kolay, kestirme yolu bulmak.
devamını gör...

1964 doğumlu müzisyen ve söz yazarı. 2001 yılında düş sokağı sakinleri isimli grubun ayrılması sebebiyle düşlerin ressamı mahlası ile solo albümler çıkarmaya başladı. serbest vezin sembolik şizofreni (kitap) adında muhteşem bir kitabın yazarıdır aynı zamanda. daha önceleri vermiş olduğu bir röportajı bırakayım tam buraya .

ne güzel söylemiş;

ben sana ölüyorum
devamını gör...

bir çiçek tohumu
çimlenmesini,yaprak vermesini beklemek, bir sabah açmış olduğu rengarenk çiçekleriyle karşılanmak...
devamını gör...

öncesinde "insanların insan gibi davranmama meselesi" ni tartışırsak kendiliğinden ortadan kalkacak olan meseledir. her insanın başkasına zarar vermeden, istediği gibi davranma hakkına sahip olduğunu anlamamız gerek artık.
devamını gör...

melih gökçek gibi boş bir insanın tweetlerini okuyup vakit mi kaybetsin adam. çalmıyor ki çalışıyor kendisi. dinozor heykeli ve fışkiye değil hizmet yapıyor.

doğru bir eylemdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: memduh şevket esendal) tarafından yazılan roman. lise 1'de öğretmenimin tavsiyesiyle okudum bir romandır aynı zamanda.
devamını gör...

tatlı dil, merhamet.
devamını gör...

“zafer inananlarındır”
devamını gör...

beynin temporal lobunda bulunan 22. alanı olan wernicke alanının bozulmasıdır.
hastanın anlamasının ileri derecede bozulduğu afazi tipidir.
konuşması akıcı ama saçma konuşma şeklindedir.
devamını gör...


skolastik, latince “scola” yani okul sözcüğünden
üretilmiştir. “okulda öğretilen felsefe” anlamına
gelmektedir. 800 yıl boyunca oluşturulan hristiyan
dogmasının temellendirilmesi ve sistematik bir
biçimde derlenip toparlanması yönündeki
çabaların bir ürünüdür. skolastik felsefenin içeriğini tamamen hristiyan
doktrini oluşturmaktadır.

skolastik felsefe 3 evreye ayrılmaktadır:
• 1- erken skolastik:
(9.-10. yy’lardan 12. yy’ın sonuna kadar)

• genel olarak 9. yy’a kadar biriktirilen hristiyan
doktrininin derlenip toparlandığı, sistemli bir hale
getirildiği, yöntemin oluşturulduğu dönemdir.
• 12. yy bu doktrinin akıl ile açıklanmasının yöntemlerinin geliştirildiği bir dönem olmuştur. felsefe gerçek anlamını bu yüzyılda bulmuştur.
• anselmus (1033-1109) ve abelard (1079-1142) salt akıl yürütme ve mantık ile dinsel dogmayı temellendiren skolastik’in yönteminin oluşturulmasında önemli rol oynamışlardır. bu yüzyıllar (11. ve 12. yy) yavaş yavaş süren bir birikimin somut ürünlerini vererek kendisini “yeni bir şey” olarak ifade ettiği dönem olmuştur. erken skolastik’in dayanak noktaları ve görüşü:
• erken skolastik esas olarak augistinciliğe dayanmaktadır. konusu, tanrı ve onun ruh aracılığıyla dünya ile olan ilişkisidir. bu dönemde felsefenin yapmak istediği de akıl ile düşünerek, otoritelerin
uzlaşmakta olduklarını tanımlayıp doğanın sistematik olarak temellendirilmesiydi.
bu dönemin başlıca filozofları:
• lanfranc (öl.1089)
• anselmus (öl.1109)
• gilbert de la porrée (öl.1154)
• abelard (öl.1142)
• skolastik felsefe “ilé de france” diye bilinen paris ve çevresinde doğup gelişmiş ve 13. yüzyılın ortalarına kadar da esas olarak bu küçük bölgede varlığını sürdürmüş, daha sonra tün avrupa’ya buradan yayılmıştır.
• 12. 13. ve belli ölçülerde de 14. yüzyıllar boyunca avrupa’da kültürel liderliği fransa’nın yaptığı konusunda birçok tarihçi uzlaşmaktadır.

• 2- yüksek skolastik:
(13. yüzyıl): yüksek gotik dönemi’dir. mimaride
yükselmenin esas alındığı dönemdir. chartres katedrali ile anlatımını bulan yüksek gotik, amiens katedrali (1220’de başlanmıştır) ile en üst noktasına, biçemin “klasikliğine” ulaşmıştır.amiens katedrali’nde amaç, yükseklik ve düşey hareketlilik olmuş konstrüksiyon son sınırlarına kadar rafine edilip gereksiz görülen öğelerden arındırılmış, nef arkadına oturan duvarları tamamen pencereler haline getirilmiştir.

• 1- arap felsefesiyle tanışma:
12. yüzyılın sonunda batı dünyası arap felsefesinin en önemli yapılarıyla tanışmıştır. bu yapıtlardan, özellikle aristoteles’i geniş kadrosuyla tanıma
olanağı elde edilmiş ve bu da skolastik düşüncenin yükseliş dönemini besleyen başlıca kaynak olmuştur. aslında islam felsefesi de batı felsefesi gibi başlıca platon ve aristoteles’e dayanmaktadır. kilise, her zaman antik filozoflara ve yapıtlarına karşı çok seçici davranmış, sadece “uygun” gördüklerini almıştır. islam düşünürleri ise antik çağ’ı daha iyi
değerlendirmişlerdir. aristoteles’i bütünüyle ele almışlardır. islam dünyasının elinde bulunan birçok yapıt, arap ve yahudi yorumcuları katkılarıyla latinceye çevrilmiş ve yaklaşık bir yüzyıl süren bu çeviri çalışmalarıyla batı’da aristoteles’in ikinci “yeniden doğuş”u yaşanmıştır.
• ibni sina (980-1037): aristo’yu araplara tanıtan en önemli düşünür.
• ibni rüşd (1126-1198): arap felsefesinin batı dünyası için en önemli düşünürü.
• batı’da arap felsefesinin etkilerine ilk olarak chartres okulunda rastlanmaktadır. aristotales’in yeni eserleri, giderek üniversitelerde ve iki büyük tarikat olan dominiken ve fransisken tarikatlarında işlenmiştir.
• 2- skolastik yöntemin doruğu:
• 13. yüzyıl, skolastik felsefenin en üst noktasına ulaştığı, yetkinleştiği dönemdir. yüksek skolastik olarak adlandırılan bu dönem felsefenin başlıca ereği, içinde tüm varlıkların yer alacağı, hıristiyan görüş ve anlayışına uygun bir dünya ve doğa tablosunu düşüncede kurmaktır. dönemin önemli düşünürlerinden albert magnus (1193-1280), tepe noktasında tanrı’nın yer aldığı ve tüm evreni kapsayan bir sistem, bir evren modeli oluşturmaya
çalışmıştır.
• summa’lar: (summa sözcüğü, 12. yüzyılın sonlarına kadar “özet, kısa sunuş” anlamında kullanılmıştır. 13. yy’da din öğretisinin esaslarını bir araya toplayan geniş kapsamlı ve sistematik sunuşlara
bu ad verildi) bu dönemin tipik kitapları, gerek içerikleri, gerekse sunuş biçimleri ile önceki dönemin /erken skolastik) yazınının tipik örneği olan özdeyişler kitaplarından (libri sentantiarium) oldukça
farklı olan summalardır. içerik olarak, “gerçeğin tamamını” kapsamak savında olduklarından, çok geniş kapsamlı, büyük boyutlu idiler.
• alexander hales’in 1231 yılında yazdığı summa theologian önemlidir.
• 13. yüzyılda skolastik düşünce tüm toplumda egemen bir düşünce biçimi olmuştur, çok geniş bir etki alanına ulaşmış, tüm diğer düşünce çığırlarını gölgede bırakmıştır.
• yüksek skolastik’in en önemli düşünürleri fransisken ve dominiken tarikatlarında yetişmişlerdir.
skolastik felsefe’nin özellikleri:
• ortaçağ’da romanesk dönem, gotik dönem ve erken rönesans dönemi esas alındığında, söz konusu incelenen dönemlerin belirli bir tarihsel süreç içerisinde felsefe ile sanat arasındaki paralellikler
ve benzerliklerin saptanması olduğundan, incelenen dönemin felsefesi olan skolastik’in (deyim yerindeyse resmi ideoloji’nin) özellikleri de, esas olarak sanatla bağıntısı açısından ele alınmalıdır.
sanat üzerinde etkili olan, tek tek filozofların söylediklerinden çok, belli bir dönemin düşünür ve aydınlarının oluşturduğu çağın düşünsel atmosferidir. sanatçı, izleyici ve eseri sipariş veren, bilinçli veya farkında olmayarak bu atmosferden etkilenmektedir.
• özellikle 12. ve 13. yüzyılların kültürünü biçimlendiren skolastik, dönemin sanatı ve sanat felsefesi üzerinde de hem içeriğe ilişkin özellikleri, hem de yönteme ilişkin özellikleri ile etkili olmuştur.
• esas olarak düşünce dinsel içeriklidir. yani hristiyan doğmasını esaslarına göre kendi anlamını belirler.
• sanat “dinsel içerik” ile sınırlandırılmıştır.
• ortaçağ kültürünün ana teması dinsel kültürdür.

• 3- geç skolastik:
(14. yy başlarından 15. ve hatta 16. yy’lara kadar)

skolastik’in yeniliği:
• içeriğinde değil, söylemek istediğini anlatırken
nasıl bir “yöntem” kullandığı esas alınmalıdır.
dönemin bütünüyle kültürü ve dolayısıyla sanatı
üzerinde belirgin bir etkisi olan da esas olarak
bu yöntemdir. bu nedenle skolastik felsefenin
özellikleri dönemin sanatı ile ilişkileri açısından
incelenirken, esas olarak onun ne söylediği
değil- zaten bu, bütünüyle hristiyan doktrininin
ne söylediğini anlatmak anlamına gelirdi- nasıl
söylediği, yani onun ayırt edici özelliği olan
yöntemi ele alınmalıdır.
• 1- dinsel nitelik
• 2- düzenleme, sistemleştirme
• 3- tümcü dünya görüşü
• 4- akılcılık ve soyutluk
• 5- dogmatizm
• 6- doğadan kopukluk ve bilim karşıtlığı
• 7- insanın “kişi”leşememiş olması
• 8- açık seçik anlatım
• 9- farklılıkların uyumlulaştırılması
• dogmatik: deney bilgisini, deneye dayanan
kanıtları hiçe sayarak, kanılarını inanç
öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi)
devamını gör...

yağmur, gece, mum ışığı, kış, şarap.
devamını gör...

öpüşen hemşire isimiyle anılan fotoğraf.14 ağustos 1945'te amerika'nın japonya zaferinden sonra çekilmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ömrün boyu duyulacak vicdan azabıdır.
devamını gör...

(bkz: halide balcı) eseri.
bizim ordan bir ressam.
evde sanki benim doğduğum ev.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tanıdığım kişilerin profiline bakınca bomboş yaşadığımı hissettiren yer. gerçekten de diyorum bazı insanlar ne kadar çok şey sığdırmışlar. keşke benim hikayem böyle olmasaydı çok üzgünüm. hayat yendi beni başaramadım.
devamını gör...

akademik başarıdan çok açtığı pankartlarla gündeme gelen üniversite.
devamını gör...

uzun zamandır okuyup takip ettiğim değerli yazar... her ne kadar ilk tanımı kendisi yazmış olsa da, sayılmaz bence. kendisini anlatan ilk yazar olduğum için mutluyum. müzik paylaşımlarındaki kalitenin yanında (bkz: kadın bas gitaristler) gündeme dair yorumlarını da severek okuyorum. yeni film önerilerini bekliyorum *.
devamını gör...

hani! burada mı? sözlüğe mi gelmiş? yazar mı olmuş? verin nickini yürüyeyim özelden.

aşığım ben ona ya! başlığı görünce bile elim ayağım titredi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fr. milli meclis. şu anda da fransız parlamentosunun bir kolu olmakla birlikte, fransız ihtilali zamanında da états généraux'dan sonra kurulan meclistir. previously on "révolution française": #394201.

kendilerini milli meclis ilan eden tiers état, 20 haziran 1789'da versailles sarayı'nda toplanmak istediklerinde, toplanacakları salonun kral tarafından kapatılmış olduğunu gördü. bu sebepten tenis* salonunda toplandılar. ve bir anayasa hazırlanıp ilan edilene kadar dağılmayacaklarına dair yemin ettiler. kralın dağılmaları için haber gönderdiği elçiye, aralarından güçlü bir hatip olan honore mirabeau* şöyle demişti: "git efendine söyle, biz halkın gücü ile buradayız ve ancak süngü kuvveti ile bizi buradan ayırabilir." tam olarak bu, milli meclis'in artık ihtilalci bir kimlik kazandığı aşamadır.

çekinen kral, 23 haziran'da "ne yaparlarsa yapsınlar!" diye bağırarak milli meclis'e izin vermiş oluyordu. bu meclise rahipler sınıfından 200, asiller sınıfından da 47 kişi katılacaktı. bunlar taşra aristokratları ve aşağı sınıf rahiplerdi. böylece toplumun üç sınıfı da aynı çatı altında toplanmış olacaktır.

bu meclis ilk olarak, meclis tarafından onaylanmadığı sürece kralın vergi yasası çıkarmasını yasakladı. iç gümrük ve yol vergileri kaldırıldı. asillerin ayrıcalıklarına ve bazı eski feodal haklara dokunulamadı. ayrıca basın özgürlüğü getirildi.

bütün bunlar karşısında kral çaresizdi. 27 haziran 1789'da assemblée nationale'i resmen tanımak zorunda kaldı.

meclis ise başından beri akıllarda olan anayasayı hazırlamaya karar vermişti. bir üyeye göre, "barbar halkların bile bir şekilde anayasası varken fransızların hala bir anayasası yoktu." nihayetinde çalışmalara bir an önce başlamak için assemblée nationale, 9 temmuz 1789 tarihli toplantısında kendini assemblée constituante* (kurucu meclis) ilan edecektir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim