lan bırak denilecek durumlar
kendine bakmadan başkalarını eleştiren , ukala insanların yüzüne karşı , sedat peker'in seslendiği şekilde tam da.
devamını gör...
lucifer (yazar)
anormal yoğun ve karışık bir dönem geçiren meme uzmanı yazar. not: sekse her daim devam sısısıs
hepinize selamlar arkadaşlar, yoldaşcığım yalarım naber? iyisindir umarım beybili. birbilen hocam gıdıktan alırım bilirsin.. samanyolu, özleştik yavrumm birgün elbet kadehlerimizi tokuştururuz, zippo, biriciğimm hatunların göbişinden puding dillicez inş birgün, doublecross, sözlüğe meme şart 85 b, kadıköycüğüm bebeğim döneceğim elbet çok az kaldı, düiünmen yeter, ivanımm aşkımm kalp hırsızımm sısısıs seni anmaya kelimelerim yetmez biliyorsun mevzuyu yanığım sana...larktwa özledin mi beni bitanem? summer prensesim buyrunn, armullah hocam bu ne leş bi yazı oldu bütünüyle, affola, yerin ayrı biliyorsun, kuzgun.. ahh kuzgunn gid bırdan, yoldaşşş yavuklumm bende özledim seni.. özledin beni farkındayım sısısıs
herkese saygılar, selamlar. b.k gibi bi nickaltı oldu, önemli mi? değil.
85 b yeni yazar varsa.. dm pliz.
hepinize selamlar arkadaşlar, yoldaşcığım yalarım naber? iyisindir umarım beybili. birbilen hocam gıdıktan alırım bilirsin.. samanyolu, özleştik yavrumm birgün elbet kadehlerimizi tokuştururuz, zippo, biriciğimm hatunların göbişinden puding dillicez inş birgün, doublecross, sözlüğe meme şart 85 b, kadıköycüğüm bebeğim döneceğim elbet çok az kaldı, düiünmen yeter, ivanımm aşkımm kalp hırsızımm sısısıs seni anmaya kelimelerim yetmez biliyorsun mevzuyu yanığım sana...larktwa özledin mi beni bitanem? summer prensesim buyrunn, armullah hocam bu ne leş bi yazı oldu bütünüyle, affola, yerin ayrı biliyorsun, kuzgun.. ahh kuzgunn gid bırdan, yoldaşşş yavuklumm bende özledim seni.. özledin beni farkındayım sısısıs
herkese saygılar, selamlar. b.k gibi bi nickaltı oldu, önemli mi? değil.
85 b yeni yazar varsa.. dm pliz.
devamını gör...
takipçilerini görememek
görün tabi. görmenizde fayda var. niye? çünkü merak bunu gerektirir. hem görürseniz sizi takip edeni sizde takip edebilmiş olursunuz. ne diyorlardı? hah tamam! takibe takip... bunun yapılabilmesi için görülmesi lazım. maazallah sizi takip edeni siz takip etmezseniz, bir süre sonra sizi takipten falan çıkar ki bu dünyanın görüp görebileceği en büyük felaket olur. bazen neden bu kadar çok şeyi kafanıza taktığınızı düşünüyorum ki bunu düşünmekte benim çok fazla şeyi takmaya başladığım anlamına geliyor. aslında gereksiz. lakin son zamanlarda sözlükteki şu canım cicim terör örgütü eylemleri beni o kadar bunalttı ki, şu aralar sözlükten iyice soğumaya başladım. yahu misal; samimi olarak soruyorum, güzel güzel yazıp çizseniz, sizi beğenen insanlar sizi takip etse bu size yetmiyor mu? takipçi arttırmak için kulis yapmaya, kendinizi sevdirmek için taklalar atmanıza gerek var mı? yazıyorsunuz işte. orada duruyor yazdıklarınız. okuyan okur, beğenen beğenir, takip etmek isteyen eder.
son zamanlarda çok enteresan şeyler görüyorum; örneğin harika bir kaç tanımını okuduğum birinin sonrasında çok garip tanımları beğendiğini ve bunun istikrarlı bir duruma dönüştüğünü fark ediyorum. insanlar bir şeyi unutuyor. sadece yazdıklarınız, o güzel cümleleriniz, kelamlarınız tanımlamıyor ki sizi. beğendikleriniz de sizleri tanımlıyor. vasata övgüler düzüyorsunuz. bir yandan sözlükteki trollerden şikayet ederken, öte yandan vasatlığın sözlükte artması için ne gerekiyorsa yapıyorsunuz. yani aslında bunu yapanların bir çoğu da sözlüğü troller kadar trollüyor. sadece farkında değiller. troller bilinçli bir tercihle bunu yaparken, bu tarz davranan güzel arkadaşlarımız bu bilinçten yoksun olarak ''de facto troll'' tabirinin klavyeye bürünmüş haline geliyorlar. ben artık onlara beğeni/sevgi trolleri diyorum.
hülasa; bunun değişeceğine dair pek bir ümidim yok açıkçası. başlığı gördüm yazayım dedim. genelde görünce yazıyorum. * böylece not düşmüş oluyorum. sonra şikayetler, serzenişler arttığında, biz bunu daha önce söylemiştik deme fırsatımız olsun değil mi? misal daha önce de şurada yazmıştım; #549062 ki o zamanlar kabuğumun üzerine yapışan jelibonlar bu kadar erimemişti. şu aralar bayağı bir yapışkanlık arz etmeye başladılar. neyse kazıklılar, canım cicimciler derken trolleri çok ihmal ettik bu ara, haklarını helal etsinler. bu güzelliklere (!) dikkat çekeceğiz derken onlara söylenmeye zamanımız kalmıyor...
son zamanlarda çok enteresan şeyler görüyorum; örneğin harika bir kaç tanımını okuduğum birinin sonrasında çok garip tanımları beğendiğini ve bunun istikrarlı bir duruma dönüştüğünü fark ediyorum. insanlar bir şeyi unutuyor. sadece yazdıklarınız, o güzel cümleleriniz, kelamlarınız tanımlamıyor ki sizi. beğendikleriniz de sizleri tanımlıyor. vasata övgüler düzüyorsunuz. bir yandan sözlükteki trollerden şikayet ederken, öte yandan vasatlığın sözlükte artması için ne gerekiyorsa yapıyorsunuz. yani aslında bunu yapanların bir çoğu da sözlüğü troller kadar trollüyor. sadece farkında değiller. troller bilinçli bir tercihle bunu yaparken, bu tarz davranan güzel arkadaşlarımız bu bilinçten yoksun olarak ''de facto troll'' tabirinin klavyeye bürünmüş haline geliyorlar. ben artık onlara beğeni/sevgi trolleri diyorum.
hülasa; bunun değişeceğine dair pek bir ümidim yok açıkçası. başlığı gördüm yazayım dedim. genelde görünce yazıyorum. * böylece not düşmüş oluyorum. sonra şikayetler, serzenişler arttığında, biz bunu daha önce söylemiştik deme fırsatımız olsun değil mi? misal daha önce de şurada yazmıştım; #549062 ki o zamanlar kabuğumun üzerine yapışan jelibonlar bu kadar erimemişti. şu aralar bayağı bir yapışkanlık arz etmeye başladılar. neyse kazıklılar, canım cicimciler derken trolleri çok ihmal ettik bu ara, haklarını helal etsinler. bu güzelliklere (!) dikkat çekeceğiz derken onlara söylenmeye zamanımız kalmıyor...
devamını gör...
başka yaşamların avukatıyız
başka yaşamların avukatıyız ...
evet yanlış okumadınız!..
başka yaşamları savunur, konu bize geldiğinde bir türlü kendi savunmamızda kıyam duramayız.
halbuki kendi yaşamımıza -en çok hakeden bu nadide metafora- tutup bir söylem geliştirmeyiz...
nedense dönüp kendi içimize bakamayız.. en ufak bir içe yönelme halinde dahi, ani bir etkiyle, büyük bir bencillik gelir...
esasen, talep olmadıkça, kaplumbağa misali kendi kabuklamızda yaşasak... yahut bir ıstakoz misali daraldıkça başka kabuklara geçsek... olmaz mı? ..
hiç olmadı yılan gibi her bahar, bir başka deriye evrilsek...
tı tı tıı... yılan dedim değil mi? bu örnek hiç yakışmadı... hatta fıtraten zorunuza gitti.... oysa zehrini akıtıp kısmetinin peşinden koşmak dışında, kimseye bir zararı dokunmayan zavallı bir varlığı, ekmek veren eli ısıran bir insana benzetmek, ancak bize yakışırdı. biz.. insanoğluna...
yakıştı da...
oturup bir insanı, zavallı bir hayvana benzeterek, hemen herkesin gözünde, o hayvanı, bir çırpıda zalim konumuna eriştiriverdik.
peki üzerimize vazife miydi?..
sanmam.. ama bu kez sagopa kajmer misali pek sanmam, hiç sanmam.
elimi çektim altından taşın.
kurtuldu ezilen parmaklarım.
ama canım hala yanıyor
avutsun bahaneler! bahaneler ahh
avutsun... çünkü yine üzerimize vazife olmayan bambaşka yaşamların avukatı olduk: yılanın, belki de haklı bir varoluşsal sancısını, tutup kendi mahkememize konduruverdik..
sahi..
yine üzerimize vazife miydi?..
evet yanlış okumadınız!..
başka yaşamları savunur, konu bize geldiğinde bir türlü kendi savunmamızda kıyam duramayız.
halbuki kendi yaşamımıza -en çok hakeden bu nadide metafora- tutup bir söylem geliştirmeyiz...
nedense dönüp kendi içimize bakamayız.. en ufak bir içe yönelme halinde dahi, ani bir etkiyle, büyük bir bencillik gelir...
esasen, talep olmadıkça, kaplumbağa misali kendi kabuklamızda yaşasak... yahut bir ıstakoz misali daraldıkça başka kabuklara geçsek... olmaz mı? ..
hiç olmadı yılan gibi her bahar, bir başka deriye evrilsek...
tı tı tıı... yılan dedim değil mi? bu örnek hiç yakışmadı... hatta fıtraten zorunuza gitti.... oysa zehrini akıtıp kısmetinin peşinden koşmak dışında, kimseye bir zararı dokunmayan zavallı bir varlığı, ekmek veren eli ısıran bir insana benzetmek, ancak bize yakışırdı. biz.. insanoğluna...
yakıştı da...
oturup bir insanı, zavallı bir hayvana benzeterek, hemen herkesin gözünde, o hayvanı, bir çırpıda zalim konumuna eriştiriverdik.
peki üzerimize vazife miydi?..
sanmam.. ama bu kez sagopa kajmer misali pek sanmam, hiç sanmam.
elimi çektim altından taşın.
kurtuldu ezilen parmaklarım.
ama canım hala yanıyor
avutsun bahaneler! bahaneler ahh
avutsun... çünkü yine üzerimize vazife olmayan bambaşka yaşamların avukatı olduk: yılanın, belki de haklı bir varoluşsal sancısını, tutup kendi mahkememize konduruverdik..
sahi..
yine üzerimize vazife miydi?..
devamını gör...
nickaltına yazılınca mutlu olan yazar
anlık gelen mutluluğumun sebebidir. beni fazlasıyla mutlu ediyor bu tür küçük çaplı haraketler, emek vermeden de insanları mutlu edebiliyorsunuz böylece. misal sevgili yazarım bana sadece 2 cümle yazmış fakat şu an dünyanın en mutlu insanı ben olabilirim. yani yazmaktan çekinmeyin, yazanı da lütfen eleştirmeyin.
not: bugün aldığım bir karar ile haftada bir bu başlığa uğrayıp nickaltı konusunda üzülen yazarlarımızın profillerini ilk bir ziyaret ettikten sonra daha sonrasında nickaltlarına yazacağım efenim. sevgilerrrrr.
not: bugün aldığım bir karar ile haftada bir bu başlığa uğrayıp nickaltı konusunda üzülen yazarlarımızın profillerini ilk bir ziyaret ettikten sonra daha sonrasında nickaltlarına yazacağım efenim. sevgilerrrrr.
devamını gör...
insanı strese sokan mesajlar
müsait misin?
devamını gör...
kusursuz imla çekiciliği
yazım kuralları olarak içine zaman zaman girip zaman zaman çıktığım durum.
burada çoğu zaman çıkıyorum o ayrı. fakat lakin ama mesleğim gereği pek dikkat etmem gereken bir durumdur kendileri.
yani beni çeker mi çekmez. ama canım cicim çokomelimin ı am melting lannn melting dediği gibi dikkat ederim. şuan ediyor muyum yoo hayır. yarın eder miyim belki!
bu arada çekicilik derken beni etkileyecek olan çekicilik, diksiyon* ve ses tonudur. gülüşü de ekledik mi ohh tadından yenmez. konumuzla alakalı mı? yoo ben alakalı dedim mi? yoo.
ben gidem de başka yerde görüntü kirliliği yapam bu başlık bana göre değil. canım cicim açmış deyü bir cee yapıp kaçam dedim. *
burada çoğu zaman çıkıyorum o ayrı. fakat lakin ama mesleğim gereği pek dikkat etmem gereken bir durumdur kendileri.
yani beni çeker mi çekmez. ama canım cicim çokomelimin ı am melting lannn melting dediği gibi dikkat ederim. şuan ediyor muyum yoo hayır. yarın eder miyim belki!
bu arada çekicilik derken beni etkileyecek olan çekicilik, diksiyon* ve ses tonudur. gülüşü de ekledik mi ohh tadından yenmez. konumuzla alakalı mı? yoo ben alakalı dedim mi? yoo.
ben gidem de başka yerde görüntü kirliliği yapam bu başlık bana göre değil. canım cicim açmış deyü bir cee yapıp kaçam dedim. *
devamını gör...
troll
urban sözlüğünde birkaç farklı açıklaması yer alan trol teriminin en beğenilen açıklaması son derece basittir: “internette olmanın verdiği rahatlık ile kötülük yapan, adeta ipi salınmış bir saldırgan gibi sarkastik ve küçümseyici bir söylemle masum insanlara saldıran kişi!” link (terim, iş bu sözlükte çift l harfi ile yazılmıştır.)
wikipedia ise “internet’te insanların keyfini kaçırmayı ya da münakaşa çıkarmayı amaçlayan kişi. forumlar, bloglar, sohbet odaları gibi çevrimiçi yerlerde insanları provoke ederek, duygusal cevaplar vermeye zorlayan ya da konuşulan konuyu dağıtarak varlık göstermeye çalışan kişi” link olarak tanımlamıştır. (terim, iş bu sözlükte tek l harfi ile yazılmıştır.)
aslında “internet trolü” mitolojideki “trol” adı verilen yaratıktan esinlenilerek türetilmiş bir kelimedir. tıpkı mitolojideki trol gibi internet trolü de gizlenerek sorun yaratmaya çalışır. trol mümkün olan her durumda öfkeli ve yıkıcı tavırlar sergiler. üstelik bunların çoğunlukla gerçek bir amacı yoktur.
her internet trolünün farklı bir hikayesi ve internet trolü haline gelmesinin farklı nedenleri vardır. bu nedenler; ilgi yetersizliği, depresyon, öfke, kıskançlık, narsistik kişilik bozukluğu veya başka duygusal sorunlar olabilir ve bunların çoğu davranışlarının nelere yol açacağının bilincinde değildirler. üstelik internette bunu yapmak çok kolaydır. sahte bir isim ve fotoğrafla kamufle olarak eylemlerinin sonuçları ile gerçek anlamda yüzleşmek zorunda kalmadan yıkıcı davranışlar sergileyebilirler. link
wikipedia ise “internet’te insanların keyfini kaçırmayı ya da münakaşa çıkarmayı amaçlayan kişi. forumlar, bloglar, sohbet odaları gibi çevrimiçi yerlerde insanları provoke ederek, duygusal cevaplar vermeye zorlayan ya da konuşulan konuyu dağıtarak varlık göstermeye çalışan kişi” link olarak tanımlamıştır. (terim, iş bu sözlükte tek l harfi ile yazılmıştır.)
aslında “internet trolü” mitolojideki “trol” adı verilen yaratıktan esinlenilerek türetilmiş bir kelimedir. tıpkı mitolojideki trol gibi internet trolü de gizlenerek sorun yaratmaya çalışır. trol mümkün olan her durumda öfkeli ve yıkıcı tavırlar sergiler. üstelik bunların çoğunlukla gerçek bir amacı yoktur.
her internet trolünün farklı bir hikayesi ve internet trolü haline gelmesinin farklı nedenleri vardır. bu nedenler; ilgi yetersizliği, depresyon, öfke, kıskançlık, narsistik kişilik bozukluğu veya başka duygusal sorunlar olabilir ve bunların çoğu davranışlarının nelere yol açacağının bilincinde değildirler. üstelik internette bunu yapmak çok kolaydır. sahte bir isim ve fotoğrafla kamufle olarak eylemlerinin sonuçları ile gerçek anlamda yüzleşmek zorunda kalmadan yıkıcı davranışlar sergileyebilirler. link
devamını gör...
hassas türk aile yapısı (yazar)
ilk defa nickaltı giriyorum beğenileri ve favorileriyle beni çok mutlu eden yazar bazen beğenisini görmeyince eksiklik hissediyorum
devamını gör...
çaylak olduğu halde tanım girmek
“halde” kelimesine takılmamak gerektiğini düşündüğüm durumdur. yazar olduğumuz “halde” de tanım girmek için kasıyoruz çoğunlukla. herkesin birbirine örnek olması gerektiği bir dönem başlıyor sanki.
edit: i can see you...
edit: i can see you...
devamını gör...
irrlicht
irrlicht, bataklıkların üstüne hüzme şeklinde düşen ışık demektir.

eski zamanlarda alman köylüleri çocukları bataklıklardan uzak olsun diye cin peri hayalet hikayeleri anlatır; bataklıklarda görülen aldatıcı ışığa irrlicht derlermiş. şeytan ışığı olarak da anılan irrlicht şöyle bir şeymiş :

c ++ ile yazılmış açık kaynaklı bir oyun motoruna da irrlicht ismi verilmiş.
günümüzde ise alman ergenleri irrlicht kelimesini iltifat olarak sanal ortamlarda söylemeye başlamış.
onlarla sohbet eden yurdum ergenleri ise “bana ne demek istedi, küfür mü etti, irrlicht ne ayak” diye araştırmaya başlamış.
irrlicht kelimesi aldatıcı ışık diye hakaret anlamında kullanılmış olabilir.
ya da “ben bataklık içindeydim, senin ışığınla aydınlanıyorum” diye iltifat etmek maksadıyla söylenmiş de olabilir.
her şeyi takmayın kafanıza böyle. sor bakalım niye öyle dedi. *
diyelim ki sana "şeytan" dedi ama neden öyle dedi?
mesela rıdvan dilmen şeytan lakabı ile bilinir. muğlaspor teknik direktörü rahmetli kemal dirikan, nazilli'de rıdvan’ı keşfetmiş ve oyun içerisindeki zekasından dolayı ona "şeytan gibi"' demiş ve rıdvan da bu lakap ile anılmış.
boş silahı da, boş insanı da şeytan doldurur.
“emeksiz zengin olanın, kitapsız bilgin olanın, sermayesi din olanın rehberi şeytan olmuştur” - yunus emre.

eski zamanlarda alman köylüleri çocukları bataklıklardan uzak olsun diye cin peri hayalet hikayeleri anlatır; bataklıklarda görülen aldatıcı ışığa irrlicht derlermiş. şeytan ışığı olarak da anılan irrlicht şöyle bir şeymiş :

c ++ ile yazılmış açık kaynaklı bir oyun motoruna da irrlicht ismi verilmiş.
günümüzde ise alman ergenleri irrlicht kelimesini iltifat olarak sanal ortamlarda söylemeye başlamış.
onlarla sohbet eden yurdum ergenleri ise “bana ne demek istedi, küfür mü etti, irrlicht ne ayak” diye araştırmaya başlamış.
irrlicht kelimesi aldatıcı ışık diye hakaret anlamında kullanılmış olabilir.
ya da “ben bataklık içindeydim, senin ışığınla aydınlanıyorum” diye iltifat etmek maksadıyla söylenmiş de olabilir.
her şeyi takmayın kafanıza böyle. sor bakalım niye öyle dedi. *
diyelim ki sana "şeytan" dedi ama neden öyle dedi?
mesela rıdvan dilmen şeytan lakabı ile bilinir. muğlaspor teknik direktörü rahmetli kemal dirikan, nazilli'de rıdvan’ı keşfetmiş ve oyun içerisindeki zekasından dolayı ona "şeytan gibi"' demiş ve rıdvan da bu lakap ile anılmış.
boş silahı da, boş insanı da şeytan doldurur.
“emeksiz zengin olanın, kitapsız bilgin olanın, sermayesi din olanın rehberi şeytan olmuştur” - yunus emre.
devamını gör...
ölen kişinin ardında bıraktığı yürek burkan şeyler
ardında beni bıraktı, kırgınım ona.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
(bkz: terörizm) kelimesi ilk defa fransız devriminin en radikal devresine gönderme yapmak için kullanıldı.
devrim önderinden robespierre: "ya cumhuriyetin içerideki ve dışarıdaki düşmanlarını boğacağız ya da cumhuriyetle birlikte yok olup gideceğiz. bu durumda politikamızın ilk kaidesi halkı terör yoluyla yönetmek olmalıdır. terör tetikte duran, sert yumuşama bilmez bir adaletten başka bir şey değildir".
devrim önderinden robespierre: "ya cumhuriyetin içerideki ve dışarıdaki düşmanlarını boğacağız ya da cumhuriyetle birlikte yok olup gideceğiz. bu durumda politikamızın ilk kaidesi halkı terör yoluyla yönetmek olmalıdır. terör tetikte duran, sert yumuşama bilmez bir adaletten başka bir şey değildir".
devamını gör...
dil öğrenmek
ön edit: dil öğrenme nedeninizi iyi belirleyin ve görebileceğiniz yere asın. motiveniz düştüğünde yardımcı olacak size.
benim gibi duyma konusunda tam bir zavallıysanız ve kulak konusunda gerçekten kötüyseniz kesinlikle önce bundan başlamanızı önereceğim olaydır. arkadaşlar netflix'i indir bir sürü altyazılı film ve dizi var. sırf ingilizce için her ay para ödüyorum ve fark ettim ki gerçekten duya duya halledebilmeye başladım ben bu dinleme konusunu. hatta biraz daha ileride aksanları bile anlayıp hangi milletten olduğunu çözecek seviyeye geleceğim eminim. benim tavsiyem daha önce izlediğiniz bir film, dizi, anime ya da çizgi filmi izleyip hem kalıpları görmeniz hem de ne konuşulduğunu anlamanız. çünkü burası gerçekten önemli. gerekirse defalarca izleyin. işe yarıyor. sonrası da taklit oluyor zaten. taklit ede ede öğreneceksiniz. bazı cümle yapılarını da not alın. böylece unutmuyorsunuz.
diğer bir nokta konuşmak. aslında kelime dağarcığınıza bakar tamamen. benim dinleme kadar endişelenmediğim bir konu bu aslında. zaten iki arkadaşım da var ingilizcesi iyi olan ama olmasaydı kendi kendime konuşurdum bütün gün kesinlikle. bu sebeple gün içinde yaptığınız şeyleri ingilizce düşünerek konuşmaya çalışın.
ingilizce düşünmek derken evet bu nasıl olacak. basit kelimelerle başlayın. door, window, glass gibi kelimelerle yavaşça pratik yapın. mesela ingilizcesini söyleyerek bir eşyaya dokunmak yararlı olabilir.
kitap okuma meselesine gelirsek eğer seviye kitapları var. ben onlara para vermek istemiyorum diyecekseniz internette çok basit hikayeler var seviyenize göre bulabileceğiniz. onları okuyarak da ilerleyebilirsiniz.
yazmayı söylememe gerek yok ama günlük aktivitelerinizi yazarak hatalarınızı görebilirsiniz. grammarly uygulamasını da kullanabilirsiniz. cümledeki hataları ortaya çıkarır.
gramer. bu işin belki de belkemiğidir ancak en son öğrenmenizde sakınca yok bence. ama mutlaka öğrenmeniz lazım.
bu bilgiler ışığında sen ne kadar biliyorsun derseniz çok az. ancak kendimi elimden geldiğince geliştirmeye çalışıyorum ki ileride rahat edeyim. bir de ingilizceyi diğer avrupa dillerinin merkezi olarak düşünüp öğrenebilirsiniz. çünkü ingilizceye çeviriler bildiğim kadarıyla daha doğru oluyor. hem ingilizce pratiği hem de diğer dili daha hızlı öğrenme fırsatınız olur.
en azından artık başlayacağımdan bu yazı hem bana hem de başlangıç için yol arayanlara gelsin. kolay gelsin.
son edit: ingilizceyi sevmiyorum ve 2021'de almanca öğreneceğim. almancadan nefret ederim. her şey merak ve inat ve sağlam bir sebep bunu unutmayın.
benim gibi duyma konusunda tam bir zavallıysanız ve kulak konusunda gerçekten kötüyseniz kesinlikle önce bundan başlamanızı önereceğim olaydır. arkadaşlar netflix'i indir bir sürü altyazılı film ve dizi var. sırf ingilizce için her ay para ödüyorum ve fark ettim ki gerçekten duya duya halledebilmeye başladım ben bu dinleme konusunu. hatta biraz daha ileride aksanları bile anlayıp hangi milletten olduğunu çözecek seviyeye geleceğim eminim. benim tavsiyem daha önce izlediğiniz bir film, dizi, anime ya da çizgi filmi izleyip hem kalıpları görmeniz hem de ne konuşulduğunu anlamanız. çünkü burası gerçekten önemli. gerekirse defalarca izleyin. işe yarıyor. sonrası da taklit oluyor zaten. taklit ede ede öğreneceksiniz. bazı cümle yapılarını da not alın. böylece unutmuyorsunuz.
diğer bir nokta konuşmak. aslında kelime dağarcığınıza bakar tamamen. benim dinleme kadar endişelenmediğim bir konu bu aslında. zaten iki arkadaşım da var ingilizcesi iyi olan ama olmasaydı kendi kendime konuşurdum bütün gün kesinlikle. bu sebeple gün içinde yaptığınız şeyleri ingilizce düşünerek konuşmaya çalışın.
ingilizce düşünmek derken evet bu nasıl olacak. basit kelimelerle başlayın. door, window, glass gibi kelimelerle yavaşça pratik yapın. mesela ingilizcesini söyleyerek bir eşyaya dokunmak yararlı olabilir.
kitap okuma meselesine gelirsek eğer seviye kitapları var. ben onlara para vermek istemiyorum diyecekseniz internette çok basit hikayeler var seviyenize göre bulabileceğiniz. onları okuyarak da ilerleyebilirsiniz.
yazmayı söylememe gerek yok ama günlük aktivitelerinizi yazarak hatalarınızı görebilirsiniz. grammarly uygulamasını da kullanabilirsiniz. cümledeki hataları ortaya çıkarır.
gramer. bu işin belki de belkemiğidir ancak en son öğrenmenizde sakınca yok bence. ama mutlaka öğrenmeniz lazım.
bu bilgiler ışığında sen ne kadar biliyorsun derseniz çok az. ancak kendimi elimden geldiğince geliştirmeye çalışıyorum ki ileride rahat edeyim. bir de ingilizceyi diğer avrupa dillerinin merkezi olarak düşünüp öğrenebilirsiniz. çünkü ingilizceye çeviriler bildiğim kadarıyla daha doğru oluyor. hem ingilizce pratiği hem de diğer dili daha hızlı öğrenme fırsatınız olur.
en azından artık başlayacağımdan bu yazı hem bana hem de başlangıç için yol arayanlara gelsin. kolay gelsin.
son edit: ingilizceyi sevmiyorum ve 2021'de almanca öğreneceğim. almancadan nefret ederim. her şey merak ve inat ve sağlam bir sebep bunu unutmayın.
devamını gör...
normal sözlük'te etkileşimin çok az olması
yoldaş, "oturmaya mı geldik?" diye başlık açarsa ortam hareketlenebilir.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
bunlar nasıl mani
önünüzde var mı mâni
haydi biraz daha gayret
bizim coşkulu aşıklar hani.
önünüzde var mı mâni
haydi biraz daha gayret
bizim coşkulu aşıklar hani.
devamını gör...
delirmemek için yapılanlar
delirdikten sonra artık pekte önemi kalmayan eylemler bütünü.
devamını gör...


