hiç kimseden bir beklentisi olmayan insan
en az üzülen en az kırılan insandır. beklenti ne kadar çok artarsa hüzün de o denli artıyor.
devamını gör...
duş alırken duş başlığından birisinin araması
bi anlık gafletle başlığı sağ kulağa götürüp alo denildiği takdirde sağ ayak üstünde zıplama suretiyle kulağa kaçırılan suyun çıkarılmasıyla sonuçlanacak hadisedir.
devamını gör...
sigara paketinin üstüne konulan ayak fotoğrafı
bakın sigara içerseniz böyle ayağınız közden çıkmış gibi yara bere içinde olur temalı bir fotoğraftır.
lakin ben bunu düşününce iyice efkarlanıp bir sigara daha yakıyorum.
lakin ben bunu düşününce iyice efkarlanıp bir sigara daha yakıyorum.
devamını gör...
instagram'ın gereksiz bir uygulama olduğu gerçeği
hele de modern güzellik algısının kurbanı insanlarımızın 7/24 aktif olması boşluğuna boşluk katmaktadır.
devamını gör...
aspidistra
george orwell’ın ,ismini o dönemde statü atlama sembolü olan aspidistra çiçeğinden alan romanı. kitap olaylardan çok, 29 yaşındaki kahramanımız gordon comstock’un düşüncelerinden ve duygularından oluşmaktadır.
konusu kısaca şöyle: bir kitapçıda çalışan gordon comstock , pansiyon tarzı bir binada eski bir odada yaşamaktadır. ucu ucuna yaşamaktadır. cebinde hiçbir zaman yeterli parası olmaz ve son paralarını yemeğe mi sigaraya mı harcaması gerektiği konusunda sürekli düşünce halindedir.
eline iyi iş fırsatları geçmiştir, ama o ‘sıkıntıya’ gelememiştir. düzene uyup iyi yaşamak yerine, parasız kalmayı tercih etmiştir ama yine mutsuzdur ve hayatındaki her kötü olayı parasızlığına vurur. kitap klübüne çağrılmamasını, arkadaşının ona göz devirmesini gibi.
o sırada bir sevgilisi de vardır. iyi bir kızdır ama parasızlığının verdiği özgüvensizlikle kıza da ters davranmaktadır. o dönem statü sembolü olan ve sınıf atlayan herkesin evinde bulunan aspidistrayı da eleştirmektedir.gordon düzene uyacak mı? yoksa cebinde metelikle sefalet içinde yaşamaya devam mı edecektir?
yazım dili çok sade, betimlemeleri yerinde. gordon’un zihninde yaşadığınızı hissediyorsunuz adeta. karakterin duygularını ve düşüncelerini mükemmel şekilde yansıtmış. hani gün içinde kafamızdan milyon tane düşünce geçer ya, yazarımız o düşünceleri yazıya iletecek kadar iyi bir karakter oluşturmuş.
içiniz ara ara sıkılacak, gordon’a üzülecek,acıyacak çoğu zaman da kızacaksınız. olaydan ziyade karakter etrafında dönen kitapları sevenler için iyi bir tercih olacaktır.
kitabın başlangıcında yer alan pavlus’un korintoslulara gönderdiği 1.mektup’dan alıntı şöyle:
insanoğlunun ve meleklerin diliyle konuşsam da,param olmadığından,ses üfleyen bir trompet ya da çınlayan çembalo konumundayım. geleceği görme,bütün gizemleri anlama yetim olsa da ,dağları yerinden oynatacağıma inansam da param yoksa, bir hiçim. bütün varlığımı yoksulları doyurmaya adasam da ,yakılmak üzere bedenimi sunsam da, param yoksa bunların hiçbir yararı yok. para çok acı çeker, naziktir; para kıskanmaz, para kendini övmez,şişinmez,uygunsuz davranmaz,kendini düşünmez, kolay aldanmaz,kötü şey düşünmez;eşitsizlikten hoşlanmaz,ama hakikatle coşar; her şeye katlanır,her şeye inanır,her şeyi umar,her şeye dayanır.ve şimdi ,inanç,umut ve para hüküm sürmekte ;bu üçü egemen,ama içlerinde en yücesi para.
konusu kısaca şöyle: bir kitapçıda çalışan gordon comstock , pansiyon tarzı bir binada eski bir odada yaşamaktadır. ucu ucuna yaşamaktadır. cebinde hiçbir zaman yeterli parası olmaz ve son paralarını yemeğe mi sigaraya mı harcaması gerektiği konusunda sürekli düşünce halindedir.
eline iyi iş fırsatları geçmiştir, ama o ‘sıkıntıya’ gelememiştir. düzene uyup iyi yaşamak yerine, parasız kalmayı tercih etmiştir ama yine mutsuzdur ve hayatındaki her kötü olayı parasızlığına vurur. kitap klübüne çağrılmamasını, arkadaşının ona göz devirmesini gibi.
o sırada bir sevgilisi de vardır. iyi bir kızdır ama parasızlığının verdiği özgüvensizlikle kıza da ters davranmaktadır. o dönem statü sembolü olan ve sınıf atlayan herkesin evinde bulunan aspidistrayı da eleştirmektedir.gordon düzene uyacak mı? yoksa cebinde metelikle sefalet içinde yaşamaya devam mı edecektir?
yazım dili çok sade, betimlemeleri yerinde. gordon’un zihninde yaşadığınızı hissediyorsunuz adeta. karakterin duygularını ve düşüncelerini mükemmel şekilde yansıtmış. hani gün içinde kafamızdan milyon tane düşünce geçer ya, yazarımız o düşünceleri yazıya iletecek kadar iyi bir karakter oluşturmuş.
içiniz ara ara sıkılacak, gordon’a üzülecek,acıyacak çoğu zaman da kızacaksınız. olaydan ziyade karakter etrafında dönen kitapları sevenler için iyi bir tercih olacaktır.
kitabın başlangıcında yer alan pavlus’un korintoslulara gönderdiği 1.mektup’dan alıntı şöyle:
insanoğlunun ve meleklerin diliyle konuşsam da,param olmadığından,ses üfleyen bir trompet ya da çınlayan çembalo konumundayım. geleceği görme,bütün gizemleri anlama yetim olsa da ,dağları yerinden oynatacağıma inansam da param yoksa, bir hiçim. bütün varlığımı yoksulları doyurmaya adasam da ,yakılmak üzere bedenimi sunsam da, param yoksa bunların hiçbir yararı yok. para çok acı çeker, naziktir; para kıskanmaz, para kendini övmez,şişinmez,uygunsuz davranmaz,kendini düşünmez, kolay aldanmaz,kötü şey düşünmez;eşitsizlikten hoşlanmaz,ama hakikatle coşar; her şeye katlanır,her şeye inanır,her şeyi umar,her şeye dayanır.ve şimdi ,inanç,umut ve para hüküm sürmekte ;bu üçü egemen,ama içlerinde en yücesi para.
devamını gör...
cern
- “avrupa nükleer araştırma merkezi” olarak bilinen cern, dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarıdır.
- isviçre ile fransa arasında, yerin 100 m altında ve 27 km uzunluğundadır.
- 1954 yılında kurulan cern’de yapılan deneylerle; atom altı parçacıkları sınıflandırmaya, tanınlamaya ve ayrıca evreni, evrenin oluşumunu, geleceğini anlamaya çalışmaktadır.
-plazma fiziği, elektronik, nanobilim, bilişim teknolojisi gibi alanlarda yeni çalışmaların yapılmasına olanak sağlamıştır.
- - - alıntı - - -
kaynak: fizik dersi notlarıdır. bana ait değildir.
- isviçre ile fransa arasında, yerin 100 m altında ve 27 km uzunluğundadır.
- 1954 yılında kurulan cern’de yapılan deneylerle; atom altı parçacıkları sınıflandırmaya, tanınlamaya ve ayrıca evreni, evrenin oluşumunu, geleceğini anlamaya çalışmaktadır.
-plazma fiziği, elektronik, nanobilim, bilişim teknolojisi gibi alanlarda yeni çalışmaların yapılmasına olanak sağlamıştır.
- - - alıntı - - -
kaynak: fizik dersi notlarıdır. bana ait değildir.
devamını gör...
en garibinize giden turşu çeşidi
başlığı okuduğum an aklıma geleni 'dopaminendorfin' yazmış zaten.
yumurta turşusu?? normalde zaten yumurta kötü kokuyor birde turşusunu düşünemiyorum.
yumurta turşusu?? normalde zaten yumurta kötü kokuyor birde turşusunu düşünemiyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
uyandım.
kaçak diyor ebru gündeş kafamın içinde, dur gözünü seveyim bağırma, dur!
annem de bağırdı gece, rüya idi, yani sanırım rüyaydı, umarım rüyaydı. kim olduğum konusunda kesin ve yıkılmaz bilgilere sahip ilk kadındı hayatımda annem ve hiçbir bok bilmiyordu benim hakkımda.
o bile böyleyse, siz kimsiniz?
bana nasıl bu kadar yük taşıtıyorsunuz?
siz kimsiniz?
doğduğum andan beri beni benden iyi bilen sizler kimsiniz?
kendimi seve seve ellerine bıraktığım, aynı ellerle beni boğan siz kimsiniz?
niye her sabah sizin ağırlığınızla uyanıyorum ben?
dün - kayıtlara geçilsin lütfen - 25 haziran 2021 cuma günü, buradaki en huzurlu günümdü!
ve bunun tek sebebi de beynimi oyan kimsemin olmamasıydı.
ilk defa lan, ilk defa?
ilk defa bu kadar hafiftim burada.
sevginize sokayım, sevgi değil bu.
lütfen beni rahat bırakın artık, salın benim iplerimi.
lütfen.
kaçak diyor ebru gündeş kafamın içinde, dur gözünü seveyim bağırma, dur!
annem de bağırdı gece, rüya idi, yani sanırım rüyaydı, umarım rüyaydı. kim olduğum konusunda kesin ve yıkılmaz bilgilere sahip ilk kadındı hayatımda annem ve hiçbir bok bilmiyordu benim hakkımda.
o bile böyleyse, siz kimsiniz?
bana nasıl bu kadar yük taşıtıyorsunuz?
siz kimsiniz?
doğduğum andan beri beni benden iyi bilen sizler kimsiniz?
kendimi seve seve ellerine bıraktığım, aynı ellerle beni boğan siz kimsiniz?
niye her sabah sizin ağırlığınızla uyanıyorum ben?
dün - kayıtlara geçilsin lütfen - 25 haziran 2021 cuma günü, buradaki en huzurlu günümdü!
ve bunun tek sebebi de beynimi oyan kimsemin olmamasıydı.
ilk defa lan, ilk defa?
ilk defa bu kadar hafiftim burada.
sevginize sokayım, sevgi değil bu.
lütfen beni rahat bırakın artık, salın benim iplerimi.
lütfen.
devamını gör...
yazarların yaşlandıklarını hissettiği ilk an
ak düşmüş saçlarım var. teşekkürler hayat. *
devamını gör...
kendi işini kendi halleden insan
benimdir. kimseye muhtaç olmayı sevmem.
devamını gör...
hülya avşar'ın zenginlik ile ilgili açıklaması
geçenlerde de sapyoseksüelim demişti.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
devamını gör...
hayattan çıkarılmış en önemli ders
gerekmediği sürece konuşmamak,
boş zaman kaybetmemek buna bilgi vermekte dahil,
zamanı gerekirse satın almak zaman kıymetli.
boş zaman kaybetmemek buna bilgi vermekte dahil,
zamanı gerekirse satın almak zaman kıymetli.
devamını gör...
200 milyon dolarlık mirasın varislerinden kedi choupette
chanel'in yaratıcı direktörü karl lagerfeld hayatını kaybedince kedisi choupette 200 milyon dolarlık mirasa ortak olmuştu. “bir kediye aşık olabileceğimi hiç düşünmemiştim" diyen lagerfeld'in büyük aşkı olan choupette, ünlü modacıyla beraber özel jetlerde uçuyor ve binlerce dolarlık elmas kolyeler takıyordu. sevimli kedi sahibi öldükten sonra da lüks hayatına devam ediyor. dünyanın en zengin kedisi ve moda kampanyalarının tanınmış yüzü olan choupette iki bakıcı ve korumayla paris'te yaşamakta.
choupette'in karakteri oldukça kokoş bir hanımefendiyi andırıyor. kendi zevkine özel olarak tasarlanmış beş adet ipad'i var. karl lagerfeld'in 2017 yılında kendi markası tarafından piyasaya sürülen kedili koleksiyonun tamamı choupette'ten ilham alınarak tasarlanmıştı. 2014 yılında karl lagerfeld imzalı choupette adlı bir kitap piyasaya sürülmüş, aynı yıl shu uemura adlı japon kozmetik markası shupette adı altında güzel ürünleri serisi çıkarmıştı. choupette reklam çekimleri ve güzellik ürünleri markasından bugüne dek 4 milyon dolar civarında para kazandı.

ınstagram'da yüzbinlerce kişinin takip ettiği choupette “kendi ayakları üzerinde durabilen özgür bir kız” olarak tanınıyor. lagerfeld'in gözde erkek mankenlerinin de, brad kroenig başta olmak üzere bu güzel kıza çok düşkün olduğu biliniyor.
choupette'in karakteri oldukça kokoş bir hanımefendiyi andırıyor. kendi zevkine özel olarak tasarlanmış beş adet ipad'i var. karl lagerfeld'in 2017 yılında kendi markası tarafından piyasaya sürülen kedili koleksiyonun tamamı choupette'ten ilham alınarak tasarlanmıştı. 2014 yılında karl lagerfeld imzalı choupette adlı bir kitap piyasaya sürülmüş, aynı yıl shu uemura adlı japon kozmetik markası shupette adı altında güzel ürünleri serisi çıkarmıştı. choupette reklam çekimleri ve güzellik ürünleri markasından bugüne dek 4 milyon dolar civarında para kazandı.

ınstagram'da yüzbinlerce kişinin takip ettiği choupette “kendi ayakları üzerinde durabilen özgür bir kız” olarak tanınıyor. lagerfeld'in gözde erkek mankenlerinin de, brad kroenig başta olmak üzere bu güzel kıza çok düşkün olduğu biliniyor.
devamını gör...
eski akp'li başkanın torpil itirafı
itiraf dediğin gizli bir bilginin açığa verilmesidir. olm her şey ortada, utanmıyorlar, gizlemiyorlar ki. ne itirafı.
devamını gör...
kitaplarla ilgili takıntılar
evden hangi amaçla çıkarsam çıkayım yanıma 3 kitap alırım her zaman. bir tanesi o an okumakta olduğum kitaptır ki bu çok normal bence. ikincisi sıraya koyduğum, elimdeki kitap bitince başlayacağım kitaptır ki bu da fazlasıyla normal. üçüncüsü de eğer herhangi bir nedenden dolayı - sel, deprem, terörist saldırı, zombi istilası vs. - bir yerde mahsur kalırsam diye tedbir olarak ki bence bu da bir yere kadar normal.
devamını gör...
lucifer (yazar)
vay arkadaş memelerin, cinselliğin, argoların havada uçuştuğu bir adama ne kadar ayılıp bayılmışsınız siz öyle ? sözlükte o kadar efsane, adam gibi adam insan tanıdım nickaltında 2 satır yazıyor. siz bu troll arkadaşa 7 sayfa methiye düzmüşsünüz ya....
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
vay arkadaş, bunca zamandır beklediğimize değen program sonunda başladı.
yürüyedur bengaripsengüzeldünyaumutlu!
yürüyedur bengaripsengüzeldünyaumutlu!
devamını gör...
catch me if you can
leonardo dicaprio ve tom hanks’in başrolünü paylaştıkları drama-komedi filmi.
defalarca kendini izleten bu film bambaşka bir atmosfere sahip bence. filmi izlemeyen varsa diye çok da sıpoylır vermeyim şimdi. sonra şöyleydi böyledi. yahu biz izlememiştik. oldu mu şimdi? demeyin.
pazar gününüzü güzelleştirecek film olabilir. şimdiden seyretmeye koyulacaklara iyi seyirler dilerim.
sonrasında özelden atacağınız bir turunca hayır demem. hem film hakkında da konuşulur.
filmin beyazperde.com dan alıntı konusu da şöyle:
sıkıysa yakala, bir ajan ile bir suçlunun arasındaki kedi-fare oyununu konu ediyor. fbı ajanları hiç şüphe yok ki kendilerine çok fazla güvenmektedirler; ancak bu kez karşılarındaki, onlar için bile pek de kolay bir lokma olmayacaktır. henüz yirmili yaşlarında, çocuk yaşta bir adam onlarca ülke gezerek, bazen pilot, bazen doktor, bazen savcı mesleklerine bürünerek fbı'ı peşinden koşturmaktadır. bu ya bir kedi-fare oyunudur ya da sadece farenin oyunudur. amerikan sinemasının en büyük ustalarından steven spilerberg'in yönettiği filmin başrollerinde leonardo di caprio ve tom hanks var.
defalarca kendini izleten bu film bambaşka bir atmosfere sahip bence. filmi izlemeyen varsa diye çok da sıpoylır vermeyim şimdi. sonra şöyleydi böyledi. yahu biz izlememiştik. oldu mu şimdi? demeyin.
pazar gününüzü güzelleştirecek film olabilir. şimdiden seyretmeye koyulacaklara iyi seyirler dilerim.
sonrasında özelden atacağınız bir turunca hayır demem. hem film hakkında da konuşulur.
filmin beyazperde.com dan alıntı konusu da şöyle:
sıkıysa yakala, bir ajan ile bir suçlunun arasındaki kedi-fare oyununu konu ediyor. fbı ajanları hiç şüphe yok ki kendilerine çok fazla güvenmektedirler; ancak bu kez karşılarındaki, onlar için bile pek de kolay bir lokma olmayacaktır. henüz yirmili yaşlarında, çocuk yaşta bir adam onlarca ülke gezerek, bazen pilot, bazen doktor, bazen savcı mesleklerine bürünerek fbı'ı peşinden koşturmaktadır. bu ya bir kedi-fare oyunudur ya da sadece farenin oyunudur. amerikan sinemasının en büyük ustalarından steven spilerberg'in yönettiği filmin başrollerinde leonardo di caprio ve tom hanks var.
devamını gör...
