normal sözlük yazarlık rütbeleri
bana da psişik layık görülmüş.
sağolsun domestik hıyar haber verdi. yoksa haberim olmayacaktı. uyanmayacaktım. kimin icadı ise kimin aklına geldiyse teşekkür ederim. mutlu oldum.
sağolsun domestik hıyar haber verdi. yoksa haberim olmayacaktı. uyanmayacaktım. kimin icadı ise kimin aklına geldiyse teşekkür ederim. mutlu oldum.
devamını gör...
aile evindeki saçma kurallar
kapı kapamayın diyor bizimkiler. soyunmuyak mı?
devamını gör...
sözlük radyosu dünya müzik günü yayını
birbirinden keyifli şarkılar ve marikaki'nin eşşiz sunumu ile gecemizi güzelleştiren bir yayın. *
devamını gör...
orbital
modern atom teorisine göre elektronların bulunma olasılığı yüksek yerler .
devamını gör...
televizyona çıkan normal sözlük yazarları
millet kendini ifşa etsin diye mi uğraşıyorsunuz ne yapıyorsunuz * çocukluk fotoğraflarından başladık son nokta bu oldu *
madem öyle ben de kendimi ifşa edeyim; baby tv'deki tosbağa benim 2004 yılından beri bebekler beni izler. çok bilinçli bir hayran kitlem var. artı marul, havuç, kabuk temizleme ücretlerini kanal üstleniyor. keyfimiz yerinde yani.
madem öyle ben de kendimi ifşa edeyim; baby tv'deki tosbağa benim 2004 yılından beri bebekler beni izler. çok bilinçli bir hayran kitlem var. artı marul, havuç, kabuk temizleme ücretlerini kanal üstleniyor. keyfimiz yerinde yani.
devamını gör...
armysuzy
kalemine saglik denilesi; girdigi her tanimda yeni bir bilgi ekleyen, merakli sevgili yazar arkadasimiz*.
devamını gör...
sözlükte herkesin birbiri ile senli benli konuşması
ala ala ben kimse kimseyle konuşmuyor sanıyordum oysa...
devamını gör...
yayladağ lokumu
bu arkadaş sağ olsun geçenlerde beni kabuğumda ters döndürdü. uzun bir müddet sözlüğe girmemiştim, sözlüğe girdiğim anda yazdığı bir tanıma denk geldim. tanımı okudum, kimdir nedir diye düşünürken, diğer tanımlarına baktım ve tatam; tanımlarda ''efem!'' kalıbı kullanılıyordu. meğer bizim kuşçu olmuş yayladağ lokumu. mahlasını değiştirmiş. hayır iyi de okuyucuyumdur nasıl gözümden kaçtı bu yazar diye de hayıflandım resmen boş yere.
neyse işin latifesi bir yana, ben kendisinin açtığı başlıkları ve yazdığı tanımları okumayı seviyorum. güzel konular seçer. bazıları ilgi alanıma girer. onlarda da muhakkak bir kaç kelam eder öyle çıkarım başlıktan. okunası yazarlardandır. biraz kıskanç olduğu söyleniyor ama olsun.* kendisini okutuyor. kıskançlığına değil yazdıklarına odaklanalım derim ben. daim olsun.
neyse işin latifesi bir yana, ben kendisinin açtığı başlıkları ve yazdığı tanımları okumayı seviyorum. güzel konular seçer. bazıları ilgi alanıma girer. onlarda da muhakkak bir kaç kelam eder öyle çıkarım başlıktan. okunası yazarlardandır. biraz kıskanç olduğu söyleniyor ama olsun.* kendisini okutuyor. kıskançlığına değil yazdıklarına odaklanalım derim ben. daim olsun.
devamını gör...
minimalizm
az çoktur mottosuna sahip bir akım.
less is more.
less is more.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
hiçbir estetiği olmayan, kırık dökük oluşu apar topar yamalarla gizlenmeye çalışılan; fakat içine girince sanki bina beni değil de, ben binayı taşıyormuşum gibi bir his, çalıştığım bu yer…
aylak aylak oturduğum bu masa, çayım, insan sesleri, telefon sesleri, yazılar, yazıcılar, faxlar, imzalar…
bu, kırtasiye süsü verilmiş bürokratik bir ölüm şeklidir. içeride kaldığınız sürece ölümünüz devam eder.
bu karmaşanın fazlalığı içinde sigaramın eksikliğini duyuyorum. iki kat aşağıda bahçeye açılan kapıdan çıkıyorum.
binanın bahçesi ağaçlarla, otlarla kaplı. bakımsız, fakat doğal olduğu için güzel, seviyorum burayı. karga, güvercin ve serçelere ev sahipliği yapıyor ağaçlar.
iki güvercini özellikle izledim bu sabah sigara molamda. ilk bakışta didişiyorlar sandım. fakat biri diğerini öte'liyormuş meğer. bunu; diğeri ile arasını yaklaşık iki metre açarak başka bir dala konduğunda, uzaklaştırılma cezası verilenin ise güvercin adımlarıyla yavaş yavaş o dala yaklaşmaya çalıştığında anladım. ürkütmemek için verdiği çabayı takdir ettim. fakat eninde sonunda öte’leyenin menziline girecekti. en sonunda öte’leyenin sınırını aşmış olsa gerek, öte’leyen gidip başka bir dala sarıldı…
bu arada, tatlı tatlı esen rüzgar bakımsız çimenleri sağa sola savurup, birinin başını diğerine yaslıyor, el ele tutuşturuyor, bazen bir halk’a olmuşcasına kendiliğinden, bir dansa eşlik ediyordu…
aylak aylak oturduğum bu masa, çayım, insan sesleri, telefon sesleri, yazılar, yazıcılar, faxlar, imzalar…
bu, kırtasiye süsü verilmiş bürokratik bir ölüm şeklidir. içeride kaldığınız sürece ölümünüz devam eder.
bu karmaşanın fazlalığı içinde sigaramın eksikliğini duyuyorum. iki kat aşağıda bahçeye açılan kapıdan çıkıyorum.
binanın bahçesi ağaçlarla, otlarla kaplı. bakımsız, fakat doğal olduğu için güzel, seviyorum burayı. karga, güvercin ve serçelere ev sahipliği yapıyor ağaçlar.
iki güvercini özellikle izledim bu sabah sigara molamda. ilk bakışta didişiyorlar sandım. fakat biri diğerini öte'liyormuş meğer. bunu; diğeri ile arasını yaklaşık iki metre açarak başka bir dala konduğunda, uzaklaştırılma cezası verilenin ise güvercin adımlarıyla yavaş yavaş o dala yaklaşmaya çalıştığında anladım. ürkütmemek için verdiği çabayı takdir ettim. fakat eninde sonunda öte’leyenin menziline girecekti. en sonunda öte’leyenin sınırını aşmış olsa gerek, öte’leyen gidip başka bir dala sarıldı…
bu arada, tatlı tatlı esen rüzgar bakımsız çimenleri sağa sola savurup, birinin başını diğerine yaslıyor, el ele tutuşturuyor, bazen bir halk’a olmuşcasına kendiliğinden, bir dansa eşlik ediyordu…
devamını gör...
23 yaşında üniversiteye başlamak
vakti zamanında bir oda arkadaşım vardı ve psikolojiyi bu kadar çok sevdiren bir arkadaşımdı. benden dört yaş büyüktü. ilçe başkanlığı*yapmış ağır bir abiydi. adam araba kiralama işinde çalışıyordu. yaşadığı hayattan * bıkmış, okumaya karar vermişti öyle ki derslere çalışma azmi beni teşvik ediyordu. *. çat pat ingilizce ile ingilizce psikoloji okuyor makaleleri birlikte çevirmeye çalışıyorduk. gel zaman git zaman bağlar koptu.geçen aylarda bir mail aldım:" naber epsilon, mail kutumu temizlerken senle konuşmalarımıza denk geldim geçmişin vefası var istersen konusabiliriz numaram şu ,suan ingiltere'deyim yuksek lisans yapıyorum..." bundan sonra vallahi duygulandım. takdir ettim. 23 yasindan sonra başlayan bir yolculuğun bambaska bir boyuta evrilmesi. sonuç olarak zafer,zafer benimdir diyebilenindir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ismi uzun sevgili yazarımız nazım hikmet'ten bahsederken yine edebi ruhunu, kalitesini ve hassasiyetini gösterdi. ben bilmiyordum ama bilmemek değil öğrenmemek ayıp. nazım hikmet'i de rahmetle anıyorum.
devamını gör...
biontech aşısı komplo teorileri
o para yapıştırılmış olamaz, kadının kolu açısı itibarıyla para orada durmuş olamaz, kadın troll olamaz!
o zaman neye inanıyoruz ? aşının yan etkisi, insanı mıknatısa çeviriyor. *
o zaman neye inanıyoruz ? aşının yan etkisi, insanı mıknatısa çeviriyor. *
devamını gör...
mansur yavaş'ın kpss ücretlerini ödemesi
ama bu kadarı fazla bu saatten sonra adımızı çıkartacaksın başkan aşık oldu diye.
mansur yavaş başkandan alkışlanacak hareket. evet.
mansur yavaş başkandan alkışlanacak hareket. evet.
devamını gör...
kadınsılaşma
kendi başına bir ay yaşasa maksimum yapacağı şeyin yumurta kırmak olduğunu düşündüğüm kişilerin uydurduğu bir tabir. bunu diyen insanlar kendilerine bakmaktan aciz her işini anası yahut bacısı gören insanlardır, kendine öz saygısı olmayan zavallılardır. nerde kendine yetebilen erkek varsa bu söylemlerden nasibini alıyor zaten.
devamını gör...
kavimler göçerken çadırında uyuyakalan kavim
muhtemelen göçü kaçırdığı için bulunduğu yeri yurtluk tutacak olan kavimdir. gamsızoğulları denir bunlara.
devamını gör...



