siddhartha
gerçeği, bilgeyi, tanrıyı arayan bir genç siddharta. ama aslında kitapta gerçeği bulmak isteyenin onu amansız aramasına gerek olmadığına bir nehrin bile insana rehberlik edebileceğine dikkat çekiyor. insanın içinde var olan iyilik ve kötülükten bahsediyor. işte siddharta gerçeği o kadar yıl arıyor ve bir nehirde buluyor.
devamını gör...
yolda yürürken herkesin sanki seni izliyormuş gibi hissetme sorunsalı
(bkz: spot ışığı etkisi)
devamını gör...
ejderhalar nasıl ateş çıkarıyor sorunsalı
öncelikle sindirim sistemine sahip her canlının, sindirim eylemi sonucunda ortaya birtakım gazlar çıkmaktadır, bu bilgiyi kenarda tutalım... bu gazların oluşmasındaki en büyük etkenlerden biri hava yutmaktır. aceleyle yemek, pipetle içecek içmek, gazlı içecek tüketmek hava yutmaya sebebiyet verir. buda halk ağzıyla 'osuruk' diye tabir edilen kavrama götürür bizi. biz yine de buna yellenme diyelim ve bu bilgiyi bir kenarda tutalım.
ejderyalarda da durum böyledir.
ejderyalar yemeklerini çok hızlı yerler. ayrıca pepsi max sevdiklerine dair safsatalar dolaşmaktadır. ejderyalar pepsi max sevmezler, cocacola zero severler. unikornlar pepsi max severler.
neyse, ejderyaların farkı, evrim süreci dahilinde insandan elflere kadar her şeyi yediklerinden, sindirim sistemlerinde bir anomali gelişmiş ve ilgili yellenme eylemini ağız yoluyla yapmaktadırlar...
şimdi benim ayıoğluayı bir çocukluk arkadaşım var, kendisi yaklaşık 173 boylarında ve 90 kilo falan. bu arkadaşımızın yaklaşık 6-8 saniye gürültülü bir yellenme yapabildiğini bilen biri olarak, ejderya gibi devasa bir hayvanın böyle elnino kasırgası gibi yellenebiliyor olması, üstüne birazcık düşündüğünüzde hiç de saçma gelmeyecektir...
şimdi bu yellenme dediğimiz gaz çıkarma olayı esnasında çıkan gazlar yanıcı olabiliyor. içerisinde birtakım yanıcı gazlar (metan, oksijen, hidrojen) barındırdığından alev oluşması için bir sebeptir.
peki nasıl alev oluşuyor.
işte mobydick'i yaratan yüce rab ejderyaları da yaratırken,kılıç gibi dişlerle bezenmiş ağzının içinde, gırtlaklarının hemen üstünde bulunan (küçük dil diyeceğim ama ortalama bir ortadünya cücesi boyundadır) yılan dili gibi birbirine çatal şekilde küçük dili, çakmaktaşından yaratmıştır.
ejderyamız efendimiz de ağzından yellenirken çıkan gürültülü gazın şiddetinden bu küçük dil birbirine çarparak kıvılcım çıkarır ve o kıvılcım ejderyamızın midesinden gelen o gazlan devyaraaaasa bir alev topuna dönüşür...
evet, işte böyle oluyor...
ejderyalarda da durum böyledir.
ejderyalar yemeklerini çok hızlı yerler. ayrıca pepsi max sevdiklerine dair safsatalar dolaşmaktadır. ejderyalar pepsi max sevmezler, cocacola zero severler. unikornlar pepsi max severler.
neyse, ejderyaların farkı, evrim süreci dahilinde insandan elflere kadar her şeyi yediklerinden, sindirim sistemlerinde bir anomali gelişmiş ve ilgili yellenme eylemini ağız yoluyla yapmaktadırlar...
şimdi benim ayıoğluayı bir çocukluk arkadaşım var, kendisi yaklaşık 173 boylarında ve 90 kilo falan. bu arkadaşımızın yaklaşık 6-8 saniye gürültülü bir yellenme yapabildiğini bilen biri olarak, ejderya gibi devasa bir hayvanın böyle elnino kasırgası gibi yellenebiliyor olması, üstüne birazcık düşündüğünüzde hiç de saçma gelmeyecektir...
şimdi bu yellenme dediğimiz gaz çıkarma olayı esnasında çıkan gazlar yanıcı olabiliyor. içerisinde birtakım yanıcı gazlar (metan, oksijen, hidrojen) barındırdığından alev oluşması için bir sebeptir.
peki nasıl alev oluşuyor.
işte mobydick'i yaratan yüce rab ejderyaları da yaratırken,kılıç gibi dişlerle bezenmiş ağzının içinde, gırtlaklarının hemen üstünde bulunan (küçük dil diyeceğim ama ortalama bir ortadünya cücesi boyundadır) yılan dili gibi birbirine çatal şekilde küçük dili, çakmaktaşından yaratmıştır.
ejderyamız efendimiz de ağzından yellenirken çıkan gürültülü gazın şiddetinden bu küçük dil birbirine çarparak kıvılcım çıkarır ve o kıvılcım ejderyamızın midesinden gelen o gazlan devyaraaaasa bir alev topuna dönüşür...
evet, işte böyle oluyor...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
nihayet çölümdeyim. birbirimize bağlandığımızdan beridir nice ışık aldanmacası, volkanik adadan uçup gelen birkaç renkli kuş, ana karadan gelen hafif bir esinti, otların arasına gizlenmiş eranib, insana mı yoksa başka bir mahlukatamı ait olduğu anlaşılmayan ayak izleri, geceleri ayaz, güneşin baskına giriştiği vakitlerde su sesini andıran ve kulağımın kapılarını zorlayarak yer değiştiren kum tepeleri hiçbiri ama hiçbiri bunu değiştiremedi. bir zamanlar öldüğüm bu yer, doğumumu vaad ederken omuzlarındaki yükü gönüllüce ona bıraktım. fırtınayı birlikte bekleyip öylece geçip gitmesine izin verdik. sonra havada usulca süzülen haleler genişleyip farklı şekillere girerek dünyaya ait bir görüntü yarattı. oradan geçmem gerektiğini ikimiz de biliyorduk. yaşam kutsaldı ve var olmamı isteyen dışında bunu bilen birine rastlamamıştım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük fobisi
yalnızlık ve yalnız olarak ölmek.
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
kapanışa yakın coldboy robota dönüştü!! şok şok şok.. *
devamını gör...
ifadesi alınarak serbest bırakıldı
sonra başkalarının başına bela oldu..
devamını gör...
kenan imirzalıoğlu
şu zamanlar kim milyoner olmak ister'i sunan son 15- 20 yılın en başarılı jönlerindendir. ezel'de devleşmiştir.
devamını gör...
inka medeniyeti
patates haşlarken geçen süreyi temel alan bir yöntemi zaman hesaplaması yaparken kullanmışlardır.
devamını gör...
küçükken inandığımız yalanlar
eğer pencereden bakmaya devam edersem kar utanır ve yağmaz.
devamını gör...
düğün yapmanın saçma olması
sonuna kadar katıldığım başlık. en uzak akrabanın eğlenmesini sağlamak için edilen bir dünya masrafın ve harcanan onca paranın çift için çok daha yararlı şeyler için kullanılabileceğini düşünüyorum. bence evlenmek için sade bir nikah yeterlidir.
devamını gör...
asimilasyon
belli bir topluluğun içinde yaşayan azınlık kesimlerin, kendi kültürlerinden ziyade yaşadıkları toplumun kültürünü benimsemelerine verilen isim.
mesela örneklendirecek olursak: almanya da yaşayan çoğu türkler için artık asimile olmuşlar diyebiliriz. yaşadıkları doğdukları yerden ötürü her ne kadar türk olsalar da asimile olmuş durumda olanlar çok. fakat aynı şeyi dedeleri ya da babaları için söyleyemeyiz.
mesela örneklendirecek olursak: almanya da yaşayan çoğu türkler için artık asimile olmuşlar diyebiliriz. yaşadıkları doğdukları yerden ötürü her ne kadar türk olsalar da asimile olmuş durumda olanlar çok. fakat aynı şeyi dedeleri ya da babaları için söyleyemeyiz.
devamını gör...
tanrıya söylenmek istenen tek kelime
orada mısın?
devamını gör...
normal sözlük'ün en muhteşem yazarı
son söyleyeceğimi ilk söyleyerek başlayayım. büyük ihtimalle ben olacağım. şimdi burada kimler ne yazıyor bilmiyorum. en iyi yazar iyi bir okuyucudur. tüm yazarları okumaya çalışıyorum. goygoycu yazarların pek çoğunu eledim şimdiden. kalemi güçlü yazarları kaydedip yazdıklarını okuyorum ve okuyacağım. kimseyi okumayıp en büyük benim diyecek kadar cahil özgüvenim yok.
aslına bakarsanız türkiye'nin en zeki ve iyi yazarı olduğumu düşünüyorum ama bir ihtimal de olsa benden iyi bir yazar vardır diye okuma yapıyorum.
iyi yazar tanımı kişiden kişiye değişir. ben kendi tanımımı yapayım ona göre ilerleyeceğim. tanım uymayanlar boşuna okumasın. zaten uzun entrylerin pek okunmadığını duydum burada. inanmak istemedim. uzun yazanlar kendisini okutamıyordur diye düşündüm. ben iki kelime yazıp anlatamam. twit ustası değilim. ben yazarım. iyi yazar bulunduğu ortamı değiştirdiği gibi kendisine düşman olanlara bile fayda sağlayabilen şeyler yazan kişidir. bu mümkün mü?
buraya kadar okuduysan bence mümkün. demek ki uzun entryler okunuyormuş diyerek konuya dönüyorum.
ben yıllarca ekşi sözlük'e yön verdim. sonrasında yapılan bir ankette büyük bir anketti ikinci en iyi yazar seçildim. en iyi yazar sedet'in yalakası immanueltolsteyevski seçildi. bu beni çok kırmış ve sinirlendirmişti. o arada latince kullanıp entelektüel görünmeye çalışan zibidi nasul benden iyi yazar seçilirdi. ona özelden sardım twitter'da ayar üstüne ayar verdim. sonrasında masalsı bir video ile ekşi sözlük'ün en iyi yazarı kim videosuyla olayı bağladım. ssg ve kanzuk tamam ersoy ya bu ne hırs ne bu ego yeter en iyi sensin dediler. video linkini vereceğim ama çorap fobisi olanlar izlemesin. ama videoyu izleyenler oranın en iyi yazarı olduğumu kabul edecektir.
linki verip bir kaç cümle ile bitiriyorum.
al bu:))
uslub ve küfürden kovulmazsam burada da fark yaratıp yazarların vizyonunu genişletip okuyucuları başka bir seviyeye çekeceğime eminim. ancak tüm yazarları okumadığım için şimdilik temkinliyim.
aslında ssg denilen lavukla kavgamı anlatıp olayı dramatikleştirecektim ama telefondan yazıyorum yoruldum. gözüm ağrıdı.
gereksiz mütevazılık aptallıktır. ben girdiğim yeri evrimleştiririm. umarım buraya da katkım olur. usluba bakma içeriğe bak derim.
aslına bakarsanız türkiye'nin en zeki ve iyi yazarı olduğumu düşünüyorum ama bir ihtimal de olsa benden iyi bir yazar vardır diye okuma yapıyorum.
iyi yazar tanımı kişiden kişiye değişir. ben kendi tanımımı yapayım ona göre ilerleyeceğim. tanım uymayanlar boşuna okumasın. zaten uzun entrylerin pek okunmadığını duydum burada. inanmak istemedim. uzun yazanlar kendisini okutamıyordur diye düşündüm. ben iki kelime yazıp anlatamam. twit ustası değilim. ben yazarım. iyi yazar bulunduğu ortamı değiştirdiği gibi kendisine düşman olanlara bile fayda sağlayabilen şeyler yazan kişidir. bu mümkün mü?
buraya kadar okuduysan bence mümkün. demek ki uzun entryler okunuyormuş diyerek konuya dönüyorum.
ben yıllarca ekşi sözlük'e yön verdim. sonrasında yapılan bir ankette büyük bir anketti ikinci en iyi yazar seçildim. en iyi yazar sedet'in yalakası immanueltolsteyevski seçildi. bu beni çok kırmış ve sinirlendirmişti. o arada latince kullanıp entelektüel görünmeye çalışan zibidi nasul benden iyi yazar seçilirdi. ona özelden sardım twitter'da ayar üstüne ayar verdim. sonrasında masalsı bir video ile ekşi sözlük'ün en iyi yazarı kim videosuyla olayı bağladım. ssg ve kanzuk tamam ersoy ya bu ne hırs ne bu ego yeter en iyi sensin dediler. video linkini vereceğim ama çorap fobisi olanlar izlemesin. ama videoyu izleyenler oranın en iyi yazarı olduğumu kabul edecektir.
linki verip bir kaç cümle ile bitiriyorum.
al bu:))
uslub ve küfürden kovulmazsam burada da fark yaratıp yazarların vizyonunu genişletip okuyucuları başka bir seviyeye çekeceğime eminim. ancak tüm yazarları okumadığım için şimdilik temkinliyim.
aslında ssg denilen lavukla kavgamı anlatıp olayı dramatikleştirecektim ama telefondan yazıyorum yoruldum. gözüm ağrıdı.
gereksiz mütevazılık aptallıktır. ben girdiğim yeri evrimleştiririm. umarım buraya da katkım olur. usluba bakma içeriğe bak derim.
devamını gör...
model şarkılarında geçen en güzel sözler
affet bu gece ölmek istedim.
devamını gör...
seri artı oy veren yazarın amacı
şöyle açıklayayım amacımı, başlığa ait ilk tanımı okuyorum hoşuma gidiyor artılıyorum, sonra onun altındaki - yukarıdakinin aksi yönde olan- tanımı da beğeniyorum onu da artılıyorum, sonra bitene kadar birbiriyle çelişen çelişmeyen beğendiğim tanımların/bakış açılarının hepsini artılıyorum. daha sonra çok beğendiğim tanımın yazarına gidip diğer tanımlarını okuyorum, onlardan da beğendiklerimi artılıyorum. benim tanımlarımı artılayanların da tanımlarında gidip bakıyorum, ne yazmışlar, diye. onlardan da beğendiklerimi artılıyorum. sanırım kolay beğenen ve pekiştirmeye inanan biriyim.
devamını gör...
john steinbeck
orhan kemal'e benzettiğim yazardır. konu seçimi, karakterleri, işçi sınıfını ele alması ,kısacası o da sokaktaki insanı anlatır.
devamını gör...
neyzen tevfik
hiçlik mertebesine ulaşmış küfrü bal eyleyen ehli dil şair.
devamını gör...
3 hürel
müzikte yıllar ilerledikçe aslında geri gittiğimizi bize gösteren anadolu rock gruplarından biri.
1996 yılında efsane yeniden adında bir albüm daha çıkarıp inzivaya çekilmişlerdir.
1996 yılında efsane yeniden adında bir albüm daha çıkarıp inzivaya çekilmişlerdir.
devamını gör...
