erkan kolçak köstendil
şebnem bozoklu ile söylediği yanarım şarkısını ve mustafa kırantepe ile söylediği nemrudun kızı türküsünün yorumunu çok sevdiğim sanatçı
devamını gör...
emile zola
"-...tanrı da biliyor ya kimseden bir alıp
veremediğim yok ama zaman zaman bunca haksızlığa dayanamıyorum."
veremediğim yok ama zaman zaman bunca haksızlığa dayanamıyorum."
devamını gör...
müptelası olunan kokular
yeni yıkanmış çamaşır kokusudur efenim.
devamını gör...
başıboşlar
türk yapımı netflix dizisi sanıp girdiğim başlık.
tanımları okudukça bastım kahkakayı. yönetimin "alın size öyle tanımlara böyle kategori" dediğini işitir gibiyim.
(bkz: başıboşlar ama başlı başına boşlar)
kategoriden sorumlu moderatörün yanında ne yazacak şimdiden çok merak ediyorum.
başıboş moderatör , başıboşlar yöneticisi , moderatör ama başıboş değil *
tanımları okudukça bastım kahkakayı. yönetimin "alın size öyle tanımlara böyle kategori" dediğini işitir gibiyim.
(bkz: başıboşlar ama başlı başına boşlar)
kategoriden sorumlu moderatörün yanında ne yazacak şimdiden çok merak ediyorum.
başıboş moderatör , başıboşlar yöneticisi , moderatör ama başıboş değil *
devamını gör...
hemşireye ceza amaçlı 500 kez ben salağım yazdırtan başhekim
ne mobbingtir ne baska bir sey. bu dupeduz adiliktir. umarim yetkili mercilere sikayet edilip hakkinda saglam bir sorusturma acilir. ınsanin onurunu kirmak bu kadar kolay olmamali...o degil de su haber bir daha gosterdi ki, ulkemin okumusu bile cahil.
devamını gör...
şeb-i yelda
geçtiğimiz günlerde kutlanmış kutsal gece.
şeb-i yeldada uzar fecre kadar kıssa-i aşk
ta ki mecnun bitirir nutkunu leyla söyler.
-yahya kemal.
şeb-i yeldada uzar fecre kadar kıssa-i aşk
ta ki mecnun bitirir nutkunu leyla söyler.
-yahya kemal.
devamını gör...
likit radyo yayını
herkese merhabalar,
her hafta olduğu gibi bu haftada saat tam 22.00'da dj kabininden sizlere sesleniyor olacağım ve hafta sonuna birlikte son derece sakin bir geçiş yapacağız. bu hafta sözlük radyosunda jazz rüzgarları estireceğiz.bob james, jon lucien, diane schuur ve pek çok önemli isime playlistte yer verdim.
%500 enflasyon ile mücadele timi, her hafta olduğu gibi bu haftada kabuğunda ters dönenlerin*, yorgun bitap bir hafta geçirenlerin, sevgilisinden ayrıldığı halde meyhanelere düşemeyenlerin memnun olacağı bir yayın çıkartmam için gözlerini belertip belertip bana bakıyor olacak.
siz kıymetli dinleyicilerimiz ise bu başlık altına yazarak veya mesaj atarak yayın süresince bana ulaşabilecek hatta 3. kuşaktan akrabalarınıza selam yollayabileceksiniz. *
akşam görüşmek üzere, hoşça kalın. *
her hafta olduğu gibi bu haftada saat tam 22.00'da dj kabininden sizlere sesleniyor olacağım ve hafta sonuna birlikte son derece sakin bir geçiş yapacağız. bu hafta sözlük radyosunda jazz rüzgarları estireceğiz.bob james, jon lucien, diane schuur ve pek çok önemli isime playlistte yer verdim.
%500 enflasyon ile mücadele timi, her hafta olduğu gibi bu haftada kabuğunda ters dönenlerin*, yorgun bitap bir hafta geçirenlerin, sevgilisinden ayrıldığı halde meyhanelere düşemeyenlerin memnun olacağı bir yayın çıkartmam için gözlerini belertip belertip bana bakıyor olacak.
siz kıymetli dinleyicilerimiz ise bu başlık altına yazarak veya mesaj atarak yayın süresince bana ulaşabilecek hatta 3. kuşaktan akrabalarınıza selam yollayabileceksiniz. *
akşam görüşmek üzere, hoşça kalın. *
devamını gör...
türkiye'de 2 milyon kişinin whatsapp'i silmesi
türkiye'de sürü psikolojisinin ne kadar etkili, kitleleri manipüle etmenin ne kadar kolay olduğunu gösteren olay.
bu kitle whatsapp'ı terk ettikçe o kadar mutlu oluyorum ki, uygulama arındı resmen. teşekkürler mark!*
ayrıca whatsapp'ın verileri facebook ve bağlı şirketleriyle paylaşması yeni bir haber değil. ilgili haber
edit: imla
bu kitle whatsapp'ı terk ettikçe o kadar mutlu oluyorum ki, uygulama arındı resmen. teşekkürler mark!*
ayrıca whatsapp'ın verileri facebook ve bağlı şirketleriyle paylaşması yeni bir haber değil. ilgili haber
edit: imla
devamını gör...
çaylakların açmak istediği başlıklar
evet çaylaklar! açmak istediğiniz başlıkları söyleyin ve biz sizin yerinize açalım.
siz bize bir fikir vereceksiniz, biz de ekmeğini yiyeceğiz. gelsiin karmalar.
siz bize bir fikir vereceksiniz, biz de ekmeğini yiyeceğiz. gelsiin karmalar.
devamını gör...
düğümler doğrusu
ay'ın ve yer'in yörüngelerinin bulunduğu düzlemlerin ara kesit bölgesi.

(görsel, akademiksunum. com'dan alıntıdır.)
bir ay tutulmasının ya da güneş tutulmasının oluşabilmesi için bazı koşullar bulunur. koşullardan biri düğümler doğrusu ile ilgilidir. buna göre tutulmaların gerçekleşebilmesi için resimdeki iniş ve çıkış düğümünü birbirine bağlayan çizginin, güneş ile hizalanması ve ay'ın bu noktalardan birinin tam üzerinde ya da çok yakınında bulunması gerekir.

(görsel, akademiksunum. com'dan alıntıdır.)
bir ay tutulmasının ya da güneş tutulmasının oluşabilmesi için bazı koşullar bulunur. koşullardan biri düğümler doğrusu ile ilgilidir. buna göre tutulmaların gerçekleşebilmesi için resimdeki iniş ve çıkış düğümünü birbirine bağlayan çizginin, güneş ile hizalanması ve ay'ın bu noktalardan birinin tam üzerinde ya da çok yakınında bulunması gerekir.
devamını gör...
mesajlaşarak konuşmak vs arayarak konuşmak
kişiden kişiye değişmekle birlikte yakınlarımla telefonla konuşmayı yeğlerim. mesajlaşırken bir şeylerin hissiyatı azalıyor bence. telefonla konuşurken sesinden duygu durumu hakkında çıkarımlar yapıp konuşmayı ona göre sürdürmeyi ya da bitirmeyi seviyorum, bence daha etkili bir konuşma yaşanıyor böyle. ama belli kişiler dışında insanları rahatsız etmemek için aramıyor, işimi mesajla hallediyorum.
devamını gör...
hürriyet ve istiklal benim karakterimdir
insanı bambaşka şehirlere savuran bir garip attila ilhan şiiri. bir şiirin içine kaç düşünce kaç duygu yer edebilir şaşırıyor insan. çocuk cesetleri doğuran dünyanın her karışında biri oluveriyorum okudukça. budapeşte'de tankları dinliyorum. sürgündeki namık kemal, çervenkof tarafından asılmış bulgar gazeteci, gece yarısı kurşuna dizilen o yaşlı sosyalist sendikacı oluyorum. yine de attila ilhan yapmış yapacağını, bunca kederin orta yerinde o tanıdık aşk ve bekleyiş yerinde duruyor.
o meşhur yalnızlığımdan çıkıp gideceğim diye başlayan dize bu şiire aittir aynı zamanda. muhtemelen kederle yazmadı attila ilhan ama ne zaman denk gelsem boğazımı yakan bir dizesi var; bir gece sabaha karşı, dehşetini birden kaybedecek gelmeyişin. aslında bir korku hali değil midir bu? ölen birinin kederini artık o kadar derin hissetmediğimizde boğazımıza eski bir düşman gibi çöken o suçluluk duygusu gibi. ben sana mecburum şiir derlemesinin belki de en güzel şiiri çünkü başka hangi şiir tutup yakasından insanı sere serpe, çekiştirip durmuştur dünyanın bambaşka şehirlerine? şiirin son dizeleri ise başka bir hikaye, öyle güzel ki sonuna geldiğim için sevindiğim tek şiirdir muhtemelen.
gece garlarında bekledim
tren
tren
rıhtımlara döküldüm saçıldım
gelmedin
en gizli rüzgarları dinliyorum
bir yerde benden konuşuluyor
biliyorum
hırsızlama konuşuluyor geceyarısı
kayıp cigaraların korkak aydınlığında
cesetlere oturulmuş
konuşuluyor
belki mütareke'de tutsak istanbul'da
belki barselon'da savaş sonrası
kimbilir belki de
ağır bir kar kalabalığına durmuş
alman sosyal demokratlarının viii'inci mitinginde
konuşuluyor
batı belin'de
biliyorum
en gizli rüzgarları dinliyorum
paris'teki "tiryaki köpek" kahvesi'nde
chesterfield cıgaralarının düşmanı soğuk gözlü bir kadın
ellerimden tutan bir kadın her on beş dakikada bir
bütün yahudiler gibi yahudi
yurdundan uğramışlar gibi yabancı bütün
benden konuşuyor
38 senesinde
biliyorum
nihavent bir şarkı bekliyorum
izmir'in işgal edildiği gün
ıslıksız dudaklarımdan alıp götürdüğün
hangi sırılsıklam marşandiz katarıyla kim bilir
hangi ingiliz devriyesinden kaçırarak
kuvayi milliye çetelerine götürdüğün
o nihavent şarkıyı bekliyorum
biraz şuh
biraz mahzun
biraz çıplak
benden konuşuyor o şarkı
biliyorum
acı bir tütün gibi yakıyor genzimi
senden uzak olmak
akşamları dağılan sonbahar bulutları götürüyor
bedevi sonbahar bulutları alıp götürüyor
iki yorgun yaprak diye gözlerimi
karanlığı karşılamak
sulanmış toprak bir avluda
pembe ve mor
ve bir genç kız yüzü kadar dinlendirici
gecesafalarıyla beraber
karanlığı sensiz karşılamak
açık deniz uğultuları
çocuk şiirleri ve mapusane türküleriyle
dolduruyor içimi
yıldızların parıltılı ağırlığı altında
kerpiç duvarlar çatlarken
yalnız olmak
sensiz olmak
tadına bir kavak gibi tekbaşına varıp gökyüzünün
tekbaşına dokunmak kelebek kanatlarına
beni senden alıp dağıtıyor
senden alıp başkalarına dağıtıyor beni
büsbütün
işte bak
siyasi polisin kapısında buluyorlar
badajoz'da buluyorlar beni
ispanya'da
damarlarım açılmış
gözlerim birbirinden uzak
kendimi hep milano'da hesaplıyorum
ıslak duvarlarında bütün
bütün yorgun duvarlarında milano'nun
uykularıma giren bir afiş
balta ve mızrak
en gizli kulaklarımda italyanca bir türkü var
- ... mia bambina dolce mia bambina
yenik badajoz'da birkaç kere ölü sonbahar
en kullanılmadık bulut gölgelerinin altına
ümitlerini düğümleyip eğilmiş
toledo'lu milisler
kızgın namlularını rüzgara tutup
yine benden konuşuyorlar
yakın ve fevkalade iyimser
bir yağmur halinde giriyorum
uykularına
işte bak
eflatun bir karanlık çektiler üstüme
kilitlediler
dişlerim ayrılmıyor birbirinden
dilsiz bir gestapo hücresindeyim
on beş dakika sonra yirmi dört saat dolacak
ben erna baumgartner değil miyim
heidelberg üniversite'nden
sesi daima bir parça dumanlı
dudakları daima bir parça ıslak
iki demir çocuk hitlerci gençler birliği'nden
ele vermediler mi beni
(hem birisi konrad
kardeşim gibi sevdiğim
hani boksör schmeling'e hayran
otomobil markalarına meraklı)
şimdi o müthiş dakikayı yaşıyorum aklımdan
üniversitenin büyük kapısına yağmur yağıyor
onlar meydanda toplanmış heine'yi yakıyorlar
ben trençkotumu unutmuşum
otobüs durağına koşuyorum
işte bak
budapeşte'de durgun soğumuş gözlerimle unutulmuşum
en uzak içlerime bir rüzgar dağılıyor
bu bir bakıma kahrolmuşluğum
bir bakıma boydan boya kırılmış şarkılar
budapeşte radyosu susmuş
fabrikaların isli duvarlarında petöfi'nin mısraları
sımsıcak
ufacık kan gülüşmeleri duyuluyor
yenik bir sessizliğin arkasından
tankların o küstah öksürükleri
en uzak içlerime tunanın aydınlığı vurmuş
bir bulvarda yanyana mitralyöze gidiyorlar
fakülteli kızlar
savrularak
bir ihtiyar sosyalist sendikacı
sorgusu biter bitmez geceleyin kurşuna diziliyor
gülümsemesi açık bir yara gibi acı
utandırıcı
hürriyet gibi göznüde pırıl pırıl
hala çatlamış gözlükleri
bir gece sabaha karşı
en kilitli kapılarım açılacak
yalnızlığımdan çıkıp gideceğim
ne sensiz kalırsam korkusu
ne kitaplarda okuyup altını çizdiklerim
ne alkol tutabilecek beni
ne ölüm telaşı
bir gece sabaha karşı
kırık bir kuş çırpıntısı yaprakların üstünde
en küçük su
dört bir taraflara yelkenler halinde açılmış
en büyük sedalar
bir değil ben artık birkaç kişiyim
bir vakit paris'te jean jaures'in kürsüsünde
bir vakit makina başında kuvayı milliye telgrafçısı
madird'de bir akşam üstü arriba frente popular
bir akşam üstü sofya'da çervenkof tarafından asılmış
sosyal demokrat bulgar gazetecisi
bir değil ben artık birkaç kişiyim
belki juarez'im meksika'da güneşin tuzunu yalıyorum
belki de namık kemal osmanlı sürgününde
habib burgiba diye bir limanda yakalanıyorum
bükreş'te matbaamı dağıtıyor demir muhafızlar
kalküta'da kongre partisi sekreteriyim
hürriyet sokağında isimsiz bir mezar
bir gece sabaha karşı
dehşetini birden kaybedecek gelmeyişin
ıslığımın tadında bir değişme
iç tartışmalarımda büsbütün başka bir tutum
büsbütün başka kıvılcımlar
ve en padişah korkulara direnebilen
yepyeni bir mustafa kemal davranışı
o meşhur yalnızlığımdan çıkıp gideceğim diye başlayan dize bu şiire aittir aynı zamanda. muhtemelen kederle yazmadı attila ilhan ama ne zaman denk gelsem boğazımı yakan bir dizesi var; bir gece sabaha karşı, dehşetini birden kaybedecek gelmeyişin. aslında bir korku hali değil midir bu? ölen birinin kederini artık o kadar derin hissetmediğimizde boğazımıza eski bir düşman gibi çöken o suçluluk duygusu gibi. ben sana mecburum şiir derlemesinin belki de en güzel şiiri çünkü başka hangi şiir tutup yakasından insanı sere serpe, çekiştirip durmuştur dünyanın bambaşka şehirlerine? şiirin son dizeleri ise başka bir hikaye, öyle güzel ki sonuna geldiğim için sevindiğim tek şiirdir muhtemelen.
gece garlarında bekledim
tren
tren
rıhtımlara döküldüm saçıldım
gelmedin
en gizli rüzgarları dinliyorum
bir yerde benden konuşuluyor
biliyorum
hırsızlama konuşuluyor geceyarısı
kayıp cigaraların korkak aydınlığında
cesetlere oturulmuş
konuşuluyor
belki mütareke'de tutsak istanbul'da
belki barselon'da savaş sonrası
kimbilir belki de
ağır bir kar kalabalığına durmuş
alman sosyal demokratlarının viii'inci mitinginde
konuşuluyor
batı belin'de
biliyorum
en gizli rüzgarları dinliyorum
paris'teki "tiryaki köpek" kahvesi'nde
chesterfield cıgaralarının düşmanı soğuk gözlü bir kadın
ellerimden tutan bir kadın her on beş dakikada bir
bütün yahudiler gibi yahudi
yurdundan uğramışlar gibi yabancı bütün
benden konuşuyor
38 senesinde
biliyorum
nihavent bir şarkı bekliyorum
izmir'in işgal edildiği gün
ıslıksız dudaklarımdan alıp götürdüğün
hangi sırılsıklam marşandiz katarıyla kim bilir
hangi ingiliz devriyesinden kaçırarak
kuvayi milliye çetelerine götürdüğün
o nihavent şarkıyı bekliyorum
biraz şuh
biraz mahzun
biraz çıplak
benden konuşuyor o şarkı
biliyorum
acı bir tütün gibi yakıyor genzimi
senden uzak olmak
akşamları dağılan sonbahar bulutları götürüyor
bedevi sonbahar bulutları alıp götürüyor
iki yorgun yaprak diye gözlerimi
karanlığı karşılamak
sulanmış toprak bir avluda
pembe ve mor
ve bir genç kız yüzü kadar dinlendirici
gecesafalarıyla beraber
karanlığı sensiz karşılamak
açık deniz uğultuları
çocuk şiirleri ve mapusane türküleriyle
dolduruyor içimi
yıldızların parıltılı ağırlığı altında
kerpiç duvarlar çatlarken
yalnız olmak
sensiz olmak
tadına bir kavak gibi tekbaşına varıp gökyüzünün
tekbaşına dokunmak kelebek kanatlarına
beni senden alıp dağıtıyor
senden alıp başkalarına dağıtıyor beni
büsbütün
işte bak
siyasi polisin kapısında buluyorlar
badajoz'da buluyorlar beni
ispanya'da
damarlarım açılmış
gözlerim birbirinden uzak
kendimi hep milano'da hesaplıyorum
ıslak duvarlarında bütün
bütün yorgun duvarlarında milano'nun
uykularıma giren bir afiş
balta ve mızrak
en gizli kulaklarımda italyanca bir türkü var
- ... mia bambina dolce mia bambina
yenik badajoz'da birkaç kere ölü sonbahar
en kullanılmadık bulut gölgelerinin altına
ümitlerini düğümleyip eğilmiş
toledo'lu milisler
kızgın namlularını rüzgara tutup
yine benden konuşuyorlar
yakın ve fevkalade iyimser
bir yağmur halinde giriyorum
uykularına
işte bak
eflatun bir karanlık çektiler üstüme
kilitlediler
dişlerim ayrılmıyor birbirinden
dilsiz bir gestapo hücresindeyim
on beş dakika sonra yirmi dört saat dolacak
ben erna baumgartner değil miyim
heidelberg üniversite'nden
sesi daima bir parça dumanlı
dudakları daima bir parça ıslak
iki demir çocuk hitlerci gençler birliği'nden
ele vermediler mi beni
(hem birisi konrad
kardeşim gibi sevdiğim
hani boksör schmeling'e hayran
otomobil markalarına meraklı)
şimdi o müthiş dakikayı yaşıyorum aklımdan
üniversitenin büyük kapısına yağmur yağıyor
onlar meydanda toplanmış heine'yi yakıyorlar
ben trençkotumu unutmuşum
otobüs durağına koşuyorum
işte bak
budapeşte'de durgun soğumuş gözlerimle unutulmuşum
en uzak içlerime bir rüzgar dağılıyor
bu bir bakıma kahrolmuşluğum
bir bakıma boydan boya kırılmış şarkılar
budapeşte radyosu susmuş
fabrikaların isli duvarlarında petöfi'nin mısraları
sımsıcak
ufacık kan gülüşmeleri duyuluyor
yenik bir sessizliğin arkasından
tankların o küstah öksürükleri
en uzak içlerime tunanın aydınlığı vurmuş
bir bulvarda yanyana mitralyöze gidiyorlar
fakülteli kızlar
savrularak
bir ihtiyar sosyalist sendikacı
sorgusu biter bitmez geceleyin kurşuna diziliyor
gülümsemesi açık bir yara gibi acı
utandırıcı
hürriyet gibi göznüde pırıl pırıl
hala çatlamış gözlükleri
bir gece sabaha karşı
en kilitli kapılarım açılacak
yalnızlığımdan çıkıp gideceğim
ne sensiz kalırsam korkusu
ne kitaplarda okuyup altını çizdiklerim
ne alkol tutabilecek beni
ne ölüm telaşı
bir gece sabaha karşı
kırık bir kuş çırpıntısı yaprakların üstünde
en küçük su
dört bir taraflara yelkenler halinde açılmış
en büyük sedalar
bir değil ben artık birkaç kişiyim
bir vakit paris'te jean jaures'in kürsüsünde
bir vakit makina başında kuvayı milliye telgrafçısı
madird'de bir akşam üstü arriba frente popular
bir akşam üstü sofya'da çervenkof tarafından asılmış
sosyal demokrat bulgar gazetecisi
bir değil ben artık birkaç kişiyim
belki juarez'im meksika'da güneşin tuzunu yalıyorum
belki de namık kemal osmanlı sürgününde
habib burgiba diye bir limanda yakalanıyorum
bükreş'te matbaamı dağıtıyor demir muhafızlar
kalküta'da kongre partisi sekreteriyim
hürriyet sokağında isimsiz bir mezar
bir gece sabaha karşı
dehşetini birden kaybedecek gelmeyişin
ıslığımın tadında bir değişme
iç tartışmalarımda büsbütün başka bir tutum
büsbütün başka kıvılcımlar
ve en padişah korkulara direnebilen
yepyeni bir mustafa kemal davranışı
devamını gör...
boğa burcu kadını
pozitif yönleri: kanaatkar, mutfakta şef gibi, realist ve zevk düşkünüdür.
negatif yönleri: inatçı, zaman zaman anlayışsız.
bu arada meraklıdırlar. bu yönlerini hangi tarafa koyacağımı bilemedim.
negatif yönleri: inatçı, zaman zaman anlayışsız.
bu arada meraklıdırlar. bu yönlerini hangi tarafa koyacağımı bilemedim.
devamını gör...
asch deneyi
modern ve zamana uygun görünme baskısı bizi uyum göstermeye zorlar. belki de farkında olmadan sizi sarıp sarmalayan kurallardan kurtulmanın ve istediğiniz kararları verebileceğinizi fark etmenin zamanı gelmiştir. başkalarına benzer kıyafetler giyeriz, sevmesek de kahve içmeden duramayacağımızı düşünürüz, arkadaşlarımızın çalma listelerine benzer müzikler dinleriz.sadece başkaları bizimle ilgili iyi düşünsün diye.
deneyde katılımcılardan birinin bildirdiği bir husus var. herkesin bir şeyi söylemesi bize genellikle yanlış olabileceğimizi hissettiriyor. bu da kendimizden şüphe duymamıza neden oluyor ve hissettiğimiz baskıyı artırıyor.kendimize haklı olduğumuza inanacak kadar güvenmiyoruz.
deneyde katılımcılardan birinin bildirdiği bir husus var. herkesin bir şeyi söylemesi bize genellikle yanlış olabileceğimizi hissettiriyor. bu da kendimizden şüphe duymamıza neden oluyor ve hissettiğimiz baskıyı artırıyor.kendimize haklı olduğumuza inanacak kadar güvenmiyoruz.
devamını gör...
insanlardan soğuma nedenleri
sanki kendilerinin de hataları ve saçmaladıkları noktalar yokmuşçasına, diğer insanları hataları ve kusurları sebebiyle küçük görüp aşağılamalarıdır.
devamını gör...
edgar allan poe
şairliği, yazarlığı, alkolikliği, asosyalliği, ölüm nedeni, muazzam hayal gücü, akıl oyunları ve merak unsurunu tam ortasına yerleştirdiği hikayeleri ile bir üstattır.
edebi ya da sosyal kişiliği hakkında yazılmış, çizilmiş. ancak kimse bilgisayar oyunları ile ilgili bir şey dememiş. aslında poe hikayelerinin üzerine yapılmış oyunlar demeliydim.
"dark tales: edgar allen poe's ..." olan adlarıyla birlikte şu anda 8 adet oyunu bulunmaktadır. piyasadaki hidden object oyunları arasında belki de en iyileridir. malum ortamlardan edinebilirsiniz.
edebi ya da sosyal kişiliği hakkında yazılmış, çizilmiş. ancak kimse bilgisayar oyunları ile ilgili bir şey dememiş. aslında poe hikayelerinin üzerine yapılmış oyunlar demeliydim.
"dark tales: edgar allen poe's ..." olan adlarıyla birlikte şu anda 8 adet oyunu bulunmaktadır. piyasadaki hidden object oyunları arasında belki de en iyileridir. malum ortamlardan edinebilirsiniz.
devamını gör...
cumhuriyet sucukları firmasının atatürk'e edilen hakarete sert tepkisi
google enter
cumhuriyet sucukları siparişi enter
cumhuriyet sucukları siparişi enter
devamını gör...


