whisper (yazar)
gönlünü almam gerektiğini düşündüğüm yazar. ama ilk önce kendisine şu soruyu sormam lazım. “eyyy sevgili yazar, senin benim ümitlerimi yeşertmeye ne hakkın var?”
eğer bu sözlükten gitmezsem sebebi bu yazardır dostlar. yok yani, kitledi beni gidemiyorum.
hep yazmanı diliyorum dostum, hep yaz!
eğer bu sözlükten gitmezsem sebebi bu yazardır dostlar. yok yani, kitledi beni gidemiyorum.
hep yazmanı diliyorum dostum, hep yaz!
devamını gör...
uyunan en ilginç yer
ilginç değil benim ki ama ben sınıfta uyumaya bayılıyorum. yatağım bile o kadar rahat değil. bir yandan arkadaşların anlamsız gürültüsü bir yandan hocanın ninni gibi sesi. sağ tarafımda kalorifer kafamın altında çantam üstümde montum. yatağımdayken bile oraya özlem duyuyorum.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
beni mutlu eden, umut veren bir şarkıyı hediye etmek istiyorum.
aynı zamanda hemşehrim olan edip akbayram'dan inanın çocuklar şarkısını bir fenerbahçe'li olarak beşiktaşlılara armağan ediyorum. *
aynı zamanda hemşehrim olan edip akbayram'dan inanın çocuklar şarkısını bir fenerbahçe'li olarak beşiktaşlılara armağan ediyorum. *
devamını gör...
yoldaş sizi takip etmeye başladı
sevindirik olmamla birlikte '' aaaa ben yoldaşı takip etmiyor muşum!'' diye utanmama vesile olan durum.
bugün tüm kızanlara pamuk şeker dağıtıyor resmen yoldaş.*
bugün tüm kızanlara pamuk şeker dağıtıyor resmen yoldaş.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının takipçi sayıları
henüz yeniyim bu nedenle 5 takipcimin olmasına müteşekkirim. sizi bilginin nirvanasinda buluşturmayi temenni ediyor ve musadenizle şımarmak adına mübalağa sanatına başvurmak arzusundaym. sevgiler...
devamını gör...
özgürlük gerçek midir sorunsalı
hayır. aklın bir oyunudur. bence hiçbir canlı özgür değildir.
herkes bir şeylere bağımlı yaşar. bağımlılık da özgürlüğü etkisiz kılar.
insan özgür olmak ister, özgür olduğunu düşünmek ister.
herkes bir şeylere bağımlı yaşar. bağımlılık da özgürlüğü etkisiz kılar.
insan özgür olmak ister, özgür olduğunu düşünmek ister.
devamını gör...
aniden gelen çocuk doğurma isteği
eşimin 4 tane minik afrikalı çocukla fotoğraf atması üzerine bana gelen istektir.
ama bizim çocuğumuz bunlar gibi güzel olmaz ki bee dedim vazgeçtim anında.
hayaller asık suratlı, yuvarlak yüzlü, sesiz sakin bebek, hayatlar anneğğ anneeğğ duvara kafa atayım mı? diye gelen apaçi bebe.
düşüncesi bile vazgeçmeme yetti.
ama bizim çocuğumuz bunlar gibi güzel olmaz ki bee dedim vazgeçtim anında.
hayaller asık suratlı, yuvarlak yüzlü, sesiz sakin bebek, hayatlar anneğğ anneeğğ duvara kafa atayım mı? diye gelen apaçi bebe.
düşüncesi bile vazgeçmeme yetti.
devamını gör...
du hast
devamını gör...
japonizm
japonisme veyahut japonizm, batı kültüründeki japon etkisini anlatan bir terimdir. 1800'lü yılların ikinci yarısında japonya ile dış ticaretin tekrar açılması sonucu 19. yüzyıl batılı sanatçıları arasında çıkan ve japon sanatının popülerliğine, etkisine atıfta bulunan bu terimin çıkış noktası için biraz daha geriye gitmek gerekir.
1639-1854 yılları arasında, japonların ticaret yaptıkları ülkeler hollanda ve çin'di. bu izole duruma rağmen batılı fikirler hollandalılar aracılığı ile japonya'da yayılıyor; japonya'daki gelişmeler de hollandalılar tarafından avrupa'da duyuruluyordu. 1868 yılında yaşanan bir değişiklik sonrası japonya'nın dünyanın kalanı ile ticareti tekrar başladı. fotoğraf gibi batılı terimler japon sanatçıları etkileyince geleneksel ukiyo-e sanatı zamanla miadını doldurmaya başlamıştı. neredeyse değersiz olan parçalar ihraç edilen malları paketlemek için kullanılmaya başlanınca, avrupa'da keşfedilmeleri gerçekleşti. ve sonuçları büyük oldu. resimlerde işlenen gündelik konula, bakış açıları, perspektif ve renk kullanımı gibi fikirler avrupalı sanatçıları şaşkına çevirdi. daha önce batı'da duyulmamış bu tür fikirlerin ortaya çıkması empresyonist, post-empresyonist, art nouveau sanatçılarını etkilemişti. bu yeni akıma fransa'da ''japonizm'' denmeye başlanmıştı. (le japonisme)
1872 yılında fransız sanat eleştirmeni philippe burty tarafından ilk kez kullanılan terim sadece görsel sanatlarda değil; mimarlık, peyzaj, bahçecilik ve giyim alanlarında da bir etkiyi ifade etmekteydi. japonya'nın dünya ticaretine tekrar açılması sonucu siparişlerle beraber gelen ukiyo-e eserler avrupa'da büyük ses getirmiş, izlenimcilik - empresyonizm akımı üzerinde büyük etki göstermişti.
japonya'dan gelen yelpaze, ipekler, porselen gibi örnekler ile 19. yüzyılda avrupa'da patlama yapan bu japon sanat çılgınlığı ile gelen sanat fikirleri, geleneksel akademik batı sanat fikirlerine karşıydı. yüzyıl sanatçıları bu fikirlerden ilham aldılar. bu akımın başlamasına ön ayak olmuş ressamlar arasında édouard manet, claude monet, james tissot, edgar degas, james mcneill whistler gibi isimleri de saymak gerekir. van gogh, william merritt chase, george hendrik breitner gibi isimleri de akımın yayılması adına yaptığı çalışmalar ile anabiliriz. tabii ki japonisme'nin, var olan oryantalist yaklaşım üzerine inşa edilmiş olduğunu da söylemek mümkündür.
kaynakça ve daha fazlası: wikipedia - japonisme, vikipedi - ukiyo-e, wikipédia - japonisme, khanacademy.org, tate.org.uk, theartstory.org, study.com, mymodernmet.com, gerçekten bilmeniz gereken 50 sanat fikri, susie hodge
1639-1854 yılları arasında, japonların ticaret yaptıkları ülkeler hollanda ve çin'di. bu izole duruma rağmen batılı fikirler hollandalılar aracılığı ile japonya'da yayılıyor; japonya'daki gelişmeler de hollandalılar tarafından avrupa'da duyuruluyordu. 1868 yılında yaşanan bir değişiklik sonrası japonya'nın dünyanın kalanı ile ticareti tekrar başladı. fotoğraf gibi batılı terimler japon sanatçıları etkileyince geleneksel ukiyo-e sanatı zamanla miadını doldurmaya başlamıştı. neredeyse değersiz olan parçalar ihraç edilen malları paketlemek için kullanılmaya başlanınca, avrupa'da keşfedilmeleri gerçekleşti. ve sonuçları büyük oldu. resimlerde işlenen gündelik konula, bakış açıları, perspektif ve renk kullanımı gibi fikirler avrupalı sanatçıları şaşkına çevirdi. daha önce batı'da duyulmamış bu tür fikirlerin ortaya çıkması empresyonist, post-empresyonist, art nouveau sanatçılarını etkilemişti. bu yeni akıma fransa'da ''japonizm'' denmeye başlanmıştı. (le japonisme)
1872 yılında fransız sanat eleştirmeni philippe burty tarafından ilk kez kullanılan terim sadece görsel sanatlarda değil; mimarlık, peyzaj, bahçecilik ve giyim alanlarında da bir etkiyi ifade etmekteydi. japonya'nın dünya ticaretine tekrar açılması sonucu siparişlerle beraber gelen ukiyo-e eserler avrupa'da büyük ses getirmiş, izlenimcilik - empresyonizm akımı üzerinde büyük etki göstermişti.
japonya'dan gelen yelpaze, ipekler, porselen gibi örnekler ile 19. yüzyılda avrupa'da patlama yapan bu japon sanat çılgınlığı ile gelen sanat fikirleri, geleneksel akademik batı sanat fikirlerine karşıydı. yüzyıl sanatçıları bu fikirlerden ilham aldılar. bu akımın başlamasına ön ayak olmuş ressamlar arasında édouard manet, claude monet, james tissot, edgar degas, james mcneill whistler gibi isimleri de saymak gerekir. van gogh, william merritt chase, george hendrik breitner gibi isimleri de akımın yayılması adına yaptığı çalışmalar ile anabiliriz. tabii ki japonisme'nin, var olan oryantalist yaklaşım üzerine inşa edilmiş olduğunu da söylemek mümkündür.
kaynakça ve daha fazlası: wikipedia - japonisme, vikipedi - ukiyo-e, wikipédia - japonisme, khanacademy.org, tate.org.uk, theartstory.org, study.com, mymodernmet.com, gerçekten bilmeniz gereken 50 sanat fikri, susie hodge
devamını gör...
stresten uzak durmak
türkiye'de pek mümkün olmayan.
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında kitap okumak
bence kitap dediğin sakin ve sessiz ortamda okunmalı. hem ne gerek var o kadar fortçunun dolaştığı toplu taşıma araçlarında kitap okumaya.
devamını gör...
sevdiğimiz insanları üzme nedenimiz
sevdiklerimiz üzerinde olması gerekenden daha fazla hakkımız olduğunu düşünebiliyoruz zaman zaman.
bazen empati kuramıyoruz, bazen kendimizden başka kimseyi düşünemiyoruz. bazen haddimizi bilmiyoruz.
söylediğimiz sözler ya da eylemler nereye gidecek, karşımızdaki insanı üzecek mi düşünmüyoruz. bazen de her şeyin farkında oluyoruz ama umurumuzda olmuyor.
başka bir yazar arkadaşımın da dediği gibi bir mecburiyet varsa sahte bir özen, itina gösteriyoruz ama asıl değer gördüklerimize bunu göstermiyoruz.
kendi adıma konuşmam gerekirse kimseyi bilerek üzmemeye çalıştım ama aynı özeni genel olarak göremiyorum. bu insanlar kötü olduğundan mı değil, herkesin içinde olan-biten bir şeyler var ve dışarıya da bu yansıyor.
sevip sevmemekten bağımsız insanları üzmemek, üzdüysek gönül almak gerekir.
bize nasıl davranılmasını istiyorsak insanlara da öyle davranırsak kimseyi üzmeyiz diye düşünüyorum.
bazen empati kuramıyoruz, bazen kendimizden başka kimseyi düşünemiyoruz. bazen haddimizi bilmiyoruz.
söylediğimiz sözler ya da eylemler nereye gidecek, karşımızdaki insanı üzecek mi düşünmüyoruz. bazen de her şeyin farkında oluyoruz ama umurumuzda olmuyor.
başka bir yazar arkadaşımın da dediği gibi bir mecburiyet varsa sahte bir özen, itina gösteriyoruz ama asıl değer gördüklerimize bunu göstermiyoruz.
kendi adıma konuşmam gerekirse kimseyi bilerek üzmemeye çalıştım ama aynı özeni genel olarak göremiyorum. bu insanlar kötü olduğundan mı değil, herkesin içinde olan-biten bir şeyler var ve dışarıya da bu yansıyor.
sevip sevmemekten bağımsız insanları üzmemek, üzdüysek gönül almak gerekir.
bize nasıl davranılmasını istiyorsak insanlara da öyle davranırsak kimseyi üzmeyiz diye düşünüyorum.
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
dus almamak, dis fircalamamak, temiz giyinmemek.
devamını gör...
uyku öncesi düşünülenler
yarın hangi kıyafetlerimi giysem acaba?
devamını gör...
yazarların en son okuduğu kitap
son ada-zülfü livaneli
devamını gör...
yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıkar sorunsalı
horozun umrunda olmayan sorunsal. onun tuzu kurudur zira.
devamını gör...


