doğum yılına göre kuşaklar
bu makalede, üç neslin modern teorisini çözülmüş. x, y ve z. ayrıca, her nesilde daha etkili çalışmamıza/anlamamıza yardımcı olacak bazı ipuçlarını da toplanmış.
nesil nedir?
nesil, aynı dönemde doğmuş ve benzer koşullarda büyümüş bir grup insandır. bu gruptaki insanlar benzer özellikler, tercihler ve değerler sergiler.
kuşaklar teorisi, iletişime nasıl başlanacağını ve farklı yaşlardaki insanları nasıl etkileyebileceğini gösteren bir ipucudur. nesiller arasında büyük farklılıklar vardır ve her birinin başladığı ve bittiği yılları bilmek önemlidir.
1925-1945: sessiz "silent" kuşak
1946-1960: baby boomer bebek patlaması
1961-1980: x kuşağı
1981-1995: y kuşağı
1996-2020: z kuşağı
2012 ve sonrası ise günümüz de alfa kuşağı olarak adlandırılır.
silent (sessiz) kuşak 1925-1945
kendi isteklerini değil geleneği ön plana koyan ve birçok toplumsal olaya karşı sessiz kalması öğütlenen kuşaktır. sessiz kuşak adı da tam olarak buradan gelir.
bu neslin büyük kısmı, dedelerimiz ve ninelerimizden oluşur. ikinci dünya savaşı gibi dünyanın seyrini değiştiren önemli olaylara tanıklık eden bu nesil, kanaatkar ve genel olarak otoriteye saygı duyan insanlardan oluşur "mevcut düzeni olduğu gibi kabullenirler"
baby boomer "bebek patlaması" kuşağı 1946-1960
baby boomer yani bebek patlaması ismi, ikinci dünya savaşı'nın ardından bebek doğum oranlarındaki artıştan geliyor. günümüzde bu kuşak artık orta yaşlıdan yaşlı sınıfına geçiş evresinde olduğu için, genç kuşaklarla aralarındaki bakış açılarından ötürü çokça çatışıyor.
genelde kuralcı ve çalışkan bir yapıya sahipler. çocuklarının başarı kriteri olarak okullardaki notlarının yüksek olmasını görürler.
1961-1980 x kuşağı ortanca kuşak
birbirine tamamen zıt ve çatışma halinde olan iki kuşağın arasında kaldığı için ortanca kuşak olarak da bilinir.
dünya çapında bir çok alanda önemli değişimlere birinci elden şahit olmuş ve hepsine uyum sağlamış olan bir nesildir. ayrıca önceki nesillere nazaran daha az çocuk yapan bir nesildir.
1981-1995 y kuşağı
sokaklarda oynayan son nesil "bizler" olabiliriz, bunu yaparken teknolojiye ayak uydurmak konusunda da hiçbir zorluk çekmeyen ve tüm alanlara hakim olan belki de tek kuşaktır
önceki kuşaklara göre daha sorgulayıcı ve otoriteye karşı düşünceleri vardır. büyüklerinden çok, kendi yaşıtlarının düşüncelerine ve görüşlerine önem verirler. eski nesillere göre evlenme oranları ve evlenme yaş ortalamaları oldukça yüksektir.
1996-2020 z kuşağı
her çeşit teknolojik imkanın içinde doğan bu kuşak, tam olarak öngörülemeyen bir kuşaktır çünk bazıları hala çocukcuktur.
geleneksellikten tamamen uzak, otoriteye karşı çok ters düşüncelidirler. aynı zamanda z kuşağı en yalnız yaşayacağı öngörülen kuşaktır. bunun sebebi kendilerini teknolojiye fazla kaptırmaları olarak görülür. haklarında yapılan yorumlar; ya çok mükemmel bir nesil oldukları ya da komple işe yaramaz oldukları yönünde, ortası yok.
alfa kuşağı 2012 ve sonrası
alfa kuşağı, z kuşağından sonra gelir ve dünya üzerindeki "günümüz itibari ile" son kuşaktır. başlangıç tarihi olarak 2012 yılına karar kılmıştır. alfa kuşağının üyeleri, genel itibarıyla y kuşağı mensuplarının çocuklarıdır. genelde oyuncaklar veya geleneksel medya araçlarından ziyade güncel teknolojik aletler ile vakit geçiren ve içine kapanık bireyler olarak bilinirler. hâli hazırda en büyük bireyi 9 yaşında olup, en genç bireyi birkaç saniye evvel doğmuştur.
nesil nedir?
nesil, aynı dönemde doğmuş ve benzer koşullarda büyümüş bir grup insandır. bu gruptaki insanlar benzer özellikler, tercihler ve değerler sergiler.
kuşaklar teorisi, iletişime nasıl başlanacağını ve farklı yaşlardaki insanları nasıl etkileyebileceğini gösteren bir ipucudur. nesiller arasında büyük farklılıklar vardır ve her birinin başladığı ve bittiği yılları bilmek önemlidir.
1925-1945: sessiz "silent" kuşak
1946-1960: baby boomer bebek patlaması
1961-1980: x kuşağı
1981-1995: y kuşağı
1996-2020: z kuşağı
2012 ve sonrası ise günümüz de alfa kuşağı olarak adlandırılır.
silent (sessiz) kuşak 1925-1945
kendi isteklerini değil geleneği ön plana koyan ve birçok toplumsal olaya karşı sessiz kalması öğütlenen kuşaktır. sessiz kuşak adı da tam olarak buradan gelir.
bu neslin büyük kısmı, dedelerimiz ve ninelerimizden oluşur. ikinci dünya savaşı gibi dünyanın seyrini değiştiren önemli olaylara tanıklık eden bu nesil, kanaatkar ve genel olarak otoriteye saygı duyan insanlardan oluşur "mevcut düzeni olduğu gibi kabullenirler"
baby boomer "bebek patlaması" kuşağı 1946-1960
baby boomer yani bebek patlaması ismi, ikinci dünya savaşı'nın ardından bebek doğum oranlarındaki artıştan geliyor. günümüzde bu kuşak artık orta yaşlıdan yaşlı sınıfına geçiş evresinde olduğu için, genç kuşaklarla aralarındaki bakış açılarından ötürü çokça çatışıyor.
genelde kuralcı ve çalışkan bir yapıya sahipler. çocuklarının başarı kriteri olarak okullardaki notlarının yüksek olmasını görürler.
1961-1980 x kuşağı ortanca kuşak
birbirine tamamen zıt ve çatışma halinde olan iki kuşağın arasında kaldığı için ortanca kuşak olarak da bilinir.
dünya çapında bir çok alanda önemli değişimlere birinci elden şahit olmuş ve hepsine uyum sağlamış olan bir nesildir. ayrıca önceki nesillere nazaran daha az çocuk yapan bir nesildir.
1981-1995 y kuşağı
sokaklarda oynayan son nesil "bizler" olabiliriz, bunu yaparken teknolojiye ayak uydurmak konusunda da hiçbir zorluk çekmeyen ve tüm alanlara hakim olan belki de tek kuşaktır
önceki kuşaklara göre daha sorgulayıcı ve otoriteye karşı düşünceleri vardır. büyüklerinden çok, kendi yaşıtlarının düşüncelerine ve görüşlerine önem verirler. eski nesillere göre evlenme oranları ve evlenme yaş ortalamaları oldukça yüksektir.
1996-2020 z kuşağı
her çeşit teknolojik imkanın içinde doğan bu kuşak, tam olarak öngörülemeyen bir kuşaktır çünk bazıları hala çocukcuktur.
geleneksellikten tamamen uzak, otoriteye karşı çok ters düşüncelidirler. aynı zamanda z kuşağı en yalnız yaşayacağı öngörülen kuşaktır. bunun sebebi kendilerini teknolojiye fazla kaptırmaları olarak görülür. haklarında yapılan yorumlar; ya çok mükemmel bir nesil oldukları ya da komple işe yaramaz oldukları yönünde, ortası yok.
alfa kuşağı 2012 ve sonrası
alfa kuşağı, z kuşağından sonra gelir ve dünya üzerindeki "günümüz itibari ile" son kuşaktır. başlangıç tarihi olarak 2012 yılına karar kılmıştır. alfa kuşağının üyeleri, genel itibarıyla y kuşağı mensuplarının çocuklarıdır. genelde oyuncaklar veya geleneksel medya araçlarından ziyade güncel teknolojik aletler ile vakit geçiren ve içine kapanık bireyler olarak bilinirler. hâli hazırda en büyük bireyi 9 yaşında olup, en genç bireyi birkaç saniye evvel doğmuştur.
devamını gör...
kırık bir aşk hikayesi
1981 yapımı, senaryosunu selim ileri'nin yazdığı, yönetmenliğini ömer kavur 'un yapmış olduğu başrollerde kadir inanır, hümeyra, kamuran usluer, neriman köksal, halil ergün gibi oyuncuların yer aldığı, şartların zorlamasıyla nişanlanmak zorunda kalan bir gencin kasabaya atanan bir öğretmene aşık olmasıyla başlayan olayları anlatıyor.
bir sahil kasabasının ileri gelen ailelerinin bir bölümü o dönemler değişime ayak uydurarak sanayi alanında atılımlar yapmışlar. bazıları bu durumdan geri kaldıkları gibi zor durumda kalmışlardır. fuat'ın ailesi de bunlardandır. babadan kalma yöntemlerle zeytinyağı üretimi yapan ailenin ekonomik durumu kötüye gidince, aile çareyi fuat'ı kasabanın zengin ailelerinden birinin kızıyla evlendirmekte bulur. o sırada da kasabaya yeni bir edebiyat öğretmeni atanır ve kısa sürede fuat ile öğretmen arasında bir gönül ilişkisi başlar. ancak, aile baskısı ve şartlar, bu aşkın uzun sürmesine izin vermez. fuat'ın da kalbi aşkında kalacak ve çaresiz nişanlısına geri dönecektir.
film, ömer kavur ekolünün, en başarılı örneklerinden biridir. 19. antalya film festivali'nde 5 ödül birden kazanan kırık ve hüzünlü bir atmosferin işlendiği filmde sarı ve kahverengi renkler ağır basıyor.
bir sahil kasabasının ileri gelen ailelerinin bir bölümü o dönemler değişime ayak uydurarak sanayi alanında atılımlar yapmışlar. bazıları bu durumdan geri kaldıkları gibi zor durumda kalmışlardır. fuat'ın ailesi de bunlardandır. babadan kalma yöntemlerle zeytinyağı üretimi yapan ailenin ekonomik durumu kötüye gidince, aile çareyi fuat'ı kasabanın zengin ailelerinden birinin kızıyla evlendirmekte bulur. o sırada da kasabaya yeni bir edebiyat öğretmeni atanır ve kısa sürede fuat ile öğretmen arasında bir gönül ilişkisi başlar. ancak, aile baskısı ve şartlar, bu aşkın uzun sürmesine izin vermez. fuat'ın da kalbi aşkında kalacak ve çaresiz nişanlısına geri dönecektir.
film, ömer kavur ekolünün, en başarılı örneklerinden biridir. 19. antalya film festivali'nde 5 ödül birden kazanan kırık ve hüzünlü bir atmosferin işlendiği filmde sarı ve kahverengi renkler ağır basıyor.
devamını gör...
mustafa kemal'in ne işi var burada diyen şey
atatürk olmak da zor iş vesselam. sen tut yoktan bir ülke var edilmesine önderlik et, bir sürü yenilik getir, sata sata anca bitirilen fabrika kur, "muasır medeniyet" düsturuyla tüm hayatını bir ülkeye ve onun yurttaşlarına harca, sen öldükten 83 sene sonra dangalağın biri çıkıp sana laf etsin. atatürk olmak zor iş vesselam.
devamını gör...
ketojenik beslenme
karbonhidratın düşürülerek vücudun enerji kaynağının değiştirildiği bir diyet türüdür. vücudumuz normal şartlarda karbonhidratları glikoza dönüştürerek glikozu enerji kaynağı olarak kullanır, fazlasını da depo eder. ketojenik beslenme de vücuda karbonhidrat almadığımız da glikoza dönüştürecek bir şey bulamadığı için yağlara yönelir. yağlar ana enerji kaynağı olmadığı için de vücut keton üretek yağları enerji kaynağı haline getirir. keton yağlar için bir çözücüdür. trigliseritleri çözerek enerjiye dönüştürür. vücudun keton ürettiği bu sürece ketosis denir. ketosis'de biraz yorgun hissedilebilir. baş dönmesi ve mide bulantısı da hissedilebilir. 3 haftasına girdiğim bu diyette oldukça güzel sonuçlar aldım, spor yapanların genel korkusu enerjim düşecek mi oluyor. enerjim bir tık düşmedi değil 74 kiloya düşmüş biri olarak hala 180 kg. deadlift , 130 kg squat basabiliyorum. kas kaybı yaşamamak için spor verimini eski seviye de tutmak çok önemli. ketosis'e girip girmediğinizin testisi en kolay eczaneden keton çubukları alarak yapabilirsiniz. bir kaba bir miktar idrar örneği alıp içine aldığınız stribi batırıyorsunuz, stribin aldığı renge göre idrarınızdaki keton miktarı anlaşılıyor.
devamını gör...
futbol yorumu yapmak
kafa sözlükte futbol konuşulmaması gibi bir açık vardı. oynanan maçlar adına başlıklar açılıyor, üç beş yorum yapılıyordu. gerçekten maçları izleyen insanlar fikirlerini, yorumlarını paylaşıyorlardı. bugüne kadar az yorum yapılmasına rağmen seviyeli ve makul yorumlar yapıp-okuyorduk. sözlük radyosunda bir program başladı, geri dönüşleri ve yorumları okuyunca aslında sözlükte futbola meraklı çok fazla arkadaş olduğunu gözlemledik. dinlerken keyif alınacak ve fikir edinilecek verimde bir program oldu ve iyi ki de oldu.
peki bugün ne oldu?
arkadaşlar anlıyorum türkiye'de kötü futbol oynanıyor, hakemler kötü bla bla bla. izleyen herkes bu konularda hem fikir. ayrıca izleyen herkes takımlara gerçekten gönül vermiş ve izlerken bir nebze olsa da keyif almaya çalışıyor. *
gündem yaratmak için taraftarı olmadığınız takımlar hakkında neden kötü yorum yapıyorsunuz?
hakemler satın alındı, para bile yetersiz gibi boş lafları geçelim. bu tarzda yorumlar duymak isteyen her hafta beyaz futbol izlesin, tv100'de var odası adlı program başladı onu izlesin. hatta interaktif olarak izleyebilirsiniz, fotoğraf çekip twitter'dan paylaşın, ünlü bile olabilirsiniz. ben izliyorum ve gülüyorum. program yapan adamlar, bu yorumları ve saçmalıkları yaptıkları için para kazanıyorlar. futbol dışınca her türlü saçmalığı duyabilirsiniz. sözlükte provakasyon yaratacak yorumlar yapamaz, herkesi geremezsiniz. kaos istiyorsanız yallah ekşiye.
güya küfür yok, kelime oyunları ile küfürden beter yorumlar yapıyorsunuz, yakışmıyor.
şampiyonluğun bu kadar yakın olduğu, alınacak her bir puanın önem taşıdığı bu dönemde, tutmadığınız takım hakkında keskin ''sözde zekice*'' yorumlar yapmayın. haaa bu derece nefret ediyorsanız da izlemeyin kardeşim rakip takımın maçlarını.
yorum yapmak istiyorsanız teknik yorumunuzu insan gibi yazın ama öteye geçmeyin. bu gibi yorumlar devam ederse sözlük ciddi zarar görür. her hafta siz ''şirket değil, para yetmiyor''diyeceksiniz, karşı taraf ''siz fetö takımısınız'' diyecek; sonuç rezalet. sayfalarca bu türden yorumlar okumak istemiyoruz.
yaptığınızın futbol yorumu değil ya da bizim görmek istediğimiz futbol yorumu bu değil. sağduyunuzu kaybetmeden, insanca yorum yapın, kimseyi çileden çıkarmayın.
peki bugün ne oldu?
arkadaşlar anlıyorum türkiye'de kötü futbol oynanıyor, hakemler kötü bla bla bla. izleyen herkes bu konularda hem fikir. ayrıca izleyen herkes takımlara gerçekten gönül vermiş ve izlerken bir nebze olsa da keyif almaya çalışıyor. *
gündem yaratmak için taraftarı olmadığınız takımlar hakkında neden kötü yorum yapıyorsunuz?
hakemler satın alındı, para bile yetersiz gibi boş lafları geçelim. bu tarzda yorumlar duymak isteyen her hafta beyaz futbol izlesin, tv100'de var odası adlı program başladı onu izlesin. hatta interaktif olarak izleyebilirsiniz, fotoğraf çekip twitter'dan paylaşın, ünlü bile olabilirsiniz. ben izliyorum ve gülüyorum. program yapan adamlar, bu yorumları ve saçmalıkları yaptıkları için para kazanıyorlar. futbol dışınca her türlü saçmalığı duyabilirsiniz. sözlükte provakasyon yaratacak yorumlar yapamaz, herkesi geremezsiniz. kaos istiyorsanız yallah ekşiye.
güya küfür yok, kelime oyunları ile küfürden beter yorumlar yapıyorsunuz, yakışmıyor.
şampiyonluğun bu kadar yakın olduğu, alınacak her bir puanın önem taşıdığı bu dönemde, tutmadığınız takım hakkında keskin ''sözde zekice*'' yorumlar yapmayın. haaa bu derece nefret ediyorsanız da izlemeyin kardeşim rakip takımın maçlarını.
yorum yapmak istiyorsanız teknik yorumunuzu insan gibi yazın ama öteye geçmeyin. bu gibi yorumlar devam ederse sözlük ciddi zarar görür. her hafta siz ''şirket değil, para yetmiyor''diyeceksiniz, karşı taraf ''siz fetö takımısınız'' diyecek; sonuç rezalet. sayfalarca bu türden yorumlar okumak istemiyoruz.
yaptığınızın futbol yorumu değil ya da bizim görmek istediğimiz futbol yorumu bu değil. sağduyunuzu kaybetmeden, insanca yorum yapın, kimseyi çileden çıkarmayın.
devamını gör...
re
mor ve otesi’nin 2004 yilinda cikardigi dunya yalan soyluyor adli albumunde yer alan efsonello sarki.
devamını gör...
atatürk ne yaptıysa doğrudur ve asla sorgulanamaz
kimsenin düşünceleri ve yaptıkları sorgulanamaz değildir amma velakin tarihi bugünün şartları ile değerlendirmeye kalkıp o günün şartlarında verilmesi gereken kararları vermiş bir insanı ve kararlarını sözde iyi kötü muhasebesi yaparak 'bugünün' şartları ile yargılayıp, ülkenin kurucusu olan bir insana, kıymetli bir lidere içten içe bilenmesini de bu sözde yargıların arkasına sığınarak haklı çıkarmaya çalışan sığırların olduğu bir yerde ne yazık ki oturup adam akıllı bunu şu sebepten ötürü yapmıştır, o şartlar altında verilmesi en uygun karar buydu diye bir takım şeyleri açıklamaya çalışınca anlamadıkları ve 'putlaştırıyorsunuz' diye sayıkladıkları için ne yazık ki bu konu hakkında söylenecek pek bir şey yok. öyle ya da böyle, mevcut şartlar altında ama doğru ama yanlış verilmesi gereken kritik kararlar vardı ve mustafa kemal atatürk bunların altından kalkmayı başardı. her ideolojinin, her düşüncenin yobazı vardır bu inkar edilemez bir gerçek ama siz daha iyi misiniz ki karşılığında daha iyisini görmeyi bekliyorsunuz? adam akıllı argüman sunan adamı zaten oturur dinlersin ama laf etmeye çalışanların yarısının dini inançlarından gözleri dönmüş olduğunu kalan yarısının da 'atatürk zamanında dizüstü bilgisayar bile yokmuş' gibi non-iq saçmalıklarla kendi kendilerini gaza getirdiğini düşünürsek oturup dinlenecek ve hak verilebilecek insan sayısı beşi zor geçer. salt nefretin de salt sevginin de yargılarımıza gölge düşürmemesi gerekiyor, iyi bir eleştiri ve kabul edilebilir bir argüman sunan insan da oturup yobaz bir insanla muhalefet etmez zaten.
devamını gör...
tarihi gaflar
devamını gör...
çocukluk lezzetleri
peki kek aşkımdan bahsetme vakti gelmiş. okulda her sabah istisnasız yediğim kek gibi kek idi kendisi. şu anda satılandan bahsetmiyorum ama. kakaolu, muzlu, çilekli, karamelli çeşitleri vardı.
artık üretilmiyor zaten, değeri bilinmedi. unutmayalım, unutturmayalım.
artık üretilmiyor zaten, değeri bilinmedi. unutmayalım, unutturmayalım.
devamını gör...
psikiyatri bilim midir sorunsalı
bilim olmadığını idda edenlerin psikolojileri merak edilir
devamını gör...
spontane radyo yayını
karşı cins olsam sünnet düğünü organizasyonu yaptırırdım.
düşünsenize zenginsiniz ve sünnet düğününüz oluyor, deli gibi takı geliyor. kirveniz, size altın saat takıyor.
yaş 8 ve hayatın en temiz yatırımı.....
altın her daim en mantıklı yatırımdır.
düşünsenize zenginsiniz ve sünnet düğününüz oluyor, deli gibi takı geliyor. kirveniz, size altın saat takıyor.
yaş 8 ve hayatın en temiz yatırımı.....
altın her daim en mantıklı yatırımdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
kalbime ektiğim,
aşk tohumlarına,
can suyu oldun.
hayalime,
gerçek oldun.
yazıma fikir,
şiirime mısra oldun.
filmime battaniye,
mitosuma efsane oldun.
içime kelebek,
kalbime küt küt oldun.
gözüme nur,
ateşime çıra oldun.
müziğime söz,
fikrime ince gül oldun.
canıma canan,
ruhuma eş oldun.
aşk tohumlarına,
can suyu oldun.
hayalime,
gerçek oldun.
yazıma fikir,
şiirime mısra oldun.
filmime battaniye,
mitosuma efsane oldun.
içime kelebek,
kalbime küt küt oldun.
gözüme nur,
ateşime çıra oldun.
müziğime söz,
fikrime ince gül oldun.
canıma canan,
ruhuma eş oldun.
devamını gör...
inflamatuar meme kanseri
sıklıkla kitle bulunmayan, cilt enfeksiyonlarıyla karışabildiği için bu ismi almış olan meme kanseridir.
en agresif meme kanseridir.
• klinik olarak eritem, sıcaklık artşı, portakalımsı görüntü ve deri kalınlaşması ile bir enfeksiyöz patoloji düşündürür.
• tanı cilt ve cilt alt doku biyopsisi ile konabilir.
• hızlı gelişen bir hastalıktır ve hastaların % 75’inde ilk başvuruda aksiller metastaz mevcuttur.
en agresif meme kanseridir.
• klinik olarak eritem, sıcaklık artşı, portakalımsı görüntü ve deri kalınlaşması ile bir enfeksiyöz patoloji düşündürür.
• tanı cilt ve cilt alt doku biyopsisi ile konabilir.
• hızlı gelişen bir hastalıktır ve hastaların % 75’inde ilk başvuruda aksiller metastaz mevcuttur.
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
"bu maskenin altında etten daha fazlası var. bu maskenin altında bir fikir var, bay creedy ve fikirlere kurşun işlemez." v for vendetta.
devamını gör...
teşekkürler
kibarlık değil aslında normal olan davranış, kullanın kullandırtın, çocuklarınıza öğretin.
devamını gör...
the mask (kısa film)
filmin son sahnesinde halen gulen bir yüz vardı. yarın da o gulen yüz ile dışarı çıkıp mutsuz yüz ile döner diye bir umutsuzluk yerine insanın olduğu yerde her zaman umut vardır. diye düşünerek daha olumlu bir bakış açısı sergilemek istiyorum.
mesajın gayet açık ve net verildiği, okullarda çocuklara izletilebilecek güzel bir film.
mesajın gayet açık ve net verildiği, okullarda çocuklara izletilebilecek güzel bir film.
devamını gör...
filozofların en sevilen sözleri
devamını gör...
bayram namazı
usül şöyledir;
iki salla bir bağla, üç salla bir eğil...
iki salla bir bağla, üç salla bir eğil...
devamını gör...
pame radyo yayını
pame'de bu hafta eski şarkılar boy gösterecek.
bugün 15 ağustos, yunanistan'da hem dini hem de kültürel anlamda kutlanan bir bayram. yazın paskalyası olarak anılan gün ise ülkede yaz döneminin en hareketli zamanları olduğundan pandemiye rağmen hayli renkli geçmekte. her yer kapalı olsa da restoranlar insanların sofra başında bir araya gelip eğlenmesi için açık oluyor. burada her bayramda olduğu gibi kutlamalara eşlik eden şarkılar ya geleneksel ya da geçmişte popüler olmuş şarkılar oluyor. bunu tıpkı bizdeki eski 45'liklerin ve yeşilçam filmlerinin bayramlarda veya özel günlerde daha çok tercih edilmesi gibi düşünebiliriz, bir tür nostalji arayışı aslında.

bu hafta, yunan müziğinin nostaljisini oluşturan 60'lı ve 70'li yılların dilden dile dolaşan popüler şarkılarının orijinal halleriyle yer alacağı program, dinleyenlerine bir tür "karşının radyosu" esintisi getirecek.
pame radyo yayını, saat 22:30'da sözlük radyosu'nda. bekliyoruz! *
blog.kafasozluk.com/
bugün 15 ağustos, yunanistan'da hem dini hem de kültürel anlamda kutlanan bir bayram. yazın paskalyası olarak anılan gün ise ülkede yaz döneminin en hareketli zamanları olduğundan pandemiye rağmen hayli renkli geçmekte. her yer kapalı olsa da restoranlar insanların sofra başında bir araya gelip eğlenmesi için açık oluyor. burada her bayramda olduğu gibi kutlamalara eşlik eden şarkılar ya geleneksel ya da geçmişte popüler olmuş şarkılar oluyor. bunu tıpkı bizdeki eski 45'liklerin ve yeşilçam filmlerinin bayramlarda veya özel günlerde daha çok tercih edilmesi gibi düşünebiliriz, bir tür nostalji arayışı aslında.

bu hafta, yunan müziğinin nostaljisini oluşturan 60'lı ve 70'li yılların dilden dile dolaşan popüler şarkılarının orijinal halleriyle yer alacağı program, dinleyenlerine bir tür "karşının radyosu" esintisi getirecek.
pame radyo yayını, saat 22:30'da sözlük radyosu'nda. bekliyoruz! *
blog.kafasozluk.com/
devamını gör...
hümanizm
tr. insancıllık (tdk sözlüğüne göre. ama insancılık ya da insan merkezcilik çok daha doğru olabilir.)
ülkemizde son derece yanlış şekilde "insan sevgisi" olarak bilinir. halbuki bundan ziyade, insanlara ve insanlığa duyulan genel bir saygıyı temsil eder. sayesinde "kralımız çok yaşasın, devletimiz çok yaşasın" düşüncesinin yerini "insanlar çok yaşasın" almıştır. her ne kadar çok eski zamanlardan beri düşünülegelse de, popülaritesini fransız ihtilali'ne borçludur.
ülkemizde son derece yanlış şekilde "insan sevgisi" olarak bilinir. halbuki bundan ziyade, insanlara ve insanlığa duyulan genel bir saygıyı temsil eder. sayesinde "kralımız çok yaşasın, devletimiz çok yaşasın" düşüncesinin yerini "insanlar çok yaşasın" almıştır. her ne kadar çok eski zamanlardan beri düşünülegelse de, popülaritesini fransız ihtilali'ne borçludur.
devamını gör...