herkes mahlasına yakışanı yapsın
suratsız ve isimsiz gezmeye devam edeceğim o zaman
devamını gör...
sesi güzel olmadığı halde duyduğu her şarkıya eşlik eden insan
benim bu. repertuarım da çok geniştir bu arada. bir sürü şarkıyı derdimi anlatacak kadar bilirim.
devamını gör...
afedersiniz yerine pardon diyen insan
ben ingiliz aksanı ile hafif sesimi incelterek "excuse mi" diyorum.daha havalı daha güzel.
devamını gör...
direkt cenneti yaratmak varken 93 milyar ışık yılı büyüklüğünde evren yaratmak
hikmetinden sual olunmaz allah'ın işlerinden. bence zaman ve enerji kaybı. koy işte oraya doğrudan cenneti, mis gibi takılalım. orada düzeni bozan olursa dünyaya yollardın gene.
devamını gör...
sayı bölü sonsuz
sorunun cevabı sıfır değildir.
çünkü sonsuz bir sayı değildir.
sorunun cevabı tanımsızdır.
aslında tanımsız da değildir.
böyle bir soru yoktur.
böyle bir soru olamaz.
ne salak salak sorular bunlar ya
çünkü sonsuz bir sayı değildir.
sorunun cevabı tanımsızdır.
aslında tanımsız da değildir.
böyle bir soru yoktur.
böyle bir soru olamaz.
ne salak salak sorular bunlar ya
devamını gör...
yürümenin felsefesi
nereden nasıl anlatmaya başlayacağımı bilemediğim bir kitap bitirdim az önce. hem de 2.kez. toplantı vesilesiyle gözden geçireyim demiştim ama kendimi tekrardan okurken, cümlelerin arasında kaybolurken buldum.
yürümek.. çoğumuz için a noktasından b noktasına veya herhangi bir noktaya gitmek için kullandığımız hatta acelemiz varsa bunu koşmaya çevirdiğimiz eylem. bir zamanlardaki ben gibilerin de pek sevmediği hatta. ama bu kitapta yürümenin bir ayağı diğerinin önüne atmaktan ibaret bir eylem olmadığını öyle güzel okuyoruz ki. her defasında kitabı kapatıp uzun yürüyüşlere çıkmak istedim. yürüyüş benim için birkaç sene önce anlamlı hale gelmişti sonrasında ise hep çok sevdim.
frederic gros bize yürümeyi, yürümeyi hep çok sevenleri öyle güzel anlatmış ki.
nietzsche, rinbaud, rousseau, thoreau, nerval, kant, gandi.
yürüyerek yazanlar, yürüyerek ömür geçirenler, gündelik gezse de yürümenin önemini fark edenler..
ama beni en çok aralarında etkileyen rinbaud oldu. düşünsenize tüm paranızı daha çok yürümek için harcıyorsunuz, daha çok yer görmek daha çok yürümek. o kadar çok yürüyorsunuz ki bacağınız kesiliyor tek isteğinizse ağır bile olsa tahta bacak yaptırıp tekrardan yürümek.
işte yürümek sadece bir spor olmaktan, sadece bir varış noktası aracı olmaktan çıkınca anlam kazanıyor. daha doğrusu yürürken doğayı dinledikçe, kendi içinize döndükçe, düşündükçe.. bir maddeden çok manaya baktıkça.
o yüzden yürüyün. ömür el verdikçe kendinizle, kendi içinizle, yalnız başınıza ama huzurla..
kolektif kitaptan çıkan, çevirisini albina ulutaşlı’nın yaptığı 184 sayfalık bu muhteşem kitabı okuyup yürüyün.
çünkü ben şimdi gidiyorum yürümeye!
ek: alıntı bırakmadan olmazdı tabiii
“günün geri kalanını ormanda geçiriyor, ilk çağların resmini arayıp buluyor ve öyküsünü cesurca karalıyordum. insanların acınası yalanlarını yakalıyor, hiç sakınmadan insan doğasını tüm çıplaklığıyla ifşa ediyor, onu biçimsizleştiren, başkalaştıran zamanın ve olayların seyrini kovalıyor, insanın yarattığı insanla doğal insanı mukayese ederek onlara söz ve mükemmeliyetçileri içinde yer etmiş, sefaletlerinin gerçek kaynağını gösteriyordum.
jean-jacquesrousseau”
“yaşlı uygarlığımıza karşı doğru düzgün bir bağımsız bakış açısı kazanabilmemiz için çok yol almamız gerek, yavaşça, ama hep daha yukarıya.
nietzsche”
“sessizlik, ekseriyetle, karşılaştığım insanlardan daha fazla şey öğretiyor bana.
henry david thoreau”
yürümek.. çoğumuz için a noktasından b noktasına veya herhangi bir noktaya gitmek için kullandığımız hatta acelemiz varsa bunu koşmaya çevirdiğimiz eylem. bir zamanlardaki ben gibilerin de pek sevmediği hatta. ama bu kitapta yürümenin bir ayağı diğerinin önüne atmaktan ibaret bir eylem olmadığını öyle güzel okuyoruz ki. her defasında kitabı kapatıp uzun yürüyüşlere çıkmak istedim. yürüyüş benim için birkaç sene önce anlamlı hale gelmişti sonrasında ise hep çok sevdim.
frederic gros bize yürümeyi, yürümeyi hep çok sevenleri öyle güzel anlatmış ki.
nietzsche, rinbaud, rousseau, thoreau, nerval, kant, gandi.
yürüyerek yazanlar, yürüyerek ömür geçirenler, gündelik gezse de yürümenin önemini fark edenler..
ama beni en çok aralarında etkileyen rinbaud oldu. düşünsenize tüm paranızı daha çok yürümek için harcıyorsunuz, daha çok yer görmek daha çok yürümek. o kadar çok yürüyorsunuz ki bacağınız kesiliyor tek isteğinizse ağır bile olsa tahta bacak yaptırıp tekrardan yürümek.
işte yürümek sadece bir spor olmaktan, sadece bir varış noktası aracı olmaktan çıkınca anlam kazanıyor. daha doğrusu yürürken doğayı dinledikçe, kendi içinize döndükçe, düşündükçe.. bir maddeden çok manaya baktıkça.
o yüzden yürüyün. ömür el verdikçe kendinizle, kendi içinizle, yalnız başınıza ama huzurla..
kolektif kitaptan çıkan, çevirisini albina ulutaşlı’nın yaptığı 184 sayfalık bu muhteşem kitabı okuyup yürüyün.
çünkü ben şimdi gidiyorum yürümeye!
ek: alıntı bırakmadan olmazdı tabiii
“günün geri kalanını ormanda geçiriyor, ilk çağların resmini arayıp buluyor ve öyküsünü cesurca karalıyordum. insanların acınası yalanlarını yakalıyor, hiç sakınmadan insan doğasını tüm çıplaklığıyla ifşa ediyor, onu biçimsizleştiren, başkalaştıran zamanın ve olayların seyrini kovalıyor, insanın yarattığı insanla doğal insanı mukayese ederek onlara söz ve mükemmeliyetçileri içinde yer etmiş, sefaletlerinin gerçek kaynağını gösteriyordum.
jean-jacquesrousseau”
“yaşlı uygarlığımıza karşı doğru düzgün bir bağımsız bakış açısı kazanabilmemiz için çok yol almamız gerek, yavaşça, ama hep daha yukarıya.
nietzsche”
“sessizlik, ekseriyetle, karşılaştığım insanlardan daha fazla şey öğretiyor bana.
henry david thoreau”
devamını gör...
netflix içerik önerisi
bojack horseman
disenchentment
black mirror.
disenchentment
black mirror.
devamını gör...
sma hastalarına yardım kampanyaları
bir hayalim var, çocuk olmak düsturuyla çıktıkları yolda kürşad ömer, annesinin deyimiyle, melek olmuştur...ailenin paylaşımı.
bi şeyler yapmalı, ama ne?
bi şeyler söylenmeli, ama ne?
öyle rezil bi hale geldik ki çocukları dahi koruyamıyoruz. toplanan miktar çok fazla, bir çocuk için o kadar para heba edilemez, diyenlere soruyorum; şu güzel çocukların halini görüp de hala konuşabiliyor olmak için ne yaşadın?
bi şeyler yapmalı, ama ne?
bi şeyler söylenmeli, ama ne?
öyle rezil bi hale geldik ki çocukları dahi koruyamıyoruz. toplanan miktar çok fazla, bir çocuk için o kadar para heba edilemez, diyenlere soruyorum; şu güzel çocukların halini görüp de hala konuşabiliyor olmak için ne yaşadın?
devamını gör...
kısa şiirler
galiba sonundayız uykumuzun.
turgut uyar
turgut uyar
devamını gör...
yanlış telaffuz etmekten hoşlanılan kelimeler
(bkz: laylon)
devamını gör...
psikiyatri bilim midir sorunsalı
bilimler ampirik yöntemi izler ve psikoloji de ölçüm ve tanılarında bu deneysel-gözlemsel yöntemi izler.
psikolojinin/psikiyatrinin diğer bilimlere göre zor bir alan olmasının nedeni zihni baz alarak çalışması ve zihnin doğrudan gözlemlenememesidir fakat dolaylı yollardan çalışmalar sürmektedir. konulan her tanı bir gözleme ve deneye dayanır. öyle kafaya göre sallanmıyor yani, kimse de kafasına göre ''bilim değildir'' dememeli.
psikolojinin/psikiyatrinin diğer bilimlere göre zor bir alan olmasının nedeni zihni baz alarak çalışması ve zihnin doğrudan gözlemlenememesidir fakat dolaylı yollardan çalışmalar sürmektedir. konulan her tanı bir gözleme ve deneye dayanır. öyle kafaya göre sallanmıyor yani, kimse de kafasına göre ''bilim değildir'' dememeli.
devamını gör...
eskiden uzun tanımlar girerken artık uzatmamak
ister yazmak istediğimi kendimce yeter dediğim yere kadar uzatır, ister cümlemi birkaç kelime sonunda üç nokta ile orta yerde bitirir devamını okuyucunun mecaline bırakırım.
yazmak benim derdim. zati; çok eğlenceli, gündeme dair, çoğunluğu ilgilendiren mevzularda da yazmadığımdan, çoğu yazar tarafından okunmak arzumun hele de oylanmak arzumun yazmaya duyduğum şehvetin yanında esamesi okunmaz.
ancak itiraf edeyim ki; birkaç yazar arkadaşım var iki elin parmakları kadar olmasa da tanımlarımı okuduğunu bildiğim, onların * dikkatleri, özenleri ve ayırdıkları zamana çok kıymet veriyorum .
yazmak benim derdim. zati; çok eğlenceli, gündeme dair, çoğunluğu ilgilendiren mevzularda da yazmadığımdan, çoğu yazar tarafından okunmak arzumun hele de oylanmak arzumun yazmaya duyduğum şehvetin yanında esamesi okunmaz.
ancak itiraf edeyim ki; birkaç yazar arkadaşım var iki elin parmakları kadar olmasa da tanımlarımı okuduğunu bildiğim, onların * dikkatleri, özenleri ve ayırdıkları zamana çok kıymet veriyorum .
devamını gör...
belki üstümüzden bir tır geçer
belki de geçmez sayın yazar.
çağırma bence.
hem de birini bulmuşken.
acıların yazarına selam olsun.
çağırma bence.
hem de birini bulmuşken.
acıların yazarına selam olsun.
devamını gör...
ya kızım beni deli etme ben aradığımda o telefon açılacak diyen erkek
bir de bu erkeklerin, bu tavrından hoşlanan kızlar var. üzülüyorum be sözlük.
devamını gör...
töz
kendi kendisinde var olan anlamındaki felsefi kavram. öznede değil, kendinde var olan. bağımsızca kendi içinde var olan.
devamını gör...
müge anlı ile tatlı sert
3 kuruşluk aklıyla yalan söyleyip sonra söylediği yalanı unutup yenisini söyleyen sevimsiz güruhun bir üyesi olan bir adet yüksel "bey" içeren program.
konuşurken 2 lafı düzgün şekilde bir araya getiremeyen adam(!)lar maşallah kadın öldürmeyi çok iyi biliyorlar! bıktık artık şu insan profilinden be! hem kadınlığından faydalanıyorlar hem parasını yiyorlar hem canını alıyorlar... kelime bitti artık yahu, yeter yeteeer!
yemin ediyorum süper kahraman olsam birini bile sağ bırakmazdım bunların.
şeytanı gördüm filmindeki gibi eziyet edip tedavi eder, sonra yeniden eziyet edip yeniden tedavi eder, en sonunda da gebertirdim. bunların layık olduğu hayat o çünkü.
gözünü sevdiğimin dexter'ı, her eve lazım!
şuna bak, şundaki konuşma şekline bak!.. sinir krizi geçirtir insana.
bir de zaman kazanmak için her soruya "ney?" diye karşılık vermez mi... laf söyledi balkabağı, yatır yere bas y**ğı!
ağzımı, niyetimi, her bir şeyimi bozuyorum bunları görünce...
edit: bir de evliymiş 100 babalı temiz aile çocuğu!..
konuşurken 2 lafı düzgün şekilde bir araya getiremeyen adam(!)lar maşallah kadın öldürmeyi çok iyi biliyorlar! bıktık artık şu insan profilinden be! hem kadınlığından faydalanıyorlar hem parasını yiyorlar hem canını alıyorlar... kelime bitti artık yahu, yeter yeteeer!
yemin ediyorum süper kahraman olsam birini bile sağ bırakmazdım bunların.
şeytanı gördüm filmindeki gibi eziyet edip tedavi eder, sonra yeniden eziyet edip yeniden tedavi eder, en sonunda da gebertirdim. bunların layık olduğu hayat o çünkü.
gözünü sevdiğimin dexter'ı, her eve lazım!
şuna bak, şundaki konuşma şekline bak!.. sinir krizi geçirtir insana.
bir de zaman kazanmak için her soruya "ney?" diye karşılık vermez mi... laf söyledi balkabağı, yatır yere bas y**ğı!
ağzımı, niyetimi, her bir şeyimi bozuyorum bunları görünce...
edit: bir de evliymiş 100 babalı temiz aile çocuğu!..
devamını gör...
mutlu olma yolunda en büyük engel
ben. şahsen bizzat kendim.
devamını gör...
nedensinirliolduğubilinmeyenadamınkarısı
kocasının neden sinirli olduğunu bir türlü anlayamayan yazar adayı çaylak. nickine bugün birkaç kere rastlayıp, yazdığı entrylerde, sonuna kocasının sinirini de eklemesiyle beni fazlaca güldürdüğü için, kayıtsız kalamadım, nickaltı açılışını yapmak istedim. belki de bugün benim gülesim bolmuş.
o zaman hoş gelmiş aramıza.*
o zaman hoş gelmiş aramıza.*
devamını gör...
cinsel mitler
önemli olduğunu düşündüğüm ve bilinmesi gereken yanlış düşüncelerdir. kişinin fiziksel ve ruhsal olarak etkileyen ancak bilinçlenmesi durumunda dramatik bir rahatlamanın olduğu durumlardır. aşağıda verilenler bunlardan bir kısmı tabi ki daha birçok mit eklenebilir.
tüm fiziksel yakınlaşmalar sevişme ile sonuçlanmalıdır.
erkeğin penisinde sertleşmenin kaybı eşini çekici bulmadığı anlamına gelir.
erkekler cinsel ilişkiyi her zaman ister ve buna her zaman hazırdır.
cinsel eylemi erkek başlatmalıdır.
cinsel ilişki sırasında vajinanın kasılarak penisi sıkıştırması mümkündür.
kızlık zarı(himen) kanamazsa erkek görevini yapmamış demektir.
ilk cinsel ilişkide kan gelmezse kadın bakire değildir.
sevişmeyi başlatan kadın ahlaksızdır.
iyi bir sevişme orgazm ile sonlanmalıdır.
cinsellik hakkında konuşmak ve düşünmek ayıptır.
ilk cinsel ilişki, kadın için çok acı vericidir.
sevişmenin sonunda iki tarafın da aynı anda orgazm olması gerekir.
cinsellikte de başarıya ulaşmak çok önemlidir.
her yaşanılan cinsellik bir sınavdır.
cinsel ilişkide penis boyu çok önemlidir.
cinsellik için mutlaka penisin sertleşmesi gereklidir.
cinsel ilişkinin başlangıcında peniste sertleşme güçlüğü olması, iktidarsızlığın habercisidir.
penis sertleştiği anda boşalma olmalıdır
tüm fiziksel yakınlaşmalar sevişme ile sonuçlanmalıdır.
erkeğin penisinde sertleşmenin kaybı eşini çekici bulmadığı anlamına gelir.
erkekler cinsel ilişkiyi her zaman ister ve buna her zaman hazırdır.
cinsel eylemi erkek başlatmalıdır.
cinsel ilişki sırasında vajinanın kasılarak penisi sıkıştırması mümkündür.
kızlık zarı(himen) kanamazsa erkek görevini yapmamış demektir.
ilk cinsel ilişkide kan gelmezse kadın bakire değildir.
sevişmeyi başlatan kadın ahlaksızdır.
iyi bir sevişme orgazm ile sonlanmalıdır.
cinsellik hakkında konuşmak ve düşünmek ayıptır.
ilk cinsel ilişki, kadın için çok acı vericidir.
sevişmenin sonunda iki tarafın da aynı anda orgazm olması gerekir.
cinsellikte de başarıya ulaşmak çok önemlidir.
her yaşanılan cinsellik bir sınavdır.
cinsel ilişkide penis boyu çok önemlidir.
cinsellik için mutlaka penisin sertleşmesi gereklidir.
cinsel ilişkinin başlangıcında peniste sertleşme güçlüğü olması, iktidarsızlığın habercisidir.
penis sertleştiği anda boşalma olmalıdır
devamını gör...
