rıfat ılgaz
7 mayıs 1911'de cide'de doğmuştur. 1930 yılında kastamonu muallim mektebini bitirdikten sonra 6 yıl ilkokul öğretmenliği yapmıştır. 1938'de, gazi eğitim enstitüsü edebiyat bölümünden mezun olmuştur. bir süre türkçe öğretmenliği yapmıştır. ilk şiirleri 1927'de, kastamonu'da yayımlanan nazikter ve açıkgöz gazetelerinde çıktı. 1944'te sınıf adlı ikinci şiir kitabının, sıkıyönetim kararıyla toplatılmasından sonra, 6 ay hüküm giydi. sabahattin ali, aziz nesin, mim uykusuz ile birlikte çıkardıkları markopaşa başta olmak üzere, çeşitli dergilerde çıkan yazıları ve yayımlanan kitapları nedeniyle, yaşamının çeşitli evrelerinde, birçok kovuşturmaya uğradı ve değişik sürelerde tutuklu kaldı. 1947'de öğretmenlikten çıkarıldıktan sonra, hayatını öykü, roman, tiyatro oyunu ve gazetelerde köşe yazıları yazarak kazandı. 1974'te yenigün gazetesinden emekli oldu. 7 temmuz 1993'te aramızdan ayrıldı. cidede bulunan evi müze olarak ziyarete açık durumdadır.
devamını gör...
madalyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
bu zamana kadar yazılanlar ne olacak ki acaba ?
edit:
geçmişe yönelik bütün madalyalarınız teslim edilip, itina ile verilecektir. *
edit:
geçmişe yönelik bütün madalyalarınız teslim edilip, itina ile verilecektir. *
devamını gör...
tadı hayal kırıklığına uğratan yiyecekler
sushi ve türevleri. denemediğim roll, sashimi, nigiri, maki kalmadı. sağda solda bunun için ölüp, bayılanları görünce kendimi garip hissediyorum. yeni tatlara çok açık bir insanım, sushi insanı değilim sadece.
devamını gör...
yaş saymanın bırakıldığı yaş
35'te bıraktım. sayacak mıydık daha?
devamını gör...
28 şubat 1997 postmodern darbesi
aslında bir sürecin genel adıdır. sonuçları günümüzü şekillendirmede çok etkili olmuştur.
refah partisi 1995 seçimlerinden birinci parti olarak çıktı ve uzun bir hükümet kurma çabalarının sonucunda tansu çiller’in partisi dyp ile refah yol hükümetini kurdu. necmettin erbakan başbakan oldu.
o dönemler askerin ülke yönetimi üzerinde ağırlığı fazlaydı. askerin zaten kuşkuyla baktığı erbakan, başbakan olduktan sonra yaptığı bazı ziyaret ve toplantılarla şimşekleri hepten üzerine çekti. ilk ziyaretini iran’a yaptı. sonrasında libya’da kaddafi’yi çadırında ziyaret etti. bu ziyarette kaddafi türkiye aleyhine ağır ifadeler söyledi ama erbakan dut yemiş bülbüle dönmekle eleştirildi. başbakanlık konutunda tarikat liderleri ve şeyhlere iftar yemeği verdi. konuta sarıklı ve cübbelileri doldurdu. fettullah gülen’i de davet etmişti ama feto katılmadı. (eskiden feto derdik bu imama). hatta gülen, sonrasında askerin doğru yaptığını söyleyecekti.
süreci hızlandıran diğer gelişmelerden bazıları da şunlar oldu. sincan belediyesi “kudüs gecesi” düzenledi, cihat adıyla tiyatro gösterisi yapıldı. 23 şubatta ise fatih camii önünde sarıklılar “şeriat isteriz, yaşasın hizbullah” sloganları attı.
deniz kuvvetleri komutanı bir açıklama yaparak, irticanın pkk’dan daha tehlikeli olduğunu söyledi.
nihayetinde 28 şubat’ta mgk toplandı ve aldığı tavsiye kararlarını hükümete sundu. tabii ki erbakan kararların çok ağır olduğunu söyleyerek imzalamadı. 18 haziranda ise istifa etti. sonraki süreçte rp kapatılacaktı. bu sürecin postmodern darbe adıyla anılması ise kanlı bir darbe olmaması ve dolaylı olarak hükümetin istifaya zorlanmasıydı.
günümüzü nasıl şekillendirdiği konusu ise sürecin devamında parti içindeki bir grubun bu olaylardan dersler çıkarması, mağdurluğunu çok iyi kullanması ve askerin etkisi çeşitli yöntemler ile azaltarak iktidarını uzun yıllar ayakta tutması olacaktı.
refah partisi 1995 seçimlerinden birinci parti olarak çıktı ve uzun bir hükümet kurma çabalarının sonucunda tansu çiller’in partisi dyp ile refah yol hükümetini kurdu. necmettin erbakan başbakan oldu.
o dönemler askerin ülke yönetimi üzerinde ağırlığı fazlaydı. askerin zaten kuşkuyla baktığı erbakan, başbakan olduktan sonra yaptığı bazı ziyaret ve toplantılarla şimşekleri hepten üzerine çekti. ilk ziyaretini iran’a yaptı. sonrasında libya’da kaddafi’yi çadırında ziyaret etti. bu ziyarette kaddafi türkiye aleyhine ağır ifadeler söyledi ama erbakan dut yemiş bülbüle dönmekle eleştirildi. başbakanlık konutunda tarikat liderleri ve şeyhlere iftar yemeği verdi. konuta sarıklı ve cübbelileri doldurdu. fettullah gülen’i de davet etmişti ama feto katılmadı. (eskiden feto derdik bu imama). hatta gülen, sonrasında askerin doğru yaptığını söyleyecekti.
süreci hızlandıran diğer gelişmelerden bazıları da şunlar oldu. sincan belediyesi “kudüs gecesi” düzenledi, cihat adıyla tiyatro gösterisi yapıldı. 23 şubatta ise fatih camii önünde sarıklılar “şeriat isteriz, yaşasın hizbullah” sloganları attı.
deniz kuvvetleri komutanı bir açıklama yaparak, irticanın pkk’dan daha tehlikeli olduğunu söyledi.
nihayetinde 28 şubat’ta mgk toplandı ve aldığı tavsiye kararlarını hükümete sundu. tabii ki erbakan kararların çok ağır olduğunu söyleyerek imzalamadı. 18 haziranda ise istifa etti. sonraki süreçte rp kapatılacaktı. bu sürecin postmodern darbe adıyla anılması ise kanlı bir darbe olmaması ve dolaylı olarak hükümetin istifaya zorlanmasıydı.
günümüzü nasıl şekillendirdiği konusu ise sürecin devamında parti içindeki bir grubun bu olaylardan dersler çıkarması, mağdurluğunu çok iyi kullanması ve askerin etkisi çeşitli yöntemler ile azaltarak iktidarını uzun yıllar ayakta tutması olacaktı.
devamını gör...
anasayfada kendi entryne rastlamak
bugün iki kere yaşadığım. daha öncede yaşadım da, üstüne başlığı görünce yazayım dedim.
benim sözlükte huyum nicklere bakmadan okumak. uzun yazıysa, beğendiysem beğenisi verir öyle en son görürüm nicki. kısa yazıysa, cümlenin sonuna doğru görürüm.
şimdi kendi yazılarımı görüp, başkasının gibi okumaya başladım. ne güzel yazmış, aynı benim gibi düşünüyor, vayy be ne süper yazar, bunun gibisi zor bulunur falan diyerek (tabii ki böyle şeyler demedim(u: swh) sadece fikri bana yakın yazarmış dedim) okuyup, bir yerden sonra ya da sonunda nicki görüp, "aa benmişim ya" diyip gülümsetti. hoş bir durum.
benim sözlükte huyum nicklere bakmadan okumak. uzun yazıysa, beğendiysem beğenisi verir öyle en son görürüm nicki. kısa yazıysa, cümlenin sonuna doğru görürüm.
şimdi kendi yazılarımı görüp, başkasının gibi okumaya başladım. ne güzel yazmış, aynı benim gibi düşünüyor, vayy be ne süper yazar, bunun gibisi zor bulunur falan diyerek (tabii ki böyle şeyler demedim(u: swh) sadece fikri bana yakın yazarmış dedim) okuyup, bir yerden sonra ya da sonunda nicki görüp, "aa benmişim ya" diyip gülümsetti. hoş bir durum.
devamını gör...
kaçma isteği
kişilerden ve duygulardan kaynaklı bir istek olabilir. istediğimiz kadar mekansal olarak kaçalım lakin kişi kendinden kaçamıyor maalesef.
devamını gör...
sevmek vs sevilmek
kendim bile duygularımdan kolay kolay emin olamıyorken birinin beni sevdiğine ikna etmesi kolay değil. bu yüzden sevmek diyorum , daha garanti.
devamını gör...
kendini ifade edememe kaygısı
nedeni, kabul görmeme korkusudur.
onun da nedeni kendini kabul etmeme durumudur.
kök neden yine özgüven.
onun da nedeni kendini kabul etmeme durumudur.
kök neden yine özgüven.
devamını gör...
isviçre çakısı
antik zamanlarda kullanılan aletleri gösteren bir belgeselde, isviçre çakısı kadar detaylı olmasada daha basit bir benzerinin, roma imparatorluğu askerlerinin kullandığını söylüyordu.
devamını gör...
yüksek sesle konuşan insanlar
uzun süre maruz kaldığınızda kulakta çınlama ve işitme kaybına neden olabilir. ve bu ses kirliliiğini yaratan kişinin ağzını ellerinizle sıkıca kapatmak istemenize yol açar. defalarca uyarılmasına rağmen aynı tas, aynı hamam devam eder. hatta öyleleri vardır ki onlar için mekan fark etmez bu işi şova dönüştürürler. sevdiğiniz ve tanındığınız mekanlara birlikte gidilmemesi önerilir.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
cözülemedik sudoku kalmasın diyerek katılcağım yeni programdır.
devamını gör...
sözlük radyosu
radyoyu özledik. açılsa da havalar yumuşasa, sözlüğe bahar gelse...
devamını gör...
distopik filmler veri tabanı
12 maymun;
distopik bir film olduğu için anlamanız biraz zor olabilir ama sağlam bir film.
distopik bir film olduğu için anlamanız biraz zor olabilir ama sağlam bir film.
devamını gör...
esnek çalışma saatleri
günümüz şartlarında esnek çalışma saati yok ki. kim ne derse desin emekçi insanın halini gerçekten görmek lazım.
devamını gör...
pame radyo yayını
bir radyo tadilatını sabırsızlıkla beklememizi sağlayan güzide yayın. bu zor günlerde 9-10 halı saha keyfimizin yerini tutmuştur, o derece sevdik.
devamını gör...
sen kimin çocuğusun diye soran teyze
çocuk gördüğünde ilk ve favori sorusu ''sen kimin çocuğusun'' olan teyzedir. cevap gelmezse çocuğu bir köşeye sıkıştırır bakışlarıyla, tekrar tekrar sorar hatta ipucu bile verir ve o cevabı muhakkak alır. küçükken bana da sorulmuştu da ''annemin'' cevabını vermiş, teyzeleri güldürüp aralarından sıvışmıştım. espritüel kişiliğim çocukluktan kendini gösteriyormuş canım*.
devamını gör...
amerikan şehirlerinin çok düzenli olması
arazinin çok geniş olmasından dolayıdır.
yaygın şehir düzeninde inşaa ediyorlar.
yaygın şehir düzeninde inşaa ediyorlar.
devamını gör...
mesaja dönmeyen insan
bilebildin mi bari,bravo sana gibi ukala soru kalıplarıyla yanıt veren tip kadar kötü değildir.var böyleleri.herkesten uzak olsun.
devamını gör...
