ben malım demenin alternatif yolları
"bizim zamanımızda bu imkanlar yoktu, kıymetini bilin." tarzındaki cümleler ile acıtasyon yapanlar ben malım demese de olur... ulan kardeşim banane senin zamanından? şuan benim zamanımdayız ve artık hiçbir şey eskisi gibi değil. artık yıldım gerçekten böyle saçma sapan konuşmalardan. bizi bi salın çok sayın amcalar, teyzeler, dayılar, dedeler, nineleer. sizin yaşadığınız yoklukların sorumlusu biz gençler değiliz!
devamını gör...
beraber tatile gidilmeyecek insanlar
memnuniyetsiz insanlar . evinden temiz oteli beğenmez ,yemekleri beğenmezler. herseye bir kulp bulurlar. kısaca tatili burnunuzdan getirir bu şekilci insanlar.
devamını gör...
sigara içmeyen insan
doğru seçimi yapan insandır. çünkü sigaranın ona vereceği ekonomi ve sağlık zararını (umarım) farkındadır. gelecek yıllarının değerini biliyordur. sağlık her şey arkadaşlar bozulduğu an hiçbir şeyin önemi kalmıyor. dikkat edelim kendimizi sevip değer verelim.
devamını gör...
dövme ve piercingler yüzünden ebeveynliğe uygun görülmemek
resmen mahalle dedikodusu yapılmış mahkeme yerine ya. neymiş anneliğe uygun davranmıyormuş. ya anne baba olma kriteri nedir çocuğu koşulsuz sevmek, hoşgörülü ve iyi niyetli yetiştirmekten başka. çocuğunun eğitimiyle ve kendini bulabilmesinde yol gösterici olmasıyla yanında olur aile onun. yok dövmeliymiş annem, yok babam kolye küpe takmış, çocuk bunlarla ilgilenmez ki normal hayatta da böyle bir sürü insanla tanışacaktır. bunların bu zamanlarda hala tartışılıyor olması cidden acınası.
devamını gör...
another round
bu yılın oscar töreninde "en iyi uluslararası film" ödülünü danimarka'ya kazandıran "körkütük" filmini geçtiğimiz hafta izleme imkanı buldum.
lisede öğretmenlik yapan dört arkadaşın orta yaş bunalımı ve rutin hayatın getirdiği sorunların üstesinden gelmek için kalkıştığı içki deneyi ile şekilleniyor.
norveçli bir psikiyatristin öne sürdüğü şey şuydu: insan kanında % 0.05 oranında alkol eksikliği vardı ve bu eksiklik tamamlanırsa insan özgüven problemi yaşamadan sosyal rahatlığa erişiyordu.
ve dört kafadar her gün kanlarındaki alkol oranını 0.05'e çıkarmak için düzenli olarak alkol almaya başlarlar.
ve vücutlar içkiye alışmaya başladıkça artan özgüvenle mesleki ve özel hayatta bir şeyler yoluna girmeye başlar. ama insan doğası gereği hep daha fazlasını isteyen bir varlık olduğu için zamanla promil oranını arttırırlar. bu da kurdukları dengeyi kaybetmelerine sebep olur. ve bazı yaşamlar için fazlasını isteme duygusunun sahip oldukları güzellikleri kaybetmek anlamına geldiğini fark ederler. yani sonunda tehlikeli de olsa böyle bir deneye kalkışmanın faydalarını görürler.
temel teması içki gibi görülen filmin merkezinde esasında varoluşçu kaygı, orta yaş bunalımı, yalnızlık ve hayat amacını kaybetme konuları işlenmektedir. hayatın ağırlığına karşı verilen mücadele ve yapılan meydan okuma karakterleri filmin sonunda belli bir noktaya taşımıştır.
filmde en sevdiğim sahne baş karakterimiz martin'in dans ederek koştuğu an filmin afişini gördüğüm sahnedir. bununda notunu düşmek istedim
bu yazdıklarımın ardından aklıma gelen bir şiirin sadece bir kesitinin filmi özetleyebildiğini fark ettim. charles baudelaire'in paris sıkıntısı adlı kitabındaki "hep sarhoş olmalı" şiiri...
"hep sarhoş olmalı. her şey bunda; tek sorun bu.
omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız.
ama neyle?
şarapla,
şiirle
ya da erdemle,
nasıl isterseniz.
ama sarhoş olun..."
bonus: muhteşem bir final sahnesine sahip olan filmin yönetmeni thomas vinterberg'e göre sondaki dans sahnesi, martin'in çıktığı yolculuğun bir yansımasıymış:
"bu bir duygu karışımı: bir parçası uçmak istiyor, bir parçası boğulmak istiyor." diye yorumlamış.
izlemek isteyenlere şimdiden iyi seyirler diliyorum.
lisede öğretmenlik yapan dört arkadaşın orta yaş bunalımı ve rutin hayatın getirdiği sorunların üstesinden gelmek için kalkıştığı içki deneyi ile şekilleniyor.
norveçli bir psikiyatristin öne sürdüğü şey şuydu: insan kanında % 0.05 oranında alkol eksikliği vardı ve bu eksiklik tamamlanırsa insan özgüven problemi yaşamadan sosyal rahatlığa erişiyordu.
ve dört kafadar her gün kanlarındaki alkol oranını 0.05'e çıkarmak için düzenli olarak alkol almaya başlarlar.
ve vücutlar içkiye alışmaya başladıkça artan özgüvenle mesleki ve özel hayatta bir şeyler yoluna girmeye başlar. ama insan doğası gereği hep daha fazlasını isteyen bir varlık olduğu için zamanla promil oranını arttırırlar. bu da kurdukları dengeyi kaybetmelerine sebep olur. ve bazı yaşamlar için fazlasını isteme duygusunun sahip oldukları güzellikleri kaybetmek anlamına geldiğini fark ederler. yani sonunda tehlikeli de olsa böyle bir deneye kalkışmanın faydalarını görürler.
temel teması içki gibi görülen filmin merkezinde esasında varoluşçu kaygı, orta yaş bunalımı, yalnızlık ve hayat amacını kaybetme konuları işlenmektedir. hayatın ağırlığına karşı verilen mücadele ve yapılan meydan okuma karakterleri filmin sonunda belli bir noktaya taşımıştır.
filmde en sevdiğim sahne baş karakterimiz martin'in dans ederek koştuğu an filmin afişini gördüğüm sahnedir. bununda notunu düşmek istedim
bu yazdıklarımın ardından aklıma gelen bir şiirin sadece bir kesitinin filmi özetleyebildiğini fark ettim. charles baudelaire'in paris sıkıntısı adlı kitabındaki "hep sarhoş olmalı" şiiri...
"hep sarhoş olmalı. her şey bunda; tek sorun bu.
omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız.
ama neyle?
şarapla,
şiirle
ya da erdemle,
nasıl isterseniz.
ama sarhoş olun..."
bonus: muhteşem bir final sahnesine sahip olan filmin yönetmeni thomas vinterberg'e göre sondaki dans sahnesi, martin'in çıktığı yolculuğun bir yansımasıymış:
"bu bir duygu karışımı: bir parçası uçmak istiyor, bir parçası boğulmak istiyor." diye yorumlamış.
izlemek isteyenlere şimdiden iyi seyirler diliyorum.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
yunuslar, balinalar ve katil balinalar gibi tek gözü açık hâlde uyurlar ve uyurken beyinlerinin yarısı da uyanıktır. bu uyku türüne 'tek yarım küresel yavaş dalga uykusu' denir. bu uyku düzeninin 3 farklı sebebi olabileceği düşünülüyor.
ilk olarak; beyinlerinin bir yarısını açık tutmazlarsa muhtemelen boğulurlar çünkü yunuslarda nefes alıp verme bilinçle yapılır. yani istemsizce nefes alıp veremezler.
ikinci olarak, bu şekilde gerçekleşen uyku, kas hareketleri gibi fizyolojik aktivitelerin devam etmesine olanak tanır ve bu sayede okyanusta soğuk şartlarda hayatta kalabilmesine yardımcı olan vücut ısısını korumasını sağlar.
üçüncü olarak, bu türde uyuyan hayvanlar dinlenirken dışarı bakabilirler ve olası bir tehlikeyi fark ederler.
yanlışım varsa düzeltin plz.
ilk olarak; beyinlerinin bir yarısını açık tutmazlarsa muhtemelen boğulurlar çünkü yunuslarda nefes alıp verme bilinçle yapılır. yani istemsizce nefes alıp veremezler.
ikinci olarak, bu şekilde gerçekleşen uyku, kas hareketleri gibi fizyolojik aktivitelerin devam etmesine olanak tanır ve bu sayede okyanusta soğuk şartlarda hayatta kalabilmesine yardımcı olan vücut ısısını korumasını sağlar.
üçüncü olarak, bu türde uyuyan hayvanlar dinlenirken dışarı bakabilirler ve olası bir tehlikeyi fark ederler.
yanlışım varsa düzeltin plz.
devamını gör...
kafa dengi arkadaş bulmanın zorluğu
kafa dengi arkadaş bulmak kadar, kafa dengi olan arkadaşla aynı samimiyeti sürdürmek bile zorlaştı maalesef. lise, üniversite ve meslek yaşamında edindiğim iyi dostluklar zamana, hayat şartlarına ya da politik ayrışmalara kurban gitti. insan yaşamında yol ayrımları kaçınılmaz: kimi iş/eğitim gibi sosyal ve ekonomik sebeplere; kimi de ciddi ilişki/evlilik gibi kişisel sebeplere dayanıyor. hatta 6 aylığına askere gidersiniz, döndüğünüzde diğerlerinden farklılaşmış hisseder, ayrı düşersiniz. politik ayrışmadan kastım ise sadece a partisi b partisi muhabbetinden ibaret değil. türkiye'de hemen her gün yeni bir gündem patlak veriyor ve derhal yakın çevre ile münazarası yapılıyor. ülkeye dair temel değerlerde uzlaşılsa bile bu sefer (misal söylüyorum) futbol, nükleer santral, baraj, restorasyon, aşı/pcr gibi konularda ayrışma yaşanıyor. şu devirde her birimizi tek tek klonlasalar kopyamızla bile ters düştüğümüz bir konu mutlaka olacaktır. işin en acı tarafı, çok değil 5-10 sene önce -moda deyimle- ayrı mahallelerin mensubu arkadaşlarla orta yolu bulabilirken günümüzde şiddetli bir münakaşaya tutuşmak kaçınılmaz. bu durumun asıl kaynağı hepimizin malumu, fazla irdelemeye lüzum yok.
sanırım en iyisi kendi kendinin kafa dengi olabilmek. başkalarından kaçmak, yalnız kalmak mümkün. fakat insanın kendisiyle didişmesi, geçimsizlik yaşaması korkunç bir durum.
sanırım en iyisi kendi kendinin kafa dengi olabilmek. başkalarından kaçmak, yalnız kalmak mümkün. fakat insanın kendisiyle didişmesi, geçimsizlik yaşaması korkunç bir durum.
devamını gör...
filozofların en sevilen sözleri
tanıştığınız herkes, hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir savaş veriyor. nazik olun. daima.
-platon
ayrıca (bkz: hayatınızın mottosu sözler).
-platon
ayrıca (bkz: hayatınızın mottosu sözler).
devamını gör...
plan sekans
tek kamerayla, kesintisiz yapılan çekimlere verilen isimdir*.
plan sekans çekimde, sahnenin daha doğal ve gerçekçi olması amaçlanır.
film veya dizilerin bir sahnesi de bu şekilde çekilebileceği gibi filmin tamamı da bu teknikle çekilebilir.
kusursuz bir örneği için;
plan sekans çekimde, sahnenin daha doğal ve gerçekçi olması amaçlanır.
film veya dizilerin bir sahnesi de bu şekilde çekilebileceği gibi filmin tamamı da bu teknikle çekilebilir.
kusursuz bir örneği için;
devamını gör...
karanlıkta uyumak vs loş ışıkta uyumak
karanlık.
devamını gör...
lucifer'in engellenecek başlıklarda mahlasının örnek gösterilmesi
bırak mahlasını, bizatih kendisini 3d yazıcıdan çıkarıp örnek göstersen, lucifer yine buna aldırmaz. sısısısı der geçer. lucifer olum bu boru değil ya.*
trollüğün kitabını yazmış adam, hedef gösterilmesine mi darılacak allasen.*
trollüğün kitabını yazmış adam, hedef gösterilmesine mi darılacak allasen.*
devamını gör...
küçük iskender
biri şu aşk'ın gece tarifesini kapatsın. geceleri daha fazla can yakıyor. *
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
kendisi kırmızı çizgimizdir! ona göre yani!
devamını gör...
hala yapmak istenilen çocukluk aktiviteleri
ağaca tırmanmak.
ön edit: nokta.
ön edit: nokta.
devamını gör...
seri artı oy veren yazarın amacı
geçen en sevdiğim yazar sütlaç sevmiyorum diye yazmış ben seviyorum diye beğenmedim tanımını. nasıl dokundu bana bilemezsiniz affet beni sayın yazar..
yine bir yazarımız yazım yanlışım çok diye beğenemiyormuş bazı yazdıklarımı çok üzgündü mesaj attığında affet dedim düzelttim tanımımı, beğenince rahatladı o da.bizde durumlar bu.. bunlar okuyan sericiler..
yine bir yazarımız yazım yanlışım çok diye beğenemiyormuş bazı yazdıklarımı çok üzgündü mesaj attığında affet dedim düzelttim tanımımı, beğenince rahatladı o da.bizde durumlar bu.. bunlar okuyan sericiler..
devamını gör...
hobaaa3434
tanımlarını okudum.
içinde ; bilgi var, akılcılık var, şakacılık var, dürüstlük var, edebiyatçılık var, bir çok güzel birikimleri var.
fakat dikkatimi çeken bir şeyler oldu.
içinde insanlık var.
vicdan var.
ailesine ve çevresine karşı özveri ve fedakarlık var.
hep böyle ol hobaaa3434...
senin kıymetini balık bilmezse bile ; halık bilir.
allah yolunu açık etsin, inşallah, amin.
içinde ; bilgi var, akılcılık var, şakacılık var, dürüstlük var, edebiyatçılık var, bir çok güzel birikimleri var.
fakat dikkatimi çeken bir şeyler oldu.
içinde insanlık var.
vicdan var.
ailesine ve çevresine karşı özveri ve fedakarlık var.
hep böyle ol hobaaa3434...
senin kıymetini balık bilmezse bile ; halık bilir.
allah yolunu açık etsin, inşallah, amin.
devamını gör...
mutlu olma yolunda en büyük engel
“ çok gülme ağlayacaksın.” cılar tayfası. ne zaman ağzım dolu dolu gülsem ortamdan bir tanesi fırlayıp hemen hevesimi kursağımda bırakıyor. her ne kadar inanmasam da; “acaba başıma bir şey mi gelecek?”,” araba mı çarpacak?”, ailemden birine bir şey mi olacak?” gibi en kötü olasıklar aklıma geliyor ve tüm şevkim kırılıyor. kahrolsun bu tayfa!
devamını gör...


