feminist: kadın ve erkek eşitliğini savunur.
feminist dediğiniz feminazi kadınlar, kadınların üstünlüğünü savunur.
devamını gör...

tek kelimeyle muhteşem bir yayın. çıtayı allahuekber dağlarına çıkardınız.*
devamını gör...

''sineklidağ burası, şehre tepeden bakar''
haldun taner ile aynı çağda yaşamamış olmak ne büyük eksiklik..

bertolt brecht'in bir metot olarak geliştirdiği epik tiyatroyu türk tiyatrosunun geleneğe bağlı koluyla birleştirerek yeni bir tiyatro tarzını ortaya çıkarmış haldun taner. bu yüzden keşanlı ali destanı, ''oyun yazarlığımız için önemli bir atılım'' sayılabilecek bir eser.

keşanlı ali destanı sadece ülkemizde değil, birçok ülkede büyük bir coşkuyla karşılanmış çünkü evrensel temaya karşın yerli bir işleyişe sahip. farklı ülkelerdeki seyircilerin oyunu bu kadar beğenmesi ve benimsemesinin nedeninin de bu olduğunu düşünüyorum. ayrıca kitle psikolojisini de büyük bir başarıyla gözler önüne sermiş haldun taner.

oyunu okurken, keşke ilk çıktığı yıllar genco erkal ,gülriz sururi, engin cezzar gibi önemli sanatçılardan izleme olanağım olsaydı, sabahattin ali'nin ''bu dünya böyledir işte, kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır, kimi adı katile çıktı diye adam öldürür.'' alıntısı geldi aklıma. her açıdan insanda gurur uyandıran ve hayranlık bırakan bir eser.

oyun çıkalı 50 küsür yıl olmuş, hala yapay kahramanlar yaratmaya çalışılıyor ve onlardan medet umuluyor. bir şeylerin değişmiş olmasını ve oyundaki hicivlerin şu an için hiciv niteliği taşımamasını dilerdim.

son olarak, böyle bir sanat eserinin güzelliği karşısında bazen hüzne kapılıyorum. haldun taner ve onun gibi nice yazarımız evrensel bir sanatçı olmalıyken günümüzde gereken önem ve değer neden verilmiyor diye sorup duruyorum. herhangi bir cevap da alamıyorum. ve alamayacağım sanırım.
devamını gör...

bir yazarın profiline tıkladıktan sonra kişisel iletisinde gördüğüm yazı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şimdi de başka bir yazara baktım, onda da kafa izninde yazıyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
fotoğraflar yenilenecek.
devamını gör...

madem hep birlikte sözlüğün içinden geçiyoruz ben de eksik kalmayayım dedim ve bu zor günlerde, birbirimize moral vermek için bu başlığı huzurunuza getirdim, buyrun efendim.

ekleme: alttaki yazarın iltifattan anladığı buysa, ilişkilerinde partnerlerine sabırlar dilerim.*
devamını gör...

sanat eseri dokumak gibidir. 2-3-5-10-20 yil sonra donup baktiginizda kalitenize karsilik gelen bir eser gorursunuz. klinik vakalar disinda her cocuk kaliteli bir birey adayidir, henuz sertlesmemis mukemmel kivamda bir hamurdur. nasil sekillendirirseniz oyle birsey cikar sonunda.
devamını gör...

bir realite.
eskiden neydi öyle ya hu, bir yağardı, ben diyeyim 60cm, sen de 1,5metre kar yağardı.
ama şimdi öyle mi? ya yağmıyor ya da minnacık, yerde tutmayacak şekilde bırt diye yağıyor.

iklimler değişiyor, hayat akıp gidiyor...

kar !!!
yağman lazım dostum, kardan adam yapacağız daha.
devamını gör...

son zamanlarda en çok söylediğim bir başlık. insanın ruhunun yorulması enerjisini sömürmesini iliklerime kadar hissettiren başlık.
devamını gör...

piyanist ukdesi.
1452-1498 yıllarında yaşamış, 4 yıl boyunca floransa'nın yöneticiliğini yapmış olan din adamı. eğitimine tıp okuyarak başlamış ama yarıda bırakıp floransa'da din adamı olmayı seçmiş.
floransa bu dönemde sanatın ve bilimin şehri, rönesans'ın merkezi. tüm sanatçılar burada, medici ailesinin himayesinde.
vaazlarında medici ailesini, yöneticileri kötü yönetim ve yolsuzlukla suçluyor, kiliseyi eleştirip reform yapılması gerektiğini savunuyor ve bu vaazları halkın dikkatini çektikçe etrafı kalabalıklaşıyor. lorenzo de' medici bile kendisinden çekiniyor.
lorenzo'nun ölümü ve oğlu ii. piero'nun zayıf yönetimi sonucu halkın sığındığı yeni lider oluyor kendisi. medici ailesi şehirden sürülüyor ve savonarola floransa'yı ''tanrı'nın şehri'' yapabilmek için yeni bir cumhuriyet kuruyor.
ahlaksızlıkla mücadele için yeni yasalar çıkarıyor, şenlikler ve oyunlar yasaklanıyor, kıyafet reformu getiriliyor. kadınların sokakta dolaşmaması gerektiğini savunuyor, günahkarlar şehri olan floransa'nın tanrı'nın şehri olabilmesi için bu reformlara ihtiyaç olduğuna halkı ikna etmeyi de başarıyor.
savonarola'ya göre insan eliyle yaratılmış her şey şeytan eliyle yapılmış sayılır ve günahtır. bu fikirle 1497'den itibaren sanat ve bilimle ilgili tüm eserlerin toplanıp yakılması için harekete geçiyor: bonfire of the vanities. şehir merkezinde yakılan ateşlerde mücevherler, heykeller, aynalar, süslü kıyafetler, kitaplar, satranç takımları ve enstrümanlar, yani lüks olarak görülebilecek her şey yakılmaya başlanmış. halk bu din adamına o kadar bağlı ki evlerinde ne varsa getirip ateşe atıyorlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel ludwig von langenmantel - savonarola preaching against prodigality (1879)
sanat eserleri yakılması gereken eşyaların başında geliyor ve floransa sanatın beşiği olduğu için bulmak çok zor değil. burada sandro botticelli'den bahsetmek lazım çünkü kendisi savonarola'nın sıkı takipçisi. vaazlarından etkilenerek resim yapmayı bırakıyor ve bu ateşe kendi eserlerini yakarak katkıda bulunuyor. evet botticelli. vasari ''sanatçıların hayat hikayeleri'' eserinde botticelli için şunu not düşmüş:

“botticelli savonarola’nın yandaşıydı, işte bu yüzden resmi bıraktı ve başka gelir kaynağı olmadığı için de epey sıkıntıya düştü. yine de cemaatin üyesi olarak kalmakta direterek piagnoni’ye (o zamanki adıyla “sızlananlar”) katıldı ve çalışmalarını bir yana bıraktı; dolayısıyla ihtiyarladığında o kadar yoksul düştü ki eğer lorenzo de medici, dostları ve başka değerli kimseler yeteneğinden ötürü onu sevdikleri için yardımına koşmasalardı neredeyse açlıktan ölecekti.”

neyse ki bu çılgınlık çok uzun sürmüyor. kilise aleyhine verdiği vaazlar papa'nın hoşuna gitmemiş olacak, 1497'de aforoz ediliyor ve 1498'de tutuklanması için emir veriliyor. bu arada halk da kendisine sırt çevirmeye başlıyor doğal olarak. savonarola insanları ikna edebilmek için özel güçleri olduğuna ve mucizeler yaptığına inandırmaya çalışsa da tutuklanıyor ve 1498'in mayıs ayında yakılarak idam ediliyor.
insanlık tarihinin en önemli dönemlerinden birinde, botticelli'yi bile müridi yapabilmiş, kim bilir kaç eseri yok etmiş sanat ve bilim düşmanı bir insan, kendi yaktığı ateşte yanarak yok olup gidiyor böylece.
kaynak
kaynak
devamını gör...

kurtuluş savaşından bugüne ülkenin yüz akı.
devamını gör...

alman thrash metal grubu kreator' un 1999 tarihli endorama albümünün açılış şarkısıdır. almanların metaldeki yüz akı gruplarından olan kreator' un sanıyorum en sevilen şarkılarından biridir:

devamını gör...

dunyanin gerizekalı olusundandir.
devamını gör...

ilk sırayı ben alıyorum. ne zaman uyanırsam uyanayım ilk önce kahve.. şöyle güzel sertçe sütsüz ve şekersiz filtre kahve olmazsa olmazımdır. olmuyor değilse beyin gündüz modunu açmıyor.

edit: altta ki yazar arkadaşa sormak isterim: içinizde afyon tarlasımı var efendim? yarım litre kahve nedir? o nasıl bir afyondur? emniyeetin kulağına gitmesin rontgene götürürler valla..
devamını gör...

sevdiğin insanla evlenmektir. farkı yoktur.
insanları ayrıştırmaktan vazgeçtiğimizde insan olmanın huzurunu kucaklayacağız.
devamını gör...

2015 yapımı, gizemli amerikan filmi solace'nin yönetmenliğini afonso poyart yapmış.
oyunculuklarını ise ;'' entellektüel, kayıtsız deha '' rollerin adamı antony hopkins de dahil olmak üzere; colin farrell, jeffrey dean morgan gibi bir çok usta oyuncu paylaşmış.
filmin türkçe ismini bulamadım enteresandır. vizyona hangi isimle çıkmış acep? neyse konumuza dönelim.
filmle ilgili ilginç bir bilgi verelim; aslında seven'in devam filmi olarak hazırlanmış, ancak sonrasında ayrı bir film olarak çekilmeye karar verilmiş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar rica ederim okumasın.


john clancy, söylemeye gerek yok entelektüel bir deha olan bir doktordur ve en önemlisi psişik güçleri vardır. tabiri caiz ise gelmişinizi geçmişinizi görebilmektedir. ancak kızının kanser sebebiyle ölmesi sebebiyle, içine kapanmıştır. daha önce cinayet davalarına danışmanlık yaptığı da olmuştur. arkadaşı dedektif merriwether'in başı bir seri katille derttedir ve clancy'den yardım ister. kendini tüm dünyadan tecrit etmiş olan clancy, başlarda nazlanıp hayır demesine rağmen dava ilgisini çeker ve adeta davanın katili onu kendisini yakalamaya davet eder.
ne yalan söyleyeyim önceleri katilin kendisi olduğunu düşünmüştüm. ama kazın ayağı öyle değilmiş.
clancy'le birlikte kendisi gibi psişik olan seri katilimizi yakalama peşine düşeceğiz. ve ne yalan söyleyeyim katilimize de hak vereceğiz.

şimdi aslında film konu olarakta iyi oyuncularda mükemmel... izlerken de keyif alıyorsunuz.
ama nasıl desem sanki insanın üzerine oturmayan elbiseler olur ya.. çok güzel bir elbise olmasına rağmen, emanet durur. hah öyle bir yavanlık var . tam açıklayamıyorum.
genede izlenebilecek bir seri katil filmidir.
devamını gör...

gıybet, acizlerin uğraşıdır.
devamını gör...

fark yaratabilen arıdır.
iyi veya kötü, sürüden ayrılmayı başarmış olandır.

edit: bu arada bu başlık bir yazar nickiymiş. biz de yazdık öyle kafadan.
devamını gör...

çok üzüldüğüm insanlardır.

savurganlığı savunmuyorum ama aşırı cimri olmak da psikolojiye zarar verir diye tahmin ediyorum.
devamını gör...

maalesef benim, günlük ilaç içmek zorundayım, sinirli olmanın çok zararını gördüm.
çok üzüyor beni ve 1 saat sonra yaptığım her şeye pişman oluyorum.
yalnız asla evde sinirli değilim, iş stres yapıyor doktorun söylediği.
ilaç iyi geliyor.
devamını gör...

zuhal olcay*ın ankara'yı ve ankara'daki dostu özleten şarkısı. şarkının klibi de ankara'nın ruhunu anlatır şekilde siyah beyaz çekilmiş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim