canlı yayın açılış programı
bana bu yayından iyi ekmek çıkar gibi...
işimi gücümü bitireyim de geçeyim radyo başına.
işimi gücümü bitireyim de geçeyim radyo başına.
devamını gör...
gül güzeli
bir leman sam klasiği.
devamını gör...
5 nisan 2021 fazıl say'ın chp eleştirisi
piyanist ve besteci fazıl say, chp'yi eleştirdi. "siz kazanamazsınız kardeşim. siz kazanmaktan da korkuyorsunuz. siz iktidardan korkuyorsunuz. siz genç nesile ulaşmaktan, 40 yıllık kürt sorunundan korkuyorsunuz" diyen say, "atatürk’ü hele hiç anlamamışsınız, anlamadığınız atatürk’ün maalesef tahmini 100 yıl gerisindesiniz" ifadesini kullandı.
piyanist ve besteci fazıl say, kişisel ınstagram hesabında 'chp'ye naçizane bir eleştiri' notuyla bir paylaşımda bulundu. ne zaman halk tv'de tartışma seyretse, ne zaman bir bakkalda sözcü gazetesinin manşetine rastlasa, ne zaman bir chp'liyi bir kanalda konuşurken televizyonda görse hep aynı duyguyu hissettiğini söyledi. bunu 'korku' olarak tanımlayan say, şunları söyledi:
"korku, korku... korku kötü şeydir. korku kendinde başlar. ve maalesef sevginin zıttıdır, cesur olmayan sevemez. cesur olmayan kazanamaz. siz kazanamazsınız kardeşim! siz kazanmaktan da korkuyorsunuz! siz iktidardan korkuyorsunuz! siz genç nesile ulaşmaktan, 40 yıllık kürt sorunundan korkuyorsunuz! siz laiklik savunmayı da bu korkuyla yapamazsınız. laiklik savunmayan kadın haklarını savunacak? 'olanın iyisi'? bu ama öyle bir konu değil...
'siz atatürk’ü hele hiç anlamamışsınız'
salgını, şu tüm hataları, türkiye’nin durumunu; her şeyi... siz atatürk’ü hele hiç anlamamışsınız, anlamadığınız atatürk’ün maalesef tahmini 100 yıl gerisindesiniz, korku yılı olarak da 100 ışık yılı gerisindesiniz, atatürk 'bugünkü sizin' çok ilerinizde, sandığınızdan da ilerisinde. çünkü 'korkmuyordu' o. korku ışık yıllarıyla ölçülür...
'bize cesur insanlarla gelin, sıkışıp kalmışlığınızı atın'
siz korkunun çağındasınız. ve maalesef bunu bize yansıtıyorsunuz ve bizi eritiyorsunuz. bize; bu ülkede, özellikle gençlere ve kadınlara, gerçek anlamda umut vermemenizin nedenidir; bu korku. tek tavsiyem var kardeşim; içinizde korkmayanların sayısını arttırın. gençler cesur, kadınlar cesur, sayısını arttırın. bırakın korkuyu. bize cesur insanlarla gelin. sıkışıp kalmışlığınızı atın. dertlerinizi atın. nefes alın. nefes! güven verin."
buradan
devamını gör...
türkmenistan
peşin uyarı uzun bir tanımdır, ben sıkılırım diyen hiç bulaşmasın.
hemen hemen tüm çalışma hayatım inşaat firmalarında çalışmakla geçti, hala da bir inşaat firmasında çalışıyorum. dolayısı ile yurtiçi ve yurtdışı şantiyelerde epey maceralarımız oldu. türkmenistan'da 2001 yılında yaklaşık dört ay kadar kaldım. zaman olarak tam 11 eylül saldırılarının olduğu ana denk geliyordu. ilk kuleye çarpan uçağı şantiyede haber almış, eve döndüğümüzde de ikinci kuleye uçak çarpmıştı.
daha önce de #193735 nolu tanımda pakistanı anlatmıştım. şimdi diyeceksiniz ki ne işin var oralarda. inşaat sektöründe çalışırsanız nerede şantiye varsa oraya gidersiniz. türk inşaat firmaları yurtdışında bayağı büyük işler alıyorlar ve iş aldıkları ülkelerde maalesef 3. dünya ülkeleri oluyor, yani tutupta almanya, abd gibi yerlerde iş alamıyorlar. ben şimdiye kadar pakistan, iran, ırak ve türkmenistandaki şantiyelere gittim. hawaii adalarında şantiye aldılarda biz mi gitmedik?
gelelim konumuz olan türkmenistana:
- 1991'de sovyetler birliği'nin dağılışından sonra bağımsızlığını kazanan türki cumhuriyetlerinden olup ilk devlet başkanları saparmurat niyazov, 2006 da ölünceye kadar da demokratik yollardan sürekli seçilerek (!) başkanlığını devam ettirmiştir. o ölünce yerine kurbankulu berdimuhammedov geçti ve hala o başta. ölenin gayrimeşru çocuğu olduğu söyleniyor ne derece doğru bilmem. zannediyorum şimdi ki başkan diş hekimi ve ölenin zamanında sağlık bakanlığını yapıyormuş.
- öncelikle şunu belirteyim; sscb’ den bağımsızlığını kazanan diğer türki cumuriyetlerde bulunmadım ama oralarda bulunan arkadaşlarımdan işittiğime göre bunların hepsi aynı oluyormuş. sscb döneminde bir gece önce komünist partisi başında olan ertesi gün bağımsızlık ilan edilince devlet başkanı oluyor ve ölünceye kadar bu görevi yapıyor. aslında hepsi diktatör, kuzey koreden halliceler.
- yukarıda bahsettiğim saparmurat niyazov ‘ da 22 ekim 1993 tarihinde kendisini türkmenbaşı ("türkmenlerin başı") ilan etmiş. bu tanımı o tarihten sonraki soyadı olarak kullanmış, sonrada olanlar olmuş, linke tıklarsanız yaptıkları ile umarım eğlenirsiniz. ben okuyamam derseniz işte başka bir kaynaktan videosu bence ikisine de bakın birbirini tamamlıyor, video uzun ben seyretmem diyorsanız icraatleri 2:40 den sonra başlıyor.
- türkmenistan dünyadaki sayılı doğal gaz üreticilerinden zannediyorum dünya dördüncüsü, musluktan bile neredeyse doğal gaz akacak. biz oradayken arabanın deposu (deposu diyorum, litresi değil) 1,5 dolara (yazı ile) bir buçuk dolara doluyordu. (para birimleri manat ben dolar karşılığını söylüyorum.)
- sscb zamanında doğal gazdan başka bir alana yatırım yapılmamış ve çok ihmal edilmiş. onlardan kalan altyapı çok kötü. türkmenbaşı takıntıları olan bir başkan olduğu için başkent aşkabat a bayağı yatırım yaptırmış, yeni binalar, anıtlar, heykeller yapılmış. yeni binaların hepsinin dış cepheleri süt beyaz mermer ile kaplı. aşağıdaki linkten bakabilirsiniz. şehirde güzel yerler ve restaurantlar var, şaşlık süper bir yemek, o da bu linkte.
- devletin açıkladığı resmi dolar kuru çok düşüktü ancak pazarda ayak üstü dolar bozan adamlar var oraya gidip 100 usd bozdurduğunuz zaman bir tomar manat veriyorlardı. öyle ki 100 usd karşılığı aldığım o parayı kotumun ön ve arka ceplerini tıka basa dolduracak şekilde koyuyordum gene elimde onun yarısı kadar para kalıyordu.
- yoldan geçen arabayı otostop ile durduruyorsunuz sizi istediğiniz yere taksi gibi götürüyor, bunun karşılığında şöföre 10.000 manat veriyorsunuz her araba anlayacağınız taksi.
- sokaklarda japon ve alman arabaları olduğu gibi rus malı arabalarda var. arabaların çoğu doğal gaz ile çalışıyor. çok eski 1960 ve 70 lerden kalma rus malı volga marka arabaları çok güzel, açılan sayfada aşağıya doğru inerseniz belirttiğim senelere ait modelleri göreceksinz, içi çok geniş, motoru güçlü. ben bu arabaya komünist mercedesi diyordum. ayrıca sovyetler zamanından kalma olan ciguli marka arabalarda çok revaçta.
- hazar denizine kıyısı olan beş ülkeden biri (diğerleri rusya federasyonu, azerbaycan, iran ve kazakistan), pamuk üretimi de bayağı yaygın. benim çalıştığım firma aynı zamanda tekstil alanında da faaliyeti olduğu için türkmenistanda fabrikalarıda vardı.
- sscb zamanında halkların kardeşliği kavramı ile sscb sınırları içerisinde ne kadar millet varsa birbirine karıştırılmış, türkmenistanda da öyleydi, hatırladığım kadarı ile azeri, ermeni, özbek, kazak, tatar, rus, ukraynalı, belarus, sibirya tarafından gelenler ve doğuda kore sınırı tarafından gelen çekik gözlüler bile vardı. zannediyorum sonradan sscb den bağımsızlıklarını kazanan ülkelerden bir tek baltık cumhuriyetleri olan litvanya, letonya ve estonyalı olanları görmedim. onlarda kesin vardır da bana denk gelmemiştir. hatta bir tane zenci türkmen kızı bile vardı, babası kübalı askeri pilotmuş. sscb zamanında eğitim için türkmenistan’ a gelmiş ve orada kızın annesi ile evlenmiş.
- halk üzerinde müthiş bir baskı var, ben kaldığım zamanlarda saddam hüseyin yaşadığı için türkmenbaşı denen adama saddamın yontulmuşu diyordum. sscb zamanında olan kgb hala var ve herkes izleniyor. ülke adeta dünyaya kapalı, eski sscb adetleri devam ediyor. bir şehirden bir şehire özgürce gidemiyorsunuz, önceden izin almanız gerek.
- ülkeye öyle elinizi kolunuzu sallaya sallaya gidemiyorsunuz. önceden vize almanız gerek, turist vizesi bizim zamanımızda yoktu. çalıştığınız şirket vizeye başvuruyor, aids testide mutlaka istiyorlardı, minimum bir ayda vize çıkıyor.
- basın yayın devlet kontrolünde, özel tv yok, devlet televizyonu sabah devlet başkanı ile açılıyor, gece onunla kapanıyor. internet 2001 de çok yavaştı ve her siteye giremiyordunuz. yabancı sitelerin çoğu yasaklı idi.
- ülke güya türk ve müslüman ancak ikisi ile de alakası yok. din konusunda devlet politikası olarak bilinçli bir şekilde eğitmeme politikası izleniyor, sadece yaşlılar sakal bırabilir. yüzyıllardır rusya coğrafyasında yaşadıkları için herşeyleri rus geleneği. kendi aralarında türkmence konuşmuyorlar rusça konuşuyorlar, aile yaşamları yok çoğunlukla evlenip çocuk yapıp sonra boşanıyorlar, erkekler alkolik, kadınların çoğu ise maalesef kötü yolda. kızlara aylık 50 dolar verdiniz mi aynı evde karı-koca hayatı yaşayabilirsiniz. bir milleti millet yapan temel unsurların hiçbiri maalesef yok. büyük abileri rusya o ne derse o olur, ekonomileri bile rusya ile göbekten bağlı. rus ekonomisi hapşırdığı zaman bunlarınki yatağa düşüyor. türkmenistan bağlantısızlar grubuna üye, bitaraflığını zamanında açıklamış.
- gece hayatı epey hızlı ben hazar denizi kıyısındaki türkmenbaşı kentinde kalmıştım. o zaman 40-50 bin nüfuslu bir yerdi. şirket 2-3 mühendis aynı evde kalacak şekilde lojman tutuyordu. türkmenbaşı şehrinde türkiyede okumuş olan bir türkmenin işlettiği gece kulübü vardı. saat 22:00 den sonra mecburen kapanması gerek çünkü o saatten sonra açık yer olması yasaktı. alkol bayağı ucuzdu.
- insanlarda sscb zamanından kalan bir rahatlık var. o zamanlar iş garantisi olduğu için ve henüz kapitalizm ile tanışmadıklarından o günleri çok özlüyorlar. azıcık aşım ağrısız başım mantığı ile yaşamışlar hep. evet eskiden hiç bir şey yoktu ama kimsede yoktu diyorlar.
- bir gün bir makine parçası lazım oldu, yanıma türkmen verdiler fabrika gibi bir yere gittik. elimdeki rulmanı verdim ve bunun aynısını istiyorum dedim, adam gitti beş dakika sonra elinde yeni sökülmüş üzeri gresli rulmanla geldi. ben sıfır rulman bekliyordum adam çalışan makineden sökmüş getirmiş, parasını ödedik mecburen aldık çünkü işimiz acildi. bu derecede vatan millet malına sahip çıkıyorlar.
- o zamanlar fetö okulları pek revaçta idi, türkmenistanda dört-beş yerde vardı. hafta sonları gezmeye çıktığımızda ortalık badem bıyıklı türklerden geçilmiyordu.
- ofiste çalıştığımız yerde fotokopi çeken kadın gizli servis elemanı olup her şeyimizi raporluyordu. arkadaşlarla bazen dalgasına şöyle yaptık böyle yaptık diye sallardık, eminim hepsini raporluyordu.
- yabancı olduğumuz için her zaman takip ediliyorduk. araba ile bir yere giderken hep aynı tipler peşimizde olurdu.
- türkmenbaşı şehri koy içinde. bu koyun diğer tarafında avaza dedikleri hazar denizi kıyısında belde vardı. kumu dünyanın en güzel kumlarından biri kabul ediliyormuş, orada denize giderdik ama suda küçük su yılanları olurdu, yüzerken bir bakmışsınız bir şey size dokunmuş.
- en meşhur şeyleri atları, havyarları, halıları ve kavunları.
ahal teke atı dünyanın en güzel atlarından hatta atı sayılıyor, hani derler ya kız gibi aynen öyle.
havyara gelince dünyanın en iyi havyarı hazar denizinden elde ediliyor. benim kaldığım yerde tam hazar denizinin kıyısı olduğundan orada epey yedik, yediklerimiz birinci kalite olanlar değil tabii ki onlar çok pahalı.
türkmen halısı dünyaca meşhur ve yurtdışına çıkarmak yasak.
kavunlarıda gayet güzel
- yukarıda bahsetmiştim değişik etnik kökenlerden gelenler var. kızları genelde güzel ama güldükleri zaman hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz, bilhassa türk kökenli olanlarda altın diş çok yaygın güldükleri zaman bir anda parıldayan altın dişi görünce dumura uğruyorsunuz.
- uyuşturucu epey yaygın bunu kullananlara narkoman diyorlar sanıyorum rusçadan geçmiş bu kelime.
- dilleri türkmence, duyduğunuz zaman size komik geliyor. ancak öz türkçeye çok yakın. mesela türkmenistan yaragly güyçleri. onlar bizim türkçemizi anlıyor ama sizin onu anlamanız çok zor. genelde rusça konuşuyorlar zaten.
- şimdiki devlet başkanı daha bir alem, kendisi ile ilgili videosunu buraya bırakayım.
bakan kovarken ki hali bunun gibi olaylar ben türkmenistanda iken önceki başkan tarafından televizyondan canlı olarak yayınlatılırdı, çekirdeğimizi alıp tv karşısına geçer izlerdik.
türkleri çok sevdiğinin kanıtı
bir zamanlarda türkmenistana gidecek altınlara el konulmuştu, o haberde burada
nasıl, ülke kuzey koreden biraz hallice değil mi?
pakistan için bkz:#193735
hemen hemen tüm çalışma hayatım inşaat firmalarında çalışmakla geçti, hala da bir inşaat firmasında çalışıyorum. dolayısı ile yurtiçi ve yurtdışı şantiyelerde epey maceralarımız oldu. türkmenistan'da 2001 yılında yaklaşık dört ay kadar kaldım. zaman olarak tam 11 eylül saldırılarının olduğu ana denk geliyordu. ilk kuleye çarpan uçağı şantiyede haber almış, eve döndüğümüzde de ikinci kuleye uçak çarpmıştı.
daha önce de #193735 nolu tanımda pakistanı anlatmıştım. şimdi diyeceksiniz ki ne işin var oralarda. inşaat sektöründe çalışırsanız nerede şantiye varsa oraya gidersiniz. türk inşaat firmaları yurtdışında bayağı büyük işler alıyorlar ve iş aldıkları ülkelerde maalesef 3. dünya ülkeleri oluyor, yani tutupta almanya, abd gibi yerlerde iş alamıyorlar. ben şimdiye kadar pakistan, iran, ırak ve türkmenistandaki şantiyelere gittim. hawaii adalarında şantiye aldılarda biz mi gitmedik?
gelelim konumuz olan türkmenistana:
- 1991'de sovyetler birliği'nin dağılışından sonra bağımsızlığını kazanan türki cumhuriyetlerinden olup ilk devlet başkanları saparmurat niyazov, 2006 da ölünceye kadar da demokratik yollardan sürekli seçilerek (!) başkanlığını devam ettirmiştir. o ölünce yerine kurbankulu berdimuhammedov geçti ve hala o başta. ölenin gayrimeşru çocuğu olduğu söyleniyor ne derece doğru bilmem. zannediyorum şimdi ki başkan diş hekimi ve ölenin zamanında sağlık bakanlığını yapıyormuş.
- öncelikle şunu belirteyim; sscb’ den bağımsızlığını kazanan diğer türki cumuriyetlerde bulunmadım ama oralarda bulunan arkadaşlarımdan işittiğime göre bunların hepsi aynı oluyormuş. sscb döneminde bir gece önce komünist partisi başında olan ertesi gün bağımsızlık ilan edilince devlet başkanı oluyor ve ölünceye kadar bu görevi yapıyor. aslında hepsi diktatör, kuzey koreden halliceler.
- yukarıda bahsettiğim saparmurat niyazov ‘ da 22 ekim 1993 tarihinde kendisini türkmenbaşı ("türkmenlerin başı") ilan etmiş. bu tanımı o tarihten sonraki soyadı olarak kullanmış, sonrada olanlar olmuş, linke tıklarsanız yaptıkları ile umarım eğlenirsiniz. ben okuyamam derseniz işte başka bir kaynaktan videosu bence ikisine de bakın birbirini tamamlıyor, video uzun ben seyretmem diyorsanız icraatleri 2:40 den sonra başlıyor.
- türkmenistan dünyadaki sayılı doğal gaz üreticilerinden zannediyorum dünya dördüncüsü, musluktan bile neredeyse doğal gaz akacak. biz oradayken arabanın deposu (deposu diyorum, litresi değil) 1,5 dolara (yazı ile) bir buçuk dolara doluyordu. (para birimleri manat ben dolar karşılığını söylüyorum.)
- sscb zamanında doğal gazdan başka bir alana yatırım yapılmamış ve çok ihmal edilmiş. onlardan kalan altyapı çok kötü. türkmenbaşı takıntıları olan bir başkan olduğu için başkent aşkabat a bayağı yatırım yaptırmış, yeni binalar, anıtlar, heykeller yapılmış. yeni binaların hepsinin dış cepheleri süt beyaz mermer ile kaplı. aşağıdaki linkten bakabilirsiniz. şehirde güzel yerler ve restaurantlar var, şaşlık süper bir yemek, o da bu linkte.
- devletin açıkladığı resmi dolar kuru çok düşüktü ancak pazarda ayak üstü dolar bozan adamlar var oraya gidip 100 usd bozdurduğunuz zaman bir tomar manat veriyorlardı. öyle ki 100 usd karşılığı aldığım o parayı kotumun ön ve arka ceplerini tıka basa dolduracak şekilde koyuyordum gene elimde onun yarısı kadar para kalıyordu.
- yoldan geçen arabayı otostop ile durduruyorsunuz sizi istediğiniz yere taksi gibi götürüyor, bunun karşılığında şöföre 10.000 manat veriyorsunuz her araba anlayacağınız taksi.
- sokaklarda japon ve alman arabaları olduğu gibi rus malı arabalarda var. arabaların çoğu doğal gaz ile çalışıyor. çok eski 1960 ve 70 lerden kalma rus malı volga marka arabaları çok güzel, açılan sayfada aşağıya doğru inerseniz belirttiğim senelere ait modelleri göreceksinz, içi çok geniş, motoru güçlü. ben bu arabaya komünist mercedesi diyordum. ayrıca sovyetler zamanından kalma olan ciguli marka arabalarda çok revaçta.
- hazar denizine kıyısı olan beş ülkeden biri (diğerleri rusya federasyonu, azerbaycan, iran ve kazakistan), pamuk üretimi de bayağı yaygın. benim çalıştığım firma aynı zamanda tekstil alanında da faaliyeti olduğu için türkmenistanda fabrikalarıda vardı.
- sscb zamanında halkların kardeşliği kavramı ile sscb sınırları içerisinde ne kadar millet varsa birbirine karıştırılmış, türkmenistanda da öyleydi, hatırladığım kadarı ile azeri, ermeni, özbek, kazak, tatar, rus, ukraynalı, belarus, sibirya tarafından gelenler ve doğuda kore sınırı tarafından gelen çekik gözlüler bile vardı. zannediyorum sonradan sscb den bağımsızlıklarını kazanan ülkelerden bir tek baltık cumhuriyetleri olan litvanya, letonya ve estonyalı olanları görmedim. onlarda kesin vardır da bana denk gelmemiştir. hatta bir tane zenci türkmen kızı bile vardı, babası kübalı askeri pilotmuş. sscb zamanında eğitim için türkmenistan’ a gelmiş ve orada kızın annesi ile evlenmiş.
- halk üzerinde müthiş bir baskı var, ben kaldığım zamanlarda saddam hüseyin yaşadığı için türkmenbaşı denen adama saddamın yontulmuşu diyordum. sscb zamanında olan kgb hala var ve herkes izleniyor. ülke adeta dünyaya kapalı, eski sscb adetleri devam ediyor. bir şehirden bir şehire özgürce gidemiyorsunuz, önceden izin almanız gerek.
- ülkeye öyle elinizi kolunuzu sallaya sallaya gidemiyorsunuz. önceden vize almanız gerek, turist vizesi bizim zamanımızda yoktu. çalıştığınız şirket vizeye başvuruyor, aids testide mutlaka istiyorlardı, minimum bir ayda vize çıkıyor.
- basın yayın devlet kontrolünde, özel tv yok, devlet televizyonu sabah devlet başkanı ile açılıyor, gece onunla kapanıyor. internet 2001 de çok yavaştı ve her siteye giremiyordunuz. yabancı sitelerin çoğu yasaklı idi.
- ülke güya türk ve müslüman ancak ikisi ile de alakası yok. din konusunda devlet politikası olarak bilinçli bir şekilde eğitmeme politikası izleniyor, sadece yaşlılar sakal bırabilir. yüzyıllardır rusya coğrafyasında yaşadıkları için herşeyleri rus geleneği. kendi aralarında türkmence konuşmuyorlar rusça konuşuyorlar, aile yaşamları yok çoğunlukla evlenip çocuk yapıp sonra boşanıyorlar, erkekler alkolik, kadınların çoğu ise maalesef kötü yolda. kızlara aylık 50 dolar verdiniz mi aynı evde karı-koca hayatı yaşayabilirsiniz. bir milleti millet yapan temel unsurların hiçbiri maalesef yok. büyük abileri rusya o ne derse o olur, ekonomileri bile rusya ile göbekten bağlı. rus ekonomisi hapşırdığı zaman bunlarınki yatağa düşüyor. türkmenistan bağlantısızlar grubuna üye, bitaraflığını zamanında açıklamış.
- gece hayatı epey hızlı ben hazar denizi kıyısındaki türkmenbaşı kentinde kalmıştım. o zaman 40-50 bin nüfuslu bir yerdi. şirket 2-3 mühendis aynı evde kalacak şekilde lojman tutuyordu. türkmenbaşı şehrinde türkiyede okumuş olan bir türkmenin işlettiği gece kulübü vardı. saat 22:00 den sonra mecburen kapanması gerek çünkü o saatten sonra açık yer olması yasaktı. alkol bayağı ucuzdu.
- insanlarda sscb zamanından kalan bir rahatlık var. o zamanlar iş garantisi olduğu için ve henüz kapitalizm ile tanışmadıklarından o günleri çok özlüyorlar. azıcık aşım ağrısız başım mantığı ile yaşamışlar hep. evet eskiden hiç bir şey yoktu ama kimsede yoktu diyorlar.
- bir gün bir makine parçası lazım oldu, yanıma türkmen verdiler fabrika gibi bir yere gittik. elimdeki rulmanı verdim ve bunun aynısını istiyorum dedim, adam gitti beş dakika sonra elinde yeni sökülmüş üzeri gresli rulmanla geldi. ben sıfır rulman bekliyordum adam çalışan makineden sökmüş getirmiş, parasını ödedik mecburen aldık çünkü işimiz acildi. bu derecede vatan millet malına sahip çıkıyorlar.
- o zamanlar fetö okulları pek revaçta idi, türkmenistanda dört-beş yerde vardı. hafta sonları gezmeye çıktığımızda ortalık badem bıyıklı türklerden geçilmiyordu.
- ofiste çalıştığımız yerde fotokopi çeken kadın gizli servis elemanı olup her şeyimizi raporluyordu. arkadaşlarla bazen dalgasına şöyle yaptık böyle yaptık diye sallardık, eminim hepsini raporluyordu.
- yabancı olduğumuz için her zaman takip ediliyorduk. araba ile bir yere giderken hep aynı tipler peşimizde olurdu.
- türkmenbaşı şehri koy içinde. bu koyun diğer tarafında avaza dedikleri hazar denizi kıyısında belde vardı. kumu dünyanın en güzel kumlarından biri kabul ediliyormuş, orada denize giderdik ama suda küçük su yılanları olurdu, yüzerken bir bakmışsınız bir şey size dokunmuş.
- en meşhur şeyleri atları, havyarları, halıları ve kavunları.
ahal teke atı dünyanın en güzel atlarından hatta atı sayılıyor, hani derler ya kız gibi aynen öyle.
havyara gelince dünyanın en iyi havyarı hazar denizinden elde ediliyor. benim kaldığım yerde tam hazar denizinin kıyısı olduğundan orada epey yedik, yediklerimiz birinci kalite olanlar değil tabii ki onlar çok pahalı.
türkmen halısı dünyaca meşhur ve yurtdışına çıkarmak yasak.
kavunlarıda gayet güzel
- yukarıda bahsetmiştim değişik etnik kökenlerden gelenler var. kızları genelde güzel ama güldükleri zaman hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz, bilhassa türk kökenli olanlarda altın diş çok yaygın güldükleri zaman bir anda parıldayan altın dişi görünce dumura uğruyorsunuz.
- uyuşturucu epey yaygın bunu kullananlara narkoman diyorlar sanıyorum rusçadan geçmiş bu kelime.
- dilleri türkmence, duyduğunuz zaman size komik geliyor. ancak öz türkçeye çok yakın. mesela türkmenistan yaragly güyçleri. onlar bizim türkçemizi anlıyor ama sizin onu anlamanız çok zor. genelde rusça konuşuyorlar zaten.
- şimdiki devlet başkanı daha bir alem, kendisi ile ilgili videosunu buraya bırakayım.
bakan kovarken ki hali bunun gibi olaylar ben türkmenistanda iken önceki başkan tarafından televizyondan canlı olarak yayınlatılırdı, çekirdeğimizi alıp tv karşısına geçer izlerdik.
türkleri çok sevdiğinin kanıtı
bir zamanlarda türkmenistana gidecek altınlara el konulmuştu, o haberde burada
nasıl, ülke kuzey koreden biraz hallice değil mi?
pakistan için bkz:#193735
devamını gör...
yazar çaylak aşkı vs yazar moderatör aşkı
(bkz: dövüşmen guzum)
bahar aylarinin gelisi gevseyen yaylardan belli olur derlerdi de, bu ay sozluk iyi ask yapti oradan anladik.
bahar aylarinin gelisi gevseyen yaylardan belli olur derlerdi de, bu ay sozluk iyi ask yapti oradan anladik.
devamını gör...
yeni açılmada müzik yasağının 24'e çekilmesi
24.00 itibariyle virüsün çeşitli bilgisayar çıkış parçaları ile kulağımızdan girerek bizi hasta etmesi sebebiyle saati uzatılan yasaktır.
umarım müzik yasağı dedikleri nane müzikli eğleşme törenleridir.
olur olur. yeriz yeriz.
umarım müzik yasağı dedikleri nane müzikli eğleşme törenleridir.
olur olur. yeriz yeriz.
devamını gör...
aşk olmadan seks
mekanik değil gayet doğaldır. insanın içgüdülerinde üremek var. aşk da bana kalırsa bunun bir sonucu. daha doğrusu çiftleşmeyi cazip kılmak için doğanın insana bir oyunu. bu nedenle seks aşktan bağımsızdır. aşk adı altında "neredesin, o kim, bu kim, anamı neden aramadın, dekolteni kapat" diyen bir hödükle sevişmektense olayı sadece içgüdüsel olarak yapan bir erkekle sevişmek her kadının yapması gerekendir. mart kedisi gibi sokaklarda adam ara demiyorum elbette. ama illa da "aşık olmadan sevişemem ıyh" deme. çünkü çok saçma.
devamını gör...
197770 yabancı uyruklu kişinin türkiye'yi terk etmesi
yabancı uyrukludan kasıttan herkesin ingiliz, alman, italyan anladığı haberdir. buradaki yabancılardan kast edilen suriyeliler, afganlar, pakistanlılar filan. zaten bu insanlar türkiye'yi avrupa'ya sıçramak için bir köprü olarak görüyorlardı. sıçrayan sıçrıyor işte.
devamını gör...
gulyabani
hüseyin rahmi gürpınar'ın 1913 yılında basılan kitabıdır. konusu itibariyle yazarın cinler, periler, canavarlar gibi varlıklara karşı tutumunu ve iyi niyetli, inançlı ve saf insanların, başkaları tarafından belli menfaatler uğruna nasıl kandırıldığını anlatır. olaylar bir köşkte geçmekte; köşkün hanımefendisi, hizmetçileri ve geri kalan çalışanları etrafında dönmektedir. aralara serpiştirilmiş tekerlemeler, delilik göstergesi olan kendi kendine konuşmalar, edilen dualar, giyilen kıyafetler, yakılan mumlarla beraber gerçekleştirilen ritüeller kitabın okunurluğunu artırmakta ve kitaba eğlenceli bir hava katmaktadır. karakterler iyi işlenmiştir. natüralist bir akıma bağlı olmasından mütevellit kaba sözler ve küfürler kullanmaktan kaçınılmamıştır.
------spoiler------
muhsine isimli genç kız köyünden tanıdığı ve anne yerine koyduğu ayşe hanım'ın kendisine bir iş bulduğunu ve işin ucunda iyi para olduğunu söylemesi üzerine ayşe hanım ile beraber yollara düşer. çalışacağı yeri çok merak eder fakat işittikleri karşısında işi kabul etmemeye karar verir. köşke vardıktan ve diğer iki hizmetçi kalfa ve ruşen abla ile konuşurlarken ayşe hanım'ın kendisini orada bırakıp gitmesi üzerine hikaye başlar.
daha ilk günden korkup; muskalarla, dualarla ve şifalı otlarla çevrelenen muhsine'nin başından musibetler eksilmez. eve perilerin, cinlerin musallat olduğu ve her gece büyük bir yaygara kopardıkları hakkında duyduğu şeylerin gerçek olduğunu anlar.
korku dolu birçok gecenin, iyi saatte olsunlar tarafından gerçekleştirilen imtihanların, perilerin insan kılığına girip(?) evdeki kadınlara ilan-ı aşk etmelerinin ve korku yoluyla onlara sahip olmalarının ardından gerçekler ortaya çıkar. hanımefendinin zenginliğinin peşine düşen, onu delirtip bütün servetine el koymak isteyen yeğenleri tarafından oynanan bu haince oyun bütün köylü tarafından öğrenilir ve bu işe ortak olan herkes yüzlerine tükürülerek kınanır. her şeyin gün yüzüne çıkmasından sonra herkes rahat bir nefes alır ve yeni bir sayfa açarak mutlu mesut bir hayat yaşamaya başlarlar.
------spoiler------
------spoiler------
muhsine isimli genç kız köyünden tanıdığı ve anne yerine koyduğu ayşe hanım'ın kendisine bir iş bulduğunu ve işin ucunda iyi para olduğunu söylemesi üzerine ayşe hanım ile beraber yollara düşer. çalışacağı yeri çok merak eder fakat işittikleri karşısında işi kabul etmemeye karar verir. köşke vardıktan ve diğer iki hizmetçi kalfa ve ruşen abla ile konuşurlarken ayşe hanım'ın kendisini orada bırakıp gitmesi üzerine hikaye başlar.
daha ilk günden korkup; muskalarla, dualarla ve şifalı otlarla çevrelenen muhsine'nin başından musibetler eksilmez. eve perilerin, cinlerin musallat olduğu ve her gece büyük bir yaygara kopardıkları hakkında duyduğu şeylerin gerçek olduğunu anlar.
korku dolu birçok gecenin, iyi saatte olsunlar tarafından gerçekleştirilen imtihanların, perilerin insan kılığına girip(?) evdeki kadınlara ilan-ı aşk etmelerinin ve korku yoluyla onlara sahip olmalarının ardından gerçekler ortaya çıkar. hanımefendinin zenginliğinin peşine düşen, onu delirtip bütün servetine el koymak isteyen yeğenleri tarafından oynanan bu haince oyun bütün köylü tarafından öğrenilir ve bu işe ortak olan herkes yüzlerine tükürülerek kınanır. her şeyin gün yüzüne çıkmasından sonra herkes rahat bir nefes alır ve yeni bir sayfa açarak mutlu mesut bir hayat yaşamaya başlarlar.
------spoiler------
devamını gör...
maskeleri yak türkiye gündemi
biraz önce twitterda denk geldiğim olay üzere;
önce şaşkınlıkla inceledim ve anladım ki bizim ülkemiz insanlarına ne yapsan boş.
gündemde olan maske yak türkiye hastagi ile hastalığın aslında olmadığını bunun vatandaşlara yapılan bir psikolojik savaş olduğunu iddia ederek maskelerini yakarak protesto ediyorlar.
buradan
maske hepimizi bunaltıyor olabilir kimse isteyerek maskeleri takmıyor. çözümde bu durumu protesto etmek değildir. oksijenimizi engelleyemezler gibi tabir geçti burada....
asıl virüse karşı ufakta olsa önlem almazsak bu sefer gerçekten oksijenleri kesilebilir. bunlardan haberdar değiller.
ne desem boş ama en çokta bu ülkenin sağlık çalışanları için üzülüyorum. kimler için savaşıyorlar.
önce şaşkınlıkla inceledim ve anladım ki bizim ülkemiz insanlarına ne yapsan boş.
gündemde olan maske yak türkiye hastagi ile hastalığın aslında olmadığını bunun vatandaşlara yapılan bir psikolojik savaş olduğunu iddia ederek maskelerini yakarak protesto ediyorlar.
buradan
maske hepimizi bunaltıyor olabilir kimse isteyerek maskeleri takmıyor. çözümde bu durumu protesto etmek değildir. oksijenimizi engelleyemezler gibi tabir geçti burada....
asıl virüse karşı ufakta olsa önlem almazsak bu sefer gerçekten oksijenleri kesilebilir. bunlardan haberdar değiller.
ne desem boş ama en çokta bu ülkenin sağlık çalışanları için üzülüyorum. kimler için savaşıyorlar.
devamını gör...
gençlerin yüzde 76'sının yurt dışında yaşamak istemesi
kalan %24 ikna odalarına alınmalı.
devamını gör...
şu an yapılan iş
sanayide araç tamiri için bekliyorum.
bir başak burcu olduğumu hatırladım.
her yer kir ve yağ içinde.
bu arada, sanayinin diğer adı erkek cumhuriyeti olabilir.
neyse işim bitti, açayım radyomu bakalım nasibime ne çıkacak.
sanayiden çıkana kadar slowtürk, sonra da virgin radyo açarım. burda ne kadar slow o kadar iyi.
sessiz sessiz çıkayım.
çevre yolunda, çıstaka çıstak.
bir başak burcu olduğumu hatırladım.
her yer kir ve yağ içinde.
bu arada, sanayinin diğer adı erkek cumhuriyeti olabilir.
neyse işim bitti, açayım radyomu bakalım nasibime ne çıkacak.
sanayiden çıkana kadar slowtürk, sonra da virgin radyo açarım. burda ne kadar slow o kadar iyi.
sessiz sessiz çıkayım.
çevre yolunda, çıstaka çıstak.
devamını gör...
ivme
hızın zamana göre türevi olarak tanımlanır. fizikte akselerasyon olarakta geçer. kelime anlamı olarak ivme, aslında hızlanmaya karşılık gelse de yavaşlamayı da ifade eder. yani fiziksel olarak incelediğimizde ivme, hızdaki değişimdir.
eğer ortada herhangi bir hız veya yön değişimi yoksa ivme de yoktur. saatte 180 km sabit hızla giden bir arabada anlık olarak ivmeden bahsedilemez. ivmenin olabilmesi için hızın 180 km' nin altına veya üstüne çıkması gerekecektir.
eğer ortada herhangi bir hız veya yön değişimi yoksa ivme de yoktur. saatte 180 km sabit hızla giden bir arabada anlık olarak ivmeden bahsedilemez. ivmenin olabilmesi için hızın 180 km' nin altına veya üstüne çıkması gerekecektir.
devamını gör...
tek şarkısı dahi kötü olmayan şarkıcı
mark ronson..gerçi o yazıp başkalarına okutuyordu ama sonuçta onun şarkıları..
devamını gör...
yoldaş benjamin’in gerçek adının bünyamin olması
devamını gör...






