amaaan. dünyanın derdi beni mi gerdi.
devamını gör...

okumasıyla övünen insanlardır.
o yüzden soyadı kanunu çıkınca, ekserisi okumayla ilgili olduğu için, mollalı soyadı almışlardır koşa koşa.
benim ailem önce molla ile başlayan soyadı almış,
sonra mollalı soyadlar kaldırılınca okuyan soyadını almış
sonra mollalı soyadlar kullanılmasına izin verilince tekrar mollalı soyadı almışlar.
nerde bir okuyan, okutan soyadı görsem bizden olduğunu anlıyorum.
yeni nesil, mollalı soyadı, biraz kibir barındırmasından dolayı sevdiği kadar kızar da.
birde uzun oldukları için sınavlarda kodlarken çok zorlar, bir yere sığmaz.
devamını gör...

hayallerin sonsuz, yaşamın ise bir sonu olduğu gerçeğidir. aslında bu bir bakıma önümüze çıkan hiçbir fırsatı ertelememek ve osho 'nun tehlikeli yaşamak kitabını ivedilikle okumak gerektiği gerçeğidir.
devamını gör...

- tatlım, toz alır mısın?
- tamam anne.
bir saat geçer
- kızım toz almayacak mıydın?
- tamam anne.
bir saat daha geçer
- anne toz bezi nerde?
- zahmet etme yavrum ben hallettim.

buradaki anne benim.
devamını gör...

kutup yıldızı. tabii bu durum kuzey yarım küre için geçerli.

polaris, biz onu tek bir yıldız gibi görsek de küçükayı takımyıldızı'nda bulunan 3'lü bir yıldız sisteminin üyesi. üyelerin boyut ve konumları şu şekilde:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

yıldızın kütlesi güneş kütlesinin yaklaşık 4,5 katı. parlaklığı ise güneş'in parlaklığından 2500 kat kadar fazla. ancak oldukça uzakta olduğundan (yaklaşık 430 ışık yılı) biz onu daha sönük görüyoruz. yüzey sıcaklığı hemen hemen güneş'in sıcaklığı kadar. kendi etrafındaki bir turunu 119 günde tamamlıyor.

polaris, dünyanın dönüş ekseni doğrultusuna yakın olduğundan ve gökyüzünde hemen hemen tam olarak kuzey gök kutbuna denk geldiğinden, kısa vadede sabit bir yıldız gibi görünür. ancak 26.000 yıllık bir döngü sonucunda kutup yıldızı olmaktan çıkıp yerini vega'ya bırakacak.

gökyüzündeki yeri şu şekilde:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

bu işin dili dini ırkı olmadığını gösteren durumdur. fırsatı olan kapağı yurt dışına atarak, kendini kurtarmaya bakıyor.
devamını gör...

(bkz: fışkiye)

hanım yabancı. ona da bu şekilde öğrettim.
devamını gör...

birçok mitolojide farklı isimlerle yer alan bilgelik timsali olmasıyla ve küllerinden doğmasıyla bilinen kuştur. herkes için çeşitli anlamları olabilir ama bu kuşun adını andığımda ben, fawkes'ın kuyruğuna tutunup kendimi albus percival wulfric brian dumbledore'un odasında buluveriyorum. kendisinin evcil hayvanı olan fawkes da bir zümrüdüankadır zira. belki biraz çocukça olabilir ama harry potter serisi de hem çocukluğum hem bugünüm olduğu için keyif alıyorum bu durumdan.

ilk girimden tutup yazarlığa da taşır belki bu kuş beni, bilemeyiz. bakıp göreceğiz.
devamını gör...

kavanozlar içerisinde çekilmiş dişleri toplayıp onlara tek tek kanal tedavisi, dolgu yapmaktır. işin garibi bu onları hiç rahatsız etmemektedir. onca zorluğun arasında bu nedir ki..
devamını gör...

(bkz: necati yavaş)
devamını gör...

cankilerle oturuyoruz. eved.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiç inandırıcı gelmeyen ösym mottosu.
bizim o yalanlara karnımız tok, eyy ösym. bari bir şeker ver de ağzımız tatlansın. *
devamını gör...

çok düşünmek, geçmiş odaklı ve kötü hatıraları düşünmek.
devamını gör...

hayatımın geri kalanını yaşamak istediğim, çoluğa çocuğa karışmayı arzuladığım güzel insanların yaşadığı uzak çok uzak, seküler, çoğulcu ve gerçekten de demokratik bir ülke. camiiye yapılan terör saldırısı sonrasında meclislerinde kur'an tilaveti yapılmıştı, ülkede çapında mevlüt okutmuşlardı; varın siz düşünün çoğulculuğunu. bizim ülkemizde de sinagoga saldırı düzenleniyor, onlarca türk vatandaşı musevi hayatını kaybediyor; milletçe ''oh olsun!'' demediğimiz kalıyor.

coğrafi olarak dünyanın izole bir köşesinde bulunan bir ada ülkesi oldukları için de ülkeyi dış dünyaya tümden kapatarak covid-19 ile mücadeleye beş sıfır önde başlamışlardı.
devamını gör...

günümüzde realite anlamı olarak düşünüldüğünde manasını yitirmiş sözdür. zira artık boşanmak bir imzalık iştir.
devamını gör...

kendimi bildim bileli istikrarla sürdürebildiğim nadir eylemlerdendir. yerel ya da ulusal radyo kanallarının iyisiyle kötüsüyle mutlaka dinleyenine katacağı bir şeyler olur çaldığı müzik türlerinin yanı sıra. uzun vadeli bir dinleyici olarak radyolara dair gözlemlediklerimi aktarmak istedim başlığı görünce.

özellikle yerel radyoların bulunduğu yerin tastamam birer aynası olduğunu düşünüyorum. şimdiye dek karşı kıyı dahil bunun aksini gözlemlediğim bir duruma rastlamadım. programcıların konuşmalarında seçtiği hitaplar ve cümlelerindeki belirli kelimeler, spikerlerin kime selam edip kime şarkı gönderdiği, varsa haber bültenlerindeki tavırları, programlara sponsor olan işletmeler, reklam metinleri ve içlerinde rakip firmaya atılan taş mahiyetindeki sloganlar, her biri o mahalde yaşanan günlük olaylara, insanların haline ve tavrına dair ipuçları veriyor. hele bazen yayınlarda çalınan müzik türüyle anonslardaki ve reklamlardaki söylemlerin birbirine tezat oluşturduğu durumlar oluyorsa o radyoda evlere şenlik durumların, dinleyene yansıyan ufak tefek çekişmelerin hatta yayın kazalarının yaşandığı vaki olur. *

ulusal yayın yapan radyolarda da zaman zaman benzer durumların görüldüğü olsa da bugün internet ve sosyal medya sayesinde ulusal radyo kanallarının daha kemikleşmiş ve ne istediği belli dinleyici kitleleri oluyor. öte yandan her ulusal kanalın farklı bir var oluş nedeni olabiliyor, kimi üç şarkı beş reklam, iki tane de rutini oturmuş programla çarkı döndürmeye çalışırken kimi istasyonlar da sanatçıların, müziğin, geleneksel ile yeninin daha geniş kitlelere tanıtılmasını görev bilip buna göre bir yayın anlayışı güdüyor. ilk gruptakiler dinleyici kitlesinin iyice gelişmesi konusunda daha çok çaba gösteriyor, bunun için çok dinlenen programların ve sunucuların peşinden koştukları olabiliyor. ulusal kanalların belli popüler programları kendilerine transfer etmesi, hatrı sayılır bir dinleyici grubunu da transfer etmesi , böylece reklam gelirini arttırması anlamına geliyor. bu program adına iyi bir gelişme olsa da riskli de olabilir; çünkü uzun süre devam eden yayınların müdavimleri değişiklikleri kolay kabullenmez, yeni yayın yerinde her zaman dinledikleri programın doğasında bir değişiklik sezerlerse bağırlarına taş basıp dinlemeyi bile bırakabilirler. ev sahibi radyonun her zamanki dinleyicileri de alıştıklarının dışında bir yayın görmeyi pek olumlu karşılamayabiliyor, bu da radyonun ticari hedefleri için kötü haber demek. ikinci gruptakilerin rolü zamanla bir tür kültür sanat ajandası oluşturma yönünde geliştiğinde, buna bir de düzgün bir sosyal medya kullanımı eşlik ederse daha sadık bir dinleyen kitlesine ulaşabiliyorlar, reklam ve sponsorluk gelirleri için de ekstra çaba harcamaları gerekmiyor.

bir dinleyen radyodan ne ister peki? aslında bu sorunun yanıtı da dinleyiciye göre değişebiliyor. örneğin trt'nin gece programlarının uzun yol şoförleri ve gece çalışmak zorunda olan insanlar tarafından sıkı sıkı takip edildiğini görünce bu dinleyiciler için sohbet ağırlıklı, müziğin nispeten daha az tutulduğu yayınlar yapılıyor. sabah programlarında dinleyeni gündemden haberdar eden ancak çok da dikkat istemeyen sohbetlerin ve hareketli şarkıların bulunduğu programlar talep görüyor, keza akşam trafiğinin yoğun olduğu saatlerde de dinleyeni oyalayacak ve onların telefonla katılımını güdüleyecek yayınlar daha çok dinleniyor. akşamın ve gecenin ilerleyen saatlerinde de sıfıra yakın sohbetin ve reklamın olduğu müzik yayınları yine ulusal istasyonların tercih ettiği yayın çizgisi oluyor. bir radyonun başarısını da gözlemlediğim kadarıyla uzun yıllar boyunca dinleyeninin de alışarak kolay kolay bırakmak istemediği rutinleri belirliyor, bu rutin bol ödüllü programlardan ya da sponsorluğunu yaptığı etkinliklerden oluşacağı gibi dinleyicisine vadettiği birkaç saatlik huzurlu bir yayın da olabiliyor. hasılı kelam, her ne kadar birçoğumuz internetten, albümlerden ve sair yerlerden müzik dinlemeye halihazırda alışmış olsak da, radyo teknolojisi halen basit ve erişilebilir oldukça radyo dinlemenin popülerliğinden çok da bir şey kaybetmeyeceğini görebiliyoruz.

siz yine de radyoları dinleyin. sesini duyurmak isteyenlerle sesle huzur bulmak isteyenleri buluşturan çok az şey var bu dünyada.
devamını gör...

henüz gelmedikleri halde rahatsızlık veren bir nesil, öyle de sıkıntılıdır bunlar.

hadi bi anımı anlatayım.
geçenlerde kafa ofisteyim, benjamin'in dolaptaki iskenderini yiyorum.
mutfağa biri geldi, saçlar maçlar değişik böyle, elinde barış mançovari bi yüzük, kulaklarda küpe...
cv bırakmaya gelmiş de susamış da bilmem ne. ilk sözlük deneyimiymiş.
dedim al kardeşim sana kağıt, iskender hakkında bir tanım gir.
yazıyo falan ama nasıl böyle, yazım hataları, gereksiz aforizmalar...

lan dedim böyle tanım mı girilir!?
yazdım işte, eğer başkasının ısmarladığı bir iskenderi yiyorsanız en güzel yemektir.

vay be dedi yitzhar abi, daha alınmadan çok şey öğrendim elhamdülillah!
alınmadın, fazla heveslisin, çıkarken kapıyı kapat dedim, adamı kovdum.
öyle bi nesil işte.
devamını gör...

bütün genellemeler yanlıştır.
kendinize gün içinde sık sık "insanların tercihleri ve yaptıkları beni ilgilendirmez" diye hatırlatın.
devamını gör...

yeti crab adıyla da bilinen 2005 yılında antartika açıklarında keşfedilmiş bir yengeç türü. gözlerinin pigment içermediği ve kör olduğu düşünülüyor. her bir bacağı yaklaşık olarak 15 santimetre ve sarı tüylerle kaplı 10 adet bacağı bulunuyor. derin okyanuslarda, okyanusun derinliklerinde bulunan hidrotermal menfezlerde yaşıyorlar.

bu ilginç yengeçler sahip oldukları tüyleri beslenmek için kullanıyorlar. tüylü kıskaçlarında yaşayan iplik şeklindeki bakterilere tuzak kurup büyüyüp yayılmalarına izin veriyor, sonra da onları yalayarak hem tüylerini tarıyor, hem de oradaki bakterilerle besleniyorlar.
devamını gör...

iyi de bundan bize ne?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim