senin almaya cesaret edemediğin riskleri alanlar, senin yaşamak istediğin hayatı yaşarlar. *
devamını gör...

ilgi alanı kitap olduğunu gözlemlediğim, sunduğu aydınlatıcı bilgilerinden dolayı gözden kaçırılmaması gereken, elimdeki fazladan boyutlararası yolculuk biletinin birisini kendisine armağan etmek istediğim yazar.
devamını gör...

yedi yüz yılı aşkın süredir halâ okunmaya devam edilen ve benim gözümde bir insanın kültürüne en önemli katkıları yapan kitaptır.
meşhur yazar dante alighieri tarafından yazılan cehennem, araf ve cennet serilerinden oluşan 3 bölümden oluşur. cehennem ve araf boyunca dante'ye şair vergilius; cennet'te ise büyük aşkı ve ölene kadar seveceği beatrice eşlik etmiştir. vita nuova 'yı (yeni hayat) okuyanlar beatrice'i daha iyi bilirler..
dante ilahi komedya'da teslis ilkesini kullanıp üç sayısına büyük önem vermiştir. üç bölümden oluşan eserin her biri otuz üç kantodur ve beatrice araf otuzuncu kantoda ortaya çıkar.. bunun gibi birçok örnek verilebilir teslisin eserdeki önemine.
eserin bana göre en ilginç kısmı buzlarla kaplı olan cehennem.. dante'nin yarattığı cehennem iç içe dokuz kattan oluşan ve aşağı doğru inildikçe cezaların da arttığı bir dairedir. yani günah ne kadar fazlaysa, ceza da o denli fazladır. lucifer'in de ortaya çıkması ilginçliği arttırır. tabi ki birçok filme hatta kitaba da konu olmuştur. bence en iyisi de dan brown tarafından yazılan ınferno'dur. (cehennem) araf ise lucifer'in dünyaya düşerken açtığı cehennem çukurundan savrulan toprakla oluşmuştur ve üst katlara çıkıldıkça cezalar azalır.
cennet, dante'nin alevlerle tabir ettiği yerdir. ve on kattır. her katı bir gezegen olarak adlandırılmıştır. ve burada beatrice, dante tarafından övülür..
her katta karşımıza ünlü, şair, yazar, siyasetçi, düşünür, din adamı ve daha birçok kişi çıkar. her biri, yaptığı şeyler ve dante'nin tasvip etmediği yaşamları yüzünden cezalandırılırlar...

yavaşça, anlayarak ve üzerinde düşünerek okunması gereken bence bugüne kadar yazılmış en iyi eserdir ilahi komedya.
devamını gör...

etnikçiliği bir kenara bırakarak;

atatürk'ün "türkiye cumhuriyetini kuran türkiye halkına türk milleti denir." sözünden yola çıkarak, "türk" kelimesinin daha uygun olduğunu söyleyebiliriz.

(bkz: ne mutlu türküm diyene)
devamını gör...

fiziki anlamda çok da 'vay anasını' olmayan ancak kendinden emin duruşlu kadın/erkeklerin güzel/yakışıklı bulunması durumu.

*
devamını gör...

özellikle hakkında yazılan güzel yorumlar sebebiyle kitapta büyük bir dil, olağanüstü bir hikaye örgüsü bekleyenleri yanıltabilir. ancak öyle güzel öyle içten bir akışı vardır ki kitabın, sizi kendine çekmeyi başardıktan sonra kahramanımızla bir yolculuğa çıkmaya başlarsınız ve kitap bittiğinde güzel bir film biterken düştüğünüz o boşluktan düşersiniz. ben bu kitabı özellikle kitap okumak isteyen ama bir türlü başlayamayan veya bir süredir okumaya ara vermiş olup yeniden başlamakta zorlananlara öneriyorum, şu ana kadar dönüşler hep olumlu oldu.

t:sıcak, samimi bir hikayeye sahip akıcı roman.
devamını gör...

tamamen can sıkıntısından ve meraktan açtığım başlık.
yaşadığım yerde o kadar güzel bir güneş ışığı var ki kendimi fransa'daymışım gibi hissediyorum.
özenle hazırladığım için kendiminkinin de reklamını yaprak isterim.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: arkadaşlar sahip olmadığınız şeylere sahip insanları hemen yalancılıkla suçlamanız komik görünüyor.
danimarka'da güneşli günler çok çok azdır ve bugün de yaşadığım yerde çok güzel bir güneş ışığı olduğu için erkenden uyanıp kendime güzel bir kahvaltı hazırlamak istedim, hepsi bu.
evet size yalan söylüyor olabilirim, süphelenmeniz doğal, bu konuda sizi anlıyorum. ama bu konuda söylemek istediğim bir şey var: böyle sofralar kurabilmek, gösterişli kıyafetler giymek ve the macallan viskiler içebilmek için bütün hayatım boyunca çalıştım.
yani bütün zamanımı para kazanmak için harcayan bir insan olduğum için böyle şeyler beni mutlu ediyor.


kopenhag'dayım hepinizi kahvaltıma davet ediyorum. umarım sahip olmak isteyen herkese çok daha iyisini verir tanrı.

...ve umarım bir gün eşimle ve bebeğimle kahvaltı yapmak nasip olur bana da...
devamını gör...

israil devletinin resmi dili. aslında bu dil binlerce yıl boyunca unutulmuş, dinsel kitaplarda hapsolup kalmış, sadece ve sadece ruhban sınıfının dinsel ayinlerde kullandığı ölü bir dildi. halk ise almanca (yidce), ispanyolca (ladino) ve arapça (mizrahice) gibi yahudilerin yaşadıkları ülkelerin dillerini konuşuyorlardı. derken siyonizm diye bir şey doğuyor, serpiliyor, budaklanıyor ve adına eliezer ben-yehuda bir adam çıkıyor ve birbirinden farklı onlarca belki de yüzlerce dili anadil olarak konuşan yahudilerin neden kendi dili yok diyor ve oturuyor kitaplarda binlerce sene ölü olarak kalmış dili alıyor, basitleştiriyor ve sunuyor. bugünkü modern ibranice işte ben-yehuda denen adamın dirilttiği ve budadığı eski ibranicenin ta kendisinden başka bir şey değildir. modern ibraniceyi anadil olarak konuşan ilk modern yahudi ise bu arkadaşın çocuğudur. rahmetli ben-yehuda'nın ömrü israil diye bir devleti görmeye yetmedi ama geriye israil diye bir devletin resmi dilini ve milyonlarca yahudiye anadilini hediye edip bu dünyadan göçüp gitmiştir. tabii bu yahudilerin dedelerinin nenelerinin anadilleri başka dillerdi.
devamını gör...

kutlayan herkese saygı duyuyorum tabiki. insanlar öz iradeleriyle yazıyor, gönülden geliyor da yazıyor. bir çok mesajlaşan yazar var sonuçta, insanlar birbirlerine bir tebessüm hediye ediyor. bir tebessümü çok görmeyelim arkadaşlar.*
devamını gör...

maske takacağım.
kesinlikle farklı bir yaklaşım olacaktır.
devamını gör...

arapça'dan dilimize geçmiş bir kelimedir.söz konusu haktan faydalanandır. hakkın doğmasından sorumlu veya hakkın doğmasına neden olan anlaşmada taraf olmasa da kendi lehine sonuç doğandır. örneğin ; çek bono,poliçe gibi çeşitliliğe sahip olan ticari senetlerde, bu senetlerden fayda sağlayacak olan yani senet üzerinde ismi yazılı bulunan kişidir.
devamını gör...

bir dönem birinci ligde* iddialı ve sağlam olan, rıdvan dilmen'in de o kadrodan çıkıp fenerbahçe'ye transfer olduğu futbol kulübü, istanbul ilçesi.

hatta rıdvan bir röpörtajında, balık yemeyi "sarıyer" sayesinde adet edindiğini ve sevdiğini söylemiştir.
devamını gör...

yüzeysel bi bakışta basit bi aristocu gibi gözükse de ilahiyat bahislerinde hristiyan felsefe tarihinde eline su dökebilecek adam yoktur. magnum opus'u* ''summa theologiae'dır ve türkçeye sadece bi kısmı kazandırıldı bu kitabın. ayrıca kendisi bir rahip olarak 'summa*' tekniğiyle bir önemli kitap daha yazmıştır.* aristo üzerine yorumları, polemik yazıları ve kutsal kitap yorumları olmak üzere pek çok eseri daha vardır.

aquino'lu thomas filozof olmaktan öte, her zaman bir teologdur. bir augustinus kadar olmasa da dini saiklerle felsefe yapar. yakın zamanda bunun aksini iddia eden pek çok aquinas yorumcusu olsa da pek şaşırtıcı değil artık. (herakletios'tan bile diyalektik materyalist çıkartmış bu insanoğlu) descartes ile birlikte modern felsefe, newton ile modern bilim, klasik ortaçağ anlayışını öcü olarak gördüğü için yıllar boyu hristiyan felsefesi angarya olarak görüldü. artık postmodernitenin etkisi midir nedir, başladılar ortaçağ araştırmalarına, bu sefer de bütün ortaçağ filozoflarına 'gavur' muamelesi yapıyolar. neyse... şunu da söylemeliyim, aquinas kanımca asla bi yunan-hristiyan sentezi yapmamış, aksine inanılmaz bi ferasetle, yaklaşan 'akıl' tehlikesini görmüş ve harika bi refleks göstermiştir.

vahiy ve aklı birbirinden ayırmıştır ve akıl için güzel bir sınır belirlemiştir. anselmus'un ünlü sözü 'credo ut intelligam*'ı tersine çevirmiştir. bu da aslında pratikle ilgili bi ters çevirmedir. aquinas her ne kadar inanç önceliğini savunsa da, pratikte bilgiyi ön plana çıkartmıştır. ontolojik bi evrim anlayışı vardır.* varlığın tanrı'ya yükselişidir bu..

kendine has kavramlar ve aristocu şablon aynen tematize edilmiştir. kimileri hristiyan aleminde felsefeyi ve bilimi bitirdi der, saldırır* kimisi de bilim ve felsefeyi dinsizleştirdi der saldırır* tabi neticede yorum, okurundur...


ayrıca kendisi ilginç bi biyografiye sahiptir. ortaçağ'ın tecessüm etmiş hali gibidir doctor angelicus. ölümü bile tuhaftır. papa'nın davetine icabet için paris'ten napoli'ye döndüğünde yolculuk esnasında bilinmeyen bir nedenden dolayı yere düşmüş ve kafasını çarpmış. bi süre sonra da vefat etmiş.
devamını gör...

kedilerin 2000 yıl evvel de sürekli yattığını belirten eser:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yıllar sonra rast gelince çocukluktan öteye geçilemeyen, yaşla beraber araya mesafe giren arkadaşlıktır.
devamını gör...

türkiye'de yaşam ucuz evet ama cümle yanlış olmuş.
"türkiye'de insan yaşamı ucuz."
devamını gör...

sözlüğe üye olduktan sonra uyku düzenini geride bırakanlar olarak, net bir saatimiz yoktur.
devamını gör...

geceye bir kedi bırak başlığını görüp bizde buradayız diyen havhavlara özel başlıktır. köpek fotoğraflarıyla şenlenen sayfadır.
herseye karsı olan çarşı parkta koşarken.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türkçe:
1-pandora-felsefe
buradan

2-dilozof
buradan

3- ümit gurbanov
buradan

4-filozofun yolu podcast
buradan

ingilizce
1- school of life - philosophy (tr altyazı mevcut)
buradan

2- crash course - philosophy (çoğu videoda tr altyazı)
buradan

3- ted- ed felsefe videoları (ilgili aramanın linkini bıraktım)
buradan
devamını gör...

ölüm yaşamı hatırlatan, günlük rutinden insanın kafasını kaldıran tek şey belki de. ağır romanda bir replik hatırlattı bana;
savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeyle, zaman ki sana hasta olmuş, incelikli haytasın, nüksederken raksına mahallenin maşallahı, eyvallahı, güzelleş be oğlum şimdilik ölümüne kadar.
-ağır roman
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim