçiyorsa muhtemelen kendisini daha çok seviyordur. sizi beğenmemiş olması, sizi hayatına yakıştıramıyor olması yine aynı yere çıkıyor. sizi kendisine layık görmüyor yani kendini daha üstün görüyor.

çok derin konular. kabataslak kurulacak cümleler bunlardır. derinlemesine düşündükçe yaşadıklarımı değerlendirdikçe sizde bu sonuca varacaksınız emin olun.

peki bu konuda ne yapacağız?

kendimizi sevmeyi öğreneceğiz. kendimizi sevip gereksiz teferruatlara girmeden ben 'bana zarar veren bu hissiyattan en çabuk nasıl kurtulurumun?' çözümünü bulacağız.

unutma önce 'ben'!..
devamını gör...

"insanlar dünyayı cehenneme çeviren ve ardından da cennete gitmeye çalışan varlıklardır."

mevlânâ'dan yunus emre'ye, spinoza'dan kant'a, nietzsche'den fichte'ye kadar ünlü büyük düşünürleri etkilemiş, felsefelerine ilham kaynağı olmuş, düşünceleri yüzünden işkence ile idam edilmiş büyük bir düşünürdür hallac-ı mansur.

babasının pamukçu olmasından dolayı hallaç lakabıyla anılır. günümüzde dahi tartışma konusu olan mallac-ı mansur, iran'ın tur köyü'nde doğmuştur. küçük yaşta kur'an-ı kerim'i ezberlemiştir. dönemin ünlü bilginlerinden dersler alıp, daha 18 yaşına yeni basmışken çevresinde hayranlık uyandıran bir isim haline gelmiştir. hallac-ı mansur sürekli gezerek halka sohbetler ile islam'ı anlatmıştır. o dönemde birçok kişi mansur sayesinde müslüman olmuştur. hatta onun sohbetleri ile islâm'ı seçenlere daha sonra mansuri bile denilmiştir.

mansur açıksözlülüğü ve her yerde doğruları savunması ile döneminde oldukça sevilirken, dönemin siyasi çevreleri tarafından oldukça yoğun tepkiler almıştır. oldukça yoğun bir ilgi odağı haline gelmiş olan mansur, iktidar için bir tehdit unsuru haline gelmiştir.

hallac-ı mansur sohbetlerinde "her şey allah'a bağlıdır. ve her şey allah'tandır!" öğretisini savunuyordu. onun ünlü sözü "ene-l hak!" yani "ben hakk'ım" da bu felsefenin doruk noktasıdır. nitekim onun ölümüne neden olan da bu sözdür. bu sözden dolayı gözaltına alınan hallac-ı mansur, kırbançlanıp, ayakları kesilerek işkenceye maruz kalmış ve bedeni yakılarak idam edilmiştir.

"ene-l hak" kişinin benliğinden geçip bir butund ilerlemesi ve orada kendisi ile buluşmasının felsefedir. yani her şey o'dan gelmiştir ve her şey yine o'na dönecektir. hallac-ı mansur felsefesinde tüm varlıklar ilahidir. çünkü her varlık bir olan ve ilah olan tek varlık yani allah'ın bir parçasıdır. ona göre insanın iç dünyası derin bir anlam evresidir. bu yüzden mansur, insanı bir kainat olarak tanımlar.

hallac-ı mansur'a göre insan tefekkür ederek ve kendisini yaratan allah'ı anarak meşgul olursa iç dünyasını bol ve bereketli bir kainat kılacaktır.

hallac-ı mansur felsefesine göre gerçek olan, var olan, tektir ve birdir. ancak insan bu bir'in dışında değil içindedir. onun için tanrı ve insan birdir. insanı o'nunla özdeşleştirmiştir. tam da bu sebepten ölümü gerçek bir başlangıç olarak kabul eder. ölüm allah'a ulaşmaktır. yani gerçek olana. bundan dolayı insanın ölümü yaşamdadır, yaşamı ise ölümde.
devamını gör...

2011-2012 yılları arasında yayınlanmış 1. sezon 22 bölümlük fantastik dizi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

izlediğim ilk dizilerden biriydi. o zamanlar şans eseri tv paketinin içinde çıkan bir uygulama da izleme şansım olmuştu. gerek konusu gerek ise oyuncu kadrosu fazla iyiydi. peş peşe üstü üste 10 bölüm izlediğimi bilirim. gelelim oyuncu kadrosuna; brit robertson (cassie), thomas dekker (adam),phoebe tonkin (faye),shelley hennig (diana).

konusu ise aslında fantastik cadı/büyücü dizi/filmlerinin alt yapısını oluşturabilecek bir diziydi. dizinin başrolü ve asıl kızı cassie esrarengiz bir yangın sonucu annesini kaybeder ve büyükannesini yanına yerleşir. aslında her şey bu noktada başlar. gittiği kasabada yine kendi gibi cadı ailenin "cadı çocukları" ile tanışır. cadı olduğunu onlardan öğrenir.onlar sayesinde de kendisinde ki farklılığı keşfeder . zaten her yatağa yatıp tavanı izlediğinde yıldızların yerlerinin değiştiğini görür. yıldızların altında şarkısı çalıyor burda *

dizinin adından da anlayacağınız gibi "gizli çember" etrafında döner her olay. cassie de 6 kişilik bir çemberin 6. üyesi olur. el ele tutuşurlar bazen. aralarında en güçlü olan yine dizinin has kızı cassie'dir. onsuz aslında bu çemberdeki üyelerin pek bir değeri yoktur. cassie zamanla aile sırlarını, cadı oluşunu, yeni aşklarını, annesinin ölümündeki sır perdesini, yeni kardeşini ve birçok şeyi keşfeder.

diziyi izleme sebebim o zamanların favori oyuncusu brittany robertson'dı. kadın adeta bir mimik ustası. dizideki kıyafetleri de ayrı hoş. her ne kadar dizisinin asıl erkeği adam ile yakıştırılsa da jake ile her zaman favori çiftimdi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ayrıca dizinin şarkıları ve grafikleri de hoş. başlangıçta sizi lalalala lalala laa kafa ütüleyen ses karşılasa da ya da ne bileyim toplu karga katliamına şahit olsanız da zamanın en iyi dizilerindendir.

dizi 2. sezon onayını alsa da cnbc e kanalıyla ve başka kanallarla anlaşamadığı için devamı gelmemiştir.
devamını gör...

eski şarkılar ne güzeldi

devamını gör...

yok saymaktır. o insana değer vermediğinizi veya o insanın sizin için hiçbir anlam ifade etmediğini hissettirdiğiniz andır. önce umursamaz zamanla sizin değerinizi anlar, sinirlenmeye öfkelenmeye başlar ve zamanla da sizi kaybettigine pişman olur. işte yok saymanın getirdiği o pişmanlık bir insana yapılabilecek en büyük kötülüktür.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim