sen kafanda kurmuşsun
genel olarak erkeklerin kadınlara daimi olarak kurdukları cümledir. ve nedense kadınların haksız olduğunu görmedim.
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
+ardına bakma mecnun
-kader almaya mı geldi beni benden ?!
+bunu bir daha sorma mecnun..
-neden at mı var arkamda ?!
(bkz: leyla ile mecnun)
-kader almaya mı geldi beni benden ?!
+bunu bir daha sorma mecnun..
-neden at mı var arkamda ?!
(bkz: leyla ile mecnun)
devamını gör...
büyük çekici
evrende bulunan kütle çekimsel bir anomali. laniakea bunun etrafında, neredeyse bunu saracak şekilde konumlandığından, büyük çekici bir kara delik sanılsa da, tam olarak ne olduğu henüz bilinmiyor.
samanyolu galaksisi de dahil olmak üzere gözleyebildiğimiz tüm galaksiler, büyük çekici adlı bölgeye doğru çekilir. buna sebep olan şey büyük bir kütlenin varlığı. ne kadar büyük bir kütleden bahsediyoruz? güneş kütlesinin 1 katrilyon katı kadar!
bu kütlenin kaynağının ne olduğunu anlamak pek de kolay değil çünkü bahsi geçen bölge, galaksimizin diskinin arkasında kalıyor. yani bunu doğrudan gözlemleme şansımız yok. ancak tabii dolaylı olarak görebiliyoruz, x ışın teleskoplarıyla ve bu gözlemler gösteriyor ki büyük çekici'nin de arkasında çok daha büyük kütleye sahip bir bölge var: shapley çekicisi. bu bölge, büyük çekici'den 10 kat daha fazla kütleye sahip.
ilginç olan kısım bunların hiçbiri değil. hatta evren bir taraftan genişlediği için belki de hiçbir zaman büyük çekici'ye ulaşamayacağız. ilginç durum, tüm bunların bulunduğu yönün 180 derece zıt yönüne doğru baktığınızda ortaya çıkıyor. orada adına dipole repeller denen bir bölge var ve görünüşe göre galaksiler o bölgeden uzağa, shapley'e doğru itiliyorlar. yani sanki gözlemlenebilir evrende kocaman bir mıknatıs var ve galaksiler bu devasa mıknatısın bir kutbundan diğerine doğru itilen yüklü parçacıklarmış gibi bir manzara var karşımızda.

görselin kaynağı
samanyolu galaksisi de dahil olmak üzere gözleyebildiğimiz tüm galaksiler, büyük çekici adlı bölgeye doğru çekilir. buna sebep olan şey büyük bir kütlenin varlığı. ne kadar büyük bir kütleden bahsediyoruz? güneş kütlesinin 1 katrilyon katı kadar!
bu kütlenin kaynağının ne olduğunu anlamak pek de kolay değil çünkü bahsi geçen bölge, galaksimizin diskinin arkasında kalıyor. yani bunu doğrudan gözlemleme şansımız yok. ancak tabii dolaylı olarak görebiliyoruz, x ışın teleskoplarıyla ve bu gözlemler gösteriyor ki büyük çekici'nin de arkasında çok daha büyük kütleye sahip bir bölge var: shapley çekicisi. bu bölge, büyük çekici'den 10 kat daha fazla kütleye sahip.
ilginç olan kısım bunların hiçbiri değil. hatta evren bir taraftan genişlediği için belki de hiçbir zaman büyük çekici'ye ulaşamayacağız. ilginç durum, tüm bunların bulunduğu yönün 180 derece zıt yönüne doğru baktığınızda ortaya çıkıyor. orada adına dipole repeller denen bir bölge var ve görünüşe göre galaksiler o bölgeden uzağa, shapley'e doğru itiliyorlar. yani sanki gözlemlenebilir evrende kocaman bir mıknatıs var ve galaksiler bu devasa mıknatısın bir kutbundan diğerine doğru itilen yüklü parçacıklarmış gibi bir manzara var karşımızda.

görselin kaynağı
devamını gör...
the imitation game : enigma
bir morten tyldum filmidir.
uyarlama senaryo dalında oscar ödülü kazanan film bunun dışında yedi farklı dalda da adaylık elde etmiştir. filmin başrol oyuncuları her zaman harikalar yaratabilen benedict cumberbatch ve çok da beğenmediğim keira knigtley’dir.

film ; bana, her izlediğimde ya da her aklıma her düştüğünde john kennedy toole’un muhteşem romanı alıklar birliğine de isim babası olan ve yoluna güller serdiğim büyük deha jonathan swift’tin şu sözünü hatırlatır:
dünyada gerçek bir dâhi varsa, bunu anlamak kolaydır, çünkü bütün alıklar ona karşı birlik oluştururlar.
dahi matematikçi alan turing’in bir makine yaparak düşman kuvvetlerin şifrelerini kırması ve savaşın daha erken bir zamanda bitmesini sağlamasını anlatır film.
bu makine daha sonra çokça geliştirilecek olan bilgisayarın atası sayılır. yani dünya alan turing’e çok şey borçludur. bu borcu steve jobs kurduğu şirkete logo olarak ısırılmış bir elma figürü koyarak kısmen ödemiştir.
peki neden aklıma alıklar birliği gelir ve neden ısırılmış elma bir saygı gösterisidir? çünkü turing dünya böyle bir iyilik yaptıktan sonra eşcinsel olduğu için ahlaksız olarak görülüp toplum ve muktedirler tarafından suçlanmış ve dışlanmıştır. bu alıkların bir dahinin etrafında oluşturduğu birliktir işte.
daha önce elma başlığında da değindiğim gibi ısırılmış elma ise alan turing’in içine siyanür enjekte ettiği elmadan bir ısırık alarak intihar etmesini simgelemekte.
dahi olmanı ve insanlara iyilik yapmanın bir bedeli olmalıdır.
uyarlama senaryo dalında oscar ödülü kazanan film bunun dışında yedi farklı dalda da adaylık elde etmiştir. filmin başrol oyuncuları her zaman harikalar yaratabilen benedict cumberbatch ve çok da beğenmediğim keira knigtley’dir.

film ; bana, her izlediğimde ya da her aklıma her düştüğünde john kennedy toole’un muhteşem romanı alıklar birliğine de isim babası olan ve yoluna güller serdiğim büyük deha jonathan swift’tin şu sözünü hatırlatır:
dünyada gerçek bir dâhi varsa, bunu anlamak kolaydır, çünkü bütün alıklar ona karşı birlik oluştururlar.
dahi matematikçi alan turing’in bir makine yaparak düşman kuvvetlerin şifrelerini kırması ve savaşın daha erken bir zamanda bitmesini sağlamasını anlatır film.
bu makine daha sonra çokça geliştirilecek olan bilgisayarın atası sayılır. yani dünya alan turing’e çok şey borçludur. bu borcu steve jobs kurduğu şirkete logo olarak ısırılmış bir elma figürü koyarak kısmen ödemiştir.
peki neden aklıma alıklar birliği gelir ve neden ısırılmış elma bir saygı gösterisidir? çünkü turing dünya böyle bir iyilik yaptıktan sonra eşcinsel olduğu için ahlaksız olarak görülüp toplum ve muktedirler tarafından suçlanmış ve dışlanmıştır. bu alıkların bir dahinin etrafında oluşturduğu birliktir işte.
daha önce elma başlığında da değindiğim gibi ısırılmış elma ise alan turing’in içine siyanür enjekte ettiği elmadan bir ısırık alarak intihar etmesini simgelemekte.
dahi olmanı ve insanlara iyilik yapmanın bir bedeli olmalıdır.
devamını gör...
üniversitede yanlış bölümü tercih ettiğini anlamak
en kötüsü hala doğru mu yanlış mı arasında kalmaktır, onun bile kararını verememektir
devamını gör...
daha kötü ne olabilir ki dedikten sonra daha kötüsünün olması
türkiye'nin özetidir.
devamını gör...
türkiye'de yaşamak hiç de zor değil
beyni kapatıp omurilikten yaşayanlar için doğru olabilecek önerme.
devamını gör...
y kuşağı
z kuşağına analık-babalık ve abilik-ablalık eden kuşaktır...kısacası asıl sanatçılardır. bu durumda z kuşağı da sanat oluyor. (bkz: yersiz hicivler)
devamını gör...
istanbul sözleşmesi istanbul'un yeniden işgal edilmesidir
(bkz: y.a b.i s.g)
devamını gör...
ösym
hâlâ sınav takvimini açıklamamış kurum.
2019 sınav takvimini 9 kasım 2018de, 2020 takvimini de 18 kasım 2019da açıklamışlar. evet virüs, pandemi vs. var ama sınava girecek adaylar da var. belli bir şablon koysunlar önümüze zaten bu yıl tarihler değişti,ertelendi buna kimse bir şey demez.
ösym yetkilileri şu sıralar ne yapıyorlar,merak ediyorum doğrusu.
edit: 2021 ösym sınav takvimi
2019 sınav takvimini 9 kasım 2018de, 2020 takvimini de 18 kasım 2019da açıklamışlar. evet virüs, pandemi vs. var ama sınava girecek adaylar da var. belli bir şablon koysunlar önümüze zaten bu yıl tarihler değişti,ertelendi buna kimse bir şey demez.
ösym yetkilileri şu sıralar ne yapıyorlar,merak ediyorum doğrusu.
edit: 2021 ösym sınav takvimi
devamını gör...
hayatın sizinle dalga geçtiğini anladığınız anlar
bugün öyle saçma bir olay yaşadım ki, bir zamanlar çok istediğim bir şeydi. tam vazgeçmişken çok saçma bir şekilde tekrar ümitlendirdi. ümitlendiğimle kaldım.
devamını gör...
türkiye'den seri katil çıkmaması
(bkz: eşeğin aklına karpuz kabuğu sokmak)
yapmayın şunu. bu ülkede sırf isim yapıp dikkat çekmek için korkunç şeyler yapabilecek manyaklar var.
tanım: nadiren de olsa kötü bir şeyin türkiye'yi bulmaması durumudur.
yapmayın şunu. bu ülkede sırf isim yapıp dikkat çekmek için korkunç şeyler yapabilecek manyaklar var.
tanım: nadiren de olsa kötü bir şeyin türkiye'yi bulmaması durumudur.
devamını gör...
bu gece uyumayan yazarların tarihe tanıklık etmesi
tam beklemekten vazgeçtiğim zamanda olacak olanın olması ve tanık olamamam.*
devamını gör...
1. nesil
zaman gelecek biz 16. nesillere "hıhı o havalı modlar zamanında bize hep günyadın mesajı gönderiyordu" diyeceğiz.
t:sözlüğün ilk nesli sıfır kilometre 5 kollu merso tadında nesil.
t:sözlüğün ilk nesli sıfır kilometre 5 kollu merso tadında nesil.
devamını gör...
uyku tutmayan gecelerde düşünülenler
tüm rezil anılarım film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor.
devamını gör...
6 nisan 2021 ali koç'un covid testinin pozitif çıkması
geçmiş olsun demek bu kadar mı zor? neticede insan değil mi?
(bkz: zengin nefreti)
(bkz: zengin nefreti)
devamını gör...
z kuşağı
büyük bir yanılsamadan, aldatmacadan ibaret tanımlanan sözde nesildir.
şöyle ki; bu x,y,z muhabbeti aslında herhangi bir sosyal bilime ait bir tanımlama değil. aklı başında hiçbir bilim insanı da çıkıp, şu şu tarihler arasında doğanlar sosyal/zeka/kavrayış açısından diğerlerinden önde/geride demez, diyemez. zenci, beyaz ayrımı gibi bir şey değil bu iş.
nasıl ki amerikan reklam ajanslarının, gazetelerinin, 1940'lardan sonra yaşanan nüfus artışına hitaben ortaya attığı baby boomers tabiri sanal ise; ki aynı tabiri avrupa'da benimseyerek kullandı lakin yıl yelpazesini daha geniş tutarak; aynı durum harflendirilmiş kuşak tanımı da geçerli. hatta bu sanal gerçeklik o kadar organize ki, dine, teknolojiye ve gündelik yaşama nazireler bağdaştırarak istatistik veriler türetiliyor.
lanse edilen nedir peki? çevrenin ve zamanın etkisi ile oluşan imkanlardan faydalanma becerisi, kabiliyeti diyelim. aslında anormal bir durum yok. teknoloji ilerledi, her yer internet, telefon, ipad; illaki her alana işlemiş bu edevatlar küçük yaştan itibaren ulaşılabilir ve öğrenilebilir olacak. bunun şimdikiler daha bilinçli yahut zeki diye dikte edilmesi yanlış; zira kapitalist sistemin iteklediği bir kavram neticede.
z kuşağının pohpohlanması, toplulukları zaten zaman/mekan olarak yüzleri çevrilmeye müsait tüketim toplumuna montelemekten ibaret.
ne diyor atatürk;
''benim anladığım gençlik, bu inkılabın fikirlerini ve ideolojisini benimseyip gelecek kuşaklara götürecek kimselerdir. benim nazarımda yirmi yaşında bir yobaz ihtiyar, yetmiş yaşında bir idealist ise zinde bir gençtir.''
şöyle ki; bu x,y,z muhabbeti aslında herhangi bir sosyal bilime ait bir tanımlama değil. aklı başında hiçbir bilim insanı da çıkıp, şu şu tarihler arasında doğanlar sosyal/zeka/kavrayış açısından diğerlerinden önde/geride demez, diyemez. zenci, beyaz ayrımı gibi bir şey değil bu iş.
nasıl ki amerikan reklam ajanslarının, gazetelerinin, 1940'lardan sonra yaşanan nüfus artışına hitaben ortaya attığı baby boomers tabiri sanal ise; ki aynı tabiri avrupa'da benimseyerek kullandı lakin yıl yelpazesini daha geniş tutarak; aynı durum harflendirilmiş kuşak tanımı da geçerli. hatta bu sanal gerçeklik o kadar organize ki, dine, teknolojiye ve gündelik yaşama nazireler bağdaştırarak istatistik veriler türetiliyor.
lanse edilen nedir peki? çevrenin ve zamanın etkisi ile oluşan imkanlardan faydalanma becerisi, kabiliyeti diyelim. aslında anormal bir durum yok. teknoloji ilerledi, her yer internet, telefon, ipad; illaki her alana işlemiş bu edevatlar küçük yaştan itibaren ulaşılabilir ve öğrenilebilir olacak. bunun şimdikiler daha bilinçli yahut zeki diye dikte edilmesi yanlış; zira kapitalist sistemin iteklediği bir kavram neticede.
z kuşağının pohpohlanması, toplulukları zaten zaman/mekan olarak yüzleri çevrilmeye müsait tüketim toplumuna montelemekten ibaret.
ne diyor atatürk;
''benim anladığım gençlik, bu inkılabın fikirlerini ve ideolojisini benimseyip gelecek kuşaklara götürecek kimselerdir. benim nazarımda yirmi yaşında bir yobaz ihtiyar, yetmiş yaşında bir idealist ise zinde bir gençtir.''
devamını gör...


