yedi numara
istanbul'da üniversite okuyan 4 kız arkadaşın birlikte 7 numaralı eve çıkması, ardından ev sahiplerinin köyden gelen 3 erkek yeğeninin de alt kata taşınması ile başlayan, izlerken insana ders veren, aynı zamanda güldüren 7 numara sakinlerinin atışmalarını, dostluklarını konu alan dizi. tatlı ev sahipleri bakkal vahit ve eşi zeliha'yı da unutmamak gerekir. başka dizilerde aynı samimi tadı bulamazsınız. üstelik bölüm süreleri günümüz dizilerine göre çok kısadır (evet bu bir lütuf) youtubeda piksel piksel gözüken bölümleri bile rastgele açıp izlemek keyiflidir benim için.
devamını gör...
hediye olarak alınmaması gereken şeyler
zaten zor olan hediye konusu iyice karmaşık hale getirebilecek nesnelerdir.
kimisi batıl inançlar sebebiyle, kimisi de altta yatan anlam sebebiyle alınmaması daha iyi olur kategorisine girmiştir.
örnek vermek gerekirse; parfüm. son derece kibar ve zevkinizi yansıtacak bir hediye gibi görünse de karşıdaki insana kokusunu beğenmediğiniz mesajını vermeniz çok muhtemel.
iç giyim ve pijama. pejmürdelikten dem vuruyor olabilirsiniz.
size hediye olarak gelmiş, kullanmadığınız ve hediye olarak götürdüğünüz eşyalar. burada bir efsane var ki evlere şenlik; borcam.
hediye kartları; kolaya kaçıyorum demenin bir yolu.
kimisi batıl inançlar sebebiyle, kimisi de altta yatan anlam sebebiyle alınmaması daha iyi olur kategorisine girmiştir.
örnek vermek gerekirse; parfüm. son derece kibar ve zevkinizi yansıtacak bir hediye gibi görünse de karşıdaki insana kokusunu beğenmediğiniz mesajını vermeniz çok muhtemel.
iç giyim ve pijama. pejmürdelikten dem vuruyor olabilirsiniz.
size hediye olarak gelmiş, kullanmadığınız ve hediye olarak götürdüğünüz eşyalar. burada bir efsane var ki evlere şenlik; borcam.
hediye kartları; kolaya kaçıyorum demenin bir yolu.
devamını gör...
her şeyden ve herkesten uzaklaşma isteği
halihazırda herkesle mesafemi en başından koruduğum için bütünüyle gerçekleştirmemin çok da zor olmayacağı istek; daha doğrusu hedef.
devamını gör...
en güzel çiçek
en güzel çiçek şudur diye ayırım yapamam. bitki ve çiçeklerin arasında olduğumdan buna cevap vermek çok zor. kimi güzel kokar, kimi güzel görünür, kimi çiçek açar, kimi saksıda, kimi dış mekanda yetişir. her biri ayrı bir güzel, ayrı bir özeldir.
devamını gör...
yazarları en çok ağlatan film sahneleri
katırcılar filmindeki bebeğin öldüğü sahne ve çığ düşmesi sonucu da askerin öldüğü sahne.
devamını gör...
babayla girilen diyaloglar
+rüyamda ............... işte yanımda da para olmayınca ödeyemedim sinirlendim adamlara.
-ben sana sürekli dışarı çıkarken paran var mı vereyim mi diye sormuyor muyum ?
+baba rüyamda gördüm ne alakası var onunla?
- her zaman yanında bulunacak. rüyada da olsa kimsenin önünde öyle çaresiz kalıp başını eymeyeceksin.
-ben sana sürekli dışarı çıkarken paran var mı vereyim mi diye sormuyor muyum ?
+baba rüyamda gördüm ne alakası var onunla?
- her zaman yanında bulunacak. rüyada da olsa kimsenin önünde öyle çaresiz kalıp başını eymeyeceksin.
devamını gör...
seri şekilde artı oylayan yazar
yazarın yazdıkları beğenmiş ve artılamıştır. niye bu mesele bu kadar irdeleniyor ki?
devamını gör...
hayır diyemeyen insan
kullanılmaya mahkum, kalbi kırılmaya elverişli insan. en kısa zamanda hayır demeyi öğrenmesi gerektiğini düşündüğüm, kendisini geliştirmek zorunda olan bireylerdir.
devamını gör...
enaniyet
arapça eneben kelimesinden türemiştir. kişinin egoistliğini, bencilliğini ve kendini beğenmesini ifade eder. risalei nur külliyatları sayesinde dini bir terim olarak yerini almıştır.
devamını gör...
yoldaş ile sahur programı
nick değiştirebiliyorsak eğer;
yoldaş benjamin nihat franklin olsun, doğu-batı sentezine ek olarak, türk-islam sentezi hatta bir aylığına yoldaş yerine
ihvanı-ı benjamin franklin ismi ile siyasal islam mahlaslı yöneticilik istiyoruz.
buradan
yoldaş benjamin nihat franklin olsun, doğu-batı sentezine ek olarak, türk-islam sentezi hatta bir aylığına yoldaş yerine
ihvanı-ı benjamin franklin ismi ile siyasal islam mahlaslı yöneticilik istiyoruz.
buradan
devamını gör...
en korkulan ölüm şekli
dile getirmeyi geçtim, üzerinde düşünmek bile istemeyeceğim olay.
birçok insan gördüm bugüne dek "şöyle ölmekten çok korkuyorum", "böyle ölmek istemem" diyerek tam da korktuğu şekilde ölen. insanın ağzından çıkanlar bazen tam da çıktığı şekilde gerçekleşir. size tavsiyem böyle şeyleri fazla dillendirmeyin ve eğlence konusu yapmayın.
birçok insan gördüm bugüne dek "şöyle ölmekten çok korkuyorum", "böyle ölmek istemem" diyerek tam da korktuğu şekilde ölen. insanın ağzından çıkanlar bazen tam da çıktığı şekilde gerçekleşir. size tavsiyem böyle şeyleri fazla dillendirmeyin ve eğlence konusu yapmayın.
devamını gör...
ruh sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklar
her şeyi gereğinden fazla düşünmek.
devamını gör...
öldürmeyip süründüren şeyler
normalden fazlasıyla erken yirmilik diş çıkartmaya başladım, şu an beni öldürmeyen ama süründüren şey işte bu diş ağrısı...
devamını gör...
kendi kendine konuşmak
uzun süre yalnız yaşayınca istemsiz oluşan dialog. ben artık herkesin içinde de bol bol yapıyorum. garipsenmiyorum da genel de “hıı ne dedin?” diye sorulara maruz kalıyorum. ben de: “hiççç kendi kendime konuşuyorum”diyorum. ben ve çevremdekiler için klasik bir durum.*
devamını gör...
kasa kuyruğunda az ürünü olan müşteriye sırayı vermek
çok tatlı bir nezaket kuralıdır. bana sıra veren çok oldu çünkü.
devamını gör...
başı kapanan öğrencinin beyni çalışır
(bkz: peki)
devamını gör...
ikea
evimizin her şeyi olduğunu iddia eden isveç merkezli bir firma.
devamını gör...
yazarların efsane cimrilik hikayeleri
işyerinde birkaç arkadaş yemek yiyecekler, ekmek almayı unuttuklarını farkediyorlar. dışarıdan oraya gelen başka bir elemanı arayıp gelirken bir ekmek almasını istiyorlar. eleman ekmeği alıp getiriyor, parasını istiyor. bakıyorlar bozuk paraları yok, çocuk bunlara iban numarasını veriyor, hesabına 1.5 tl ekmek parasını yolluyorlar.
askerlik zamanım çay 20 kuruştu. ama bir çay alamazdın tam para vermedikçe, hep bozuk yok derlerdi. 1 liradan nolur diyip 5 çay alırdın. zaten er gazinosu denen yerde mutlaka tanıdıklar olurdu, onlara verirdin fazlasını. kim çay alsa bu böyle gider, sisteme dönüşürdü. çünkü başkası da çay alınca sana veriyor, aslında çayın sana geri dönmüş oluyor. her neyse uzatmiyim, karslı bir çocuk vardı bırakın birine bir şey ısmarlamayı kendine bile almazdı parası gitmesin diye. çarşıya çıksa en ucuz yerlere gider, zaten tek mekan internet kafede 1 saat takılır, hemen askeriyeye geri dönerdi. traş köpüğü pahalı ve ufak diye, sıvı el sabunu alıp gelmişliği vardı. 450 gün birlikte askerlik yaptık da birine bir şey ısmarladığını görmedim.
yemekhane olmadığı için yemek yerine yemek kartı veriliyor iş yerinde. tüm gün aç duran adamlar dolu burası. bazıları para dayandırmak için, o kartlarla evin mutfak alışverişini yapıyorlar. kartla yemek yese mutfak alışverişini nakitten yapacak, öyle olunca da maaş yetişmiyor. onlara zerre lafım yok. ama iddia oynayabilmek için, eldeki arabayı ya da banka hesabındaki parayı/altını yükseltebilmek için tüm gün aç durmak nedir? bekliyorlar biri bir şey verse de yesek diye. memleket böyle garip adamlarla dolu.
askerlik zamanım çay 20 kuruştu. ama bir çay alamazdın tam para vermedikçe, hep bozuk yok derlerdi. 1 liradan nolur diyip 5 çay alırdın. zaten er gazinosu denen yerde mutlaka tanıdıklar olurdu, onlara verirdin fazlasını. kim çay alsa bu böyle gider, sisteme dönüşürdü. çünkü başkası da çay alınca sana veriyor, aslında çayın sana geri dönmüş oluyor. her neyse uzatmiyim, karslı bir çocuk vardı bırakın birine bir şey ısmarlamayı kendine bile almazdı parası gitmesin diye. çarşıya çıksa en ucuz yerlere gider, zaten tek mekan internet kafede 1 saat takılır, hemen askeriyeye geri dönerdi. traş köpüğü pahalı ve ufak diye, sıvı el sabunu alıp gelmişliği vardı. 450 gün birlikte askerlik yaptık da birine bir şey ısmarladığını görmedim.
yemekhane olmadığı için yemek yerine yemek kartı veriliyor iş yerinde. tüm gün aç duran adamlar dolu burası. bazıları para dayandırmak için, o kartlarla evin mutfak alışverişini yapıyorlar. kartla yemek yese mutfak alışverişini nakitten yapacak, öyle olunca da maaş yetişmiyor. onlara zerre lafım yok. ama iddia oynayabilmek için, eldeki arabayı ya da banka hesabındaki parayı/altını yükseltebilmek için tüm gün aç durmak nedir? bekliyorlar biri bir şey verse de yesek diye. memleket böyle garip adamlarla dolu.
devamını gör...
jack london
gerçek adı john griffith chaney olan nobel ödülsüz yazar ve gazeteci. kesinlikle nobel ödülünü hak eden ancak sosyalist görüşlerinin ağır basması sebebiyle hep arka plana itilmiş olduğunu düşündüğüm hak ettiği değeri görememiş tespitkar insan.
devamını gör...
ilgisiz sevgili
ilişkiyi bitirmenin yollarını arıyordur.
devamını gör...