sait faik abasıyanık
abası değil, kalbi yanık olan yazar.
devamını gör...
fenotipik diyare
sendromik diyare olarak da isimlendirilen ttc37 mutasyonunun görüldüğü bir ishal hastalığıdır.
genellikle hayatın ilk 6 ayında çoğunlukla ilk ay başlar.
otozomal resesif kalıtımı vardır.
karaciğerde siroz veya fibröz görülebilir.
fenotipik olarak geniş alın,burun görülebilirken; vücutta cafe au lait lekeleri görülebilmektedir.
genellikle hayatın ilk 6 ayında çoğunlukla ilk ay başlar.
otozomal resesif kalıtımı vardır.
karaciğerde siroz veya fibröz görülebilir.
fenotipik olarak geniş alın,burun görülebilirken; vücutta cafe au lait lekeleri görülebilmektedir.
devamını gör...
çaşnigîr
osmanlı saraylarında veya konaklarında, sofra hizmetlerinde görevli kişiler için kullanılan tabir.
devamını gör...
gözlük
hayatım boyunca takmaya imrendiğim tek aksesuar evet sağlık problemleri olanlar için bir zorunluluk ve rahatsız edici olabilir ama kaç kere sırf dinlendirici de olsa bir gözlük alayım diye doktora gitsem hem geri çevrildim. bu da ruhumda derin izler bıraktı sanırım. kendimi siyah kalın çerçeveli gözlüğümle, köşemde kitap okurken hayal ediyorum de ne kadar havalı di mi? (swh)
devamını gör...
hera
hera, zeus'un hem kardeşi hem de karısıdır.
titan soyundan gelir ve 12 olympos tanrısı arasında yer alır.
çok sevilen bir figür değildir. inatçı, haset, kavgacı ve kinci bir karaktere sahiptir. hera vaktinin büyük bölümünü zeus'un çapkınlıklarını ortaya çıkartmaya, zeus'un ilişkisi olan kadınları veya onlardan doğan çocukları cezalandırmaya ayırır.
oluşan karakterinde zeus'un payı vardır. zeus ile olan evliliğinde hera, birçok sadakatsizliğe uğramış olmasına karşın kadınların, evliliğin ve doğumun tanrıçası olarak bilinir.
hera'nın 4 evladı vardır. oğulları ares ve hephaistos'la, kızları hebe ve eileithyia.
hera, baş tanrının karısı olarak hemen her zaman başında bir diadem veya taç ve elinde de bir asayla, bakımlı bir kadın olarak, değerli takılarıyla gösterilir. fakat hera'nın tanınmasını sağlayan şey bu atribülerden ziyade, sürekli yanında olan tavus kuşudur.
ufak bi' hikaye;
zeus'un çapkınlığı malum. hera, kocasını lo'yla yaşadığı kaçamak sırasında yakalar ve zeus karısının hışmından korumak için lo'yu beyaz bir ineğe çevirir. hera beyaz inek lo'yu kendine hediye olarak ister ve başına da nöbetçi olarak argos'u diker.
zeus, lo'yu hera'nın elinden almak için önce argos'u egale etmesi gerektiğini bilir ve onu oyalaması için habercisi hermes'i gönderir.
hermes lafazandır. güzel konuşur, tatlı dillidir ve kendini dinleyeni hemen kandırır. çok güzel lir ve flüt çalar. hikayeye göre hermes, argos'u anlattığı hikaye ve müziğiyle büyüler ve uykuya dalmasını sağlar, uyuyan argos'un başını keser...
titan soyundan gelir ve 12 olympos tanrısı arasında yer alır.
çok sevilen bir figür değildir. inatçı, haset, kavgacı ve kinci bir karaktere sahiptir. hera vaktinin büyük bölümünü zeus'un çapkınlıklarını ortaya çıkartmaya, zeus'un ilişkisi olan kadınları veya onlardan doğan çocukları cezalandırmaya ayırır.
oluşan karakterinde zeus'un payı vardır. zeus ile olan evliliğinde hera, birçok sadakatsizliğe uğramış olmasına karşın kadınların, evliliğin ve doğumun tanrıçası olarak bilinir.
hera'nın 4 evladı vardır. oğulları ares ve hephaistos'la, kızları hebe ve eileithyia.
hera, baş tanrının karısı olarak hemen her zaman başında bir diadem veya taç ve elinde de bir asayla, bakımlı bir kadın olarak, değerli takılarıyla gösterilir. fakat hera'nın tanınmasını sağlayan şey bu atribülerden ziyade, sürekli yanında olan tavus kuşudur.
ufak bi' hikaye;
zeus'un çapkınlığı malum. hera, kocasını lo'yla yaşadığı kaçamak sırasında yakalar ve zeus karısının hışmından korumak için lo'yu beyaz bir ineğe çevirir. hera beyaz inek lo'yu kendine hediye olarak ister ve başına da nöbetçi olarak argos'u diker.
zeus, lo'yu hera'nın elinden almak için önce argos'u egale etmesi gerektiğini bilir ve onu oyalaması için habercisi hermes'i gönderir.
hermes lafazandır. güzel konuşur, tatlı dillidir ve kendini dinleyeni hemen kandırır. çok güzel lir ve flüt çalar. hikayeye göre hermes, argos'u anlattığı hikaye ve müziğiyle büyüler ve uykuya dalmasını sağlar, uyuyan argos'un başını keser...
devamını gör...
moderatörlerin biraz şey olması
nabız kontrol eden başlık.
devamını gör...
theseus'nun gemisi

paul kleinman'ın notlarının ve kendi notlarımın bir harmanlamasidir. iyi okumalar
theseus'un gemisi
bir gemi ne zaman aynı gemi olmaktan çıkar?
klasik bir paradoks olan theseus'un gemisi paradoksunu anlamak için, ilk önce paradoksun ne olduğunu anlamak gerekir.
paradoks: felsefede paradoks, görünürde doğru bir önermey le başlayan bir ifadedir; ama daha derinlemesine sorgulanınca, o doğru görünen önermenin gerçekte yanlış olduğu sonucuna varılır.
theseus'un gemisi paradoksuna ilk kez antik yunan filozofu (ve platoncu) plutarkhos'un yazılarında rastlanır. plutarkhos, theseus'un (atina'nın kurucu kralı) uzun bir deniz yolculuğundan dö nüşünü anlatır.
yolculuk boyunca, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların eskiyenleri, çürüyenleri denize atılıp yeni, sağlam tahtalarla değiştirilmiş.
öyle ki, theseus ve mürettebatı en sonunda yolculuktan geri döndükleri zaman, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların tamamı yenilenmiş durumdaymış. dolayısıyla, şöyle bir soru akıllara takılır: farklı ahşap kısımları tamamen yenilenmiş olsa bile, geri döndükleri gemi, yola çıkarken bindikleri geminin aynısı mıydı? gemide ilk ahşap parçalardan biri hâlâ dursaydı ne olurdu?
gemide hâlâ iki parça ahşap olsaydı ne olurdu? bu durum, verile cek yanıtı değiştirir miydi?
thomas hobbes'un katkısı çok daha sonra, ünlü on yedinci yüzyıl filozofu thomas hobbes bu paradoksu bir adım ileriye taşıdı.
farz edelim ki, theseus'un gemisini bir çöp toplayıcı takip ediyor. theseus'un mürettebatı eski tahtaları güverteden attıkça, çöp toplayıcı onları sudan alıp kendi gemisini inşa ediyor. iki gemi limana varıyor: biri theseus ile mürettebatını taşıyan, yeni ahşaptan yapılma gemi; diğeri ise theseus'un mürettebatının güverteden attığı eski ahşaptan yapılma gemi.
bu senaryoda, hangi gemi the seus'un gemisidir?
bu senaryoda, çöp toplayıcıyı getiren gemiyi c harfiyle göste relim.
b*c olduğunu biliyoruz, çünkü limana iki gemi demirliyor, do layısıyla bunların bir ve aynı olmadıkları açıktır.
öyleyse, bir gemiyi theseus'un gemisi yapan nedir? o gemiyi oluşturan tek tek parçalar mı? geminin yapısı mı? geminin tarihçesimi?
buradan nereye varırız?
mereolojik kimlik kuramı (mereological theory of identity, mtı) denilen bir kuram, bir şeyin kimliğinin, bileşimindeki parçaların kimliğine bağlı olduğunu belirtir. bu kuramın iddiasına göre kimliğin zorunlu bir koşulu, kısımlarda bir aynılığın bulunmasıdır.
başka bir deyişle, eğer x'in bütün parçaları aynı zamanda y'nin de parçaları olsa, x = y'dir; bunun tersi de geçerlidir.
örneğin, x nesnesi, bir zaman diliminin başlangıcında (t1) belirli bileşenlerden oluşur. eğer o zaman diliminin sonunda (t2), nesne (o artık y'dir) aynı bileşenlere sahipse, varlığını sürdürüyor demektir.
mtı'ya göre, theseus'un gemisi paradoksunda a = c'dir. bu, iki gemi olduğu anlamına gelir. theseus'un yolculuğuna başladığı gemi, çöp toplayıcının içinde geldiği geminin aynısıdır (bu da onları tek gemi yapar), bir de theseus'un limana içinde girdiği, yeni parçalardan oluşan gemi vardır.
bununla birlikte, bu sonucun içerdiği bir sorun vardır. bu senaryoda, theseus'un yolculuğunda gemi değiştirmesi gerekirdi, oysa ki limana b ile geldi (o ise c'ye eşit değil). ama theseus, gemisin den hiçbir zaman ayrılmaz. a ile yolculuğa çıkar, b ile geri gelir ve hiçbir zaman iki geminin güvertesinde bulunmaz (mtı, öyle olması gerektiğini belirtiyor).
bu sorunu çözmenin başka olası yolları bulunabilir. mtı'nın de diğini tamamen bir yana bırakabilir ve onun yerine, a = b savını öne sürebiliriz. bu senaryoda, yine yalnızca iki gemi vardır: theseus'un yolculuğuna çıktığı gemi (a) ve yolculuğundan döndüğü gemi (b) tek bir gemi olarak, çöp toplayıcının gemisi ise ikinci gemi olarak düşünülür.
bu senaryoda da sorunlar ortaya çıkar. a = b olduğunu söylemek, b * c ve dolayısıyla, a * c imasını da içerir. ama bunu söylemek uygun düşmez çünkü c'nin her parçası a'nın parçasıdır ve bunun tersi de geçerlidir. ek olarak, a ve b herhangi bir ortak parçaya sahip değildir ama yine de onların aynı gemi olduğunu iddia ediyoruz.
theseus'un gemisi paradoksuna uygulanabilecek başka bir kuram, uzay-zaman sürekliliği (spatiotemporal continuity, stc) kuramıdır.
bu kuram, değişimin aşamalı olması, şeklin ve biçimin korunması koşuluyla bir nesnenin uzay-zamanda sürekli bir yol izle yebildiğini belirtir. bu, gemide zaman içinde aşamalı olarak yapılan değişikliklere olanak verir.
ne var ki, burada bile sorunlarla karşılaşırız! geminin her parçası ayrı ayrı kutulara konulsa, dünyanın her yanında farklı yerlere götürülse, sonra da geri getirilip kutuları açılsa ve yeniden monte edilseydi ne olurdu? bu sayısal açıdan aynı gemi olabilmekle birlikte, nesne, uzay-zaman boyunca sürekli olarak gemiye benzer bir theseus'un gemisi nesne halinde bulunmaz (dikkat edilirse, mtı bu senaryoya uygun görünüyor).
theseus'un gemisi ne anlam taşıyor?
elbette ki bu paradoks, gemilerle ilgili bir problem olmanın ötesindedir. theseus'un gemisi gerçekte kimlikle ve bizi biz yapanın ne olduğuyla ilgilidir. yıllar geçtikçe bizde kısım kısım değişiriz ve yine de kendimizi aynı kişi olarak görmeye devam ederiz.
kimliğimiz yapımızdan dolayı mı aynıdır? eğer öyle olsaydı, bir uzvunuzu kaybetmeniz, hatta saçınızı kestirmeniz halinde, siz artık siz olmazdınız. zihninizden ve duygularınızdan dolayı mıdır? eğer öyle olsaydı, anılarınızı kaybetmeniz ya da fikrinizi değiştirmeniz halinde, artık kendiniz olur muydunuz? bizi oluşturan kısımlardan dolayı mıdır? geçmişimizden dolayı mıdır?
theseus'un gemisi ve kimlikle ilgili içerdiği imalar bugün de hâlâ tartışılmaktadır.
devamını gör...
i am melting lannn melting
eriyorum lannn eriyorum diye ingilizce türkçe karışımı haykıran nicke sahip yeni keşfettiğim yazar.
devamını gör...
youtube'dan tüm videolara reklam koyma kararı
(bkz: youtube vanced)
devamını gör...
oyun teorisi
oyunlar birçok kişiyle oynanır ve kazanmak için rakiplerin stratejilerini çözmek, çıkarlarınızı korumak için doğru kararlar almak gerekir. ismi buradan gelir. birçok uygulanma alanı vardır zira hayat bir oyundur. sürekli rekabet ederiz, bazı insanlarla ihtiyacımız varsa müttefik oluruz, bazı insanlarla da rakip oluruz. örneğin sevgilinize mi aşıksınız yoksa sevgilinizin sizde yaşattığı duygulara mı aşıksınız? o duygulara ihtiyacınız olduğu için mi sevgilisiniz acaba? neyse konudan çok sapmayalım.
iki tür modeli vardır:
1-)sıfır toplamlı model: bir tarafın kazancının diğer tarafın kaybına sebep olacak olaylardır. savaşlar buna güzel bir örnektir.
2-) sıfır toplamlı olmayan model: taraflar yine rakiptir ancak iki tarafın da kazanç sağlayacağı denge durumları mevcuttur.
denge bu teori için anahtar kelimedir. oyun teorisi akıl öncülüğünde kazançları maksimumda tutacak denge durumları sağlamaya çalışır. bu denge durumlarından en ünlüsü nash dengesidir. nash dengesi, getirisi en fazla olan stratejiyi yapmaktır. bir örnekle açıklamaya çalışalım. 100 kişilik bir grubumuz var ve herkesin bir sayı tutmasını istedik, maksimum söylenebilecek sayı 100 ve tam sayı söylemek zorundayız. söylenen sayıların ortalamasının 1/2’sine en yakın cevabı veren kişi kazanacak dedik. mesela ortalama 60 olsun, 30’a en yakın cevabı veren kazanacak. şimdi düşünelim. maksimum ortalama 100’dür dolayısıyla akıllıca davranan herkes 50’den fazla bir sayı söylemez. gördüğünüz gibi maksimum ortalama 50’ye düştü. 100 kişinin de zeki olduğunu varsayarsak kimse 25’in üstünde bir sayı söylemez çünkü kimsenin 50’den fazla bir sayı söylemeyeceğini anladık. gördüğünüz gibi her aşamada maksimum ortalama 1/2’sine düşüyor. böyle bir durumda nash dengesi 1 sayısını söylemektir.
başka bir örnek vereyim. ben ve arkadaşım hırsızlık yaparken yakalandık. eğer suçu ona atarsam ve o benim masum olduğumu söylerse tüm suç ona yıkılmış olur ve ben hiç ceza almazken o 5 yıl ceza alır. ikimiz de suçu birbirimize atarsak suç paylaşılır ve ikimiz de 3 yıl ceza yeriz. ikimiz de birbirimizin masum olduğunu söylersek 1’er yıl ceza alırız. şimdi karşı tarafın ne yapacağını göz önünde bulundurarak davranalım. farzedelim ki bizi ispiyonlamış olsun. eğer biz de ispiyonlarsak 3 yıl yiyeceğiz ama ispiyonlamazsak 5 yıl yiyeceğiz. bu durumda suçu ona atmak daha mantıklı. farzedelim ki suçu bize atmamış olsun. eğer biz ispiyonlarsak hiç ceza yemeyeceğiz ispiyonlamazsak 3 yıl ceza yiyeceğiz. gördüğünüz gibi burada da suç atmak daha mantıklı. suç atmak bu durumun nash dengesidir. iki kişinin de zeki olduğu bir durumda 3’er yıl ceza yiyeceğiz.

peki karşıdaki kişi kardeşimizse ne olur? gördüğünüz gibi duygularımız çıkarlarımıza çoğu zaman terstir.
iki tür modeli vardır:
1-)sıfır toplamlı model: bir tarafın kazancının diğer tarafın kaybına sebep olacak olaylardır. savaşlar buna güzel bir örnektir.
2-) sıfır toplamlı olmayan model: taraflar yine rakiptir ancak iki tarafın da kazanç sağlayacağı denge durumları mevcuttur.
denge bu teori için anahtar kelimedir. oyun teorisi akıl öncülüğünde kazançları maksimumda tutacak denge durumları sağlamaya çalışır. bu denge durumlarından en ünlüsü nash dengesidir. nash dengesi, getirisi en fazla olan stratejiyi yapmaktır. bir örnekle açıklamaya çalışalım. 100 kişilik bir grubumuz var ve herkesin bir sayı tutmasını istedik, maksimum söylenebilecek sayı 100 ve tam sayı söylemek zorundayız. söylenen sayıların ortalamasının 1/2’sine en yakın cevabı veren kişi kazanacak dedik. mesela ortalama 60 olsun, 30’a en yakın cevabı veren kazanacak. şimdi düşünelim. maksimum ortalama 100’dür dolayısıyla akıllıca davranan herkes 50’den fazla bir sayı söylemez. gördüğünüz gibi maksimum ortalama 50’ye düştü. 100 kişinin de zeki olduğunu varsayarsak kimse 25’in üstünde bir sayı söylemez çünkü kimsenin 50’den fazla bir sayı söylemeyeceğini anladık. gördüğünüz gibi her aşamada maksimum ortalama 1/2’sine düşüyor. böyle bir durumda nash dengesi 1 sayısını söylemektir.
başka bir örnek vereyim. ben ve arkadaşım hırsızlık yaparken yakalandık. eğer suçu ona atarsam ve o benim masum olduğumu söylerse tüm suç ona yıkılmış olur ve ben hiç ceza almazken o 5 yıl ceza alır. ikimiz de suçu birbirimize atarsak suç paylaşılır ve ikimiz de 3 yıl ceza yeriz. ikimiz de birbirimizin masum olduğunu söylersek 1’er yıl ceza alırız. şimdi karşı tarafın ne yapacağını göz önünde bulundurarak davranalım. farzedelim ki bizi ispiyonlamış olsun. eğer biz de ispiyonlarsak 3 yıl yiyeceğiz ama ispiyonlamazsak 5 yıl yiyeceğiz. bu durumda suçu ona atmak daha mantıklı. farzedelim ki suçu bize atmamış olsun. eğer biz ispiyonlarsak hiç ceza yemeyeceğiz ispiyonlamazsak 3 yıl ceza yiyeceğiz. gördüğünüz gibi burada da suç atmak daha mantıklı. suç atmak bu durumun nash dengesidir. iki kişinin de zeki olduğu bir durumda 3’er yıl ceza yiyeceğiz.

peki karşıdaki kişi kardeşimizse ne olur? gördüğünüz gibi duygularımız çıkarlarımıza çoğu zaman terstir.
devamını gör...
ehvenişer
devamını gör...
11 ekim dünya kız çocukları günü
benden de hep destek tam destek bu güne. kız çocuğu bence insanoğluna verilmiş en güzel hediyedir. kıymetini bilip incitmemek lazım, geleceğini erken yaşta evlendirerek karartmamak lazım, okuması için, kendisini geliştirmesi için çaba göstermek lazım, kendi ayaklarının üzerinde durabilmesi için destek vermek lazım.
insanın keşke bir kızım olsaydı diyesi geliyor be..
insanın keşke bir kızım olsaydı diyesi geliyor be..
devamını gör...
miraç kandili
yeryüzünde incinen peygamberine gökyüzünden kapılar açan, ona, başka hiçbir insana nasib olmayan ilahi ikramları ve büyük müjdeleri sunan yüce rabbimize sonsuz şükürler olsun.
kubbelerin altında toplanıp, saf tuttuğumuz, sadece omuzlarımızın değil, kalplerimizin de birbirine değdiği bu mübarek gecede allah günahlarımızı affetsin, kalplerimizi yumuşatıp birbirine yakın kılsın hepimizi aynı rahmet, iyilik ve güzellik altında buluştursun, miraç gecemiz kutlu olsun.
kubbelerin altında toplanıp, saf tuttuğumuz, sadece omuzlarımızın değil, kalplerimizin de birbirine değdiği bu mübarek gecede allah günahlarımızı affetsin, kalplerimizi yumuşatıp birbirine yakın kılsın hepimizi aynı rahmet, iyilik ve güzellik altında buluştursun, miraç gecemiz kutlu olsun.
devamını gör...
bedia akarsu
akarsu, kamuran birand’dan sonra ikinci kadın felsefe profesörümüzdür.
türkiye'de felsefenin kurulup gelişmesinde büyük katkıları olan kişidir. uzun yıllar istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi felsefe bölümünde çalışmış.kendisi en çok kant ve scheler’in ahlak felsefelerinden etkilenmiştir. bunun gerekçesini ise şu sözlerle açıklamıştır:
kant insana saygıyı, scheler sevgiyi öğrettiği için. saygı ve sevgi ahlak felsefesinin temel kavramları olduğu gibi, insan olmanın da temel nitelikleri'dir.
yaşamın kurallar üzerinden ilerlemesine en büyük ilave olarak sevgi ve saygı ile ilerlemesi baz alınır. bilimde, sanatta, edebiyatta,felsefede her yerde bu ikili ile kucaklaşıp net sonuca varılmalı.
akarsu, bilimsel düşünüşün sorgulayarak, araştırarak doğru sonuca götürebileceğini öne sürer. sorunları bizim çerçevemizin dışında tüm insanlığı ilgilendiren genel bir bakış açısıyla değerlendirmiştir. atatürk inkılaplarına bağlı bir cumruriyet kadını olarak örnek olmuş, çağdaşlaşma ve aydınlanmacı görevini üstlenmiştir. felsefe,eğitim ve toplum konularında hümanist bakış açısıyla destek vermiştir. felsefe'yi yaşadığı toplum için bir çaba olarak kullanmış. felsefe terimlerinin türkçe'leşmesi hususunda büyük rol almıştır.
işte karşınızda dolu dolu bir ömür geçirmiş, bir bilim kadını.
türkiye'de felsefenin kurulup gelişmesinde büyük katkıları olan kişidir. uzun yıllar istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi felsefe bölümünde çalışmış.kendisi en çok kant ve scheler’in ahlak felsefelerinden etkilenmiştir. bunun gerekçesini ise şu sözlerle açıklamıştır:
kant insana saygıyı, scheler sevgiyi öğrettiği için. saygı ve sevgi ahlak felsefesinin temel kavramları olduğu gibi, insan olmanın da temel nitelikleri'dir.
yaşamın kurallar üzerinden ilerlemesine en büyük ilave olarak sevgi ve saygı ile ilerlemesi baz alınır. bilimde, sanatta, edebiyatta,felsefede her yerde bu ikili ile kucaklaşıp net sonuca varılmalı.
akarsu, bilimsel düşünüşün sorgulayarak, araştırarak doğru sonuca götürebileceğini öne sürer. sorunları bizim çerçevemizin dışında tüm insanlığı ilgilendiren genel bir bakış açısıyla değerlendirmiştir. atatürk inkılaplarına bağlı bir cumruriyet kadını olarak örnek olmuş, çağdaşlaşma ve aydınlanmacı görevini üstlenmiştir. felsefe,eğitim ve toplum konularında hümanist bakış açısıyla destek vermiştir. felsefe'yi yaşadığı toplum için bir çaba olarak kullanmış. felsefe terimlerinin türkçe'leşmesi hususunda büyük rol almıştır.
işte karşınızda dolu dolu bir ömür geçirmiş, bir bilim kadını.
devamını gör...
seyit onbaşı
18 mart çanakkale zaferinde büyük rol oynamış savaşın gidişatını değiştirmiş şu zamana kadar da başlığı açılmamış kendisini hiç unutmayan güzel torunları olan onbaşıdır. savaştan sonra en azından adamı yüzbaşı albay felan yapsaydınız keşke.
devamını gör...






