türk dil kurumu'na göre "ön söz" şeklinde ayrı yazılması gereken kelime.
devamını gör...

en son 3 sene duyduğum ve etkisinden 1 gün çıkamadığım değişik bir şarkı. bugün yine maruz kaldım kendisine ve sizler de kalın istiyorum.



do you like tamale, warm tamale?
no! i like hot tamale.
hot tamale, hot hot tamale.
hot tamale, hot hot.
devamını gör...

günümüz sevda(sanma)'larının özeti.
devamını gör...

hiç bir şeyi iplemiyor gibi gözüksemde aslında önemsiyorum. 'hiç kimseden beklentim yok' diyorum ama 'keşke şunları yapsalar' dediklerim çok.
devamını gör...

benimmm. ama kontrol edemiyorum. istemsiz yükseliyor kaptırıyorum kendimi. hele arkadaş ortamındaysak hiç kasmıyorum, salıyorum gidiyor.*
devamını gör...

kökeni grekler'e kadar uzanan, batı medeniyeti kökenli doğrudan bir putperestlik biçimi.
kadim medeniyetlerde karşımıza çıkan yıldızlara, aya, güneşe, tabiata vs. tapma olayı da bir çeşit paganizme benzer . ama paganizmden ayrılan tarafı ise tapınılan doğal güçlerde, beşerüstü ve ilahi bir kaynak arayışında olmaları.
devamını gör...

başlığa tanım girilmesi durumda doğal olarak gerçekleşen eylemdir.

aynı başlığa bilinçli olarak defalarca * tanım yada başlık sahibi yazarımızın belirttiği gibi ‘up’ girip sonra silmek ya da silmemek format kuralları dışında kaldığı için olmaması gereken durumdur.
devamını gör...

bu kediler çok fazla acı çekiyorlar. insanların estetik kaygıları ve bir hayvandan beklentileri yüzünden bozuk genetikle yaşamaya devam ediyorlar.
benim estetik anlayışıma göre kediler zaten insanlardan güzeller. çok üzgünüm ama insanların en güzelinden daha güzeller. en güzel yaşınızda, en bakımlı döneminizde bir kedinin karizmasının yanına bile yanaşamazsınız.
insanlar içinse çirkinleşmenin, kötüleşmenin gerçekten sınırı yok. avrupa yakasındaki izzet'in deyimiyle " adinin de aşağısı, düşüğün de bayağısı" oluyoruz her geçen gün. düşüyoruz.
yapmayın, almayın bunları. hayvan durduğu yerde acı çekiyor iyi bakmanızın bir anlamı yok. fotoğrafını bile paylaşmayın, artık ünlenmesin.
bakın insanlar kötü eğitilmiş pitbullardan zarar görünce nasıl birlik oluyorlar. her gün kampanyalar, büyük laflar.
peki bu kedilerin gördüğü zararın kampanyasını kim yürütecek, kendileri mi?
devamını gör...

çok büyük bir ihtimalle çoğu insanın yaşayacağı şeydir, ne kadar yakın olduğuna göre acı derecesi değişir, allah göstermesin diyelim
devamını gör...

bir minnoş nickaltını epeydir hak eden yazarımız.
kendisi ile tanışık olmaktan dolayı pek bir mutluyum.
eminim o da benim gibi, zamanında serhat akın'ın anderlecht transferinin travmasını derinden yaşamıştır.
devamını gör...

aşkın nur yengi - allah şahit /
devamını gör...

gelecekteki insana dair john fowles tanımı.
homo: bunu biliyonuz zaten, insan.
solitarius: münzevi, bilen.
devamını gör...

17 ağustos 1999 gölcük depremi sonrasıydı. depremzedelere yardım için, geliri depremzedelere bağışlanmak üzere yunan dark metal grubu rotting christ beyoğlunda (yanlış hatırlamıyorsam (gbkz: alt kemancı)'da) bir konser verdi. hatta kocaelinden üst düzey yetkililer teşekkür konuşması falan yaptı grup sahneye çıkmadan önce. konserde çeşitli medya kanallarından kameraları görünce akşam haberlerde "metalcilerin yardımseverliği" tarzında haberler bekledik tabi doğal olarak. ama bilin bakalım ne oldu? reha muhtar denen zat, show tv ana haber bülteninde aynen şu manşetle verdi haberi: "yunanistandan gelen çürüyen isa isimli satanist grup, türkiyedeki çok sayıda satanist ve metalcinin katıldığı bir konser verdi" evet aynen bu şekilde verdi. ne yardımdan bahsetti ne de depremden. ben iki arkadaşım ile en önden izlemiştim konseri. arkadaşlardan biri evlatlıktan reddedilme derecesine geldi neredeyse, babam biriktirdiğim bütün şebek heavy metal fanzin koleksiyonumu sobada yaktı... zor zamanlardı..
devamını gör...

(bkz: profilage)
devamını gör...

çok önemli bir üründür.

asıl amacı popo silmek olsa da üstteki yazar arkadaşın da dediği gibi odada burun silmek için de tutulur.

parfümlüleri hem çok pahalı hem de işe yaramazdır. hele ki burnunuzu silmek için sakın ola ki parfümlüsünü kullanmayınız.


ayrıca eskiden köylerde tuvalet kağıdı olmadığı için insanların çoğu taş kullanılmış bunun yerine.
devamını gör...

anne tülbentini sarık gibi, sıkmak süretiyle kafaya bağlamak. ben iki gündür bu şekilde dolaşıyorum. sanırım beynim uyuştu.
devamını gör...

bir ferit edgü başyapıtıdır.

herkesin öğretmenlik ile ilgili söyleyebileceği bir sözü var. herkesin öğretmenlere ve öğretmenlik mesleğine karşı yapacağı bir eleştirisi var. hiçbir şey olamazsam öğretmen olurum diyen bir sürü insan tanıyorum. genelde hiçbir şey olamıyorlar. yatarak para kazanmaktan tutun da, yetersiz ve yeteneksiz olmaya kadar söylenmedik söz bırakılmayan öğretmenlere bir de mesleğin içindeki zavallı bankamatik memurlarının darbesi vurunca işler iyice sarpa sarıyor.

benim de elbette eleştirilerim var öğretmenlik mesleğine yakışmadığı halde bu meslekten para kazanan vicdansızlara, hatta bunu öğretmenler odası tanımımda tatlı tatlı anlattığımı düşünüyorum ama öğretmenlik insanların sandığı gibi bir meslek değil.

sadece derse girip ders anlatana öğretmen denmez, onlar öğreticidir olsa olsa. öğretmen bambaşka bir kavram. ders dışında da bir şeyler katması gerçek öğrenciye iyi bir öğretmenin, yaptığı işi dert edinmesi gerekir, öğrencilerin içindeki iyiyi güzeli ortaya çıkarması gerekir. o yüzden çok zordur zaten.

ben öğretmenliğe karadeniz’de bir sahil köyünde başladım. hem ilköğretim okulu hem lise olan bir okuldu. öğleye kadar ilköğretim, öğleden sonra lise. her şubeden bir tane vardı sadece. sınıfların en kalabalığı 20 kişilikti. ve o okula benden önce hiç ingilizce öğretmeni gelmemişti.

benim aklımda ise stajyerliği kaldırıp başka bir alana doğru geçiş yapma fikri vardı gittiğimde okula. aslında iyi bir eğitim fakültesinden mezun olmuştum ve baba mesleği olduğu için de öğretmenlik hakkında fazlasıyla bilgim vardı ama bana göre olmadığını düşündüğüm için devam etme niyetinde değildim.

şans eseri ilk dersimi yaptığım gün 24 kasım öğretmenler gününe denk gelmişti. sınıfa girdim, 9. sınıf öğrencilerimle tanıştım. onlara sene boyunca neler yapacağımızı anlattım, son 20 dakikada da eğlenceli bir oyun oynadık sınıfımla. sonra zil çaldı ve ben sigara içmek için çıkıp okulun bodrum katına indim. 15 dakikalık teneffüs sona erip sınıfa girdiğimde neden öğretmenliğe devam etmem gerektiğini anladım.

kara tahtada kocaman öğretmenler gününüz kutlu olsun yazısı ve masamın üzerinde okulun etrafını saran bahçelerden toplanmış çiçekler karşıladı beni. masamın üzeri silme çiçek doluydu. masam sapsarı olmuştu çiçekten. hayatımda bu kadar mutlu olduğum az anım olmuştur.

o gün öğretmenlik yapmaya, öğretmenliği devam etmeye karar verdim ve hala da aynı sevgiyle yapıyorum, daha da çok uzun zaman yapacağım. ben o günün borcunu ödüyorum öğrencilerime. o okulda çalıştığım süre boyunca çok şey yaptım, çok şey değiştirdim ve bununla da hala gurur duyuyorum.

ama benim yaşadıklarım güneydoğu okullarına gidip oradaki insanlara dokunan, oradaki çocukların hayatını değiştiren, onlara başka bir dünyanın mümkün olduğunu gösteren öğretmenlerin yaşadıkları ile kıyaslanamaz bile.

ferit edgü de bu kitapta hakkari’de bir mevsim geçiren bir öğretmenin hikayesini anlatmış bize. benim gibi laf kalabalığı yapmadan; kısa, öz ve vurucu bir şekilde anlatmış. öğretmenin yaşadığı zorluklar, şahit olduğu haksızlıklar, aşmaya uğraştığı dil ve kültür engeli, düzeltmeye çalıştığı yanlışlıklar... hepsi kitapta ustalıkla anlatılmış.

bence okuyun bir an önce, çünkü hala okumadıysanız biraz eksiksiniz demektir.
devamını gör...

bu yılın şubat ayında kaybettiğim abi ilk defa rüyamda gördüm. dışarıda geziyormuşuz. karnım acıkıyor. diyorum abi bir şeyler yesek mi. param yok diye cevap veriyor. yaşarken yoksul bir insan değildi. fakat artık yoksulluk, açlık korkusu ne kadar iliklerimize işlemiş. berbat bir rüyaydı. çok da özledim.
devamını gör...

--- alıntı ---

metropoll'ün 2020 yılının aralık ayına ilişkin "türkiye'nin nabzı" başlıklı araştırması tamamlandı. olası cumhurbaşkanlığı seçiminde cumhurbaşkanı erdoğan ile ankara büyükşehir belediye başkanı mansur yavaş'ın yarışması halinde erdoğan yüzde 40.7 oy alırken, yavaş'ın oyu ise yüzde 43.9.

--- alıntı ---
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

buradan
devamını gör...

25 kasım 2020 diego armando maradona'nın ölüm yıldönümü.
seni anlatmaya kelimeler yetmez amigo. seni sevenler olarak her zaman kalbimizdesin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
küstah ingilizlere attığı, dünyanın gelmiş geçmiş en güzel golü. ad10s...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim