30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
"zevkten mi?" diye sormamak için kendimi zor tuttuğum talep.
...ya da * soruyorum, evet.
...ya da * soruyorum, evet.
devamını gör...
harry potter vs lord of the rings
gözüm kapalı harry potter diyorum. kendimden çok daha fazla şey var. bir insan kendini elinde yüzükle savaşırken hayal edemiyor , ama dışlanan daha gerçekçi karakterlerin oldugu bir okulda okuyabiliyor.
devamını gör...
1 kelimelik hikayeler
kırıldı.
devamını gör...
ege ağzı
bir dükkan da asılmış olan 'eleman aranıp duru' yazısı ile beni benden almış, yarmış ağızdır.
devamını gör...
forsa
mor ve ötesi'nin yeni teklisi.
bir allahın kulu da link atmamış
bir allahın kulu da link atmamış
devamını gör...
insanın kendisine ait cehaleti fark etmemesi
cahil: (1) öğrenim görmemiş, okumamış.
(2) belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
(3) deneysiz, genç, toy
cehalet: bilgisizlik.*
cehaletine cahil olmaktır.
boyumdan büyük bir laf edeceğim şimdi.
bence cehaletinin farkında olan kişi cahil değildir,
kainattaki en önemli bilgiye erişmiş olduğundan.
(2) belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
(3) deneysiz, genç, toy
cehalet: bilgisizlik.*
cehaletine cahil olmaktır.
boyumdan büyük bir laf edeceğim şimdi.
bence cehaletinin farkında olan kişi cahil değildir,
kainattaki en önemli bilgiye erişmiş olduğundan.
devamını gör...
beklemediğin anda güzel bir kadından gelen mesaj
benim attığım mesajdır. arada yazıyorum sevinsin garibanlar * .
devamını gör...
yüz bulunca uzaklaşan erkek iticiliği
bu insanların gerçekten tek dertleri egolarını tatmin etmek. en sinir olduğum nefret edilesi insan tipidir.
ilk zamanlar sadece arkadaşsınızdır ve asla aksini düşünmezsiniz. ama o nefret edilesi kişilik sizin peşinizden koşar ve sürekli size ilgi gösterir. zamanla onu tanır, iyi biri olduğuna karar verirsiniz. -ancak kesinlikle yanılıyorsunuzdur ve bunu maalesef hikayenin sonunda öğreneceksiniz- daha sonra siz de onunla konuşmaya, onun ilgisine alışır ve siz de ona değer verdiğinizi göstermeye başlarsınız. heh! işte burda hataların en büyüğünü yapmış olursunuz. bu tarz insanlara değer verseniz bile onlara asla bunu hissettirmemelisiniz. zaten hissettirdiğiniz an, sırasıyla önce mesajlaşma ve birbirinden haberdar olma sıklığı, değer görme ve sonrasında da size olan ilgi alaka azalır. zamanla da azalmakla kalmaz ve biter gider.
o kişinin amacı sizi kullanmak falan olmayabilir fakat bu tarz insanların aslında sizden değil egosunu tatmin etmekten hoşlandığı aşikâr. bu ilgi alakalı haller bittiğinde de muhtemelen siz sorup üstüne düştükçe size kendinizi suçlu hissettirecek ve hatta olanlar için sizi suçlayacak, onu daralttığınızı falan söyleyerek türlü bahanelere sığınacaktır. bu noktaya ulaştıysanız sakinleşin ve rahat olun. çünkü siz doğru olanı yaptınız demektir.
aynı zamanda, tabii ki bu tür davranışların cinsiyeti yoktur. yalnızca flörtleşmekten hoşlanan ve onun ötesine gitmek istemeyen zaman kaybı insanlar topluluğudur. zaman kaybı deme sebebim size kendinizi değersiz hissettirip bir yandan da cepte tutmaya çalışıyor olmaları, yoksa tabii ki flört ettiğiniz herkes sizinle evlenecek diye bir kural yok. onların gerçek yüzünü ne kadar erken görürseniz o kadar iyi, yol verin gitsinler. zaten zamanla 'iyi ki kurtulmuşum' farkındalığı yaşayıp rahatlayacaksınız.
ilk zamanlar sadece arkadaşsınızdır ve asla aksini düşünmezsiniz. ama o nefret edilesi kişilik sizin peşinizden koşar ve sürekli size ilgi gösterir. zamanla onu tanır, iyi biri olduğuna karar verirsiniz. -ancak kesinlikle yanılıyorsunuzdur ve bunu maalesef hikayenin sonunda öğreneceksiniz- daha sonra siz de onunla konuşmaya, onun ilgisine alışır ve siz de ona değer verdiğinizi göstermeye başlarsınız. heh! işte burda hataların en büyüğünü yapmış olursunuz. bu tarz insanlara değer verseniz bile onlara asla bunu hissettirmemelisiniz. zaten hissettirdiğiniz an, sırasıyla önce mesajlaşma ve birbirinden haberdar olma sıklığı, değer görme ve sonrasında da size olan ilgi alaka azalır. zamanla da azalmakla kalmaz ve biter gider.
o kişinin amacı sizi kullanmak falan olmayabilir fakat bu tarz insanların aslında sizden değil egosunu tatmin etmekten hoşlandığı aşikâr. bu ilgi alakalı haller bittiğinde de muhtemelen siz sorup üstüne düştükçe size kendinizi suçlu hissettirecek ve hatta olanlar için sizi suçlayacak, onu daralttığınızı falan söyleyerek türlü bahanelere sığınacaktır. bu noktaya ulaştıysanız sakinleşin ve rahat olun. çünkü siz doğru olanı yaptınız demektir.
aynı zamanda, tabii ki bu tür davranışların cinsiyeti yoktur. yalnızca flörtleşmekten hoşlanan ve onun ötesine gitmek istemeyen zaman kaybı insanlar topluluğudur. zaman kaybı deme sebebim size kendinizi değersiz hissettirip bir yandan da cepte tutmaya çalışıyor olmaları, yoksa tabii ki flört ettiğiniz herkes sizinle evlenecek diye bir kural yok. onların gerçek yüzünü ne kadar erken görürseniz o kadar iyi, yol verin gitsinler. zaten zamanla 'iyi ki kurtulmuşum' farkındalığı yaşayıp rahatlayacaksınız.
devamını gör...
çabuk çorba
açlıktan nefesin kokmasını engelleyen pratik çorbadır.
devamını gör...
entry karma içindir vs entry sözlük içindir
entry yazar içindir diyerek daha çetrefilleştirmek istediğim tartışma.
devamını gör...
her şeyi içine atan insan
sorgulama gereken durumdur. anlatacağı zaman kimsenin anlamayacağını, kimsenin can kulağıyla dinlemeyeceğini bilir. bazen anlatılmaması daha iyi olur, çözümlenebilecek bir durumu yoksa eğer sessiz sessiz acısını çeker. çoğu hastalığın başlıca sebebi stres sıkıntıdır, insanlar bu denli içine attıklarından hep bir şekilde hastalık olarak patlak verir. yazabiliyorsanız yazın, anlatabiliyorsanız anlatın, kabullenip daha güzel yarınlar istiyorsanız kabullenin. içinize atmayın, tüm o sıkıntılar içerisinde yapayalnız kalıp devam etmek çok zordur.
devamını gör...
dominant kadın çekingen erkek ilişkisi
geniş aile dizisindeki ulvi-sevim aşkını akla getiren başlık.
devamını gör...
foto isteme manyaklığı
yüzüne özlem duymadığınız kimsenin fotosunu istemeyin yahu.
ben çok özlersem, göresim gelirse istiyorum. başka türlüsü hep bir tuhaf geliyor bana. bir saçmalık, bir bir ayarsızlık gibi.
ben çok özlersem, göresim gelirse istiyorum. başka türlüsü hep bir tuhaf geliyor bana. bir saçmalık, bir bir ayarsızlık gibi.
devamını gör...
deniz arcak
türkiye'de belki de ilk techno eurodance parçaydı.
devamını gör...
özlem tekin
18 kasım 1971’de kaliforniya’da doğan türk rock müziğinin asi ve de hırçın bir o kadar da on parmağında on marifet olan güçlü sesidir. zamanında birçok güzel iş yapmıştır. sadece şarkı söylememiş tabii, oyunculuk da yapmıştır. yalnız ben metalci olduğum için daha çok müzik kariyeriyle ilgilendim, elbette başarılı projelerde yer alıp sinema sektörüne katkıda bulunmuştur lakin dediğim gibi; ilgi alanım müzik şu aşamada.
kaliteli bir aileye sahip olan özlem tekin aslında babasının dilbilimci olması nedeniyle amerika’da doğmuş ve bir süre orada kalmıştır. sonra türkiye’ye gelip lise eğitimini burada tamamlamış ardından hacettepe üniversitesi konservatuar bölümünde eğitim görmüş, rock camiasına atılmış. karakteri keskin bir hatun vesselam. aynı zamanda klavye, bass gitar, piyano çalabilen yetenekli hatundur.
şebnem ferah’la kurdukları volvox grubunda hem vokallik yapmış hem de klavye çalmıştır. kime ne albümüyle müzik kariyerine ilk adımı atmıştır, sonrasında da tek başıma albümüyle adını duyurmuştur. sesi güzel bir insan, şarkıyı söylerken adeta o isyanı, o hırçınlığı hissedebilirsiniz. müzik dünyasında olsun, sinema ve tiyatro dünyasında olsun başarılı bir isimdir.
yalnız müziği belli nedenlerden dolayı da bırakmıştır. hatta ekşi sözlük’e ogün sanlısoy gelmişti, ekşi sözlük yazarının özlem tekin müziğe dönecek mi dönmeyecek mi sorusuna ogün sanlısoy onunla pek görüşmediğini yalnız müzik kariyerine son verip inzivaya çekildiği belirtmiş.
sevgiler saygılar olsun, keşke rock müzik camiasına dönse de eskisi gibi albümler yapsa, konserler verse. bakalım ne olacak.
kaliteli bir aileye sahip olan özlem tekin aslında babasının dilbilimci olması nedeniyle amerika’da doğmuş ve bir süre orada kalmıştır. sonra türkiye’ye gelip lise eğitimini burada tamamlamış ardından hacettepe üniversitesi konservatuar bölümünde eğitim görmüş, rock camiasına atılmış. karakteri keskin bir hatun vesselam. aynı zamanda klavye, bass gitar, piyano çalabilen yetenekli hatundur.
şebnem ferah’la kurdukları volvox grubunda hem vokallik yapmış hem de klavye çalmıştır. kime ne albümüyle müzik kariyerine ilk adımı atmıştır, sonrasında da tek başıma albümüyle adını duyurmuştur. sesi güzel bir insan, şarkıyı söylerken adeta o isyanı, o hırçınlığı hissedebilirsiniz. müzik dünyasında olsun, sinema ve tiyatro dünyasında olsun başarılı bir isimdir.
yalnız müziği belli nedenlerden dolayı da bırakmıştır. hatta ekşi sözlük’e ogün sanlısoy gelmişti, ekşi sözlük yazarının özlem tekin müziğe dönecek mi dönmeyecek mi sorusuna ogün sanlısoy onunla pek görüşmediğini yalnız müzik kariyerine son verip inzivaya çekildiği belirtmiş.
sevgiler saygılar olsun, keşke rock müzik camiasına dönse de eskisi gibi albümler yapsa, konserler verse. bakalım ne olacak.
devamını gör...
yiğit özgür'ün karikatürlerine telif atması
uzun zamandır gündemde. yalnızca yiğit özgür de değil; erdil yaşaroğlu, serkan altuniğne, selçuk erdem... tanınmış türk karikatüristlerin birdenbire yıllardır savunmadıkları telif haklarını savunmaya karar vermeleri olayı.
esasen son derece haklı oldukları davalarını o kadar kötü yönettiler, kötü niyetlerini o kadar belli ettiler ki; eh, neticede de haklıyken haksız duruma düştüler bile. birkaç farklı boyuttan bakmalı:
karikatür, bu insanların ekmek teknesi. hayatlarını sürdürebildikleri belki de yegane iş. bu bağlamda emeklerini savunarak sahip çıkmalarında hiçbir problem yok. sorun, bunu yaparken olabildiğince üstünkörü bir süreçle birlikte olabildiğince çok para koparabilmeye çalışmaları. böyle bir durumda yapılması gereken aslında çok basitti: ilgili sayfalara içerikleri kaldırmalarına yönelik talepte bulunmak. eğer karşılık alamazlarsa hukuki süreci başlatmak. onlar ne yaptılar? hiçbir uyarı, hiçbir istekte bulunmadan oldukça yüklü meblağlardan bahsedilen tazminat davaları açtılar. ve bunu yalnızca ticari amaç güden sayfalar için değil, hiçbir maddi çıkar gözetmeden kişisel sosyal medya hesaplarında paylaşım yapan insanlar için de yaptılar. bu çok büyük falso. yalnızca sevdiği, hoşuna gittiği, güldüğü, o anki ruh halini yansıttığını düşündüğü için bir karikatürü paylaşıveren insanlar birdenbire emek hırsızı oluverdiler.
kendilerinin ve karikatürlerinin bu kadar bilindik olabilmesinin sebebi de mevzubahis insanlar. bu insanlar sayesinde zaten bir avuç insanın aldığı mizah dergileri yeni okuyucular bulabiliyor ya da bu insanlar tarafından alınmaya devam ediliyordu. yani bu insanlar esasında onların emeklerini çalmıyor, tam aksine, reklamlarını yapıyorlardı. bir düşünün. hiç kimse karikatür paylaşmasaydı şimdiye kadar dijital mecralarda, kaç kişi tanıyacaktı o isimleri ve çizdikleri karikatürleri? yukarıda da yazdım, bir avuç ve giderek de azalacak olan mizah dergisi okuyucusu sadece. ama bak, şu an hayatında mizah dergisi almamış olan ben bile kendilerini ve eserlerini bilebiliyorum. kendileri için aslında çok büyük bir avantaj olabilecek bu durumu, bizzat kendi elleriyle yok etmek istediler.
karikatüristler, bütün bu hareketleriyle birlikte çok büyük antipati topladılar. işte o bir avuç insanı da kaçırdılar çoktan. gelecek zamanlarda kendilerinden ve karikatürlerinden kaç kişinin haberdar olacağını takip ederek bu saçmasapan hareketlerinin karşılığını almalarını zevkle izleyebilirsiniz. çünkü bu bir emek hırsızlığı davası değil artık; kendilerini sevenlerle, işlerini beğenenlerle giriştikleri ve her ne olursa olsun kaybedecekleri bir dava.
yazık kafalarına.
esasen son derece haklı oldukları davalarını o kadar kötü yönettiler, kötü niyetlerini o kadar belli ettiler ki; eh, neticede de haklıyken haksız duruma düştüler bile. birkaç farklı boyuttan bakmalı:
karikatür, bu insanların ekmek teknesi. hayatlarını sürdürebildikleri belki de yegane iş. bu bağlamda emeklerini savunarak sahip çıkmalarında hiçbir problem yok. sorun, bunu yaparken olabildiğince üstünkörü bir süreçle birlikte olabildiğince çok para koparabilmeye çalışmaları. böyle bir durumda yapılması gereken aslında çok basitti: ilgili sayfalara içerikleri kaldırmalarına yönelik talepte bulunmak. eğer karşılık alamazlarsa hukuki süreci başlatmak. onlar ne yaptılar? hiçbir uyarı, hiçbir istekte bulunmadan oldukça yüklü meblağlardan bahsedilen tazminat davaları açtılar. ve bunu yalnızca ticari amaç güden sayfalar için değil, hiçbir maddi çıkar gözetmeden kişisel sosyal medya hesaplarında paylaşım yapan insanlar için de yaptılar. bu çok büyük falso. yalnızca sevdiği, hoşuna gittiği, güldüğü, o anki ruh halini yansıttığını düşündüğü için bir karikatürü paylaşıveren insanlar birdenbire emek hırsızı oluverdiler.
kendilerinin ve karikatürlerinin bu kadar bilindik olabilmesinin sebebi de mevzubahis insanlar. bu insanlar sayesinde zaten bir avuç insanın aldığı mizah dergileri yeni okuyucular bulabiliyor ya da bu insanlar tarafından alınmaya devam ediliyordu. yani bu insanlar esasında onların emeklerini çalmıyor, tam aksine, reklamlarını yapıyorlardı. bir düşünün. hiç kimse karikatür paylaşmasaydı şimdiye kadar dijital mecralarda, kaç kişi tanıyacaktı o isimleri ve çizdikleri karikatürleri? yukarıda da yazdım, bir avuç ve giderek de azalacak olan mizah dergisi okuyucusu sadece. ama bak, şu an hayatında mizah dergisi almamış olan ben bile kendilerini ve eserlerini bilebiliyorum. kendileri için aslında çok büyük bir avantaj olabilecek bu durumu, bizzat kendi elleriyle yok etmek istediler.
karikatüristler, bütün bu hareketleriyle birlikte çok büyük antipati topladılar. işte o bir avuç insanı da kaçırdılar çoktan. gelecek zamanlarda kendilerinden ve karikatürlerinden kaç kişinin haberdar olacağını takip ederek bu saçmasapan hareketlerinin karşılığını almalarını zevkle izleyebilirsiniz. çünkü bu bir emek hırsızlığı davası değil artık; kendilerini sevenlerle, işlerini beğenenlerle giriştikleri ve her ne olursa olsun kaybedecekleri bir dava.
yazık kafalarına.
devamını gör...
stop jump shot
jam shot da denilen basketbol terimidir. basketbolda oyuncunun top sürmeyi durdurup olduğu yerde yukarıya doğru zıplayarak ulaştığı en yüksek noktada çektiği şuttur.basketbol oynadığım zamanlarda turnikeden daha zor gelirdi bana. *
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
eskiden ne bulursa biriktiren ben, şimdi
yasadigim mutlu anlari bile hafızamda tutmaya çalışmıyorum. benim için geçmiş üzücüdür. güzelse bittiği için, kötüyse yaşandığı için.
yasadigim mutlu anlari bile hafızamda tutmaya çalışmıyorum. benim için geçmiş üzücüdür. güzelse bittiği için, kötüyse yaşandığı için.
devamını gör...
hiç var olmamak
varlığı tam anlamıyla anlayamamışken, yokluğu tartışmak okyanusta atılan küçük kulaçlardan daha manalı değil gibi.
devamını gör...
