evde pratik öğle yemeği tarifleri
yeşil mercimek, nohut, börülce, fasulye gibi çeşitli bakliyatları önceden haşlayıp porsiyonlara bölün, buzdolabı poşetleri ya da saklama kaplarıyla buzluğa kaldırın. sabahtan yiyeceğiniz kadarını çıkarın, öğleye kadar çözülür. öğleyin bir salata kasesi içine dilediğiniz yeşilliği, baharatı, küçük doğranmış turşuyu bakliyatınızla birlikte kaseye ekleyin. limon ve zeytinyağı da eklediniz mi gayet doyurucu ve besleyici bir salatanız olur. aynı mantıkla haşlanmış tavuk, makarna + yoğurt, haşlanmış patates + garnitür + yoğurt + az miktarda mayonez gibi çeşitlemeler de deneyebilirsiniz. önceden hazırlarım derseniz de çeşitli sebze mücverleri ve zeytinyağlı sebzeler soğuk yenebildikleri için gün içinde zaman kazandıracaktır. sıcak yemek istiyorum derseniz de omlet ve krep türlerini deneyebilirsiniz.
ayrıca:
(bkz: hem sağlıklı hem de tadı güzel olan yemekler)
(bkz: ucuz ve pratik yemek tarifleri)
(bkz: yalnız yaşayanlara pratik yemek tarifleri)
ayrıca:
(bkz: hem sağlıklı hem de tadı güzel olan yemekler)
(bkz: ucuz ve pratik yemek tarifleri)
(bkz: yalnız yaşayanlara pratik yemek tarifleri)
devamını gör...
yazarların yalnız olma nedeni
canım istemiyor.
devamını gör...
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
“bir şey oluyorsa bir hayır olmuyorsa bin hayır ara.”
devamını gör...
fırsat doğduğunda kürtlerin en ala ırkçı kesilecek olması
doğu'da bulunmuş her insanın ön görebileceği eylem. konu yavuz değil. bir yerde riya var.
devamını gör...
yaşar usta
münir özkul'un bizim aile'de canlandırdığı kurgusal karakterdir. sözlükte moderatör olsa; ''ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben yaşar usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni'' demek yerine ''ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben yaşar usta, hiç düşünmeden sol frame'de sallandırırım seni.'' demeyi tercih edebilirdi.
edit: gece gece benjamin düşürmüştür aklıma. #71724
edit: gece gece benjamin düşürmüştür aklıma. #71724
devamını gör...
sözlüğün ekşimeye başlaması
özellikle üç haftadır her cumartesi artan sistematik troll hareketiyle dikkatimi çeken bir gerçekliktir. troll kavramı ile neden bahsettiğimin açıklığa kavuşması için bkz: #756706
söz konusu troller neden buraya üşüşmekteler, kime çalışırlar, aynı merkezden mi yönetilirler gibi komplo teorilerine hiç girmeden sebep olduklarına bakmak, amaçlarını anlamak için yeterlidir; bu başlık altında bugün tanım girmiş olan tüm güzel kalpli, iyi niyetli yazarları birbirine düşürmek.
işin bir yüzüne dönük iyimserlik mesajları, başlık altında yeterince verilmiş zaten. bu yüzden işin diğer yüzüne dikkat çekmek istiyorum ve bir süre önce sözlükten ayrılan una nocte'nin çok güzel ifade ettiği gibi "kaptana buz dağı uyarısını yapan" yazarların üzerine gidilmemesini, bütün sorunların esas kaynağının bilincinde olunup, biraz daha empati kurulmasını rica ediyorum. bu zamana kadar savunduğum sözlük yönetiminin de "cumartesi terörü"nün farkına varmış olduklarını umuyorum.
söz konusu troller neden buraya üşüşmekteler, kime çalışırlar, aynı merkezden mi yönetilirler gibi komplo teorilerine hiç girmeden sebep olduklarına bakmak, amaçlarını anlamak için yeterlidir; bu başlık altında bugün tanım girmiş olan tüm güzel kalpli, iyi niyetli yazarları birbirine düşürmek.
işin bir yüzüne dönük iyimserlik mesajları, başlık altında yeterince verilmiş zaten. bu yüzden işin diğer yüzüne dikkat çekmek istiyorum ve bir süre önce sözlükten ayrılan una nocte'nin çok güzel ifade ettiği gibi "kaptana buz dağı uyarısını yapan" yazarların üzerine gidilmemesini, bütün sorunların esas kaynağının bilincinde olunup, biraz daha empati kurulmasını rica ediyorum. bu zamana kadar savunduğum sözlük yönetiminin de "cumartesi terörü"nün farkına varmış olduklarını umuyorum.
devamını gör...
laz
karadeniz bölgesinde bulunan bir etnik grup. çoğunlukla rize, artvin ve gürcistan'da bulunurlar ancak ilginçtir ki, osmanlı döneminde lazistan trabzon'a bağlı bir sancaktı. trabzon'da laz oldukça azdır diğer şehirlere göre.
bir bilgi daha. lazca'da "çöp" kelimesi yoktur. çünkü lazca doğa ile özdeşleşmiştir ve doğada çöp olmaz.
bir bilgi daha. lazca'da "çöp" kelimesi yoktur. çünkü lazca doğa ile özdeşleşmiştir ve doğada çöp olmaz.
devamını gör...
ısınana kadar boşa akan su
sonra kullanmak amacıyla (yer silmek, çiçek sulamak vs. için) kovaya akıtarak boşa gitmesini engellediğim sudur.
devamını gör...
normal sözlük'teki en havalı nick
bengaripsengüzeldünyaumutlu neden diye sormayın bilmiyorum.
devamını gör...
birçok yazarın siyasi başlıklara değinmemesi
bir tespit.
anladığım kadarıyla insanlar bıktı. düşünsenize; bazı haber kanallarında her akşam siyasi tartışmalar var. haberlerde genellikle benzer konular yer alıyor. okullarımızda, iş yerlerimizde, hatta futbolda bile siyasetin varlığı hissediliyor. kutuplaşma deseniz adım başı... konuşanların, tüm bunların değişmesine katkısı olmuyor, olamıyor... senelerdir laf anlatmaya çalıştığınız eş, dost, akrabanızın hâlâ aynı argümanlarla aynı noktada durduğuna, size aynı kişileri aynı aşkla savunduğuna tanık oluyorsunuz, gücünüz tükeniyor vesaire...
siyasette bir şeyler değiştirmek için konuşma, anlatma eşiği çoktan geçildi bence. icraat olmadıkça isterseniz sabaha kadar konuşun. bu ülkede yıllardır yapılan ve hiçbir çözüm üretmeyen şey de bu zaten. icraat dediğim öyle sokaklarda eylem yapmak falan değil. siyaset bilimleri mezunlarının, yani gençlerin artık siyasete el atması, bu işleri aynı kişilere muhtaçmışız algısıyla devam ettirenlere fırsat vermemesi lazım. ne yazık ki onun önü de "zengin olmayanın siyasette işi ne" türü bir durumla kesilmiş.
bir başka icraat da şu olabilir; insanların tek tek kapısına, ayağına giden, bazı şeyleri anlatıp gözlerini açmaya çalışan partilerden bağımsız bir ekip. bizimki gibi "ben başta olayım", "hayır, lider ben olmalıyım" kavgaları peşinde koşan tiplerin çoğunlukta olduğu ülkelerde öyle bir ekip kurma işi de yaş. yapacağı işe değil, kendi makamına, mevkisine bakıyor herkes.
ne kalıyor geriye? içimizden sövüp sayıp hayatımıza devam etmek, dışarıda denk geldiğimiz insanlara bazı konular hakkında -varsa- bildiklerimizi anlatıp onları uyandırmaya çalışmak. burada yazıp, bir şeylere değinip olan biteni değiştirebilecek olsak bu çoktan başarılmış olurdu diye düşünüyorum. ekşi'de, ulu'da ve başka sözlüklerde de senelerdir yazılıp çiziliyor çünkü. fakat gördüğünüz gibi hâlâ aynı noktadayız. yazan da, okuyan da hep aynı kesim.
bu konuda, başlıkta da yazıldığı gibi, birçok farklı düşünce türü var. hepsine de saygım var. ancak kendi adıma konuşmam gerekirse, siyasetten de, ister bizimkiler, ister yabancılar olsun siyasetçilerden de bıktım usandım. duymak bile istemiyorum artık hiçbirini. elimden bir şey gelmedikçe sinir küpü oluyorum çünkü.
anladığım kadarıyla insanlar bıktı. düşünsenize; bazı haber kanallarında her akşam siyasi tartışmalar var. haberlerde genellikle benzer konular yer alıyor. okullarımızda, iş yerlerimizde, hatta futbolda bile siyasetin varlığı hissediliyor. kutuplaşma deseniz adım başı... konuşanların, tüm bunların değişmesine katkısı olmuyor, olamıyor... senelerdir laf anlatmaya çalıştığınız eş, dost, akrabanızın hâlâ aynı argümanlarla aynı noktada durduğuna, size aynı kişileri aynı aşkla savunduğuna tanık oluyorsunuz, gücünüz tükeniyor vesaire...
siyasette bir şeyler değiştirmek için konuşma, anlatma eşiği çoktan geçildi bence. icraat olmadıkça isterseniz sabaha kadar konuşun. bu ülkede yıllardır yapılan ve hiçbir çözüm üretmeyen şey de bu zaten. icraat dediğim öyle sokaklarda eylem yapmak falan değil. siyaset bilimleri mezunlarının, yani gençlerin artık siyasete el atması, bu işleri aynı kişilere muhtaçmışız algısıyla devam ettirenlere fırsat vermemesi lazım. ne yazık ki onun önü de "zengin olmayanın siyasette işi ne" türü bir durumla kesilmiş.
bir başka icraat da şu olabilir; insanların tek tek kapısına, ayağına giden, bazı şeyleri anlatıp gözlerini açmaya çalışan partilerden bağımsız bir ekip. bizimki gibi "ben başta olayım", "hayır, lider ben olmalıyım" kavgaları peşinde koşan tiplerin çoğunlukta olduğu ülkelerde öyle bir ekip kurma işi de yaş. yapacağı işe değil, kendi makamına, mevkisine bakıyor herkes.
ne kalıyor geriye? içimizden sövüp sayıp hayatımıza devam etmek, dışarıda denk geldiğimiz insanlara bazı konular hakkında -varsa- bildiklerimizi anlatıp onları uyandırmaya çalışmak. burada yazıp, bir şeylere değinip olan biteni değiştirebilecek olsak bu çoktan başarılmış olurdu diye düşünüyorum. ekşi'de, ulu'da ve başka sözlüklerde de senelerdir yazılıp çiziliyor çünkü. fakat gördüğünüz gibi hâlâ aynı noktadayız. yazan da, okuyan da hep aynı kesim.
bu konuda, başlıkta da yazıldığı gibi, birçok farklı düşünce türü var. hepsine de saygım var. ancak kendi adıma konuşmam gerekirse, siyasetten de, ister bizimkiler, ister yabancılar olsun siyasetçilerden de bıktım usandım. duymak bile istemiyorum artık hiçbirini. elimden bir şey gelmedikçe sinir küpü oluyorum çünkü.
devamını gör...
uzun saçlı'nın yeri
şahsen tanırım.bayram tatilinde rezervasyon için aramıştım.eşini trafik kazasında kaybedince yıprandı haliyle.
çayının sırrı, suyunun kaynak suyu olması ve meşe odununda demlenmesidir.bir çok ünlü ile çekilmiş fotoğrafı vardır mekanda.
yol üstündeki bu rota yerine merdivenlerden inip aşağıda kahvaltıyı tercih ederdim.manzaranın güzelliği anlatılmaz, yaşanır.
çayının sırrı, suyunun kaynak suyu olması ve meşe odununda demlenmesidir.bir çok ünlü ile çekilmiş fotoğrafı vardır mekanda.
yol üstündeki bu rota yerine merdivenlerden inip aşağıda kahvaltıyı tercih ederdim.manzaranın güzelliği anlatılmaz, yaşanır.
devamını gör...
burcuna göre sevgili seçme
aslan burcu kadar kanserr , ego manyağı bir burç yok. aslan olmasın ne olursa olsun. oğlak iyidir bence.
edit: burçlara inanan bir insan değilim aslında ama aslan burcu ne kadar tanıdığım varsa kanser ettiler.
edit: burçlara inanan bir insan değilim aslında ama aslan burcu ne kadar tanıdığım varsa kanser ettiler.
devamını gör...
dinleyince mutlu olunan şarkılar
beauitifuuuul :)
snoop dogg - pharrell williams
beauitiful
snoop dogg - pharrell williams
beauitiful
devamını gör...
nereye gidiyoruz baba
jean-louis fournier'in, -engelli çocuk sahibi bir baba olarak- yaşadığı tüm zorlukları, hayal kırıklıklarını, acılarını, üzüntülerini ve elbette özlemlerini kaleme aldığı anlatısı.
yazara bu eseri 2008 prix femina ödülünü kazandırmıştır.
kitap gerçekten çok üzücü.hassas insanların gözleri dolmadan okuyabilmesi mucize olur gibi gözüküyor.engellilerin, engelli yakınlarının yaşadıklarına tanık olmak isteyen , onları birazcık daha iyi anlamak isteyenlerin okuması gereken bir kitap.
not :ben kitabın yarısını ağlayarak okudum.yazar hiçbir şey saklamadan tüm çıplaklığı ile içini dökmüş . bir engelli yakını olarak zaten birebir tanık olduğum olaylar olduğu için belki beni daha çok etkiledi. kesinlikle tavsiye ederim.
daha detaylı bilgi için
ilgili başlık (bkz: asla kimseyi öldürmedi benim babam)
yazara bu eseri 2008 prix femina ödülünü kazandırmıştır.
kitap gerçekten çok üzücü.hassas insanların gözleri dolmadan okuyabilmesi mucize olur gibi gözüküyor.engellilerin, engelli yakınlarının yaşadıklarına tanık olmak isteyen , onları birazcık daha iyi anlamak isteyenlerin okuması gereken bir kitap.
not :ben kitabın yarısını ağlayarak okudum.yazar hiçbir şey saklamadan tüm çıplaklığı ile içini dökmüş . bir engelli yakını olarak zaten birebir tanık olduğum olaylar olduğu için belki beni daha çok etkiledi. kesinlikle tavsiye ederim.
daha detaylı bilgi için
ilgili başlık (bkz: asla kimseyi öldürmedi benim babam)
devamını gör...
günde 5 saat yürüyerek 250-300 tl kazanmak
biraz tuhaf gelecek ama reklamların hakim olduğu bir distopyada yaşıyor gibi hissediyorum. sosyal medya, televizyon, caddeler, sokaklar, apartmanlar vs vs. gözümüze sokulan birçok yer. eşyaların değeri ve reklamı arttıkça insanlığımızın değeri maalesef azalmaya devam ediyor.
tanım: paranın insanlardan daha önemli olduğunu gösteren modern kölelik ilanı.
tanım: paranın insanlardan daha önemli olduğunu gösteren modern kölelik ilanı.
devamını gör...
ses yakışıklılığı
ses seksiliği...
öyledir bazı sesler adeta gel beni al diye bağırır.. böyle harfler ahtapot gibi gelir boynunuza bi taraflarınıza dolanıp çeker kendisine sizi... hassssibe lan dersin dur şimdi ortalık karışık.
öyledir bazı sesler adeta gel beni al diye bağırır.. böyle harfler ahtapot gibi gelir boynunuza bi taraflarınıza dolanıp çeker kendisine sizi... hassssibe lan dersin dur şimdi ortalık karışık.
devamını gör...
iğrendiren kokular
koridorları yeni silinmiş devlet okulu kokusu.
devamını gör...


