a dog of flanders
ingiliz yazar quida'nın 1872 tarihli romanıdır.
nello ile kaderini bireştirip dost olan patrasche adlı köpeğin hüzünlü hikayesi anlatılmaktadır. hikayenin sonunda karlı ve soğuk bir gecede birlikte donarak can verirler.
anıtları belçika'nın lady antwerp katedralinin önündedir.

ayrıca çizgi film ve film olarak da yayınlanmıştır.
nello ile kaderini bireştirip dost olan patrasche adlı köpeğin hüzünlü hikayesi anlatılmaktadır. hikayenin sonunda karlı ve soğuk bir gecede birlikte donarak can verirler.
anıtları belçika'nın lady antwerp katedralinin önündedir.

ayrıca çizgi film ve film olarak da yayınlanmıştır.
devamını gör...
kulis
tiyatroda sahnenin gerisinde veya yanlarında bulunan, oyuncuların hazırlıklarını yaptıkları ve sahneye çıkış için bekledikleri yer.
ayrıca kafa sözlük moderasyon ekibinin tartıştığı gruba verilen ad olarak biliyorum*.
ayrıca kafa sözlük moderasyon ekibinin tartıştığı gruba verilen ad olarak biliyorum*.
devamını gör...
guns n' roses
güzel bir gurup ismi. lisede iken adını tişörtlerimize yazardık
beni affetsinler bir şarkılarını bile hatırlamıyorum. *şu an ne iş yaparlar onu da bilmiyorum. ama guns n'roses hiç aklımdan çıkmadı.
beni affetsinler bir şarkılarını bile hatırlamıyorum. *şu an ne iş yaparlar onu da bilmiyorum. ama guns n'roses hiç aklımdan çıkmadı.
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
hep söyledim yine söylüyorum, belirli bir olgunluğa ulaşmadan sevgili olmayı doğru bulmuyorum. yaşıtlarım gibi ergen aşk acıları çekmek istemiyorum, üç hafta geçmeden konuştuğum birisini unutmak istemiyorum. her şey kendiliğinden olduğunda güzeldir, zamansız ve kendi çabamla arayıp bulduğum şeye aşk demem çünkü zorlamadır. zamanı gelince her şeyin kendiliğinden olacağına inanıyorum. ve gerçekten değer verdiğim birisiyle olana kadar da sırf kendimi tatmin etmek için kimseyle sevgili olmayacağım. iyi günler.
devamını gör...
yazarların doğduğu sene gerçekleşmiş önemli olaylar
devamını gör...
doğru insanı bulma olasılığı
neden doğru insanı bulamıyorum diye kendinize kızmaya, üzülmeye gerek kalması. bilim adamları onu da araştırmış. olasılık bu kadar azken bulamamak normal.
warwick üniversitesi'nde matematik öğretmenliği yapan peter backus insanların neden yalnız kaldığını bilim ışığında bulmaya çalıştı. üç yıllık yalnızlığı sonrasında "neden bir kız arkadaşım yok" adlı tezi yazan backus'a göre doğru insanı bulma şansınız 285 binde 1'e denk geliyor. buradan
warwick üniversitesi'nde matematik öğretmenliği yapan peter backus insanların neden yalnız kaldığını bilim ışığında bulmaya çalıştı. üç yıllık yalnızlığı sonrasında "neden bir kız arkadaşım yok" adlı tezi yazan backus'a göre doğru insanı bulma şansınız 285 binde 1'e denk geliyor. buradan
devamını gör...
evli çiftlerin itici davranışları
kendi kurallarını başkalarına hayat dersi gibi anlatmaları, her insan farklıdır dostum, öğren bunu. bir de "evli olunca anlarsın" gibi klişe şeyleri söylemek evlilik sözleşmesinde yazıyor sanırım.
devamını gör...
rimel neffati
hakkında sınırlı bilgiye ulaşmış olsamda,
"yukarı ve aşağı anlarımla sürekli geliştiğimi hissediyorum, bence kendi portreniz bu evriminizin harika bir günlüğü olabilir."
sözü ile kendi kadrajında kendi portre çekimlerini meydana getiren,
aynı zamanda resim,fotoğraf ve soyut denklemi eserlerine adamış fotoğraf sanatçısı.
öyle ki,
çekimlerine ilk baktığımızda adeta bizleri masalsı bir alana götürüyor,
teknik akrilik bir çalışma şekli olduğunu düşündürüyor.
eserlerinin detay incelemesini yaptıktan sonra,
gördüğümüz eserin kadraj anı olduğunu anlıyorsunuz.
görmem ile apayrı bir perspektif oluşturmama sebep olan muazzam kalitede eserleri şöyle sıralayabiliriz.


"yukarı ve aşağı anlarımla sürekli geliştiğimi hissediyorum, bence kendi portreniz bu evriminizin harika bir günlüğü olabilir."
sözü ile kendi kadrajında kendi portre çekimlerini meydana getiren,
aynı zamanda resim,fotoğraf ve soyut denklemi eserlerine adamış fotoğraf sanatçısı.
öyle ki,
çekimlerine ilk baktığımızda adeta bizleri masalsı bir alana götürüyor,
teknik akrilik bir çalışma şekli olduğunu düşündürüyor.
eserlerinin detay incelemesini yaptıktan sonra,
gördüğümüz eserin kadraj anı olduğunu anlıyorsunuz.
görmem ile apayrı bir perspektif oluşturmama sebep olan muazzam kalitede eserleri şöyle sıralayabiliriz.


devamını gör...
tanımlara etkileşim gelmeyince gelen acaba görünmez mi oldum düşüncesi
buradasın sevgili yazar arkadaşımız dediğim başlıktır.
devamını gör...
israil ordusu kediyi bile incitmez sözü
incittikleri neydi peki? kediyi bırak incitmedikleri canlı kalmadı da.
devamını gör...
canlı yayın açılış programı
kayıt almak gibi bir alt yapıya sahip yayın olacaktır umarım. canlı dinleyemesek dahi daha sonra yayına erişebiliyor olmayı çok isterim. *
ekleme: kayıt alınacakmış. çok sevindim.
ekleme: kayıt alınacakmış. çok sevindim.
devamını gör...
yılmaz vural
fi tarihte bir "sarıyer" maçında defans oyuncusuna; "çık tepesine oğlum, çıksana lan!" diye çileden çıkmışçasına bağrımış, sonra adama sarı kart yedirerek tribünü komple yarmış, sempatik ve de futbolu resmen tutku halinde yaşayan teknik adam.
devamını gör...
mor ve ötesi
türkiye'nin en iyi grubudur bana göre. aynı zamanda bir o kadar da hakettiği değeri almayan grup olabilir. yaptıkları şarkıların sözleri çok anlamlı. hele bir tanesi var;
"gitsem nereye kadar, kalsam neye yarar?"
gerçekten gitsek de kalsak da ne fark eder? kendimizden kaçamadığımız müddetçe.
dipnot: biraz gereksiz konuştum sanırım, affola :)
"gitsem nereye kadar, kalsam neye yarar?"
gerçekten gitsek de kalsak da ne fark eder? kendimizden kaçamadığımız müddetçe.
dipnot: biraz gereksiz konuştum sanırım, affola :)
devamını gör...
rte’nin en kötü ihtimalle türkiye'deyim beyanı
"akıllı olanlar türkiye'yi terk etti, aklı olmayanlar burada tuzağa düştü." açıklamasını yapmış adamın en kötü ihtimalle türkiye'deyim açıklamasına neden şaşırılır ki. herif biliyor türkiye'yi aile şirketi gibi yönetip mahvettiğini, açık açık da söylüyor işte.
devamını gör...
boğazlı kazak
ilk başlarda boğuluyormuş hissi veren kazaktır.
siyah boğazlı kazak arada sırada giyerim kendimi havalı hissederim sonra bunalıp çıkarırım.
siyah boğazlı kazak arada sırada giyerim kendimi havalı hissederim sonra bunalıp çıkarırım.
devamını gör...
osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
mahluk-u penda.
devamını gör...
uyanışlar
özgün adı awakenings olan başrollerini robert de niro robin williams gibi usta oyuncuların paylaştığı 1990 yapımı dram filmdir. yönetmen koltuğunda penny marshall oturuyor.
film bitkisel hayatta yaşayan hastaların bulunduğu bir hastaneye çalışmaya gelen bir doktoru anlatır. onlarla dostluk kurup onları hayata döndürmeye çalışır.
kesinlikle izlenmesi gereken yeni izlediğim için çok üzüldüğüm harika bir filmdir.
izleyip ders çıkarmamız gereken bir klasikti mutlaka izlenmesi gerekir.
--! spoiler !--
hayatta bazı şeyler vardır ve o şeylerin kıymetini bilemeyiz farkında olmayız en basit olarak kitap okumak diş fırçalamak gibi olayların bile kıymetini bilmemiz gerektiğini anlatan müthiş bir eserdi çok etkilendim.
leonard (robert de niro) kitap okuyamıyorum diye ağladığında. 30 yıl sonra uyandığında yeni hayata adapte olmaya çalıştığında çok üzüldüm.
merdivenden inmeye çalışırken küçük bir kız çocuğunun merdivenden yukarı çıkmaya çalışma detayı gerçekten hayran bıraktı beni.
hayat dostluk aşk şefkat gibi kavramları çok güzel ifade eden başarılı bir film alın ailenizi izleyin.
ve bazı hastalıkların tek çözümü insan ruhunu beslemektir bunu bana öğreten bir eserdi. şefkat aşk iş sevgi gibi kavramlara ihtiyacı olan binlerce milyonlarca uyanık hasta var.
insan ruhu ne kadar hassas ve ne kadar kırılgan insanın yüzüne tokat gibi çarpıyor.
--! spoiler !--
ayrıca robert de nironun çok filmini izledim ama burada gerçekten aşmış bir oyunculuk sergilemiş kafayı yemiş çılgınlar gibi oynamış saygı saygı saygı!
bu kadar gerçek bu kadar ustaca kurgulanmış bu filmi izlemeyen yazar arkadaşlar mutlaka izlemelidir.
resimag.com/p1/12d597840f7a.jpeg
film bitkisel hayatta yaşayan hastaların bulunduğu bir hastaneye çalışmaya gelen bir doktoru anlatır. onlarla dostluk kurup onları hayata döndürmeye çalışır.
kesinlikle izlenmesi gereken yeni izlediğim için çok üzüldüğüm harika bir filmdir.
izleyip ders çıkarmamız gereken bir klasikti mutlaka izlenmesi gerekir.
--! spoiler !--
hayatta bazı şeyler vardır ve o şeylerin kıymetini bilemeyiz farkında olmayız en basit olarak kitap okumak diş fırçalamak gibi olayların bile kıymetini bilmemiz gerektiğini anlatan müthiş bir eserdi çok etkilendim.
leonard (robert de niro) kitap okuyamıyorum diye ağladığında. 30 yıl sonra uyandığında yeni hayata adapte olmaya çalıştığında çok üzüldüm.
merdivenden inmeye çalışırken küçük bir kız çocuğunun merdivenden yukarı çıkmaya çalışma detayı gerçekten hayran bıraktı beni.
hayat dostluk aşk şefkat gibi kavramları çok güzel ifade eden başarılı bir film alın ailenizi izleyin.
ve bazı hastalıkların tek çözümü insan ruhunu beslemektir bunu bana öğreten bir eserdi. şefkat aşk iş sevgi gibi kavramlara ihtiyacı olan binlerce milyonlarca uyanık hasta var.
insan ruhu ne kadar hassas ve ne kadar kırılgan insanın yüzüne tokat gibi çarpıyor.
--! spoiler !--
ayrıca robert de nironun çok filmini izledim ama burada gerçekten aşmış bir oyunculuk sergilemiş kafayı yemiş çılgınlar gibi oynamış saygı saygı saygı!
bu kadar gerçek bu kadar ustaca kurgulanmış bu filmi izlemeyen yazar arkadaşlar mutlaka izlemelidir.
resimag.com/p1/12d597840f7a.jpeg
devamını gör...
yazarların en sevdiği 90’lar pop şarkısı
benim için budur.
devamını gör...
normal sözlük'te yaşanan garip olaylar
sırf kendi görüşüyle veya dini inancıyla uyuşmuyor diye insanlara hakaret ve dm 'den güya sırf kendi çok biliyor ve bildikleri yüzde yüz doğruymuş gibi akıl vermeye kalkışanlar var. kendinize saklayın herkes sizin gibi düşünmek zorunda değil. zira bir fikir ayrılığına rağmen karşınızdakine saygı duyabildiğiniz kadar insansınız gözümde...
devamını gör...
