keşke kanser olsam diyen arkadaşı bir gin onkoloji ünitesine davet etmek isterim
devamını gör...

türk yapımı komedi dizisiymiş. ben demiyorum wiki diyor.
devamını gör...

kimse kimseyi yanlış anlamayacaksa, yanlış anlayan ötekini ya da öteki onu ikna edebilecek kadar anlayış sahibi ise ikisi de bal gibi de olur. alan razı satan razı ise boyut da değiştirebilir. kime ne bundan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaliteli troll. çirkinleşmiyor. her yazısında farklı karaktere bürünüyor. kendisi erkek, kadın, suriye'li sığınmacı, kripto imam, asker, fransa vatandaşı. bir çok karakter yaratıyor. zigindirik aktroll muhabbetlerine de girmiyor. aslında tiyatro gibi bir şey yapıyor. kötü değil. hatta yaptığı şey troll'lük bile değil. çünkü amacı tepki çekmek değil. eğlenmek. en azından öyle görünüyor. bozarsa, sapıtırsa çökeriz tepesine. ama şimdilik keyifli.
devamını gör...

bir elias canetti mucizesi, bir edebiyat başyapıtı, bir iyileşmez hastalık olan dev kitaptır.

elias canetti tek bir roman yazmıştır ve bu romanı da edebiyat severler için hayranlık dozunun artması konusunda yeter de artar bile. kafka hayranı olan canetti dönüşüm gibi yakın bir eser yazma niyetinden olduğunu yazdığı denemelerde dile getirmiş olmasına rağmen, körleşme ile bu amacına ulaşamamış ve dev bir romanla son bulmuştur kafka’ya öykünme çabası.

romanın baş kahramanı olan kien bütün bibliyofillerin hayali olabilecek bir hayat sürmektedir. diyebiliriz ki kien, jorge luis borges’in cennetini evinde yeniden kurmuştur. 25.000 kitaplık bir kütüphanesi olan evinden insanlardan kendini soyutlamış şekilde yaşayan kien kimseyle etkileşim kurmayarak kendine ait bir dünyada huzur içinde yaşamaktadır.

kien bir savunma mekanizması olarak kullanır körleşmeyi. bu biraz da kendi içine çevirmiş olmasıdır gözlerini ya da kitaplarına.

kitap üç bölümden oluşur;

1. dünyasız bir kafa: bu bölümde kien dünyaya, dünyanın içinde yaşayanlara, herhangi bir iletişim çabasına, yazılı olmayan her türlü etkileşime kapalı olarak hayatını sürdürür ve bu kien’e sonsuz bir mutluluk sınırsız bir huzur vermektedir.

2. kafasız bir dünya: kien’in huzuru ve mutluluğu anlaşmalı bir evlilik yaptıktan sonra alt üst olunca kendini kitaplarından uzakta ve kendini korumaya çalıştığı insanların arasında bulur. kitaplarla yaşamaya alışmış kien sıradan insanların arasında kendini sudan çıkmış balığa dönmüş bir halde bulur ve zamanında küçük gördüğü bu insanların elinde kukla olup varını yoğunu kaybeder.

3. kafadaki dünya: bu bölümde işin içine kien’in diyalektik yarısı diyebileceğimiz kardeşi girer ve işler olumlu yönde değişmeye başlar.

kien üç bölümlük bu hayat hikayesinde katı olan her şeyin eriyip yok olduğuna ve sonunda tekrar cennetin yolunu buluşuna şahit olur.

körleşmek için okuyun mutlaka.
devamını gör...

e posta gönderirken karşımıza çıkan bir terimdir. cc açılımı carbon copy şeklindedir. cc amacı bir mailin kopyasını diğer kişilerle kolayca paylasabilmektir. bir de gizli olanı vardır, paylaşılan kişiler birbirlerini göremez.(bkz: bcc)

ayrıca cc, cubic centimeter yani santimetreküp kısaltmasıdır.
devamını gör...

fonda neşet ertaş, yolda gökkuşağı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ezber gerektirmeyen düşünme gerektiren bir ders olması. (bkz: fizik ve geometri) eğitim sistemimiz ezbere dayalı olduğu için yıllarca bu mantıkla yaşayıp sonra bi anda matematik denilen şeyle karşılaşılıyor. (ilkokul matematiği de hariç tutulmalı zira o da çarpım tablosu ezberlemeye dayalı) e tabi hayli zor geliyor. ha bir de şu matematiğin her şeyi belirleme sıkıntısı var. edebiyat öğretmeni olmak istesen bile matematik yapmak zorunda olduğun için büyük bir ön yargı oluşmuyor değil
devamını gör...

13. yüzyılda yaşamış fars sünni müslüman şair, fâkih, âlim, ilahiyatçı ve sufi mutasavvıf.



"bir mum, başka bir mumu tutuşturduğunda kendi ışığından hiçbir şey kaybetmez. tam aksine karanlıkların aydınlanmasına vesile olur."
devamını gör...

bugün oldukça homofobik yorumlara maruz kalıp üzülen eşcinsel bir insan* olarak o kadar gına geldi ki bu tartışmalardan. yok lut kavmi yok allah erkeği erkeğe kadını kadına lanetlemiştir. kadın kadına neysede erkek erkeğe nedir vb. cümleler... şimdide priz fişten sonra (+) (-) benzetmesi çıktı. bakın hocamlar aslında bu iş çok basit.

ben eşcinsel birisi olarak açık kimlikle yaşayabilmek sevdiğim insanla aile kurmak, hayatımı öldürülme
kaygısı gütmeden yaşamak istiyorum. genelleme yapmak ne haddime ama emin olun çoğu eşcinsel sokaklarda sevişmek isteyen tek gecelik ilişki manyağı değil(haklısınız yürüyüşlerden dolayı böyle düşünüp yadırgıyorsunuz)

diceksiniz benim dinimde lanetlenmişler yallah hollandaya, amerikaya. ya abi biz bu ülkenin insanı değil miyiz neden sırf kadınlardan hoşlanıyorum diye ülkemi terk etmek zorunda kalayım.ben sevmiyorsanız saygı duyun demiyorum.sevmeyin saygı duymayın ama insanlara gidip sen ahlaksızsın lanetlisin iğrençsin diye hakarette bulunmayın rica ediyorum. ailesinden psikolojik şiddet görmüş biri olarak söylüyorum lütfen bu kadar acımasız olmayın.ayrıyeten ülkenin "%99"müslüman değil. "müslüman" ülkesi de değil hatırlatmak istedim. *

ne duyar kastın be i*** diyecekler gelmeden son olarak lgbtiye nefret duyan insanları iki dakika empati yapmaya davet ediyorum* lezbiyen veya gay*olduğunuzu düşünün ve sokak röportajlarını izleyin.insanların ne kadar rahat asarım keserim topuğuna sıkarım dediklerine tanık olun ve ailenizin bunu size yapabilme potansiyelini hatırlayın.b*ktan bir his dimi

çok fazla dolduğum bir güne denk geldiği için yazmak istedim. buraya kadar okuyan herkese teşekkür ederim.
imza:duyarcı mezbiyen

son bir edit:uzun yazmaya alışık birisi olmadığımdan tonlarca noktalama ve yazım yanlışı yapmış olabilirim. kusura bakmayın. cahillik zor zanaat
devamını gör...

uğruna büyük masrafa girilebilen güvercin cinsi. böyle bir tanıdığımın sadece bu güvercinleri beslemek için teraslı çatı katı alıp düzenlemişlği var. ara ara şehirdışına gider sadece kuş satılan açık artrmalara katılır. gerçekten huzur bulduğunu söyler.
devamını gör...

mensubu olmaktan bazen gurur duyduğum bazen nefret ettiğim burç. gurur duyma nedenim yeni bir şeyler öğrenme konusunda hevesli yaradılışım. tanıdığım tüm yay burçları da kadın erkek fark etmez gerçekten farklı yapıda insanlardı bu anlamda. nefret ettiğim tarafım politik olmayı beceremeyişim. dilimin kemiği yok. ne hissedersem söylüyorum. bu da başıma iş açıyor. ilişkileri yıpratıyor. öfkem hemen soğusa da olan oluyor işte. defalarca gözlemledim. yengeçler, balıklar, başaklarla falan anlaşamıyorum. hatta anlaşamadığım, sevmediğim insanların burçlarını sorduğumda bunlar çıkıyor genelde. boğalarla, ikizlerle iyi arkadaş oluyorum. kovaların zekalarına hasta, ukalalıklarına ifrit oluyorum. bence bir burç gerçeği var panpalar. bunu inkar eden evde gizemli şekilde kaybolan çorap teklerini de açıklamalı.
devamını gör...

“sevdiğinizi söylemek için yarını beklemeyin çünkü yarın ne olacağını asla bilemezsiniz.”
devamını gör...

her şey tükeniyor. biz dahil!

insanlık tarihine bir bakın;
savaşlar, kölelik, sömürgeler, sanayi devriminden sonra kurulan yeni ekonomik sistem.

bugün sizce bunlar geride mi kaldı?
yoksa daha da vahşetini artırdı mı?

bu entryi yazarken baktım. dünya nüfusu 7.8 milyar. 9 yıl sonra bu nüfusa 1 milyar daha eklenecegi hesaplanıyor.

sizce bugün doğan çocuklar, çok değil; 20 yaşlarına geldiklerinde nasıl bir dünyada yaşayacaklar?

daha bugünlerde aşıyı bile paylaşamayan, patentini tüm dünyaya, insanlığa açmayan, kâr hırsından insan hayatını önemsemeyen “bu büyük insanlık” elinde olan son değeri “vicdanı” da tüketmedi mi?

yarının dünyasında işsizlik, açlık arttığında, bugün aşıyı paylaşmayan, yarın ekmeğini paylaşacak mı?

doğayı betonla, denizi plastikle, havayı sera gazlarıyla, insanlığı para hırsıyla tükettik.

farklı ülkelerde yaşayan tanıdıklarım, avrupa basını, dünya gündemi hep aynı şeyleri belirtiyorlar. “gelecek pek de hoş gelmeyecek.”

açıkcası karamsar olmamak gerek ama konu itibariyle ben iyimser yerine, gerçekçi olmayı doğru buluyorum. umarım yanılırım. ve umarım akılcı çözüm önerileriniz vardır. çünkü, bendekileri de ben tükettim.

herkes dünya değişsin diyor ama kendini hiç değiştirmiyor. hayvan içgüdüleriyle yaşıyor insanlığın büyük bölümü. sadece tüketiyor.

elbette bu düzen böyle gitmeyecektir. değişecektir. ancak özellikle pandemi sürecinde iyice yalnızlaşan, zaten doğru düzgün örgütlenememiş insanlık, yeni düzeni nasıl kuracak?

sanırım yenisi, eskisinden daha kötü olacak.


öğrenemedik! ne paylaşmayı? ne sevmeyi? ne korumayı?

tüketmemeyi öğrenemedik.
devamını gör...

kurmayın.
devamını gör...

sıçtı
devamını gör...

bütün kitaplarını okuduğum çok iyi bir yazar olmasının yanı sıra harika bir seslendirme sanatçısı ve bir dönem gece gündüz programını da sunmuş olan televizyoncudur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir yazar olarak kütüphanedeki kitaplarını okumaktan büyük mutluluk duyduğum bir insan olan yekta kopan benim için kesinlikle gastronomik bir önem taşıyan aşk mutfağından yalnızlık tarifleri ile sait faik hikaye armağanını, bir de baktım yoksun ile de haldun taner öykü ödülü ve yunus nadi öykü ödülünü kazanmıştır.

ntv’de yayınlanan gece gündüz programını bir dönem sunmuş olan yekta kopan televizyon ekranlarında gördüğümüz zaman hüzün dolu bir mutluluk duyduğumuz nadir sanat programlarından biri olarak bir efsane haline gelen programda da oldukça başarılı olmuştur. ayrıca yekta kopan fil uçuşu diye bir blogun da yazarıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


gelelim türkiye’de bir numara olduğu işine, yani seslendirme sanatçılığı. yekta kopan öncelikle hepimizin çok sevdiği ve dinozora hanım hanım diye çıkışan sid’in sesidir. buz devrini izleme nedenlerimizdendir. ayrıca atarlı giderli yarış arabası şimşek mcqueen’i, sahte kahraman rango’yu, kötü kedi şerafettin’i, ayı yogi’nin yancısı bobo’yu ve sevimsiz sincap alvin’i de seslendirmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yeterli mi bu kadar? elbette hayır! komedi tanrısı jim carrey ve canımız ciğerimiz michael j. fox’un geleneksel sesi olan yekta kopan ayrıca esaretin bedelinde kaşıklara ve posterlere hükmeden adam andy dufrense’i, kan revan (bkz: dövüş kulübü)nde ayrıksı ve mistik süper kahraman tyler durden’ı ve tabii ki perfect strangers dizisinde kuzen balki’yi de seslendirerek akıl almaz bir harika yaratmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

daha ne yapsın bu adam!
devamını gör...

yunanca kökenlidir. kedi korkusu anlamına gelmektedir. kişilerin ciddi anlamda kedilere karşı korku beslemesi durumuna, panik atak geçirmesine sebep olmaktadır. kimisi uzaktan görse panik atak geçirirken, kimisi temas halinde sadece korkuyor. kişilerde değişkenlik gösterdiği gibi alıştırma ve tedavi süreçleride farklı şekilde ilerlemektedir. bu kedi fobisini çocukluk çağında yaşanmış bir duruma bağlanmamasını ve tek bir etkene bağlanmamasını belirten sigmund freud, birçok etkenden ötürü gelebileceğine sadece kedilere karşı değil diğer hayvanlara karşı yine aynı şekilde tepki verebileceğini söylemiştir.
freudyen yaklaşımdan bakacak olursak eğer, kişinin çocukluk çağında yaşamış olduğu ailesel korkutulma veya aileden birinin kişiye zararı ya da ürkme durumu varsa, kişi bu korkuyu ve öfkeyi içerisinde bastırmaya çalışıp bir hayvan ile eşleştirilebileceği söylenmektedir. ailesinde çocukluk zamanlarında sorun yaşamış bireylerin, bu tarz fobilerin daha sık görüldüğü belirlenmiştir.
devamını gör...

dünyanın başka hiçbir yerinde olmayan nakkaşların yetiştiği bir coğrafyadayız batıdan resmi alıp kültürümüze yamayamamışız işte ama onlar bizim geleneksel motiflerimizi alıp sanat alanlarında kullanmışlar. bana kalırsa sadece resim açısından bakıldığında haklı bir başlık fakat üst başlıkta sanat açısından bir değerlendirme yaparsak duruma bakışımız değişebilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim