kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
köy çocuuu!
devamını gör...

allaaaam ne güzel şarkılar, türküler çalıyor ama yaa...*
devamını gör...

hayatımın şu anki evresinde içinde bulunduğum ilginç durum. metal müzik dinlemem gereken ergenlik yıllarımda türkü filan dinliyordum. bildiğin neşet ertaş filan takılıyordum. en marjinal müzik tarzım teoman ve şebnem ferah idi. metal müziğe filan haram gözüyle bakıyordum. metallica dinleyen arkadaşlarıma filan ''yahu örf ve ananelerimize uygun şarkılar dinlemek daha münasip olmaz mı?'' diye buyurduğumda ''ananemi karıştırma lan'' diye çıkışıyorlardı.

derken hayatımın şimdiki merhalesinde içimde tutamadığım bir enerji var. bu enerjiyi bir şekilde atmanın yollarını ararken sözlük'te tanıştığım ismini vermek istemeyen (cidden sordum, gerek yok dedi) bir yazar arkadaşımız exodus'un strike of the beast parçasını dinlememi önerdi. şarkı bittiğinde (tabii ne ana kaldı ne bacı, bir kulak arkamız kaldı) ''sen bu zamana kadar nerdeydin deli?'' diyecek noktaya kadar geldim. ardından oturdum pentagram'ın 2007'deki 1 saatlik konserinin kaydını çizgi film izler gibi izledim. kafası iyi geldi.

evet şu an bu satırları headbang yaparak yazıyorum...
devamını gör...

ben galiba unutamadım ya. 2012 senesinde ayrıldık. adam evlendi. adamın çocuğu oldu. adam çoğaldı ben hala tırı vırı. güzel çocuk yapmış ama tebrik ediyorum. belki benden yapsa güzel olmazdı bilemeyiz kısmet. unutun gitsin.
devamını gör...

internette istismar ederek taciz etmektir. rezalet iğrenç bir durumdur.
genelde ergenlik dönemindeki çocukların saflığını kullanarak yapılır. link veya videolar ile beraber çocukları ağlarına düşürüp emirler yağdırarak köle kullanır gibi kullanırlar şunu yap yoksa böyle olur bunu yap yoksa fotoğrafını şuraya atarım gibi söylemlerde bulunurlar.
bazı sapıklığı görev edinmiş zihniyetler bu istismar yöntemini yapmak için çocukların bulunduğu yerlerde olurlar oyun platformları youtube adresleri gibi mecralarda takılırlar.
bir çocuğun internet ortamında müstehcen bir fotoğrafının olması ve tehdit şantaj gibi hareketlerle onu kullanmak o çocuğun geleceğini ve psikolojisini mahvetmektedir.
burada yapılması gereken ailelerin bilinçli bireyler olmasıdır. evlatlarına dijital dünyanın zararlarını ve yararlarını açık ve net şekilde aktarması bilgilendirmesi gerekir.
çocuklar aile korkusu yüzünden bazen hataya düşebilirler. bir çocuğun ailem duyarsa ne yaparım korkusu olmadan büyümesi çok önemlidir.
ayrıca bu değerli çalışmayı düşünen arkadaşa saygılarımı iletiyorum çok değerli bir çalışma sağ olsun.
devamını gör...

aynı zamanda kafasız yaşayan çok ünlü bir horozun adı'dır. (bkz: kafasız yaşayan horoz mike)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ömrümde gördüğüm en çirkin sözlerden biridir.
hakaret ve kızdırmak için söylüyorsan aptalsındır. iltifat olarak söylüyorsan başka bir şey de ne biçim laftır bu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nazara iyi geldiği söylenen uygulama.
bense saçlarımı yumuşatmak için bazen yapıyorum. banyodan çıkmadan önce dökülen sirkeli su karışımı şampuan kalıntılarını alıyor, saçların yumuşak ve parlak olmasını sağlıyor. kısa süre sonra kokusu da geçiyor.
(bkz: no poo) akımı takipçileri geçiş döneminde (şampuan, sabun vb.yi tamamen bırakmadan önce) saç temizliği için sabun veya karbonatlı su kullanıyorlar (ikisi de bazik), duruladıktan sonra sirkeli suyla (asidik) yıkıyorlar. ben kafa derimin ph derecesini bozmak istemediğim için karbonat denemedim, kefil değilim, direkt tüm temizleme malzemelerini bırakıp no poo yapmıştım bir dönem, o da ayrı bir hikaye.
sirkeli suyu gözlere dikkat ederek deneyebilirsiniz. ama doğal her şey faydalı değil bence. doz ayarlamak falan problem. kimyasallara az maruz kalmak, saçları korumak ve doğal yağlanma mekanizmasını bozmamak için: her banyoda şampuan kullanmayın (haftada iki yeter), banyoda şampuan kullandığınızda bir kere şampuanlamak yeter (saç kirliyse az köpürür, temizse çok köpürür, ikinci şampuanlamada çok köpürmesi saçın zaten temiz olduğunu ve boşuna şampuanladığınızı gösteriyor), şampuanı saçta bekletmeyin, köpürtüp hemen durulayın, çok sıcak su saçın doğal yağını götürür, ılık su tercih edin.

not: #1189515 numaralı giride bahsedilen “sirkeli suyla ıslatılan bezin ateşi alması”na dair şu bilgiyi eklemek isterim. aslında şarapla ıslatılmış bez ateşi düşürüyor. şaraptaki alkol hızla buharlaşırken (buharlaşma ısısı sudan düşük) cildin ısısını emip ateşin düşmesine yardım ediyor. şarap kullanmayanlar bunu sirke ile yapmışlar. sirke ve su alkol kadar olmasa da elbette fayda sağlıyor (ıslak havlu sarılan karpuz da soğuyor bildiğiniz gibi, suyun karpuzdan ısı alarak buharlaşması nedeniyle)
devamını gör...

hiç çıt kırıldım olmadık mesela. diğer kadınlar gibi kapımız açılmadı. sandalyemiz çekilmedi. çiçek dalında güzel dedik çiçek istemedik. buluşacağımız zaman sen adresi ver ben gelirim dedik. sen gel al demedik. ağzımız dolusu küfür ettik yeri gelince. salaş bir kafede keyifle çay içtik. lüks restoranlara ne gerek var deyip özel günlerimizde evimizde bir kase şarap yeter dedik.
sonra ne mi olduk?
fazla doğallıktan,
zamanla görülmez olduk
ve unutulduk...
devamını gör...

bi noktadan sonra gına geliyor. eğer sadece sanaldan tanışmışsam belirli bi zamandan sonra özellikle de artık anılar veya zevkler falan anlatılmaya başladıktan sonra "ne anlatıyorsun sen, ne alaka şimdi, biz napıyoruz azk" moduna giriyor ve konuşmayı sonlandırıyorum. yeni insan tanımaya tahammülüm kalmamış galiba benim...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

annelik konusunda saygımı kazanmış ve beni derinden etkilemiş olan deniz canlısı.

yumurtalarını titizlikle içine girdiği oyuğun tavanına asar, onları temizlemek ve oksijensiz bırakmamak için beslenmeden sürekli su pompalar. açlıktan bitkin düşüp kendi kollarını yer fakat yumurtalarını asla terketmez. böylelikle yuvasında can verir.

yumurtadan çıkacak yavrularına son bir kıyağı vardır. anne ahtapotun cansız bedeni yeni doğan yavrularına hayata tutunacakları kadar gıda sağlar.

yavrularının büyümesini göremeyecektir.
saygılar anne ahtapot..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(bkz: anneliğin kutsallaştırılması)
devamını gör...

bir eşek ve bir kızın hikayesinden film olur mu? robert bresson gibi bir usta bir yönetmen var ise bal gibi olur. az diyolog bol bol görüntü ve mükemmel bir şaheser. başrolde yer alan anne wiazemsky ve hikayenin başkahramanı eşeğimiz balthazar ne güzel bir masalsı dildir.

filmin konusuna gelirsek:

bir çiftlik evinde doğan eşeğe balthazar adını koyan, onu evlatları yerine koyup vaftiz eden marie ve jacques’in çocukluklarının temizliği masumiyetiyle başlayan film ilerleyen sahneler ile bu masumiyetin yerini hayatın acımasız tokatları alacaktır.

yaşamlarının aynı yollarında aynı yıllarında bir genç kız marie ve bir eşek balthazar, aynı olayları farklı canlılar olarak yaşarlar. değişik ve kötü insanlarla olmadık ortamlarda hayatlanı devam ederken, türlü acımasızlık ve istismara uğrarlar. insanının bastırılamayan kötülük duygularını bir tokat gibi çarparlar bize.

filmin içine girdiğinizde asla kötülüğün ipuçları verilmez belirtilmez sahnelerde, aksine görüntü karmaşasını içerisinde bulunan eşek sesinden, bakışlarından film boyunca kendinizi dünyayı sorgularsınız . kendi dürtüleri için balthazar’a ve marie’ye zarar veren insanlardan olduğunuzu , tüm insanlığın aynasını yansıttığınızı anlarsınız. yeryüzündeki tüm canlılara zarar veren yegane vasıf bencilliktir ve bu bencilliğin asıl sahibinin insan olduğunu yani siz olduğunuzu anlamanızı bekler film. insanoğlunun kendi türüne ve tüm karşı türlere verdiği zarar, bu bencilliğin bir sonucu olarak balthazar ve marie’yi birleştirir. sonunda ne mi olur bu savaşta ne marie ne de balthazar mücadele etmez edemez tüm sessizlikleriyle kaderlerine küser ve yaşarlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


bahçemizdeki sardunyalarımızı da alıp ziyaretine geldiğimiz yazar. pazartesi kesin dedik, haberin olsun.
bizi bulamazsan neşeli kalabalığı takip et, tam içinde olacağız.

aldım, nokta.*
devamını gör...

"normal bir insan olmaya zorladılar, bana boş yere vakit kaybettirdiler. olmayınca da, anormal dediler." hislerime tercüman olan sözlerin sahibi.
devamını gör...

makine mühendisliği bölümünün en belalı iki dersinden biridir.diğeri için (bkz: akışkanlar mekaniği)

dört tane yasası vardır.sıfırıncı yasa hikayesi nedeniyle ilginçtir.

termodinamiğin sıfırıncı yasası
bilindiği gibi sayma sayıları birden başlamaktadır. buna rağmen, termodinamik yasalarının birden değil de sıfırdan başlamasının sebebi, bu yasanın birinci ve ikinci kanunlarının ortaya konmasından yarım yüzyılı aşkın bir süre sonra anlaşılabilmesidir.

bu kanun ilk olarak 1931 yılında r. h. fowler tarafından ortaya konmuştur.

bilindiği gibi, yüksek ısılı yerden düşük ısılı yere doğru daima bir geçiş söz konusudur. bu olgudan hareketle, termodinamiğin sıfırıncı yasası, “termal denge” kavramına dayanmaktadır ve şu temel yargı ile ifade edilmektedir:
“iki ayrı cisim bir üçüncü cisimle ısıl dengede ise birbirleriyle de ısıl dengededir.”

bu ifade, temas halinde olan cisimlerin ısı alış verişinde bulunduklarını ve belirli bir süre sonunda da termal dengeye gelerek aynı sıcaklıklara sahip olacaklarını söylemektedir.

termodinamiğin birinci yasası
yoktan enerji üretmek ya da var olan enerjiyi yok etmek için yapılan çalışmaların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından birinci yasa ortaya çıkmıştır. yapılan deneyler sonucunda, kütle gibi enerjinin de korunduğu sonucuna ulaşılmıştır. termodinamiğin birinci yasası, şu temel yargı ile ifade edilmektedir:

“enerji var iken yok, yok iken de var edilemez, ancak bir halden diğer bir hale dönüştürülebilir.”

bu yargı ile enerjinin yaratılamayacağı ve yok edilemeyeceği bilinerek tüm fiziksel ve kimyasal olaylar için enerji denklikleri yazılır. eğer bir sistem ya da obje enerji kazanırsa bu enerji mutlaka dışardan bir yerden gelmek zorundadır.

giren enerjilerin toplamı=çıkan enerjilerin toplamı
enerji dönüşümü / enerji değişimi= giren enerjilerin toplamı – çıkan enerjilerin toplamı

işin ısıya dönüşümü benjamin thomson (1753-1814) ve james prescott joule (1818-1887) tarafından nicel olarak incelenmiştir. diğer enerji türlerinin tümüyle ısıya dönüştüğünü deneysel olarak gösteren joule, 1840 yılında 1 cal’lik ısının 4,184 j değerindeki işe eşit olduğunu bulmuştur.

birinci yasa içinde iç enerji (u) ve entalpi (h) hal fonksiyonları yer alır. bu değerler ile enerjinin niceliği ortaya koyulur. birinci yasa ile elde edilen verim değerleri ise sistemin termal verimi ifade etmektedir.

birinci kanunu matematiksel olarak kanıtlamak olanaksızdır fakat doğadaki hâl değişimlerinin tümünün birinci kanuna uyduğu bilinir. bu da yeterli bir kanıt olarak sayılabilir.

termodinamiğin ikinci yasası
birinci yasa, enerjinin miktarı ve korunumunu ortaya koyarken ikinci yasa, enerjinin işe dönüşebildiği kısmı yani kalitesini ele almaktadır.

termodinamiğin ikinci yasası, hal değişimlerin herhangi bir yönde değil, belirli bir yönde gerçekleşeceğini söyler. termodinamiğin birinci ve ikinci yasası’nı sağlamayan bir hal değişimi gerçekleşemez.

enerji, daima kendini yok etme eğilimindedir. yani, yüksek potansiyellere ulaşan enerji, kendini daha düşük yoğunluğa sahip başka bir enerji formuna dönüştürme eğilimindedir.

termodinamiğin ikinci yasası, gerçekleşen olayların entropiyi artıracak yönde (enerji miktarının azalması yönünde) gerçekleştiğini ifade etmektedir. doğadaki bütün olaylar ikinci yasaya nedeniyle gerçekleşir.

termodinamiğin ikinci yasası şu temel yargıyı ortaya koymaktadır:

“enerjinin tamamı faydalı işe çevrilemez, bir kısmı sistemin içsel bütünlüğünü korumak için kullanılır.”

ikinci yasaya göre, herhangi bir süreçte bir sistem ve çevresindeki entropi değişimi ya “sıfır” yada “pozitiftir”. yani evrenin entropisi sürekli artma eğilimindedir. bu durumda, ikinci yasaya göre evrendeki hem enerji hem de madde zaman ilerledikçe daha az faydalı iş yapabilir hale gelmektedir.

bir sistemin enerjisi ne kadar fazla ise o kadar fazla iş yapılabilir. bununla birlikte, bir sistemin sahip olduğu enerjinin tümü iş yapmada kullanılamaz; bir kısım enerji sistemin içsel bütünlüğünün korunması için saklanır. bu durumda iş yapabilmede kullanılan enerji genellikle serbest enerji olarak adlandırılır. serbest enerji, bazen ekserji (exergy) olarak da adlandırılır.

termodinamiğin üçüncü yasası
termodinamiğin üçüncü kanunu, mutlak sıfır sıcaklığındaki maddelerin entropisi ile ilgilidir ve esas olarak mükemmel bir kristal maddenin mutlak sıfır sıcaklığındaki (-273c°) entropisinin sıfır olduğunu ifade eder. bu kanunla entropi için başlangıç değer şartları belirlenir.

mutlak sıfır, bir cismin keyfi olarak yakınlaşabileceği, ancak asla erişemeyeceği bir sıcaklıktır. laboratuarda 2.0 x 10-8 k kadar düşük sıcaklıklar elde edildi, ancak mutlak sıfıra ulaşılamadı.

termodinamiğin üçüncü yasası şu temel yargıyı ifade etmektedir:
“bir nesnenin sıcaklığını sonlu sayıda aşamada mutlak sıfıra indirmek olanaksızdır.”

kaynak:
www.enerjiportali.com/termo...
devamını gör...

bir baktim ki karma puanım 500'e ermiş ,
heves ettim gezdim çarşıda rozetleri satır satır.
nihayet anladim ki, benim etim budum hiçmiş,
bir lord of the rings'e 1500 puan biçilmiş.
devamını gör...

"bizim puanla muanla işimiz yok, maksat halka hizmet olsun." diye değerlendirdiğim özellik.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim