müşfik kenter
hayat ıskalamayı affetmez.
twitter.com/tunctataker/sta...
twitter.com/tunctataker/sta...
devamını gör...
bayramı buruk geçen yazarlar
sıradan bir günden farkı yok o kıvamda.
devamını gör...
kendinden kaçmak
teoride gerçekleşebilen pratikte ise imkansız olan istek. koskocaman bir yanılgı hatta kendini kandırmakla eş değerdir. istediğin yere git ne fark edecek ? yine o kafanın içindekilerle baş başasın. aslında kendimizden ziyade çevremizden kurtulmak çabasıdır bu !
devamını gör...
susmak
başlığı görünce aklıma gelen söz...sahi ne kadarını sustuk konuştuklarımızın?????
susuştu yüzün
bu ufukta bitiyor yüzün
ve başka bir gökyüzü başlıyor
komşu ellerle sarmalanıyorsun
yanıyorsun....
ne kadar övülsen az
avazım çıktığı kadar susuyorum
ismindeki sesli harfleri
mayınlı bir gülümsemeyle
senin karasularında olmak,
üstünde ilkbahar bir entari,
sanki
yeniden
eski bir öyküye başlamak...
yüzündeki o billur akşam kahvaltısı
sürgülerken özümü,
ne kadarını sustuk
konuştuklarımızın?....
yılmaz erdoğan
susuştu yüzün
bu ufukta bitiyor yüzün
ve başka bir gökyüzü başlıyor
komşu ellerle sarmalanıyorsun
yanıyorsun....
ne kadar övülsen az
avazım çıktığı kadar susuyorum
ismindeki sesli harfleri
mayınlı bir gülümsemeyle
senin karasularında olmak,
üstünde ilkbahar bir entari,
sanki
yeniden
eski bir öyküye başlamak...
yüzündeki o billur akşam kahvaltısı
sürgülerken özümü,
ne kadarını sustuk
konuştuklarımızın?....
yılmaz erdoğan
devamını gör...
1000 liralık kitap alışverişi yapan booktuberlar
gösterişten başka bir şey değildir,istersen milyon kitabın olsun okumadıktan sonra kaç yazar.
devamını gör...
isengard sanayi odaları
isengard sanayi odaları kafa sözlük temsilcisi olarak şu videoları paylaşmak istiyorum. seçimlerde orta dünya eşitlik partisi (depar) başkanı özgür turhan kardeşimizi destekliyoruz. orta dünya'yı daha yaşanılabilir bir hale getirmek için desteklerinizi esirgemeyin.
kaynak: kamusal mizah youtube sayfası
buradan
kaynak: kamusal mizah youtube sayfası
buradan
devamını gör...
korkunç ivan oğlunu öldürüyor
rus ressam ilya repin'in 1883-1885 yılları arasında yaptığı meşhur tablo. ilk rus çarı 4. ivan'ın aniden sinir krizi geçirmesiyle birlikte, asasıyla şakağına vurarak öldürdüğü oğlu ivan ivanoviç'i konu alır. ressam, başarılı bir portre sanatçısı olduğundan mütevellit, tabloda oğulun dingin yüzüne karşılık; babanın pişmanlık, vicdan azabı, şaşkınlık ve dehşetle bezenmiş duyguları rahatlıkla görülebilir. günümüzde moskova'da tretyakov galerisi'nde sergilenmektedir.

devamını gör...
başarılıların arasındaki başarısız olmak vs başarısızlar arasındaki başarılı olmak
başlığı okurken yorulduğum versus. kim başarısız olmak ister ki diyerek tarafımı belli ediyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının süper güçleri
100 lirayı saniyeler içinde yok edebiliyorum
devamını gör...
scum of the earth
macar yazar arthur koestler'ın 40'lı yıllarda yayımladığı yarı-otobiyografik eseri. hepimiz arthur koestler'ın scum of the earth'ünde aşağılandık! güvensizliğin, aynı fikirleri paylaşıp aynı mücadeleyi versen de ırkı senden olmayanı hapsetmenin, ne tür bir çılgınlık olduğunu bildiği halde savaşa büyük bir açlık ile atılan insanoğlunun utanç madalyası olarak ingiliz edebiyatında yerini almıştır. savaş sırasında fransa'da olan koestler ingiltereye gidene kadar geçen süreçte ve sonrasında uğradığı haksız ve çirkin tutumun tüm detaylarını büyük bir ustalıkla kaleme alır bu eserde. eserin insana dair çıkarımları bir kenara altta dönen savaş etkileri de büyük bir huzursuzlukla beraber hissediliyor. zamanının bilinen en büyük faşizm karşıtlığını yapmış olan adamlardan biri olan koestler gittiği her yerde neredeyse bir suçlu gibi muamele görmüş ve neredeyse aşağılanmıştır. elbette söz konusu savaş şartarı olduğunda belki bu şaşılacak bir şey değil fakat insanın en çirkin yüzünün göründüğü kaotik bir ortamda dönemin politikalarına güzel bir bakış sağlıyor ve fransanın nasıl kendi kendini çökme noktasına getirdiğini görmek için de ideal bir okuma sağladığını söylemek yanlış olmaz. bu eser yalnızca bir ulusun onurunu nasıl kaybettiğinin değil insanoğlunun da ne denli kaotik bir yapıda olduğunun portresi.
yaşamının sonlarına doğru neredeyse 180 derece değişen düşüncelerini desteklemiyor olsam bile edebiyata - darkness at noon gibi bir şaheser bile tek başına yeter- bilime ve felsefeye tartışılmayacak kadar önemli katkıları olan bir sanatçının gördüğü muamele acınacak derecede kötü. eser hakkında ilginç olan bir diğer detay koestler'ın bu eseri yazdıktan yıllar sonra eseri sıkıcı ve kanıt eksikliğinden muzdarip bir eser olarak tanımlamasıdır ki eser aynı zamanda yazarın ingilizce olarak yazdığı ilk eser olma özelliğini de taşıyor. koestler çok sevdiğim bir alıntısında şöyle diyor: ""nothing is more sad than the death of an illusion." belki de savaş sonrası tutumunun değişikliği kendi yazdığı eseri; kızgınlık ile yazılmış haksız bir tutum, abartılı bir ön yargı ve ölmesi şart olan bir illüzyon olarak görmesine sebep olmuştur kim bilir ama koestler ne söylerse söylesin günün sonunda biliyoruz; hepimiz arthur koestler'ın scum of the earth'ünde aşağılandık!
“the communists at the works said that it was a purely imperialist war, that daladier and chamberlain were just as much enemies of the people as hitler, and that the duty of the proletariat was to fight against its enemies at home, instead of serving as gun-fodder for their purposes. put into practice, that would mean to surrender france to hitler and the french working class to the gestapo. but if you said so to a member of the c.p., you were a lackey of the bourgeoisie and a traitor. half a year ago they had said exactly the contrary; they had issued fiery proclamations, urging the entire french nation, workers and bosses, to unite for the fight against the nazi, and if you said anything critical about it, you were a gestapo agent and a traitor. ıt was impossible to argue with communists, they had a different party line every six months, and they were so fanaticized that they genuinely forgot what the last one had been; and if you reminded them, you were a trotskyist provocateur and a traitor.”
yaşamının sonlarına doğru neredeyse 180 derece değişen düşüncelerini desteklemiyor olsam bile edebiyata - darkness at noon gibi bir şaheser bile tek başına yeter- bilime ve felsefeye tartışılmayacak kadar önemli katkıları olan bir sanatçının gördüğü muamele acınacak derecede kötü. eser hakkında ilginç olan bir diğer detay koestler'ın bu eseri yazdıktan yıllar sonra eseri sıkıcı ve kanıt eksikliğinden muzdarip bir eser olarak tanımlamasıdır ki eser aynı zamanda yazarın ingilizce olarak yazdığı ilk eser olma özelliğini de taşıyor. koestler çok sevdiğim bir alıntısında şöyle diyor: ""nothing is more sad than the death of an illusion." belki de savaş sonrası tutumunun değişikliği kendi yazdığı eseri; kızgınlık ile yazılmış haksız bir tutum, abartılı bir ön yargı ve ölmesi şart olan bir illüzyon olarak görmesine sebep olmuştur kim bilir ama koestler ne söylerse söylesin günün sonunda biliyoruz; hepimiz arthur koestler'ın scum of the earth'ünde aşağılandık!
“the communists at the works said that it was a purely imperialist war, that daladier and chamberlain were just as much enemies of the people as hitler, and that the duty of the proletariat was to fight against its enemies at home, instead of serving as gun-fodder for their purposes. put into practice, that would mean to surrender france to hitler and the french working class to the gestapo. but if you said so to a member of the c.p., you were a lackey of the bourgeoisie and a traitor. half a year ago they had said exactly the contrary; they had issued fiery proclamations, urging the entire french nation, workers and bosses, to unite for the fight against the nazi, and if you said anything critical about it, you were a gestapo agent and a traitor. ıt was impossible to argue with communists, they had a different party line every six months, and they were so fanaticized that they genuinely forgot what the last one had been; and if you reminded them, you were a trotskyist provocateur and a traitor.”
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ohh be. ben hüzünlü şarkı dinleyemiyorum.bir kaç yayın topuk topuk kaçtım buradan. * neşeli şarkıları duyunca amaniiin deyip kuruldum köşeme.. eğlenin gayri hadi bakem.o efkarlı şarkılardan da azcık uzak durun.. dökün kurtlarınızı lütfennn.sonra kurtlarım döküldü diye efkarlı şarkılara bağlamayın sakın.bağlayacaksanız da neşet ertaş'ın bağlamalı bu oynak türküsüne bağlayın.
devamını gör...
bdsm
alayınız master erkek zaten izlemişsiniz 1 kaç film atıp tutuyonuz.
olm siz kedi severken, tırmalar diye çekinen adamlarsınız.
gerçekten bu işi yapan, ifşa etmez kendini. bilir bu tarz şeylerin cezaya ve yaptırıma açık olduğunu.
bu işi gerçekten benimsemiş ve uygulayan insanlar kendini hissettirir.
içgüdüsel bir yönelimdir reklama, lafa bakmaz.
olm siz kedi severken, tırmalar diye çekinen adamlarsınız.
gerçekten bu işi yapan, ifşa etmez kendini. bilir bu tarz şeylerin cezaya ve yaptırıma açık olduğunu.
bu işi gerçekten benimsemiş ve uygulayan insanlar kendini hissettirir.
içgüdüsel bir yönelimdir reklama, lafa bakmaz.
devamını gör...
11 kere üst üste fake hesap açan yazar
kemal sunal'ın inatçı filminde her ay düzenli olarak aynı kızı istemeye giden bayram vardı aklıma o geldi.
bumerang gibi atıldıkça geri gelen doğukan ne yapmak, nereye varmak istemektedir?
bumerang gibi atıldıkça geri gelen doğukan ne yapmak, nereye varmak istemektedir?
devamını gör...
normal sözlük tahmini ne zaman büyür sorusu
eski kral (bkz: ekşi sözlük) ölünce.
(bkz: kral öldü yaşasın yeni kral)
t: yazarların sözlüğün ne zaman büyüyeceğini yazdıkları başlık.
(bkz: kral öldü yaşasın yeni kral)
t: yazarların sözlüğün ne zaman büyüyeceğini yazdıkları başlık.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
herkes kirlilerini getirsin, birazdan beyazları makineye atacağım. bir de banyoyu boşaltın duş alacağım.
devamını gör...
telefonu sürekli sessizde olan kişi
sesi sevmiyorum.
devamını gör...
güne bir türkü bırak
cem adrian - ahmet aslan
kirpiğin kaşına değdiği zaman
not: söz müzik davut sulari' ye ait. kendisi "kipriğin kaşıma değdiği zaman" şeklinde söyler. dinlemek isteyenler için
kirpiğin kaşına değdiği zaman
not: söz müzik davut sulari' ye ait. kendisi "kipriğin kaşıma değdiği zaman" şeklinde söyler. dinlemek isteyenler için
devamını gör...
kız istemeye gidildiğinde artı puan kazandıran şeyler
damat bey olarak sizin, istenilecek kıza yani sevdiceğinize dünya ahiret bacı gözüyle bakmanız bunlardan biridir. daha evvel seviştiğiniz hissedilirse bir miktar soğuk rüzgarlar esebilir.
devamını gör...
16 mayıs 2021 sedat peker'in açıklamaları
hakkında yapılan parodileri takip ettiğim açıklamalar.
ben böyle gündemleri önce parodilerden yakalıyorum sonra bakıyorum aslı parodisinden daha komik. *
ben böyle gündemleri önce parodilerden yakalıyorum sonra bakıyorum aslı parodisinden daha komik. *
devamını gör...
19 haziran 2021 istanbul yağmuru
yaklaşık 4 saattir bardaktan boşalırcasına yağan, hafta sonunu serinleteceğe benzeyen yağmurdur.
gerçi bu yıl haziran ayı bir hayli serin geçmekte ama olsun konumuz bu değil.
gerçi bu yıl haziran ayı bir hayli serin geçmekte ama olsun konumuz bu değil.
devamını gör...