yazdım yazdım sildim. ne diyeyim şimdi. toprağın bol olsun küçük kardeşim. bizi de affet emi.
devamını gör...

verilen kitabı geri isteyememk kadar koymaz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

söz ve müziğin kaan boşnak'a ait olduğu ve kaan boşnak'ın seslendirdiği harika bir yüzyüzeyken konuşuruz şarkısı.
sözleri:
kendime gelemedim hâlâ dün geceden beridir.
uçtum ardından ama düşsem yeridir.
içimde bir his var ki, tanıyamadım inan ki.
sanırım yenidir, ah ölsem yeridir.

gelemem ben, sana gelemem ben.
öperim seni, sana doyamam ben.
uzandım, kaçtın, tuttum sandım.
şimdi "gel" desen de
gelemem ben, sana gelemem ben.
öperim seni, sana doyamam ben.

ikilemi çözemedim hâlâ, ama yok ki sorasım.
ne zaman burdaydın ki şimdi kaybolasın?
bi' gün bi' kuşluk vakti, uyanamadım inan ki.
saatim geridir, ah ölsem yeridir.

gelemem ben, sana gelemem ben.
öperim seni, sana doyamam ben.
uzandım, kaçtın, tuttum sandım.
şimdi "gel" desen de
gelemem ben, sana gelemem ben.
öperim seni, sana doyamam ben.
devamını gör...

ölü deniz olarak bilinir. akarsularla beslenmeyen göl, eski lisan denizinin bir parçasıdır. israil, ürdün ve batı şeria'nın arasında yer alır. deniz seviyesinden 420 mt. aşağıda olmasından dolayı dünyanın en alçak noktası olarak kabul edilir.
devamını gör...

aylardır sözlükte olduğu hâlde nickaltısı evet altısı, sinek avlayan yazar.
cık cık cık niye kimse bir şey yazmıyor?
tanımlarını henüz okuyamadığım için bir şey diyemeyeceğim, okuyunca editlerim.
devamını gör...

“tabi siz anneleri tarafından size emanet edilen çocukları her bakımdan yetersiz gördüğünüz bir kadının annelik etmesine şiddetle karşısınız ama”
devamını gör...

biruni'nin etkilendiği kürt bilim insanı başlığı beni çooğ güldürdü. ömer hayyam, biruni, ibn-haldun falan filan aklınıza ne kadar önemli herif gelirse bunların hepsine örnek olmuş, etkilemiş kürt bilim insanları, filozofları şairleri vardır ve biruni bir lütufmuş gibi sunulmamalıdır. en basitinden üç büyük kürt sayalım.

(bkz: baba tahire uryan)
(bkz: ziryab)
(bkz: el cezeri)
devamını gör...

nil karaibrahimgil’e ait bir parçadır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

asıl adı (bkz: charles-edouard jeanneret) olan ünlü isviçre asıllı fransız mimar ve şehir plancısıdır. 'kompakt şehir' kavramının geliştiricisidir. modernizm ve uluslararası tarzın öncülerindendir. 1911 yılında istanbul'a uğrayan ünlü plancı, gördüklerini eskiz çalışmaları ile birlikte kayıt altına almıştır. dilimize (bkz: alp tümertekin) çevirisi ile kazandırılan bu eser (bkz: şark seyahati) adıyla (bkz: iş kültür yayınları) tarafından basılmıştır.

kendisinin istanbul seyahati, mimarlık anlayışına büyük bir etki edecektir. hatta öyle ki cumhuriyetin ilanı sonrası istanbul'u modern bir görüntüye buluşturmak isteyen genç ülkenin kurucusuna yazdığı mektupta şehrin dokusunun korunması gerektiğini belirten tutkulu planlarını aktarmıştır.

ayrıca çevirisi yine bir mimar olan teknik okullu (bkz: samih rifat) tarafından yapılan (bkz: mimarlık öğrencileriyle söyleşi) kitabı (bkz: yky) tarafından yayınlanmıştır. bunun yanında sayısız eseri dilimize çevrilmiştir.
devamını gör...

tarzı, üslubu ve kendi felsefesine bakış açısı bakımından benzersiz bir düşünürdür. 1980'li yıllarda dünyada krishnamurti fırtınası esmiş, avrupada insanlar krishnamurti öğretilerini o günlerin entelektüelik seviyesi olarak belirlemişlerdir, hatta öyle ki krishnamurti'den haberi olmayanlara cahil gözülüyle bakılırdı. günlük felsefi konuşmalar krishnamurti bu konuda böyle diyor, şu konuda şöyle diyor şeklinde ceyran ederdi.

1875 tarihli okülist ve ezoterist bir kuruluş olan theosophical society tarafından 11 yaşında farklı aurasıyla, çocukluk yıllarından itibaren çevresindeki diğer çocuklardan farklı olmasıyla, hiçbir bencillik sergilemiyor, doğaya aşık, oluşuyla keşfedildi. theosophical society 1900'lü yılların elit entelektüelleri tarafından oluşturulmuş, bir nevi gizem araştırıcılarıydı, ve evren iki doğru unusuru doğru zamanda doğru yerde birleştirmişti.

krishnamurti okulda öğretmenlerinden, evde babasından dayak yedi, keşfedilişinden sonra ona eğitim veren theosophical society'nin önde gelen insanlarının ağır eğitimine tabi tutuldu. bu grup kendisini dünya öğretmeni olarak hazırlıyordu, kendisine çok önemli bir misyon biçilmişti. tüm dünyayı birleştirecek bir avatar, bir çeşit peygamber yetiştiriliyordu. birden fazla lisan öğrendi. kendisinin doğunun parlayan yıldızı, dünya öğretmeni olarak zamanının elit jet sosyetesine sunulduğu gün dünya öğretmeni olmadığını, bu rolü reddettiğini açıkladı.

"hakikat yolları olmayan bir ülkedir, ve ona herhangi bir metod ya da benzeri bir şeyle, hiç bir din hiçbir mehseple ulaşamazsınız. bu benim bakış açım, ve buna kayıtsız şartsız sadığım. hakikat limitsiz, şartlanmamış, herhangi bir yolla yaklaşılamaz, ne organize edilebilir ne de insanların izlenebileceği ya da mecbur bırakılabileceği belirli bir forma sokulabilir. bu olağanüstü bir eylem değildir, çünkü takipçi istemeyerek şunu belirtiyorum. birini takip ettiğinizde hakikati takip etmekten vazgeçersiniz. benim söylediğim ya da söylemediğim şeylere ilgil gösterip göstermemenizle ilgilenmiyorum. ben sadece dünyada tek bir şey istiyorum ve bunu sarsılmaz bir konsantrasyonla yapacağım. ben sadece bir tek şeyle ilgiliyim- insanı özgür kılmak. onu tüm kafeslerden, tüm korkulardan ve inşa edilmiş dinlerden, mezep, teori ve felsefelerden özgür kılmak tek arzumdur. " diyerek kendisine bağışlanan onca parayı, mülkleri - hollanda'daki beşbindönümlük arazi içindeki kaleyi - sahiplerine iade etti.

otorite olan ne varsa kaldırıp atan, yerine öz farkındalığı koyan, insanın öz-farkındalığa erşimeden yapacağı her davranışın, her seçimin, meditasyon dahil her eylemin boş ve anlamsız olduğunu anlattı. yaşam nedir? yaratım nedir? ölüm nedir? gibi zor sorular sordu ve cevaplarını aradı. zamanında onun söylediklerini anlayan hiçkimse olmamasına rağmen o yine de anlatmaya devam etti. hatta bir konuşmasında, o günlerin woodstock'tan çıkmış hippi gençlerine yine bir parkta konuşma yaparken, kendisini dinlememelerinden, takip etmemelerinden, anlamaya çalışmamalarından bıkıp çevresine bakınarak şöyle der "bunu takip edyor musunuz? hadi ama, gerçekten dinlemek istiyor musunuz?" sonra birden bire ciddileşip "olsun, siz dinlemeseniz bile bir gün bunu dinleyecek insanlar için anlatmaya devam edeceğim" der ve kimseyle ilglilenmemeksizin konuşmasını sonuna kadar sürdürür. ingilizcesi yeterli olmayanlar için kendisinin türkçe alt yazı hazırlanmış konuşmalarından birini bırakıyorum.



kuzey amerika başta olmak üzere, hindistan ve avrupada konuşmalar yaptı, bilimadamlarıyla tartıştı, tartıştığı bilimadamları arasında en meşhur olanı teorik fizikçi david bohm'dur. budist rahiplerle münazara etti bir çok kez ghandi'yle konuştu, özellikle gençere, öğrencilere seslendi. hindistanda onun öğretileriyla eğitim veren öğrencilerin tamamen özgür olarak eğitim aldığı bir okul kuruldu videolarından daha fazla banda alınmış ses kayıtları vardır, ve bir çoğu kitap haline getirilmiştir. tamamen vegan olarak sürdüğü ömrü pankreas kanseri nedeniyle doksan yaşında noktaladı.
devamını gör...

pelinsu 16 yaşında. pelinsu solcu bir kız; kedi annesi, ateist. kadıköy'de ikamet ediyor pelinsu. pelinsu işçi babasının okulunda harcasın diye verdiği harçlığı hdp eylemlerinde, kadıköy'de bira içmeye harcıyor. pelinsu aydınlanmış, pelinsu var ya nasıl da entel. fularlı seni.
pelinsu milliyetçilik hastalıktır diyor hdp eylemlerinde, katil polis diye ağlıyor. pelinsu'nun hali çok dramatik. pelinsu baran'la tanışıyor. baran çok çakal. baran bu işi biliyor. götürüyor kızı. pelinsu gırtlak kanseri oluyor. pelinsu hasta. pelinsu'ya yazık.

t: bir klişe.
devamını gör...

"mesleğini dolaylı olarak anlat" tarzı başlıklara "meleklerin bacaklarına bakıyorum." yazmamın yolunu açmış olan talihsiz gözlemevi.

ayrıca (bkz: takiyüddin)
devamını gör...

reşat nuri güntekin - çalıkuşu
ferit edgü - hakkari'de bir mevsim
orhan pamuk - masumiyet müzesi
zülfü livaneli - son ada
nazım hikmet - 835 satır
harper lee - bülbülü öldürmek
ahmet ümit - istanbul hatırası
hasan ali toptaş - kuşlar yasına gider
paulo coelho - simyacı
halide edip adıvar -mor salkımlı ev
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel george william sotter - night's solitude (c. 1945)
devamını gör...

"sizin gününüzde birileri yayın yapıyoor" diyerek üzüntümü dile getirdiğim yayın. meğerse zaten cenkmiş yabancıya gitmemiş. nerede bıraktım şuurumu acaba ah nerede vah nerede*?
devamını gör...

her inek günde 100 ila 200 * litre metan gazı salınımı yapıyor, süt inekleri * 95-115 litre arası su tüketiyor. süt vermeyen inekler icin bu miktar 27-57 litre arası. ayrıca her gün yaklaşık 35 kilogram yem yiyorlar.
gezegene zararı var, et süt tüketen biri olarak kabul ediyorum bunu. tüketmeyi seviyorsunuz diye gerçekleri reddetmeyin.
inek beslemek yerine o su ve yemekle * kaç insan doyurulabilirdi.
cnn türk’ün attığı başlık gereksiz saldırgan olmuş, bu tarz başlıklar öğrenme kapasitesi olan insanlara hadi ordan bir git dedirtip böyle başlıklar altına yok yiaa ne zararı, insanlar da zarar veriyor insanları da ortadan kaldıralım o zaman dedirtiyor.
yanlış tarım ve hayvancılık çevreye çok zararlı. bu nedenle et yeme işini abartmamak lazım. * ayrıca yiyemeyeceğimiz kadar çok sebze alıp onları çürümeye mahkum etmeyelim lütfen. yeteri kadar almak hem dünya ekosistemine, hem de sizin cebinize iyi gelecektir.
ve insanlar olarak çok zarar veriyoruz dünyaya, ondan lütfen bir şey alırken 3 defa düşünün, ihtiyacınız gerçekten yoksa almayın. alacağınız her t-shirt tonlarca su israfına ve sera gazı salınımına sebep oluyor. * lütfen suları sonuna kadar açmayalım. bizim küçük gördüğümüz şeyler aslında çok zarar veriyor dünyaya. birkaç kişi daha bilinçlense belki dünya tamamen düzelmeyecek ama iyi etkileri de olacak. *
şu uzun tanımımı vaktini ayırıp okuyan herkese de teşekkür ederim. *
edit: kendi osuruğumuz ineklerinki kadar bu dünyayı etkilemediği için göz önünde bulunduruyor olabiliriz? gerçekten çok garipsiniz. bir şey zarar veriyorsa veriyordur. biz de zarar veriyoruz diye inekler koyunlar vermiyor demek olmuyor bu.
bir daha söyleyeyim isterseniz:
“insanoğlu da dünyaya zarar veriyor diye diğer canlılar bu konuda aklanmış, hiç zarar vermiyor olmuyor.”
doğal ortamında yaşayan inekleri ve koyunları kimse boğazlamıyor zararlılar diye, onların zararı çok büyük değil zaten. et yiyenleri de ne veganlar ne de ekosistemi korumaya çalışanlar boğazlamıyor. rahatlayın biraz.
devamını gör...

insanlardan kasıt ergenler ve ergenuslar sanırım. bu durumun karizmatik bir yanı yok.
devamını gör...

maksim gorki - benim üniversitelerim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim