4 ocak 2021 alkollü içeceklere ötv zammı
yetişkin bir insanın dışarı çıkıp sosyalleşmesi lüks değil ihtiyaçtır. bir insanın kafasını dağıtmak biraz sosyalleşmek icin ödeyeceği minimum para maaşının yarısına tekabül ediyorsa o sistemde bir sorun vardır. illa bira içip bara mı gidelimci arkadaşlara da bir çayın fiyatının düzgün mekanlarda ne kadara geldiğini hatırlatırım. ayrıca yanınızda eşiniz, sevgiliniz varsa ikiyle çarpın. mühendise bile asgari ücret verilen şu zamanlarda bir insanın sağlıklı bir psikolojiyle yaşaması mümkün değil. güzel bir tatile gidemiyoruz, güzel bir mekanda eğlenemiyoruz, kendi ülkemizi bile gezemiyoruz. pazarın marketin fiyatlarına girmek bile istemiyorum. ülke herkes için bir hapishaneye döndü sadece avlusunda dolanıp sigara içiyoruz ve hava alıyoruz. hepsi bu. herkes daha şimdiden emeklı gibi yaşıyor yahu elin avrupalısına amerikalısına özeniyorsunuz, o insanlar 60'ında evde durmuyor, siz otuzlu kırklı yaşlarınızda evden çıkamıyorsunuz. nasıl oluyorda bunu içinize sindirebiliyorsunuz anlayamıyorum doğrusu.
devamını gör...
geçmişe gitmek mümkünse neden gelecekten kimse gelmiyor sorunsalı
belki de geliyordur. biri gelecekten geliyorum dese bir sonraki durağı ruh ve sinir hastalıkları hastanesi olur.
devamını gör...
michael sikkofield
bir zamanlar severek takip ettiğim, evcek toplanıp "yeni yazısı çıkmış." diyerek hep beraber okuduğumuz, bazı konuları "bak bunu ben de duymamıştım, merak ettim. bir araştırayım." diyerek sayesinde öğrendiğim şahıs.
"büyük oyunu görün" sığlığında altı doldurulmamış cümlelerden ziyade, hakkında bir iddiada bulunduğu kurum ya da kişilerle ilgili konuşurken "aha bu yazılı belgesi, aha bu da kendi ağzıyla yaptığı itiraflar!" şeklinde belgeler sunmasından ötürü, kendisini saçma bir komplo teorisyeni olarak görmüyorum şahsen. hatta en azından kendi adıma teşekkür bile edebilirim, araştırmaya yönlendirdiği birkaç konu için.
yazıları aşırı küfür içerir ama okudukça küfürlerden ziyade konulara odaklanmanızı sağlar.
kendisini takip eden ya da etmiş olan tüm "kaynatasızlar"a selam olsun!
"büyük oyunu görün" sığlığında altı doldurulmamış cümlelerden ziyade, hakkında bir iddiada bulunduğu kurum ya da kişilerle ilgili konuşurken "aha bu yazılı belgesi, aha bu da kendi ağzıyla yaptığı itiraflar!" şeklinde belgeler sunmasından ötürü, kendisini saçma bir komplo teorisyeni olarak görmüyorum şahsen. hatta en azından kendi adıma teşekkür bile edebilirim, araştırmaya yönlendirdiği birkaç konu için.
yazıları aşırı küfür içerir ama okudukça küfürlerden ziyade konulara odaklanmanızı sağlar.
kendisini takip eden ya da etmiş olan tüm "kaynatasızlar"a selam olsun!
devamını gör...
fakir büyümenin insanda yarattığı kalıcı alışkanlıklar
bisküvi pastası. hâlâ yiyorum, ucuz ama lezzetli. cidden klas bir tat.
devamını gör...
uyku tutmayan gecelerde düşünülenler
geçmişte yapılan salaklıklardır genelde. eskiden yaptığın bir şeyden dolayı ''keşke öyle yapmasaydım, rezil ettim kendimi" ya da ''keşke o lafı o zaman söyleseydim içimde kalmazdı'' *şeklinde sıralayabileceğimiz düşüncelerdir.
devamını gör...
engizisyon
orta çağ avrupası’nda katolik kilisesi’nin dini inançlara karşı gelenleri cezalandırmak amacıyla kurduğu kilise mahkemeleridir.
engizisyon mahkemeleri ile kilisenin baskıcı düşünce sistemine karşı çıkılması engellenmek istenmiştir. katolik kilisesi’nin baskıcı düşünce sistemine ve dini inançlara karşı çıkanlar en ağır cezalara çarptırılarak çeşitli işkencelere maruz bırakılmıştır. ilk engizisyon mahkemesi papa 9. gregory tarafından 1203 yılında fransa’da kurulmuştur.
engizisyon mahkemeleri kilisenin başkanlığında toplanır ve kilisenin öğretilerine karşı çıkanlar ağır cezalara çarptırılırdı. insanlar çeşitli işkencelerle korkutularak kilisenin kararlarına karşı çıkmaları engellenmeye çalışılırdı. kimse kilisenin öğretilerine karşı çıkmayı göze alamazdı; çünkü çok ağır cezalar verilir ve acımasız işkenceler uygulanırdı. engizisyon mahkemeleri uyguladıkları acımasız işkence yöntemleriyle uzun yıllar hafızalardan silinmemiştir. akla mantığa sığmayacak işkence yöntemleri mevcuttu. hatta suçlu bulunan kişi şayet ölmüş biriyse mezarından çıkarılarak cesedine işkence edilirdi.
engizisyon mahkemeleri’nin uyguladığı işkence yöntemleri arasında en korkutucu olanı böğüren boğa yöntemiydi. bu yöntemde suçlu kişi metalden yapılmış bir boğanın karnının içine konuyor ve metal boğa ateşe tutularak kişi canlı canlı yakılarak öldürülüyordu. bu yöntemde suçlu bulunan kişi çok büyük acılar çekerek yavaş yavaş ve bağıra bağıra can veriyordu. boğarak öldürme, kırbaçlayarak öldürme, aç ve yırtıcı hayvanların önüne canlı canlı atılarak öldürme ve testereyle ikiye ayırma gibi işkence ve ölüm çeşitleri de engizisyon mahkemeleri’nde uygulanmaktaydı.
engizisyon mahkemeleri ile kilisenin baskıcı düşünce sistemine karşı çıkılması engellenmek istenmiştir. katolik kilisesi’nin baskıcı düşünce sistemine ve dini inançlara karşı çıkanlar en ağır cezalara çarptırılarak çeşitli işkencelere maruz bırakılmıştır. ilk engizisyon mahkemesi papa 9. gregory tarafından 1203 yılında fransa’da kurulmuştur.
engizisyon mahkemeleri kilisenin başkanlığında toplanır ve kilisenin öğretilerine karşı çıkanlar ağır cezalara çarptırılırdı. insanlar çeşitli işkencelerle korkutularak kilisenin kararlarına karşı çıkmaları engellenmeye çalışılırdı. kimse kilisenin öğretilerine karşı çıkmayı göze alamazdı; çünkü çok ağır cezalar verilir ve acımasız işkenceler uygulanırdı. engizisyon mahkemeleri uyguladıkları acımasız işkence yöntemleriyle uzun yıllar hafızalardan silinmemiştir. akla mantığa sığmayacak işkence yöntemleri mevcuttu. hatta suçlu bulunan kişi şayet ölmüş biriyse mezarından çıkarılarak cesedine işkence edilirdi.
engizisyon mahkemeleri’nin uyguladığı işkence yöntemleri arasında en korkutucu olanı böğüren boğa yöntemiydi. bu yöntemde suçlu kişi metalden yapılmış bir boğanın karnının içine konuyor ve metal boğa ateşe tutularak kişi canlı canlı yakılarak öldürülüyordu. bu yöntemde suçlu bulunan kişi çok büyük acılar çekerek yavaş yavaş ve bağıra bağıra can veriyordu. boğarak öldürme, kırbaçlayarak öldürme, aç ve yırtıcı hayvanların önüne canlı canlı atılarak öldürme ve testereyle ikiye ayırma gibi işkence ve ölüm çeşitleri de engizisyon mahkemeleri’nde uygulanmaktaydı.
devamını gör...
keçi çobanı yörük kadından kişisel gelişim dersi
fakirlik güzellemelerini asla doğru bulmuyorum. ama yetinmek ve mutluluk kavramı uzerine söylediklerine tüm yüreğimle katılıyorum. kıl çadırdan rezidanslara insan nasıl mutlu olur dersini tertemiz ifadelerle anlatıyor.
devamını gör...
tanım için karakter limiti 16384 adettir
tam bilim, kitap, felsefe, ideoloji, teoloji, sanat, güzel sanatlar üzerine kallavi bir tanım yapıp 300-500 madalya almayı düşünürken önümü kesen sözlük uyarı mesajı.
nirvanaya az kalmıştı oysa, tüh!
(bkz: durduramayacaksınız yazarların coşkun akan selini)
nirvanaya az kalmıştı oysa, tüh!
(bkz: durduramayacaksınız yazarların coşkun akan selini)
devamını gör...
kızlardan utanmak
ne kadar naif bir durumdur..
keşke hep boyle utangaç kalsalar..
sonradan bir hal alıyorlar.. düşman başına..
keşke hep boyle utangaç kalsalar..
sonradan bir hal alıyorlar.. düşman başına..
devamını gör...
nasıl sevilmek isterdiniz sorunsalı
beni böyle sev...
beni onarmaya, beni değiştirmeye, beni 'korumaya' çalıßma. beni sadece olduğum gibi sev.
îçine birilerini almakta zorlandığım sınırlarımdan geçmeye çalışma. seni, sınırlarım içine almamı bekle.
benim için kendini yok sayma.
benim için büyük fedakârlıklar yapma.
benim için kendini unutma.
bana, kendi düşüncelerini, özenle büyüttüğün bahçelerini gezdir.
bana anlatma, bana göster.
beni taşıma, beni tamamlama. sadece benimle yürü.
anınızı, günümüzü küçük bir şey için mahvetme. anlar hayatı tamamlar.
yıpranacaksak, buna değsin.
bana mecbur olma.
beni mecbur bırakma.
birlikte olmasak da olalım.
ama birlikte daha iyi olalım.
beni böyle sev; sakin ve büyülü.
beni onarmaya, beni değiştirmeye, beni 'korumaya' çalıßma. beni sadece olduğum gibi sev.
îçine birilerini almakta zorlandığım sınırlarımdan geçmeye çalışma. seni, sınırlarım içine almamı bekle.
benim için kendini yok sayma.
benim için büyük fedakârlıklar yapma.
benim için kendini unutma.
bana, kendi düşüncelerini, özenle büyüttüğün bahçelerini gezdir.
bana anlatma, bana göster.
beni taşıma, beni tamamlama. sadece benimle yürü.
anınızı, günümüzü küçük bir şey için mahvetme. anlar hayatı tamamlar.
yıpranacaksak, buna değsin.
bana mecbur olma.
beni mecbur bırakma.
birlikte olmasak da olalım.
ama birlikte daha iyi olalım.
beni böyle sev; sakin ve büyülü.
devamını gör...
rutkay aziz
devamını gör...
burak kut
türk popunun atanamamış prensi.
ilk albümü benimle oynamayı 1994'te, henüz 21 yaşındayken çıkardı. hem müziğiyle, hem tarzıyla, hem de sesiyle pek çok insanı etkiledi. öyle ki liseli kızların bir anda sevgilisi konuma geldi. ilk albümünü çıkardıktan sonraki iki senede toplam 300 konser verdi. mtv local hero ödülünü aldı.
1995'te ikinci albüm olan nereden geldim nereye gideceğim çıktı. londra'da ve new york'ta klipler çekti. o zamana dek yurtdışında klip çekmek, türk şarkıcıları arasında pek de popüler değildi. bebeto burak, özellikle new york'ta çektiği yaşandı bitti klibiyle türk popunu salladı götürdü. öylesine bir sallantı ki bu, doksanlarda ve iki binlerde yurtdışında çekilmiş çoğu klipte bebeto'dan esinlenme söz konusudur. tarkan'ın ölürüm sana'sı, rafet el roman'ın macera dolu amerika'sı ve daha fazlası... onun dönemine kadar, saçları elektrik çarpmış gibi diken diken yapmak da yoktu mesela. bebeto öylesine sallamıştı ki piyasayı, bugün dahi saçını diken yapan insanlar vardır.
ikinci albümün ardından askere giden burak, döndüğünde bıraktığı türk müziğini bulamadı. 1997'de kendi kurduğu şirketten küçük prens isimli albümü çıkardı ancak diğer albümler kadar ses getirmedi maalesef. daha sonrasında şirketi kapattı diye biliyorum. bir dönem uyarlama bir şarkı olan komple ile tutunmaya çalışsa da eski albümlerindeki vuruculuk, bundan sonraki eserlerinde olmadı.
her şeye rağmen burak kut türk popu için dönüm noktasıdır. pek çok sanatçının aksine, katıldığı programlarda ve etkinliklerde playback yapmayı pek tercih etmez. çıplak sesi bile gayet vurucudur.
ilk albümü benimle oynamayı 1994'te, henüz 21 yaşındayken çıkardı. hem müziğiyle, hem tarzıyla, hem de sesiyle pek çok insanı etkiledi. öyle ki liseli kızların bir anda sevgilisi konuma geldi. ilk albümünü çıkardıktan sonraki iki senede toplam 300 konser verdi. mtv local hero ödülünü aldı.
1995'te ikinci albüm olan nereden geldim nereye gideceğim çıktı. londra'da ve new york'ta klipler çekti. o zamana dek yurtdışında klip çekmek, türk şarkıcıları arasında pek de popüler değildi. bebeto burak, özellikle new york'ta çektiği yaşandı bitti klibiyle türk popunu salladı götürdü. öylesine bir sallantı ki bu, doksanlarda ve iki binlerde yurtdışında çekilmiş çoğu klipte bebeto'dan esinlenme söz konusudur. tarkan'ın ölürüm sana'sı, rafet el roman'ın macera dolu amerika'sı ve daha fazlası... onun dönemine kadar, saçları elektrik çarpmış gibi diken diken yapmak da yoktu mesela. bebeto öylesine sallamıştı ki piyasayı, bugün dahi saçını diken yapan insanlar vardır.
ikinci albümün ardından askere giden burak, döndüğünde bıraktığı türk müziğini bulamadı. 1997'de kendi kurduğu şirketten küçük prens isimli albümü çıkardı ancak diğer albümler kadar ses getirmedi maalesef. daha sonrasında şirketi kapattı diye biliyorum. bir dönem uyarlama bir şarkı olan komple ile tutunmaya çalışsa da eski albümlerindeki vuruculuk, bundan sonraki eserlerinde olmadı.
her şeye rağmen burak kut türk popu için dönüm noktasıdır. pek çok sanatçının aksine, katıldığı programlarda ve etkinliklerde playback yapmayı pek tercih etmez. çıplak sesi bile gayet vurucudur.
devamını gör...
çaylakların ne hadle yazarlara mesaj atması
efendim siz sadrazamın sol testisi misiniz,neden atmasınlar diye düşündüren başlık.
devamını gör...
ağlatan animeler
olmaz böyle dedim fullmetal alchemist yazıyım neyse yazılmış bende death note yazıyım bari dedim oda yazılmış
akame ga kill yada heidi sacma gelebilir ama cocukken ağlardım.
akame ga kill yada heidi sacma gelebilir ama cocukken ağlardım.
devamını gör...
sözlükte takılmanın insan gelişimine katkıları
okumak yazmak dinlemek susmak
farklılıklar empati hoşgörü bakış açıları
saygı üslup içerik düşünce
kendin ve başkaları için notlar bırakmak
farklılıklar empati hoşgörü bakış açıları
saygı üslup içerik düşünce
kendin ve başkaları için notlar bırakmak
devamını gör...
iki cümlelik korku hikayesi yaz
doğdu. kadın olarak.
devamını gör...
normal sözlük’teki oylama alışkanlığı
mesela yukaridaki arkadasin entry sinin 15 oy almasi ve benim ne diyor lan bu hırt deyip gecilmem olayi ozetler. olum hepiniz topsunuz top baska da bi sey demiyorum.
devamını gör...
yaşanmamış olayları yaşanmış gibi anlatmak
bazen konuştuğum kişilere mutlu! anılarımı anlatıyorum. işte bir şekilde uyduruyorum, mutlu olduğumu zannetsin diye...
devamını gör...

