hiçbir mesleğe ilgi duymayan genç
dünyaya geldiğine pişman, depresif, yaşama enerjisi ve hevesi olmayan lise mezunu genç. baba zoruyla bir yerlere girer ve mutsuz olur.
devamını gör...
diyanet'in allah yerine tanrı denilmesini onaylaması
babamla geçen gün bu yüzden kavga ettik. tanrı demenin chp işi olduğunu iddia ediyor akpli yaşlı tayfa. valla ben bu zihniyetten bıktım açıkçası. akpli baba çok zor. bu arada tanrı kelimesinin etimolojik olarak tengir- fiilinden geldiği düşünülüyor. tengir- yani döndür-. dünyayı döndüren manasında da tanrıya evrildiğini düşünüyoruz. türkçe'ye hayranım ben ya, şu kelimelerin kökenini, mantığını bilip sevmemek elde değil. ben tanrı diyorum valla. bence çok güzel kelime.
devamını gör...
normal sözlük’te tanıdık birilerine rastlamak
şahsen istemediğim durumdur.
devamını gör...
apollo
amerikan ulusal havacılık dairesi nasa tarafından gerçekleştirilen insanlı ay yolcuğu projesidir.
özellikle doğu bloku ile yaşanan soğuk savaş ve uzay yarışı, bu projenin gelişmesinde etkili olmuştur.
özellikle doğu bloku ile yaşanan soğuk savaş ve uzay yarışı, bu projenin gelişmesinde etkili olmuştur.
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
gian lorenzo bernini ’nin öğrencisi olan giuliano finelli tarafından yapılan papa 8. urban'ın ölen yeğeni olan maria duglioli barberini 'nin büstü, 1626. louvre müzesi


1601 yılında italya - torrano di carrara'da doğan finelli aldığı heykeltıraşlık eğitiminden sonra taşındığı roma 'da bernini’nin dikkatini çekerek öğrencisi olmuştur. bernini'nin yanında ünlenen finelli ince detaylardaki ustalığı ile kendi tarzını oluşturmuştur.


1601 yılında italya - torrano di carrara'da doğan finelli aldığı heykeltıraşlık eğitiminden sonra taşındığı roma 'da bernini’nin dikkatini çekerek öğrencisi olmuştur. bernini'nin yanında ünlenen finelli ince detaylardaki ustalığı ile kendi tarzını oluşturmuştur.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
şükrü erbaş'ın, seni korumak için isimli şiirinde geçen dizelerdir.
“ya sen bu ülkede doğmasaydın
ya ben aşkı herkes gibi bilseydim”
“ya sen bu ülkede doğmasaydın
ya ben aşkı herkes gibi bilseydim”
devamını gör...
görsel yapımlarla şiddetin normalleştirilmesi
kişi, okuduğu ve izlediği materyallere aşırı odaklandığı zaman, beyninin objektif, sorgulayan, hayal ile gerçeği ayırt eden, sunulanın doğru-yanlış analizini gerçekleştiren mantıklı bilinç tarafını kısmen de olsa devreden çıkarır. genelde ergenlik öncesi çocuklarda bu eğilim daha fazladır, doğal olarak.
ve algıladığı pek çok şey bilinçaltına istemeden de olsa giriverir. film yapımcıları, reklam sektörü bunu zaten iyi bilirler ve beynin bu özelliğini kullanıp, çeşitli tekniklerden de yararlanarak kişi üzerinde istedikleri türden etkileri yaratabilirler.
beynin bilinçaltı kısmının bilinçten çok daha büyük yer kapladığı ve bilinçli yaptığımızı "sandığımız" birçok şeyin bilinçaltı şartlandırmalar neticesinde ortaya çıktığı psikiyatride bilinen bir olgu. evet, insanların yüzde yüzü ya da çoğunluğu şiddet içerikli eserleri okur ya da izlerse tamamen etkilenir, kendini iyice kaptırır, normalleştirir demek çok iddialı bir sav olur lakin bir kişinin bile bu yönde etkilenmesi, bu tip eserler hakkında durup düşünmek için sebeptir: şiddeti ne yönde ve ne kadar vermeliyiz?
ve algıladığı pek çok şey bilinçaltına istemeden de olsa giriverir. film yapımcıları, reklam sektörü bunu zaten iyi bilirler ve beynin bu özelliğini kullanıp, çeşitli tekniklerden de yararlanarak kişi üzerinde istedikleri türden etkileri yaratabilirler.
beynin bilinçaltı kısmının bilinçten çok daha büyük yer kapladığı ve bilinçli yaptığımızı "sandığımız" birçok şeyin bilinçaltı şartlandırmalar neticesinde ortaya çıktığı psikiyatride bilinen bir olgu. evet, insanların yüzde yüzü ya da çoğunluğu şiddet içerikli eserleri okur ya da izlerse tamamen etkilenir, kendini iyice kaptırır, normalleştirir demek çok iddialı bir sav olur lakin bir kişinin bile bu yönde etkilenmesi, bu tip eserler hakkında durup düşünmek için sebeptir: şiddeti ne yönde ve ne kadar vermeliyiz?
devamını gör...
aşka karşılık gelen bir kelime yaz
isim verip övmek istemiyorum.
devamını gör...
çocukken sahip olunan yanlış bakış açıları
herkesi iyi sanmak..
devamını gör...
seri katil olmak için gerekenler
g-üven
ö-zveri
t-ecrübe.
ö-zveri
t-ecrübe.
devamını gör...
covid-19 aşısıyla çip takılması
zaten takılı değil mi? bir gün boyunca telefonuna bakmayan var mı? çipin illa vücuda girmesine gerek yok, elimizle dokunuyoruz zaten her gün.
biraz düşünürseniz çiplerin sizi sizden daha iyi tanıyor olabileceğini göreceksiniz. aklınızda olan ama epeydir bakmadığınız bir şey tak diye önünüze koyuyor youtube, aniden aklınızdaki şeyi reklam olarak görüyorsunuz. sizin düşünmenize bile gerek yok; siz zaten çip takılı robotlarsınız. robot olan fakat robot olduğunu bilmeyen robotlar..
biraz düşünürseniz çiplerin sizi sizden daha iyi tanıyor olabileceğini göreceksiniz. aklınızda olan ama epeydir bakmadığınız bir şey tak diye önünüze koyuyor youtube, aniden aklınızdaki şeyi reklam olarak görüyorsunuz. sizin düşünmenize bile gerek yok; siz zaten çip takılı robotlarsınız. robot olan fakat robot olduğunu bilmeyen robotlar..
devamını gör...
iyi asker
ford madox ford romanıdır.
aşk üçgenlerinden oluşan bir hikaye ama zorlu bir geometri dersindeki kadar çok üçgen var bu hikayede.
yaralı olduğunu düşündüğü erkeği kendi aşkıyla tedavi etmek isteyen kadınlar var mesela bu romanda. birçok kadın için bu önemli bir meseledir, yani ıssız adamı hayata döndürmek. yaralı aslanı tedavi edip ormana birlikte dönmek.
yardım muhtaç bir kadını aşkıyla refaha kavuşturmak isteyen erkekler var mesela bu romanda. kol kanat germek erkek cinsinden beklenen bir rol ve erkekler bu rolü oynamaya bayılırlar her zaman. dipteki kadından bir kraliçe yaratmaya.
ama aşk öyle bir şey değildir ve oynanan roller cinsiyetten bağımsızdır ve her şeyden azadedir.
son zamanlarda okuduğum en iyi romanlardan biri. hayatı bir anda yerle bir olan iki evli çiftin hikayesi. anlatıcımız o kadar safdil ve umursamaz ki sizin sessiz dinleyici konumuna koyup hikayesini anlatmaya başladığında bazı zamanlar öfke krizlerine girebilirsiniz ama siz iyi bir asker olun ve bu en acıklı öyküyü rahatta dinleyin.
aşk üçgenlerinden oluşan bir hikaye ama zorlu bir geometri dersindeki kadar çok üçgen var bu hikayede.
yaralı olduğunu düşündüğü erkeği kendi aşkıyla tedavi etmek isteyen kadınlar var mesela bu romanda. birçok kadın için bu önemli bir meseledir, yani ıssız adamı hayata döndürmek. yaralı aslanı tedavi edip ormana birlikte dönmek.
yardım muhtaç bir kadını aşkıyla refaha kavuşturmak isteyen erkekler var mesela bu romanda. kol kanat germek erkek cinsinden beklenen bir rol ve erkekler bu rolü oynamaya bayılırlar her zaman. dipteki kadından bir kraliçe yaratmaya.
ama aşk öyle bir şey değildir ve oynanan roller cinsiyetten bağımsızdır ve her şeyden azadedir.
son zamanlarda okuduğum en iyi romanlardan biri. hayatı bir anda yerle bir olan iki evli çiftin hikayesi. anlatıcımız o kadar safdil ve umursamaz ki sizin sessiz dinleyici konumuna koyup hikayesini anlatmaya başladığında bazı zamanlar öfke krizlerine girebilirsiniz ama siz iyi bir asker olun ve bu en acıklı öyküyü rahatta dinleyin.
devamını gör...
yazarların duyduğu reddedilme cümleleri
benimkiler klasikti hep, yukarıda da birçok yazar arkadaş yazmış zaten. ama benim birine söylediğim şey geldi aklıma, hadi bana eyvallah, yolun açık olsun inşallah.
lisedeyiz, en yakın kız arkadaşım ve sevgilisi beni baş göz etmeye çalışıyor, bense istemiyorum. zaten üniversite sınavı var, dershane, okul, sınavlar derken yıpranmışız, ben kendime vakit ayıramıyorum, başkasına ayıracak vaktim de yok.
neyse o kadar ısrar ettiler ki görüşmem için artık bıktım ve kabul ettim. ama kafamda da bin türlü bahane arıyorum. buluştuk bir kafede, çocukla konuşuyoruz. çocuk mevzuyu açtı ve ben direkt dedim ki “birine ayıracak vaktim yok, yorgunum da zaten” gelen soru “nasıl yorgunsun? fiziksel mi ruhsal mı?” yahu çocuğum bir saattir ben ne anlatıyorum. baktım anlamıyor, ne desem derken, radyoda o zamanlar meşhur gökhan özen-hadi bana eyvallah çalıyor. masadan kalkacağım zamanı nakarat kısmına (hadi bana eyvallah, yolun açık olsun inşallah) denk getirip söylemeye başladım ve dönüp gittim.
en son çocuk donup kalmış, boş gözlerle bana bakıyordu. vaktim olsa da senle nasıl olurdu, diyemedim. üzücü biraz, gurur da duymuyorum yaptığımla ama insanları bazı şeyler için fazla zorlamaya gerek yok diye düşünüyorum.
lisedeyiz, en yakın kız arkadaşım ve sevgilisi beni baş göz etmeye çalışıyor, bense istemiyorum. zaten üniversite sınavı var, dershane, okul, sınavlar derken yıpranmışız, ben kendime vakit ayıramıyorum, başkasına ayıracak vaktim de yok.
neyse o kadar ısrar ettiler ki görüşmem için artık bıktım ve kabul ettim. ama kafamda da bin türlü bahane arıyorum. buluştuk bir kafede, çocukla konuşuyoruz. çocuk mevzuyu açtı ve ben direkt dedim ki “birine ayıracak vaktim yok, yorgunum da zaten” gelen soru “nasıl yorgunsun? fiziksel mi ruhsal mı?” yahu çocuğum bir saattir ben ne anlatıyorum. baktım anlamıyor, ne desem derken, radyoda o zamanlar meşhur gökhan özen-hadi bana eyvallah çalıyor. masadan kalkacağım zamanı nakarat kısmına (hadi bana eyvallah, yolun açık olsun inşallah) denk getirip söylemeye başladım ve dönüp gittim.
en son çocuk donup kalmış, boş gözlerle bana bakıyordu. vaktim olsa da senle nasıl olurdu, diyemedim. üzücü biraz, gurur da duymuyorum yaptığımla ama insanları bazı şeyler için fazla zorlamaya gerek yok diye düşünüyorum.
devamını gör...
mehmed uzun
mehmed uzun, 1953 siverek şanlıurfa doğumludur. 1977 yılından beri isveç'te yaşayan uzun'un, kurmanci, türkçe ve isveççe yazdığı kitapları yirmiye yakın dilde yayınlandı.
1985 yılından bu yana romanlarını kaleme alan mehmed uzun hakkında türkiye'de çok sayıda dava açılmıştır. 1981 yılında türk vatandaşlığından atılmış ve 1992 yılında kadar türkiye'ye gelmemiştir.
uzun yıllar isveç yazarlar birliği yönetim kurulu üyeliği yapmıştır. ayrıca isveç pen kulübü ve uluslararası pen kulüp'te aktif olarak çalıştı. isveç ve dünya gazeteciler birliği'nin de üyesi olan uzun'un bugüne kadar çok sayıda kürtçe romanı bulunmaktadır.
yakalandığı mide kanseri nedeni ile uzun süre tedavi gören ünlü edebiyatçı, 11 ekim 2007 yılında diyarbakır'da yaşamını yitirmiştir.
mehmed uzun, 13 ekim günü diyarbakır ulucami'de kılınan cenaze namazı ardından, cami önündeki kalabalığa sırasıyla yaşar kemal, şerafettin elçi, ahmet türk ve osman baydemir'in yaptığı konuşmaların ardından mardinkapı mezarlığına defnedilmiştir.
kürt dilinin yasak olduğu bir dönemde, birçok kürt yazarın aksine egemen dilde değil anadilinde yazmayı tercih etmiştir. özellikle, zayıf olan kürtçe yazı dilini geliştirmek, ortak bir edebi dil oluşturmak ve kürt hikâye anlatım geleneğini canlandırmaya yönelik yaptığı çalışmalarla modern kürt edebiyatında kurucu bir role sahiptir.
kürt edebiyatı alanındaki çalışmaları nedeniyle, dönemin siyasi rejimi tarafından defalarca türklüğe hakaret, bölücülük ve terörizme destek gerekçeleri ile suçlanan yazar, uzun süre sürgünde yaşamış ve yalnızca hayatının son yıllarında türkiye'ye geri dönebilmiştir.
1985 yılından bu yana romanlarını kaleme alan mehmed uzun hakkında türkiye'de çok sayıda dava açılmıştır. 1981 yılında türk vatandaşlığından atılmış ve 1992 yılında kadar türkiye'ye gelmemiştir.
uzun yıllar isveç yazarlar birliği yönetim kurulu üyeliği yapmıştır. ayrıca isveç pen kulübü ve uluslararası pen kulüp'te aktif olarak çalıştı. isveç ve dünya gazeteciler birliği'nin de üyesi olan uzun'un bugüne kadar çok sayıda kürtçe romanı bulunmaktadır.
yakalandığı mide kanseri nedeni ile uzun süre tedavi gören ünlü edebiyatçı, 11 ekim 2007 yılında diyarbakır'da yaşamını yitirmiştir.
mehmed uzun, 13 ekim günü diyarbakır ulucami'de kılınan cenaze namazı ardından, cami önündeki kalabalığa sırasıyla yaşar kemal, şerafettin elçi, ahmet türk ve osman baydemir'in yaptığı konuşmaların ardından mardinkapı mezarlığına defnedilmiştir.
kürt dilinin yasak olduğu bir dönemde, birçok kürt yazarın aksine egemen dilde değil anadilinde yazmayı tercih etmiştir. özellikle, zayıf olan kürtçe yazı dilini geliştirmek, ortak bir edebi dil oluşturmak ve kürt hikâye anlatım geleneğini canlandırmaya yönelik yaptığı çalışmalarla modern kürt edebiyatında kurucu bir role sahiptir.
kürt edebiyatı alanındaki çalışmaları nedeniyle, dönemin siyasi rejimi tarafından defalarca türklüğe hakaret, bölücülük ve terörizme destek gerekçeleri ile suçlanan yazar, uzun süre sürgünde yaşamış ve yalnızca hayatının son yıllarında türkiye'ye geri dönebilmiştir.
devamını gör...
yalnızlık
oğuz atay, tutunamayanlar'dan küçük bir bölüm.
beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. tedirgin etme beni. bu sefer geride bir şey bırakmadım. tasımı tarağımı topladım geldim. neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim.
beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. tedirgin etme beni. bu sefer geride bir şey bırakmadım. tasımı tarağımı topladım geldim. neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim.
devamını gör...
en güzel teoman şarkısı
aşk kırıntıları
"...inan çok çalıştım bu kalpsiz dünyayı sevebilmek için. neyim var ki sanki senden başka?"
"...inan çok çalıştım bu kalpsiz dünyayı sevebilmek için. neyim var ki sanki senden başka?"
devamını gör...
yazarların doğum gününde yaşadığı garip olaylar
çocukken düşüp ön dişlerimi kırmıştım ve kendi pastamdan yiyememiştim. bir de sürekli aksilik çıkıyor doğum günlerimde. son 3 senedir hiçbir şey istediğim gibi olmadı.
devamını gör...
normal sözlük'ün dergi projesi
coğrafya ve gezi konularında katkıda bulunabilirim, resmen sözlük yürümüyor koşuyor koşuyor.
devamını gör...

