olabilir.
devamını gör...

renkli olmak. çocuksuluk.
devamını gör...

daha sonra kendi izinden gidecek nilgün marmara’nın boğaziçi üniversitesi ingiliz dili ve edebiyatı bölümü’den ocak 1985’teki mezuniyet tezi “sylvia plath'ın şairliğinin intiharı bağlamında analizi” everest yayınlarından kitap olarak basılmıştır.

nilgün marmara kendi intihar mektubunda eşine isterse daktiloya çekilmiş şiirlerini yayımlayabileceğini yazmış, şiirleri daktiloya çekilmiş şiirler ismiyle yayımlanmıştır. plath’ın güncelerinin de eşi tarafından bastırıldığını öğrendiğimde nilgün marmaranın bu cümlelerinde yine plath etkisi olduğunu hissettim.

yakın dostu alfred alvarez’in kendisini anlattığı intihar: kan dökücü tanrı kitabı kendisiyle ilgili en geniş bilgilere erişilebilen kaynak olup nilgün marmaranın da tezine kaynaklık etmiştir ve bu kitap plath’ın şu dizeleriyle başlar:

ölmek
bir sanattır her şey gibi
eşsiz bir ustalıkla yapıyorum bu işi
öyle ustaca ki insana korkunç geliyor
öyle ustaca ki gerçeklik duygusu veriyor
bu konuda iddialıyım sanırım

toplamda üç kez intihar girişiminde bulunur. üçüncüde artık bir intihar furyası başlatan şair olmanın fitilini de ateşlemiş olacaktır. en azından ruh haline ilişkin güzel bir değerlendirmeyi barındıran bir yazı linkini de daha yakından tanımak isteyenler için bırakalım:
buradan
devamını gör...

insan hiç bir âna hapsolmak ister mi ? -ben isterim.
bir tablo ya da resmin içinde kaybolmak.
çekmiş olduğun bir fotoğrafa sanki başka bir
dünyaymış gibi girebilmek.
-zamannn !
- bana anlarımı geri ver.
dönüşmesin hiç biri anıya
yeniden yeniden yaşayayım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

umut ;
her seferinde sürünmeye ve düşmeye , tekrardan umut edip bir daha sürünmeye yol açan şey...tekrar, tekrar öldürmeyip süründüren en büyük şey umut etmek.
devamını gör...

dünyanın ilk protest şarkısı olmalı herhalde.
zamanında köyüne çok eziyet eden bir ağanın ölümü sonrası kazak abdal'ın söylediği türkü. *
devamını gör...

hayat kurtaran eylemlerden biridir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dinibütün yaşlı insanlarda rastlanılan bir durum. mesela, üzerindeki arapça yazılardan dolayı bisküvi kutusu kutsal kabul edilir, atılmaz ve bir köşede saklanır.
devamını gör...

matematik'te,dairesel dik bir koni'yi eğimli yüzeyine paralel bir düzlemle keserek elde edilen eğridir.
devamını gör...

cağnımm patron, sözlük kurucusu, yol gösterici, kıyak insan. sinirlendirme çabalarıma rağmen hep sakindir. *

hakkında o kadar çok söylenti var ki, kim bilir hangisi doğru. bazen bir mümin cemaatçi, bazen viskisiyle şömine başında keyifçi, bazen yeşil parkasıyla eylemlerde, bazen bir kgb ajanı, bazen bir hokkaaabazz. *

not: bana torpil geçmediği için bir miktar tripli olabilirim. koskoca yönetici yap ama rozet takamasın, olcak şey mi ??
devamını gör...

dokuzbin yıl önce yaşamış bir genç kız.

gözlerini hayata yumduğu yerde, yunanistan'ın teselya bölgesinde bulunan theopetra mağarası'nda 1993 yılında bulundu. yüzü bilim adamları tarafından aslına uygun olarak tekrar oluşturuldu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
18 yaşlarında olduğu düşünülen genç kıza yunanca’da şafak anlamına gelen avgi ismi verilmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
isveçli arkeolog ve aynı zamanda heykeltraş olan oscar nilsson tarafından inşa edilen avgi atinada bulunan akropolis müzesinde sergilenmektedir.
devamını gör...

yemin ederim ülke timarhaneye döndü, bu neyin kini? hiç gözünü bile kırpmadan 12. kattan atmak nedir be arkadaş. buradan
devamını gör...

bak yine cinsiyetçi bir başlık...ulan o insana özgü bir arzudur... biz bunları anlattık...kafa sözlükle anlattık...ilmi kitaplarla anlattık...hangi kafasına s.çtığım açtıysa bu başlığı beri gelsin ansiklopedilerce anlatayim.
devamını gör...

bunu yapan başka insanların olduğunu görmek beni memnun etti. düzenli olarak günlük tutmayan biri olmama rağmen rüyalarım için böyle bir defter edinmem biraz ilginç gelmiyor değil. bir yerde okuduğum kadarıyla, uyandıktan sonraki ilk 10 dakika içinde rüyalarımızın yüzde 90' ı kadarını unutuyoruz. bu nedenle defteri her zaman başucumda tutarım ki, uyanır uyanmaz gördüğüm rüyaları en ufak detaylarıyla yazabileyim. diğer yazarların da belirttiği gibi, bilinçaltında olan bitenleri yorumlayabilmek açısından oldukça faydalı bir yöntem. ayrıca gelecekteki pek çok projeniz için ilham kaynağı olabilecek kadar zengin bir dünya.
devamını gör...

sözlüğe üye olduğum günden beri dikkatimi çeken yazarların profillerine girerim, vaktimin kısıtlı olup olmadığına göre baştan sona ya da sadece ilk sayfasını olacak şekilde, daha önceden bildiğim bir yazarsa da yeni yazmış olduğu ya da benim kaçırdığım bütün girilerini okurum. beğendiğim, bana bir şeyler kattığını düşündüğüm, aynı fikirde olduğum ya da olmasam dahi görüşünü güzel ifade edebildiğini düşündüğüm her giriyi oylarım. bu herhalde seri oylamak oluyor.

bunun ne açıdan zarar verdiğini anlamadım. seri eksilemek olsa bir zarar olabilir ama beğendiğini ifade etmenin bir zarar getireceğini düşünmüyorum açıkçası. hatta, gerekli etkileşimde bulunarak o yazarı yüceltiyor, daha çok yazması adına teşvik ediyor, ilgimizi çekebildiğini belirterek onu mutlu ediyoruz zannımca.

ama okumadığı giriyi de oylayan, bir şekilde bunu suistimal eden var mıdır bilemiyorum. pek de sanmıyorum ama, varsa o tür durumlar zarar veriyor olabilir elbette. onu bilemedim işte.
devamını gör...

karakteristik sesi, belirgin alman aksanı ile söylediği ingilizce şarkıları ve duru güzelliğiyle hatırladığımız yirminci yüzyıl şarkıcılarındandır.

asıl adı christa päffgen olan 1938 doğumlu alman model, oyuncu, şarkıcı ve söz yazarı. kariyeri de bu sıralamayla gelişmiştir. nico adını aşık olduğu nikos isimli bir film yapımcısından almış ve hem özel hem de pofesyonel hayatında hep bu ismi kullanmıştır.

1954'de keşfedilip modelliğe başladı, 1958'de ilk film rolünü kaptı ancak birkaç filmden sonra bu defter geçici olarak kapandı. amerika'ya taşınıp orada yaşamaya başladıktan sonra bir gece kulübünde şarkılar söylemeye başladı, sonra müzik camiası ve yapımcılarla tanıştıkça ünlendi. bu tanışıklıklardan en önemlisi ve nico'nun kariyerinde sıçrama yaratanı da andy warhol ile olan iş ilişkisi oldu. 1967'de ilk solo albümü olan chelsea girl'ün kayıtlarına başladı. warhol, nico'yu biraz zorla menajeri olduğu the velvet underground gurubuna dahil etti. gurupla başarılı işlere imza atsa da gurup içi anlaşmazlıklar ve özellikle grupta önemli bir yeri olan lou reed ile olan çekişmesi sonrası guruptan ayrılarak solo çalışmaya başladı. ancak solo dahil hiçbir projesinde tek başına söz sahibi olamadı.

müzik kariyeri boyunca sırasıyla the velvet undergrond&nico, chelsea girl, the marble ındex, desertshore, the end, drama of exile ve camera obscura albümlerini yayınladı.

o dönemde ünlü olan herkes gibi üretmek için uyuşturucu kullanıyordu ve yine birçoğunun ölümü gibi onun ölümü de bununla bağlantılı oldu. 1988'de alain delon'dan olan oğlu ari ile ibiza adasında tatildeyken, oğlunun ifadesine göre uyuşturucu almak için bisikletle çıktığı yolda düşerek, beyin kanamasından ölmüştür.
devamını gör...

kalabalık ortamda takip ettiğin kafadarı ''a-ah işte burdasın'' diye diğerlerinin arasından çuk diye seçebilmek. bir nevi köşe yazarını seçmek.
devamını gör...

türkiyede pek çok eve girmiş ve çoğumuzda ufak tefek hatıralar bırakmış komedi dizisi. az taklit etmedim sürahi neneyi. tek gözüme bant yapıştırıp, başıma da beyaz baş örtü örtüp sürahi nene gibi gezerdim evde.
devamını gör...

yıllarca bekaret, ahlak, namus, kızlık zarı gibi kavramlar kafalarına çakıla çakıla öğretildiği için bu onlar için bir fobi haline gelmiştir maalesef.
(bkz: vajinismus)
(vajinismus çoğunlukla psikolojik bir olaydır.)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim