diyetin ilk günü
en mutlu gündür aslında. günler ilerledikçe gerginlik artabilir. ama 21 günü tamamlayan kişi, işin büyük kısmını başarmış demektir.
devamını gör...
karpuz peynir
yaz aylarının mükemmel ikilisi.
devamını gör...
cumhurbaşkanının yetkilerinin sorgulanması sağlıklı değil
allah'ın bile yetkilerini sorgulayan bendeniz için komik ve yersiz bir söylemdir.
devamını gör...
daha karpuz kesecektik
neşeyle söylendiğinde misafirin sevildiği anlamına gelen, bıkkınlıkla söylendiğinde ise 'hadi artık seke seke git' anlamına gelen söz.
devamını gör...
başarıyı engelleyen faktörler
(bkz: gerizekalı olmak)
devamını gör...
şaşı yaprak çekirgesi
adını şaşı gözlerinden ve şapşal ifadesinden alan dev kanatlı bir yaprak çekirgesi. insanın morali yerine gelir baktıkça. "şaşı bak şaşır" deyimini akıllara getiriyor istemsiz olarak.
kaynak
kaynak
devamını gör...
üç kuruş aklıyla sözlükte bir şeyleri değiştireceğini zanneden troll
sözlükte meriçliği bitirecekmiş bu arkadaş. meriçlik her neyse artık. eli nasır tutmuş trol beyanı der geçerim. hodri meydan hadi bitir bakalım neyi bitiriyosun görelim. trol seni.
devamını gör...
anneye söylenip babaya söylenmeyen şeyler
genelde ince işlerdir ve bunu yine genellikle kızlar yapar. hayır canım cinsiyetçilik değil toplumun kanayan yarası. erkek kükreyerek kız arkadaşını ilân ederken kız gizli saklı köşelerde buluşur.
devamını gör...
taciz iftirası atılan diş hekiminin feci şekilde dövülmesi
tacizciyle , taciz iftirası atan kişi gözümde aynı. yaptığı tek şey kadınların mücadelesine zarar vermek.
devamını gör...
earth similarity index
dünya benzerlik endeksi. adı üzerinde, bir gezegen ya da uydunun dünya'ya ne kadar benzediğini belirten tanımlama.
dirk schulze-makuch, abel méndez ve diğerlerinin 2011 yılında astrobiology'de yayımlanan makalesiyle ileri sürülmüştür. buna göre, bir gök cisminin yarıçapı, yoğunluğu, yüzey sıcaklığı ve kurtulma hızı kullanılarak hesaplanır. hatta bu hesaplamanın formülü de şöyledir:

[görsel, mevzubahis makalenin yazarlarından biri olan méndez tarafından hazırlanan bir internet sayfasından alınmıştır. hesaplamanın detaylarına ilişkin bilgi aynı sayfadan görülebilir.]
gök cisimleri bu formülle 0'dan 1'e kadar derecelendirilir. 1, bizzat dünya'yı temsil ederken; 0'dan ne kadar yukarı bir değer elde edilirse benzerlik de o kadar artar.
örneğin, gezegenimizin ikiz kardeşi olarak betimlenen mars, 0.70 değerine sahiptir. buna karşın, koi-4878.01 adlı bir gezegen** 0.98 değerini taşır. yalnız bir sorun var, koi-4878.01 bizden 1075 ışık yılı uzakta. diyelim ki, şu anda elimize devasa lazerler alıp buradan selam gönderebilseydik, onlara 3096 yılında ulaşırdı. o zamana kadar bir nükleer savaşla türümüzü çoktan yok edecek olduğumuzdan*, en iyi ihtimalle 4171 yılında (orada gerçekten akıllı yaşam formları varsa ve hemen cevap verirlerse) alacağımız cevabı hiç göremezdik.
1075 ışık yılı fazla kaçtı, o yüzden gezegenimize en çok benzeyen (ve henüz keşfedebildiğimiz) 2. gezegene bakalım: trappist-1e. trappist-1e, bizden sadece 40 ışık yılı uzakta. elbette henüz oraya seyahat edebilecek teknolojik yeterliliğe sahip değiliz ama belki bir şekilde iletişim kurabiliriz. ama yine bir sorun var: büyük ihtimalle yıldızına kütle çekim kilidiyle bağlı. yani bir taraf günlük güneşlik, barındırdığı olası sıvı suyla cenneti andırırken; diğer tarafında mutlak sıfıra yakın eksi bilmemkaç derece yüzünden kelimenin tam anlamıyla popo donduran soğukları** yaşanıyor. bu kütle çekim kilidi meselesi kesin olmayabilir, ama trappist-1 gerçekten çok küçük bir sistem (öyle ki, bütün sistem güneş'le merkür arasına rahatça sığabilirdi, hatta bayağı boşluk da kalırdı), bilim insanları o sebepten böyle düşünmeyi uygun görmüşler.
gezegenimize en çok benzeyen 3. gezegen** ise teegarden b. çok yakınlarda, 2019'da keşfedildi. bizden sadece 12 ışık yılı uzaklıkta ve yıldızının yaşanabilir bölgesinde. üzerine araştırmalar hâlâ devam ediyor. hakkında henüz hiçbir olumsuz koşula rastlamadık. büyük ihtimalle, gelecekteki olası yıldızlararası seyahatimizdeki ilk duraklarımızdan biri olacak. canım benim.
listenin geri kalanının bir kısmı şöyle:

[ingilizce wikipedia'da güzelce sıralandığını görünce dayanamadım, ekran görüntüsü aldım. linki bırakayım, isteyen gidip baksın.]
bitirmeden önce bahsetmek gereken önemli bir şey daha var. yukarıdaki örneklerden anlaşılabileceği gibi, earth similarity index, yaşanabilirlikten* bağımsızdır. yani, bir gök cismi 1 değerine sahip olsa bile, bu yaşanabilir olduğu anlamına gelmez. çünkü o gök cisminin yıldızının aktivitesi, kütle çekim kilidine tutulup tutulmadığı ya da bir manyetik alana sahip olup olmadığı gibi hayati sorunları göz ardı eder. ama yine de yaşanabilir ötegezegenlerin ve bunlarda yaşayan akıllı yaşam formlarının araştırılması hususunda önemlidir. çünkü bilim insanlarının "ya ilk olarak nerelere baksak?" sorununa kabataslak bir çözüm getirir. yani "kesinkes burada yaşam vardır" demez, "herhâlde vardır" der.
---
bütün bu giriyi "ya düşünsenize, dünya'ya %98 benzeyen bir gezegen var ama hakkında hiçbir zaman, hiçbir şey öğrenemeyeceğiz" diyebilmek için yazdım.** yazmadan önce de şu kaynağı okudum. oradan öğrendiklerimi kendi bildiklerimle harmanlayınca ortaya bu çıktı. o sebepten benzerlik olması normaldir, intihal yapmış demeyin sonra. gerçi isterseniz de deyin, yine de meja'nın henüz açmadığı uzayla ilgili bir başlığı açmak benim için çok zevkliydi.*
dirk schulze-makuch, abel méndez ve diğerlerinin 2011 yılında astrobiology'de yayımlanan makalesiyle ileri sürülmüştür. buna göre, bir gök cisminin yarıçapı, yoğunluğu, yüzey sıcaklığı ve kurtulma hızı kullanılarak hesaplanır. hatta bu hesaplamanın formülü de şöyledir:

[görsel, mevzubahis makalenin yazarlarından biri olan méndez tarafından hazırlanan bir internet sayfasından alınmıştır. hesaplamanın detaylarına ilişkin bilgi aynı sayfadan görülebilir.]
gök cisimleri bu formülle 0'dan 1'e kadar derecelendirilir. 1, bizzat dünya'yı temsil ederken; 0'dan ne kadar yukarı bir değer elde edilirse benzerlik de o kadar artar.
örneğin, gezegenimizin ikiz kardeşi olarak betimlenen mars, 0.70 değerine sahiptir. buna karşın, koi-4878.01 adlı bir gezegen** 0.98 değerini taşır. yalnız bir sorun var, koi-4878.01 bizden 1075 ışık yılı uzakta. diyelim ki, şu anda elimize devasa lazerler alıp buradan selam gönderebilseydik, onlara 3096 yılında ulaşırdı. o zamana kadar bir nükleer savaşla türümüzü çoktan yok edecek olduğumuzdan*, en iyi ihtimalle 4171 yılında (orada gerçekten akıllı yaşam formları varsa ve hemen cevap verirlerse) alacağımız cevabı hiç göremezdik.
1075 ışık yılı fazla kaçtı, o yüzden gezegenimize en çok benzeyen (ve henüz keşfedebildiğimiz) 2. gezegene bakalım: trappist-1e. trappist-1e, bizden sadece 40 ışık yılı uzakta. elbette henüz oraya seyahat edebilecek teknolojik yeterliliğe sahip değiliz ama belki bir şekilde iletişim kurabiliriz. ama yine bir sorun var: büyük ihtimalle yıldızına kütle çekim kilidiyle bağlı. yani bir taraf günlük güneşlik, barındırdığı olası sıvı suyla cenneti andırırken; diğer tarafında mutlak sıfıra yakın eksi bilmemkaç derece yüzünden kelimenin tam anlamıyla popo donduran soğukları** yaşanıyor. bu kütle çekim kilidi meselesi kesin olmayabilir, ama trappist-1 gerçekten çok küçük bir sistem (öyle ki, bütün sistem güneş'le merkür arasına rahatça sığabilirdi, hatta bayağı boşluk da kalırdı), bilim insanları o sebepten böyle düşünmeyi uygun görmüşler.
gezegenimize en çok benzeyen 3. gezegen** ise teegarden b. çok yakınlarda, 2019'da keşfedildi. bizden sadece 12 ışık yılı uzaklıkta ve yıldızının yaşanabilir bölgesinde. üzerine araştırmalar hâlâ devam ediyor. hakkında henüz hiçbir olumsuz koşula rastlamadık. büyük ihtimalle, gelecekteki olası yıldızlararası seyahatimizdeki ilk duraklarımızdan biri olacak. canım benim.
listenin geri kalanının bir kısmı şöyle:

[ingilizce wikipedia'da güzelce sıralandığını görünce dayanamadım, ekran görüntüsü aldım. linki bırakayım, isteyen gidip baksın.]
bitirmeden önce bahsetmek gereken önemli bir şey daha var. yukarıdaki örneklerden anlaşılabileceği gibi, earth similarity index, yaşanabilirlikten* bağımsızdır. yani, bir gök cismi 1 değerine sahip olsa bile, bu yaşanabilir olduğu anlamına gelmez. çünkü o gök cisminin yıldızının aktivitesi, kütle çekim kilidine tutulup tutulmadığı ya da bir manyetik alana sahip olup olmadığı gibi hayati sorunları göz ardı eder. ama yine de yaşanabilir ötegezegenlerin ve bunlarda yaşayan akıllı yaşam formlarının araştırılması hususunda önemlidir. çünkü bilim insanlarının "ya ilk olarak nerelere baksak?" sorununa kabataslak bir çözüm getirir. yani "kesinkes burada yaşam vardır" demez, "herhâlde vardır" der.
---
bütün bu giriyi "ya düşünsenize, dünya'ya %98 benzeyen bir gezegen var ama hakkında hiçbir zaman, hiçbir şey öğrenemeyeceğiz" diyebilmek için yazdım.** yazmadan önce de şu kaynağı okudum. oradan öğrendiklerimi kendi bildiklerimle harmanlayınca ortaya bu çıktı. o sebepten benzerlik olması normaldir, intihal yapmış demeyin sonra. gerçi isterseniz de deyin, yine de meja'nın henüz açmadığı uzayla ilgili bir başlığı açmak benim için çok zevkliydi.*
devamını gör...
büyük resim o kadar büyükse neden herkes göremiyor sorunsalı
tek bir noktaya bakıp orada takılı kaldığımız için.
devamını gör...
schrödingerin kedisi
yeni keşfettiğim ve sözlükte hep var olmasını istediğim yazar. öyle varım ama yoğum olmasın bence.* teşekkürler efenim..*
devamını gör...
karl marx
(bkz: sirin baba)
devamını gör...
hırs mı daha iyidir azim mi sorunsalı
azim çünkü hırs bir noktada başkalarının kötülüğünü istemeye evrilebilir.
devamını gör...
milet işi çini
kırmızı hamurlu, beyaz astarlı, ilk dönem osmanlı seramiği. siyah, mavi, firuze ve mor renklerinde bezemelidir.
devamını gör...
carl gustav jung
psikanalizin devamlılığını sağlayan ve freud'un takipçisi olan psikoterapist. her ne kadar yasak aşkıyla anılsa da psikoloji bilimine katkıları çok fazladır. hayatının dönüm noktası, freud ile yollarının kesişmesi oldu.
jung kişiliğin tamamına verdiği psişe adıyla bilinç ve bilinçdışı duyguların hepsini bir arada topladı. bilinç ve bilinçdışının yanında camiasında yepyeni bir kavramdan söz etti ki bu kavram "kolektif bilinçdışı"dır.
örümcekten ya da daha önce hiç tecrübe etmediğimiz durumlardan korkmamızı ortak bilinçdışına örnek gösterdi ve buna arketip adını verdi. jung, yaşamının büyük bölümünde bu arketipleri araştırdı ve arketiplerin bazılarına ayrı bir önem verdi. bunlar persona, anima/animus, gölge ve ben'dir.
analitik psikolojide persona, toplumun onayını sağlamak için insanın dış dünyaya karşı taktığı maskedir. anima erkeğin içindeki kadın ruhunui; animus ise kadının içindeki erkek ruhunu temsil eder. gölge, insanın hayvani yönünü içerir. evrim tarihinden bize miras kalmıştır ve genel olarak ilişkilerimizi etkiler. ben ise, kişiliği örgütleyen öğedir. bir nevi, egonun karşılığıdır.
analitik psikoloji dipsiz bir kuyu bunlar da sadece özetin özeti olabilecek bilgiler. hazır üzerine çalışıyorken buraya da bırakayım belki merak eden birileri vardır dedim *
jung kişiliğin tamamına verdiği psişe adıyla bilinç ve bilinçdışı duyguların hepsini bir arada topladı. bilinç ve bilinçdışının yanında camiasında yepyeni bir kavramdan söz etti ki bu kavram "kolektif bilinçdışı"dır.
örümcekten ya da daha önce hiç tecrübe etmediğimiz durumlardan korkmamızı ortak bilinçdışına örnek gösterdi ve buna arketip adını verdi. jung, yaşamının büyük bölümünde bu arketipleri araştırdı ve arketiplerin bazılarına ayrı bir önem verdi. bunlar persona, anima/animus, gölge ve ben'dir.
analitik psikolojide persona, toplumun onayını sağlamak için insanın dış dünyaya karşı taktığı maskedir. anima erkeğin içindeki kadın ruhunui; animus ise kadının içindeki erkek ruhunu temsil eder. gölge, insanın hayvani yönünü içerir. evrim tarihinden bize miras kalmıştır ve genel olarak ilişkilerimizi etkiler. ben ise, kişiliği örgütleyen öğedir. bir nevi, egonun karşılığıdır.
analitik psikoloji dipsiz bir kuyu bunlar da sadece özetin özeti olabilecek bilgiler. hazır üzerine çalışıyorken buraya da bırakayım belki merak eden birileri vardır dedim *
devamını gör...
pascal prensibi
blaise pascal tarafından 17. yüzyılda tanımlanan, sıvılarla ilgili bir ilke.
bu ilkeye göre sıvılar, üstlerine etkiyen basıncı, bu basıncın büyüklüğünü değiştirmeksizin sıvı içindeki her yön ve doğrultuda iletirler.
bu ilkeye göre sıvılar, üstlerine etkiyen basıncı, bu basıncın büyüklüğünü değiştirmeksizin sıvı içindeki her yön ve doğrultuda iletirler.
devamını gör...
sağlam türk filmleri
eşkıya...
devamını gör...
