tek cümleyle hayatı tanımla
devamını gör...
kaytsz
çok basit ve yalın düşünülmüş bir rumuz kullanan yeni sözlük yazarı. resmen harften tasarruf etmiş.
devamını gör...
yazar kayırmak
kayırmanın böylesine can kurban, dediğim başlık.
ancak yanlıştır. haklıya haklı denmeli, haksıza haksız.
sözlükteki oylama alışkanlığı henüz oturmamışken bu yapılmamalı. oylayacaksanız beğendiğiniz her tanımı oylayın lütfen. tanım başlıklarını, forumsal başlıklardaki aşırı mizahi tanımları vs.
hepsi ağlayarak oylanmayı bekliyor.
ancak yanlıştır. haklıya haklı denmeli, haksıza haksız.
sözlükteki oylama alışkanlığı henüz oturmamışken bu yapılmamalı. oylayacaksanız beğendiğiniz her tanımı oylayın lütfen. tanım başlıklarını, forumsal başlıklardaki aşırı mizahi tanımları vs.
hepsi ağlayarak oylanmayı bekliyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görseller
ruhuma bakıp göbeğimi görebiliyorum bu ara.

ruh halim şişman, keyifsiz, asık suratlı.
bedenimle aynı doğrultuda ne garip?
ruh ehlileşmeden beden zor ehlileşecek gibi ya da aksine bedeni dizginledikçe ruh hizaya gelecek ama etkileşim aşikar bir yerde.
püfff garip bir haldeyim, garip bir yerdeyim. bedenle ruhun buluşabileceği en yanlış yerdeyim.

ruh halim şişman, keyifsiz, asık suratlı.
bedenimle aynı doğrultuda ne garip?
ruh ehlileşmeden beden zor ehlileşecek gibi ya da aksine bedeni dizginledikçe ruh hizaya gelecek ama etkileşim aşikar bir yerde.
püfff garip bir haldeyim, garip bir yerdeyim. bedenle ruhun buluşabileceği en yanlış yerdeyim.
devamını gör...
dedikodu
levent yüksel'in 1993 yılında çıkan albümü medcezir'de yer alan hareketli şarkısı...
espirili sözleri ve levent yüksel' in harika yorumuyla eskimez şarkılardan.
sözleri orhan veli kanık ve özkan samioğlu imzasını taşıyan şarkının bestesi sezen aksu'ya, düzenlemesi uzay heparı'ya aittir.
güftesi:
kim söylemiş beni?
süheyla'ya vurulmuşum diye
kim görmüş ama kim?
elene'yi öptüğümü
yüksek kaldırımda güpegündüz
melahat'i almışım da sonra
alemdar'a gitmişim öyle mi?
onu sonra anlatırım fakat
kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
güya galata'ya dadanmışız
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu
onu da sonra anlatırım
ya o mualla'yı sandala atıp
ruhumda hicranın'ı
söyletme hikâyesi*
geç bunları
anam babam geç bunları
bir kalemde*
bilirim ben yaptığımı
geç bunları
anam babam geç bunları
bir kalemde
bilirim ben yaptığımı
kim söylemiş beni?
süheyla'ya vurulmuşum diye
kim görmüş ama kim?
elene'yi öptüğümü
yüksek kaldırımda güpegündüz
melahat'i almışım da sonra
alemdar'a gitmişim öyle mi?
onu sonra anlatırım fakat
kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
güya galata'ya dadanmışız
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu
onu da sonra anlatırım
ya o mualla'yı sandala atıp
ruhumda hicranın'ı
söyletme hikâyesi
geç bunları
anam babam geç bunları
bir kalemde
bilirim ben yaptığımı
geç bunları
anam babam geç bunları
bir kalemde
bilirim ben yaptığımı
geç bunları
anam babam geç bunları
bir kalemde
bilirim...
buradan dinleyebilirsiniz
espirili sözleri ve levent yüksel' in harika yorumuyla eskimez şarkılardan.
sözleri orhan veli kanık ve özkan samioğlu imzasını taşıyan şarkının bestesi sezen aksu'ya, düzenlemesi uzay heparı'ya aittir.
güftesi:
kim söylemiş beni?
süheyla'ya vurulmuşum diye
kim görmüş ama kim?
elene'yi öptüğümü
yüksek kaldırımda güpegündüz
melahat'i almışım da sonra
alemdar'a gitmişim öyle mi?
onu sonra anlatırım fakat
kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
güya galata'ya dadanmışız
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu
onu da sonra anlatırım
ya o mualla'yı sandala atıp
ruhumda hicranın'ı
söyletme hikâyesi*
geç bunları
anam babam geç bunları
bir kalemde*
bilirim ben yaptığımı
geç bunları
anam babam geç bunları
bir kalemde
bilirim ben yaptığımı
kim söylemiş beni?
süheyla'ya vurulmuşum diye
kim görmüş ama kim?
elene'yi öptüğümü
yüksek kaldırımda güpegündüz
melahat'i almışım da sonra
alemdar'a gitmişim öyle mi?
onu sonra anlatırım fakat
kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
güya galata'ya dadanmışız
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu
onu da sonra anlatırım
ya o mualla'yı sandala atıp
ruhumda hicranın'ı
söyletme hikâyesi
geç bunları
anam babam geç bunları
bir kalemde
bilirim ben yaptığımı
geç bunları
anam babam geç bunları
bir kalemde
bilirim ben yaptığımı
geç bunları
anam babam geç bunları
bir kalemde
bilirim...
buradan dinleyebilirsiniz
devamını gör...
ölmesi gereken türk gelenekleri
cenaze evi yemeği. annem ölecek ve yalandan taziyeye gelen akbabaların pardon akrabaların karnını doyuracağım öyle mi? s..tirin gidin evinizde yiyin yemeğinizi. bir de her cenaze evinde böyle kenarda köşede toplanıp sohbet ederken gülüşen, bambaşka meselelerden bahseden puştlar vardır. öyle geleneğin de kültürün de akrabanın da eşin dostun da ta a..na koyayım. gelmeyin lan cenazeye.
devamını gör...
nilhan osmanoğlu'nun atatürk paylaşımı
artık bu tarz tweetleri beynim gerçekten almıyor. beynimin şu anki hali:*
devamını gör...
dede yadigarı olup hala saklanan şeyler
uçlarına çentik attığı 6 yemek kaşığı.
babam onlardan başka kaşık kullanmaz.
babam onlardan başka kaşık kullanmaz.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
evet intiharı düşündüm...
öyle ergenliğinden beri intihar eğilimli biri falan da değilim üstelik. yavaş yavaş ilerledi bu durum. başka çarem kalmamıştı..
o dönem yaşadığım dağ evinde bulunan tüfeği bir kaç kez dayadım çeneme.. evet parmağım tetikteydi son ana kadar. kendimle mücadelem bittiğinde uzun uzun titredim.. ölümü hissetmek garip.
tezatlarla dolu hayat.
güçlü olduğum için yalnız bırakıldım. o yapar nasıl olsa denildi hep. sonra bir gün yapamadım. arkamı döndüğümde kimse yoktu. birileri elini uzatmak istediğinde ise artık çok geçti... artık yalnızlık kronik bir durumdu benim için. istesem de adapte olamazdım cevremde birilerinin olmasına.
yatak odası olan evimin salonunda kanepede uyumamın sebebi bu sanırım.
çünkü hicbir yere ait değilim. misafirim her yerde.
sığamıyorum.. boğuluyorum. yalnız kalmak istemiyorum artık. ama kimseye de tahammül edemiyorum.
evet bir yanım o tetiği çekti sanırım..
diğer yanımsa geç kalmış olsan da tutun diyor.
aynı anda 3 4 kursa gidip eşşek gibi çalışıyor bir yanım. diğer yanımsa ne önemi var ki diyor.
insanın kendinden korkması ne acı...
evet.. ne yaparım bilmiyorum.
birşeyleri toparlayabileceğime dair inancımı kaybettim sanırım...
öyle ergenliğinden beri intihar eğilimli biri falan da değilim üstelik. yavaş yavaş ilerledi bu durum. başka çarem kalmamıştı..
o dönem yaşadığım dağ evinde bulunan tüfeği bir kaç kez dayadım çeneme.. evet parmağım tetikteydi son ana kadar. kendimle mücadelem bittiğinde uzun uzun titredim.. ölümü hissetmek garip.
tezatlarla dolu hayat.
güçlü olduğum için yalnız bırakıldım. o yapar nasıl olsa denildi hep. sonra bir gün yapamadım. arkamı döndüğümde kimse yoktu. birileri elini uzatmak istediğinde ise artık çok geçti... artık yalnızlık kronik bir durumdu benim için. istesem de adapte olamazdım cevremde birilerinin olmasına.
yatak odası olan evimin salonunda kanepede uyumamın sebebi bu sanırım.
çünkü hicbir yere ait değilim. misafirim her yerde.
sığamıyorum.. boğuluyorum. yalnız kalmak istemiyorum artık. ama kimseye de tahammül edemiyorum.
evet bir yanım o tetiği çekti sanırım..
diğer yanımsa geç kalmış olsan da tutun diyor.
aynı anda 3 4 kursa gidip eşşek gibi çalışıyor bir yanım. diğer yanımsa ne önemi var ki diyor.
insanın kendinden korkması ne acı...
evet.. ne yaparım bilmiyorum.
birşeyleri toparlayabileceğime dair inancımı kaybettim sanırım...
devamını gör...
akıllı klozet kapağı
bence gereksiz bir icattır. ne gerek var boşu boşuna harcama yapmaya. eğer iğreniyorsanız da bir parça peçete koparıp açar ve kapatırsınız.
masraf etmen guzum.
masraf etmen guzum.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
tam bir teknoloji özürlüsü olduğum için (alçalan kovayım!!) sözlükte çoğu şeyin yöntemini bilmiyorum. çoğu özelliği kullanmasını da bilmiyorum. hatta sözlükte yapmayı bildiğim şeyler sıralı tam listesi;
-başlıklara bakmak
-tanım okumak ve beğenmek/favlamak
-düz bir şekilde tanım girmek.
bitti.
-başlıklara bakmak
-tanım okumak ve beğenmek/favlamak
-düz bir şekilde tanım girmek.
bitti.
devamını gör...
yeni takipçi bildirimi
sözlük özelliği mi? biriniz takip edin de ben de mutlu olayım lütfen.
wow güzelmiş. thank you.
wow güzelmiş. thank you.
devamını gör...
ülke ekonomisinin temmuz'da sıçrama yapacak olması
sallamadır. adamlar sallıyorlar tutarsa mutlu oluyorlar.
kafayı yiyeceğim.
kafayı yiyeceğim.
devamını gör...
ışık kirliliği
şehir ışıkları gibi yapay ışıkların gökyüzünde oluşturduğu yoğun ve rahatsızlık veren etki. yeryüzünde gereğinden fazla aydınlatma kullanmanın bir sonucudur. uzay gözlemlerini olumsuz etkilediğinden, atmosfer dışına uydu gönderilmesinin nedenlerinden biridir.
şehir dışına yaklaştıkça ya da fazla aydınlatma kullanılmayan kasaba ve köylerde etkisi azalır. daha temiz bir gökyüzü izleme şansını yakalarsınız.
şehir dışına yaklaştıkça ya da fazla aydınlatma kullanılmayan kasaba ve köylerde etkisi azalır. daha temiz bir gökyüzü izleme şansını yakalarsınız.
devamını gör...
7 milyon gurbetçi endişeli
(bkz: bir gurbetçi ağlıyor gözleri yaşlı)
bu uygulamadan sözde "mağdur" olacak olanlar halihazırda avrupa'nın tadını çıkarıp seçimlerde verdikleri oylarla kendi ülkelerinin ağzına s...n kesim olduğu için zerre üzülmeye gerek yok.
t: vatan ve millet aşkıyla yanıp tutuşan alamancı türk qardaşlarımızın ülkelerine kavuşma sürecini hızlandıracak mükemmel ötesi gelişmedir.
bu uygulamadan sözde "mağdur" olacak olanlar halihazırda avrupa'nın tadını çıkarıp seçimlerde verdikleri oylarla kendi ülkelerinin ağzına s...n kesim olduğu için zerre üzülmeye gerek yok.
t: vatan ve millet aşkıyla yanıp tutuşan alamancı türk qardaşlarımızın ülkelerine kavuşma sürecini hızlandıracak mükemmel ötesi gelişmedir.
devamını gör...
şaka maka normal sözlük’ün keyifli olması
çıkamıyorum kiiiiii
devamını gör...
pandemiden sonra nasıl el öpeceğiz sorunsalı
büyüdük diye bayram harçlığı da vermiyorlar zaten bir de ellerini mi öpeceğim? diyeceğim başlıktır.
harçlık verirlerse duruma göre dudagimiza kolonya sürer ellerini öperiz artık. (bkz: bilemiyorum altan bilemiyorum)
harçlık verirlerse duruma göre dudagimiza kolonya sürer ellerini öperiz artık. (bkz: bilemiyorum altan bilemiyorum)
devamını gör...
güneş (yazar)
sabah uyandım, tek gözüm açık, elimde telefon. önce interneti açtığım anda yağan bildirimlere şöyle bi göz attım, sonra kafa’ya girip takip butonuna bastım, var mı bişiler? okuyam da okurken ayılam, yok. beni aniden ayıltacak bir şey yok, okurken hafif hafif dikkatimi uyarıp da zihnimi uyandıracak bir şey de yok. çıktım, instagram’da kedi köpek fotoğrafı baktım. tamam tamam, keşfetime güzel güzel kızlar da düşüyor, onlara da baktım. neyse. twitter? meh. sabah sabah algılayamayacağım kadar çok meme var. organ olan değil fesatî, anadolu ellerinde caps diye bilinen şey işte. yok, kalkayım en iyisi.
tuvalete gittim. yüzümü yıkarken güneş aklıma geldi. allah allah ne kadar da beklenmedik bir enişte öpüşü bu, güneş ne alaka? tamam sık sık okuyorum hatta vaktim olduğunda gerilere gerilere gidip önceleri yazdıklarını da ama, ben daha yeni uyanıyorum. ayılmaya çalışan zihnimde güneş ne arıyor? geri sar, şu filmi makinist geri sar…
yeşilevham… nickaltı girmiş güneş’e, okumuşum gözucuyla. herkes gibi onun da, herkes gibi benim de ilk zamanlarda düştüğümüz hatayı birilerinin tekrarlamasından dem vurmuş. zihnim oradan çekmiş güneş'i meğerse. uyanmaya çalışırken oyun hamuru gibi oluyor beyin, yakalayamıyosun bi türlü.
neyse. güneş, naber? ben pek nickaltı girmem, bu da böyle bir yanımdır ama bi yandan da bu da böyle bir anımdır. sabah sabah zihnimde ne işin var? neyse, uyandım. şaka elbet, zihnimde sana ve yazdıklarına yer açmaktan keyif duyuyorum, bundandır ki zaten okuyorum.
- hitabı özneden al, kitleye geri ver.
“ben cesur değilim onun kadar” demişti nickaltımda kendileri bir gün, yazdıklarıma gönderme yaparak. düşüncelerimizin hızına yetişememe konusunda ne kadar haklıysa, bu çıkarımında da bi o kadar yanılıyordu. kendisinin yalın, olduğu gibi, doğal ve içten, samimi üslubunun yanında benim üstü bol bol kapalı, çokça göndermeli ve çokça katmanlı yazım tarzıma dair nasıl böyle bir yorumda bulundu o zaman da anlam verememiştim, şimdi de veremiyorum. aslında ben bu ortama, onun kadar net ve açık şekilde yazmaya gelmiştim ama başaramadım. sonuç, yazdıklarımın yüzde yüzünü benim, yüzde doksan beşini tek bir kişinin anlayabildiği, kalanınınsa yüzde ellilerde dans ettiği bir konuma getirdi beni. olsun varsın. yani güneş, senin yazma konusundaki açıklığın beni döver, böyle de devam et lütfen.
2000 karakter nickaltı mı olur? oldu valla ve yine valla, kısa kestim. sörry.
tuvalete gittim. yüzümü yıkarken güneş aklıma geldi. allah allah ne kadar da beklenmedik bir enişte öpüşü bu, güneş ne alaka? tamam sık sık okuyorum hatta vaktim olduğunda gerilere gerilere gidip önceleri yazdıklarını da ama, ben daha yeni uyanıyorum. ayılmaya çalışan zihnimde güneş ne arıyor? geri sar, şu filmi makinist geri sar…
yeşilevham… nickaltı girmiş güneş’e, okumuşum gözucuyla. herkes gibi onun da, herkes gibi benim de ilk zamanlarda düştüğümüz hatayı birilerinin tekrarlamasından dem vurmuş. zihnim oradan çekmiş güneş'i meğerse. uyanmaya çalışırken oyun hamuru gibi oluyor beyin, yakalayamıyosun bi türlü.
neyse. güneş, naber? ben pek nickaltı girmem, bu da böyle bir yanımdır ama bi yandan da bu da böyle bir anımdır. sabah sabah zihnimde ne işin var? neyse, uyandım. şaka elbet, zihnimde sana ve yazdıklarına yer açmaktan keyif duyuyorum, bundandır ki zaten okuyorum.
- hitabı özneden al, kitleye geri ver.
“ben cesur değilim onun kadar” demişti nickaltımda kendileri bir gün, yazdıklarıma gönderme yaparak. düşüncelerimizin hızına yetişememe konusunda ne kadar haklıysa, bu çıkarımında da bi o kadar yanılıyordu. kendisinin yalın, olduğu gibi, doğal ve içten, samimi üslubunun yanında benim üstü bol bol kapalı, çokça göndermeli ve çokça katmanlı yazım tarzıma dair nasıl böyle bir yorumda bulundu o zaman da anlam verememiştim, şimdi de veremiyorum. aslında ben bu ortama, onun kadar net ve açık şekilde yazmaya gelmiştim ama başaramadım. sonuç, yazdıklarımın yüzde yüzünü benim, yüzde doksan beşini tek bir kişinin anlayabildiği, kalanınınsa yüzde ellilerde dans ettiği bir konuma getirdi beni. olsun varsın. yani güneş, senin yazma konusundaki açıklığın beni döver, böyle de devam et lütfen.
2000 karakter nickaltı mı olur? oldu valla ve yine valla, kısa kestim. sörry.
devamını gör...
bol kalorisine rağmen yenilen şeyler
hamburger ve patates kızartması.
devamını gör...
