büyük mutluluk veya heyecanlarla değil, küçük ve rutin şeylerle yaşadığımı hissederim. bir pazar kahvaltısında ailecek sohbet ederken bi anda durup yaşamak böyle bir şey diye düşünürüm veya arkadaşlarımın dertlerini dinleyip onlara çözüm bulmaya çalışırken.
devamını gör...

tarihin seyrini değiştiren ve dört kitaptan oluşan rousseau eseri. ayrıca bu eser , rousseau 'yu bu fikrin babası konumuna yükseltmiştir fakat hobbes , locke hatta suarez 'in fikirleri üzerine şekillendirilmiş bir eserdir. okunduktan sonra rousseau'nun ; ' l'homme est né libre, et partout il est dans les fers'aforizmasına hak vermemek elde değil.

--- alıntı ---

ıl y a donc trois sortes d'aristocratie : naturelle, élective, héréditaire. la première ne convient qu'à des peuples simples ; le troisième est le pire de tous les gouvernements. la deuxième est le meilleur ; c'est l'aristocratie proprement dite.

--- alıntı ---
devamını gör...

siyasi rant için kan dökülmesini isteyenleri üzmüş bir haber.
devamını gör...

oralarda da yaşam sürüp gidiyordur burada olduğu gibi.
devamını gör...

ihtiyarlamak ile aynı şey değildir.

kızıldereliler şöyle der ''yaşlılık ölüm kadar şerefli değildir. yine de çok kimse onu ister.''
devamını gör...

hermann hesse'nin tüm eserlerinden derlenen muazzam kitabı. kapağını kapatır kapatmaz soluğu burada aldım. hiç abartmıyorum, harika tasvirleri, iç ısıtan çizimleri ve yazarın ağaçlara/doğaya duyduğu derin sevgiyi cümlelere döküşündeki ustalıkla kitaplığımdaki en kıymetli kitaplardan biri oldu. dönüp dönüp okuyacağım.

çocukluğumdan bu yana ağaçlarla ayrı bir bağım olduğunu düşünmüşümdür. zamanında fowles'ın "ağaç ve doğanın doğası" kitabını okurken yazarı kendime çok yakın hissetmiş, bakış açılarımızın benzerliğine hayret etmiştim. ancak hesse'nin bu kitabını okurken; olmak istediğim kişiyi ve sahip olmak istediğim bakış açısını gördüm. doğaya, ağaçlara, kuşlara bir gezginin gözüyle bakabilmek istedim.

isimlerini bilmeden dakikalar boyunca seyrettiğim, her bir detayını ezbere bildiğim o ağaçları düşündüm. hiçbirini tasvir etmeye yeltenmemiş, haklarında tek bir söz etmemişim. ne tuhaf. oysa şimdi bir ağacın karşısına geçip ustaca olmayan hatta epey amatörce sayılabilecek çizimler yapıp sonra da uzun uzun yazmak istiyorum.

bu yaz maalesef orman yangınlarından nasibini alan şehirlerden birindeyim. sıklıkla kullandığımız o dağ yamacına bakan yoldan her geçişte, yeşilin içinde yanık kahverengiyi görmek, yükselen dumanları ve yaşadığımız korkuyu hatırlamak, kim bilir ne zaman eski yeşiline kavuşacağını düşünmek beni çok üzüyor. yazar, şiddetli rüzgarda devrilen ağacın yerine bir fidan diktiğinde "aynı heybete kavuşmuş olduğunda ben bu dünyada olmayacağım" demişti. yangının ardından çevremdeki büyüklerden birinden benzer bir cümle duymuştum. hepimiz bilincindeyiz ki bu ağaçlar, bu heybetli ağaçlar hepimizden eski. hepimizden kuvvetli bağları var dünyayla ve yok olmaya bir kıvılcım mesafesindeler. ne üzücü.

"tek başına duran ağaçlara daha da hayranım. yalnız insanlar gibidir onlar. şu ya da bu zaaftan ötürü sıvışıp giden münzeviler gibi değil, yalnızlaşmış büyük insanlar gibi, beethoven ve nietzsche gibidirler."

devamını gör...

kişinin ileriki yaşlarında çok büyük sorunlara yer açacaktır. ailesinde yaşadığı sorunlar yüzünden hep kendini eksik hissedip sorunun kendisinde olduğunu sanacak maalesef bazı davranışlarda karşımızdakini hiç düşünmeden çok duygusuzca hareket edebiliyoruz oysaki onu yaşayan çocuğun ruhunda çok büyük bir eksiklik olacaktır. aileler bu konuda çok bilinçsiz hareket ediyor.
devamını gör...

kendimi sileceksem,
bilirim sende varım.
senin ben yarısıyla seni ben tamamlarım.
seni sende bütünler,
sana sende inanır,
seni sende silerim,
seni bende yazarım...

çizgi-özdemir asaf
devamını gör...

sokak ortasında el ele yürüyen çiftlerden farkı olmayan çifttir size ne kardeşim. bunları dert edeceğinize insana şiddeti, hayvana şiddeti, tacizi, tecavüzü, cinayeti dert edin.
devamını gör...

umumu alakadar etmeyen konularda seçkin geçinenlerin yaptığı fikir teatisi olup maksat orgazma yahut doyuma ulaşmaktır. belirleyici olan egonun sığlığı/derinliği ve 3. şahıslara gösterilmeye çalışılan elitizm tandanslı inikâslardır.
devamını gör...

aklima sözlükten gittiğimde x yazarın hakkimda yazdığı kötü bir yorumu beğenen yazarları getiren başlık.

hepinize sira gelecek hepinize.
devamını gör...

olay yeri incelemelerinde kullanılan ve kan izlerini ortaya çıkaran yöntem.

luminol adlı madde yardımıyla gerçekleştirilen bu yöntemde, luminol kandaki demir ile etkileşime girer ve oluşan maddenin enerji seviyesi yüksek olan elektronları, düşük enerji seviyelerine geçerken ışıma yapar. böylece kan izleri, yaydıkları ışık sayesinde görünür hale gelir. elbette sadece kan ile tepkimeye girmiyor. bu nedenle eğer ortamda bir parıltı fark edilirse, bulunan madde testten geçiriliyor ve ne olduğu, eğer kansa insan kanı olup olmadığı gibi detaylar ortaya çıkarılıyor. böylece bir olay yerinde yapılan incelemede, katil ne kadar temizlik yaparsa yapsın, aşağıdaki şekilde bir görüntü ortaya çıkabiliyor:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

ders çalışmak.
devamını gör...

noosilenc adlı sanatçının eseri…

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sanat eseri gibi ekmekler yapıyorum evet. siz bi de cupcakelerimi görün..
devamını gör...

tüm kalbi sarı lacivert atanların bu güzel günü kutlu olsun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ekleme: ulen başlık altında herkes haklı bu nasıl oldu anlamadım

misal ben. neden izin veriyorlar anlamıyorum. hiç bir özelliğim, bilgim yok ama burada yazabiliyorum ve benim gibi niceleri burada. gerçi beni önceden kovdular ama geri geldim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

piercingler içinde delimi bana göre en zor ve zahmetli olandır. dilinizi birkaç dakika boyunca köpek misali dışarıda tutmak ve delimin acısına katlanmak hiç kolay değildir. bakımı kolay olsa da ilk 1 hafta bitkisel hayat moduna geçersiniz. konuşmanız peltekleşir, en sevdiğiniz yiyeceklere hüsranla bakarsınız. estetik açıdan güzel durmaktadır. yemek yemeyi seven bir insansanız benim gibi 6 saatin sonunda 'eeehhh yeter be, yemek istiyorum!' nidalarıyla çıkarmak zorunda kalırsınız.
devamını gör...

tut şu başlığı tutturalım abi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sağda solda birbirine geçmiş elli tane kaynak olsa da sözlükte bu bölümü okumaya yeltenecek yazar ve çaylaklar için çok detay içinde yüzmeyen, eli yüzü temiz bir yazı yazmak farz oldu. başlık bile açmamışsınız ulan ayılar.

endüstri kimyageri veya proses mühendisi diye anılsa da bence ikisi de bir bakıma eksik tanımlamalar ama kimya sevgisi ile yanıp tutuşuyorsanız ve fizikten, matematikten feci çakmışsanız bu meslek, sizin mesleğiniz değil. başındaki kimya kısmını görüp sevindirik olmayın zira bölümün çok küçük bir kısmı gerçekten kimya ile ilgili. baskın yanı daima mühendisliktir bu alanın. ilk iki sene zaten temel mühendislik dersleri görmek üzerine geçer. yani fizik ve matematik ile aranız yoksa sürünerek bile geçemez üstüne babayı alırsınız.

ulan biz buraya meth yapmak için girdik ne diye akışkanlar mekaniği, reaksiyon mühendisliği, proses dinamiği ve kontrolü, termodinamik, fizikokimya falan görüyoruz calculus ne alaka dediğinizde olayın civcivli kısmına giriş yapmış oluyorsunuz. eğrisini doğrusunu bilerek girin şu bölüme, fizik 101'i görünce eliniz ayağınız birbirine girmesin. ben bilmiyordum ama fizik ve matematik benim için çerez gibi olduğundan yata yata geçtim. sizde aynısı olmayabilir. proflara alık alık bakarak bölümü uzattıkça uzatmak da var. ha bana kalırsa sündüre sündüre okumak daha iyidir. hiçbir şey bilmeden mezun olmaktansa bir iki sene diplomayı geç alın ama alan bilgisi sağlam şekilde mezun olun.

kimya mühendisleri sanayi ve üretimin bel kemiğini oluşturur. elinizde tuttuğunuz telefondan kullandığınız pek çok diğer şeye kadar garanti bir kimya mühendisi üretim sürecini yönetmiş veya katkıda bulunmuştur ama bu hemen sevindirmesin. çok geniş bir iş alanı olsa da türkiye'de y***ak kürek işlere mahkum olabilir hatta işsiz kalabilirsiniz çünkü biz sanayileşememiş tırt bir ülkeyiz. üretim yoksa bize ihtiyaç da yoktur. ha ama bazı şartlar sağlandığında para içinde yüzebilirsiniz. milyoner olmazsınız zaten maaşla çalışarak milyoner olunmaz ama çok sağlam gelir kapısıdır.

bu şartları sağlamak da g*t istiyor. hele bizim ülkede baya bir istiyor. kimya mühendisliği, türkiye şartlarında boğaziçi, itü, odtü, koç gibi üniversitelerde okunmayacaksa çöp bir bölüm. yani bu üniversitelerde bu bölüm tutmuyorsa hiç yazmaya bile gerek yok. abet akreditasyonu şart arkadaşlar. ha tutturmanız da yetmez. bir kere dersleri ezber yapıp geçmek yok. oturup adam akıllı çalışacak ve anlayacaksınız o dersleri yoksa üçüncü sınıfa geçtiğiniz gibi nevriniz döner, bölümden tiksinirsiniz. her telden çalar çünkü dersler. az biraz makina mühendisliği, statik falan derken inşaat mühendisliği, ekonomi, biraz moleküler biyoloji biraz da elektirik elektronik derken karman çorman bir program vardır. her şeyden az öğrenirsiniz ama çok geniş alana yayılmıştır. bölüm çok zor demelerinin esas sebebi de budur zaten. her şeye kafanızın basmasını beklerler. benim için zor değildi çünkü ben köküne kadar fizik, kimya ve matematik hatta biyoloji içine batmış bir insanım. yine de benim bile dersten çıkıp kenarda köşede ağladığım oldu. baya oturup hıçkıra hıçkıra ağladım ama benim kimya'da çap tercih etmem gibi bir etken de var. saçım dökülüyor ulan hâlâ.

dereceyle mezun oldunuz hatta benim gibi ben kimya da istiyorum ulan diye çap'da soluğu aldınız diyelim. iş orada da bitmiyor. dil bileceksiniz. bakın bu öneri değil bu alanda adam akıllı iş istiyorsanız s**e s***ke öğreneceksiniz. ingilizce'de en kötü c1 lisansınız olacak dahası ielts ve toefl'da skorunuz olacak ki yurtdışında sizi adam yerine koyup işe alsınlar. o da yetmez, üstüne gidip ikinci bir dili de öğreneceksiniz. tavsiyem almanca çünkü almanya'da üç sene çalışmış biri olarak çok iyi paralar döndüğünü ve işinizi hakkıyla yapabileceğiniz bir sürü alan olduğunu söyleyeyim. avrupa eskisi kadar ihtiyaç duymasa da abd ve arap yarımadası da iyi paralar döküyor bize. petrokimya'da dönen paraları bilseniz dudağınız uçuklar.

bu şartları sağladıktan sonra yurtdışında rahat iş bulur, iyi paralar da kazanırsınız. kalifiye bir kimya mühendisi dünyanın her yerinde çok rahat iş bulur. türkiye'de bile bulursunuz ama mesleği hakkıyla yapabilir misiniz, o imkan sağlanır mı tartışılır. ben ülkeye mecburiyetten döndüm ama burada bile çok sağlam bir maaşla iş bulma şansım oldu mesela ama dediğim gibi beni baz almayın. ben yüksek mühendis olmam bir kenara 10 yıldan az iş tecrübem olmasına rağmen kıdemli mühendise denk bir cv, eğitim ve tecrübe sürecine sahibim üstüne aynı zamanda kimya mezunu da olduğum için işverenlerin fazladan iş yükü yıkabileceği bir insanım. dünyada çok saygı gören bir meslek olsa da türkiye'de işsiz kimya mühendisi ordusu var.

işe girdiğiniz gibi ayrı sinir stres dönemi başlar çünkü fabrikada gördüğünüz ile derslerde gördüğünüz her şeyin arasında sırat köprüsü gibi uçurum vardır. yine de iş imkanlarının bir kısmını yazayım biraz fikriniz olsun. her sektörde iş bulursunuz derken ta***k geçmiyordum. kağıt sanayisi, kimya, hızlı tüketim ürünleri, cam ve seramik, kozmetik, enerji, çimento, otomotiv, savunma, endüstriyel gazlar, tekstil, yapı kimyasalları, petrol ve petrokimya, biyoyakıtlar, metal, tarım ilaçları ve gübre derken uzar gider bu liste. hani liste o kadar uzar ki benim bilmediğim iş alanları bile vardır muhtemelen.

bir diğer yanılgı kimyager ve kimya mühendisliğini aynı sanmak. benim durumumda ben hem kimyager hem kimya mühendisiyim bundan ötürü aradaki farkı ilk elden görme şansım var ancak teoride bile aynı kulvarda olan meslekler değiller zira dediğim gibi kimya mühendisliğinde mühendislik daima ağır basar. kimya ağırlıkta olarak bilimdir ama kimya mühendisliği her türlü kimyasal üretim sürecinde parmağı olan bir mühendislik dalıdır ve genel görünün aksine uygulamalı fiziğe daha yakındır.

neticede bu bölüm okurken ızdırap veren bir bölüm olsa da biraz saç kaybetmek ve delirmeyi sorun etmediğiniz takdirde şahane bir meslektir ve çok iyi para da kazandırır. 4 temel mühendislik dalından belki de en meşakatli olanı olduğunu unutmadan tercih edin. abet akreditasyonu için müsait bir zamanda ayrı bir yazı da yazarım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim