öz güveni azaltan şeyler
aile.
kötü aile insanı bitirir. bilerek yapmasalar bile psikolojik manipülasyonla sizi her geçen gün yetersiz hissettirmeleri, zamanla sizin de kendinizi yetersiz olduğunuza inandırıyor ve gerçekten artık bir şeyler başarmanın imkansız olduğuna inanmaya başlıyorsunuz.
özgüveninizi, öz saygınızı ve daha insan hissettiren birçok duygunuzu yitirmiş biri olarak hayata 10-0 geriden başlıyorsunuz.
kötü aile insanı bitirir. bilerek yapmasalar bile psikolojik manipülasyonla sizi her geçen gün yetersiz hissettirmeleri, zamanla sizin de kendinizi yetersiz olduğunuza inandırıyor ve gerçekten artık bir şeyler başarmanın imkansız olduğuna inanmaya başlıyorsunuz.
özgüveninizi, öz saygınızı ve daha insan hissettiren birçok duygunuzu yitirmiş biri olarak hayata 10-0 geriden başlıyorsunuz.
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
özenle hazırlandığını bildiğimiz bir program daha. içerik ne acaba? bize bile söylemedi. * beklemedeyiz son istasyonu!
devamını gör...
borç vermek
eğer yaptıysanız verdiğiniz parayı geri alamama ihtimalinizi de hesaba katmanız gereken eylemdir.
benim borç verecek kadar param olmadığı için hiç yapmadım ama çok güvenmediğim bir insana da borç vermem.
benim borç verecek kadar param olmadığı için hiç yapmadım ama çok güvenmediğim bir insana da borç vermem.
devamını gör...
ölmüş kişilerin fotoğraflarına bakmak
insanın kendine bile isteye yaptığı işkence ile verdiği en güzel armağan arasındaki çok geniş bir skalaya sahip eylem.
devamını gör...
otobüste koltuğu sonuna kadar yatıran tipler
alnından öpüp helalimsin demelik tiplerdir.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
tanımlarıni sevdiğim ve çokça samimi bulduğum yazardir kendileri :)
devamını gör...
le feu follet
maurice ronet'nin oyunculuk performansına ve louis malle'in çıkardığı üst düzey işe rağmen aslında daha başından hatalı olan 1963 yapımı film. fransız dadaist jacques rigaut'yu bir kez okumuş olmak bile filmin uyarlandığı kitabın yazarı pierre eugène drieu la rochelle'in ortaya çıkardığı işi bombardımana tutmaya yeter ve zaten kitap oldukça yerilmiştir de çünkü filmde alain rolü ile karşımıza çıkan ronet, jacques rigaut'nun yaşamı ve dünya görüşünün rochelle tarafından oldukça yanlış aktarılmış bir yansımasıdır. rochelle, henüz 30 yaşında intihar etmiş olan rigaut'nun yakın dostu olmasına ve kendisi de bir dönem dadaizm'in sınırlarında dolanmasına rağmen esasında temelinden bir ahlakçıdır ve kendi ifadesine de baktığımız zaman rochelle yazdıkları ile rigaut'nun yaşamını gereksizce romantize etmiş ve derininde yargılamıştır, yani la valise vide öyküsünde yaptığı gibi rigaut'yu yeniden öldürmüştür aslında.
"je t'ai tué, rigaut, j'aurais dû te prendre contre mon sein pour te réchauffer." (seni öldürdüm, rigaut. oysa seni bağrıma basabilirdim) pierre rochelle / günlükleri
rochelle'in sarsak ifadelerinden arındığımızda ve gerçek bir flaneur olan rigaut'nun yaşantısına baktığımızda onun bu dramatizeden kaçındığı yaşamından ve ölümünden gayet net anlaşılabilir. henüz 20 yaşında kendini 10 yıl sonra öldüreceğinden söz etmiş ve eyleme dönüşemeyeceğine kesin gözüyle baktığı arzuların onda uyandırdığı tedirginliğe bütünüyle boyun eğmiştir. intiharı daima bir meslek olarak görmüş, vous êtes tous des poètes et moi je suis du côté de la mort* cümleleri ile ifade ettiiği gibi yaşamı boyunca ölümden yana olmuştur. 30 yaşında, sırf kurşun kalbini ıskalamasın diye cetvelle silahı dayayacağı yeri ölçecek kadar tutkuyla ölüme yürümesi de kendi yaşamı hakkındaki söylemlerini haklı çıkarmaya yetecektir.
film elbette rigaut'dan tamamen arınmış değil ama bu rochelle'in rigaut'su yine de filmin avrupa sinemasının gördüğü en etkileyici filmlerden olduğunu söylemek de yanlış değil. malle izleyenin içindeki ipleri kesip atmayı değil içeride yanabilecek ne varsa yakmayı deniyor ve kısmen başarılı da oluyor.
"je t'ai tué, rigaut, j'aurais dû te prendre contre mon sein pour te réchauffer." (seni öldürdüm, rigaut. oysa seni bağrıma basabilirdim) pierre rochelle / günlükleri
rochelle'in sarsak ifadelerinden arındığımızda ve gerçek bir flaneur olan rigaut'nun yaşantısına baktığımızda onun bu dramatizeden kaçındığı yaşamından ve ölümünden gayet net anlaşılabilir. henüz 20 yaşında kendini 10 yıl sonra öldüreceğinden söz etmiş ve eyleme dönüşemeyeceğine kesin gözüyle baktığı arzuların onda uyandırdığı tedirginliğe bütünüyle boyun eğmiştir. intiharı daima bir meslek olarak görmüş, vous êtes tous des poètes et moi je suis du côté de la mort* cümleleri ile ifade ettiiği gibi yaşamı boyunca ölümden yana olmuştur. 30 yaşında, sırf kurşun kalbini ıskalamasın diye cetvelle silahı dayayacağı yeri ölçecek kadar tutkuyla ölüme yürümesi de kendi yaşamı hakkındaki söylemlerini haklı çıkarmaya yetecektir.
film elbette rigaut'dan tamamen arınmış değil ama bu rochelle'in rigaut'su yine de filmin avrupa sinemasının gördüğü en etkileyici filmlerden olduğunu söylemek de yanlış değil. malle izleyenin içindeki ipleri kesip atmayı değil içeride yanabilecek ne varsa yakmayı deniyor ve kısmen başarılı da oluyor.
devamını gör...
ne mutlu kürtüm diyene
ne mutlu insanım, her millete karşı anlayışlı ve vicdanlı.
devamını gör...
iyi geceler sözlük
iyi geceler sözlük. bugün kendime bir şey katmadığım için kendimden özür diliyorum. umarım yarın daha iyi bir gün olur.
devamını gör...
pandemide kitap satışlarının artması
insanların kitapları netflixten daha keyifli olduğunu keşfetmesinden dolayı oluşan durumdur.
sıkılıyor açayım kitap okuyayım diyor sonra aa kitap okumak ne kadar güzelmiş diyor ve devam ediyor.
sıkılıyor açayım kitap okuyayım diyor sonra aa kitap okumak ne kadar güzelmiş diyor ve devam ediyor.
devamını gör...
biontech ikinci doz aşısının yan etkileri
kuyruk çıkarıyorsun.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
tanrı, size istediğiniz insanları değil,ihtiyacınız olan insanları verir. öyle ki bu insanlar size yardım edecek, sizi incitecek, size acı verecek, sizi terk edecek, sizi sevecek ve olmanız gereken insan olabilmenizi sağlayacaktır.
devamını gör...
minimal yaşam tarzı
birkaç yıldır trend olmuş olan yani en azla yetinmek ve israftan kaçınmak. bu tarzı benimseyen yeni kuşak israfa karşı ve gardırobunda kıyafete çok yer vermiyor.
devamını gör...
köroğlu
özellikle cüneyt arkın'ın olağan üstü filmiyle tanıdığımız bir destan... en azından bizim yaş grubunun.
bu destanda kahraman da, konu da ''at'' üzerine kuruludur.
yabana atılmamalıdır, çünkü; dünya edebiyatında ''büyük eserler'' arasında yer alır.
anadolu, azerbaycan, balkanlar, kırım ve kafkas, türkmen, özbek, uygur, kazak, karakalpak ve tacik gibi toplumlarda değişik versiyonları bulunmakta.
her türk destanında olduğu gibi at; kahramanın yardımcısı, yoldaşı, ve gerektiğinde yol göstericisi konumundadır. ruşen'in atı muhteşemdir. bir deniz aygırı sudan çıkarak, at sürüsü içinde bir kısrağı aşmasından doğar aşgar. bu sebeple muhteşemdir.
aşgar bir sürü destanda, ”atadan bidevdir anadan kühlan” sözleriyle tasvir edilmiştir. burada ki bidev; su aygırı'dır.
en iyi at yetiştiricisi olan ruşen ali'nin babasından bolu beyi, elindeki ''en iyi atı'' ister. baba söz namustur diyerek, elindeki en iyi atı bolu beyine gönderir. ancak, at çok çelimsiz görünmektedir ve bolu beyi kendine hakaret edildiğini düşünerek ruşen alinin babasının gözüne mil çektirir. at sürüleri elinden alınır.
ruşen ali'nin adı bundan gayri ''köroğlu''dur. elinde kalan iki şey vardır: kör babası ve ''aşgar''
40 gün karanlıkta, bakılır beslenir aşgar. ancak ahırın toplu iğne kadar bir noktası gün ışığı almıştır. .
çamur içinde koşturulmuş olan atın toynağı hiç çamur olmamaktadır. bu atın ayaklarının koşarken yere değmediğine delalettir. o gün ışığı girmese atın kanatları da çıkacaktır. (bkz: pegasus)
böylelikle zalım bolu beyine karşı köroğlu savaşırken, aşgar en büyük yardımcısı ve destekçisi olacaktır.
''
''
bu destanda kahraman da, konu da ''at'' üzerine kuruludur.
yabana atılmamalıdır, çünkü; dünya edebiyatında ''büyük eserler'' arasında yer alır.
anadolu, azerbaycan, balkanlar, kırım ve kafkas, türkmen, özbek, uygur, kazak, karakalpak ve tacik gibi toplumlarda değişik versiyonları bulunmakta.
her türk destanında olduğu gibi at; kahramanın yardımcısı, yoldaşı, ve gerektiğinde yol göstericisi konumundadır. ruşen'in atı muhteşemdir. bir deniz aygırı sudan çıkarak, at sürüsü içinde bir kısrağı aşmasından doğar aşgar. bu sebeple muhteşemdir.
aşgar bir sürü destanda, ”atadan bidevdir anadan kühlan” sözleriyle tasvir edilmiştir. burada ki bidev; su aygırı'dır.
en iyi at yetiştiricisi olan ruşen ali'nin babasından bolu beyi, elindeki ''en iyi atı'' ister. baba söz namustur diyerek, elindeki en iyi atı bolu beyine gönderir. ancak, at çok çelimsiz görünmektedir ve bolu beyi kendine hakaret edildiğini düşünerek ruşen alinin babasının gözüne mil çektirir. at sürüleri elinden alınır.
ruşen ali'nin adı bundan gayri ''köroğlu''dur. elinde kalan iki şey vardır: kör babası ve ''aşgar''
40 gün karanlıkta, bakılır beslenir aşgar. ancak ahırın toplu iğne kadar bir noktası gün ışığı almıştır. .
çamur içinde koşturulmuş olan atın toynağı hiç çamur olmamaktadır. bu atın ayaklarının koşarken yere değmediğine delalettir. o gün ışığı girmese atın kanatları da çıkacaktır. (bkz: pegasus)
böylelikle zalım bolu beyine karşı köroğlu savaşırken, aşgar en büyük yardımcısı ve destekçisi olacaktır.
''
devamını gör...
yazarların en son okuduğu kitap
stefan zweig- mecburiyet
devamını gör...




