genç nüfusun yüzde 68'inin türkiye'den gitmek istemesi
ne demek ya? bir ülkenin gençlerinin kendi ülkelerinden vazgeçmesi. acaba bu durumdan utanç duyacak bir siyasetçi var mı?
gidin gençler! gidin ve iltica edin. sizlere yol göstereyim. iltica sebebi olarak “ bir çetenin yönettiği ülkeye, bir mafya babasının ayar verdiği bir ülkede yaşamak istemiyorum” deyin. delil olarak youtube videolarını gösterin. iltica dosyanıza bakan hakim hak verecektir. çünkü böylesine rezil bir durum dünyanın başka bir ülkesinde yoktur. bugün 20 yaşında olan bir genç “ben 20 yıldır, şahsımın yönettiği ülkede yaşıyorum” dese, ilticası kabul olur. çalınmış bir hayat var ortada.
arada evinize yemek getiren kurye, markette kasada oturan kasiyer, sabahın beşinde sokakları süpüren temizlik işçisi, fabrikada asgari ücretle tüm gün çalışan işçiler bu ülkenin savcılarından çok daha değerli ve onurlu işler yapıyorlar. alın teri hakkı gibi!
siyaset yazmayayım diyorum diyorum. e bu şeref yoksunu hırsızları yazmasam, ben de alçak olurum.
tanım: gençlerin haklı isyanıdır.
not: o zaman sen git diye bıdı bıdı edeceklere. açtırman kutuyu, söyletmen kötüyü. arada başlık açıp, gurbette yaşayan göçmen aileleriyle dalga geçiyorsunuz ya! ha işte öyle bir ailenin çocuğu olarak gittim ben.
gidin gençler! gidin ve iltica edin. sizlere yol göstereyim. iltica sebebi olarak “ bir çetenin yönettiği ülkeye, bir mafya babasının ayar verdiği bir ülkede yaşamak istemiyorum” deyin. delil olarak youtube videolarını gösterin. iltica dosyanıza bakan hakim hak verecektir. çünkü böylesine rezil bir durum dünyanın başka bir ülkesinde yoktur. bugün 20 yaşında olan bir genç “ben 20 yıldır, şahsımın yönettiği ülkede yaşıyorum” dese, ilticası kabul olur. çalınmış bir hayat var ortada.
arada evinize yemek getiren kurye, markette kasada oturan kasiyer, sabahın beşinde sokakları süpüren temizlik işçisi, fabrikada asgari ücretle tüm gün çalışan işçiler bu ülkenin savcılarından çok daha değerli ve onurlu işler yapıyorlar. alın teri hakkı gibi!
siyaset yazmayayım diyorum diyorum. e bu şeref yoksunu hırsızları yazmasam, ben de alçak olurum.
tanım: gençlerin haklı isyanıdır.
not: o zaman sen git diye bıdı bıdı edeceklere. açtırman kutuyu, söyletmen kötüyü. arada başlık açıp, gurbette yaşayan göçmen aileleriyle dalga geçiyorsunuz ya! ha işte öyle bir ailenin çocuğu olarak gittim ben.
devamını gör...
hayatında hiç ücretli birliktelik yaşamamış erkek
hpv, hıv, aids vb. gibi bulaşıcı cinsel hastalıkların farkındadır ve onun için zevki sağlığından daha önemli değildir.
devamını gör...
takipçileri görmek
vallahi meraktan çatlıyorum kimler takip ediyor diye. puanım da yetmiyor ki bu özelliği store'dan alabileyim. favla duvarındayım deme boyutuna geldim, evet geldim. ağliciim ifindim.
devamını gör...
güzide kasacı
benim adım çalıkuşu parçasıyla özdeşleşen bayan kahkaha lakaplı türk sanat müziği sanatçısı.
devamını gör...
şeyma subaşı’nın hamileliğini duyurması
sanki eşeysiz üredi de peygamber doğuracak alüminyum! neyi duyuruyorsun!
devamını gör...
#teravihyasağınıkaldırın
kaldırın da ölmüş ebenizle karşılaşın.
devamını gör...
olgunluk belirtileri
başkasının hayatı hakkında ileri geri konuşmamak
devamını gör...
ucemak
on binlerce karma puanı olmasına rağmen 1 tane rozeti bile olmayan karizmatik yazar.*
devamını gör...
hypnic jerk
uykuya dalmadan önce veyahut da uykunun tam ortasında sanki yüksek bir yerden yere düşüyormuş gibi hissedilen duygu. türkçe literatürdeki bilimsel ismi hipnogojik miyoklinik seğirtidir.
(bkz: uyurken boşluğa düşme hissi)
hypnic jerk'in kaynağı hâlâ kesin olarak bilinmese de bilim insanlarınca kabul edilen en yaygın görüş evrimdir. buna göre, homo sapiens sapiens'in ataları bundan 3-4 milyon yıl öncesine kadar tahmini 42 milyon yıl boyunca ağaçların tepelerinde yaşıyorlardı. ağaçların tepelerinde yaşamak atalarımıza nispeten güvenli bir ortam sağlamış ama bunun en tehlikeli kısmı da uyku anı olmuş. zira uyku halindeyken en ufak bir rüzgar, ani bir sıçrama vb. dengeyi bozacak hareketler atalarımızın ağaçlardan yere düşmelerine, yere düşmeleri de sakatlanmalarına, sakatlanmaları da av olmalarına neden olmaktaymış. bu yüzden on milyonlarca yıl boyunca bu korku insanların beyinlerine kazınmış ve bu korku günümüzde uyurken boşluğa düşme hissi olarak varlığını sürdürmekteymiş. bu his günümüzde anksiyete, stres, aşırı kafein tüketimi, rahatsız yataklarda uyuyan ve çok yorucu işler yapan kişilerde daha çok görülüyormuş.
buraya kadar yararlandığım kaynak: evrimagaci.org/uyku-nedir-u...
ayrıca jack london'ın kaleme aldığı ünlü (bkz: ademden önce (kitap))'ı da hypnic jerk'i çok başarılı bir şekilde işlemiştir. kitap direkt hypnic jerk yaşayan bir çocuğun hikayesiyle başlar ve milyonlarca yıl öncesindeki atalarına kadar uzanır.
(bkz: uyurken boşluğa düşme hissi)
hypnic jerk'in kaynağı hâlâ kesin olarak bilinmese de bilim insanlarınca kabul edilen en yaygın görüş evrimdir. buna göre, homo sapiens sapiens'in ataları bundan 3-4 milyon yıl öncesine kadar tahmini 42 milyon yıl boyunca ağaçların tepelerinde yaşıyorlardı. ağaçların tepelerinde yaşamak atalarımıza nispeten güvenli bir ortam sağlamış ama bunun en tehlikeli kısmı da uyku anı olmuş. zira uyku halindeyken en ufak bir rüzgar, ani bir sıçrama vb. dengeyi bozacak hareketler atalarımızın ağaçlardan yere düşmelerine, yere düşmeleri de sakatlanmalarına, sakatlanmaları da av olmalarına neden olmaktaymış. bu yüzden on milyonlarca yıl boyunca bu korku insanların beyinlerine kazınmış ve bu korku günümüzde uyurken boşluğa düşme hissi olarak varlığını sürdürmekteymiş. bu his günümüzde anksiyete, stres, aşırı kafein tüketimi, rahatsız yataklarda uyuyan ve çok yorucu işler yapan kişilerde daha çok görülüyormuş.
buraya kadar yararlandığım kaynak: evrimagaci.org/uyku-nedir-u...
ayrıca jack london'ın kaleme aldığı ünlü (bkz: ademden önce (kitap))'ı da hypnic jerk'i çok başarılı bir şekilde işlemiştir. kitap direkt hypnic jerk yaşayan bir çocuğun hikayesiyle başlar ve milyonlarca yıl öncesindeki atalarına kadar uzanır.
devamını gör...
sözlükçülerin en büyük başarısı
üniversitede istatistik dersinden 100 almıştım hem de not ortalamasının 36 olduğu bir sınıfta, bence başarı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
resimag.com/p1/4320820d0a98.jpeg
bu arabayı terk edenin allah belasını versin buradan kınıyorum. şu hüzünlü duruşuna bakın.
bu arabayı terk edenin allah belasını versin buradan kınıyorum. şu hüzünlü duruşuna bakın.
devamını gör...
cinsellik benim için ikinci plandadır diyen erkek
muhtemelen birinci planı olmayan erkektir.*
devamını gör...
köy enstitüleri
beyaz zambaklar ülkesi'ni okuyanlar kırsaldaki korkunç sefaleti ve cehaleti bilir. osmanlı kırsalı o dönem belki fin kırsalından bile beterdi. dönemin anadolu kırsalını anlatan tek bir eser dahi okumuş birinin içi sızlamıyorsa köy enstitülerinden komünist yuvası diye bahsetmesi normaldir. aynı zihniyet üniversiteyi de fuhuş yuvası olarak görüyor.
1923 yılında 5 bin okulu ve yalnızca 10 bin öğretmeni olan, neredeyse hiç doktoru olmayan fakir cumhuriyet'in en önemli kalkınma hamlesidir. halkın %80'inin kırsalda yaşadığı düşünülürse yeterli kaynağı olmayan genç cumhuriyet için son derece akılcı bir çözümdür. sonraki yıllarda iklim ve kırsal alan anlamında türkiye'ye benzer ülkelere de bu kalkınma metodu bm tarafından önerilmiştir. bu enstitüler sadece okur yazarlık değil, tarım ve sağlık gibi osmanlı kırsalının yüzyıllardır kökünü kazıyan dertlere de çare oluyordu. zaten çok hızlı netice vermişti: okur-yazarlık hızla yükselmiş, tarımsal üretim artmış, bebek ölüm oranları düşmüş ve nüfus da haliyle artmıştı.
proje doğu vilayetlerinde de uygulanabilseydi ne aşiretler ne de feodalite kalır, pkk gibi bir derdimiz de olmazdı. köylüyü topraklandırma yasasına karşı çıkan büyük toprak sahibi adnan menderes tarafından abd talimatıyla sonlandırıldı. gerisi malum.
1923 yılında 5 bin okulu ve yalnızca 10 bin öğretmeni olan, neredeyse hiç doktoru olmayan fakir cumhuriyet'in en önemli kalkınma hamlesidir. halkın %80'inin kırsalda yaşadığı düşünülürse yeterli kaynağı olmayan genç cumhuriyet için son derece akılcı bir çözümdür. sonraki yıllarda iklim ve kırsal alan anlamında türkiye'ye benzer ülkelere de bu kalkınma metodu bm tarafından önerilmiştir. bu enstitüler sadece okur yazarlık değil, tarım ve sağlık gibi osmanlı kırsalının yüzyıllardır kökünü kazıyan dertlere de çare oluyordu. zaten çok hızlı netice vermişti: okur-yazarlık hızla yükselmiş, tarımsal üretim artmış, bebek ölüm oranları düşmüş ve nüfus da haliyle artmıştı.
proje doğu vilayetlerinde de uygulanabilseydi ne aşiretler ne de feodalite kalır, pkk gibi bir derdimiz de olmazdı. köylüyü topraklandırma yasasına karşı çıkan büyük toprak sahibi adnan menderes tarafından abd talimatıyla sonlandırıldı. gerisi malum.
devamını gör...
objection your honor
hollywood yapımı filmlerde eğer bir mahkeme sahnesi varsa mutlaka en az bir kere duyduğumuz cümlenin orijinal halidir.
seyirciler bu sahneleri izlerken yoğun tiyatral havayı iliklerine kadar hissederken itiraz ediyorum sayın yargıç diyerek oturduğu sandalyeden fırlayan pahalı takım elbisesi ve yeni yaptırdığı cilt bakımı ile yaldır yaldır parlayan dahi ve sıra dışı avukat filmdeki rolünü göre ya hayran olur ya da bu adama öfkelenir.
her seferinde söyleyecek çok zekice bir sözü olduğu düşünülen bu avukat salonda bulunan kimsenin fark etmediği bir şeyi fark eder ya da bilmediği bir şeyi bilir. ama ne zamanki köşeye sıkıştığını hisseder hemen malum cümleyi fırlatır bitse de gitsek ruh halinde olan yargıca.
birçok insan bu havalı söz yüzünden avukat olmak istemiştir. hatta bir dönem için bunlarda biri de bendim. avukat olup salona girer girmez itiraz ediyorum sayın yargıç ya da müvekkilim olay anında fasulye ayıklıyordu bunu size uydu görüntüleri ile kanıtlayacağız deyip elindeki uydu fotoğrafları ile edwin hubble’ı davet edecektim.
ama olmadı. çünkü ne türkiye’de mahkemeler öyleydi be de benim hukuk okuyacak sabrım vardı. o yüzden itiraz edemiyorum sayın yargıç.
seyirciler bu sahneleri izlerken yoğun tiyatral havayı iliklerine kadar hissederken itiraz ediyorum sayın yargıç diyerek oturduğu sandalyeden fırlayan pahalı takım elbisesi ve yeni yaptırdığı cilt bakımı ile yaldır yaldır parlayan dahi ve sıra dışı avukat filmdeki rolünü göre ya hayran olur ya da bu adama öfkelenir.
her seferinde söyleyecek çok zekice bir sözü olduğu düşünülen bu avukat salonda bulunan kimsenin fark etmediği bir şeyi fark eder ya da bilmediği bir şeyi bilir. ama ne zamanki köşeye sıkıştığını hisseder hemen malum cümleyi fırlatır bitse de gitsek ruh halinde olan yargıca.
birçok insan bu havalı söz yüzünden avukat olmak istemiştir. hatta bir dönem için bunlarda biri de bendim. avukat olup salona girer girmez itiraz ediyorum sayın yargıç ya da müvekkilim olay anında fasulye ayıklıyordu bunu size uydu görüntüleri ile kanıtlayacağız deyip elindeki uydu fotoğrafları ile edwin hubble’ı davet edecektim.
ama olmadı. çünkü ne türkiye’de mahkemeler öyleydi be de benim hukuk okuyacak sabrım vardı. o yüzden itiraz edemiyorum sayın yargıç.
devamını gör...
hayattan zevk alıyorum aktiviteleri
gidilecek yol beş dakika olmasına rağmen araç radyosuna telefon bağlamaya çalışmak. bu arkadaşların yaşama sevinci benimkini sömürecek kadar kuvvetli.
devamını gör...
damdan düşenin halini damdan düşen anlar
-damdan düşen : hocam sen kendini iyice deli gibi yaptın.
devamını gör...
insanlardaki nezaket eksikliği
çağımızın vebalarından biridir. işin kötüsü artık bu nezaketsizlik eksiklik olarak görülmemekte, yer yer bazı kendini bilmezlerce yüceltilmektedir.
devamını gör...
evlenirdim denilen dizi karakterleri
phoebe buffay
(bkz: friends)
(bkz: friends)
devamını gör...

