normal sözlük kaybedenler kulübü
kafa sözlük kulüpleri içerisinde en fazla üyesi olacağını tahmin ettiğim kulüp. üye alımı açıktır arkadaşlar, nasıl kapatabiliriz ki zaten üye alımlarını?!?!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
bizim muhafazakar dünyayla helalleşmemiz lazım
"en muhafazakar parti bizdik çünkü değişime direniyorduk." derken cagin gerisinde kalmis, statuko anlayisina sahip, dinozor kafa ulusalcilara laf cakmis.
zaten bu suruyu def edince partinin onu acildi. yerel secim zaferi geldi. ıttifak geldi. cikar telefonunu goster diyen kayip kesim disinda az da olsa cehape zihniyeti, chp'ye evrilmeye basladi.
simdi ataturk demekten baska bir halti olmayan, turban karsiti olup, muhafazakarlari asagilayan ulusalcilar olsaydi bu sozlerin tersini derdi. eskiden bunu yaptilar zaten. ıkna odalari vs gibi.
kayseri hatta trabzon da rekor oyla 1.olan chp, bu kokusmus tayfa yuzune nal toplar oldu. kilicdar ise tekrar o gunlere dindurme niyetinde partiyi.
ama dikkat bu oldukca ak troller ve kankalari ulusalcilar hopluyor. ne diye; ataturk partisi diye, hdp oldunuz diye.
aslinda ataturk partisi diyen ince'ye bakin bi. yavas aday olunca bu ulkucu niye aday oldu demisti. ataturk partisinden anladiklari bu.
hdp diyenler ise gecmiste kurtleri otekilestiren, her kurde hain ve terorist diyen tipler.
ıste bunlar chp'nin halka acilip, kucaklasmasindan olesiye rahatsiz.
kilicdar onlarca yil sonra harika bir ozelestiri yapmis.
neyse birazdan yukarida yazdigim saray calisaari dokukur; akepeye hizmet eden, hedepe, ataturk partisi diyerek.
zaten bu suruyu def edince partinin onu acildi. yerel secim zaferi geldi. ıttifak geldi. cikar telefonunu goster diyen kayip kesim disinda az da olsa cehape zihniyeti, chp'ye evrilmeye basladi.
simdi ataturk demekten baska bir halti olmayan, turban karsiti olup, muhafazakarlari asagilayan ulusalcilar olsaydi bu sozlerin tersini derdi. eskiden bunu yaptilar zaten. ıkna odalari vs gibi.
kayseri hatta trabzon da rekor oyla 1.olan chp, bu kokusmus tayfa yuzune nal toplar oldu. kilicdar ise tekrar o gunlere dindurme niyetinde partiyi.
ama dikkat bu oldukca ak troller ve kankalari ulusalcilar hopluyor. ne diye; ataturk partisi diye, hdp oldunuz diye.
aslinda ataturk partisi diyen ince'ye bakin bi. yavas aday olunca bu ulkucu niye aday oldu demisti. ataturk partisinden anladiklari bu.
hdp diyenler ise gecmiste kurtleri otekilestiren, her kurde hain ve terorist diyen tipler.
ıste bunlar chp'nin halka acilip, kucaklasmasindan olesiye rahatsiz.
kilicdar onlarca yil sonra harika bir ozelestiri yapmis.
neyse birazdan yukarida yazdigim saray calisaari dokukur; akepeye hizmet eden, hedepe, ataturk partisi diyerek.
devamını gör...
ayrılığı anlatan en güzel cümle
--- alıntı ---
- bir gün mihriban'ı göreceğinize inanıyor musunuz?
+ bilmiyorum, görmek de istemiyorum. değişmiştir şimdi. ben onun nazarında değiştim, o benim nazarımda değişti. niye görelim? öyle kalsın ya... insanların gönülde kalması, gözde kalmasından daha iyidir.
- bir gün mihriban'ı göreceğinize inanıyor musunuz?
+ bilmiyorum, görmek de istemiyorum. değişmiştir şimdi. ben onun nazarında değiştim, o benim nazarımda değişti. niye görelim? öyle kalsın ya... insanların gönülde kalması, gözde kalmasından daha iyidir.
devamını gör...
sagra çikolata çeşmesi
çocukluğumun simgesi olan çeşmedir.
musluklarından çikolata akan çeşme. ilk gördüğüm de beynimden vurulmuşa dönmüştüm ve deli emin edasıyla; şerefsizim benim aklıma gelmişti diye geçirmiştim içimden.
nostaljinin romantizminden mi kaynaklı bilmiyorum ama bunun çikolata kalitesi de gayet iyiydi. fındığın aroması yoğun bir şekilde hissediliyordu. sıcak sıcak olurdu ve çok akışkandı. ama bunlar önemli değil, önemli olan çeşmeden çikolata akma görüntüsü. ah…
çikolatanın kendini saf bir biçimde akışa bırakması ne güzeldi. yiten bu işte!
musluklarından çikolata akan çeşme. ilk gördüğüm de beynimden vurulmuşa dönmüştüm ve deli emin edasıyla; şerefsizim benim aklıma gelmişti diye geçirmiştim içimden.
nostaljinin romantizminden mi kaynaklı bilmiyorum ama bunun çikolata kalitesi de gayet iyiydi. fındığın aroması yoğun bir şekilde hissediliyordu. sıcak sıcak olurdu ve çok akışkandı. ama bunlar önemli değil, önemli olan çeşmeden çikolata akma görüntüsü. ah…
çikolatanın kendini saf bir biçimde akışa bırakması ne güzeldi. yiten bu işte!
devamını gör...
bahar
her kış geldiğinde ben kış insanıyım, her bahar geldiğinde de ben bahar insanıyım diyorum.
ama sanırım küçük bir farkla bahar insanıyım.
açık havada hafif hafif esen rüzgar ve rüzgar sayesinde ağaçların yapraklarından gelen o hışırtı, yerde mini mini küme papatyalar..
ölen bitkilerin yeniden doğuşu, ağaç yapraklarının çiçek açması..
elinde sıcak içeceğin, sırtında da şalınla dakikalarca hiçbir şey yapmadan sadece etrafa bakarak bile vakit geçirebilirsin.
en sevdiğim çiçek sanırım papatya, baharın habercisi.
sade, gösterişsiz ama sevimli.
fakat ne kadar toplamak istesem de bir iki taneden fazlasını koparmaya kıyamıyorum. allah'tan kuzenlerim toplamış vicdanım sızlamadan mini bir bukete sahip oldum.

oh papatya, yüzümün haline bak
ama sanırım küçük bir farkla bahar insanıyım.
açık havada hafif hafif esen rüzgar ve rüzgar sayesinde ağaçların yapraklarından gelen o hışırtı, yerde mini mini küme papatyalar..
ölen bitkilerin yeniden doğuşu, ağaç yapraklarının çiçek açması..
elinde sıcak içeceğin, sırtında da şalınla dakikalarca hiçbir şey yapmadan sadece etrafa bakarak bile vakit geçirebilirsin.
en sevdiğim çiçek sanırım papatya, baharın habercisi.
sade, gösterişsiz ama sevimli.
fakat ne kadar toplamak istesem de bir iki taneden fazlasını koparmaya kıyamıyorum. allah'tan kuzenlerim toplamış vicdanım sızlamadan mini bir bukete sahip oldum.

oh papatya, yüzümün haline bak
devamını gör...
yazarların duyduğu en efsane isim kısaltmaları
favorim i.mansız dır.
devamını gör...
6 kelimelik hikayeler
enektarlar goltuğun altında kalık beni ara.
devamını gör...
split
amerikan psikolojik korku gerilim filmi.
filmde yer alan oyuncular: james mcavoy, anya taylor-joy ve betty buckley.
filmin başlangıcından sonuna kadar soluk soluğa izledim. benim için kesinlikle sadece 1 saat 57 dakika değildi. daha fazlaydı çünkü bitirdikten sonra bıraktığı etki çok fazlaydı. ısrarla öneririm.
filmde yer alan oyuncular: james mcavoy, anya taylor-joy ve betty buckley.
filmin başlangıcından sonuna kadar soluk soluğa izledim. benim için kesinlikle sadece 1 saat 57 dakika değildi. daha fazlaydı çünkü bitirdikten sonra bıraktığı etki çok fazlaydı. ısrarla öneririm.
devamını gör...
eyluling ile youtube röportajı
açıkçası eylulingi ilk defa gören biri olarak bayılarak izlediğim video. yanlış olmasın hate e değil eylulinge.
selam tatlı kıs birer drink alır mıyız?
selam tatlı kıs birer drink alır mıyız?
devamını gör...
eraa
samimi ve içten bir moderatör. kendisine ayrı bir hayranlığım var.
devamını gör...
şarkılarda geçen etkileyici sözler
halimi hatrımı sormaz kullara bıraktın beni.
devamını gör...
zaman
zaman...
beklerken çok yavaş,
korkarken çok hızlı,
kederliyken çok uzun,
sevinçliyken çok kısadır.
beklerken çok yavaş,
korkarken çok hızlı,
kederliyken çok uzun,
sevinçliyken çok kısadır.
devamını gör...
penis büyütücü kutusundan büyüteç çıkması
vallahi klas hareket...
devamını gör...
final fantasy vii remake
wrpg'nin kölesi olmuş yurdum oyuncularının jrpg'ye karşı canavar gözüyle bakmasından ötürü kıymeti bilinmemiş güzelim square enix oyunu. yıllarca süründükten sonra 2020 yılında artık derin bir nefes aldık ff hayranları olarak, yoksa almadık mı? oynanışa vs. geçmeden biraz final fantasy vii'den bahsetmek gerek, sana sonra geleceğim tetsuya nomura. aşağı yukarı jrpg seven her oyuncunun en az bir kere oynamış olduğu 1997 yapımı sıra tabanlı efsane bir oyun final fantasy vii. yıl 2004, 11 yaşlarında etrafta avare avare dolanan bir çocuğum daha o zamanlar. bir gün abim vasıtasıyla final fantasy vii elime geçti ama oyun japonca ve ben o kadar anlamıyorum ki. yine de az buçuk hikayedeki boşlukları kendi kafamda doldura doldura oynayıp bitirdim oyunu ama tadı damağımda kaldı resmen. çocuk aklımla o summonlar, büyüler, kılıçlar falan derken aklımı kaçıracağım öyle sevdim oyunu gerçi crpg falan da hiç anlamıyorum o zamanlar tabi. neyse daha sonra square enix oyun üstüne oyun çıkarmaya devam etti ama hiçbiri yedinci oyunun yanından bile geçemiyordu ve ben de bir süre sonra bunları oynayacağıma gider gow oynarım kafası ile bıraktım oyunları takip etmeyi. en sonunda yıllardır neden remake gelmiyor diye ağladıktan sonra sonunda 2020 yılında beklediğim oyun elime geçti ve koskoca kadın oturup çocuklar gibi mutluluktan ağladım, adamlar yapmış ve olmuş ne diyeyim.
önce biraz eksikliklerden bahsetmek gerek. final fantasy vii gerçek anlamda çok geniş bir haritaya sahipken sadece oyunun başında oynadığımız midgar'da geçen bölümü neden remake diye oyunculara itelemeye çalıştın eeey tetsuya nomura denen üşengeç piç? aslında bir açıdan mantıklıydı, kabul edilebilir bir durum. yan karakterlerin ana hikayelerine odaklanıp, midgar'da daha fazla cevaplara ulaşmak hikaye gidişatı açısından tatmin ediciydi ben dahil pek çok oyuncu için yine de tek oyundan 4-5 oyun çıkarıp yılların efsane oyununun ekmeğini yemeye çalışıyorsunuz, etik bile değil. oyun sadece midgar'da geçmesine rağmen sıkıcı değildi ama final fantasy 7'nin o geniş haritasına nazaran hayal kırıklığıydı. bir oyunu bitirebilmek için aşağı yukarı 8 sene beklemekten kimse hoşlanmaz. yan karakterlerin hikayelerinin daha da derinleşmesi evreni daha temeli sağlam hale getirmiş ama yine de başka eksiklikleri beraberinde getiriyor bu durum. sephiroth -hey gidi one winged angel- olmadan bir final fantasy vii düşünülemezdi ama oyunu parçalara bölme aptallıkları yüzünden sephiroth ile mecbur ilk oyunda karşılaşıp bir de final boss olarak kesiyoruz adamı. 97'de çıkan versiyonunda sephiroth bu kadar basite indirgenmiş değildi, oynarken ara ara adını duyduğumuz ve bizi korkudan titreten bir villaindi ama remake yüzünden adamın tüm zorluğu ve korkutuculuğu gitmiş durumda. ilk oyunda yendiğim adamdan neden diğer oyunda korkayım ki? hikayenin tüm etkileyiciliğini almış bu durum. boss fight yerine sadece oyunun başında gördüğümüz vizyonlar gibi görmeye devam etseydik en azından diğer oyunlar açısından daha verimli olurdu. gerçi sephiroth'u görmek için o kadar sene beklemek de zoruma gidebilirdi biraz.
onun dışında mekan tasarımları, korunmuş yarı açık dünya mantığı, yeni bir sisteme uyarlamada gösterilen başarı ve vuruş hissiyatı ile -ki gerçekten gow ile yarışırdı, buster sword oyunda akıyor- gerçek anlamda tertemiz iş çıkarmış adamlar. yalnız, hadi yeni bosslar eklediniz ki sevdiklerim oldu aralarında mesela speed demon gibi ama bu oyunda hikayeyi koruduk diğer oyunlar için söz veremeyiz temalı bir final dumura uğrattı beni. kaderi yenmek falan, hep senin işin bunlar nomura amca. güzelim hikaye senin fantezilerine kurban gitmez umarım. ölüler ölü olarak kalmaya devam etmeli, eğer onları kurtarma gibi bir şansımız olursa hikaye çok başka yerlere gidecek çok belli. o yüzden allah belanı versin tetsuya nomura diyor, karakter modellemelerinde muhteşem bir iş çıkardığı için maasaki kazeno'ya içten teşekkürlerimi sunarak bu tanımı yarı ağlak yarı mutlu bir biçimde sonlandırıyorum.
kısa özet: midgar'ın simp kralı -ki o cloud oluyor- reaktör patlatıp, robot doğrayarak aslında çoktan ölü olması gereken beyaz saçlı elemanı dövüyor... square enix sunar.
edit: anlam bozukluğu, bir takım devrik cümleler ve kelime hataları...
önce biraz eksikliklerden bahsetmek gerek. final fantasy vii gerçek anlamda çok geniş bir haritaya sahipken sadece oyunun başında oynadığımız midgar'da geçen bölümü neden remake diye oyunculara itelemeye çalıştın eeey tetsuya nomura denen üşengeç piç? aslında bir açıdan mantıklıydı, kabul edilebilir bir durum. yan karakterlerin ana hikayelerine odaklanıp, midgar'da daha fazla cevaplara ulaşmak hikaye gidişatı açısından tatmin ediciydi ben dahil pek çok oyuncu için yine de tek oyundan 4-5 oyun çıkarıp yılların efsane oyununun ekmeğini yemeye çalışıyorsunuz, etik bile değil. oyun sadece midgar'da geçmesine rağmen sıkıcı değildi ama final fantasy 7'nin o geniş haritasına nazaran hayal kırıklığıydı. bir oyunu bitirebilmek için aşağı yukarı 8 sene beklemekten kimse hoşlanmaz. yan karakterlerin hikayelerinin daha da derinleşmesi evreni daha temeli sağlam hale getirmiş ama yine de başka eksiklikleri beraberinde getiriyor bu durum. sephiroth -hey gidi one winged angel- olmadan bir final fantasy vii düşünülemezdi ama oyunu parçalara bölme aptallıkları yüzünden sephiroth ile mecbur ilk oyunda karşılaşıp bir de final boss olarak kesiyoruz adamı. 97'de çıkan versiyonunda sephiroth bu kadar basite indirgenmiş değildi, oynarken ara ara adını duyduğumuz ve bizi korkudan titreten bir villaindi ama remake yüzünden adamın tüm zorluğu ve korkutuculuğu gitmiş durumda. ilk oyunda yendiğim adamdan neden diğer oyunda korkayım ki? hikayenin tüm etkileyiciliğini almış bu durum. boss fight yerine sadece oyunun başında gördüğümüz vizyonlar gibi görmeye devam etseydik en azından diğer oyunlar açısından daha verimli olurdu. gerçi sephiroth'u görmek için o kadar sene beklemek de zoruma gidebilirdi biraz.
onun dışında mekan tasarımları, korunmuş yarı açık dünya mantığı, yeni bir sisteme uyarlamada gösterilen başarı ve vuruş hissiyatı ile -ki gerçekten gow ile yarışırdı, buster sword oyunda akıyor- gerçek anlamda tertemiz iş çıkarmış adamlar. yalnız, hadi yeni bosslar eklediniz ki sevdiklerim oldu aralarında mesela speed demon gibi ama bu oyunda hikayeyi koruduk diğer oyunlar için söz veremeyiz temalı bir final dumura uğrattı beni. kaderi yenmek falan, hep senin işin bunlar nomura amca. güzelim hikaye senin fantezilerine kurban gitmez umarım. ölüler ölü olarak kalmaya devam etmeli, eğer onları kurtarma gibi bir şansımız olursa hikaye çok başka yerlere gidecek çok belli. o yüzden allah belanı versin tetsuya nomura diyor, karakter modellemelerinde muhteşem bir iş çıkardığı için maasaki kazeno'ya içten teşekkürlerimi sunarak bu tanımı yarı ağlak yarı mutlu bir biçimde sonlandırıyorum.
kısa özet: midgar'ın simp kralı -ki o cloud oluyor- reaktör patlatıp, robot doğrayarak aslında çoktan ölü olması gereken beyaz saçlı elemanı dövüyor... square enix sunar.
edit: anlam bozukluğu, bir takım devrik cümleler ve kelime hataları...
devamını gör...
hayatı güzelleştiren ufak detaylar
sabah uyandığında kulağa gelen kuş cıvıltısı.
devamını gör...
yanlış zamanda tanışılan doğru insan
“yanlış zamanda tanıştık. en azından kendime sürekli söylediğim bu. belki bundan bir yıl sonra, uzak bir şehirdeki bir kahve dükkanında buluşuruz ve tekrar deneyebiliriz.”
(eternal sunshine of the spotless mind)
(eternal sunshine of the spotless mind)
devamını gör...
barış manço
"güz yağmurlarıyla, bir gün göçtün gittin inanamadık..."
yattığı yer nurla dolsun.
yattığı yer nurla dolsun.
devamını gör...
46
öncelikle bir sayıdır.
aynı zamanda kahramanmaraş'ın plakasıdır fakat bu 46 türk ceza kanunu ile alakalıdır ve çoğumuzu ilgilendirir.
halk arasında deli olarak tabir ettiklerimizdir bu 46'lar veya 50-4'ler. türk ceza kanunu'nun 46. maddesinde yer alan akıl sağlığı yerinde olmayanların cezai ehliyetlerinin bulunmadığını belirten nitelemedir. cezai ehliyeti bulunmayanlara 46 raporu verilir ve bu onlardan uzak durulması için yeterli bir belgedir.
aynı zamanda kahramanmaraş'ın plakasıdır fakat bu 46 türk ceza kanunu ile alakalıdır ve çoğumuzu ilgilendirir.
halk arasında deli olarak tabir ettiklerimizdir bu 46'lar veya 50-4'ler. türk ceza kanunu'nun 46. maddesinde yer alan akıl sağlığı yerinde olmayanların cezai ehliyetlerinin bulunmadığını belirten nitelemedir. cezai ehliyeti bulunmayanlara 46 raporu verilir ve bu onlardan uzak durulması için yeterli bir belgedir.
devamını gör...

