"zamanın iki yüzü var, iki boyutu. uzunluğunu güneşin seyri belirliyor, derinliğini ise tutkular."

amin maalouf'un muhteşem bir eseridir semerkand. öyle bir kitaptır ki okuyucuya bir zaman yolculuğu sunar adeta. 1072'de ömer hayyam'ın rubaiyat adlı eserini yazmasından başlayan yolculuk, 1912'de titanic'de son buluyor. maalouf bu romanında; ömer hayyam, hasan sabbah ve nizamülmülk gibi üç önemli şahsiyeti buluşturuyor.

bir anda kendinizi iran devrimi'nde bulurken başka bir anda ömer hayyam'ı rubaileri yazarken izliyorsunuz. hasan sabbah'ı, nizamülmülk'ü, haşhaşileri adeta gözlerimizin önüne seriyor amin maalouf.
ilk sayfasından itibaren sıkılmadan okuduğum, bitmesin istediğim mükemmel bir romandı. kitapta tasvirler ve anlatım okuyucuyu adeta semerkand sokaklarında gezintiye çıkarıyor. tarihsel bağlantılar ve hayyam, hasan sabbah, nizamülmülk gibi büyük tarihi şahsiyetler harika bir şekilde kurgulanmış. tüm bunların ışığında kesinlikle okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap diyebilirim.

bu kitaptan sonra karakterler üzerinden ilerlemek isteyenlerin ömer hayyam'ın rubailer eserini, nizamülmülk'ün siyasetnamesi'ni ve vladimir bartol'un fedailerin kalesi alamut adlı eserlerini okumalarını tavsiye etmek isterim.
devamını gör...

tanrıyla insanın arasındaki bir konuşmayı anlatır.
sözlerinin büyük bir kısmı pakistanlı şair allame ikbal'ın bir şiirinden olan,ghazel shakeri'nin huzurlu sesiyle söylediği farsça şarkıdır. hem hüzünlü hem sıcacık yapıyor insanın içini.
insana kendini hem evrenin tamamıymış gibi hissettiriyor hem de o'nun yarattığı evreninin küçük bir parçasıymış gibi.

--- alıntı ---

sen geceyi yarattın,
ben mumu yarattım.

sen toprağı yarattın,
ben ise ondan kadehi yarattım.

sen ıssız çöller, kuş uçmaz dağlar, vadiler yarattın,
bense hiyabanlar; gülle süslenmiş bağlar ve bahçeler yarattım.

bendim kumu aynaya dönüştüren,
bendim zehri bala dönüştüren.

--- alıntı ---

dinlemek isteyenler için buradan
devamını gör...

elit olacağım derken yanlışlıkla elti falan olurum ben. ıyhhgkk espriyi kes. kaçın kaçın kaçın.

yok yok bu elitlik işleri bana göre değil. ben huzurlu ortamı daha fazla bozmamak adına bana ayrılan sürenin sonuna geldiğimi bildirmek isterim.

sizlerle elit olmaya çalışmak güzeldi ama beceremedim hepinizi gözlerinizden öpüyor ve kucaklıyorum. (elit olmadığımdan tabi)

tamam vurmayın ortamı terk ediyor hepinize huzurlu geceler diliyorum.
öpüldünüz şekerler. mucukss.
devamını gör...

okuyunca bile üzüyor. başka ne denir ki?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
balmumu heykel müzesi, josef stalin.
devamını gör...

gidemeyip kalmak çok zor.
devamını gör...

bitttiiiiii !!!
şu an havai fişek patlatarak gökyüzüne "iyi ki varsınız kafa sözlük ailesi sizi çooooook seviyorum" yazdırmaktan başka bir şey geçmiyor kalbimden!
o kadar heyecanlıydım ki yayının başında arkama bakmadan koşa koşa kaçmak istiyordum, elim ayağım titriyordu. oysa şimdi pamuk gibiyim. o kadar güzelsiniz o kadar bir tanesiniz ki hepinizi çok seviyorum uleyn!*
ses kayıtları ve destek tanımlarıyla destek olan herkes; cansınız! bir tanesiniz! iyi ki varsınız! hepinizin hayatında sizin gibi güzel insanlar olsun dilerim!*
bu haftalık bizden bu kadar, yarın yeni konsepti belirleyip başlığa yazarak ses kayıtları için kapınızı çalacağımı şimdiden söylemek istiyorum ki hazır olun buna.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ps: kapanış anonsum çok duyulmadı sona doğru kesildi ancak kısaca hepinize çok çok çok teşekkür etmiştim. bin teşekkür!
devamını gör...

bundan 10 yıl kadar önceydi. kuzenim doğdu. biz de teyzemi ziyarete hastaneye gittik. ismini ne koyacaksınız diye sorduk. dedesinin ismi olacak dedi teyzem. çocuğun dedesinin adı da ebubekir sıddık'tan hallice bir isim. ben de böyle bir isim olmasın istedim. iki-üç gün sonra anneme dedim ki"anne rüyamda gördüm. kuzenimin adını berk koymuşlar." bunu annem laf arasında teyzeme anlattı. ve sonuç olarak teyzemlerde güya benim rüyamda gördüğüm ismi beğenip kuzenime berk ismini verdiler. evet sözlük rüya müya görmemiştim. sadece çocuğa acıyıp böyle bir yalan uydurdum. zamanı gelince kuzenime yediğim bu haltı anlatırım ama çocuk daha küçük. evet hayatımda söylediğim en büyük yalan da budur işte.
devamını gör...

derdi güldürmek değilken bile zihninizde size kahkahalar attırabilen bir kitaptır.içinde bir cinayet unsuru barındırıyor diye polisiye kategorisinde değerlendirmeyi de fazlasıyla sığ bulduğumu belirtmeliyim...

alper canıgüz bana göre türk edebiyatında özellikle karakter oluşturma konusunda yadsınamayacak derecede başarılı bir kalemdir. yaratmış olduğu 5 yaşında bile bir çok yetişkine önünde ceketini iliklettirebilecek derecede saygınlık hissi uyandıran alper kamu karakteri; okurken benim oğlum, benim yeğenim, benim kardeşim gibi hissettirdi kendisini bana.

shostakovich dinleyen, rakı yudumlayan, oğuz atay, dostoyevski, nietzsche okuyan, beş yaşındayken zamanın acımasız olduğunu çoktan keşfetmiş olan ve hızla yaşlandığını kabul eden, tanrıyla kavgalı, annesine sinirli, babasına hayran, devrik cümle kurmaktan korkan, sorumluluklarının bilincinde ve bunların ağırlığı ile barışmış, 20'li yaşlarında olan komşu kızına abayı yakmış beş yaşında çok akıllı bir veledin gözünden seyredin bi'de bu alemi.

büyüyünce cehennemde çiçeklendirme yapmayı düşünen bu veledi okuyan herkesin seveceğini düşünüyorum.

bilmiyorum, belki gereğinden fazla romantiğimdir. bu yüzdendir ki hemen hemen her sayfasında bir kaç kere tebessüm ettiğim , yer yer kahkaha attığım bu kitabın sonundaki mektupla göğsüm ağrıdı, gırtlağıma 8 numaralı bir bilardo topu sıkıştı belki; ondan yutkunamadım.

kıymet verdiğim kitaplardandır.
herkese de tavsiyemdir.

dipnot: mahlasım da; bir zamanlar onur ünlü, murat menteş, emrah serbes, alper canıgüz, murat uyurkulak gibi istisnasız bütün kitaplarını severek okuduğum yazarların, kendilerinin isimlendirdiği edebiyat grubunun adından 'afili filintalar' dan geliyor...
devamını gör...

tr youtube da mizah videosu üreten ilk kanallardandır. şimdilerde ayda bir video atıyorlar. sütü seven kamyoncular ve esmeralda gibi videolarla tanınırlar.
devamını gör...

amor fati iyi ve kötü başa gelen her şeyin kabul edilmesi ve geçmişe takılıp kalmadan hataların ve başarıların tamamını, gelişime katkı sağlaması için sevmektir. nietzsche'nin kullandığı bir terim olup kaderini sev anlamındadır.
yapsa mıydım yapmasa mıydım, söylesem mi iyiydi söylemesem mi gibi uzayıp gidecek kararsızlaklarla uğraşmak yerine her şekilde olanları kabullenmektir bir nevi.
devamını gör...

eğer mobilde beğenmek için butonu denk getiremiyorsanız, entry’e iki kere üst üste tıklamanız yeterli.
instagram’daki gibi; tık tık
(bkz: amme hizmeti)
devamını gör...

türkçe öğretmeninize selamlar.
devamını gör...

erkeklerin üzerinde nasıl baskı yok ? 25 yaşında işsiz bir erkekle 25 yaşında bir kadını kıyaslayın bakalım. o erkeği bi kişi bile adam yerine koymazken kadın ise hala evinin prensesi sayılır.
devamını gör...

çocukluk hastalığı mıdır, yoksa ergenlik bunalımı mı paragraf paragraf döşerdim şimdi ama hiç keyfim yok..

ama bildiğim birşey varsa ırkçılık bir insanlık suçudur, bir nefret suçudur. koca koca gelişmiş ülkeler bu sorunla mücadele etmek için ne kanunlar çıkarıyor, biz napıyoruz peki? ırk güzellemesi!

aynen devam edin efenim, siz bu kafayla nah gelişirsiniz.
devamını gör...

nobel ödüllü ve egzistansiyalizm edebi akımının temsilcilerinden birisi olan yazar, bu kitabında insanın farklılıklara tahammülsüzlüğünü, kendine benzemeyenden korkusunu ve yok etmek isteyişini çok güzel bir biçimde işler. dolayısıyla bu romanı, iyi vakit geçirmekten çok satır aralarındaki nüanslara dikkat ederek okumak, kitabın verdiği mesajı ve vurgusununun anlaşılmasını kolaylaştırır kanaatindeyim.
devamını gör...

yüce dağ değil idum
duman sardi başumi...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

avusturya'daki am himmel yetimhanesi'nde kalan 6 yaşındaki werfel'in, ikinci dünya savaşı sürerken, noel'de kendisine amerikan kızılhaçı tarafından verilen yeni ayakkabılar için yaşadığı mutluluk...
yıl 1946. fotoğraf life dergisinde yayımlanmış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel alıntıdır.)

ufacık şeyleri sorun eden insanların ders alması gereken bir fotoğraf bence bu. koskoca dünyada kimsesiz, savaşın ortasında bir çocuk ama bir çift ayakkabı onun için bunların hepsinden önemli bir mutluluk kaynağı o an için...

bunu yapmayı başaran kaç kişi vardır sizce dünyada? biz çok daha fazlasına sahip olduğumuz halde yetinmeyi bilmiyoruz. mutlu olmak için her zaman koşullarımız var. hayat mutluluğu bu kadar fazla koşulu olan insanlara kolay kolay tattırmaz.
devamını gör...

mizah amaçlı yazıldığı söylense de sosyal medyada ciddiye alan ergenler ve psikopatlar olacaktır. cidden tehlikeli bir durum. twitter’da bazı yorumları görünce kanım dondu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim