mavi tabela
karayolları kenarında bulunan bilgilendirme tabelasıdır. şehirden uzaklaşıp karayolunda ilerlediğiniz zaman bulunduğunuz şehrin bittiği hakkında karşımıza çıkar. ondan sonraki tabelada da bir sonraki şehre kaç kilometre kaldığı yazar. bir de bu tabelaların ok işaretlerini de unutmamak lazım. şehir merkezine gelindiği zaman da bu oklardan biri sağa, biri de sola döner. mesela konya şehir merkezine giren bir vatandaş sağa dönen okta ankara yazısını, sola dönen okta da eskişehir yazısını görür.
devamını gör...
yazarların en iyi çıktığı fotoğrafı
galerimde bir sürü bulunan fakat buraya atmayacağım resimlerdir.
devamını gör...
sözlükte hiçbir kadın yazara yürümemiş yazar
benim. hatta birçok kadın yazar. evet espriydi. evet çok düşünülmedi.
devamını gör...
teşhir ürün almak
daha önce mobilya satan bir yerde çalışıyordum (mobilya dediğim anaokulu mobilyaları vs.). teşhir ürünü olarak koyduğumuz ürünler gayet sağlamdı, teşhir olarak koyulmasının amacı ise üretime geçmemizdi. dükkanımız da dürüst yönetici ve çalışanlara sahip olduğu için hiç şikayet olmadı.
yani mobilya gibi ürünlerde çoğunlukla risk teşkil etmeyen eylemdir.
ama elektronik ürünler için aynı şeyi söyleyemem. yine de satıcıya bağlıdır.
yani mobilya gibi ürünlerde çoğunlukla risk teşkil etmeyen eylemdir.
ama elektronik ürünler için aynı şeyi söyleyemem. yine de satıcıya bağlıdır.
devamını gör...
martin eden
birden solda başlığı görünce, tepem attı martin'e biraz giydirmeye geldim. martin eden aşağılık kompleksine sahip, bu duygu yüzünden kendini de sevdiği kızı da harcayan takıntılı bir ruh hastasından başka bir şey değil. ruth onun büyük bir yazar olmasını bekledigi için sevmedi, ruth zaten martin'i sevdiğinde martin'in beş kuruş parası yoktu, hatta doğru düzgün bir okuma yazması dahi yoktu. ruth defalarca ona daha mütevazı bir hayatı tercih etmesini, ilk önce para kazanıp evlenmelerini, istiyorsa daha sonra yazarlık serüvenine devam edebileceğini söyledi, peki dallama martin ne yaptı? her defasında bu önerileri reddederek, kızın babasının yanında ise girmeyi kendisine hakaret saydı.
başından beri ruth'a karşı içinde bir nefret vardı ve parayı bulduğu anda bu nefreti dışa vuracak gücü kendisinde buldu. martin'in bir tarafı kalktı arkadaşlar, neden gerçeği söylemek istemiyorsunuz? martin'in ruth'un ailesine ya da sınıfına duyduğu kinin altyapısını gelin konuşalım, kuşkusuz bu konuda martin'in haklı olduğu birçok konu vardır, lakin tüm bunların sorumlusu ruth değil. london bilerek, ruth'un martin'i ailesine kabul ettirme sürecini vermemiş, muhtemelen burada da kız çetin bir mücadele vermek zorunda kaldı. hayır ulan kız seni zaten sevdiğinde poponda donun yoktu, sonra ben parayı buldum da o yüzden böyle oldu kafası nedir. hayır, sen sınıf atlayınca kızı basit görmeye başladın çünkü gerçekte sevdiğin ruth değil, onun sınıfına dahil olma isteğiydi.
london aslında son derece nesnel bir şekilde böyle bir hırsın anlamsız olduğunu ortaya koyuyor ki, eğer kız gercekten gerçek yaşamında var olmuş biriyse, birçok yerde kızın hakkını veriyor. fakat ne yazık ki haksızlık yaptığı yerler de var.
başından beri ruth'a karşı içinde bir nefret vardı ve parayı bulduğu anda bu nefreti dışa vuracak gücü kendisinde buldu. martin'in bir tarafı kalktı arkadaşlar, neden gerçeği söylemek istemiyorsunuz? martin'in ruth'un ailesine ya da sınıfına duyduğu kinin altyapısını gelin konuşalım, kuşkusuz bu konuda martin'in haklı olduğu birçok konu vardır, lakin tüm bunların sorumlusu ruth değil. london bilerek, ruth'un martin'i ailesine kabul ettirme sürecini vermemiş, muhtemelen burada da kız çetin bir mücadele vermek zorunda kaldı. hayır ulan kız seni zaten sevdiğinde poponda donun yoktu, sonra ben parayı buldum da o yüzden böyle oldu kafası nedir. hayır, sen sınıf atlayınca kızı basit görmeye başladın çünkü gerçekte sevdiğin ruth değil, onun sınıfına dahil olma isteğiydi.
london aslında son derece nesnel bir şekilde böyle bir hırsın anlamsız olduğunu ortaya koyuyor ki, eğer kız gercekten gerçek yaşamında var olmuş biriyse, birçok yerde kızın hakkını veriyor. fakat ne yazık ki haksızlık yaptığı yerler de var.
devamını gör...
boğaziçi caz korosu
"2011 yılının haziran ayında şef masis aram gözbek yönetiminde kurulan ve türkiye'de koro kültürünün yaygınlaşmasında öncü kabul edilen boğaziçi caz korosu, yaklaşık 24 kişilik kadrosuyla çağdaş müzikten caza ve çok sesli türkü düzenlemelerine kadar uzanan çok geniş bir repertuvara sahip."
en sevdiğim performanslarından... *
en sevdiğim performanslarından... *
devamını gör...
üniversite arkadaşlıkları
halk arasında çıkar ilişkisi ile yakın görülen arkadaşlık çeşididir.
çok farklı insanları bir arada görürsünüz üniversitede. siyasetinden dinine, ilgi alanından tarzına kadar o kadar fazla çeşit insanla arkadaş olabilirsiniz ki bir noktada seçmek durumunda kalırsınız.
ben de seçtim. farklı dinlerden, siyasi görüşlerden, ideolojilerden ve farklı hayat görüşlerinden bir sürü insan tanıdım ama karakterine göre seçtim. biraz şansla birlikte bulabiliyorsunuz iyi arkadaşlar. hatta dostunuz bile olabilir çok şanslı ve iyi bir iletişiminiz varsa.
tüm bunlar üniversitedeki arkadaşlıklarının çoğunun çıkar için olduğu gerçeğini değiştirmiyor maalesef. dikkat etmek gerekiyor. dikkat ederken de soğuk nevale olup herkesten uzak veya sınırları kalın çizili tiplerden olursanız da hayatınızın en güzel en verimli ve en enerjik zamanlarını yalnız geçirebilirsiniz dikkat.
aşırı sosyal de olmayın. sonra bitmiyor üniversite :(
çok farklı insanları bir arada görürsünüz üniversitede. siyasetinden dinine, ilgi alanından tarzına kadar o kadar fazla çeşit insanla arkadaş olabilirsiniz ki bir noktada seçmek durumunda kalırsınız.
ben de seçtim. farklı dinlerden, siyasi görüşlerden, ideolojilerden ve farklı hayat görüşlerinden bir sürü insan tanıdım ama karakterine göre seçtim. biraz şansla birlikte bulabiliyorsunuz iyi arkadaşlar. hatta dostunuz bile olabilir çok şanslı ve iyi bir iletişiminiz varsa.
tüm bunlar üniversitedeki arkadaşlıklarının çoğunun çıkar için olduğu gerçeğini değiştirmiyor maalesef. dikkat etmek gerekiyor. dikkat ederken de soğuk nevale olup herkesten uzak veya sınırları kalın çizili tiplerden olursanız da hayatınızın en güzel en verimli ve en enerjik zamanlarını yalnız geçirebilirsiniz dikkat.
aşırı sosyal de olmayın. sonra bitmiyor üniversite :(
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
kalanına razı olup yetinir gibi
olana da mani olup direnir gibi
her şeyi alttan alıp yaranır gibi
dertli mi olalım?..
olana da mani olup direnir gibi
her şeyi alttan alıp yaranır gibi
dertli mi olalım?..
devamını gör...
peg entwistle
asıl adı millicent lilian entwistle olan ingiliz oyuncudur.

on yedi yaşında başladığı kariyerinde broadway’de birçok yapımda rol almıştır. sahnelere genç yaşta giriş yapan ve oldukça başarılı olan peg daha sonra sinemaya da geçiş yapmıştır ancak yirmi dört yaşında hayatını kaybettiği için sadece tek bir filmde oynayabilmiştir.
george archainbaud tarafından yönetilen psikolojik gerilim filminde çok da öne çıkan bir karakteri canlandırmamıştır. ancak zaten ülke çapında tanınmasını sağlayan olay da çektiği bu film değildir. zaten bu film oyuncunun ölümünden sonra gösterime girmiştir.
annesini çok küçük yaşta kaybetmiş olan oyuncu babasını da bir trafik kazasında kaybedince amcası tarafından büyütülmüştür. on dokuz yaşında evlenen ve yirmi bir yaşında boşanan oyuncu eşinden şiddet görmüş, ayrıca eşi tarafından kendisine yalan söylendiğini iddia etmiştir. eşinin peg’in sonradan öğrendiği bir çocuğu vardır ve bu çocuk da daha sonra oyuncu olur.
peg 1932 yılında ardından bir intihar notu bırakarak hayatına son vermiştir. ancak sıradan bir intihar değildir bu. ikonik hollywood tabelasının h harfinin üzerine tırmanarak kendini boşluğa bırakmıştır. müthiş bir intihar yöntemi olduğunu düşündüğüm bu eylem hollywood’da da oldukça ses getirmiştir.
peg intihar notunda bir korkak olduğunu, her şey için üzgün olduğunu ve bunu daha erken yapsaydı birçok acıya engel olabileceğini söylemiştir.

on yedi yaşında başladığı kariyerinde broadway’de birçok yapımda rol almıştır. sahnelere genç yaşta giriş yapan ve oldukça başarılı olan peg daha sonra sinemaya da geçiş yapmıştır ancak yirmi dört yaşında hayatını kaybettiği için sadece tek bir filmde oynayabilmiştir.
george archainbaud tarafından yönetilen psikolojik gerilim filminde çok da öne çıkan bir karakteri canlandırmamıştır. ancak zaten ülke çapında tanınmasını sağlayan olay da çektiği bu film değildir. zaten bu film oyuncunun ölümünden sonra gösterime girmiştir.
annesini çok küçük yaşta kaybetmiş olan oyuncu babasını da bir trafik kazasında kaybedince amcası tarafından büyütülmüştür. on dokuz yaşında evlenen ve yirmi bir yaşında boşanan oyuncu eşinden şiddet görmüş, ayrıca eşi tarafından kendisine yalan söylendiğini iddia etmiştir. eşinin peg’in sonradan öğrendiği bir çocuğu vardır ve bu çocuk da daha sonra oyuncu olur.
peg 1932 yılında ardından bir intihar notu bırakarak hayatına son vermiştir. ancak sıradan bir intihar değildir bu. ikonik hollywood tabelasının h harfinin üzerine tırmanarak kendini boşluğa bırakmıştır. müthiş bir intihar yöntemi olduğunu düşündüğüm bu eylem hollywood’da da oldukça ses getirmiştir.
peg intihar notunda bir korkak olduğunu, her şey için üzgün olduğunu ve bunu daha erken yapsaydı birçok acıya engel olabileceğini söylemiştir.
devamını gör...
yazarların ömür boyu başına bela olacak özelliği
umursamazlık.
devamını gör...
berberiler
fas, cezayir, libya ve mısır'ın batı kısımlarında yaşayan kadim bir yarı göçebe çöl halkıdır.
tarihte oldukça inatçı ve kendi kurallarına göre yaşamayı seven isyancı bir halk olarak bilinirler. zira arapların tarihte en güçlü olduğu dönemlerde bile onların boyundurluğu altına girmeyen, arapların uğradığı topraklarda asimile etmeyi başaramadığı birkaç halktan birisidir.

roma cumhuriyeti döneminde ise megalitik bir kültür olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir. berberilerin o dönemde de yaşadığı, kartaca'nın batısından modern fas'a kadar uzanan bölge için, romalılar tarafından numidya ismi kullanılmıştır.
hatta o dönemlerde bile oldukça asi ve saldırgan bir halk imiş ki, romalılar daha önce tanımadığı bu halka "barbaros" yani barbar demeyi uygun görmüştür. günümüzdeki "berberi" ifadesi de aslında bize bu şekilde, günümüze kadar intikal etmiştir. en azından en yagın teori bu şekilde. berberiler ise kendilerine "amaziɣ" (berberice: ⴰⵎⴰⵣⵉⵖ) demektedir.
günümüzde ise her ne kadar çoğunluğu müslümanlığı benimseyip araplaşmış olsa da, kendi başına buyruk ve kadim geleneklerine göre yaşayan sahra çölü berberileri hala bu coğrafyada mevcuttur.
tarihte oldukça inatçı ve kendi kurallarına göre yaşamayı seven isyancı bir halk olarak bilinirler. zira arapların tarihte en güçlü olduğu dönemlerde bile onların boyundurluğu altına girmeyen, arapların uğradığı topraklarda asimile etmeyi başaramadığı birkaç halktan birisidir.

roma cumhuriyeti döneminde ise megalitik bir kültür olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir. berberilerin o dönemde de yaşadığı, kartaca'nın batısından modern fas'a kadar uzanan bölge için, romalılar tarafından numidya ismi kullanılmıştır.
hatta o dönemlerde bile oldukça asi ve saldırgan bir halk imiş ki, romalılar daha önce tanımadığı bu halka "barbaros" yani barbar demeyi uygun görmüştür. günümüzdeki "berberi" ifadesi de aslında bize bu şekilde, günümüze kadar intikal etmiştir. en azından en yagın teori bu şekilde. berberiler ise kendilerine "amaziɣ" (berberice: ⴰⵎⴰⵣⵉⵖ) demektedir.
günümüzde ise her ne kadar çoğunluğu müslümanlığı benimseyip araplaşmış olsa da, kendi başına buyruk ve kadim geleneklerine göre yaşayan sahra çölü berberileri hala bu coğrafyada mevcuttur.
devamını gör...
her düşünceye saygı duyulur mu sorunsalı
#165022 işimbu nickli yazarımız güzel ifade etmiş. evrensel ilkelere ve genel vicdana uymayan yanlış düşüncelere saygı duyulamaz.
misal;
"o saatte orada ne işi varmış." cümlesini kurduran düşünceye asla saygı duymam.
misal;
"o saatte orada ne işi varmış." cümlesini kurduran düşünceye asla saygı duymam.
devamını gör...
dayılar
özellikle akpli olanlarının artık hobi edinmesi lazımdır. öteki türlü biz gençlere hakaret etmekten, aşağılamaya kadar her türlü pisliği yapmaktadırlar.
ayrıca bize bıraktıkları ülke için onları affedemiyorum.*
ayrıca bize bıraktıkları ülke için onları affedemiyorum.*
devamını gör...
yazarların tek bir şansı olsa değiştireceği şey
banka hesabımdaki parayı.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın.. güzel bir gün geçirmeniz dileği ile..
devamını gör...
bu devirde hala hotmail kullanan insan
internet üzerinden yapılan alışverişlerde ya da benzeri internet sitelerine kayıt olurken halen hotmail hesabı kullanan ben kişisidir. yaklaşık on yıldır kullanıyorum ve olumsuz bir durumla da karşılaşmadım ilginç olarak. kurum mail adresi ya da gmail adresleri spamlarla dolarken, outlook ya da hotmail hesabının temiz bir şekilde durması benim çok hoşuma gidiyor. kurum mail adresini herhangi bir yerde paylaşmadığım halde 2 kere hacklendi. bu açıdan düşündüğümde outlook ya da hotmail hesabımı sanırım uzun yıllar kullanacağım.
devamını gör...
ilk maaşla alınan şeyler
1996'nın eylül ayıydı. maaş değil kısa süreli bir çalışmanın karşılığı hak edişti aslında. bir asgari ücret tutarı, yani o günün değeriyle 11 milyon 84 ₺ bir paraydı. zarfın içinden küsuru kadar tutarı harçlık yapmak için kendime aldım, 10 milyonu babama verdim. tuhaf bir bakışla gözümün içine baktı, duygulandı. sadece 10 ay sonra kaybettim, yani bir daha hediye alabilmek veya herhangi bir para vermek nasip olmadı.
yaşıyorlarsa kıymetini bilin ve o bakışları görmek için mutlaka benzer bir şeyler yapın.
yaşıyorlarsa kıymetini bilin ve o bakışları görmek için mutlaka benzer bir şeyler yapın.
devamını gör...

