lev nikolayeviç tolstoy
1828 rusya doğumlu ,yetim olması sebebiyle diğer aile üyeleriyle yaşayan ve klasik yazarları (dickens pascal platon bunlardan bir kaçıdır) okumayı seven bir çocuktur. eğitimde fakülteleri yarım bırakması sebebiyle 1851'de rus ordusuna yazılmıştır. fakat yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı psikolojisinin bundan etkilenmesi üzere kafasını dağıtmak amacıyla roman yazmaya başlamıştır. çocukluk çağı adlı yazdığı öyküsünü nekrasov beğenmiş ve bunun üzerine çağdaş dergisinde yayımlayacağını bildirmiştir. ve böylece tolstoy edebiyata ilk adımını atmıştır ve bu atılan adım eleştirmenlerce çok beğenilmiştir. 1855 yılına kadar orduda devam eden tolstoy 55'te ateş hattından kurtulmak için elinden geleni yapmıştır. verdiği bu savaşta ona büyük destek olan şey ise kırım ve sivastopol'da gördüklerini, yaşadıklarını sivastopol hikayelerine aktarabilme birikimi sağlamış olması olmuştur. savaşın kazanılmasının üzerine petersburg'un yolunu tutmuş ve yazarlığı meslek olarak yapmayı kafasına koymuştur. bu yılın sonlarına doğru turgenyevle tanışmış ve o sırada var olan iki gruptan birinde de yer almak istemediğini ikisine de uymadığını fark etmiştir. 1857'de isviçre, almanya ve fransa'yı gezmiştir fakat üzücü bir şekilde bu sırada kardeşi nikolay kollarında can vermiştir. o gezideyken 1861'de rusya'da kölelik kaldırılmıştır. o da rousseau gibi düşünüyor: "doğa iyidir, toplum kötüdür" demiştir. tolstoy, kendi bölgesinde eski kölelerle toprak sahipleri arasındaki toprak ve borç anlaşmazlıklarını çözmek üzere yargıçlık görevini üstlenmiştir. bir çiftliğin sahibinin; sulu boya yapmayı seven, hikayeler yazmayı seven 18 yaşındaki kızıyla 'sonya' ile tanışmıştır. tolstoy 34 sonya ise 18 iken 1862'de nişanlanmışlardır ve bu evlilikten on üç çocuk sahibi olmuşlardır. sonya'nın evine bağlı ve kıskanç bir kadın olması sebebiyle tolstoy büyük vaktini evde harcamıştır bu sebeple uzaklara gitmemiştir böylece elinden uzun soluklu eserler çıkmıştır. bu dönemde yazdığı savaş ve barış adını çok yükseltmiştir. hayli okunan ve ilgi gören yazar ise çocuklar için alfabe yapmak istemiştir fakat çalıştığı yayınevi onu anna karenina'yı yazması için zorlamıştır ve bunun üzerine çok zor zamanlar geçiren tolstoyun huzuru kaçmıştır. dine sığınmış ,oruç tutmuş, günah çıkarmış ,ayinlere katılmıştır ve bunların üzerine itirafları yazmıştır. bu kitap tolstoyculuğun temel taşı olarak kabul edilmiştir.
tolstoyun sofuluğu iki yıl kadar sürmüştür fakat sonrasında ortodoks kilisesini ve siyasi iktidarları kendince dışlamıştır ve kendi dinini geliştirmeye başlamıştır. düşüncelerini açıkladığı dogmatik teolojinin eleştirisi, dört incil'in çevirisi ve uzlaşması adlı kitapları büyük tepki toplamıştır. bunlardan sonra ise "sanat nedir?" adlı incelemesini yayımlamıştır. yine bu dönemde yazmış olduğu ivan ilyiç'in ölümü, kreutzer sonat, hacı murat ve son büyük romanı sayılabilecek diriliş gibi eserlerinde de, aynı manevi arayışı yansıtmıştır. sonrasında kırım'a gidip vasiyetnamesini yazdırmıştır. aile çevresinden bunalan yazar 7 kasım 1910'da ailesini, yanına en küçük kızını ve kendi doktorunu alarak terk etmiştir. yolda zatürreden dolayı fenalaşmış ve halsiz düşmüştür. astopova istasyonunda indirilmiş ve gar şefi tarafından ağırlanmıştır fakat çok hasta olmasından dolayı yemek yiyemeyen tolstoy 20 kasım sabahı hayata gözlerini yummuştur.
en çok bilinen eserleri:
insan ne ile yaşar?
itiraflarım
savaş ve barış
ivan ilyiçin ölümü
anne karenina
sivastopol
üç ölüm
diriliş
efendi ile uşağı
içimizdeki şeytan..
tolstoyun sofuluğu iki yıl kadar sürmüştür fakat sonrasında ortodoks kilisesini ve siyasi iktidarları kendince dışlamıştır ve kendi dinini geliştirmeye başlamıştır. düşüncelerini açıkladığı dogmatik teolojinin eleştirisi, dört incil'in çevirisi ve uzlaşması adlı kitapları büyük tepki toplamıştır. bunlardan sonra ise "sanat nedir?" adlı incelemesini yayımlamıştır. yine bu dönemde yazmış olduğu ivan ilyiç'in ölümü, kreutzer sonat, hacı murat ve son büyük romanı sayılabilecek diriliş gibi eserlerinde de, aynı manevi arayışı yansıtmıştır. sonrasında kırım'a gidip vasiyetnamesini yazdırmıştır. aile çevresinden bunalan yazar 7 kasım 1910'da ailesini, yanına en küçük kızını ve kendi doktorunu alarak terk etmiştir. yolda zatürreden dolayı fenalaşmış ve halsiz düşmüştür. astopova istasyonunda indirilmiş ve gar şefi tarafından ağırlanmıştır fakat çok hasta olmasından dolayı yemek yiyemeyen tolstoy 20 kasım sabahı hayata gözlerini yummuştur.
en çok bilinen eserleri:
insan ne ile yaşar?
itiraflarım
savaş ve barış
ivan ilyiçin ölümü
anne karenina
sivastopol
üç ölüm
diriliş
efendi ile uşağı
içimizdeki şeytan..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sevmediği özellikleri
gece gece bir öz eleştiri yapalım bakalım, belki sonra imha ederiz.
-fazla kırılganım, bazen çok küçük noktalara bile üzüldüğüm oluyor.
-insanları kendim gibi sanıyorum, içinde kötülük olmayacağını düşünüyorum ve güveniyorum.
-sevdiğim insanların bana asla ihanet etmeyeceğini sanarak koşulsuz şartsız onları korumaya çalışıyorum.
-bir tatlı söze duvarlarımı yıkıp geçmelerine izin veriyorum.
daha fazla devam edemeyeceğim, yaptığım saflıklar ve sırtıma saplanan bıçaklar aklıma geldi, içim daraldı.
-fazla kırılganım, bazen çok küçük noktalara bile üzüldüğüm oluyor.
-insanları kendim gibi sanıyorum, içinde kötülük olmayacağını düşünüyorum ve güveniyorum.
-sevdiğim insanların bana asla ihanet etmeyeceğini sanarak koşulsuz şartsız onları korumaya çalışıyorum.
-bir tatlı söze duvarlarımı yıkıp geçmelerine izin veriyorum.
daha fazla devam edemeyeceğim, yaptığım saflıklar ve sırtıma saplanan bıçaklar aklıma geldi, içim daraldı.
devamını gör...
durduk yere insanı mutlu eden şeyler
yağmurlu bir havada aniden çıkan güneş
güneşli bir havada aniden başlayan yağmur.
(bkz: beni bu güzel havalar mahvetti).
güneşli bir havada aniden başlayan yağmur.
(bkz: beni bu güzel havalar mahvetti).
devamını gör...
cinsel içerikli başlıkların verdiği rahatsızlık
spor yoluyla üreyen kitle için ciddi bir rahatsızlıktır.
devamını gör...
erdal eren
12 eylül 1980 darbesinin ardından 17 yaşında asılarak idam edilen çocuk. grup yorum'un büyü, sezen aksu'nun son bakış şarkıları, onun için yazılmıştır. savaş ay'ın çektiği fotoğrafla akıllarda yer alır.
devamını gör...
ateistler kendi ebeveynleriyle evlenebilir
kendi öz çocuğuna tecavüz edip hamile bıraktıktan sonra cinler s.ti diyen cahil köylüler de ateisti zaten.
devamını gör...
hambeles
hıçkırığa sebep olabilen küçük yeşil mor renkli meyvedir.
devamını gör...
en sevilen barış manço şarkısı
dönence ve bahçede hanımeli şarkılarını çok severim. bahçede hanımeli onun şarkısı değil ama yine de çok güzel okumuş. dönence ise mistik bir havası var. her seferinde mest oluyorum.
devamını gör...
sakin
etimolojik olarak arapça skn kökünden gelen sākin ساكن "1. oturan, bir yerde ikamet eden, 2. hareketsiz, durgun" sözcüğünden alıntı kelimedir.
çok sevdiğim ancak türkiye'de çokça özlenen bir sıfattır aynı zamanda. sakin bir şehir, sakin bir halk, sakin bir siyaset, sakin insanlar... bunların hepsi ne yazık ki bize çok uzak geliyor. halbuki insanın güzel bir hayat yaşayabilmesi için ne kadar da gerekli sakin bir ortam.
çok sevdiğim ancak türkiye'de çokça özlenen bir sıfattır aynı zamanda. sakin bir şehir, sakin bir halk, sakin bir siyaset, sakin insanlar... bunların hepsi ne yazık ki bize çok uzak geliyor. halbuki insanın güzel bir hayat yaşayabilmesi için ne kadar da gerekli sakin bir ortam.
devamını gör...
mısır'da rayların üzerine yatan tiktok kullanıcısı
mısır'da bir tiktok kullanıcısı, cesaret göstergesi mi daha fazla izlenme sevdası mıdır bilinmez raylara yatarak üzerinden tren geçmesine izin verdi. videonun viral olmasının ardından yetkililer, sorumluların tespit edilip tutuklanması için harekete geçti.
görüntüleri izlemek isteyenler için:
kaynak:
www.webtekno.com/tiktok-mis...
görüntüleri izlemek isteyenler için:
kaynak:
www.webtekno.com/tiktok-mis...
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
an itibariyle kafa store'dan aldığım (bkz: takipçileri gör) özelliği ile hepsini görebildiğim ve takip etmeye değer gördükleri için teşekkür ettiğim başlık. kendimi piyango kazanıp, parayı çatur çutur yemiş gibi hissediyorum..
devamını gör...
normal sözlük plug.dj odası
sözlüğün aşık olacağımız bir özelliğidir. düşünen çabalayan herkese teşekkür ederim demek istediğim başlıktır.
10 dakikadır takılıyorum yeni şarkılar keşfediyorum dans ediyorum çok güzel ortam demek istiyorum.
10 dakikadır takılıyorum yeni şarkılar keşfediyorum dans ediyorum çok güzel ortam demek istiyorum.
devamını gör...
normal sözlük'e giriş serüveni
oraya giren hiç kimse geri dönmedi dediler girdim. meğer hesabı silme özelliği yokmuş.
devamını gör...
seri tanım silme özgürlüğü
arkadaşlar toplaşın benim yine tespitim geldi.
kendi entrylerinizi silemiyor musunuz?
bu durumdan müzdarip misiniz?
kolayı var, silmek isteyipte silemediğiniz entryleri yeniden düzenleyip küfür ekliyorsunuz.
sonra entry numarasıyla modlara şikayet ediyorsunuz. onlar sizin yerinize patır patır entrylerinizi silecek siz de alttan alttan sırıtacaksınız.
ceza alma riskiniz var ama kendiniz teslim olduğunuz için iyi hal indirimi alırsınız diye düşünüyorum.
kendi entrylerinizi silemiyor musunuz?
bu durumdan müzdarip misiniz?
kolayı var, silmek isteyipte silemediğiniz entryleri yeniden düzenleyip küfür ekliyorsunuz.
sonra entry numarasıyla modlara şikayet ediyorsunuz. onlar sizin yerinize patır patır entrylerinizi silecek siz de alttan alttan sırıtacaksınız.
ceza alma riskiniz var ama kendiniz teslim olduğunuz için iyi hal indirimi alırsınız diye düşünüyorum.
devamını gör...
küfretmeden hakaret etmek
bence şimdi sen de herkes gibisin şiirinde nazım hikmet bunun belki de en ağırlarından birini yapmıştır ama kimi kaynaklarda va nu ( vala nurettin) için kimi kaynaklarda necip fazıl için yazıldığı söylenen sen şiiri vardır ki tek bir küfür bile içermemesine rağmen insanı suratının ortasına sert bir yumruk yemiş gibi çarpar. bir provokatör üstünde hiciv denemeleri'ni okuduktan sonra peyami safa'nın suratını ise hayal dahi etmek istemiyorum ben insan içine çıkamazdım utancımdan*. yani özetle nazım hikmet çok aranızı bozmak isteyeceğiniz bir insan değilmiş ama neyzen tevfik gerçeğini de es geçmemek gerek.
kime sordumsa seni doğru cevap vermediler;
kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus! dediler…
künyeni almak için, partiye ettim telefon:
bizdeki kayda göre, şimdi o meb’us dediler!.
neyzen tevfik
o kadar nazım hikmet diyip o şiirlerden alıntı bırakmamak ayıp olur.
bir provokatör üstünde hiciv denemeleri
bir düşün oğlum,
bir düşün ey yetimi safa
bir düşün ki, son defa
anlıyabilesin :
sen bu kavgada
bir nokta bile değil,
bir küçük, eğri virgül,
bir zavallı vesilesin!..
ben, kızabilir miyim sana?
sen de bilirsin ki, benim âdetim değildir
bir posta tatarına
bir emir kuluna sövmek,
efendisine kızıp
uşağını dövmek!.
sen de bilirsin ki, jurnal esnafı, senin gibiler
tutulup kulaklarından birer birer
teşhir edilirler..
ben, sadece söküp
bir fitnenin otuz iki dişini,
ve babıâli kaldırımlarına döküp
geleceğini, geçmişini
aldım omuzuma işte bu teşhir işini....
sen
sana gelince, sen o günleri -
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!.
satıyorsun:
günde on kaat,
bir çift rugan pabuç,
sıcak bir döşek
ve üç yüz papellik rahat
için...
en güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
biri sensin,
biri o,
biri ötekisi...
kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi...
sana gelince...
ne ben sezarım,
ne de sen brütüssün...
ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
artık seninle biz,
düşman bile değiliz.
bence sen de herkes gibisin
büsbütün unuttum seni eminim
maziye karıştı şimdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim
bence sen de şimdi herkes gibisin
kime sordumsa seni doğru cevap vermediler;
kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus! dediler…
künyeni almak için, partiye ettim telefon:
bizdeki kayda göre, şimdi o meb’us dediler!.
neyzen tevfik
o kadar nazım hikmet diyip o şiirlerden alıntı bırakmamak ayıp olur.
bir provokatör üstünde hiciv denemeleri
bir düşün oğlum,
bir düşün ey yetimi safa
bir düşün ki, son defa
anlıyabilesin :
sen bu kavgada
bir nokta bile değil,
bir küçük, eğri virgül,
bir zavallı vesilesin!..
ben, kızabilir miyim sana?
sen de bilirsin ki, benim âdetim değildir
bir posta tatarına
bir emir kuluna sövmek,
efendisine kızıp
uşağını dövmek!.
sen de bilirsin ki, jurnal esnafı, senin gibiler
tutulup kulaklarından birer birer
teşhir edilirler..
ben, sadece söküp
bir fitnenin otuz iki dişini,
ve babıâli kaldırımlarına döküp
geleceğini, geçmişini
aldım omuzuma işte bu teşhir işini....
sen
sana gelince, sen o günleri -
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!.
satıyorsun:
günde on kaat,
bir çift rugan pabuç,
sıcak bir döşek
ve üç yüz papellik rahat
için...
en güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
biri sensin,
biri o,
biri ötekisi...
kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi...
sana gelince...
ne ben sezarım,
ne de sen brütüssün...
ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
artık seninle biz,
düşman bile değiliz.
bence sen de herkes gibisin
büsbütün unuttum seni eminim
maziye karıştı şimdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim
bence sen de şimdi herkes gibisin
devamını gör...
birlikte olsak çok iyi bir çift oluruz denilen kişi
yanlış zaman, doğru insan. eğer doğru zamanda karşılaşılmış olsa yılın en iyi çifti filan seçilebilecekken, yanlış zamanlama yüzünden hiçbir şey olamazsınız.
devamını gör...
türkiye'de gençlerin neden ateist olduklarını bilmemeleri
bir sebebe ihtiyaçları yoktur. ateizm bir din değildir. kitabını okuyup, anlayıp, uygulaması gibi bir durum yoktur. ateistlerin evren, ahlak, dünya görüşü, hayata bakışları binbir çeşittir. hepsinin inanma şekli kendini bağlar. bir kuralları, mezhepleri yoktur. bir kişinin sadece tanrı, din fikrini mantıklı bulmaması ve inanmaması ateist olması için yeterlidir. aslında ateizm etiketine bile ihtiyaçları yoktur. bir ateist din kitaplarını, tanrı felsefesini araştırıp bilgilense fena olmaz elbet. düşüncesi daha temele oturur ama ateist olmak için bunları yapmak zorunda değildir. din kitaplarını okuyup çelişkiler bulmak, insanlarla din münakaşasına girmek zorunda da değildir.
devamını gör...
(tematik)
akustik gitar
yabancıların "steel string" dedikleri enstrüman. klasik gitar ile çok karıştırılır.
ikisinin de çalınma mantığı akustiktir, ancak akıllının biri böyle adlandırmıştır.*
gelelim ikisinin arasındaki farklara,
akustik gitarın telleri çeliktir. metaldir yani. klasik gitarın ise plastiktir. yine yabancılar klasik gitara bu yüzden "nylon string" derler.
headstock denen kısımlara bakın, mesela bu klasik bu da akustik.
akustik gitarların headstocklarında boşluk olmaz.
köprülere bakın, mesela bu klasik bu da akustik. klasik gitarda teller düğüm atarak köprüye sabitlenir. akustik gitarda ise, ne deniyor bilmiyorum, farklı bir yöntem kullanılır.
ikisinin de çalınma mantığı akustiktir, ancak akıllının biri böyle adlandırmıştır.*
gelelim ikisinin arasındaki farklara,
akustik gitarın telleri çeliktir. metaldir yani. klasik gitarın ise plastiktir. yine yabancılar klasik gitara bu yüzden "nylon string" derler.
headstock denen kısımlara bakın, mesela bu klasik bu da akustik.
akustik gitarların headstocklarında boşluk olmaz.
köprülere bakın, mesela bu klasik bu da akustik. klasik gitarda teller düğüm atarak köprüye sabitlenir. akustik gitarda ise, ne deniyor bilmiyorum, farklı bir yöntem kullanılır.
devamını gör...
robert redford
şu zamana kadar kafa sözlükte bu abimiz ile ilgili başlık açılmamış oluşu çok büyük bir skandaldır. aynı zamanda 5 aydır bu başlığın açılmamış olduğunu fark edemem de benim ayıbımdır. şimdi bu ayıbı temizleyeceğiz.*
kendileri 84 yaşındadır. isminden de tahmin edebileceğiniz üzere abd vatandaşıdır. kendisi hem oyuncu hem de yönetmen olarak oscar ödülünü kazanan nadir kişilerden birisidir. oldukça fazla filmde yer almıştır ancak kafamda en çok yer eden filmleri burada paylaşmak istiyorum:
(bkz: three days of condor)
(bkz: spy game)
(bkz: the great gatsby) (1974 versiyonu tabii ki de)
belki de en önemlisi, kendisi bağımsız sinemaya yön veren ve bağımsız sinemanın en önemli festivali olan sundance film festivali'nin kurucusudur. genç kardeşlerimiz ise kendilerini captain america: the winter soldier filmindeki alexander pierce rolü ile hatırlayabilirler.
saymış olduğum bu sebeplerden ötürü sinema sektöründe oldukça önemli işlere imza atmıştır ve gerçek anlamda isminin daha çok zikredilmesi gereken bir şahsiyettir. adam gençliğinde brad pitt'e taş çıkartırken, yaşlılığında da oldukça karizmatiktir.
kendileri 84 yaşındadır. isminden de tahmin edebileceğiniz üzere abd vatandaşıdır. kendisi hem oyuncu hem de yönetmen olarak oscar ödülünü kazanan nadir kişilerden birisidir. oldukça fazla filmde yer almıştır ancak kafamda en çok yer eden filmleri burada paylaşmak istiyorum:
(bkz: three days of condor)
(bkz: spy game)
(bkz: the great gatsby) (1974 versiyonu tabii ki de)
belki de en önemlisi, kendisi bağımsız sinemaya yön veren ve bağımsız sinemanın en önemli festivali olan sundance film festivali'nin kurucusudur. genç kardeşlerimiz ise kendilerini captain america: the winter soldier filmindeki alexander pierce rolü ile hatırlayabilirler.
saymış olduğum bu sebeplerden ötürü sinema sektöründe oldukça önemli işlere imza atmıştır ve gerçek anlamda isminin daha çok zikredilmesi gereken bir şahsiyettir. adam gençliğinde brad pitt'e taş çıkartırken, yaşlılığında da oldukça karizmatiktir.
devamını gör...
sabah kalkınca ilk düşünülen şey
devamını gör...