tanrı'nın size verdiği en önemli yetenek
umursamamazlık. öyle zamanlar oluyor ki, kıyamet kopsa umrumda olmaz.
devamını gör...
psikopat bir erkeği aşkım diyerek bağrına basan kadın
kendisiyle dalga geçmek ya da başına bir şey gelirse "hak etmiş" demek yerine tedavi ettirilmesi gereken insan.
(bkz: hibristofili)
(bkz: hibristofili)
devamını gör...
bir apartmanda yaşanabilecek zorluklar
eskiden bir apartmanda otururken bir çok ritüelin, müstakil yaşamda olmadığı fark ettiğim olaylar;
(bkz: balkondan halı silkelemek)
(bkz: yanlış zile basılması)
(bkz: apartmanda hayvan beslemek)
herkes aklına geleni yazsın bakalım neler çıkacak.
(bkz: balkondan halı silkelemek)
(bkz: yanlış zile basılması)
(bkz: apartmanda hayvan beslemek)
herkes aklına geleni yazsın bakalım neler çıkacak.
devamını gör...
sevişmek ne renktir sorunsalı
bütün sevişmeleriniz aynı renkse, sıkıcı bir insan olma olasılığınız %89*.
beyazdan siyaha geniş bir skala var. ruh haline, duruma ve ihtiyaca göre renk değişebilir.
beyazdan siyaha geniş bir skala var. ruh haline, duruma ve ihtiyaca göre renk değişebilir.
devamını gör...
yazarlar ilkokulda olsa açılacak başlıklar
ayşe niye saçımı çekiyor ?
devamını gör...
heidi
yaşam enerjisine ve neşesine hayran olduğum karakter.
devamını gör...
normal sözlük - yedikule hayvan barınağı yardım kampanyası
çok güzel insanlarsınız. iyi ki varsınız.*
devamını gör...
asla derdi bitmeyen arkadaş
(bkz: başlık nick uyumu)
devamını gör...
barış manço
ölümünün 22.yılında sevgiyle ve rahmetle andığımız yeri dolmayacak güzel insan.
devamını gör...
anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
anlamak isteyen her şekilde anlar, anlamak istemeyen sonsuza kadar konuşsan da anlamaz anlamına gelen atasözüdür.
devamını gör...
normal sözlük'ün sıkıcı olmaya başlaması
yine etkileşim kısırlığının sebebiyet verdiği bir histir. okumuyor yazarlarımız, beğenmiyor, takip etmiyor, naifçe yazarlarla iki kelam konuşmuyor. bunlar hareket katacaktır buraya ama nafile! aylardır konuşuyoruz efenim bunları ay lar dır.
devamını gör...
extrovert
sosyal etkileşim yoluyla enerjisini yeniden dolduran, türkçe de 'dışadönük' olarak da adlandırılan kişilerdir. zaman zaman yalnız başına kalmaya ihtiyaç duysalar da, onlara enerji veren şey diğer insanlarla etkileşimde bulunmaktır.
zıttı olan introvert başlığında da bahsettiğim gibi: içe dönük -introvert- ve dışa dönük -extrovert- terimleri insanların kişiliklerini ve sosyal etkileşimin enerji düzeyleri üzerindeki etkilerini tanımlamak için kullanılır. bazı insanlar bu etiketleri önemsiz olarak görürken, birçok kişi bunları dünyadaki yerlerini, kendi beyinlerinin nasıl çalıştığını ve başkalarıyla en iyi nasıl etkileşimde bulunduklarını anlamanın bir yolu olarak kullanıyor.
hiç kimse tamamen içe ya da dışa dönük değildir.
eminim burada da birçok kişi duruma ve hatta etrafındaki insanlara göre kendini daha dışadönük ya da içedönük hissediyordur.
extrovert kişiliğe sahip olanlar, insanları gerçekten severler. sadece insanların etrafında olmayı değil, insanların kendilerini derinden severler. bu grupla ilgili yaygın bir yanılgı, yüzeysel oldukları, kendilerini insanlarla çevreledikleri ve enerji verici (veya çılgın) telaş uğruna faaliyet gösterdikleri yönündedir. insanların etrafında olmak enerji rezervlerini doldurur, ancak değer verdikleri insanlarla ilişkilere yatırım yapmak onlar için oldukça anlamlıdır.
insanlarla zaman geçirmeyi, onlarla bol bol sohbet etmeyi sevdikleri gibi zaman zaman kendi başlarına da kalmak isteyebilirler.
yüksek sesle düşünebilirler. dışadönük insanlara genellikle çok fazla konuştukları veya çok gürültülü oldukları söylenir. bunun nedeni, birçok dışa dönük kişinin olayları konuşarak işlemesidir. içedönüklerin kendi zihinlerinde özel olarak düşünebilecekleri yerlerde, birçok dışadönük çözüme ve anlayışa ulaşmak için sesli düşünmeye ihtiyaç duyma eğilimindedir. yüksek sesle düşünmek, durumları yapıcı bir şekilde ele almalarına ve başkalarının içgörü ve desteğini almalarına yardımcı olur.
sosyal ortamların neşesi, enerjisi ve aslında ilerletici gücüdür bu kişiler. ama aklınızı okuyamazlar, sizin onlara düşüncenizi, hislerinizi anlatmanızı isterler. bunu akıldan çıkarmamakta fayda var.
kaynak
zıttı olan introvert başlığında da bahsettiğim gibi: içe dönük -introvert- ve dışa dönük -extrovert- terimleri insanların kişiliklerini ve sosyal etkileşimin enerji düzeyleri üzerindeki etkilerini tanımlamak için kullanılır. bazı insanlar bu etiketleri önemsiz olarak görürken, birçok kişi bunları dünyadaki yerlerini, kendi beyinlerinin nasıl çalıştığını ve başkalarıyla en iyi nasıl etkileşimde bulunduklarını anlamanın bir yolu olarak kullanıyor.
hiç kimse tamamen içe ya da dışa dönük değildir.
eminim burada da birçok kişi duruma ve hatta etrafındaki insanlara göre kendini daha dışadönük ya da içedönük hissediyordur.
extrovert kişiliğe sahip olanlar, insanları gerçekten severler. sadece insanların etrafında olmayı değil, insanların kendilerini derinden severler. bu grupla ilgili yaygın bir yanılgı, yüzeysel oldukları, kendilerini insanlarla çevreledikleri ve enerji verici (veya çılgın) telaş uğruna faaliyet gösterdikleri yönündedir. insanların etrafında olmak enerji rezervlerini doldurur, ancak değer verdikleri insanlarla ilişkilere yatırım yapmak onlar için oldukça anlamlıdır.
insanlarla zaman geçirmeyi, onlarla bol bol sohbet etmeyi sevdikleri gibi zaman zaman kendi başlarına da kalmak isteyebilirler.
yüksek sesle düşünebilirler. dışadönük insanlara genellikle çok fazla konuştukları veya çok gürültülü oldukları söylenir. bunun nedeni, birçok dışa dönük kişinin olayları konuşarak işlemesidir. içedönüklerin kendi zihinlerinde özel olarak düşünebilecekleri yerlerde, birçok dışadönük çözüme ve anlayışa ulaşmak için sesli düşünmeye ihtiyaç duyma eğilimindedir. yüksek sesle düşünmek, durumları yapıcı bir şekilde ele almalarına ve başkalarının içgörü ve desteğini almalarına yardımcı olur.
sosyal ortamların neşesi, enerjisi ve aslında ilerletici gücüdür bu kişiler. ama aklınızı okuyamazlar, sizin onlara düşüncenizi, hislerinizi anlatmanızı isterler. bunu akıldan çıkarmamakta fayda var.
kaynak
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
al ekmeği benden
istersen havayı da;
ama gülüşünden mahrum etme beni.
sevdalım, zifiri karanlıkta bile
gülümse bana
ve ansızın saçılıyorsa
kanım sokak taşlarına,
gülüver
çünkü gülüşün eştir
yalın bir kılıca.
- neruda.
istersen havayı da;
ama gülüşünden mahrum etme beni.
sevdalım, zifiri karanlıkta bile
gülümse bana
ve ansızın saçılıyorsa
kanım sokak taşlarına,
gülüver
çünkü gülüşün eştir
yalın bir kılıca.
- neruda.
devamını gör...
sevgi eksikliği
bir süre sonra hayattaki tek amacının birinin sevmesi olmasıdır.farkettiğinde çok canın yanar.
devamını gör...
pink floyd'un vasat ve sıkıcı bir grup olması
tövbe de.
devamını gör...
yazarların doğduğu sene gerçekleşmiş önemli olaylar
devamını gör...
litvanya
10 ay boyunca erasmus yaptığım ülkedir. erasmusum mükemmeldi ama bu tamamen litvanya’dan bağımsızdı, ülkeyi çok da güzel hatırlamıyorum. çok kere ırkçılığa maruz kaldık. club girişinde ‘litvanca biliyor musunuz? bilmiyorsanız giremezsiniz’ denilip, güvenliğin aramızda ingilizce konuştuğumuzu fark edince ‘face check’ diyip yüzümüzü beğenmediği gerekçesiyle clublara giremediğimiz çok oldu. kaunas’ta yine bir nebze azdı ama klaipeda gezimizde gece boyu girecek hiçbir yer bulamadık mesela litvanyalı olmadığımız için. markette orada burada özür dileyerek litvanca bilmediğinizi belirttiğinizde ve yardım istediğinizde görevlilerin sinirlendiğine şahit olduk çok kere.
sürekli erasmusluların gittiği bir clubta sofaların birinde oturup biramı içerken itilmişliğim bile var. ne yapıyorsun diye bağırdığımda kız ‘kendi ülkemde ingilizce konuşmak zorunda değilim kendi ülkenize gidin’ demişti.
clublarda taciz olayları da çok fazla oluyor, türkiye’den fazladır. ve kimse tepki göstermiyor, alışmış herkes. güvenliğe şikayet edince de napabilirim diyor. bir kere adamın teki kıçımı elledikten ve kemerini çıkarıp sallamaya başladıktan sonra zorla güvenliği çağırdığımda ‘go back to your villages’ diye bağırmıştı bize adam, güvenlik de hiçbir şey yapmamıştı.
erasmusumu başka bir yerde yapsaydım demiyorum asla çünkü tanışıp tanışabileceğim en mükemmel insanlarla tanıştım avrupa’nın dört bir yanından, litvanlarla zorunlu haller dışında muhattap olmuyorduk zaten küçük erasmus bubble’ımızda yaşıyorduk. ama yaşam açısından bakılırsa asla yaşamak istemeyeceğim bir ülke.
sürekli erasmusluların gittiği bir clubta sofaların birinde oturup biramı içerken itilmişliğim bile var. ne yapıyorsun diye bağırdığımda kız ‘kendi ülkemde ingilizce konuşmak zorunda değilim kendi ülkenize gidin’ demişti.
clublarda taciz olayları da çok fazla oluyor, türkiye’den fazladır. ve kimse tepki göstermiyor, alışmış herkes. güvenliğe şikayet edince de napabilirim diyor. bir kere adamın teki kıçımı elledikten ve kemerini çıkarıp sallamaya başladıktan sonra zorla güvenliği çağırdığımda ‘go back to your villages’ diye bağırmıştı bize adam, güvenlik de hiçbir şey yapmamıştı.
erasmusumu başka bir yerde yapsaydım demiyorum asla çünkü tanışıp tanışabileceğim en mükemmel insanlarla tanıştım avrupa’nın dört bir yanından, litvanlarla zorunlu haller dışında muhattap olmuyorduk zaten küçük erasmus bubble’ımızda yaşıyorduk. ama yaşam açısından bakılırsa asla yaşamak istemeyeceğim bir ülke.
devamını gör...
umbra
latincede tam gölge anlamında kullanılan terim.
astronomide, bir cismin arkasında oluşan gölgenin, ışık kaynağından hiç ışık almadığı bölgeler için kullanılır.
aşağıda, bir güneş tutulması sırasında ay ile yer arasında kalan tam gölgeli kısmın temsili resmini görüyorsunuz:

(görsel, timeanddate. com'dan alıntıdır.)
astronomide, bir cismin arkasında oluşan gölgenin, ışık kaynağından hiç ışık almadığı bölgeler için kullanılır.
aşağıda, bir güneş tutulması sırasında ay ile yer arasında kalan tam gölgeli kısmın temsili resmini görüyorsunuz:

(görsel, timeanddate. com'dan alıntıdır.)
devamını gör...
bir güzelin aşığıyım
pir sultan abdal tarafından yazılmış şiiridir. aşkın tanımını en güzel yapan şairlerin şiirlerin den yalnızca birisidir.
bir güzelin aşigiyim erenler
onun için taşa tutar el beni
gündüz hayalimde gece düşümde
kumdan kuma savuruyor yel beni
al gül olsam al gerdana takilsam
kemer olsam ince bele sarilsam
köle olsam pazarlarda satilsam
yarim deyi al sinene sar beni
abdal pir sultan\'im gamzeler oktur
hezaran sinemde yaralar çoktur
benim senden özge sevdigim yoktur
ınanmazsan git allah\'a sor beni.
bir güzelin aşigiyim erenler
onun için taşa tutar el beni
gündüz hayalimde gece düşümde
kumdan kuma savuruyor yel beni
al gül olsam al gerdana takilsam
kemer olsam ince bele sarilsam
köle olsam pazarlarda satilsam
yarim deyi al sinene sar beni
abdal pir sultan\'im gamzeler oktur
hezaran sinemde yaralar çoktur
benim senden özge sevdigim yoktur
ınanmazsan git allah\'a sor beni.
devamını gör...