bimde kadife tatlısı adı ile 3.95 gibi bir fiyata satılan red velvet cake'tir.
uzun yıllardır bim'e gider gelirim.bulunduğu reyondan çok şeyler aldım.5+ yıldır gittiğim markette,bu tatlıyı üç ay kadar önce keşfettim.kendime lanetler ediyorum,hem geç keşfettiğim için hemide bimden tatlı alıp yediğim için.

ama in the god damn town da bu tatlıyı yapan yer yok ve de mascarpone peyniri alınacak bir yer yok.

(bkz: kelimelerin arasına ingilizce sıkıştıran lanet olasıca tikiler)
devamını gör...

insan kendinde olmayanı arzular.
doğrudur.
devamını gör...

fazla tevazunun sonu, vasat insandan nasihat dinlemektir.
(bkz: ibn-i haldun).
devamını gör...

"gelen gideni aratır" sözünün somut hali. hayatta kalmak için mış gibi yaşayan, adalet varmış gibi, haksızlık yokmuş gibi davranan, olmayan şeylerin korkutucu tezahürü eşliğinde sinmiş canları anlatan bir eser.
tanıdık gelen sahneler bir an için kitabın canlandığı hissiyatına kapılmanıza sebep olabilir. ya da düzenin hiç değişmediği yanılgısına. kim bilir...
devamını gör...

sözlükte başlık akacak. kalp atışı gibi düşün. atmadı mı sıkıntı.
devamını gör...

eğer yemek yapmayı seven bir kadınsa, hizmetçilik olarak görmez ama, erkeğin onu hizmetçi gibi görmesini kabullenemez. yapmak zorundasın, bu senin görevin gibi davranan erkeği, o yaptığı yemeğin tenceresine koyup pişirmek ister. bir de üstüne, yaptığı yemeği her türlü eleştirip, bi eline sağlık demeyi bile beceremeyen erkeği sofraya tuzluk niyetine koymak ister.
sorun yapılan iş değil, üslup.
devamını gör...

ilk tanımdaki rakamların kökeni,arap rakamlarıdır.daha öncesinde sümerliler ve kaldeliler 60 tabanına göre kullanılan sayılarını ifade etmek için “çivi şekilli” rakamlar geliştirdiler. bin yıl kadar sonra mısırlılar hiyeroglif, yani şekiller halinde olan rakamlar kullandılar. bir zincir 100, bir çiçek demeti 1000 ve bir parmak 10.000 sayılarını gösteriyordu.mısır medeniyetinin zamanla gelişmesi,yazı yazımının daha kolay hale gelmesiyle dört işlem yapılmaya başlandı. yunanlılar ve ibraniler alfabelerinin harflerini rakam olarak kullandılar. bunlar büyük sayıların ifadesine mühim kolaylık getirdiler. iki sayısına eşit olan “beta” harfinin sol altına yazılan bir çizgi ikibin sayısını gösteriyordu. roma rakamları da yine parmak hesabından ilham alınarak geliştirilmişti. bu rakamlar en uzun süre kullanılan sistemlerden olmuştur.arap rakamlarına kadar hiçbir rakam sistemi, bugünkü medeniyetin meydana gelmesine yardımcı olacak nitelikte değildi. on rakamdan oluşan bu rakam sistemde en önemli farklılık sıfır rakamının mevcut olmasıydı. üstelik bu on rakamın değişik şekillerde yanyana getirilmeleriyle her sayı elde edilebiliyordu.ayrıca arap rakamları, üstlü ve köklü sayıların ifadesinde de öncü oldu. bazı kaynaklarda,arap rakamlarının mucidinin harezmi olduğu belirtilmiştir.


sümer rakam sistemi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mısır rakam sistemi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ibrani rakam sistemi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yunan rakam sistemi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her seferinde yaklaşık 10-15 litre kadar suyun boş yere harcanmış olması muhtemeldir. sadece bir el hareketi ile bu israfı önlemek mümkün.
devamını gör...

yetmez ama evet:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yahudi asıllı alman yazardır. yazarlığının yanı sıra bestekar ve de gazetecidir. prag doğumlu bir yazardır ve elbette prag deyince insanın aklına önce; olduğu kişi ile göründüğü kişi arasında devasa farklılıklar olduğunu düşündüğüm, çoğu insanın bir aziz mertebesinde gördüğü ama ziyadesiyle günahkar bir ölümlü olan franz kafka gelir. ve franz kafka koyduğu virgüle bile hayran olduğum tek yazardır.

max brod ortaya koyduğu onlarca eserden bağımsız olarak sadece kafka’nın en yakın arkadaşı olarak tanınmaya mahkum olmuş, kafka’nın dünyanın en büyük yazarı olarak anılmasında aslan payına sahip olan iyi niyetli bir haindir.

nietzsche ile ilgili bir fikir çatışması sonucu tanışan ve çok iyi arkadaş olan ikili kafka ölene kadar arkadaşlıklarını sürdürmüştür. max brod çoğu zaman kendi yazarlığını bir kenara bırakıp dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yazarı olarak gördüğü kafka’yı yüreklendirmek ve ona destek olmak için uğraşmıştır.

kafka zor bir insandır, yapay bir karanlığı vardır, olmadık sorunlar uydurur, hastadır, ciğerleri iflas etmek üzeredir, işinden nefret eder, babasını olmayacak şeylerle suçlar ve ayran gönüllüdür. max her durumda kafka’nın yanındadır.

kafka ölüm döşeğinde max’a teslim eder yazdıklarını ve hepsini yakmasını ister. dramatik kafka hareketleridir bunlar elbette. yazdıklarını kendisi yakmak yerine bunları yayımlayacağını bildiği brod’a teslim etmek.

max, kafka’ya görünüşte ihanet ederken aslında tam da kafka’nın istediğini yapar ve her şeyi yayımlar.

max brod dünya edebiyat tarihinin şahit olduğu en muhteşem haindir.
devamını gör...

çöpçü.

biz normal vakitte sokağa inemezken, adamlar gece kamyonla dolaşıyorlardı. inanılmaz havalı geliyordu bana. hala da saygım sonsuz.
devamını gör...

cips aldın mı cips? bu yayında cips yemiyorsun aralarda bak çekmiyor radyo.
devamını gör...

bugünkü başlıkların aşırı derecede saçma oluşu
ben bu başlığa katılıyorum ve son 1 haftaya yakındır bu sorunun devam ettiğini düşünüyorum.
devamını gör...

2018 yılında kurulan sosyalist partidir parti başkanı erkan baş inanılmaz güzel ve sert muhalefete sahiptir diğer vekil tiyatro oyunculuğu da yapmış barış atay dır ikisi de çok saygı duyduğum son derece revizyondan uzak marksist çizgide ilerleyen partidir ve çok uzun zaman sonra aşırı sol yani sosyalistleri parlementoya sokmuşlardır sonuna kadar arkanızdayım uleeeen
devamını gör...

guneslibirpazartesi günü... herkesin kısaca ormanci dediği memur kocası bugün tatil olduğundan işe gitmemiş, içeriden sesleniyor:

- bi' kahve yapsana bana!

ev işlerinden bıkmış artık. gözlerini devirerek dolabı açıyor. biraz bakındıktan sonra sesleniyor içeriye:

- kahvemiz kalmamış.

içinden söylenmeyi de ihmal etmiyor o sırada:

- hizmetçiyim ben onun gözünde. benden istediği tek şey bu evet; hizmet etmem. bir gün olsun nasılsın, mutlu musun diye sormaz, benimle ilgilenmez. varsa yoksa onu yap, bunu getir... neydi o kelime, fransızlar hizmetçi yerine kullanırdı? hah! domestik... işte oyum ben; domestic hıyarın tekiyim! hıyarım evet. hâlâ bu evde durduğuma göre...

dışarıdan bakınca herkes kocasını örnek vatandaş olarak görür. herkese gülümser, işine hiçbir zaman geç bile kalmaz. herkesin yardımına koşar ama evde oldu mu tam bir ayıya dönüşür. düşüncesiz bir ayı...

tam bunları düşünürken beklediği cümleyi duyuyor:

- ben kahveye gidiyorum.

"oh be!" diyor içinden. nihayet... git de rahat bir nefes alayım. iki dakika koltuk yüzü görsün popom.

koltuğa oturacakken sehpanın üzerindeki dergiye ilişiyor gözü: северное сияние yazıyor kapağında kocaman harflerle.

"severnoe siyanie" diye mırıldanıyor alçak sesle. ne kadar da istiyordu dünyayı gezen kelebek misali dünyanın her yanını görmeyi! böyle bir hayat değildi düşlediği. akşamları televizyon karşısında hassas türk aile yapısına uymayan görüntülerin sansürlendiği yayınları izleyip, kocası tarafından görünmezadam muamelesi görmek değildi... o an aklından çok kötü birkaç düşünce geçti ama çok sevdiği filmden bir kareyi hatırlayıp "intikam iyi bişey değil mathilda" dedi kendi kendine gülümseyerek.

tam o sırada televizyonda kadın haklarıyla ilgili bir programdan gelen "kadınlar çiçektir" cümlesini duydu. "sanki benimle alay ediyorlar" diye düşündü ve bütün öfkesini bu cümleden çıkarırcasına "çiçek babandır" diye bağırdı televizyona doğru. televizyonu kapatıp müziği açtı ve efkâra dalmasına neden olan şarkı nesrin sipahi'nin sesiyle yükseldi hoparlörlerden: biraz kül biraz duman, o benim işte...
devamını gör...

on tane eyaletten ve üç tane de ''territory'' adını verdikleri kanadalı yerlileri sürdükleri bölgeden oluşan devlet. eyaletlerden biri olan ''québec'' ayrılıkçılığıyla bilinir ve fransız bölgesidir. insanların anadili ve eyaletteki tek genel geçer dil fransızcadır. ülkenin en gelişmiş ve en bilinen eyaleti ise britanya kolombiyasıdır.
devamını gör...

bir dönem bütün batı'yı kasıp kavurmuş sanat akımı; 19. yüzyıl sonunda, 1895-1905 arasındaki on yıllık bir süreçte, hem avrupa'da hem de amerika'da resimden mimariye, dekorasyondan tasarıma bir çok alanı etkisine almıştı. bir şiarı vardı bu akımın zarif dekoratif süslemelerin ön planda olduğu bitkisel-eğrisel bezeme, temel dayanağı ise klasisizmin reddiydi. yaygın olmakla birlikte ülkelerin kendi üslupsal yaklaşımıyla zenginleşmiş, farklılaşmış ve yerel özellikler göstermiştir. öyle ki; akım, fransızcada "art nouveau" , almanya'da “jugendstil”, avusturya'da “secession”, ispanya’da "modernista", belçika’da "stile des vingt", italya’da "stile inglese"/"stile liberty" adını almıştır.
akım, 1895 yılında alman tüccar bing’n paris’te açtığı bir galeriden; la maison de l’art nouveau’dan kıvılcım aldı. alfons mucha (1860-1939) ve jules cheret (1836-1932) akımın öncüleriydiler.

alphonse maria mucha:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

jules cheret:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

dönemin en önemli ressamlarında da art nouveau etkiler görülür. henri de toulouse-lautrec, georges seurat, paul gauguin, félix vallotton, van rysselberghe, resimlerinde ve bir kısmı da afişlerinde art nouveau karakterine uygun simgeci öğeler ve bolca eğrisel çizgi kullandılar.

henri de toulouse-lautrec:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

avusturya'da secession adını alan akım, genel çizgiden biraz farklılaştı. çiçekli, bitkisel-eğrimseller yerini, düzleşmiş, geometrikleşmiş formlara bıraktı. en olgun ürünleri gustav klimt, josef koloman moser, mimar otto wagner ve joseph m. obrich'in işlerinde görürüz. bu sanatçılar, modernlik ve özgürlük temeli üzerinde bir araya geldiler. ver sacrum adındaki dergileri ile sanat anlayışlarını yaygınlaştırdılar. onlara göre gündelik yaşam nesneleri de akımın anlayışına göre tasarlanmalıydı. böylelikle akım, yeni bir konstrüksiyon ve dekorasyon anlayışı yarattı. gustav klimt akımın en önemli temsilcilerindendir. karlsplatz istasyonu, mimar otto wagner'in, viyana secession binası ise joseph m. obrich'in bu akımda yarattıkları en önemli yapılardır. secession’un bronz kapısı ve altın renkli bronz yapraklarla süslenmiş kubbesi gustav klimt'e aittir.

gustav klimt:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

viyana secession binası:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

karlsplatz istasyonu:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kadikoyde selda bagcani gordum, arkadaslarimla fotograf cekildik “konusamam kizlarim kusura bakmayin cok isim var” dedi gitti. kirmizi kafasini isirmak istemistim anneanneme cok benziyodu tavirlari.
devamını gör...

bir biber hayat kadar acı olabilir mi?
peki hayat? bir biber acısı kadar kolay geçer mi?
*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şu sıralar, özellikle müsilaj sebebiyle kirlilik sorunu bulunan denizlerden çıkan midyelerden yapılmış olanlarının kesinlikle yenmemesi gereken yiyecek.

zira midyelerin denizdeki zehirli atıkları bünyelerinde toplamak gibi bir özellikleri var.*

ayrıca müsilaj öncesi orada burada satılanlarının ne derece temizlendiği de malumunuz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim