henceforth dance radyo yayını
geçtiğimiz hafta başlayan ve bugün de 22:00 - 23:30 arası ikinci programını yapacak olan yayın.
format olarak dj set & live mix şeklinde olacak olmakla beraber; konsept olarak da geçtiğimiz haftaki gibi 90'lar & commercial oldies tarzında olacaktır.
kullanılacak ekipmanlar : technics sl 1210 mk2 turntable * 2 / pioneer djm 600 mixer / ableton live & mixmeister software
katılım gösterecek olan şimdiden herkese iyi eğlenceler, iyi hafta sonları.
format olarak dj set & live mix şeklinde olacak olmakla beraber; konsept olarak da geçtiğimiz haftaki gibi 90'lar & commercial oldies tarzında olacaktır.
kullanılacak ekipmanlar : technics sl 1210 mk2 turntable * 2 / pioneer djm 600 mixer / ableton live & mixmeister software
katılım gösterecek olan şimdiden herkese iyi eğlenceler, iyi hafta sonları.
devamını gör...
orta çağ'da yaşayacak olsan yapacağın meslek
filozof olmak isterdim. o dönemde pek sevilmese de.
devamını gör...
normal sözlük'teki yoksulluk sınırı
eksi ikiyüzseksenaltı puanı ile benim bi kategorim bile yok şuan. ayıptır be. işsiz misiniz tüm tanımları beğenip, aramız bozulunca hepsini tek tek geri alıcak kadar? bu nasıl bir takıntıdır, nasıl bi travmadır hey allahım?
doğduğum günden başlayarak şuanıma kadar öğrendiğim her şeyi tek tek girip “zevkleri için yaşayanlar” kategorisine gireceğim. görürsünüz zalımlar. en çok ben harcayacağım. *
doğduğum günden başlayarak şuanıma kadar öğrendiğim her şeyi tek tek girip “zevkleri için yaşayanlar” kategorisine gireceğim. görürsünüz zalımlar. en çok ben harcayacağım. *
devamını gör...
muhabbet kuşunun ilişkimi baltalaması
annem aradı. köye gideceğiz, şefik’i gelip al sende kalsın dedi. şefik dediği bizim yedi yaşındaki muhabbet kuşu. gel dersin gelmez, git dersin gitmez. eşe dosta, bak nasıl konuşuyor dersin konuşmaz, sessiz sakin kafa dinleyeyim dersin susmaz.
o gün kız arkadaşım nilay bende . gittim aldım mavi şefik’i. koydum kafesiyle bir köşeye. nilay’la açtık bir film izliyoruz. şefik başladı filmi sabote etmeye. babacık cicikuş cicikuş cicikuş babacık. şefşefşefşef şefik. bakmayın nokta koyduğuma. kuş noktalama falan dinlemiyor. bu kadar net konuşan bir kuş show tv haberlerinde görülmemiştir.
nilay filmden koptu. ne tatlı kuş diye diye beni de kopardı. şefik konuşuyor, nilay mest oluyor. nilay mest oldukça ben seviniyorum. tam bir mutlu aile tablosu. sonra şefik acıktı herhalde, gitti yemliğe.
saatler ilerledi. biz bira içip muhabbet ediyoruz, eve mutluluk getiren şefik aynasına bakıyor. güzel akşamı daha da şenlendirmek istemiş olacak ki yeniden başladı şakımaya.
“babacık cicikuş”. neden tüm kuşlar bunları söyler? “şefşefşef şefik”. adını da söyleyebiliyor. “seçil seçil seçil güzel kızım benim”. bir kuş neden kelimeleri aşıp cümle kurar ki. keyifli bir akşamı berbat etmek için tek cümle yeterli olabilir. cümleyi kimin söylediği önemli değil. bir kuş bile söyleyebilir.
seçil eski kız arkadaşım. cümle ise annemin seçil’e yaptığı bir jest. öğretmiş kuşa. kuş öğrenmiş. nilay sinirlendi, çıktı gitti. şefik’in kafesinin kapısını açtım. geldi omzuma kondu. her zaman yaptığını yaptı. omzuma sıçtı, kulağıma yanaştı, “babacık cicikuş”.
o gün kız arkadaşım nilay bende . gittim aldım mavi şefik’i. koydum kafesiyle bir köşeye. nilay’la açtık bir film izliyoruz. şefik başladı filmi sabote etmeye. babacık cicikuş cicikuş cicikuş babacık. şefşefşefşef şefik. bakmayın nokta koyduğuma. kuş noktalama falan dinlemiyor. bu kadar net konuşan bir kuş show tv haberlerinde görülmemiştir.
nilay filmden koptu. ne tatlı kuş diye diye beni de kopardı. şefik konuşuyor, nilay mest oluyor. nilay mest oldukça ben seviniyorum. tam bir mutlu aile tablosu. sonra şefik acıktı herhalde, gitti yemliğe.
saatler ilerledi. biz bira içip muhabbet ediyoruz, eve mutluluk getiren şefik aynasına bakıyor. güzel akşamı daha da şenlendirmek istemiş olacak ki yeniden başladı şakımaya.
“babacık cicikuş”. neden tüm kuşlar bunları söyler? “şefşefşef şefik”. adını da söyleyebiliyor. “seçil seçil seçil güzel kızım benim”. bir kuş neden kelimeleri aşıp cümle kurar ki. keyifli bir akşamı berbat etmek için tek cümle yeterli olabilir. cümleyi kimin söylediği önemli değil. bir kuş bile söyleyebilir.
seçil eski kız arkadaşım. cümle ise annemin seçil’e yaptığı bir jest. öğretmiş kuşa. kuş öğrenmiş. nilay sinirlendi, çıktı gitti. şefik’in kafesinin kapısını açtım. geldi omzuma kondu. her zaman yaptığını yaptı. omzuma sıçtı, kulağıma yanaştı, “babacık cicikuş”.
devamını gör...
ilber ortaylı'nın eski fetöcü olması
beşinci murad'ı fetö delirtti
abdülhamit'i fetö savundu
osmanlı'yı fetö yıktı
turgut özal'ı fetö öldürdü
ismet inönü'yü fetö öldürdü
adnan menderes'i fetö astırdı
güldük eğlendik lakin ki herkesi fetöcü yapmak büyük saygısızlıktır. fetö bugün terörist elebaşıdır bu sebeple insanları terör ile alakalandırmayı bırakınız.
abdülhamit'i fetö savundu
osmanlı'yı fetö yıktı
turgut özal'ı fetö öldürdü
ismet inönü'yü fetö öldürdü
adnan menderes'i fetö astırdı
güldük eğlendik lakin ki herkesi fetöcü yapmak büyük saygısızlıktır. fetö bugün terörist elebaşıdır bu sebeple insanları terör ile alakalandırmayı bırakınız.
devamını gör...
yuva
bir jung yun kitabıdır.
çocukluğumuz boyunca yaşadığımız deneyimlerin kurguladığı bir hayatı yaşamaya çalışıyoruz hepimiz. o yüzden “ kime sorsak evinde bir oda eksik.” hepimizde bir telaş çocukken eksik kaldıklarımızı tamamlamak için, bozulanları tamir etmek için, kaybolanları yerine koymak için.
mark twain’e göre kişiliğimizi on beş yaşına kadar yaşadıklarımız belirlermiş. kitabımızın merkezinde duran kyung cho da çocukluk travmalarının, sevgi eksikliğinin, aile içi şiddetin oluşturduğu hasarı gidermek için kendine yapılanın tam aksini yapma peşinde ve tabii kırgınlıkları ile baş etmek.
bir çocuğu mutlu etmek, iyi ve düzenli bir geleceğe sahip olmak için onu maddi yönden doyurmak, özel hocalarla meşgul etmek yeterli midir? bir evde huzur yoksa o eve yuva diyebilir miyiz?
zengin bir ailenin çocuğu olan kyung aile içi şiddet mağduru olan bir çocuk ama zincirleme şiddet tamlamasının son öğesi o. babasından şiddet gören annesinden şiddet gören bir çocuk.
bu şiddet zincirini daha fazla uzatmamak için ailesinden uzak yaşamaya, onlarla görüşmemeye ve yeni kurduğu çekirdek ailesini onlardan soyutlamaya çalışırken bir yandan da madd zorluklara göğüs germek gibi ağır bir yükün altında. varlık içinde yokluk yaşatmayı tercih eden kyung farklı bir kültürden gelen, farklı bir ülkenin genlerini taşıyan eşi ve eşinin ailesine de kendini kabul ettirmek istemekte. ama bu kültürel farklılık kyung’un elini kolunu öyle bir bağlamakta ki olaylar çığrından çıktığında kyung kendini hiç istemediği bir durumda bulmakta.
belki de yoluna koyabileceğini düşündüğü hayatınız bahçenizde koşturan çıplak bir kadının vücudundaki şiddet izlerinin sızısıyla yeniden alt üst olsa neler hissederdiniz acaba? yuva’nıza koşmak en doğru çözüm olurdu belki de, belki de olmazdı.
çocukluğumuz boyunca yaşadığımız deneyimlerin kurguladığı bir hayatı yaşamaya çalışıyoruz hepimiz. o yüzden “ kime sorsak evinde bir oda eksik.” hepimizde bir telaş çocukken eksik kaldıklarımızı tamamlamak için, bozulanları tamir etmek için, kaybolanları yerine koymak için.
mark twain’e göre kişiliğimizi on beş yaşına kadar yaşadıklarımız belirlermiş. kitabımızın merkezinde duran kyung cho da çocukluk travmalarının, sevgi eksikliğinin, aile içi şiddetin oluşturduğu hasarı gidermek için kendine yapılanın tam aksini yapma peşinde ve tabii kırgınlıkları ile baş etmek.
bir çocuğu mutlu etmek, iyi ve düzenli bir geleceğe sahip olmak için onu maddi yönden doyurmak, özel hocalarla meşgul etmek yeterli midir? bir evde huzur yoksa o eve yuva diyebilir miyiz?
zengin bir ailenin çocuğu olan kyung aile içi şiddet mağduru olan bir çocuk ama zincirleme şiddet tamlamasının son öğesi o. babasından şiddet gören annesinden şiddet gören bir çocuk.
bu şiddet zincirini daha fazla uzatmamak için ailesinden uzak yaşamaya, onlarla görüşmemeye ve yeni kurduğu çekirdek ailesini onlardan soyutlamaya çalışırken bir yandan da madd zorluklara göğüs germek gibi ağır bir yükün altında. varlık içinde yokluk yaşatmayı tercih eden kyung farklı bir kültürden gelen, farklı bir ülkenin genlerini taşıyan eşi ve eşinin ailesine de kendini kabul ettirmek istemekte. ama bu kültürel farklılık kyung’un elini kolunu öyle bir bağlamakta ki olaylar çığrından çıktığında kyung kendini hiç istemediği bir durumda bulmakta.
belki de yoluna koyabileceğini düşündüğü hayatınız bahçenizde koşturan çıplak bir kadının vücudundaki şiddet izlerinin sızısıyla yeniden alt üst olsa neler hissederdiniz acaba? yuva’nıza koşmak en doğru çözüm olurdu belki de, belki de olmazdı.
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
ne kaymagi sutu tanirim ne digerlerini. konu ne bakmadim bile ama su baslikta pavlov’un bilmemnesi midir nedir, onun yazdigi gibi bir metni son gordugumde sene 1999’du, bulundugum forumun admin’i boyle bir uslupla birini sutlamisti.
adab, usul, erkan, politika bilmiyorsaniz boyle ergence mesajlarla kendinizi komik duruma dusurmeyin lutfen. birini bulun, yerinize adabiyla yazsin, maksat hasil olsun.
uzaklastirilan kisi ne yaparsa yapsin, boyle kulhanbeyi agziyla yazilmis bir metin yayinlanmaz, beceriksizlik ve maksadi asmak bu. atmissin iste, ne gerek var tatavaya, ‘daha da konusmayin’ demeye? sana mi soracak millet ne yazacagini? eksi’nin okuz durumcusu bile bunu yapmiyor. edepli olun yazarlara karsi.
damarima basma, her gun gelir, kaymakli sutlu nuriye guzellemesi yaparim tanimadigim adam icin. en fazla hesabimi silersin, canimi mi alacaksin? bu ne densizlik yahu?
adab, usul, erkan, politika bilmiyorsaniz boyle ergence mesajlarla kendinizi komik duruma dusurmeyin lutfen. birini bulun, yerinize adabiyla yazsin, maksat hasil olsun.
uzaklastirilan kisi ne yaparsa yapsin, boyle kulhanbeyi agziyla yazilmis bir metin yayinlanmaz, beceriksizlik ve maksadi asmak bu. atmissin iste, ne gerek var tatavaya, ‘daha da konusmayin’ demeye? sana mi soracak millet ne yazacagini? eksi’nin okuz durumcusu bile bunu yapmiyor. edepli olun yazarlara karsi.
damarima basma, her gun gelir, kaymakli sutlu nuriye guzellemesi yaparim tanimadigim adam icin. en fazla hesabimi silersin, canimi mi alacaksin? bu ne densizlik yahu?
devamını gör...
ilkokuldan akılda kalanlar
geç kalanlar derse girmeden önce bahçeden çöp toplardı.
sınıftaki erkeklerden tiksinirdik eşyalarımız bile değse ağlar kavga çıkarırdık.
sınıftaki erkeklerden tiksinirdik eşyalarımız bile değse ağlar kavga çıkarırdık.
devamını gör...
abdulseyidbincabbar
la olum bu adamı nasıl küstürdünüz? vay anasını, şu ciddiyetsiz adamı bile bu hale getirmişler. bu linççilerden harbiden korkulur.
devamını gör...
newton'un hareket yasaları
3 temel hareket yasası vardır. ilki eylemsizlik yasasıdır.bu yasaya göre bütün cisimler eylemsizdir.yani duruyorsa durmaya hareket ediyorsa hareketine devam etmek ister .araba fren yaptığında öne savrulmayı buna örnek olarak verebiliriz. ıkinci hareket yasası dinamiğin temel prensibidir. formülü :
fnet=m.a
f=kuvvet m=kütle a=ivme
formülden de anlayabileceğimiz üzere bir cisim üzerindeki net kuvvet o cisme ivme kazandırır. ivme hızdaki değişimdir .yani ivme cisimle aynı yöndeyse cisim hızlanır. eğer ters ise cisim yavaşlar.
üçüncü yasa etki -tepki yasasıdır. yani bir cisme uyguladığın kuvvet kadar cisimde sana eşit ve zıt yönlü kuvvet uygular . buna örnek olarak bir duvara yumruk attığında duvarda sana yumruk atar.yani duvara uyguladığımız kuvvetle duvarın bize uyguladığı kuvvet eşittir . ama neden duvar yıkılmaz da bizim elimiz kırılır diye soracak olursanız da burda devreye dayanıklılık giriyor. yani duvar bizden daha dayanıklı o yüzden yıkılmaz. bu nedenle de duvara yumruk atmanızı tavsiye etmemgülücük
fnet=m.a
f=kuvvet m=kütle a=ivme
formülden de anlayabileceğimiz üzere bir cisim üzerindeki net kuvvet o cisme ivme kazandırır. ivme hızdaki değişimdir .yani ivme cisimle aynı yöndeyse cisim hızlanır. eğer ters ise cisim yavaşlar.
üçüncü yasa etki -tepki yasasıdır. yani bir cisme uyguladığın kuvvet kadar cisimde sana eşit ve zıt yönlü kuvvet uygular . buna örnek olarak bir duvara yumruk attığında duvarda sana yumruk atar.yani duvara uyguladığımız kuvvetle duvarın bize uyguladığı kuvvet eşittir . ama neden duvar yıkılmaz da bizim elimiz kırılır diye soracak olursanız da burda devreye dayanıklılık giriyor. yani duvar bizden daha dayanıklı o yüzden yıkılmaz. bu nedenle de duvara yumruk atmanızı tavsiye etmemgülücük
devamını gör...
iki erkeğin kavgasını bir ünlemeyle durduran otoriter kız
(bkz: ünleme de ne) sorusunu akıllara getirir. nasıl ünlüyoruz ben de ünlüycem?!
devamını gör...
hint dizileri saçmalıkları
36 saat bakışmak. ansızın gözlerine zoom yapılması.
devamını gör...
14 şubat yalnızlığı
anamın karnından da yalnız doğdum, mutluyum. her şeyi neşeli günler filmindeki evden atılma sahnesi fon müziğine çevirmeseniz olmaz dimi?
devamını gör...
hastası olunan sözler
şu harika sözdür:
"fazla tevazunun sonu, vasat insandan nasihat dinlemektir" - ibn-i haldun
not: bu sözün ibn-i haldun'a ait olmadığını söyledi esg. kayda geçmiş böyle bir sözü yokmuş. ben de böyle gördüğüm için yazmıştım, anonim diyebiliriz.
"fazla tevazunun sonu, vasat insandan nasihat dinlemektir" - ibn-i haldun
not: bu sözün ibn-i haldun'a ait olmadığını söyledi esg. kayda geçmiş böyle bir sözü yokmuş. ben de böyle gördüğüm için yazmıştım, anonim diyebiliriz.
devamını gör...
temmuz ayında hırka giyen insan
t-shirtleri göbeğine geldiği için göbeğini saklıyordur, belki de çok sonradan görme enteldir kim bilir. sevdiğim insan kişisidir.
devamını gör...
saruman
isengard'ın ulu kurucusu, yüce büyücü. ak eliyle dünyayı daha güzel bir yere getirmeye çalışırken hokkabazlar tarafından haince öldürülen gerçek maia.
isengard evimiz, saruman babamız.
isengard evimiz, saruman babamız.
devamını gör...
okuduğunuz kitabın kaçıncı sayfasındasınız sorusu
devamını gör...
kızların espri yapmayı becerememesi
anca bel altı espri yapıp küfür edip hunharca gülen mağara adamlarının yaptığı tespit de bu kadar olur zaten.
devamını gör...
cuma günleri masa örtülerini eve götürüp yıkatmış nesil
pazartesi günü tüm sınıfın mis gibi koktuğunu hatırlayan nesildir.
devamını gör...
