kocaman bir bok çukuruna gırtlağına kadar batmışken, elinden kimsenin tutmayacağını bilmek ve tek çarenin kendi kendine kurtulmak olduğunu bilen insandır.ha bazen çıkılıyor iyice batılıyor ama olsun yaptığın herşeyin sonuçları sadece senin canını açıtabilir
devamını gör...


ailevi problemler ve ebeveyn tutumlarıdır. ebeveynleri ayrılmış veya sürekli kavga eden ve problemler yaşayan ailelerin çocuklarında özgüven eksikliği fazlaca görülür.

kişinin olumsuzluklara çok fazla takılması ve bu durumun çok uzun sürmesi özgüven eksikliği oluşmasının nedenlerinden biridir. bir dersten beklediği notu alamaması sonucu ümidini yitirmesi özgüvenin kırılmasına yol açabilir.

ailenin ve yakın çevrenin beklentilerinin çok yüksek olması ve sürekli yapılanların ağır bir şekilde eleştirilmesi kişinin pes etmesine ve kendine olan güvenin sarsılmasına yol açabilir. üzerlerinde sürekli bir baskı hisseden ve kendi kararlarını verip bu kararları uygulamaları engellenen çocuk ve yetişkinlerde zamanla özgüven eksikliği oluşmaktadır. kişinin kendine olan güvensizliğin yanı sıra çok uç noktalarda hedefler belirlemesi ve başarısızlığa uğraması da özgüven eksikliğine neden olmaktadır.

özgüven eksikliğinde çevresel faktörlerin yanı sıra kişinin karamsar olması da sıkça görülen nedenlerdendir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
60 yıl önce büyük çoğunluğu öğrenci olan, fırtına nedeniyle 400 yolcu ile sulara gömülen, türkiye'nin en ölümcül deniz kazasıdır. bu olaydan sonra hiç bir yetkili ceza almamıştır. 1 mart 1958 tarihinde gerçekleşmiştir. bu konu hakkında, izmit'te yaşayan insanlardan çok değişik hikayeler de anlatılmaktadır.


1 mart 1958 cumartesi günü, üsküdar isimli vapur, izmit - gölcük arasında günün son seferini yapmak için yola çıktıktan kısa süre sonra aniden bastıran fırtınaya yakalandı. yolcuların çoğu cumartesi günü yarım gün öğrenim gören izmit lisesi ve sanat okulu talebelerinden oluşan üsküdar vapuru fırtına ve dalgalara dayanamayarak körfez’in soğuk sularına gömüldü. vapurda bulunan çoğu öğrenci yüzlerce kişi hayatını kaybetti.


buradan
devamını gör...

aspor’da futbol yorumculuğu yapan gazetecidir.

yazdıklarını okumadım, okumaya da niyetim yok. yorumlarını da çok fazla dinlemedim, sanırım bundan sonra da dinlemem. bunun nedeni de sadece bozuk diksiyonu değil.

eskiden televizyonda yorum yapmak, program yapmak için belli özelliklere sahip olmak gerekirdi, sanırım uzun bir zamandır bu gereklilik ortadan kalktı.

kahvede oturup göbeğini kaşıya kaşıya futbol yorumu yapan adamlar gibi konuşan ve konuştuğunun ne anlama geleceğini anlamaktan aciz adamlar televizyonda ahkam kesebiliyor. bu insanları da futbolu sevdiğini iddia eden insanlar keyifle izliyor. hele bir de kendi takımlarının lehine konuşuluyorsa bu tür insanlar bir anda duayen sayılmaya başlıyor.

türk futbolunun halini psv- galatasaray maçında görmüş olduk zaten ama türk spor medyasının halini de gözden kaçırmayalım.

bu arkadaş az önce yorumculuk yaptığı maçta aklınca bir espiri yapıp giorgio chiellini’nin trabzonlu olduğunu, at hırsızlarının olduğu bilmemne köyünden olduğunu söyledi.

bu tür espiriler internette bolca yapılıyor ancak bunu televizyondan canlı yayınlanan bir maç esnasında yapmak nasıl bir akıl tutulmasıdır. insan hiç mi düşünmez ne konuştuğunu? ben trabzonlu değilim ama oralı olsam eminim daha çok sinirlenirdim.

bence türk futbolunda düzelmesi gereken şeylerden biri de spor medyasıdır.
devamını gör...

durum değiştirmektir. alışılmış, süregelen, bilindik olan risksizdir.zor olan konfor alanından çıkmaktır. bu her şey için geçerlidir. yeni bir iş , yeni şehir ,yeni insan. başarı için mutluluk için de çıkmak gerekiyor konfor alanından. bir şeyi keşfetmek, fark edilmeyeni görebilmek ya da hiç var olmamış bir şeyi icat etmek. bunlar için farklı bir yere bakman, yeni bir şeyi görmen gerekir. zordur durum, yer değiştirmek ama unutulmamalı ki tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: ya bir insan bir yolculuğa çıkar; ya da şehre bir yabancı gelir.
devamını gör...

turkiyede eğitim sistemi yoktur. olmayan bir şeyi düzeltemeyiz. öncelikle kurulması gerekir.
devamını gör...

belki de muhafaza edecekleri bir sey kalmamistir..
devamını gör...

sabah kalkıp yüzünü yakıyıp bakımlandığını sanan erkeklerden beklenebilecek şaşırtmayan bir davranıştır.
devamını gör...

kadınlar avrupa şampiyonası yarı final maçı.
tsi: 18:00 kanal: trt 1


kazanırsak hollanda-italya maçının galibiyle eşleşeceğiz.
sırbistan, 2020 tokyo olimpiyatları'nda italya'yı çeyrek finalde 3-0 eleyip, bronz madalya ile dönmüştü.

ilk set: 34-32 bizde
2. set: 28-26 srpski
3. set: 25-23 srpski
kalp dayanmaz bu maça.

bronz.
devamını gör...

bir tartışma esnasında gecistirilmeyi ve bir süre yalnız bırakilmayi sevmiyorum*. o anki tartışma esnasında olayları çözelim ve kapatalım. yalnız kaldığım ve düşündüğüm süre zarfında sakinleşmek yerine daha cok sinirleniyorum. onun yerine problemleri ne olursa olsun konuşmak ve çözmeye çalışmak daha iyi geliyor bana.
devamını gör...

bir kaç defa dinleyince basit gitar riffi ve bulanık vokalleri ile beyninize yapışıp çıkmak bilmeyen arctic monkeys şarkısı.
devamını gör...

psikolojide böyle bir soru geçerli değildir. kişiliğimizi hem çevre hem de kalıtım şekillendirir.
devamını gör...

rezalet bir video olduğu için kendi söylemini başlık açtım. modlar daha mantıklı şekilde başlığı düzeltebilirler.

buradan
devamını gör...

--- alıntı ---

tik, belli kalıplara uygun biçimde tekrar eden ani, tekrarlı, belli bir kas grubunun hareketi sonucu oluşan hareketler ya da seslerdir.

tikler karın kaslarının kasılması veya ayak parmağı çıtlatılması gibi dışarıdan bakana görünmeyen türden de olabilir. hareket bozuklukları ile ilgili diğer hastalıklara ait hareketlerle karıştırılmamalıdır. ayrıca otizm ya da kalıplaşmış hareket bozukluğu da tiklerle karıştırılabilir. tikler okb ve kriz hareketlerinden de ayrılmalıdır.

ses tikleri, burun, ağız ve gırtlaktan hava geçirilmesi ile oluşturulan istem dışı seslerdir. seslerin oluşturulmasında ses telleri de rol oynayabilir.

basit hareket tikleri, göz kırpıştırma, omuz silkme gibi ani, kısa, anlamsız hareketlerdir. el çırpma, ağız hareketleri, boyun esnetme hareketleri, kafa, kol, bacak sallama ve yüz şekilleri yapma olarak ortaya çıkabilir.
basit ses tikleri, herhangi bir ses ya da gürültü çıkarılması olabilir. çok rastlanan türleri arasında boğaz temizleme, öksürme, burun çekme, homurdanma sayılabilir.

karmaşık hareket tikleri, genelde amaçlı yapılmış gibi görünür ve daha uzun sürer. elbise çekiştirme, insanlara dokunma, nesnelere dokunma, hareketleri taklit, ya da toplumda ayıp sayılacak hareketlerin tekrarı olarak ortaya çıkar.
karmaşık ses tikleri, ekolali (başkasının söylediği sözlerin tekrarı), palilali(kendi söylediği sözlerin tekrarı), leksilali (okuduktan sonra kelimelerin tekrarı), koprolali(küfürlü ve ayıp sözlerin tekrarı) olarak kendini gösterir.

--- alıntı --- buradan
devamını gör...

sahaf olmak.. düşünsenize okumanın gerekliliğine inanan bi sahaf olmak. dostlarınız sizin gibi okuyanlardan, kitaplardan fırlamış karakterler gibi.. sonra üzerinize kitap kokusu siner belki. belki küçük notlar iliştirirsiniz kitapların arasına. mis gibi meslek ohh..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aşk ki sevgili kızım, aynaya benzer en çok,
bakmaya bayılırlar güzel ve şık bayanlar
baktıkça düş kurarlar, mutlu olurlar.
aynadaki görüntüleri büyüler onları,
kötülükten, günahtan arınır yürekleri
ruhları saydam beyaz bir sayfaya can atar.
sakın inmeye kalkma yoksa ayağın kayar,
tutunacak dal yoksa uçurum bekler seni
direnemezsen kapılır kaybolursun girdapta,
aşk ki güzeldir kızım, saf ama ölümlüdür
senin gibi küçük yaşta akıntıya kapılanlar
kendi yansımalarını görür, yunar, boğulur.

[victor hugo]

buradan
devamını gör...

"arapça ve farsça olmasa türkçe diye bir dil olmazdı", "bazı ingilizce sözcüklerin türkçe karşılığı yoktur" diyenlerin kendi kültürünü, dilini ve tarihini gömmek gibi bir alışkanlığı olduğunu sanıyorum zira türkçe yapısal olarak sonsuz sayıda sözcük oluşturabilecek (eğer varsıllık sözcük sayısıyla ölçülüyorsa) bir dil olmasının yanı sıra antik bir dildir (yunanca, latince, arapça ve farsçayı antik diller arasında pek tabii sayarız da türkçe yeni ortaya çıkmış bir dilmiş gibi onu bilmeyiz gerçi eski türkçe deyince de osmanlıda konuşulan bol arapçalı farsçalı melez dili düşündüğümüzden bu çok normal). ayrıca koskocaman bir coğrafyaya yayıldığından, çokça dile türkçe kökenli olsun olmasın sözcük verdiğinden de varsıl (zengin) olduğunu söyleyebiliriz. öte yandan türkçedeki yaklaşık 500 binlik sözcükten (bu 500 binin içerisinde sözlüğe dahil olmayan ancak günlük hayatta kullandığımız sözcükler de vardır) yüzde 10 kadarlık yabancı kökenli sözcükleri çıkartsak dahi yerlerine yenilerini ya da eskiden var olanlarını koyabiliriz (örneğin computer için bilgisayar denmiş ve dile yerleşmiştir, bunu kimse garipsemez çünkü benimsenmiştir) ve pekâlâ arı bir türkçe elde edebiliriz ancak böyle bir şey olduğu takdirde çok büyük sorunlar yaşanacaktır. nitekim dildeki sözcükleri atmak doğru olmaz oysa türkçe kökenlilerini diriltmek ve daha çok kullanmak bize bağlıdır. yani türkçe yoksul bir dildir, anlatımı zayıftır vb. şeyler söyleyerek dili yermenin hiçbir anlamı yok (şikayet etmektense çözüm üretmeliyiz, cringe yerine utanç verici ya da utandırıcı diyebilmeliyiz). türkçeyi yoksul yapan onu konuşmayı beceremeyen kişilerdir. türkçedeki matematiksel yapıyı ve anlatımsal zenginliği fark edenler zaten türkçenin yeterince zengin olduğunu bilecektirler.
devamını gör...

kahrolsun bağzı şeyler.
devamını gör...

doğadan kopmasıdır. doğadan uzaklaşıp teknolojiye sığındık. şimdi teknoloji bağımlısı olduk, doğa da elimizde ölüme sürükleniyor. oysa doğa bizim yaşam kaynağımız, bunu unutuyoruz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim