normal sözlük’te radikal islamcı patlaması
her geldikleri yer gibi burayı da bok edebilirler. herkesten saygı duyulmasını bekleyip kimseye saygı göstermeyen kişilerdir.
devamını gör...
iko tatile çıktı
devrin ukdesi
sözlüğümüzün bel kemiği yazılımcısı iko'nun tatile çıkmasıyla, sözlük barış harekatının başarılı olduğunu dosta düşmana duyurulduğu şifredir.
kabloları kemirmek suretiyle sözlüğe darbe girişimi yapabilecek herkes bilmeli ki, her çıkılan tatilin, bir bitişi elbet olacaktır. denemeyin bile.
edit: sevgili modlar, bu şifre iko'nun tatile çıkması şeklinde değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
sözlüğümüzün bel kemiği yazılımcısı iko'nun tatile çıkmasıyla, sözlük barış harekatının başarılı olduğunu dosta düşmana duyurulduğu şifredir.
kabloları kemirmek suretiyle sözlüğe darbe girişimi yapabilecek herkes bilmeli ki, her çıkılan tatilin, bir bitişi elbet olacaktır. denemeyin bile.
edit: sevgili modlar, bu şifre iko'nun tatile çıkması şeklinde değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
devamını gör...
fyodor mihayloviç dostoyevski
dünyada psikanaliz kavramı yokken yazılarında ilk psikanaliz örneklerine yer veren, modern klasiklerin başında gelen stefan zweig tarafından “psikologların psikoloğu” olarak adlandırılan ve birçok toplumsal,bireysel tespitleri olan dünya klasiklerinin vazgeçinilmez rus yazarı.
devamını gör...
istanbul
canını sevenin* işi gücü bırakıp bir an önce uzaklaşması gereken şehir. (ama lütfen izmir dışındaki bir yere. orası için de benzer bir durum söz konusu diye biliyorum çünkü.)
gidemeyenler de kendilerince önlem almalı. elbette ki kiralar ve ev fiyatları insanlık dışı boyutlara ulaştı bunun farkındayım ancak hiçbir şey yapılamıyorsa bile en azından güvenlik amaçlı önlemler alınmalı. zira bu depremde, deprem anında ölenler bile şanslı sayılabilir durumda olacak. hayatta kalanları çok daha korkunç tehlikeler bekliyor olacak çünkü. bir kere yıkılan on binlerce bina arasında enkaz altında kalan insanların çoğuna sağ olarak ulaşılması çok zor ve hatta bazıları için imkansız olacak. bu insanlar ve sağ olarak kurtulmayı başaran diğerleri için yağma, kaçırılma, hastalık, açlık, susuzluk, tıbbi müdahaleye ulaşamama gibi çok çeşitli tehlikeler söz konusu olacak muhtemelen.
devletten beklentisi olan saf arkadaşlara orman yangınları deyip çekilmek istiyorum sadece. yangını rant kapısı olarak gören adamlar, yıkılan bir şehrin tümü için ihale falan kapatır herhalde. hele eş zamanlı olarak başka bir ülkede doğal afet olursa siz o zaman seyredin. güçlü türkiye nidalarıyla bütün yardımlar oraya gider ve sorumluluk istanbul belediyesi'ne yıkılarak konu kapatılır; adım gibi eminim.
depremin yaratacağı yıkımı hepimiz biliyoruz zaten ancak esas korku seansı
deprem olduktan sonra başlayacak.*
(yağma derken sadece maddi anlamda anlamayın; başta kadın, çocuk, yaşlı, hasta ve engelliler olmak üzere herkes büyük tehlikede.)
bunun dışında çöken iletişim ağları sebebiyle, belki birkaç televizyon kanalı haricinde deprem olduğunu bile zamanında öğrenemeyebiliriz.
kısacası, bu şehri hiç iyi günler beklemiyor.
gidemeyenler de kendilerince önlem almalı. elbette ki kiralar ve ev fiyatları insanlık dışı boyutlara ulaştı bunun farkındayım ancak hiçbir şey yapılamıyorsa bile en azından güvenlik amaçlı önlemler alınmalı. zira bu depremde, deprem anında ölenler bile şanslı sayılabilir durumda olacak. hayatta kalanları çok daha korkunç tehlikeler bekliyor olacak çünkü. bir kere yıkılan on binlerce bina arasında enkaz altında kalan insanların çoğuna sağ olarak ulaşılması çok zor ve hatta bazıları için imkansız olacak. bu insanlar ve sağ olarak kurtulmayı başaran diğerleri için yağma, kaçırılma, hastalık, açlık, susuzluk, tıbbi müdahaleye ulaşamama gibi çok çeşitli tehlikeler söz konusu olacak muhtemelen.
devletten beklentisi olan saf arkadaşlara orman yangınları deyip çekilmek istiyorum sadece. yangını rant kapısı olarak gören adamlar, yıkılan bir şehrin tümü için ihale falan kapatır herhalde. hele eş zamanlı olarak başka bir ülkede doğal afet olursa siz o zaman seyredin. güçlü türkiye nidalarıyla bütün yardımlar oraya gider ve sorumluluk istanbul belediyesi'ne yıkılarak konu kapatılır; adım gibi eminim.
depremin yaratacağı yıkımı hepimiz biliyoruz zaten ancak esas korku seansı
deprem olduktan sonra başlayacak.*
(yağma derken sadece maddi anlamda anlamayın; başta kadın, çocuk, yaşlı, hasta ve engelliler olmak üzere herkes büyük tehlikede.)
bunun dışında çöken iletişim ağları sebebiyle, belki birkaç televizyon kanalı haricinde deprem olduğunu bile zamanında öğrenemeyebiliriz.
kısacası, bu şehri hiç iyi günler beklemiyor.
devamını gör...
maser
microwave amplification by stimulated emission of radiation'ın * baş harflerinden oluşan ve bildiğimiz lazer ile hemen hemen aynı şey olan fiziksel fenomen. bazı kaynaklarda mazer olarak da geçer.
olayın adındaki "uyarılmış ışınım emisyonu" kısmını basitçe anlatmaya çalışayım.
atomların etrafındaki elektronlar belirli enerji seviyelerinde dolanır. bunlara ekstra enerji verirseniz, daha yüksek enerji seviyelerine geçiş yaparlar ama burada uzun süre kalmak istemezler ve ilk fırsatta eski yerlerine geri dönerler. bunu yaparken de aldıkları enerjiyi geri verirler, yani ortama bir foton bırakırlar. bu durum ortamın özelliğine göre kendiliğinden gerçekleşebilir.
ancak maser oluşturmak için, atom zaten yüksek bir enerji seviyesindeyken ona 2. bir foton gönderilir. atom bu fotonu da bünyesine dahil eder ve hızlıca eski haline döner. bu sırada 2 foton birden bırakır ortama. foton dediğimiz şey ışığın da ana maddesidir. böylece ortaya güçlendirilmiş bir ışınım çıkmış olur.
maser oluşturmak için gereken uyarılmış elektronların enerji seviyesi geçişlerini sağlamak için krom ve gadolinyum gibi paramanyetik maddelerin iyonları kullanılır. lazerden farkı, daha yüksek frekanslı * elektromanyetik dalgalar ile oluşturulmasıdır.
olayın adındaki "uyarılmış ışınım emisyonu" kısmını basitçe anlatmaya çalışayım.
atomların etrafındaki elektronlar belirli enerji seviyelerinde dolanır. bunlara ekstra enerji verirseniz, daha yüksek enerji seviyelerine geçiş yaparlar ama burada uzun süre kalmak istemezler ve ilk fırsatta eski yerlerine geri dönerler. bunu yaparken de aldıkları enerjiyi geri verirler, yani ortama bir foton bırakırlar. bu durum ortamın özelliğine göre kendiliğinden gerçekleşebilir.
ancak maser oluşturmak için, atom zaten yüksek bir enerji seviyesindeyken ona 2. bir foton gönderilir. atom bu fotonu da bünyesine dahil eder ve hızlıca eski haline döner. bu sırada 2 foton birden bırakır ortama. foton dediğimiz şey ışığın da ana maddesidir. böylece ortaya güçlendirilmiş bir ışınım çıkmış olur.
maser oluşturmak için gereken uyarılmış elektronların enerji seviyesi geçişlerini sağlamak için krom ve gadolinyum gibi paramanyetik maddelerin iyonları kullanılır. lazerden farkı, daha yüksek frekanslı * elektromanyetik dalgalar ile oluşturulmasıdır.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
ama benim memleketimde bugün
insan kanı sudan ucuz
oysa en güzel emek insanın kendisi
kolay mı kan uykularda kalkıp
ninniler söylemesi
ruhi su
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
dün duyduğum bir anı var.
çok keyifli bir anı.
kendimi analiz ettiğim bir anı.
bizim köyde saygı gereği, büyük adamlara, amca
büyük kadınlara hala denir.
eski zamanın birinde, bir tane falanca hala ile bir tane falanca amca laflıyorlarmış.
falanca amca demişki
-haram yemedim, kumar oynamadım, içki içmedim, hak yemedim, biraz hovardalık yaptım. cehenneme mi giderim acaba?
falanca hala ile falanca amca akraba imiş. birbirlerini çok iyi tanırlarmış. iyi de dostmuşlar.
-öyle deme, sende kadınların gönlünü ettin, cennete gideceksin tabiki demiş.
bahsettiğim falanca amca, benim çok sevdiğim bir amca idi. müthiş bir iletişimi vardı. dili çok tatlı idi ve şimdinin tabiri ile flortöz idi.
onun iki oğlu vardı, onlar da flortöz idi. çok sevdiğim bir arkadaşımın babası idi biri.
yolda beni gördüklerinde 'naber sevgilim' derdiler.
onları tanımayanlar,
kocaman adamlar utanmıyor nasıl konuşuyorlar genç kızlarla
diye düşünürdü.
ben kim olduklarını ve şaka yaptıklarını açıklardım her seferinde gülerek.
onlardan mıdır bilmem, flortöz adam severim ben.
neşeli oluyorlar, ilgili oluyorlar, bir de net oluyorlar.
öyle arkadaşlarımda oldu.
hiç bir zarar görmedim onlardan.
ne kalbimi kırdılar,
ne kaba davrandılar,
ne de şaşırttılar,
ne ilgisiz davrandılar.
hep güldürdüler.
hep keyifli enerjilerinden verdiler.
bence de o falanca halanın dediği gibi cennetlik oluyorlar öyle adamlar
gönül ettikleri için.
çok keyifli bir anı.
kendimi analiz ettiğim bir anı.
bizim köyde saygı gereği, büyük adamlara, amca
büyük kadınlara hala denir.
eski zamanın birinde, bir tane falanca hala ile bir tane falanca amca laflıyorlarmış.
falanca amca demişki
-haram yemedim, kumar oynamadım, içki içmedim, hak yemedim, biraz hovardalık yaptım. cehenneme mi giderim acaba?
falanca hala ile falanca amca akraba imiş. birbirlerini çok iyi tanırlarmış. iyi de dostmuşlar.
-öyle deme, sende kadınların gönlünü ettin, cennete gideceksin tabiki demiş.
bahsettiğim falanca amca, benim çok sevdiğim bir amca idi. müthiş bir iletişimi vardı. dili çok tatlı idi ve şimdinin tabiri ile flortöz idi.
onun iki oğlu vardı, onlar da flortöz idi. çok sevdiğim bir arkadaşımın babası idi biri.
yolda beni gördüklerinde 'naber sevgilim' derdiler.
onları tanımayanlar,
kocaman adamlar utanmıyor nasıl konuşuyorlar genç kızlarla
diye düşünürdü.
ben kim olduklarını ve şaka yaptıklarını açıklardım her seferinde gülerek.
onlardan mıdır bilmem, flortöz adam severim ben.
neşeli oluyorlar, ilgili oluyorlar, bir de net oluyorlar.
öyle arkadaşlarımda oldu.
hiç bir zarar görmedim onlardan.
ne kalbimi kırdılar,
ne kaba davrandılar,
ne de şaşırttılar,
ne ilgisiz davrandılar.
hep güldürdüler.
hep keyifli enerjilerinden verdiler.
bence de o falanca halanın dediği gibi cennetlik oluyorlar öyle adamlar
gönül ettikleri için.
devamını gör...
edebiyat nöbeti
yayın hayatına samsun/bafra'da başlayan ve devam eden, genel yayın yönetmenliğini celal karaca'nın yaptığı edebiyat dergisi. iki ayda bir çıkıyor olsa da bazen gecikmeler, değişiklikler olabiliyor. 2018'de hoş bir tesadüf sonucu tanıştım bu dergiyle.
her sayılarında farklı bir edebiyat insanı dosya konusudur. bu isimlerin derinlikle incelenmesi nedeniyle beğendiğim nadir edebiyat dergilerinden biridir. kalabalığın ilah bellediği, tekrar tekrar çiğnediği konulardan uzak bir dergicilik anlayışları var. yeni kalemlere şans veriyorlar. üstelik bu şans belli bir biçem veya akım üzerine değil, zengin içerikler okumak mümkün.
her sayılarında farklı bir edebiyat insanı dosya konusudur. bu isimlerin derinlikle incelenmesi nedeniyle beğendiğim nadir edebiyat dergilerinden biridir. kalabalığın ilah bellediği, tekrar tekrar çiğnediği konulardan uzak bir dergicilik anlayışları var. yeni kalemlere şans veriyorlar. üstelik bu şans belli bir biçem veya akım üzerine değil, zengin içerikler okumak mümkün.
devamını gör...
sahur için yemek önerileri
haşlanmış patates ve haşlanmış yumurta ile yeşillik kullanarak salatamsı bir şey yapabilirsiniz. tok tutacaktır. bizim her gün vazgeçilmezimiz. yanına da çay ve kahvaltılıklar.
devamını gör...
17 şubat 2021 uludağ'da intihar eden doktor
kendi canından vazgeçmiş adamın arkasından bu yaptığı bencillik diyen var. tam da bu olabilir intiharların sebepleri. bitmek tükenmek bilmez bencillikler, yüklenen sorumluluklar, omuzlardaki baskı. kimse kimseye derdini sormuyor, anlamıyor, kendini onun yerine koymuyor. tek düşünülen ben ben ben. adam nasıl bir bunalıma düşmüş, umudu kalmamış, kendini bile düşünemez olmuş; hasta tedavi etmem lazım diyip seni mi düşünecek? şaka mısınız siz!
ülkedeki sorunlar, stres, mutsuzluk, umutsuzluk o kadar çok ki; fırından ekmek almak kadar normal bir şeye dönüştü intihar haberleri. gencecik bir insan daha ayrılmış aramızdan, çok üzücü. tini şad olsun.
ülkedeki sorunlar, stres, mutsuzluk, umutsuzluk o kadar çok ki; fırından ekmek almak kadar normal bir şeye dönüştü intihar haberleri. gencecik bir insan daha ayrılmış aramızdan, çok üzücü. tini şad olsun.
devamını gör...
ülkede soğuktan ve açlıktan insanlar ölürken kedi mamasını dert eden tip
duyar kasıcam derken saçmalayan yazar beyanıdır. benim gözümde bir insanın canıyla bir hayvanın canının birbirinden farkı yoktur. ikisi de candır çünkü,acı çeker,aç kalır,üşür. ama hayvanlar kendini ifade edemez işte sorun burda. bir insanın sokakta donarak aç bir şekilde ölmesi maalesef ki hepimizin ayıbı belki de ama insan kendini ifade edebilir belki birinin kapısını çalsa yardım alabilir ama hayvanlar kendini ifade edemiyor işte. onların söyleyemediği sözcükler olmak zorundayız biz o yüzden düşünüyoruz sürekli kedi maması osu busu. söylememiz tartışmamız sorgulamamız gereken şey bir ''canın'' sokakta donarak ,açlıktan ölmesi. kedi veya insan fark etmez. bunu anladığımızda belki hiçbir can bir daha donarak ölmeyecek.
devamını gör...
kafa sözlük'ün 100 günü doldurması
1.doğum gününe 265 gün kaldığını gösterir. sayılı gün çabuk geçer diyelim. öncelikle yönetime,yazar arkadaşlara va sevgili çaylaklara teşşekürlerimi sunuyorum.
devamını gör...
günde 5 saat yürüyerek 250-300 tl kazanmak
istanbul'da pandemideki işsiz gençler için yeni iş kapısı olarak nitelendirilen iş.
sırtlarına 6 kiloluk bir hareketli reklam panosu asıyorlar ve günde 5 saat yürüyorlar caddelerde. bunun karşılığında ise günlük 250-300 lira kazanıyorlar.
buradan
çok güzel bir uygulama hem bedenen spor amaçlı hemde ihtiyacı olan bir çok birey için ihtiyaç kapısı.
sırtlarına 6 kiloluk bir hareketli reklam panosu asıyorlar ve günde 5 saat yürüyorlar caddelerde. bunun karşılığında ise günlük 250-300 lira kazanıyorlar.
buradan
çok güzel bir uygulama hem bedenen spor amaçlı hemde ihtiyacı olan bir çok birey için ihtiyaç kapısı.
devamını gör...
7 mayıs 2021 market satış yasağı
sigarayı zorunlu ihtiyaçtan saymışlardır umarım. yoksa mevzu çıkar.
devamını gör...
gençler olmuş hep dilenci
bu dönemde tinerci olmadıklarına dua edin.*
devamını gör...
mutluluğa boya beni
2011 yapımı jean-françois laguionie'nin yönetmenliğini yaptığı, sanıyorum (bkz: mary and max) ile birlikte izlemiş olduğum en iyi fransız animasyon film.
trailer'ı şurada: ülkemizde ''mutluluğa boya beni'' adıyla gösterime girmişti.
animasyon deyip geçmemek gerek. hem oldukça keyifli vakit geçirmenizi sağlıyor hem de başarılı sosyo-eko eleştiriler yapıştırıyor. özellikle sınıf kavramı ve varoluşçuluk ekseninde ince ayarlar koyduğunu söylemek mümkün. renklerin burjuvaziyi temsil ettiği bir tablo ve sadece eskizden ibaret olan karakterlerin serüveni…
trailer'ı şurada: ülkemizde ''mutluluğa boya beni'' adıyla gösterime girmişti.
animasyon deyip geçmemek gerek. hem oldukça keyifli vakit geçirmenizi sağlıyor hem de başarılı sosyo-eko eleştiriler yapıştırıyor. özellikle sınıf kavramı ve varoluşçuluk ekseninde ince ayarlar koyduğunu söylemek mümkün. renklerin burjuvaziyi temsil ettiği bir tablo ve sadece eskizden ibaret olan karakterlerin serüveni…
devamını gör...
tüm yazarların karma puanlarını artırıyoruz kampanyası
beğendim bunu.
devamını gör...


