kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugüne kadar gördüğüm en saygılı, en kültürlü en sözlük gibi sözlüktür. içerisinde küfür olmaması, futboldan ve siyasetten ve seksten çok çok az bahsedilmesinden dolayı hayranlığımı kazanmıştır. şimdiden diğer küfürbaz sözlüklerin yazarlarını kıskandırmaya başlamıştır. yazarına iyi ki buradayım demeyi başarabilmiş bir sözlüktür.
devamını gör...

istiklal'de polise direnen göstericilerinki ile ölümüne kapışacak iradedir.*
devamını gör...

yazmak istiyorum , ama yazamıyorum, ne yazayım? beceriksiz politikacılarımı yazsam ? bizi hep arkadan vuran abd ve avrupa'yı mi? asla sırtını dönemeyecek kadar güven vermeyen rusya'yı mi ? kimi kime şikayet edeyim , bu halkın kaderi, iş bilmez politikacıların ellerinde oldukça hep acı çekmeye mahkum.
suriye bataklığına, sürüklendi çıkamıyor, çıksa dört bir yanımız terörist dolu, çıkmasa rusya'nın, amerika'nın oyuncağı, şamar oğlanı olmuşuz orda.
her tarafımız ateş...
tek teselli belki kendi uçağımızı yapabilmek, umut fakirin ekmeği..
devamını gör...

kimse yapılmadı demiyor. devletin görevidir yapılanlar. önemli olan 1 liralık hizmet 100 liraya neden alındı? aradaki milyarlar kimlere peşkeş çekiliyor. halk vergiler ve yoksulluk altında ezilirken ekonomimiz çok iyi diyen insanlarla dalga geçilmeyecek de ne olacak.
devamını gör...

ben genelde izleyici olarak katılıyorum. bir gece içip içip geleceğim buraya.
devamını gör...

çabuk parlamak. sinirini, yorgunluğunu ve mutsuzluğunu çay içerek atmaya çalışmak.
devamını gör...

japonisme veyahut japonizm, batı kültüründeki japon etkisini anlatan bir terimdir. 1800'lü yılların ikinci yarısında japonya ile dış ticaretin tekrar açılması sonucu 19. yüzyıl batılı sanatçıları arasında çıkan ve japon sanatının popülerliğine, etkisine atıfta bulunan bu terimin çıkış noktası için biraz daha geriye gitmek gerekir.

1639-1854 yılları arasında, japonların ticaret yaptıkları ülkeler hollanda ve çin'di. bu izole duruma rağmen batılı fikirler hollandalılar aracılığı ile japonya'da yayılıyor; japonya'daki gelişmeler de hollandalılar tarafından avrupa'da duyuruluyordu. 1868 yılında yaşanan bir değişiklik sonrası japonya'nın dünyanın kalanı ile ticareti tekrar başladı. fotoğraf gibi batılı terimler japon sanatçıları etkileyince geleneksel ukiyo-e sanatı zamanla miadını doldurmaya başlamıştı. neredeyse değersiz olan parçalar ihraç edilen malları paketlemek için kullanılmaya başlanınca, avrupa'da keşfedilmeleri gerçekleşti. ve sonuçları büyük oldu. resimlerde işlenen gündelik konula, bakış açıları, perspektif ve renk kullanımı gibi fikirler avrupalı sanatçıları şaşkına çevirdi. daha önce batı'da duyulmamış bu tür fikirlerin ortaya çıkması empresyonist, post-empresyonist, art nouveau sanatçılarını etkilemişti. bu yeni akıma fransa'da ''japonizm'' denmeye başlanmıştı. (le japonisme)

1872 yılında fransız sanat eleştirmeni philippe burty tarafından ilk kez kullanılan terim sadece görsel sanatlarda değil; mimarlık, peyzaj, bahçecilik ve giyim alanlarında da bir etkiyi ifade etmekteydi. japonya'nın dünya ticaretine tekrar açılması sonucu siparişlerle beraber gelen ukiyo-e eserler avrupa'da büyük ses getirmiş, izlenimcilik - empresyonizm akımı üzerinde büyük etki göstermişti.

japonya'dan gelen yelpaze, ipekler, porselen gibi örnekler ile 19. yüzyılda avrupa'da patlama yapan bu japon sanat çılgınlığı ile gelen sanat fikirleri, geleneksel akademik batı sanat fikirlerine karşıydı. yüzyıl sanatçıları bu fikirlerden ilham aldılar. bu akımın başlamasına ön ayak olmuş ressamlar arasında édouard manet, claude monet, james tissot, edgar degas, james mcneill whistler gibi isimleri de saymak gerekir. van gogh, william merritt chase, george hendrik breitner gibi isimleri de akımın yayılması adına yaptığı çalışmalar ile anabiliriz. tabii ki japonisme'nin, var olan oryantalist yaklaşım üzerine inşa edilmiş olduğunu da söylemek mümkündür.

kaynakça ve daha fazlası: wikipedia - japonisme, vikipedi - ukiyo-e, wikipédia - japonisme, khanacademy.org, tate.org.uk, theartstory.org, study.com, mymodernmet.com, gerçekten bilmeniz gereken 50 sanat fikri, susie hodge
devamını gör...

bir güneydoğu asya ülkesi. budizm'in resmi din olduğu, 70'li yıllarda pol pot yönetiminde büyük bir soykırıma şahitlik eden bu ülke monarşiyle yönetilmektedir. başkenti phnom penh, resmi dili khmerce para birimi ise riel'dir.
devamını gör...

eski evlerin olmazsa olmazıdır. birçok ihtiyaca yönelik kullanılırdı.
örneğin üstüne güğüm konulur ve bu güğümde su ısıtılırdı. ısınan suyla banyo edilirdi.

yine sobaların borusunun üstüne bağlı askılıklar olurdu ve bu askılıklarda özellikle kar topu oynamadan gelen çocukların eldivenleri, bereleri, kaşkolları, ayrıca havlu, bez gibi şeyler kurutulurdu. soğuk ve uzun kış gecelerinde sobaların üstünde pişirilen kestanelerin ise ayrı bir tadı olurdu.

ailede kestane içinden çıkan kurt muhabbetleri gırla giderdi. soba bu şekilde aile içi sevgiyi ve birlikteliği de tesis etmede önemli görevler üstlenirdi.
çocuklar yatmadan önce yine sobaların üstünde ısıtılan ballı sütle tatlı rüyalar görmeye hazır hale getirilirdi.
kuzine adında daha büyük olan tipleri de vardı ve bunlar fırın olarak da kullanılırdı.

günün sonunda söndürülmesiyle birlikte bütün aile fertleri yataklarının yolunu tutar ve evdeki hareketlilik de böylece son bulurdu.
bir evin içindeki canlılık bacasından tüten dumanla belli olurdu. soba eski evler için hem bir kombi, hem bir fırın, hem bir kurutma makinesi ve en önemlisi şu anda daha yeri doldurulamamış, daha yenisi icat edilememiş bir aile içi sevgi tesis etme makinesi idi. umarım konforun hüküm sürdüğü yeni hayat standartlarında insanlar kalplerindeki sobaları da büsbütün söndürmezler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

genellikle ayraç kullandığım için olmadığım insandır ancak niye bir şeyi mutlaka yüceltip bir başka şeyi yerin dibine sokmamız gerekiyor anlamıyorum. kitabın altını çizerim, not alırım. çağrışım yapan bir başka eserle ilgili düşüncemi yazarım bulduğum bir boşluğa. olur ya, kitabı okurken yaşadığım hoş bir anıyı bir düşünceyi dahi kitaba dahil etmişliğim vardır. benim için kitap yaşayan bir şeydir, benim kitabımın benimle birlikte oluşan deneyimleri vardır. yeri gelir aceleyle bir sayfasını katlarım, yeri gelir yağmurda koşarken ıslanırız. tekrar tekrar açar okurum kitapları, notlarıma yeni notlar, pek alışkanlığım olmasa da katlanmış sayfalar eklenebilir. bu kadar basit bir eylemi ve eyleyeni yanlışlamıyorum bu nedenle.
devamını gör...

sözlüğümüzün çalışkan ve göze çarpan trollerinden ermolettin'in açtığı başlıklara bundan sonra ekleyeceğim, bakınız şeysi.
devamını gör...

sevgim öyle kuvvetli ki, bütün yılanlar deliklerine saklandıkları zaman, geriye bıraktıkları tüm zehiri temizler.
sevgim öyle kuvvetli ki, yıldızlar toz, yerküre alev, gökkubbe tuz ile buz olur.
sevgim öyle kuvvetli ki, güneşin ötesine gidebilmek için bütün yabancıların düşüncelerini reddeder.
sevgim öyle kuvvetli ki, bizimle kalmayı seçenler için uzun ve açılamaz dağlar yaratır.
devamını gör...

esefle kınadığım yazardır. bikere bilmediğin konu hakkında konuşman başlı başına yanlış be hey gafil! kaldı ki insanların kutsalına dokunuyorsun.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çoğunlukla moderatörlerin yaptığı eylem. maksat "çok güzel yazıyorsun, lütfen devam et" motivastonuyla sözlükte kalıcı olmanı sağlamaktır.
devamını gör...

şöyle bir tanesine sahip olmanın hayalini kurduğum motorsikletlerin üreticisi olan firma:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evet toplumda ne kadar "ben modernim modeeeernnnn" diye gezen tip varsa böyle başlıklarda genelde kendi rengini belli ediyor. kız isteme merasimi bal gibi cinsiyetçidir. adı üzerinde kız isteme. ne olursa olsun, ne kadar gelenek hafifletilmiş olursa olsun, cin-si-yet-çi-dir. sonuçta o ağızlardan "kızınızı oğlumuza istiyoruz" sözü çıkıyor, aile kızına "seni istemeye gelecekler" diyor, herkes konuya komşuya "kız almaya gidiyorlar" diyor. yani bu da cinsiyetçi değilse daha ne cinsiyetçi kardeşim? madem bu iş cinsiyetçi değil, kadın tarafı bir kez de gitsin aile ile tanışmaya, neden erkek tarafı kadın tarafına gidiyor, tam tersi olsun ya da fark etmesin bunlar tartışma konusu olmasın? ama yok. biz türkiye halkı olarak modern görünen ama geleneklerinden de kopmaya ve onların yanlış olduğunu kabullenmeye korkan bir milletiz maalesef. üzgünüm.

tanım: sorunsal bile değildir, cevap sorunun içerisinde yatmaktadır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim