moderasyona soru sor
(bkz: beni neden sevmediniz)*
devamını gör...
dinlenme tesislerinde çalışanların aslında hayalet olması
gerçekten şüphelendirici bir durum.
gecenin üçünde kasadan lokum geçiyor, koçum senin bu dağ başında ne işin var nerelerden geldin sen buralara demek geliyor insanın içinden.
gecenin üçünde kasadan lokum geçiyor, koçum senin bu dağ başında ne işin var nerelerden geldin sen buralara demek geliyor insanın içinden.
devamını gör...
zarif ve mizahtan anlayan hanım hanımcık hanımefendi
herkesin bir yerden kaldığı başlık.
zarifim
mizahtan anlarım
hanım'ım
ama hanımcık değil.*
zarifim
mizahtan anlarım
hanım'ım
ama hanımcık değil.*
devamını gör...
allah'ım kör et beni
cenk'in arka bahçesi ukdesidir.
gani müjde’nin yazıp üstat ertem eğilmez’in yönettiği türk sinema tarihinin en iyi taşlama filmlerinden biri olan arabesk filminde söylenen akıl yakan şarkılardan biridir.

daha önce aynı filmde geçen ve insanı cinnetin sınırına getirecek kadar akla takılan terk edildim isimli şarkı ile ilgili de bir tanım yazmıştım. bu şarkı da aynı etkiye sahip ve değme arabesk şarkıya taş çıkartır.
şener şen’in müjde ar’ın kendini aldattığını düşünüp kendini mecnun misali çöllere attığında söylediği bu muhteşem şarkının sözlerini müziğin deli dahisi aysel gürel yazmış bestesi ise büyük müzisyen attila özdemiroğlu’na ait. filmdeki bütün şarkılarda olduğu gibi.
şarkının sözleri derine daha derine batması için yazılmış sanki. sürekli birbirlerini yanlış anlayarak kavuşmamak için çırpınan müjde ar ve şener şen’in ruh hali bu şarkı ile özetlenmiş bir anlamda.
arabesk dönem filmlerindeki yine acı, yine keder motifine çok uygun olan şarkı bir hiciv aracı olarak kullanılmasına rağmen şener şen’in muhteşem yorumu ile en iyi arabesk şarkı adayı olabilecek bir hale gelmiş:
allah’ım kör et beni, allah’ım kör et beni
aksın gözümün nuru aksın, bundan böyle kör baksın
şarkının en can alıcı yerinde elbette tanrı bu duayı kabul edecektir zira arabesk filmlerde körlük ve hafıza kaybı kaçınılmazdır.
allahım kör et beni
gani müjde’nin yazıp üstat ertem eğilmez’in yönettiği türk sinema tarihinin en iyi taşlama filmlerinden biri olan arabesk filminde söylenen akıl yakan şarkılardan biridir.

daha önce aynı filmde geçen ve insanı cinnetin sınırına getirecek kadar akla takılan terk edildim isimli şarkı ile ilgili de bir tanım yazmıştım. bu şarkı da aynı etkiye sahip ve değme arabesk şarkıya taş çıkartır.
şener şen’in müjde ar’ın kendini aldattığını düşünüp kendini mecnun misali çöllere attığında söylediği bu muhteşem şarkının sözlerini müziğin deli dahisi aysel gürel yazmış bestesi ise büyük müzisyen attila özdemiroğlu’na ait. filmdeki bütün şarkılarda olduğu gibi.
şarkının sözleri derine daha derine batması için yazılmış sanki. sürekli birbirlerini yanlış anlayarak kavuşmamak için çırpınan müjde ar ve şener şen’in ruh hali bu şarkı ile özetlenmiş bir anlamda.
arabesk dönem filmlerindeki yine acı, yine keder motifine çok uygun olan şarkı bir hiciv aracı olarak kullanılmasına rağmen şener şen’in muhteşem yorumu ile en iyi arabesk şarkı adayı olabilecek bir hale gelmiş:
allah’ım kör et beni, allah’ım kör et beni
aksın gözümün nuru aksın, bundan böyle kör baksın
şarkının en can alıcı yerinde elbette tanrı bu duayı kabul edecektir zira arabesk filmlerde körlük ve hafıza kaybı kaçınılmazdır.
allahım kör et beni
devamını gör...
vişneizm
insan bir sözlükte tanışıp ne kadar sevip iyi ki diyebilirse karşılığıdır kendisi. yazdıkları okunur,
sohbeti hoştur,
esprileri güldürür,
magazinseverdir *,
sesi ısıtır,
samimidir hep var olsun. *
sohbeti hoştur,
esprileri güldürür,
magazinseverdir *,
sesi ısıtır,
samimidir hep var olsun. *
devamını gör...
şebnem ferah
ülkenin en iyi çığlık atan kadını.
devamını gör...
sözlükçülerin yaz tatili planları
bermuda sahillerinde, elimde martini bardağımla bir şezlongda uzanmışım. kafamda koca bir hasır şapka, bacak bacak üstüne atmış keyif yapıyorum. hafif, tatlı bir rüzgâr eserken gözlerimi kapatıyorum.
tam o esnada koca bir gürültüyle bir grup çocuk yanımdan koşarak geçiyor ve beni ıslatıyor. güneşten sıcacık olmuş bedenime değen su damlaları anında buharlaşırken bir anlığına ürperiyorum.
ürperiyorum çünkü 2 metre ötemde türk bir aile var, çocuklar da onlarınmış. gürültülerinden, haylazlıklarından anında kafam şişiyor. "burada da mı buldunuz lan beni!" diye, hiç de kibar olmayan bir biçimde söylenerek kalkıp oradan uzaklaşıyorum.
hayalimde bile rahat yok. yazıklar olsun size!
tam o esnada koca bir gürültüyle bir grup çocuk yanımdan koşarak geçiyor ve beni ıslatıyor. güneşten sıcacık olmuş bedenime değen su damlaları anında buharlaşırken bir anlığına ürperiyorum.
ürperiyorum çünkü 2 metre ötemde türk bir aile var, çocuklar da onlarınmış. gürültülerinden, haylazlıklarından anında kafam şişiyor. "burada da mı buldunuz lan beni!" diye, hiç de kibar olmayan bir biçimde söylenerek kalkıp oradan uzaklaşıyorum.
hayalimde bile rahat yok. yazıklar olsun size!
devamını gör...
siyah t-shirt giyme hastalığı
atlatıldığı zaman kişinin gökkuşağına dönüşmesinin kaçınılmaz olduğu hastalıktır.
devamını gör...
rüyada ağlamak
bazen kendi hıçkırık sesimle uyandigim ruyalardir.
rüyanın konusuna göre uyandıktan sonra da çok acikliydi yaa diyerek ağlamaya devam ettiklerim olmustur
böyle de ponçik kalbim var*
rüyanın konusuna göre uyandıktan sonra da çok acikliydi yaa diyerek ağlamaya devam ettiklerim olmustur
böyle de ponçik kalbim var*
devamını gör...
clubhouse
şekillere bak davetiye lazımmış, sanki çırağan'da davet veriyor p*z*v*nkler dediğim uygulama.
devamını gör...
aynı tanımı aylar sonra tekrar girmek
bu aralar başıma gelmekte olan ilginç hadise.
başlığa daha önce girilen tanımların listesi altta görünmese hiç fark etmeyeceğim bile.
ne ara format attım lan ben?
başlığa daha önce girilen tanımların listesi altta görünmese hiç fark etmeyeceğim bile.
ne ara format attım lan ben?
devamını gör...
kahve bağımlılığı
sahip olduğum tek bağımlılıktır.
devamını gör...
cementiri montjuic
cementiri del sud-oest veya cementiri del montjuïc, ispanya-barselona'daki montjuïc tepesinin kayalık yamaçlarından birinde yer alan mezarlıktır. fakat sıradan bir mezar yeri topluluğundan öte bir şeyler vardır burada. zira dünyaca meşhur bir bölgedir burası.
aslında buraya sanat eserleriyle dolu bir park demek mümkün olsa da burada barselona-katalonya bölgesinin yakın tarihinde tanınmış birçok insanın da mezarı bulunuyor. yani her ne kadar turistik bir sanat tarihi parkı algısı oluşmuşsa da saygıda kusur edilmemesi de gerekir çünkü burası birçok insanın ebedi istirahatgahıdır aynı zamanda*. zaten yerliler bu durumdan rahatsız oluyorlarmış ve burayı popüler bir gezi alanı olarak görmüyorlarmış.
avrupa'da pek çok mezarlıkta görebileceğimiz gibi burada da insanların kaybettiği yakınlarının yasını sonsuza dek tutması için onların mezarının başuçlarına yerleştirdikleri taş aziz heykelleri de bulunmaktadır. bu neo-gotik heykellerin yüzlerine baktığınızda öyle yoğun duygulara rastlarsınız ki kendi kaybınız olmasa dahi orada yatmakta olan insanın yasını ve kaybının hüznünü içinizde hissedersiniz. fakat burada hissettiğiniz bir duygu daha vardır ki o da acımadır. sonsuza dek o mezarın başında yas tutan meleğe/azize gerçek anlamda acırsınız.
mezarlığın yüksek kesimlerine çıktığınızda ise bir krematoryum ile karşılaşırsınız. bu krematoryumun da romalılara ait olduğu söyleniyor.
aslında buraya sanat eserleriyle dolu bir park demek mümkün olsa da burada barselona-katalonya bölgesinin yakın tarihinde tanınmış birçok insanın da mezarı bulunuyor. yani her ne kadar turistik bir sanat tarihi parkı algısı oluşmuşsa da saygıda kusur edilmemesi de gerekir çünkü burası birçok insanın ebedi istirahatgahıdır aynı zamanda*. zaten yerliler bu durumdan rahatsız oluyorlarmış ve burayı popüler bir gezi alanı olarak görmüyorlarmış.
avrupa'da pek çok mezarlıkta görebileceğimiz gibi burada da insanların kaybettiği yakınlarının yasını sonsuza dek tutması için onların mezarının başuçlarına yerleştirdikleri taş aziz heykelleri de bulunmaktadır. bu neo-gotik heykellerin yüzlerine baktığınızda öyle yoğun duygulara rastlarsınız ki kendi kaybınız olmasa dahi orada yatmakta olan insanın yasını ve kaybının hüznünü içinizde hissedersiniz. fakat burada hissettiğiniz bir duygu daha vardır ki o da acımadır. sonsuza dek o mezarın başında yas tutan meleğe/azize gerçek anlamda acırsınız.
mezarlığın yüksek kesimlerine çıktığınızda ise bir krematoryum ile karşılaşırsınız. bu krematoryumun da romalılara ait olduğu söyleniyor.
devamını gör...
seri artıcılar öldü mü sorunsalı
ölmedik.
demeyi isterdim ama..
oysa herkes öldürür sevdiğini.
demeyi isterdim ama..
oysa herkes öldürür sevdiğini.
devamını gör...
viskiyi sek içmemek
en iyisi viski içmemek hatta komple alkol ürünü tüketmemek dediğim başlık.
devamını gör...




