normal sözlük’ün arkasındaki güç
sen, ben, öteki, beriki. kısacası sözlüğün arkasındaki en büyük güç yazarlardır. hiçbirini ayırmadan ama, yazan, okuyan, oylayan, öneren vs. sözlük bir yerlere geldi ve bir yerlere gidecekse bunun en büyük etki eden ayağı yazarlar olacaktır.
yazar olmasa, yazmasa, paylaşmasa, siz en güzel tasarımlarla ya da muhteşem özelliklerle ne yapabilirsiniz? kısacası kendinizi sözlükte "çalışan" olarak görmeyin. hepiniz bu işletmenin ortağısınız, patron yarısısınız.
ayrıca başta yoldaş olmak üzere de bu fikirlerin yanlış olduğunu düşünen hiçbir yönetici, moderatör vs. olduğunu da düşünmüyorum.
o yüzden işin maddi boyutunu kotaran bir yönetim kadrosu varken, bizler de yazar olarak elimizden geldiğince sözlüğün bir adım ileri gitmesine katkıda bulunmalıyız. sezar'ın hakkı sezar'a diyorsak, öyle çekip gitmek yok. başlıkları terk etmeyin. *
yazar olmasa, yazmasa, paylaşmasa, siz en güzel tasarımlarla ya da muhteşem özelliklerle ne yapabilirsiniz? kısacası kendinizi sözlükte "çalışan" olarak görmeyin. hepiniz bu işletmenin ortağısınız, patron yarısısınız.
ayrıca başta yoldaş olmak üzere de bu fikirlerin yanlış olduğunu düşünen hiçbir yönetici, moderatör vs. olduğunu da düşünmüyorum.
o yüzden işin maddi boyutunu kotaran bir yönetim kadrosu varken, bizler de yazar olarak elimizden geldiğince sözlüğün bir adım ileri gitmesine katkıda bulunmalıyız. sezar'ın hakkı sezar'a diyorsak, öyle çekip gitmek yok. başlıkları terk etmeyin. *
devamını gör...
memento mori
geç orta çağ’daki ‘danse macabre’ gibi, herkes için bir çağrıdır. cinsiyetini, sınıfını ya da paranı pek dinlemez.
devamını gör...
güzel erkek isimleri
asaf
ateş
göktuğ
deniz
bu isimlerin hastasiyiz dostlar.
ateş
göktuğ
deniz
bu isimlerin hastasiyiz dostlar.
devamını gör...
kadınların kendilerini bulunmaz hint kumaşı sanması
önce prim veriyorsunuz, göklere çıkarıyorsunuz. sonra kadının özgüven ve ego patlamasını görünce de yerin dibine sokuyorsunuz. verme o zaman kardeşim sen de prim.
devamını gör...
erdogan’s way
times dergisinin erdoğanı kapağına taşıdığı sayısında kapağın ortasına yazdığı yazı.

erdoğan böylece times'a kapak olmuş 4. türk politikacı olmuştur.
times'a kapak olmuş diğer türk politikacılar;
(1923 yılındaki atatürk kapağı)
(atatürk 1927)
(ismet inönü)
(şükrü saracoğlu)
(adnan menderes)
(kenan evren)

erdoğan böylece times'a kapak olmuş 4. türk politikacı olmuştur.
times'a kapak olmuş diğer türk politikacılar;
(1923 yılındaki atatürk kapağı)
(atatürk 1927)
(ismet inönü)
(şükrü saracoğlu)
(adnan menderes)
(kenan evren)
devamını gör...
taylorizm
ilkeleri amerikalı iktisatçı ve mühendis frederick winslow taylor tarafından 1880'lerde geliştirilmiş olan ve 1911 yılında yayımladığı "bilimsel yönetimin ilkeleri" (the principles of scientific management) adlı eseri ile ortaya konmuş olan bir üretim yöntemidir. sanayi devrimi'nin getirdiği makineleşmenin bir sonucu olarak işçi emeğinden mümkün olduğu kadar fazla yararlanmayı hedef tutmuştur. işçinin bir makine gibi çalışmasını amaçlayan bu sistem ilk kez 19. yüzyılın sonlarında amerika’da uygulanmıştır.
devamını gör...
acıyı bal eyledik
«pir sultan ölür dirilir»
bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde
kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni
damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana
sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne
kahrolasın demiyorum
kahrolma da
gör beni
kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne
ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne
ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu
kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni
hasan hüseyin korkmazgil
bestelenmiş hali hasret'in duygu dolu sesinden...*
devamını gör...
ayrılık sevdaya dahil
attila ilhan'ın ünlü şiiri. iki kişi arasındaki gönül ilişkisi her ne kadar sona erse de, bir süre daha sevdanın sınırları içerisinde seyreder. insanın bedeni, kor bir ateş misali yanar. bu sıkıntılı süreci en güzel anlatan şiirlerden biridir. o yüzden de ismi "ayrılık da sevdaya dahil" olmuştur.
devamını gör...
türk milletinin gereksiz kutsallaştırdığı şeyler
evlilik. bu kararı vermiş insanların geçeceği aşamaları gereksizce zorlaştırdığı gibi ya da evlenmek istemeyen insanların zorla evlenmesine sebep olan bir kutsallık mevcut.
devamını gör...
kadın olmak bu kadar zor olmalı mı sorunsalı
kadın olmak zordur evet; türkiye'de daha zordur.
birileri tarafından sesinin hep kısılmasıdır. öteki olmaya zorlanmaktır.
bu ülkede yaşlı bir kadın adres sorduğu birisinin tecavüzüne uğrayıp gasp edildi.
bu ülkede 6 yaşındaki kız çocuğu akrabasının defalarca tecavüzüne uğrayıp öldürüldü.
bu ülkede evine internet bağlatmak isteyen bir kız teknik servisten gelen elemanın tecavüzüne uğradı.
bu ülkede 17 aylık bir kız bebeğe 3 kişi tecavüz etti.
bu ülkede giydiğiniz her şeyden tahrik olan bir zihniyet var. erkek güçlüdür ve bu gücü kadının üzerinde kullanır, kadın sesini çıkaramaz, kadın güçsüzdür erkegine itaat eder düşüncesinde olan bir zihniyet var.
kadın toplum içinde kahkaha atmayacak diyen...
kadın mıdır kız mıdır bilmem diyerek aklınca kadını aşağılamaya çalışan...
sürekli benim başörtülü bacılarım diyerek kadınları sınıflandıran... siyasiler bile var bu ülkede.
benim kadınlardan ricamdır, lütfen erkeklere genelleme yapmayın. ben bunlar gibi olamam, aynı kefeye koymayın.
birileri tarafından sesinin hep kısılmasıdır. öteki olmaya zorlanmaktır.
bu ülkede yaşlı bir kadın adres sorduğu birisinin tecavüzüne uğrayıp gasp edildi.
bu ülkede 6 yaşındaki kız çocuğu akrabasının defalarca tecavüzüne uğrayıp öldürüldü.
bu ülkede evine internet bağlatmak isteyen bir kız teknik servisten gelen elemanın tecavüzüne uğradı.
bu ülkede 17 aylık bir kız bebeğe 3 kişi tecavüz etti.
bu ülkede giydiğiniz her şeyden tahrik olan bir zihniyet var. erkek güçlüdür ve bu gücü kadının üzerinde kullanır, kadın sesini çıkaramaz, kadın güçsüzdür erkegine itaat eder düşüncesinde olan bir zihniyet var.
kadın toplum içinde kahkaha atmayacak diyen...
kadın mıdır kız mıdır bilmem diyerek aklınca kadını aşağılamaya çalışan...
sürekli benim başörtülü bacılarım diyerek kadınları sınıflandıran... siyasiler bile var bu ülkede.
benim kadınlardan ricamdır, lütfen erkeklere genelleme yapmayın. ben bunlar gibi olamam, aynı kefeye koymayın.
devamını gör...
metternich sistemi
avrupa'ya bir iki pürüz* dışında neredeyse yüzyıllık (1815 - 1914) bir barış getiren, ismini avusturya'nın efsane başbakanı klemens von metternich'ten alan barış düzeni. kararların alındığı viyana kongresi sebebiyle viyana sistemi olarak da bilinir.
fransız ihtilali'nin patlak vermesinden sonra, ihtilâlin getirdiği demokrasi, vatandaşlık, milliyetçilik ve insancılık fikirlerine karşı, avrupa sınırlarının düzenlenmesi ve krallıkların ve imparatorlukların olabildiğince güçlü kalabilmesi adına yapılan diplomatik çalışmaları ihtiva eder.
metternich'in bu düzene adını verecek kadar önemli bir figür olarak sivrilmesinin sebebi, dönemin avusturya'sının etnik köken anlamında en karman çorman avrupa imparatorluğu olması ve ihtilâlin fikirlerinin tebaası arasında yayıldığı her an kan kaybediyor olmasıdır.
düzenlenen viyana kongresi'ne papalık ve osmanlı devleti dışında bütün avrupa devletleri katılmışlardır. 1 ekim 1814'te başlayan kongrede uzunca bir süre uzlaşı sağlanamamış, tâ ki, 20 mart 1815'de napoléon bonaparte'ın elbe'den kaçarak tahtına yeniden oturmasıyla birlikte alelacele bir anlaşma sağlanmıştır.
esas sözü edilmesi gereken, insanlık tarihine en büyük katkısı da, ingiltere'nin büyük baskılarıyla birlikte köle ticaretinin sonlandırılması ve yasaklanmasıdır.
bütün bir refah dönemi getirebilmesine rağmen çizdiği sınırlar ve getirdiği kurallar sebebiyle "birinci dünya savaşı'na sebep olacak kadar kötü bir diplomatik hamle" diye nitelendirildiği de vardır. eh, kısmen de doğrudur.
fransız ihtilali'nin patlak vermesinden sonra, ihtilâlin getirdiği demokrasi, vatandaşlık, milliyetçilik ve insancılık fikirlerine karşı, avrupa sınırlarının düzenlenmesi ve krallıkların ve imparatorlukların olabildiğince güçlü kalabilmesi adına yapılan diplomatik çalışmaları ihtiva eder.
metternich'in bu düzene adını verecek kadar önemli bir figür olarak sivrilmesinin sebebi, dönemin avusturya'sının etnik köken anlamında en karman çorman avrupa imparatorluğu olması ve ihtilâlin fikirlerinin tebaası arasında yayıldığı her an kan kaybediyor olmasıdır.
düzenlenen viyana kongresi'ne papalık ve osmanlı devleti dışında bütün avrupa devletleri katılmışlardır. 1 ekim 1814'te başlayan kongrede uzunca bir süre uzlaşı sağlanamamış, tâ ki, 20 mart 1815'de napoléon bonaparte'ın elbe'den kaçarak tahtına yeniden oturmasıyla birlikte alelacele bir anlaşma sağlanmıştır.
esas sözü edilmesi gereken, insanlık tarihine en büyük katkısı da, ingiltere'nin büyük baskılarıyla birlikte köle ticaretinin sonlandırılması ve yasaklanmasıdır.
bütün bir refah dönemi getirebilmesine rağmen çizdiği sınırlar ve getirdiği kurallar sebebiyle "birinci dünya savaşı'na sebep olacak kadar kötü bir diplomatik hamle" diye nitelendirildiği de vardır. eh, kısmen de doğrudur.
devamını gör...
depresyonda olan kişiye çık bi hava al iyi gelir demek
devamını gör...
bir erkeği mutlu etmenin yolu
3 sınıf insanların izlediği gündüz kuşağı programlarında genel konularından biri olan konunun başlık olarak açılması rahatsız edici ama başlığa gelen ataerkilce söylemler daha rahatsız edici sadece sevişerek ve yemek yiyerek mutlu olabiliyorsanız şayet umarım yakında da evrimleşebilirsiniz
devamını gör...
2071 türkiye dünya gücü
o tarihte 80 yaşında fala oluyorum. türkiye süper güç falan olursa yazarım sözlüğe artık.
devamını gör...
ay şarkısı
saian'ın eşi ayda erkurt hanım efendi için yazdığı ve yine klibinde eşini oynattığı muhteşem şarkı.
klip o kadar şeker ki eşi sürekli gülümsüyor, e bu kadar romantik ve anlamlı bir hareket bana yapılsa ben de 32 diş gezerdim herhal.
önce sözlere bakalım:
onun başı bağlı kolunda bir sepet
geçip giderdi çarşıdan gözlerinde sebep
öyle gerçekti ki sokaktan o geçtiği vakit
kalbi yok – taşır gövdesinde şüpheli bir paket
ooooo
benim önümde birkaç dize
onun evinde bir gudubet var
ooooo
tıpkı bembeyaz bir yarı tanrı
dönüp bakarken yere düştüğüm
dilimde bir ay şarkısı saat on beş otuz
sen arnavut taşlar üstündesin okus pokus
o gece demlenir kimin koynunda ─e pes be!
kanar koynunda bir karanfil pis bir nefesle
herkes ona bakardı sanki çizmiş onu monet
susardı dudaklarımda shakespeare'den bir sone
ağzında çıkan her ifade renk ve dua
bir kısa öykü anlamdan kurtulan merhaba
kaldım lal
yüzündeki fal
beni say
gece gibi sar
bir masal
günlerden pazar
yıldız kaysa
beni gelip alsa
olsam bir şövalye
sepetinde molière
ve göğsündeki ay taşından kolye
nefes alıp verdikçe yaklaşır yıldızlara!
la la la la la la!
bakıp su falına düşünür
uzaktan bir gemi alıp götürür bütün o gündüz düşünü
yüzünün plastik biçimi – bir reform mu?
tıpkı müjdeler gibi yeni bir estetik formu
yüzü güne dönük ama sırtında gece
bazı başka dilden konuşur bilmem ki nece
ağlar onun yüzü hem yas hem edalı
dokunmazdı çiçeklere bile sanki vebalı
ve bir gün konuverdi ayaklarına bir serçe
düştü evrenle yüzünün arasına bir perçem
düş ormanının içinde yakınsak bir mercek
onca yalanın içinde şişiverdi gerçek
ooooo
kaldırsa bir başını yıldızlara uzansa değer
ooooo
tırnakları neşe kaplı fakat dargınmış meğer
yavaş sesle soyunurdu eski liman üstünde
ve hep aya dönerdi evdekine küstüğünde
benim gövdemdeki peki ateş mi logos mu?
eteklerini kaldıran poyraz mı lodos mu?
fakat o gece bana döndü yüzü aya değil
dedi ki başımın üstündeki yıldızları say hadi!
ve yıldızlar çırılçıplak karşımda
artık bir gömlek bile satmazlar bana çarşıda
kaldım lal
yüzündeki fal
beni say
gece gibi sar
bir masal
günlerden pazar
yıldız kaysa
beni gelip alsa
olsam bir şövalye
sepetinde molière
ve göğsündeki ay taşından kolye
nefes alıp verdikçe yaklaşır yıldızlara!
la la la la la la!
şimdi de şarkı:
ay şarkısııııı
klip o kadar şeker ki eşi sürekli gülümsüyor, e bu kadar romantik ve anlamlı bir hareket bana yapılsa ben de 32 diş gezerdim herhal.
önce sözlere bakalım:
onun başı bağlı kolunda bir sepet
geçip giderdi çarşıdan gözlerinde sebep
öyle gerçekti ki sokaktan o geçtiği vakit
kalbi yok – taşır gövdesinde şüpheli bir paket
ooooo
benim önümde birkaç dize
onun evinde bir gudubet var
ooooo
tıpkı bembeyaz bir yarı tanrı
dönüp bakarken yere düştüğüm
dilimde bir ay şarkısı saat on beş otuz
sen arnavut taşlar üstündesin okus pokus
o gece demlenir kimin koynunda ─e pes be!
kanar koynunda bir karanfil pis bir nefesle
herkes ona bakardı sanki çizmiş onu monet
susardı dudaklarımda shakespeare'den bir sone
ağzında çıkan her ifade renk ve dua
bir kısa öykü anlamdan kurtulan merhaba
kaldım lal
yüzündeki fal
beni say
gece gibi sar
bir masal
günlerden pazar
yıldız kaysa
beni gelip alsa
olsam bir şövalye
sepetinde molière
ve göğsündeki ay taşından kolye
nefes alıp verdikçe yaklaşır yıldızlara!
la la la la la la!
bakıp su falına düşünür
uzaktan bir gemi alıp götürür bütün o gündüz düşünü
yüzünün plastik biçimi – bir reform mu?
tıpkı müjdeler gibi yeni bir estetik formu
yüzü güne dönük ama sırtında gece
bazı başka dilden konuşur bilmem ki nece
ağlar onun yüzü hem yas hem edalı
dokunmazdı çiçeklere bile sanki vebalı
ve bir gün konuverdi ayaklarına bir serçe
düştü evrenle yüzünün arasına bir perçem
düş ormanının içinde yakınsak bir mercek
onca yalanın içinde şişiverdi gerçek
ooooo
kaldırsa bir başını yıldızlara uzansa değer
ooooo
tırnakları neşe kaplı fakat dargınmış meğer
yavaş sesle soyunurdu eski liman üstünde
ve hep aya dönerdi evdekine küstüğünde
benim gövdemdeki peki ateş mi logos mu?
eteklerini kaldıran poyraz mı lodos mu?
fakat o gece bana döndü yüzü aya değil
dedi ki başımın üstündeki yıldızları say hadi!
ve yıldızlar çırılçıplak karşımda
artık bir gömlek bile satmazlar bana çarşıda
kaldım lal
yüzündeki fal
beni say
gece gibi sar
bir masal
günlerden pazar
yıldız kaysa
beni gelip alsa
olsam bir şövalye
sepetinde molière
ve göğsündeki ay taşından kolye
nefes alıp verdikçe yaklaşır yıldızlara!
la la la la la la!
şimdi de şarkı:
ay şarkısııııı
devamını gör...
tuhaf takıntılar
takıntı, kişinin isteği dışında akla gelen, istem dışı ve tekrarlanan durumlardır.
mesela oturduğum bir odada kapı açıksa, bu durum benim gerim gerim gerilmeme sebep olur, hemen kapatırım. açık kapı takıntım var.
mesela oturduğum bir odada kapı açıksa, bu durum benim gerim gerim gerilmeme sebep olur, hemen kapatırım. açık kapı takıntım var.
devamını gör...
evlenmenin artıları ve eksileri
benim acimdan; bekarligin eksi olan yönleri evlenince artı oluyor. bekarligin artı olan yönleri de evlenince eksi oluyor. başka da bir numarası yok.
örneğin bekarken ailemle yaşıyordum ve ev işleri ile ilgili hiç bir sorumluluğum yoktu bu artı yöndü şimdi evliyim ev ile ilgili sorumlulukların yarısı bende. bu da eksi bir yön.
bekarken ne zaman bir sırrımı arkadasima ya da yakınıma anlatsam "bakalım bunu ne zaman bana karşı kullanacak ?" diye endişe ederdim. bu eksi bir yön. evlendim sırlarımı paylaştığımda benden daha dikkatli saklayan bir eşim oldu. bu da artı bir yön.
not: yatırım tavsiyesi degildir.
örneğin bekarken ailemle yaşıyordum ve ev işleri ile ilgili hiç bir sorumluluğum yoktu bu artı yöndü şimdi evliyim ev ile ilgili sorumlulukların yarısı bende. bu da eksi bir yön.
bekarken ne zaman bir sırrımı arkadasima ya da yakınıma anlatsam "bakalım bunu ne zaman bana karşı kullanacak ?" diye endişe ederdim. bu eksi bir yön. evlendim sırlarımı paylaştığımda benden daha dikkatli saklayan bir eşim oldu. bu da artı bir yön.
not: yatırım tavsiyesi degildir.
devamını gör...
sevgiliden canını acıtmadan ayrılmanın yolları
aklıma ünlülerin ayrılık story'lerini getiren başlık.
x sen benim can dostum, hayat yoldaşım, evim oldun. bana unutamayacağım binlerce güzel anı, sayamayacağım kadar çok gülümseme bıraktın. kalbimdeki yerin hep ayrı olacak. x ile olan mutlu ilişkimizi sonlandırdık. güzel yüzü hiç solmasın, hep mutlu olsun canözüm.
gibi gibi.
x sen benim can dostum, hayat yoldaşım, evim oldun. bana unutamayacağım binlerce güzel anı, sayamayacağım kadar çok gülümseme bıraktın. kalbimdeki yerin hep ayrı olacak. x ile olan mutlu ilişkimizi sonlandırdık. güzel yüzü hiç solmasın, hep mutlu olsun canözüm.
gibi gibi.
devamını gör...
sharp objects
tek kelime ile bayıldım. böyle filmleri eleştiremiyorum. ters köşe, psikolojik tramva, geri dönüş yolculukları ve kaos havası sevenlere tavsiye olsun. geriliyorsunuz ama yormuyor absürtlüğün gizemin içinden sıyrılıp tuhaf bir hüzün duygusuna kapılıyorsunuz. dizinin müziklerini ve afişinide çok beğendiğimi belirtmek isterim.
devamını gör...
xavlegbmaofffassssitimiwoamndutroabcwapwaeiippohfffx
(bkz: okuyamadım abi durumum yoktu)
devamını gör...