antonin artaud
"beni intihar ettiler" dediği van gogh kitabında, toplumun intihar üzerinde ki etkisine güzel bir yaklaşım sunar. psikyatriye eleştiri oklarını korkusuzca savurur. en önemlisiyse kendisiyle birlikte toplum tarafından dışlananların, deli diye yaftalananların, nasıl büyük dehalar olduğunu ortaya koyar. son olarak:
"ve bazen daha fazlası gerekmez bir dahiyi intihara sürüklemek için. kalbin, çıkmazı öyle feci bir şekilde hissettiği günler gelir ki, o, kafasının üstüne bir bambu darbesi yer sanki, o artık geçemeyeceği düşüncesi. çünkü doktor gachet'yle bir konuşma sonrasında değil mi ki van gogh, hiçbirşey yokmuş gibi, odasına girdi ve intihar etti. ben de bir tımarhanede dokuz yıl geçirdim ve hiç intihar takıntım olmadı, ama biliyorum ki sabahleyin, ziyaret saatinde, bir psikiyatr'ıa yaptığım her konuşma, bana ken dimi asmak isteğini verirdi, onu gırtlaklayamayacağımı hissettiğimden."
"ve bazen daha fazlası gerekmez bir dahiyi intihara sürüklemek için. kalbin, çıkmazı öyle feci bir şekilde hissettiği günler gelir ki, o, kafasının üstüne bir bambu darbesi yer sanki, o artık geçemeyeceği düşüncesi. çünkü doktor gachet'yle bir konuşma sonrasında değil mi ki van gogh, hiçbirşey yokmuş gibi, odasına girdi ve intihar etti. ben de bir tımarhanede dokuz yıl geçirdim ve hiç intihar takıntım olmadı, ama biliyorum ki sabahleyin, ziyaret saatinde, bir psikiyatr'ıa yaptığım her konuşma, bana ken dimi asmak isteğini verirdi, onu gırtlaklayamayacağımı hissettiğimden."
devamını gör...
kendi kendine eğlenmek

çok ciddi bir ortam düşünün ya da o kadar kasmayın arkadaş ortamı diyelim bir kaç kişi konuşuyor ve ben gevrek gevrek sırıtıyorum.
hayırdır soruları.
ardından ben ortamdaki durumu bana çağrıştıran karikatürü anlatırım.
onlarda bana bön bön bakar.
ve kapanış.
zihnimde sürekli karikatürler uçuşuyor arkadaşlar. ben nasıl eğlenmeyeyim ya da mutsuz olayım? hiç bilmiyorum.
tam mutsuz olacağım beni alıyor bir gülme. kimseyi olmasa da kendimi eğlendiriyorum bana yetiyor.
tabi genel olarak ben bana hep yetiyorum. kendimi alıp sinemaya götürüyorum. doğum günümde kendime çiçek alıyorum. bazen doğum günüm olmasa da alıyorum. mesela önümüzdeki ay kendimle tatile çıkacağım.
çevrem soruyor tek mi? (büyüyen gözlerle)
'kendi kendimle' cevabı bana yetiyor ama insanlar yetmiyor hayret.
neysem şimdi kalkıp güzel bir kahve yapayım da başbaşa içelim canım kendimle.
kendinizle eğlenin en önemlisi sevin. hadi ben kaçtım.
devamını gör...
süleyman soylu
şimdiye kadar kendisiyle resim çektiren slim fit takım elbiselileri tutuklatsa ülke norveç olur norveç.*
devamını gör...
türkiye'deki akılalmaz gürültü kirliliği
insanı tımarhanelik edecek sorun.
her yerdeler, yemin ederim her yerdeler. kimler? gürültüyü namus bilenler... inşaat sesleri, korna sesleri, sirenler, işportacılar, pazarcılar, bağıra bağıra konuşanlar, toplu taşımada susmayalar, allah'ını kaybetmişçesine zırlayan veletler...
delirmemek elde değil. sanki toplu tecavüz ediyorlar beynime. hiç mi sessizliğin, sakinliğin tadını çıkaramayacağız biz?
her yerdeler, yemin ederim her yerdeler. kimler? gürültüyü namus bilenler... inşaat sesleri, korna sesleri, sirenler, işportacılar, pazarcılar, bağıra bağıra konuşanlar, toplu taşımada susmayalar, allah'ını kaybetmişçesine zırlayan veletler...
delirmemek elde değil. sanki toplu tecavüz ediyorlar beynime. hiç mi sessizliğin, sakinliğin tadını çıkaramayacağız biz?
devamını gör...
findeks
bankalar öncülüğünde kurulan ve kredi kayıt bürosu aracılığıyla hayata geçirilen finansal işlem platformudur.
devamını gör...
hevesle başlayıp devamı gelmeyen şeyler
resim yapmak. hala içimden yapmak geliyor ama üşeniyorum sanırım*.
devamını gör...
sosyal fobi
tamamen ortadan kaldırmak belki mümkün değil ancak azaltmanın imkanı olduğunu düşünüyorum. öncelikle biranda çözülebilecek bir sorun değil bunu akıldan çıkarmamak lazım. yavaş yavaş ama fazlaca ertelemeden, sorunların üzerine giderek çözüm mümkün. kendimden örnek verecek olursam. her alanda sosyal fobi yaşayan birisi değilim ancak topluluk önünde konuşma konusunda ciddi anlamda sıkıntı yaşıyordum. bunun için bana fırsat yaratacak bir konuşma kulübünün olup olmadığını araştırdım. araştırmalarım sonucu toastmasters kulübünü keşfettim. asıl kuruluş amacı ingilizce konuşma kulübü olmasına rağmen. bazı şehirlerde türkçe olarakta toplantılar düzenlendiğini gördüm. çekincelerle katıldığım toplantılar sonucunda, kendimi hazır hissettiğim de katılımcılar önünde konuşmaya başladım. (kulüp üyeleri nasıl bir konuşma yapılabilir konusunda sizleri yönlendiriyor.)bu sayede topluluk önünde konuşma konusunda ilerleme kaydedebildim. kendim sorunun üzerine sabırla giderek aşama kaydedebildim. tavsiyem, sorun yaşadığınız konuyu nasıl aşacağınızı ve çözüm yollarını iyice düşünün. ilk etapta çok zorlanacağınızı, tam sorunun üstesinden geldim dediğinizde tekrar ortaya çıkacağını aklınızdan çıkarmayın. bir aşamaya geldiğinde ne kadar ilerlediğinizi fark edeceksiniz. mükemmeliyetçiliği bırakarak sadece deneyin. kişisel gelişim kitabı cümlesi gibi oldu ama başka türlü anlatmak zor.
devamını gör...
finch
abi oturalım finch'i yazalım diye düşündük. sonuçta tom hanks baş rol. baya üstüne düşünülecek bir film ortaya koymuşlar bence. ana fikir, olay örgüsü, filmin can yakan diyalektiği falan baya baya garip ama bir o kadar da etkileyici...
konu şu bir güneş patlaması sonucu after kıyamet senaryosu mevcut ortalık darma duman. barınma, beslenme hayatı idame ettirme aşırı derecede zor koşullar altında devam etmekte. bir nevi günümüz türkiyesi :)
tom hanks abimiz zannımca bilim insanı ve asosyal bir kişiliğe sahip; toplumdan ve insan temelli herhangi bir yapılaşmadan uzak. ufak bir köpekle kendisi arasında insani bir bağ kurmuş ve kendi benlik arayışları içerisinde sahiplendiği köpek onun arınması için gerekli bütün materyalleri oluşturmuş. filmin devamında seyreden bütün olaylar insan eliyle var olan bir robotun insan kimliği, ahlakı ve benliği oluşturup oluşturamayacağı ile alakalı; bence... yahu hakkını asla yiyemem o nasıl bir oyunculuk 1940'lar türkiyesinden fırlayan bir veremli gibi kan kusmalar öksürmeler falan bütün oscarlar sana feda olsun.
filmi seyrederken yaklaşık 5-6 kere durdurup diyalogları inceledim. o kadar kaliteli anektodlar edindim ki ileriye dönük bireysel diyaloglarımda kullanabileceğim birden fazla fikir dahi mevcut. zaman zaman sıradan bilim kurgu eserlerine selam çaksa dahi tom hanks kalitesine yakışır bir film final projesi olduğunu düşünüyorum.
filme genel olarak puanım 6.5/10. izlenmeli ama izletilmesi elzem mi e orası meçhul?
konu şu bir güneş patlaması sonucu after kıyamet senaryosu mevcut ortalık darma duman. barınma, beslenme hayatı idame ettirme aşırı derecede zor koşullar altında devam etmekte. bir nevi günümüz türkiyesi :)
tom hanks abimiz zannımca bilim insanı ve asosyal bir kişiliğe sahip; toplumdan ve insan temelli herhangi bir yapılaşmadan uzak. ufak bir köpekle kendisi arasında insani bir bağ kurmuş ve kendi benlik arayışları içerisinde sahiplendiği köpek onun arınması için gerekli bütün materyalleri oluşturmuş. filmin devamında seyreden bütün olaylar insan eliyle var olan bir robotun insan kimliği, ahlakı ve benliği oluşturup oluşturamayacağı ile alakalı; bence... yahu hakkını asla yiyemem o nasıl bir oyunculuk 1940'lar türkiyesinden fırlayan bir veremli gibi kan kusmalar öksürmeler falan bütün oscarlar sana feda olsun.
filmi seyrederken yaklaşık 5-6 kere durdurup diyalogları inceledim. o kadar kaliteli anektodlar edindim ki ileriye dönük bireysel diyaloglarımda kullanabileceğim birden fazla fikir dahi mevcut. zaman zaman sıradan bilim kurgu eserlerine selam çaksa dahi tom hanks kalitesine yakışır bir film final projesi olduğunu düşünüyorum.
filme genel olarak puanım 6.5/10. izlenmeli ama izletilmesi elzem mi e orası meçhul?
devamını gör...
zülf-i yare dokunmak
birini incitmek, gücendirmek, hoş olmayan sözler söyleyerek kırmak anlamında kullanılır.
devamını gör...
öğretmen mi öğretemez yoksa öğrenci mi öğrenemez sorunsalı
kişiye göre değişen durum.
bazı öğrenci duvar gibi duruyor, almıyor.
bazı öğretmende taş gibi gaddar oluyor, vermiyor.
bazı öğrenci duvar gibi duruyor, almıyor.
bazı öğretmende taş gibi gaddar oluyor, vermiyor.
devamını gör...
dişin arasına pastırma kaçması
pastırmanın hasosu, büyükbaş hayvanın arka döş üstüne isabet eden omurga bölgesinin karın boşluğuna yakın olan kontrfileden yapılır. (omurga bölgesinin karın boşluğuna değil de dışa yakın kısmı ise bonfiledir). kesimden sonra et ağırlığı farz-ı mahal 250 kg. olan bir gövdeden ortalama 8 ila 10 kg. kontrfile elde edilir. hernekadar üreticiler bonfile ve kontrfileyi pastırma yapımında kullanmasalar da, kullandıklarını söylerler, sıradan löp etten yaptıkları pastırmayı bize oldukça yüksek fiyata kakalarlar.
her neyse, kontrfilenin pastırma yapımında kullanılmaya başlanmasından önce, triming yapılması (doku içinde yer alan sinirlerin sivri uçlu ince bıçakla temizlenmesi) gerekir.
bu yapılmazsa, o zaman başlıkta yer alan sorun ortaya çıkar. *
ünya para verip aldığınız pastırmayı yerken en arkadaki iki dişin arasına bir parça takılmışsa, 2 şey düşünülür:
1) pastırma kontrfileden mamul değildir ve triming de yapılmamıştır.
2) dişler arasındaki et parçası mutlak çıkarılmalıdır ama oldukça da zordur,
iki parmak metoduyla çekmekten başka çare yoktur. başparmak ve işaret parmağı kocaman açılmış ağıza sokularak et parçası çıkartılır, çevrede birileri varsa diğer el ile ağzın kapatılmasında fayda vardır. kürdan mürdan fayda etmez, aynen böyle yapılmalıdır.
her neyse, kontrfilenin pastırma yapımında kullanılmaya başlanmasından önce, triming yapılması (doku içinde yer alan sinirlerin sivri uçlu ince bıçakla temizlenmesi) gerekir.
bu yapılmazsa, o zaman başlıkta yer alan sorun ortaya çıkar. *
ünya para verip aldığınız pastırmayı yerken en arkadaki iki dişin arasına bir parça takılmışsa, 2 şey düşünülür:
1) pastırma kontrfileden mamul değildir ve triming de yapılmamıştır.
2) dişler arasındaki et parçası mutlak çıkarılmalıdır ama oldukça da zordur,
iki parmak metoduyla çekmekten başka çare yoktur. başparmak ve işaret parmağı kocaman açılmış ağıza sokularak et parçası çıkartılır, çevrede birileri varsa diğer el ile ağzın kapatılmasında fayda vardır. kürdan mürdan fayda etmez, aynen böyle yapılmalıdır.
devamını gör...
dünyanın en saçma sorusu
uyudun mu?
devamını gör...
afgan bilim kadınlarını meksika aldı
biz de erkeklerini aldık. bırakın bilim kadınını hiç afgan kadın görmedim.
devamını gör...
alttaki yazara reddedemeyeceği bir teklif yap
ama ben gülerim.
bir kahve?
edit: bir üstteki yazara cevabımdı. olur tabi severiz hayır işlerini.
bir kahve?
edit: bir üstteki yazara cevabımdı. olur tabi severiz hayır işlerini.
devamını gör...
sürekli teşekkür eden insan
bu başlığı açtığın için teşekkür ederim...
devamını gör...
yeni neslin tüm bilgilere çabucak ulaşabilmesi
kullanamadıktan sonra neye yarar,.sonra tiktok çekmeye başlarlar.bilgiye ulaşmak değil kullanmak önemli ,git kütüphaneye ya da internetten arat ama muhakeme edemedikten sonra hikaye.
devamını gör...
çocuklar duymasın'daki mary hanımın aşırı derece kapitalist ve emperyalist bir işveren olması
az önce şöminemin karşısında blue label viskimi yudumlayıp bir yandan da entel entel a2'yi izlerken aklımda birdenbire çakan düşünce. kimse bahsetmemiş bundan sanırım sözlükte aradım, yine yok.
bakın sürekli ingilizce konuşuyor, benim buna ben her türlü saygım var ancak şirketteki herkesin ingilizce konuşmasını istediğini gördüm bölümü izlerken,
neden arkadaşım? sömürgeleştirme içgüdünüz bitmedi mi yoksa?
burası türkiye ve hiçbir işveren, işçisine "ingilizce öğrenceksin" diye mobbing yapmıyor. mesela haluk ya da selami'nin ingilizce bilmediğini görüyoruz. adamlar bu firmaya başvururken cv'sinde yazıyor şu kadar ingilizce bilgimiz var ya da proficiency yok diye ibare düşüyor. zaten ingilizce bilmiyorlar, bunu zorlamaya hakkın var mı mary hanım? soruyorum, yok sanırım.
aynı şekilde iş yerine abuk sabuk eğitmenler getiriyor. neymiş efendim enstrüman öğrenilecekmiş, neymiş efendim aerobik yapılacakmış da bilmem ne? madem o kadar kişisel gelişime önem veriyorsun, haftaiçi bir günü off-day yaparsın ve işçilerini eğitirsin, iş esnasında bu adamları yormanın maksadı nedir?
ben söyleyeyim, işçiyi daha fazla yormak, verdiğiniz iki kuruş maaşı zehir lokma etmek...
bir de ayrıyeten duygusuzsun. fısfıs ismail kadar entelektüel bir karadeniz erkeğinin kendisine yaptığı bütün nezaketleri, incelikleri görmeyecek kadar batıcısın, sebebi bu... fısfıs anadolu erkeği çünkü, senin meşrebine uymuyor.
çok sinirlendim sözlük. yönetmen birol güven'le konuştum şimdi, "abi cahildik yaptık bir şeyler gençken..." diyor. yayın hakları bitince satın alıp bir depoda yakmak istiyorum mary hanımlı bölümleri.
bakın sürekli ingilizce konuşuyor, benim buna ben her türlü saygım var ancak şirketteki herkesin ingilizce konuşmasını istediğini gördüm bölümü izlerken,
neden arkadaşım? sömürgeleştirme içgüdünüz bitmedi mi yoksa?
burası türkiye ve hiçbir işveren, işçisine "ingilizce öğrenceksin" diye mobbing yapmıyor. mesela haluk ya da selami'nin ingilizce bilmediğini görüyoruz. adamlar bu firmaya başvururken cv'sinde yazıyor şu kadar ingilizce bilgimiz var ya da proficiency yok diye ibare düşüyor. zaten ingilizce bilmiyorlar, bunu zorlamaya hakkın var mı mary hanım? soruyorum, yok sanırım.
aynı şekilde iş yerine abuk sabuk eğitmenler getiriyor. neymiş efendim enstrüman öğrenilecekmiş, neymiş efendim aerobik yapılacakmış da bilmem ne? madem o kadar kişisel gelişime önem veriyorsun, haftaiçi bir günü off-day yaparsın ve işçilerini eğitirsin, iş esnasında bu adamları yormanın maksadı nedir?
ben söyleyeyim, işçiyi daha fazla yormak, verdiğiniz iki kuruş maaşı zehir lokma etmek...
bir de ayrıyeten duygusuzsun. fısfıs ismail kadar entelektüel bir karadeniz erkeğinin kendisine yaptığı bütün nezaketleri, incelikleri görmeyecek kadar batıcısın, sebebi bu... fısfıs anadolu erkeği çünkü, senin meşrebine uymuyor.
çok sinirlendim sözlük. yönetmen birol güven'le konuştum şimdi, "abi cahildik yaptık bir şeyler gençken..." diyor. yayın hakları bitince satın alıp bir depoda yakmak istiyorum mary hanımlı bölümleri.
devamını gör...
sevgilisinin gözlerinin içine bakamayan insan
utangaçtır. saflıkla salaklık arasında gidip gelir. eğer bu gidip gelme boyutunu ileri seviyeye taşımazsa sevdiceği gözlerinin önünden süzülüp gidebilir.
devamını gör...
tam kapanmada aşık olmak yasak mı sorunsalı
ilk göz göze gelmede sorun yoktur. ikinci göz göze gelmede kasıt vardır, haramdır.
devamını gör...
