gece denize girmek
en çok özlediğim, geçirdiğimiz yazı saymazsak her yaz defalarca yapmış olduğum eylemdir.
hatta bu yaz, kafa sözlük gece denize girme zirvesi yapmayı da planlamaktayım *
hatta bu yaz, kafa sözlük gece denize girme zirvesi yapmayı da planlamaktayım *
devamını gör...
bir abinizin normal sözlük gözlemleri
günler sonra yazılabilecek bir başlık bulmak...
can-ı gönülden katılıyorum.
burada 'ağbi' yazılmasıyla dalga geçenler, tüm imla hatalarında, yazarları uyarıyor mu acaba? daha önce ben denk gelmedim çünkü...
imla hatası olmayan, içi boş tanımları ciddiye alıp, düşüncelerini dile getirmiş bir yazarı ciddiye alamayanları da görmüş olduk.
can-ı gönülden katılıyorum.
burada 'ağbi' yazılmasıyla dalga geçenler, tüm imla hatalarında, yazarları uyarıyor mu acaba? daha önce ben denk gelmedim çünkü...
imla hatası olmayan, içi boş tanımları ciddiye alıp, düşüncelerini dile getirmiş bir yazarı ciddiye alamayanları da görmüş olduk.
devamını gör...
sifon kullanmayan insan modeli
unutmak dışında kasten kullanmayan var ise insan dışı bir model kıvamındadır veyahut ciddi psikolojik sorunları mevcuttur.
devamını gör...
vedat türkali
bir gün tek başına romanıyla birçok gönlü fetheden, akıcı üslubu ve kurgusu basit gibi görünüp içinde derin anlamlar barındıran romanlar yazan ulu çınardır.
okuduğu bölümü sevmemesine karşın okuduğu bölümün hakkını sonuna kadar veren, bir kitabını bitirdikten sonra "diğer kitaplarını da okumalıyım." dedirtir insana...(bkz: vedat türkali) (bkz: bir gün tek başına)
okuduğu bölümü sevmemesine karşın okuduğu bölümün hakkını sonuna kadar veren, bir kitabını bitirdikten sonra "diğer kitaplarını da okumalıyım." dedirtir insana...(bkz: vedat türkali) (bkz: bir gün tek başına)
devamını gör...
geceye bir bilgi bırak
bir yerde biriyle şans eseri tanışıp samimi olmaya okyanus etkisi denir.
devamını gör...
intihar riski taşıyan normal sözlük yazarı
#73216 no'lu tanımda rastlamış bulunduğum üzere, urlalı adlı silik yazarımızdır. durum gerçekten içler acısı duruyor. bu kardeşimizi tanıyan, nerede yaşadığını bilen veya konuşmuşluğu olan var mı? yönetim veya moderasyon yazarla ilgilendi mi?
devamını gör...
we could be the same
bak yine hatırladık mevzuyu yapmayın şunu yaradır içimizde.. ah manga üzümlü kekimiz. o lena yok mu o.. ah ah neyse kaç sene önceye üzüldük yine hakkımız yenildi sözünü en çok bunun için kullandık.
devamını gör...
tuval
frank e. abney ııı* tarafından yazılıp yönetilen 9 dakikalık,* diyalogsuz, atraksiyonsuz animasyon film.
uyumadan önce ille de bir şey seyredeceğim, vaktim yok, yarın erken uyanacağım ama kısacık minicik bir kuple film rica edeceğim, aaa hayatta gözüme uyku girmez diyorsanız seyredin efendim.
film, eşini kaybeden ve resme küsen bir ressamın tekrar resme dönüşünü anlatıyor. hatta; uzun aradan sonra tuvale atılan ilk fırça darbesini anlatıyor demek daha doğru. öyle geniş zamanları, uzun bir süreci görmüyorsunuz. tıpkı durum öyküleri gibi hayatın içinden herhangi bir kesit sunuyor.
adam, yaşadığı kaybın acısını resme sığınarak mı dindirmek istedi? bu şekilde yorumlandığını gördüm ama bence öyle bir şey değildi. yaptığı son resim karısının resmiydi ve bu yüzden o tuvale/odaya/fırçaya/resme yaklaşmak istemedi. sonra bir şey oldu, önemli bir şey olması şart değil, bir şey oldu ve gözünde resim yapmak aklandı! hepsi bu. bazı şeyleri çok yanlış şekillerde birbiriyle ilişkilendirir ve sebepsiz yere küsüveririz. belki öyle olması da gerekir. ara vermeye ihtiyacımız var.
ne demiştik? uzun aradan sonra tuvale atılan ilk fırça darbesi. bu hissi çok iyi biliyorum. içinde özlem, heyecan ve biraz da korku barındıran bir his. en zor olan kısım resme başlamaktır ve ben boyaları karıştırarak, masayı tekrar tekrar düzenleyerek, kahvemi tazeleyerek, son bir sigara daha içerek başlangıcı geciktirmeye çalışıyorum. tuhaf.
başladıktan sonrası akıp gidiyor. "paslandım mı acaba?" korkusunun esamesi okunmuyor. o an çık karşıma picasso! modunda oluyorum. tabii ilk hataya kadar.
uyumadan önce ille de bir şey seyredeceğim, vaktim yok, yarın erken uyanacağım ama kısacık minicik bir kuple film rica edeceğim, aaa hayatta gözüme uyku girmez diyorsanız seyredin efendim.
film, eşini kaybeden ve resme küsen bir ressamın tekrar resme dönüşünü anlatıyor. hatta; uzun aradan sonra tuvale atılan ilk fırça darbesini anlatıyor demek daha doğru. öyle geniş zamanları, uzun bir süreci görmüyorsunuz. tıpkı durum öyküleri gibi hayatın içinden herhangi bir kesit sunuyor.
adam, yaşadığı kaybın acısını resme sığınarak mı dindirmek istedi? bu şekilde yorumlandığını gördüm ama bence öyle bir şey değildi. yaptığı son resim karısının resmiydi ve bu yüzden o tuvale/odaya/fırçaya/resme yaklaşmak istemedi. sonra bir şey oldu, önemli bir şey olması şart değil, bir şey oldu ve gözünde resim yapmak aklandı! hepsi bu. bazı şeyleri çok yanlış şekillerde birbiriyle ilişkilendirir ve sebepsiz yere küsüveririz. belki öyle olması da gerekir. ara vermeye ihtiyacımız var.
ne demiştik? uzun aradan sonra tuvale atılan ilk fırça darbesi. bu hissi çok iyi biliyorum. içinde özlem, heyecan ve biraz da korku barındıran bir his. en zor olan kısım resme başlamaktır ve ben boyaları karıştırarak, masayı tekrar tekrar düzenleyerek, kahvemi tazeleyerek, son bir sigara daha içerek başlangıcı geciktirmeye çalışıyorum. tuhaf.
başladıktan sonrası akıp gidiyor. "paslandım mı acaba?" korkusunun esamesi okunmuyor. o an çık karşıma picasso! modunda oluyorum. tabii ilk hataya kadar.
devamını gör...
en güzel veda cümlesi
kalbimi bıraktığım yere* son kez bakıyorum. hoş kal...
devamını gör...
otobüste sigara içilen yıllar
>=40 yaşların teneffüs ettiği eylem.
allah'tan o yıllarda çok fazla otobüs yolculuğu yapmadım.
babam eve gelen büyüklerine bile içirtmezdi.
doğduğumdan beri yeşilaycıyım.
eğer genlerim beni yarı yolda bırakırsa,
bu ciğerlerle kanser olursam sigaraya başlıycam.
allah'tan o yıllarda çok fazla otobüs yolculuğu yapmadım.
babam eve gelen büyüklerine bile içirtmezdi.
doğduğumdan beri yeşilaycıyım.
eğer genlerim beni yarı yolda bırakırsa,
bu ciğerlerle kanser olursam sigaraya başlıycam.
devamını gör...
artı oy aldıkça gaza gelen yazar
benim gibi 1 500 puana gözünü diken yazardır.
1 500 rakamını görmek için nasıl reyting'ler yaptım bir bilseniz.
1 500 rakamını görmek için nasıl reyting'ler yaptım bir bilseniz.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
/ yatıyorum, kapattım gözlerimi güzel bir hayale tanıklık ediyorum. burada anlatmaya kıyamayacağım kadar özel ve güzel bir hayal. arkada dalgalar, denizler falan. tabii ben de birkaç ekleme yaptım kendi ruhumla. biraz özgürlük, bir tutam şiir, birkaç melodi, küçük bir tekne ve en önemlisi bir kişi ekledim. ayaklarımın ucunda hissediyorum kum tanelerini./
güzel tasvir edilmiş bir hayal ve o hayali yaşayan bir zat. arkada (bkz: göreceksin kendini) çalıyor. şarkıyı sessizce söylemekten alamıyorum kendimi. ama içimden bağırıyorum deliler gibi. bir an önce bu güzel hülya ile uyumak geçiyor içimden. sanırım gözlerim kapanıyor, tavanım bana elveda diyor...
güzel tasvir edilmiş bir hayal ve o hayali yaşayan bir zat. arkada (bkz: göreceksin kendini) çalıyor. şarkıyı sessizce söylemekten alamıyorum kendimi. ama içimden bağırıyorum deliler gibi. bir an önce bu güzel hülya ile uyumak geçiyor içimden. sanırım gözlerim kapanıyor, tavanım bana elveda diyor...
devamını gör...
terörist misin testi
iflah olmaz bir teröristim lanet olsun.
devamını gör...
normal sözlük kadınları
"artık şu sözlük kızlarını bi salın abi, yeter" dediğim başlık. sol frame de bu tarz başlıklar görmekten gına geldi. trollüğünüzü gidin kendi arkadaş çevrenize yapın arkadaş.
devamını gör...
bane
batman'in en büyük düşmanlarından olan kas yığını bir abimizdir. santa prisca isimli bir hayali karayip adasından gelmekte olan bane'nin gerçek ismi ise bilinmez. ama kendisinin latino olduğu kesindir.
konuşurken araya birkaç ispanyolca sıkıştırır, meksikalı karteller gibi büyük bir çeteye sahiptir ve acımasızdır. işlerini şiddetle çözmeyi sever ve genel olarak tek vasfı vurup dağıtmak olarak görülür. ama bane sadece basit bir kas yığınından fazlası olduğunu ziyadesiyle kanıtlar...
zaten oldukça güçlü olmasının yanı sıra, aynı zamanda kendisinin ürettiği titan formülünü kullanır. titan formülü onun hali hazırda var olan gücünü beşe ona katlar ve kendini adeta kırılmaz hale getirir. "bane'nin kırılır hale getirdiği şey nedir?" derseniz, cevap batman'dır.

kendisi batman vol.1 issue #497'de batman'ın belini kırar, ve batman'i birkaç sayı daha sürecek bir sakatlığa maruz bırakır. kendi imkanları ve zekasıyla batman'in kimliğini zaten öğrenmiştir, ama onun bu zayıflığını öyle ulu orta ucuz bir şekilde kullanmaz. batman'i adeta oyuna getirir. bane abimiz fair play'i sever, kozlarını batman'a karşı kullanmaz. bu da onu azılı bir suçlu, ama oldukça gururlu ve takdire şayan bir suçlu yapar.
tam olarak dark knight'da gördüğünüz bane değildir belki, ama yine de oldukça ilginç bir karakterdir ve favori batman villain'larımdandır. bane'i sevin...
konuşurken araya birkaç ispanyolca sıkıştırır, meksikalı karteller gibi büyük bir çeteye sahiptir ve acımasızdır. işlerini şiddetle çözmeyi sever ve genel olarak tek vasfı vurup dağıtmak olarak görülür. ama bane sadece basit bir kas yığınından fazlası olduğunu ziyadesiyle kanıtlar...
zaten oldukça güçlü olmasının yanı sıra, aynı zamanda kendisinin ürettiği titan formülünü kullanır. titan formülü onun hali hazırda var olan gücünü beşe ona katlar ve kendini adeta kırılmaz hale getirir. "bane'nin kırılır hale getirdiği şey nedir?" derseniz, cevap batman'dır.

kendisi batman vol.1 issue #497'de batman'ın belini kırar, ve batman'i birkaç sayı daha sürecek bir sakatlığa maruz bırakır. kendi imkanları ve zekasıyla batman'in kimliğini zaten öğrenmiştir, ama onun bu zayıflığını öyle ulu orta ucuz bir şekilde kullanmaz. batman'i adeta oyuna getirir. bane abimiz fair play'i sever, kozlarını batman'a karşı kullanmaz. bu da onu azılı bir suçlu, ama oldukça gururlu ve takdire şayan bir suçlu yapar.
tam olarak dark knight'da gördüğünüz bane değildir belki, ama yine de oldukça ilginç bir karakterdir ve favori batman villain'larımdandır. bane'i sevin...
devamını gör...
yazarların whatsapp durumları
şeyhim kainata alışamadım
devamını gör...



