quasimodo
paskalya'dan sonraki ilk pazar günü -quasimodo günü- nortre dame kilisesi'nde bulunan ve üzerinde "terk edilmiş çocuklar" yazan bir tahta yatağa henüz 4 yaşında çirkin mi çirkin bir çocuk bırakılır. tek gözünün üzerinde kocaman bir siğil vardır, tek bacağı kısadır ve kürek kemiklerinden birisi çıkkındır bu çocuğun. onu bu haliyle gören parisliler "bu canavar halkımıza kötülük getirecek, bu bir iblis" diyerek onun ateşe atılmasını istemişlerse de kilisenin genç papazı claude frollo o "canavar"ı sahiplenir.
evlat edindiği bu çirkin çocuğu vaftiz edip, kâh onu bulduğu günün anısına, kâh da bu isimle zavallı küçük yaratığın ne kadar eksikli ve kusurlu olduğunu belirtmek için ona 'quasimodo' adını verir (quasimodo, latince 'sözde insan görünümlü' demektir) gerçekten de tek gözlü, kambur, çarpık bacaklı quasimodo 'sözde insan görünümlü'dür.
romanda böyle bahsetse de, quasimodo 'sözde insan görünümlü' demek değildir. quasi, "sanki, neredeyse" anlamlarına gelmektedir fakat modo'nun "insan" gibi bir anlamı yoktur.
bütün bunların yanında paskalya'dan sonraki ilk pazar günü söylenen bir ilahide geçen "quasi modo geniti infantes..." sözleri, o güne 'quasi-modo günü' ismini vermiştir. muhtemeldir ki victor hugo da notre dame katedrali'ne bırakılan o çirkin çocuğa isim ararken bu ilahiden esinlenmiştir. ayrıca ilahide geçen "quasi modo geniti infantes" sözleri "yeni doğmuş bebekler gibi" anlamına gelmektedir. burada "modo" kelimesi "mod, tarz, stil, yol, biçim" anlamlarındadır.
evlat edindiği bu çirkin çocuğu vaftiz edip, kâh onu bulduğu günün anısına, kâh da bu isimle zavallı küçük yaratığın ne kadar eksikli ve kusurlu olduğunu belirtmek için ona 'quasimodo' adını verir (quasimodo, latince 'sözde insan görünümlü' demektir) gerçekten de tek gözlü, kambur, çarpık bacaklı quasimodo 'sözde insan görünümlü'dür.
romanda böyle bahsetse de, quasimodo 'sözde insan görünümlü' demek değildir. quasi, "sanki, neredeyse" anlamlarına gelmektedir fakat modo'nun "insan" gibi bir anlamı yoktur.
bütün bunların yanında paskalya'dan sonraki ilk pazar günü söylenen bir ilahide geçen "quasi modo geniti infantes..." sözleri, o güne 'quasi-modo günü' ismini vermiştir. muhtemeldir ki victor hugo da notre dame katedrali'ne bırakılan o çirkin çocuğa isim ararken bu ilahiden esinlenmiştir. ayrıca ilahide geçen "quasi modo geniti infantes" sözleri "yeni doğmuş bebekler gibi" anlamına gelmektedir. burada "modo" kelimesi "mod, tarz, stil, yol, biçim" anlamlarındadır.
devamını gör...
ne var ki
bir bağlaç. arasında ayrılık bulunan cümleleri bağlarken kullanıldığından bahsedilir. ne var ki, "ne var ki" diğer olumsuz bağlaçlar gibi değildir.
"ama, fakat, lakin" şakkadak cümlenin başında kullanıldığında sırıtmaktayken "ne var ki" kırk yıllık dost gibi, hep oradaymış hissi vermektedir.
"ne var ki aynı kaldırımdan defalarca geçtiği halde taşların arasından fışkıran çiçekçikleri fark edememişti."
"ama, fakat, lakin" şakkadak cümlenin başında kullanıldığında sırıtmaktayken "ne var ki" kırk yıllık dost gibi, hep oradaymış hissi vermektedir.
"ne var ki aynı kaldırımdan defalarca geçtiği halde taşların arasından fışkıran çiçekçikleri fark edememişti."
devamını gör...
kadın
her şey kadınla ilgilidir. yaratılış mitleri, saça sürülen jöle, içilen biranın köpüğünde bile rastlanır.
kadın bu serüvendeki o muazzam motivasyon kaynağıdır. bir kadından doğarız, başka bir kadına dönmeye çalışırız.
amaç hiç bir zaman sex değildir. sex bir ateşleme mekanizmasıdır. bir kadının içine yerleşme arzusunun saçılma halidir. kök salmaktır. bir gezegenin başka bir gezegene galaksilerce kendini gömmesidir.
kadın üzerinde savaşılan mühim bir meseledir. aşka düşen kadına sarılır, kadın bir sığınak halidir. yüklenmek istemez asla taşınmak ister. serçe parmağının etrafında dönen samanyolunu sever. kadın, varoluşun kapıda karşılayan sıcak yüzüdür.
erkek onun gölgesidir. ışığın kırılıp içe gömülmüş hali kadar değersiz ama ayarında bir yerlerde.
kadın bu serüvendeki o muazzam motivasyon kaynağıdır. bir kadından doğarız, başka bir kadına dönmeye çalışırız.
amaç hiç bir zaman sex değildir. sex bir ateşleme mekanizmasıdır. bir kadının içine yerleşme arzusunun saçılma halidir. kök salmaktır. bir gezegenin başka bir gezegene galaksilerce kendini gömmesidir.
kadın üzerinde savaşılan mühim bir meseledir. aşka düşen kadına sarılır, kadın bir sığınak halidir. yüklenmek istemez asla taşınmak ister. serçe parmağının etrafında dönen samanyolunu sever. kadın, varoluşun kapıda karşılayan sıcak yüzüdür.
erkek onun gölgesidir. ışığın kırılıp içe gömülmüş hali kadar değersiz ama ayarında bir yerlerde.
devamını gör...
cesaretim olsa yaparım denen şeyler
otostopla gezerdim. hem bir cok insan hem bir cok sehir ve ulke tanirdim.
devamını gör...
anın fotoğrafı
her sabah basmane, her sabah çay?
yo dostum yooo artık inaf!
kordon / filtre kahve

edit : elit bey arayan qıslar eklesin, yaklaşık yarım saat böyleyim, sonra araba da bal kabaana dönüşecek..
yo dostum yooo artık inaf!
kordon / filtre kahve

edit : elit bey arayan qıslar eklesin, yaklaşık yarım saat böyleyim, sonra araba da bal kabaana dönüşecek..
devamını gör...
diyete asla başlayamayanlar
bir kere şunu kendinize kabul ettirin. '' ben diyet yapmıyorum ! ben düzgün besleniyorum, zararlı gıdaları hayatımdan çıkarıyorum.
*acıkınca yemek yiyin
* günde en az 45 dk civarı yürüyüş yapın. haftada 4-5 gün yeterlidir.
* ruh halinizi daha stabil tutmaya çalışın, mutlu olmaya, neşeli olmaya çalışın. böylece sıkılınca, sinirlenince, üzülünce atıştırma alışkanlığınız azalır.
*ve en önemli, kolay ama uygulaması zor olan şey; dedektif gibi olacaksınız. satın aldığınız her ürünün içeriğine bakacaksınız. içinde şeker, glikoz şurubu, mısır şurubu, aspartan bulunan hiç bir gıdayı yemeyin. hiç bir gıdaya şeker atmayın.
bu düzene 3 hafta inatla uyarsanız işin büyük bir kısmını başardınız demektir.
not: 40 kilo veren kardeşiniz olarak yazdım bunları.
*acıkınca yemek yiyin
* günde en az 45 dk civarı yürüyüş yapın. haftada 4-5 gün yeterlidir.
* ruh halinizi daha stabil tutmaya çalışın, mutlu olmaya, neşeli olmaya çalışın. böylece sıkılınca, sinirlenince, üzülünce atıştırma alışkanlığınız azalır.
*ve en önemli, kolay ama uygulaması zor olan şey; dedektif gibi olacaksınız. satın aldığınız her ürünün içeriğine bakacaksınız. içinde şeker, glikoz şurubu, mısır şurubu, aspartan bulunan hiç bir gıdayı yemeyin. hiç bir gıdaya şeker atmayın.
bu düzene 3 hafta inatla uyarsanız işin büyük bir kısmını başardınız demektir.
not: 40 kilo veren kardeşiniz olarak yazdım bunları.
devamını gör...
bir kez dinleyince tüm gün kafada çalan rock-metal şarkıları
başlığa bak, of of of… efendim bir sürü var lakin şuraya madem birkaç şarkı bırakayım.
metallica - fade to black
iron maiden - fear of the dark
ve tabi opeth, black rose immortal
başka başka…
dark tranquillity - lethe
immortal - the rise of darkness
ilk dinlediğimde bunlar beynime kodlanmıştı adeta, sürekli beynimin içinde çalıp duruyorlardı. her biri de bebeklerim benim. *
metallica - fade to black
iron maiden - fear of the dark
ve tabi opeth, black rose immortal
başka başka…
dark tranquillity - lethe
immortal - the rise of darkness
ilk dinlediğimde bunlar beynime kodlanmıştı adeta, sürekli beynimin içinde çalıp duruyorlardı. her biri de bebeklerim benim. *
devamını gör...
kadın olduğu için bir yazara artı oy vermek
sözlükteki bazı varoş erkeklerin çok sık yaptığı eylemdir. kadın uykum var diye entry girmiş 10 beğeni almış. biz burada 10 satır tanım giriyoruz okuyan yok.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
nisan
imkansız şey
şiir yazmak,
aşıksan eğer;
ve yazmamak,
aylardan nisansa.
arzular ve hâtıralar
arzular başka şey,
hâtıralar başka.
güneşi görmeyen şehirde,
söyle, nasıl yaşanır?
böcekler
düşünme,
arzu et sade!
bak, böcekler de öyle yapıyor.
dâvet
bekliyorum
öyle bir havada gel ki,
vazgeçmek mümkün olmasın.*
istanbul için - orhan veli kanık.
imkansız şey
şiir yazmak,
aşıksan eğer;
ve yazmamak,
aylardan nisansa.
arzular ve hâtıralar
arzular başka şey,
hâtıralar başka.
güneşi görmeyen şehirde,
söyle, nasıl yaşanır?
böcekler
düşünme,
arzu et sade!
bak, böcekler de öyle yapıyor.
dâvet
bekliyorum
öyle bir havada gel ki,
vazgeçmek mümkün olmasın.*
istanbul için - orhan veli kanık.
devamını gör...
tek cümleyle hayatı tanımla
iş görüşmelerinde adaylara sorulan sorulardan biridir. “bugüne kadar yaşanmış hayatını tek cümle ile özetle”...
hayat tek cümleye sığabilecek kadar kısa değildir. doğduğumuz tarihten bu güne kadar olan hayatımız tek cümleye nasıl sığar ki? bir de karşında seni işe alacak kişiler olunca içinden geçeni söyleyemezsin ki…ama burası sözlük.
tek cümlelik özete gelince…
"hayata gülümsediğim vakit onun da bana gülümsediğini fark ettim".
hayat tek cümleye sığabilecek kadar kısa değildir. doğduğumuz tarihten bu güne kadar olan hayatımız tek cümleye nasıl sığar ki? bir de karşında seni işe alacak kişiler olunca içinden geçeni söyleyemezsin ki…ama burası sözlük.
tek cümlelik özete gelince…
"hayata gülümsediğim vakit onun da bana gülümsediğini fark ettim".
devamını gör...
podoloji
podos*ve logos* kelimelerinden türetilmiş yunanca kelimedir.
ayak hastalıkları üzerine tedavi ve bakım hizmeti sunan sağlık alanında bir bilim dalıdır. bu mesleği icra eden kişilere podolog denilmektedir.
ayak hastalıkları üzerine tedavi ve bakım hizmeti sunan sağlık alanında bir bilim dalıdır. bu mesleği icra eden kişilere podolog denilmektedir.
devamını gör...
marmara üniversitesi
eğer marmara'da tıp veya diş hekimliği okumuyorsanız üniversitenin adının hiçbir etkisi yoktur. köklü bir üniversite olmasına rağmen şaşırtıcı bir şekilde muadili olan üniversitelerin gerisinde kalmıştır. son dönemde tüm kampüslerin kademeli bir şekilde maltepede inşa edilecek devasa yerleşkeye taşınacağı söylenmektedir. teknolji fakültesi ve mühendislik fakültesinin inşaatı ilerlemiş durumda.
yazmadan önce düşünmenizi tavsiye ederim. mühendisliklerde, sosyal bilimlerde esamesi okunan bir üniversite değildir. ama tıp ve dişte hatrı sayılır bir ağırlığı vardır. özellikle diş hekimliğinde kendi ekolune genelleklere sahiptir.
hukuk bölümünde ise türkiye ortalamasının üstündeki fakültelerden birisidir.
maltepede kampüs tamamlandıktan sonra okul ileriye gidebilir, mühendislik fakültesinin yıldız tekniği yakalayacagı düşünülüyor. ama şimdilik durum böyle.
edit: esamesi okunan bir üniversite değildir lafıma bazı arkadaşlar takıldı. ben de biraz düşününce hak verdim. biraz abartılı bir ifade olmuş. oradan kastım hak ettiği en üst seviyelerde olmaması. tabi türkiye ortalamasının üstünde bir üniversite ama en iyiler arasında değil bence. halbuki ilk üniversitelerimizden olması sebebiyle en iyilerden olmalıydı.
yazmadan önce düşünmenizi tavsiye ederim. mühendisliklerde, sosyal bilimlerde esamesi okunan bir üniversite değildir. ama tıp ve dişte hatrı sayılır bir ağırlığı vardır. özellikle diş hekimliğinde kendi ekolune genelleklere sahiptir.
hukuk bölümünde ise türkiye ortalamasının üstündeki fakültelerden birisidir.
maltepede kampüs tamamlandıktan sonra okul ileriye gidebilir, mühendislik fakültesinin yıldız tekniği yakalayacagı düşünülüyor. ama şimdilik durum böyle.
edit: esamesi okunan bir üniversite değildir lafıma bazı arkadaşlar takıldı. ben de biraz düşününce hak verdim. biraz abartılı bir ifade olmuş. oradan kastım hak ettiği en üst seviyelerde olmaması. tabi türkiye ortalamasının üstünde bir üniversite ama en iyiler arasında değil bence. halbuki ilk üniversitelerimizden olması sebebiyle en iyilerden olmalıydı.
devamını gör...
ülkenin geri kalmışlık belirtileri
siyasal islam.
devamını gör...
sen şimdi kaça gidiyorsun sorusu
21 yaşına gelmiş bana hala sorulan ( şaka değil ) zaman zaman oflamaya sebebiyet veren soru.
devamını gör...
saniyelik salaklıklar
telefon elindeyken telefonu aramak.
devamını gör...
sanalika
küçükken en çok sevdiğim oyunlardan birisiydi, hala da severim. bu tarz sanal dünya oyunlarını sevmemle sözlükte yazmam aynı hissiyattan kaynaklanıyor. insanlarla girdiğiniz etkileşim, kendinize ait sanal bir şahsiyet edinmeniz güzel şeyler.
sanalika, bir sanal dünya oyunudur. kendinize bir karakter yaratıp, bir de rumuz seçip oyuna başlarsınız. benim oynadığım dönemlerde bir tansu çiller politikası olarak oyuna başlayan herkese oyunun mütevazı sevgi apartmanı'nda bir ev verilirdi.* şimdi bakıyorum da o politika terk edilmiş. tabii isterseniz farklı elit muhitlerden mülk almanız da mümkündür. oyunun temel amacı sosyalleşmektir. oyunda sanal karakterinize sınıf atlattırmak üçün envaiçeşit meta ve ürün vardır. para kazanmak görevler vasıtasıyla yapılsa dahi bu şekilde zengin olmak çok zordur ve oyunun para birimi olan "sanil" satın almanız teşvik edilir. oyuna sonradan "diamond" denilen ve oyun içindeki döviz bürosundan sanil'e çevrilebilen daha değerli bir emtia da eklenmiştir. oyunun kast sistemi de vardır elbette. 4-5 çeşit kredi kartı vardır ve bunları satın alırsanız bazı ayrıcalıklar elde edersiniz. "diamond club" denilen elitler kulübü ise belirli şartları yerine getirip yaptığınız başvuru sonunda sizi bünyesine müdahil eder.
oyunda birçok mekan vardır. mekanların çizimleri ve görüntüleri çok hoştur. detaylara bayılan birisi olarak küçükken o mekandan bu mekana berduş gibi gezerdim. caddeler sayılarla ifade edilmiştir. oyunda arkadaş ekleme özelliği vardır ve online arkadaşlarınızı görebilirsiniz. halihazırda benim tüm arkadaşlarım tarihe karışmış durumdadır. belki evlenen bile vardır.*
oyunda bir mekan satın alıp işletmeniz mümkündür. oyunda hatırladığım kadarıyla gazetecilik, ressamlık, süvarilik ve yönetmenlik meslekleri vardır. bu mesleklere kolayca seçilmezsiniz. bir başvuru sürecinden geçersiniz. şahsım oyunda hiçbir baltaya sap olamamış ve işsizlik oranlarını arttıran bir hayat sürmüştür. bunun yanında oyunun düzenlediği etkinlikler de vardır ve bu etkinliklerde sosyalleşebilirsiniz. velhasılıkelam sanalika'nın hayatı çok primitif olsa da simüle etmesi, küçük arslan'ı kalbinden vurmuş ve kendine aşık etmiştir.
sanalika, bir sanal dünya oyunudur. kendinize bir karakter yaratıp, bir de rumuz seçip oyuna başlarsınız. benim oynadığım dönemlerde bir tansu çiller politikası olarak oyuna başlayan herkese oyunun mütevazı sevgi apartmanı'nda bir ev verilirdi.* şimdi bakıyorum da o politika terk edilmiş. tabii isterseniz farklı elit muhitlerden mülk almanız da mümkündür. oyunun temel amacı sosyalleşmektir. oyunda sanal karakterinize sınıf atlattırmak üçün envaiçeşit meta ve ürün vardır. para kazanmak görevler vasıtasıyla yapılsa dahi bu şekilde zengin olmak çok zordur ve oyunun para birimi olan "sanil" satın almanız teşvik edilir. oyuna sonradan "diamond" denilen ve oyun içindeki döviz bürosundan sanil'e çevrilebilen daha değerli bir emtia da eklenmiştir. oyunun kast sistemi de vardır elbette. 4-5 çeşit kredi kartı vardır ve bunları satın alırsanız bazı ayrıcalıklar elde edersiniz. "diamond club" denilen elitler kulübü ise belirli şartları yerine getirip yaptığınız başvuru sonunda sizi bünyesine müdahil eder.
oyunda birçok mekan vardır. mekanların çizimleri ve görüntüleri çok hoştur. detaylara bayılan birisi olarak küçükken o mekandan bu mekana berduş gibi gezerdim. caddeler sayılarla ifade edilmiştir. oyunda arkadaş ekleme özelliği vardır ve online arkadaşlarınızı görebilirsiniz. halihazırda benim tüm arkadaşlarım tarihe karışmış durumdadır. belki evlenen bile vardır.*
oyunda bir mekan satın alıp işletmeniz mümkündür. oyunda hatırladığım kadarıyla gazetecilik, ressamlık, süvarilik ve yönetmenlik meslekleri vardır. bu mesleklere kolayca seçilmezsiniz. bir başvuru sürecinden geçersiniz. şahsım oyunda hiçbir baltaya sap olamamış ve işsizlik oranlarını arttıran bir hayat sürmüştür. bunun yanında oyunun düzenlediği etkinlikler de vardır ve bu etkinliklerde sosyalleşebilirsiniz. velhasılıkelam sanalika'nın hayatı çok primitif olsa da simüle etmesi, küçük arslan'ı kalbinden vurmuş ve kendine aşık etmiştir.
devamını gör...



