18 yaşında olup çok fazla ilişkisi olmamış olan insan
28 yaşındayım daha hiç bir namahremle göz göze bile gelmedim.
devamını gör...
ah mercimeğim
mustafa çiftçi'nin 2017 yılında iletişim yayınlarından çıkan öykü kitabı. kitap 6 öyküden oluşuyor. 107 sayfa. dili sade, akıcı, üslup iç anadolu insanının özgün konuşma yapısını yansıtıyor, öykülerin kurgusu eski türk filmlerinden biraz daha gerçekçi ama günümüz yaşamından fersah fersah uzaktaymış gibi romantik. öykülerde daha çok olaylara.yer veriliyor. daha önce yazarın okuduğum (bkz: bozkırda altmışaltı) kitabı gibi duygulardan düşüncelerden olayların sebep ve sonuçlarından fazla ayrıntılı bahsedilmemiş.
kitapta yer alan öykülerden ah mercimeğim, bacanaklar,uykucu duman ve ben isimli öykülerinde ilk gençlik çağına övgüyü ve ilk aşkın acemiliğini görüyoruz. bu öyküleri okurken kendim aynı yaslardayken nasıl görüp hissettigimi düşünürken benzer heyecanlarda gezindigimi ama günümüz yeni yetme denilen taze genclerin içinde başarmaya,azmetmeye karşı nasıl ölü toprağı serpildigini düşünüp üzüldüm.
baba nerdesin hikayesi biraz kemalettin tuğcu ya da charles dickens öykülerine benziyor olsa da içindeki alt metinleri ile eğitim sistemine mesajlar ile okunmaya deger.
beni en çok etkileyen öykü; köfte ekmek oldu. hem türkiye'de kadın ve erkek rolleri hakkında hem de yerli ve milli olmak ile global ve çağdaş olma kavramları arasındaki tezatları anlatan bu hikaye, küçük bir şehrin küçük bir ilçesinde babası ile köfteci dükkanını işleten bir anadolu erkeğinin eşinin israrlarina dayanamayıp babasınin verdiği akıl ile ilçenin bağlı olduğu şehirde üniversite açıldı diye zincir magazalara sahip amerikalı hamburger markasının dükkanını açması sonucunda yaşadıklarıni anlatıyordu. hikaye babamın sıklıkla dile getirdiği "esnafın parası bol, karısı dul" deyimine de, 2000 li yılların başında sıklıkla karsimiza çıkan bir anda yükselişe geçen küçük ölçekli türk esnafına da güzel bir ornekti.
uzun yolculukta, tatilde, sıcak, naif, güler yüzlü öyküler okumak için tercih edilebilecek bir kitap.
bir alıntı ile tanımı bitirelim.
"ayağını gazdan çekme demet. elimizde bir tek baba ocağı köfteci kaldı. onu da batirmazsan senden kötüsü yok."
ben çok şey anlatırim
diye umut ediyordum
ama insan çok dolunca
konuşamiyormuş, anladım.
kitapta yer alan öykülerden ah mercimeğim, bacanaklar,uykucu duman ve ben isimli öykülerinde ilk gençlik çağına övgüyü ve ilk aşkın acemiliğini görüyoruz. bu öyküleri okurken kendim aynı yaslardayken nasıl görüp hissettigimi düşünürken benzer heyecanlarda gezindigimi ama günümüz yeni yetme denilen taze genclerin içinde başarmaya,azmetmeye karşı nasıl ölü toprağı serpildigini düşünüp üzüldüm.
baba nerdesin hikayesi biraz kemalettin tuğcu ya da charles dickens öykülerine benziyor olsa da içindeki alt metinleri ile eğitim sistemine mesajlar ile okunmaya deger.
beni en çok etkileyen öykü; köfte ekmek oldu. hem türkiye'de kadın ve erkek rolleri hakkında hem de yerli ve milli olmak ile global ve çağdaş olma kavramları arasındaki tezatları anlatan bu hikaye, küçük bir şehrin küçük bir ilçesinde babası ile köfteci dükkanını işleten bir anadolu erkeğinin eşinin israrlarina dayanamayıp babasınin verdiği akıl ile ilçenin bağlı olduğu şehirde üniversite açıldı diye zincir magazalara sahip amerikalı hamburger markasının dükkanını açması sonucunda yaşadıklarıni anlatıyordu. hikaye babamın sıklıkla dile getirdiği "esnafın parası bol, karısı dul" deyimine de, 2000 li yılların başında sıklıkla karsimiza çıkan bir anda yükselişe geçen küçük ölçekli türk esnafına da güzel bir ornekti.
uzun yolculukta, tatilde, sıcak, naif, güler yüzlü öyküler okumak için tercih edilebilecek bir kitap.
bir alıntı ile tanımı bitirelim.
"ayağını gazdan çekme demet. elimizde bir tek baba ocağı köfteci kaldı. onu da batirmazsan senden kötüsü yok."
ben çok şey anlatırim
diye umut ediyordum
ama insan çok dolunca
konuşamiyormuş, anladım.
devamını gör...
yayın önerisi
çok hızlı göz attım, detaylıca okumadan ama galiba yazan yok; bilimsel bir şeyler fena olmazdı. yani buna talep edebiyata falan olduğu kadar çok olmayacak büyük ihtimalle ama birileri benim gibilere de hitap etse iyi olurdu...
devamını gör...
yengesiyle birlikte olan joe biden'in oğlu
devamını gör...
tehlikeli insanlar
hep canim cicimli konuşan insanlar.. fazla samimiyet.. ama içi boş bir samimiyet.. laf olsun diye söylenen sözler.. iste bu insanlar tehlikeli.. maskelerini cikarsalar ne irinler çıkar..
devamını gör...
çocuğuna sorulan soruya kendisi cevap veren ebeveyn
çocuğunun özgür bir birey olduğunu kabul edemeyen ebeveyn davranışıdır. bir ortama girildiğinde çocuğunun ağzı ve dili yokmuşçasına, çocuğuna sorulan her soruya daha çocuk ağzını açamadan kendisi cevap verir.
x kişi: kaç yaşındasın sen tatlı kız?
çocuk: do...
anne: dokuz yaşında teyzesi
x kişi: pasta ister misin ayşe'cim?
çocuk: is...
anne: istemez teyzesi, yemez o
bir rahat bırak şu çocuğu annesi, bırak ki kendi cevap versin. büyüdüğü zaman kendine güvenen ve kendisini rahatça ifade eden bir insan olsun, tut kendini azıcık.
x kişi: kaç yaşındasın sen tatlı kız?
çocuk: do...
anne: dokuz yaşında teyzesi
x kişi: pasta ister misin ayşe'cim?
çocuk: is...
anne: istemez teyzesi, yemez o
bir rahat bırak şu çocuğu annesi, bırak ki kendi cevap versin. büyüdüğü zaman kendine güvenen ve kendisini rahatça ifade eden bir insan olsun, tut kendini azıcık.
devamını gör...
kur’an’ı anlayamazsınız
bu sözü müslüman bir birey sarfediyor ise, peygamberimizin (saa) iki ağır emanetinden birine ihanet ediyor demektir. nitekim peygamberimiz (saa) şöyle buyurmuştur;
"size iki ağır emanet bırakıyorum. biri kur'an, biri sünnet. bu ikisine sarılırsanız kurtuluşa erersiniz. *
başka bir rivayet ise;
"size iki ağır emanet bırakıyorum. biri kur'an, biri ehlibeyt. bu ikisi kıyamet gününe kadar kevser havuzunun başına değin, birbirinden ayrılmazlar.*
gelelim konumuza; islami literatürde kur'anı anlamak, belli bir metodolojiye bağlanmıştır. bu metodoloji sırası ile şöyledir;
ayeti, ayet ile anlamak : bu metodolojide bazı ayetler kilit, bazı ayetler anahtardır. eğer doğru anahtarı bulup, doğru kilide yönelir iseniz, ayetlerin birbiriyle olan ahengini yakalamış olursunuz. bu sahabe ve tabiinlerin yöntemidir. zaten bir çok sahabenin fakih olmasının nedeni de bu metodolojidir.
ayeti, hadis ve siret ile anlamak : bu yöntem, peygamberimizden sonraki neslin peygamberimizin davranışları, tutumu ve sözleri ile ayetleri anlama metodudur. bilinmelidir ki; bir veya birden fazla ayet, bir emir veya birden fazla emir içerebilir. bu durumun çözümlenmesi için peygamberimizin hayatını ve ayetlerin nuzül sebebinin bilinmesi gerekir.
günümüzde kur'anı anlamak, ne yazık ki, ya tasavvuf ve tarikatlerin dayattığı; "siz kur'anı anlayamazsınız. bir şeyhe, bir mürşide ihtiyacınız var! " tezine, ya da selefi düşüncenin dayattığı; "kur'anı anlamak için okumak yeterli! " tezine sıkıştırılmış durumdadır.
işin özü şudur; ifrat ve tefrit, bütün yıkımların temelini oluşturduğu gibi, dini açıdan da yıkımların temelidir. her kim sizi allah'tan başka bir şeye veya bir kimseye çağırıyor ise, biliniz ki sahtekardır.
"size iki ağır emanet bırakıyorum. biri kur'an, biri sünnet. bu ikisine sarılırsanız kurtuluşa erersiniz. *
başka bir rivayet ise;
"size iki ağır emanet bırakıyorum. biri kur'an, biri ehlibeyt. bu ikisi kıyamet gününe kadar kevser havuzunun başına değin, birbirinden ayrılmazlar.*
gelelim konumuza; islami literatürde kur'anı anlamak, belli bir metodolojiye bağlanmıştır. bu metodoloji sırası ile şöyledir;
ayeti, ayet ile anlamak : bu metodolojide bazı ayetler kilit, bazı ayetler anahtardır. eğer doğru anahtarı bulup, doğru kilide yönelir iseniz, ayetlerin birbiriyle olan ahengini yakalamış olursunuz. bu sahabe ve tabiinlerin yöntemidir. zaten bir çok sahabenin fakih olmasının nedeni de bu metodolojidir.
ayeti, hadis ve siret ile anlamak : bu yöntem, peygamberimizden sonraki neslin peygamberimizin davranışları, tutumu ve sözleri ile ayetleri anlama metodudur. bilinmelidir ki; bir veya birden fazla ayet, bir emir veya birden fazla emir içerebilir. bu durumun çözümlenmesi için peygamberimizin hayatını ve ayetlerin nuzül sebebinin bilinmesi gerekir.
günümüzde kur'anı anlamak, ne yazık ki, ya tasavvuf ve tarikatlerin dayattığı; "siz kur'anı anlayamazsınız. bir şeyhe, bir mürşide ihtiyacınız var! " tezine, ya da selefi düşüncenin dayattığı; "kur'anı anlamak için okumak yeterli! " tezine sıkıştırılmış durumdadır.
işin özü şudur; ifrat ve tefrit, bütün yıkımların temelini oluşturduğu gibi, dini açıdan da yıkımların temelidir. her kim sizi allah'tan başka bir şeye veya bir kimseye çağırıyor ise, biliniz ki sahtekardır.
devamını gör...
acılara tutunmak
kavuşmak özgürlükse
özgürdük ikimiz de
elleri çığlık çığlık
yanyana iki dünya
ikimiz iki dağdan
iki hırçın su gibi
akıp gelmiştik
buluşmuştuk bir kavşakta
unutmuştuk ayrılığı
yok saymıştık özlemeyi
şarkımıza dalmıştık
mutluluk mavi çocuk
oynardı bahçemizde.
fntmwlm!
özgürdük ikimiz de
elleri çığlık çığlık
yanyana iki dünya
ikimiz iki dağdan
iki hırçın su gibi
akıp gelmiştik
buluşmuştuk bir kavşakta
unutmuştuk ayrılığı
yok saymıştık özlemeyi
şarkımıza dalmıştık
mutluluk mavi çocuk
oynardı bahçemizde.
fntmwlm!
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
sabret sonu aynı değil!
söylüyorum.
dinle, rüyaların her gün aynı,
olmayacak!
söylüyorum.
dinle, rüyaların her gün aynı,
olmayacak!
devamını gör...
türkmenistan'da köpekler için bayram günü belirlenmesi
türkmenistan'ın otoriter cumhurbaşkanı gurbanguly berdimuhamedow'un medyadaki imajını insanileştirmek için her fırsatta köpekleri, atları ve kedileri ne kadar sevdiğine dair haberler yapılması yetmemiş olacak ki son bir atak türkmenistan'da köpekler için bayram günü belirlendi.
tıpkı resmi anlamda çocuk bayramına sahip tek ülke olan türkiye'de bayramın çocuklara tacizi, tecavüzü, çocuk hakları ihlallerini engellemediği gibi türkmenistan'daki alabai köpekler için bayram ilan etmesi bu hayvanlara yönelik tacizleri, tecavüzleri, şiddeti, hayvan hakları ihlallerini önlemeyecektir.
bayramı ilan eden kişi berdimuhamedow aynı zamanda sokaklarda yaşayan köpeklerin öldürülmesini isteyen ve öldürülmesini sağlayan kişidir. sokak hayvanlarının öldürülmesine karşı çıkan hayvan hakları aktivistleri tutuklanarak hapis cezasına çarptırılmışlardır. çünkü türkmenistan'da otoriteye karşı gelinmez ve tek otorite cumhurbaşkanıdır.
bayram sadece türkmenistan'ın akbai köpeğini kapsar. bu köpeğin bayram kapsamına girecek kadar değerli olduğu için cidden korunduğunu ise düşünmeyin. meydana gösteriş için altın heykeli dikilen akbai köpeklerinin kulakları, kuyrukları kesilmektedir.
çoban köpeklerinin kurtlara karşı kulak ve kuyruklarının kesilmesi gerektiği yalanı bilimsel anlamda ispatlanmıştır ve bunun ötesinde kulak ve kuyruk kesmek hayvana işkencedir.
bayramda şov için sahnede olan köpeğin bile kulakları ve kuyruğu kesilmiş gibi durmakta.

türkmenistan köpek kavgalarının ve köpek kavgaları için yetiştirlen köpeklerin merkezidir.

türkmenistan devlet başkanı ahalteke atlarından sonra akbai köpekleri hakkında kitap yazmıştır. atlarla ilgili olan kitap hakkında bir şey diyemeyeceğim ancak akbai köpekler hakkında yazdığı kitap hayvan ırkları ve davranışları konusunda yalan yanlış bilgiler içerir.
yavru bir köpeği bile nasıl tutacağından habersiz birinin ilan ettiği bayram ancak tıpkı bu fotoğraf gibi gösterişin ötesine geçmeyen bir bayram olur. ( kedileri ve köpekleri boyundan tutarak kaldırmak tehlikelidir. bu köpeğin anne davranışını kopyalamak değildir. )
bu bayram elinde binlerce masum kedi ve köpeğin kanı olan birinin imaj çalışmasının ötesinde bir şey değildir.

türkmenistan 'da hayvanlara tecavüz konusunda rusya ve komşusu diğer ülkeler gibi bestaility - zoofili ) konusunda üç maymunu oynayan ülkelerdendir.
insan hakları ihlallerinde ilk sıraları çeken ülkeler arasında yer alan ülkede, köpekler için bayram ilan edilmesiyle hayvan haklarının korunacağına inanmak mümkün değildir.
türkmenistan cumhurbaşkanı'nın otoriter ve iki yüzlü tavrı john oliver'ın programına bile konuk olmuştur.
kaynak: the guardianburadan
buradan
buradan
iphr buradan
tıpkı resmi anlamda çocuk bayramına sahip tek ülke olan türkiye'de bayramın çocuklara tacizi, tecavüzü, çocuk hakları ihlallerini engellemediği gibi türkmenistan'daki alabai köpekler için bayram ilan etmesi bu hayvanlara yönelik tacizleri, tecavüzleri, şiddeti, hayvan hakları ihlallerini önlemeyecektir.
bayramı ilan eden kişi berdimuhamedow aynı zamanda sokaklarda yaşayan köpeklerin öldürülmesini isteyen ve öldürülmesini sağlayan kişidir. sokak hayvanlarının öldürülmesine karşı çıkan hayvan hakları aktivistleri tutuklanarak hapis cezasına çarptırılmışlardır. çünkü türkmenistan'da otoriteye karşı gelinmez ve tek otorite cumhurbaşkanıdır.
bayram sadece türkmenistan'ın akbai köpeğini kapsar. bu köpeğin bayram kapsamına girecek kadar değerli olduğu için cidden korunduğunu ise düşünmeyin. meydana gösteriş için altın heykeli dikilen akbai köpeklerinin kulakları, kuyrukları kesilmektedir.
çoban köpeklerinin kurtlara karşı kulak ve kuyruklarının kesilmesi gerektiği yalanı bilimsel anlamda ispatlanmıştır ve bunun ötesinde kulak ve kuyruk kesmek hayvana işkencedir.
bayramda şov için sahnede olan köpeğin bile kulakları ve kuyruğu kesilmiş gibi durmakta.

türkmenistan köpek kavgalarının ve köpek kavgaları için yetiştirlen köpeklerin merkezidir.

türkmenistan devlet başkanı ahalteke atlarından sonra akbai köpekleri hakkında kitap yazmıştır. atlarla ilgili olan kitap hakkında bir şey diyemeyeceğim ancak akbai köpekler hakkında yazdığı kitap hayvan ırkları ve davranışları konusunda yalan yanlış bilgiler içerir.
yavru bir köpeği bile nasıl tutacağından habersiz birinin ilan ettiği bayram ancak tıpkı bu fotoğraf gibi gösterişin ötesine geçmeyen bir bayram olur. ( kedileri ve köpekleri boyundan tutarak kaldırmak tehlikelidir. bu köpeğin anne davranışını kopyalamak değildir. )
bu bayram elinde binlerce masum kedi ve köpeğin kanı olan birinin imaj çalışmasının ötesinde bir şey değildir.

türkmenistan 'da hayvanlara tecavüz konusunda rusya ve komşusu diğer ülkeler gibi bestaility - zoofili ) konusunda üç maymunu oynayan ülkelerdendir.
insan hakları ihlallerinde ilk sıraları çeken ülkeler arasında yer alan ülkede, köpekler için bayram ilan edilmesiyle hayvan haklarının korunacağına inanmak mümkün değildir.
türkmenistan cumhurbaşkanı'nın otoriter ve iki yüzlü tavrı john oliver'ın programına bile konuk olmuştur.
kaynak: the guardianburadan
buradan
buradan
iphr buradan
devamını gör...
2023'te atatürk sözleşmesi bitecek benzin çıkaracağız
bu kafaya ulaşsam 150 yıl yaşarım.
devamını gör...
comfortably numb
pink floyd'dan daha çok sevdiğim pink floyd şarkısı.
hello! is anybody in there?
hello! is anybody in there?
devamını gör...
oldeuboi
özgün adı: oldeuboi
ingilizce adı: oldboy
türkçe adı: ihtiyar delikanlı
başrollerini min-sik choi ve ji-tae yu'nun paylaştıkları, karşı-intikam temelli sıra dışı ve anti-moralist konusu, son ana dek izleyicide merak unsurunu ve konsantrasyonu canlı tutmayı başarabilen gizem dolu işleyişi ve izleyici tarafından tahmin edilemeyecek biçimde bir sona giden çözüm bölümündeki vuruculuğuyla, tüm zamanların gelmiş-geçmiş en iyi sinema yapıtlarından biri olan 2003 yılı güney kore yapımı sinema filmi.
senaryosu, jo-yun hwang, joon-hyung im, chun-hyeong im ve filmin yönetmeni chan-wook park tarafından garon tsuchiya'nın yazıp nobuaki minegishi'nin çizdiği "oldboy" isimli japon mangasından uyarlanmıştır.
park chan-wook'un "intikam üçlemesi" serisinin ikinci ve en başarılı filmidir.
quentin tarantino referanslıdır.
tür olarak, içinde bilinmezlik unsurunu barındırarak izleyicide merak uyandıran "gizem" ve izleyiciye antipatik kahramanların sunulduğu "modern kara film" (neo-noir) tarzlarına hitap etmektedir.
başta 2004 yılında 57'incisi düzenlenen ve jüri başkanlığını birleşik amerikalı yönetmen quentin tarantino'nun yaptığı cannes uluslararası film festivali olmak üzere, sinema ödüllerinin dağıtıldığı birçok organizasyonda büyük ödüle lâyık görülmüştür.
spoiler içerir!
"hayat daha büyük bir hapishaneymiş..." "günaha bulanmış bir hayvan olsam da yaşamaya hakkım yok mu?"
ahlaki normlara ters düşecek bir karmaşıklığın (ya da bir uyumsuzluğun) yol açtığı trajedinin, insan hayatında bir düzen hâline gelebilirliği üzerinden; "hayat bir düzen midir, yoksa karmaşayı düzene ya da uyumsuzluğu uyuma sokma çabası mıdır?" diye düşündüren şahane bir film.
spoiler bitti!
ingilizce adı: oldboy
türkçe adı: ihtiyar delikanlı
başrollerini min-sik choi ve ji-tae yu'nun paylaştıkları, karşı-intikam temelli sıra dışı ve anti-moralist konusu, son ana dek izleyicide merak unsurunu ve konsantrasyonu canlı tutmayı başarabilen gizem dolu işleyişi ve izleyici tarafından tahmin edilemeyecek biçimde bir sona giden çözüm bölümündeki vuruculuğuyla, tüm zamanların gelmiş-geçmiş en iyi sinema yapıtlarından biri olan 2003 yılı güney kore yapımı sinema filmi.
senaryosu, jo-yun hwang, joon-hyung im, chun-hyeong im ve filmin yönetmeni chan-wook park tarafından garon tsuchiya'nın yazıp nobuaki minegishi'nin çizdiği "oldboy" isimli japon mangasından uyarlanmıştır.
park chan-wook'un "intikam üçlemesi" serisinin ikinci ve en başarılı filmidir.
quentin tarantino referanslıdır.
tür olarak, içinde bilinmezlik unsurunu barındırarak izleyicide merak uyandıran "gizem" ve izleyiciye antipatik kahramanların sunulduğu "modern kara film" (neo-noir) tarzlarına hitap etmektedir.
başta 2004 yılında 57'incisi düzenlenen ve jüri başkanlığını birleşik amerikalı yönetmen quentin tarantino'nun yaptığı cannes uluslararası film festivali olmak üzere, sinema ödüllerinin dağıtıldığı birçok organizasyonda büyük ödüle lâyık görülmüştür.
spoiler içerir!
"hayat daha büyük bir hapishaneymiş..." "günaha bulanmış bir hayvan olsam da yaşamaya hakkım yok mu?"
ahlaki normlara ters düşecek bir karmaşıklığın (ya da bir uyumsuzluğun) yol açtığı trajedinin, insan hayatında bir düzen hâline gelebilirliği üzerinden; "hayat bir düzen midir, yoksa karmaşayı düzene ya da uyumsuzluğu uyuma sokma çabası mıdır?" diye düşündüren şahane bir film.
spoiler bitti!
devamını gör...
vatanı olmadığı halde sürekli üreyen insanların amacı
üreme yoluyla ürediği ülkeyi vatanı yapmak. doğum için abd'ye giden ünlülerimizi unuttunuz mu.
devamını gör...
izmir'in en yaşanılası yeri
sessiz,sakin ve deniz kokusu olan bir yer isteniyorsa seferihisar, şehrin içinde olsun ve kaliteli bir çevresi olsun isteniyorsa da narlıdere'dir.
devamını gör...
harbiye nazırlığı
1908 yılında seraskerlik makamı yerine kurulmuş olan, şimdiki savunma bakalnlığına karşılık gelen kurum. 1922 yılına kadar varlığını sürdürmüştür.
ilk harbiye nazırı, ömer rüştü paşa, son harbiye nazırı ise çürüksulu ziya paşa'dır.
ilk harbiye nazırı, ömer rüştü paşa, son harbiye nazırı ise çürüksulu ziya paşa'dır.
devamını gör...
devlet halk için mi halk devlet için mi var sorunsalı
günümüz türkiye'sinin tartışması gereken bir sorunsal.
bence devlet halk için varken bazılarına göre halk devlet için vardır denilmekte peki ama neden
ben tek kişi doğa da istediğim gibi yaşayabilirim evet yaşarım. devlet ise ben,sen,siz,onlar,bunlar ve şunlar olmasa yaşayabilir mi hayır. hayır devlet ben olmadan yaşayamaz o yüzden devlet halk için vardır diyorum , 'sen sus vatan haini!' diyorlar . e ama ben olmasam benim vergim olmasa senin vergin olmasa devlet nasıl ayakta dursun diyorum , ' şükür bizim allahımız var' diyorlar.
ben bir insanım ve düşüncelerim var bir kitap yazmalıyım . kitabımı yazdım aa devlet vergi kesmiş, olsun!
ben bir insanım ve yeteneklerim var bir müzik yapmalıyım. müziğimi yaptım aa devlet vergi kesmiş, olsun!
ben bir insanım ve özgürce yaşamak istiyorum özgürce gezmek istiyorum . özgürce yaşayamadım ve özgürce gezemedim ama neden vergi den dolayı araba alamamış yine vergi den dolayı bir bilet alamamışım...
ben bir insanım ve özgürce düşüncelerimi beyan etmek istiyorum. yapamadım çünkü dönemin hükümeti ile ters düştüğüm için içerdeyim!
devleti besleyen, büyüten ve geliştiren halktır. halk olmazsa o devlet yok olur, halk olmazsa o devlet yerin dibine girer!
(bkz: devlet halk için vardır)
bence devlet halk için varken bazılarına göre halk devlet için vardır denilmekte peki ama neden
ben tek kişi doğa da istediğim gibi yaşayabilirim evet yaşarım. devlet ise ben,sen,siz,onlar,bunlar ve şunlar olmasa yaşayabilir mi hayır. hayır devlet ben olmadan yaşayamaz o yüzden devlet halk için vardır diyorum , 'sen sus vatan haini!' diyorlar . e ama ben olmasam benim vergim olmasa senin vergin olmasa devlet nasıl ayakta dursun diyorum , ' şükür bizim allahımız var' diyorlar.
ben bir insanım ve düşüncelerim var bir kitap yazmalıyım . kitabımı yazdım aa devlet vergi kesmiş, olsun!
ben bir insanım ve yeteneklerim var bir müzik yapmalıyım. müziğimi yaptım aa devlet vergi kesmiş, olsun!
ben bir insanım ve özgürce yaşamak istiyorum özgürce gezmek istiyorum . özgürce yaşayamadım ve özgürce gezemedim ama neden vergi den dolayı araba alamamış yine vergi den dolayı bir bilet alamamışım...
ben bir insanım ve özgürce düşüncelerimi beyan etmek istiyorum. yapamadım çünkü dönemin hükümeti ile ters düştüğüm için içerdeyim!
devleti besleyen, büyüten ve geliştiren halktır. halk olmazsa o devlet yok olur, halk olmazsa o devlet yerin dibine girer!
(bkz: devlet halk için vardır)
devamını gör...

