viking satrancı
iskoçya’da yapılan kazılarda, ortaçağa ait bir manastır olduğu zannedilen bir mekanda ortaya çıkartılan bir masa üstü oyunu. oyunun norveçlilere ait hnefatafl oyunu olduğu düşünülüyor.
hnefatafl; strateji becerilerini, savaş stratejilerini geliştirmek üzere krallar için tasarlanmış bir oyun. acelecilikleriyle ünlü vikingler'de bile hiçbir savaşa ön hazırlıksız girişilmezdi, krallar taktik becerilerini bu tip oyunlarla geliştirirler, hazırlık yaparlardı.
oyunun mantığı şu: “kralını dört köşeden birine ilk götüren oyuncu oyunu kazanır”
oyun parçaları genellikle balina kemiği, cam ve kehribar gibi pahalı ve kaliteli malzemelerden yapılsa da sadece toplumun üst kesiminin oynadığı bir oyun değil hnefatafl, tüm katmanların oynadığı bir oyun.
hnefatafl’da bir oyuncunun merkeze yerleştirilmiş bir kralı ve onu savunan savaşçıları, diğer oyuncunun ise, tahtanın kenarlarına yerleştirilmiş piyonları vardı. kralın amacı tahtanın çevresine veya köşelerine kaçmaktır. 13 x 13 veya 11 x 11'lik bir tahtada oynanmış olabileceği düşünülen oyunun o zaman nasıl oynandığı tam olarak bilinmiyor.
eski iskandinavcada hnef , "yumruk" ve tafl , "masa" demektir.
oyun bugün de oynanıyor

kaynak
hnefatafl; strateji becerilerini, savaş stratejilerini geliştirmek üzere krallar için tasarlanmış bir oyun. acelecilikleriyle ünlü vikingler'de bile hiçbir savaşa ön hazırlıksız girişilmezdi, krallar taktik becerilerini bu tip oyunlarla geliştirirler, hazırlık yaparlardı.
oyunun mantığı şu: “kralını dört köşeden birine ilk götüren oyuncu oyunu kazanır”
oyun parçaları genellikle balina kemiği, cam ve kehribar gibi pahalı ve kaliteli malzemelerden yapılsa da sadece toplumun üst kesiminin oynadığı bir oyun değil hnefatafl, tüm katmanların oynadığı bir oyun.
hnefatafl’da bir oyuncunun merkeze yerleştirilmiş bir kralı ve onu savunan savaşçıları, diğer oyuncunun ise, tahtanın kenarlarına yerleştirilmiş piyonları vardı. kralın amacı tahtanın çevresine veya köşelerine kaçmaktır. 13 x 13 veya 11 x 11'lik bir tahtada oynanmış olabileceği düşünülen oyunun o zaman nasıl oynandığı tam olarak bilinmiyor.
eski iskandinavcada hnef , "yumruk" ve tafl , "masa" demektir.
oyun bugün de oynanıyor

kaynak
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
kesinlikle sevilen gönülden seviliyorsa katlanılacak durumdur.
o zaman zeki mürenden elbet bir gün buluşacağız şarkısı bu ilişkilere armağan olsun.
o zaman zeki mürenden elbet bir gün buluşacağız şarkısı bu ilişkilere armağan olsun.
devamını gör...
nedir bu kadar zor olan sorusu
bazı zamanlarda boş vermenin ve kabul etmenin zor ama gerekli olduğunu düşünüyorum. bunu yapmakta zorlanıyorum. ama boş verdiğim zaman daha mutlu oluyorum.
devamını gör...
kadına şiddet nasıl önlenebilir sorunsalı
buraya yüzlerce paradigma onlarca teori de yazsanız en temek iki şeye dayanacaktır. bunları düzeltmeye, bunların üzerine düşmediğimiz sürece arpa boyu yol alamayız.
(bkz: eğitim)
(bkz: zihniyet)
tabi bunları yaparken de boş durmamak lazım, yaşatmak, korumak lazım.
mesela (bkz: istanbul sözleşmesi yaşatır)
(bkz: eğitim)
(bkz: zihniyet)
tabi bunları yaparken de boş durmamak lazım, yaşatmak, korumak lazım.
mesela (bkz: istanbul sözleşmesi yaşatır)
devamını gör...
yakışıklım
izel hanımefendinin tüm 90'lar türkçe pop sound'unu konsantre hale getirip 4 dakikaya sıkıştırdığı şarkısı. yalnız bu güzel hanımefendi, "der beni yakışıklım" derken ne yapmak nereye varmak istemektedir, geçtiğimiz 25 yılda bir türlü anlam verilememiştir.
devamını gör...
lucifer (yazar)
yönetimin konuşulan iletişim çeken trollere müsama gösterdiğini düşünmeme sebep olan kişi. bu kadar düşmemişlerdir umarım. koca insanız enayi gibi hissediyorum bazen kendimi sözlük!
devamını gör...
nickaltı
kendiminki dışında herkesinkinin dolu olduğunu gördüğüm kısımdır bgv.
devamını gör...
ankara'da deniz olmaması
yine yüzüme tokat gibi vuran bir gerçektir. sigara içmediğim için üzüldüğüm zaman kıyısında dolaşacağım bir denizin olmaması beni üzüyor.
deniz istiyoruz mansur başkan.
deniz istiyoruz mansur başkan.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük. karga kahvaltısını yapmadan kalktım.* kahvaltıya ona mı gitsem acaba?*
media.kafasozluk.com/up/2021/05/28/n3blmykeix7uh24c.jpg
media.kafasozluk.com/up/2021/05/28/n3blmykeix7uh24c.jpg
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
fernando pessoa - huzursuzluğun kitabı.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
35 yaşım bitti
son 1 senem inanılmaz çalkantılı geçti.
yolun yarısında insan dönüp geriye bir bakıyor ve her şeyi sorguluyormuş
ilk baktığımda gördüğüm şey toz ve dumandı. tozu dumana katmış 35 yılı bitirmiştim, bir an durup düşünmeden...
eşimi sorguladım
işimi sorguladım
seks hayatım daha iyi olabilir mi dedim
çocuk ne mana diye düşündüm
ne koparırsam kar bu hayatta kafasına girdim sayın kafa sözlük
1 yılda 10 yıl yaşlandım anlayacağınız
toz yavas yavaş dağıldı şimdilerde
elde olan ne güzeli idi
şükretmek mutluluk,
hep daha iyisini aramak dipsiz bir kuyuydu
olgunluk bu sorgulamanın ardından geliyor galiba, umarım...
sögüt gibi eğilmeyi ve iç huzurumu bulmayı umuyorum bir söğüdün altında
son 1 senem inanılmaz çalkantılı geçti.
yolun yarısında insan dönüp geriye bir bakıyor ve her şeyi sorguluyormuş
ilk baktığımda gördüğüm şey toz ve dumandı. tozu dumana katmış 35 yılı bitirmiştim, bir an durup düşünmeden...
eşimi sorguladım
işimi sorguladım
seks hayatım daha iyi olabilir mi dedim
çocuk ne mana diye düşündüm
ne koparırsam kar bu hayatta kafasına girdim sayın kafa sözlük
1 yılda 10 yıl yaşlandım anlayacağınız
toz yavas yavaş dağıldı şimdilerde
elde olan ne güzeli idi
şükretmek mutluluk,
hep daha iyisini aramak dipsiz bir kuyuydu
olgunluk bu sorgulamanın ardından geliyor galiba, umarım...
sögüt gibi eğilmeyi ve iç huzurumu bulmayı umuyorum bir söğüdün altında
devamını gör...
türban tayt topuklu ayakkabı
ucuz siyaset sloganlarının malzemesi haline getirilmekte olan fotoğraftır.
insanların kıyafeti siyaset malzemesi değildir. herkesin istediği gibi giyinmeye hakkı vardır. türban, tayt, topuklu ayakkabıyı eleştirmekle mini etek, askılı bluz eleştirisi arasında fark yoktur. size zorla giydirilmediği sürece sorun yoktur.
edit... ekleme...
herkesin dinini kendine göre yaşamasını isteyip başkasının dini algılama ve yaşama şeklini eleştirmek
kapalı kadın tayt ya da kısa etek giyse, kıçı görünse aman olmaz deyip ardından uzun etek giyip mantolu olan kara fatma demek bununla da yetinmeyip benim mini eteğime laf ediyorlar, modern kıyafetime laf ediyorlar diyerek bir başkasının kıyafetine karışmak...
mantıksız, çelişkili, tepkisel bir davranış. ne modernlik ne de dindarlık kıyafetle ilgili.
anneleriniz henüz öğretmediyse kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız başkalarına öyle davranın çocuklar.
insanların kıyafeti siyaset malzemesi değildir. herkesin istediği gibi giyinmeye hakkı vardır. türban, tayt, topuklu ayakkabıyı eleştirmekle mini etek, askılı bluz eleştirisi arasında fark yoktur. size zorla giydirilmediği sürece sorun yoktur.
edit... ekleme...
herkesin dinini kendine göre yaşamasını isteyip başkasının dini algılama ve yaşama şeklini eleştirmek
kapalı kadın tayt ya da kısa etek giyse, kıçı görünse aman olmaz deyip ardından uzun etek giyip mantolu olan kara fatma demek bununla da yetinmeyip benim mini eteğime laf ediyorlar, modern kıyafetime laf ediyorlar diyerek bir başkasının kıyafetine karışmak...
mantıksız, çelişkili, tepkisel bir davranış. ne modernlik ne de dindarlık kıyafetle ilgili.
anneleriniz henüz öğretmediyse kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız başkalarına öyle davranın çocuklar.
devamını gör...
kendisi yapamayınca hiç olmuyor sanmak
kendini kandırmaktır. eğer bunu farkedebilirse asıl başarılı olabilecektir. farketmezse yerinde saymaya mahkumdur.
devamını gör...
kime kızacağını bilememek
hayatımdan memnun değilim. bu memnuniyetsizliğe sebep olan başta kendim olmak üzere o kadar çok insan var ki... kendim haricinde diğer insanlara olan öfkemi içimde tuttum. belki kıyamadığımdan belki kendimi ortaya koyacak cesareti bulamadığımdan. bazen tarif edemediğim bir şey çullanıyor üstüme. sebepsiz yere hiç alakası olmayan kişilere patlıyorum. sonrası pişmanlık.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
önceden yere göğe sığdırılamayan bal porsuğunun bir sürü kişi tarafından tek taraflı bi bakış açısıyla değerlendirilmiş olması çok üzücü.
kendisiyle iki çift kelam etmiş olanlar böyle fitneci biri olmadığını zaten bilirler.
arkadaş olmamıza rağmen hiçbir zaman sözlüğe karşı tavır almamı söylemedi, hoşnutsuzlukları vardı sadece, ki bu konuda sonuna kadar ona katılıyorum. hiçbir şekilde yapıcı cevaplar almadı, çözüm yoluna gidilmedi.
cevap hakkı tanımadan uçurulması ne kadar etik tartışılır *, kışkırtıcı tek bir tanımı olmayan bu yazara atılan ithamlar gerçekten uzak duruyor.
ne diyelim sözlük en iyi yazarlardan birini kaybetti.
kendisiyle iki çift kelam etmiş olanlar böyle fitneci biri olmadığını zaten bilirler.
arkadaş olmamıza rağmen hiçbir zaman sözlüğe karşı tavır almamı söylemedi, hoşnutsuzlukları vardı sadece, ki bu konuda sonuna kadar ona katılıyorum. hiçbir şekilde yapıcı cevaplar almadı, çözüm yoluna gidilmedi.
cevap hakkı tanımadan uçurulması ne kadar etik tartışılır *, kışkırtıcı tek bir tanımı olmayan bu yazara atılan ithamlar gerçekten uzak duruyor.
ne diyelim sözlük en iyi yazarlardan birini kaybetti.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını ağlatan filmler
yeşil yol.
devamını gör...
normal sözlük’ün büyümesi için yapılması gerekenler
1. reklam ve bilinirlik: bu önemi yadsınamayacak bir noktadır. çevredekilere, tanıdıklara özellikle de bir vasfı, eğitimi olan bildiklere bahsetmek de bunun içinde ele alınabilir.
2. konu (başlık) çeşitliliği: buradan kastım ise şu. bazen sırf merak ettiğim bir konu hakkında, -ki bu konu bin sene önce olmuş bir olay da olabilir, herhangi bir alandaki bir terim de olabilir- kaynak, entry, farklı yorumlar okumak için arama yaparım. ve şimdiye kadar öyle veya böyle bir şeyler karaladığım ilk sözlük deneyimim ekşi olduğu için haliyle orada yapıyordum. hakkını verelim bu açıdan o mecra oldukça zengin. tabi bu bahsettiğim, zamanla oluşacak bir birikim kabul ama gerekli.
3. dil: bir imla delisi olmasak da yazılan entrylerde noktalama, anlatım bozukluğu vb. konulara dikkat edilmeli.
4. yazar kalitesi: belirli bir aşamaya gelene kadar mevcut yazar alım politikası sürmeli ama bir aşamadan sonra yazarlık bazı kriterlere bağlanmalı. elekte en uygunlar kalsın. ama bunu yaparken öyle bir sistem getirilmeli ki, insanlar ekşi de olduğu gibi, "sgk emekliliği bekler gibi" sittin sene yazar olmak için beklememeli. o bekleyiş bir süre sonra sıkıyor. amaaan boşver dedirtiyor. bir yığın gereksiz başlık ve bunları açan boş beleş yazar varken hala yazarlık için bekletilmenin izahı olamaz!
5. gündemin takibi: örnegin hayatlarımızı ilgilendirsin ilgilendirmesin dünyada veya ülke içinde olan olaylar hakkında öncelikle ekşi 'ye bakardım. çünkü binlerce yazar içinde olaya lokasyon olarak yakın olanından, mesleği veya görevi gereği net bilgiler verebilecek bir çok insan bulunması yüksek olasılık idi. aynı şey burada da geçerli. gündem de yer alan konular hakkında başlık görebilmeli, muhakkak konusu açılmıştır düşüncemizde emin olarak buraya bakabilmeliyiz. ayrıca bu maddenin uygulanabilirliği yukarıda bahsettiğim yazar sayısının artması ile de yakından ilgili.
6. zaman: olmazsa olmazlardan.
7. mobil uygulama: var mı diye henüz bakmadım. ama güzel ve düzgün çalışan bir mobil uygulama zaten bu çağın gerekliliklerinden.
şimdilik aklıma gelenler bunlar yazar kardeşler.
2. konu (başlık) çeşitliliği: buradan kastım ise şu. bazen sırf merak ettiğim bir konu hakkında, -ki bu konu bin sene önce olmuş bir olay da olabilir, herhangi bir alandaki bir terim de olabilir- kaynak, entry, farklı yorumlar okumak için arama yaparım. ve şimdiye kadar öyle veya böyle bir şeyler karaladığım ilk sözlük deneyimim ekşi olduğu için haliyle orada yapıyordum. hakkını verelim bu açıdan o mecra oldukça zengin. tabi bu bahsettiğim, zamanla oluşacak bir birikim kabul ama gerekli.
3. dil: bir imla delisi olmasak da yazılan entrylerde noktalama, anlatım bozukluğu vb. konulara dikkat edilmeli.
4. yazar kalitesi: belirli bir aşamaya gelene kadar mevcut yazar alım politikası sürmeli ama bir aşamadan sonra yazarlık bazı kriterlere bağlanmalı. elekte en uygunlar kalsın. ama bunu yaparken öyle bir sistem getirilmeli ki, insanlar ekşi de olduğu gibi, "sgk emekliliği bekler gibi" sittin sene yazar olmak için beklememeli. o bekleyiş bir süre sonra sıkıyor. amaaan boşver dedirtiyor. bir yığın gereksiz başlık ve bunları açan boş beleş yazar varken hala yazarlık için bekletilmenin izahı olamaz!
5. gündemin takibi: örnegin hayatlarımızı ilgilendirsin ilgilendirmesin dünyada veya ülke içinde olan olaylar hakkında öncelikle ekşi 'ye bakardım. çünkü binlerce yazar içinde olaya lokasyon olarak yakın olanından, mesleği veya görevi gereği net bilgiler verebilecek bir çok insan bulunması yüksek olasılık idi. aynı şey burada da geçerli. gündem de yer alan konular hakkında başlık görebilmeli, muhakkak konusu açılmıştır düşüncemizde emin olarak buraya bakabilmeliyiz. ayrıca bu maddenin uygulanabilirliği yukarıda bahsettiğim yazar sayısının artması ile de yakından ilgili.
6. zaman: olmazsa olmazlardan.
7. mobil uygulama: var mı diye henüz bakmadım. ama güzel ve düzgün çalışan bir mobil uygulama zaten bu çağın gerekliliklerinden.
şimdilik aklıma gelenler bunlar yazar kardeşler.
devamını gör...

