siyah.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazarın bahsettiği psikolog sigmund freud'dur. katıldığım bir durum olmakla beraber her insan özgürdür mottosuna gayet uyar.
devamını gör...

kendisini şu meşhur türk tanımlamasıyla tanımaktayım;

türk, isviçre medeni kanununa göre evlenen, italyan ceza yasasına göre cezalandırılan, alman ceza mahkemeleri usulü yasasınca yargılanan, fransız idare hukukuna göre idare edilen, ve islam hukukuna göre gömülen kişidir.
devamını gör...

bu isime sahipken bazen oldukça komik başlıkları olan gazeteydi.

şimdi piyasada mı bilmiyorum.
devamını gör...

kaç yaşıma gelirsem geleyim pofidik pijamalardan ve pamuk şekerden vazgeçemem.......
devamını gör...

son kışların uçtuğu zamana denk
bahar önü desem değil, öyle bir renk
mavi gibi de değil sanki, değil!
içim gibi karışık, katı bi renk
olsun dedim, huzur olmalı bu
aynaya baktım, boyu boyuma denk.
devamını gör...

1886 yılında londra'nın kuzeyinde bir semtte kurulan futbol takımıdır. lakapları the gunners ve the red army dir. renkleri kırmızı beyazdır.
stadyumları devasa büyüklükte ve güzellikte olan emirates stadyumudur. bu stadyum ayrıca old trafford ve wembley stadyumundan sonra ingiltere'nin en büyük stadyumudur. 60 bin kapasitesi vardır.
günümüzde eski günlerini aramalarına rağmen arsenal, ingiltere'nin en büyük futbol kulüplerinden birisidir. kulübün 13 lig şampiyonluğu 14 fa cup şampiyonluğu vardır.

yeni futbol seyircisine ve hayranlarına garip gelebilir ama kulüp ingiltere'de en fazla lider kalan takımdır. ayrıca namağlup şampiyon olmayı başaran tek takımdır. en efsane günlerini efsane hocaları arsene wenger zamanında yaşamışlardır. bir ara çok güçlü ve çok efsane bir kadroya sahiptiler. bazı futbolseverler tarafından tarihi en iyi kadrolarından biri olarak gösteriliyor. o kadro zaten daha sonrasında namağlup şampiyon olmuştu.
o efsane kadro şu şekildeydi.

kalede efsane kaleci lehmann vardı. geri dörtlüde lauren, kolo toure , sol campbell, ashley cole bulunuyordu. orta dörtlüde ise fredrik ljungberg, gilberto silva, patrick vieira, robert pirès bulunuyordu. yazarken kendimden geçtim. ileri ikili ise yine yazarken kendimden geçeceğim thierry henry ve dennis bergkamp ikilisinden oluşuyordu. bu kadro teknik direktör arsene wenger ile beraber efsaneler yaratmıştı. tabii sadece kadro değil o dönem güçlü yedekleri sayesinde bu başarıyı yakalamışlardı. premier ligte böyle bir başarı için güçlü bir kulübeniz olması gerekiyor sadece on bir oyuncuyla olmaz.

bu efsane kadronun arsenal tarihinde yeri çok büyük olduğu için bahsetmeden geçmeyeyim dedim.

kulübün taraftarlarına gelecek olursak son derece bağlı bir taraftar grubuna sahipler. özellikle arsenal gibi son zamanlarda insana sinir krizi geçirten bir camiaya aşıksanız bağlı bir taraftar olmalısınız. şu an gerçekten çok kötü durumdalar. sabır diliyorum arsenal taraftarına.
bu taraftar grubunun en büyük düşmanı başka bir londra takımı olan tottenham hotspur'dur. bu iki takımın arasında oynanan maçlar kuzey londra derbisi olarak geçmektedir. güzel bir kapışma şahsen seviyorum.

günümüze geldiğimizde ise bu şaşalı ve efsane takım rezalet bir durumda. premier ligte düşme hattındalar ve ilk üç maç rezalet sonuçlar aldılar. takımın başında eski oyuncuları arteta bulunuyor ve kovulmaya çok yakın durumda. rezalet bir yapılanma ve rezalet bir oyuncu grubuna sahipler. maçlarını izliyorum ve bir sürü genç oyuncu oynatmaya çalışıyorlar. gerçekten durumlarına üzülüyorum. ingiltere basınında artetanın kovulacağı ve yerine conte'nin geleceği konuşuluyordu. umarım öyle bir şey gerçekleşir ve conte hoca bu takımı eski hallerine döndürür.
hem çok zengin olup hem bu kadar başarısız olmaları kötü bir yapılanmanın ve kötü bir yönetimin göstergesi. umarım eski zamanlarına dönerler.
devamını gör...

vayyy çok güzel etkinlik, radyo seri köz misali maşallah dedirten istek saati.
devamını gör...

ınsanlarin egitim duzeyinden,
kitap okunma oranindan,
suc oranlarindan,
cevre temizliginden,
ısleyen trafik duzeninden,
sokakta yuruyen insanlarin hal ve hareketlerinden,
ınsanlarin hayvanlara ve agaclara olan yaklasimindan anlasilabilir.
devamını gör...

belirsizlik nedeniyle başa gelen işkence hali.

başlık sahibi yazarın anlattığına istinaden de aklıma şu tweet geldi;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
umarım işi falan varmıştır beyfendinin. biz iyi düşünelim. *
devamını gör...

ayasofya, ''kutsal bilgelik'' anlamına gelir ve isa'nın sıfatlarından biridir .
türkiye'de, hristiyanlık için 3 önemli ayasofya vardır;
1-istanbul ayasofya: 360 yılında ibadete açılmış olan istanbul ayasofya'dır. ki; baba konstantine inşaata başlamış oğlu inşaatı bitirmiştir. tamamlanması 2 kuşak süren bu yapı, mimari bir harikadır.
2-iznik ayasofya: bu mimari olarak başarılı bir yer olmasa da, hristiyanlık tarihi için çok önemlidir. şöyle ki; 787 yılında, 350 psikopos, bir çok papaz, patrik tarasios başkanlığında burada toplanmış ve hristiyanlıkla ilgili bazı prensipler sert bir şekilde tartışılmıştır.
3- trabzon ayasofya: 1204 yılında, bizans'ın başkenti konstantinopolis, latinler tarafından işgal edildi. bu sebeple devletin yeni bir merkeze ihtiyacı hasıl oldu ve trabzon'da, komnenos hanedanlığından aleksios ve david yeni bir devlet kuralım dediler. yeni bir devlet kurdular kurmasına ya, bu devletin istanbul'dan geri kalmasını istemediler. bu sebeple genellikle 13. yy da yapılan eserlerin çoğu istanbulun izlerini görebileceğiniz işçilik ürünleridir. taş süsleme, freskler, mozaikler...
işte, trabzon ayasofya'da harika fresk ve kabartmalarıyla istanbul ayasofya'yı trabzon'da yaşatma isteğinin bir ürünüdür.
öncelikle girişteki kabartmalara bakalım;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


1-doğuya bakan tek başlı kartal, komnenos devlet simgesidir.
2-altındaki kuyrukları birleşik kuşlar ise kutsal ruhun temsilidir. barış ve dostluk temsilidir.
3-mitra kültüründen, ay yıldız ve güneş saati bulunmaktadır. tr.wikipedia.org/wiki/Mitraizm
hemen altında ise; aski ahit hikayesi yer alıyor.
sevgili dostlar; altındaki kabartmaları kapının sağ yanından ve sol yanından okumaya başlamanız gerekiyor. ncelikle kapının sol yanından okumaya başlarsak tanrının cennet bahçelerini görebiliriz. sonrasında yılanın havva'nın yanına gelerek havva'yı kandırdığını, ve cennetten konulduklarını...
kapının sol yanında ise toprağı ekip biçerek geçinmeye çalışan çocuklarından ''ilk cinayet'' olayının anlatıldığını görebiliriz. lmş olan habil, ayakta kalan ise kabildir.
gerçekten sinema filmi izliyormuş gibi değil mi?

yapının ana bölümündeki bir çok fresk yer almaktadır. büyük ölçüde tahribata uğramış olan freskler. isanın doğumu, isanın çarmıha gerilmesi, gibi hikayelere yer verilirken, caminin diğer bölümündeki freskler ise isa'nın mucizelerine değinmektedir.
sadece , isanın 5000 kişiyi doyurmasını anladım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gerisini size bırakıyorum *


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

göründüğünden çok daha derin bilinçaltı kökleri olan işlevdir. ve farklı kültürlerde farklı isimler altında kulanımı ile insanlık tarihi kadar eskidir. masallar, bazan başlı başına tamamen bir kurgu iken, bazan da altında yatan kısmi bir gerçeğin gerçek üstü öğeler katılarak ve abartılarak anlatılagelmiş bir versiyonudur.
adı üstünde masal işte deyip geçsek te masal, ​bilinçaltından, ahlaka ve kültürel yaklaşımlara kadar içinde pek çok derin unsur barındırır.
ilk olarak bilinmesi gereken şey aslında masalın kendisinin bir zarf olduğudur, bu zarfın içinde daima bir mesaj gizlidir. bu mesaj genellikle edenin bulması, tutumlu olmanın önemi, cimri insanların kötü sonu, dost kazanmanın önemi, iyi olanların eninde sonunda kazanacağı gibi ahlaki, dini ve insani bir mesajdır. bunun yanı sıra bazı masallarda görülen, masalı kurgulayanın şahsi fikir ve görüşlerini yansıtan çirkin yüzlü birilerine güvenilmemesi vs gibi doğruluğu tartışılır mesajlarda mevcuttur.
masalların işlevlerine göz atarsak;
1: özellikle genç bireyleri iyiye teşvik etmek için hikayelendirme yoluyla etik ve dini nasihatlar vermek.
2: yine özellikle genç bireyleri sakındırma ve korkutma yoluyla yanlış işler yapmaktan menetme.
3: kötü bir hayat yaşayan yada yakınını kaybetmiş bireylere acılarını katlanılabilir kılmaları için dolaylı teselli sağlama, onlara aynı olaya farklı açılardan bakabilme becerisi sağlama.
4: kötü başlayan olayları daima mutlu sonla bitirerek gerçek hayatımızla'' üzülme sonu iyi olacak'' tarzında bir paralellik oluşturmak.
5: gerçek hayatta elde edilmesi ve sahip olunması imkan dışı olan şeyleri, masal yoluyla ödünleme, hayalgücünü kullanarak mutlu etme.
şeklinde sıralanabilir.
ve son olarak kendi şahsi görüşüm masallar günümüzde biçim değiştirmiş olarak daima var olacaktır; örneğin aslında izlediğimiz her film, okuduğumuz her kitap genç, çocuk, yaşlı ayırdetmeksizin bize birer masal anlatmaktadır.
devamını gör...

çok tembelim. liseden önce tam tersiydi ama lisede ve üniversitede baya mahvoldum. üniversiteyi hiç bitirememekten korkuyorum hiç bitmeyecek gibi geliyor zaten. kendim tembelim ama tembellikten hiç hoşlanmam. çalışkan insanlara o kadar çok özeniyorum ki...
devamını gör...

o kadar da başak burcu olmadığımı anladığım ekşin.*
domestosum yetiyor bana, bende onu onla bunla karıştırmıyorum.
devamını gör...

uzun oldu benden bi'gif isteyeli lakin ben ancak bugün fırsat buldum... gifi de istedim ki adına mazhar spawn (film)nden olsun ama yok anacım.... "insanlığı cennetin kapısına sürükleyecek ve orada yakacak bir asker..." kelamından ve akabinde gelen taramalı sahnesinden sonra ürktüm... adı bende bahar, hint baharatı yahut taş çatlasa hint kebabı olarak kalsın lütfen, ürktüm.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fatih özgüveni kitabıdır.

kitap okumak da ciddi bir uğraştır elbette. iyi bir okur olmak için mesai harcamalı insan. okuduğuyla yetinmeyip satır aralarına da dalmalı mütemadiyen. yazarın anlam yüklediği cümleleri yeniden ama bu sefer kendi zihninde ve kendi cümleleri ile anlamlandırmalı. yazarın işaret ettiği değir öykülere yollanmalı, farklı yazarlarla tanışmak için bir referans olarak kullanmalı okuduğu kitabı. iyi bir okur kanaatkar olmamalı, verilenle yetinmemeli. her cümle kafasında yeniden şekillenmeli. ve biriktikçe okudukları, artık bir uçtan başka bir etkinliğe doğru sürüklenmeye hazır olmalı. sıkıntı da tam bu noktada başlıyor işte. yani okurluktan yazarlığa doğru evrilmekte. sayfalara bağlanan parmakları kaleme doğru çevirmekte. iyi okurların en büyük hayali, iyi okurlara sahip olmaktır. bunun için de elbette, öncelikle yazmak gerekir.
insan ne kadar niyetlenirse niyetlensin, olmaz ama çoğu zaman. bir türlü aklından geçenleri tam manasıyla kağıda geçirimez. bir dere düşler zihninde, kağıda döktükleri bir su birikintisi olmaktan öteye gitmez. sıradışı bir kahraman yaratmak ister, kendi gölgesinden başkası düşmez kağıdın üzerine.

fatih özgüven, bu insanların öykülerini paylaşmış bizimle. 11 hikayeden oluşan bir kitap bu ve bir solukta okunuyor. kitabın ikinci hikayesi olan “açık görüşme”de sevdiğimiz yazarla, hayran olduğumuz, yazdıklarını iştahla okuduğumuz bir yazarla görüşmemiz esnasında yaşayacaklarımızın bir ikazı var. onun yazdıklarından kafanızı kaldırıp ona baktığınızda göreceğiniz şeyler, hoşunuza gitmeyebilir. “yanlış numara”da hep yazma niyetiyle oturmak ve hep yazamamak illetiyle boğuşmak çıkıyor karşımıza, belki bunu siz de yaşadınız.

bütün hikayelerin kaliteli olduğunu söyleyebilirim ama “can dostu” isimli hikaye beni çok etkiledi. ününü ve gençliğini kaybeden bir aktrisle, onun yardımına yollanan genç bir şarkıcı adayının arkadaşlığı anlatılıyor öyküde. hayran olmak, sanata duyuluan saygı, evrim geçiren sanat… ne ararsanız bulabileceğiniz bir öykü “can dostu”.

kitap kısa öykülerden oluşuyor ancak bu öykülerin anlam bakımından yeterince hacimli olduğunu söyleyebiliriz kolaylıkla. zaten fatih özgüven okumak her zaman için büyük bir keyiftir.
devamını gör...

acayip bir adamdır kendisi.
üç kitabını okudum ermiş ve ermişin bahçesi meczup adlı kitaplardı. üçünden de çok keyif aldım mutlaka okunması gerekir.
devamını gör...

varlığından emin olduğum ama kanıtlaması biraz zor bir hadise.

bazen uzun uzun yazılar okuduktan sonra "bu ne anlatıyora böyle?" hissine kapıldığım oluyor. ne hakkında yazdığı hakkında fikrim bile olmuyor ama bu kadar okuduk oyunu da verelim, klavyesi yıpranmış, tuşlarının parıltısı silinmiş boşa gitmesin oyu işte.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim