kalabalık bir ortamdasınız ve bir akşam yemeği için insanlar toplanmış. herkesin görebileceği bir yere bir avuç peçete bırakıyorsunuz.

gecenin sonunda insanların peçeteleri rahatlıkla kullandığını göreceksiniz. ve büyük ihtimalle tüm peçeteler tükenir .

yine aynı ortamdasınız ve aynı insanlar bu sefer aynı peçeteler yerine şık , kırmızı ve sürekli kullanılmayan farklı bir renkte bir peçete bıraktınız herkesin görebileceği bir yere. insanlar bu sefer peçeteleri fazla fazla almıyor israf etmiyor. işleri bitince atmak yerine tekrar tekrar kullanıyor.

işte insanlar gündelik hayatta sürekli gördükleri şeyleri , alışagelmişin dışında bir şey gördükleri zaman ona diğerlerine göre daha fazla değer yüklerler.
devamını gör...

adam kendi g*v*t in teki ama videodaki öteki adamlarda canımı sıktı .tacize uğrayan hanımefendiyi takma falan diyip uzaklaştırmaya çalışıyorla ama adamın sözlerine hiç bir tepki yok . hanımefendi kadar cesaretleri yok sanane aliminyum uzaklaş diyememişler adama . hanımefendiye çok geçmiş olsun ...
devamını gör...

yalnız bir zavallı, kapkaranlığın içinde, sonsuz siyahın izinde giden, sesin yok sayıldığı yerlere ait biri.
devamını gör...

isviçreli ressam. 70’li yıllardan 2010’lara kadar üretmeye devam etmiştir. aynı zamanda heykeltraştır da kendileri. ama esas ününü dune ve alien gibi yapımlar için oluşturduğu eskiz ve çizimlerle kazanmıştır diyebiliriz. giger’s necronomicon, giger’s alien ve arh+ gibi bilindik kitaplarında bu çizimleri görebilirsiniz.

kendisi sürreal çalışmayı pek sever fakat eserlerinde bana göre aşırı bir organiklik de vardır. her an her şey hareket edecekmişçesinedir yani. doğala yakın ama bir o kadar da ürkütücü.

işte jodorowsky’nin dune’u için olan çizimleri;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şunlar da diğer ilginç işlerinden bazıları;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

giger’ın çizimleri neredeyse tüm ailen filmlerinde kullanılmakla beraber başka filmlerde de karşımıza çıkmakta, hatta kendisinin bir batmobil tasarımı yapmışlığı da vardır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sadece filmlerle de kalmamış, müzik ve oyun alanında da kendisinin eserlerinden etkilenmiş yapımlar ortaya çıkmıştır. işte onlardan biri olan scorn adlı oyundan bir görsel;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kendisinin dune için olan çizimlerini filmde görmek isterdim açıkçası. insanlar ve makinelerin o ilginç karışımı, bu evreni çok güzel betimleyebilirdi.

kitaplarından bir kısmını amazon türkiye’de bulabilir almak isteyenler. gerçi fiyatlar biraz tuzlu. bin tl falan diyor bazıları için. en ucuz olan kitabı şu an 120 civarı. meraklısı kaçırmasın derim.
devamını gör...

sabah olsa da girsem..
heyecanından uyuyamadım..
bekleyin beni dalaman-gocek koyları..
devamını gör...

gündem gündem gundemdir.
devamını gör...

maxilla adını verdiğimiz üst çene kemiğinin parçalarının embriyonik dönemde kaynaşması neticesinde meydana gelen oluk.
devamını gör...

mahlasındaki tatlı ve şirinlik, paylaşımlarına da yansımış güzel bir yazar.
sıkılmadan keyifle okuyor ve takip ediyorum.
devamını gör...

sussam tesiri yok, söylesem silivri efendim.,
onun dışında yazıcı, tarayıcı ve çamaşır kurutma makinesi sesi bu tarz seslere örnek verilebilir.
devamını gör...

yırtık kot.
devamını gör...

sende hep kendini düşün, şefik'in kuşunu hep taca at.

şefik bey seni sabote edince de burda köpür.

sonra muhabbet kuşları kötü, yok öyle dava, kollayacaksın g**ü*
devamını gör...

sağlık, eğitim, barınma. bunlar insanın ihtiyacı olan ve devlet tarafından ücretsiz sağlanması gereken ihtiyaçlardır. aslında eklenebilir birkaç şey daha var tabi. acı tarafı bunların ütopya olduğunu bilmek. ücretsiz patates soğan vb. şeyler varken kim ne yapsın sağlığı, eğitimi? yardıma muhtaç toplum oluşturularak kendinizi vazgeçilmez kılarsınız. (bkz: iktidar sahipleri) o nedenledir ki var bi hayalimiz..
devamını gör...

"ne zaman ki bir hayvan, tür veya birey içgüdülerini kaybedip kendisine zararlı olanı seçmeye, zararlı olanı yeğlemeye başlar, ona yozlaşmış derim." demiş nietzsche.

insanlara bakınca artık sivri dişleri kana bulanmış o korku filmlerindeki yaratıkları görüyorum.
devamını gör...

dün gerçekleşmiş hadise ,adam 12 yıldır gezmiş ancak bölüm sonu canavarını geçememiş.

buradan
devamını gör...

geçen gün - profilimde gördüğünüz fotoğrafı çektiğim - şelaleye gittik bir çay içelim dedik kuzenlerle. size yemin ederim geçtiği her yerin ama her yerin fotoğrafını çekti kuzenlerimin eşleri. o kadar bağımlı olmuşlar ki.. ben ise onların ısrarları ile birkaç yerde fotoğraf çektirdim ki zaten maksimum 3 fotoğraf beğenebildim. neyse demek istediğim ben elbisemi toplayıp, masaya oturup, ayaklarımı o buz gibi suya teslim edip çayımı yudumlarken bunlar delirmişcesine fotoğraf çektiler.. anlam veremiyorum.. bazı anlarda izlerim, yaşarım fotoğraf çekmem. bu daha özel kılıyor yaşanan ânı. özellikle tek başıma sahile gittiğimde, ya da özenle hazırlandığım pekçok günde fotoğraf çekmem. oysaki insanlar tam da bu gibi anlarda fotoğraf çekip ânı yaşamayı bırakıyor..
devamını gör...

çok güzel bir eser olduğu için seslendiren her kim olsa da dinlenir.
devamını gör...

akademik başarıdan çok açtığı pankartlarla gündeme gelen üniversite.
devamını gör...

"uykunun içinde bir rüya,
rüyamda bir gece,
gecede ben...
bir yere gidiyorum,
delice...
aklımda sen.”
devamını gör...

alman ikiliği olarak da bilinen siyasi terim.
avsutuya ve prusyanın almanyada egemen olmak için mücadelesi için kullanılmıştır. öyle ki bu iki ülke neredeyse tüm siyasi olaylarda birbirinin zıttı olmuştur.
prusya protestanken avusturya katoliktir.
prusya kendi çatısı altında bir imparatorluk isterken avusturya da kendi çatısı altında bir imapartorluk istedi.
prusya rusya ile dostken avsuturya düşmandır.
prusya fransa ile düşmanken avusturya dosttur.
devamını gör...

hermann hesse tarafından yazılıp 1919'da yayımlanan eser.

çoğu insan bilmediği bir yoldan gitmek istemez çünkü üzerinde yürüyerek eskittiği ve dolayısıyla her karışını ezbere bildiği yol güven verir ona. izlediğimiz bir filmi tekrar izlememiz, gittiğimiz mekanlara tekrar tekrar gitmemiz bundandır. geçmiş, güven verir.

aynı şekilde, insan başkasını arar durur, bir başkasının peşinden gitmek kolay gözükür çünkü. yol bellidir. peki ya hiç bilmediğimiz bir yol ve hiç bilmediğimiz bir kişiyi arıyorsak? ya kendimizi bulmaya dair içimizde bir yolculuğa çıkıyorsak?

hesse, bu zorlu yolculuğu demian kitabıyla gözler önüne seriyor, demian: emil sinclair'in gençliğinin hikayesi... eğer bir kere arayış içine girmişseniz, bir şeylerin farkındasınızdır fakat anlamını bulmakta zorluk çekersiniz. yolu zorlaştıran ve kimi zaman çekilmez kılan da budur zaten. hiç bilmediğiniz bir yol ve o yolun üzerindeki anlam arayışınızdır. fakat bilinmezliklerle dolu hayatta anlam arayışı fazla zorlu ve sancılı olabiliyor. umarım yeteri kadar gücü kendimizde hissettiğimizde incinmeden bu yola çıkıp adım atabiliriz.

--- alıntı ---
ama biliyorum ki, insanın kendini kendisine götüren yolu izlemesi kadar dünyada nefret ettiği başka bir şey daha yoktur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim