ağzını şapırdatarak yemek yemek
sinirden kanımın çekilip beynime sıçramasına, şu an yazarken bile elimin ayağımın titremesine neden olan olaydır. ağız şapırdatmak vb seslerden rahatsız olanlar bir de tıbben hasta olarak kabul edilmiş ve bu durum misofoni olarak tanımlanmış. hayır rahatsız edilen, huzuru kaçırılan ben iken neden rahatsız eden kişiye hasta denmiyor da benim gibi insanlar yaftalanıyor. bak yine sinirlendim. son sözüm “lütfen yemek yerken ağzınızı şapırdatmayın, lütfen.”
devamını gör...
back to the future radyo yayını
00:30 da görüşmek üzere yerinizi hazırlayın a dostlar.
devamını gör...
sovyet mimarisi
sovyetler birliği zamanında inşa edilen binaların çoğu, doğu bloku ülkelerinin soğuk ve gri havasını da yansıtarak fütüristik bir çizgiyi sembolize ediyor.
1920 ve 1930'lu dönemlere ait bir mimarlık akımı olan konstrüktivizm akımının da etkisiyle binaların tasarım, teknolojik, mühendislik ayrıntıları o dönem var olan komünizm rejimine uygun bir toplumsal amacı ilke edinmiştir.
sosyalist rejimin yaşandığı 1960'lı yıllara kadar olan süre içerisinde, sistemin normal bir aile için yapabildiği daire biçimindeki konutların genişliği hemen hemen 2 oda ile sınırlı olmuştur. bizim bugünkü konut sisteminizdeki 1+1 örneği gibi.
1920 ve 1930'lu dönemlere ait bir mimarlık akımı olan konstrüktivizm akımının da etkisiyle binaların tasarım, teknolojik, mühendislik ayrıntıları o dönem var olan komünizm rejimine uygun bir toplumsal amacı ilke edinmiştir.
sosyalist rejimin yaşandığı 1960'lı yıllara kadar olan süre içerisinde, sistemin normal bir aile için yapabildiği daire biçimindeki konutların genişliği hemen hemen 2 oda ile sınırlı olmuştur. bizim bugünkü konut sisteminizdeki 1+1 örneği gibi.
devamını gör...
kara pazartesi
dünya borsalarında yaşanan büyük kayıp nedeniyle 19 ekim 1987 tarihine verilen isim.
hong kong borsasında başlayan, avrupa ve amerika borsalarında devam eden aşırı değer kaybının sebebi bilinmiyor. zira düşüşten hemen önce her şey yolunda gibi görünüyormuş. ancak genel kanı, yatırımcıların kapıldığı panik nedeniyle dev bir satış dalgası yaratılmış olması.
aslında olay geliyorum demiş daha öncesinden. hızlı ekonomik büyümenin sonucu olarak piyasalar iyimser bir havaya bürünmüş. bu da hisse senetlerinin fiyatında bir şişme yaratmış. arkasından faizlerin hızla yükseldiği bir dönem gelmiş ve bir anda iyimserlikten eser kalmamış. amerikan doları değer kaybetmiş ve bütçe açığı büyümüş. kurumsal yatırımcılar "program trading" adı verilen bir alım satım türü kullanmaya başlayınca satış dalgası büyümüş. otomatik satış emirleri hız kazanmış. yatırımcılar yüksek riskler almaya başlayınca hisse senedi fiyatları gerilemiş. dönemin haberleşme ağı bugün olduğu kadar hızlı olmadığından yatırımcıların arasında yayılan hızlı panik nedeniyle düşüşler peş peşe gelmeye başlamış.
federal reserve'in olaya el koymasıyla faizler düşmüş. bankalar da ikna edildikten sonra her şey "tatlıya bağlanmış".
aynı şeyin bir daha yaşanmaması için "devre kesici" adlı bir sistem getirilmiş ve bu sistem sayesinde artık endeksin belli bir oranda düşmesiyle piyasaların otomatik olarak kapanması sağlanmaya başlanmış.
hong kong borsasında başlayan, avrupa ve amerika borsalarında devam eden aşırı değer kaybının sebebi bilinmiyor. zira düşüşten hemen önce her şey yolunda gibi görünüyormuş. ancak genel kanı, yatırımcıların kapıldığı panik nedeniyle dev bir satış dalgası yaratılmış olması.
aslında olay geliyorum demiş daha öncesinden. hızlı ekonomik büyümenin sonucu olarak piyasalar iyimser bir havaya bürünmüş. bu da hisse senetlerinin fiyatında bir şişme yaratmış. arkasından faizlerin hızla yükseldiği bir dönem gelmiş ve bir anda iyimserlikten eser kalmamış. amerikan doları değer kaybetmiş ve bütçe açığı büyümüş. kurumsal yatırımcılar "program trading" adı verilen bir alım satım türü kullanmaya başlayınca satış dalgası büyümüş. otomatik satış emirleri hız kazanmış. yatırımcılar yüksek riskler almaya başlayınca hisse senedi fiyatları gerilemiş. dönemin haberleşme ağı bugün olduğu kadar hızlı olmadığından yatırımcıların arasında yayılan hızlı panik nedeniyle düşüşler peş peşe gelmeye başlamış.
federal reserve'in olaya el koymasıyla faizler düşmüş. bankalar da ikna edildikten sonra her şey "tatlıya bağlanmış".
aynı şeyin bir daha yaşanmaması için "devre kesici" adlı bir sistem getirilmiş ve bu sistem sayesinde artık endeksin belli bir oranda düşmesiyle piyasaların otomatik olarak kapanması sağlanmaya başlanmış.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
anlatmak istemediğin derdinin ısrarla sorulup, sen anlatınca da, “çok şeyapma şeolur bir şekilde” denilmesi.
devamını gör...
fırında bir şey pişerken başında beklemek
ha yandı ha yanacak gerilimi fena bir şeydir. bir anda bütün emeğin boşuna gitmesini istemez kimse.
devamını gör...
zoom fatigue
pandemiyle birlikte her şeyin uzaktan yapılması makbul olan şu dönemde, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen görüntülü konuşmalar neticesinde yaşadığımız görüntülü konuşma yorgunluğunun literatürdeki adıdır.
adını, tahmin edeceğiniz üzere, çokça kullandığımız "zoom" uygulamasından almış.
stanford üniversitesi'nin görüntülü konuşma yorgunluğunun nedenleri ve çözümleri hakkındaki makalesini buradan inceleyebilirsiniz.
adını, tahmin edeceğiniz üzere, çokça kullandığımız "zoom" uygulamasından almış.
stanford üniversitesi'nin görüntülü konuşma yorgunluğunun nedenleri ve çözümleri hakkındaki makalesini buradan inceleyebilirsiniz.
devamını gör...
yazarların iyi ki almışım dediği şeyler
fotoğraf makinem, radyom, küçük kahve makinem, kitaplarım. 20 paket nescafe!
devamını gör...
dünyadaki tüm insanlar sizi duyacak olsa söyleyeceğiniz şey
sağınızdakine solunuzdakine sarılın. çiçekleri koklayın. gülümseyin. yağmurda ıslanın ve hissedin. son olarak dünyayı kurtaracak en güçlü silahın sevgi olduğunu unutmayın.
devamını gör...
kadınların en güzel oldukları yaş
kadın her yaşta ayrı bir güzeldir. öyle yaratıldık. mütevazilikle alakası yok.
devamını gör...
babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
eğer babanız hayattaysa iyi veya kötü ne söyleyecekseniz yüzüne karşı söylemenizi tavsiye ederim. toprağa girdim mi dönüş olmuyor çünkü.
devamını gör...
bir tereddüdün romanı
ilk baskısı 1933 yılında yapılmış bir peyami safa eseri.
"...bence kitap demek bir defa okunmak için yazılan şey değildir. bazı tanıdıklarım haftada üç dört tane okuyorlar. onlara hayret ediyorum. kitap. nasıl diyeyim... içinde yaşadığımız ev gibi olmalı, vatan gibi olmalı, ona alışmalıyız, bağlanmalıyız, köşesini bucağını gayet iyi tanımalıyız, her noktasına hatıralarımız karışmalı."
"...bence kitap demek bir defa okunmak için yazılan şey değildir. bazı tanıdıklarım haftada üç dört tane okuyorlar. onlara hayret ediyorum. kitap. nasıl diyeyim... içinde yaşadığımız ev gibi olmalı, vatan gibi olmalı, ona alışmalıyız, bağlanmalıyız, köşesini bucağını gayet iyi tanımalıyız, her noktasına hatıralarımız karışmalı."
devamını gör...
yazar sayısı arttıkça entry giren yazarın azalması
yazarlar tanım girecek düzgün başlık bulamıyorlar diye düşündüğüm başlıktır.
devamını gör...
regl anıları
hiç olmadı çünkü ağrısından tüm günümü evde geçiriyorum
devamını gör...
the office
t: şahsım devleti adına bugüne kadar bana en fazla keyif veren sitcom dizisidir. aslı u.k versiyonudur.
ilk sezon yayınlanınca pek beğenilmemiş diye okumuştum, hatta devam etmeyecekmiş bile. oysa ilk sezon da çok iyiydi. (örn. michael'ın, mil başına bağış yaptığı kendisine söylenince ağzı yarı açık donup kalması.)
birçok insana göre u.k versiyonu daha iyidir. ricky gervais etkisi olabilir.
peki, nedir diğer sitcomlardan ayrılan özellikleri?
1. gülme efekti olmaması (salakmışız gibi nerede güleceğimize karar verilmemesi de diyebiliriz.)
2. çekim yöntemi: çoğu zaman tek kamera üzerinden ve sahne geçişlerinin de ani kamera manevralarıyla çekilmesi
3. karakterlerin değişimi ve sürekli farklı olayların yaşanması: örneğin kevin'in değişimi.
4. karakterlerin tek tek seyirciyle teması olması.
daha da arttırılabilir.*
ilk sezon yayınlanınca pek beğenilmemiş diye okumuştum, hatta devam etmeyecekmiş bile. oysa ilk sezon da çok iyiydi. (örn. michael'ın, mil başına bağış yaptığı kendisine söylenince ağzı yarı açık donup kalması.)
birçok insana göre u.k versiyonu daha iyidir. ricky gervais etkisi olabilir.
peki, nedir diğer sitcomlardan ayrılan özellikleri?
1. gülme efekti olmaması (salakmışız gibi nerede güleceğimize karar verilmemesi de diyebiliriz.)
2. çekim yöntemi: çoğu zaman tek kamera üzerinden ve sahne geçişlerinin de ani kamera manevralarıyla çekilmesi
3. karakterlerin değişimi ve sürekli farklı olayların yaşanması: örneğin kevin'in değişimi.
4. karakterlerin tek tek seyirciyle teması olması.
daha da arttırılabilir.*
devamını gör...
ikinci el kültürü
ülkemizde oturmamış kültürdür. mantıklı fiyatlar sunulsa 2. el alabileceğim çoğu şeyi 2. el alırdım. ama neredee?
bizim vatandaşa akıl fikir lazım.
bizim vatandaşa akıl fikir lazım.
devamını gör...
muhafazakar gençlerin sözlüklerde azınlık olması
muhafazakar gençliğinde işi yok buradaki iki tane sümüklü ateiste laf anlatacak, onların işi vaktinden çok merak etmeyin, benim gibi boş beleşleri bulursunuz ancak bu mecralarda.
devamını gör...
avrupa yakası
dizide en beğendiğim adam bülent onaran'dır. emekli bir diplomat. konuşurken aralara bol bol fransızca katar. bu adamla bütün gün takıl sıkılmazsın. en kalite şarabı bulur, en iyi yerde yemek yer. böyle abileri olması lazım bir insanın.
devamını gör...
30 yaşından sonra anlaşılanlar
peşinden koşulan birçok şeyin bomboş olduğu gerçeği.
devamını gör...
şaman
diğer bir deyişle "kam"
kam davulu çalarak spiritual öğretilere dayanarak ruhlar, tanrılar (kut bulmuş yüce ruhlar ) ve insan arasında köprü görevi gören din insanlarıdır. günümüzde geleneksel şamanizme dayalı yeterli bilgi olmadığından , revize edilerek uygulanmaya başlanmış buna da neo-şamanizm adı verilmiştir. ritüellerini canlı canlı izlemek isteyenler 2 senede bir icra edilen uluslararası hun turan kurultayı için macaristana gidebilirler.
kam davulu çalarak spiritual öğretilere dayanarak ruhlar, tanrılar (kut bulmuş yüce ruhlar ) ve insan arasında köprü görevi gören din insanlarıdır. günümüzde geleneksel şamanizme dayalı yeterli bilgi olmadığından , revize edilerek uygulanmaya başlanmış buna da neo-şamanizm adı verilmiştir. ritüellerini canlı canlı izlemek isteyenler 2 senede bir icra edilen uluslararası hun turan kurultayı için macaristana gidebilirler.
devamını gör...