can kazaz
asıl adı uluğ can kazaz olan; lisans eğitiminde fizik bölümünü bırakıp müzik eğitimi aldığı rivayet edilen ve değişik duğuşuk* şarkılar söyleyen ama güzel söyleyen bir sanatçımız.
beni insanlar yoruyor* dediği bir tık uzağınızdaki şarkısı bahar gelse de çayırlarda koşsak hissi uyandırırken
baş ucunda bir zeytin ağacı bekliyor istediğin gibi dediği bir tık uzağınızdaki şarkısı ise sağ gösterip sol vuranlardan. bu şarkıyı çok uzun süre normal bi aşk şarkısı dinler gibi dinledikten sonra aslında vefat eden babasının ardından yazdığını öğrenince öküz oturdu içime resmen*.
beni insanlar yoruyor* dediği bir tık uzağınızdaki şarkısı bahar gelse de çayırlarda koşsak hissi uyandırırken
baş ucunda bir zeytin ağacı bekliyor istediğin gibi dediği bir tık uzağınızdaki şarkısı ise sağ gösterip sol vuranlardan. bu şarkıyı çok uzun süre normal bi aşk şarkısı dinler gibi dinledikten sonra aslında vefat eden babasının ardından yazdığını öğrenince öküz oturdu içime resmen*.
devamını gör...
sarılmak
belki de insanı en iyi hissettiren eylemlerden biridir. sevdiklerine, seni sevenlere sarılmak çok güzel bir duygu. ne yazık ki pandemi dolayısıyla, dikkat etmemiz gereken eylemdir.
devamını gör...
6 kelimelik hikayeler
yeryüzünde mülteciydi, yurt bellediği yüreklerden sürgün.
devamını gör...
yağmura en çok yakışan şey
sümüklüböcekler.sevimli minnoş canlılar.
devamını gör...
kabak tadı veren sorular
kgb ajanı mısınız?
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
şebnem paker farkı.. kalite akıyor şarkıdan kalitee.
devamını gör...
çocukların yetişkinlerden daha iyi yaptığı şeyler
güvenmek ve sevmek
devamını gör...
bir kadına verilecek en güzel hediye
kesinlikle manevi bir hediyedir . kadınlar bazıları en azından ufak detaylara bayılıyorlar . pahalı bir hediyedense onu özel hissettiren onun farkında olduğunuzu belirten bir hediye en iyisidir (bence).
devamını gör...
babayla olan ilişki
tavlayı sürekli koltuğumun altına verir.
devamını gör...
gaziantep'te inanılmaz tecavüz olayı
haberin yarıdan sonrasını okuyamadım. etrafımızda bu pislikler hep var ve olacak.
adamlığına güvenenler bu kadar mı düştünüz, bu kadar mı şeytansınız?
böylelerine uzun yıllar hapis cezası vermekle değişen bir şey olacağına inanan var mı? iğrenç soyları da dışarıda devam edecek. kim ne diyebilir?
yok olup giden masum bir can. diyecek kelime bulamıyorum artık. çok üzücü çok...
adamlığına güvenenler bu kadar mı düştünüz, bu kadar mı şeytansınız?
böylelerine uzun yıllar hapis cezası vermekle değişen bir şey olacağına inanan var mı? iğrenç soyları da dışarıda devam edecek. kim ne diyebilir?
yok olup giden masum bir can. diyecek kelime bulamıyorum artık. çok üzücü çok...
devamını gör...
konfor alanı
çocukken ailesi tarafından ne olacağı belirlenen insanlar vardır. o çocuğa fikri sorulmaz. o çocuğun hayal dünyası önemsenmez. mühim olan o ebeveynin bastırılmış duygularıdır.
böyle çocuklar, daima belirli bir programa sadık kalınarak eğitilmeye çalışılırlar. öğrenim ve deneyim, yanılgı ve tökezleme bunun dışındadır. böyle bir lüksü yoktur o çocukların. bu çocuklar, büyüdüklerinde de sıvı halde girdikleri o kapların içerisinden yüksek soğuğa maruz bırakılmış gibi sabit, bükülmez, sert bir halde çıkarlar. eriyenleri, yani kurtulanları azdır; çünkü çoğu, sıcakta da yaşanabileceğini bilmez. muntazam, düz ve çok sıkıcı yaşantılarının en vahim sonuçlarından biri, olması gerekeni bu zannetmeleridir.
o çocukları hiçbir şey şaşırtmaz. çünkü sürprize geçit vermeyen, riske eğilim göstermeyen, mucizelerden bihaber mizaçlarıyla kendilerine hapsolmuşlardır.
serol teber'in şu sözleri, konuya gerçekten güzel bir bakış açısı katıyor olabilir.
(bkz: #20324">#20324)
böyle çocuklar, daima belirli bir programa sadık kalınarak eğitilmeye çalışılırlar. öğrenim ve deneyim, yanılgı ve tökezleme bunun dışındadır. böyle bir lüksü yoktur o çocukların. bu çocuklar, büyüdüklerinde de sıvı halde girdikleri o kapların içerisinden yüksek soğuğa maruz bırakılmış gibi sabit, bükülmez, sert bir halde çıkarlar. eriyenleri, yani kurtulanları azdır; çünkü çoğu, sıcakta da yaşanabileceğini bilmez. muntazam, düz ve çok sıkıcı yaşantılarının en vahim sonuçlarından biri, olması gerekeni bu zannetmeleridir.
o çocukları hiçbir şey şaşırtmaz. çünkü sürprize geçit vermeyen, riske eğilim göstermeyen, mucizelerden bihaber mizaçlarıyla kendilerine hapsolmuşlardır.
serol teber'in şu sözleri, konuya gerçekten güzel bir bakış açısı katıyor olabilir.
(bkz: #20324">#20324)
devamını gör...
cahil insanlarla baş etme yolları
yobaz cahilleri hayatınızdan çıkarın, hayatın ne kadar renkli olduğunu anlayacaksınız. onlar hayatınızdayken hayattan gram zevk almazsınız. her şeye günah derler, her şeye bir saçma takıntı içinde olurlar. her zaman çağdaş, akıllı ve mantıklı insanlarla takılın. geri kalmış insanlardan uzak durun.
devamını gör...
amnezifobi
kişinin hafızasını kaybetmekten korkmasıdır.
devamını gör...
intj
bunu okuyorsanız büyük ihtimalle bir intj'sın. yalnız değilsin, birbirimizi bulup aptal kalabalıktan kurtulmamız gerek
devamını gör...
la vie d'adele
2013 yılında cannes film festivali'nde altın palmiye ödülü kazanan abdellatif kechiche'in senaryosunu yazıp yönettiği filmdir. film baş karakter adèle (adèle exarchopoulos)'in lise yıllarınaki ergen halinden yetişkin bir insan haline gelene kadarki sürece odaklanır. adèle bu süreçte tutku ve özgürlüğü hayatına giren ressam emma (emma seydoux) ile olan birlikteliğiyle keşfecektir. oldukça erotik olan ve uzun süren sevişme sahneleri ile tartışmalara konu olmuştur. pek çok kişi o yüzden bu filme "baya porno bu, kim neden sevsin ki?" demiştir. sevişme sahnelerinin uzun ve abartılı olmasına katılmakla beraber, bu bu filmin çok iyi bir film olmasını engellememektedir. nitekim film içerdiği duyguları seyiriciye geçirmek yani seyiriciye karakterlerin hislerini yaşatmak konusunda çok iyidir. baş karakterimiz büyürken ve bir yandan hayatı, ilişkileri ve cinselliği keşfederken siz de adeta sapık gibi bütün bunları yaşar, olayın tam anlamıyla içine girersiniz. bu filmi ilk seyrettiğimde 19 yaşında, yalnız, bütün arkadaşları tarafından terkedilmiş bir üniversite birinci sınıf öğrencisi olarak beni yaşadığım sefil hayattan alarak ergen bir fransız kızın tutku dolu ilişkisinin içerisine çekmiş ve 179 dakikalığına da olsa başka bir dünyaya gitmeme vesile olmuştur. bu yüzden bende yeri ayrı olan bir filmdir.
devamını gör...
17 gün kapalı kaldık ama ne oldu sorunsalı
hiç bir şey olmadı dediğim başlıktır.
ülkemiz ailemizle baş başa kalmamız veya kendimizle vakit geçirmemiz için böyle bir imkan verdi bizlere sağ olsunlar.
tam kapanma bitti şimdi normalleşme başlayacak ama normalleşemeyeceğiz tıpkı tam kapanamadığımız gibi.
ülkemiz ailemizle baş başa kalmamız veya kendimizle vakit geçirmemiz için böyle bir imkan verdi bizlere sağ olsunlar.
tam kapanma bitti şimdi normalleşme başlayacak ama normalleşemeyeceğiz tıpkı tam kapanamadığımız gibi.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar sevgili portakallar,
her hafta sizlerin sayesinde harika zaman geçirdiğimiz yayınımızın bu haftaki temasını açıklamaya geldim!
uzun zamandır aklımda olan ama araya farklı temalar alarak ertelediğim yayınlardan sonra bu haftaki konseptimiz "türkü gecesi". şimdiden bu tema ile ilgili gelecek anonslar ve yapılacak kayıtlar için heyecanlanmaya başladım. sizler de seçtiğiniz türküyü anons etmek ve yayınımıza dahil olmak isterseniz yapmanız gerekenler çok basit:
-seçtiğiniz türkünün anonsunu ses kaydı alarak bana discord ya da mail yoluyla ulaştırıyorsunuz, hepsi bu.
ses kaydı atmak için son günümüz çarşamba olup seçtiğiniz türküyü anons etmeden önce "istendi mi?" diye sormanızı rica etmekteyim. böylelikle daha önceden istenen şarkıyı istemeyerek karışıklığın önüne geçmiş oluruz. herhangi bir sorunuz olduğunda bir mesaj kadar uzağınızdayım, sevgiler ve mutlu haftalar diliyorum!

ps: afiş için başının etini yemenin ne kadar güzel olduğunu bir kez daha hatırladığım kaptanımız gomercan'a çoklu, aşırılı teşekkürler ve sevgiler efendim.
her hafta sizlerin sayesinde harika zaman geçirdiğimiz yayınımızın bu haftaki temasını açıklamaya geldim!
uzun zamandır aklımda olan ama araya farklı temalar alarak ertelediğim yayınlardan sonra bu haftaki konseptimiz "türkü gecesi". şimdiden bu tema ile ilgili gelecek anonslar ve yapılacak kayıtlar için heyecanlanmaya başladım. sizler de seçtiğiniz türküyü anons etmek ve yayınımıza dahil olmak isterseniz yapmanız gerekenler çok basit:
-seçtiğiniz türkünün anonsunu ses kaydı alarak bana discord ya da mail yoluyla ulaştırıyorsunuz, hepsi bu.
ses kaydı atmak için son günümüz çarşamba olup seçtiğiniz türküyü anons etmeden önce "istendi mi?" diye sormanızı rica etmekteyim. böylelikle daha önceden istenen şarkıyı istemeyerek karışıklığın önüne geçmiş oluruz. herhangi bir sorunuz olduğunda bir mesaj kadar uzağınızdayım, sevgiler ve mutlu haftalar diliyorum!

ps: afiş için başının etini yemenin ne kadar güzel olduğunu bir kez daha hatırladığım kaptanımız gomercan'a çoklu, aşırılı teşekkürler ve sevgiler efendim.
devamını gör...
tağut
tağut t-ğ-y kökünden gelir
tuğyan yani haddi aşan, isyan eden, sınırı aşan anlamlarına gelir.
allaha karşı isyan eden haddi aşanlara, rabblik iddiasında bulunanlara, kanun koyma yetkisini allah yerine kendine verenlere, şeriat harici kanunlarla/sistemlerle yönetenlere tağut denir.
ilgili (bazı) ayetler:
kendilerine kitap’tan pay (ilim) verilen kimseleri görmedin mi? onlar cibte ve tağuta iman ediyorlar ve kâfirler için: “bunlar, müminlerden daha doğru bir yol üzeredir.” diyorlar. (4/nîsa, 51)
sana indirilene (kur’ân) ve senden önce indirilen (kitaplara) iman ettiğini zannedenleri görmedin mi? inkâr etmekle emrolundukları hâlde tağuta muhakeme olmak istiyorlar. şeytan onları (hakka geri dönüşü zor) uzak bir saptırmayla saptırmak ister. (4/nîsa, 60)
iman edenler allah yolunda savaşırlar. kâfirler ise tağutun yolunda savaşırlar. (öyleyse) şeytanın dostlarıyla savaşın. şüphesiz şeytanın hilesi pek zayıftır. (4/nîsa, 76)
dinde zorlama yoktur. rüşd/hak, batıldan (kesin bir biçimde) ayrılmıştır. her kim (reddetmek, tekfir etmek, teberrî etmek suretiyle) tağutu inkâr eder ve allah’a iman ederse kopması olmayan sapasağlam kulp (olan kelime-i tevhid’e) tutunmuş (ve islam dinine girmiş) olur. allah (işiten ve dualara icabet eden) semi’, (her şeyi bilen) alîm’dir. (2/bakara, 256)
de ki: “size allah katındaki cezası bundan daha kötü olan bir şeyi haber vereyim mi? allah’ın lanet ettiği, ona karşı öfkelendiği, aralarından maymunlar ve domuzlar kıldığı ve tağuta kul eyledikleridir. bunlar, (allah katında) yerleri daha kötü ve dosdoğru yoldan sapmış olanlardır.” (5/mâide, 60)
edit: firavun da bir tağuttu, şimdikiler de tağut.
tuğyan yani haddi aşan, isyan eden, sınırı aşan anlamlarına gelir.
allaha karşı isyan eden haddi aşanlara, rabblik iddiasında bulunanlara, kanun koyma yetkisini allah yerine kendine verenlere, şeriat harici kanunlarla/sistemlerle yönetenlere tağut denir.
ilgili (bazı) ayetler:
kendilerine kitap’tan pay (ilim) verilen kimseleri görmedin mi? onlar cibte ve tağuta iman ediyorlar ve kâfirler için: “bunlar, müminlerden daha doğru bir yol üzeredir.” diyorlar. (4/nîsa, 51)
sana indirilene (kur’ân) ve senden önce indirilen (kitaplara) iman ettiğini zannedenleri görmedin mi? inkâr etmekle emrolundukları hâlde tağuta muhakeme olmak istiyorlar. şeytan onları (hakka geri dönüşü zor) uzak bir saptırmayla saptırmak ister. (4/nîsa, 60)
iman edenler allah yolunda savaşırlar. kâfirler ise tağutun yolunda savaşırlar. (öyleyse) şeytanın dostlarıyla savaşın. şüphesiz şeytanın hilesi pek zayıftır. (4/nîsa, 76)
dinde zorlama yoktur. rüşd/hak, batıldan (kesin bir biçimde) ayrılmıştır. her kim (reddetmek, tekfir etmek, teberrî etmek suretiyle) tağutu inkâr eder ve allah’a iman ederse kopması olmayan sapasağlam kulp (olan kelime-i tevhid’e) tutunmuş (ve islam dinine girmiş) olur. allah (işiten ve dualara icabet eden) semi’, (her şeyi bilen) alîm’dir. (2/bakara, 256)
de ki: “size allah katındaki cezası bundan daha kötü olan bir şeyi haber vereyim mi? allah’ın lanet ettiği, ona karşı öfkelendiği, aralarından maymunlar ve domuzlar kıldığı ve tağuta kul eyledikleridir. bunlar, (allah katında) yerleri daha kötü ve dosdoğru yoldan sapmış olanlardır.” (5/mâide, 60)
edit: firavun da bir tağuttu, şimdikiler de tağut.
devamını gör...
18 yaşında ölmek
18 "yaşadım" demek için çok erken bir yaş.
yaşamadım, ölene değin de yaşadım saymayacağım. belki yarın ölürüm bilmiyorum ama 18... çok erken. hiç görmediğim sokaklar, hiç binmediğim metrolar, hiç gezmediğim ülkeler, hiç yemediğim yemekler var. henüz kendi maaşımı da kazanmadım. onu gömmedim keyfimce.
yazıyla on sekiz, çok, çok erken.
yaşamadım, ölene değin de yaşadım saymayacağım. belki yarın ölürüm bilmiyorum ama 18... çok erken. hiç görmediğim sokaklar, hiç binmediğim metrolar, hiç gezmediğim ülkeler, hiç yemediğim yemekler var. henüz kendi maaşımı da kazanmadım. onu gömmedim keyfimce.
yazıyla on sekiz, çok, çok erken.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
devamını gör...
