seviyoduk, moderatör etmişler, üzüldüm. şimdi kaç bin tane manyakla uğraşmak zorunda kalacak kim bilir.
devamını gör...

ayrıştırıcı ve cinsiyetçi başlık, neyseki kafa sözlükte sayılı bunlar.
biz de keko erkeklerden bahsedelim o zaman, seks için şekilden şekile giren, yapmadığı halt, bürünmediği rol kalmayan bukalemun tayfadan mı bahsedelim ?
devamını gör...

geldim gördüm kaçtım.
devamını gör...

gündemden uzaklaşmak, farklı diyarlara gidip kafa dağıtmak için birebir bir yayın.

(bkz: arındır bizi pink)
devamını gör...

stanford artificial intelligence robot kelimelerinden türetilmiş olan, ofis ve ev içerisinde dolaşabilen, çeşitli nesneleri tanıyabilen, onlarla etkileşime girebilen ve insanlara ufak tefek işlerde yardım edebilen robot. ingilizcede "merdiven" anlamına gelen bir kelime.

aslında bu robotun çıkış noktası, filmlerde yahut bazılarımızın hayallerinde yer edinmiş olan, ev içerisindeki işlere yardımcı olacak bir eleman oluşturmak. yani çamaşırı bizim yerinize makineye atan, bulaşığı yıkayan ya da benzer işleri yapabilen, hatta yaşlı insanların bakımını yapabilen bir robota sahip olmayı belki birçoğumuz isterdik. işte stanford üniversitesi'ndeki araştırmacıların böyle bir robot geliştirmesindeki amaç da bunun daha ileri versiyonlarını zamanla hayatımıza dahil edebilmek. tabii ki aslında hâlihazırda hayatımızı kolaylaştıran çamaşır makinesi, bulaşık makinesi gibi aletler de birer robot ama burada insan benzeri, daha komplike hareket edebilen bir araçtan söz ediyoruz.

stair, algılama ve manipülasyon algoritmaları denilen yöntemlerle geliştirildi. bu yöntemler onun herhangi bir cismi tanıyarak onu diğer cisimlerden ayırt edebilmesini, onu tutup kaldırabilmesini , hatta konuşmaları tanıyabilmesini sağlıyor. bu sayese eğer ona bir kahve kupasını yukarıya kaldırmasını söylerseniz stair bunu yapabilir. eğer masa üzerindeki başka cisimlerin arasına kupayı koyarak yine onu kaldırmasını isterseniz, masadaki tüm cisimleri sensörleri yardımıyla tarar, kupayı tanır ve onu kaldırır. hatta robot kol aracılığıyla kaldırıp daha iyi inceledikten sonra o şeyin istediğiniz şey olup olmadığını çok daha net algılayabilir.

uzak bir gelecekte stair benzeri, çok daha gelişmiş robotlar günlük hayatlarımızda ev ve ofis işlerine yardımcı olarak yerlerini alabilecek gibi görünüyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

yerini vaktinde terk etmeyi bilmek olgunluktur,sadece acizler kalmakta ısrar eder.

victor hugo
devamını gör...

sakin ol, aynaları kullan, gözünü ve kulaklarını aç.
gerisi zaten basit.
devamını gör...

tanım: bir iddia
şimdi bu başlığı açan arkadaşın hevesini kırmak istemiyorum ama 20k diyince beni bir gülme tuttu, hala gülümsüyorum yazııık diye.*
devamını gör...

tanımayanın olmadığını düşündüğüm, sözlüğün medar-ı iftiharı olan veee aşırı bilgili olan süper ötesi yazar. kuantum üzerine yazdığı tanımlarıyla benim gibi kıt bir insanın bile anlamasını sağlamıştır.* ben kendisine çok teşekkür etmek istedim. ortamlarda sayesinde hava atabileceğim.*
devamını gör...

(bkz: audi s8)
devamını gör...

küçükken sağ elle yazmama rağmen sol elle yazmaya zorluyordum kendimi.ciddi bir şekilde üzülüyordum solak olmak istiyordum heralde farklılık belirtisi olarak görüyordum bu durumu garip bir çocukluk işte.neyse ki geçti bu takıntı.
devamını gör...

2 kilo 700 gram ile oyuncak bebek kategorinden giriş yaptığım başlık. swh.
devamını gör...

yazarların bayramlaştığı başlık.

bayramı, lanet akrabalarımla bayramlaşmadığım bir bayram haline getirdiği için, devlete teşekkürü bir borç biliriz.

şeker alın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o zaman şöyle bir nostalji yapalım *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

okumak başka dünyalara konuk olma imkanı tanıdığı gibi, beyninizdeki nöronlarda yeni köprülerin kurulmasını yani bir şeyleri anlamlandırmanızı kolaylaştırır. bu kolaylığa ulaşmak için okumak gerekli bir eylemdir, bunun dışında insana yeni tatlarla, heyecanlarla karşılaşma olanağı verdiği gibi, okuduğu türe göre insana entelektüel birikim de kazandırır. her seferinde farklı bir düşünceyle karşılaşmak çok yönlü düşünmenize, daha doğrusu düşünmenize ve sorgulamanıza neden olur. tabii bu durumda ne okuduğunuz önemli; gidip pucca filan okuyorsanız, bu kadar büyük beklentilere girmemelisiniz. ama ne olursa olsun okumanın bir alışkanlık haline dönüşmesi taraftarıyım. en uyduruk kitaplar bile olsa, bahsettiğim gibi; en kötü, olaylardaki bağlantıyı kolay görmenize; bu sayede hem rasyonel zekanıza, hem de kültürünüze katkı sağlamaya yarayacaktır.. dünyayı sorgulayıp, mutsuz olmaya gelince; bir şeyleri okumak dünyayı sorgulama sürecinizin erken gelişine neden oluyor. farklı deneyimler insanın ufkunu açıyor ve tarihin tekerrürden ibaret olduğuna şahit oluyorsunuz. bu da sizi sorgulamaya iten nedenlerden biri. karşıdaki fikirleri düşünüp, sürekli "neden?" diye sordukça en sonunda sadece kitabı ya da yazarı değil, kendi düşüncelerinizi ve dünyayı sorguluyorsunuz. aslında ortada o kadar da kompleks bir argüman söz konusu değil. sorgulamak, sorgulamak istemek kişinin kendi tabiatıyla ilgili olduğu gibi; çoğu zaman herkesin eninde sonunda yaptığı bir şey. farklı olan ulaştıkları sonuçlar. bu sebepten insanlar "hey gibi kahpe dünya, kader kısmet" vs dedikleri gibi, "düşünüyorum; öyleyse varım" da diyebilmişlerdir.
devamını gör...

müslümanlıkta kısas diye bir kavram vardır. bir suçu kısasa kısas mantığıyla cezalandırırsın. siyasal islamcılar da aynısını yaptılar. türban taktığı için üniversitelere giremeyen kadınlara karşılık kısas olarak renkli saçlı kadınlar polisler tarafından 'özel muameleye', mini şort giyen kadınlar otobüste tekmeye maruz kaldılar. bir ayrıştırılmayı başka bir ayrıştırmayla çözebilmeyi düşünmek üzgünüm ama çok budalaca.

ben üniversitede staj yaparken saçlarımın yarısı maviydi, staj için görüşmeye gittiğim şirket stajımı kabul etti ve dedi ki "fakat pazartesi günü bu saçla buraya gelemezsiniz :)" ben de toy bir üniversite öğrencisi olarak pazartesiden önce saçımı kahverengiye boyadım :) ne büyük aptallık, şimdi olsa asla yapmazdım. oraya gelmiş türbanlı bir kadına "fakat pazartesi günü bu şekilde buraya gelemezsiniz :)" diyemeyecekken bana bunu diyebileceğini ona düşündüren şey bu kısas olayı maalesef.
devamını gör...

zeynep saraç’ ın ipek ve demir’in çocukluk arkadaşlıklarından başlayıp, aşk yolculuklarını konu alan ve okuduğum ilk ve tek kitabı. okurken sıkılmadım. akıcı ve güzel bir dili vardı. karakterler çok güzel betimlenmişti. notlarıma kaydettiğim ve en beğendiğim alıntılarını aşağıya bırakıyorum.


“ya benden gerçekten nefret et ya da sev.. ama bu ikisinin arasında bırakma...”



“bazen sadece inanırsın. inanır ve gerçek olmasını istersin.”


zeynep saraç- nar çiçeği
devamını gör...

ayrı bir dünya, girince çıkamıyorsun içinden, muhakkak bir şey de aldırttırır.
devamını gör...

şampiyon takımın şampiyon taraftarına selam olsun. hakkımızla kazandık.. şerefinle, hakkınla şampiyon (bkz: beşiktaş)
devamını gör...

suistimal edilme ihtimali çok yüksek olduğu için sözlükte olmaması hepimizin hayrına.

ve gerçekten beğenmediysen onaylamaz artılamazsın.

hatta daha da sinir olduysan engeller bir daha görmezsin o kişinin tanımını.

bu eksi oy atma hastalığı nedir anlamıyorum ki.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim