muhabbet etmesini bilmeyen insan
boydan fotoğraf ya da anlık fotoğraf isteyen insandır.
devamını gör...
onlar bana integral
emirhan derindere'nin seslendirdiği ve yks'ye çalışma sürecimde sıklıkla dinlediğim şarkıydı.
"sabahları yatarak, akşamları kalkarak işte böyle geçiyor zaman..."
şu sözleri ile de berbat sınav senemi hatırlatır aynı zamanda bana.
"sabahları yatarak, akşamları kalkarak işte böyle geçiyor zaman..."
şu sözleri ile de berbat sınav senemi hatırlatır aynı zamanda bana.
devamını gör...
türkan saylan
türk milletinin neden hiçbir zaman adam olamayacağını, bu kadına ve bilimine yapılan muameleden anlayabilirsiniz. kötülük yapanların kötülük yapması değil sadece olay, bu kadının bir noktada sahipsiz bırakılması. celal hocanın çok sevdiğim bir lafı var, “ biz uğraşıyoruz ama halkın da umrunda değil ki “.
devamını gör...
yanlış yazılan kelimeler
afilli.
doğrusu tek “l” ile olandır, afili.
doğrusu tek “l” ile olandır, afili.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
asıl mesleğim uzakyol kaptanlığı.
kadın olduğum için, 'sen git, kendine göre bir iş yap' dediler.
bende genç kadın girişimci oldum ve oto yıkama, pasta cila ve kaplama üzerine bir dükkan bir de oto motor bakım ve tamir atölyesi kurdum. ikisinde de aktif olarak çalışıyorum. tabuları yıkarım, bulaşıklara karışmam *
kadın olduğum için, 'sen git, kendine göre bir iş yap' dediler.
bende genç kadın girişimci oldum ve oto yıkama, pasta cila ve kaplama üzerine bir dükkan bir de oto motor bakım ve tamir atölyesi kurdum. ikisinde de aktif olarak çalışıyorum. tabuları yıkarım, bulaşıklara karışmam *
devamını gör...
sözlüğe yön veren yazarlar
ben mesela. ben olmasam batar burası toparlayamayız.
devamını gör...
tuncel kurtiz
tuncel kurtiz, o etkileyici sesiyle ferhan şensoy'un "feran'ağbi" şiirini de çok güzel okumuştur.
buradan
beyoğlu'nda gezerim
gözlerimi süzmeden
şarapları içerim
hiç doktora sormadan
beyoğlu'nda şarabi
hoş geldin feran'ağbi
yüreğim pek harabi
boşver be feran'ağbi
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hass.ktir be sezai
beyoğlu'nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şarapları içerim
hiç elimde olmadan
beyoğlu sakinleşti
sıyrıldı maskesinden
tramvay bomboş geçti
istiklal caddesinden
boş masada hayalin
kimseye görünmeden
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hass.ktir be sezai
balo sokağa sızarım
hiç kimseyi üzmeden
bir intihar biçimi
hiç de faça vermeden
beyoğlu'nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şişe aç be sezai.!
burda bitsin hayatım.
buradan
beyoğlu'nda gezerim
gözlerimi süzmeden
şarapları içerim
hiç doktora sormadan
beyoğlu'nda şarabi
hoş geldin feran'ağbi
yüreğim pek harabi
boşver be feran'ağbi
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hass.ktir be sezai
beyoğlu'nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şarapları içerim
hiç elimde olmadan
beyoğlu sakinleşti
sıyrıldı maskesinden
tramvay bomboş geçti
istiklal caddesinden
boş masada hayalin
kimseye görünmeden
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hass.ktir be sezai
balo sokağa sızarım
hiç kimseyi üzmeden
bir intihar biçimi
hiç de faça vermeden
beyoğlu'nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şişe aç be sezai.!
burda bitsin hayatım.
devamını gör...
para karşılığı tez yazdırırken dolandırılmak
ava giden avlanır şeklinde özetlenebilir. yüksek lisansta basit bir term paper için bile ne kadar kafa patlatıp zaman harcadığımı düşündükçe daha da çıldırdığım hadise. nasıl içinize siniyor ya da hayattaki amacınız ne anlayamıyorum. herkes tez yazmak zorunda mı kardeşim?
devamını gör...
hakkınızda çıkan dedikodular
bir ara uzun süre evden çıkmadım. sonra çıktığımda mahalleden beni gören bazı kişiler ya bizde seni ceza evine girdi sandıydık diye bombayı patlattılar.skjskjdkjskdjks.
devamını gör...
osteoporoz
6 aydır bu hastalıkla uğraşıyorum, kortizon kullanımına bağlı olarak ortaya çıktı psikolojimi mahvetti, bir kaç doktorla görüştüm kamburluk ve kemik erimesini tamamen düzeltemeyeceklerini söylediler, lütfen bunun şaka olduğunu beni tedavi etmenin bir yolunun olduğunu söyleyin mahvoldum dostlarım kurtarın beni... ayrıca boyum da kısaldı henüz çok gencim bunları yaşamak için.
devamını gör...
kişisel ileti
tam alacakken hakkımda ne yazacağımı düşündüm, aklıma hiçbir şey gelmedi.
devamını gör...
liseli komünist
zamanında mensup olduğum aktivist tipidir. az önce arşivi karıştırırken aklıma geldi. hey gidi günler her türlü marşı da ezbere bilirmişiz.
daha önce de dediğim gibi teoriden yoksundur duygusal devrimciliktir. çoğu zaman hatalı bir bakış açısının ürünüdür. tavsiye etmiyorum. onlarca örgüt gezdim hepsi aynı tiyatro.
+memleketi mi kurtarmak istiyorsunuz?
-gidin okulunuzu okuyun.
daha önce de dediğim gibi teoriden yoksundur duygusal devrimciliktir. çoğu zaman hatalı bir bakış açısının ürünüdür. tavsiye etmiyorum. onlarca örgüt gezdim hepsi aynı tiyatro.
+memleketi mi kurtarmak istiyorsunuz?
-gidin okulunuzu okuyun.
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
böğürtlen gibi tatlış, sempatik bi meyveye kim neden böğürtlen gibi kaba bi isim vermiş mesela. bak heceleyerek söyleyince kaba olduğu daha da fark ediliyor. bö-ğürt-len.
devamını gör...
sevilmediğini anlamak
doğduğumdan itibaren hissettiğim, hissettirilen duygudur benim için. ömrüm boyunca hep sevilmedim, hep istenmedim, hep dışlandım, hep duymamazlıktan gelinen oldum. hep yalnızlık kaderim oldu, kimsesizlik yaşam tarzım oldu. en yakınlarım bile terk etti gitti beni.
buraya bir demir atayım dedim ama nafile. '' sen bizden değilsin ''i en derinime kadar hissediyorum.
hee kimin umrunda ki ?
buraya bir demir atayım dedim ama nafile. '' sen bizden değilsin ''i en derinime kadar hissediyorum.
hee kimin umrunda ki ?
devamını gör...
zamanın rengi
grimsi bir renk, guzel anlarda rengi beyaza kadar dönebilir, kotu donemlerde ise, zifiri karanlik bile olabilir.
devamını gör...
menzil tarikatı
son zamanlarda devlet dairelerinde cok büyük torpil kullanan fetö'nün ilk hallerini anımsatan tarikat.
devamını gör...
sözlük kulüpleri
anime kızları arama-kurtarma kulübü kurmak istiyorum.
saklandıkları yerleri bulmamız lazım.
(bkz: anime kızları arama kurtarma kulübü)
saklandıkları yerleri bulmamız lazım.
(bkz: anime kızları arama kurtarma kulübü)
devamını gör...
biat kültürü
*
tek/çok tanrılı dinlerin doğumuna neden olan, neolitik dönemden miras kalan aidiyet duygusudur. yerleşik hayata geçildiğinde daha az çalışacağını fark eden insan türü, aynı zamanda daha çok dayanışmaya ihtiyacı olduğunu öğrenerek anlamıştır. tatlı suyun olduğu bölgede keşfedilen tarım mahsulü araziyi ikiye veya üçe bölerek ekilir, günlük ilgi gösterilir, gerektiğinde başına bekçi konurdu. geri kalan vakitte de evin ve/veya klanın ihtiyaçları doğrultusunda üretime devam edilirdi. tüm bu işleri yapabilecek babayiğitlere tek bir aile yetmiyordu. sayılarının birkaç düzine olması gerektiği fark ediliyordu. aynı zamanda daha çok insana yetecek kadar gıda üretimi gerekiyordu. neticesinde atalarının yabani hayvanlara yaptığı gibi* zorbalığa, hırsızlığa ve hükmetmenin verdiği zevki tatmaya başladılar. habitattaki insanları kendi klanında tutmak isteyen liderler kendilerini lord veya tanrı ilan etmiş; han, kule, tapınak gibi mabedler inşa etmiştir. daha çok gıda temin eden klanlar büyümüş, kentselleşmenin araformlarından geçilmiştir. üretimin ve faydacı birey olmanın verdiği hevesle daha çok çalışan ve üreten toplumlar doğmuştur. toplumdaki bireylerin, suyun devam ettiği diğer kıyı köylere kaçmasını/bilgi veya yemek götürmesini engellemek amacıyla bulunduğu topluma daha fazla aidiyet duygusu hissetmesi sağlanmıştır.



tatlı suyun kıyılarında kümelenen toplumlar sudan uzaklaştıkça toprağın verimsizleştiğini fark etmiş, dolayısıyla içinde bulunduğu populasyondan kopamamıştır. bu faktör, göçmek yerine mevcut konumu koruma ve savunma zorunluluğuna dönüşmüştür. feodal düzenin ilk örnekleri yapılmış, araziye ve eve olan biat perçinlenmiştir. artık insanoğlu a noktasından b noktasına gitmek yerine a noktasını daha güvenilir ve daha kutsal bir yere dönüştürmüştür. bu kutsallığı yeni nesillere aktarmak için de biat kültürü empoze edilmiştir. habitata yapılan mabedlere ilgi artmış, mabede kurban verme ayinleri yapılmaya başlanmıştır.
biat kültürü o kadar hızlı radikalleşmiştir ki habitattan kovulsanız dahi, torunlarınıza öğrettiğiniz biat kültürü ile siz olmasanız bile sizden sonraki kuşaklar hiç görmediği, daha önce hiç gitmediği o a noktasına dönüp, savaşacaktır. biat kültürü artık bireyleri köyde tutmak için değil, örgütleyip karşı atak yapabilecek motivasyona ulaşmıştır. maya, mısır, sıcak avrupa, mezopotamya, uzakdoğu ve nice tatlı suyun bulunduğu yerleşim yerlerinde feodal düzene geçilmiş, tek tanrılı inançlar doğmuş, sadakat ve biat etmek bireyler için ölümüne savunulan değer yargısına dönüşmüştür.
modern dönemde de asker, peygamber, kral, kutsal toprak, kitabı mukaddes gibi terimlerle aynı biat kültürü devam ettirilmekte olup, fanboyları kraldan çok kralcıdır. ne yazık.
tek/çok tanrılı dinlerin doğumuna neden olan, neolitik dönemden miras kalan aidiyet duygusudur. yerleşik hayata geçildiğinde daha az çalışacağını fark eden insan türü, aynı zamanda daha çok dayanışmaya ihtiyacı olduğunu öğrenerek anlamıştır. tatlı suyun olduğu bölgede keşfedilen tarım mahsulü araziyi ikiye veya üçe bölerek ekilir, günlük ilgi gösterilir, gerektiğinde başına bekçi konurdu. geri kalan vakitte de evin ve/veya klanın ihtiyaçları doğrultusunda üretime devam edilirdi. tüm bu işleri yapabilecek babayiğitlere tek bir aile yetmiyordu. sayılarının birkaç düzine olması gerektiği fark ediliyordu. aynı zamanda daha çok insana yetecek kadar gıda üretimi gerekiyordu. neticesinde atalarının yabani hayvanlara yaptığı gibi* zorbalığa, hırsızlığa ve hükmetmenin verdiği zevki tatmaya başladılar. habitattaki insanları kendi klanında tutmak isteyen liderler kendilerini lord veya tanrı ilan etmiş; han, kule, tapınak gibi mabedler inşa etmiştir. daha çok gıda temin eden klanlar büyümüş, kentselleşmenin araformlarından geçilmiştir. üretimin ve faydacı birey olmanın verdiği hevesle daha çok çalışan ve üreten toplumlar doğmuştur. toplumdaki bireylerin, suyun devam ettiği diğer kıyı köylere kaçmasını/bilgi veya yemek götürmesini engellemek amacıyla bulunduğu topluma daha fazla aidiyet duygusu hissetmesi sağlanmıştır.



tatlı suyun kıyılarında kümelenen toplumlar sudan uzaklaştıkça toprağın verimsizleştiğini fark etmiş, dolayısıyla içinde bulunduğu populasyondan kopamamıştır. bu faktör, göçmek yerine mevcut konumu koruma ve savunma zorunluluğuna dönüşmüştür. feodal düzenin ilk örnekleri yapılmış, araziye ve eve olan biat perçinlenmiştir. artık insanoğlu a noktasından b noktasına gitmek yerine a noktasını daha güvenilir ve daha kutsal bir yere dönüştürmüştür. bu kutsallığı yeni nesillere aktarmak için de biat kültürü empoze edilmiştir. habitata yapılan mabedlere ilgi artmış, mabede kurban verme ayinleri yapılmaya başlanmıştır.
biat kültürü o kadar hızlı radikalleşmiştir ki habitattan kovulsanız dahi, torunlarınıza öğrettiğiniz biat kültürü ile siz olmasanız bile sizden sonraki kuşaklar hiç görmediği, daha önce hiç gitmediği o a noktasına dönüp, savaşacaktır. biat kültürü artık bireyleri köyde tutmak için değil, örgütleyip karşı atak yapabilecek motivasyona ulaşmıştır. maya, mısır, sıcak avrupa, mezopotamya, uzakdoğu ve nice tatlı suyun bulunduğu yerleşim yerlerinde feodal düzene geçilmiş, tek tanrılı inançlar doğmuş, sadakat ve biat etmek bireyler için ölümüne savunulan değer yargısına dönüşmüştür.
modern dönemde de asker, peygamber, kral, kutsal toprak, kitabı mukaddes gibi terimlerle aynı biat kültürü devam ettirilmekte olup, fanboyları kraldan çok kralcıdır. ne yazık.
devamını gör...
