tuvalet konusu obsesyondan çok aslında hijyen* konusudur. özellikle kadınlar için…
ben bundan çok çektim. olmadık yerlerde olmadık zamanlarda tuvaletiniz geldiğinde hele bir de yapamadığınız da boyunuzdan başlar, başınızın tepesine kadar bir baş ağrısı.
bir de biraları ardı ardına yuvarladıysanız… uzun süre, gelmiş olan tuvaleti tutmak tansiyonu yükseltiyormuş...ve ayrıca bağırsak tembelliğine sebep oluyor.
arkadaşlar duyusal beynimiz olan bağırsaklar bizim hayata dair aldığımız bir çok kararda etkili. doğru çiğneme ve diş yapısı da bağırsak için önemli işte bunlar hep audi gibi birbiri içine girmiş halka. hepsi bağlantılı.
lütfen bedeninize hükmedebilin. kendi ruh ve beden sağlığınız için.
beden öğrenebilen ve değişebilen bir yapıya sahip.
vücudunuzun biyolojik saatini ayarlayabilirsiniz. kahve içince bağırsak çalışması gibi ya da “sabah sigara içiyorum bağırsaklarım çalışıyor” tarikatı üyeleri gibi.
hassassanız eğer lütfen bedeninize bir iyilik yapın ve biyolojik sıçma saatinizi ayarlayın.
kronik kabızlara özendiğim tek şey, bütün gün dışarıda dolanıp tuvalet sıkıntısı çekmemek….
obsesyonlar mücadele derneği, koronanın tuvalet yoluyla bulaşmayacağını açıklarsa belkiiiiiii hijyeni de pas geçer, bu obsesyondan kurtulurum*.
devamını gör...

bu özel günde, bize bu bayramı sunduğu için hem mustafa kemal atatürk'ü, hem de onunla birlikte aynı yolda yürümüş insanları saygıyla anıyorum.
devamını gör...

zekayla harmanlanmış espri yeteneği.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pandemi yüzünden yaşayamadığım cumadır. 1-2 yıl oldu hâlâ içime dert... çok güzel planlarımız vardı ya..
devamını gör...

evde kızım var.
devamını gör...

dinlediğim ilk haggard şarkısı. dinlenirken yok böyle bir şarkı, bunu yapan insan olamaz tarzı haykırışlara sebebiyet vermişliği vardır zamanında. tabii daha sonra kimmiş bu adamlar diye merak edilir, bu parçadan daha sağlam yığınla şarkıları olduğu ve hakikaten de insan olmadıkları anlaşılır. sonrasında her gün belli bir doz haggard alınmadan durulamaz filan. öyle.
devamını gör...

kurumamış bir betondur her insan çocukken. betona ne iz verirsen sonsuza dek betonda o iz kalır. ben bir betondum. ve şimdi kim isem, senin izlerini taşıyorum. umarım her betona güzel izler bırakırsın hocam. yazmaya teşvik ettiğin, okuma yazma aşkını gözünden tanıdığın öğrencilerinin peşini bırakmadığın ve onların kayıp gitmesine izin vermediğin için teşekkür ederim. duydum ki umre' ye gitmişsin, allah kabul etsin. *
devamını gör...

henüz 800'ü görememiş biri olarak,benim için hayal olan sayı olabilir bu.
devamını gör...

bu güzellik kavramını kim nasıl belirliyor. neye göre güzel, kime göre güzel.
çok makyaj yapan mı güzeldir, hiç yapmayan mı. renkli gözlü mü olması gerekir sizin bir kadına güzel demeniz için. etine dolgun kadınlar mı güzeldir yoksa oklava gibi incecik olanlar mı. bıyığın bir kadına yakışmadığına kim karar vermiş.
devamını gör...

kadının birisi evlenmiş, fakat bir türlü kocasına yemek beğendiremiyor.
kurslara gitmiş, dersler almış, yemek uzmanı olmuş...
fakat ; kocası yemeklerini ısrarla beğenmiyormuş.
bir gün bir kadın arkadaşı misafir gelmiş.
sohbete dalmışlar.
bir vakit sonra ; ocakta yemek olduğunu hatırlayıp mutfağa koşmuş.
birde ne görsün yemeğin altı, olduğu gibi yanmış.
yenisini yapacak vakitte yok.
şöyle bir düşünmüş...
nasılsa, ne yapsam beğenmiyor ; bu yanık yemeğide beğenmese ne çıkar...
akşam kocası gelince, yanık yemeği, kocasının önüne koymuş.
kocası hem yemeği yiyor ; hemde büyük bir zevkle mırıldanıyormuş.
'' ah anam aşı ; ah anam aşı'' diyerek ; zevkle yiyormuş.

meğer adamın küçüklüğünde anası komşu gezme huyundan sürekli yemekleri ocakta unutur ; yemeği yakarmış.
çocuklarını yanık yemeklerle büyütmüş.

anlayan anladı sanırım.
devamını gör...

dedim ya,oturuyorum öylece.
iyiki etrafımda,kalbimi tanıyanlar yok.
devamını gör...

sayıştay raporuna göre altına dinamit çoktan koyulmuş,fitili ateşlenmiş bile..
devamını gör...

gecenin karanlığında
tatlı bir ay ışığında
sessiz bir çocuk çığlığında
saklıydı yüreğim.
devamını gör...

kesin yemeği de ağzıyla yiyordur bu terbiyesiz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

amerikan psikoloji derneği ya da arkansas üniversitesi gibi bu konularda araştırmaları olan birçok kurum da mevcuttur. nedenlerini de kısaca; accessibility*, affordability* ve anonymity* olarak sıralıyorlar.
hem insan ilişkilerinin seyrini değiştirebilecek bir potansiyelde olması hem de cinsel haz ve tatminsizlik gibi problemlere yol açması da muhtemeldir.
devamını gör...

yıl bilmem kaç, iştahla ilk defa yemek yapmışım,babam yiyecek.bir iki kaşık aldı.anneme döndü.
-bu yemeği kim yaptı?
+öğrensin diye hassasa yaptırdık artık,evlenince ne yapacak?
-evlenene kadar bu kızın bu yemeklerini biz mi yiyeceğiz yani?

işte bu son sözü çok dokundu,hiç unutmam.mutfağa küstüm diyebilirim.ondan sonra yaptığım yemekler iki elin parmaklarını geçmedi.

umarım yemek yapmayı biliyorsundur ve seviyorsundur kocacım*.
devamını gör...

uiiy nuri babacuum
devamını gör...

pazardan alınan bir liralık kıyafetler. kapalı pazar sistemine geçilip pazar yeri kiraları deli gibi artmadan önce pazarlarda elli kuruşluk, bir liralık tezgahlar olurdu ve orada normalde belki 250 liraya alacağınız bir şeyi ufak bir defo yüzünden bir liraya alabilirdiniz. hatırladıkça kalbim üzülüyor. gerçek mutluluk sizdiniz pazar kıyafetleri.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim