ben sana hiç o gözle bakmadım
devamını gör...

kenan doğulu'nun 2007 yılında çıkardığı aynı isimli albümünde yer alan şarkı. *


she smiled at me said
would you like a it "sweet'n low"
ı know a place where we can
take it nice and slow
ı know what you're thinkin
don't stop ı need that sweet thing
telling you now, this is real

shake it up şekerim
ı know what you're feeling
shake it up şekerim
ı got what you're needing
shake it up şekerim
tell me what you're thinking
shake it up şekerim
you're my only sweet thing

she said in a sexy lazy low key
can ı make it right
you put your trust in me
ı'll take you through the night
don't keep me waiting
not sure you're understanding
just how much ı crave for you

shake it up şekerim
ı know what you're feeling
shake it up şekerim
ı got what you're needing
shake it up şekerim
tell me what you're thinking
shake it up şekerim
you're my only sweet thing

lovey - dovey, lovey - dovey all the time
ı got lots of candy to make you mine
lovey - dovey, lovey - dovey all the time
ı got lots of candy for you
lovey - dovey, lovey - dovey all the time
ı got lots of candy to make you mine
lovey - dovey, lovey - dovey all the time
ı got lots of candy for you

shake it up şekerim
ı know what you're feeling
shake it up şekerim
ı got what you're needing
shake it up şekerim
tell me what you're thinking
shake it up şekerim
you're my only sweet thing

ha, ha, hey, hey, hey
ha, ha, hey, hey, hey
ha, ha, hey, hey, hey
ha, ha, hey, hey, hey

shake it up şekerim (shake it up şekerim)
shake it up şekerim
you're my only sweet thing
shake it up şekerim
tell me what you're thinking
shake it up şekerim
you're my only sweet thing
shake it up şekerim




devamını gör...

telif hakları hacı sabancı'ya ait söylem. saray yavrusunda bisiklet sürerken dışarıda ne işin var diyen takipçisine verdiği yanıttır. çünkü soruyu soran fakir hayatı boyunca yalıda yaşamamıştır.
devamını gör...

''sevilen kadın bütün kadınların en güzeli değil midir?''

vadideki zambak, honore de balzac
devamını gör...

kişisel iletisini okudum, ahan da tam bu işte dedim.
haftanın günlerinin birinde,
dolu dolu bir tanım giriyor,
sonraki günlerde sözlükte bir okuyup bir beğeniyor.
trabzonlu olmadığına iddiaya girebilirim.
sakinliği, duruluğu, dinginliği takdire şayan.
söz gümüşse suküt altındır lafı onun için icat edilmiş olabilir.
feyz aldığım yazar.
arada ben de böyle olayım diyorum, sonra olamıyorum.
edit:trabzonluymuş, şu hayatta her şey mümkün demekki.
devamını gör...

sahibinden gezegen fiyatlarına bakan yazarımız, hoş gelmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

son zamanlarda kullanımı oldukça azalmıştır ama her söylediğimde nedense aklıma cumhuriyetin ilk zamanlarındaki takım elbise,şapkalı siyah beyaz fotolar gelir.ah be o zamanlar yaşamak vardı şimdi tipsiz tipsiz dolaşıyoruz
devamını gör...

mod seçmenin kolay olmadığından olsa gerek...
allahım helios ne kadar naif belirtmiş. kendisini her ne kadar yaa nolur helyos bana da göster ne yazmışlar deyip darlasam da zırnık koklatmadığı için ben de başlık altına yazan birinden rica üzere form sorularına verdiği yanıtları istedim. tövbe estağfurullah cevaplar olduğundan olsa gerek diye düşünüyorum seçerken trolleniyor muyum hissine kapılıyordur herhalde. biri abla demiş yaşım sekkiz demiş ulan. modluk çok eğleşmeli lunapark gibi ondan istiyom demiş. awww vay başımıza gelenler.

bir de neymiş 2. kez modluk istiyormuş nolurmuş mahlasının yanında 2×moderatör yazsaymış bak bak.
devamını gör...

nefes alamayacak kadar mutsuz hissediyorum, insanların çaresizlikleri, acıları, dertleri, açlıkları sırtımda yük. çok çalışmak, hayat kurmak, birilerinin yüklerini hafifletmek istiyorum. emek verip karşılığını almak istiyorum. yemek, giymek, içmek, tatil yapmak istiyorum. insanların hayatını güzel yaşamasının beni öfkelendirmemesini istiyorum. kimseye sıkıntı vermemek için sessiz kalışlarım ruhumda derin çentikler oluşturuyor, görüyorum, biliyorum, kanıyorum
devamını gör...

finlandiyalı geliştirici remedy entertainment 1996 yılında death rally'i geliştirdikten sonra, 1997'de max payne adlı yüksek teknolojili bir aksiyon oyunu üzerinde çalışmaya başladığında, pek çok insanın dikkati çekti.

yaklaşık dört yıl sonra, basının yoğun ilgisinden sonra, max payne 23 temmuz pazartesi günü yayınlandı. karanlık, zorlayıcı bir kara polis hikayesi olan olay örgüsü, çarpıcı aksiyon sahneleriyle oldukça sürükleyici.

oyun, max'in new york'taki bir gökdelenin çatısında görünmesiyle başlıyor. kar, kıyamet sonrası gökyüzünden kül gibi düşüyor, aşağıdaki sokaktan sirenler çalıyor. durumu üzerine düşünmeye başlar ve ardından gelen oyun, o noktaya nasıl gittiğine dair 21 bölümlük bir flashback yaşatır.

biraz şirketin ve oyunun geliştirme aşamasına bakalım.

yaklaşık 20 yıl süre önce, orijinal max payne, 3d realms & remedy entertainment tarafından halka açıldı. her iki şirket için de büyük bir yeni adımdı, daha önce 90'larda* death rally adlı yukarıdan kaydırmalı* bir yarış oyununda işbirliği yapmışlardı. max payne serisine çok zaman ve çaba harcandı.

remedy entertainment, finlandiya demoscene’ler tarafından bodrum katında oluştu. çoğu üye sadece yirmili yaşlarının başındaydı. 1995 yılının ağustos ayında şirket olarak kuruldu. 1996'da ilk oyunu death rally'yi yarattı. death rally'nin yayınlanmasının ardından remedy'nin bir sonraki projesi max payne'di.

bir sonraki girişimleri için remedy, şu anki ismi 3d realms olan amerikan merkezli yayıncı apogee software ile çalışma ortaklığına devam etmek istedi.

death rally'nin yayınlanmasının ardından remedy, bir sonraki projesi için scott miller'a 3 yeni proje sundu; uzay uçuşu simülasyon oyunu, yeni bir yarış oyunu ve diğeri ise dark justice adlı izometrik bir shooter oyunuydu. miller, oyunun duke nukem gibi güçlü bir ana karaktere, 3d grafiklere ve daha iyi bir isme sahip olması koşuluyla oyunun gelişimini finanse etmeye karar verdi. o dönemde tomb raider'ın başarısı, remedy'yi güçlü bir baş karakterle oyuna yeniden odaklanmaya yönlendirdi.

ekip, max payne ismine karar vermeden önce dark justice'den, max heat'e kadar çeşitli isim olasılıkları denedi. sonunda, daha iyi bir şey olmadığından, max heat isminde karar kıldılar. sonra remedy'den biri, alternatif olarak payne'i önerdi. max heat doğruca çöpe gitti.

max payne 1997'de yeşil ışığı aldı. oyunun baş tasarımcısı petri jarvilehto'ydu. hong kong aksiyon filmlerinin ayırt edici özelliği* olan bullet time ve ağır çekimin oyunlarının temel mekaniği olmasını istedi. demoscene arka planlarından dolayı bilgi işlem konusunda uzman olan ekip , video oyunu için kendi oyun motorunu oluşturdu.

bir sonraki hedef, oyunculara video oyun endüstrisinde öncü bir form olan bullet time olarak biçimlenen yenilikçi bir oyun sunmaktı. max payne'in ilk fragmanı e3 1998'de yayınlandı.

finlandiya'da proje lideri ve remedy'nin kurucu ortağı petri jarvilehto, hikayeyi yazmak için eski arkadaşından yardım istedi. sami lake masaya büyük fikirler getirdi. sam lake oyunun yazarı olarak atandı. polisiye roman* ve film noir yapıtlarında yaygın olarak bulunan unsurları oyuna dahil etti.

ekip, oyunun dokusu için gerçek hayattaki fotoğrafları kullanmak istedi. 1999'da, tasarımcılar şehri araştırmak ve çevre hakkında fikir edinmek için finlandiya'dan new york'a gittiler. new york polis departmanından polisler eşliğinde, haritalamak için binlerce fotoğraf çektiler. şirket, 2000 yılında zamanının çoğunu oyunun grafiklerini daha da iyileştirmek için harcadı.

yayınlanmasını iki kez erteleyen max payne, 23 temmuz 2001'de piyasaya sürüldüğünde büyük beğeni topladı. bir aksiyon oyunu olarak hikayeye ve atmosfere yoğun şekilde odaklanmasıyla dikkat çekti. oyun, 7 milyondan fazla kopya satan ticari bir başarıydı. düzinelerce ödül kazandı.

2001 max payne ekibi.

max payne e3 1998 trailer.
max payne e3 1999 trailer.
max payne e3 2000 trailer.
max payne 2001 trailer.

1998 - italyan video oyun dergisi the games machine.

1997'den bir prototip.

max payne grafik romanı için bir dizi kaynak fotoğraf.

max payne ile sam'in eski bir fotoğrafı.

3drealms'in başkan yardımcısı frederik schreiber'in, 3drealms'in resmi discord sunucusunda paylaştığı max payne'in 1998 beta oynanış videosu. sunucudaki bir hayran tarafından youtube'a yüklenmiş.

1998 - 1999 görüntüleri. 1 - 2 - 3 - 4 - 5

-- meraklılarına max payne hakkında birkaç gerçek bilgi.

ilk zamanlarda v ilacı sadece akıllara durgunluk veren bir ilaç değildi, aynı zamanda vücutta da eğilmelere yol açıyordu. kullanıcılarını parlayan yeşil gözlerle devasa devler haline getiriyordu. aslında, ilk senaryo taslakları süper askerlerle ilgilidir. max'in bu süper askerlerle dövüştüğünü gösteren devam eden ekran görüntüleri bile vardı. aptalca göründüğü ve sin'e çok benzediği için tüm bunlar hurdaya çıkarıldı.
örnek 1, örnek 2, örnek 3

max payne'in pc versiyonu, tony mott'un "ölmeden önce oynamanız gereken 1001 video oyunları" kitabında yer almaktadır.

keskin nişancı tüfeğini başarıyla ateşlediğinde, kamera mermiyi belirlenen hedefe kadar takip eder. scott miller'ın katkılarından biri.

bonus.
devamını gör...

saatleri ayarlama enstitüsü
devamını gör...

yıllardır sahip olduğum korkudur.

bu korkunun latince bir adı var mı bilmiyorum, başkaları da aynı korkuya sahip mi onu da bilmiyorum ama ben de “ geç uyanma korkusu” var.

her zaman aniden saat altı olmadan uyanmamın nedeni bu. bu iyi bir şey de olabilir çünkü güne erken başlayınca zaman sıkıntısı yaşamıyor. 18 - 19 saatiniz olunca istediğiniz her şeye zaman ayırabiliyorsunuz.

korkunun nasıl bir şey olduğuna gelince; ben sabah uyuyakalırsam, ya da bir şekilde geç bir saatte uyanırsam sanki uyandığımda çok kötü şeyler olmuş olacak gibi geliyor bana. bir uyanacağım ve telefonumda 3400 arama olacak, seni uyandıramadık o yüzden moritanya’da iç savaş çıktı, sen uyanmayınca biz de 29 ilkokul çocuğunun idamını onayladık gibi.

ya da uyuyakalırsam bütün dünya çok eğlenecek, tarihi olaylara tanıklık edecek, toplanıp başka bir gezegene gidecek gibi geliyor. başucumda bir not bulacağım:
“ uyandırmaya kıyamadık, biz neptün’e koloni kurmaya gidiyoruz, sen de kahvaltını yap gel.”

çok korkunç bence, o yüzden herkesten önce uyanıp bekliyorum.
devamını gör...

bunda benim biraz katkım varsa, ne mutlu bana. iftihar ederim, gurur duyarım efendim.
devamını gör...

melkor, ıluvatar’ın yarattığı ilk ve en güçlü ainur’dur. hiçliğin içinde gölge gibi dans etmiş, gizli alevi bulmak için zamandan ve mekandan ari olarak hiçliği kendisine ev edinmiştir. gizli alev'in hiçlikte yer almaması ise onun için kötü bir sürpriz olmuştur.

ainur müziğinin ruhunu kirlettiğine inanılır. ben şahsen böyle olduğuna inanmıyorum zira melkor'un tolkien evreninde metal müzik yapmaya çalışan öncül bir karakter olduğu kanısındayım. müziğinin gümbür gümbür olması ise buna delalettir. zaten melkor'a duyduğum sempatinin tek nedeni de, tolkien evrenine metal müziği getirmiş olmasıdır. yoksa evlat olsa sevilecek bir karakter değil. tabi sonrasında eru'nun kafası atmış ve müziği durdurmuştur.

işte zurnanın zırt dediği yer de burası olmuştur. içindeki heyecanı, öfkeyi, isyanı notalara dökememek melkor'u çığırından çıkarmıştır. valar'ın inşa ettiği tüm güzellikleri yok etmek için alevler içindeki tacı ile birlikte, arda 'ya inmiştir.

ılluin ve ormal'a saldırıp. almaren'i yok etmiştir. sonrasında hizmetkarı sauron'u da alıp kayıplara karışmış. utumno'ya kaçmıştır.

elbette bu dönemi de boş geçirmedi. burada tolkien evreninin kadim yaratıklarından olan balrog'ları yani ateşin kırbaçları'nı yarattı. gittikçe güçleniyordu. angbad'ı inşa etti ve sauron'u buraya yerleştirdi. valar melkor'u durdurmaya yeltenmiş olsa da, ''atı alan gondor'u geçmişti.'' onun gücü karşısında yapacak bir şeyi kalmamıştı. bozguna uğradı.

böylece melkor'un devri başlamıştı. hem de ne devir! elfler'i zindanlara kapattı, onlara türlü işkenceler yaptı. en fenası da ıluvatar'ın çocuklarını kara büyü aracılığı ile eciş bücüş orklara dönüştürmesi oldu. bu yara asla kapanmadı. orklar orta dünya üzerinde her daim yürüdü ve kötülüğün alt zümre hizmetkarları oldular.

valar bu duruma çok içerledi. o ca(ğ)nım elflerin, eciş bücüş yaratıklara dönüşmesini, midesi kaldırmadı. son bir gayretle melkor'un üzerine yürüdü. utumno düştü, melkor yakalanarak, hapsedildi. angainor'un efsunlu zinciri bileklerinde ve vücundaydı artık. çaresizliği iliklerlerine kadar hissediyordu. alçaldı. alçalabildiği kadar alçaldı...

kurtulması lazımdı. metalci melkor gitti arabeskçi melkor geldi. yalvardı da yalvardı. bu kadar arabesk manwe'nin ruhuna da iyi gelmedi. bir yerde dayanamadı ve melkor'u affetti. bu arada sauron çoktan topuklamıştı.

melkor yeniden ortalıkta gezmeye başlar başlamaz, fitne fesat ne varsa oraya buraya aşıladı. melkor böl/parçala/yönet taktiğini kullanmaya başlayarak tolkien evreninde ''siyaset bilimi''nin de babası haline geliverdi. feanor'un aklını bulandırdı. ortalıkta huzur namına bir şey kalmadı. silmarilleri türlü hile ve desiselerle almaya çalıştıysa da olmadı.

baktı bu iş tatlı dille olmayacak, ungoliant'ı yanına çekip yola koyuldu. kasvet dokuyan için melkor'un çağrısı bulunmaz bir nimetti. birlikte valinor'a saldırdılar. dev kara örümcek ışığın kaynağı olan iki ağacın özlerini emerek onları kuruttu. artık orta dünya'nın üzerinde ''makber''in ezgisi ve sözleri yankılanıyordu. her yer karanlık....

bu arada melkor finwe'yi öldürdü ve silmarilleri alıp tabanları yağladı. feanor'un laneti ile birlikte artık yeni bir adı vardı. morgoth!

ungoliant'a pek çok mücevher verdi. lakin kara örümceğin gözü bir türlü doymuyordu. kafayı silmarillere takmıştı. melkor'un harap ve bitap bir halde olduğunu biliyordu. isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara diyerek, silmarilleri istedi. elbette melkor silmarilleri vermedi. ungoliant'ın kafası attı ve melkor'a saldırdı. ışığı emen neredeyse melkor'u alt ediyordu. derler ki; ungoliant melkor'u ağlarıyla sarıp sarmaladığında, melkor'un çığlıkları angband'dan bile duyulmuş.

lakin melkor şanslı bir ainur. balrog'lar efendilerinin çığlığını duyunca olay yerine hemen intikal etmiş ve ungoliant'ı püskürtmüşlerdir.

böylece paçayı sıyıran melkor efendi yeniden angband'a dönmüştür. kendisini toparladıktan sonra orta dünyaya gelen feanor'u ''2. beleriand savaşı''nda öldürdü. aslında bu savaşta her şey feanor'un istediği gibi gidiyordu. feanor melkor'u angbad'a kadar kovalamıştı. lakin bir anlık boşluk feanor'un, gothmog ve balrogların saldırısı karşısında, eru'nun rahmetine kavuşmasına sebep olmuştur.

ama orta dünya'da kahramanlar tükenmez. yaman savaşçı finarfin oğlu fingolfin melkor'u bozguna uğratmayı kafasına koymuştu. ilk denemesinde başarılı olamasa da, ikinci denemesinde melkor'un defterini dürmüştür. dagor aglareb yani görkemli savaş ile birlikte melkor yine arazi olmuştur.

melkor arazi olmuşsa korkacaksınız. ne yapar eder, intikamını alır. bu kural bozulmamış, melkor, ard-galen'den aşağı alevden nehirler yollayarak pek çok elfin ve noldor prensinin ölümüne yol açmıştır.

fingolfin hiddetlenmişti. yine angbad'ın kapılarına dayandı. kale kapısına doğru yöneldi ve melkor'a seslendi; ''öne çık yeter! karanlıkta gizlenme seni korkak!'' diyerek onu teke tek dövüşe davet etti.

melkor bu düelloyu yapmak istemiyordu. ancak hizmetkarlarının önünde madara olmakta istemiyordu. el mecbur kapılardan dışarı çıktı. fingolfin kılıcı ringil'i ustalıkla kullanıyordu. melkor'un çekici havayı döverken. fingolfin melkor'u 7 kere yaralamıştı. melkor'un çığlıkları karizmasını yerle bir etmişti. madara olmanın eşiğine gelmişti.

melkor şansı denen bir şey kesinlikle var. aksini iddia edene selam bile vermem. şanslı hergele...

tam işi bitti denilirken, yine yırttı. bu seferde fingolfin'in ayağı takılmış ve melkor'un önüne düşmüştü. melkor fingolfin'in boğazına bastırarak son darbeyi vurmaya hazırlanırken, ringil'in soğukluğunu bacağında hissetti. iyice hiddetlenmişti. fingolfin'i çekiciyle parçalayacakken thorondor araya girdi ve melkor'u gözünden yaraladı. fingolfin'i alıp, kayıplara karıştı.

melkor silmarillerden birini luthien'in şarkısından çok etkilendiği için kaptırdı. beren - luthien aşkı melkor'u mat etmişti. soyguncu melkor soyguna uğramıştı. bu olaydan sonra melkor ''sayısız gözyaşı savaşı''nı da kazanmayı başarmıştır. lakin kredisi tükenmektedir.

ve ''öfke savaşı'' ile birlikte her şey nihayete erdi. earendil topunu, tüfeğini topladığı gibi melkor'un üzerine yürüdü. melkor bu sefer şapkadan tavşan çıkartamamıştı. tutsak edildi. yeniden angainor ile zincirlendi. bu sefer sonsuza değin...

onca olay, onca yıkım ve acının müsebbibi melkor artık zararsız hale getirilmişti.

yine de insan, keşke şu adamın metal müzik yapmasına izin verseydiniz demekten kendini alamıyor. belki izin verseler, tüm bunlar yaşanmayacaktı. tıpkı hitler'in resim konusundaki başarısızlığının dünyaya çıkarttığı fatura gibi, melkor'un engellenmesi de orta dünya'ya çok pahalıya mal olmuştur.
devamını gör...

insanlar orda burda şurda çıldırmış gibi kahve paylaşımı yapıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

dedim ben de yapam. ben bu furyaya macchiato ile katılıyorum. püfff ne yani fakir gibi sıradan kahve mi içeydim? yoo sensin fakir.

bir süredir aranızda yoktum. ee naptınız? napıyorsunuz? nasıl gidiyor?

gelince portakallarla karşılaştım. ne çok sevenim varmış yav. nerdesin, naptın, iyi misin? falan filan. tamtamına hiç kişi mesaj atmış. yoo çok ki çok fazla hadi ordan. valla kendimi pek önemli kişilik hissettim o bir kişiye buradan çok thank you.

evet evet hala kafam gidik. ne dediğimi bilmiyorum. ne dediğim de beni bilmiyor zaten yuvarlanıp gidiyoruz. mesele yok.

canlarım ben şimdilik kaçtım yine geleceğim cici bakın kendinize. çok mucukss.
devamını gör...

siyah ve beyaz.
devamını gör...

herkes kalbinin ekmeğini yer birader. burada klavye karşısındayım diye ağır abi ayakları oynayabilirsiniz. bir hataya düşüp bana bulaşırsanız gazeteye çıkarsınız. sözlükte başlayan kavga ölümle sonlandı diye manşet olursunuz.

benim dedem sicilya doğumlu. biz babadan oğula mafyayız.
devamını gör...

bi sammır quin olamadık anasını stym.. o kadar pp’mize de taç maç koyduk... şu an ağlıyorum gidip günlüğüme yazıcam.
devamını gör...

büyükbaş hayvanlarda göğüs'ün alt kısmında bulunan kemikli ve yağlı bir et. ızgara için uygun değildir. haşlama yapılabilir ya da kemiksiz işlemi uygulanıp kıyma çekilebilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aman! durduk yere tatsızlık çıkmasın.
düşünsenize hanımın yanında başka bir kızın adını sayıklıyorum. son uykum olur, uyanamam herhalde.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim