ya siz başka evrende mi yaşıyorsunuz? hadi hiç esnafla muhabbet etmediniz. ya eşiniz dostunuz da mı yoktu akpli? onların bile oy vermeyeceğim dediğini duymuyor musunuz?

bir de yazmış dış politikayı iyi yönetiyor. ulan hangi dış politika? 1 tane destekçi ülken yok. mısır bile atar gider yapıyor. amerika kara sınırına yığmış 800 tane tank. sesin çıkmıyor.

hata da bende kendi kendimi sinirlendiriyorum. bir aktrolle cevap veriyorum.
devamını gör...

takibe aldığım kaliteli bir kafa sözlük yazarı.
devamını gör...

sözlük mafyasının illaki haberdar olduğu yemektir.
devamını gör...

töre tanımazcılık,ahlak dışı olma,gayrı ahlakiye-nietzche felsefesi. aslında
ahlak, insanlar tarafından oluşturulmuş bir yorumdur ve nietzsche'ye göre bu yorum, yorumu yapan insanın doğası ile birebir ilişkilidir.
nietzsche felsefesinde immoralizm, üstinsanın önünü açmak, ona, yeni değerler oluşturabilmek için gerekli ortamı sağlamak için zorunlu olan bir süreçtir.
nietzsche sürü(köle) ahlakına karşı çıkar mevcut olan ahlakı yıkmak ister. çünkü var olan ahlak sürü dışındaki güçlü insanları da baskı altına almaya çalışınca, tehlikeli olmaya başlamıştır. insani içgüdüleri, gerçek yaşamı yok sayarak, insanlar üzerinde çöküşe neden olan bu ahlak, yok edilmelidir.
devamını gör...

bir gün bir edebiyatçı manavcı arkadaşının yanına gider, adamın işler kesat ne yapabilirim ki bu meyveleri insanlara yedirebilirim der, edebiyatçı dur der ben bayağı bilindik bir yazarım bunu yedirmesini bilirim hem mecaz yaparım anlamazlar bile... okuduysanız uydurmasyon affola.. ama hikaye böyle başlamış olabilir de.
devamını gör...

sevilen kafa sözlük yazarının başlıklara girdikten sonra sağ bölümde aranıp onun tanımının aranması. sözlüğün sol üst bölümünde yer alan takip seçeneğine girip arada acaba nerde yazmış, ne yazmış diye tanımları kurcalamak.
devamını gör...

onaylanma duygusu. yani diğer adıyla elalem ne der duygusu. başkalarının düşüncelerini yaşarken kendini doyasıya yaşatmayan duygu.
devamını gör...

günaydın sözlük canıms.
seni rüyamda gördüm.
devamını gör...

türkiye'de 193 çeşit peynir üretimi yapılırken...
venezuela’dan kuş uçuşu 10500 km uzaktan,
hemde gemiyle 35 günde soğuk hava depolarında korumaya çalışarak , ürünün maliyetinden fazla navlun parası ödeyerek
"sıfır gümrükle" peynir getirmek için müthiş bir ticari zeka gerek…

sabah yazarı altınok'tan peynir ithalatı yorumu: venezuela'ya gittiğimde arepa'lardan atıştırmak için sabırsızlıkla uyanıyordum, umarım en kısa zamanda türkiye'ye gelir

nitekim gereken yapılmış:

türkiye, güney amerika ülkesi venezuela'dan sıfır gümrükle tarım ürünleri ithalatı yapacak. ithal edilebilecek ürünler arasında türkiye'de de üretilen taze peynir, pirinç, yulaf, ayçiçeği tohumu dahil çok sayıda ürün var. dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu birkaç gün önce venezuela ziyaretinde bulunmuştu. venezuela menşeili bazı tarım ürünlerinin ithalatında tarife kontenjanı uygulanmasına ilişkin cumhurbaşkanı kararı dün yayımlandı.

buradan
sırayla gidelim :

sedat peker: kokain işini anlatayım. yeni güzergah kurmak için venezuela'ya kim gitti? binali yıldırım'ın oğlu erkan yıldırım. ocak ayında 4 gün, şubat ayında 4 gün venezuela'da kaldı.



venezuela'dan geçen seneye ait bir haber. güvenlik güçleri beyaz peynirin içine yerleştirilmiş kokain ele geçirmiş

buradan
bir zahmet parçaları birleştiriniz …
devamını gör...

biz ekşi sözlükteki cinsiyetci,ayrımcı başlıkları eleştiriyoruz ve yeriyoruz siz ekşi sözlüğü buraya taşıyorsunuz yapmayın.
devamını gör...


“ah yarabbi! ne budala insanlar var! evleniyorlar.”
devamını gör...

wernicke ve broca alanını bağlayan arcuat fasikülün lezyonlarında görülen afazi tipidir.
konuşulanı anlama ve konuşmanın normal olduğu ancak duyduğunu tekrar etme ve yüksek sesle okumanın bozulduğu afazi tipidir.
devamını gör...

1 yıl önce tanıştığım bir erkek kobe bifteğinden bilgili bilgili bahsederken ne kültürlü adam demiştim, 1 yıl sonra kolpaçino filminden bir replik olduğunu görünce gülmekten ağlamıştım halime, hala arada yolda kasap görürsem tutamıyorum kendimi basıyorum kahkahayı. tabi başkaları anlam veremiyor.
devamını gör...

genel olarak erkeklerin kadınlara daimi olarak kurdukları cümledir. ve nedense kadınların haksız olduğunu görmedim.
devamını gör...

körlük, satranç, yeraltından notlar, simyacı, hayvan çiftliği, medyum ve daha nicesi.....
devamını gör...

gün çoktan aymış, vakit öğleyi geçmiş,
bizim gibi vampirler daha yeni yeni uyanmaya başlamış,
günaydın desen olmaz.
kafanın içinde ,sabahları hani o erken kalkan teyze yok mu,
diyor ki bu saate günaydın mı kalır, sabahlara kadar uyumazsan olacağı budur.
sen de utana sıkıla haklısın teyzecim diyorsun.
desene tünaydın!

t: geceyi gündüz, gündüzü gece yapan kafacıların 'günaydın' deme şekli.
devamını gör...

caner özdurak- iktisat kantini.
devamını gör...

bir gabriel garcia marquez kitabıdır.

çağımızın asıl hastalığı olan “sevgi yoksunluğu” üzerine bir roman olarak okudum ben bu kitabı. belki yazar başka bir şey anlatmıştır ama ben böyle anlamak istedim. belki de yazar tam da benim anladığım şeyi anlattı, ki bu olabilecek en korkunç şeydir.

büyülü gerçeklik akımını dünya yazarları üzerinde en iyi kullanan yazar olan gabriel garcia marquez bu romanda aile içinde yaşanan sevgisizliği toplumsal sevgi yoksunluğuna çarptırıp bir evrensel mutsuzluk resmi çiziyor bizim için ve bunu çok büyüleyici bir şekilde yapıyor.

mutsuz bir evliliğin mutsuz bir kız çocuğu yaratmasını görüyoruz romanda. sevdiği kadınla evlenemeyen bir adam ve ailenin zoruyla onunla evlenen bir kadının bir kız çocuğu dünyaya getirip onu ilişkinin günah keçisi haline getirmelerini anlatıyor yazar.

ama sadece bu değil hikaye hala neden devam ettiğine anlam veremediğim beyaz ırkın üstünlüğü düşüncesinden tutun da yine hala neden bu kadar etkili olduğuna anlam veremediğim dini etkinliklerin yönetme ve ikna etme heveslerine de değinmiş yazar.

asla aydınlanmayan bir ortaçağ karanlığında el yordamıyla yanlış yönlendirilmiş aşkın yardımıyla öbür cinler tarafından kör topal sürüklenişimizin romanı.
devamını gör...

rafet el roman bu şarkısında yaz mevsimi, her taraf güneş diye başlıyor ama klibinde kıştan kalmış gibi bere ve mont giymiş. insanların üzerinde de mont, ceket, kazak var kısa kollu giyinen de yok. yani mevsimin yaz olmadığı besbelli.
devamını gör...

bir kız çocuğu olarak kamyonum ve kepçem desem.

ailede hatta aile dışından bile herkes bebek alırdı. peluş ayılar, tavşanlar, ördekler...

benim gözümse komşunun oğlunun kamyonundaydı hep. bir gün balkonda onları izlerken abim geldi yanıma 'ne oldu yine neden astın suratını?' dedi. 'ben de kamyon istiyorum' dedim. 'ama banucum biliyorsun çok fazla erkek çocuğu gibi davrandığın için babam artık o tarz şeylere izin vermiyor' dedi. içime ağladım ben de peki dedim.

sonra abim salona geçti. içeriden minik minik sesler duyulmaya başladı. babamın 'iyi madem alın' dediğini duydum.
kalbim nasıl güm güm olabilir miydi acaba izin vermiş olabilir miydi?

kafasını uzattı kapıdan iki gözümün çiçeği 'hadi kaptan gidiyoruz' dedi. kocaman kırmızı kasalı bir kamyon ve sarı bir kepçe aldık. uça uça geldim eve. sokaktaki oğlanlarda bile yok böylesi. nasıl mutluyum nasıl.

çocukken top oynar, çete kurar ona buna sataşır (o zaman için hak ettiklerini düşünüyordum. sıkıntılı çocuklardı hep.), inşaat tepelerinden kumlara atlar, ağaçlara tırmanır oramı buramı yırtardım... mahalleden minik minik şikayetler geliyor babam da çok dikkat çekiyorum, sürekli şikayet alıyorum diye bana erkeklerle ve erkek oyuncaklarıyla oynamayı yasaklamıştı. ilk direnişimi o zaman gerçekleştirmiş ne sokağa çıkmış ne evde gülmüş ne huzur vermiştim. adamcağız napsın kıyamamış 15 gün dayanabilmişti. kendi gibi asi, dik başlı bir çocuğu olunca başını eğdiremeyeceğini biliyordu sanırım.
abimin katkısı büyük gerçi. her zaman her koşulda beni koruyup, kollamıştı. ne yaparsam yapayım 'çocuk yahu hem bizle büyüdü erkek gibi yetişti. napalım bırakın o da böyle olsun' derdi.

hiç unutmam 16 yaşındayım saçlarımı gidip saçma sapan bir şekilde kestirmiştim. kısacık bazı yerleri uzun abidik gubidik bir şey. babam gördüğünde yüreğine inecekti adamın. 'napmış bu hayır napmış yani' bu nidalarını duydum sonra kaçtım odama. akşama kadar çıkmadım odamdan. akşam abim geldi vne yaptın yine sen?' dedi.' 'napmışım hayır napmışım hemen asıyor kesiyor' diye efelendim 'sakin ol küçük hanım bu ne hal? babamı bilmiyor musun? niye üzüyorsun adamı' dedi. biliyordum ama işte kafam nereye ben oraya.

annem anlettı sonra abim gidip bırak baba bu bizim gibi değil kime çektiyse işte dediğim dedik çaldığım düdük havalarında boşver biraz daha büyüsün toparlar demiş. babam da homurdanmış tabi.

bir iki gün gözükmedim gözüne gördüğü yerde ters ters baktı. sonra ona bile alıştı canım adam. imtihanı mıydım neydim adamın? 6 çocuğu misler gibi yetiştir en küçüğü çamur çıksın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim