etimoloji
hobi olarak ilgilendiğim bilim alanı.
favori etimoloji sözlüğüm: "nişanyan sözlük"
kelimelerin nereden geldiklerini ve nasıl evrildiğini öğrenmenin keyfine varmaktır.
favori etimoloji sözlüğüm: "nişanyan sözlük"
kelimelerin nereden geldiklerini ve nasıl evrildiğini öğrenmenin keyfine varmaktır.
devamını gör...
insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders
bir insan size zarar verdiğinde, ona dair neredeyse tüm özellikleri reddedip onun tam zıttı karakterde birisi için "güvenilir" diyemezsiniz.* insan ilişkileri bu kadar basit denklemler üzerinden ilerlemiyor maalesef.
önemli olan; insanın dostlukta da aşkta da kendi ruhunun karşılığını bulabilmesidir.
önemli olan; insanın dostlukta da aşkta da kendi ruhunun karşılığını bulabilmesidir.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
hayır hayır hayır gözyaşlarım değil onlar, yokluğunda hayallerim yüzmeyi öğreniyorlar.
gripin - gözyaşlarım değil onlar
edit: yazım hatası.
gripin - gözyaşlarım değil onlar
edit: yazım hatası.
devamını gör...
türkiye'nin genel sorunları
1) eğitim.
2) ekonomi.
3) dinin siyasete alet edilmesi.
4) ahlak.
5) çıkarcı yöneticiler.
6) eleştiriye tahammülsüzlük.
7) kitap okumamak.
8) yöneticileri kutsal görmek.
daha çok örnek verilebilir sayın yazarlar.
tanım: türkiye'nin genel sorunlarını paylaştığımız başlıktır.
2) ekonomi.
3) dinin siyasete alet edilmesi.
4) ahlak.
5) çıkarcı yöneticiler.
6) eleştiriye tahammülsüzlük.
7) kitap okumamak.
8) yöneticileri kutsal görmek.
daha çok örnek verilebilir sayın yazarlar.
tanım: türkiye'nin genel sorunlarını paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
dünyanın en muhteşem üçlüleri
izel, çelik, ercan.
devamını gör...
yazarların unutamadığı çocukluk anısı
ilkokulda iki kız bir oğlan takılıyorduk. o erkek arkadaşımız sanıyorum ki sadakatsiz volkan gibi ikimizi de sevmiş ve bize bir gün ikinci dersin teneffüsünde ikinci kat koridora biriniz gelin bir itirafta bulunacağım dedi gidene ilanı aşk etti. kral kendi karar verememiş nasipte ne çıkarsa bahtıma demiş
devamını gör...
bozkurtların ölümü
1 gecede okuduğum kitap.
üslubu ve konusu ile takdire şayan bir romandır.
nihal atsızın romancılık yeteneğini konuşturduğu, nasıl bir değer olduğunu kanıtladığı kitaptır.
üslubu ve konusu ile takdire şayan bir romandır.
nihal atsızın romancılık yeteneğini konuşturduğu, nasıl bir değer olduğunu kanıtladığı kitaptır.
devamını gör...
kişinin büyüdüğünü fark ettiği anlar
küçüklüğümden beri biraz içli bir çocuktum. kimsenin arkadaşlık yapmak istemediği insanlara kıyamaz oyuna dahil etmek için elimden geleni yapardım.
birinin ağladığını gördüğümde hemen ben de hüzne kapılır iç çekmeye başlardım.
mesela bir gün tv başında haberleri izlerken 9 yaşında bir kız ile 13 yaşındaki ablasının soba gazından zehirlenerek öldüğünü dinlerken annesinin nasıl bir üzüntü içinde olduğunu düşünüp gözümden yaşların akmaya başladığını fark ettim. ve bu 99 depreminde, soma faciasında ve nicelerinde aynı şekilde devam etti.
başkasının derdini taşımak zor gelmese de kendi kırgınlıklarımı tek başıma atlamazdım bir türlü. bu yüzden canım ne zaman yansa koşup annemin kollarına sığınıyordum. ben ağlarken annem bir yandan sakinleştiriyor bir yandan da benimle göz yaşı döküyordu.
işte bir gün yine canım çok yandığında annemi aramak istedim. sonra düşündüm ki her kederim onu benden çok etkliyordu. kıyamadım. oturdum bir kaldırım kenarına, göz yaşlarım tükenene dek bekledim. sonra kalktım, yoluma devam ettim. üzüldüğümde başkalarının canını yakmamayı öğrendiğimde fark ettim ki 'evet, ben artık büyümüş tüm.'
birinin ağladığını gördüğümde hemen ben de hüzne kapılır iç çekmeye başlardım.
mesela bir gün tv başında haberleri izlerken 9 yaşında bir kız ile 13 yaşındaki ablasının soba gazından zehirlenerek öldüğünü dinlerken annesinin nasıl bir üzüntü içinde olduğunu düşünüp gözümden yaşların akmaya başladığını fark ettim. ve bu 99 depreminde, soma faciasında ve nicelerinde aynı şekilde devam etti.
başkasının derdini taşımak zor gelmese de kendi kırgınlıklarımı tek başıma atlamazdım bir türlü. bu yüzden canım ne zaman yansa koşup annemin kollarına sığınıyordum. ben ağlarken annem bir yandan sakinleştiriyor bir yandan da benimle göz yaşı döküyordu.
işte bir gün yine canım çok yandığında annemi aramak istedim. sonra düşündüm ki her kederim onu benden çok etkliyordu. kıyamadım. oturdum bir kaldırım kenarına, göz yaşlarım tükenene dek bekledim. sonra kalktım, yoluma devam ettim. üzüldüğümde başkalarının canını yakmamayı öğrendiğimde fark ettim ki 'evet, ben artık büyümüş tüm.'
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
yeni yayını konuşmaya başlamadan önce bir iki şey yazmak istiyorum. bizim talebinde bulunduğumuz yayın tekrarları konusunda bir gelişme var mı? var ise bilgilendirme yapılabilir mi? iki haftadır teknik aksaklık sebepleri ile yayıncımızın veda mesajları yarıda kesiliyor. olmaz ,olamaz ,bu iş olamaz diyorum. fakat sevgili gomercan hakkınızı vermek gerektiğini düşünüyorum ve bu şarkının sizin için yapıldığı kanaatine varmış bulunmaktayım.
süpermen gomercan gücünüzü kötüye kullanıyorsunuz bundan mütevellit kriptonitleri toplamaya başladık. * afiş ve yayın ile ilgili ne kadar uğraştığınızı tahmin edebiliyorum bu yüzden ayrıca bir teşekkür etmek isterim böyle eğlenceli bir yayını düzenlediğiniz ve ince detayları güzel yakaladığınız için. amaaa ayağınızı denk alın peşinizdeyiz.
süpermen gomercan gücünüzü kötüye kullanıyorsunuz bundan mütevellit kriptonitleri toplamaya başladık. * afiş ve yayın ile ilgili ne kadar uğraştığınızı tahmin edebiliyorum bu yüzden ayrıca bir teşekkür etmek isterim böyle eğlenceli bir yayını düzenlediğiniz ve ince detayları güzel yakaladığınız için. amaaa ayağınızı denk alın peşinizdeyiz.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
seni o kadar iyi anlıyorum ki cınım.
devamını gör...
korku filmi izlerken telefonla uğraşan tip
hangi film olursa olsun,yanından kovmalık tip!
devamını gör...
son singapur vapuru (yazar)
agrasif biri , twitterda insan dövdüğünü düşünüyorum .
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yılın bu vakitleri, bazı spesifik günler, ağlamak için yer arıyorum. dolup taşmışlık hissi sınırda geziyor ve içime çekiliyorum. kibarlaşıyorum, çevremi daha çok tölere etmeye başlıyorum. sanki mutlu etmeliymişim gibi, güçlü durması gereken kişi benmişim gibi. bu misyonu nasıl kazandım bilmiyorum ama bana ağır bir yük. neyse, keşke anlaşılsaydım. dizinde ağlayabileceğim, ağlamama karşı duygusuz, buna izin veren biri olsaydı.
devamını gör...
pame radyo yayını
"bize her yer pame!" dediğimiz, lakin itiraf da etmek gerekirse böyle canlı canlı olunca bir başka güzel olan pazar şahane'miz yayın. akropolis'e çıktık heyecanla bekliyoruz!
devamını gör...
30 yaşından sonra enstrüman çalmayı öğrenmek
ritim kulağı ve sabır ikilisiyle yaştan bağımsız olarak yapılabilecek eylemdir. yeter ki isteyin.*
devamını gör...
sözlük yazarını ifşalamak
açık ve net bir şekilde kanunlarda belirtildiği üzere suçtur. kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde yayılması suçunu oluşturur. ilgili kişi bunu yapanı mahkemeye verirse hem ciddi tazminat öder, hem de ciddi şekilde yatarı olmasa dahi hapis cezası ile karşı karşıya kalır.
ha diyelim ki tek kişiyi değil 10 kişiyi birden ifşa ettin. 8'i seni mahkemeye verse zaten s***ın. dosyalar birleşir ve bingo, %99 kapalıya merhaba dersin. hele birazda parlak bir tipin varsa g***nü kollamanı tavsiye ederim.*
arkadaşlar bu konuda söylenmiş çok güzel bir laf var; ibadetinde, günahında gizlisi makbul demişler. ne yaparsanız yapın fakat dillendirmeyin. ha mümkünse bu tip şeyleri sözlük üzerinden hiç yapmayın, o mesajların okunmama ihtimali, adriana limanın penisi olması ihtimali ile aynı yani, hatta ikinci dediğime daha çabuk inanabilirim.*
ilaveten belirtmeden geçemeyeceğim bunu kurgulayacak kadar boş insanlar ne zaman doldu lan bu sözlüğe? ciddi ciddi temizlik şart, ama o tayfayı göndersen de yazar kalmayacak burada. bu da bizim acı gerçeğimiz.
ha diyelim ki tek kişiyi değil 10 kişiyi birden ifşa ettin. 8'i seni mahkemeye verse zaten s***ın. dosyalar birleşir ve bingo, %99 kapalıya merhaba dersin. hele birazda parlak bir tipin varsa g***nü kollamanı tavsiye ederim.*
arkadaşlar bu konuda söylenmiş çok güzel bir laf var; ibadetinde, günahında gizlisi makbul demişler. ne yaparsanız yapın fakat dillendirmeyin. ha mümkünse bu tip şeyleri sözlük üzerinden hiç yapmayın, o mesajların okunmama ihtimali, adriana limanın penisi olması ihtimali ile aynı yani, hatta ikinci dediğime daha çabuk inanabilirim.*
ilaveten belirtmeden geçemeyeceğim bunu kurgulayacak kadar boş insanlar ne zaman doldu lan bu sözlüğe? ciddi ciddi temizlik şart, ama o tayfayı göndersen de yazar kalmayacak burada. bu da bizim acı gerçeğimiz.
devamını gör...
bıktıran beyaz yakalı tripleri
merhaba poğaça hamurlarım. nasılsınız?
yazayım madde madde hep birlikte tiksinelim.
1. kendilerine ait bir dil kullanıyorlar. tam türkçe değil. araya ingilizce kelimeler katıyorlar. bazıları başka bir dil biliyorsa oradan yine kelime falan kullanıyor. birbirlerini anlıyor gibi yapıyorlar ama bence tam olarak anlamıyorlar. ne zaman bunların arasında kalsam ne diyor bu mallar diye sessizce izliyorum. soru sordukları zaman cevap vermiyorum. çünkü sorunun başını ve sonunu anlamıyorum. eskiden cevap veriyordum baktım onlar beni hiç anlamıyor, öylece sustum.
bu konularda en çok patronu seviyorum. kendimi övmeye bayıldığım için ara ara zekam konusunda çok kesin yorumlar yapıyorum, bana aykü ne diye soruyor. iş yaşamında böyle net adamlar istiyorum.
2. en çok onlar çalışır ve yorulur.
adam tek başına 4 saat mal taşıyor araçtan bahçeye, selam veriyorsun nefessiz kalmış selam alamıyor. bir tane şikayeti yok. ofise bir giriyorsun herkes panik halinde, herkes yine mümkün değil olamayacak işleri olur hale getirmek için uğraşıyor. olamayacağını iddia ettiği iş telefon aracılığı ile birine ulaşmak bile olabilir ama yok böyle bir panik. 3 saat mola yapıyor, sadece 2 saat iş pesinde koşuyor, geri kalanı sosyal medya üzerinden bir şeyler paylaşma ama en cok onlar yoruluyor arkadaş. gram utanmaları yok.
3. hiçbirinin zamanı yok. aşk, çocuk, evlilik için falan. cumartesi pazar izin kullanıyoruz. levent ya da leventsi biri odaya girdiği zaman hepimizin üzerinde gelinlik beliriyor ama hiç aska zamanımız yok. yersen.
4. kodaman erkekler asla kendilerine uygun bir hanım bulamıyorlar. onların o kültürel seviyelerine uygun hanım nerede? konuşabilecek hiç konu bulamıyorlar. ama fidoş hanım saçlarını sağa sola sallandıra sallandıra minik elbisesi ile gezerken hepsi vahşi hayvan gibi birbirleriyle yarışıyorlar ayıklayabilmek için.
5. hepsi dost görünür ama hepsi birbirlerinin arkasından konuşur, üstüne basmaya çalışır, iftira atar. hele patronun en tuttuğu kişiyi isten attırana kadar uğraşırlar.
6. bazı yaşlı çalışanlar genç personel kovdurma merakı içindedir. 3 sene sonra emekli olacak tipler geleceginle oynar. henüz nedeni ne anlamış değilim.
ve en önemlisi. buraya gelene kadar sakince takıldım ama şu an çok sinirlendim! bunları dışar pilavcısına götüremiyorsun. arka tarafta sanayi var oraya asla girmiyorlar. bir köftesi var diyorsun üfff diyor. pistir. sensin pis! bokluya bak. hazer'in mekana gidelim diyor. 4 kez gitsen maaşın bitecek neyin havası bu sidikli beyaz yakalı.
en fazla 4 bin maaş alan tipler bizi işten eve götüren şoförü beğenmiyor. araç adamın, oradaki 3 kişinin toplamı kadar kazanıyor ama şoför diyip küçümsüyorlar. hele servis geç kalırsa ve beyaz yakalı otobüse binmek zorunda kalırsa aşırı sinirlenir, hemen dilekçesini yazar, başka şoför talep eder. maaşı 6 kez taksiye binse biter ama attığı hava 7 taksi plakası varcasınadır.
varcasına. ne acayip bir kelime ya. varcasına.
oq. bb.
yazayım madde madde hep birlikte tiksinelim.
1. kendilerine ait bir dil kullanıyorlar. tam türkçe değil. araya ingilizce kelimeler katıyorlar. bazıları başka bir dil biliyorsa oradan yine kelime falan kullanıyor. birbirlerini anlıyor gibi yapıyorlar ama bence tam olarak anlamıyorlar. ne zaman bunların arasında kalsam ne diyor bu mallar diye sessizce izliyorum. soru sordukları zaman cevap vermiyorum. çünkü sorunun başını ve sonunu anlamıyorum. eskiden cevap veriyordum baktım onlar beni hiç anlamıyor, öylece sustum.
bu konularda en çok patronu seviyorum. kendimi övmeye bayıldığım için ara ara zekam konusunda çok kesin yorumlar yapıyorum, bana aykü ne diye soruyor. iş yaşamında böyle net adamlar istiyorum.
2. en çok onlar çalışır ve yorulur.
adam tek başına 4 saat mal taşıyor araçtan bahçeye, selam veriyorsun nefessiz kalmış selam alamıyor. bir tane şikayeti yok. ofise bir giriyorsun herkes panik halinde, herkes yine mümkün değil olamayacak işleri olur hale getirmek için uğraşıyor. olamayacağını iddia ettiği iş telefon aracılığı ile birine ulaşmak bile olabilir ama yok böyle bir panik. 3 saat mola yapıyor, sadece 2 saat iş pesinde koşuyor, geri kalanı sosyal medya üzerinden bir şeyler paylaşma ama en cok onlar yoruluyor arkadaş. gram utanmaları yok.
3. hiçbirinin zamanı yok. aşk, çocuk, evlilik için falan. cumartesi pazar izin kullanıyoruz. levent ya da leventsi biri odaya girdiği zaman hepimizin üzerinde gelinlik beliriyor ama hiç aska zamanımız yok. yersen.
4. kodaman erkekler asla kendilerine uygun bir hanım bulamıyorlar. onların o kültürel seviyelerine uygun hanım nerede? konuşabilecek hiç konu bulamıyorlar. ama fidoş hanım saçlarını sağa sola sallandıra sallandıra minik elbisesi ile gezerken hepsi vahşi hayvan gibi birbirleriyle yarışıyorlar ayıklayabilmek için.
5. hepsi dost görünür ama hepsi birbirlerinin arkasından konuşur, üstüne basmaya çalışır, iftira atar. hele patronun en tuttuğu kişiyi isten attırana kadar uğraşırlar.
6. bazı yaşlı çalışanlar genç personel kovdurma merakı içindedir. 3 sene sonra emekli olacak tipler geleceginle oynar. henüz nedeni ne anlamış değilim.
ve en önemlisi. buraya gelene kadar sakince takıldım ama şu an çok sinirlendim! bunları dışar pilavcısına götüremiyorsun. arka tarafta sanayi var oraya asla girmiyorlar. bir köftesi var diyorsun üfff diyor. pistir. sensin pis! bokluya bak. hazer'in mekana gidelim diyor. 4 kez gitsen maaşın bitecek neyin havası bu sidikli beyaz yakalı.
en fazla 4 bin maaş alan tipler bizi işten eve götüren şoförü beğenmiyor. araç adamın, oradaki 3 kişinin toplamı kadar kazanıyor ama şoför diyip küçümsüyorlar. hele servis geç kalırsa ve beyaz yakalı otobüse binmek zorunda kalırsa aşırı sinirlenir, hemen dilekçesini yazar, başka şoför talep eder. maaşı 6 kez taksiye binse biter ama attığı hava 7 taksi plakası varcasınadır.
varcasına. ne acayip bir kelime ya. varcasına.
oq. bb.
devamını gör...
juan de la cosa
ispanyol haritacı ve kaşiftir. avrupa ile amerika topraklarını birleştiren ilk haritayı çizmiştir. özellikle çizdiği haritada batıya giderek doğuya yapılacak bir yolculuğu önleyen bir kara parçasından* bahseder.
kolombiya'nın bir şehri olan cartagena'da yerliler tarafından saldırıya uğramış, daha sonra saldırıdan kurtulmuş bir yerlinin attığı zehirli ok sebebiyle ölmüştür.
de la cosa'nın haritasını bulan da alexander von humbolt'tur.*
kolombiya'nın bir şehri olan cartagena'da yerliler tarafından saldırıya uğramış, daha sonra saldırıdan kurtulmuş bir yerlinin attığı zehirli ok sebebiyle ölmüştür.
de la cosa'nın haritasını bulan da alexander von humbolt'tur.*
devamını gör...
en son alınan iltifat
bir şey yapmasan da beni baştan çıkarıyorsun. *
devamını gör...
