birinin öldüğünü bildiğin halde idrak edememek
bu sabah babaannemin covid'ten dolayı ölmesi. ve ben o ölmemiş de bir yere gitmiş gibi hissediyorum.
devamını gör...
normal sözlük'te çok az kişi varmış gibi hissetmek
çok sık hissettiğimdir, büyük ihtimalle gercekten az kişi olduğu icindir.nasil ki küçük koylerde herkes birbirini taniyorsa,buradaki kullanicilarinda çoğunu tanıyor gibiyim. en cok begeni alan entryler 30 begeni falan zaten. bazen sözlük buyusun diye sahiplerinin falan gelip baska hesaplardan tanim girdigini hatta burada sadece benim olduğumu ,yazdigim tanimlara bakip "hahahah salak ne yazdi bakin " dediklerini bile dusunuyorum ama bunların hiçbirisi problem degil sözlüğün sahipleri sözlüğü kapatip gitsede ben sözlükte kitli kalip yazmaya devam edicem çünkü canım sıkılıyor.
devamını gör...
mizofoni
kısaca sesten nefret etme olarak tanımlayabiliriz. nörolojik ve psikolojik bir bozukluk olarak değerlendirilen mizofoni, beynin frontal lobundaki farklılıklardan meydana geldiği düşünülmektedir.
mizofoni hastaları, yüksek seslerin yanı sıra bazı düşük düzeydeki seslere karşı da rahatsızlık hissedebilir.
öksürük, televizyon sesi, ıslık, horlama, gülme, sakız çiğneme, esneme, hapşırma, konuşma, nefes alma, dış fırçalama gibi günlük hayatın içindeki sıradan sesler bu hastalarda büyük bir rahatsızlık ve öfke oluşturur.
bu hastalıktan muzdarip kişilerde; cips, patlamış mısır, çekirdek gibi yiyeceklerin yenilmesinde çıkan seslerden nefret etme, bebek ağlamalarına tahammül edememe, gündüz çevresel seslerden duyulan gerginlik hissi ve geceleri sessizlikten gelen bir huzur hissi görülür. bazı hastalar ses dışında bazı görsel uyaranlardan da etkilenir. herhangi bir yerde elin veya ayağın ritmik bir şekilde vurma hareketi bu hastalar için oldukça rahatsız edici bir durumdur.
mizofoni hastaları, bu seslerde yoğun bir kaygı yaşar ve kaçma eğilimi gösterir. bir zaman sonra bu rahatsızlık daha da ilerler ve kişi sosyal hayattan uzaklaşır.
mizofoni hastaları, yüksek seslerin yanı sıra bazı düşük düzeydeki seslere karşı da rahatsızlık hissedebilir.
öksürük, televizyon sesi, ıslık, horlama, gülme, sakız çiğneme, esneme, hapşırma, konuşma, nefes alma, dış fırçalama gibi günlük hayatın içindeki sıradan sesler bu hastalarda büyük bir rahatsızlık ve öfke oluşturur.
bu hastalıktan muzdarip kişilerde; cips, patlamış mısır, çekirdek gibi yiyeceklerin yenilmesinde çıkan seslerden nefret etme, bebek ağlamalarına tahammül edememe, gündüz çevresel seslerden duyulan gerginlik hissi ve geceleri sessizlikten gelen bir huzur hissi görülür. bazı hastalar ses dışında bazı görsel uyaranlardan da etkilenir. herhangi bir yerde elin veya ayağın ritmik bir şekilde vurma hareketi bu hastalar için oldukça rahatsız edici bir durumdur.
mizofoni hastaları, bu seslerde yoğun bir kaygı yaşar ve kaçma eğilimi gösterir. bir zaman sonra bu rahatsızlık daha da ilerler ve kişi sosyal hayattan uzaklaşır.
devamını gör...
goosebumps
beni benden alan bölümü bahçe figürlerinin canlanıp millete korku saldığı bölümdür. yani hafızam beni yanıltmıyorsa öyle bir bölüm vardı ve dizi sağ olsun, o bölüm sayesinde bahçe figürleri ile arama mesafe koydum. o aralar yedi cüceler furyası yeni başlamıştı. millet bahçesine cüceleri tam takım diziyordu. bahçeli evlerin olmazsa olmazıydı bu cüceler. bunları bahçeye koymazsanız eviniz bahçeli ev özelliği kazanmıyordu. haliyle dizi sebebiyle bende cücelerin hareketlenip, bana dalacakları hissiyatı oluşuyordu. bu bir zaman böyle gitti. cüceleri gördüğüm an gardımı alıyordum. hem ne olur ne olmaz, başlarında pamuk prenseste yok. ne yapacakları belli olmaz bu kerkenezlerin diyerek tabiri caizse özellikle yaz aylarını tetikte geçirdik resmen.
şimdi başlığı görünce karar verdim yeniden izleyeceğim ben bu diziyi. muhakkak kaçırdığımız bölümler olmuştur ve hafızayı tazelemek lazım. * şu hayal meyal hatırladığım bahçe figürlerini de yeniden göreyim bakayım. hesaplaşma vakti geldi. yüzleşsinler bakalım şimdi benimle. delikanlı kimmiş görelim. rtük konusunda ben de bythemali'ye katılıyorum. korktuk ettik ama izliyorduk be arkadaş, ne diye kıydınız güzelim diziye. edep yahu!
tanım: ''hem korktuk, hem izledik, yasaklanınca kısıtlandığımızı hissettik.'' dediğimiz çocukluk zamanlarının keyifli dizisidir.
şimdi başlığı görünce karar verdim yeniden izleyeceğim ben bu diziyi. muhakkak kaçırdığımız bölümler olmuştur ve hafızayı tazelemek lazım. * şu hayal meyal hatırladığım bahçe figürlerini de yeniden göreyim bakayım. hesaplaşma vakti geldi. yüzleşsinler bakalım şimdi benimle. delikanlı kimmiş görelim. rtük konusunda ben de bythemali'ye katılıyorum. korktuk ettik ama izliyorduk be arkadaş, ne diye kıydınız güzelim diziye. edep yahu!
tanım: ''hem korktuk, hem izledik, yasaklanınca kısıtlandığımızı hissettik.'' dediğimiz çocukluk zamanlarının keyifli dizisidir.
devamını gör...
çerkes
kendilerine ait yazılı olmayan kuralları olan anaerkil halktır. zorlu bir kültürü vardır, saygı takıntılı olduklarını söylemek mümkündür. gerçek çerkes kültürünü uzun uzun yazayım, siz de çerkes olduğunu söyleyen insanları aklınızdan geçirin bakalım. hangisi bahsettiğim gibi davranıyor?
- misafir geldiği zaman evin kızı ayakta bekler. sürekli hizmet için hazır durumdadır. anaerkil bir toplumda bu kadını küçümsemek demek değildir, sadece misafire verilen değer ile alakalıdır. misafirin bardağının ve tabağının sürekli dolu olabilmesi için bir gözcü bulundurmak gibi düşünebiliriz. misafir yolcu edilirken arabasına ya da durağa kadar eşlik etmek gerekir. hatta işleri abartıp onunla evine kadar yürümek çok görülen bir durumdur.
- çerkes gelinler kayınvalide ve kayınpeder ile konuşmaz diye bir bilgi geçer hani, o sahiden doğrudur. ancak bu kadının ezilmesi ile alakalı değildir. çerkeslerde samimiyet anlayışı daha katıdır sadece. mesela kayınpeder gelinin evinin önünden geçerken ayak sesi yapmaz ya da yüksek sesli konuşmaz. yani kültürel olarak iç içe yaşayıp fazla samimiyet kurma gibi bir mevzu yoktur. herkes kendi yerini bilir.
- çerkes eşler birbirlerine isimleri ile hitap etmezler. yine aşkitom minişkom falan böyle şeyler yoktur. çift resmen başkalarının yanında resmi bir tavır takınır. kavgalar, aralarının iyi ya da kötü olması ya da farklı detaylar asla dışarıdan anlaşılamaz böylece çünkü stabil bir davranış şekli geliştirmişlerdir.
- odaya giren kadın ya da kız çocuğu sonrası, etrafta yabancılar varsa, ailenin erkekleri ayağa kalkar. çocuğun yaşı önemli değildir. bazı kaynaklarda bunun tam tersi olduğu, erkek girince kadınların ayağa kalktığı yazar ki nasıl şuursuz bir abartma halidir belli değil. çerkesler pagandır, anaerkildir. hatta bir kadın bekarsa ve yaşı büyükse ailenin en saygı duyulan insanlarından biri haline gelir. boyleyken kadınlar kalkacak he mi? daha neler.
- müslüman olsalar bile hâlâ paganizm izleri devam ediyor demek mümkün. çerkesler çerkeslerden başka kimse ile evlenmez, ailesi bizi ayırdı bilmem ne geyikleri aslında kültürün kendisine uygun değil. bunun sebeplerinden biri insanları ırk, din ve dil olarak ayırmanın büyükler tarafından tamamen yasaklanması ve buna göre büyütülmüş olmak. diger sebep müslümanlık anlayışının daha değişik olması. birbirini seven insanları ayıran şeytani bir varlık olarak görülüyor. bunun aileye felaket getireceği düşünülüyor.
- çerkeslerde hapishane kavramı yok çünkü özgür insanlar. çocuklar bile çok özgür yetiştirilir, çocuk kendi kararını alır ve uygular. ceza genellikle toplumdan tamamen soyutlamadır. büyük suçlar işleyen insan ile kimse konuşmaz, iş verilmez, yok sayılır. yine kadına ve çocuğa karşı işlenmiş şiddet gibi suçlarda hâlâ toplumdan soyutlama eylemi devam ediyor diyebilirim. çerkes erkekleri gelip o kişinin uzaklaşmasını sağlıyorlar.
- çerkeslerde şiddet tercih edilmez. hatta bir baba kızını uyaramaz bile. bir yanlış görürse eşine ya da kız kardeşine söyler, kız çocuğu kadın tarafından uyarılır. dediğim gibi samimiyet anlayışı farklıdır.
daha uzatmak mümkün. çerkes kültürü çoğu yönüyle aslında eski türk kültürüne benzer. eski türk kültürünü bilen ailelerin insana yaklaşımı, misafiri ağırlaması, kadına, çocuğa ve aşka saygısı çok başkadır. ancak ülkemizi son 20 yıldır esir almış arap kültürü yüzünden bu iki güzel kültür ölüyor ki önlem almak lazım. evet..
- misafir geldiği zaman evin kızı ayakta bekler. sürekli hizmet için hazır durumdadır. anaerkil bir toplumda bu kadını küçümsemek demek değildir, sadece misafire verilen değer ile alakalıdır. misafirin bardağının ve tabağının sürekli dolu olabilmesi için bir gözcü bulundurmak gibi düşünebiliriz. misafir yolcu edilirken arabasına ya da durağa kadar eşlik etmek gerekir. hatta işleri abartıp onunla evine kadar yürümek çok görülen bir durumdur.
- çerkes gelinler kayınvalide ve kayınpeder ile konuşmaz diye bir bilgi geçer hani, o sahiden doğrudur. ancak bu kadının ezilmesi ile alakalı değildir. çerkeslerde samimiyet anlayışı daha katıdır sadece. mesela kayınpeder gelinin evinin önünden geçerken ayak sesi yapmaz ya da yüksek sesli konuşmaz. yani kültürel olarak iç içe yaşayıp fazla samimiyet kurma gibi bir mevzu yoktur. herkes kendi yerini bilir.
- çerkes eşler birbirlerine isimleri ile hitap etmezler. yine aşkitom minişkom falan böyle şeyler yoktur. çift resmen başkalarının yanında resmi bir tavır takınır. kavgalar, aralarının iyi ya da kötü olması ya da farklı detaylar asla dışarıdan anlaşılamaz böylece çünkü stabil bir davranış şekli geliştirmişlerdir.
- odaya giren kadın ya da kız çocuğu sonrası, etrafta yabancılar varsa, ailenin erkekleri ayağa kalkar. çocuğun yaşı önemli değildir. bazı kaynaklarda bunun tam tersi olduğu, erkek girince kadınların ayağa kalktığı yazar ki nasıl şuursuz bir abartma halidir belli değil. çerkesler pagandır, anaerkildir. hatta bir kadın bekarsa ve yaşı büyükse ailenin en saygı duyulan insanlarından biri haline gelir. boyleyken kadınlar kalkacak he mi? daha neler.
- müslüman olsalar bile hâlâ paganizm izleri devam ediyor demek mümkün. çerkesler çerkeslerden başka kimse ile evlenmez, ailesi bizi ayırdı bilmem ne geyikleri aslında kültürün kendisine uygun değil. bunun sebeplerinden biri insanları ırk, din ve dil olarak ayırmanın büyükler tarafından tamamen yasaklanması ve buna göre büyütülmüş olmak. diger sebep müslümanlık anlayışının daha değişik olması. birbirini seven insanları ayıran şeytani bir varlık olarak görülüyor. bunun aileye felaket getireceği düşünülüyor.
- çerkeslerde hapishane kavramı yok çünkü özgür insanlar. çocuklar bile çok özgür yetiştirilir, çocuk kendi kararını alır ve uygular. ceza genellikle toplumdan tamamen soyutlamadır. büyük suçlar işleyen insan ile kimse konuşmaz, iş verilmez, yok sayılır. yine kadına ve çocuğa karşı işlenmiş şiddet gibi suçlarda hâlâ toplumdan soyutlama eylemi devam ediyor diyebilirim. çerkes erkekleri gelip o kişinin uzaklaşmasını sağlıyorlar.
- çerkeslerde şiddet tercih edilmez. hatta bir baba kızını uyaramaz bile. bir yanlış görürse eşine ya da kız kardeşine söyler, kız çocuğu kadın tarafından uyarılır. dediğim gibi samimiyet anlayışı farklıdır.
daha uzatmak mümkün. çerkes kültürü çoğu yönüyle aslında eski türk kültürüne benzer. eski türk kültürünü bilen ailelerin insana yaklaşımı, misafiri ağırlaması, kadına, çocuğa ve aşka saygısı çok başkadır. ancak ülkemizi son 20 yıldır esir almış arap kültürü yüzünden bu iki güzel kültür ölüyor ki önlem almak lazım. evet..
devamını gör...
misc radyo yayını
duyduğuma göre kafa sözlük radyosu dinleyerek büyüyen bebeklerin ıq'su 220 oluyormuş. kuşlar kulağıma fısıldadı. o yüzden mete bey ile dinliyor olacağız.* kaçmaz bu yayınnnn.
devamını gör...
metallica'nın şişirilmiş bir balon olması
tutundugun zaman seni uçuran bi balondur.
devamını gör...
güçlü kadın
günümüz erkeklerinin, hatta toplumun istemediği kadındır. malum, güç deyince akla erkek adam gelir ya. çıt kırıldım, mıymıy ve ben bilmiyorumcu kadın seviyor erkekler şimdi ahahahahha. öteki türlüsüyle baş edemez çünkü.
devamını gör...
kur’an’ı anlayamazsınız
akla "kraldan çok kralcı olmak" deyimini getiren cümle.
düzgün bir şekilde okumak ve özümsemek ile dünya üzerinde anlaşılamayacak bir şey yoktur.
ayrıca dinimizdeki ilk emir de, "oku"dur.
düzgün bir şekilde okumak ve özümsemek ile dünya üzerinde anlaşılamayacak bir şey yoktur.
ayrıca dinimizdeki ilk emir de, "oku"dur.
devamını gör...
bir kitap yazsanız adı ne olurdu sorunsalı
hiçbir yara sonsuza kadar kanamaz.
devamını gör...
yavuz çetin
tam adı yavuz hilmi çetin olan, 15 ağustos 2001'de boğaziçi köprüsünden atlayarak yaşamına son veren, çok güzel şarkıları olan değerli sanatçıdır. en beğendiğim şarkısı da yaşamak istememdir.
devamını gör...
kafa sözlük
bazı arkadaşlar hala olumsuz olumsuz yazıyorlar fakat yazdıkları yer hala burası.
beğenmiyorsanız gidersiniz arkadaş. kafa sözlükte zorlama yoktur. kimisi hayal kırıklığı yazmış kimisi şu zaman bu zaman ömür biçmiş. nasıl hayalleriniz var, ne yaşıyorsunuz iç dünyanızda yada bu kahinlik nereden geliyor anlayabilmiş değilim. hayallerin mi yıkıldı git kumdan tekrar inşa et. ömrü sana göre kısaldı mı, ölürse biterse içinde hapsolurum diye korkma bir önce gidiver. sanal alem bir derya, gidin ötede bir yerde bayılın ya..
buralarda azınlıksınız, sizin gibilerin onlarca katı buraya yazmaktan ve buraya yazılanları okumaktan memnun. format belli arkadaş şu çerçevenin dışına çıkmayacaksınız denmiş mi? denmiş.. çerçevenin dışına çıkmakta ısrarcıysanız buyurun buradan.
beğenmiyorsanız gidersiniz arkadaş. kafa sözlükte zorlama yoktur. kimisi hayal kırıklığı yazmış kimisi şu zaman bu zaman ömür biçmiş. nasıl hayalleriniz var, ne yaşıyorsunuz iç dünyanızda yada bu kahinlik nereden geliyor anlayabilmiş değilim. hayallerin mi yıkıldı git kumdan tekrar inşa et. ömrü sana göre kısaldı mı, ölürse biterse içinde hapsolurum diye korkma bir önce gidiver. sanal alem bir derya, gidin ötede bir yerde bayılın ya..
buralarda azınlıksınız, sizin gibilerin onlarca katı buraya yazmaktan ve buraya yazılanları okumaktan memnun. format belli arkadaş şu çerçevenin dışına çıkmayacaksınız denmiş mi? denmiş.. çerçevenin dışına çıkmakta ısrarcıysanız buyurun buradan.
devamını gör...
anın fotoğrafı
doğum günlerini sever misiniz?

ben pek severim. insanları mutlu etmek için yapmadığım şaklabanlık kalmaz. aman neler neler?
ama benim ki genelde unutulur. ya da bir iyi ki doğdun mesajı.
neysem bugün bizim bir pıtırcığın doğum günüydü. hazırlık başında bir fotoğraf aldım.
şuan acayip yorgunum bütün gün koşturdum. gözlerim kapanmak üzere.
aha bu da bonus.

ben pek severim. insanları mutlu etmek için yapmadığım şaklabanlık kalmaz. aman neler neler?
ama benim ki genelde unutulur. ya da bir iyi ki doğdun mesajı.
neysem bugün bizim bir pıtırcığın doğum günüydü. hazırlık başında bir fotoğraf aldım.
şuan acayip yorgunum bütün gün koşturdum. gözlerim kapanmak üzere.
aha bu da bonus.
devamını gör...
homofobik olmak
ben homofobik değilim ama cümlesiyle başlayan bir şeyler söylemektir.
devamını gör...
sarı çizmeli mehmet ağa
barış manço'nun şarkısı ve yoksullara gizlice * maddi destek sağlayan, onların borçlarını ödeyen ismi bilinmeyen hayırseverler için kullanılan tabirdir.
ayrıca lefkoşa'dan emir abdurrahman bulut'un ihlas haber ajansında yayımlanan 2016 tarihli haberine göre, gerçekten yaşamış bir insandır:
--- alıntı ---
merhum sanatçı barış manço’nun mançoloji albümünde çıkış yaptığı “sarı çizmeli mehmet ağa” şarkısının yaşanmış bir hikayeden esinlenerek yazıldığı ortaya çıktı.
kim olduğu bilinmeyen kişiler için kullanılan sarı çizmeli mehmet ağa, bugün adını unutulmaz şarkı sayesinde duyursa da bir öyküsü var. şarkının kahramanı sarı çizmeli mehmet ağa'nın efsane olmadığı sanılanın aksine 1800'lü yıllarda kktc'nin göçeri köyünde yaşadığı öğrenildi. 1971 yılında kıbrıs'a konser vermek için gelen manço, köylülerden sarı çizmeli mehmet ağa'nın hikayesini öğrenmesiyle şarkıyı yazdı. manço, şarkının geniş kitlelere ulaşmasının ardından 1982 yılında sarı çizmeli mehmet ağa'nın mezarını yaptırdı. sarı çizmeli mehmet ağa'nın mezarı lefkoşa yakınlarındaki göçeri köyünde bulunuyor.
göçeri köylüleri doğum ve ölüm tarihleri net olarak bilinmeyen ancak 1800'lü yıllarda yaşadığı kaydedilen sarı çizmeli mehmet ağa'nın köyün toprak ağası olduğunu ve sarı çizmelerini hiç çıkarmadığını ifade ediyor. sarı çizmeli mehmet ağa'nın köydeki tüm bekarları evlendirdiğini ifade eden köylüler, ömrünün son günlerine kadar bu şekilde yaşadığını kaydetti.
göçeri köyü muhtarı mustafa göçeri, barış manço'nun 1971 yılında kıbrıs'a geldiğini ve göçeri köyünü gezdiğini ifade ederek, sarı çizmeli mehmet ağa'nın hikayesini dinleyip şarkıyı yazdığını 1982 yılında da mezarını yaptırdığını kaydetti. sarı çizmeli mehmet ağa'nın fakire yardım eden bir kişi olduğunu kaydeden mustafa göçeri, ömrünün son günlerine kadar bu şekilde yaşadığı kaydetti.
--- alıntı ---
ayrıca lefkoşa'dan emir abdurrahman bulut'un ihlas haber ajansında yayımlanan 2016 tarihli haberine göre, gerçekten yaşamış bir insandır:
--- alıntı ---
merhum sanatçı barış manço’nun mançoloji albümünde çıkış yaptığı “sarı çizmeli mehmet ağa” şarkısının yaşanmış bir hikayeden esinlenerek yazıldığı ortaya çıktı.
kim olduğu bilinmeyen kişiler için kullanılan sarı çizmeli mehmet ağa, bugün adını unutulmaz şarkı sayesinde duyursa da bir öyküsü var. şarkının kahramanı sarı çizmeli mehmet ağa'nın efsane olmadığı sanılanın aksine 1800'lü yıllarda kktc'nin göçeri köyünde yaşadığı öğrenildi. 1971 yılında kıbrıs'a konser vermek için gelen manço, köylülerden sarı çizmeli mehmet ağa'nın hikayesini öğrenmesiyle şarkıyı yazdı. manço, şarkının geniş kitlelere ulaşmasının ardından 1982 yılında sarı çizmeli mehmet ağa'nın mezarını yaptırdı. sarı çizmeli mehmet ağa'nın mezarı lefkoşa yakınlarındaki göçeri köyünde bulunuyor.
göçeri köylüleri doğum ve ölüm tarihleri net olarak bilinmeyen ancak 1800'lü yıllarda yaşadığı kaydedilen sarı çizmeli mehmet ağa'nın köyün toprak ağası olduğunu ve sarı çizmelerini hiç çıkarmadığını ifade ediyor. sarı çizmeli mehmet ağa'nın köydeki tüm bekarları evlendirdiğini ifade eden köylüler, ömrünün son günlerine kadar bu şekilde yaşadığını kaydetti.
göçeri köyü muhtarı mustafa göçeri, barış manço'nun 1971 yılında kıbrıs'a geldiğini ve göçeri köyünü gezdiğini ifade ederek, sarı çizmeli mehmet ağa'nın hikayesini dinleyip şarkıyı yazdığını 1982 yılında da mezarını yaptırdığını kaydetti. sarı çizmeli mehmet ağa'nın fakire yardım eden bir kişi olduğunu kaydeden mustafa göçeri, ömrünün son günlerine kadar bu şekilde yaşadığı kaydetti.
--- alıntı ---
devamını gör...
maydanoz olmak
olur olmaz her şeye karışmak. etki ve yetkisi bulunmadığı halde konuşmak, eyleme geçmek.
ayrıca (bkz: salça olmak)
ayrıca (bkz: salça olmak)
devamını gör...
anahtarlık yapılan şeyler
en orjinallerinden biri , üzerinde hes kodunuz olan anahtarlık .
devamını gör...


