27 mart 2021 kürşat ayvatoğlu'nun serbest bırakılması
5-6 yaşlarındayken çubuk kraker ile sigara içme taklidini duymuştum da kazık kadar adamların trafikte pudra şekerini kokain çeker gibi burunlarına doldurmalarını hiç duymamıştım.
bir yaşıma daha girdim durup dururken.
buradan
bir yaşıma daha girdim durup dururken.
buradan
devamını gör...
sevmek ne uzun kelime
cemal süreya’nın sevilen bir şiiridir. birçok insanın sayfalarca yazarak anlatamadığını tek cümleyle anlatmıştır:
"sevmek ne uzun kelime" diyerek.
dokunulmasa da, görülmese de;
kalpte yer verilir bazısına,
nedensiz...
sen; aklım ve kalbim arasında kalan,
en güzel çaresizliğimsin.
gerçi aklıma bile gelmiyorsun artık.
o kadar kalbimdesin ki...
gözlerinin kahvesinden koy ömrüme,
kırk yılın hatırına "sen" kalayım.
"sevmek" ne uzun kelime...
şimdi açsam pencereyi de beklesem.
sen gelsen, olmaz ya hani geliversen.
hiçbir şey sormasan,
hiçbir şey söylemesen,
sussan,
sussam,
sussak.
"sevmek ne uzun kelime" diyerek.
dokunulmasa da, görülmese de;
kalpte yer verilir bazısına,
nedensiz...
sen; aklım ve kalbim arasında kalan,
en güzel çaresizliğimsin.
gerçi aklıma bile gelmiyorsun artık.
o kadar kalbimdesin ki...
gözlerinin kahvesinden koy ömrüme,
kırk yılın hatırına "sen" kalayım.
"sevmek" ne uzun kelime...
şimdi açsam pencereyi de beklesem.
sen gelsen, olmaz ya hani geliversen.
hiçbir şey sormasan,
hiçbir şey söylemesen,
sussan,
sussam,
sussak.
devamını gör...
nickaltında çirkeflik yapan yazar
bi de yazdığını sil sil diye yazıp duran tipler var.hakaret varsa sözlük yönetimi orada.düsüncemizi söylemek için bu platformdayiz. ne kadar alışmışsınız canım cicime.elestiriyi az kabul edin ya.
devamını gör...
sözlükte güzel kız olmaması
ben de yakışıklı erkek göremedim. demek ki sorun yok.
devamını gör...
birey merkezli terapi
carl rogers'ın kuramıdır. psikanalizin yönlendirmeciliğinden ve davranışçıların bütünsellikten uzak görüşlerinden rahatsızlık duyan bir zihnin ürünüdür ancak freud'un çocukluk yaşantılarının önemine yaptığı vurguyu veya davranışçıların çevresel etkilerle ilgili görüşlerini tümden reddetmemiştir.
rogers, insanların, "gerçekleştirme eğilimi" adını verdiği bir güdüyle dünyaya geldiklerini ve bu güdü sayesinde kendi kapasiteleri doğrultusunda geliştiklerini ifade eder. peki bu nasıl gerçekleşiyor?
bebek yemek yemenin iyi, açlığın kötü olduğunu kavrar. bu noktada organizmik benliği (neyi sevip neyi sevmediğine yönelik gerçek hisleri) ile benlik kavramı (diğerlerinin düşünceleriyle harmanlanmış benliğine dönük algıları) örtüşmektedir. ancak insan aynı zamanda saygı görmeye, kabul edildiğini hissetmeye ihtiyaç duyar. ailenin bu saygıyı koşula bağlaması (benim istediğimi yapmazsan seni sevmem) çocuğun saygı görmek için organizmik benliğini reddetmesi ile sonuçlanır.
e duvarları boyuyor boyasın mı? kardeşine vuruyor izin mi verelim? aksine sınır koymak güven duygusunu geliştirir. bu noktada nasıl bir tutum sergilendiği önemli. önerilen ebeveynin çocuğun duygularını anladığını, kabul ettiğini (öfkeni anlıyorum) ifade etmesi ve neyi istediğini söyledikten sonra bunun sebebini (ona vurmanı istemiyorum çünkü …) açıklaması. bu niye öneriliyor bunu da açıklayayım ki kardeşine vurmanı istemiyorum diye kesip atmış olmayayım. burada bunun dışında verilebilen birkaç tepki daha var mesela bağırmak, dövmek gibi eylemlerde bulunarak duygusal veya fiziksel şiddet uygulayarak kişiliğine saldırmak ya da “ama o senin kardeşin kardeşlere vurulmaz onları koruruz ve severiz” diyerek neyi isteyebileceğini söylemek. ancak bunlar sadece çocuğun gerçekte ne istediğini inkar etmesine yardımcı olacak türden davranışlar. yani çocuğun “ben kardeşime vurmak istiyorum ama annem/babam bunu istemiyor” şeklinde düşünmesi ve annesinin/babasının bunu neden istediğinin bilincinde olması, kardeşine vurmak istediği halde “kardeşime vurmak istemiyorum” şeklinde düşünmesinden çok daha sağlıklı.
çünkü karar vermesi gerekecek. insan neyin kendisi için iyi, neyin kötü olduğunu, neyi sevdiğini, neyden hoşlanmadığını bilmeden karar verebilir mi? senin gerçeklerinle yaşayıp kendi hayatında mutlu olabilir mi?
elbette aile içi etkileşimler her zaman böyle yürümüyor. insanlar sadece ebeveyn değiller, eşler, çalışanlar, kardeşler, çocuklar, vatandaşlar… toplum huzurlu değilse? kişiler işsizse? işlerinde mutlu değillerse? dünyanın adil bir yer olduğuna dair inançları yoksa?
rogers'a göre, insanların sağlıklı birer birey olabilmeleri için organizmik benlikleri ile benlik kavramları birbiriyle uyuşmalıdır. psikoterapide danışanla danışman arasında kurulacak koşulsuz olumlu saygı ve kabule dayanan terapötik ilişki, danışana deneyimlerinin sonuçlarını çarpıtmasına gereksinim duymayacağı bir özgürlük alanı sağlar.
bir soru: koşulsuz olumlu saygı ne ölçüde mümkün?
bir not: varoluşçu psikoterapi adlı kitabında yalom; carl rogers, maslow ve may gibi hümanist psikologları "gösterişli amerikalı kuzenler" olarak tanıtır. yalom, kuzen olmalarını hümanist psikologların da insanın potansiyeline ve özgürlük, seçim, sorumluluk gibi konulara odaklanmış olmalarıyla; bu kuzenlerin gösterişli olmalarını kuramlarındaki iyimserlikle açıklıyor (avrupa'da ellili yıllar... ikinci dünya savaşı, soykırım, ölüm...).
kaynak: inanç, yerlikaya-kişilik kuramları, karataş ve yavuzer-psikolojik danışma ve psikoterapi kuramları, rogers-kişi olmaya dair, sharf-psikoterapi ve psikolojik danışma kuramları, yalom-varoluşçu psikoterapi.
rogers, insanların, "gerçekleştirme eğilimi" adını verdiği bir güdüyle dünyaya geldiklerini ve bu güdü sayesinde kendi kapasiteleri doğrultusunda geliştiklerini ifade eder. peki bu nasıl gerçekleşiyor?
bebek yemek yemenin iyi, açlığın kötü olduğunu kavrar. bu noktada organizmik benliği (neyi sevip neyi sevmediğine yönelik gerçek hisleri) ile benlik kavramı (diğerlerinin düşünceleriyle harmanlanmış benliğine dönük algıları) örtüşmektedir. ancak insan aynı zamanda saygı görmeye, kabul edildiğini hissetmeye ihtiyaç duyar. ailenin bu saygıyı koşula bağlaması (benim istediğimi yapmazsan seni sevmem) çocuğun saygı görmek için organizmik benliğini reddetmesi ile sonuçlanır.
e duvarları boyuyor boyasın mı? kardeşine vuruyor izin mi verelim? aksine sınır koymak güven duygusunu geliştirir. bu noktada nasıl bir tutum sergilendiği önemli. önerilen ebeveynin çocuğun duygularını anladığını, kabul ettiğini (öfkeni anlıyorum) ifade etmesi ve neyi istediğini söyledikten sonra bunun sebebini (ona vurmanı istemiyorum çünkü …) açıklaması. bu niye öneriliyor bunu da açıklayayım ki kardeşine vurmanı istemiyorum diye kesip atmış olmayayım. burada bunun dışında verilebilen birkaç tepki daha var mesela bağırmak, dövmek gibi eylemlerde bulunarak duygusal veya fiziksel şiddet uygulayarak kişiliğine saldırmak ya da “ama o senin kardeşin kardeşlere vurulmaz onları koruruz ve severiz” diyerek neyi isteyebileceğini söylemek. ancak bunlar sadece çocuğun gerçekte ne istediğini inkar etmesine yardımcı olacak türden davranışlar. yani çocuğun “ben kardeşime vurmak istiyorum ama annem/babam bunu istemiyor” şeklinde düşünmesi ve annesinin/babasının bunu neden istediğinin bilincinde olması, kardeşine vurmak istediği halde “kardeşime vurmak istemiyorum” şeklinde düşünmesinden çok daha sağlıklı.
çünkü karar vermesi gerekecek. insan neyin kendisi için iyi, neyin kötü olduğunu, neyi sevdiğini, neyden hoşlanmadığını bilmeden karar verebilir mi? senin gerçeklerinle yaşayıp kendi hayatında mutlu olabilir mi?
elbette aile içi etkileşimler her zaman böyle yürümüyor. insanlar sadece ebeveyn değiller, eşler, çalışanlar, kardeşler, çocuklar, vatandaşlar… toplum huzurlu değilse? kişiler işsizse? işlerinde mutlu değillerse? dünyanın adil bir yer olduğuna dair inançları yoksa?
rogers'a göre, insanların sağlıklı birer birey olabilmeleri için organizmik benlikleri ile benlik kavramları birbiriyle uyuşmalıdır. psikoterapide danışanla danışman arasında kurulacak koşulsuz olumlu saygı ve kabule dayanan terapötik ilişki, danışana deneyimlerinin sonuçlarını çarpıtmasına gereksinim duymayacağı bir özgürlük alanı sağlar.
bir soru: koşulsuz olumlu saygı ne ölçüde mümkün?
bir not: varoluşçu psikoterapi adlı kitabında yalom; carl rogers, maslow ve may gibi hümanist psikologları "gösterişli amerikalı kuzenler" olarak tanıtır. yalom, kuzen olmalarını hümanist psikologların da insanın potansiyeline ve özgürlük, seçim, sorumluluk gibi konulara odaklanmış olmalarıyla; bu kuzenlerin gösterişli olmalarını kuramlarındaki iyimserlikle açıklıyor (avrupa'da ellili yıllar... ikinci dünya savaşı, soykırım, ölüm...).
kaynak: inanç, yerlikaya-kişilik kuramları, karataş ve yavuzer-psikolojik danışma ve psikoterapi kuramları, rogers-kişi olmaya dair, sharf-psikoterapi ve psikolojik danışma kuramları, yalom-varoluşçu psikoterapi.
devamını gör...
bbc
bbc türkçe servisi olan ingiliz yayın kuruluşu. bizim ana akım medya çöplükte takılırken, kendileri hem web site hem de youtube aracılığı ile kaliteli haberler/içerikler üretmektedirler.
youtube kanalı : www.youtube.com/channel/UCe...
youtube kanalı : www.youtube.com/channel/UCe...
devamını gör...
gereksiz yere pahalı olan şeyler
ped. tamam kanıyorum da neden 20 tl vermek zorundayım anlamadım.
devamını gör...
kafa sözlük
etkileşimsizliğiyle entrylerimin görünmez falan olduğunu düşündüğüm sözlüktür.
devamını gör...
yalanlarla yaşayıp mutlu olmak vs gerçeklerle yaşayıp mutsuz olmak
bırak gerçekler incitsin seni dostum, bir yalan avutacağına.
devamını gör...
pablo picasso
1881-1973 yılları arasında yaşamış, kübizm akımının öncüsü sanatçı. ilk eserini 9 yaşındayken yapmış.
bir kaç eserini hemen iliştireyim:
crying woman (1937)
guernica (1937)
girl before a mirror (1932)
the dream (1932)
bir kaç eserini hemen iliştireyim:
crying woman (1937)
guernica (1937)
girl before a mirror (1932)
the dream (1932)
devamını gör...
maddenin halleri
her ne kadar 4 tane olarak bilinse de, aslında geniş pencereden bakıldığında çok daha fazla sayıda olan faz durumları.
maddenin "normal durumları" çoğumuzun bildiği gibi 4 tane:
- katı (belirli bir şekil ve hacim sahibi maddeler)
- sıvı (sıkıştırılamayan akışkan maddeler)
- gaz (sıkıştırılabilen akışkan maddeler)
- plazma (serbest yüklü parçacıklardan oluşan maddeler)
katılar kendi içerisinde kristal katılar, amorf katılar, plastik kristaller ve kuazi kristaller olmak üzere 4'e, sıvılar likit kristaller ve newtonsal olmayan akışkanlar olmak üzere 2'ye ayrılıyor.
buraya kadar her şey normal.
***
buradan itibaren işler biraz daha fantastik bir hal almaya başlıyor. çoğumuza arapça gibi gelecek birtakım yeni madde durumları keşfedildi. bazıları aslında uzunca bir süredir biliniyor ama diğer 4 hal maddenin en temel halleri olduğu ve buradan itibaren yazacaklarım biraz daha ekstrem koşullarda ortaya çıktığı için ders kitaplarında çoğuna rastlamıyoruz.
- uyarılmış hal (temel enerji düzeyinin üzerine çıkan elektronların bulunduğu durum)
- dejenere madde (çok yüksek basınç altındaki durum)
- bose - einstein yoğuşması (aynı kuantum sayılarına sahip bozonların bir arada olduğu durum)
- süper akışkan (bulunduğu kapta yukarıya doğru bile akabilen, akmaya karşı direnç göstermeyen durum)
- süper katı (süper akışkan gibi akışkan olan ama belirli bir katı kristal yapısına sahip madde)
- süper kritik akışkan (kritik sıcaklığın üzerine çıkıldığında katı ya da gaz fazında olmayan madde)
- süper iletken (0 elektrik direncine sahip madde)
- jahn - teller metali (aynı anda hem yalıtkan, hem metal, hem süper iletken hem de manyetik özellikleri gösteren durum)
- zaman kristali (3 boyutlu uzaya ek olarak, 4. boyut olan zamanda da kendini tekrar eden kristal yapı)
- fermiyonik yoğuşma (bose - einstein yoğuşmasının fermiyonlardan oluşan versiyonu)
- rydberg polaronu (ultra soğuk koşullarda ortaya çıkan egzotik bir madde)
- kuantum spin sıvısı (düşük sıcaklıklarda etkileşen kuantum spinlerle ortaya çıkan egzotik bir madde)
- ağır fermiyon materyal (ağır elektronlardan oluşan bir çeşit metal)
- dropleton (elektronlar ve deliklerden oluşan bir çeşit kuantum damlacığı)
- ip - ağ ya da sicim - ağ akışkanı (sıvı gibi kararsız dizilime sahip atomların oluşturduğu katı)
bir de son derece yüksek enerji seviyelerindeki kuark - gluon plazması var ki bu da maddenin ancak büyük patlama gibi yüksek enerjili bir ortamda ortaya çıkabilen bir hali.
maddenin "normal durumları" çoğumuzun bildiği gibi 4 tane:
- katı (belirli bir şekil ve hacim sahibi maddeler)
- sıvı (sıkıştırılamayan akışkan maddeler)
- gaz (sıkıştırılabilen akışkan maddeler)
- plazma (serbest yüklü parçacıklardan oluşan maddeler)
katılar kendi içerisinde kristal katılar, amorf katılar, plastik kristaller ve kuazi kristaller olmak üzere 4'e, sıvılar likit kristaller ve newtonsal olmayan akışkanlar olmak üzere 2'ye ayrılıyor.
buraya kadar her şey normal.
***
buradan itibaren işler biraz daha fantastik bir hal almaya başlıyor. çoğumuza arapça gibi gelecek birtakım yeni madde durumları keşfedildi. bazıları aslında uzunca bir süredir biliniyor ama diğer 4 hal maddenin en temel halleri olduğu ve buradan itibaren yazacaklarım biraz daha ekstrem koşullarda ortaya çıktığı için ders kitaplarında çoğuna rastlamıyoruz.
- uyarılmış hal (temel enerji düzeyinin üzerine çıkan elektronların bulunduğu durum)
- dejenere madde (çok yüksek basınç altındaki durum)
- bose - einstein yoğuşması (aynı kuantum sayılarına sahip bozonların bir arada olduğu durum)
- süper akışkan (bulunduğu kapta yukarıya doğru bile akabilen, akmaya karşı direnç göstermeyen durum)
- süper katı (süper akışkan gibi akışkan olan ama belirli bir katı kristal yapısına sahip madde)
- süper kritik akışkan (kritik sıcaklığın üzerine çıkıldığında katı ya da gaz fazında olmayan madde)
- süper iletken (0 elektrik direncine sahip madde)
- jahn - teller metali (aynı anda hem yalıtkan, hem metal, hem süper iletken hem de manyetik özellikleri gösteren durum)
- zaman kristali (3 boyutlu uzaya ek olarak, 4. boyut olan zamanda da kendini tekrar eden kristal yapı)
- fermiyonik yoğuşma (bose - einstein yoğuşmasının fermiyonlardan oluşan versiyonu)
- rydberg polaronu (ultra soğuk koşullarda ortaya çıkan egzotik bir madde)
- kuantum spin sıvısı (düşük sıcaklıklarda etkileşen kuantum spinlerle ortaya çıkan egzotik bir madde)
- ağır fermiyon materyal (ağır elektronlardan oluşan bir çeşit metal)
- dropleton (elektronlar ve deliklerden oluşan bir çeşit kuantum damlacığı)
- ip - ağ ya da sicim - ağ akışkanı (sıvı gibi kararsız dizilime sahip atomların oluşturduğu katı)
bir de son derece yüksek enerji seviyelerindeki kuark - gluon plazması var ki bu da maddenin ancak büyük patlama gibi yüksek enerjili bir ortamda ortaya çıkabilen bir hali.
devamını gör...
the godfather filmindeki malikanenin 89 milyon dolara satışa sunulması
satın almak isteyen yazarlara duyurulur.



sinema tarihinin en kült film serilerinden the godfather’da yer alan ikonik malikane, bir kez daha satışa sunuldu. filmde jack woltz karakterinin evi olarak kullanılan yerde daha önce abd eski başkanı john f kennedy balayı tatilini yapmış, malikanenin bir türlü satılamamasından dolayı ev lanetli olarak adlandırılmıştı.
malikane, 1927 yılında inşa edilmişti ve 2016 yılında 195 milyon dolarlık satış fiyatıyla amerika'nın en pahalı evleri arasına girmişti. 5 yıl sonra tekrar satışa sunulan malikanenin fiyatında büyük oranda indirim yapıldı ve gerçekten de devasa diyebileceğimiz malikanenin fiyatı 89,75 milyon dolar olarak belirlendi.
mülk sahibi leonard ross’un devasa malikanenin fiyatını neden bu kadar düşürdüğü de belli oldu. açıklanan bilgilere göre malikanenin bağlı olduğu gayrimenkul şirketi, borç batağına girmiş durumda ve savcılık ross’tan evi bir an önce satmasını istemiş. ross da 2016 yılında 195, 2018 yılında 135 ve 2020 yılında 125 milyon dolara düşürdüğü malikanenin fiyatında %54’lük bir indirim yapmak zorunda kalmış.
kaynak:
www.webtekno.com/the-godfat...
malikenin özellikleri:
2 bin 500 metrekareden büyük malikanede 18 yatak odası, 25 banyo, olimpik yüzme havuzu, art deco mimari tarzına göre tasarlanmış gece kulübü ve 400'den fazla misafiri ağırlayabilecek devasa teraslar var.



sinema tarihinin en kült film serilerinden the godfather’da yer alan ikonik malikane, bir kez daha satışa sunuldu. filmde jack woltz karakterinin evi olarak kullanılan yerde daha önce abd eski başkanı john f kennedy balayı tatilini yapmış, malikanenin bir türlü satılamamasından dolayı ev lanetli olarak adlandırılmıştı.
malikane, 1927 yılında inşa edilmişti ve 2016 yılında 195 milyon dolarlık satış fiyatıyla amerika'nın en pahalı evleri arasına girmişti. 5 yıl sonra tekrar satışa sunulan malikanenin fiyatında büyük oranda indirim yapıldı ve gerçekten de devasa diyebileceğimiz malikanenin fiyatı 89,75 milyon dolar olarak belirlendi.
mülk sahibi leonard ross’un devasa malikanenin fiyatını neden bu kadar düşürdüğü de belli oldu. açıklanan bilgilere göre malikanenin bağlı olduğu gayrimenkul şirketi, borç batağına girmiş durumda ve savcılık ross’tan evi bir an önce satmasını istemiş. ross da 2016 yılında 195, 2018 yılında 135 ve 2020 yılında 125 milyon dolara düşürdüğü malikanenin fiyatında %54’lük bir indirim yapmak zorunda kalmış.
kaynak:
www.webtekno.com/the-godfat...
malikenin özellikleri:
2 bin 500 metrekareden büyük malikanede 18 yatak odası, 25 banyo, olimpik yüzme havuzu, art deco mimari tarzına göre tasarlanmış gece kulübü ve 400'den fazla misafiri ağırlayabilecek devasa teraslar var.
devamını gör...
31 mayıs 2021 okullarda yüz yüze eğitimin başlaması
7 haziranda okula 2 gün gidebileceği için kızımın sevinçten ağlaması....bunun kadar insanın içine koyan ne olabilir ki.......
devamını gör...
performansı düşük diye kocasına dava açan kadın
bir filmdeki olayı anlatıyorum: adamlar okey masasında yeni açılan genelevden bahsediyorlar (adamlar evli bu arada) sonra içlerinden biri neden kendi karınızı skmiyorsunuz diye soruyor olay çıkıyor. adamların eşleri de başka oda da kahve içiyorlar ve eşlerinin performanslarını konuşuyorlar sonuç berbat kimisi ön sevişme yapmıyor kimisi erken boşalıyor vs.
sonuç: performansları kötü diye karıları sevişmek istemiyor kocaları da o berbat performanslarını kerhanede yücelttikleri için kerhaneye gidiyor. okey masasında da sanki kendisi johnny sins karısını da asexüelmiş gibi gösteriyor ve sorun kadına yükleniyor. demek istediğim her kadın kaliteli sevişmeyi hak ediyor.sorunu artık kendiniz de arayın.
sonuç: performansları kötü diye karıları sevişmek istemiyor kocaları da o berbat performanslarını kerhanede yücelttikleri için kerhaneye gidiyor. okey masasında da sanki kendisi johnny sins karısını da asexüelmiş gibi gösteriyor ve sorun kadına yükleniyor. demek istediğim her kadın kaliteli sevişmeyi hak ediyor.sorunu artık kendiniz de arayın.
devamını gör...
20 aralık 2020 hamza yerlikaya tweet'i
sayın yerlikaya'nın, chp grup başkanveli engin özkoç'un paylaşmış olduğu tweet'te hodri meydan deyip karşılık vermesi.
sayın özkoç dille getiridiği iddia "doktoralı gençlerimiz bile işsizlikten evde otururken, lise diplomasının sahte olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen sarayzade hamza yerlikaya devletten 4 maaş almaya devam ediyor..."
sayın yerlikaya ise fetö göndermeli cevap verdi.

(bkz: hamza yerlikaya'nın sahte diploma kullanması)
%0.22'lik liderin "hukuk siyasetin köpeğidir" tespiti alınan kararlar ile destekler nitelikte,
neyse silivri malum hava şartları ...
o kullandığı fotoğraftan daha niceleri hatta ne videolar var !
yeterki aramaya inansın bulur ama işine gelmez.
sayın özkoç dille getiridiği iddia "doktoralı gençlerimiz bile işsizlikten evde otururken, lise diplomasının sahte olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen sarayzade hamza yerlikaya devletten 4 maaş almaya devam ediyor..."
sayın yerlikaya ise fetö göndermeli cevap verdi.

(bkz: hamza yerlikaya'nın sahte diploma kullanması)
%0.22'lik liderin "hukuk siyasetin köpeğidir" tespiti alınan kararlar ile destekler nitelikte,
neyse silivri malum hava şartları ...
o kullandığı fotoğraftan daha niceleri hatta ne videolar var !
yeterki aramaya inansın bulur ama işine gelmez.
devamını gör...
tarihte bugün
devamını gör...


