verilmesi gereken eğitimdir. ayıp şist öyle sey konusulurmu gibi cümlelerin olmamasıdır.
devamını gör...

11 yıldır çaylaklık dahil yazarım. 9 yıldır tam yazarım. orada metrobusdeoturanadam burada metrobuste oturan adam.
çay var dediler geldik. he bir de adalet var dediler. herkes eşit dediler.
devamını gör...

gönüle dokunan, duyguları titreten, insanları güzel gören entry'ler yazarsanız okuyacak olan gelir bulur.
siz yeter ki gönülleri kırmayın. fav veya artı için değil, hissiyatı belli etmek için yazın.
yazın ki okuyanlar da sizi siz olduğunuz için beğensin.
güzel yazanlara selam olsun...
devamını gör...

yine hemen üstteki yazarımız bu konuda emilé durkheim araştırmalarından bahsetmiş. ben de aynı konuyu kaleme almak istedim. kendisi gerçekleşmiş vakaların dört çatı altında toplanabileceğini söylüyor. bu da yine başlık altındaki sebepler adına bütünleyici bir ifade oluyor diyebiliriz. bunun özünde ise insanın diğer hayvanlardan farklı olarak arzularının sonsuz olması yatıyor. yani biyolojik yeterlilikleri tamamladığımızda tatmin olmuyor ve ebediyete kadar daha fazlasını istiyor. ebediyet de dahil. hal böyle olunca, işin içine denetimci mekanizmalar giriyor. ve insan dediğimiz canlının arzularını sınırlayabilecek yegane mekanizma da toplumun ta kendisi.

1-) egoist intihar, inceleyeceğimiz ilk örnek. şimdi bu örnekteki özne, toplumla bütünleşememiş, var olan bağlarını aniden ya da gün geçtikçe zayıflatmış ve kabuğuna çekilmiş biri. kendi içine kapandıkça zamanla en yakınlarıyla, örneğin ailesiyle olan bağları da kopmaya başlıyor ve tüm bunların sonucunda varlığı ile yokluğu arasında pek de bir fark göremeyen özne intihara başvuruyor.

2-) anomik intihar. buna gelmeden önce anomiden biraz bahsetmek isterim. anomi, suç ve suç sosyolojisi alanlarında, bunların temel sebeplerine, köküne inmeye dair bir yorum. bu örneğimizde birey, toplum bütünündeki örnekleri, kültürel gelenekleri ve diğer ahlaki normları benimsemekte güçlük çekiyor; bunlardan sınırlı bir şekilde beslenerek karakterini oluşturuyor. haliyle toplum nazarında kabul görmeyen ya da o güne kadar pek rastlanmamış sapkın davranışlar açığa çıkıyor. temel sebebi olarak yeterli sosyalliğin sağlanamaması ya da bireydeki bozukluklar yer alır.

anomik intihar modelinde ise birey yine böyle bir durum içerisinde ama bu sefer toplum genelinde bir çöküntü söz konusu. bu bir ekonomik buhran, yanlış siyasal kararlar, uç boyutta iç savaş vs. olabilir. artık doğru ve yanlış, iyi ve kötü, haklı ve haksız gibi kavramlar birbirine karışmaya başlar, genel bir kaos baş gösterir.

zaten toplumla bağı tam oturmamış birey, üzerine bir de toplum içerisindeki çöküntülerle karşılaşınca intihara başvuruyor.

yine güzel bir tespit olduğunu düşündüğüm, sıkılıyorum sabri bunalıyorum adlı yazar arkadaşımızın #69652 no'lu tanımına da göz atabilirsiniz. kendisine de bu tanım vesilesiyle teşekkür ederim.

3-) altruist intihar
bu intihar tipolojisi, ilk örnekteki egoist intiharın tersidir. bu sefer bireyin toplumsal bağları ve değeri olağandan çok gelişmiştir, hayatını toplumuna adayabilecek raddededir. en nihayetinde öyle de yapar. birey; toplumun çıkarı ve toplumunun kurallarının, geleneklerinin korunması ya da onun daha iyi yerlere gelmesi uğruna kendini feda edebilir.

töre cinayetlerinde gelenek göreneklerin korunması uğruna yaşanan olayları, askeriyedeki şehitliği ya da başarısız olup onurunu kaybettiğini düşünen japon halkının gerçekleştirdiği "harakiri/ seppuku" fiilini şöyle bir değerlendirdiğimizde bu çatı altında inceleyebiliriz.

4-) fatalist intihar

bu aslında durkheim'ın araştırmalarında bizzat tipolojilerin bir parçası değil, ama benim için önemli ve bundan da bahsetmek istiyorum. fatalist intihar modeli, anomik intiharın tersi olarak değerlendirilebilmekte. yine de* tam olarak öyle değil. bu noktada bireyler birikerek toplumu mu oluşturur, yoksa toplum bölünerek bireyleri mi oluşturur diye oturup düşünmek gerekiyor. suyu çok bulandırmadan temel tanımından bahsedeyim.

fatalist yani adı üzerinde kaderci intiharda, kişinin toplum içerisindeki rolü önceden bellidir.*
toplum ve normlar tam olarak işlemekte, anomik intihardaki gibi düzende bozulmalar görülmemektedir ama düzenin kendisi içerisinde birey zaten bundan zarar görür. eski dönemlerdeki köleler örneğin.

bir kölenin çocuğu da köledir ve o dünyayı idrak edebildiği zamandan beri köle olarak hayatına devam edeceğini bilir. toplumun kusursuz(!) işleyen düzeninde onun yeri bellidir. kendi konumu ve geleneklerle ya da toplumun kendisiyle özdeşleşmese bile katı kurallar karşısında gücü olmadığından; üzerinde mutlak karar hakkına sahip olduğu* kendisine müdahale edip intihara başvurur.

kendimden notlar: şimdi burada dört farklı intihar modeli var ve bunlar aslında birbirinden tamamen kopuk şeyler değil. esas soru ya da sorun, yukarıda da yazdığım gibi birey-toplum ilişkisini objektif bir perspektiften detaylıca inceleyebilmek üzerine. toplum ne kadar belirleyicidir? toplumun genel beyanı ne kadar esastır?

yıllar içerisinde süregelen değişimler söz konusu. örneğin 50 yıl önce sapkın davranış olarak nitelendirilebilen bir şey, günümüzde pekala normal karşılanabilir. bunun sebebi toplumun değişmesi midir, toplum içerisindeki bireylerin değişmesi mi? yine bu bağlamda, toplumun bireyleri birikerek yani kolektif bir biçimde toplumu oluşturuyor diyebilir miyiz? eğer bunu söyleyebiliyorsak, "toplumun bireyleri" ne kadar "toplumun"dur?

her neyse. eğer ilginizi çektiyse, konuyla ilgili daha kapsamlı bilgi için emilé durkheim'ın 1897 yılında yayımlanan intihar adlı kitabını öneririm. orada çok daha güzel kaleme alınmış, çok daha güzel irdelenmiş bu konular.
devamını gör...

bazen de istemediğini işitmemek için tutarsın sivri dilini yalnız istediğini söyleme arzusu yanıp tutuşturur içini. kendini tutamayacağını hissettiğin anda ise film kopar.hadi buyurun cenaze namazına..
devamını gör...

sığ insana bir şeyler anlatmaya çalışın. bir süre çabaladıktan sonra sığ ve saplantılı düşüncelerini değiştiremeyeceğinizi görünce boşa giden vaktiniz ve emeğiniz için pişman oluyorsunuz.
devamını gör...

allah arapça
rab ibranice
mevla farsça
tanrı türkçe
"rabbim" sorun yok, "yüce mevlam" sorun yok, "ulu tanrım" sorun*
devamını gör...

yakın zamanda arazisinden tren yolu geçmiş ve devlet demiryolları ile mahkemelik olmuş biri olarak, ben tercihimi mülkiyet hakkının kutsal olmasından yana kullanıyorum. avrupa'da devlet senin bir malını alacaksa ya da içinden geçecekse fiyatı sen belirliyorsun..

ama türkiye'de öyle mi? satılmış bilirkişiler ve sonucu önceden belli mahkemelerle malını ederinden aşağı kapatmaya çalışan bir devlet buluyorsun karşında. kamu yararı dediler mi kalıyorsun öyle. sesini çıkaramıyorsun.
devamını gör...

ilk sınavda boyumun ölçüsünü aldığım için ikinci sınavda her detaya değinip açıkladım. ders hocasına göre değişir.
devamını gör...

güzel bir kampanya.

aslında eski zamanlara kıyasla çok daha iyi bir noktada olduğunu düşünüyorum sokak hayvanlarını besleme/barındırma çabalarının. tabi ki eskiden de vardı evde pişen yemeklerden artanları hayvanlar için dışarıya bırakan insanlar ama sosyal medyanın örgütleme gücü sayesinde çok daha fazla kişinin aklına düşürülmüş oldu bu tür davranışlar.

mesela eskiden sokakta çöpe bir şey atarken, çöpün içinden kedi fırlardı. o tatlış, aç mı aç küçük karnını doyurmak için nasibini çöplerde arardı çünkü kedicik. şimdi bakıyorum, yıllardır hiç çöpten fırlayan kedi yahut bir deri bir kemik köpek görmüyorum çok şükür. hele kediler, epey besili ve tontiş oldular son yıllarda.

biz de elden geldiğince, mümkün olduğunca katılmaya çalışıyoruz bu harekete. özellikle yazın su konusu da oldukça önemli. mümkünse uzun süre güneş almayan bölgelere koyun ki çok çabuk buharlaşmasın.

bu arada, kuşlar için de iyilik yapmaya çalışan arkadaşlar mümkünse ekmek, bisküvi gibi yiyecekler vermesin. bunlar kuşlar için pek sağlıklı değil hatta uzun vadede ölümcül diyorlar. internetten küçük bir araştırmayla daha faydalı yiyecekleri bulup verirseniz çok daha iyi olur.

seviyorum hayvanlara yardım eden insanları; iyi ki varlar.
devamını gör...

basın özgürlüğünün olmadığı ülkemizde gayet olağan bir olaydır. sadece recep tayyip erdoğan denen diktatör ve şakşakçılarını değil, aynı zamanda bizi de alkışlıyorlar, bu ayıp bize yeter.

biz tepki vermedikçe devleti yönetenler daha da ileriye gidecek, hak ve özgürlüklere daha da fazla saldıracaklar.

bir kanal kapanır, ikincisi açılır; bu önemli değil. önemli olan, insanlığın yegane ayrıcalığı olan irademizin ellerimizden göz göre göre alınması.

biz bu noktaya nasıl geldik, bu olaylara neden engel olamıyoruz ? öncelikle bunları sorgulamamız gerekiyor. avazımız çıktığı kadar bağırmazsak, diğer insanları uyandırmazsak, susarak bu faşist sistemin bir kölesi olursak bu devran dönmez. %50+1'deki o 1'e biz bunları anlatamıyorsak ya da anlatmıyorsak hep böyle sürüp gider, hatta daha da kötü noktalara geliriz. herkes önce etrafındakilerden başlamalı.
devamını gör...

psikopatın önde gidenidir, kimseden korkmaz, çekinmez, herkese saldırır ama aslanlara kafa tutabilmesi, aslanların bal porsuğunu yenilecek yeterli bir av yada yavruları için rakip olarak görmemesindendir. aslanlar bütün sürünün karnını doyuracak büyüklükteki hayvanları öldürüp yerler yada aslan yavrularını öldüren sırtlan, leopar ve çitaların yavrularını öldürüp yemeden atarlar. aslan için bal porsuğu ne yiyecek ne de tehlikedir.
devamını gör...

bunu görünce, dinleyince, duyunca, vb aklıma sen geldin
devamını gör...

adını bilmediğim ama rengi güzel çiçek.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1943 de yazılıp yeni yeni meşhur olması içler acısıdır ayrıca harika bir kurgusu vardır odanızda usulca okuyun story atmadan okuyun bide .
devamını gör...

yanlış bir mantıktır.

sırf cinsiyeti kadın diye yer vermek anlamsızdır.

nezaketen, centilmenlik adına verilmesi normaldir. hamileyse, yaşlıysa, hastaysa ya da 'şöyle böyle rahatsızlığım var. yerinizi verir misiniz?', derse verilmesi de oldukça normal ve bence olması gerekendir.

ancak sırf kadın olduğu için yer verilmesi, öncelik tanınması, ayrıştırılması doğru değildir. nitekim o koltuğa oturmak için herkes para ödüyor.
devamını gör...

bazı ruhsal davranışların genler ile ebeveynlerden çocuklara aktarılma durumudur.
devamını gör...

güncelleme geldi o orduya artık öyle bir ordu yok.
devamını gör...

bitmeyen bir kısır döngü..
sonunda yumuşatıcı kokusu eşliğinde kahve içmek pek güzel olur.
devamını gör...

@ işareti için alt+q basmaya alışmış olduğumdan bünyeme ters gelen klavye.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim