bir devrim lideridir. gerçek bir halk kahramanıdır. bir dönem doğan çocukların ismine ilham kaynağı olan devrimcidir. son sözünde bile davasının savunucusu olan insandır -ki bu aynı görüşte olmasanız bile saygı duymak için yeterli bir sebeptir..
devamını gör...

yaşıyorlar efendim, bütün karakterler her gün içimizde yaşıyorlar. siz hayri irdal’ın, halit ayarcı’nın gerçek olmadığını sanıyorsunuz ama hepsi hayatınızın bir köşesinde yer kaplıyor.

bizim romanımız.
devamını gör...

kişi için çok duygu yüklü bir durumdur. kendi gibi hissedenler olduğunu bilmek onu biraz olsun rahatlatır. eğer sanatçı kişisi yakın zamanda vefat etmişse, imkan varken gidilmeyen bir konser, bir oyun ya da bir sinema filmi insanda kahır etkisi yaratır. gidilmişse de, dünya kadar parası olsa bile alamayacağı bir hatıra almıştır kişi kendine, bu yüzden çok şanslıdır.

bazen kırılır insan kadere, bu kadar gereksiz insanın yaşadığı dünyada neden bu güzel insanlar aramızda değil diye düşündürür.

neden diye sordurur. neden gitti barış akarsu, kemal sunal, kazım koyuncu, müslüm gürses, küçük iskender, ahmet kaya, neşet ertaş ve çok daha fazlası.
devamını gör...

ricky gervais'in yapımcılığını ve yönetmenliğini yapıp aynı zamanda başrolünde yer aldığı harika bir dizi. dizinin havası, oyunculuklar, hikaye sizi ilk bölümden itibaren sımsıkı sarıyor. hüzün, hayat eleştirisi, komedi, absürtlük hepsi bir arada. kesinlikle izlenmeli. ricky gervais mizahı hoşunuza giderse humanity isimli stand-up gösterisini de kesinlikle tavsiye ederim.
devamını gör...

2008 tarihli ve ispanyol yapımı olan oldukça etkileyici bir drama filmidir. camino ise 'yol' anlamına gelmekte. senaristliğini ve yönetmenliğini javier fesser'in üstlendiği bu filmin başrolünde nerea camacho henüz 12 yaşındayken yer almış ve büyük beğeni toplamıştır,ayrıca bu rol genç oyuncumuzun ilk performansıdır. camacho'nun canlandırdığı camino karakteri, tedavisine bir türlü yanıt alınamamış bir kanser hastasıdır* ve bu sebeple ailesinin ve doktorların elinden gelen tek şey,kızı ölüme hazırlamaktır. film, baştan sona ağır bir dram çizgisinde ilerliyor ve böylece camino'nun,ailesinin ve tüm hastane çalışanlarının yaşadığı çaresizliği bize fazlasıyla hissettiriyor. bunun aslında yaşanmış bir hikaye olması da elbette bu hisleri pekiştiriyor.

camino'nun annesi ve babası kızlarının yanından bir an olsun ayrılmasa da her ikisinin de farklı manevi görüşleri olması sebebiyle aslında bakış açıları pek de aynı noktada buluşamıyor.babasının aksine sert mizaçlı ve koyu bir dindar olan katolik annesi, camino'nun da genellikle inançlı olmasına yol açmıştır* ve bu durum izleyicinin yüreğine bir nebze de olsa su serpiyor çünkü camino öleceğinin fazlasıyla bilincinde ve bunu, tanrı'ya (yani onların inancına göre hz.isa'ya) ulaşmak olarak görüyor. bir çocuğun,kendi ölümünün bilincinde olması hususuna ise hiç değinmeyeceğim,zira sözcüklerle anlatabileceğimizin fersah fersah ötesinde bir durumdur bu. sık sık flashback'ler ile camino'nun geçmişine gitmemiz ise,onun yaşayabileceği daha nice güzel günlerden mahrum kaldığı gerçeğine boğmakta izleyiciyi.

fakat tüm yaşanılanlar bundan ibaret değil maalesef. bu noktada şunu söylemeliyim ki filmdeki dramanın ölçüsü bir miktar aşırıya kaçmış. bizi camino'ya mı, annesine mi, ablasına mı ya da (daha da acısı) babasına mı üzüleceğimizi şaşırtacak hale getiren bir senaryo mevcut burada. ama birçok ödüle ve nispeten kaliteli bir kurguya sahip bir drama filmi izlemek istiyorsanız ve elbette ki bir süredir biriktirdiğiniz fazla miktarda gözyaşınız varsa bu filmi izlemenizi mutlaka tavsiye ederim*.
fragmanı;



filmde beni fazlasıyla etkileyen çok sahne var fakat en etkilendiğim sahne, camino'nun rahibe olan genç ablasının, onun ölmek üzere olduğu haberini aldıktan sonra biricik kızkardeşinin ölümüne şahit olmamak adına zaman harcamak için hastaneye otobüsle gitmeyi tercih etmesidir. sonsuz bir acıyı böyle basit bir şekilde hafifletebileceğini düşünmesi ise, yaşanılan çaresizliği iliklerime kadar hissettirdi bana gerçekten.


hemen her filmin final sahnesi en etkileyici sahnelerden biridir ya genellikle,işte bu filmde de final sahnesi en etkilendiğim ikinci sahnedir.

tüm hastane çalışanları, bütün doktorlar ve hemşireler camino'nun odasında toplanıp onun son anına tanık olmak istiyorlar.


filmin akılda kalıcılığı ve etkileyiciliğine vurgu yapmam gerekirse, bu noktada camino'yu üç yıl önce izlediğimi belirtmeliyim. gördüğünüz gibi oldukça sağlam kurguya sahip iyi bir drama filmi ve uzun zaman akıllardan çıkamıyor. bu da filmi izlemek isteyenlere uyarım olsun*.

gerçek hayat hikayesi için
devamını gör...

kime güvenip kime güvenemeyeceğimi kestiremediğim için genelde insanlarla olan ilişkilerim hep mesafeli ve soğuk başlamıştır.
devamını gör...

bana mı seslendiniz kardeşlerim. dinliyorum evet.
devamını gör...

çocukluğumuzu özlediğimizi gösterir. hani bugün sobalı evimizin sobasında kaynamış sıcak suyla leğende banyo edip sonrasında soba kenarına oturup ısınırken sobanın çıtırtısını duymuş olsak boşluk moşluk olmazdı.

(bkz: 90 larda çocuk olmak)
(bkz: sobalı evde büyümek)
devamını gör...

kış olunca neden erkeklerin sweatshirtlerine el koyuyorsunuz hanımlar? büşra bunu okuyorsan şayet 3 kış geçti üzerinden allahsız. a küçük.
devamını gör...

"sizi kimlere benzetiyorum biliyor musunuz? etleri dilim dilim doğranırken, cellatlarına gülümseyerek bakan insanlara!"
devamını gör...

ivancığım olabilir domestiko hocam olabilir..

onun dışında ben sözlükte sevişen bi adam olduğunu sanmam. en fazla 5 kişi. gerisi nargileli 'kadıköy' zirveci styla.

sanki küçük iskenderler... hep nargile içiyorlar kıvırcık bonus kafaları ve dağınık sakallarıyla.

fıstık gibi kızlar var, erkeklerde iş yok kafa'da. ilk geldiğim günler daha da ciddiydi bunlar. tiplerini emiklediklerim. bir bayana nasıl karı derdin yazarlardı anca.

bu kadar basiretsiz solcu kılıklı enteli bir arada görmedim abi. saçı uzatıp metalci tişörtü giyen gelmiş buraya. ben ayda 300 lirayla geçiniyorum diye gururla yazıyor. bir hafta boyunca sadece makarnayla geçindim kankaa diyor yemek başlıklarında.. ekmek üstü nutellacı ibişler sizi.

nefret ediyorum şu sözlük tiplerinden. bu düzeni yıkalım artık. entellere vermeyerek büyük bir adım atın kızlar. rica ediyorum. o bacaklarınıza sürdüğünüz kremler bile daha pahalı bu entel leşingolardan.
devamını gör...

ege türküleri. mesela :
hakim hanımın memleketi
kütahya tavşanlı.
devamını gör...

sınıftaki çöpün başında 2-3 kişiyle birlikte kalem ucu açmak. halen var mı böyle bir şey çok merak ediyorum.
devamını gör...

duyulmamış hiçbir yerde
söylenmemiş kimselere...
gitar solosu yavuz çetin 'e ait kıraç bestesidir ayrıca kıraç'ın 1999 yılında yayınlanan albümününde adıdır.
devamını gör...

inanamazsınız, selam verip iyi günler bile dileyenler var.
devamını gör...

ben buna şiir demem.
bu apaçık ruh ameliyatı, belki de bazılarımız için cinayet.

t: bir attila ilhan şiiri.
devamını gör...

en güncel liste
limonluekşilisalata
yaprak sarma fan kılap
hayvan herif
+ ben tabiki.
devamını gör...

rose iyidir…
serin serin…

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beyni yok fikri var.
devamını gör...

(bkz: aşko)
delirtiyor bu kelime beni*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim