eyfel kulesi
ilginç bir şekilde gece fotoğrafının çekilmesi illegal olan eser. kule, gece sanat eseri olarak kabul ediliyor ve fotoğrafının çekilmesi telif hakkına aykırı sayılıyormus.
devamını gör...
mal de debarquement sendromu
kısaca; deniz seyahatleri, uçuşlar, araba yolculukları veya çeşitli hareketler sonrasında ortaya çıkan nörolojik sendromdur. baş ağrısı, bulantı, kusma, uyku halinin artması, tükürük miktarında artış, gastrik hareketlerde artış, vertigo ve sinirlilik gibi semptomları vardır. yaşam kalitesini ciddi derecede etkiler. pilotlar, uzay insanları, askeri personel olan kişilerde işlerini yapamamaya kadar gider durum. çeşitli ilaçlar semptomları baskılamak için kullanılabilir.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'in açtığı başlık
ne alıngan, duyar kasmaya meraklı adamlarsınız yahu. tamam gel az da ben senin yazarın olayım.
işin şakası bir yana iyi niyetli olduğu için, başlığın alt metnine odaklanın. yüzeysel işlere takılmayın.
işin şakası bir yana iyi niyetli olduğu için, başlığın alt metnine odaklanın. yüzeysel işlere takılmayın.
devamını gör...
yazarların yakın gelecekteki hayali
okulun açılması ve okula gitmek. hiç böyle bir hayalim olmasını beklemezdim ama evde olmak aşırı sıktı ve bir miktar bağımsız olmayı özledim.
devamını gör...
sen kimsin radyo yayını
duyurusu bile modumu yükselten program.
bu hafta bir da pastırmalı çöreğimiz varmış. hürrem rozetlerini ve orkideleri konuşacaksak ben de geleyim mi? havanın niye bu kadar soğuk olması hakkında birkaç şey söylerim belki ek olarak?
ha bir de miko, ocak bitiyor ama şubat güzel olacak? söz?*
bu hafta bir da pastırmalı çöreğimiz varmış. hürrem rozetlerini ve orkideleri konuşacaksak ben de geleyim mi? havanın niye bu kadar soğuk olması hakkında birkaç şey söylerim belki ek olarak?
ha bir de miko, ocak bitiyor ama şubat güzel olacak? söz?*
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
bir sürü komik anı hazırlamıştım ama kapı önünde beklemek deyince aklıma gelen "eski sevilmeyesi" anısı gelsin.
üzerime geliyorsun, beni baskılıyor, kontrol etmeye çalışıyorsun, takipçi gibisin diye ayrıldığım ve bunu asla kabul etmeyen adamı 1700km uzaktaki adresini vermediğim kapımın önünde bulmuştum.
ona göre bu takipçilik değilmiş.*
üzerime geliyorsun, beni baskılıyor, kontrol etmeye çalışıyorsun, takipçi gibisin diye ayrıldığım ve bunu asla kabul etmeyen adamı 1700km uzaktaki adresini vermediğim kapımın önünde bulmuştum.
ona göre bu takipçilik değilmiş.*
devamını gör...
yazarların başına gelen doğaüstü olaylar
sadece bir tane oldu, onda da üç arkadaş yazlıkta oturuyoruz, kafamız güzel olsun diye akşam için epey alkol ve meze aldık. mutfakta alınanları dolaba doldururken bir sigara yakıp sohbete daldık. sigaraları söndürdükten sonra film açmak için iki arkadaşım da salona doğru gitmeye koyuldu, salona doğru giden tek koridor vardı ve o da haliyle mutfak kapısından başlayan koridor. her neyse, iki arkadaşım birden korkarak ve bağırarak "noluyo lan?" şeklinde tepki verdi. ben de durumu çok anlamamıştım o sırada ama onlar o tepkiyi verdiğinde durumu fark ettim. resmen mutfaktan salona ışınlanmış gibiydim, koridordan hiç geçmedim ama onlar söylediğinde hem mutfaktaki anı, hem de salondaki beni gördükleri anı hatırlıyorum. sonrasında gün boyu bunun nasıl olacağını konuşmuştuk ama bir şey bulamadık tabii.
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
yolları aştım da geldim
yogamı yaptım da geldim
taoya sövdüm de geldim
hunimi aldım da geldim
e takdir edersiniz ki emdi yürek de yırtılur

beni kulübe en süper üye olarak almanız için referans: #1211685 . biz kefenimizi giydik de geldik bu arada.
yogamı yaptım da geldim
taoya sövdüm de geldim
hunimi aldım da geldim
e takdir edersiniz ki emdi yürek de yırtılur

beni kulübe en süper üye olarak almanız için referans: #1211685 . biz kefenimizi giydik de geldik bu arada.
devamını gör...
kanser hastası çocuklara yardım etkinliği
teşekkürler kafa sözlük ve teşekkürler bu organizasyonu yapan kıymetli yazar arkadaşlar. iyi ki varsınız.
devamını gör...
kimsenin takmadığı bir sözlükte kimsenin takmadığı bir yazar olmak
genel olarak yaşanan bir durumdur. takilmamaya çok takmiyoruz yani.
devamını gör...
yazarların telefon rehberindeki kişi sayısı
benim de 16 kişiymiş. 15 + yoldaş.*
devamını gör...
kalınlığı yüzünden göz korkutan kitaplar
mesnevi kesinlikle. deli gibi merak ediyorum, okumak istiyorum ama o nece uzun bir metindir üstat
devamını gör...
moderatör olmasını istediğin bir yazar bırak
(bkz: kuzguncuktaki vişne)
devamını gör...
sanıldığı kadar başarı gerektirmeyen şeyler
sözlükte yazar olmak .
devamını gör...
ideal cumhuriyet köyü
cumhuriyetin erken zamanlarında köylerin nasıl yapılaşması gerektiği üzerine tasarlanan proje. her ne kadar bizzat mustafa kemal atatürk tarafından hazırlandığı söylense de, bu bilgi yanlıştır. linkte de görülebileceği üzere, projenin mimarı hala bilinmiyor.
esasen ülkemizdeki şehirleşme sorunlarını çözebilecek, muhteşem potansiyele sahip bir proje iken; ne yazık ki gerçekleştirilememiştir.
malum, on yıllardır süregelen köyden kente göç meselesi, türkiye'nin demografik açıdan en büyük sorunlarından biridir. mevzubahis mesele yüzünden türkiye cumhuriyeti, şehirlerinden bir türlü kendisine gereken entelijansiyayı çıkaramaz. bir türlü şehir kültürünü yerli yerince oturtamaz. burada sorun insanların göç etmesi değil; göç eden toplulukların şehir kültürünü benimsemek yerine, kendi köy kültürlerini şehirlere getirmeleridir. bu da memlekete fikri açıdan yarar sağlaması gereken entelektüel kesimin, yaşadıkları şehirlerde bir çeşit üst tabaka kültürü oluşturabilmelerinin önünde engeldir. göç eden köylü nüfus topluluğunun kendini bir türlü adapte edememesi, şehirlerin de bayağılaşmasına sebep olmaktadır.
işte bu proje de, muhteşem bir ileri görüşlülük örneğiyle, bu olası soruna çare olmaya çalışır. amaç, köylere ve köylü nüfusa sağlanabilecek her imkanı sağlayarak, onlar şehirleri bayağılaştırmadan önce onları çağdaşlaştırabilmektir. nitekim projenin kendisinden de görülebileceği üzere, o tarihlerde* bir yerleşimde olması gereken her şey düşünülmüş.
şöyle bir şey:

ilk etapta göze çarpan şey, çok şık olduğu kadar mümkün olduğunca derli toplu tutulan bir plan olduğudur. küçük bir incelemeyle bile doğaya ve yeşile verilen önem görülebilir. bununla birlikte beşeriyetin ihtiyaç duyduğu her şey de dahil edilmiştir: okul, öğretmen evi, halk odası, konuk odası, okuma odası, konferans salonu, otel, çocuk bahçesi, çocuk parkı, telefon santrali, gazino, müze, çeşitli kulüpler, hamam, revir, spor alanı, cami... aynı zamanda üretim adına ihtiyaç duyulacak her şey de düşünülmüş: değirmenler, tarlalar, depolar, ahır, mandıra, kanara, ağıl, gübrelik ve hatta arıcılık istasyonları. kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir vizyon bu.
fakat gel gelelim, olmayınca olmuyor. bu proje de her ne kadar arada sırada gündeme gelse de unutulup gitmiş işte. gerçi olan oldu ölen öldü de artık.
esasen ülkemizdeki şehirleşme sorunlarını çözebilecek, muhteşem potansiyele sahip bir proje iken; ne yazık ki gerçekleştirilememiştir.
malum, on yıllardır süregelen köyden kente göç meselesi, türkiye'nin demografik açıdan en büyük sorunlarından biridir. mevzubahis mesele yüzünden türkiye cumhuriyeti, şehirlerinden bir türlü kendisine gereken entelijansiyayı çıkaramaz. bir türlü şehir kültürünü yerli yerince oturtamaz. burada sorun insanların göç etmesi değil; göç eden toplulukların şehir kültürünü benimsemek yerine, kendi köy kültürlerini şehirlere getirmeleridir. bu da memlekete fikri açıdan yarar sağlaması gereken entelektüel kesimin, yaşadıkları şehirlerde bir çeşit üst tabaka kültürü oluşturabilmelerinin önünde engeldir. göç eden köylü nüfus topluluğunun kendini bir türlü adapte edememesi, şehirlerin de bayağılaşmasına sebep olmaktadır.
işte bu proje de, muhteşem bir ileri görüşlülük örneğiyle, bu olası soruna çare olmaya çalışır. amaç, köylere ve köylü nüfusa sağlanabilecek her imkanı sağlayarak, onlar şehirleri bayağılaştırmadan önce onları çağdaşlaştırabilmektir. nitekim projenin kendisinden de görülebileceği üzere, o tarihlerde* bir yerleşimde olması gereken her şey düşünülmüş.
şöyle bir şey:

ilk etapta göze çarpan şey, çok şık olduğu kadar mümkün olduğunca derli toplu tutulan bir plan olduğudur. küçük bir incelemeyle bile doğaya ve yeşile verilen önem görülebilir. bununla birlikte beşeriyetin ihtiyaç duyduğu her şey de dahil edilmiştir: okul, öğretmen evi, halk odası, konuk odası, okuma odası, konferans salonu, otel, çocuk bahçesi, çocuk parkı, telefon santrali, gazino, müze, çeşitli kulüpler, hamam, revir, spor alanı, cami... aynı zamanda üretim adına ihtiyaç duyulacak her şey de düşünülmüş: değirmenler, tarlalar, depolar, ahır, mandıra, kanara, ağıl, gübrelik ve hatta arıcılık istasyonları. kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir vizyon bu.
fakat gel gelelim, olmayınca olmuyor. bu proje de her ne kadar arada sırada gündeme gelse de unutulup gitmiş işte. gerçi olan oldu ölen öldü de artık.
devamını gör...
mutlu insanların ortak özellikleri
erken kalkarlar, kitap okurlar, daha az saçmalık izlerler, hatalarının farkına varırlar, konforlarından vazgeçerler, önceliklerini unutmazlar ve en önemlisi kendilerine güvenirler.
devamını gör...
amor fati
amor fati iyi ve kötü başa gelen her şeyin kabul edilmesi ve geçmişe takılıp kalmadan hataların ve başarıların tamamını, gelişime katkı sağlaması için sevmektir. nietzsche'nin kullandığı bir terim olup kaderini sev anlamındadır.
yapsa mıydım yapmasa mıydım, söylesem mi iyiydi söylemesem mi gibi uzayıp gidecek kararsızlaklarla uğraşmak yerine her şekilde olanları kabullenmektir bir nevi.
yapsa mıydım yapmasa mıydım, söylesem mi iyiydi söylemesem mi gibi uzayıp gidecek kararsızlaklarla uğraşmak yerine her şekilde olanları kabullenmektir bir nevi.
devamını gör...


