yazarların sevdiği sıradan cümleler
az evvel niteleme sıfatı konusunda denk geldiğim ve garip bir şekilde hoşuma gitmiş şu cümle*yi örnek göstererebilirim:
yaz günleri, soğuk limonata üstüne gitmiyor bizim ucu karanlık şiirlerimiz.
yaz günleri, soğuk limonata üstüne gitmiyor bizim ucu karanlık şiirlerimiz.
devamını gör...
asgari ücretin 4000 tl olacağı iddiası
100 liranın 80 lirasına ayçiçek yağı alıyorduk demek ki artık 100 liranın tamamına alacağız. zam yapıldıkça alım gücü düşüyor zerre sevinilemeyecek bir iddia. ayrıca unutmadan ekleyeyim asgari ücret 2800 de olsa 4000 de olsa ülkedeki en düşük verilen maaş kesinlikle bu değil. özel sektörde kan emici patronlar bir hayli fazla 1000 liraya bile çalıştıran var hem de böyle bir zamanda.
devamını gör...
çiftetelli
bir emir can iğrek şarkısı.
şuradan ulaşabilirsiniz
çiftetelli oynar düzenli her gün
kafamda binbir düşünce
bilmem neden bu göğsümde mermi
sarsam geçer mi? yok sanmam
bugün üçüncü gün. üç gündür sabahtan akşama bir milyon yüz otuz altı kez bu şarkıyı dinledim. dinlettim. neden? işte bu tanım, bunu ortaya dökmek için yazılmıştır. çünkü ben kendi kendime "ahhh şöyle mi, yoksa böyle mi ki? " diye düşünürken acayip sıkılıyorum ve aklıma da zerre pozitif düşünce de gelmiyor. bu yüzden bu noktadan sonra okumayı kesip 'bana ne! ' moduna geçebilirsiniz. *
eyvah gönlüm, yandım, koş
düşler müşler artık boş
hanlar yıkılmış, düşmüş
hancı hâlâ çok sarhoş
dün ablamla konuşuyordum ve dedi ki "uzun zamandır çok mutsuz olduğunu hissediyorum ama senin anlatmanı bekliyorum. sanki sorarsam o zaman belki de göremediğin şeyleri görüp incinirsin diye korktum." hayır, tamam. görüyordum. ama ben o çok eğlendiğim hayatta, o huzursuz hissi çok derine ittiğimi sanıyordum. maske de değildi. gülüşlerim de gerçekti. ama yalnızlık kocaman sarmış çevremi.
o da böyle dedi." bütün fotoğraflarında koskocaman bir gülümseme var, objektifin karşısında yalnız olman dışında bir sıkıntı yok." bense şöyle düşünüyordum, o fotoğrafı çeken biri yanımda olmalı. oysaki yapmam gereken makineyi* birine uzatıp 'fotoğrafımızı çeker misiniz?' demekmiş.
bu açık hapishanede yine de bi' sahne bulurum yâr, yâr, yâr, yâr, yâr
emeği de ziyan edebilir ama yüreği ziyan edemez o vandallar
hah, ne diyordum? bu ara çok dağınığım. aklımda bin bir düşünce, fonda çiftetelli...
zihnimde dağıttığım her bir düşünceyi toplamak için de belki de yuvarlak seslerden çok hoşlanmak yeterli olur.. ve bundan sonra her fotoğrafta çek 'gülümsüyorum' derken ben de ergenvari ancak çok gerçek bir gülümseme ile objektife bakıyor olurum.
şuradan ulaşabilirsiniz
çiftetelli oynar düzenli her gün
kafamda binbir düşünce
bilmem neden bu göğsümde mermi
sarsam geçer mi? yok sanmam
bugün üçüncü gün. üç gündür sabahtan akşama bir milyon yüz otuz altı kez bu şarkıyı dinledim. dinlettim. neden? işte bu tanım, bunu ortaya dökmek için yazılmıştır. çünkü ben kendi kendime "ahhh şöyle mi, yoksa böyle mi ki? " diye düşünürken acayip sıkılıyorum ve aklıma da zerre pozitif düşünce de gelmiyor. bu yüzden bu noktadan sonra okumayı kesip 'bana ne! ' moduna geçebilirsiniz. *
eyvah gönlüm, yandım, koş
düşler müşler artık boş
hanlar yıkılmış, düşmüş
hancı hâlâ çok sarhoş
dün ablamla konuşuyordum ve dedi ki "uzun zamandır çok mutsuz olduğunu hissediyorum ama senin anlatmanı bekliyorum. sanki sorarsam o zaman belki de göremediğin şeyleri görüp incinirsin diye korktum." hayır, tamam. görüyordum. ama ben o çok eğlendiğim hayatta, o huzursuz hissi çok derine ittiğimi sanıyordum. maske de değildi. gülüşlerim de gerçekti. ama yalnızlık kocaman sarmış çevremi.
o da böyle dedi." bütün fotoğraflarında koskocaman bir gülümseme var, objektifin karşısında yalnız olman dışında bir sıkıntı yok." bense şöyle düşünüyordum, o fotoğrafı çeken biri yanımda olmalı. oysaki yapmam gereken makineyi* birine uzatıp 'fotoğrafımızı çeker misiniz?' demekmiş.
bu açık hapishanede yine de bi' sahne bulurum yâr, yâr, yâr, yâr, yâr
emeği de ziyan edebilir ama yüreği ziyan edemez o vandallar
hah, ne diyordum? bu ara çok dağınığım. aklımda bin bir düşünce, fonda çiftetelli...
zihnimde dağıttığım her bir düşünceyi toplamak için de belki de yuvarlak seslerden çok hoşlanmak yeterli olur.. ve bundan sonra her fotoğrafta çek 'gülümsüyorum' derken ben de ergenvari ancak çok gerçek bir gülümseme ile objektife bakıyor olurum.
devamını gör...
polis kılığına girerek yurttaşlarını soyan ugandalı
kör ile yatan şaşı kalkar..
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
" yeni toplumlar, kendileriyle birlikte yeni şarkılar getirir."
devamını gör...
bilgi kategorisinden sorumlu moderatörün ayrımcı olması
devamını gör...
mutfakta sinir eden durumlar
benden önce mutfakta olan kişinin bulaşıkları lavabonun içinde bırakması ve lavabonun öyle ağzına kadar dolu bir vaziyette durması. tezgahın üstüne bari bırak da lavabonun altında akıtıp makineye koyması kolay olsun be insan! yazmak bile sinirlendirdi.
devamını gör...
gaz kaçağını çakmakla kontrol etmek
adrenalin yükseltmenin en ucuz ve kestirme yoludur.çok gereksizdir.
devamını gör...
çocukların yarattığı kelimeler
yeğenim (3,5 yaş) kamyon arabalarına "mişmaaza", noodle'a "makarna çorbası" diyor. ikincisi mantıklı ama birincisinin nedenini hala çözemedik.
devamını gör...
18 şubat 2021 apartman boşluğu yayın
ıyi bir yayındı bence. heyecan çok sezmedim. hoş olsa da fena olmazdı.güzel sorular soruldu ve güzel cevaplar da verildi. ilk programların günahı olmaz demek istiyorum. zamanla sözlüğün ve radyonun daha da gelişeceğini, ve bu zamanlara dönüp "ulan görüyor musunuz neydik ne olduk" diyeceğiz.
bazı şeyleri çok da ciddiye almayın gülün, eğlenin,dinleyin ve geçin.
bazı şeyleri çok da ciddiye almayın gülün, eğlenin,dinleyin ve geçin.
devamını gör...
çayın hüzne iyi gelmesi
iyi gelmediği duygu durum yok ki.
ağla iyi gelir, gül iyi gelir, tatlı ye yakışır, tuzlu ye yakışır, kitap oku yakışır, sözlükde yaz yakışır vb.
her yere götürülür.
yok böyle bir kanka.
ağla iyi gelir, gül iyi gelir, tatlı ye yakışır, tuzlu ye yakışır, kitap oku yakışır, sözlükde yaz yakışır vb.
her yere götürülür.
yok böyle bir kanka.
devamını gör...
ders çalışmamak için yapılanlar
sözlüğe girdim, youtube'dan video izledim, ortalığı biraz toparladım hayır bir de cidden hiç kaygım yok sanki ben girmeyeceğim yarın ki vizelere.
devamını gör...
tansu çiller
kıbrıs rum kesimi'ne s-300 füzeleri yerleştirilmiş ve bu füzeler, türk savaş uçaklarına kilitleniyordu. tansu çiller de bunun üzerine o füzeler oradan ya gidecek, ya gidecek. gitmezse türk ordusu gerekeni yapacak. vurulması gerekiyorsa vurulacak diyerek meydan okuyor. akabinde rumlar paniğe kapılıyorlar ve füzeler kaldırılıyor.
devamını gör...
karavan
günün birinde sahip olmak istediğim araçtır. alacağım başımı gideceğim buralardan. soğuk bir kış günü karavanımı deniz kenarına çekip köpüren dalgalara baka baka sıcak şarapımı yudumlamak istiyorum.
devamını gör...
sanıldığı kadar başarı gerektirmeyen şeyler
rektör olmak. yazıldı değil mi bu yazılmış olmalı!
devamını gör...
kürtajın yasaklanması gerekliliği
kürtaja bebeği taşıyan, büyütecek olan kadın karar verir. başka kimseye bu kararı vermek düşmez. haddinizi bilin biraz.
t:evlilik içi tecavüz kavramını halen idrak edemeyenlerin savunduğu düşünce.
t:evlilik içi tecavüz kavramını halen idrak edemeyenlerin savunduğu düşünce.
devamını gör...
nickaltına yazılınca mutlu olan yazar
yaşamak istediğim mutluluktur.
devamını gör...
sözlük dergisi duyuruları
bugün dergimizi şereflendiren yazarımız:
bol giyimli kukla. bir solukta okunacak bu güzel yazıya buradan ulaşabilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
dergimize de buradan ulaşabilirsiniz.
bol giyimli kukla. bir solukta okunacak bu güzel yazıya buradan ulaşabilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
dergimize de buradan ulaşabilirsiniz.
devamını gör...
