olması gerektiği gibi bir bireydir. zira "ev işi" denen şey o evde yaşayan herkes arasında iş bölümü yapılarak halledilmesi gereken bir olaydır. sadece kadının görevi değildir.
devamını gör...

geleceği görmek.
devamını gör...

düşünürken yoruldum. anlatamayacağım.
devamını gör...

askeri amaçlar için geliştirilen ama genellikle yol, yön, adres bulmak gibi işlerde kullanılan sistem.

uydular aracılığıyla yer üzerindeki konumun belirlenmesi, bir yazılım aracılığıyla, alet üzerinden girilen adrese, yani gidilmek istenen noktaya varmanızı sağlayacak yolların gösterilmesi ve en uygununun seçilmesi esasına dayalı çalışır. ayrıca gidilecek yere kişiyi, sesli bilgi aracılığıyla da yönlendirebilir. eğer rotadan sapılırsa yeni bir rota çizilmek suretiyle güzergâh değiştirilir.
devamını gör...

aileye benzenilmediğinde camii avlusunda bulunup evlatlık edinme yalanı
devamını gör...

sorumlusu kafasını kuma gömmüş siyasal islamcı kokuşmuş zihniyettir.
devamını gör...

mat- matematik.

ed- edebiyat.

trk- türkçe.

coğ- coğrafya.

daha nice örnek yazılabilecek başlıktır.
devamını gör...

müslümden nilüfer dicektim de herkes yabancı yazmış nskfnskdjdkdk. çok garip kalcak şimdi bu şarkı.
"zamanın eli değdi bize çoktan değişti her şey aynı değiliz ikimiz de zaaflarına bir gece hatalarına bir nilüfer sevgisizliğine bir kalp verdim artık geri ver geri veremezsin aldıklarını artık geri ver
geri verilmez hiçbir yanılgı yokluğuma emanet et sende benden kalanları
her şeyi al bana beni geri ver bir şansım olsun başka yer başka zaman sensiz ömrüm olsun...." sizi bilmem ama benim bundan başka bi şarkı dokunur mu yüreğime sanmam.. sensiz ömrüm olsun diyor adam...
devamını gör...

okulda kayyuma yer yok sözleriyle gündeme damga vurdular, boğaziçi bir kale elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.
üniversiteler özerk kurumlar olmalıdır, siyasetle yönetilemez!

direne direne kazanmalıyız.
devamını gör...

ne mutlu insanım, her millete karşı anlayışlı ve vicdanlı.
devamını gör...

kankacılık. müthiş giriler yazan insanlar var. özeniyorlar, üretiyorlar, bilgilerini tecrübelerini hiç çekinmeden paylaşıyorlar. tık yok profillerinde. ama bakıyosun şizofrenisi on metre öteden anlaşılan tipler el üstünde tutuluyor. favoriler, artılar havada uçuşuyor. kankacılık kanseri bütün platformları yok eder. üç beş asalak kalır diğer herkes soğur ortamdan. hele ki henüz yeni kurulmuş bir platformda daha da dikkatli olunmalı. ama yönetimin de buna yapabileceği bir şey yok. ilgi budalası şizofrenler her yerde var. kafaya bi huni geçir, azıcık abart, komik olmaya çalış bitti gitti.
devamını gör...

galatasaray'ın 10 numaralı hagi formasıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aşk bir sektör müydü! öyle görünüyorsa bitmesi yerinde olmuş.
devamını gör...

amerika'da uzaktan baktığımda vay be adamlar okyanusun ortasına hapishane yapmışlar mahkûmlar hiç bir türlü kaçmasınlar diye.*
şuan müze olarak ücret karşılığı girilebiliyor.

işte o hapishaneden kaçışı anlatan gerçek de bir hikaye olan gayet güzel bir film.

tabi prison break'ten önce yapılan bir film ancak o diziyi önce izleyen kişilere de izleyince hatırlatmıyor değil.

ben bile izlerken düşününce herhalde kaçmayı bile düşünmezdim derken daha önceden diğer hapishanelerden kaçma tecrübesi olan franck morris dehasal planla 2 arkadaşıyla birlikte kaçıyor.*

filmde english'i oynayan paul benjamin'e de sempatim oldu.
güzel, sürükleyici bir film. naçizane tavsiye ederim.
keyifli izlemeler
devamını gör...

chambord şatosu ya da chambord sarayı , (fransızca: château de chambord) loire bölgesinin en büyük şatosudur. blois şehrinin 15 kilometre doğusunda bulunmaktadır. 16. yüzyılın 2. yarısında kral ı. françois’ın av köşkü olarak inşa ettirdiği saray loire saraylarının en görkemlisidir. (saray ı. françois’nın en masraflı projesi olmuştur. mimari açıdan abartılı sayılabilecek saray hiçbir fransız hükümdarının sürekli kalabildiği bir saray olamamıştır. ı. françois sarayda sadece 72 gün kalabilmiş ve sarayın tamamlanmasına şahit olamamıştır.)

chambord sarayı’nın mimari bilinmemektedir. leonardo da vinci ya da domenico cortona’nun planını çizdiğine dair tahminler de henüz kesinlik kazanamamıştır. sarayın inşaatına 1519’da başlanmış, 1539 yılında finansal sorunlardan dolayı ara verilmiştir. inşaat çalışmaları çok uğraştırıcı ve masraflı olmuştur. saray 5 metre uzunluğundaki tahta kazıkların üzerinde, bataklık bir alanda inşa edilmiştir. sarayın temel çalışmalarında 1800 işçi çalışmıştır. duvarların örülmesi 15 yıl sürmüştür. saray 156 metre uzunluğunda, 56 metre yüksekliğindedir. sarayın 6 yüksek kulesi, 426 odası, 365 zarif bacası ve 77 adet merdiveni mevcuttur. inşaatı toplam 25 yıl sürmüş, eklemeleri ve düzeltmeleri ile bu süre daha da uzundur.

sarayın mimari konsepti bir yandan ortaçağ kalelerinin mimari özelliklerini içinde barındırırken (merkezinde, duvarlarla çevrili olan, dört adet köşe kuleleri ve iki kanadı bulunan bir donjon bulunmaktadır), diğer yandan italyan rönesansı sanatının yaratıcı mimarisinin en güzel örneklerini (localar, teraslar) içine almıştır. bu anlamda saray rönesans sanatının ve kendinden önceki yüzyılların mimari özelliklerinin en güzel sentezlerinden biridir.

bu formda neredeyse benzersiz olan olağanüstü zenginlikteki çatısı sarayın en dikkat çekici özelliğidir. saray kare şeklindedir. karenin her köşesinde koni biçiminde kuleler yükselmektedir. bu kulelerin arasında sayısız bacalar ve çatının orta kısmında ise bir ışık kulesi bulunmaktadır. çatı teras şeklinde düzenlenmiştir.

yapının merkezinde, donjon ortasında üst üste iki sarmal olarak inşa edilen bir çiftli merdiven bulunmaktadır. merdiven öyle inşa edilmiştir ki, bir sarmaldan yukarı çıkan kişiler, diğer merdiveni kullanan kişilerle hiçbir şekilde karşılaşmamaktadırlar. merdivenleri, o dönem kral ı. françois’nın hizmetinde olan ve mezarı loire vadisi’ndeki bir diğer kraliyet şatosu amboise’da bulunan leonardo da vinci'nin tasarladığı tahmin edilmektedir.

merdivenin çevresinde dört adet koridor yer alır. her koridorun sağ ve sol taraflarında bir kişinin kalabileceği apartmanlar bulunmaktadır. her katta toplam 8 adet apartman mevcuttur.

versay sarayı'nın aksine chambord sarayı sürekli olarak mobilyalı değildi. av ya da kutlama yapılacağı zaman kraliyet depolarından mobilyalar saraya götürülürdü.

şair gustave flaubert 19. yüzyılda sarayın odalarını dolaşırken, onun tuhaf kaderi üzerine derin düşüncelere dalmış; “sanki kimse ona sahip olmasın, elinde tutmasın diye her şey yapılmış. sanki hiç kullanılmamış gibi, ihtiyaç duyulandan çok daha büyük gibi gözüküyor her şey. ziyaretçilerin duvarlarına bir kez dahi ismini yazmadığı terk edilmiş bir otel gibi” ifadesini kullanmıştır.

chambord sarayı loire ırmağı’nın yan kolu olan cosson ırmağı’nın kanalaştırılmış halinin kenarındadır. park 32 kilometre uzunluğunda bir duvarla çevrilidir. parkın 6 kapısı vardır. av alanı 5.433 hektar büyüklüğündedir. bu paris’in yüz ölçümüne denk gelmektedir. günümüzde, park, avrupa'nın etrafı çevrilmiş en büyük parkı unvanını elinde bulundurmaktadır. link
devamını gör...

günden güne kaybetmenin acısı daha katlanılmaz olur. tamamen yok olduğunda, hatırladığınız şey kopan parçalardır. çünkü artık bir bütün olarak görme yetisini de kaybetmiş olursunuz.

işin en acı tarafı da günden güne erimesini görmek istemeyecek kıvama geldiğinizde, kendinizden tiksinebileceğiniz bir bencillik duygusuna kapılıp, yok olmasını istemenizdir.
devamını gör...

turuncu bir yangının eteklerinde yakalamıştım bu gökyüzünü…

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
pencereler....
devamını gör...

özgür bir deniz kızi değilim ama özgür deniz cellatın kıziyım. (ve arkasından gelen bass boosted remix müzik)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim