rock müzik.
türkiye'de neredeyse hiç aktif rock müzik yapan grup kalmadı. 90larda her yerden rock grupları çıkıyordu. şimdi onun yerini rap müzik aldı. *
devamını gör...

bilim tarihinde de böyledir. albert einstein'in ilk eşi olan mileva maric de einstein kadar iyi bir fizikçidir. birlikte çalışırlar. hatta bazı kaynaklar izafiyet teorisini birlikte geliştirdiklerini belirtir.
sonuç olarak biz milevayı tanımayız. çocuk baktı. çamaşır yıkadı. einstein ise ünlendi, nobel aldı. boşandı. başka biri ile evlendi.
devamını gör...

küçükken geceleri korktuğum zaman annemlerin yatak odasına gidip yanlarında olmayı çok isterdim. ama onlar bunun çok ayıp olduğunu saçma olduğunu söyleyip beni reddederlerdi. fakat öyle korktuğum zamanlar olurdu ki kapılarını sessizce açar onların uyudugunden emin olduktan sonra yataklarının ucuna kıvrılırdim. ayaklarına değmeden olduğum yere top böceği gibi kıvrılır uyurdum. gece yarısı beni farkettiklerinde uyandırıp yerime gonderirlerdi. fakat ben her korktugum gece bunu yapmaya devam ederdim. o yatağın ucunda üstüm açık yatmak benim için o kadar güvenli olurdu ki, çıt çıkarmadan orada uyuyabilmek beni çok huzurlu hissettirirdi.
devamını gör...

yine gelmiş sadece islamı eleştiriyorcular, adamlar sadece size, sizin dayatmalarınıza yani kısaca islam zorbalığına maruz kaldığı, islam mensuplarıyla tartışma fırsatı bulduğu için olabilir mi? yoksa adam sadece sizin değil tüm dinlerin tanrılarına eşit mesafede uzak ve inanmıyor bir farkı yok.
dinle ahlakın farklı şeyler olduğundan bihabere değinmiyorum bile. adam karısı başkasıyla yatsa laf yapar falan yazmış ilginç kafa. dine inanmayanlar karısını peşkeş çekiyor sanıyor. bu mantıkla dine inananlar da sözde zinadan korkar, kimseyle yapmaz olmalı dimi; ama elalemin namusuna göz koyan hatta tecavüz etmeye çalışan hatta hayvanından damacanasına kadar hallenenler de hep müslümanlar bu nasıl oluyor? *
devamını gör...

gelmeyeceği kesinleşmiş kişinin yolunu gözlemektir.
ayrıca çok sevilen bir kişi ise birkaç yıla az sevilen bir kişi ise birkaç aya unutulacak eylemdir.
devamını gör...

reisimizin bu resminde görülebilecek kişilerdir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ay ışığı ile deniz üzerinde minik pırıltıların oluşmasını sağlayan durum.
sonrasında da dolaylı olarak bir çok şarkının, şiirin içinde yer bulmuştur.
bu yansıma da yakamoz, ayın şavkı gibi isimlerle zikredilmiştir.

"yakamozlar saçarak her tarafından fenerim
çifte sandal, yüzüyorduk; o yüzer, ben yüzerim"
m. a. e.

"durgun denizler yıldızların yansımasıyla yıldızlandı." c. ş. k.
devamını gör...

son akşam yemeği.
devamını gör...

miyometriyumu infiltre eden intermediate trofoblastlardan(ekstravillöz trofoblast) köken alır.
en sık term gebeliği takiben gelişir.
hpl sentezler. hpl düzeylerinin yüksekliği önemli bir belirteçtir. (bkz: human plasental laktojen)

kemoterapiye dirençli tümörler olup histerektomi primer tedavi şeklidir.
devamını gör...

ben yapıyorum sanırım bazen bunu. mesela biri artı veriyor gidip profiline bakma ihtiyacı duyuyorum. başlıklarına tanımlarına bakarken beğendiklerimi hemen artılıyorum, önemli gördüklerimi favlıyorum. amaç yok. her yazarın ne yazdığını bilmek mümkün değil ama profiline giriyorum beğenisini falan görünce. o şekilde öğrenmiş oluyorum. ama hepsini okuyorum ona göre artılıyorum beğendiklerimi.
devamını gör...

bir de bunun başka şekilleri var: kedi seviyorum samimiyetsizliği
çocukları da seviyoruz kedileri de seviyoruz.
millet neye saracağını şaşırmış.
devamını gör...

ya inanılmaz ama ben de istiyorum. hem erkeklerden neden farklı olalım * . ben kişilerin çehresini görmeden muhabbet edemiyorum. üzgünüm ancak öyle bana reel geliyor.
devamını gör...

6 ay sonra yeni bir güncelleme. bilinsin ki içim soğumuyor. yazmak eskisi kadar keyif vermediği gibi kendi başıma oynadığım kum havuzuma da el koydular. neden? kime ne zararı oldu? büyük hayallere kapılmadım burada hiç. vaat edilen de olmadı. anlaşılmayı umdum. en çok da anlaşılamamaktan korktum. korkularımın üzerine gidecek cüret bende hiç olmamıştı zaten. durmaksızın sırtımı dönüp yürüyorum fakat gölgesi, karşımda dikiliyor. ondan ne kadar uzaklaşırsam uzaklaşayım işte tam karşımda korkumun gölgesi. iri ve bana meydan okumakta. gölgeye sırt çevirsem bu kez de korkum orada. beklemekte beni. buraya kadarmış. insanlara kendimi anlatamamaktan yoruldum. halbuki anlatacağım daha çok ne vardı. bilyelerimden bahsedecektim. onlara sıra gelmedi. okuyorsan halen burayı, sana dürüst davranmadım. bil istedim. bu sözlük, bana rahat nefes almayı vaat etti aslında. işte şimdi o nefesi alamıyorum. politikacıdan betersin sözlük ve sansürcüsün. hem de büyük sansürcü. eleştiri olmayan kuralına uygun olanı daha önce sildin. önünde at koşturanlara gözünü kaçırdın şimdi çok az kişinin bakıp göreceği başlıkları anında kaldırıyorsun sol akıştan. son gördüklerim yeterli artık. öcüme bıçak doğrultmayacağım belki ama s2mde de olmayacak. bu kez ve son kez sözlüğü kendime muhatap aldım. sözlük, gücendirmesin sana yazdıklarım zaten bırakıyorum yazarlığı...
devamını gör...

aşık olmak hazırlıksız maraton koşmaktır; bir yerde nefes nefese kalınır ve sonunda havlu atmak gerekir.

sevmek ise düzenli olarak uzun yürüyüşlere çıkmak gibidir ; yürüdükçe açılır insan, alışır vazgeçemez, daha fazla yürüyesi gelir.
devamını gör...

bebek, yavru.
devamını gör...

tcmb başkanı naci ağbal'ın açıklaması.

ayrıca (bkz: 500 bin liranın aylık faizinin 7500 lira olması) nedeniyle parası olanın bu yıl yatırım yapacağını düşünmüyorum. çünkü 500 bin liralık ev yaptırsan ayda en fazla 2500 lira getirir. hem de en az 1 sene sonra. fakat şimdi hemen 500 bin liranızı faize yatırarak ayda 7500 lira kazanabilirsiniz.


merkez bankası (tcmb) başkanı naci ağbal, bu yıl uzun bir süre için faiz indirimini düşünmenin mümkün görünmediğini söyledi. ağbal, geçmiş döngüler faizi çok erken indirmenin ekonomik maliyetleri olduğunu gösterdiğini belirtti.


kaynak: bundle.app/27ATUojv
devamını gör...

yaşını başını almış, hayatta belirli bir konuma gelmiş birinin hala genelgeçer nezaket kurallarını bilmeden kendinden kaç yaş küçük birine saldırgan davranması buna sadece bir örnektir.

fiziksel saldırganlıktan bahsetmiyorum, bulunduğu gücü ve konumu aleyhinize kullanıp mobbing uygulamaya çalışmak da saldırganca bir davranıştır.
devamını gör...

hayvanlarda da elbet bilinc vardir. ama insandan oldukca keskin bir cizgiyle ayrilacak kadar farklidir. oncelikle bilinc nedir ondan bahsedeyim; bir canlinin bir nesneyi hatta cevresini algilamasidir. gunumuz caginda bilinc, darwin'in evrim kuramini ele alarak uc farkli ogeye ayrilmaktadir. insan beyninden ornekleyecegim;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yukaridaki resimde goruldugu uzere insan beyni uc ogeye ayrilmaktadir. bu uc bolumunde faliyetleri farklidir ve surungen beyin ve memeli beyin olarak adlandirilan bolum hayvanlarla insanlarin bilinclerini ortak kilmaktadir.

surungen beyin yada beyin sapi: beynin arka kisminda bulunur, neredeyse surungenlerin beyniyle birebir aynidir. sindirim, solunum, denge, kalp atimi, bu bolge tarafindan yonetilir. ayrica savasma, avlanma, ureme, hayatta kalma gibi faliyetsel davranislar burada kontrol edilir. bilim insanlarinca buradaki bilinc duzeyine numara olarak bir puan verilmistir.
memeli beyin yada limbik sistem: bu bolge duygular ilgili yapilar icerir. birini sevmek yada potansiyel dusman olarak algilama, kisacasi bir seyi siniflandirma buranin gorevidir. ayriyeten anilar burada birikir. kararlar burada alinir (avi yakalama, atesten kacma, tehlikeli alandan uzak durma gibi ilkel icgudusel kararlar) hisler burada olusur vs vs. bilinc duzeyi ise numarasi 2'dir
insan beyni: insani diger canlilardan ayiran bolumdur. zaman algisi (gecmis gelecek bilinci), soyut dusunme, dil becerileri, hayal kurma,irade yonetimi bu merkezde gerceklesmektedir. insani diger canli turlerinden daha zeki yapan mekanizma tam olarak burasidir. bilinc duzeyine 3 numara verilmistir.

goruldugu uzere bilinc duzeyi canlilarda turlerine gore bile ayrilmaktadir. hatta memeli hayvanlarda ozellikle limbik sistem daha az gelismis/ cok gelismis olarak siniflandirilabilmektedir. (maymunun komut algisi farklidir keza kopegin farkli). sonuc olarak insanlari diger canlilardan ayiran en onemli farklar insan beyni olarak adlandirilan serebral korteks bolumunun, insani ozellikleri yonetmesidir. yani diyebilirz ki, hayvanlari insanlardan ayiran en belirgin bilincel ilk fark; gecmis gelecek algilarinin bulunmamasidir. ikinci bilincsel en onemli fark ise idare kontroludur. ornegin bir ayi, kis uykusuna kis mevsimi geldigi icin girmez, zaman algisi yoktur. mevsimsel sogukluktan oturu vucut sicakligi duser ve kendini muhafaza etmek icin kis uykusuna yatar. keza bir yirtici yakaladigi avini yerken, yarina da ac kalma korkusuyla bir bolumunu saklamaz. ama! hayvanlarda yasadiklarini kisa sureli de olsa hatirlar. verilen komutlari zeka duzeylerine gore algilayabilir. bir canliyla ozel bag kurup, nefret edebilir. duygulari vardir, hissiyatlari vardir...
devamını gör...

antarktika kıtasında arjantin'e ait olan esperanza istasyonunda doğan ilk belgelenmiş kişi 7 ocak 1978 doğumlu arjantinli (bkz: emilio palma)'dır.

edit: kendisinin vatandaşlığı arjantin'dir.
devamını gör...

saian'ın eşi ayda erkurt hanım efendi için yazdığı ve yine klibinde eşini oynattığı muhteşem şarkı.
klip o kadar şeker ki eşi sürekli gülümsüyor, e bu kadar romantik ve anlamlı bir hareket bana yapılsa ben de 32 diş gezerdim herhal.
önce sözlere bakalım:

onun başı bağlı kolunda bir sepet
geçip giderdi çarşıdan gözlerinde sebep
öyle gerçekti ki sokaktan o geçtiği vakit
kalbi yok – taşır gövdesinde şüpheli bir paket
ooooo
benim önümde birkaç dize
onun evinde bir gudubet var
ooooo
tıpkı bembeyaz bir yarı tanrı
dönüp bakarken yere düştüğüm
dilimde bir ay şarkısı saat on beş otuz
sen arnavut taşlar üstündesin okus pokus
o gece demlenir kimin koynunda ─e pes be!
kanar koynunda bir karanfil pis bir nefesle
herkes ona bakardı sanki çizmiş onu monet
susardı dudaklarımda shakespeare'den bir sone
ağzında çıkan her ifade renk ve dua
bir kısa öykü anlamdan kurtulan merhaba
kaldım lal
yüzündeki fal
beni say
gece gibi sar
bir masal
günlerden pazar
yıldız kaysa
beni gelip alsa
olsam bir şövalye
sepetinde molière
ve göğsündeki ay taşından kolye
nefes alıp verdikçe yaklaşır yıldızlara!
la la la la la la!
bakıp su falına düşünür
uzaktan bir gemi alıp götürür bütün o gündüz düşünü
yüzünün plastik biçimi – bir reform mu?
tıpkı müjdeler gibi yeni bir estetik formu
yüzü güne dönük ama sırtında gece
bazı başka dilden konuşur bilmem ki nece
ağlar onun yüzü hem yas hem edalı
dokunmazdı çiçeklere bile sanki vebalı
ve bir gün konuverdi ayaklarına bir serçe
düştü evrenle yüzünün arasına bir perçem
düş ormanının içinde yakınsak bir mercek
onca yalanın içinde şişiverdi gerçek
ooooo
kaldırsa bir başını yıldızlara uzansa değer
ooooo
tırnakları neşe kaplı fakat dargınmış meğer
yavaş sesle soyunurdu eski liman üstünde
ve hep aya dönerdi evdekine küstüğünde
benim gövdemdeki peki ateş mi logos mu?
eteklerini kaldıran poyraz mı lodos mu?
fakat o gece bana döndü yüzü aya değil
dedi ki başımın üstündeki yıldızları say hadi!
ve yıldızlar çırılçıplak karşımda
artık bir gömlek bile satmazlar bana çarşıda
kaldım lal
yüzündeki fal
beni say
gece gibi sar
bir masal
günlerden pazar
yıldız kaysa
beni gelip alsa
olsam bir şövalye
sepetinde molière
ve göğsündeki ay taşından kolye
nefes alıp verdikçe yaklaşır yıldızlara!
la la la la la la!
şimdi de şarkı:
ay şarkısııııı
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim